Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Uzun, Sevda(22)
- Kulakaç, Nurşen(13)
- Tonkaz, Duygu Erkal(9)
- Tonkaz, Mehmet(9)
- Baltaci, Cemalettin(8)
- Vural, Selvi(8)
- Yılmaz, Coşkun(7)
- Bayrakdaroglu, Serdar(6)
- Günen, Mehmet Akif(6)
- Karimullah, Suud Sarim(6)
- Türkkan, Tuğba(6)
- Şimşek, Ahmet Bahadır(6)
- Akyürek, Suat(5)
- Anaç, Halil(5)
- Avcı, İbrahim(5)
- Beder, Murat(5)
- Doğan, Melike Demir(5)
- Emirza, Elif Güzide(5)
- Gönan, Yavuz(5)
- Merddan, Kurtuluş(5)
- Tonkaz, Gokhan(5)
- Zaman, Tolga(5)
- Akar, Zeynep(4)
- Akdemir, Enes(4)
- Akçay, Serhatcan Berk(4)
- Altan, Aytaç(4)
- Anıl, Berna(4)
- Aydin, Aydanur(4)
- Bingol, Ozkan(4)
- Bozkurt, Ferhat(4)
- Ceylan, Halil Ibrahim(4)
- Dogan, Ramazan Ozgur(4)
- Doğan, Hasan(4)
- Gedikli, Eyup(4)
- Günay, Hamdi Furkan(4)
- Kaygusuz, Abdullah(4)
- Kayhan, Recep Fatih(4)
- Kenek, Gökhan(4)
- Kurt, Kemal(4)
- Köse, Aslı(4)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Türk kamu bürokrasisinde yapılan reformlar: E-devlet uygulamaları
Serkan Güneş
Çok köklü bir geçmişe sahip bulunan Türk tarihinde kendine yer edinmiş olan geleneksel bürokratik yönetim anlayışı 1980'li yıllara gelindiğinde tartışılmaya başlanmış ve kamu yönetimi anlayışında önemli değişimler gözlemlenmiştir. Özellikle 1980 sonrası, yeni kamu yönetimi anlayışının da etkisi ile bürokrasi ciddi manada sorgulanmış ve neticede kamu bürokrasisinde vatandaş lehine kalitenin artırılması için birçok reform yapılmıştır. Kamu hizmetlerinin kalitesini artırmak ve bürokratik işlemleri azaltmaya yönelik çalışmaların önünde engel olarak duran bürokratik işlemlerin fazlalığı sorunu, hem zamanın verimsiz bir şekilde harcanmasına hem de maddi yönden kayıplara neden olmaktadır. Bu kapsamda Türk bürokrasisinde devlet yönetimi anlamında kısa bir süre içerisinde bilgi teknolojilerine dayalı olarak gerçekleştirilmiş olan e-Devlet bu çalışmanın ana konusunu oluşturmaktadır. Bu uygulama neticesinde, yurttaşlar birçok kamu hizmetinden kamu kurumlarına gitmeden fayadalanabilmekte ve zaman ve maddi kayıpların önüne geçilebilmektedir. Buradan hareketle çalışmada öncelikle bürokrasi, reform ve e-Devlet kavramsal çerçevede açıklanmaya çalışılmıştır. Türk bürokrasisinin tarihsel gelişimi hakkında ve Cumhuriyet dönemi Türk kamu bürokrasisinde yapılan reform çalışmaları konularına yer verilmiş ve Türk bürokrasisinin örgütsel ve işlevsel manada sorunları ele alınmıştır. Son olarak çalışmanın konusu olan e-Devlet uygulamasına geçişe neden olan etmenler, e-Devlet uygulama örnekleri ve bu reformun Türk bürokrasisinde nasıl bir dönüşüme neden olduğu incelenerek bunların kamuoyundaki karşılıkları ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Bürokrasi, Reform, Bürokratik reformlar, e-Devlet, Türk Kamu Bürokrasisi-Bürokraside dönüşüm.
- Doktora TeziAçık Erişim2024Yöneticilerin yüksek performans beklentileri ile çalışanların işe bağlılıkları ilişkisinde öz yeterliliğin aracı ve iş güvencesizliğinin düzenleyici rolü
Selma Tiryaki
Bu araştırmada yöneticilerin yüksek performans beklentilerinin çalışanların öz yeterlilikleri ve işe bağlılıkları üzerinde pozitif yönde etkili olduğu varsayılmaktadır. Bu kapsamda, yüksek performans beklentileri ile çalışanların işe bağlılıkları arasındaki ilişkide öz yeterliliğin aracılık etkisi ve bu aracılık ilişkisinde iş güvencesizliğinin düzenleyici rolü araştırılmıştır. Araştırma, Trabzon genelinde özel sektörde görev yapan 395 öğretmen ve 275 satış elemanlarından oluşan iki farklı örneklem üzerinden anket yöntemi ile veri toplanarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, veri analizi için SPSS 25, SPSS PROCESS Makro-4 uzantısı ve Amos paket programları kullanılmıştır. Çalışmada yer alan ölçeklerin güvenilirlik analizleri, demografik bulgular, faktör analizleri, korelasyon analizleri ve hipotezler arasındaki ilişkileri ölçmek amacıyla hipotez testleri yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre, yöneticilerin yüksek performans beklentileri çalışanların işe bağlılıklarını artırmaktadır. Bunun yanı sıra, öz yeterliliğin, yöneticilerin yüksek performans beklentileri ve çalışanların işe bağlılıkları arasındaki ilişkide aracılık rölü ve yöneticilerin yüksek performans beklentileri ile çalışanların işe bağlılıkları arasındaki öz yeterliliğin aracılık ilişkisinde iş güvencesizliğinin düzenleyici etkisi tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Trabzon'da satılan çökelek peynirlerinin mineral madde ve ağır metal içerikleri, fiziko-kimyasal ve mikrobiyolojik özelliklerinin belirlenmesi
Nagihan Kalaycı
Bu çalışamda Trabzon ilinde geleneksel yöntemlerle üretilen ve pazarlarda veya marketlerde satılan çökelek peynirlerinden 30 adet örnek toplanmıştır. Toplanan örneklerin mineral madde ve ağır metal içerikleri ile bazı fiziko-kimyasal ve mikrobiyolojik özellikleri belirlenmiştir. Örneklerin en yüksek kuru madde, kül, tuz, yağ, protein, suda çözünür azot, olgunlaşama indeksi, asitlik ve pH değerleri sırasıyla %45.88, %8.46, %6.67, %13.50, %27.45, %1.18, %5.57, %1.342 ve 6.49 olarak bulunmuştur. Örneklerden 6 tanesinin kuru madde içeriği Türk Gıda Kodeksi ile uygun değil iken tuz içeri bakımından sadece 1 çökelek örneğinin uygun olmadığı tespit edilmiştir. Çalışmada örneklerin ortalama makro element içerikleri Ca 156.56 mg/kg, Na 941.11 mg/kg, Mg 72.60 mg/kg, K 139.81 mg/kg, P 2137.15 mg/kg olarak belirlenmiştir. İz elemenler olan Al, Ni, Cu ve Zn'nin ortalama miktarları sırası ile 12.91 mg/kg, 0.31 mg/kg, 0.28 mg/kg ve 3,18 mg/kg olarak bulunmuştur. Ağır metaller olarak Pb ve As düzeyleri incelenmiştir. Pb 6 örnekte, As 4 örnekte belirlenmiştir. Kurşun içeren örneklerin biri dışında diğerlerinin içerdiği miktarlar Türk Gıda Kodeksi ile uyumlu değildi. Çökelek örneklerinin total aerobik mezofilk bakteri (TAMB), koliform bakteri ve maya-küf sayılarının sırasıyla 6.74-8.99 log kob/g, <2-5.92 log kob/g ve <2-8.57 log kob/g aralığında değiştiği belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Kur'ân kıssalarının ahkâm âyetleri bağlamında incelenmesi (Talat Koçyiğit örneği)
Havva Nur Demir
Kur'ân bütün insanlığa rehberlik etmek ve onları hidayete götürmek üzere kutsal bir kitap olarak Allah tarafından gönderilmiştir. İlk muhataplar bu kutsal kitabı okumuş, yetenekleri ve yetkinlikleri doğrultusunda onu anlamaya çalışmıştır. Ulema ise onun anlaşılması adına üstün gayretler sergilemiş ve bu anlamda çok değerli tefsirler telif etmiştir. İşte çabalardan birini de Ankara İlahiyat Fakültesi'nde yıllarca hadis dersleri okutmuş ve hadis konusunda eserler yazmış olan Talat Koçyiğit gerçekleştirmiştir. Talat Koçyiğit, ilkin İsmail Cerrahoğlu ile bu çalışmaya başlamıştır. Ancak birinci ciltten sonra Cerrahoğlu'nun ayrılmasıyla Koçyiğit bu çalışmaya tek başına sürdürmüştür. Kur'ân kıssalarındaki ibadet, muamelât ve ukûbat konuları açılarından bu tefsirin değerlendirilmesi araştırmanın konusu olmuştur. Bu çalışma, giriş ve iki bölümden oluşturulmuştur. Birinci bölümde Koçyiğit'in hayatı, eserleri ve hadisçi gözüyle tefsir yazımı incelenmiştir. İkinci bölümde ise Koçyiğit'in Kur'ân kıssalarında yer alan ahkâm âyetlerine yaptığı açıklamalar, ibadet, muâmelât ve ukûbat bağlamında araştırılmıştır. Bu düzlemde incelenen âyetler, mekkî ya da medenî oluşlarına göre gruplandırılmış ve âyetler nüzul sırasına göre değerlendirilmiştir. Böylece ilgili âyetler tek tek ele alınmış, Koçyiğit'in tefsiri ve açıklamaları baz alınarak bazı tefsirlerle karşılaştırmalı bir şekilde incelenmiştir. Elde edilen verilerin yazıldığı sonuç kısmıyla araştırma tamamlanmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Terimsel ve olgusal açıdan Kur'an'da temizlik
Eren Yıldız
Kur'an, insanları karanlıktan aydınlığa çıkarmak için Allah tarafından gönderilmiştir. Kur'an'daki birçok konu ve terim üzerine çok çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu açıdan üzerinde çalışma yapılması gereken konulardan biri de temizlik konusudur. Kur'an temizlik konusunu İslam'ın bidayetinden başlayarak peyderpey açıklamıştır. Bunun böyle olması temizliğin önemini ortaya koymuştur. Temizlik, insanoğluyla ve çevresiyle ortaya çıkmıştır. Kur'an'da temizlik manasında kullanılan temel terim "tahâret" sözcüğüdür. Bunun Kur'an'daki kullanımları, maddi, manevi, hükmi temizlik türlerini içerecek şekildedir. Maddî temizlik ile, kişinin beden, elbise, mekân, hava ve su gibi şeylerin her türlü maddî necasetten temizlenmesi kastedilmiştir. Manevî temizlik ile inancın, kalbin tezkiyesi, niyetin ve ahlakın her türlü günah kirlerinden arındırılması vurgulanmıştır. Hükmî temizlik ile ise, belirli ibadetlerin yerine getirilebilmesi için insana emredilen namaz abdesti, boy abdesti, ifade edilmiştir. Ayrıca bunların yerine geçen teyemmüm de bunlara ilave edilmiştir. Çalışmanın ilk kısmında temizlik manasına gelen terimler tahlil edilmiş âyetlerden verilen örneklerle ne tür temizliğe delalet ettikleri belirlenmiştir. İkinci bölümde temizliğin unsurlarının yanında temizlik türleri, onun kişi ve nesne üzerindeki etkileri tetkik edilmiştir. Bu bağlamda Kur'an maddi ve manevi olarak insanın tertemiz bir hayat sürmesini talep etmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Ayet ve Hadisler Işığında Tevessül ve Vesile
Sümeyye Meral
Bu araştırma, İslam'da tevessül ve vesile kavramlarının Kur'ân-ı Kerîm ve hadisler ışığında nasıl anlaşıldığını ve tarihsel süreçte nasıl yorumlandığını incelemektedir. Çalışma, bu kavramların tevhid ilkesiyle olan ilişkisini ve meşru-gayri meşru uygulamalarını ele almayı amaçlamaktadır. Tevessül ve vesile terimleri, kelam ve tasavvuf alanlarında farklı yorumlara sebep olmuştur. Araştırmada, Kur'ân-ı Kerîm ayetleri ve hadisler ana kaynak olarak kullanılmış, ayrıca İbn Teymiyye'nin "Kâide-i Celîle fi't-Tevessül ve'l-Vesîle" adlı eseri gibi klasik eserler incelenmiştir. Kur'ân'da vesile kavramı Mâide 35 ve İsrâ 57. ayetlerde geçmektedir. Hz. Muhammed (s.a.v.) ve sahabe dönemlerinde büyük tartışmalar yaşanmazken, tebei tabiin döneminde farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Meşru tevessüller arasında Allah'ın Esmâ-i hüsnâ ve sıfatlarıyla, salih amellerle ve yaşayan salih bir kulun duasıyla tevessül yer alırken, gayri meşru tevessüller arasında ölülerden medet ummak ve eşyalarla tevessül etmek bulunmaktadır. Araştırma, tevhid ilkesi ışığında tevessül ve vesile kavramlarının dikkatli bir şekilde ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Sonuç olarak, insanların Allah'a yakınlaşmak için aracılara ihtiyaç duymadığı ve şefaatin sadece peygamberler ve salih kimseler aracılığıyla mümkün olduğu belirtilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Gümüşhane ili katı atık tesisindeki süreçlerin gözlem metodu ve L tipi matris risk analizi yöntemi kullanılarak iş sağlığı ve güvenliği açısından incelenmesi
Aslıhan Güvendi
Bu tez çalışmasında Gümüşhane ilinde bulunan Katı Atık tesisi üzerinde risk analizi yöntemlerinden gözlem metodu olan Elmeri yöntemi ve L tipi matris 5x5 karar matrisi risk analizi yöntemi kullanılarak risk değerlendirmesi amaçlamaktadır. Katı atık tesislerinin doğru bir şekilde işletilmesi, yönetilmesi, çevresel etkileri azaltmak, sağlık ve güvenlik risklerini minimize etmek büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle bu çalışma tesisin süreçlerini değerlendirerek olası riskleri belirlemek ve uygun önlemlerin alınmasını sağlamak amacıyla gerçekleştirilmektedir. Tez kapsamında Gümüşhane İlindeki katı atık tesisinin işleyiş süreçleri ayrıntılı bir şekilde incelenecektir. Tesiste yer alan katı atık işleyiş süreçleri; atık toplama, taşıma, ayrıştırma, geri dönüşüm ve bertaraf gibi adımları içermektedir. Her bir süreç Elmeri yöntemi ve L tipi matris 5x5 karar matrisi risk analizi yönteminin karşılaştırılası yapılarak belirlenmesi ve değerlendirilmesi için analiz edilmiştir. Tez kapsamında risk analizi için kullanılan L tipi matris genellikle 5x5 boyutlarında bir matristir ve karar verme sürecini yönlendirmek için kullanılır. Bu matris, belirli bir kararın veya projenin risk seviyesini değerlendirmek için kullanılır. Elmeri yöntemi ise tehlike değerlendirmesi, maruziyet değerlendirmesi ve risk değerlendirmesi olmak üzere üç ana bileşenden oluşur. Bu yöntem, katı atık tesisinin potansiyel tehlikelerini tanımlamak, çalışanların ve çevrenin bu tehlikelere maruz kalma düzeyini değerlendirmek ve ortaya çıkan riskleri belirlemek için kullanılır. Bu tezde, Elmeri yöntemi ve L tipi matris 5x5 karar matrisi risk analizi kullanılarak Gümüşhane ilindeki katı tesisinin süreçlerindeki potansiyel riskler belirlenecek ve öncelikle dirilecektir. Ayrıca her bir riskin seviyesini değerlendirmek için uygun kontrol önlemleri önerilecek. Bu önlemler tesisin işleyişinde iyileştirmeler yapılmasını ve risklerin en aza indirilmesini sağlayacaktır. Bu iki yöntemin karşılaştırılma aşamasında işletmeden destek alınarak uygulanacaktır. Sonuç olarak, Gümüşhane ilindeki katı atık tesisinin işleyiş süreçleri iki farklı risk analiz yöntemi kullanarak risk değerlendirmesini iş sağlığı ve güvenliği açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmanın sonuçları tesisin yöneticileri ve ilgili paydaşlar için değerli bir kaynak olabilir ve katı atık yönetiminde daha etkili önlemlerin alınmasına yardımcı olabilir.
- Doktora TeziAçık Erişim2024Sağlık bilişim sistemlerinin yeşil bilişim kapsamında değerlendirilmesi
Fatma Gökçe Menteşe
Günümüzde teknolojinin en çok kullanıldığı alanlardan biri olan bilişim sistemleri, bilgisayar donanım ve yazılımlarından oluşan, bilginin saklanması, elde edilmesi, analiz edilmesi ve gerekli gruplara ulaştırılması için kullanılan, bilgiye ulaşmayı ve iletişimi kolaylaştıran sistemlerdir. Fakat son yıllarda meydana gelen doğal afetler nedeniyle, küresel ısınmaya sebep olan unsurlar arasında kabul edilen teknolojik gelişmeler önlem alınması zorunlu hale gelmiştir. Yeşil bilişim; teknoloji kullanımındaki artışla birlikte ortaya çıkan çevresel, ekonomik ve sosyal olumsuzlukları yok etmek ya da en aza indirmek amacıyla ortaya çıkan, bilişim sistemlerinin kullanımının kontrol edilebilir bir duruma getirilmesini sağlayan kavramdır. Bireylerin yeşil bilişim farkındalıklarının oluşturulması bilişim sistemlerinin olumsuzluklarının azaltılmasında önemli bir unsurdur. Bu bağlamda tez çalışmasının amacı sağlık çalışanlarının yeşil bilişim farkındalık durumunu belirlemek, sağlık bilişim sistemlerini yeşil bilişim kapsamında değerlendirmek ve farkındalık oluşturmaktır. Bu çalışma kapsamında öncelikle Sağlık Bilişim Sistemlerinin Yeşil Bilişim Kapsamında Değerlendirilmesi ölçeğinin uyarlama çalışmaları tamamlanmış, ardından ölçeğin DFA ve AFA analizleri ile çalışmalarda kullanılabilmesi için geçerlik ve güvenirlik analizleri tamamlanmıştır. Geçerli ve güvenilir olduğu belirlenen ölçeğin uygulanması için araştırma verileri "Sağlık Bilişim Sisemlerinin Yeşil Bilişim Kapsamnda Değerlendirme" ölçeği ile Trabzon ilinde bulunan 1008 sağlık çalışanına online olarak uygulanmıştır. Çalışmanın modeli yapısal eşitlik modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucuna göre sağlık bilişim sistemlerinin çevreye faydaları, çevreye karşı sorumluluk faktörleri sağlık bilişim sistemlerine tutumu etkilemekte iken çevrenin gerçek durumunun farkındalığının tutumu etkilemediği tespit edilmiştir. Sağlık bilişim sistemlerine karşı tutumun, sağlık bilişim sistemleri kullanım düzeyi üzerinde önemli bir etkisi bulunduğu sonucuna varılmıştır. Literatür için, çalışmada kullanılan ölçeğin ilk defa kullanılmasının gelecek çalışmalara ışık tutacağı düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Kur'an-ı Kerim'de helâl-haram kavramları
Mustafa Durmuş
Kur'an-ı Kerim'in helâl ve haram konusundaki yaklaşımını incelediğimizde onun, bu kavramların insan hayatında önemli bir yeri olduğunu açıkça görürüz. Bu konuda inananların, bireysel-toplumsal, itikâdi-ameli, kavlî-fiili ve ahlâkî, kısaca hayatın hemen her alanında uymaları gereken birtakım kurallar olduğu aşikardır. Bu kurallar bütününde helâl ve haram kavramları her zaman ön plandadır ve belirleyici rol sahibidirler. Kurân bu konuda yelpazeyi geniş tutmuş, bireysel ibadetlerden toplumsal ibadetlere, aile içi ilişkilerden toplumsal ilişkilere, dinler arası ilişkilerden ülkeler arası hukuka ana hatlarıyla değinirken onayladıkları inananlar için kapsayıcı kavram olarak helâl kavramıyla ifade edilirken yasaklanan ilişkiler ise haram kavramıyla ifade edilmektedir. Kurân verilerine baktığımızda, helâl sahası geniş tutulmuş haramlar ise sınırlı sayıda olduğunu görmekteyiz. Ayrıca haramların bir kısmı, kendisi helal olan bir şeyin başka bir sebebe bağlı olarak geçici veya ebedi haram durumuna dönüştüğünü görmekteyiz. Yine az da olsa tersi bir durumun belli şartlar oluştuğunda meydana geldiğini görmekteyiz. Kur'an helâl ve haram koyma yetkisinin Allah'ta olduğunu beyan ederek böyle hassas bir konuda hatâya meyilli insanoğlunun bu konuda dikkatli olması gerektiğini vurgulamaktadır. Son olarak, Kur'an bütünlüğünü ve ilgili ayetlerin bağlamını göz önünde bulundurarak, helâl haram dengesinin son tahlilde insanların yararına olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Helâl, Haram, Günah, Sevap, Temiz, Pis, Emir, Nehiy
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Mühimme-i Asakir Defteri Nr:14 (1221-1222/1806-1807) metin ve inceleme
Rıdvan Palancı
Tezin konusu, Osmanlı Arşivinde bulunan mühimme-i asakir defterleri serisinin 14. numaralı defterinin Latin harflerine çevrilerek incelenmesini içermektedir. Mühimme-i asakir defterlerinin içeriği genellikle askeri teşkilat, atanmalar, askeri sahadaki reformlar ve askeriye ile ilgili diğer önemli konuları kapsar. 28 Aralık 1806 (17 Şevval 1221) tarihinden itibaren tutulan 14. numaralı mühimme-i asakir defterinde kaydedilen hükümler ve meseleler incelendiğinde, Osmanlı askeri teşkilatı hakkında 19. yüzyılın başlarına ait önemli bilgiler yer almaktadır. Bu defter, Osmanlı Devleti'nin askeri düzenini, ordunun yapılanmasını ve dönemin askeri politikalarını anlamak için önemli bir kaynaktır. İçeriğinde askeri birimlerin dağılımı, komutanların atanması, askeri eğitim, askeri malzeme tedariki ve savaş stratejileri gibi konuların yanı sıra, dönemin siyasi ve toplumsal dinamiklerini de yansıtan bilgiler bulunmaktadır. Özellikle 19. yüzyılın başları, Osmanlı Devleti için önemli bir dönemdir. Bu dönemde Avrupa'da yaşanan siyasi ve askeri değişimler, Osmanlı askeri teşkilatını da etkilemiştir. 14 numaralı defter bu bağlamda, Osmanlı Devleti'nin bu dönemdeki askeri gücünü, askeri liderlerin yeteneklerini ve dönemin askeri stratejilerini anlamak için değerli bir araçtır. Bu noktada askerî mühimme defterleriyle ilgili mevcut literatüre katkıda bulunmak amacıyla, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı, Bab-ı Asafî Divan-ı Hümayun Askerî Mühimme Defteri fonunda bulunan 1806-1807 yılına ait 14 numaralı defter seçilerek transkripsiyon ve tahlil çalışması yapılmıştır. Çalışmada betimleme yöntemi kullanılmıştır
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Kamil Kepeci 249 Numaralı Ruûs Defteri (996/1587-1588) (s. 65-127) (Tahlil ve Metin)
Orhan Aksu
Osmanlı Devleti'nde görevlendirmeler ve atamalar, Divan-ı Hümayun'da alınan kararlar doğrultusunda yapılırdı. Vezirler, beylerbeyleri ve tımar sahipleri dışındaki orta ve alt düzey devlet memurlarının tayin beratları, azil ve ibka tevcihleri Ruus defterlerine işlenirdi. Günümüzde Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Arşivi'nde yer alan Ruus Defterleri, XVI. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti'nin merkezi ve taşra teşkilatı hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Bu tez çalışmasında, Kamil Kepeci 249 Numaralı Ruus Defteri (996/1587-1588) incelenmiştir. Çalışma kapsamında, söz konusu defterin diplomatik özellikleri ve dili ayrıntılı bir şekilde ele alınmış, defterin transkripsiyonu gerçekleştirilmiştir. Daha sonra, kimlerin hangi görevlere atandığına ilişkin elde edilen veriler tablo halinde sunulmuştur. İncelenen defterde timar, zeamet, çavuşluk, müteferrika gibi görevlilerin tevcih, azil ve ibka bilgileri yer almaktadır. Ayrıca, görevlilerin çalıştıkları kurumlar, tevcihlerin sebepleri, aldıkları ücretler veya hangi koşullarla atandıkları ve görev yaptıkları kaza, nahiye, karye ve mahalleler hakkında da bilgiler mevcuttur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Mobilya imalatı yapan mikro ölçekli işletmelerin odun tozu patlama riski yönünden araştırılması
Lokman Odabaş
Hammaddenin işlenmesi sırasında uygulanan yöntemin bir sonucu olarak yan ürünler oluşur. Bu yan ürünlerden biri tozdur. Bir risk faktörü olan toz, mobilya imalatı sektöründe yaygın bir sorundur. Ayrıca, sektörde yer alan işletmelerin büyük çoğunluğu mikro ölçekli işletme kapsamına giren işletmelerden oluşmaktadır. Bu işletmeler, ekonomik ve sosyal yönlerden ülke ekonomisi için önemlidirler, ancak bu işletmeler iş sağlığı ve güvenliği açılarından bazı olumsuzluklara sahiptirler. Bu olumsuzluklardan biri, oluşan odun tozunu yönetme imkânlarının yetersizliğidir. İş atmosferine karışan odun tozu, çalışan sağlığına olduğu kadar işyeri güvenliği için de bir risktir. Toz, iş ortamındaki diğer faktörlerle birleştiğinde "toz patlamalarına" sebep olabilir. Toz patlamaları genellikle üretim yapılan alanlarda, işlem sürecinde, depolama aşamasında veya malzemelerin transferi sırasında meydana gelir. Ülkemizde, toz patlama riski farkındalık düzeyinin yüksek olmadığı söylenebilir. Bu nedenle bu çalışmada, Trabzon ilinde faaliyet gösteren ve mobilya imalatı yapan mikro ölçekli işletmelerde toz patlama risklerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Yöntem olarak, L Tipi (5x5) matris diyagram yöntemi kullanılmıştır. Materyal olarak mobilya sektöründe faaliyet gösteren üç mobilya atölyesi seçilmiş ve ziyaret edilerek; odun tozu oluşumu ile toz patlamasına yol açabilecek faktörler açısından incelenmiştir. Toplamda 64 risk unsuru belirlenmiştir. Bunların 30`u "yüksek risk," 28`i "orta risk" ve 6`si"düşük risk" olarak değerlendirilmiştir. Tespit edilen bu risklere bağlı olarak öneriler yapılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Üniversite öğrencilerinin podcast dinleme alışkanlıkları ve motivasyonları: Gümüşhane Üniversitesi örneği
Sena Nur Günal
Günümüzde yaşanan teknolojik gelişmeler ile birlikte, insanlar yoğun hayat temposunda kişisel gelişimlerine de katkı sağlamaya çalışmaktadırlar. Kullanıcıların podcastlere yönelme nedenleri arasında en dikkat çekici özelliği; dijital mecraların farklı bir kültüre evrimleşmesi ve daha çeşitli içerik imkânı sunmalarıdır. Podcast öncesi dönemde blog yazarları okunmak, youtube yayıncıları ve radyo yayıncıları dinlenmek için çok fazla çaba sarf ederken, artık kullanıcıların yeni alışkanlığı olan sesli blog ve podcastler sayesinde her iki tarafın da keyif alarak çalışmalarını sürdürmeleri mümkün hale getirilmektedir. Bu çalışma, üniversite öğrencilerinin Podcast dinleme alışkanlıklarını ve motivasyonlarını belirlemek amacı ile hazırlanmaktadır. Bu kapsamda üniversite öğrencilerinin neden Podcast dinlediklerini, en çok tercih ettikleri Podcast kategorilerini, podcast dinlerken hangi platformları tercih ettiklerini, podcastlerin sosyal ve bireysel hayatlarına etkilerini, podcast dinleyen üniversite öğrencileri için avantaj ve dezavantajlarının neler olduğu gibi sorulara cevap aranmaktadır. Çalışmada, veri toplama yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmaktadır. Araştırma kapsamında 13 kadın, 13 erkek olmak üzere toplam 26 katılımcı ile yüz yüze görüşme yapılmıştır. Çalışma çerçevesinde tüm podcast dinleyicilerine ulaşmanın mümkün olmaması ve belirlenen evreninin uygun ölçüde olması nedeniyle örneklem tercihi Gümüşhane Üniversitesi' nde öğrenim gören ön lisans, lisans ve yüksek lisans öğrencilerini kapsayacak ölçüde belirlenmiş ve örnekleme yöntemlerinden amaçlı örneklem kullanılmıştır. Yapılan görüşmelerden elde edilen veriler sonucunda, üniversite öğrencilerinin podcast dinleme alışkanlıklarının genel çerçevede benzerlik gösterdiği belirlenmektedir. Podcast dinleme motivasyonları incelendiğinde ise yaş, cinsiyet, kişisel ve bilişsel ihtiyaçların etkili faktörler olduğu, katılımcıların çoğunlukla kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak ve psikolojik yönden etkililiğinin olduğunu düşündükleri yayınları takip ettikleri saptanmaktadır. Çalışmada ele alınan konu ve elde edilen veriler literatürde bulunan benzer çalışmalarla uyum sağlamaktadır.
- Doktora TeziAçık Erişim2024İçsel pazarlama uygulamalarının kişi örgüt uyumuna etkisinde çalışanların adalet algısının aracı, iç girişimcilik özelliğinin düzenleyici rolü: Telekomünikasyon sektöründe bir uygulama
Yusuf Yazıcı
Enformasyon teknolojilerinin temel oluşturduğu günümüz sosyal ve iş hayatının iletişim uygulamaları, ticari anlamda hatırı sayılır düzeyde finansal büyüklüğe sahip bir pazar oluşturmaktadır. Sektörde, hizmet verilebilirlik kapsamında yapılan rekabet düzenlemeleri ise servis sağlayıcı işletmelerin sürekli bir pazarlama çabası yürütmesini gerekli kılmaktadır. Pazarlamanın doğası gereği her servis sağlayıcı rekabet içerisindedir. Çalışanlara yönelik müşteri odaklı yaklaşım sergileyen bir pazarlama programı işletmeye rekabet avantaj sağlayabilir. Bu kapsamda araştırma, telekomünikasyon sektöründe uygulanan içsel pazarlama uygulamalarının kişi örgüt uyumuna etkisi ve bu etkide çalışanların adalet algısının aracı, iç girişimcilik özelliklerinin düzenleyici rolü araştırılmıştır. Araştırma telekomünikasyon sektöründe hizmet veren bir işletmenin müşterileri ilişkileri çalışanları üzerinde uygulanmıştır. Araştırma 658 çalışanın katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Analizler SmartPLS istatistik programı ile yürütülmüştür. Sonuçlara göre içsel pazarlamanın boyutları olan eğitim ve gelişim, ücret ve ödüllendirme, güçlendirme, iç iletişimin kişi örgüt uyumuna pozitif ve anlamlı etkisi olduğu, esnek çalışmanın anlamlı etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Ücret ve ödüllendirme, güçlendirme ve esnek çalışmanın kişi örgüt uyumuna etkisinde dağıtım adaletinin aracılık etkisinin olduğu, eğitim ve gelişim, iç iletişimin kişi örgüt uyumuna etkisinde dağıtım adaletinin aracılık etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. İç iletişimin kişi örgüt uyumuna etkisinde iç girişimciliğin pozitif ve anlamlı düzenleyici rolü olduğu, esnek çalışmanın kişi örgüt uyumuna etkisinde iç girişimciliğin negatif ve anlamlı bir etkisi olduğu, Eğitim ve gelişim, ücret ve ödüllendirme, güçlendirmenin kişi örgüt uyumuna etkisinde iç girişimciliğin düzenleyici bir rolünün olmadığı tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi kuramına göre kendini gerçekleştirme ve Instagram ilişkisi
Nur Sinem Gültekin
5 Ekim 2010 tarihinde iOS için ücretsiz bir fotoğraf düzenleme ve paylaşım uygulaması olarak Kevin Systrom ve Mike Krieger tarafından kurulan Instagram'ın Türkiye'de 50 milyonu aşkın kullanıcısı bulunmaktadır. Bu çalışma, Abraham Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi kuramını temel alarak bireylerin kendini gerçekleştirme ihtiyacının Instagram kullanımıyla olan ilişkisini incelemektedir. Maslow'a göre, bireylerin temel ihtiyaçları hiyerarşik bir sıraya göre düzenlenmiştir. En üstte yer alan kendini gerçekleştirme ihtiyacı, bireyin potansiyelini en üst düzeye çıkarma ve kişisel hedeflerini gerçekleştirme arzusunu içerir. Araştırma, Instagram'ın popüler kültürde ve akademik literatürde giderek artan bir öneme sahip olduğu günümüzde, bu sosyal medya platformunun bireylerin kendini gerçekleştirme süreçlerini nasıl etkileyebileceğini anlamaya yöneliktir. Araştırmanın literatür bilgisini oluşturan birinci bölümde; Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisindeki her basamak detaylıca aktarılmıştır. İkinci bölümde ise sosyal medya kavramı, tarihçesi ve özellikleri anlatılmış olup daha özele inildiğinde; Instagram platformu hakkında genel bilgiler, platformun özellikleri, gelişimi ve Instagram ve kendini gerçekleştirme ilişkisi detaylandırılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde ise kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak yapılan anketle 471 kişiye ulaşılmıştır. Anketlerden elde edilen veriler, SPSS programı aracılığıyla analiz edilerek yorumlanmıştır. Kendini gerçekleştirme düzeyi belirlenirken bir ölçek kullanılmıştır. Ölçeğin güvenilir ve geçerli olduğu, yapılan güvenilirlik ve geçerlilik testleri sonucunda belirlenmiştir. Araştırma kapsamında Instagram'ın, kendini gerçekleştirme sürecine doğrudan bir etkisi olmadığı saptanmıştır. Fakat günlük Instagram kullanım süresine göre ve bireylerin eğitim durumlarına göre kendini gerçekleştirme düzeyleri farklılık göstermiştir. Günlük Instagram kullanım süresi daha uzun olan ve eğitim seviyesi daha yüksek bireylerde, kendini gerçekleştirme seviyesinde Instagram'ın etkili bir rol oynadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Instagram, İhtiyaçlar hiyerarşisi, Kendini gerçekleştirme, Sosyal medya
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Markaların duyulara seslenmesi: Örnek çalışma olarak hijyenik ped ürünleri bazında doku duyusunun tüketiciler nezdinde incelenmesi
Vesile Demir
Markaların küreselleşmesiyle birlikte rekabet ortamı gün geçtikçe artmaktadır. Bu sebeple markalar tüketicilerin gözünde bir adım öne geçebilmek adına birçok çalışma ve girişimde bulunmuşlardır. Ancak markaların duyu organlarına sesleniş bakımından ilk etapta görme ve duyma gibi duyulara seslenmesi rekabet ortamından sıyrılabilmeleri açısından yetersiz kalmaktadır. Tam da bu bağlamda markaların koku, tat, doku gibi duyulara seslenmesi tüketici açısından bir farkındalık yaratacağı öngörülmüştür. Başarılı bir markanın da 5 duyuya hitap etmesi gerekliliği unutulmaması gereken bir kıstas olmuştur. Nitekim bu araştırmada da hijyenik ped grubunda yer alan markaların 'ultra yumuşak', 'pamuksu yumuşaklık' gibi kavramları ön plana çıkarması tüketiciler açısından ''doku'' algısına ne derecede farkındalık yarattığı baz alınarak incelenecektir. Öte yandan doku algısının satın alma davranışlarına etki eden bir durum olup olmadığını anlamak açısından da yöntem olarak nitel yöntem tercih edilmiştir. Nitel yöntemlerden derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak 12 kişilik kadın katılımcılarla veriler elde edilmiştir. Derinlemesine görüşme tekniğinde elde edilen veriler ışığında satın alma, algısal belirleyicilik ve marka sadakatine ilişkin birincil duyu 'doku' bu duyuyu takiben ise 'koku' duyusunun ön planda olduğu sonucuna varılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Jandarma teşkilatının kurumsal imajına yönelik bir araştırma: Gümüşhane ili örneği
Adem Beşli
İnsanlar ancak toplumsal düzenin sağlanmış olduğu ortamlarda refah ve mutlu bir hayat sürmektedir. Toplumsal düzenin sağlanması da o toplumun emniyet ve asayişin sağlanması ile mümkündür. Ülkemizde insanların huzur ve güvenliğini sağlamakla görevli kurumlardan biri olan Jandarma teşkilatının genel olarak toplumda bir saygınlığının olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada, toplumda genel olarak bilinen bu saygınlığın; yani olumlu imajın bilimsel olarak ortaya konulmasını amaçlamaktadır. Bu araştırmanın literatür bilgisini oluşturacak birinci bölümünde; kurumsal imaj üzerinde durularak imajın tanımlarına yer verilmiş, imajın oluşumu ele alınmış ve kurumsal imajın ilişkili olduğu kavramlar ile ilgili açıklamalar aktarılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde; Jandarma kavramının tanımı, Jandarmanın görevleri, teşkilat yapısı, Jandarma personelinin yapısı ve Jandarmanın kurum olarak imajı ile ilgili açıklamalar yapılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde ise Gümüşhane ilinde Jandarma kurumundan hizmet almış vatandaşlarla yapılan anketlerden elde edilen tespitler SPSS programı aracılığıyla analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırmanın evrenini Gümüşhane ilinde yaşayan sivil vatandaşlar, örneklemini ise Gümüşhane ilinde Jandarma kurumundan hizmet almış 18-55+ yaş aralığında yer alan sivil vatandaşlar oluşturmaktadır. Bu çalışmada kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen katılımcılardan alınan cevaplar değerlendirmeye alınmıştır. Çalışmanın uygulama bölümüne gönüllü olarak katılım sağlayan 300 sivil vatandaş bulunmaktadır. Araştırma sonucunda binlerce personeli ve köklü bir geçmişi olan Jandarma kurumunun kurumsal imajının, hizmet verdiği vatandaşlar nezdinde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Gümüşhane, Güvenlik, Jandarma teşkilatı, Kurumsal imaj
- Kitap BölümüYayıncıda açık erişim2024Behavioral economics and monetary wisdom: A cross-level analysis of monetary aspiration, pay (dis)satisfaction, risk perception, and corruption in 32 nations
Tang, Thomas Li-Ping; Li, Zhen; Özbek, Mehmet Ferhat; Lim, Vivien Kim Geok; Teo, Thompson Sian Hin; Ansari, Mahfooz A.; Sutarso, Toto; Garber, Ilya E.; Chiu, Randy Ki-Kwan; Charles-Pauvers, Brigitte
Corruption involves greed, money, and risky decision-making. We explore the love of money, pay satisfaction, probability of risk, and dishonesty across cultures. Avaricious monetary aspiration breeds unethicality. Prospect theory frames decisions in the gains–losses domain and high–low probability. Pay dissatisfaction (in the losses) excites dishonesty in the name of justice at the individual level. Corruption Perceptions Index, CPI, signals a high–low probability of getting caught for dishonesty at the country level. We theorize: Decision-makers adopt avaricious love of money aspiration as a lens and frame dishonesty in the gains–losses domain (pay satisfaction–dissatisfaction, Level 1) and high–low probability (CPI, Level 2) to maximize expected utility and ultimate serenity. We challenge the myth: Pay satisfaction curbs dishonesty across nations consistently. Cross-level three-dimensional visualization demonstrates (6500 managers in 32 countries across six continents): With high aspiration, pay dissatisfaction excites the highest- (third-highest) avaricious justice-seeking dishonesty in high (medium) CPI nations; pay satisfaction provokes the second-highest avaricious opportunity-seizing dishonesty in low CPI entities—maximizing expected utility. Low aspiration and high pay satisfaction consistently create low dishonesty—achieving ultimate serenity. We expand prospect theory from a micro and individual-level theory to a cross-level theory of monetary wisdom across 32 nations, providing novel insights to business ethics, the environment, and responsibility.
- MakaleAçık Erişim2024Fatal Occupational Accidents in Turkey from a City and Country Perpective
Ceylan, Hüseyin; Kaplan, Ahmet
Occupational accidents and death cases resulting from occupational accidents are among the most critical factors threatening work peace. Occupational accidents cause injury, disability and even death for many employees. In 2021, 1394 employees died due to occupational accidents in Turkey, while 3123 became permanently incapacitated, that is, disabled for life. In addition, tens of thousands of employees were injured in occupational accidents, resulting in temporary incapacitation and exposing them and their families to emotional distress. The fact that occupational accidents are preventable events to a large extent makes the incidents caused by occupational accidents, such as death, loss of limb, and severe injury due to occupational accidents, even more tragic. Especially multiple-fatality occupational accidents are accepted as an indicator of the importance countries place on human life. Human life is above any economic value. Turkey is the country with the worst performance in Europe in terms of fatal occupational accident incidence rates. For all these reasons, in this study, fatal occupational accidents in Turkey in 2012-2022 were analyzed with the Health and Safety Labour Watch-Turkey (HESA Labour Watch) data. In addition, Social Security Institution (SSI) data for 2012-2021 was compared with the HESA Labour Watch data, and it was examined whether fatal occupational accidents were officially recorded. Finally, using official SSI data, Turkey and EU-27 countries were compared regarding the number of death cases resulting from occupational accidents and fatal occupational accident incidence rates. The study revealed the following results; Some of the fatal occupational accidents cannot be recorded in Turkey, After the OSH law, the number of death cases as a result of occupational accidents increased, compared to the EU-27 countries, Turkey has the worst performance in terms of both the number of death cases as a result of occupational accidents and the fatal accidents incidence rate.
- MakaleAçık Erişim2024Disaster Preparedness of Public Hospitals
Semerci, Murat; Şahinöz, Saime
This study aims to determine the disaster preparedness level of hospitals in Türkiye and to determine whether the disaster preparedness of the hospitals differs according to the characteristics of the hospital, such as its ownership, role, and bed capacity. All hospitals affiliated to the Ministry of Health constitute the universe of the study. 210 hospitals were selected as the sample. The data were collected from the managers of the hospitals, or the personnel assigned by them with survey method. As a data collection form, the Turkish version of the guide named 'Hospital emergency response checklist: An all-hazards tool for hospital administrators and emergency managers' developed by the World Health Organization was used. As a result of the study, it was determined that the average score of the hospitals was 156.83±21.43. The highest average score was obtained from the command control (12.93±1.37) sub-dimension and the lowest average score was obtained from the human resources (22.48±4.80) sub-dimension. When the hospitals were evaluated according to their characteristics, it was determined that the difference between the total disaster preparedness scores according to the number of patients per day per nurse was significant.

















