Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Yildiz, Salih(19)
- Kenek, Gökhan(15)
- Tosunoğlu, Büşra(13)
- Yildiz, Emel(13)
- Avcı, İbrahim(12)
- Peker, İskender(12)
- Ayaydin, Hasan(11)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(10)
- Cengiz, Ekrem(10)
- Demirbağ, Orkun(10)
- Durmuş, İbrahim(10)
- Sökmen, Alptekin(10)
- Sımsek, Tugçe(10)
- Benk, Osman(8)
- Okan, Tarhan(8)
- Pala, Fahrettin(8)
- Polat, Eray(8)
- Yesilelebi, Gl(8)
- Durmus, Ibrahim(7)
- Ar, Ilker Murat(6)
- Diker, Ersin(6)
- Sökmen, Alev(6)
- Vural, Selvi(6)
- Baki, Birdoğan(5)
- Cengiz, Selim(5)
- Eda, Dişli Bayraktar(5)
- Koçan, Mahmut(5)
- Okan, Serdar(5)
- Soydaş, Şafak Sönmez(5)
- Aksoy, Fatih(4)
- Akyol, Hikmet(4)
- Akyürek, Suat(4)
- Barut, Abdulkadir(4)
- Damlıbağ, Fatih(4)
- Erbaş, Sefa(4)
- Gergin, Ramazan Eyüp(4)
- Izmir, Onur(4)
- Karaaslan, İbrahim(4)
- Korucuk, Selçuk(4)
- Selimoglu, Seval(4)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2021Kişilerarası iletişimin firmalara güven üzerinde etkisi: gümüşhane örneği
Çalışır, Gülsüm; Alban, Merve Yağmur
İletişim kavramı tüm canlılar için geçerli olan evrensel bir durumdur. Kişilerarası iletişim ise duygu, düşünce ve bilgi alışverişinin insanlar arasında gerçekleştirilmesidir. Bu iletişim türünde araç, insandır. İnsanlar karşılıklı iletişim kurarak birbirlerini anlamaktadır. İletişimi doğru ve etkili biçimde gerçekleştirmek hem kendimizi daha iyi anlatmayı hem de karşıdaki insanı daha iyi anlamayı sağlamaktadır. İnsanlar doğru ve etkili iletişimi kurabildikten sonra neredeyse her alanda başarılı olmaktadır. Toplumsal hayatın uzantısı olan iş hayatında da güven kavramı büyük öneme sahiptir. Toplumsal varlık hakkındaki birçok araştırma kişilerarası güveni, firmalara güven için de ön şart olarak görmektedir. Toplumsal varlık teorisi her çeşit yapıyı içinde barındırarak insanların yardımlaşmasını ve diğer insanlara güvenmesini öğretir. Söz konusu insanlar firmalara ihtiyaç duyarken, seçilecek olan firmaya öncelik olarak güvenmek ister. Güvenin ön şartı olarak kabul edilebilen doğru iletişim, o firmaya çeşitli olanaklar sağlayabilmektedir. Kişilerarası iletişimi kuvvetli olan bir firma, müşteriyi daha iyi anlayıp kendilerini daha kolay anlatabilecek; böylece insanların o firmaya karşı güvenleri artacaktır. Çalışmada firmaların müşterilerle gerçekleştirdikleri iletişimlerinde aralarında kurulan güven ilişkisinin ne yönde olduğu incelenmiştir. Çalışmanın amacı, firmaların kişilerarası iletişimde başarılı olduklarında bu durumun müşterilerin o firmaya olan güvenlerine nasıl yansıdığını tespit etmektir. Çalışma Gümüşhane’de yapıldığından çalışmanın evrenini Gümüşhane’de yaşayan 18 yaş üstü insanlar; örneklemini ise kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen firmaların müşterileri oluşturmuştur. Araştırmada yöntem olarak nitel araştırma yöntemlerinden biri olan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Yapılan çalışmada kişilerarası iletişimin firmalara güven üzerindeki etkisinin büyük olduğu belirlenmiştir. Kişilerarası iletişimin firmalara güven duygusunun oluşumu konusunda böyle bir çalışmaya daha önce ulaşılmamış olması bakımından çalışmaya özgün değer kattığı görülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2021Entrepreneurship Perceptions of Women Entrepreneurs During the COVID-19 Pandemic: The Case of Kayseri and Gaziantep
Büyükbeşe, Tuba; Dikbaş, Tuğba; Dogan, Irfan
The purpose of this study is to determine and compare the entrepreneurship perceptions of women entrepreneurs before and during the global\rCovid-19 pandemic. In the study, firstly, it was tested whether differences arose in the entrepreneurship perceptions (in the dimensions of Focus\rof Control, Self-Confidence, Communication, and Motivation) of women\rentrepreneurs who have businesses in different sectors in Kayseri and\rGaziantep provinces. This was followed by an investigation of whether\rthere was a significant change in the entrepreneurship perceptions (in\rtheir sub-dimensions) of women in compliance with their demographic\rcharacteristics. This study is designed with a quantitative research\rmethod in line with the specified purposes, and it uses online survey as\ra data collection tool. Research was conducted with the participation of\r211 business owners. The data obtained was analyzed using the SPSS\r21.0 program. A significant difference was found between the perceptions of entrepreneurship by female entrepreneurs before and during\rthe pandemic, their control focus on individual entrepreneurship, their\rself-confidence in individual entrepreneurship, their communication\rregarding their individual entrepreneurship, and their motivations for\rtheir individual entrepreneurship.
