Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Derleme MakaleAçık Erişim2024
    Violence Against Women: A Persistent and Rising Problem

    Türkkan, Tuğba; Odaci, Hatice

    Violence against women is a widespread global public health problem. It is also a serious violation of women's human rights. Violence has traumatic effects on the health and well-being of women and the children who witness it. Violence against women is associated with physical, mental, emotional, sexual health, reproductive health problems and death. Violence and gender norms, which are one of the risk factors causing the continuation of violence; also have significant effects on families and societies, and these negative effects cross social and economic boundaries. However, it is also clear that current prevention initiatives and policy responses are insufficient. Mental health professionals have an important role to play in identifying, preventing and responding appropriately to violence against women and may take primary, secondary and tertiary measures to reduce the risk of violence against women. While providing mental health services, İt is very important to be aware of interpersonal violence and to provide gender-sensitive services. When providing these services, the impact of violence against women on mental health and knowledge of potential treatments are considered as a prerequisite. Along with the knowledge about the dynamics of violence, it is considered extremely important to take measures against the risks that weaken women who are disadvantaged due to problems such as gender inequality. For this reason, in this review, the concept of violence against women and the types of violence are explained and in this context, the initiatives that can be made in the field of mental health are included. It is thought that this review will contribute to the awareness of professionals working in the field about the seriousness of the problem and how violence affects women's mental health. It is also hoped that the present study will provide insight into the complex relationship between violence and health outcomes to help improve health policies and prevention responses in the relevant field.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2024
    İklim Değişikliğine Dirençli Kentler: Dünya’da ve Türkiye’de İyi Yerel Yönetim Uygulama Örnekleri

    Kaba, Elif Dilara

    Nüfus artışı, kentleşme ve sanayileşme faaliyetleri başta sayılmak üzere çeşitli insan faaliyetlerinin atmosfere yaydığı gazlar, küresel iklim değişikliğine yol açmaktadır. Özellikle kentler, barındırdıkları yoğun nüfuslarına sundukları hizmetler ile sera gazı üretimini tetiklemekle birlikte iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerine daha fazla maruz kalmaktadırlar. Bu çift yönlü etki, iklim değişikliği kaynaklı olumsuzlukların azaltılması ve uyum faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi için kentsel politikalara duyulan ihtiyacı artırmaktadır. Kentsel politikalar ile kentlerde iklim değişikliğine karşı direnç oluşturmak, sürdürülebilir gelişimi destekleyecektir. Halka en yakın birimler olan yerel yönetimler, izleyecekleri kentsel politikalarla iklim değişikliğiyle mücadelede etkin rol alacaklardır. Çalışmanın amacı, iklim değişikliğine karşı dirençli kentler oluşturulmasında yerel düzeyde oluşturulan politikaların önemini ortaya koymak, iklim değişikliğine ilişkin mevcut yerel politikaların sorgulanmasını sağlamak ve politika önerilerinin geliştirilmesine katkıda bulunmaktır. Bu kapsamda, dünyada ve Türkiye'deki öncü kent örnekleri ışığında yerel yönetimlerin iklim değişikliğiyle mücadelede oluşturabileceği kentsel politikalar üzerinden önerilerde bulunulmuştur. İklim değişikliği ile dirençli kent kavramlarının birlikte ele alınması çalışmanın özgün değerini oluşturmaktadır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2024
    Fanatizm, Ahlak ve Utanma Duygusunun Lisansli ve Taklit Kulüp Ürünleri Satın Alma Niyeti Üzerine Etkisi: Kulüp Taraftarları Üzerine Bir Araştırma

