Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2025
    Yerel halkın turizm algısının memnuniyet düzeyine ve turizme desteğine etkisi: trabzon örneği

    Ödemiş, Murat; Çalık, İsmail; Avcı, İbrahim

    Araştırmanın amacı, Trabzon’da yaşayan yerel halkın turizm boyutlarına (sosyokültürel gelişim, ekonomik gelişim, sosyal tahrifatlar, kültürel tahrifatlar ve çevresel tahrifatlar) ilişkin algılarının, kent sakinlerinin memnuniyetleri ve turizme destekleri üzerindeki etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda, Trabzon yerel halkından kolayda örneklem yöntemi yoluyla veriler toplanmış ve veri toplama sürecinde 371 kişi ankete katılım sağlamıştır. Araştırmanın bulgularına göre, ekonomik kalkınmanın kent sakinlerinin turizmden kaynaklı memnuniyetleri üzerinde olumlu ve anlamlı, çevresel tahrifatların ise olumsuz ve anlamlı etkileri bulunmaktadır. Ancak sosyokültürel gelişim, sosyal tahrifatlar ve kültürel tahrifatlar boyutlarının yerel halkın memnuniyetleri üzerinde herhangi bir etkisi tespit edilmemiştir. Öte yandan, sosyokültürel gelişme ve ekonomik gelişme, yerel halkın turizme desteği üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkiye sahipken, sosyal tahrifatlar ise negatif ve anlamlı bir etkiye sahiptir. Ayrıca, kültürel ve çevresel tahrifatların yerel halkın turizme desteğine herhangi bir etkisinin olmadığı da elde edilen bir başka bulgudur.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Plentmiks Temel Tabakası Yapımında Krom Pasa Malzemesi Kullanımı ve Ekonomik Analizi

    Seferoglu, Mehmet Tevfik; Acı, Elif Nur

    Bu araştırmanın amacı, Karayolu Teknik Şartnamesi (KTŞ) standartlarına uygun tasarlanacak olan bir plentmiks temel (PMT) tabakası için Kop Dağı (Bayburt) krom maden sahasında cevher üretim faaliyetleri sonucu ortaya çıkan ve ekonomik değeri bulunmayan atıl durumdaki krom (Cr) pasa malzemesinin belirli oranlarda kullanımının sağlayacağı mali faydaların belirlenmesidir. Pasa karışım oranlarının maliyet analizleri yapılarak bir karayolunun PMT tabakası yapım maliyetleri de dahil olmak üzere krom pasasının temin noktasına olan mesafeye bağlı ekonomiklik değerlendirmesi yapılmıştır. Çalışma neticesinde %100 Cr içerikli karışımının PMT tip-1 tabakalarında kullanımının mümkün olduğu ve %100 doğal agrega (Da) ile tasarlanan tabakaya kıyasla en uzak mesafe için bile %18’in üzerinde mali kazanç sağladığı belirlenmiştir. Cr pasa malzemelerinin, PMT tip-1 tabakaları için Da yerine alternatif olabileceği ve çevresel faydaların yanısıra tatmin edici ölçüde ekonomik fayda da sağlayacağı sonucuna varılmıştır.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleYalnız künye2025
    Çocuk suçluluğunun temelleri üzerine genel bir değerlendirme

    Erol, Ceylan

    Bir toplumu oluşturan tüm bireylerin yaş itibari ile en alt tabakasında bulunan suça sürüklenen çocuklara ilişkin yapılan bu çalışmada, öncelikle çocuk kavramı ve tarihsel süreç içerisinde çocuk haklarının hangi aşamalardan geçtiği üzerinde durulmuştur. Çocuk suçluluğunun temellerini izah etmeye çalışan teorik yaklaşımlar kendi içinde biyolojik, psikolojik ve sosyolojik teoriler olarak tasnif edilmiş ve bu tasnife bağlı kalınarak söz konusu teorik yaklaşımların ana hatları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma çocuk suçluluğunun temellerine dair genel bir değerlendirme niteliğinde olduğu için maddi ve şekli ceza hukukunu bakımından çocuklara özgü düzenlemeler çalışma kapsamı dışında bırakılmıştır. Bu bağlamda çocuk ve suç ilişkisinin hangi temel üzerinde kurulabileceği tartışılmaya çalışılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Değerler ve yaşam tarzının bölüm tercihine etkileri: Turizm fakültesi öğrencileri üzerine bir araştırma