- Derleme MakaleAçık Erişim2021Food and beverage experience in tourism in the context of experience \reconomy
Özdemir, Sami Sonat; Polat, Eray
Nowadays, new tourism activities have emerged with the demand for the single experience of the components that comprise the \rwhole of tourism activities. Especially the attraction of food and beverage in recent years has started to stand out; this increase in \rthe importance of the sector indicates that enriching the experiences in food and beverage will increase the value of tourism in \rgeneral. Food and beverage experience in tourism supports the total experience in terms of presenting the potential opportunities \rabout entertainment, educational, esthetic, and escapist experiences; it thus has a positive impact on holistic consumer satisfaction. \rIn the study, the concept and dimensions of the experience economy are explained, and food and beverage experience in tourism is \revaluated. It is determined that supporting the food and beverage experiences in terms of presenting a holistic experience might \rdevelop consumer experiences. Additionally, it is found that the potential in the dimensions of experience economy can be \rdeveloped. According to the result, activities in these dimensions’ scope are efficient in ensuring an optimum experience level. On \rthe other hand, suggestions about developing this potential are presented in the study.
- MakaleAçık Erişim2021Sanal kültürün yeni anlam inşacıları markalar: küresel markaların reklam analizi
Demirel, Çağatay; Değirmenci, Fatıh
Dijital devrimlerin toplumun bütün katmanlarında kendini hissettirdiği çağımızda sanal kültür, artık modern bir kültür olgusu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kültürün anlam üretme aracıları olan dijital ekranlar ve mobil iletişim araçları, bireylerin davranışlarında önemli tutum değişikliklerine yol açarken; diğer yandan da markaların anlam inşasında kilit rol oynamaktadır. Tüketim olgusunun cazibe merkezinde yer alan markalar, sanal kültürün kendilerine sunduğu yeni olanaklar sayesinde bireyleri tüketime yönlendirirken; diğer yandan da onlara sürekli olarak satın almaya yönelik yeni anlam kalıpları inşa etmektedir. Özellikle reklamlar aracılığıyla tüketicilere gönderilen mesajlar, onların yeni ihtiyaçlar hissetmelerine, yeni tatmin yöntemleri ve yeni hazlar aramalarına yol açmaktadır. Bu çalışmada 2019 yılında markaların YouTube’da en çok izlenen reklamları göstergebilimsel bir analizle incelenmiştir. Yapılan göstergebilimsel reklam analiziyle elde edilen gösterilenler görsel retorik tipolojisi ile detaylı olarak ele alınmış ve buna göre sanal kültürel yapı dâhilinde markaların anlam inşa edebilme, tüketicilerin dikkatini çekebilme, onların dilinde ve kalbinde yer alabilme gibi konularda oldukça etkili oldukları görülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2021İç Denetim Süreçlerini İyileştirme ve Risk Yönetimi Araçları: \rYalın Altı Sigma ve FMEA
Yeşilçelebi, Gül; Altunel, Mehtap; Selimoglu, Seval
İşletmelerin yapısında var olan karmaşıklık, 2019 yılı itibariyle dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgını ile daha \rda karmaşık hale gelmiştir. İşletmelerin iş yapış şekillerini değiştirmesi ve salgından korunmak adına alınan önlemler \rkapsamında, faaliyetlerin uzaktan yürütülmesi birçok riski de beraberinde getirmiştir. Her geçen gün artan risklerle birlikte, \riç denetimin etkin şekilde yürütülmesinin önemi artmış ve yeni yaklaşımların kullanılması zorunlu hale gelmiştir. Bu \rçalışmada, iç denetimde süreçlerin iyileştirilmesi ve risklerin belirlenmesi aşamalarında kullanılmak üzere, risk yönetim \raracı olarak Yalın Altı Sigma kapsamında sunulan Tanımla-Ölçme-Analiz Etme-İyileştirme-Kontrol (Define-MeasureAnalyze-Improvement-Control/DMAIC ) modeli ve bu model içerisine gömülü olan Hata Türü ve Etkileri