    Avcı, İbrahim

    Hızla büyüyen spor endüstrisindeki paydaşlardan biri olan spor kulüpleri için, lisanslı ürünler önemli bir yere sahiptir. Kulüpler ürettikleri lisanslı ürünleri taraftarlarına satarak bir taraftan gelir elde etmeye çalışırken, diğer taraftan ise taraftarların sadakatlerini arttırmaya çalışmaktadır. Ancak bütün taraftarlar lisanslı ürün satın almamakta, farklı motivasyonlar eşliğinde lisanslı ürünlerin taklitlerine de yönelebilmektelerdir. Bu nedenle araştırmanın odak noktası spor kulüplerinin lisanslı ürünlerini ve taklitlerini satın alma niyetidir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı taraftarların, taraftarı oldukları spor kulüplerinin lisanslı ürünleri ile bu ürünlerin taklitlerini satın alma niyetleri üzerinde fanatizm, ahlak ve utanma duygusunun etkilerini belirlemektir. Bu amacı gerçekleştirmek için araştırma evreni olan taraftarlara ulaşma noktasında anket tekniği kullanılmıştır. Daha düşük maliyetle ve daha kısa sürede verileri elde etmek için çevrimiçi anket tercih edilmiş ve veri toplama sürecinde 566 kişiye ulaşılmıştır. Bu kişilere ait veriler istatistik paket programları aracılığıyla analiz edilmiş ve analizler sonucunda lisanslı ürün satın alma niyeti üzerinde fanatizm ve ahlakın pozitif etkisi belirlenirken, utanma duygusunun istatistiki olarak anlamlı bir etkisi belirlenmemiştir. Ayrıca taklit ürün satın alma niyeti üzerinde ahlak ve utanma duygusunun negatif etkisi belirlenirken, fanatizmin istatistiki olarak anlamlı bir etkisi belirlenmemiştir. Elde edilen bu sonuçlar spor pazarlaması ve taraftar davranışı açısından kavramsal ve uygulamaya yönelik önemli katkılar sunmaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Algılanan stresin örgütsel dinçlik ve işe odaklanma üzerindeki etkisinde ruminasyonun aracı rolü: hemşireler üzerine bir araştırma

    Karakavak, Zeynep; Tiryaki, Selma; Menteşe, Fatma Gökçe

    Araştırmada algılanan stres ile işe odaklanma ve örgütsel dinçlik ilişkisinde ruminasyonun aracı etkisi incelenmiştir. Araştırmaya yönelik veriler İstanbul ilinde farklı hastanelerde ve özel sağlık kuruluşlarında görev yapan hemşirelerden toplanmıştır. Toplam 223 hemşirenin katılımı ile gerçekleştirilmiş olan araştırmada yüz yüze anket tekniği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 21 paket programı ve SPSS Process kullanılmıştır. Araştırma bulguları hemşirelerin algıladıkları stres ile ruminasyon arasında anlamlı bir ilişkisinin olduğunu ve bu ilişkinin pozitif yönde olduğunu ortaya koymuştur. Algılanan stres ile işe odaklanma arasında anlamlı ilişkiye rastlanmamıştır. Ruminasyon ile işe odaklanma arasında anlamlı ilişki bulunmuş ve ruminasyonun algılanan stres ile işe odaklanma arasında aracılık rolünün olduğu görülmüştür. Son olarak algılanan stres ile örgütsel dinçlik arasında negatif yönlü anlamlı ilişki bulunmuş, ruminasyonun ise örgütsel dinçlik ile anlamlı ilişkisinin bulunmadığı görülmüştür.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2024
    Financial instability and shadow banking relationship: the case of the united states of america

    Okur, Fatih; Karcıoğlu, Reşat

    The impact of shadow banking on financial stability remains a controversial issue today due to the size and complexity of these activities and the inadequate regulatory frameworks for systemic risks. In this context, shadow banking has become the focus of financial regulators due to its potential effects on financial stability. Therefore, this study was conducted to understand the impact of shadow banking on financial stability. In this study, the relationship between shadow banking and financial instability is examined using the VAR method for the example of the United States, covering the period 2000-2020. In order to create an accurate model, firstly unit root tests were performed, followed by autocorrelation and heteroscedasticity tests. The findings were found to be significant and Johansen cointegration test was applied. In the cointegration results, it was seen that the series were cointegrated, that is, they moved together in the long run. Finally, a Granger causality test was conducted between shadow banking and financial instability, and according to the empirical findings, it was concluded that there was a causality from shadow banking to financial instability for the period in question.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Bulgar Oryantalizminde “Türk Köleliği” Damgası

    (Alieva), Vildane Özkan

    Başat Bulgar kültüründe geçmiş zaman dilimi, bugün ve gelecek zaman dilimlerinden çok daha etkin rol oynar. Osmanlı Devleti’nin, İkinci Bulgar İmparatorluğu’nu fethederek Bulgarlar üzerinde 1393-1878 yılları arasında kurduğu egemenlik dönemi, başat Bulgar kültüründe “Türk köleliği” dönemi olarak damgalanır. Bu damga, 19. yüzyılda inşa edilerek günümüze kadar sürdürülür. Bulgar kültüründe geçmişe yönelik “Türk köleliği” damgası; günümüzde politika, diplomasi, resmi ve resmi olmayan eğitim, hukuk, din, tören ve bayramlar, folklor, film, sanat, edebiyat, tarih, geleneksel medya, sosyal medya, protesto meydanları vs. gibi birçok kurumsal ve gündelik alanı kuşatmış durumdadır. Ancak bu damga, belirsiz bir tarihsel anlatıya dayandırılır ve oryantalist bir çerçevede biçimlenir. Diğer yandan, günümüzde söz konusu damgayla ilgili Bulgarlar tarafından yöneltilen kısmi eleştiriler de mevcuttur. Makale, Bulgarlar üzerindeki Osmanlı Devleti egemenliği dönemine ilişkin “Türk köleliği” damgasının hangi toplumsal-kültürel koşullarda nasıl inşa edildiği ve günümüzde hangi alanlarda nasıl yeniden üretildiğiyle ilgili sosyolojik bir çözümlemeden oluşur. Konu, büyük ölçüde özgün Bulgarca kaynaklardan elde edilen veriler üzerinden araştırıldı. Çözümlemenin kuramsal boyutunda, Said’in oryantalizm, Goffman’ın damga, Bourdieu’nun alan, Foucault’nun sorunsallaştırma ve Parsons’ın işlev kavramlarından yararlanılmaktadır. Türkçe sosyolojik yazında Bulgar kültürüyle ilgili araştırmaların sayısı yok denecek kadar azdır. Bu nedenle makale, Türkçe sosyolojik yazına bir katkı sağlamayı da amaçlar.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Orman Ekosisteminin Su Üretim Değerinin Galyan Su Üretim Havzasında Değerlendirilmesi (Atasu Barajı)

    Çakir, Günay; Sivrikaya, Fatih; Bozali, Nuri

    Orman ekosistem hizmetleri; tedarik, düzenleyici, destekleyici ve kültürel hizmetleri bünyesinde barındırmaktadır. İnsanlar ve canlıların ekosistemden doğrudan veya dolaylı olarak elde ettiği faydalar çok çeşitlidir. Ekosistemin sunduğu düzenleyici hizmetler sürdürülebilir kalkınma ve insan yaşamı açısından önem arz etmektedir. Aynı zamanda ekosistem hizmetleri insan refahı ile yakından ilişkilidir. Yaşamın en temel taşlarından birisi de su kaynaklarıdır. Dünya yüzeyinde kullanılabilir suyun çok az olması ve su kaynaklarının insanlara sunduğu hizmetlerin artması bu önemi daha da artırmıştır. Su döngüsünün faydalı bir biçimde kullanılması için evapotranspirasyon süreçlerinin de belirlenmesine ihtiyaç duyulmuştur. Faydalı suyun depolanmasında barajlar inşa edilmektedir. Baraj havzaları içerisinde mevcut arazi örtüsünün korunması ya da geliştirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, bazı ülkelerdeki içme suyu havzalarındaki ormancılık çalışmaları ile ekosistem hizmetleri arasındaki ilişkiler ele alınarak Trabzon ilinin içme suyu ihtiyacının yaklaşık %70’ini sağlayan Galyan (Atasu Baraj) havzasındaki orman ekosisteminin sürekliliği açısından değerlendirmelerde bulunulmuştur. Orman ekosistemi ile su üretiminin karşılıklı etkileşimlerine değinilmiştir.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 15 · Karasal Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2024
    The Mediating Role of Customer Relationship Managment (CRM) in the Effect of Innovation on Perceived Service Quality: The Case of Airlines System

    Okan, Serdar

    Today, businesses apply the Customer Relationship Management approach to ensure customer satisfaction and sustain customer loyalty. In this approach, it is aimed to go beyond satisfaction by putting the customer at the center. This research conducted at Antalya Airport aims to examine the impact of technological innovations by airline companies on the perceived service quality of passengers and how this impact is shaped through customer relationship management practices. The results of the study provide strategic recommendations and guidance for companies in the aviation sector. This presents an innovation in facilitating companies to make direct inferences from the research findings, aiding them in deriving practical insights. Through face-to-face interviews with passengers arriving at Antalya Airport, a sample of 430 respondents was reached, and all completed surveys were utilized. The data obtained from these passengers were analyzed using IBM SPSS 21 and SmartPLS 4 programs within the framework of established hypotheses. The results of the Structural Equation Analysis indicate a direct partial impact of innovative activities implemented by airline companies on the perceived service quality. This direct effect is found to create a complete impact indirectly. Additionally, it has been determined how customer relationship management practices shape this impact by acting as a mediator. The findings provide guidance to airline companies in understanding the influence of technological innovations on customer satisfaction and optimizing strategic customer relationship management practices. This study recommends that companies in the aviation sector focus on technological innovations to gain a competitive advantage and enhance customer satisfaction.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2024
    On Bishop Frames of Any Regular Curve in Euclidean 3-Space

    Mazlum, Sümeyye Gür

    Relationships between type-1 Bishop and Frenet, type-2 Bishop and Frenet, alternative and Frenet, N-Bishop and alternative frames of any regular curve in Euclidean 3-space are known. In this study, relationships between N-Bishop and Frenet frames and relationships between type-1 Bishop, type-2 Bishop and N-Bishop frames of any regular curve in Euclidean 3-space are given. In addition, pole vectors (unit vectors in the direction of Darboux vectors) belonging to these frames are computed. Last, pole and Darboux vectors belonging to these frames are compared with each other.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Okul tıraşı: foucaultçu bir yaklaşım

    Demirtaş, Haşim

    “İktidar” denildiğinde kavramın zihinde beliren imgelerinden biri siyasal iktidardır. Bu, kavramın dar bir çerçevede algılanması demektir çünkü iktidar, hayatın çok daha geniş alanlarına etki etmektedir. Foucault, iktidar algısına yönelik sınırları ortadan kaldırarak genişletmiştir. Ona göre iktidar, kurumlarda üretilen ve insan ilişkilerinde kendini gösteren bir olgudur ve her iktidar kendi ötekisini yaratmaktadır. Sinemanın toplumu ve insanı anlatan bir sanat olduğu görüşünden hareketle, üretilen bu iktidar örüntülerinin beyaz perdede kendine temsil alanı bulduğunu söylemek mümkündür. Ferit Karahan’ın Okul Tıraşı (2021) filmi, iktidar pratiklerinin nasıl gerçekleştiğini ve bunun da öğretmen-öğrenci ilişkilerini nasıl yapılandırdığını gösteren, Türkiye sosyolojisinin bir kesitinin fotoğrafını çeken bir yapımdır. Bu çalışma, öncelikle Foucault’nun iktidar kavramını özetlemiş, ardından da bu açıklamalar çerçevesinde “öteki”nin nasıl üretildiğini ve okul kurumu içinde nasıl görünür olduğunu sosyolojik analiz yöntemiyle açıklamıştır. Çalışmanın sonucunda filmin Foucault’nun belirttiği iktidar biçim ve disiplin tekniklerini içerdiği görülmüştür.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2024
    Bütünleştirilmiş AHP-ARAS Yaklaşımıyla Lojistik Partner Seçimi: Otomotiv Yan Sanayi Yedek Parça Sektöründe Bir Uygulama

    Gergin, Ramazan Eyüp

    En uygun lojistik partnerin seçilmesi, tüm işletmelerin rekabet güçlerinde uzun vadeli işbirliklerini gerçekleştirmeleri açısından önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma otomotiv yan sanayi yedek parça sektöründe faaliyet gösteren bir işletme için en uygun lojistik partnerin seçilmesini amaçlamaktadır. Belirtilen amaç doğrultusunda çalışmada dört aşamalı bir bütünleştirilmiş Çok Kriterli Karar Verme yaklaşımı uygulanmıştır. İlk olarak çalışmada lojistik partner seçim kriterleri literatür araştırması ve yönetici görüşleri ile belirlenmiştir. Lojistik partner seçim kriterlerinin belirlenmesinin ardından, lojistik partner seçim kriterlerinin ağırlıkları Analitik Hiyerarşik Süreç (AHP) yöntemi ile tespit edilmiştir. Lojistik partner seçim kriterlerinin ağırlıklarının belirlenmesinin ardından çalışmada değerlendirilecek alternatifler işletme deneyimlerine göre belirlenmiştir. Son aşamada ise en uygun lojistik partner seçimi Additive Ratio Assesment (ARAS) yöntemi ile elde edilmiştir. Çalışmanın sonuçları, lojistik partner seçiminde en önemli kriterin “Lojistik Aktiviteler” olduğunu göstermiştir. ARAS yöntemine göre sonuçlar LF1’in genel sıralamada işletme için en uygun lojistik partner olduğunu göstermektedir. Ayrıca şirket yöneticileri ile yapılan görüşmelerden elde edilen verilere göre önerilen modelin geçerli ve sağlam olduğu tespit edilmiştir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2024
    Asya Ülkelerinin İnovasyon Performanslarının CILOS Temelli CoCoSo Yöntemi ile Değerlendirilmesi

    Macit, Nazife Sahin

    Bu çalışmanın amacı 2022 yılına ilişkin Küresel İnovasyon İndeksi raporunda yer alan veriler ve bileşenler dikkate alınarak 39 Asya ülkesinin inovasyon performanslarını CILOS ve CoCoSo yöntemleri ile değerlendirmek ve sıralamaktır. Diğer taraftan CILOS temelli CoCoSo yöntemi analizi sonucu ortaya çıkan ülkelerin performans sıralamaları ile Küresel İnovasyon İndeksi raporundaki sıralamaları karşılaştırılmalı bir şekilde ele almaktır. Bu amaçlar doğrultusunda Küresel İnovasyon İndeksi’nde yer alan yedi bileşen (kurumlar, beşeri sermaye ve araştırma, altyapı, pazar gelişmişliği, iş gelişmişliği, bilgi ve teknoloji çıktıları, yaratıcılık çıktıları) kriter olarak çalışmaya dahil edilmiştir. Kriterlerin ağırlıklandırılması CILOS yöntemi ile yapılmış ve en önemli kriterin altyapı olduğu ortaya çıkmıştır. İnovasyon performansı açısından ülkelerin değerlendirilmesi ise CoCoSo yöntemi ile gerçekleştirilmiş ve en yüksek performans sergileyen dört ülkenin sırasıyla Singapur, Kore, Japonya ve Çin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca CILOS temelli CoCoSo yöntemi analizi sonucunda ortaya çıkan sıralamalar ile KİE raporundaki sıralamalar arasında anlamlı ve pozitif yönde çok kuvvetli bir ilişkinin olduğu Spearman Rho Korelasyon testi sonucunda belirlenmiştir. Bu da araştırmada kullanılan CILOS temelli CoCoSo yöntemi ile ülkelerin inovasyon performanslarının değerlendirilebileceğini ortaya çıkarmıştır.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2024
    Exploring the utilization potential of kaolin in the Balıkesir Sındırgı region

    Alp, Ibrahim; Erkan, Ilker

    Natural kaolins may contain some metal cations (K+, Na+, Mg+2, Ca+2) and anions such as carbonate, phosphate, and sulfate as impurities, depending on the formation conditions. The kaolins of Turkiye generally give a high-quality white color after firing due to their low Fe2O3 content. Unfortunately, Turkiye’s kaolin deposits generally contain high levels of SO3. Since the alunite mineral, which is the source of SO3, cannot be removed from the structure by known methods, kaolins containing alunite can only be used in the white cement sector. In this study, the suitability of the kaolins of the Balıkesir Sındırgı region, which has a large part of the kaolin reserves of Turkiye, to the areas of use where kaolin is mostly used in its current state has been investigated, and the samples obtained from the region have been examined in which areas of use they are suitable for use in raw form, and suggestions have been made about the enrichment methods to be carried out by comparing with the studies in the literature.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Nokta bulutu verisi ile su kütlesi tespitinde geometrik özniteliklerin etkisi

    Özdemir, Samed; Karsli, Fevzi

    Yüksek çözünürlüklü uzaktan algılama görüntülerinden su kütlelerinin hızlı ve doğru bir şekilde tespit edilmesi ve çıkarılması, su kaynakları yönetimi, su kalitesi izleme, doğal afet acil müdahaleleri gibi kritik uygulama alanlarında stratejik bir öneme sahiptir. Bununla birlikte, geleneksel su kütle çıkarma yöntemleri, özellikle görüntü dokusu ve karakteristik özelliklerin seçilmesi konusunda çeşitli zorluklar sunmaktadır. Bu çalışmada, nokta bulutu verilerinden çıkarılan geometrik öznitelikler ve hava fotoğraflarından alınan spektral bilgileri bir araya getirerek, su kütlelerinin sınırlarının daha etkin bir şekilde tanımlanmasını ve çıkarılmasını sağlayan bir metodoloji önerilmektedir. Üç boyutlu (3B) yapı tensöründen yararlanılarak nokta bulutlarından üretilen geometrik öznitelikler algılayıcı sistemin ürettiği spektral bilgiler ile birleştirilerek, yüksek boyutlu verilere uygunluğu, hızı ve aşırı uyuma direnci ile bilinen Rastgele Orman (RO) sınıflandırıcısı su kütlelerinin tespiti için eğitimde kullanılmıştır. Matlab ortamında geliştirilen metodolojinin etkinliği, Türkiye’de topografik ve bitkisel özellikleri farklı dört farklı lokasyon üzerinde test edilmiştir. Sınıflandırma işlemi ile tespit edilen su kütlesi sınırlarının doğruluk analizi F-Skoru üzerinden değerlendirildiğinde, Çalışma Alanı-1 için: %85.7, Çalışma Alanı-1 Akarsu için %76.6, Çalışma Alanı-2 için %93.7, Çalışma Alanı-3 için %94.9, ve Çalışma Alanı-4 için %73.6, olarak elde edilmiştir. Çalışma, sunulan metodolojinin farklı mekânsal ölçekler ve sensör türleri için uygulanabilir olduğunu ve çevresel ve hidrolojik araştırmalarda geniş kapsamlı kullanımlar için potansiyel taşıdığını ortaya koymaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Analysis of customer reviews for digital banking applications with text mining methods

    Çam, Handan; Sayin Okatan, Burcu

    Virtual services, which provide an important comfort area in today's digital world, are used by the majority of people. Accordingly, digital banking is one of the most used online financial services. In this research, it was aimed to analyze the digital banking services used by bank customers at a high rate and by using text mining methods using a data pool consisting of their comments. In the study, in the light of the data of the Banks Association of Turkey, the digital banking data of the 10 most used private banks and 3 state banks and a total of 13 banks constitute the population. The data covers the period from January 2020 to August 2022.In total, between 1,200,000-1,250,000 raw data were obtained from social media platforms where the relevant banks could be interpreted. Banks were examined one by one; Analyzes about word density were applied, wordcloud data visuals were created, and the perspective on banks was measured with individual sentiment analyses. As a result of the study, the most frequently cited by bank customers are The ease, usefulness, and service fees of digital applications are interpreted. Therefore, it has been understood that the digital services of private banks and public banks do not differ much, but the digital services of private banks are more efficient in terms of usefulness and self-renewal. As a result of the analysis, different suggestions were made to banks within the scope of customer satisfaction and quality service delivery in terms of digital banking services.

  • MakaleAçık Erişim2024
    İzmit Körfezi manyetik verilerine kenar tespit yöntemlerinin uygulanması

    Aktaş, Gülten; Demirel, Sinan

    Marmara Denizi’nin kuzeydoğusunda yer alan İzmit Körfezi Kuzey Anadolu Fayı’nın kuzey kolu üzerinde olması nedeniyle sismik tehlike tahminleri açısından oldukça önemli etkilere sahiptir. Bu çalışmada İzmit Körfezi’nin yapısal çizgisellikleri yüksek çözünürlüklü manyetik veriler kullanılarak tanımlanmıştır. Başlangıçta verilere günlük düzeltme işlemi yapılmış ve gürültü etkilerini ortadan kaldırılmak amacıyla filtreler uygulanmıştır. Ayrıca, İzmit Körfezi’nin çizgiselliklerini ve yapısal unsurların sınırlarını çıkarmak için verilere birinci düşey türev, analitik sinyal, Tilt açısı, yatay gradyanın tilt açısı (TAHG), softsign fonksiyonu (SF) yöntemleri uygulanmıştır. Manyetik anomalilere neden olan yapısal unsurların belirlenmesinde TAHG ve SF filtreleri keskin ve net kenarlar oluşturmuştur. Tespit edilen çizgiselliklerin ana eğilimi körfezde D-B ve KD-GB yönündedir. Bu çalışmadan elde edilen bulgular sismik yansıma kesitleriyle de değerlendirilerek kesitlerdeki faylar ile çizgiselliklerin oldukça uyumlu oldukları görülmüştür. Böylece İzmit Körfezi’nin tektonik ve yapısal çerçevesinin daha iyi anlaşılması açısından manyetik sonuçlar güvenilir bir yapısal harita sunmaktadır. Çalışmadan elde edilen bölgenin çizgisellik haritası gelecekte yapılacak yeni araştırmalara katkı sağlayacağı açıktır.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Sektörel kalkınma yardımlarının üretkenlik kapasitesi üzerindeki etkisi: düşük ve orta gelirli ülkeler üzerine ampirik bir çalışma (2002-2018)

    Yıldız, Barış; Yildiz, Gizem

    Son yıllarda pek çok uluslararası kuruluş ve araştırmacı tarafından az gelişmiş ve/veya gelişmekte olan ülkelerin üretkenlik kapasitelerinin nasıl arttırılacağı konusu tartışılmaktadır. Kalkınma yardımları, bu ülkelerin üretkenlik kapasitelerini önemli ölçüde etkileyen faktörlerden biridir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, sektörel kalkınma yardımlarının üretkenlik kapasitesi üzerinde bir etkisi olup olmadığını araştırmaktır. Çalışma 2002-2018 dönemini ve 84 ülkeyi kapsamaktadır. Panel veri yöntemi kullanılarak elde edilen bulgulara göre sosyal altyapı ve hizmet yardımları, üretkenlik kapasitesini istatistiksel olarak anlamlı ve negatif, üretim sektörleri yardımları ise anlamlı ve pozitif etkilemektedir. Ekonomik altyapı ve hizmet yardımları ve çeşitli sektör yardımlarına ilişkin ise istatistiksel olarak anlamlı bir bulgu elde edilememiştir. Modelde kontrol değişken olarak kullanılan kişi başı gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH), işgücüne katılım oranı ve ticari açıklık, üretkenlik kapasitesini istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif etkilemektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 17 · Amaçlar için Ortaklıklar
  • MakaleAçık Erişim2024
    İlk ve ikinci el konut talebinde yakınsama hıpotezinin analizi: 26 alt bölge örneği

    Önder, Kübra; Şahin, Muhammet

    Türkiye’nin 26 alt bölgesinin ilk ve ikinci el konut talebi yakınsama hipotezi ile incelenmiştir. Çalışmada, 2013 Ocak-2023 Mart dönemine ait aylık zaman serileri kullanılmıştır. Bölgeler arası konut talebi yakınsama hipotezi koşullu ve koşulsuz tahmin edilmiştir. Analizlerde dinamik panel sistem GMM yaklaşımından yararlanılmıştır. İlk el konut talebine ait koşulsuz yakınsama modeli analizi sonucunda; ilk el konut satışına ait gecikmeli değerlerin konut talebini pozitif etkilediği belirlenmiştir. Koşulsuz yakınsama modelinde ise konut fiyatı ile hane geliri değişkeni ilk el konut talebini pozitif etkilerken ikinci el konut satış miktarı ise ilk el konut talebini negatif etkilemektedir. İkinci el konut satışına ait yakınsama hipotezi bulgularına göre ise koşulsuz modelde; ikinci el konut satışının gecikmeli değerleri ikinci el konut talebini pozitif etkilemektedir. Koşullu modellerde yer alan hane geliri değişkeni ikinci el konut talebini pozitif ilk el konut satışı değişkenini ise negatif etkilemektedir. İkinci el konut satışı yakınsama modelindeki konut fiyatı değişkeni ise istatistiki olarak anlamsızdır.

  • MakaleYalnız künye2024
    Dijitalleşmenin Vergi Kaçırma Üzerindeki Etkisinde Şeffaflığın Aracılık Rolü

    Saruc, Naci Tolga; Uğur, Candan Yılmaz

    Bu çalışmanın amacı dijitalleşmenin vergi kaçırma üzerindeki etkisini belirlemektir. Çalışma ayrıca dijitalleşmenin vergi kaçırma üzerindeki etkisinde şeffaflığın aracılık rolü olup olmadığını da incelemektedir. Bu bağlamda 2016 yılı 137 ülke verisinin yer aldığı çalışma öncelikli olarak regresyon analizi ile test edilmiştir. Bulgular dijitalleşmenin vergi kaçırma üzerindeki etkisinin negatif yönde ve güçlü olduğunu göstermektedir. Çalışmada ayrıca dijitalleşmenin vergi kaçırma üzerindeki etkisinde şeffaflığın aracılık rolü olup olmadığını test etmek amacıyla PROCESS Model 4 kullanılmış ve şeffaflığın aracılık etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bu bulgular neticesinde dijitalleşme alanında yapılacak teknolojik yatırımların ve yapısal dönüşümlerin şeffaflığı besleyeceği ve bu sürecin uzun vadede vergilendirme süreçlerindeki kayıp ve kaçaklara ilişkin caydırıcılığı artıracağı düşünülmektedir.

  • MakaleYalnız künye2024
    Z Kuşağı Kişilik Tiplerinin İş Değerlerine Etkisi: Öğretmenler Üzerine Bir Araştırm

    Sımsek, Tugçe; Eroğlu, Gönül

    Kişilik bireyi diğerlerinden farklı kılan özelliklerinin tamamıdır. Kişilik ile ilgili kuramlar bu farklılıkların hangi faktörlerden kaynaklandığını, kişiliğin ortaya çıkmasını ve gelişimini ne kadar etkilediğini incelemiştir. Kişilik kuramlarında bireylerin dünyaya geldiği ve yaşadığı dönemin kişiliğin belirlenmesinde belirleyici olabileceği ifade edilmektedir. Dönemin siyasal, sosyal, ekonomik yapısı, teknoloji kullanımı vb. gibi faktörler o dönemdeki bireylerin benzer kişilik özelliklerine sahip olmasına neden olmaktadır. Bir kişilik topluluğunun kuşak olarak adlandırılabilmesi için yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş olması, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış ve benzer ödevlerle yükümlü olmaları gerekmektedir. Her kuşağın kişilik özelliğine göre iş yaşamından beklentileri ve iş değerleri farklılaşmaktadır. Bu çalışmada iş yaşamında yerini yeni almaya başlayan Z Kuşağının kişilik özellikleri ve iş değerleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Kişilik özelliklerini belirlemek için “Beş Faktör Kişilik Ölçeği”, iş değerlerini belirlemek için “İş Değerleri Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırma bundan sonraki kuşakların yetiştirilmesinde en büyük etkiye sahip meslek çalışanlarından biri olan öğretmenler üzerinde yapılmıştır. Gümüşhane ilinde bulunan 276 Z Kuşağı öğretmenine anket yapılmış, elde edilen veriler SPSS 22.0 programı ile analiz edilmiştir. Frekans analizi, korelasyon ve doğrusal regresyon analizi ile veriler çözümlenmiştir. Z kuşağı öğretmenlerinin kişilik özellikleri ile iş değerleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme