Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2021
    The nexus between financial globalization and income inequality: the case of emerging market economies

    Çelik, Orkun

    We analyze the causality nexus between financial globalization and income inequality for 19 Emerging Market Economies.We use the bootstrap panel causality analysis. The dataset covers the period 1979-2012. The results indicate that there is apositive causality nexus between financial globalization and income inequality. Also, they show that Granger causality runningfrom financial globalization to income inequality is seen in many countries such as Chile, China, Colombia, Egypt, India,Indonesia, Pakistan, and Singapore while there is Granger causality running from income inequality to financial globalizationin Egypt and Iran. Furthermore, there is bidirectional Granger causality in Malaysia, Philippines, and Thailand. The results arenot consistent with the conventional wisdom.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2021
    Finansal sağlığı etkileyen faktörlerin bireyin finansal öz yeterliliği üzerindeki etkilerinin tespit edilmesi

    Özbek, Adem

    Öz yeterliliği, “ben yapabilirim” ifadesiyle anlatmak mümkündür. Bu ifade, kişilik özelliği, bilgi ve deneyim gibi birçok kavramıiçerisinde barındırmaktadır. Finansal konularda, kişinin karar verici olarak, kendisi veya başkaları adına ekonomik kararlaralabilmesi, finansal öz yeterlilik olarak ifade edilmektedir. Yatırım, harcama, tasarruf gibi finansal davranışlarda atılan her birdoğru finansal adım, birey adına sağlıklı bir gelecek anlamına gelmektedir. Bireyin finansal sağlığı üzerinde etkili olan faktörleri,finansal sosyalizasyon, finansal eğitim, kredi kartı kullanımı, finansal stres ve endişe olarak dört gruba ayırmak mümkündür.Finansal sosyalizasyonu aile ile kredi kartı kullanımını finansal piyasalar ve ihtiyaçlar ile finansal eğitimi eğitim kurumlarımız ileilişkilendirmek mümkündür. Her bir faktörün, var olup-olmaması, yeterli-yetersiz oluşu, bireyin finansal öz yeterliliğini olumluya da olumsuz etkilemektedir. Çalışmada, bu faktörlerin, bireyin finansal öz yeterliliği üzerinde olan etkileri belirlenerek,ailelerde özellikle de ebeveynler üzerinde, finansal piyasalarda özellikle bankacılık alanında, eğitim kurumlarında, bu alanayönelik farkındalığın artırılması amaçlanmıştır.Araştırmada, bireyin finansal öz yeterliliği üzerinde etkili olan, yukarıda ifade edilen değişkenler kullanılarak bir modeloluşturulmuştur. Modelin değerlendirilebilmesi ve değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amacıyla, GümüşhaneÜniversitesi’nde eğitim alan 323 öğrenciye anket uygulanarak veriler elde edilmiştir. Verilerin analiz edilmesinde faktör,korelasyon ve regresyon analiz yöntemleri kullanılmıştır. Regresyon analizi sonuçlarına göre bireylerin finansal öz yeterlilikleriüzerinde en fazla olumlu etkiye sahip olan bağımsız değişken finansal bilgi ve eğitim değişkenidir. Yapılan değerlendirmelerde,öğrencilerin finansal öz yeterlik seviyeleri üzerinde, finansal sosyalizasyon, finansal bilgi ve eğitim, finansal stres ve endişe,borçlanma durumlarının etkili olduğu tespit edilmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2021
    Analysis of Leadership Styles of Senior Managers via Social Media