Analizi (Failure \rMode and Effects Analysis-FMEA) aracı olmak üzere iki yaklaşım önerilmiştir. Çalışmada, iç denetimin Yalın Altı SigmaDMAIC modeli ve Hata Türü ve Etkileri Analizi ile olan ilişkisi incelenmiştir. Süreçlerin iyileştirilmesinde kullanılan birçok \ryaklaşım olmakla birlikte, çalışma kapsamında önerilen bu iki yaklaşım, özellikle iş süreçlerinin verimliliğine, etkililiğine ve \rtutumluluğuna odaklanan iç denetimin, riskleri değerlendirmesi, süreçteki zayıflıkları belirlemesi ve iyileştirilmesi için \rtavsiyelerde bulunmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2021İnovasyon stratejilerinin kurumsal sürdürülebilirlik performansına etkisi: mobilya firmaları üzerinde bir uygulama
Ayyildiz, Hasan; Eda, Dişli Bayraktar
Bu çalışmanın amacı inovasyon stratejilerinin çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışma kapsamında, Kayseri, Ankara ve Bursa (İnegöl)’deki 315 mobilya firması ile anket yapılmıştır. Elde edilen veriler IBM SPSS 25 ve IBM AMOS 24 paket programları kullanılarak analiz edilmiştir. Hipotezlerin test edilmesinde regresyon analizi kullanılmıştır. İlk aşamada, kurumsal sürdürülebilirliği ölçmek amacıyla daha önce Türkçe’ye uyarlanan üç boyutlu ve 20 maddeden oluşan ölçeğin DFA (Doğrulayıcı Faktör Analizi) sonucunda öngörülen faktöriyel yapısı veri ile doğrulanamamıştır. Bunun üzerine ölçeğin yapısını keşfetmek amacıyla KFA (Keşfedici Faktör Analizi) uygulanmış ve ölçeğin 10 maddeden oluştuğu ve üç faktörlü bir yapıda olduğu saptanmıştır. Ancak ölçeğin üçüncü boyutuna yalnızca iki maddenin yüklendiği tespit edilmiştir. Hiyerarşik regresyon analizi sonuçlarına göre ise; her iki inovasyon stratejisinin (keşifsel inovasyon ve artırımsal inovasyon) çevresel sürdürülebilirliği olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Buna karşın, yalnızca keşifsel inovasyonun sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliği olumlu yönde etkilediği saptanmıştır. Artırımsal inovasyonun sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunmadığı belirlenmiştir
- Derleme MakaleAçık Erişim2021A new mindset for the independent audit during the times of pandemic crisis
Yesilelebi, Gl; Altunel, Mehtap; Selimoglu, Seval
The COVID-19 outbreak that occurred in Wuhan, China, in December 2019 caused changes in many areas. Although remote audit has been a topic that both academicians and practitioners have spoken about in recent years, many application alternatives are also offered regarding this issue. Although some of these alternatives have been put into practice, discussions continue about some of them. With the implementation of the remote (from home) working strategy during the COVID-19 pandemic period, it has become necessary to implement remote audit and make the necessary arrangements quickly. In this process, independent auditing standards must continue to be fit for purpose in the context of the COVID-19 pandemic and that audit quality is maintained to the extent before the outbreak in the current uncertain environment. The purpose of this study is to create a perspective on which issues should be considered in the audit process within the scope of independent audit during the COVID-19 pandemic, in which direction arrangements are made within the framework of technological opportunities and independent auditing standards. This study is a review article, and in line with the purpose of the study, it was created by scanning the relevant literature. As a result of the study, it was found that arrangements were made within the scope of ISA 315-330-540- 560-570-600-700-720 during the COVID-19 pandemic. In addition, technology has been found to help in the fields such as evidence collecting, counting, conducting interviews, and various applications. At this point, auditors should pay attention to new risks that may arise from using technology.
- MakaleYalnız künye2021The Role of Organizational Silence in the Effect of Job Satisfaction on the Level of Burnout: The Case of TRC1 AFAD Employees
Topal, Mehmet Hanefi; Demirbağ, Orkun; Pala, Ismail Turgut
Republic of Turkey, Ministry of Interior, Disaster and Emergency Management Presidency (AFAD) personnel are exposed to high stress due to high working tempo, long working hours, and heavy workload. Considering these conditions, it is thought that working conditions tire the staff psychologically from time to time. Our work which we started with this hypothesis aims not only to figure out levels of job satisfaction, organizational silence and burnout of the personnel who works at the provincial disaster and emergency directorates of Adıyaman, Gaziantep and Kilis where a great number of people immigrated due to Syrian crisis, but also targets to reveal mediation of organizational silence on the effect of job satisfaction on burnout. This work with quantitative research pattern performed with 101 personnel. In this research “introductory information form”, “job satisfaction scale”, “burnout scale” and “organizational silence scale” are used. According to results of the research, organizational silence has a partial mediation on the relation of job satisfaction and burnout and organizational silence moderates the negative relation between these two phenomena at the least.
- MakaleYalnız künye2021Cari Dengesizlikler ve Ticari Serbestleşmenin Bankacılık Sektöründeki Sistemik Riskleri Tetikleyebilme İhtimali
Akyol, Hikmet
Uluslararası ticaretin ve serbestleşmenin artmasıyla birlikte ülkeler arasındaki finansal ve reel işlemler önemli bir ivme kazanmıştır. Artan reel akımlar ve uluslararası bağlantılar, mal ve hizmet üretim hacmini arttırmış, yatırımcıların risklerini azaltmış, çeşitlendirme ve ihtiyaç duyulan fonlara kolay erişim gibi birçok fayda sağlamıştır. Bununla birlikte, bu durum Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede cari açıkları yapısal bir sorun haline getirmiştir. Bu araştırmada artan uluslararası bağlantıların ve cari açıkların bankaların sistemik risklerini ne yönde ve ölçüde etkilediği incelenmiştir. Bu amaçla Türkiye’de faaliyet gösteren dokuz bankanın 2006-2019 dönemi Pesaran vd. (1999) tarafından geliştirilen PMG-ARDL yöntemi uygulanarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre cari açıkların artması bankaların sistemik risk düzeylerini arttırarak, finansal sistemin olası istikrarsızlığını yükseltmektedir. Bu bulgu cari açığın yalnız bir makroekonomik sorun olmadığını, aynı zamanda Türk Banacılık Sektörü ve finansal kesim için de ciddi bir problem olduğunu göstermiştir. Cari dengesizliklerin artması bankaların sistemik risklerini tetiklemektedir. Artan cari açıkların çok yüksek boyutlara ulaşması, Türk Finansal Sisteminin istikrarsızlığa girme potansiyelini arttırmaktadır. Bu, aynı zamanda cari açıkların sistemik riskler üzerinden finansal krizlere neden olabilecek bir iletim mekanizması ürettiğini göstermektedir. Benzer şekilde, uluslararası ticaretin ve bağlantıların artmasının göstergesi olan ticari serbestliğin sistemik riskler üzerindeki etkisi pozitif yönlü ve anlamlıdır.
- MakaleYalnız künye2021Akademisyenlerin Kariyer Memnuniyeti Düzeylerine, Çalışma Ortamı Memnuniyeti ve Organizasyona Güven Değişkenlerinin Etkisi: Kişisel Gelişim Düzeyinin Aracı Rolü
Durmuş, İbrahim; Akyüz, Ahmet Mutlu
Bu araştırmada akademisyenlerin kariyer memnuniyeti düzeyine etki edebilecek faktörlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada alanyazında eksikliği hissedilen "çalışma ortamından memnuniyet", "organizasyona güven" ve "kişisel gelişim" değişkenlerinin, akademisyenlerin kariyer memnuniyet düzeyleri üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerine odaklanılmıştır. Araştırmaya ilişkin veriler dört devlet üniversitesinden toplam 587 akademisyenden elektronik anket yöntemi ile elde edilmiştir. Geliştirilen hipotezler, Kısmi En Küçük Kareler (Partial Least Squares-PLS) algoritması kullanılarak "yapısal eşitlik modellemesi" ile test edilmiştir. Araştırma sonuçları doğrudan ve toplam etkiler açısından değerlendirilmiştir. Buna göre, akademisyenin çalışma ortamı memnuniyetinin, kişisel gelişim ve kariyer memnuniyeti düzeyini artırdığı gözlemlenmiştir. Ayrıca akademisyenin kişisel gelişimi de kariyer memnuniyeti düzeyini artırmıştır. Araştırmada akademisyenin organizasyonuna olan güveni, kişisel gelişim üzerinde anlamsız bir etki oluşturmaktadır. Ayrıca akademisyenin organizasyona güveni, kariyer memnuniyeti düzeyini de artırmaktadır. Araştırma modelindeki dolaylı etkiler incelendiğinde; çalışma ortamı memnuniyetinin kariyer memnuniyeti üzerindeki etkisinde, kişisel gelişim değişkeni aracı bir etkiye sahiptir. Bununla birlikte organizasyona güven değişkeninin kariyer memnuniyeti değişkeni üzerindeki etkisinde, kişisel gelişim değişkeninin aracı etkisi olmadığı gözlemlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2021Relationships Between Lifestyle Variables, Satisfaction Levels, Self- Esteemes and Perceived Ease of Use in Consumers Online Shopping
Durmuş, İbrahim
In today's web environment, many factors may affect consumers' purchase of ready-made clothing\rproducts. In many previous studies, these factors were examined separately. Unlike the previous researches,\rwhile consumers purchase ready-made clothing from the web; It was aimed to determine the level of\rrelationship between each other, their lifestyles, satisfaction levels, and self-esteem and their ease of use. For\rthis purpose, the electronic survey method was applied to 390 consumers who buy ready-to-wear products from\rdifferent sites on the web, and the related results were interpreted with structural equation modeling. When the\rresearch results are evaluated in general; The ease of use perceived for the websites has revealed a full mediation\reffect in the effect of consumers on their satisfaction. The perceived ease of use has shown a partial mediating\reffect on the impact of consumers' uniqueness on self-esteem. The ease of use perceived by consumers in the\rimpact of diversity searches on their satisfaction and self-esteem has had a partial mediating effect. Also, the\rease of use perceived towards the websites also showed a partial mediating effect on the satisfaction levels of\rconsumers and their self-esteem.
- MakaleYalnız künye2020Bilgi ve İletişim Teknolojileri Malları İhracatı ve Beşeri Sermaye Arasındaki İlişki: G-7 Ülkeleri İçin Panel Hata Düzeltme Modeli Analizi
Akyol, Mehmet
Bilgi çağının yaşandığı günümüzde teknolojik ilerlemelerin hız kazanması bilgi ve iletişim teknolojilerinin önemini arttırmaktadır. Birçok ülke bilgi ve iletişim teknolojileri sektöründe üretim gücü ve ihracat artışı sağlamak adına sektöre yönelik fiziksel ve beşeri sermaye yatırımlarını arttırmaktadır. Bu çalışmada bilgi ve iletişim teknolojileri ürünleri ihracatı ile yüksek öğretim mezunu istihdam arasındaki uzun ve kısa dönemli ilişkiler havuzlanmış ortalama grup tahmincisi, dinamik sabit etkiler tahmincisi ve ortalama grup tahmincisi aracılığı ile analiz edilmektedir. Çalışma G-7 ülkelerini (Kanada, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere, Japonya ve ABD) kapsamakta ve veri eksikliğinden dolayı Japonya analize dahil edilmemektedir. 2003-2018 yılları arası dönemin değerlendirildiği çalışmada Hausman testi ile havuzlanmış ortalama grup tahmincisinin sonuçlarının geçerli olduğuna kanaat getirilmiştir. Havuzlanmış ortalama grup tahmincisi sonuçlarına göre bilgi ve iletişim teknolojisi ürünleri ihracatı ve yüksek öğretim mezunu istihdamı arasında uzun dönemli ilişkinin varlığı doğrulanmıştır.
- Derleme MakaleYalnız künye2020Beslenme ve İşçi Verimliliği Arasındaki İlişki
Bor, Hakan
İş verimliliği için, işçilerin sağlıklı olmaları ve işe konsantrasyonları temel faktörler arasındadır. Bu nedenle, işçilerin sağlıklı olmaları adına sağlıklı bir yaşamı sağlayacak dengeli ve yeterli bir beslenme imkanına sahip olmaları gerekmektedir. Ancak gerek çeşitli sağlık problemlerinden gerekse iş yerlerinde sunulan yemek hizmetlerinin yetersizliğinden ötürü işçiler dengeli ve yeterli beslenme imkanına sahip olamamaktadır. Bu durum da iş yerlerinde işçilerin yetersiz beslenmeden kaynaklı sağlık problemleri yaşamalarına sebep olmaktadır. Sağlık sorunları nedeniyle iş yerinden alınan sağlık izinlerinin artmasıyla da iş gücü kaybından ötürü iş yerindeki verimliliğin azalmasına neden olmaktadır. Diğer yandan yetersiz beslenen işçilerde hipoglisemi nedeniyle oluşan konsantrasyon kaybı da iş kazalarını artırmaktadır. Bu durum, iş yerindeki işlerin aksamasına, iş verimliliğinin düşmesine ve yaralanan veya sakatlanan işçi için yapılacak sağlık harcamaları nedeniyle iş yerinin zarar etmesine neden olmaktadır. Bütün bunlar nedeniyle bu çalışmada, incelenen ve uygun bir şekilde derlenen literatür çalışmalarının yardımıyla işçilerin yaptıkları işlerin ağırlığına uygun olarak besinlerden almaları gereken günlük kalori ihtiyacının ne olduğu ve işçi beslenmesi, işyeri sağlığı, iş kazaları ve işçi verimliliği arasındaki ilişkinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu çalışma sonucunda, işçi beslenmesinin iş verimliliği ve iş kazalarıyla kuvvetli bir şekilde ilişkili olduğu görülmüştür.
- MakaleAçık Erişim2020Yeni Türk Ticaret Kanununun Ortak Yönetim Kurulu Üyelikleri Üzerindeki Etkisi*
Özden, Merve
Bu çalışmanın temel amacı; Yeni Türk Ticaret Kanunu ile gelen düzenlemelerin, Türk işletmegruplarında yaygın olarak görülen ortak yönetim kurulu üyeliklerinin mevcut yapıları üzerindekietkisini belirlemektir. Çalışma kasıtlı örnekleme yöntemi kullanılarak 10 işletme grubu ve 53 bağlıkuruluş üzerinden yürütülmüştür. Bu anlamda, örneklemde yer alan firmalar ile ilgili ikincil verilerkullanılarak 2011 ile 2014 yılları kıyaslanarak Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun ortak yönetimkurulları üzerinde yarattığı etkilerin düzeyi belirlenmeye çalışılmaktadır. Analiz sonuçlarıdeğerlendirildiğinde, ortak yönetim kurulu üye sayısının 2011 yılına oranla arttığı görülmektedir.Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun bu artıştaki yayılım üzerindeki yarattığı etkilere bakıldığında ise,doğrudan olan ortak yönetim kurulu üye sayısını arttırdığı, dolaylı olan ortak yönetim kurulu üyesayısını azalttığı ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte aileden olan ortak yönetim kurulu üyesayısında anlamlı farklılıklara yol açmadığı, bağımsız olan ortak yönetim kurulu üye sayısını anlamlıolarak arttırdığı, profesyonel olan ortak yönetim kurulu üye sayısını ise anlamlı olarak azalttığıgörülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2020Dünyada En Çok Turist Çeken 10 Şehrin Websitelerinin Elektronik Pazarlama Açısından İncelenmesi
Kaya, Fazil; Kızılırmak, İsmail; Nasoz, Pelin; Oymak, Melike
İnternetin yaygın kullanılmaya başlaması seyahat endüstrisini kökten değiştirmiş vedestinasyonlar arasında internet üzerinden daha çok turiste ulaşmak için bir rekabet ortamıyaratmıştır. Günümüzde turistler destinasyonlarla ilgili bütün bilgiye çoğunlukla internetüzerinden ulaşmaktadır. Destinasyonlarla ilgili güvenilir bilginin sunulduğu en önemlikanallardan biri de resmî kurumlar tarafından yönetilen ya da desteklenen şehir tanıtım websiteleridir. Bu çalışma kapsamında dünyada en çok ziyaretçi çeken 10 şehrin resmi tanıtımweb siteleri analiz edilmiştir. Bu web sitelerinde şehirlerin potansiyel ziyaretçilerine hangibilgileri sundukları, hangi pazarları hedefledikleri ve hedef pazarları için hangi içeriklerisundukları araştırılmıştır. Araştırmanın önemli sonuçlarından birisi, bütün şehirlerin websitelerinde çocuklu aileleri ve çiftleri hedefleyen içerikler sunmasıdır. Çalışmanın diğer birönemli sonucu da, New York, Londra, Paris’in web sitelerinin daha geniş bir hedef pazarlarahitabeden içeriğe sahipken; Kuala Lumpur ve İstanbul’un web sitelerinin sınırlı bir hedefpazara yönelik bilgiler içermesidir.
- MakaleAçık Erişim2020Küçük Ölçekli Kayak Merkezlerinde Destinasyon Rekabetçiliği: Zigana Kış Turizmi Merkezi Örneği
Evren, Savaş; Taş, Sedat; Zeybek, Halil İbrahim
Rekabetçilik, tüm destinasyonlar açısından en önemli konulardan biridir. Ancak literatürgenel olarak büyük ölçekli destinasyonların rekabetçiliğine odaklanmaktadır. Kış turizmiliteratüründe de durum farklı değildir. Bu noktadan hareketle, mevcut çalışma, küçükölçekli bir destinasyon olan Zigana Kış Turizmi Merkezi’nin rekabetçiliğinin ortayakonulması amacıyla gerçekleştirilmiştir. Destinasyon paydaşlarıyla (n=9) yapılan yarıyapılandırılmış görüşmelerle elde edilen nitel veriler, Ritchie ve Crouch’un destinasyonrekabetçiliği teorisi çerçevesinde incelenmiştir. Bulgular, Zigana’nın pek çok rekabetçilikboyutunda zayıflıkları olduğunu, özellikle “ana kaynaklar ve çekicilikler” kapsamındakiüstyapı konusunda rekabetçiliğinin çok düşük olduğunu göstermektedir. Bu çerçevede,destinasyonun pist çeşitliliği sunamaması ve bölgedeki tek konaklama tesisinin yapısaleksiklikleri dikkat çekmektedir. Destinasyonun rekabetçiliğinin zayıf olmasının temelindeise tarihsel süreç içinde yapılan planlama ve yatırım hataları yatmaktadır. Bir kayak merkeziiçin gerekli coğrafi şartlara ve jeomorfolojik kaynaklara sahip olan bölgenin geleceğinin,mevcut pistin karşısındaki yamaca yeni pist yatırımı yapılmasına bağlı olduğudüşünülmektedir. Destinasyonun, günümüz kış turizmi pazarının beklentilerinikarşılayabilmesi, mevcut haliyle çok olası görünmemektedir. İlgili öneriler çalışmadasunulmuştur.
- MakaleAçık Erişim2020Yerli markalı otomobil satın alma niyetinde etnosentrizm, ülke imajı ve yenilikçiliğin etkisi: türkiye’nin otomobili (togg) bağlamında bir araştırma
Avcı, İbrahim
Otomotiv sektörü bir ülkedeki birçok sektörü etkileyen ve ekonomikanlamda ülkenin kalkınması konusunda lokomotif görevi gören sektörlerdenbiridir. Gerek yabancı markalı otomobillere olan ilginin artması gerek yerlialternatiflerinin azlığı gibi nedenlerden dolayı otomotiv sektöründe dışabağımlılık artmış ve ülkelerin kendi yerli markalı otomobillerini üretmeleri büyükönem kazanmıştır. Bu anlayışla Türkiye’de 1960’lı yıllarda yerli markalıotomobil üretme konusunda girişimler yapılsa da seri üretime geçilememiş ve2017 yılında Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu tarafından yerli ve milliotomobil olarak lanse edilen Türkiye’nin Otomobili ismi ile yerli markalıotomobilin prototipleri üretilerek, tanıtımı 27 Aralık 2019 tarihindegerçekleştirilmiştir. Bazı tüketiciler tanıtımı yapılan prototipleri fiziki olarakgörebilirken bazıları ise medya kanalları aracılığı ile takip etmişlerdir. Dolayısıile araştırmanın temel amacı tüketicilerin tanıtımı yapılan yerli markalıotomobile yönelik görüşlerini belirlemek ve bu kapsamda tüketici yenilikçiliği,tüketici etnosentrizmi ve menşei ülke imajı faktörlerinin yerli markalı otomobilsatın alma niyeti üzerinde etkisinin olup olmadığını araştırmaktır. Bu amaçlahazırlanan çevrimiçi anket formu 11.01.2020 ve 04.02.2020 tarihleri aralığında584 katılımcıya uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 21 ve AMOS 24programları ile analiz edilmiş ve analiz sonucunda tüketici yenilikçiliği ve tüketicietnosentrizminin yerli markalı otomobil satın alma niyeti üzerinde olumlu etkilerinin olduğu, menşei ülke imajı faktörünün ise yerli markalı otomobil satınalma niyeti üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2020Bütünleşik bulanık ahp-vıkor yaklaşımı ile lojistik firmaları için en uygun açık yenilik modelinin belirlenmesi
Ar, Ilker Murat; Peker, İskender; Baki, Birdogan
Açık yenilik, yenilikçi ürün ve hizmetler yoluyla rekabet avantajı elde edebilmek için diğer firma ve kuruluşlarla iş birliğine dayalı ilişkiler kurmayı içermektedir. Çok sayıda ürün ve hizmete sahip ve paydaşları ile yoğun ilişkileri olan kuruluşlar olması nedeniyle lojistik firmaları, açık yenilikten etkilenmektedir. Çalışmanın amacı, lojistik firmaları için en uygun açık yenilik modelinin belirlenmesidir. Bu doğrultuda uygulama aşaması, bir Bulanık Çok Kriterli Karar Verme Modeli aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Bu yaklaşım, kriterler (kontrol, odak, yenilik süreci, bilgi, maliyet, kapasite, pazar, kullanım, politika, motivasyon) ve alternatifleri (gelen, giden ve çift yönlü açık yenilik modelleri) içermektedir. Kriter ağırlıkları, Bulanık AHP yöntemiyle belirlenmiştir. Alternatiflerin sıralanması ise Bulanık VIKOR yöntemi aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Sonuçlara göre; giden yenilik, lojistik firmaları açısından en uygun açık yenilik modeli olarak tespit edilmiştir. En uygun açık yenilik türünün seçiminde en önemli üç kriter ise sırasıyla; yenilik süreci, motivasyon ve pazar olarak belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2020Relationships Between Strategic Leadershıp, Social Capital and Performance
Ataman, Göksel; Düzgün, Aysegül
Purpose – Organizations, which would like to be able to survive under tough competition conditions in which uncertainty is dominating, to keep the sustainability and to increase the profitability, should focus on the strategic management concept that has a long term and wide perspective rather than traditional management approach. Strategic leaders, who are another important actor of the concept of strategic management, burst into prominence as a competitive supremacy factor for organizations. Today, when it is almost impossible to predict the future; it is very important for leaders to take strategic decisions in a truly manner and to make strategic changes if necessary in order to survive, benefit from several opportunities and protect from threats in developing and changing world. Strategic leaders must focus on complementary and critical resources in order to be successful also in the future.This is about the fact that strategic leaders could reach to key resources by means of social capital which is the sustainable competitiveness advantage of an organization. Strategic leaders, who could manage their social capital effectively, could reach to critical resources and they could provide a competitive advantage by this way. In this context, the aim of this research is to evaluate that social capital of senior executives who are qualified as strategic leaders how to effects the performance within the framework of trust, institutions, norms and sanctions, participation in networks, joint action and cooperation and learning. Design/methodology/approach – Qualitative research method was used in this research. The data of the research was obtained through one of the qualitative research methods, interview technique. Descriptive analysis method was used to analyze the data. Findings – As a result of the research, it was found that senior executives who use effectively their social capital contribute positively to the performances of businesses. Discussion – The fact that senior executives participate in the necessary environments and establish strong ties there and use these ties for the interests of their own businesses will enable their businesses to gain competitive advantage and increase their performance.
- MakaleYalnız künye2020İnovasyonun Yüksek Teknoloji Ürün İhracati Üzerindeki Etkisi: Yeni Endüstrileşen Ülkeler İçin Panel Veri Analizi
Akyol, Mehmet; Demez, Selim
Yeni ürün ve üretim yöntemleri geliştirmek olarak tanımlanan inovasyon ile ülkeler yapısal değişim gerçekleştirmekte ve kalkınma hamlelerinihızlandırmaktadır. İnovatif faaliyetler sonucunda elde edilen yeni ürün ve üretim yöntemleri genellikle yüksek teknoloji barındırmaktadır. Yüksekteknoloji ürünler ise dış pazarlarda ülkelere rekabet gücü elde etme avantajı sağlamaktadır. Yüksek teknoloji ürün ihracatı yapan ülkeler ise dövizgeliri sağlayarak ekonomik refah düzeylerini arttırmakta, neticede büyüme ve kalkınma hız kazanmaktadır. Bunun neticesinde inovasyon, özellikleekonomik durgunluk ve daralma dönemlerinde iş dünyasına ve hükümetlere çıkış kapısı olma görevi üstlenmektedir. Bu çalışmada inovasyonun yüksekteknoloji ürün ihracatı üzerindeki etkisi yeni endüstrileşen ülkeler grubu özelinde analiz edilmiştir. 1996-2015 yılları arası dönemi kapsayan ve sözkonusu gruba dahil 8 ülkeyi içine alan çalışma sonucunda inovasyon faaliyetlerinin yüksek teknoloji ürün ihracatı üzerinde olumlu bir etki oluşturduğugözlemlenmiştir.