    Şengel, Ümit; Işkın, Merve; Genç, Gökhan; Uz, Sena

    Bu çalışma, Turizm Fakültesi öğrencilerinin bölüm tercihlerindeki değerler ve yaşam tarzlarının etkisini incelemektedir. Araştırma, bireylerin sahip olduğu değer sistemlerinin ve yaşam tarzlarının bölüm seçimi üzerindeki belirleyici rolünü derinlemesine ele almayı amaçlamaktadır. Çalışmada, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Turizm Fakültesi’nde eğitim gören 305 öğrenci üzerinde anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Veriler, frekans analizi, açıklayıcı faktör analizi, korelasyon analizi ve regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular, öğrencilerin kariyer beklentilerinin, mesleki hedeflerinin ve kişisel değerlerinin bölüm tercihlerinde önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Özellikle kariyer odaklı değerler, iş bulma olanakları, yüksek kazanç beklentisi ve kişisel özelliklerle uyum gibi faktörlerde belirleyici olmuştur. Ayrıca, kamu sektöründe çalışma imkânı ve esnek çalışma saatleri gibi kolaylık boyutundaki unsurlar, öğrencilerin tercihlerinde önemli bir yer tutmaktadır. İletişim odaklı bölümleri tercih eden öğrenciler ise çok sayıda kişiyle etkileşim fırsatı sunan mesleklere yönelmektedir. Araştırma, değerler ve yaşam tarzlarının bireylerin eğitim ve meslek tercihlerinde kritik bir öneme sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Eğitim kurumlarının, öğrencilerin değerlerini ve yaşam tarzlarını dikkate alarak daha etkili yönlendirme yapmaları önerilmektedir. Kariyer danışmanlığı ve program geliştirme süreçlerinde bu faktörlerin göz önünde bulundurulması, öğrenci memnuniyetini ve mesleki başarıyı artırabilir.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Yerel halkın kış sporlarına katılım kısıtlarının incelenmesi: Erzurum örneği

    Evren, Savaş; Bozan, Muhammet Zeki

    Kış sporları alanları hem turist çekmesi hem de yerel halkın rekreasyonel kullanımına hizmet etmesi açısından oldukça önemli alanlardır. Ancak Türkiye’de yerel halkın çok yakınındaki kayak merkezinden dahi yeterince yararlanabildiğini söylemek zordur. Bu noktadan hareketle çalışmada yerel halkı kış sporlarına katılım noktasında kısıtlayan faktörlerin neler olduğunun tespit edilmesi amaçlanmıştır. Türkiye’de kayak alanları şehir merkezine en yakın il olan Erzurum’da yerel halktan (n=326) anket tekniğiyle veri toplanmıştır. Açımlayıcı faktör analizi neticesinde Kış Sporlarına Katılım Kısıtları Ölçeğinin “partner ve zaman eksikliği”, “pahalılık ve cazibe eksikliği”, “stres ve başka rekreasyonel alışkanlıklar”, “korku ve tehlike algısı”, “destinasyon ve tercih kaynaklı kısıtlar”, “zorluk algısı temelli kısıtlar” şeklinde 6 boyutlu bir yapısı olduğu tespit edilmiştir. Tanımlayıcı bulgular, yerel halkın kış sporlarına katılım noktasındaki en önemli kısıtlarının parayla ve pahalılıkla ilgili olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte regresyon analizi bulgularına göre parayla ilgili faktörlerin davranışsal niyet üzerindeki etkisi olumsuz değildir; olumsuz etki eden faktör ise korku ve tehlike algısıdır. Farklılık analizlerinde ise “destinasyon ve tercih kaynaklı kısıtlar” ile “zorluk algısı temelli kısıtlar” boyutlarının pek çok demografik değişkende gruplar arasında anlamlı farklılıkların olduğu boyutlar olarak öne çıkmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2025
    Bulgaristan’da ombudsmanlık kurumu ve türk azınlık hakları

    (Alieva), Vildane Özkan

    Bu makale, Bulgaristan’da Ombudsmanlık kurumunun ulusal Türk azınlığın haklarını koruma konusundaki rolünü sosyolojik bir bakış açısıyla incelemektedir. Bu bağlamda araştırmanın temel sorunsalı, 1989 sonrası demokratikleşme sürecinde kurulan Ombudsmanlık kurumunun kültürel ve yapısal engeller karşısında azınlık haklarını ne ölçüde savunabildiğidir. Kuramsal çerçeve, kültürel ve tarihsel sosyoloji yaklaşımlarına dayanmakta olup Bourdieu (habitus, simgesel güç), Swidler (kültür kuramı), Alexander (kültürel sosyoloji), Habermas (iletişimsel eylem, kamusal alan), Fraser (karşı-kamusal alan), Taylor’ın (tanınma siyaseti) vb. görüşlerinden yararlanılmaktadır. Yöntemsel olarak nitel bir araştırmadır. Süreç analizi tekniğiyle Ombudsmanlık kurumunun Türk azınlık haklarını koruma konusundaki etkisinin tarihsel gelişimi izlendi, ayrıca eleştirel söylem analiziyle ilgili yasal belgeler, raporlar ve medyadaki söylemler incelendi. Bulgular, Ombudsmanlık kurumunun bireysel başvurular aracılığıyla azınlık haklarını evrensel insan hakları temelinde savunduğunu, ancak siyasi baskılar, kurumsal yetersizlikler ve kültürel önyargılar nedeniyle bu savununun etkisinin sınırlı kaldığını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, Ombudsmanlık kurumu Türk azınlık için hak arama yollarını kurumsallaştırarak önemli bir mekanizma sunsa da kapsamlı yapısal dönüşümler olmadıkça etkisinin kısıtlı kalmaya devam edeceği söylenebilir.