    Tuna, Özlem; Ural, Mustafa Nuri

    Today's new crises have characteristics such as being unexpectedly large-scale, being on new or unprecedented issues, being not limited to a particular sector, arising from political, natural or technological reasons, affecting a society or many countries at the same time, and the reasons are complex and being very difficult to define. This global health crisis experienced contains many features of the new crisis definition. The challenge of leadership in this environment is to prevent these and similar risks or to turn them into opportunities. Senior leaders are a key factor before, during and after the crisis. Because the leader's quality and leadership style affect the length, severity and final results of the crisis.The main objective of this study is to determine the leadership styles of the company's top executives in the Pandemic Process, which are on the Fortune 500 Turkey List (2020). The study discussed transformative, interactive, democratic and authoritarian leadership from leadership styles that can help businesses get out of crisis or uncertainty. In the research using qualitative research method, data was obtained from personal Twitter posts of company senior executives. The resulting data were encoded and classified, and themes and sub-themes were obtained.The data was analyzed using MAXQDA software.As a result of the analysis, it was determined that seniorexecutives made statements in accordance with leadership styles other than authoritarian leadership from four leadership styles.In addition, it has been observed that the posts of the managers concentrate on the characteristics of transformational leadership, such as future-oriented, benefiting the organization, society or group, motivating the audience, focusing on activities that create value and reinforcing success by rewarding.

  • MakaleYalnız künye2021
    Internet Hizmet Ticaretini Nasıl Etkiler?

    Yildiz, Gizem

    Çalışmanın amacı internetin hizmet ticareti üzerindeki etkisini araştırmaya yöneliktir. 10 Yeni SanayileşenÜlke (NICs) (Güney Afrika, Meksika, Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Malezya, Filipinler, Tayland,Türkiye) üzerine yapılan çalışma 1996-2018 dönemini kapsamaktadır. Çalışmada hizmet ticareti ilebirlikte hizmet ihracatı ve hizmet ithalatı için de ayrı ayrı ekonometrik modeller oluşturulmuştur. SabitEtkiler Genelleştirilmiş Momentler Metodu (FE GMM) kullanılarak yapılan analiz sonucuna göre internethizmet ticaretini ve hizmet ihracatını istatiksel olarak anlamlı ve pozitif etkilemektedir. Ancak internetinhizmet ithalatı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunamamıştır. Modellerde kontrol değişkenolarak kullanılan ekonomik büyüme ve finansal derinlik değişkenlerinin katsayısı istatistiksel olarakanlamlı ve pozitif bulunmuştur. Ancak reel efektif döviz kuru değişkenine ilişkin istatistiksel olarak anlamlıbir bulgu elde edilememiştir.

  • MakaleAçık Erişim2021
    Examination Of Intent To Continue Using Mobile Shopping Applications In ECommerce: Extended Technology Acceptance Model

    Çelik, Kamil; Taş, Ahmet

    Consumers widely use mobile shopping applications created within the scope of mobile marketing. In this respect, determining the factors that affect consumers' continued use of mobile shopping applications will enable companies to develop these applications according to the needs of consumers. This study aims to examine the increasingly widespread mobile shopping phenomenon and the factors that motivate consumers to continue using mobile shopping. For this purpose, this study expands the technology acceptance model (TAM) and comprehensively discusses the factors affecting the intention to continue mobile shopping. Factors enabling the use of mobile shopping are perceived ease of use, perceived usefulness, enjoyment, suitability to lifestyle, trust in applications, and attitude towards mobile shopping. In this context, a questionnaire was applied to 699 consumers. The obtained data were analyzed with the structural equation model using the R program. The factors of perceived ease of use, enjoyment, conformity to lifestyle, trust, and social norms have a significant and positive effect on attitude, but perceived usefulness has no significant effect on attitude. In addition, the attitude towards using mobile shopping applications has a significant and positive effect on the willingness to continue using these applications.

  • MakaleYalnız künye2021
    Investigation of Purchasing Behaviors of Young Consumers for Social Media Advertisements Using Technology Acceptance Model: Gümüşhane University

    Taşdelen, Birgül; Aydın, Ceren

    Social networks, which have radically changed our communication style with the developments in communication technologies, are used by businesses as an advertising tool to differentiate from their competitors and directly reach the target audience. In addition, social media advertisements are important in terms of increasing awareness of businesses and gaining return from the target audience. On the other hand, knowing consumer purchasing behavior is a prerequisite for advertiser businesses to be successful in social media. Twenty-six research questions were created in the study, and then, by testing the hypotheses, regression analysis was applied to test the hypotheses, and the data were interpreted. The results obtained result in the fact that university students in the sample find social media advertisements useful, useful and reliable, have positive attitudes and intentions towards purchasing, and positive attitudes and intentions cause them to perform purchasing behaviors. In addition to provide accurate and descriptive information in advertisements.

