Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Yildiz, Salih(19)
- Kenek, Gökhan(15)
- Tosunoğlu, Büşra(13)
- Yildiz, Emel(13)
- Avcı, İbrahim(12)
- Peker, İskender(12)
- Ayaydin, Hasan(11)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(10)
- Cengiz, Ekrem(10)
- Demirbağ, Orkun(10)
- Durmuş, İbrahim(10)
- Sökmen, Alptekin(10)
- Sımsek, Tugçe(10)
- Benk, Osman(8)
- Okan, Tarhan(8)
- Pala, Fahrettin(8)
- Polat, Eray(8)
- Yesilelebi, Gl(8)
- Durmus, Ibrahim(7)
- Ar, Ilker Murat(6)
- Diker, Ersin(6)
- Sökmen, Alev(6)
- Vural, Selvi(6)
- Baki, Birdoğan(5)
- Cengiz, Selim(5)
- Eda, Dişli Bayraktar(5)
- Koçan, Mahmut(5)
- Okan, Serdar(5)
- Soydaş, Şafak Sönmez(5)
- Aksoy, Fatih(4)
- Akyol, Hikmet(4)
- Akyürek, Suat(4)
- Barut, Abdulkadir(4)
- Damlıbağ, Fatih(4)
- Erbaş, Sefa(4)
- Gergin, Ramazan Eyüp(4)
- Izmir, Onur(4)
- Karaaslan, İbrahim(4)
- Korucuk, Selçuk(4)
- Selimoglu, Seval(4)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2023Çalışma Koşulları ve Örgütsel Faktörler Bağlamında İşten Ayrılma Niyetinin ve Davranışının Betimlenmesi: Bir Market Zinciri Çalışanları Örneği
Benk, Osman
Bu fenomenoloji çalışmasının amacı, Türkiye’nin 81 ilinde faaliyet gösteren bir market zincirindeki satış elemanlarının araştırmanın merkezi fenomeni olan işten ayrılma niyeti ve davranışı deneyimlerini çalışma koşulları bağlamında keşfetmektir. Satış personelinin duygu ve düşünceleri, iletmek istedikleri susturulmuş sesleri yorumlayıcı bir çatı olarak sosyal adalet yönüyle ele alınmıştır. Soyutlamada tümevarım yöntemi kullanılmıştır. Kriter temelli örneklem kullanılarak işten ayrılma niyetine sahip satış elemanlarına kartopu örneklem stratejisiyle ulaşılmıştır. Her bir katılımcıdan alınan verilerden sonra tekrar tekrar kontrol yapılmış, gelen cevaplar üzerinden doyuma ulaştığı düşünülen 36.katılımcıya kadar yarı yapılandırılmış mülakatlara devam edilmiştir. Geçerlilik için araştırmanın tüm aşamalarında araştırmacının 2 farklı meslektaşıyla akran incelemesi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, üye kontrolü yapılarak tüm katılımcıların görüşleri alınmıştır. Böylelikle, bu araştırmada akranların ve katılımcıların önerileri dikkate alınarak uygulanmıştır. Güvenilirlik için geçerlilik aşamasındaki akran incelemesinde yer alan aynı 2 akademisyen ile kodlar ve temalar üzerinde görüş birliğine varılmıştır. Araştırmaya 3 akademisyenin katılmasıyla iç güvenilirliği de artırılmıştır. Ayrıca, işten ayrılma niyeti ve davranışı ile ilişkili örgütsel faktörler ve çalışma koşulları hakkında pek çok kaynaktan ve görüşten yararlanılması da güvenilirlik için destekleyicidir. Araştırmaya işten ayrılma niyetini deneyimleyen 19 kadın ve 17 erkek katılmıştır. 2021 Kasım ayından başlayan ilk mülakatlardan 6 ay-1 yıl zaman zarfı sonrasına kadar 36 katılımcı kötü çalışma koşullarından ve örgütsel faktörlerden dolayı işten ayrılma davranışı sergilemişlerdir. Literatürde perakendecilik sektörü özelinde satış elemanlarının işten ayrılma niyeti ve bu niyete bağlı olarak gerçekleşen işten ayrılma davranışını ortaya koyan nitel bir araştırma olmaması yönüyle ilgili araştırmanın literatürde bir boşluğu doldurarak katkı sunacağı düşünülmektedir
- MakaleYalnız künye2023Finansal Okuryazarlığın Finansal Sömürü Üzerine Etkisi
Soydaş, Şafak Sönmez
Bu çalışma, bireylerin finansal okuryazarlık düzeylerinin finansal sömürüye maruz kalıp kalmadıklarını ve finansal sömürünün alt boyutları ile finansal okuryazarlık arasındaki ilişkiyi tespit etmek için gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında 130 kişiye anket çalışması uygulanmıştır. Finansal sömürü anket soruları için anket cevapları ilk olarak faktör analizine tabi tutulmuştur. Faktör analizi sonucunda faktörler 3 boyuta ayrılmış olup güvenilirlik düzeylerinin belirlenen sınırların üzerinde olduğu gözlemlenmektedir. Faktörler finansal endişe, finansal kırılganlık ve finansal bağımlılık olarak belirlenmiştir. Finansal okuryazarlık ve finansal sömürü arasındaki ilişki için korelasyon analizi, finansal okuryazarlığın finansal sömürü üzerindeki etkisini ölçmek için regresyon analizi yapılmıştır. Finansal sömürünün alt boyutları ile finansal okuryazarlık arasında ki ilişki ve etki düzeyleri için ayrı ayrı korelasyon ve regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında bireylerin finansal okuryazarlık düzeylerinin finansal sömürü düzeylerini negatif yönlü etkilediği görülmüştür. Finansal okuryazarlık düzeyi arttıkça bireylerin finansal sömürüye maruz kalmaları azalmaktadır. Ayrıca bireylerin finansal okuryazarlık düzeyleri finansal endişe ve finansal kırılganlık düzeylerini negatif yönlü anlamlı, finansal bağımlılık düzeyini ise pozitif yönlü anlamsız etkilediği görülmüştür. Yani bireylerin finansal okuryazarlık düzeyleri arttıkça finansal endişe ve finansal kırılganlık düzeyleri azalmakta, finansal bağımlılık düzeyinde ise herhangi bir etki olmadığı gözlemlenmiştir.
- MakaleYalnız künye2023Altman Z ve Springate S Skor Modelleri ile Finansal Başarısızlık Tahmini: Çimento Sektörü Üzerine Borsa İstanbul’da Bir Araştırma
Akdeniz, Fatih; Güven, Birol
Finansal başarısızlık kavramı son dönemlerde yaşanan ekonomik krizlerin etkisiyle daha da önemli hale gelmiştir. Nitekim son dönemdeki ekonomik konjoktür başta kritik sektörleri olmak üzere birçok kesimi ve işletmeyi önemli ölçüde etkilemektedir. Bu doğrultuda kısa vadeli yükümlülükleri yerine getirememe, alacaklıları ile borç yapılandırması amacıyla konkordato ilan etme, nakit akışında bozulma, faaliyete ara verme ve aktif unsurları kaybetme vb. ortaya çıkan sorunlar işletmeleri finansal başarısızlığa, devamında iflasa sürüklemektedir. Bu çalışmada Borsa İstanbul Taş ve Toprağa Dayalı Sektör bünyesindeki 11 çimento işletmesinin 2017-2021 yılları arasındaki verileri ışığında finansal açıdan başarısızlık riskleri tahmin edilmiştir. Söz konusu risk tahminlerinde literatürde sıklıkla tercih edilen Altman Z Skor ve Springate S Skor modelleri kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan iki modelden elde edilen sonuçlarına göre sektördeki finansal başarısızlık riskinin nispeten az olduğu gözlemlenmiştir. İşletmeler açısından yapılacak değerlendirmede Z skor değerlerine göre 5, S skor değerlerine göre 4 işletmenin finansal başarısızlık riskine maruz kaldığı söylenebilir.
- MakaleYalnız künye2023Esnek Çalışma Konulu Lisansüstü Tezlerin Maxquda ile Bibliyometrik Analizi
Benk, Osman; Kenek, Gökhan; Sımsek, Tugçe
Lisansüstü tezler; konuların çalışılma sıklığı, çalışılan ana bilim dalı ve üniversitelerin belirlenmesi adına doküman incelemesi kapsamındaki kaynaklardandır. Araştırmanın amacı esnek çalışma konulu lisansüstü tezlerin yazıldığı; üniversitelerin, çalışılan anabilim dalı, anahtar kelimeler, konuların ilişkilendirildiği durum tespitini sağlamaktır. Araştırmada tez adı olarak esnek çalışma kelime grubunu içeren lisansüstü tezlere bibliyometrik analiz ve içerik analizi uygulanmıştır. Tezlerin en fazla Gazi Üniversitesi bünyesinde yazıldığı görülmüştür. Tezlerin yoğunluklu olarak % 48,14 ile Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı’na ait olduğu görülmektedir. Anahtar kelimelerin frekans analizi sonucunda esnek ve çalışma kelimeleri ilk sırada yerlerini almaktadır. Lisansüstü tezlerin anahtar kelimelerinin incelenmesi için 2 ana tema (örgütsel davranış konuları, ana konu) belirlenmiştir. Araştırma sonuçları içerik analizi başlığı altında detaylı bir şekilde verilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2023Deneyimsel Pazarlamanın Kulaktan Kulağa Pazarlama ve Tekrar Satın Alma Niyeti Üzerindeki Etkileri: Çay Satış Mağazalarına Yönelik Bir Uygulama
Yildiz, Emel; Şibil, Özlem
Günümüzde oldukça kalabalık sayılabilecek işletmelerden biri de yiyecek ve içecek işletmeleridir. Pazarlama uzmanları, piyasada rekabette üstünlüğü elde etmek için çabalayan bu tür işletmelere, tüketicilerin duygusal yönlerine daha fazla dokunmaları gerektiğini ve bir ürüne yatırım yapılma ve/veya ürünün diğer müşterilere iletilmesi gerektiğini aktarmalıdır. Geçmiş çalışmalarda deneyimsel pazarlama konusu kapsamlı bir şekilde araştırılmış olsa da çay satış mağazalarında deneyimsel pazarlamanın alt boyutlarının kulaktan kulağa iletişim ve tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkileriyle ilgili literatürde bir boşluk olduğu görülmüştür. Bu sebeple bu araştırmada, çay satış mağazalarından ürün veya hizmet alan tüketicilerin mağaza yönelik deneyimlerini diğer tüketicilere kulaktan kulağa ileterek tüketicilerin tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkisi incelenmiştir. Rize ilinde daha önce çay satış mağazalarından ürün veya hizmet satın almış 415 tüketiciden veri toplanmıştır. Verilerin analizi için yapısal eşitlik modeli (YEM) ve SPSS24 paket programı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda duygusal, düşünsel, fiziksel ve sosyal deneyimin kulaktan kulağa pazarlama üzerinde pozitif ve anlamlı bir ektisinin bulunduğu fakat duyusal deneyimin kulaktan kulağa pazarlama üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca kulaktan kulağa pazarlamanın tekrar satın alma niyeti üzerinde pozitif ve anlamlı bir ektiye sahip olduğu saptanmıştır.
- MakaleAçık Erişim2023Kur Korumalı Mevduat Hesabı Uygulamasının Döviz Kurları Üzerindeki Etkisi: Birim Kök Testleriyle Bir İnceleme
Göcen, Serdar; Zuhal, Mustafa
Sürdürülebilir ekonomik büyümenin gerçekleştirilmesinde finansal istikrarın sağlanması önem taşımaktadır. Ancak gelişmekte olan ülkelerde piyasaların yeterli düzeyde gelişmemiş olması ve gerekli mali ve finansal derinliğin oluşmamış olmasında dolayı sıklıkla finansal istikrarsızlıklar yaşanmaktadır. Gelişmekte olan ülke kategorisinde yer alan Türkiye’de ise, 2018 yılının ortalarından itibaren döviz kurlarında önemli dalgalanmalar yaşanmaktadır. Döviz kurlarında yaşanan istikrarsızlıkların ortadan kaldırabilmesi açısından 21 Aralık 2021 tarihinde Kur Korumalı Mevduat Hesabı uygulamasına geçilmiştir. Bu çalışmada Türkiye’nin özellikle 2018 yılından itibaren yaşamış olduğu döviz kurlarındaki hareketliliğine bağlı olarak döviz kurlarında istikrarın sağlanmasına yönelik uygulanan Kur korumalı mevduat hesabının kurlar üzerindeki etkinliğinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Birim kök testleri ile yapılan analizler sonucunda kur korumalı mevduat hesabı uygulamasının Avro ve ABD doları üzerinde uygulamanın yürürlüğü girdiği tarih itibariyle önemli bir kırılmaya yol açtığı anlaşılmaktadır. Aynı zamanda bu uygulamasının döviz kurlarının volalitesinin azaltılmasında etkili olduğu anlaşılmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2023Gelen pazarlamanın ağızdan ağıza pazarlama, marka bilinirliği ve satın alma niyeti üzerindeki etkisi
Kırmızıbiber, Ahmet; Yildiz, Salih
Bu çalışma gelen pazarlamayı tanımlayarak pazarlama çabaları üzerindeki etkisini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın hedef kitlesini herhangi bir ürün ya da hizmet satın almadan önce internet üzerinde araştırma yapan tüketiciler oluşturmaktadır. Araştırma verileri online anket aracılığıyla toplanmıştır. Toplanan verilerin güvenilirlikleri Cronbach Alfa Katsayısı ile geçerlilikleri ise Faktör Analizi ile test edilmiştir. Oluşturulan hipotezler Yapısal Eşitlik Modeli ile test edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde genel olarak gelen pazarlamanın (görünürlük yönetimi, aktif dinleme, topluluk oluşturma ve canlı iletişim) ağızdan ağıza pazarlama, marka bilinirliği ve satın alma niyeti üzerinde pozitif etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Oluşturulan hipotezlerden yalnızca "Bir firmanın canlı iletişiminin satın alma niyeti üzerinde pozitif yönde etkisi vardır." hipotezi desteklenememiştir. Yerli literatürümüzde konu ile ilgili sınırlı sayıda çalışmanın bulunması, yabancı literatürde ise konunun genelde nitel olarak ele alınmış olması ve nicel çalışmaların az sayıda olması çalışmanın literatür için önemini ortaya koymaktadır. Çalışmanın sonuçlarının ayrıca uygulayıcılar açısından bakıldığında, günümüz dijital çağın koşullarında işletmelere yol gösterip olumlu geri dönüşümler kazandırması noktasında önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.
- MakaleYalnız künye2023İlişkisel Pazarlama, Bilişsel Çelişki, Müşteri Memnuniyeti ve Yeniden Satın Alma Davranışı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Çevrimiçi Satın Alma Davranışı Üzerine Bir Araştırma
Bayraktar, Eda Dişli
Özellikle teknolojinin hızlı gelişimi ve internet kullanım oranının artması çevrimiçi alışveriş sitelerini de çeşitlendirmiştir. Böylece tüketiciler internet alışveriş sitesi tercihlerinde alternatifleri değerlendirmeye başlamışlardır. Bu durum onlarda bilişsel olarak çelişki yaratabilmektedir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, ilişkisel pazarlamada bağ stratejilerinin bilişsel çelişki davranışına etkisi ile bilişsel çelişki yaşayan müşterilerin memnuniyet ve yeniden satın alma davranışına etkisini incelemektir. Bu amaçla hazırlanan anket formu gerek yüz yüze gerekse de çevrimiçi anket yöntemiyle katılımcılara ulaştırılmıştır. Ankete toplamda 401 geri dönüş sağlanmıştır. Modeldeki değişkenler arasında ilişki bulunup bulunmadığı yapısal eşitlik modeli yardımıyla LISREL 8.7 programından yararlanarak tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, sosyal bağların, yapısal bağların ve finansal bağların bilişsel çelişki üzerinde negatif yönlü anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Diğer bir deyişle katılımcıların sosyal, yapısal ve finansal bağlar düzeylerinde meydana getirdikleri bir birimlik artış bilişsel çelişki düzeyleri üzerinde negatif yönde bir etki yapacağı belirlenmiştir. Ayrıca araştırmada çelişkinin müşteri memnuniyeti ve tekrar satın alma davranışına da olumsuz ve anlamlı bir etkisi bulunduğu saptanmıştır. olmalıdır. Özette, araştırmanın amacı, yöntem ve bulguları, veri toplama araçlarından bahsedilmelidir. 12, punto, Calibri, iki yana yaslı. Özetler, en az 150, en fazla 250 kelime olmalıdır.
- MakaleYalnız künye2023Tüketiciden tüketiciye elektronik ticarette (C2C) çevrimiçi ikinci el ürün satın alma motivasyonlarının sürdürülebilir tüketim davranışı ve çevrimiçi tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkileri ve elektronik ağızdan ağıza pazarlamanın aracılık rolü
Avcı, İbrahim; Yildiz, Salih
Uzun bir geçmişe sahip olan ikinci el ticaret, son yıllarda daha popüler hale gelmiş ve tüketiciler tarafından daha çok satın alınmaya başlanmıştır. İlk başlarda fiziki olarak bit pazarları, spotçu çarşıları, açık arttırma dükkanları gibi fiziki mekanlardan satın alınan ikinci el ürünler, elektronik platformlarda da satın alınmaya başlanmıştır. Tüketiciden tüketiciye elektronik ticaret (C2C) şeklinde gerçekleşen ikinci el ürün alışverişin temelinde ekonomik, uygunluk ve fikirsel gibi birçok motivasyonlar yer almakta ve tüketiciler sürdürülebilir tüketim kapsamında da ikinci el ürünlere yönelmektedirler. Araştırmanın amacı çevrimiçi ikinci el ürün satın alma motivasyonlarının sürdürülebilir tüketim davranışı ve çevrimiçi tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkilerini belirlemek ve bu etkilerde E-Womm’un aracılık rolünü ortaya çıkarmaktır. Bu amaçla araştırmada örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi kullanılmış ve araştırma kapsamında Google Forms üzerinden hazırlanan çevrimiçi anket formu ile 551 çevrimiçi ikinci el müşterisinden veriler toplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre, yalnızca ekonomik ve ideolojik motivasyonlar sürdürülebilir tüketim ve E-Womm davranışı üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Tüm çevrimiçi ikinci el alışveriş motivasyonlarının, çevrimiçi yeniden satın alma niyeti üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu, E-Womm davranışının ise hem sürdürülebilir tüketim davranışı hem de çevrimiçi yeniden satın alma niyeti üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Ayrıca aracılık ilişkileri önemli sonuçlar vermiştir.
- MakaleYalnız künye2023The effect of country image on behavioral intentions: parallel mediation effects of product and service quality
Sevim, Nurdan; Hall, Elif Eroglu; Izmir, Onur
Consumers use the country image as not only heuristics to predict the quality of the products but also as a symbol of the self by which they affiliate themselves with certain groups and differentiate from others. This study intents to understand the effects of COI on product and service quality perceptions and a set of behavioral intentions through a holistic perspective in the automobile industry. Moreover, as a complementary element, some insights into the conceptualization and the measurement of the country image are meant to be gained. The findings of this study verify the assertions in the current literature on the two-dimensional country image construct, which consists of cognition and affect. The cognition-oriented country image scales threaten the validity of studies conducted in this area because the results obtained with cognition-oriented scales are inadvertently attributed to the (general) country image construct consisting of both cognitive and affective elements. In line with the service dominant logic, it is identified that a holistic approach is required predicting the effects of the country image on quality perceptions. Even in such a pure product category as automobiles, strong associations were identified between country image and perceived service quality. Therefore, regardless of the content of the market offering, it is important that quality must be evaluated under two separate dimensions as (physical) product quality and service quality. With the help of this twodimensional conceptualization of country image and quality perceptions, country of origin element attached to the market offering can be transformed into actual behaviors.
- MakaleAçık Erişim2023Parasal Ve Parasal Olmayan Satış Tutundurmanın Marka Tercihi ve Marka Güveni Üzerindeki Etkileri
Yildiz, Emel; Öz, Halil Hakdan
Parasal ve parasal olmayan satış tutundurma araçları müşterileri farklı şekillerde etkilemektedir. Alan incelenmesi yapıldığında özellikle yerli literatürde parasal ve parasal olmayan tutundurma araçlarının tüketiciler nezdinde ayrımının yapıldığı çalışma sayısının oldukça az olması bu çalışmanın yapılmasının gerekçesini oluşturmaktadır. Buradan hareketle bu araştırmanın amacı satış tutundurma araçlarından parasal ve parasal olmayan satış tutundurmanın marka tercihi ve marka güveni üzerindeki etkisini incelemektir. Söz konusu amaç doğrultusunda Bayburt Üniversitesi öğrencileri üzerinde ankete dayalı bir alan araştırması gerçekleştirilmiştir. Kota örnekleme yöntemine göre toplam 500 öğrencinin olduğu bir örneklem grubundan veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 21 ve AMOS 24 istatistik paket programları aracılığı test edilmiştir. Kullanılan ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirliklerinin test edilmesi amacıyla sırasıyla açımlayıcı faktör analizleri ve Cronbach Alpha analizleri yapılmıştır. Hipotez testleri için yapısal eşitlik modelinin kullanıldığı çalışma sonucunda hem parasal satış tutundurmanın hem de parasal olmayan satış tutundurmanın marka tercihi ve marka güvenini pozitif bir şekilde etkilediği ancak parasal satış tutundurma araçlarının marka güveni ve tercihine etkisinin parasal olmayan satış tutundurma araçlarından daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Yine marka güveninin de marka tercihi üzerinde pozitif bir etkisinin olduğu görülmüştür.
- Derleme MakaleAçık Erişim2023Crisis Communication in Sports Management: Image Repair Theory and Situational Crisis Communication Theory
Ors, Serife
Crises are threats to corporate reputation, which are widely accepted as a valuable resource by organisations. Since corporate reputation is shaped by stakeholders and their perceptions and attributions, the importance of communication activities to be carried out in crisis management are vital. In this context, the aim of the study is to discuss frequently used Image Repair Theory and Situational Crisis Communication Theory within the field of sports crisis management. Firstly, the concepts related to crisis management and communication are given; and the related theories and their assumptions are explained with their contributions to the literature. Then, the studies carried out in the international and national sports literature are evaluated. As a result, it is seen that the studies carried out within these theoretical frameworks in the literature are very limited; and it is foreseen that both case analysis and experimental design studies would contribute to the field.
- MakaleAçık Erişim2023Kariyer Başarısına Politik Beceri ve Lider-Üye Etkileşiminin Etkisi: Otel İşletmelerine Yönelik Bir Araştırma
Ödemiş, Murat; Polat, Eray
İşgörenlerin politik beceri (PB) düzeylerinin tespiti, bu becerilerden azami düzeyde nasıl yararlanılabileceği ve işgörenlerin kariyer başarısındaki (KB) rolü, turizm işletmeleri açısından önemli konular arasındadır. Ayrıca otel yöneticilerinin işgörenlerle olan ilişkilerinin işgörenlerin motive edilmesindeki ve KB’deki rolü de otel işletmelerinin etkinliği ve verimliliği açısından değerlendirilmesi gereken konulardır. Bu doğrultuda araştırmada, işgörenlerin PB’leri ile KB’leri arasındaki ilişkiye lider-üye etkileşiminin (LÜE) aracılık edip etmediğinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma, İstanbul’daki otel işletmelerinde yürütülmüş ve veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Araştırma modeli, Process makro yazılımı ile test edilmiş, aracı değişkenin etkisi ön yükleme metodu ile ölçülmüştür. Sonuçlar, PB ile KB arasındaki ilişkiye LÜE’nin aracılık ettiğini göstermiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre bazı önerilerde bulunulmuştur. Bu doğrultuda, KB üzerinde PB’nin, LÜE’ye kıyasla daha büyük bir etkiye sahip olması nedeniyle çalışanların kişisel yeteneklerini geliştirmeleri daha önemli görülmüştür. Bu nedenle çalışanların; iletişim, sosyal zekâ, insanları etkileme gibi doğrudan PB ile ilgili veya müzakere, sorumluluk alabilme, kriz anında sorun çözebilme gibi diğer yeteneklerini geliştirmeleri, yüksek KB elde edebilmelerinin önünü açacaktır.
- MakaleAçık Erişim2023Türk Turistlerin Temalı Restoran Deneyimleri: Lviv (Ukrayna) Örneği
Akyürek, Suat
Turizm endüstrisinin ayrılmaz bir parçası olan yiyecek ve içecek işletmeleri, turizm destinasyonlarında kritik roller oynamaktadır. Özellikle son yıllarda turistik mekanlarda deneyimsel ürün sunumlarının öneminin artması, turistlerin beklentilerini karşılamaya yönelik farklı yiyecek ve içecek konseptleri üreten işletmelerin ortaya çıkmasını teşvik etmiştir. Bu iş türlerinden biri de temalı restoranlardır. Bu çalışma, Ukrayna'nın Lviv şehrinde faaliyet gösteren temalı restoranlarda hizmet veren Türk turistlerin deneyimlerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla veri kaynağı olarak e-derlemeler ve katılımcı gözlem notları kullanılmıştır. Araştırma bulguları, temalı restoranları ziyaret eden turistlerin unutulmaz deneyimlerini şekillendiren beş temayı ortaya çıkarmıştır. Bunlar atmosfer, eğlence, personel, duygular ve duyulardır. Araştırma bulgularına göre temalı restoranlarda turistlerin tekrar ziyaret etme, tavsiye etme ve daha fazla ödeme yapma gibi olumlu davranışsal niyetlere sahip oldukları gözlemlenirken, bu restoranlarda deneyimlerini olumsuz yönde etkileyen bazı olumsuz faktörler tespit edilmiştir. Araştırmanın sonuç bölümünde teori ve uygulamaya yönelik öneriler geliştirilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2023İşyeri Zorbalığı ve İş Tatmininin İş Stresi Üzerindeki Etkisi: Otel İşletmelerinde Bir Araştırma
Polat, Eray; Oflaz, Musa
Günümüz iş yerleri, iş stresine ve iş yerinde zorba davranışlara sıklıkla konu olmaktadır. Nitekim insani ilişkilerin yoğun olduğu otel işletmelerinde de bu tür sorunlar görülmektedir. Dolayısıyla bu sorunların giderilmesi için gerçekleştirilen çalışmalar önem arz etmektedir. Bu araştırmada, iş yeri zorbalığının iş stresi üzerindeki etkisi ve iş tatminin bu etkideki aracılık rolü belirlemek amaçlanmaktadır. Araştırma, İstanbul’daki otel işletmelerinde yürütülmüş ve anket tekniği ile veri toplanmıştır. Araştırma modeli Process makro yazılımı ile test edilerek aracı değişkenin etkisi ön yükleme metodu ile ölçülmüştür. Sonuçlar, iş yeri zorbalığının iş stresini artırdığını ve iş tatminin buna aracılık ettiğini göstermektedir. İş tatmini iş yeri zorbalığının, iş stresi üzerindeki olumsuz etkisini azaltmaktadır. Araştırma, iş yerindeki zorba davranışların olumsuz etkisini çalışanlar açısından vurgulamaktadır ve çalışanların tatmin ve stres düzeylerinin olumsuz bir yordayıcısı olduğunu göstermektedir. Yönetsel açıdan bakıldığında, bu makalenin sonuçları işletmeleri ve yöneticilerini zorba davranışları en aza indirmeye, hatta durdurmaya teşvik etmektedir. Bu araştırma, bu konu ile ilgili literatürün oldukça kısıtlı olması nedeniyle literatüre de katkı sağlamaktadır.
- MakaleYalnız künye2023Deneyimsel Tüketim Bakış Açısıyla Kalite, Algılanan Değer, Tatmin ve Sadakat Zincirinin İncelenmesi: Üçüncü Dalga Kahve Tüketimi
Sevim, Nurdan; Hall, Elif Eroglu; Izmir, Onur
Kahve, dünya ekonomisinde ve bir tüketim ritüeli olarak birçok toplumda farklı değerler atfedilen tarımsal ve endüstriyel bir üründür. Kahve toplumlara göre değişen farklı tüketim tarzları ve anlamları olan adeta kültürel bir koddur. Ayrıca, kahve özellikle tropikal iklime sahip gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkeler için ise ticari bir kazanç fırsatıdır. Uzun zamandır ucuz ve kitle ürünü olarak tüketilen kahve, pazardaki değeri açısından değişime uğramakta ve üçüncü dalga kahveciler tarafından pahalı ve nitelikli bir ürün haline dönüştürülmektedir. Bu çalışmanın amacı, üçüncü dalga kahvecilik sektöründe tüketici davranışlarına yön veren kalite, algılanan değer, tatmin ve sadakat değişkenleri arasındaki ilişki zincirini deneyimsel bir bakış açısıyla incelemektir. Bu çalışma kapsamında, deneyimsel sadakatin oluşumunda etkili olan faktörler tespit edilmiş ve bu değişkenler arasındaki ilişki zinciri üçüncü dalga kahve işletmeciliğinde çok büyük önem arz eden deneyim perspektifiyle ele alınmıştır. İleri sürülen araştırma modeli, kolayda örnekleme yöntemiyle toplanan veriyle PLS-YEM kullanılarak test edilmiştir. Çalışmanın bulguları, deneyimsel kalite ve algılanan değerin, üçüncü dalga kahvecilere yönelik deneyimsel tatmin ve sadakatin yaratılmasında anlamlı etkilere sahip olduğuna işaret etmektedir. Birinci ve ikinci dalga kahve zincirlerinde kitle ürünü olarak ucuz fiyatlara satılan kahvenin bir mal-hizmet karması olarak temel faydaları ön plandayken, üçüncü dalga kahvecilerde nitelikli bir ürün haline getirilmesinde deneyim unsurunun öne çıktığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla, kahve sektöründe başarılı olunabilmesi ve kitle ürünü olan kahvenin nitelikli bir ürün haline getirilmesinde, deneyim unsurunun ön plana çıkarılması ve sunulan mal ile hizmetin yaratıcı yöntemlerle rakiplerden farklılaştırılması bu çalışmanın bulguları kapsamında üçüncü dalga kahve işletmecilerine önerilmektedir.
- MakaleAçık Erişim2023The Mediating Role of Perceived Value in the Influence of Online Consumer Reviews on Destination Brand Loyalty
Ödemiş, Murat
Information technologies are rapidly showing their effect in the tourism industry as well as in every field. Online platforms have become a significant channel where consumers frequently share their consumption experiences and take them into account in their destination preferences. If managed effectively by destinations, it can become an effective tool in shaping consumer perception and brand loyalty. According to this, it is aimed to detect whether perceived value (PV) has a mediating role in the influence of online consumer reviews (OCRs) on destination brand loyalty (DBL) in the research. The sample of the research comprises of 315 attendants who visit Istanbul for touristic purposes. Research data were collected with the survey data gathering tool. After testing the data obtained from the attendants in terms of normality, reliability and construct validity, the relationships between the variables were investigated by correlation analysis. In the last stage, the hypotheses of the research were tested with simple linear regression and hierarchical regression analysis. Consequently, the basis hypothesis (H4) of the research, "the mediating role of PV in the influence of OCRs on DBL" were accepted with full mediation influence, and also accepted other hypotheses of research (H1, H2 and H3).
- MakaleAçık Erişim2022Çalışanların Güven Davranışlarının İşlevsiz Davranışları Üzerindeki Etkisinde Yönetimin Olumlu Davranışının Aracı Rolü: Değer Kuramı Analizi
Durmuş, İbrahim
Değerler kuramının evrensel ilkelerinin yanında çalışanların organizasyon içerisindeki faaliyetlerinde; güven, olumlu davranış ve işlevsiz davranışlar bir bütün olarak araştırılabilir. Daha evvel gerçekleştirilen çalışmalarda organizasyonlarda çalışma arkadaşlarının birbirlerine olan güvenleri (TYC), işlevsiz davranışları (EDB) ve yönetimin çalışanlara olumlu davranışları (PBM) kavramları ayrı ayrı farklı alanlarda incelenmiştir. Araştırmada önceki çalışmalardan farklı olarak bu kavramlar bir bütün halinde farklı organizasyonlarda çalışanlara uygulanmıştır. Araştırma sonuçları çalışanların birbirlerine olan güvenlerinin işlevsiz davranışlarını pozitif ve anlamlı olarak etkilediğini göstermiştir. Çalışanların birbirlerine olan güvenleri yönetimlerinin çalışanlara karşı olumlu davranışlarını pozitif ve anlamlı olarak etkilemiştir. Yönetimin çalışanlarına karşı olumlu davranışları ise çalışanların işlevsiz davranışlarını pozitif ve anlamlı bir şekilde etkilemiştir. Araştırmada ayrıca çalışanların iş yerlerinde birbirlerine olan güvenlerinin işlevsiz davranışları üzerindeki etkisinde yönetimin çalışanlarına karşı olumlu davranışları tam aracı etkiye sahip olmuştur.
- MakaleAçık Erişim2022Akademisyenin iş anlamlılığı, kişiler arası güven ve örgütsel bağlılık ilişkisinin iş özellikleri kuramı kapsamında incelenmesi
Durmuş, İbrahim
Araştırmanın amacı iş özellikleri kuramı açısından akademisyenlerin faaliyetlerinde işlerinin anlamlılığına etki edebileceği düşünülen güven ve örgütsel bağlılık değişkenlerini bir model çerçevesinde ortaya koymaktadır. Günümüz üniversitelerde faaliyette bulunan akademisyenlerin çalışma arkadaşlarına karşı güven davranışları hem örgütsel bağlılıkları hem de işlerinin anlamlılığı üzerinde etkili olabilir. Bu açıdan araştırma Türkiye’de Doğu Karadeniz Bölgesinde farklı üniversitelerde faaliyette bulunan ayrı statülere sahip 406 akademisyen üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarında akademisyenlerin birbirlerine olan güven davranışlarının işlerinin anlamlılığı üzerinde pozitif ve anlamlı etkilerinin olduğu görülmüştür. Akademisyenlerin birbirlerine olan güven davranışlarının örgütsel bağlılıkları üzerinde de pozitif ve anlamlı etkileri olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca akademisyenlerin örgütsel bağlılıklarının da işlerinin anlamlılığı üzerinde pozitif ve anlamlı etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada akademisyenlerin birbirlerine olan güvenlerinin işlerinin anlamlılığı üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılıklarının tam aracı etkiye sahip olduğu sonucuna erişilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2022Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Girişimcilik Düzeylerinin ve Bu Düzeyleri Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi
Aslan, Ramazan; Göktekin, Zekiye; Yıldız, Eyyüp
Girişimcilik, istihdam yaratmanın merkezinde olması sebebiyle ekonomik büyüme sürecinin hayati bir unsurudur. Bu araştırmanın amacı, Sağlık Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin girişimcilik düzeylerinin ve bu düzeyleri etkileyen faktörlerin tespit edilmesidir. Araştırma, kesitsel tarama modelinde yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi (AYAY), Sağlık Yönetimi (SY) ve Hemşirelik (Hem) bölümlerinde öğrenim gören tüm öğrenciler oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında anket yöntemi kullanılmış, kolayda örnekleme yöntemi seçilmiştir. Araştırmaya 294 (%70,3)’ü kadın, 194 (%29,6)’ü erkek olmak üzere toplam 418 kişi katılmıştır. Verilerin analizinde non-parametrik testler kullanılmıştır. Kamu istihdamı düşük olan bölümlerdeki öğrencilerin girişimcilik düzeylerinin daha yüksek olduğu, cinsiyetler arasında fark olmadığı, il ve ilçe merkezinde yetişen bireylerin girişimcilik düzeylerinin kırsalda yetişenlere göre daha yüksek olduğu, çalışma deneyimi olan bireylerin girişimcilik düzeylerinin daha yüksek olduğu, okuduğu bölümü seven katılımcıların girişimcilik düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bu bulgular doğrultusunda girişimcilik düzeyi düşük olan öğrencilerin bu düzeylerini arttırmaya yönelik eğitimsel ve teşvik edici faaliyetler yapılması önerilmektedir.