    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Duygusal Zekânın Dindarlık ile Minnettarlık Arasındaki İlişkide Aracılık Rolü

    Maraşlıoğlu, Şerife Ericek

    Teorik ve ampirik çalışmalar bireylerin ruhsal bozukluklarına odaklansa da son dönem araştırmalar, insanların karşılaştıkları zorluklarla başa çıkmalarında çeşitli olumlu olguların güçlendirici rolüne ilişkin yararlı bulgular ortaya koymaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı; yaşamın zorlu bir evresi olarak kabul edilen üniversite yıllarında, öğrencilerde dindarlık ile minnettarlık arasındaki doğrudan ilişkiyi incelemek ve bu ilişkide duygusal zekânın aracılık rolünü test etmektir. Üniversite dönemi, bireylerin akademik, sosyal ve duygusal açıdan önemli stres faktörleriyle karşılaştıkları bir yaşam evresidir. Bu nedenle, söz konusu psikososyal değişkenler arasındaki etkileşimin anlaşılması, öğrencilerin psikolojik iyi oluşlarının desteklenmesi açısından önem taşımaktadır. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın temel problemleri şu sorular etrafında şekillenmektedir: “Bireylerin dindarlık düzeyleri ile minnettarlık eğilimleri arasında nasıl bir ilişki bulunmaktadır?” ve “Bu iki değişken arasındaki ilişkide bireylerin duygusal zekâ düzeyleri aracılık rolü üstlenmekte midir?” Çalışma grubu 19-29 arasında değişen ve ortalama yaşı 23 olan 659 (420 kadın 239 erkek) katılımcıdan oluşmaktadır. Çalışmanın verileri Dini Tutum, Minnettarlık ve Duygusal Zekâ Ölçeği ile toplanmıştır. Bunlar IBM SPSS AMOS ve SPSS için PROCESS eklenti modülü kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın bulguları, dini tutum ile minnettarlık arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif bir korelasyon olduğunu göstermiştir. Ayrıca duygusal zekânın bu ilişkide aracılık rolü oynadığı belirlenmiştir. Bu doğrultuda bireylerin duygusal zekâ düzeylerinin yüksek olması, dindarlık ile minnettarlık arasındaki ilişkinin gücünü artırabilir. Bulgular, bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları stresörler, akademik ve sosyal uyum sorunları ile kimlik inşası sürecindeki belirsizlikler gibi zorluklarla, sahip oldukları duygusal zekâ düzeyi sayesinde daha etkili başa çıkabildiklerini ve bu süreçte dindarlık ile minnettarlık düzeylerinin güçlenebileceğini göstermektedir. Dolayısıyla duygusal zekâ, dindarlık ile minnettarlık arasındaki bağı açıklayan önemli bir mekanizma olmasının yanı sıra, psikolojik ve eğitimsel müdahalelerde stratejik bir hedef olarak da değerlendirilebilir

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2025
    Din ve Mezhebin Aynîleştirilmesi Sorunu: İran İlkokul İslam Dersi Kitaplarında Şiî Temalar

    Demir, Habip

    Çalışmamızda İran İslam Cumhuriyeti ilkokul 2, 3, 4, 5, ve 6. sınıflarda okutulan “Hediyehâ-yı Âseman: Ta‘lim ve Terbiyet-i İslâmî” adlı ders kitapları temel alınarak üç ana tema çerçevesinde (inançlar, ritüeller, rol model şahsiyetler) değerlendirme yapılmıştır. Kitapların, tüm İran’da okutulan zorunlu ders kitapları olması ve dersin adının “İslam” vurgusuna sahip olmakla birlikte kitaplarda Şiî inanç sistemi çerçevesinde özellikle İmamet, Mehdî inancı, Âşûrâ ve Kerbelâ anlatısı ve Şiî şahsiyetlerin yüceltilmesi gibi konulara yoğun biçimde yer verdiği görülmüştür. Ayrıca, kitaplarda öğrencilerin duygusal bağ kurmalarını sağlamak amacıyla İmamlar ve Şiî figürlerin insani yönleri ön plana çıkarılmıştır. Çalışmada, eğitim ve ders kitapları aracılığıyla devletin ideolojik ve mezhebî yöneliminin gelecek nesillere aktarılmasının hedeflendiği görülmüştür. Elde edilen verilerden hareketle İran İslam Cumhuriyeti din eğitimi uygulamalarının yalnızca bilgi aktarımıyla sınırlı olmadığı aynı zamanda mezhebî kimlik inşasını hedefleyen ideolojik bir yön taşıdığı ve mezhep temelli bir yapı arz ettiği sonucuna varılmıştır. Dersin adının “İslam” olmasına ve yapılan birçok vurgunun İslam üzerinden bütüncül bir bakışla yapılmasına rağmen verilen eğitimin Şiî mezhebine göre temellendirildiği, böylece din ve mezhebin bir bütün olarak anlaşılıp İslam ile Şiîliğin özdeş olarak görüldüğü tespit edilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    Phytogenic Silver and Copper Nanoparticles from Morus nigra L. Leaf as Multifunctional Agents: Antioxidant, Antidiabetic, Antimicrobial, and Anticancer Potency

    Çam Derin, Dilek; Baltaci, Cemalettin; Akmeşe, Osman; Taskin, Irmak Icen; Karpuz, Omer; Gültekin, Enes; Sever, Meryem Rüveyda

    The growing need for eco-friendly nanomaterials has directed attention toward plant-based green synthesis as a sustainable approach for biomedical applications. This study reports the biosynthesis of silver (YAgNPs) and copper nanoparticles (YCuNPs) using Morus nigra L. leaf extract and evaluates their multifunctional properties. The nanoparticles were produced under alkaline aqueous conditions, and their crystalline nature and nanoscale morphology were confirmed by standard structural and elemental analyses. Both YAgNPs and YCuNPs exhibited enhanced antioxidant capacities compared to the crude extract. YAgNPs showed the highest ferric reducing antioxidant power (250.33 mg FeSO₄/g), while YCuNPs demonstrated superior DPPH radical scavenging activity (114.12 mg AAE/g). In antidiabetic assays, YAgNPs strongly inhibited α-amylase (IC₅₀ = 112.02 μg/mL) and α-glucosidase (IC₅₀ = 38.27 μg/mL), approaching the potency of acarbose. Antimicrobial analysis revealed distinct activity profiles: YAgNPs were highly effective in broth cultures with low MIC and MBC values (0.09–0.18 mg/mL against B. subtilis and E. coli), whereas YCuNPs achieved larger inhibition zones in diffusion assays. Checkerboard testing confirmed synergistic interactions between nanoparticles and antibiotics, with FICI values ≤0.5 against E. faecium, E. coli, and P. aeruginosa, highlighting their ability to enhance antibiotic efficacy. YAgNPs exhibited notable cytotoxic effects against HeLa and HCT116 cancer cell lines, with IC₅₀ values of 9.84 and 6.83 μg/mL, respectively. In contrast, YCuNPs displayed weaker anticancer activity. Overall, these findings demonstrate that M. nigra derived nanoparticles combine antioxidant, antidiabetic, antimicrobial, and anticancer activities with synergistic antibiotic-enhancing effects, underscoring their potential as sustainable, multifunctional therapeutic agents.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    Sumak ekşisi üretiminde ohmik ısıtma destekli evaporasyonun kullanımı: Kalite parametreleri ve proses koşulları üzerindeki etkileri

    Baltaci, Cemalettin; Odabaş, Halil İbrahim; Tunç, Merve Tuğçe

    Bu çalışma ile ohmik ısıtma destekli evaporasyonun sumak şurubu üretimi üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla hem geleneksel evaporasyon hem de ohmik ısıtma destekli evaporasyon yöntemleri kullanılmıştır. Ohmik ısıtma destekli evaporasyon işleminde 20 V/cm (188 V) ve 25 V/cm (235 V) olmak üzere iki farklı voltaj gradyanı uygulanmıştır. Çalışmada, örneklerin fizikokimyasal parametreleri, HMF (5-hidroksimetilfurfural) miktarları, antioksidan özellikleri, reolojik karakteristikleri ve uygulanan metotların enerji tüketimi ile diğer proses parametreleri incelenmiştir. Ohmik ısıtma destekli ve geleneksel evaporasyon yöntemleriyle üretilen sumak şurupları arasında antioksidan özellikleri veya HMF miktarları açısından önemli bir farklılık bulunmamıştır. Ancak enerji verimliliği açısından incelendiğinde, ohmik ısıtma destekli evaporasyon işlemi sırasında enerji tüketiminin (20 ve 25 V/cm için sırasıyla 121,93±5,98 ve 95,00±3,08 kj), geleneksel yönteme göre (1331,00±101,82 kj) yaklaşık on bir kat daha düşük olduğu hesaplanmıştır. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde, ohmik ısıtma destekli evaporasyon ile üretilen sumak ekşilerinin kalite özelliklerini korunurken, enerji tüketimini, CO₂ emisyonlarını ve proses parametrelerinin önemli ölçüde azaldığını göstermiştir.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2025
    The Bryophyte Flora of Demirkapı Plateau Glacial Lakes (Çaykara, Trabzon) and Its Surroundings

    Batan, Nevzat; Erata, Hüseyin; Köroğlu, Zeynep Gizem

    In this study, the moss flora of Demirkapı Plateau Glacial Lakes and its surroundings in the Çaykara region of Trabzon were investigated. Bryofloristic study was conducted at 24 different localities during various vegetation periods between 2024 and 2025, and a total of 1060 bryophyte specimens were collected. As a result of the identification of bryophyte specimens 291 bryophyte taxa (244 taxa mosses, 46 taxa liverworts, and 1 taxon hornworts) were identified from the study area. Among the results, Lophozia silvicola, Andreaea alpestris, Andreaea mutabilis, Niphotrichum canescens subsp. latifolium and Sphagnum russowii were recorded for the second time in the bryophyte flora of Türkiye. Furthermore, 43 bryophyte taxa are new for Trabzon Province and 119 bryophyte taxa are new for Çaykara District. Distribution and habitat information is provided for each identified bryophyte taxon.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Sosyolojik Bilginin Kamu Yararına Dönüştürülmesi: Sürdürülebilir Kalkınma ve Eğitim Bağlamında Kuramsal Bir Araştırma

    Dinç, Artum

    Amaç: Bu makale, sosyolojik bilginin kamu yararına dönüştürülmesini kuramsal bir çerçevede araştırmaktadır. Özellikle sürdürülebilir kalkınma ve eğitim alanlarına odaklanarak, sosyolojik bilginin toplumsal yarara nasıl hizmet edebileceği sorusuna yanıt aranmaktadır. Bu bağlamda sosyal inşacılık, kamu sosyolojisi, eleştirel pedagoji ve bilgi sosyolojisi gibi kuramsal yaklaşımlar incelenerek, sosyolojik bilgi ile toplumsal gereksinimler arasındaki ilişki eleştirel bir çerçevede araştırılmıştır. Yöntem: Makale, araştırma konusu ve sorunsalı nedeniyle kuramsal bir düzlemdedir. Konuya ilişkin kuramsal yaklaşımlar araştırılmış, mevcut kuramsal çerçeveler eleştirel bir yaklaşımla söylem analizine tabi tutulmuştur. İlgili literatüre dayalı çözümleyici ve eleştirel bir tartışma yürütmektir. Kavramsal analiz ve karşılaştırmalı kuramsal tartışma teknikleri benimsenmiştir. Bulgular: Kuramsal araştırma, sosyolojik bilginin kamu yararına dönüştürülmesi için dört temel yaklaşımın etkin olduğunu göstermektedir: (1) Sosyal inşacılık yaklaşımına göre bilgi ve gerçeklik toplumsal olarak inşa edilir; dolayısıyla sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda toplumsal bilinç ve algılar dönüştürülebilir. (2) Bilgi sosyolojisi perspektifi, bilginin toplumsal bağlamdan bağımsız olmadığına işaret ederek, hangi bilginin kimin yararına kullanıldığının sorgulanması gerektiğini ortaya koymaktadır. (3) Kamu sosyolojisi yaklaşımı, akademik bilginin halka ulaştırılması, politika yapımına ve kamusal tartışmalara katkı vermesi gerektiğini savunmakta; sosyologların sürdürülebilir kalkınma ve eğitim politikalarına etkin katılımının önemini vurgulamaktadır. (4) Eleştirel pedagoji kuramı, eğitimin yalnızca bilgi aktarmakla kalmayıp bireylerde eleştirel bilinç geliştirme ve toplumsal dönüşüme katkı sağlama misyonu olduğunu göstermektedir. Bu kuramsal bulgular bağlamında, sosyolojik bilginin uygun yöntem ve yaklaşımlarla kamusallaştırıldığında sürdürülebilir kalkınma ve eğitim alanlarında toplumsal yenilikler ve iyileşmelerin mümkün hale getirebildiği söylenebilir. Sonuç: Araştırma sonucunda, sosyolojik bilginin kamu yararına dönüştürülebilmesi için akademi ile kamu arasındaki etkileşimin güçlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin başarısı, yalnızca teknik çözümlere değil, aynı zamanda toplumsal bilgi ve bilincin dönüşümüne bağlıdır. Bu dönüşüm, sosyologların eleştirel ve kamusal bir perspektifle bilgi üretmesini, eğitim süreçlerinin toplum odaklı ve güçlendirici bir anlayışla yeniden yapılandırılmasını gerektirir. Makale, kuramsal tartışmalar temelinde, sosyolojik bilginin toplumsal yarara yönlendirilmesinin mümkün ve gerekli olduğunu, bunun ise sosyal inşacılık, kamu sosyolojisi, eleştirel pedagoji ve bilgi sosyolojisi perspektiflerinin bütüncül uygulanmasıyla başarılabileceğini ortaya koymaktadır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleYalnız künye2025
    Workaholism and Work-Family Conflict: The Role of Gender

    Kenek, Gökhan; Sımsek, Tugçe

    This study aims to examine the impact of workaholism on work-family conflict and whether employees’ gender moderates this relationship. The research was conducted with 401 academicians from all public universities (8 in total) in Ankara, selected through a snowball sampling method. Data were analyzed using MPLUS 7 and SPSS 26 statistical software. The findings revealed that workaholism has a significant positive effect on work-family conflict; however, gender did not moderate the relationship between the two variables. Additionally, the results indicated that attitudes toward both workaholism and work-family conflict differ significantly by gender, with women academics reporting higher levels than their male counterparts. These findings suggest that although female academics report higher levels of both workaholism and work-family conflict, gender does not alter the strength of the association between the two, indicating that workaholism contributes to work-family conflict in a similar way across genders.

  • MakaleAçık Erişim2025
    OECD ülkelerinde yeşil büyüme, yönetişim ve yeşil teknoloji inovasyonunun sürdürülebilir kalkınma hedeflerine etkisi: Bir CS-ARDL analizi

    Kekül, Okan

    Küresel çapta sürdürülebilir bir yapının oluşturulması, ekonomik göstergelerin ötesine geçmekte ve yeşil kavramının etkin bir şekilde kullanılmasını zorunlu hale getirmektedir. Bu kapsamda hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeleri bünyesinde barındıran OECD ülkelerinin yeşil dönüşüm performansları analiz edilerek, mevcut durumlarının ortaya çıkartılması kritik bir öneme sahiptir. Bu çalışmada OECD ülkelerinde yeşil büyümenin, yönetişimin ve yeşil teknoloji inovasyonunun, çevresel ve sosyal bağlamda belirlenen sürdürülebilir kalkınma hedeflerine etkisinin belirlenmesi hedeflenmiştir. CS-ARDL yönteminin kullanıldığı bu çalışmada analize ait varsayımlar dikkate alınarak; yatay kesit bağımlılığı testi sonrasında ise birim kök testleri, heterojenlik analizi ve eşbütünleşme testleri gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçları, CS-ARDL yöntemi için gerekli koşulları sağlaması üzerine belirlenen modeller için kısa ve uzun vadeli sonuçlar elde edilmiştir. Sonuçlar incelendiğinde, sürdürülebilirliğin çevresel boyutunda, yeşil büyümenin karbon emisyonlarını kısa vadede azalttığı fakat uzun vadede anlamlı bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca yeşil teknolojinin kısa vadede karbon emisyonlarını arttırdığı tespit edilmiştir. Sürdürülebilirliğin sosyal boyutuna ait elde edilen bulgular incelendiğinde ise ekonomik büyümenin, kısa ve uzun dönemde belirli bir yılda istihdam edilen toplam işgücünü pozitif yönde etkilediği gözlemlenmiş diğer değişkenlerin istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin bulunmadığı gerçekleştirilen analiz sonuçlarında ortaya konulmuştur. Bu çalışmada kullanılan değişkenler ile OECD kapsamında literatürde herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu bağlamda CS-ARDL yöntemi ile gerçekleştirilen bu çalışmanın literatüre önemli katkılar sunması beklenmektedir. 

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    The Effect of the Central Venous Catheter Care Bundle on Intensive Care Unit Infection Level: Prospective Control Group Cohort Study

    Özkan, Esra; Kulakaç, Nurşen; Kasap, Reyhan İnce

    Objective: This study aims to determine the effectiveness of a care bundle in preventing central venous catheter-associated bloodstream infections in patients treated in the intensive care unit. Material and Methods: A prospective control group cohort study design. Using 105 patients treated in the intensive care unit (ICU)of a state hospital located in northern Türkiye. Following the training provided to physicians and nurses working in the ICU regarding the care bundle, the intervention was implemented on the patients for 1 year, and daily follow-ups were conducted to monitor the development of catheter infections. Data were collected using patient information form and central venous catheter care bundle data. Results: No significant difference was found between the descriptive characteristics of the experimental and control group patients. Throughout the study period, 5 patients in the control group and only 1 patient in the experimental group developed a central venous catheter-associated bloodstream infection. A decrease in the rate of central venous catheter-associated bloodstream infection was identified in the experimental group (p<0.001). Conclusion: The implementation of the care package approach was found to be highly effective in preventing central venous catheter-associated bloodstream infections, so should be adopted as a routine protocol in patients hospitalized in the ICU with a catheter indication.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Adaptation of the Friedman Life Balance Scale in Nursing Students into Turkish: Methodological (Validity and Reliability) Study

    Tuncer, Metin; Tuncer, Gülsüm Zekiye; Yigit, Tülay Tuğçe

    Objective: The aim of this study is to adapt the Friedman Life Balance Scale (FLBS), originally developed in the USA, into Turkish and to examine its validity and reliability for assessing life balance among nursing students. Material and Methods: This methodological study was conducted with a sample of 688 nursing students enrolled in the faculty of nursing between November 2023-February 2024. The data were collected using the Satisfaction with Life Scale (SLS), the Warwick-Edinburgh Mental Well-Being Scale Short Form (WEMWBSF), and the FLBS. Initially developed in English, the 15-item scale comprising 3 sub-dimensions underwent Turkish language and content validity procedures. Results: The factor analysis results of the FLBS indicated that the construct validity was satisfactory. Exploratory factor analysis revealed a 3-factor structure accounting for 55.9% of the total variance. The goodness of fit values (χ2 /df=3.516; Comparative Fit Index=0.953; Normed Fit Index=0.936; Incremental Fit Index=0.954; Tucker-Lewis Index (TLI)=0.931; Root Mean Square Error of Approximation=0.060) of the model obtained with this 3-factor confirmatory factor analysis were good. The internal consistency Cronbach’s alpha score of the FLBS was 0.861. In parallel form reliability of the FLBS, there was a low-level positive relationship between the FLBS and SLS (r=0.348, p<0.001) and a moderate positive relationship between the FLBS and WEMWBS (r=0.594, p<0.001). Conclusion: In this study, the Turkish version of the FLBS is a reliable and valid measurement tool for measuring life balance in nursing students. FLBS is a short and practical scale to measure life balance. It is thought that the FLBS can be used to measure life balance in students and health professionals.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Astronomi Eğitimi Amacıyla Geliştirilen Fiziksel Modellerin Yeterliği Hakkındaki Öğretmen Görüşleri

    Kalkan, Hüseyin; Semercioğlu, Melike Güzin

    Bu makalede, bilim eğitimi alanındaki yeni yönelimlere odaklanılmakta ve Avrupa Birliği'nin bilim eğitimine yönelik tavsiyeleri, sorumlu araştırma ve yenilik vurgusuyla ele alınmaktadır. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri çerçevesinde eğitimin rolü vurgulanarak, etkileşimli, eyleme dayalı ve öğrenci odaklı pedagojiyle bütünsel öğrenme hedeflenmektedir. Bilim eğitiminde dönüştürücü bir yaklaşımın gerekliliğine odaklanan bu çalışma, geleneksel yöntemlerin eleştirilmesiyle birlikte, belirsizlikle başa çıkma ve sorumluluk alabilme becerilerini geliştirecek uygulanabilir bilim eğitimini vurgulanmaktadır. Çalışma kapsamında astronomi kavramlarının öğrenimi için geliştirilen ekonomik, ulaşılabilir ve anlaşılır fiziksel modellerin etkililiğini değerlendirmek amacıyla öğretmen görüşlerine odaklanmaktadır. Bu amaçla, temel astronomi kavramlarının öğretiminde kullanılması amacıyla geliştirilen fiziksel modeller, bu kavramların öğrenimindeki zorlukların temel nedenlerini inceleyerek olası çözümleri geliştirmeyi hedeflemektedir. “Birim Yüzeye Düşen Enerji Miktarının Değişimi ve dolayısıyla mevsimlerin oluşumu”, “Tutulmaların doğası, “Ay’ın evrelerinin fiziksel nedenleri” ayrı ayrı irdelenmiş, fiziksel modeller geliştirilerek katılımcılara uygulanmış ve veriler toplanmıştır. Araştırma TÜBİTAK projesi kapsamında Türkiye genelinden başvuran öğretmenler arasından seçilen 29 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Öğretmenlerden elde edilen verilerin NVIVO paket programı ile içerik analizi yapılmıştır. Verilerin analizi sonucunda anlamlı öğretiminde modellerin güçlü bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, literatür karşılaştırması yapılarak ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmiştir. Bu makale, bilim eğitimindeki yeni yönelimlere ve öğrenme süreçlerinde modellerin rolüne dair önemli bir katkı sunmaktadır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2025
    Öğretmen Adaylarının Eğitim 4.0 Yeterliliklerinin Belirlenmesi ve Öğrenme Sürecindeki Kullanım Durumunun İncelenmesi

    Güntepe, Ebru Turan; Aydın, Şenay

    Bu araştırmada öğretmen adaylarının Eğitim 4.0’a yönelik yeterliliklerini belirlemek ve öğrenme sürecinde bilgi ve kullanım durumlarını ortaya koymak amaçlanmaktadır. Araştırma, yakınsayan paralel desen çerçevesinde gerçekleştirilmiş, nicel kısımda 270 ve nitel bölümde 17 öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Veriler toplanırken Eğitim 4.0 yeterlilik belirleme ölçeği ve yarı yapılandırılmış mülakat formu kullanılmıştır. Eğitim 4.0 yeterlilik ölçeğinden elde edilen veriler ortalama ve standart sapma hesaplamaları ile, cinsiyet ve pedagojik pedagojik formasyon alma şekillerine ilişkin veriler bağımsız değişkenler t testi ile analiz edilmiştir. Mülakat formundan elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının ölçekten aldıkları ortalama puanlardan “dijital teknolojilere hakimiyet” ve “sürece aktif katılım” durumları daha yüksek bir ortalamaya sahipken, “bilgi yönetimi” faktörü düşük ortalamaya sahiptir.  Bilgi yönetimi alt faktöründe erkek öğrencilerle kadın öğrenciler arasında erkek öğrencilerin lehinde anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının öğrenme sürecinde yapay zekâ ve mobil teknolojileri oldukça sık kullandığı belirlenmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2025
    Azerbaycan’da sovyet yönetiminin kurulması ve meydana gelen ayaklanmalar (1920)