  • MakaleYalnız künye2021
    Performans yönetim sisteminin doğruluğunun bireysel itibar ile ilişkisinde iş performansının aracı ve lider-üye etkileşiminin düzenleyici rolü

    Küçük, Meltem; Demirbağ, Orkun

    Amaç: Çalışanlar iş yaşamında, performanslarının doğru ve adaletli ölçülmesini ve buna uygun performansyönetim sistemleri geliştirilmesini istemektedirler. Performans yönetim sisteminin doğruluğu sayesinde, çalışanlarolumlu ya da olumsuz geri bildirim alabilmekte ve iş performansları bundan etkilenmektedir. Bu çalışmanın amacı,performans yönetim sistemi doğruluk boyutu ve bireysel itibar arasındaki ilişkide, lider-üye etkileşiminindüzenleyici ve iş performansının aracı etkisini belirlemektir.Yöntem: İlgili araştırma hipotezlerini test etmek amacıyla Türkiye’de bulunan ve performans yönetim sistemininen fazla ve en etkin uygulandığı düşünülen banka çalışanlarından toplanan veriler kullanılmıştır. Araştırmakapsamında Türkiye’nin 32 ilindeki bankacılık sektöründe faaliyet gösteren bankalardaki çalışanlar araştırmayakonu edilmiş ve anket formu çalışanlara kolayda örnekleme yöntemiyle dağıtılmıştır.Bulgular: Ulaşılan veriler neticesinde performans yönetim sisteminin çalışan tarafından doğru algılanmasıyla işperformansının arttığı görülmüştür. Ayrıca iş performansı artışı bireysel itibarın yükselmesine neden olmuştur.Özgünlük: Literatürde iş performansının lider-üye etkileşiminden çeşitli şekillerde etkilendiği konusunda yaygınbir fikir birliği mevcuttur. Ayrıca performans yönetim sisteminin doğruluğunun iş performansını olumlu etkilediğibulunan çalışmalar mevcuttur. Çalışanın tüm bunlarla beraber artan iş performansı bireyin kurum içindeki itibarınıda olumlu yönde etkileyecektir. Bu çalışmada incelenen performans yönetim sistemi doğruluğu ile bireysel itibararasındaki ilişki araştırmanın özgün tarafını oluşturmaktadır.

  • MakaleYalnız künye2021
    The Intermediary Role of Capital Structure and Cash Attitude in the Relationshipbetween Research and Development (R&D) Capacity and Financial Performance:The Case of Istanbul Manufacturing Industry Enterprises

    Pala, Fahrettin; Korkmaz, Ayla

    The aim of this study is to investigate whether capital structure and cash attitude play an intermediary role in the relationship between research and development (R&D) capacity and financial performance. The research data are obtained from business managers, who are medium and large scale companies operating in Istanbul and are also an R&D center, by survey method. Mediator analysis technique is applied to 139 data obtained. Structural equation model was used in the analysis of the data. SmartPLS program was used in the estimation of YEM. Analysis results revealed that R&D capacity and cash attitude have a direct effect on financial performance, whereas capital structure has no direct effect on financial performance. In addition, the research results supported the intermediary role of cash attitude in the relationship between R&D capacity and financial performance, while not supporting the intermediary role of capital structure

  • MakaleAçık Erişim2021
    Tüketicilerin YouTube Reklamlarına Yönelik Tutumlarının Satın Alma Davranışı Üzerindeki Etkisi

