Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Doğu Karadeniz Bölgesi'nde üretilen Kürtün-Araköy ve Gümüşhane ekmeklerinin mikrobiyolojik, kimyasal ve bazı kalite parametreleri bakımından karşılaştırılması

    Büşra Çimen

    Bu çalışmada Gümüşhane iline özgü Gümüşhane ekmeği ile Kürtün-Araköy ekmeği mikrobiyolojik ve kimyasal analizlere tabi tutulmuş ayrıca ekmeklerin renk analizleri de yapılmıştır. Ekmek hamurlarında yapılan mikrobiyolojik analizlerin sonucu önemli farklılıklar göstermiştir. MRS agarda gelişen LAB sayısı, Araköy ekmeği hamurunda 6.98±0.03 log kob/g, Gümüşhane ekmeği hamurunda ise 8.19±0.07 log kob/g bulunmuştur. Ekmek örneklerinin TAMB sayısı, M17 agarda gelişen LAB sayısı ve koliform grubu bakteri sayısında farklılıklar tespit edilmemiştir. MRS agarda gelişen LAB sayısı, Araköy ekmeğinde 2.45±0.11 log kob/g, Gümüşhane ekmeğinde <2 log kob/g olarak bulunmuştur. Maya-küf sayısı Araköy ekmeğinde 2.27±0.07 log kob/g, Gümüşhane ekmeğinde 2.01±0.01 log kob/g değerinde tespit edilmiştir Ekmeklerin kimyasal analizleri sonucunda Araköy ekmeğinin kül, protein ve titrasyon asitlik miktarları Gümüşhane ekmeğine göre yüksek tespit edilmiş, diğer kimyasal sonuçları (kuru madde, pH) ise daha düşük bulunmuştur. Araköy ekmeğinin titrasyon asitlik miktarı %7.81±0.84 bulunurken Gümüşhane ekmeğinin titrasyon asitlik miktarı %3.88±0.11 bulunmuştur. Protein ve kül miktarları sırasıyla Araköy ekmeğinde %10.95±0.12 ve %1.921±0.021 değerlerinde, Gümüşhane ekmeğinde ise %9.84±0.18 ve %1.734±0.043 değerlerinde bulunmuştur. Ekmek kabuklarının renk analizlerinde Araköy ekmeğinin L ve b değerleri Gümüşhane ekmeğine göre daha düşük tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Çölyak hastalarının tüketimine uygun kurabiye formülasyonu geliştirilmesi

    Batuhan Bursa

    Bu çalışmanın amacı çölyak hastalarının tüketimine uygun mısır unu bazlı kurabiye formülasyonu geliştirilmesidir. Yanıt yüzey metodu uygulanarak kurabiye formülasyona mercimek unu ikamesinin ve limon kabuğu tozu ilavesinin kurabiyelerin fiziksel özellikleri ve genel beğeni düzeyine etkisini incelenmiş ve kurabiye formülasyonu optimize edilmiştir. Kurabiye formülasyonu için optimum değerler mercimek unu ikamesi (16 g/100g un) ve limon kabuğu tozu ilavesi (1 g/100 g un) olarak belirlenmiş ve kurabiye üretimi gerçekleştirilmiştir. Mısır unu (MU) ve buğday unundan (BU) kontrol kurabiyeleri hazırlanmıştır. Kurabiye örneklerinde fiziksel, fizikokimyasal, kimyasal ve duyusal analizler yapılmıştır. Kurabiye formülasyonuna mercimek unu ikamesi ve limon kabuğu tozu ilavesiyle kurabiyelerin besin değerinde artış gözlenmiştir. Mısır unu-yeşil mercimek unu ve limon kabuğu tozu (MYL) içeren kurabiyenin MU içeren kurabiyeden daha yüksek miktarda protein (% 36.7), ham lif (> % 100.0) ve kül (%14.5) içerdiği tespit edilmiştir. MU kurabiye C vitamini içermezken MYL kurabiyenin C vitamini içerdiği tespit edilmiştir. MYL kurabiyenin BU kurabiyeyle kıyaslandığında daha yüksek miktarda ham lif (> % 100.0), kül (% 31.8) ve C vitamini (> % 100.0) içerdiği belirlenmiştir. Kurabiye formülasyonuna mercimek unu ikamesi ve limon kabuğu tozu ilavesiyle kurabiyelerin duyusal özelliklerinde istatistiksel olarak önemli olmayan değişimler meydana gelmiştir. MYL kurabiye MU kurabiyeye kıyasla renk, görünüş, tat ve genel beğeni açısından daha düşük puanlar alırken koku, sertlik, kırılganlık ve gevreklik açısından daha yüksek puan almıştır. MYL kurabiye BU kurabiye kıyasla duyusal özellikler açısından daha yüksek puanlar almıştır. Çalışma sonuçları mısır unuyla birlikte yeşil mercimek unu ve limon kabuğu tozunun glutensiz kurabiye üretiminde kullanılabileceğini göstermiştir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2023
    Afetlerde gönüllülük: Bir karma yöntem araştırması

    Ömer Demirbilek

    Bu araştırmada üniversite öğrencilerinin afetlerde gönüllülükten neden kaçındığını keşfetmek ve bu davranışı geçerli ve güvenilir biçimde değerlendirebilecek bir ölçek geliştirmek amaçlanmıştır. Araştırma keşfedici sıralı karma yöntemle yürütülmüştür. Çalışmanın nitel evresinde amaçlı örneklemle belirlenen 13 üniversite öğrencisiyle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Verilerin tematik analizi sonrasında 7 tema keşfedilmiş ve 81 maddelik ölçek madde havuzu oluşturulmuştur. Taslak ölçeğe alınan uzman değerlendirmeleri Lawshe tekniği ile değerlendirilmiş ve madde sayısı 81'den 64'e düşmüştür. Taslak ölçek önce pilot gruba uygulanarak tespit edilen hatalar düzenlenmiştir. Sonraki aşamada kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenen 731 kişilik örnekleme uygulanmıştır. Veriler SPSS 25.0 ve AMOS 24.0 paket programlarıyla analiz edilmiştir. Taslak ölçeğin Kaiser Meyer Olkin değeri >0.6 ve Barlett's test değerleri ilişkisi p<0.05 olduğundan ölçeğin faktör analizine uygun olduğu belirlenmiştir. Ölçeğin yapı geçerliliğini belirlemek için yapılan Açımlayıcı Faktör Analizleri sonrasında ölçekten binişik ve faktör yükü 0.33 altında olan 32 madde çıkarılmıştır. Ölçek yapısı Doğrulayıcı Faktör Analizi ile değerlendirimiş ve 6 faktör 31 maddeden oluşan nihai ölçeğe ulaşılmıştır. Boyutlar; Değer (11 madde), Bilgi (5 madde), Ekonomi (3 madde), Reklam ve Tanıtım (5 madde), Aile Bağları (4 madde), Korku (3 madde) olarak oluşmuştur. Ölçeğin toplam Cronbach Alpha değeri 0.92 ile oldukça yüksektir, alt boyutlar ise 0.75 ile 0.93 arasında değişmektedir. Geliştirilen ölçekten alınan puanın yükselmesi afetlerde gönüllülükten kaçınmanın artmasına işaret etmektedir. Geliştirilen ölçek afetlerde gönüllülük alanında çalışan kurumların, bireyleri gönüllülük sürecine dahil etmesinde katkı sağlayabilir. Gönüllülük bilinçlendirmesinin bütün eğitim seviyelerine dahil edilmesi gönüllülüğe katılımı olumlu etkileyebilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Şehir ve bölge planlamada jeofizik uygulamalar ve depremselliğin planlamaya etkileri

    Rezzan Erdoğan

    Şehir ve Bölge Planlama, kamu yararı esas alınarak sürdürülebilir ve risk faktörlerinden arındırılmış yaşam alanları oluşturmayı hedefleyen, sosyal, ekonomik ve fiziksel çalışmaların bütünü olarak tanımlanabilir. Aşamalı olarak yürütülen planlama sürecine farklı disiplinlerden birçok meslek grubunun bir araya gelerek katkı sağlaması, şehrin veya bölgenin gelecek imajının tasarımında önemli bir faktördür. Yalnızca günün ihtiyaçlarını karşılamak adına, doğal çevre ile denge kurmadan, alanın jeolojik, jeofizik ve jeoteknik özellikleri incelenmeden yürütülen çalışmalar günümüz kentlerinin bugünkü sorunlarını ortaya çıkarmıştır. Bu tez çalışmanın ilk aşamasında, Şehir ve Bölge Planlamada jeofizik uygulamaların yeri ve Türkiye'deki kullanım alanları incelenmiştir. İkinci aşamada, jeofizik biliminin çalışma alanlarından biri olan depremselliğin planlamaya etkisi değerlendirilmiş olup Adıyaman ili deprem tehlike analizi yapılmıştır. Bu çalışma kapsamında, olasılıksal sismik tehlike analizinde uygulanan modellerden biri olan Gumbel uç değerler yöntemi kullanılmıştır. Adıyaman il merkezinden 200 km yarıçaplı bir alanı kapsayan bölge için 1900-2023 yılları arası kaydedilen depremlerin magnitüd değerleriyle, farklı zaman periyotlarında (orta ve uzun vadede) oluşabilecek depremlerin tekrarlanma süreleri ve oluşma olasılıkları tahmin edilmiştir. Sonuç olarak, istatistiksel değerlendirmelerle Adıyaman ili sınırları içerisindeki güncel deprem aktivitesi analiz edilmiş ve deprem tehlikesi açısından irdelenerek deprem riski ortaya konulmaya çalışılmıştır. Gumbel uç değerler dağılımına göre Mw=6.0, Mw=6.5, Mw=7.0 büyüklüklerinde depremlerin tekrarlanma periyodları 14 yıl, 36.6 yıl ve 95 yıldır. 5, 10, 30 ve 50 yıl içinde oluşma olasılıkları ise sırasıyla; Mw=6.0 için %30, %51, %88, %97, Mw=6.5 için %13, %24, %56, %74 ve Mw=7.0 için %5, %10, %27, %41 olarak belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    276 numaralı Ruus Defteri (1105-1109/1694-1697) (Metin ve değerlendirme)

    Sema Polat

    Osmanlı devletinin teşkilat ve bürokrasisinde gerçekleştirilen tayin ve atamalar, Divan-ı Hümayun'da çıkan kararlar doğrultusunda verilen hükümlerle faaliyete geçmekteydi. Vezir, beylerbeyi ve timar sahipleri dışında, devlet hizmetinde bulunan orta ve alt düzey çeşitli devlet memurlarının tayin beratları ve azil ve ibka tevcihleri Ruus defterlerine kaydedilirdi. Günümüzde Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Arşivi'nde bulunan Ruus Defterleri, 16'ıncı yüzyıl itibariyle Osmanlı Devleti'nin merkezi ve taşra teşkilatına dair pek çok bilgi elde edebileceğimiz kaynaklardır. Tez çalışmasının konusu 276 Numaralı Ruus Defteri (1105-1109/1694-1697) Tahlil ve Metin'dir. Çalışmada 276 Numaralı Ruus Defterinin diplomatik özellikleri ve dili detaylı bir biçimde incelenmiş olup defterin transkripsiyonu yapılmıştır. Ardından kimin hangi vazifeye, nereye tevcihinin yapıldığına dair elde edilen bilgiler tablo şeklinde gösterilmiştir. İncelediğimiz defterde ahibaba, bazarbaşı, cabi, dellalbaşı, hatib, imam, kapancı, kethüda, salavat-han gibi görevlilerin tevcih, azil, ibka tevcihleri yapılmış ve görev yapmış oldukları kurumlar, yapılan tevcihlerin gerekçeleri, varsa görevlilerin aldıkları ücretler veya hangi şartlarla tevcih yapıldığı ve bulundukları kaza, nahiye, karye ve mahallelere ilişkin bilgiler bulunmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    1517 numaralı İkindi Ruûs Defteri (1055-1056/1645-1647) tahlil ve metin

    Adem Karadeniz

    Osmanlı Arşiviꞌnde bulunan önemli defter serilerinin başında ruus defterleri gelir. Farklı fon kodları altında tasnif edilmiş olan bu defterler Osmanlı Devleti'nde görev almış devlet görevlilerinin tayin ve azilleriyle ilgili kayıtları ihtiva etmektedir. Osmanlı Arşivi'nde tasnif edilen ruus defterleri incelendiğinde Kamil Kepeci (KK.d) ve Bab-ı Asafi A.RSK.d fonlarında Divan, Sefer ve İkindi ruus adı altında defterler tasnif edilmiştir. Divan'dan yapılan atamalar Divan ruus defterlerine kaydedilirken sefer ruuslarıo ise sadrazamın seferde iken yapmış olduğu atama ve azillerle ilgili kayıtları içermektedir. İkindi ruusu ise sadrazamların İkindi Divanıꞌnda ele aldıkları atama ve azil kayıtlarını ihtiva etmektedir. Çalışmamızın konusu ise A.RSK.d fonunda bulunan 1517 Numaralı İkindi Ruus Defteriꞌdir. Defter, Sultan I. İbrahimꞌin padişahlığı, Mehmed Paşa ve Salih Paşaꞌnın sadrazamlık dönemine tekabül eden 1645-1647 yılları arasını kapsamaktadır. Defterde toplam 1790 hüküm kaydı mevcuttur. Çalışmamız bu hüküm kayıtlarının tahlil ve metnini ihtiva etmektedir. Defterde ataması yapılan, "vezir-i azam, serdar, vezir, kazasker, nişancı, defterdar, kapudan paşa, şeyhülislam, beylerbeyi, sancakbeyi, mutasarrıf, kâdı, müderris, saray ve vakıf görevlileri" gibi birçok büyük ve küçük devlet görevlilerinin tayin ve azil sebepleri, hangi mahal ve kuruma atandıkları, kimin arzı ile gerçekleştiği, önceki görevleri gibi kayıtlara ulaşmak mümkündür. Ayrıca defterde, "eyalet, sancak, kaza" gibi taşra teşkilatına ait birçok tevcihat kaydı bulunmaktadır. Bu kayıtlar, "Osmanlı Devletiꞌnin idari, siyasi, adli ve sosyo-kültürel yapısının ortaya çıkartılmasını sağlayarak bu alanlarda çalışma yapacak olan kişilere katkı sağlayacaktır. Defterdeki bu bilgiler konularına göre tasnif edilerek tahlil ve değerlendirmesi yapılmıştır. Aynı zamanda defterin muhtevasını daha anlaşılır kılmak için bazı konular tablo ile gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Berat, Görevden azil, İkindi ruûs defteri, Merkez ve taşra teşkilatı, Tevcihat

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Sosyal hizmet uzmanı adaylarının etik sorumluluklarına yönelik nicel bir araştırma

    Gönül Mete

    Etik, insanların yaşamında büyük yer kaplayan, onların davranış ve eylemlerini etkileyen, toplumun düzenini sağlamaya çalışan, işleyişin daha sağlıklı olmasını amaç edinen kurallar ve ilkeler bütünüdür. Sosyal hizmet insanların ve toplumun refahı için oluşmuş, insan hakları, adalet ve insan onuru için savaşan, bireylere kaliteli hizmet vermek hedefinde olan, gelişme ve ilerleme taraftarı olan bir meslek dalıdır. Etik ve Sosyal Hizmet kavramları düzen, eşitlik, daha kaliteli bir hayat gibi birçok noktada ortak payda içindedirler. Ama genel olarak etik sosyal hizmeti kapsar. Çünkü etik yaşamın hemen hemen her dalına hitap eder, sosyal hizmet de bu dallardan biridir. Sosyal hizmetin de her bir parçası etikle ilişkilidir ve etik olmadan düşünülmesi mümkün değildir. Verilen hizmetlerden, yapılan uygulamalara, müracaatçılara sorumluluklardan, kurumu ve meslektaşlarıyla olan ilişkilerine kadar etikle birlikte harmanlanmaktadır. Etik ilkeler, sosyal hizmetin vazgeçilmez bir parçası ve temel taşıdır. Araştırmada, yapılan nicel çalışma sonucunda sosyal hizmet öğrencilerinin gözünden etik kavramının ne ifade ettiği, müracaatçılara yönelik etik sorumlulukları hakkındaki bilgi ve düşünceleri alınarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, etiğin katılımcılar açısından farklı anlamlar ifade ettiği, herkesin kendi değerlerinin olduğu ve bu değerlere göre cevaplar verdiği gözlemlenmektedir. Etik sorumluluklar hakkında ortak cevaplar verilmiş olsa da ayrıştıkları noktaların da olduğu gözlenmiştir. Etiği ve etik sorumlulukları hem mesleki hem kişisel olarak önemsedikleri ve etik duyarlılıklarının yüksek olduğu anlaşılmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Kant'ın ahlak felsefesinde özgürlük ve nedensellik sorunsalı

    Ayşe Tutal

    Kant'ın ahlak felsefesi bağlamında özgürlük ve nedensellik kavramlarının önemli bir yere sahip olduğu anlaşılmaktadır. Bu çerçevede iki farklı nedensellik türü ile iki farklı özgürlük türü karşımıza çıkmaktadır. Bu anlayışlardan hangisinin ahlak yasasının oluşumunda başat rol oynadığının incelenmesi gerekmektedir. Söz konusu sorunsalın araştırılması bağlamında öncelikle Kant'ın ahlak felsefesi ana hatlarıyla ele alınacaktır. Onun ahlak felsefesi çerçevesinde şu temel konular tahlil edilmektedir: mutluluk, ödev ilkesi, koşulsuz buyruk, özerklik, yaderklik. İkinci adımda ise onun özgürlük ve nedensellik kavramlarını hangi ölçüte göre tasnif ettiği aydınlatılmaya çalışılacaktır. Aynı zamanda Kant'ın özgürlük ve nedensellik kavramları ile ödev ahlakı arasında nasıl bir bağ kurduğu irdelenecektir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Baudrillard felsefesinde modern dünyanın gerçeklik inşâsı

    Eda Topar

    Modern dünya ile başlayan süreçten günümüze kadar olan serüveni Baudrillard cihetinden incelemiş bulunduğum bu çalışmada, yaşam biçimleri üzerinden birtakım tespitler ortaya koymak ve bu tespitlerin kökenine inmek gaye edinilmistir. Bununla birlikte, modern faaliyetlerin gerek toplumlar gerekse bireyler için nasıl bir dünya tasarımı sunduğu irdelenmiş ve sunulan yeni dünya tasarımının şehirler, medeniyetler, kültürler, değerler bakımından ne gibi sonuçlar getirebileceği üzerinde mülahazalar yapılmıştır. Yine ek olarak, modern dünya tasavvurunun argümanlarını eleştiren post-modern düşünceye yer verilmiş ve post-modern düşüncenin ortaya koyduğu yeni önerilerin ne yazık ki yetersiz kaldığı vurgulanmıştır. En önemlisi de Baudrillard'ın bahsettiği yeni dünyanın artık son sınıra ulaştığına deginilmekle beraber, ulaşmış olduğumuz bu son evrenin Baudrillard açısından dönüşü olmayan bir ütopya dünyasına karşılık geldiği saptanmıştır. Son olarak ise, mevcut problemlerin çözümü noktasındaki yetersizliklerden bahsedilmiş ve bu doğrultuda muhtemel görülen birtakım görüşler değerlendirilmeye tâbi tutulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Ülkelerin tıbbi görüntüleme cihazlarına erişiminin çok kriterli karar verme teknikleriyle değerlendirilmesi

    Arzu Aydın

    Tıbbi görüntüleme cihazları, sağlık hizmetlerinin sürekliliğinin sağlanmasında ve yüksek riskli hastalıkların yönetiminde kilit unsurlardan biridir. Bu araştırma OECD ve AB üyesi/aday ülkelerin tıbbi görüntüleme cihazlarına erişim performansının çok kriterli karar verme teknikleriyle değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Yüksek maliyetli üç tıbbi görüntüleme cihazına ilişkin (BT, MR ve PET) 2018-2020 yılları arasındaki veriler doğrultusunda ve dokuz kriter bağlamında 26 ülke değerlendirilmiştir. Ülkeler üç aşamalı analizle performans sıraları (CoCoSo), sınıfları (FlowSort) ve benzerlikleri (K Ortalamalar) saptanmıştır. Çalışma sonucunda, 26 ülkenin performansında en belirleyici kriterin bin kişiye düşen PET görüntüleme sayısı olduğu; tıbbi görüntüleme cihazlarına erişim performansı en yüksek iki ülkenin ABD ve Güney Kore, en düşük iki ülkenin Sırbistan ve Macaristan olduğu; performans sırası en düşük beş ülke içerisinde ve düşük performans grubunda yer alan İsrail, Macaristan ve Türkiye'nin benzer yapıda ülkeler olduğu ve ortalamaya göre 15 ülkenin yüksek performans grubunda yer aldığı tespit edilmiştir. Ülkelerin en çok eşitsizlikler yaşadığı PET görüntüleme cihazına erişiminin, planlama veya strateji geliştirilmesi gereken politika alanlarından biri olarak görülmektedir. Ülkelerin tıbbi teknoloji kaynaklarını nüfus, hastalık yükleri ve cihazın kullanım sıklığı göz önünde bulundurarak dağılımını gerçekleştirmesinin erişimde yaşanan eşitsizlikleri iyileştireceği düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Bir yükseköğretim kurumunda sağlıklı menü planlama

    Gökhan Altın

    Toplu beslenme okul, hastane, işyerleri gibi ortak yaşam alanlarındaki bireylerin dengeli beslenme süreçlerini desteklemektedir. Aynı zamanda toplumun sağlığını düzenlemeyi amaçlayan kamu politikaları için etkin bir araçtır. Bu aracı işlevsel hale getiren kamu kaynaklı rehberde toplu beslenme süreci detaylı olarak planlanmaktadır. Bu çalışmanın ana motivasyonu ilgili rehberde toplu beslenme sürecinin ana paydaşları olan kurum, hizmet sağlayıcı ve yararlanıcıları tatmin eden toplu beslenme menü planının nasıl hazırlanacağına yönelik sistematik bir yaklaşım sunulmamasıdır. Bu çalışmada bir üniversite yemekhanesinde kurum, hizmet sağlayıcı ve yararlanıcının çıkarlarını gözeten menü planlama problemi ele alınmaktadır. Üniversitenin ihale şartnamesi çerçevesinde tanımlanan menü planlama problemi maliyet odaklı, beğeni odaklı veya dengeli menüler hazırlayabilen, hafıza özelliğine sahip ve mevsim etkilerini dikkate alabilen matematiksel model ile çözülmüştür. Önerilen model karar vericinin farklı zaman dilimlerinde farklı politikalar benimseyerek menü planları hazırlamasına izin vererek paydaşların tatminini en üst düzeye çıkarabilecek bir yapı sunmaktadır. Çalışmada modelin özellikleri ve temel beklentiler test edilmiş ve uygulanabilirliği doğrulanmıştır. Ayrıca beğeni ve maliyet odaklı menüler hazırlamasına olanak tanıyan politika parametresinin menü planı performans parametreleri olan ortalama beğeni ve maliyet puanları üzerindeki etkileri incelenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Tedarik zinciri yönetimi ve tedarikçi seçim kriterlerinin değerlendirilmesi: Medikal ürünlere yönelik bir uygulama

    Emine Satır

    Tedarik Zinciri Yönetimi, bir ürünün hammadde halinden son müşteriye ulaştırılmasında yer alan kaynak temini, üretim ve montaj, depolama ve stok takibi, sipariş takibi, dağıtım ve teslimat gibi aktivitelerin yürütülmesine yönelik bir süreçtir. Hastaneler, faaliyetlerini yerine getirebilmek amacıyla ihtiyaç duydukları malzemeleri ve hizmetleri istenilen zamanda, istenilen yerde, belli bir kalitede ve fiyatta temin etmek durumundadırlar. Bu bağlamda, sağlık sektörü için tedarik zinciri yönetimi maliyetleri düşürmek, israfı azaltmak, tıbbi hataları önlemek ve hizmet kalitesini artırmak amacı ile oldukça önemlidir. Bu çalışmada, hastanelerde medikal ürünlerin ve tedarikçilerin seçimi açısından etkili olan kriterler ile medikal firmalar açısından ürün tedariğinde tercih edilen kriterler belirlenerek, benzerlik ve farklılıklar değerlendirilmiştir. Kriterlerin seçimi, malzemenin alınmasında etkili olan sağlık personeli ile medikal firmalar tarafından yapılmıştır. Sağlık çalışanlarının kriterleri tedarikçi firmalar temel alınarak; medikal firmaların kriterleri ise tedariğini yaptıkları ürünler temel alınarak, Dickson'un tanımladığı 23 kriterin uyarlanması ile belirlenmiştir. Belirlenen kriterler önem derecelerine göre sıralanmıştır. Kriterlerin karşılaştırılması ve önem derecelerinin tespit edilmesinde, "Çok Kriterli Karar Verme Yöntemlerinden" biri olan, "Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP)" kullanılmıştır. Medikal firmalar açısından Sağlık Bakanlığı ve prosedürler kriteri; sağlık çalışanları açısından tedarikçinin teknik servis hizmeti kriteri en önemli kriter olarak tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    İş-aile çatışması ve mesleki doyum arasındaki ilişkinin incelenmesi: Eğitim sektöründe bir araştırma

    İlyas Yıldırım

    Bu çalışmanın amacı, Erzincan ilinde il milli eğitim müdürlüğüne bağlı kamu ya da özel okullarda görev yapan öğretmenlerin iş-aile çatışması ve mesleki doyum arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmamızda, öncelikle konu ile ilgili literatür taraması yapılmıştır. Katılımcılara yaşadıkları "iş-aile çatışması" ve yaptıkları işten aldıkları "mesleki doyum" ile ilgili sorular yöneltilmiştir. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır. Bu doğrultuda araştırma evreni olarak Erzincan ilinde il milli eğitim müdürlüğüne bağlı kamu ya da özel okullar uygulama alanı olarak belirlenmiştir. Araştırmaya 230 öğretmen katılmıştır. Anket yöntemiyle toplanan verilerin analizinde SPSS 22 paket programları kullanılmıştır. Sosyodemografik sorular için frekans tablosu oluşturulmuştur. Değişkenlerin grup ortalamalarındaki farklılıkları görebilmek için T Test ve One-Way ANOVA analizi uygulanmıştır. Ölçeklerin ve alt boyutlar arasındaki ilişkinin yönünü ve gücünü tespit edebilmek için pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Mesleki doyumunun, iş-aile çatışması üzerindeki etkisini görmek üzere basit doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda öğretmenlerin cinsiyet, çocuk sahibi olma, medeni durum ve yaş ile iş-aile çatışması arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Mesleki kıdem ile iş-aile çatışması ve mesleki doyum arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Ayrıca yaş ve mesleki doyum arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Elde edilen veriler ile yapılan hipotez testleri sonucunda yapılan hipotez testlerinde iş-aile çatışması ile mesleki doyum arasında ters yönlü ilişki tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Evden çalışmanın çalışanların iş aile yaşam dengeleri ve işten ayrılma niyetleri üzerine etkisi

    Hatice Güner

    Evden çalışma, iş aile yaşam dengesini olumlu veya olumsuz yönde etkileyebilir. Bir çalışan evden çalışarak ve iş saatlerini aile zamanıyla daha iyi bir şekilde uyumlu hale getirerek ailesine ve çocuklarına daha fazla zaman ayırabilir. Evden çalışmak, işe gitmek için harcanan zamanı ve maliyetleri azaltacaktır. Ayrıca evden çalışan kişiler iş ortamındaki birçok stres kaynağından uzak kalmaktadırlar. Ancak evden çalışma, iş ve aile yaşamı arasında net bir ayrımın olmamasına neden olabilir. Çalışanlar, işle ilgili sorunlarını eve taşıyabilirler. Bu iş aile dengesini olumsuz etkileyebilir. Evden çalışmanın iş aile yaşam dengesine etkisi karmaşık ve kişisel tercihlere bağlıdır. Ayrıca evden çalışma, esneklik, iş tatmini ve iş yaşam dengesi gibi faktörlerle ilişkili olarak işten ayrılma niyetini azaltabilirken, iletişim eksikliği, sosyal izolasyon ve kariyer fırsatlarının sınırlanması gibi durumlar işten ayrılma niyetini artırabilir. Bu çalışmanın amacı evden çalışmanın iş aile yaşam dengesi ve işten ayrılma niyeti üzerine etkisini araştırmaktır. Anadolu Üniversitesinde çalışan personeller üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma modeli PLS-SEM analizi ile test edilmiştir. Araştırmaya katılan 261 denekten elde edilen verilerin analizi ile evden çalışma ile işten ayrılma niyeti arasında doğrudan anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Ancak evden çalışmanın iş aile yaşam dengesini anlamlı ve olumlu bir şekilde etkilediği, iş aile yaşam dengesinin ise işten ayrılma niyetini negatif etkilediği görülmüştür. İş aile yaşam dengesinin evden çalışma isteği ile işten ayrılma niyeti arasında aracı etkisinin olduğu ve evden çalışma isteğinin işten ayrılma niyetini azaltmasına vesile olduğu ortaya çıkmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Hollywood sineması ve AAA video oyunlarının içeriksel karşılaştırılması: Mad Max örneği

    Burak Özmutlu

    Bu araştırma dahilinde transmedya üretimi olan Mad Max'in video oyun ve Holywood filmi katılımcılara yöneltilen sorular eşliğinde çözümlenmiştir. Katılımcılara bir video oyunu ve filmini nasıl değerlendirdikleri gözlemlenmiştir. Araştırma dahilinde katılımcılardan hem filmi hemde video oyunu deneyimlenmesi istenmiştir. Bu gözlem ve cevaplar neticesinde on alt başlık oluşturulmuştur ve katılımcılar vermiş oldukları cevaplara göre bu kategorilere yerleştirilmiştir. Kategorilere ayrılan katılımcıların bu noktada kullanım ve doyumlarını belirleyen unsurlar çözümlenmeye çalışılmıştır. Bunun akabinde araştırmanın değerlendirmesi ve sonuçları oluşturulmuştur. Katılımcıların genel görüşü bu noktada kişilerde oluşan beklenti ve tutarlılık olmuştur. Uyarlama yapımların başarı ve başarısızlığı tartışılmıştır. Uyarlama yapımların kullanıcılar gözünde ne ifade ettiği belirlenmeye çalışılmıştır. Katılımcıların bu konuda vermiş olduğu uyarlama örnekleri dikkate alınarak gelecek çalışmalar için öneri olarak sunulmuştur. Genel anlamda uyarlama eserlerin orijinali ile arasında uyumlu referanslar kurması beklenmektedir. Gelecekte yapılacak olan çalışmalara ilişkin ise video oyunlarının tanımlanması, değerlendirilmesi ve araştırılması konusunda önerilerde bulunulmuştur. Kullanıcılar tarafından başarılı bulunan video oyun ve film uyarlamalarından yola çıkarak kullanıcıların beğeni ölçütleri ve beklentileri gelecek olacak çalışmalarda ortaya konulmalıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Yakın dönem Türk sinemasında mekan, zaman ve aile: Emin Alper örneği

    Eray Elik

    Sinemanın doğuşundan itibaren insan odaklı bir sanat olarak gelişmektedir. Geliştiği ve genişlediği her toplumda kendine özgü akımlardan etkilenmiş, bu akımların neticesinde de şekillenmiştir. Türk sinemasının da bu dönemlerden geçerek ve çeşitli akımlardan etkilenerek gelişimini bu şekilde sürdürmektedir. Yakın dönemdeki Türk sinemasında yaratılan filmler ise geçmişte yaratılan Türk filmlerine göre farklı yapıda seyirci karşısına çıkmıştır. Özellikle neoformalist bir anlayış içerisinde yaratılan filmler izleyici odaklı bir yapı ile sadece izlemenin değil aynı zamanda düşünmenin de kapılarını açmıştır. Çalışmada Emin Alper'in üç uzun metrajlı filmleri Tepenin Ardı, Abluka ve Kız Kardeşler, neoformalist bir bakış açısıyla incelenmiştir. Bu filmler izleyici tarafından nasıl alımlandığı, Emin Alper'in filmlerinde kullandığı mekan, zaman, aile, dil, anlatım tekniği ve temaları nasıl yorumladıkları üzerinde durulacaktır. Sorulardan alınan cevaplar neticesinde Emin Alper ve sinemasına dair çeşitli çıkarımlar yapılacaktır. Çalışmada belirlenen filmlelerin içerik analizleri yapılmış, izleyicilerin film ile ilgili kavramları nasıl alımlandığı ise yarı yapılandırılmış görüşmelerle analiz edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Kripto para madenciliğinin neden olduğu çevresel sorunlara vergi çözümleri

    Fadime Can

    Bitcoin ve diğer kripto para birimleri teknolojinin gelişmesiyle birlikte son yıllarda daha fazla önem kazanmakta ve kripto paraların kullanımı daha fazla tercih edilmektedir. Kripto paraların yüksek getiri oranları, işlem maliyetlerinin az olması ve üçüncü bir tarafın olmaması, bankalara veya merkezi bir otoriteye bağlı olmamasından dolayı dünya çapında daha cazip bir yatırım ve ödeme aracı haline gelmiştir. Ayrıca blockchain teknolojisi ile işlemlerin daha kolay yapılması ve herhangi bir yere gitmeden tüm işlemleri tek bir bilgisayar üzerinden yapılabilmesi de tercih edilebilirliğini arttırmaktadır. Ancak kripto paralardaki kullanımın artması ve kripto para elde etmek için yapılan kripto para madenciliğinin de giderek artması ile tüketilen enerjide artmaktadır. Bu çalışmada blockchain teknolojisi, Bitcoin ve diğer kripto para birimlerinin tarihsel süreçleri ve ortaya çıkış nedenleri incelenmektedir. Daha sonra kripto para teknolojisi olan blockchain teknolojisinin ve kripto para madenciliğinin çevre üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmak amaçlanmaktadır. Bu çevresel etkiler ile ortaya çıkan fazla enerji tüketimi de ele alınmaktadır. Ayrıca birkaç ülke örnek verilerek kripto para madenciliğinin ülkeler üzerindeki etkileri incelenmektedir. Kripto para madenciliği ve blockchain teknolojisi kullanımı ile ortaya çıkan fazla enerji tüketiminin ve çevre üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldıracak vergisel çözüm önerileri sunulmaktadır. Sunulan bu önerilerin etkilerini ortaya çıkararak faaliyetler sonucu gerçekleşen fazla enerji tüketimini önlemek amaçlanmaktadır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2023
    Psikonsal töz olarak ruh ve bedenle ilişkisi

    Samet Yahya Bal

    Modern bilim ve genetikteki birtakım gelişmeler ruha atfedilen bazı özelliklere ortak oluşuyla dikkatleri üzerine çekmiştir. Bu durum genler ve davranışlar arasında insan psikolojisi ve ruhu açısından nasıl bir ilişkinin olduğu meselesini gündeme getirmiştir. Çalışma ruhun ıstılahi anlamdaki tanımlarından yola çıkarak, günümüz genetik bilimi ve belirli gen karakterleri ve özellikleri bağlamında ruhun bedenle (genlerle) olan ilişkisini incelenmiştir. Bu amaçla da çalışmada ruh-beden ilişkisi, ruha yüklenen manalar ve davranış karakterleri gibi insan fiillerinin genlerden ve ruhtan nasıl etkilendiği ve nasıl bir etkileşim içinde oldukları tespit edilmeye çalışılmıştır. Ruh kavramı birçok ilmi disiplin tarafından farklı yönleriyle ele alınıp tanımlanmıştır. Çalışma bu farklı yönleri değerlendirme çabası içerisinde olmakla beraber kelami olarak kuşatıcı bir ruh tanımını da hedeflemektedir. Bu kuşatıcı ruh tanımının kabulüyle birlikte birçok ilmi disiplinin şehadeti ve gözlemleriyle desteklenen hem kapsamlı hem de özel olan bir ruh anlayışı modeli de ortaya konulmuştur. Bu model ruhun bedenle etkileşim içinde bulunan bir varlık ve maddi bir gerçeklik olduğu iddiasını da içinde barındırmaktadır. Elbette bu sadece birçok ilmi disiplinden yararlanma çabası içinde ileri sürülen bir modeldir. Çalışmada "psikonsal tözsel ruhsal gerçeklik" şeklinde ifade edilen bu modelin etkileşimli ruh-beden ılımlı düalizm görüşüne daha yakın olduğu söylenebilir. Çalışma, ruhun mahiyetine dair kesin bir durum tespiti ve son nokta koymak iddiasında değildir. Nihai hedef insanın ruh, bilinç ve irade sahibi yaratıcısına ve topluma karşı sorumlu olan, genlerinin ya da çevresinin esiri, otomat bir varlık olmadığını birçok ilmi disiplinden yararlanarak vurgulanmaktır. Ayrıca ruhsal cevherin insanın bedeni ve davranışları üzerinde etkisi olan ilahi (metafizik) bir değere sahip olduğu da dile getirilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Göksel (Hayrat-Trabzon) Cu-Fe skarn cevherleşmesinin mineralojik, petrografik ve jeokimyasal özelliklerinin incelenmesi

    İhsan Gökalp

    Göksel Cu-Fe skarn cevherleşmesi Trabzon ili, Hayrat ilçesi, Göksel Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Göksel skarn cevherleşmesinin yer aldığı sahada alttan üste doğru Hamurkesen Formasyonu (Liyas), Berdiga Formasyonu (Üst Jura-Alt Kretase), Çatak Formasyonu (Geç Kretase), Kaçkar Granitoyidi (Geç Kretase-Eosen (?)) yer almaktadır. Kaçkar Granitoyidi tüm bu birimleri kesmekte olup Berdiga Formasyonu'na ait kireçtaşı dokanaklarında kontakt metamorfizmaya bağlı olarak skarn cevherleşmesinin gerçekleşmesine sebep olmuştur. Çalışma alanının en genç birimleri ise tüm birimleri kesen Kretase-Eosen (?) yaşlı dayklardır. Skarn tip cevherleşmenin endoskarn zonunda piroksen, granat, manyetit ve epidot az miktarda iken, ekzoskarn zonunda ise bu mineral fazladır. Göksel Cu-Fe skarn cevherleşmesinin mineral parajenezi manyetit, pirit, pirotin, sfalerit, kalkopirit, galenit, hematit, arsenopirit, mangan, molibdenit, sfen, rutil, ilmenit, makinevit (vallerite), wolframit, gümüş ve tellürden oluşmaktadır. Göksel Cu-Fe skarn sahasındaki granitoyidler kalk-alkali bileşiminde ve metalimünyum karaktere sahip olup, genel olarak volkanik yay granitoyidler ve geç çarpışma sonrası granitoyidler ile benzerlik göstermekte ve yitim sonrası meydana geldiği düşünülmektedir. Çalışma alanındaki granatların SEM-EDS analizi sonucuna göre andradit ve grossular andradit bileşiminde oldukları, piroksenlerin hedenberjit, diyopsit ve hedenberjitik diyopsit olduğu tespit edilmiştir. Çalışma alanındaki skarn minerallerinin bileşiminin Cu ve Fe yataklanma sınıfına uyduğu belirlenmiştir. Göksel Cu-Fe skarn cevherleşmesinin ekzoskarn zonundaki granat ile epidot minerallerine uygulanan sıvı kapanım çalışmaları, granat kristallerdeki birincil kökenli iki fazlı (sıvı+gaz) kapanımlardan homojenleşme sıcaklıkları 340-434 oC ve tuzluluğunun %7,9-11.5 NaCl (eşdeğer tuzluluk) arasında, epidot mineralinden elde edilen homojenleşme sıcaklıklarının ise 287-312 oC arasında oldukları tespit edilmiştir. Skarn oluşumuna sebebiyet veren sıvıların NaCl-CaCl2 bileşimli sıvıların varlığından kaynaklandığı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Mağaza atmosfer faktörlerinin satın alma davranışı üzerindeki etkileri: Giyim sektörü açısından Türkiye ve Gürcistan karşılaştırması

    Adnan Ateş

    Son yıllarda pazarlama dünyasının değişmesiyle birlikte perakende alanında pazarlama faaliyetlerinin tanımı genişlemiştir. Giyim sektöründe tüketicilerin hizmet aldığı ve tanımlayabildiği mağazalar ve mağazaların atmosferik özelliklerinin öne çıkması, markaları deneyimlemesi, satın alma davranışlarını büyük ölçüde etkilemektedir. Hazır giyim perakendeciliğinin son yıllarda hızla gelişmesi insanların mağaza atmosferine verdikleri önemin artmasına neden olmuştur. Bu çalışmada mağaza atmosfer faktörlerinin satın alma davranışı üzerindeki etkileri giyim sektörü ele alınarak belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada Türkiye ve Gürcistan'da faaliyet gösteren giyim sektöründeki mağazaların atmosfer düzenlerinin incelenmesi ve mağaza atmosferilerinin satın alma davraşı üzerine etkilerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Ayrıca müşterilerin alışveriş alışkanlıklarını belirlemek de çalışmamızın amaçları arasında yer almaktadır.