Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Baltaci, Cemalettin(27)
- Uzun, Sevda(27)
- Yildiz, Salih(25)
- Kulakaç, Nurşen(24)
- Ayaydin, Hasan(22)
- Yilmaz, Ozgur(20)
- Bostan, Sedat(19)
- Doğan, Kadir Caner(19)
- Kenek, Gökhan(19)
- Tosunoğlu, Büşra(19)
- Akyol, Hikmet(18)
- Akyürek, Suat(18)
- Can, İbrahim(18)
- Doğru, Bülent(18)
- Hayaloğlu, Pınar(18)
- Keyifli, Nazlı(18)
- Peker, İskender(18)
- Sipahi, Ferkan(18)
- Çalışır, Gülsüm(18)
- Avcı, İbrahim(17)
- Gücer, Mehmet Ali(17)
- Pala, Fahrettin(17)
- Türkkan, Tuğba(17)
- Ulutaşdemir, Nilgün(17)
- Yildiz, Emel(17)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(16)
- Cengiz, Ekrem(16)
- Demirağ, Hatice(16)
- Hintistan, Sevilay(16)
- Yeşilçayır, Celal(16)
- Akaryali, Enver(15)
- Kaygusuz, Abdullah(15)
- Merdan, Mehmet(15)
- Bayrakdaroğlu, Serdar(14)
- Demirbağ, Orkun(14)
- Evren, Savaş(14)
- Kahraman, Yakup(14)
- Yesilelebi, Gl(14)
- Yıldız, Barış(14)
- Ödemiş, Murat(14)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2023Ergenlik Dönemindeki Bireylerin Anaerobik Zirve Güç ve Kuvvet Düzeylerinin Farklı Değişkenler Bağlamında İncelenmesi
Temür, Hacı Bayram; Türker, Üstün
Bu çalışmayla, spor yapan ve yapmayan ergenlik döneminde olan bireylerin yatay ve dikey sıçrama, 20 m koşu zamanı ve el kavrama kuvveti ile birlikte, anaerobik zirve güç değerlerinin farklılık gösterip göstermediğinin belirlenebilmesinin yanı sıra anaerobik zirve güç değerlerinin söz konusu değişkenlerle ilişkisinin incelenmesi amaçlandı. Yaşları ortalaması 13,76 ± 1,45 yıl olan 70 gönüllü birey çalışmaya dâhil edildi. Bunların 39’unu sedanterler, 31’ini ise basketbol oynayanlar oluşturmaktadır. Çalışma grubunun spor yaşları ortalaması 2,56 ± 1,47 yıl olduğu görüldü. Tüm katılımcıların boy uzunlukları, vücut ağırlıkları, yatay ve dikey sıçrama mesafeleri, 20 m. koşu zamanları ile birlikte sağ ve sol el kavrama kuvvetleri belirlendi. Bunlarla birlikte, anaerobik zirve güç değerleri, Lewis formülü kullanılarak hesaplandı. Ölçümler sonunda elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarıldı. Bu verilerin istatistiksel analizlerinde, SPSS (26.0) paket programında ortalama puanlar, korelasyon, ve bağımsız örneklem t-Testi kullanıldı. Analizler sonucunda, basketbol eğitimi alanlar ile sedanter katılımcılar arasında, yaş, boy uzunluğu, vücut ağırlığı ve 20 m. koşu zamanı değişkenleri bakımından anlamlı farklığın olmadığı (p<0,05) belirlendi. Diğer taraftan dikey sıçrama, durarak uzun atlama, sağ ve sol el kavrama kuvvet değerlerinde ise spor yapanlar lehinde anlamlı farklılık olduğu (p<0,01) tespit edildi. Anaerobik zirve güç düzeyinin, çalışmaya dahil edilen 20 m. koşu zamanı dışındaki tüm değişkenlerle anlamlı ve pozitif yönlü ilişki gösterdiği saptandı. Sonuçta, basketbol antrenmanlarının kuvvet parametreleri üzerine olumlu etkisi olduğu söylenebilir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Rekreasyonel Egzersize Güdülenmenin Yaşam Doyumu Üzerindeki Rolü: Yükseköğretim Öğrencileri Örneği
Türker, Üstün
Bu araştırmanın amacı, rekreasyonel egzersize güdülenmenin yaşam doyumuna etkisinin belirlenmesi, aralarındaki ilişkinin ortaya konulması ve üniversite öğrencilerinin bazı demografik özelliklerine göre karşılaştırılmasıdır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama tekniği kullanıldı. Çalışmaya lisans düzeyinde öğrenimlerine devam eden toplam 1408 gönüllü öğrenci dahil edildi. Araştırmada Rogers (2000) tarafından geliştirilen Rekreasyonel Egzersize Güdülenme Ölçeği ile Diener ve arkadaşları (1985) tarafından geliştirilen Yaşam Doyumu Ölçeği kullanıldı. Verilerin analizinde SPSS (26.0) paket programı kullanılmış olup, analizlerde Basit Regresyon, Korelasyon, Bağımsız Örneklem T-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) yöntemleri uygulandı. Rekreasyonel egzersize güdülenmenin yaşam doyumunun %34,1 oranında yordayıcısı olduğu ve motivasyonel faktörler içerisinde en etkileyici güdülenme faktörünün sağlıklı yaşam (%47,4) düşüncesi olduğu sonucuna ulaşıldı (p<,000). Araştırmanın amaçlarına yönelik belirlenen cinsiyet, yaş, öğrenimin sürdürüldüğü alan ve sınıf düzeyi değişkenleri açısından genel bir betimleme yapıldığında ise; erkek bireylerin rekreasyonel egzersize güdülenme ve yaşam doyumu toplam puanlarında, bununla birlikte sağlık, rekabet, vücut ve dış görünüm, sosyal ve eğlence ile beceri gelişimi faktörlerinde kadınlara kıyasla daha yüksek sonuçlara ulaştığı ve cinsiyetin rekreasyonel egzersize güdülenmede ve yaşam doyumunda belirleyici bir faktör olduğu tespit edildi (p<,05). Yaş ve sınıf düzeylerinin rekreasyonel egzersize güdülenme yaşam doyumunda belirleyici bir faktör olmadığı (p>,05) ancak ileri yaş ve sınıf düzeyinde olanların daha yüksek değerlere ulaştığı görüldü. Öğrencilerin eğitim yaşantılarını sürdürdükleri akademik birim değişkenine göre spor bilimleri öğrencilerinin hem rekreasyonel egzersize güdülenmede ve buna bağlı faktörlerin büyük çoğunluğunda hem de yaşam doyumunda diğer alanlardaki öğrencilere göre istatistiksel olarak anlamlı fark oluşturduğu sonucuna ulaşıldı.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Determination of Future Trends of Sugar in Turkey Through Time Series Analysis
Merddan, Kurtuluş
This study aims to reveal the current status of sugar market in Turkey and to provide future predictions for sugar markets. Exponential Correction Method, one of the time series analyses, was used in determining future predictions. Secondary data for time series analysis were obtained from the Turkish Statistical Institute (TURKSTAT), the websites or databases of the Turkish Sugar Factories Joint Stock Company (TŞFAŞ). Within this context, five-year future predictions regarding sugar markets were developed for beet cultivation area, amount of processed beet, number of sugar beet producers, production amount and yield values, sugar production and consumption, export and import amounts. According to the findings of the study, it is predicted that sugar beet cultivation areas, the amount of processed beet and sugar beet production will increase, the number of sugar beet producers and yield will decrease, and the production, consumption, import and export amount of sugar will increase in the next five years (2022-2027). Predictions regarding the supply-demand balance in sugar suggest that the balance will shift towards supply, and that this shift will stem from an increase in exports, not from an increase in production, and that foreign-source dependency for sugar will increase. Reduction of input costs, elimination of irregularities in prices through various factors, improvement of support to increase the competition of Turkseker with private companies, and minimization of the quota application in sugar beet should be ensured to reduce foreign-source dependency in sugar production.
- MakaleAçık Erişim2023Muhammad Imara and Philosophy of Reason
Shatlh, Adel Eldesoky Abdelhannan
Mohamed Imara, an Egyptian researcher and philosopher, explores the relationship between reason and revelation in his research, presenting a unique perspective that refutes the alleged contradiction between the two. Imara emphasizes that revelation itself calls for a believing reason. He highlights that the term "reason" and its various synonyms have been mentioned in the Quran, indicating the significance of reason in Islam. He believes that reason is a fundamental tool for understanding and interpreting religious texts. Furthermore, Imara sheds light on the role of believing reason in comprehending and applying texts across different eras. He believes that a believing mind can effectively employ texts in accordance with the present time, place, and circumstances while adhering to the core values and principles governing those texts. Moreover, Imara cites the opinions and writings of numerous scholars throughout history, such as Ibn Taymiyyah, Ibn Rushd, and Muhammad Abduh, to affirm the importance of rationality in Islam. These scholars have extensively examined the relationship between reason and revelation and emphasized the role of reason in Islamic thought. In summary, Mohamed Imara provides a detailed vision on his research regarding the relationship between reason and revelation. He highlights the central role of a believing intellect in the process of understanding and applying religious texts and the value of reason in Islamic thought. Using the perspectives of scholars from different eras, he confirms that the relationship between reason and revelation is harmonious and can be used in a way that is compatible with the fundamental principles of Islam.
- MakaleAçık Erişim2023Toplumsal Cinsiyetçi Roller ve Ataerkil Söylem: Ian McEwan’ın Yabancı Kucak (The Comfort of Strangers) Romanı
Doğan, Çağlayan
Ian McEwan İngiliz çağdaş yazınında birçok farklı konuda kaleme aldığı romanlarıyla öne çıkan bir yazardır. Eserlerinde toplumsal sorunlara, kadın erkek ilişkilerine, psikolojik olgulara, çevresel meselelere sıklıkla temas eden yazar, İngiliz Milletler Topluluğu ülkeleri için en prestijli ödüllerden olan Man Booker sahibidir. Yazarın eserleri birçok dile çevrilmiştir. Ayrıca feminizm ve kadın hareketleri ile ilgili karşıt görüşler ortaya koyan eserde sert bir ataerkillik vurgulanmaktadır. Yazar birçok eserinde benzer konuları kurgulayarak kadın ve erkeğin çağdaş toplumdaki pozisyonlarını irdeler ve sorgular. Yazarın böylelikle geçmişin toplumsal konularını ve sorunlarını bugünün bağlamında okurlarıyla buluşturduğu ve söz konusu olguları şiddet sarmalı içerisine soktuğu görülmektedir. Bu çalışmaya konu olan yazarın Yabancı Kucak isimli romanı genel olarak adı belli olmayan bir şehirde iki İngiliz turistin başından geçen ilginç olayları resmetmektedir. Colin ve Mary adındaki çift yemek yiyecek bir yer ararken karşılaştıkları bir adamla tanışmalarından sonra bir dizi esrarengiz ve olumsuz olay yaşar. Yabancı Kucak genel olarak toplumsal sorunlar, ataerkillik, kadın erkek ilişkileri, psikolojik sapkınlıklar ve şiddet temsilleri gibi temaları barındıran bir romandır. Bu bağlamda, McEvan’ın söz konusu eseri birçok farklı temayı içermesinin yanı sıra, bunların birbirleriyle olan iç içe geçmiş ilişkilerini de ortaya koymaktadır. Bu çalışmada yazarın Yabancı Kucak isimli romanı toplumsal cinsiyetçi roller ve ataerkilliğin temsili bakımından incelenecektir.
- MakaleAçık Erişim2023Çevreyi Korumaya Yönelik Bireysel Tercihleri Araştırma: Binomial Lojistik Regresyon
Kocağ, Esra Karapınar
Dünya genelinde çevresel bozulma, halk ve politika yapıcılar arasında her ülke için artan bir endişe kaynağıdır. Ekonomik büyüme ve doğal çevredeki bozulma arasındaki ilişki ilgili literatürde geniş bir şekilde tartışılmaktadır. Kuznets (1955) tarafından gelir artışı ve gelir eşitsizliği arasındaki U şeklinde bir ilişkiyi temsil etmesi için önerilen Kuznets Eğrisi, daha sonra araştırmacılar tarafından gelir artışı ve çevre kirliliği arasındaki ilişkiyi incelemek için de kullanılmıştır. Zamanla bu yaklaşım Çevresel Kuznets Eğrisi (EKC) olarak adlandırılıp geniş bir literatür tarafından incelenmiştir. EKC hipotezine yönelik makro yaklaşımlar büyük ölçüde tartışılırken, mikro ekonomik yaklaşımlar oldukça azdır. Bu makale, bu bağlamda, çevresel tercihler hakkında bireysel bir bakış açısı oluşturmayı amaçlamaktadır. Çevresel bir gösterge olarak ekonomik büyümeden ziyade çevrenin korunmasına yönelik bireysel önceliği kullanarak, bu tercihi etkileyen bireysel faktörler incelenmiştir. Literatürdeki sınırlı çalışmalar göz önünde bulundurulduğunda, bu çalışma, 1995-2020 dönemi için yüzden fazla ülkeden bireysel gözlemlerden yararlanması bakımından bireylerin çevresel tercihlerini açıklayan öncü girişimlerdendir. Lojistic regresyon yaklaşımından elde edilen bulgular, EKC hipotezini destekleyecek bireysel düzeyde net bir kanıt olmadığını göstermektedir. Buna karşın elde edilen bulgular, sürdürülebilir bir toplum için çok önemli olan çevreci tercihlerin daha iyi anlaşılması için faydalı bilgiler sağlamaktadır. Politika önerileri kapsamında, kadınların güçlendirilmesinin, eğitimin ve iş fırsatlarının bir toplumda sürdürülebilir yeşil bir gelecek için yararlı araçlar olabileceği önerilebilir.
AtıfOpenAlex1
İncele - Derleme MakaleAçık Erişim2023Bilim kurgu sinemasında dünya dışı yaşam tasvirleri
Demir, Sertac Timur; Çınar, Mehmet Ali
Dünya hâlâ çözülmemiş sayısız gizemle doludur. Bu durum insanın bitmek bilmeyen merak ve araştırma tutkusunun da özüdür. Elbette bu gizemler yalnızca dünyaya değil; Dünya dışına da dairdir. Bunun sonucu olarak insan yüzünü özellikle varılmamış uzaklara ve keşfedilmemiş uzaya çevirmektedir. İnsanlık tarihi boyunca hep merak konusu olan atmosfer ötesinin gizemi, bilim kurgu sinemasının odağındadır. Gelinen tarihsel dönemeç itibarıyla bilim kurgu sinemasının Dünya dışına dair tasvirleri yapımcının kolektif zihninde oluşan fanteziler bütünü olmaktan çıkarak gitgide bilimsel çalışmaların projeksiyonuna dönüşmektedir. Başka bir deyişle, bilim kurgu düşsel alana bilimsel bir misyon yüklerken; bilimi de sınırları müphem bir ilerlemeye tabi tutmaktadır. Sinemanın Dünya dışı yaşamla ilgili tasvirleri ütopik veya hayali olmaktan çıkmakta ve hızla bilimsel değer kazanmaktadır. Bu çalışmada bilim kurgu sineması bir gelecek projektörü olarak görülmekte ve filmler bu yaklaşımla analiz edilmektedir. Filmlerdeki tasvirlerin sinemada ve bugünün dünyasında nasıl karşılık bulduğu ve geleceğin hangi olasılıklar taşıdığı soruları bu çalışmanın temel çerçevesidir. Bu amaçla makalede analize konu bilim kurgu filmleri zaman, mekân ve teknoloji bağlamlarıyla ele alınmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2023Türk basınında çerçeveleme mücadelesi: amasra maden kazası haberlerinin çerçeveleme analizi
Yetkiner, Beyler; Güran, Mehmet Salih; Özarslan, Hüseyin
15 Ekim 2022 tarihinde, Bartın ilinin Amasra ilçesinde Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessese Müdürlüğü'ne bağlı kömür madeninde grizu patlaması oldu, sonrasında göçük ve yangın meydana geldi. Yaşanan maden kazasında yeraltında bulunan 110 madenciden 42’si hayatını kaybetti. Basında önce “kaza” “facia”, “patlama” kelimeleriyle kurulan haber öyküleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın arama kurtarma faaliyetlerini incelemek üzere gittiği Bartın’da “Kader planına inandığımız için bunun ne dünü bugünü ne de yarını olmayacaktır bunlar her zaman olacaktır. Bunu da bilmemiz lazım.” şeklindeki açıklamasından sonra yön değiştirdi. Medya ve siyaset sahnesinde kader ve şehitlik tartışması başladı ve yeni bir kutuplaşma yaşandı. Kutuplaşmanın bir tarafında siyasi aktörlerin sponsorluğunda “şehit”, “kader” gibi kültür ve din referanslı çerçeveler diğer tarafta ise “ihmal/tedbirsizlik, cinayet/katliam” gibi sorumluluk atıflarının hakim olduğu çerçevelerle inşa edilmiş haberler ortaya çıktı. Bu araştırma yaygın medyanın haber söylemini ve siyasi aktörlerin söylemlerini izleyerek çerçeveleme kuramının toplumsal-siyasi süreçlerin analizinde ne ölçüde pratik bir araç olduğunu anlamayı ve ayrıca Türk medyasında maden kazasıyla ilgili haberlerdeki çerçeveleme tercihlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çerçeveleme teorisi, siyasi aktörlerin ve medya aktörlerinin söylemlerinin, ortaya çıkış sürecinden başlayarak, birbirleriyle çatışmaları, izlerkitle çerçeveleriyle etkileşimleri, zaman içindeki dönüşümleri ve sosyal kültürel-politik arka planlarını da göz önünde bulundurularak analiz edilmesinde yararlı bir yöntem oluşturmaktadır. Bu bağlamda Birgün, Karar, Sabah, Sözcü, Yeni Akit, Yeni Şafak gazetelerinde Amasra Maden Kazasıyla ilgili yayımlanan toplam 276 haber çerçeve analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda Sabah, Yeni Şafak ve Yeni Akit gazetelerinin “şehit”, “kader”, “devlet görev başında” çerçeveleriyle; Sözcü, Karar, Birgün gazetelerinin ise “cinayet/katliam”, “ihmal/tedbirsizlik”, “kader söylemine tepki” çerçeveleriyle kaza haberlerini çerçevelediği bulunmuştur. Gazetelerin en çok tercih ettiği tür çerçevesi ise insani ilgi çerçevesi olmuştur.
AtıfOpenAlex2
İncele - Derleme MakaleAçık Erişim2023Jerry fodor's theory of the language of thought as a communicational and mental process
Doğan, Neva
The concepts of thought, language and communication are concepts that are connected and interact with each other in ways that cannot be explained without reference to each other. Considering that communication begins with oneself, subject to a mental process, it is possible to say that it cannot be done separately from the act of thinking and independently of language. It is obvious that thinking, which we call human communication with oneself, affects how we use language, and the way we use language affects our perception of the world. Jerry Fodor, an American cognitive scientist and language philosopher, proposed the Language of Thought Theory, which states that before people communicate, they speak in a language that he calls computational/mathematical. Explaining this in terms of input and output to the processor, as in artificial intelligence, Fodor argues that the human mind works in the same way. The computational mental processes that Fodor defends are completely rejected by Searle on the grounds that they are completely unconscious. Since understanding Fodor and his arguments requires an understanding of his predecessor Chomsky, this study first explains Chomsky's hypotheses about language production. Then, by relating Fodor's discourses on language and thought to linguist Wittgenstein and philosopher of mind Searl, the relevance of the communicative process to consciousness, language and thought is discussed.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Kişilerarası iletişimde emoji kullanımı: whatsapp örneğinde bir inceleme
Çalışır, Gülsüm; Taştan, Seval
İnsanlığın varoluşuna kadar uzanan iletişim kavramı, insanların temel ihtiyaçları ile paralel bir gerekliliktir. Bu gereklilikle insanlar birbirleri ile sözlü veya sözsüz biçimde etkileşim içindedir. Bu etkileşim literatürde “kişilerarası iletişim” olarak adlandırılmaktadır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yeni iletişim ortamları olarak sosyal medya uygulamaları ortaya çıkmıştır. Geçmişte yüz yüze gerçekleşen kişilerarası iletişim, sosyal medya ortamlarına taşınmıştır. Yer ve zaman sınırlaması olmayan ve kolay erişim imkânı sunan uygulamalardan biri Whatsapp olarak görülmektedir. Whatsapp, sözsüz iletişimin bileşenleri olan yüz ve beden hareketleri, bedensel temas, mekân kullanımı ve araçları ile benzerlik gösteren emojiler ile kişilere etkili bir iletişim ortamı sunmaktadır. Çalışmada Whatsapp üzerinde bulunan emojilerin kullanımının kişilerin günlük hayatta kurdukları yüz yüze iletişimde yararlandıkları jest ve mimikler, bedensel temas gibi unsurlar ile tutarlı bir şekilde kullanıp kullanmadıklarını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Yöntem olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniğinin katılımcıların zihninde yer alan özel ve saklı bilgileri ortaya çıkarma gücünden yararlanılmıştır. Çalışmanın örneklemi, Whatsapp kullanan 18 yaşından büyük olan 25 kullanıcı ile sınırlandırılmıştır. Çalışmanın sonucunda elde edilen bilgilere göre Whatsapp uygulamasında gerçekleştirilen kişilerarası iletişimde kullanılan emojilerin etkili bir iletişime katkı sağladığı; kısaca emojilerin önemi ortaya çıkmıştır. Günlük hayatta kurulan kişilerarası iletişimde yararlanılan sözsüz iletişim unsurlarının Whatsapp üzerinde de emojiler ile desteklendiği bilgisine ulaşılmıştır.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Using whatsapp in organizational communication: a research for call center employees
Kızıloğlu, Şadiye Kotanlı
The aim of this study is to reveal why and for what needs call center employees prefer WhatsApp, one of the messaging applications, and to examine what these preferences are in the context of organizational communication. In this study, the usage practices of the WhatsApp application within the framework of intra-organizational communication are questioned and the importance of WhatsApp, which is a communication channel, for call center employees is tried to be revealed. In the study, semi-structured interviews were conducted with 53 call center employees working in two different call centers in Erzurum. The obtained data were coded with Maxoda 2022 program and analyzed by descriptive analysis method. As a result of the analysis, 3 main themes emerged as the communicative value of WhatsApp, its value in terms of work-related processes, and its value in terms of socialization in the business environment. As a result of the study, findings have been obtained that WhatsApp is used as an important communication tool in meeting the needs such as instant and fast communication, organization and planning, information and communication, chat and entertainment, and data sharing. .In the study, these findings are discussed in the context of organizational communication, the purpose of WhatsApp among employees has been opened to discussion.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Bilinmeyen Bir Divan Şairi ‘Adlî ve Gazelleri
Tılfarlıoğlu, Musa
XVI. yüzyıl Osmanlı Devleti’nin siyaset, ekonomi ve bilim alanında zirveyi yaşadığı dönemdir. Devletin her alanda güçlü olması kültür ve sanat alanında da kendini göstermiş, divan edebiyatı bu yüzyılda en parlak dönemini yaşamıştır. Bu dönemde gelişimini tamamlayan divan şiirinde çok sayıda şair yetişmiş ve bu şairler daha önce örnek aldıkları Fars edebiyatı sahasında yetişmiş sanatçıların eserlerine denk eserler vermiştir. XVI. yüzyılda yetişen şairler tarafından işlenen klasik Türk edebiyatının estetik ve ahenk açısından kusursuz sayılabilecek bir seviyeye ulaştığı söylenebilir. Klasik Türk edebiyatının gelişimine katkıda bulunan bu şairlerin çoğunun adı, edebiyat tarihimiz için en önemli kaynaklar arasında olan tezkirelerde geçmektedir. Klasik Türk edebiyatı geleneği içerisinde eser vermesine rağmen tezkirelerde adı geçmeyen bazı şairlere ve eserlerine şiir mecmualarında rastlamak mümkündür. Farklı asırlarda veya aynı asırda yaşamış şairlere ait manzumeleri içerisinde barındıran şiir mecmuaları; klasik Türk edebiyatı ve Türk halk edebiyatına ait manzumeleri bir arada bulundurması sebebiyle de ayrı bir önem arz etmektedir. Son dönemlerde şiir mecmuaları üzerinde yapılan bilimsel çalışmalar neticesinde kaynaklarda adı geçmeyen çok sayıda şair ve bunların eserlerinin bilim âlemine kazandırılması mecmuaların klasik Türk edebiyatı açısından ne kadar önemli olduğunu kanıtlar niteliktedir. Çalışmamızın konusunu oluşturan eser; İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi “Nekty 10002” numarada kayıtlı 46 varaktan müteşekkil mecmuadır. Mecmua içerisinde Taci-zâde Cafer Çelebi, İbn Kemâl, Hayreti, İshâk Çelebi, Hayâlî, Sultân Mustafa, Adlî, İbrahim, Necâtî Bey, Ahmed Paşa gibi XV-XVI. yüzyıla ait sanatçıların manzumeleri bulunmaktadır. Bu sanatçılardan Adlî’nin mecmua içerisinde “Karaverye” adında bir şehrengizi ve altı gazeli yer almaktadır. Çalışmamızda XVI. yüzyıl şairleri arasında yer alan ancak tezkirelerde adı geçmeyen Adlî hakkında bilgi verilip daha sonra şairin altı gazeli şekil, üslup, muhteva açısından incelenip transkripsiyonlu metni verilecektir.
- MakaleAçık Erişim2023Siber Güvenlik Açısından Savaş Yönetim Sistemleri ve Türkiye
Gürdal, Elif
Ulusal güvenliğin bir parçası olarak kabul gören siber güvenlik konsepti bu çalışmada devletlerin kendi başlarının çaresine bakma (self-help) yaklaşımıyla yorumlanmaktadır. Özellikle askerî birimlerde kullanılan Savaş Yönetim Sistemleri (SYS) gibi dijital yeniliklerden kaynaklı saldırı kaynağı, yeri, türü gibi belirsizlik arz eden siber savaş ortamına karşı devletler garanti siber güvenlik tedbirleri almaya yönelecektir. Çalışmada amaç siber güvenliğin ulusal güvenlikteki payının büyüdükçe devletlerin kendi başının çaresine bakma eğiliminin arttığını vurgulamaktır. Ayrıca siber güvenlik; mühendislik anlayışı bakımından değil, uluslararası ilişkilerdeki güç unsuru bakımından ele alınmıştır. Bunun için çalışma askerî teçhizatların yerli üretilme konusunu ve siber güvenliğini analiz etmeye çalışmaktadır. Çalışmanın teorik dayanağı savunmacı realist yaklaşımdır. Bu açıdan yapısalcı bir yaklaşım üzerinden askerî dijital yeniliklerin yeri oturtulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın inceleme alanı Türkiye’deki SYS’dir. Türk menşeili savunma sanayi şirketleri ve Savunma Bakanlığı verileri üzerinden bir çalışma yapılmıştır. Ayrıca uluslararası enstitü indeksleri ile siber veri indekslerinden yararlanılmış ve bu alandaki önemli kurumlarla iletişim kurulmuştur. Sonuç olarak, Türkiye üzerinden yapılan bu çalışmada siber güvenlik ulusal güvenlikle özdeşleştirilmiştir. Siber güvenlik endişeleri Türk askerî dijital sistemlerinin millî üretimler olması gerekliliğinde bir etken olmuştur. Siber güvenliğin ulusal güvenlikteki rolü büyüdükçe devletlerin kendi başının çaresine bakma eğilimi artmaktadır. Ayrıca Türkiye’nin savunma sanayinde yerli üretimlere yöneldiği ancak bunu saldırgan eğilimle değil savunmacı bir perspektifle uyumlu olarak yaptığı görülmüştür.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Kadın istihdamı ve sektörel büyüme arasındaki ilişki: E-7 ülkelerinde erkek istihdamı ile karşılaştırmalı bir analiz
Zuhal, Mustafa
Kadın istihdamı, ekonomik kalkınmaya ve büyümeye önemli katkılar sunmaktadır. Ancak küreselleşme süreci başta olmak üzere ülkelere özgü sosyo-ekonomik faktörler gibi birçok etken kadınların işgücüne katılımını ve istihdamını önemli ölçüde etkilemektedir. Bu etkiler özellikle gelişmekte olan ülkelerde daha belirgin hale gelmektedir. Bu açıdan bu ülkelerde kadın istihdamı ve sektörel büyüme arasındaki ilişkinin incelenmesi, kadın istihdamının ekonomik katkılarının vurgulanması açısından özel önem taşımaktadır. Bu çalışmada E-7 ülkelerinde kadın istihdamının sektörel büyümeye olan etkilerinin erkek istihdamı ile karşılaştırmalı olarak ele alınması amaçlanmaktadır. Çalışmada E-7 ülkelerine ait 1991-2019 yıllarına ait yıllık veri seti kullanılarak, erkek istihdamı ile karşılaştırmalı olarak eşbütünleşme ve nedensellik analizi yapılmıştır. Analizler sonucunda, tarım, sanayi ve hizmetler sektörü ve kadın istihdamı arasında eşbütünleşmenin olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda ülkelere özgü katsayılara bakıldığında, ilişkinin yönünün ve boyutunun farklılaştığı görülmüştür. Ayrıca nedensellik analizinde, kadın istihdamı ile tarım ve hizmetler sektöründe çift yönlü nedensellik bulunurken, sanayi sektöründe herhangi bir nedensellik bulunamamıştır. Kadın istihdamı ve sektörel katma değerler arasındaki ilişkinin kısa ve uzun dönemde farklılaştığı görülmekte ve uygulanacak istihdam politikalarının bu durumu göz önünde bulundurması gerekmektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Investigation of the relationship of cognitive performance, visual reaction time and agility parameters on football players
Kıyıcı, Fatih; Demir, Okan
The research aims to examine the relationship between cognitive performance, visual reaction time and agility parameters on football players. Twenty- five football players with an average age of 18-20 years (18.16 ± 0.68), who have been active for at least five years and who are in the Turkish U19 Super League participated in the study from the Turkish U19 Super League participated. Body composition (BODPOD), agility (Illinois test), visual reaction time (Witty Sem Microgate) and cognitive performance (Stroop Test) of the football players were measured. SPSS v23 was used in the analysis of the data and the significance level was taken as p<0.05. The relationship between normally distributed data was examined with the Pearson Correlation Coefficient. According to the analysis of the data a significant positive correlation was found between cognitive performance and visual reaction time on football players. When the relationship between cognitive performance and agility parameter was examined, no significant relationship was found between the two concepts. There was a significant correlation and a negative correlation between visual reaction time and agility parameters. As a result, when height, body mass index and body fat ratio values increase on football players, visual reaction time increases and performance decreases. Likewise, when the body fat ratio increases, agility time increases and performance decreases.
AtıfOpenAlex5TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Toplumsal cinsiyet rollerini tersinden anlamlandırmak: Babalık ve erkeklik rolünün reklamlar üzerinden analizi
Doğan, Neva; Karaman, Esra Dudu
Toplumsal cinsiyet çalışmalarının yalnızca kadınlara odaklanması, erkeklik kavramının toplumun tüm unsurları tarafından (medya, aile, okul vb.) biçimlendirilen, inşa edilen ve yeniden üretilen bir alanda olduğu gerçeğini çoğunlukla gizlemektedir. Oysaki modernist söylem içerisinde anlamın zıtlıklar içinde kurulduğu düşünüldüğünde erkekliğin ne olduğunun kadınların ne olmadığı üzerinden belirlendiği söylenebilir. Bu nedenle kadınlık rolleri tanımlanırken erkekliğe ilişkin de örtük tanımlamalar yapılmaktadır. Toplumsal anlamın inşa edilmesinde başat bir öneme sahip olan medya metinleri de toplumsal anlamı inşa ederken erkeklik kavramına sıkça başvurmaktadır. Bu çalışmada erkeklik ve erkekliğin tanımlanmasında temel bir role sahip olan babalık kavramı, içinde baba ve koca rolünün olduğu reklamlar temel alınarak medya metinlerinde bu figürlerin aile içi rolü, işlenen mesajın etkinliğine ilişkin teknik veriler ve babalık kimliğinin öne çıkarıldığı ürün türü bağlamında ortaya konulmaktadır.
AtıfOpenAlex3TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Kariyer Yönelimlerine Yenilikçi Yaklaşımlar: Twitch Kreatörlüğü
Denizli, Umut; Demirbag, Kubra Simsek
İletişim medyasının büyümesi ve ucuzlaması, dijital içerik üreticilerin her zamankinden daha fazla küresel üne sahip olmasını sağlamıştır. COVID-19 pandemisinin başlangıcından bu yana dünya çapında yaşanan ekonomik daralmanın neden olduğu işten çıkarmalar, işsizlik ve iş güvencesizliği de bireyleri alternatif kariyer yolları aramaya itmiş ve canlı yayın platformlarında dijital içerik üretimini daha da cazip hale getirmiştir. Biz de bu çalışmada, çevrim içi dijital içerik üreticileri olan kreatörlere (yayıncılara) odaklanıyoruz ve dünyanın en popüler ve başarılı çevrim içi canlı yayın platformları arasında bulunan Twitch’i tam zamanlı bir gelir kaynağı haline dönüştürmüş olan ve önde gelen üç Türk kreatörün bireysel markalaşma stratejilerini, duygusal emek performanslarını ve birer girişimci olarak inovatif katkılarını ortaya koyuyoruz. Twitch kreatörlüğünü, kariyer yönelimlerine yeni bir yaklaşım olarak sunduğumuz bu makalede, kreatörlerin kanallarının tematik doküman analizine, kendi içlerinde ve karşılaştırmalı durum analizlerine yer veriyoruz. Çalışma, kariyerlerini bu yönde geliştiren yayıncıların profesyonel bir çalışma hayatına ve azımsanmayacak miktarda gelire sahip olduklarını göstermiştir. Bu durum, yeni kariyer yolu arayışındaki bireyler için oldukça cezbedici görünmektedir.
- MakaleAçık Erişim2023Sürücülerin Tünel İşletim ve Güvenliği Algısı Üzerine Bir Araştırma
Aydin, Metin Mutlu; Çoruh, Emine; Koçhan, Burak
Tüneller, sürücülerin karşılaştıkları arazi kaynaklı engelleri konforlu, güvenli ve kısa sürede aşabilmelerine olanak sağlayan karayolu sanat yapılarından birisidir. Özellikle dağlık arazilerin yaygın olarak bulunduğu ülkelerdeki trafiğin kesintisiz bir şekilde hareket etmesini sağlamaktadır. Tüneller, arazi kaynaklı engelleri çok kısa mesafe ve sürede aşarak, araçların olumsuz çevresel etkilerden (çığ, kaya düşmesi vb.) korunmasını sağlamaktadır. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de gün geçtikçe yollarda yer alan tünellerin sayısında belirgin bir artış görülmektedir. Tünellerin sayısı arttıkça bu tür yol kesimlerinde, efektif tünel işletimi ve güvenliği daha da önemli hale gelmektedir. Dağlık arazi koşullarının oldukça yaygın olduğu Türkiye gibi ülkelerde şehiriçi ve şehirler arası yollarda kesintisiz, konforlu ve güvenli ulaşımı sağlamak amacıyla yol güzergâhlarında tünellerin kullanımı sın yıllarda oldukça sık karşımıza çıkmaya başlamıştır. Sayısı gün geçtikçe artan tünellerde, teknolojik gelişmelere bağlı olarak farklı özellikteki tünel uygulamaları ve işletim özellikleri görülmektedir. Bu kapsamda, Türkiye’de yıllara göre teknolojik değişimlere ve yatırım bütçelerine bağlı olarak farklı işletim ve yönetim özelliklerine sahip işletmeye alınmıştır. Bu nedenle ülke genlindeki şehiriçi ve şehirler arası yollarda inşa yılına, yatırım bütçesine ve teknolojik altyapı olanaklarına bağlı olarak farklı yapısal ve işletim özelliklerine sahip tüneller görmek mümkündür. Bu çalışma kapsamında tünellerde pilot güzergâh olarak seçilen Gümüşhane-Trabzon arasındaki tünellerin işletim ve güvenlik özellikleri, sürücülerin bakış açısından irdelenmiştir. Yapılan anket çalışması ile Gümüşhane ve Trabzon illeri arasındaki tünelleri kullanan sürücülerin tüneller hakkındaki düşünceleri ve tünellerdeki sürüş davranışları anket çalışması ve farklı olası kaza senaryoları altında incelenmiştir. Analiz sonucunda ankete katılan sürücülerin karakteristik özelliklerinin tünel güvenliğini arttırmada çok önemli katkılar sağladığı belirlenmiştir. Özellikle planlama esnasında öngörülemeyen fakat sürücüler açısından önemli olan eksikliklerin tespit edilerek detaylı olarak irdelenebileceği istatistiksel sonuçlar ile tespit edilmiştir. Çalışma sonucu elde edilen bulgular ile tünel inşa ve işletmesinde iyi bir bilgi birikimine sahip olan ülkemizin, bu konuda Dünya’da daha iyi bir noktada olması hususunda katkı sağlanmaya çalışılmıştır.
AtıfTR Dizin1
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2023Dizel Motorlarda Dimetil Eter Kullanımının CO Emisyonuna Etkisi Üzerine Bir Derleme Çalışması
Sezer, İsmet
Bu çalışma, dizel motorlarda dimetil eter (DME)’in saf veya yakıt katkısı olarak kullanımı üzerine yapılmış çeşitli çalışmaların sonuçlarından yararlanılarak derlenmiştir. Dizel motorlarda zararlı egzoz emisyonlarını azaltmanın birkaç yöntemi vardır. Bunlardan ilki motor tasarımında ve yakıt enjeksiyon sisteminde modifikasyonlar yaparak yanmanın iyileştirilmesidir, ancak bu pahalı ve zaman alıcı bir yöntemdir. İkinci yöntem ise katalitik konvektör ve partikül fitresi gibi donanımlar kullanmaktır, ancak bu donanımlar motor performansını olumsuz yönde etkiler. Hem egzoz emisyonlarını azaltmak hem de motor performansını artırmak için uygulanan son yöntem çeşitli alternatif yakıtların veya yakıt katkılarının kullanılmasıdır. Dizel motorlardaki en önemli emisyonlar azot oksitler (NOx) ve partikül maddelerdir (PM). Çoğu araştırmacı emisyonları azaltmanın en iyi yolunun doğalgaz, biyogaz, biyodizel gibi alternatif yakıtların veya konvansiyonel veya alternatif yakıtlarla birlikte çeşitli yakıt katkılarının kullanılması olduğunu bildirmektedir. Bu nedenle, alternatif yakıtlar ve yakıt katkıları üzerine yapılan çalışmaların sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi pratik uygulamalar için oldukça önemlidir. Bu çalışma, dimetil eterin dizel motorlarda yakıt veya yakıt katkısı olarak kullanılmasının karbon monoksit (CO) emisyonları üzerindeki etkilerinin incelenmesine odaklanmıştır.
- MakaleAçık Erişim2023On Darboux Frames of Indicatrices of Spacelike Salkowski Curve with Spacelike Binormal in E13
Mazlum, Sümeyye Gür; Aksan, Birkan
The aim of this study is to examine Darboux frames and some other geometric properties (geodesic curvatures, geodesic torsions, normal curvatures, Darboux derivative formulas, Darboux vectors, angles, etc.) of the spherical indicatrices on Lorentzian unit sphere S_1^2 and hyperbolic unit sphere H_0^2 of the spacelike Salkowski curve with spacelike binormal in Lorentzian 3-space E_1^3. In this context, new and interesting results have been obtained for this curve. Thus, relationships between the newly obtained curvatures and torsions and the curvature and torsion of the original curve are given. Moreover, the matrix relationship between the Darboux and Frenet frames of these indicatrices is shown. Finally, the Darboux vectors belong to the Darboux frames and the Darboux vectors belong to the Frenet frames of these curves are compared.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele

