    Diker, Ersin

    Bu çalışmanın amacı, sosyal medya platformu olan YouTube’ta yayınlanan reklamlara ilişkin tüketici tutumlarını etkileyen faktörlerin satın alma davranışı üzerine olan etkisini belirlemektir. Çalışmada, sosyal medya ve Youtube reklamcılığının önemi ve tüketicilerin reklamlara yönelik tutumları kavramsal olarak açıklandıktan sonra literatürdeki benzer çalışmalar irdelenmiştir. Türkiye’deki YouTube kullanan 18 yaş ve üstündeki tüketiciler araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. YouTube reklamlarına yönelik tüketici tutumlarının satın alma davranışına olan etkisini tespit etmek için ise anket tekniği kullanılmıştır. Bunun için Türkiye genelinde kolayda örneklem yöntemi kullanılarak Facebook, Twitter, LinkedIn ve WhatsApp gibi sosyal platformları yoluyla, YouTube kullanıcılarından verilerin toplandığı çevrimiçi bir anket gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre; tüketicilerin YouTube reklamlarına yönelik tutumlarını etkileyen faktörlerin (Eğlence, bilgi vericilik, güvenilirlik ve rahatsız edicilik) satın alma davranışını doğrudan ve anlamlı bir şekilde etkilediği görülmektedir. Tüketicilerin satın alma davranışı üzerinde en çok etkiyi sağlayan faktör ise eğlence faktörüdür. Rahatsız edicilik ile tüketicilerin satın alma davranışı arasında negatif bir ilişki bulunmaktadır. Reklamlardaki rahatsız edicilik azaldıkça satın alma davranışa yönelik olumlu tutum artacaktır.

  • MakaleYalnız künye2021
    Sosyal Medya ve Hedonik Tüketimin Tüketici Tutumu ve Tatmin Üzerindeki Etkisi

    Yildiz, Salih; Koroglu, Ali

    Günümüzde internet hızla yaygınlaşmakta ve internet kullananların oranı da hızla artmaktadır. İnsanlar internet aracılığıyla mal ve hizmet satın almakta, ürünlerle ilgili bilgi sahibi olmakta ve ürünlerle ilgili fikirlerini internet üzerinden paylaşmaktadır. İnsanların bu faaliyetleri gerçekleştirdikleri internet araçlarından biri de sosyal medyadır. İnsanlar sosyal medyada karşılaştıkları içeriklerden etkilenmekte ve bu durum mal ve hizmetlere karşı tutumlarında belirleyici olmaktadır. Bu çalışmanın amacı sosyal medyanın hedonik tüketim üzerindeki etkisini ve hedonik tüketimin tutum ve tatmin üzerindeki etkisini belirlemektir. Bu amaçla araştırmanın ana kütlesi olarak Sakarya ilinde ikamet eden tüketiciler belirlenmiştir. Evrenin büyük olması nedeniyle seçilecek örneğe ulaşmayı kolaylaştırmak için kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu doğrultuda Sakarya’da yaşayan 391 kişiye anket uygulanmıştır. Anketler katılımcılarla yüz yüze olarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin faktör analizi ve güvenilirlik analizleri SPSS 21 programında yapılmıştır. Modelin uygunluğu ve değişkenler arası ilişkiler ise AMOS 24 programında analiz edilmiştir. Analizler sonucunda sosyal medyanın hedonik tüketim üzerinde pozitif etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca hedonik tüketimin de tutum ve tatmin üzerinde pozitif etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2021
    Finansal gelişme ile yabancı yatırımlar arasındaki ilişkide ufrs’nin moderatör etkisi: gelişmekte olan ülkeler üzerine bir analiz

    Pala, Fahrettin; Barut, Abdulkadir

    Çalışmanın amacı, 34 gelişmekte olan ülke ekonomileri için 2010-2018 yılları arasındaki verileri kullanarak, finansal gelişme ve yabancı yatırımlar arasındaki ilişkide Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının (UFRS) moderatör etkisinin olup olmadığını incelemektir. Bu amaç doğrultusunda veri seti iki kaynaktan elde edilmiştir. Makroekonomik veriler ile doğrudan yabancı yatırımlar Dünya Bankası kalkınma göstergelerinden, finansal gelişme verileri Uluslararası Para Fonu ödemeler dengesi ve finansal gelişim veri kümelerinden elde edilmiştir. UFRS verileri ise UFRS’nin kullanılmasını zorunlu kılan ve/ veya buna izin veren ekonomiler için bir, yerel muhasebe kullanımını zorunlu kılan ekonomiler içinde sıfır değeri verilen bir kukla değişken yazarlar tarafından oluşturulmuştur. Dönem olarak 2018 yılına kadar alınmasının nedeni ise özellikle finansal gelişme verilerinin 2018 yılına kadar olmasıdır. Verilerin analizinde panel veri analizi yöntemi kullanılmıştır. Analiz sonuçları, 9 alt indeksin ortalamasından oluşan finansal gelişme indeksinin ve UFRS standartlarının doğrudan yabancı yatırımlar üzerindeki etkisinin pozitif yönlü olduğu tespit edilmiştir. Diğer yandan finansal gelişmenin alt indeksleri incelendiğinde 4 alt indeksin; finansal kurum indeksi, finansal piyasalara erişim, finansal kurum verimlilik indeksi ve finansal kurumlara erişim ile doğrudan yabancı yatırımlar arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Aynı şekilde finansal kurum alt indeksi hariç, diğer tüm indekslerde; finansal gelişme, finansal piyasalar indeksi, finansal piyasa derinlik indeksi, finansal piyasa verimlilik indeksi, finansal piyasalara erişim, finansal kurum derinlik indeksi, finansal kurum verimlilik indeksi ve finansal kurumlara erişim ile UFRS standartlarının doğrudan yabancı yatırımlar üzerindeki etkisinin pozitif yönlü olduğu tespit edilmiştir. Finansal gelişme ve finansal gelişme alt indeksleri ve URFS standartlarının çarpımından oluşan moderatör etkinin ise olmadığı tespit edilmiştir. Diğer bir ifade ile UFRS standartlarının finansal gelişme ve doğrudan yabancı yatırımlar arasındaki ilişkide moderatör etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleYalnız künye2021
    The Mediation Role of Organizational Trust in the Effect of Instrumental Leadership on Job Satisfaction and Turnover Intention: A Research about Food-Beverage Employees

    Sökmen, Alev; Benk, Osman; Yazıcıoğlu, İrfan

    The aim of this study is to examine the relationships between instrumental leadership,organizational trust, job satisfaction and turnover intention. The data were obtained from atotal of 304 individuals working in food and beverage department from hotels in Antalya.Correlation and regression analysis were performed to test the relationships betweenvariables and research hypotheses. The results reveal that instrumental leadership has asignificant and negative impact on employee’s turnover intention and has significant andpositive impacts on both job satisfaction and organizational trust. In addition,organizational trust; has a partial mediator role on the relationship between instrumentalleadership and job satisfaction and also has a full mediator role on the relationship betweeninstrumental leadership and turnover intention

  • MakaleAçık Erişim2021
    The Relationship Between Participative Leadership, Affective Commitment and Job Satisfaction: The Mediating Role of Organizational Trust

    Sökmen, Alev; Kenek, Gökhan; Yazıcıoğlu, İrfan

    Purpose – In this study, the effects of participative leadership on affective commitment and jobsatisfaction are examined; It was aimed to determine the mediating role of organizational trust betweenparticipative leadership and emotional commitment, and participative leadership and job satisfaction. Design/methodology/approach – Relational scanning model was used in this research. The data wereobtained by using a questionnaire method with 304 food and beverage employees from accommodationbusinesses operating in Antalya province and selected by simple random sampling method. SPSS 26was used for descriptive statistics, reliability tests, correlation analysis, simple linear and multiple linearregression analysis. Findings – According to the results of the analysis, it is seen that organizational trust and participativeleadership have a significant effect on affective commitment and job satisfaction. It has been determined that participative leadership also has a significant effect on organizational trust. In addition, it has beenobserved that organizational trust has a partial mediating role between participative leadership andaffective commitment, and a full mediating role between participative leadership and job satisfaction. Discussion –These results show that food and beverage employees working in accommodationbusinesses are sensitive to participative leadership practices. It can be stated that the participativeleadership approach enables the employee to have trust in the organization, to develop an affectivebelonging/commitment to his organization, which he/she thinks has an impact on the decisions made,and to be satisfied from job. In this context, it is thought that the implementation of managerial methodsthat increase the participation of employees in decisions will have positive outcomes in both individualand organizational terms.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2021
    The Moderated-Mediatıon Role Of Work-Life Balance And Psychological Safety In The Effect Of Remote Working On Job Insecurity

    Demirbağ, Orkun; Yozgat, Uğur; Demir, Hale Cide

    Remote work, which was seen as a fashionable word in the pre-Covid-19 periods, has been the main focus of their lives as a flexible working arrangement, which has been introduced as the "new normal" that millions of employees had to pass overnight since March 2020, and employees must adapt quickly. People who work in the uncertain and chaotic environment created by the epidemic are faced with increasing levels of job insecurity, which indicates not only the loss of one's job but also the loss of various job characteristics that they want to protect with remote working arrangements. In this direction, event systems, boundary and conservation of resource theories constitute the theoretical background of the study. This study, based on the relevant theories, examines the moderating role of work-life balance and the mediating role of psychological security in the effect of remote work effectiveness on job insecurity. As a result of the survey conducted by 444 white-collar employees from the service and manufacturing sectors, the findings reveal that psychological security mediates the relationship between the effectiveness of working remotely and job insecurity, work-life balance increases the indirect positive effect of remote work effectiveness on the employees' psychological safety, and as work-life balance increases, this indirect effect also increases.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleYalnız künye2021
    İndirim marketlerinde satılan aktüel ürünlere yönelik algılanan kalite, fiyat ve ürünün tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkileri ve ağızdan ağıza pazarlama davranışının aracılık rolü

    Yildiz, Emel; Avcı, İbrahim

    Perakende sektöründe faaliyet gösteren taraflardan biri de indirim marketleridir. İndirim marketleri tüketicilere piyasa fiyatına göre daha uygun fiyatla ürünler sunmaktadır. İndirim marketlerinin uygun fiyata sınırlı sayıda sunduğu ürünler içerisinde aktüel ürünler de yer almaktadır. BİM, A-101 ve ŞOK gibi indirim marketleri, haftanın belirli günlerinde sınırlı sayıdaki ürünleri, aktüel ürünler adı altında uygun fiyata satışa çıkarmaktadır. Tüketiciler ise sunulan bu fırsatı kaçırmamak için indirim marketlerinin aktüel günlerinde, market önünde kuyruk oluşturmaktadır. Birçok indirim marketinin uyguladığı ve tüketicilerin talep etttiği aktüel ürünlerle ilgili yeteri kadar çalışma yapılmamış olması literatürdeki önemli bir boşluktur. Bu nedenle araştırmanın temel amacı, tüketicilerin aktüel ürünlerle ilgili algıladıklar kalite, fiyat ve ürün özelliklerinin tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkisini ve bu etkide ağızdan ağıza pazarlama davranışının aracılık rolünü belirlemektir. Bu kapsamda hazırlanan çevrimiçi anket formu ile, daha önce indirim marketlerinden aktüel ürün satın almış 669 tüketiciden veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 21 ve AMOS 24 programları ile analiz edilmiştir. Analizler sonucunda aktüel ürünlerle ilgili algılanan kalite, fiyat ve ürün değişkenlerinin tekrar satın alma niyeti üzerinde pozitif yönde anlamlı etkilerinin olduğu ve bu etkilerde ise ağızdan ağıza pazarlama davranışının kısmi aracılık rolüne sahip olduğu belirlenmiştir.

  • MakaleYalnız künye2021
    Lider-Üye Etkileşiminin Görev ve Bağlamsal Performans ile İlişkisinde Lider-Üye Etkileşimi Farklılaşmasının Düzenleyici Rolü

    Küçük, Meltem; Demirbağ, Orkun

    İş hayatında hem astlar hem de yöneticiler arasında birtakım ilişkiler söz konusu olmaktadır. Kaliteli ilişki değişimi sayesinde, ast ve üstler kendilerine bazı faydalar sağlamaktadırlar. Ayrıca yöneticiler, gruplar arası çalışanlara karşı da farklı ilişkiler geliştirebilmektedirler. Bu çalışmada, lider-üye etkileşiminin (LÜE) çağrı merkezi ekiplerinde görev ve bağlamsal performans üzerindeki etkisinde takım düzeyinde LÜE farklılaşmasının düzenleyici rolü incelenmiştir. Gümüşhane Üniversitesi’nden 09.06.2021 tarih ve 2021/4 sayılı Etik Kurul raporu alındıktan sonra ilgili araştırma hipotezlerini test etmek amacıyla, 228 çağrı merkezi çalışanı ve 40 çağrı merkezi takımı araştırılmış ve çalışanlara anket soruları kota örnekleme yöntemiyle uygulanmıştır. Ulaşılan veriler neticesinde lider-üye etkileşiminin, bireysel anlamda görev ve bağlamsal performansı arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Yüksek düzey farklılaştırılmış lider-üye etkileşimi ise, bireysel lider-üye etkileşiminin sonucu olarak görülen görev ve bağlamsal performans arasındaki ilişkiyi negatif etkilemiştir. İncelenen araştırmalar sonucunda çalışma hayatı içerisinde çalışma performansının lider-üye etkileşiminden farklı şekil ve durumlarda etkilendiği görülmüştür. Fakat yapılan çalışmalar çoğunlukla bireyin performansına odaklanmıştır. Bu çalışmanın özgün tarafı, takımlar arasındaki farklılaştırılmış lider-üye etkileşiminin incelenmesidir.

  • Derleme MakaleYalnız künye2021
    -

    Şahin, Muhammet

    Automobiles were considered to be luxury\rwhen they first emerged. However, they are regarded\ras one of the most basic means of transportation\rtoday. The historical background of the\rautomotive industry dates back to the end of the\r19th century and the beginning of the 20th century\rand this industry has been based on fossil fuel\rconsumption including oil and oil derivatives for\rmany years. However, in line with the technological\rdevelopments, there is an increase in the utilization\rof full-electric and hybrid vehicles, which\rare described as environmentally friendly automobiles,\rand it is projected that these automobiles\rwill substitute traditional (fossil fuel) automobiles\rin the near future. Transition to full-electric and\r(or) hybrid vehicles has a great significance in\rterms of protecting nature, ensuring energy security\rdue to depleted oil reserves and removing\rdependence on oil. Depending on this, they are\rintensively supported by the governments of both\rdeveloped and developing countries via tax and\rnon-tax instruments. This study aims to analyze\rthe incentives implemented for full-electric and\rhybrid vehicles across the world and Turkey. The\rbasic result acquired from the study is that as well\ras the developments in automotive technology,\rpublic incentive policies will have a great significance\ron environmentally friendly automobiles to\rbecome a crucial means of transportation in the\rnear future.

  • MakaleAçık Erişim2021
    The Relationship between Employee Voice and Employer Brand: The Serial Mediation Effects of Presenteeism and Diversity Perception

    Sökmen, Alptekin; Benk, Osman

    Purpose – The main purpose of the research is to examine the relationships between the variables of\remployee voice, presenteeism, employer brand and diversity perception in the sample of employees of an\rorganization operating in the logistics sector in Ankara.\rDesign/methodology/approach – The research model was created on the sequential mediation effects of\rpresenteeism and diversity perception variables in the relationship between employee voice and employer\rbrand perception. The research was carried out in April-May 2021 with the participation of 336 employees\rof an organization operating in the logistics sector, which is reached by convenience sampling technique.\rFindings – According to the results of the analysis, based on the Model 6 of Hayes (2018), serial mediation\reffects of both presenteeism and diversity perception were found on the effect of employee voice on\remployer brand.\rDiscussion – Effective management of issues such as employee voice, presenteeism, employer brand and\rdiversity perceptions provide benefit to organizations in focusing on their core competencies. In this\rcontext, organizations should always keep in mind that good ideas can come from every employee,\rregardless of hierarchical level. Considering the almost impossibility of eliminating situations such as\rpresenteeism, employees and organizations need to adapt to each other in terms of unbounded virtues such\ras trust, justice, goodwill, honesty, and empathy. Whether an organization employs or not, it should strive\rto benefit everyone, from the individual to the society, by approaching diversities with a feeling of empathy.\rTo sum up, it is certain that all “good” things done for and on behalf of employees will strengthen the\remployer brand perception.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2021
    Investigation of Factors Affecting Consumer Behaviors Before Purchase: A Research on\rInstagram Shoppers\r

    Çelik, Kamil; Taş, Ahmet

    Purpose – The rapid development of technology and the widespread use of digital platforms have led\rto an increase in online shopping. This study aims to investigate the factors affecting the pre-purchase\rconsumer behavior of individuals who shop on Instagram.\rDesign/methodology/approach – A questionnaire was distributed to individuals who shopped on\rInstagram to test the determined hypotheses. The questionnaire was created through Google Forms and\rthe survey link was delivered to the participants via different electronic communication channels. The\rpurpose of the study and by whom it was carried out was stated in the questionnaire. The questionnaire\rstarted with demographic questions. And it included scales of pleasure, suitability for lifestyle,\rinformativeness, safety, and pre-purchase consumer behavior. The R program was used to reveal the\rdemographic information and conduct confirmatory factor analysis and structural equation model\ranalysis. SPSS 22 program was used to create the correlation matrix of the scales and to perform the\rreliability analysis.\rFindings – The structural equation model analysis revealed the standard error, z-value, p-value,\rStandardized β values. As a result of the analysis, all hypotheses were supported. In addition, the β\rcoefficients and R2 values among the variables were also examined and it was concluded that prepurchase consumer behavior was explained by pleasure, suitability for lifestyle, informativeness, and\rsafety by 85.5% (R2 = 0.855), and by other variables by 14.5%.\rDiscussion – It was observed that most of the data obtained as a result of the analyzes supported the\rrelevant literature. However, some findings specific to this study were also obtained. In line with the\rresults of the analysis made in the research, various suggestions have been developed.

  • MakaleAçık Erişim2021
    Beklenti teorisi ve hedonizmin marka bağımlılığı yaratmadaki etkisinin zen pırlanta üzerinden incelenmesi

    Taşdelen, Birgül; Akduman, Bensu

    Tüketim kavramı günümüzde, bireylerin yalnızca ihtiyaçları doğrultusunda tüketmek yerine kişisel ve sosyal değer yüklü hedeflere ulaşmalarına yardımcı olan bir kavram olarak tanımlanmaktadır. Artık tüketimde, haz alma (hedonizm) kavramı ön plana çıkmaya başlamıştır. İnsanlar ihtiyaç dışı alışverişe haz almak için yönelmeye başlamışlar ve markalara yükledikleri sembolik anlamlarla kendilerini tüketim alanında farklılaştırma yoluna gitmişlerdir. Bu doğrultuda tüketim davranışında yeni bir boyut olan marka bağımlılığı kavramı ortaya çıkmıştır. İşletmeler için de oldukça önemli olan bağımlılık kavramı günümüz tüketiminin vazgeçilmez bir unsuru halini almıştır. Dolayısıyla artık işletmelerin de temel gayelerinden birisi, tüketicilerde marka bağımlılığı yaratmak ve işletme ya da markaları için sadık müşteri portföyünü oluşturmaktır. Hedonizmin marka bağımlılığı yaratmadaki etkisini Beklenti Teorisi ile incelemeyi amaçlayan bu araştırma, Trabzon, Mersin, Eskişehir, Diyarbakır ve İstanbul illerinde yaşamakta olan 18-65 yaş arası çalışan ve lüks tüketim yapan/yapma arzusu duyan tahmini 500 kişiye uygulanmış olan anket yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada hipotezleri test etmek amacıyla faktör analizi, t testi, anova analizi, ve regrasyon analizi uygulanmış ve veriler yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda özellikle kadın, evli, eğitim düzeyi ve gelir düzeyi yüksek olan katılımcılarda hedonizm etkilerinin ve marka bağımlılığının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, değerlendirmeye alınan beklenti teorisi ve hedonizmin marka bağımlılığı yaratmada etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.