Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Baltaci, Cemalettin(27)
- Uzun, Sevda(27)
- Yildiz, Salih(25)
- Kulakaç, Nurşen(24)
- Ayaydin, Hasan(22)
- Yilmaz, Ozgur(20)
- Bostan, Sedat(19)
- Doğan, Kadir Caner(19)
- Kenek, Gökhan(19)
- Tosunoğlu, Büşra(19)
- Akyol, Hikmet(18)
- Akyürek, Suat(18)
- Can, İbrahim(18)
- Doğru, Bülent(18)
- Hayaloğlu, Pınar(18)
- Keyifli, Nazlı(18)
- Peker, İskender(18)
- Sipahi, Ferkan(18)
- Çalışır, Gülsüm(18)
- Avcı, İbrahim(17)
- Gücer, Mehmet Ali(17)
- Pala, Fahrettin(17)
- Türkkan, Tuğba(17)
- Ulutaşdemir, Nilgün(17)
- Yildiz, Emel(17)
- Akyüz, Ahmet Mutlu(16)
- Cengiz, Ekrem(16)
- Demirağ, Hatice(16)
- Hintistan, Sevilay(16)
- Yeşilçayır, Celal(16)
- Akaryali, Enver(15)
- Kaygusuz, Abdullah(15)
- Merdan, Mehmet(15)
- Bayrakdaroğlu, Serdar(14)
- Demirbağ, Orkun(14)
- Evren, Savaş(14)
- Kahraman, Yakup(14)
- Yesilelebi, Gl(14)
- Yıldız, Barış(14)
- Ödemiş, Murat(14)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2025Turist rehberliğinde uzmanlaşma eğitimi: karadeniz bölgesi’nde mesleki gelişim ve bölgesel uzmanlık üzerine analitik bir çalışma
Akdu, Uğur
Turist rehberliği mesleğinde uzmanlaşma, günümüz bilgi çağının beraberinde getirdiği yoğun rekabet koşullarında rehberlerin farklı alanlardaki donanımlarını zenginleştirerek gerek ziyaretçiler gerekse işletmeler açısından tercih edilebilirliğini artırma noktasında önemli olan bir konudur. Ziyaretçilerin kaliteli hizmet deneyimi yaşamalarında kilit rol üstelenen turist rehberlerinin yaşam boyu öğrenme yaklaşımıyla kişisel gelişimlerine önem vermesi artık bir gereksinimden ziyade zorunluluk haline gelmiştir. Turizm anlayışının hızla değiştiği ve bu doğrultuda tüketici istek ve beklentilerinin farklılaştığı, turistik ürün çeşitliliğinin arttığı bir dönemde meslekte profesyonelleşmeyi ifade eden uzmanlaşma kavramı daha fazla önemsenmeye başlanmıştır. Rehberlik mesleğinde profesyonelliğin ve teknik donanımın devamlılığının sağlanmasında yardımcı olan bir mekanizma olarak nitelendirilebilen uzmanlaşma eğitimi Türkiye’de Turist Rehberleri Odaları Birliği (TUREB) veya birliğin uygun görüşüyle turist rehberi odaları tarafından verilmektedir. Uzman turist rehberi yetiştirmek amacıyla verilen bu eğitimler Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın gözetimi ve denetiminde gerçekleşmektedir. Doğası, tarihi ve kültürel değerleri ile oldukça zengin olan Karadeniz bölgesinde faaliyet gösteren Trabzon Bölgesel Turist Rehberleri Odası (TRO) tarafından bölgeye yönelik uzmanlaşma eğitimleri yerine genellikle bilgilendirme gezileri yapıldığı dikkat çekmektedir. Bu çalışmada başarılı bir turist rehberi olmak için uzmanlaşma eğitimlerinin gerekliliğinin önemine dikkat çekmek, gerçekleştirilen uzmanlık eğitimlerini verimlilik ve nitelik açısından tartışmak, devamında ise uzmanlaşma eğitimlerini daha etkili hale getirmek için öneriler sunulması amaçlanmıştır. Çalışmanın bir diğer amacı da uzmanlaşma konularının çeşitlendirilmesinin önemine özellikle zengin değerlere sahip bir bölge olan Karadeniz bölgesi özelinde uzmanlaşma eğitimlerinin ve çeşitlendirilmesinin önemine dikkat çekmektir. Bu çalışma keşifsel nitelikte olup nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ve görüşme tekniği kullanılarak veriler toplanmıştır. Katılımcıların farklı rehber odalarına kayıtlı olması, farklı eğitim-öğretim basamaklarında rehberlik eğitim almış olması ve Karadeniz Bölgesi’nde tur yöneten eylemli turist rehberleri olmasına özen gösterilmiştir. Araştırma sonucunda rehberlerin aldıkları eğitimleri tek başına yeterli bulmadıkları, rehberlerin bireysel gelişimle desteklemesi gerektiğini vurgulamıştır. Daha önce katıldıkları uzmanlaşma eğitimlerini ücret, eğitici yeterliliği ve süre açısından yeterli bulmakla birlikte arttırılması gerektiğini düşünmektedirler. Katılımcılar Türkiye geneli için Doğu ve Güney Doğu Anadolu illeri ile kuş gözlemciliği, bölgelerin fauna ve florası gibi özel ilgi alanlarında, Karadeniz Bölgesi için başta Bölgenin iklimi, coğrafyası, kültürü, fauna ve florası, yürüyüş rotaları, yaylacılık gibi konularda uzmanlaşma eğitimlerinin planlanması gerektiğini önermişlerdir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Türk milliyetçiliğinde aşınan sınırlar: seküler mi dinsel mi?
Bozkurt, Hasan
Bu makale, Türk milliyetçiliğinin seküler mi yoksa dini mi olduğu konusunda süregelen tartışmayı incelemektedir. Modern Türk milliyetçiliğinin evriminin izini sürmekte ve bu ikiliği 21. yüzyıl Türkiye'si perspektifinden analiz etmektedir. Çalışma, bu ikiliğin devam edip etmediğini, nasıl evrildiğini araştırmakta ve seküler ve dinsel milliyetçilik arasındaki sınırların aşınmakta olduğunu savunmaktadır. Çalışma, önde gelen Türk milliyetçi entelektüellerinin bakış açılarını, yorumlarının zaman içinde nasıl değiştiğini göz önünde bulundurarak karşılaştırmakta ve değerlendirmektedir. Ayrıca, modern bir millet ile kadim bir millet ya da modern bir milliyetçilik ile daha eski köklere sahip olduğunu iddia eden bir milliyetçilik arasındaki ayrışma ya da salınım tespit edilecektir. Hem teorik hem de pratik, hem seküler hem de daha dindar milliyetçilik algı ve anlayışlarının bu ikili okuması, söz konusu ikiliğin aşınmaya başladığını ve sekülerliğin daha çok cumhuriyet ve cumhuriyetçilik tarafından, dindarlığın ise daha çok kültür ve gelenek tarafından ifade edildiği veya şekillendirildiği yeni bir forma doğru ilerlediğini göstermektedir. Kutupların birbirine yaklaştığı bu yeni form, milliyetçiliğin çağa ve coğrafyaya göre şekillenme ve uyum sağlama kabiliyetiyle birlikte ele alınacaktır. Çalışma, hakim milliyetçilik teorilerini eleştirmekte ve bu tartışmaların gelecekteki yörüngesine ilişkin öngörülerle sonuçlanmaktadır. Bu çalışma çeşitli siyasi ve kültürel bağlamları kapsamakla birlikte, temel seküler-dinsel ikilemine odaklanmaya devam etmektedir. Makalede literatür taraması ve karşılaştırmalı analiz yöntemleri kullanılacaktır.
- MakaleAçık Erişim2025Analysis of efficent markets hypothesis in share market with long memory models
Karaaslan, İbrahim; Yılmaz, Safure Günbay
The COVID-19 pandemic has precipitated significant alterations not only in global lifestyles and daily routines but also in investment behaviors. This study aims to test the validity of the efficient markets hypothesis in the indices in Borsa Istanbul during the COVID-19 pandemic and the period when the pandemic effects on the country's economies and individuals continued. The study involves analyzing the stationarity of the return series for these equity indexes using both traditional unit root tests (ADF and PP) and those considering structural breaks (Zivot Andrews). Furthermore, the presence of the EMH was examined through the application of long memory models, employing methods such as Geweke and Porter-Hudak, Modified Log-Periodogram, and Robinson Gaussian Semi-Parametric. The findings reveal that the returns of BIST100, BIST50, BIST30, and BISTTUM indexes are non-stationary, do not exhibit mean reversion following shocks, and lack long memory characteristics. These results suggest that investors' attempts to predict price movements of these indexes may be misleading, indicating that only weak-form efficiency could be argued for these indexes.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2025Evaluation of effectiveness of municipalities in black sea region with data envelopment analysis
Bolayır, Banu; Yegin, Şahin Murat
This study aims to measure to what extent 18 municipalities in the Black Sea Region are effective compared to each other. The Data Envelopment Analysis (DEA) method was employed to measure the effectiveness of municipalities in comparison to each other. To calculate effectiveness values, the input-oriented CCR and BCC models from DEA models, as well as the input-oriented dual CCR models for ineffective municipalities were established based on the CCR model results. In the present study, input variables were determined as goods and services procurement expenses, personnel expenses, and capital expenses, while output variables were determined as enterprise and property revenues, tax revenues, and other revenues. The LINDO 6.1 software program was used in the solution of the models. According to the solutions of CCR and BCC models, the municipalities of Bartın, Bayburt, Bolu, Çorum, Düzce, Karabük, Kastamonu, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Tokat, and Trabzon are fully effective, while Amasya, Artvin, Giresun, Gümüshane, and Zonguldak are not. According to the solutions of dual CCR models, the municipalities of Bartın, Bolu, Çorum, Düzce, Karabük, Ordu, Samsun, Sinop, Tokat, and Trabzon are fully effective, while Amasya, Artvin, Bayburt, Giresun, Gümüşhane, Kastamonu, Rize, and Zonguldak are not. Moreover, the dual CCR model results suggested new input values for the ineffective municipalities to achieve effectiveness.
- MakaleAçık Erişim2025FARKLI FORMLARDAKİ KUDRET NARI (Momordica charantia L.) MEYVELERİNİN ANTİOKSİDAN VE ANTİMİKROBİYAL ÖZELLİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI
Ilter, Seyda Merve; Sagdic, Osman; Ekici, Lütfiye; Dedebas, Tugba
Bu çalışmada kudret narının (Momordica charantia L) farklı formlarının (ham ve olgun kudret narı, zeytinyağlı karışımı ile ticari toz formu) antioksidan ve antimikrobiyal özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada üç farklı çözücüyle (su, metanol ve etanol) ekstrakte edilen örneklerin toplam fenolik madde miktarı (, DPPH serbest radikal süpürücü madde miktarı ve toplam antioksidan miktarı belirlenmiştir. Olgun, ham, zeytinyağlı ve toz kudret narı örneklerinin su, etanol ve metanol ekstraktlarının toplam fenolik madde miktarları sırasıyla 245,43-453,77; 26,83-475,18 ve 22,14-695,49 mg GAE/L aralığında belirlenmiştir. En düşük toplam fenolik madde miktarı 22,14 mg GAE/L ile toz kudret narının metanolik ekstraktlarında belirlenirken en yüksek fenolik madde miktarı ise 695,49 mg GAE/L ile olgun kudret narının metanolik ekstraktlarında tespit edilmiştir. Olgun kudret narının su, etanol ve metanol ekstraktlarının tümü Aeromonas hydrophila, Bacillus subtilis ve Escherichia coli O157:H7`karşı etkili olduğu görülmüştür. Bununla birlikte Listeria. Monocytogenes karşı zeytin yağlı kudret narının su ve etanol ile ekstraktlarının diğer formlarına göre antimikrobiyal aktivite gösterdiği saptanmıştır. Çalışmada elde edilen verilere göre insan sağlığı üzerine olumlu etkileri nedeni ile piyasada bulunan farklı kudret narı formlarının biyoaktivite içeriklerine ışık tutabileceği düşünülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Investigation of Response of Embedded Pipe in Two-Layered Soil Subjected to Near-Fault and Far-Fault Earthquakes
Öztürk, Kaşif Furkan
The behavior of pipelines during earthquakes depends on many factors such as fault movements, soil types, pipe material properties and connection details. On the other hand, damages in pipeline systems can also be seen due to relatively high peak ground acceleration values caused by wave propagation effects, or liquefaction, surface rupture that may be triggered by earthquakes. In this context, in the scope of the study, the effects of soil-structure interaction phenomenon as well as near-fault and far-fault earthquake effects on the behaviors of the pipe system have been investigated using the developed two-dimensional finite element model. Modal analyses of soil-pipe interaction system have been made for the different soil conditions and dominant mode frequencies of interaction system have been compared with dominant site frequencies obtained using a well-known approach. In addition, parametric analyses have been performed in the time domain using different soil systems and earthquake loadings. The changes in the behaviors of the pipe system have been comparatively examined for different soil conditions and earthquake loadings considered. The obtained results importantly draw attention to the fact that the responses of the pipe system may vary depending on the soil-pipe interaction, near-fault and far-fault earthquake loadings.
- MakaleAçık Erişim2025Exploring the Antioxidant and Neuroprotective Potential of Muscari armeniacum: Phenolic Profiling and Enzyme Inhibition
Topal, Fevzi; Menevseoglu, Ahmed; Topal, Meryem; Yilmaz, Firat
This study aimed to investigate the antioxidant and enzyme inhibitory properties of Muscari armeniacum, a plant native to Türkiye, which is known for its bioactive compound content. Ethanol extracts of Muscari armeniacum were prepared and analyzed using a variety of bioanalytical methods to assess its potential health-promoting properties. The antioxidant capacity was evaluated through Fe³⁺-Fe²⁺ reduction capacity, CUPRAC, DPPH, and ABTS radical scavenging activities. Additionally, the total phenolic and flavonoid contents of the extracts were determined, as these compounds are critical indicators of antioxidant potential. The antioxidant activity of Muscari armeniacum was compared with five standard antioxidants commonly used for benchmarking: BHA, α-tocopherol, BHT, trolox, and ascorbic acid. The extract demonstrated a high flavonoid content (23.24 µg QE/mg extract) and a significant amount of phenolics (14.38 µg GAE/mg extract), with the flavonoid content being particularly noteworthy. In addition to its antioxidant properties, the enzymatic activity assays revealed that the extract significantly inhibited acetylcholinesterase (AChE) and butyrylcholinesterase (BChE) enzymes, which are associated with neurodegenerative diseases such as Alzheimer’s. The IC₅₀ values were determined to be 54.14 mg/mL (R² = 0.9695) for AChE and 58.73 mg/mL (R² = 0.9609) for BChE, indicating moderate enzyme inhibition. These results suggest that Muscari armeniacum could serve as a valuable source of bioactive compounds with significant antioxidant and enzyme inhibitory activities. Its potential applications in the treatment of oxidative stress-related diseases and neurodegenerative disorders make it a promising candidate for further pharmacological studies. This research underscores the importance of exploring native plants for their medicinal and therapeutic potential, contributing to the development of alternative treatments for challenging health conditions.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Geleneksel Çocuk Oyunlarının Öğretim Süreciyle Bütünleştirilmesi: Sınıf Öğretmeni Adaylarına Yönelik Bir İnceleme
Akçay, Ahmet Oğuz; Bozan, Mehmet Arif; Semercioglu, Muhammed Serhat
Eğitimin amacı sadece akademik veya bilişsel becerilerin gelişmesi değil, aynı zamanda kültür aktarımıdır. Kültür aktarımında en önemli araçlardan birinin geleneksel çocuk oyunları olduğu söylenebilir. Çünkü geleneksel çocuk oyunları ait olduğu toplumun değerlerini, yaşam tarzlarını, o topluma ait ögeleri içinde barındırır. Bu çalışma, sınıf öğretmenliği adaylarının geleneksel çocuk oyunlarının öğretimdeki potansiyeline yönelik farkındalıklarını ve bu oyunları derslerine dâhil etme yaklaşımlarını incelemeyi hedeflemektedir. Araştırmada öncelikle öğretmen adaylarından geleneksel çocuk oyunlarının sürece dâhil edildikleri ders planlarının hazırlanması talep edilmiştir. Daha sonra öğretmen adaylarıyla sürece yönelik görüşmeler yapılmıştır. Bu doğrultuda araştırmanın yöntemi durum çalışması olarak belirlenmiştir. Araştırmanın katılımcıları belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Bu kapsamda ölçüt öğretmen adaylarının geleneksel çocuk oyunları dersini almalarıdır. Belirlenen ölçüt kapsamında çalışmada 57 sınıf öğretmeni adayı yer almaktadır. Veri toplama aracı olarak ders planı formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Ders planlarından elde edilen veriler doküman analiziyle, görüşmelerden elde edilen veriler ise betimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Yapılan analiz sonucunda bulgular öğretmen adaylarının oluşturdukları ders planları ve öğretmen adayları görüşleri olarak iki başlık altında incelenmiştir. Araştırmada sonuç olarak öğretmen adaylarının geleneksel çocuk oyunlarını hayat bilgisi, Türkçe ve matematik derslerinin öğretim süreçleriyle bütünleştirmeyi tercih ettikleri, bunu yaparken de sadece akademik becerilere değil aynı zamanda beceri ve değer eğitimini hedef aldıkları sonucuna ulaşılmıştır.
- MakaleYalnız künye2025Effect of Chromium Addition on ZA40 Alloy Fabricated by Powder Metallurgy Method
Aydin, Kemal
The aim of this study is to develop and investigate the properties of chromium powder-reinforced metal-metal composites using powder metallurgy methods with a ZA40 alloy matrix. To analyze the effect of varying chromium particle amounts on ZA40-Cr composites, samples with chromium weight percentages of 5%, 10%, and 15% were produced. To ensure uniform distribution of chromium particles, the matrix and composite powders were mixed in ball mills for five hours. These powders were then hot-pressed under an argon gas atmosphere at 500°C and 500 MPa pressure for two hours to form the samples. The samples were evaluated by determining the microstructure, hardness, density, and tensile properties of the ZA40-Cr metal-metal composites with varying chromium content. Porosity and relative density results revealed that increasing Cr content increased porosity while reducing relative density. Hardness measurements showed that the sample with 10% Cr addition exhibited the highest hardness value (182 Brinell). However, increased porosity in the 15% Cr sample caused a decline in hardness. Tensile strength tests indicated that the sample with 10% Cr addition achieved the highest strength (240 MPa). The results demonstrated that the reinforcement of the ZA40 matrix with Cr particles at specific ratios enhanced the mechanical performance, but that excessive Cr content adversely affected the properties due to increased porosity. The optimum Cr content was determined to be 10%, providing the best mechanical properties. This study highlights the potential of ZA40-Cr composites as cost-effective and high-performance materials for engineering applications.
- MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ4Mescitli Formasyonu’na (Gümüşhane, Türkiye) ait kumtaşlarının endüstriyel hammadde olarak kullanım potansiyelinin incelenmesi
Aliyazıcıoğlu, Şener; Dağ, Serhat; Zeybek, Halil İbrahim; Çavuşoğlu, İbrahim; Gücer, Mehmet Ali; Sipahi, Ferkan; Dokuz, Abdurrahman
Doğal zenginliklerin ortaya çıkarılması ve yöresel kayaçların ekonomiye kazandırılarak endüstriyel kullanım alanlarının belirlenmesi günümüzde büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, Gümüşhane’deki Mescitli Formasyonu kumtaşlarının endüstriyel hammadde olarak kullanım potansiyeli araştırılmıştır. Kumtaşları başlıca monokristalin ve polikristalin kuvars, feldispat, volkanik ve tortul kayaç parçaları, opak mineral, kil matriks ve az oranda bağlayıcı karbonat/silis minerali içermektedir. Grovak (psammit) olarak sınıflandırılan kumtaşlarının kimyasal ayrışma indeksi (CIA) parametresine göre alterasyondan çok fazla etkilenmediği belirlenmiştir. Jeoteknik özellikler açısından, ortalama kuru yoğunluk 2.48 gr/cm3, doygun yoğunluk 2.54 gr/cm3, gözeneklilik %6.63 boşluk oranı %7.11, ultrasonik P-dalga hızı 4793 m/sn, tek eksenli basınç dayanımı 103.09 MPa ve dolaylı çekme dayanımı 5,86 MPa olarak belirlenmiştir. Donma-çözünme deneyi ile don kaybı %1.19 olarak belirlenmiş, 600-800ºC sıcaklıklara kadar ısıtılan kumtaşı numunelerinde ortalama 9.8 gr ve 17.9 gr kütle kaybı gözlenmiştir. Aynı sıcaklık koşullarında kumtaşlarının dayanımının sıra ile %7.64 ve %15.17 oranında azaldığı görülmüştür. Hücre Sitotoksisite analizlerinde toksik etkiye rastlanmamıştır. Sonuçlar, kumtaşlarının günlenmeye maruz kalacak alanlarda kullanım için uygun olmadığı, bina içyapı ve dekoratif amaçlı kaplamalarda kullanılabileceğini göstermiştir. Sıcaklık dayanımı ve hücre sitotoksisite analizleri ise kumtaşlarının ızgara taşı olarak kullanılabileceğini ortaya koymuştur.
- MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ4Süperakışkanlaştırıcı katkılı çimentolu macun dolgularda sensör tabanlı hidratasyon ve su davranışı izlemesi
Çavuşoğlu, İbrahim
Bu çalışma, süperakışkanlaştırıcı katkı maddesinin çimentolu macun dolgu (ÇMD) üzerindeki etkilerini sensör destekli izleme teknikleriyle değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Deneysel çalışmada, polikarboksilat esaslı yüksek performanslı süperakışkanlaştırıcı (YPSA) katkı, %1, %3,5 ve %6 oranlarında kullanılarak hazırlanan ÇMD numunelerinde hidratasyon, su içeriği, negatif boşluk suyu basıncı ve basınç dayanımı gelişimi incelenmiştir. İzleme testlerinde, katkısız kontrol numunesi ile %6 katkı içeren numuneye odaklanılmış ve zamana bağlı değişimler detaylı olarak değerlendirilmiştir. Sonuçlar, YPSA katkısının su/çimento (s/ç) oranını azaltarak daha yoğun bir mikroyapı oluşumuna katkıda bulunduğunu; bu sayede elektriksel iletkenlik, hacimsel su içeriği ve negatif boşluk suyu basıncı üzerinde belirgin etkiler yarattığını göstermiştir. Özellikle %6 katkı oranı, erken ve geç yaş dayanımlarında anlamlı artış sağlamış; üretim döngüsünü hızlandırma ve yeraltı madenciliğinde verimliliği artırma potansiyeli sunmuştur. Elde edilen bulgular, YPSA katkısının yalnızca işlenebilirliği değil, aynı zamanda hidratasyon sürecini ve mekanik performansı iyileştirerek sürdürülebilir dolgu uygulamaları açısından önemli avantajlar sağladığını ortaya koymaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Producing Geographical Indication Products from the Farmers' Perspective: Kelkit Dry Beans
Adanacioglu, Hakan; Doğan, Nilgün
A locally sourced, high-quality food supply is seen as both viable and desirable. Geographical indications (GIs) help consumers identify products linked to specific regions, creating intellectual property rights that strengthen rural economies and support sustainable agriculture. Despite this potential, adoption among smallholders remains limited, and its effectiveness depends heavily on farmers’ experiences, perceptions, and motivations. This study examines the production and marketing of GI products from the perspective of farmers, focusing on Kelkit Dry Beans, a geographically indicated product in Türkiye. Primary data were collected in 2021 through face-to-face interviews with 100 dry bean farmers in the Kelkit, Şiran, and Köse districts of Gümüşhane province—50 using GI-registered seeds and 50 not. Findings indicate that farmers adopting GI production expected higher prices based on quality improvements but were unable to achieve these outcomes. Access to alternative markets did not improve, and buyer-related problems persisted. Compared to non-GI farmers, those producing GI beans attached greater importance to factors such as easier marketing, higher expected prices, financial support from unions, and the assurance of long-term demand from contract buyers. Nevertheless, their largely negative experiences - particularly unmet price expectations and limited market access—undermine confidence in GI production and discourage wider adoption. In conclusion, while GIs offer opportunities for rural development, competitiveness, and sustainability, their broader adoption requires addressing farmers’ concerns regarding profitability, reliable markets, and institutional support. Without such improvements, the potential benefits of GIs are unlikely to be fully realized.
- MakaleYalnız künye2025Çekte Rehin Cirosu ve Meşru Hamil Sorunu: Yargıtay’ın Yaklaşımı Üzerine Eleştirel Bir İnceleme
Canözü, Salih
Bu çalışma, çekte rehin cirosunun hukuken geçerliliğini, teminat fonksiyonunu ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2022/6746 sayılı kararını eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmektedir. Çekte rehin cirosunun Türk Ticaret Kanunu’nda açıkça düzenlenmemiş olması ve Yargıtay’ın bu tür ciroları geçersiz sayan içtihatları, özellikle çeki teminat aracı olarak kullanan banka ve tacirler açısından önemli sorunlar doğurmaktadır. Çeklerin fiilen kredi aracı olarak kullanıldığı dikkate alındığında, rehin cirosunu mutlak olarak geçersiz kabul eden yaklaşımların ticari hayatın ihtiyaçlarıyla uyumsuz olduğu görülmektedir. Bu bağlamda, gizli rehin cirosu ile çeki devralanın meşru hamil sıfatı bakımından doğurduğu hukuki sonuçlar, cirantanın sorumluluğu ve inançlı temlik cirosu ile kıyaslamalar ele alınarak, rehin cirosuna imkân veren açık yasal düzenlemelerin gerekliliği vurgulanmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Gümüşhane İli Aile Sağlığı Merkezlerine Başvuran Bireylerin Fonksiyonel Besinlere Karşı Tutumları
Burnaz, Nesibe Arslan; Kartal, Fatma Tayhan; Aykut, Memnune Kabakuş
Amaç: Bu çalışmada, aile sağlığı merkezlerine başvuran bireylerin fonksiyonel besin kullanımının, fonksiyonel besinler hakkındaki tutumlarının ve kullanım sıklığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bireylerin demografik özellikleri, beslenme alışkanlıkları, fonksiyonel besinlere yönelik farkındalıkları ve tüketimlerini değerlendiren bir anket yüz yüze görüşme yöntemiyle yapıldı. Fonksiyonel Gıdalara Yönelik Tutum Ölçeği ile bireylerin fonksiyonel besinlere yönelik algısı ölçüldü. Bireylerin beden kütle indeksleri, vücut ağırlığı ve boy uzunluğu kullanılarak hesaplandı. Bulgular: Katılımcıların %39,7’si fonksiyonel besin tanımını daha önce duyduğunu, %82,3’ü de fonksiyonel besin tükettiğini bildirmiştir. Fonksiyonel besinlerin sağlık üzerinde etkili olduğuna inanan katılımcıların, bu besinleri daha faydalı ve gerekli bulmakta ve aynı zamanda bu konuda bilgi edinmeye daha isteklidirler (p<0,05). Ayrıca fonksiyonel besinlere yönelik tutum lisans ve lisansüstü eğitim düzeyine sahip olanlarda ilköğretim ve lise mezunlarına göre anlamlı olarak daha yüksektir (p<0,05). Sarımsak, nar, üzüm çekirdeği, yeşil çay, zencefil, çörekotu ve tam tahıllı ürünler bireylerin çoğu tarafından fonksiyonel besin olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte C vitamini ve D vitamini gibi besin takviyeleri de fonksiyonel besin olmamasına rağmen çoğu birey tarafından fonksiyonel besin olarak tanımlanmaktadır. Sonuç: Bulduğumuz sonuçlar, aile sağlığı merkezine başvuran bireylerin büyük çoğunluğunun fonksiyonel besin tüketim alışkanlığına sahip olduğunu, eğitim düzeyi ve fonksiyonel besinlere ilişkin sağlık yararlarının fonksiyonel besinlere yönelik tutum ve kabullenme üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. Ayrıca, bulgular, fonksiyonel besinlerin ve bu besinlerin sağlık üzerindeki yararlarının farkındalığını ve tüketimini teşvik etmek için destekleyici bir ortam oluşturma açısından kamu ve özel sektöre bilgi sağlayabilir.
- MakaleAçık Erişim2025Investigation of Microbial and Physicochemical Quality of Hamsiköy Rice Pudding: A Comparative Study on Baked and Non-Baked Samples
Yilmaz, Firat; Ordu, Gülsüm
The study examines the microbial and physicochemical properties of Hamsiköy rice pudding, comparing non-baked and baked samples. Microbiological analyses revealed notably higher counts of total aerobic mesophilic bacteria (TAMB), psychrophilic bacteria, and lactic acid bacteria (LAB) in non-baked samples, with TAMB and LAB reaching 5.69 log cfu/g and 6.06 log cfu/g, respectively. Conversely, the baking process led to a decline in microbial load, as evidenced by the lower counts observed in the baked samples. additionally, chemical analyses revealed that the baked samples exhibited higher dry matter, fat, and protein content compared to the non-baked samples. Additionally, the cooked rice pudding samples had lower L* values, indicating a* darker colour. Despite some variations, the chemical properties observed in this study are generally consistent with those reported in previous studies. The study concludes that the baking process enhances the microbiological and physicochemical quality of Hamsiköy rice pudding, thus making it a a product with enhanced safety and quality. Hydroxymethylfurfural (HMF), an indicator of heat treatment, was analyzed as well and was found to be higher in baked samples. Colour parameters (L*, a*, b*) revealed darker appearance in baked samples, aligning with consumer expectations for traditional Hamsiköy rice pudding.
- MakaleAçık Erişim2025Kur’an Kursu Öğreticilerinin Eğitim ve Çocuk Kavramlarına İlişkin Metaforik Algıları
Birinci, Ali
Metafor, yalnızca dilin süsleyici bir unsuru olmanın ötesinde, bireylerin dünyayı ve kendi deneyimlerini kavramsallaştırmalarına olanak tanıyan temel bilişsel bir şemadır. Bir kavramın başka bir kavram üzerinden tanımlanmasını sağlayan metaforlar, insan zihninin işleyişinde merkezi bir rol oynamakta; dil, düşünce ve söylemin yapısal temellerini anlamada önemli ipuçları sunmaktadır. Bu doğrultuda, bireylerin eğitim sürecine ilişkin algılarını ve değerlendirmelerini yansıtan metaforik ifadelerin, eğitim ve çocuk kavramlarının çok yönlü biçimde tanımlanmasına ve anlaşılmasına katkı sağlayabileceği öngörülmektedir. Kur’an kursu öğreticilerinin eğitim ve çocuk kavramlarına yönelik algılarının metaforlar yoluyla incelenmesini amaçlayan bu çalışma, nitel araştırma modeli kapsamında fenomenoloji (olgu bilim) deseninde tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2024-2025 öğretim yılında Trabzon ilinde görev yapan Kur’an kursu öğreticileri oluşmaktadır. Gönüllülük, cinsiyet ve Kur’an kursu türleri kriterleri dikkate alınarak çalışma grubu, amaçlı örnekleme tekniği ile seçilmiştir. Bu çalışmada belirlenen metaforların, katılımcıların eğitim perspektiflerinin ve öğretim yaklaşımlarının daha somut bir şekilde anlaşılmasını sağlaması ve böylece ilgili literatüre mütevazı bir katkıda bulunması beklenmektedir.
- MakaleAçık Erişim2025“Bir Sahiplenme Hikâyesi” Belgeseli Üzerinden Kenan Yavuz Etnografya Müzesi’ndeki Bellek Kurgusuna Kuramsal Bir Yaklaşım
Besgen, Asu; Sürdem, Sule Sınem
Müze ve bellek arasındaki ilişki; geçmişin hatırlanması, temsil edilmesi ve yeniden anlamlandırılmasına dayalı dinamik bir etkileşimden oluşmaktadır. Bu bağlamda müzeler; yalnızca sergileme alanları değil, aynı zamanda geçmiş, şimdi ve gelecek arasındaki kesişim noktalarıdır. Müzeler, geçmişe dair kolektif belleği inşa ve temsil eden mekânlar olarak birey ve toplum arasında köprüler kurmaktadır. Kenan Yavuz Etnografya Müzesi, 2013 yılında Bayburt'un Demirözü ilçesine bağlı, eski adıyla 'Loru' ve bugünkü adıyla Beşpınar Köyü'nde kurulan bir müzedir. Müze, kırsal yaşamın unutulmaya yüz tutmuş yönlerini hatırlatma ve yeniden canlandırma çabasıyla öne çıkmaktadır. Kurulduğu günden itibaren sergi, konser, broşür, ödül, kitap ve belgesel gibi belgeleme ve tanıtım ürünleri üzerinden varlığını sürdürmeye devam etmektedir. Çalışmada amaç; Kenan Yavuz Etnografya Müzesi’nde kurgulanan, inşa edilen, temsil edilen belleğin kuramsal olarak neye karşılık geldiğini ortaya koymaktır. Bu bağlamda çalışma; müze, bellek ve mekân arasındaki ilişkiyi ele alarak yeni kuramsal açılımlar sunmayı hedeflemektedir. Çalışma kapsamında “Bir Sahiplenme Hikâyesi (Pınar Kılıç, 2022)” belgeseli, müzede sunulan belleğin içeriğini analiz etmek için ana kaynak olarak ele alınmaktadır. Belgeselin sunmuş olduğu verilerden hareketle, çalışmada kuram oluşturma yöntemi –tümevarıma dayalı bir yaklaşımla özgün kavramsal çerçeveler oluşturmayı mümkün kıldığı için- temel alınmaktadır. Bu yöntem çerçevesinde, belgeselde yer alan ifadelerin kavramlaştırılmasıyla müzenin bellek kurgusuna dair bir model geliştirilmektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Ombudsmanlık Kurumu Bağlamında Karşılaştırmalı Ülke İncelemeleri: Bahreyn, Bangladeş, Macaristan ve Ürdün Örnekleri
Doğan, Kadir Caner
Ombudsman, kamusal şikayet kurumu olarak bir devlette halktan kamu yönetimi sorunlarına dair başvuru alan ve çözen yapıdır. Ombudsman, dünyada ilk defa 18. Yüzyılda İsveç’te ortaya çıkmıştır. Temel özellikleri arasında; demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını güçlendirmesi bulunmaktadır. Günümüzde neredeyse dünyadaki tüm devletlerde uygulanmaktadır. Ombudsman dünyanın farklı kıtalarında ve devletlerinde demokrasi kültürü ve kalitesine göre çeşitli düzeylerde icra edilmektedir. Liberal demokrasinin küresel arenada baskın olduğu bir çağda ombudsman da bu değerlerle bütünleşmektedir. Demokrasinin ve siyasal liberalizmin en büyük sembollerinden biri de ombudsman olarak görülmektedir. Hak arama kurumu olarak ombudsman, bulunduğu devlette adaleti de tesis eden mekanizmalardan biridir. Bu çalışmada, Avrupa ve Asya kıtalarından Bahreyn, Bangladeş, Macaristan ve Ürdün devletlerinin ombudsman teşkilatları incelenmiştir. Bu devletlerin seçilmesinin nedeni ise uzun yüzyıllar boyunca demokrasi tecrübesinden uzak ya da engellenmiş bölgelerde ve toplumlarda ombudsmanın uygulanabilirliğine dair bazı çıkarımlarda bulunmaktır. Bu şekilde değişik coğrafi bölge ve çeşitli kültürlere sahip devletlerde ombudsman tecrübesi analiz edilmiştir. Çalışmanın yöntemi nitel analiz bağlamında literatür taramadır. Çalışmanın sonuçlarına göre dört devlet ombudsmanı arasında Macaristan, Bangladeş, Bahreyn ve Ürdün, kalkınma ortamı bağlamında etkinlik ve performans açısından sıralanabilir. Macaristan, Avrupa demokrasisinin kalbinde yer alan bir devlet olarak daha güçlü adalet ve hakkaniyet geleneklerine sahiptir. Bangladeş, Hindistan coğrafyasında uzun yıllardır merkezi bir krallığın bulunmaması nedeniyle özerklik açısından diğer iki devlete göre daha avantajlıdır. Bahreyn ve Ürdün, Orta Doğu Arap devletleri olarak uzun yıllar İngiliz kontrolü ve yönetimi altında kalmışlardır. Ürdün yüzölçümü ve nüfus bakımından daha büyüktür ve daha fazla etnik gruba sahiptir. Bu nedenle Bahreyn'de adaleti tesis etmek daha kolay olabilir.
- MakaleAçık Erişim2025Profesyonel Doğal Vücut Geliştiricilerinden Diyafram Kalınlığının 1RM Kuvvetine Etkisi
Yılmaz, Coşkun; Kavuran, Korhan; Çelikel, Baha Engin; Soylu, Hakan Hüseyin; Demir, Alper; Sezer, Süreyya Yonca
Profesyonel doğal vücut geliştirmeciler üzerinde yapılan çalışmalarda farklı antrenman yüklerinin performans üzerindeki olumlu etkileri iyi bilinmesine rağmen, diyafram kas kalınlığının 1RM kuvvetini nasıl etkilendiği belirsizdir. Çalışmanın amacı, diyafram kas kalınlığının profesyonel doğal vücut geliştiricilerde tek tekrar maksimal kuvveti (1RM) ile ilişkisinin incelenmesidir. Çalışmaya ulusal ve uluslararası yarışmalara katılmış aktif spor yapan 15 profesyonel doğal vücut geliştirici dâhil edilmiştir. Deneklerden solunum fonksiyon testleri, 1RM ve diyafram kas kalınlık ölçümleri alınmıştır. Elde edilen verilerin analizleri SPSS 25 istatistik paket programı ile hesaplanmıştır. Çalışmada 1RM değeri ile FVC, FEV1 ve PEFmax parametreleri ile pozitif anlamlı yüksek ilişki olduğu tespit edildi. FEV1/FVC oranı ile negatif düşük düzeyde bir ilişki tespit edildi. 1RM ile dinlenme, ekspirasyon ve inspirasyon evrelerinde diyafram kas kalınlığı ile pozitif orta düzeyde bir ilişki tespit edildi. Sonuç olarak, bu çalışma, diyafram kas kalınlığının vücut geliştirme antrenmanlarında 1RM performansı ile ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle, diyafram kasının sadece solunumu destekleyen bir kas olarak değil, aynı zamanda intra-abdominal basıncı optimize ederek güç üretimine katkı sağlayan bir kas olarak da değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Factors Affecting Psychological Resilience and Coping Experiences of Cancer Patients: A Phenomenological Study
Uzun, Sevda; Bayrak, Nurten Gülsüm
Objective: The aim of this study was to evaluate the factors affecting psychological resilience and coping experiences of cancer patients. Methods: In this study using the phenomenological research method, semi- structured in-depth interviews were conducted with 22 individuals with cancer living in a province in northern Turkey. Criterion sampling method, one of the purposive sampling methods, was used to reach the sample group. Interviews continued until data saturation was achieved. All interviews were audio recorded and then transcribed. The data of the study were evaluated using thematic analysis. The study was conducted and reported according to the COREQ checklist. Results: Data analysis revealed three themes (effects of cancer, coping with cancer, psychological resilience and influencing factors) and eight sub-themes (mental, physical, social, perception of social support, treatment process, personal competence and future plans, spiritual disposition and perspective on negative events). Conclusion: The results of the study showed that cancer has a negative psychosocial impact on individuals. The treatment and care process in cancer can negatively affect the psychological resilience of individuals. In this process, it was determined that situations such as perception of social support, coping resources, perspective on negative events, spirituality can affect psychological resilience.

