    Demirli, Eray

    Azerbaycan’ın Nisan 1920’de Bolşevikler tarafından ele geçirilmesiyle Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’ne (ADC) son verildi. Bu tarihten itibaren Azerbaycan’da pek çok alanı kapsayan Sovyetleştirme politikalarını uygulamaya yönelik adımlar atıldı. İdari, askeri, yargı ve sosyo-ekonomik gibi farklı sahalarda önemli dönüşümler gerçekleşti. Özel mülkiyet kaldırıldı. Bir çok kurum kamulaştırıldı. Ulusal ordu tasfiye edildi. ADC döneminde varolan yargı kurumları ortadan kaldırılarak halk mahkemeleri kuruldu. Hatta bu mahkemelerde daha önce Azerbaycan’da iktidar olan yönetimlerin kanunlarına atıf yapılması dahi yasaklandı. Azerbaycan’ın pek çok yerinde Sovyet idari birimleri kuruldu. Dolayısıyla Azerbaycan’ın Sovyet hakimiyetine girmesiyle birlikte ülkede hızlı bir biçimde Sovyetleştirme politikaları uygulanmaya başlandı. Ancak bu politikaların hayata geçirilmesi halk üzerinde rahatsızlık yarattı. Çünkü Sovyetler tarafından alınan kararlarda ve hayata geçirilen uygulamalarda, toplumun yapısı dikkate alınmadı. Bununla birlikte Sovyet yönetiminin halka yönelik baskı uygulamaları ve Kızıl Ordu’nun sert ve keyfi davranışları da toplumun tepkisine yol açtı. Diğer yandan Sovyet yönetimi ve Ermenistan temsilcileri arasında Azerbaycan’daki bazı toprakların tartışmalı olduğuna dair fikir birliği içinde bulunmaları da halkta memnuniyetsizlik yarattı. Bütün bu gelişmeler, 1920’li yıllarda Azerbaycan’ın bir çok yerinde Sovyet karşıtı ayaklanmaların çıkmasına sebep oldu. Meydana gelen bazı ayaklanmalarda isyancılar, yer yer başarı sağlasa da Kızıl Ordu birlikleri isyanları sert bir biçimde bastırdı. Ayaklanmalar sırasında ve daha sonra Sovyet askeri birlikleri ve ceza organları tarafından binlerce kişi öldürüldü. Dolayısıyla Azerbaycan’da Sovyet hakimiyetinin başlamasıyla birlikte hayata geçirilen uygulamalar sonrasında meydana gelen ayaklanmaların sonucu Azerbaycan için adeta bir yıkım oldu. Çalışmada; Sovyet yönetiminin Azerbaycan’da hayata geçirdiği önemli uygulamalar incelenmiş olup Azerbaycan’ın Sovyetleştirilme süreci açıklanmaya çalışılmıştır. Bunun yanında Azerbaycan’da Sovyet hakimiyetinin tesis edilmeye başlanmasıyla toplumun duyduğu rahatsızlık ifade edilmiş ve Sovyet karşıtı ayaklanmaların çıkış sebepleri üzerinde durulmuştur. Bunlarla birlikte 1920’de Azerbaycan’ın farklı bölgelerinde meydana gelen Sovyet karşıtı bazı önemli ayaklanmalar anlatılarak sonuçlarına değinilmiştir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Evaluation of Adolescents’ Perceptions of Family in Child Sexual Abuse Cases Reported to Forensic Authorities: A Qualitative Study

    Uzun, Sevda; Bayrak, Nurten Gülsüm

    Objective: This study aimed to evaluate the family perceptions of adolescents in cases of child sexual abuse reported to judicial authorities. Material and Methods: In this qualitative investigation, semi-structured, in-depth interviews were conducted with 15 children who were exposed to qualified sexual abuse and lived in a northern Turkish city. The criterion sampling method, a purposive sampling technique, was used to select study participants. Interviews were carried out until data saturation was achieved. All interviews were meticulously recorded and subsequently transcribed verbatim. Thematic analysis was employed to interpret the data. The Consolidated Criteria for Reporting Qualitative Research checklist guidelines were adhered to throughout the study. Results: In the analysis of the data, three overarching categories (reflections on family relationships, sexual abuse and relationships with family, and situations in the family that are desired to change or improve) and eight sub-themes (mother, father, siblings, directly or indirectly, cognitive dimension, emotional dimension and behavioral dimension) were obtained. Conclusion: In this study, it was found that the outcomes related to family dynamics of adolescents who were victims of sexual abuse are very important for healthy mental development. In this context, early detection of negativities related to family dynamics and identification of risky families are very important.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar