Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Konya'da yetiştirilen bazı ekmeklik buğday çeşitlerinin erken dönem kuraklık stresine dayanıklılık bakımından karşılaştırılması

    Büşra Çelik

    Yapılan çalışmada, Konya ekolojik koşullarına uyum sağlamış olan 10 kışlık ekmeklik buğday çeşidi, erken dönem kuraklık stresine karşı dayanıklılıkta rolü olduğu düşünülen bazı morfo-fizyolojik özellikleri bakımından karşılaştırılmıştır. Çalışma, uygulamalar (su stresli ve su stressiz koşullar) ana parsellere ve çeşitler alt parsellere yerleştirilmek suretiyle, üç tekrarlamalı olarak tesadüf parsellerinde bölünmüş parseller deneme desenine göre yürütülmüştür. Bu kapsamda, çeşitlerin yaprak alanı, kök uzunluğu, bitki boyu, kök kuru ağırlığı, taç (sürgün) kuru ağırlığı, kök/taç oranı, klorofil-a, klorofil-b, toplam klorofil, klorofil-a/b oranı, karotenoid içeriği, yaprak kül içeriği, membran kararlılığı (MK), yaprak su tutma kapasitesi, yaprak oransal su içeriği (YOSİ) ve yaprak sıcaklığı düşüşü gibi morfo-fizyolojik özellikleri incelenmiştir. İncelenen özelliklerden klorofil-a, toplam klorofil, klorofil-a/b oranı, yaprak karotenoid içeriği, membran kararlılığı, yaprak su tutma kapasitesi, yaprak oransal su içeriği ve yaprak sıcaklığı düşüşü bakımından tüm varyasyon kaynakları (uygulamalar, çeşitler ve uygulama×çeşit interaksiyonu, istatistiksel olarak önemli farklılıklar göstermiştir. Ayrıca yaprak alanı, kök uzunluğu, kök kuru ağırlığı ve taç kuru ağırlığı gibi özellikler, stresli ve stressiz koşullara göre istatistiksel olarak önemli değişimler göstermiştir. Ayrıca, stresli koşullarda yaprak alanının taç kuru ağırlığı ile, kök/taç oranının YOSİ ile, klorofil içeriklerinin karotenoid, MK ve YOSİ ile, karotenoid içeriğinin YOSİ ile önemli olumlu ilişkileri dikkati çekmektedir. Bunun dışında, taç kuru ağırlığı; kök/taç oranı, klorofil-a, toplam klorofil ve klorofil-a/b oranı ile önemli olumsuz ilişkiler göstermiştir. Sözü edilen bu morfo-fizyolojik özelliklerin kuraklığa dayanıklılık ıslahında kolaylıkla ve güvenle kullanılabilirliği nedeniyle ıslahçılara önerilmesi mümkündür. Bunun yanında, kullanılan materyal içerisinden Yavuz ve İkonya çeşitlerinin kuraklığa dayanıklı yeni materyallerin geliştirilmesinde gen kaynakları olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Kop Dağı (Bayburt) krom madeni pasa malzemesinin karayolu üstyapı temel tabakası olarak kullanılabilirliğinin araştırılması

    Elif Nur Acı

    Bu çalışmada, Kop Dağı (Bayburt) Krom maden sahasında cevher üretim faaliyetleri sonucu cevher ile birlikte ortaya çıkan ve ekonomik değeri bulunmayan atıl durumdaki pasa malzemenin karayolu üstyapısında bulunan temel malzemesi olarak kullanılabilirliği araştırılmıştır. Metalik maden sahasından seçilen krom pasa kayaç örnekleri belirli oranlarda doğal agrega ile karıştırılarak numuneler hazırlanmıştır. Numune karışım oranları %100 doğal agrega, %15 pasa+%85 doğal agrega, %30 pasa+%70 doğal agrega, %45 pasa+%55 doğal agrega, %60 pasa+%40 doğal agrega, %100 pasa olarak belirlenmiştir. Bu numuneler üzerinde agrega özelliklerinin belirlenmesi için birtakım deneyler/testler (elek analizi, modifiye proktor ve CBR) uygulanarak bu malzemelerin fiziksel ve mekanik karakteristik özellikleri belirlenmiştir. Bu numuneler üzerinde gerçekleştirilen testler sonucu elde edilen veriler ile en yüksek CBR oranı belirlenmiştir. Krom pasa örneklerinden parlak kesitler hazırlanarak mikroskobik incelemeleri ve pasa kayaç malzemesinin petrografik-mineralojik özellikleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar neticesinde karayolu üstyapısında bulunan temel ve alttemel tabakalarının Karayolları Teknik Şartnamesi'nde belirtilen kriterlere uygunluğu araştırılarak pasa malzemenin geri dönüşüm metoduyla bu alanda kullanılabilirliği tespit edilmiştir. Sonuç olarak; krom pasasının fiziksel ve mekaniksel nitelikleri kapsamında karayolu üstyapısının temel tabakalarında doğal agrega yerine kullanılabileceği ve ekonomik olarak önemli kazançlar oluşturabileceği belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Gümüşhane ili Torul ilçesi Altınpınar Gölü'nün ekoturizm potansiyelinin SWOT analizi ile değerlendirilmesi

    İrfan Faruk Özten

    Ekoturizm, yerel halkın refanının sürekliliğini sağlama ve çevre koruma amacıyla doğal alanlara yapılan sürdürürlebilir bir turizm çeşididir. Bu kapsamda; Gümüşhane, Türkiye'nin kalkınma alanında öncelikli şehirleri arasında bulunmaktadır. Kalkınması konusunda özellikle turizm, tarım ve madencilik sektörlerinin öne çıktığı görülmektedir. Gümüşhane'nin turizm çeşitliliği açısından oldukça zengin olduğunu söylemek mümkündür. Bu turizm türlerinden bazılarının daha fazla öne çıktığı görülmektedir. Yayla turizmi, ekoturizm ve kış turizmi Gümüşhane'de öne çıkan turizm çeşitleridir. Kentin sahip olduğu doğal zenginliklerin turizme önemli katkıları vardır. Dipsiz, Aygır ve Zigana Limni Gölü ile beraber Altınpınar Gölü'nün oluşumunda yöredeki iklim koşullarına göre, arazinin eğim şartının da katkısıyla gün yüzüne çıktığı görülmektedir. Dolayısıyla bu çalışmada, Gümüşhane ili Torul ilçesi Altınpınar Gölü'nün doğal ortam özellikleri, ekoturizm kapasitesini araştırarak mevcut durumun değerlendirilmesi ve bu değerlendirmenin SWOT analizi ile desteklenerek incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çerçevede güçlü ve zayıf yönleri ile fırsatları ve tehditleri belirlenmiştir. Altınpınar Gölü ekoturizme yönelik büyük bir potansiyele sahiptir. Olumlu özelliklere sahip doğa olaylarının yaşandığı Altınpınar Gölü ve çevresinin önemli bir turizm destinasyonu haline gelmesi için trafik, eğlence tesisleri gibi insan eliyle iyileştirilebilecek konuların planlanması ve uygulanması gerekmektedir. Altınpınar Gölü ve çevresinde rekreasyonel faaliyetlerin daha iyi yürütülebilmesi ve bu alanın turizme kazandırılabilmesi için koruma ve kullanma dengesinin gözetilerek bazı düzenlemelerin yapılması oldukça önemlidir. Dolayısyla söz konusu amaç için, günümüzde orman parkı konumunda olan Altınpınar Gölü'nün beşeri ve doğal kaynaklarının dikkate alınarak, geleceğin tabiat parkı ilan edilmesine aday söz konusu alanın potansiyelinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Ekoturizm, Gümüşhane, Altınpınar Gölü, SWOT analizi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Hasta-hekim iletişimi

    Yasemin Yılmaz

    Bu çalışmada, hasta-hekim arasındaki iletişimin irdelenmesi amaçlanmıştır. İletişim hayatın her alanında önemlidir. Sağlık alanında iletişim daha da önemlidir. Çünkü sağlık sektöründe insan hayatı söz konusudur. Sağlıkta en önemli aktörlerden biri de hekimlerdir. Bu bağlamda hasta-hekim iletişimi daha önemli hale gelmektedir. Bu iletişim düzeyinde oluşabilecek aksaklıklar genel sağlık sisteminin aksak yönlerini ortaya koyabildiği gibi hastalıkların hasta odağında etkili bir iyileşme sürecini de sekteye uğratmaktadır. Bu açıdan bakıldığında hekimlerin mesleki rollerinin etkin ve etkili bir şekilde kullanıp kullanamadıkları da ortaya konulmuş olmaktadır. Sorunun veya sorunların köküne inilmesi amaçlandığında etkili iletişimin sağlanması mümkün olabilmektedir. Başka bir deyişle anı kurtarmak için yapılan girişimler genel sağlık iletişim sorunlarını çözme odaklı değil sistemsel ve kişisel sorunların çoğalarak büyümesinin de önünü açmaktadır. Bu çalışmamızda, iletişimin olmazsa olmaz konularına değinilip, hasta-hekim etkileşimi anlamaya çalışılacaktır. Etkin sağlık iletişimi için gereken düzenlemeler hekim açısından (eğitim, ücret, mesai vb.) hasta açısından ise; (eğitim vb.) uygulamalar, öneri ve amaç olarak öngürülücektir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Halk bilimi perspektifinden bir çizgi film: Niloya

    Arzu Gülhan Aktürk

    Bir milleti diğer toplumlardan ayıran her türlü gelenek, görenek, örf, âdet, sözlü edebiyat ürünleri o milletin var oluşunu belirleyen, varlığını kanıtlayan ve korunması gereken kültür mirasıdır. Bu mirasın korunması ve aktarılması, yapılmış ve yapılmakta olan halk bilimi çalışmaları ile desteklenmektedir. İnsanın yaşam biçimi zaman içinde değişmiş, teknolojik gelişmelerle birlikte farklı tarzlara bürünmüştür. Halk bilimi ile toplumların gelenekleri, görenekleri, yaşam biçimleri kayıt altına alınmış ve bu unsurların gelecek nesillere aktarılması sağlanmıştır. Yaşanan ortamdan kendiliğinden öğrenilen bu değerlerin ayrıca çocuklara hitap edebilecek seviyeye getirilmesi, çizgi filmler ve onlara uygun yapımlar ile mümkün olmaktadır. Günümüzde televizyon, bilgisayar, tablet, telefon gibi teknolojik araçlar kullanılarak seyredilen çizgi filmler çocukların hoşça ve verimli vakit geçirmesini sağlarken pek çok işlevi de yerine getirmektedir. Bir çizgi filminin içinde işlenen aynı zamanda halk biliminin uzmanlık sahasına giren kültürel değerlerin aktarılması bu tezin çalışılma amacı olmuştur. Bu tezde çocuk bir karakter üzerine kurulu Niloya çizgi filminde halk bilimi kadrolarında bulunan çocuk oyunları, bayramlar, halk mutfağı, halk sanatları ve zanaatları, halk hekimliği, geçiş dönemleri, halk edebiyatı, halk tiyatrosu, halk müziği gibi örnekler görülmektedir. Neredeyse bütün halk bilimi kadrolarının ele alındığı Niloya çizgi filmindeki bu kültürel değerler, bu çalışmada içerik analizleri ile ortaya konulmuş; alanyazın araştırması ile elde edilen bilgiler veri analizi yapılarak değerlendirilmiş; yapımın çocukların seviyesine nasıl indirgendiği ve çocuklarda nasıl yansımalar bıraktığı incelenmiştir. Niloya çizgi filminin halk bilimi unsurları yönünden zengin olması, kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması yönünden önemli bir vazife görmektedir. Anahtar Kelimeler: Çizgi film, Gelenek, Halk bilimi, Kültürel miras, Niloya.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Takım tezgahlarında iş sağlığı ve güvenliği önlemlerininbelirlenmesi ve fine-kinney yöntemiyle örnek risk analiziçalışması

    Uygur Alagöz

    Bu tez çalışmasında ilk olarak makine-metal sektöründe kullanılan takım tezgâhlarında Özellikle iş sağlığı ve güvenliği alanında işkolunda meydana gelen iş kazası, muhtemel tehlike ve riskler ile mevzuata konuyla ilgili bilgilere ayrıntılı şekilde değinilmiştir. Bu araştırmada, risk değerlendirme aracı olarak Fine-Kinney yöntemi tercih edilmiştir. Makine-metal işletmesinde torna, freze, matkap, pres ve taşlama takım tezgâhları, acil durum ve ekipmanları, basınçlı hava, elektrik, işyeri ortam faktörleri, vinçler, forkliftler ve transpaletler gibi kaldırma iletme araçları ve kimyasal maddelerle İlgili faaliyetler esnasında İş sağlığı ve güvenliği kapsamında, tehlike ve risklerin tespit edilmesi ve bu risklere karşı gerekli önlemlerin alınması hedeflenir. Alınabilecek önlemlerin ortaya konulması hedeflenmiştir. Mevcut tehlike ve riskler belirlenmiş; ardından, düzeltici ve önleyici faaliyetler ile kalan riskler ele alınarak sonuçlar değerlendirilmiştir Sonuç olarak takım tezgâhlarında acil durdurma butonu gibi durdurma sistemlerinin çalışmaması, ışık perdesi, sensör veya emniyet sivici gibi emniyet ekipmanlarının operatör veyahut ekip liderleri tarafından iptal edilmesi, döner ve hareketli bölgelere erişime açık alanların bulunması, göze çapak kaçması, göze soğulma sıvılarının kaçması, vücuda soğutma sıvılarının temas etmesi, elektrik panolarında uygun değerde kaçak akım koruma rölesinin olmaması, ramakkakla vakalarının bildirilmemesi ve elektrik bu alanlar en yüksek risk taşıyan faaliyetler olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda, gerekli düzenlemeler gerçekleştirilmiş ve sektör paydaşlarına yönelik çözüm önerileri geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Makine-metal, İş sağlığı ve güvenliği, Takım tezgâhı, Fine kinney

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir uygulanan şiddet mağduru kadınların güçlendirme yaklaşımı bağlamında incelenmesi: Rize ili örneği

    Uğur Albayrak

    Kadına yönelik şiddet olgusu; maruz kaldığı kadınlar açısından duygusal, fiziksel, sosyal, bilişsel, ekonomik vb. olumsuz sonuçlar meydana getiren ve geçmişten günümüze süregelen toplumsal bir problemdir. Toplumsal problemin önlenebilmesi ve ortaya çıkan olumsuz etkilerin minimize edilmesine yönelik ulusal ve uluslararası kanuni düzenlemeler geliştirilmiştir. Ülkemizde 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında atılan adımlar, kadınların maruz kaldığı şiddetin önlenebilmesini ve kadının güçlendirilmesini hedeflediği bilinmektedir. Bu bağlamda kadının iyilik halini korumak için kanun kapsamında hakkında koruyucu ve önleyici tedbir uygulanan kadınların yaşantılarının ve gelecek beklentilerinin güçlendirme yaklaşımı bağlamında değerlendirilmesi hedeflenmektedir. Böylelikle kadının güçlendirilmesini hedefleyen bu tedbirlerin işlevselliği yönünden değerlendirme yapılarak güçlendirme yaklaşımı bağlamında öneriler geliştirilmek istenmiştir. Bu çalışmada kadına yönelik şiddet, 6284 sayılı kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirler ve sosyal hizmet kuramlarında güçlendirme yaklaşımına yönelik literatür taraması yapılmıştır. Araştırma grubunu ise Rize ilinde yaşamakta olup Rize Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden hizmet alan şiddet mağduru kadınlar oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan kadınlarla nitel araştırma yöntemi ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aşamasında, yararlandıkları koruyucu ve önleyici uygulamalara dair deneyimleri öne çıkarılırken, bu uygulamaların güçlendirme noktasındaki etkisinin anlaşılması adına derinlemesine görüşme tekniklerine yer verilmiştir. Bu araştırma kapsamında ulaşılan veriler, kadına yönelik şiddetle mücadelede kadınların gözünden perspektif ortaya koymaktadır. Bu itibarla kadının güçlendirilmesini hedef alan uygulamalara yol gösterici ve konuya özgü sosyal politikalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Şiddet, Kadına yönelik şiddet, Güçlendirme yaklaşımı, Koruyucu-önleyici tedbirler, 6284 sayılı kanun

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Mahmûd Sâmî el-Bârûdî'nin Hz. Peygamber'e övgüsü

    Abakar Ali Issakha

    Bu çalışmada Mahmûd Sâmî el-Bârûdî'nin şiirlerinde Hz. Peygambere yönelik yapılan övgüleri ele aldım. Onun şiirlerinde peygamber efendimizin yaratılıştan gelen fiziksel ve ahlâkî özelliklerinin, edebiyat türlerinden olan şiir türündeki sanatsal anlatımıyla inceleyerek değerlendirmeye çalıştım. Çalışmayı üç bölüme ayırdım. Birinci bölümde 'Na't' olarak adlandırdığımız Peygambere medhiye (övgü) türü edebî eserleri, sözlük ve terim olarak tanımlayarak Arap şiirinde önemli bir yere sâhip olan Na't'ın ortaya çıkışı ve gelişimini açıklamaya çalıştım. İkinci bölümde büyük şâir Bârûdî'nin hayatını ele aldım ve O'nu diğer şâirlerden ayıran en önemli niteliklerine ve şiirinin en belirgin özelliklerine değindim. İkinci bölümde şâir Bârûdî'nin Resûlullah (s.a.v.)'ı övdüğü iki şiirinin giriş bölümlerini sundum. Bu şiirler: 'Keşfü'l-ğummeti fî medhi seyyidi'l-ümmeti' ve 'Yâ sârime'l-lahzı men eğraka bi'l-müheci' adlı her iki kasîdesi de Hz. Muhammed (s.a.v.)'e medhiyeler (na't) yazmış olduğu şiirlerdir. Üçüncü bölümde ise Bârûdî'nin şiirinde peygamber için yaptığı övgünün sanatsal yapısını inceledim. Şiirin dış yapısını; şiirin başlığı, uzunluğu, girişi ve sonuç kısmını inceledim. Sonra da şiirin iç yapısını yani, ölçü, vezin, kâfiyesi ve şiirin ritmik ahengini ele aldım. Sonuç kısmını bu çalışmada ulaştığım iki önemli bulguyla bitirdim. Bunlar: Şâir her iki şiirinde de klasik Arap şâirlerin yöntemini kullanmıştır. Her iki şiirde de şâir güçlü ağır dili ile öne çıkmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Endonezya'da İslam hukukunun dini mahkeme sistemine dönüşümü

    Suud Sarım Karımullah

    Endonezya'nın İslam hukukuna dayalı dini mahkeme sisteminin dönüşümü, çeşitli ve gelişen bir toplumda sosyal değişim, hukuk ve adalet dinamikleri karşısında önemli bir çalışmadır. Bu araştırma, sömürge mirasından toplumda hala canlı olan yerel bilgeliğe kadar çeşitli hukuki gelenekleri içeren Endonezya'daki dini mahkemeler çerçevesinde İslam hukukunun nasıl adapte olabileceğini ve gelişebileceğini anlamayı amaçlamaktadır. Kullanılan araştırma yöntemi, özellikle dini mahkeme sistemi ve İslam hukuku ile ilgili mevzuatı incelemek için uygun olan normatif yasal araştırma yöntemidir. Bu yöntem teorik analiz, mevcut yasal kuralların yorumlanması ve yürürlükteki düzenlemelerin Endonezya'daki dini mahkeme sisteminde İslam hukukunun dönüşümünü ne ölçüde destekleyebileceğinin anlaşılmasına odaklanmaktadır. Araştırma, Endonezya'daki dini mahkeme sisteminin dönüşümünün sadece yapı ve prosedürdeki resmi bir değişiklik olmadığını, daha ziyade İslam hukukunun yargıya entegre edilmesine yönelik derin bir kararlılığı yansıtan bir dönüm noktası olduğunu ortaya koymuştur. Bu dönüşüm süreci evlilik, boşanma, miras, aile hukuku ve şeriat ekonomisi gibi İslam hukukunun çeşitli yönlerini kapsamaktadır ve bunların hepsi Müslüman vatandaşların dini öğretilerine uygun olarak yaşamları için sağlam bir temel oluşturmada önemli bir role sahiptir. Bu bağlamda, din mahkemeleri sadece kolluk kuvveti olarak değil, aynı zamanda başta ekonomik faaliyetler olmak üzere hayatın çeşitli alanlarında İslami ilkelere uygun olarak sürdürülebilirliğin ve adaletin sağlanmasında ön saflarda yer almaktadır. Bu nedenle, din mahkemeleri Endonezya'daki müslüman toplumların tüm yaşam yelpazesini kapsayan maddi adaleti gerçekleştirme çabasında önemli bir araçtır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Kur'an kıssalarında kadın karakteri

    Fatıma Aljafa

    Bu çalışmanın amacı, Kur'an-ı Kerim'deki kadın karakterleri incelemek, türlerini, modellerini, yapılandırma biçimlerini ve dilsel özelliklerini analiz etmektir. Araştırmanın başında, sanatsal anlatımının sözlük anlamı verildikten sonra terim olarak tanımlanmış sonra da Kur'an'daki kıssalar ele alınmıştır. Bu kıssalarda yer alan karakterler, öne çıkan edebi ve sanatsal ifade unsurları ve bu kıssaların iman, tövbe, sabır, şükür, doğruluk, adalet, hikmet gibi değerleri Müslümanlara ulaştırmadaki rolü üzerinde durulmuştur. Sonra, kadınlara dair bir tanım sunulmuş, genel özellikleri ve hayattaki önemleri vurgulanmıştır. Ayrıca Kur'an'daki kadın karakterler detaylı bir şekilde incelenmektedir. İlk olarak, "karakter" ve sanatsal anlatıdaki boyutları, Kur'an'daki karakterlerin temel unsurları tanımlanmaktadır. Ardından, sanatsal anlatıdaki karakter türleri ve Kur'an'daki kadın karakterlerin; ana, yardımcı ve figüran karakterler olarak çeşitliliği ele alınmıştır. Kur'an'daki kıssalarda yer alan kadın karakterlerin örnekleri incelenmektedir. Bu örnekler arasında anne, eş, âşık kadın, lider ya da yönetici kadın, bilge kadın, sapkın kadın, kız kardeş ve kız gibi modeller yer almaktadır. Araştırmada, Kur'an'daki kadın karakterlerin yapısı da analiz edilmektedir. Bu bağlamda, betimleme, haber verme ve diyalog gibi unsurların karakter inşasındaki rolü üzerinde durulmaktadır. Son olarak, dil açısından işaretlerin karakter inşasındaki rolü ele alınmaktadır. Kadın karakterlerin isimlendirilmesi veya isimsiz bırakılması ve bunun her birinin Kur'an'daki kadın hikâyelerinde ne anlama geldiği analiz edilmektedir. Bu araştırmada ulaşılan bazı önemli sonuçlar şunlardır: Kur'an, çeşitli kadın karakterleri sunmakta ve bu karakterlerin özelliklerini açıklamaktadır. Kur'an, iyi ve kötü kadın karakterleri birbirinden ayırarak her birinden çıkarılacak dersleri vurgulamaktadır. Kur'an'daki kadın karakterler: ana, yardımcı ve figüran karakterler olarak çeşitlilik gösterir. Kur'an'daki kadın karakterler, Müslüman toplumu doğru yola yönlendirmede önemli bir rol oynar.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Algılanan yönetici desteğinin örgütsel bağlılık üzerine etkileri: Telekomünikasyon sektöründe çalışanlar üzerine bir araştırma

    Sinem Soydaş Altun

    Bu çalışma algılanan yönetici desteğinin örgütsel bağlılık üzerine etkilerini görebilmek amacı ile hazırlanmıştır. Araştırma Telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın 6 ildeki toplam 300 çalışanı ile sınırlıdır. Seçilecek örneklemin temsil ediciliğinin yüksek olacağı varsayılmaktadır. Algılanan Yönetici Desteği Ölçeği ve Örgütsel Bağlılık Ölçeğine verilen cevaplara göre ilişkilendirme yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak 'Algılanan Yönetici Desteği Ölçeği' ve 'Üç Boyutlu Örgütsel Bağlılık Ölçeği' kullanılmıştır. Veriler Google Formlar üzerinden hazırlanan anket formu ile online olarak toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler bilgisayar ortamında IBM SPSS Statistics for Windows, Version 22.0 (SPSS INC., Chicago, IL, USA) istatistik programı aracılığıyla değerlendirilmiştir. Araştırmaya katılan çalışanların tanımlayıcı özelliklerinin belirlenmesinde frekans ve yüzde analizlerinden, ölçeğin incelenmesinde ortalama ve standart sapma istatistiklerinden faydalanılmıştır. Araştırma değişkenlerinin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek üzere Kurtosis (Basıklık) ve Skewness (Çarpıklık) değerleri incelenmiştir. Telekomünikasyon sektöründe yapılan çalışmanın sonucuna göre, çalışanların "yönetici desteği" ortalaması yüksek olarak saptanırken örgütsel bağlılığa yönelik; aritmetik ortalama, standart sapma ve minimum-maksimum düzeyleri incelendiğinde ortalaması yüksek olan özellikler "duygusal bağlılık, normatif bağlılık, devam bağlılığı" şeklinde sıralanmaktadır Çalışanların Yönetici Desteği ve örgütsel bağlılık düzeylerini belirleyen alt boyutlar olan örgütsel bağlılık genel, duygusal bağlılık, devam bağlılığı, normatif bağlılık arasındaki ilişkiler incelendiğinde; örgütsel bağlılık genel ve duygusal bağlılık ile yönetici desteği arasında pozitif orta, devam bağlılığı ve normatif bağlılık ile yönetici desteği arasında pozitif zayıf düzeyde korelasyon bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Algılanan yönetici desteği, Örgütsel bağlılık, Telekomünikasyon

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Sarıhan (Bayburt) plütonu'nun petrografik ve jeokimyasal özellikleri

    Gizem Kayar

    Tez kapsamında Sarıhan Plütonu'nun petrografik ve jeokimyasal özelliklerinden yararlanarak kütleyi oluşturan ana magmanın yerleşim zamanı, kaynak alanı, tektonik ortamı fraksiyonel kristallenme ve magma karışımı gibi petrojenetik süreçleri ele alınmaktadır. Sarıhan Plütonu, Sarıhan Köyü'nden (Bayburt) başlayarak güneye doğru olan yaklaşık 20 km2'lik bir alanda dairesel şekilli bir kütle olarak mostra vermektedir. Erken Eosen'de (53 My) kıtasal kabuğa yerleşen plüton genellikle kuvarslı diyorit, tonalit, monzonit, kuvars monzonit ve granodiyorit bileşimli kayaçlardan oluşmaktadır. Yer yer gözlenen mafik mikrogranüler anklavlar (MMA) monzodiyorit, aplit daykları ise granitik bileşimlimlidir. Orta ve ince taneli dokuya sahip kayaçlarda poikilitik, monzonitik, anti-rapakivi ve mirmekitik gibi mineral dokuları yaygındır. SiO2 içeriğindeki artışa karşı ana ve iz elementlerde (MgO, Fe2O3, CaO, TiO2, P2O5, La, Sr, Eu, Nb, Y, Yb) gözlenen negatif trendler plüton içindeki bileşimsel değişimin oluşmasında kesirli kristallenme (amfibol, plajiyoklas, Fe-Ti oksit, apatit) ve magma karışımının önemli rol oynadığını ifade etmektedir. MMA'ların varlığı magma karışımını desteklemektedir. Trendlerin çizgisel oluşu aynı kökenden gelen magmaların karışımı ile uyumludur. Yukarıda değinilen jeokimyasal özellikler kaynak alan olarak bazik kayaları öngörmektedir. Bu kaynak alan kayalarının alt kıtasal kabukta mı, yoksa okyanusal kabukta mı yer aldığı sorusu halen devam eden bir tartışma konusudur. Stratigrafik, sedimantolojik, yapısal verilerin yanı sıra Kretase-sonrası yaşanan kısa süreli sıkışma ve devamındaki açılma rejimi Sakarya Zonu kıtasal kabuğunun erken Eosen'deki 45 km'den çok az bir kalınlığa sahip olduğunu öngörmektedir. Bütün bunlar çarpışma sırasında dilim kopması (slab breakoff) veya okyanus ortası sırtın yitimi gibi okyanusal litosfere ait kayaların kısmi ergimesini öngören modelleri öne çıkarmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Gümüşhane Üniversitesi'ndeki paydaşların güvenlik görevlilerine yönelik tutumlarının üniversitenin imajına ve itibarına olan etkileri

    Halil İbrahim Yaşar

    Kurumsal itibar ve kurumsal imaj kavramları gerek özel sektör firmaları gerekse kamu kurumları tarafından oldukça önemsenen değerlerdir. Bir kurumun diğer paydaşlar açısından değeri, o kurumun imajı ve itibarıyla ilgili bir meseledir. Gümüşhane Üniversitesi de diğer birçok kurum gibi vizyon ve misyonunda belirlenen amaçlar doğrultusunda varlığını sürdürmektedir. Bu hedeflerin gerçekleşmesinde kurumun itibarı ve imajının önemli bir rolü bulunmaktadır. Bir kurumun toplum nezdindeki imajı ve itibarı iyileştikçe; kurumun hedeflerine ulaşma potansiyeli artmaktadır. Bu çalışmada, Gümüşhane Üniversitesi'nde çalışan güvenlik görevlilerine ilişkin tutumların, kurumun itibarı ve imajına nasıl etkileri olduğu analiz edilmiştir

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Lise öğrencilerinin kişilik özellikleri ve zorbalıkla başa çıkma düzeylerinin incelenmesi

    Olcay Liman

    Bu çalışmada Gümüşhane ilinde öğrenim gören lise düzeyi öğrencilerin kişilik özellikleri ve zorbalıkla başa çıkma stratejileri arasındaki ilişkiyi araştırmak amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında Gümüşhane üniversitesi etik kurulundan ve Gümüşhane il milli eğitim müdürlüğünden gerekli izinler alınarak, farklı liselerde öğrenim gören 222' erkek 189'u kadın 411 öğrenciye ulaşılarak veli onam formları ile demografik bilgi formu, beş faktör kişilik ölçeği ve zorbalıkla başa çıkma stratejileri ölçeği uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde "SPSS 27.0" programından faydalanılmıştır. Veriler değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotların yanı sıra, "güvenilirlik analizi" ve demografik verilerle anket yargı ifadelerinin ilişkilerini ölçen parametrik testler yapılmıştır. Araştırmada katılımcıların demografik bilgilerine yönelik elde edilen veriler betimsel istatistik yöntemiyle ortalama ve frekans değerleri hesaplanmıştır. Sonuç olarak katılımcıların Beş Faktör Kişilik Özellikleri Ölçeği alt boyutlarında ebeveyn eğitim durumu, okul türü ve spor branşına göre anlamlı farklılıklar tespit edilirken cinsiyet, aile gelir durumu ve sınıf değişkenine göre anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Katılımcıların Zorbalıkla Başa Çıkama Ölçeği alt boyutlarında ise tüm değişkenlere göre anlamlı farklılık tespit edilmitir. Diğer önemli bir sonuç ise zorbalıkla başa çıkma ile kişilik özellikleri genel ve alt boyutlarında anlamlı ilişki görülmesidir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Orman ürünleri sanayi kuruluşlarının sertifikasyon sürecinin incelenmesi: Samsun ili örneği

    Ayfer Akbulut

    Orman ürünleri sektörü, sürdürülebilirlik ve çevresel koruma açısından büyük öneme sahiptir. Bu sektörde faaliyet gösteren işletmelerin ürünlerinin çevresel ve sosyal standartlara uygunluğunu belgelemek için sertifikasyon süreci önemli bir adımdır. Bu çalışma, Samsun ili orman ürünleri sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin sertifikasyon süreçlerini incelemeyi ve değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın odak noktası, işletmelerin sertifikasyon sürecine olan yaklaşımları, süreçte karşılaştıkları zorluklar, sertifikasyonun maliyetleri üzerindeki etkisi ve işletmelerin pazarlama stratejilerine olan etkilerini anlamaktır. Çalışma kapsamında, orman ürünleri sanayi kuruluşlarının sertifikasyon sürecine ilişkin algıları, bu sürecin çalışanları ve ormancılık teşkilatının sürdürülebilir orman yönetimindeki etkileri, sertifikasyon giderleri ve orman ürünleri piyasası üzerine olan katkıları, sertifikasyon sürecinde karşılaşılan zorluklar, genel kanaat ve sürecin geliştirilmesi ile ilgili öneriler detaylı olarak ele alınmıştır. Veriler, Samsun ilinde faaliyet gösteren orman ürünleri sanayi kuruluşlarından anket yöntemiyle toplanmıştır. Anket, işletmelerin yöneticileri aracılığıyla gerçekleştirilmiş ve verilerin doğru ve güvenilir olması için titizlikle işlenmiştir. Anket sonuçları, işletmelerin sertifikasyon sürecine ilişkin tutumlarını, deneyimlerini ve beklentilerini detaylı bir şekilde yansıtmaktadır. Bu veriler, çalışmanın analizlerinde temel kaynak olarak kullanılmış ve araştırmanın sonuçlarına yön vermiştir. Araştırmanın sonuçlarına dayanarak, Samsun ili orman ürünleri sanayileri sektöründeki işletmelerin sertifikasyon süreçlerinin geliştirilmesine yönelik sürecin avantajları ve önemi konusunda işletmelerin bilgilendirici programlar düzenlenmesi, sertifikasyon sürecine katılımı artırabilir. Sertifikasyon sürecinde yaşanan zorlukların azaltılması için işletmeler arasında işbirlikleri ve kaynak paylaşımı teşvik edilmeli, ortak sertifikasyon süreci uygulamaları geliştirilmelidir. Bu öneriler arasında, işletmelerin sertifikasyon sürecine daha fazla katılımını sağlamak için bilgilendirme programları düzenlenmesi, işbirliklerinin ve kaynak paylaşımının teşvik edilmesi, ortak sertifikasyon süreci uygulamalarının geliştirilmelidir. Bu önerilerin dikkate alınması, sertifikasyon süreçlerinin daha etkin ve verimli bir şekilde yönetilmesine katkı sağlayabilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Rastgele kesirli mertebeden diferansiyel denklemlerin aboodh ve aboodh-adomian ayrıştırma yöntemi ile çözümleri

    Yasin Şahin

    Doğadaki birçok fiziksel problem adi veya kısmi diferansiyel denklemleri içeren matematiksel modellerle tanımlanabilir. Bu matematiksel modeller, fiziksel gerçekliğin matematiksel terimlerle ifade edilen basitleştirilmiş bir açıklamasıdır. Bu nedenle, bu fiziksel problemlerin kesin veya yaklaşık çözümün araştırılması, bu matematiksel modellerin araçlarını anlamamıza yardımcı olur. Bilim adamları adi veya kısmi diferansiyel denklemlerin tam çözümlerini veya tam çözüme yakın çözümleri elde etmek için birçok yöntem geliştirmişlerdir. Geliştirilen yöntemlerin içerisinde en çok integral dönüşümlerinden faydalanmışlardır. Biz bu çalışmamızda yeni bir integral dönüşümü olan Aboodh dönüşümünden bahsedeceğiz. Aboodh dönüşümü yöntemi, doğrusal ve doğrusal olmayan kesirli diferansiyel denklemlerin çözme sürecini kolaylaştırmak için Khalid Aboodh tarafından 2013 yılında tanıtıldı. Aboodh dönüşümü kesirli diferansiyel denklem veya denklem sitemlerinin tam çözümlerini elde etmek için elverişli metotlardan biridir. Doğrusal olmayan terimlerin oluşturduğu zorluklar sebebiyle Aboodh dönüşümüyle birlikte Adomian ayrıştırma yöntemi kullanılarak doğrusal olmayan diferansiyel denklem veya denklem sistemlerinin yaklaşık çözümleri bulunmaktadır. Bu çalışmada, Aboodh integral dönüşümünün tanımı, Caputo-Fabrizio kesirli mertebeden türev tanımı, sürekli olasılık dağılımlarından bazıları, rastgele değişkenin beklenen değer, varyans ve moment çıkaran fonksiyon tanımları verilmiştir. Ayrıca Aboodh dönüşümü, Aboodh-Adomian ayrıştırma yöntemi ve rastgele diferansiyel denklemler ile ilgili literatür özeti verilmiş, yöntemin uygulanışı açıklanmıştır. Diferansiyel denklemlerin katsayıları ve başlangıç koşulları ratsgele değişken seçilerek kesirli mertebeden diferansiyel denklemler rastgele hâle getirilmiştir. Ayrıca, elde edilen rastgele diferansiyel denklemlerin çözümleri bulunarak olasılık karakterleri incelenmiştir. Parametreler farklı olasılık dağılımlarından seçilerek çözümlerin beklenen değer, varyans ve güven aralığı hesaplanmış, çözüm davranışları grafiksel olarak MATLAB ve MAPLE13 programları kullanılarak incelenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Yeraltı maden işletmelerinde kullanılan ağır iş makinelerinin titreşim ve gürültü maruziyetinin operatör ve çevresi açısından etkilerinin araştırılması: Gümüşhane örneği

    Ender Sezen

    Yeraltı maden işletmeleri, günümüzde hem enerji ihtiyaçlarını karşılamada hem de endüstriyel uygulamalarda ihtiyaç duyulan maden kaynaklarını sağlamada önemli bir role sahiptir. Bu işletmelerde ağır iş makineleri, maden çıkarma ve taşıma gibi temel üretim faaliyetlerinde insan gücünün yetersiz olduğu önemli tehlike ve risklere sahip olan işlemlerin gerçekleştirilmesinde kolaylık sağlayarak beden gücü, üretim ve zaman konusunda büyük kazanımların elde edilmesine ve buna bağlı olarak güvenli ve verimli bir çalışma ortamının oluşmasına etki etmektedir. Bu nedenle yeraltı maden işletmelerinde ağır iş makinaları yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Bununla birlikte, bu ağır iş makinelerinin kullanımı bazı olumsuz durumları da beraberinde getirmektedir. Özellikle yer altı çalışmalarında kullanılan bu iş makineleri, operatörlerinin ve çevresinin titreşim ile gürültü maruziyetine uğramasına neden olabilmektedir. Fiziksel risk etmenlerinin bir türü olan titreşim ve gürültü, yeraltı maden işletmelerinde çalışan operatörlerin ve işletme çevresinde bulunan diğer kişileri sağlık ve güvenlik açısından etkileyebilmektedir. Operatörler ise bu risk etmenlerinden uzun süreli titreşim maruziyeti nedeniyle kas-iskelet sistemi sorunları ve/veya dolaşım bozuklukları gibi sağlık sorunlarıyla karşılaşabilmekte, yüksek gürültü maruziyeti ile de işitme kaybı, işitsel rahatsızlık, uykusuzluk ve stres gibi bir dizi olumsuz sağlık sorunlarına maruz kalabilmektedirler. Bu çalışmanın amacı, titreşim ve gürültü maruziyetinin başta operatörler olmak üzere çalışma alanında bulunan diğer çalışanlar üzerindeki etkisini sistematik bir şekilde araştırmak ve değerlendirmektir. Bu kapsamda yeraltı maden işletmelerinde kullanılan ağır iş makinelerinin operatör ve çevresi açısından titreşim ve gürültü analizlerinin iş sağlığı ve güvenliği risk analizi metotları olan L Tipi Matris, Fine Kinney ve Hata Türü Etki Analizi (FMEA) ile değerlendirilip literatürdeki çalışmalara katkı sağlaması, çözüm ve tavsiyelerde bulunması beklenmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    AHP ile potansiyel güneş enerji santral yerlerinin belirlenmesi: Erzurum ili örneği

    Hüsnü Kemal Yalçın

    Dünyamız, artan nüfus ve gelişen teknolojinin getirdiği enerji ihtiyacı ile karşı karşıyadır. Bu durum, yenilenemeyen enerji kaynaklarının hızla tükenmesine ve çevreye zarar vermesine neden olmaktadır. Bu nedenle, temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına yönelmek her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Güneş enerjisi, bu noktada öne çıkan en önemli alternatiflerden biridir. Türkiye, güneş enerjisi potansiyeli açısından oldukça şanslı bir coğrafyada yer almaktadır. Ülkemizin güneşlenme süresi ve güneş ışınımı yüksektir. Bu durum, güneş enerjisi santralleri kurulumu için ideal koşullar sunmaktadır. Son yıllarda güneş enerjisi yatırımları hızla artmakta ve bu alanda önemli gelişmeler kaydedilmektedir. Güneş enerjisi santrallerinin kurulumu için uygun yer seçimi, yatırımın başarısı açısından kritik önem taşımaktadır. Bu çalışmada, Erzurum ili için güneş enerjisi santralleri kurulumuna en uygun yerlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Analitik Hiyerarşi Yöntemi (AHP) kullanılarak, güneş enerji potansiyeli, arazi kullanımı, eğim, bakı, akarsu ve göllere uzaklık, enerji nakil hatlarına uzaklık, yollara uzaklık, yerleşim yerlerine uzaklık, fay hatlarına uzaklık, litoloji ve koruma statüsünde bulunan alanlar gibi 11 farklı kriter analiz edilmiştir. Analizler sonucunda Erzurum ilinde güneş enerji santrali kurulumu için uygun bölgeler elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlar irdelendiğinde Erzurum ilinde yer alan GES alanları ile üretilen haritada yer alan potansiyel GES alanlarının uyum sağladığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Analitik hiyerarşi yöntemi, Coğrafi bilgi sistemleri, Erzurum, Güneş enerji santrali

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    İç mekanda kullanılan geri dönüştürülmüş ahşap malzemelerin kullanımına yönelik tüketici algısı: Türkiye'de bir araştırma

    Emirhan İnce

    Ahşabın geri dönüşümü, son yıllarda artan çevre sorunları ve doğal kaynakların sınırlı olması nedeniyle giderek daha önemli hale gelmektedir. Bu nedenle, ahşabın geri dönüşümü hakkında yapılan araştırmaların sayısı da artmaktadır. Ahşabın geri dönüşümünün insan üzerindeki algısı ise, bu malzemenin geri dönüşümünün ne kadar önemli olduğunu anlamak açısından oldukça önemlidir. Ahşabın geri dönüşümünün insan üzerindeki algısı hakkında yazacağımız tezin özgün değeri, Türkiye özelinde pandemi sonrası oluşan yeni düzen ve ekonomik verileri ele alarak tüketicilerin geri dönüştürülmüş ahşap malzemeleri hakkındaki farkındalıklarını ve algılarını belirleyecek olmasıdır. Bu tez, insanların geri dönüştürülmüş ahşap malzemeleri kullanımı hakkındaki farkındalıklarını ve algılarını artırmaya yardımcı olabilir ve ahşap endüstrisi için sürdürülebilir bir gelecek sağlayabilir. Literatürde, ahşabın geri dönüşümü hakkında yapılan araştırmaların sayısı giderek artmaktadır. Bununla birlikte, ahşabın geri dönüşümünün insan üzerindeki algısı hakkında yeterli araştırma yapılmamıştır. Bu nedenle, yapacağınız tezin literatürdeki yeri oldukça önemlidir. Ahşabın geri dönüşümü, aslında çok eski bir tarihe sahiptir. Tarihte, ahşap malzemelerin geri dönüşümü, sadece ekonomik bir ihtiyaçtan değil, aynı zamanda savaş zamanlarında da önemli bir rol oynamıştır. Ancak, günümüzde, ahşabın geri dönüşümü daha çok kaygılar nedeniyle yapılmaktadır. Ahşabın geri dönüşümü, sadece çevre dostu olmakla kalmaz, aynı zamanda kaynakların daha sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasını da sağlar. Tezin ana konusunu oluşturan tüketici algısını ölçmek için anket çalışması yapılacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Binalarda yanal zemin itkilerinin kısa kolon oluşumuna etkisi

    Sümeyye Yılmazer

    Kısa kolon oluşumu deprem esnasında yapılarda ciddi hasarlara neden olmaktadır. Kısmen gömülü binalarda zemin yanal itkilerinin fazla olduğu durumlarda kolonlarda kısa kolon oluşumu riski ortaya çıkmaktadır. Bu tezde, kısmen gömülü binalarda zemin-yapı etkileşimi sırasında kısa kolon oluşum şartları incelenmiştir. Tezde, farklı gömme derinliklerine sahip betonarme çerçeveli bina modelleri kullanılmıştır. 8 katlı simetrik yapının zemine 1.5m ve 2.25m gömüldüğü durumlar için iki farklı model oluşturulmuştur. Yapı ve zemin sistemi, SAP2000 programında 3 boyutlu cisim (solid) eleman olarak modellenmiştir. Çalışmada Zaman Tanım Alanında Doğrusal Analiz yöntemi kullanılmıştır. Zeminin modellenmesinde ise nonlinear analiz yöntemi uygulanarak kısa kolon oluşumu incelenmiştir. Kolonlarda oluşan moment ve kesme kuvvetleri, yapıda oluşan kat ötelenmeleri, mod değerleri ve zemin gerilmeleri üç farklı deprem ivme kaydı kullanılarak karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Sonuç olarak bu çalışmada, depremler sırasında kısmen gömülü binalarda zemin-yapı etkileşimiyle meydana gelen kısa kolon oluşumu incelenmiştir. Kısmen gömülü yapılarda zemine gömülme arttıkça kısa kolon oluşumunun arttığı ve etkinin zemin cinsinden önemli ölçüde etkilendiği görülmüştür. Yapı güvenliğinin artırılması ve deprem hasarlarının azaltılması açısından kısmi gömülü yapılarda zemin-yapı etkileşiminin incelenerek tedbirlerin alınması gerekmektedir.