Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Derleme MakaleAçık Erişim2023
    Nurse Entrepreneurship in the Emerging Healthcare Industry: A Systematic Review

    Bekar, Fevziye; Tekin, Perihan Senel

    Entrepreneurship is encouraged in every sector in the twenty-first century. In the field of health, nurse entrepreneurship emerges as an important issue in providing health services and improving public health. In this research, the development of entrepreneurial behavior in nursing in the world and a systematic examination of this development within the framework of academic knowledge are aimed. For this purpose, the types of entrepreneurship discussed in the last 10 years of research in the field of entrepreneurship in nursing and the methods, findings and results of these studies were examined. As a result of the search made in databases with high international recognition, 78.761 publications on nurse entrepreneurship were reached in the last ten years, and 30 articles were included in the final review. Classical, social, collective and intrapreneurship were discussed in these studies, which were examined in terms of entrepreneurship typology. As a result of the review, it was seen that the studies in the literature mostly focused on the opportunities and obstacles in front of entrepreneurial nurses. While collective entrepreneurship was included for the first time in the literature, it was found that eco-entrepreneurship and digital entrepreneurship have not yet been the subject of research on nurse entrepreneurship. However, it has been found that more research is needed on the relations between entrepreneurial nurses and non-governmental organizations, the incentives for increasing entrepreneurship and role modeling in entrepreneurship.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2023
    Stith Thompson’un Motif-Index of Folk Literature Adlı Eserine Göre Gümüşhane Masallarında İmtihan Motifi

    Yıldırmış, Fatma

    Masallar, halk kültürü ve edebiyatı içinde değerler eğitimi, ana dil öğretimi, gelenek aktarımı, eğlenme ve eğlendirme gibi birçok işlevi olan türlerden biridir. Geçmişten günümüze, yerelin evrensele taşındığı halk edebiyatı ürünlerinden olması itibariyle sözlü gelenek içinde yer alan masallar, evrensel motiflere sahip olmasına rağmen bağlamı içinde olduğu kültürün izlerini taşır. Edebi bir metin oluşmasını sağlayan önemli küçük parçalar olan motifler, bazen tek başına bazen de birkaçının bir araya gelmesiyle bir masalda çatıyı oluşturur. Masallarda çatıyı oluşturan ana motiflerden biri de imtihan motifidir. İmtihan motifine bilhassa karmaşık bir yapıdaki peş peşe olayların bulunduğu masallarda sıklıkla karşılaşılır. Motif üzerine Stith Thompson, 6 ciltlik Motif Index of Folk-Literature isimli, kapsamlı bir çalışma yapmıştır. Bu çalışmada esas alınacak imtihan motifi bu eserin H maddesinde yer alır. Yedi ana başlığı olan bu maddenin çok sayıda alt başlıkları vardır. Bu motifin, Türk halk masallarında çeşitli alt dallarıyla birlikte işlendiği görülmektedir. Bu çalışmada örneklem olarak Gümüşhane masalları seçilmiştir. İncelenen yaklaşık yüz otuz tane Gümüşhane masalında imtihan motifinin bütün alt birimlerinin örneği görülmesi bunu ispatlar niteliktedir. Yapılan bu araştırma nitel araştırma özelliği taşımaktadır. Araştırmanın verileri nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi kullanılarak toplanmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2023
    “Yarın Cumhuriyet’i İlan Edeceğiz!”: Atatürk Dönemi (1923-1938) Türk Romanında Gazetecilerin Gözünden Millî Mücadele ve Cumhuriyet

    Yazbahar, Zehra

    İlk çağlardan bu yana insanlar hem düzeni sağlamak hem de hayatta kalmak amacıyla iletişim olanaklarından yararlanırlar. Bu iletişim olanaklarının başında gelen ve birçok kişi tarafından yasama, yürütme, yargıdan sonra dördüncü güç olarak nitelendirilen basın, gücü hemen herkes tarafından kabul edilen kitle iletişim araçlarından biridir. Toplumu bilgilendirme, bilinçlendirme ve yönlendirme işlevlerinin olması, basının toplumda her daim geçerliliğini korumasını sağlar. Aynı zamanda düşünce ve duygu dünyası ile birlikte tutum ve davranışları da etkileyen bu kitle iletişim aracı, toplum üzerinde değiştirme gücüne de sahiptir. Millî Mücadele Dönemi’nde de basının bu gücünden yararlanılmıştır. Dolayısıyla mücadele döneminin konu edildiği birçok romanda basın hayatı ve basın çalışanları ile karşılaşırız. Bu çalışmada da 1923-1938 yıllarını kapsayan Atatürk Dönemi Türk Edebiyatı içinde değerlendirebileceğimiz ve basın hayatının ele alındığı Iztırap Çocuğu (Ethem İzzet Benice, 1927), Halas (Mehmet Rauf, 1929), Dünkülerin Romanı (Burhan Cahit Morkaya, 1934) ve Ankara (Yakup Kadri Karaosmanoğlu, 1934) romanlarında yer verilen Millî Mücadele ve Cumhuriyet, romanlardaki gazetecilerin bakış açısıyla yansıtılmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2023
    Effect of White Noise and Light Exposure on Some Enzymes in Rat Testicular Tissue

    Senturk, Esra; Senturk, Murat; Ustundag, Hilal; Aygül, İmdat

    By definition, white noise (WN) is a type of sound that consists of a combination of various frequencies. Noise is an important source of environmental stress for humans and other living things and has a strong stimulating effect on light, circadian rhythm, hormonal, and neuro-behavioral levels. When faced with stressful situations, organisms produce a substantial quantity of free radicals, leading to alterations in the oxidative system. The objective of this research is to examine how environmental stressors like WN and light impact the activities of enzymes involved in testicular carbonic anhydrase (CA), catalase (CAT), and glutathione peroxidase (GPx). A total of 18 male Sprague-Dawley rats were divided into three groups. The first was the control group (not exposed to stress, kept at 12/12 light-dark cycle and 24±2°C normal ambient temperature). The second group, known as the WN 60' group, experienced 60 minutes of white noise exposure per day for 14 consecutive days at 90 dB. The third group, referred to as the WN 60' + non daylight group, underwent 60 minutes of white noise exposure at 90 dB combined with 24 hours of continuous light exposure every other day. At the conclusion of the study, the testicular tissues were homogenized and centrifuged, followed by the spectrophotometric measurement of enzyme activities. As a result, when we compared the control group with both WN and WN + light exposure; A decrease was observed for CA enzyme in both applications, and an increase was observed in CAT and GPx enzymes in both applications. As a result, when we compared the control group with both BG and BG + light exposure; A decrease was observed for CA enzyme in both applications, and an increase was observed in CAT and GPx enzymes in both applications.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2023
    OTC (Over the Counter) Reklamlarındaki Sağlık Çekiciliği: Nitel Bir Çalışma

    Doğan, Neva

    Bu çalışmanın amacı ilaç, takviye edici gıda ve/veya diğer sağlık ürünleri gibi insan sağlığı için önem taşıyan maddelerin günümüzde sıklıkla reklamının yapılır olmasından yola çıkarak, özellikle takviye edici gıdaların reklamlar aracılığıyla birer tüketim nesnesi haline getirilmesini, bu reklamlardaki çekicilik unsurlarını göstererek ortaya koymaktır. Araştırmada Supradyn, Easy Fish Oil, Möllers, Dynavit, Osende, Pharmaton ve Redoxon markalarına ait basit rastlantısal yöntemle seçilmiş dijital reklamlardan, reklam filmlerinde, ünlü kullananlarının muhteva ettikleri, sağlık nosyonu çekicilik unsuru bakımından nitel analiz yöntemlerinden biri olan içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Buna ek olarak, reklamlarda kullanılan sloganların tükettirme stratejileri üzerinden ne anlama geldikleri de yine içerik analizine tabi tutularak çözümlenmeye çalışılmıştır. Reklamların içerik analizi neticesinde, çekicilik unsuru olarak sağlıklı ve fit bir görünüme sahip ünlü kullanımı ve sağlıklı yaşam vurgusu yapan sloganlarla, markaların, hedef kitlelerine bu ürünlerin kullanımı sonucunda daha sağlıklı bir beden ve yaşam şekli vaat ettikleri sonucuna varılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Cerrahi Yoğun Bakım Ünitelerinde Hemşirelerin İzolasyon Önlemlerine Uyumları ile İletişim Becerileri ve Bilinçli Farkındalık Düzeyleri Arasındaki İlişki

    Kulakaç, Nurşen

    Bu çalışma cerrahi yoğun bakım ünitelerinde hemşirelerin izolasyon önlemlerine uyumları ile iletişim becerileri ve bilinçli farkındalık düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı türdeki araştırma 1-30 Ocak 2023 tarihleri arasında Türkiye’deki cerrahi yoğun bakım ünitelerinde çalışan 237 hemşire ile tamamlanmıştır. Veriler Kişisel Bilgi Formu, İzolasyon Önlemlerine Uyum Ölçeği (İÖUÖ), Bilinçli Farkındalık Ölçeği (BFÖ) ve İletişim Becerileri Ölçeği-Yetişkin Formu (İBÖ-YF) ile toplanmıştır. Anket Google Forms web uygulaması ile düzenlenerek hemşirelerin akıllı telefonlarına WhatsApp mesajlaşma programı aracılığıyla gönderilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik, ortalama, standart sapma, Pearson Korelasyon analizi ve Lineer Regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması 37.87±6.55 (min. 19, max.50) olup %51.9’u kadındır. Hemşirelerin izolasyon önlemlerine uyumlarının iyi düzeyde olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin izolasyon önlemlerine uyumlarını önemli ölçüde etkileyen faktörlerin; bilinçli farkındalık durumları ve hastane enfeksiyonlarına maruziyet olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin izolasyon önlemlerine uyumlarını arttırmak için bilinçli farkındalık temelli uygulamaların desteklenmesi gerektiği düşünülmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Dâhiliye Hemşirelerinin Ahlaki Yaralanma Semptomları ile Hemşirelik Bakım Davranışları Arasındaki İlişki

    Demirağ, Hatice; Cosar, Dilan Aktepe

    Bu araştırma, dâhiliye hemşirelerinin ahlaki yaralanma semptomları ile hemşirelik bakım davranışları arasında ilişkiyi belirlemek amacıyla yapıldı. Çalışmanın örneklemini Türkiye’nin Doğu Karadeniz bölgesinde bulunan hastanelerde görev yapan 315 dâhiliye hemşiresi oluşturdu. Araştırmanın verileri, “Kişisel Bilgi Formu” ve “Ahlaki Yaralanma Semptom Ölçeği-Sağlık Bakım Profesyonelleri Versiyonu (AYSÖ-SBP)” ve “Bakım Davranışları Ölçeği (BDÖ)-24 ölçeği” kullanılarak 20 Nisan-30 Mayıs 2023 tarihleri arasında “Kartopu Örnekleme” ile toplandı. Hemşirelerin yaş ortalamaları 30,89±5,72 yıl ve meslekteki çalışma ortalamaları 6,56±5,45 yıl idi. Çalışmaya katılan hemşirelerin toplam “BDÖ-24” 5,21±0,76 puan ve “Saygılı olma” alt boyutu 5,21±0,81 puan, “Bağlılık” alt boyutu 5,12±0,80 puan, “Bilgi beceri” alt boyutu 5,39±0,77 puan, “Güvence” alt boyutu 5,16±0,85 puan; toplam “AYSÖ-SBP” 27,32±6,00 puan ve “Kınama” alt boyutu 6,21±2,66 puan, “Suçluluk/Utanç” alt boyutu 7,49±2,71 puan, “Manevi Sıkıntılar” alt boyutu 13,60±3,47 puan olarak tespit edildi. Ayrıca, çalışmaya katılan hemşirelerin yaşı ve çalışma yılı ile “BDÖ-24” ve alt boyut puan, “AYSÖ-SBP” ve alt boyut puan ortalamaları arasında korelasyon bulunmadı (p>0.05). Bu araştırmada, ahlaki yaralanma semptomları ile hemşirelik bakım davranışları arasında ilişki bulunmazken; ahlaki yaralanma düzeyleri düşük, bakım davranışları düzeyleri ise yüksek bulundu.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2023
    Ciddi Oyun Tabanlı Uygulamaların Hemşirelik Öğrencilerinin Bilgi Düzeyine Etkisi: Sistematik Derleme ve Meta Analiz

    Cilingir, Dilek; Kulakaç, Nurşen

    Bu araştırma, ciddi oyun tabanlı uygulamaların hemşirelik öğrencilerinin bilgi düzeyine etkisini sistematik derleme ve meta analiz yöntemi ile değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla “serious game, nurse, education, student” anahtar kelimeleri “ve” ve “veya” anahtar kelimeleri ile birleştirilerek Türkçe ve İngilizce olarak PubMed (including MEDLINE), SCOPUS, Cochrane, EBSCOHost, Web of Science, YÖK Ulusal Tez Merkezi ve Google Scholar tabanlarından arama yapılmıştır. Meta analize, 2012-2021 tarihleri arasında randomize kontrollü ve yarı deneysel çalışmalar dahil edilmiştir. Çalışmada, sistematik incelemeler ve meta-analizler için tercih edilen raporlama öğeleri (Preferred Reporting Items for Systematic Rewiews and Meta Analyses-PRISMA) kontrol listesi kullanılmıştır. Bu meta analizde olası bias riskini azaltmak için literatür tarama, makale seçimi, veri çekme ve makale kalitesinin değerlendirilmesi işlemleri bir ve ikinci araştırmacılar tarafından bağımsız olarak yapılmıştır. Veri tabanlarının taranması sonucunda toplam 31.724 yayına ulaşılmıştır. Araştırmaya dahil edilme kriterlerine uygun olan 7 yayının örneklem büyüklüğünün 752 olduğu bulunmuştur. Ciddi oyun uygulamaları hemşirelik öğrencilerinin bilgi düzeyini geliştirdiği belirlenmiştir (SMD:4.70, %95 güven aralığı-GA:3.89-5.51). Ciddi oyun uygulamalarının hemşirelik öğrencilerinin bilgi düzeylerini geliştirmede etkili bir yöntem olduğu sonucuna varılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Dönüştürücü Liderlik ve Örgüt Kültürü İlişkisi: Sağlık Kurumları Üzerine Bir Uygulama

    Özcan, Koç

    Bu çalışmada genel olarak sağlık kurumlarında dönüştürücü liderlik ve örgüt kültürü arasındaki ilişki araştırılmıştır. Çalışma, Gümüşhane ilinde yer alan sağlık kurumlarında 451 sağlık çalışanının katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar bağlı oldukları en yakın yöneticilerinin liderlik özelliklerini ve kurum kültürlerini değerlendirmiştir. Çalışma neticesinde, dönüştürücü liderlik ve örgüt kültürü arasında ilişkinin var olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, eğitim seviyeleri, yaşları ve çalışma süreleri farklı olan sağlık çalışanlarının dönüştürücü liderlik ve örgüt kültürü algılarında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Buna karşın, kadın çalışanların kurum kültürü algılarının erkeklere göre daha olumlu olduğu bulunmuştur. Yöneticilerin ise hem liderlik hem de kurum kültürü hakkındaki algılarının yönetici olmayan çalışanlardan daha olumlu olduğu ortaya çıkarılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleYalnız künye2023
    COVID-19 Pandemisi ve Öncesi Dönemde Hastaneye Yatışların Değerlendirilmesi

    Korku, Cahit

    Bu araştırmanın amacı, pandemi dönemi ile pandemi öncesi dönemdeki hastane yatışlarını karşılaştırmak ve hizmet kullanımındaki değişimi tespit etmektir. Araştırma, pandemi öncesi dönem (Mart 2019-Şubat 2020) ile pandemi döneminde (Mart 2020-Şubat 2021) bir eğitim ve araştırma hastanedeki tüm yatışları kapsamaktadır. Araştırma retrospektif ve tanımlayıcı bir araştırma olarak yürütülmüştür. İlgili dönemde araştırma kapsamına giren 60.726 hastaya ilişkin tüm veriler analiz edilmiştir. Pandemi döneminde pandemi öncesi döneme göre hasta yatışında %36,61’lık bir azalma meydana gelmiştir. Hastane yatış sayısının en fazla düştüğü ay Mayıs 2020 (%51,78) iken en az düştüğü ay Ağustos 2020 (%16,45) olmuştur. Hastaların yatış yaptıkları birimler bakımından enfeksiyon hastalıkları ve palyatif bakım hariç tüm alanlardaki yatışlarda düşüş meydana gelmiştir. Enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji biriminde hasta yatışları yaklaşık olarak %500 artarken, genel cerrahide %50, göğüs cerrahisinde %80, kardiyolojide %67 azalmıştır. Yatış sayılarındaki düşüşe karşın ölüm sayıları artmıştır. Hastane yatış süresinde önemli bir değişme olmazken hasta başına düşen fatura tutarı %72’nin üzerinde artmıştır. Pandemi döneminde hastane yatışlarındaki düşüş, sunulması gereken hizmetin aksamasına ve buna bağlı olarak olumsuz hasta sonuçlarına neden olabilir. Pandeminin rutin hastalar üzerindeki olumsuz etkisini azaltmak için karar vericiler tarafından hizmet açıklarına yönelik acil önlemler alınmalıdır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Acil Yardım ve Afet Yönetimi Öğrencilerinin Afet Farkındalığı ve Afetlere Yönelik Tutumlarının Değerlendirilmesi: Gümüşhane İli Örneği

    Ulutaşdemir, Nilgün; Boran, Nurdan

    Bu araştırma Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bi-limleri Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölü-mü öğrencilerinin afet farkındalığı ve afetlere yönelik tutumlarını değerlendirilmek amacıyla yapılmıştır. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan araştırmanın evreni-ni Nisan-Haziran 2021 tarihinde araştırmanın yapıl-dığı bölümde öğrenim gören öğrenciler (501 kişi) oluş-turmuştur. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeyip evrenin tamamına ulaşılması planlanmış ve COVID-19 pandemisi nedeniyle google form aracılığıyla çev-rimiçi uygulanarak 349 kişiye ulaşılmıştır. Araştırma-nın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incele-nerek oluşturulan sosyodemografik özellikler, afet, afet yönetimi, afet farkındalığı, afetlere hazırlık du-rumları, afetlere karşı tutumlarına ilişkin öğrencilerin görüşlerini değerlendirmeye yönelik sorular ile Afet Tutum Ölçeği (ATÖ) sorularından oluşan anket çevrim içi uygulanmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde fre-kans, t testi, Mann Whitney U, Kruskal Wallis, ANO-VA testi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Bu araş-tırmada Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fa-kültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümünde eğitim gören öğrencilerin afet tutumlarının bilişsel, duyuşsal ve genel boyutun orta düzeyin üzerinde bir ortalamaya sahip olduğu bulunurken davranışsal boyutun orta düzeyin altında bir ortalamaya sahip olduğu tespit edilmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Spor Yapan ve Yapmayan Bireylerde Sağlıklı Olma Kültürü ve Fiziksel Aktivite Durumları

    Kusan, Osman

    Bu araştırmada, spor yapan ve yapmayan bireylerde sağlıklı olma kültürü ve bilişsel davranışçı fiziksel aktivite durumlarının bazı demografik bilgiler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada, betimsel nitelik taşıyan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, aktif olarak spor yapan ve yapmayan bireyler oluşturmaktadır. Örneklem ise, 2022 yılında aktif olarak spor yapan ve yapmayan bireyler arasından tesadüfi örneklem yöntemiyle seçilen 371 kişiden oluşmaktadır. Ölçeklerden elde edilen verilerin analizinde, ikili gruplar (cinsiyet, spor yapma durumu ve medeni durum) için Student t-testi, ikiden fazla gruplar (yaş, gelir düzeyi ve eğitim durumu) için Tek Yönlü Varyans Analizi ve Tukey çoklu karşılaştırma testi uygulanmıştır. Araştırmada, bireylerin medeni durumlarına göre ölçek toplam puanları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilemedi. Bununla birlikte, cinsiyet ve gelir durumuna göre sağlıklı olma kültürünün alt boyutları olan bireysel eylemlerin eleştirisi ve yargı alt boyutlarında anlamlı farklılıklar tespit edildi. Kadın ve gelir durumu yüksek olan bireylerin daha yüksek farkındalığa sahip olduğu görüldü. Ayrıca, 26 yaş ve üzeri kişilerin 18-25 yaş aralığındaki bireylere göre, lisans mezunu olan bireylerin ise ön-lisans mezunu olan bireylere göre sağlıklı olma kültürlerinin daha yüksek çıktığı tespit edildi. Fiziksel aktivite durumuna göre, orta ve düşük gelire sahip olan bireylerin yüksek gelire sahip olanlara, lisans mezunu kişilerin ise ön lisans mezunlarına göre sonuç beklentilerinin daha fazla olduğu tespit edildi. Aktif olarak spor yapan bireylerin spor yapmayanlara göre hem sağlıklı olma kültürü hem de bilişsel davranışçı fiziksel aktivite durumlarının daha yüksek çıktığı görülmüştür. Sonuç olarak, toplumun aktif hale getirilmesiyle fiziksel aktivite seviyesi ve sağlıklı bir yaşam sürdürülmesinin sağlanması, sağlık harcamalarını azaltmaya ve obezite nedeniyle ölümlerin azaltılmasına yardımcı olacağı düşünülmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Annelerin ve Sağlık Çalışanlarının Emzirme Döneminde İlaç Kullanımına İlişkin Görüşleri: Nitel Bir Çalışma

    Kuguoglu, Sema; Hamzaoğlu, Elif Buşra; Ekici, Behice

    Emzirme sürecinde ilaç almak durumunda kalmak anneler üzerinde büyük bir endişe yaratmaktadır. Emziren annelere ilaç önerileri genellikle sağlık çalışanları tarafından verilir. Bu çalışmanın amacı; emzirme sürecinde olan ya da deneyimlemiş annelerin ve sağlık çalışanlarının emzirme döneminde ilaç kullanmaya ilişkin görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik yaklaşım kullanılmıştır. Çalışma Evreni; Türkiye’nin kuzeyinde yer alan bir Devlet Hastanesi’nde doğumhane, pediatri servisi, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde görevli hemşire ve ebeler, pediatristler, kadın hastalıkları ve doğum hekimleri, hastanede görevli eczacılar ve hastanenin polikliniğine başvuru yapan annelerden oluşmuştur. Derinlemesine görüşmeler ile veriler toplanmıştır. Nitel araştırmalarda kullanılan Qualitative Data Analysis Software (NVivo 12) paket programına aktarılarak tematik analiz yapılmıştır. Emzirme sürecinde ilaç kullanımı konusunda annelerin duyarlı davrandıkları, emzirme döneminde ilaç almak durumdan kalan annelere aile, eş ve yakın çevre tarafından tepki gösterilebildiği, sağlık çalışanlarının genel olarak emzirme sürecinde ilaçlar konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları belirlenmiştir. Doktorların bilgi sahibi olmadıkları ilaçlar hakkında kaynaklardan yararlanarak bu açığı kapattıkları belirlenmiş fakat diğer sağlık çalışanları sadece bilmediklerini söylemekle yetinmişlerdir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Migrenli Hastalarda volBrain Yöntemi ile Serebellumun Hacimsel Analizi

    Özyaşar, Ali Faruk; Eyuboglu, Ilker; Çakmakl, Vildan; Alioglu, Zekeriya; Palancı, Özgür; Erten, Kübra

    Migren, geniş bir semptom yelpazesine sahip tekrarlayan bir baş ağrısı sendromudur. Migren tanısı çoğunlukla baş ağrısının özellikleri ve diğer semptomlar dikkate alınarak geriye dönük olarak konur. Migren baş ağrısının nasıl başladığı ve hangi beyin bölgelerinde meydana geldiği yeterince bilinmemektedir. Beyin sapı çekirdeklerinin uyarılabilirliğindeki değişikliklerin endojen ağrı mekanizmalarını etkilediği ve trigeminovasküler yapıların tek taraflı tutulumunun migren gelişiminde etkili mekanizmalar olduğu bilinmektedir. Migren hastalığında serebellumun rolünü anlamak, sinirbilimde oldukça yeni bir konudur. Çalışmamıza 19 Migren Hastası (MH) ve 14 Sağlıklı Kontrolör (SK) katıldı. Serebellumun hacimsel analizi için otomatik beyin hacmi hesaplama yöntemi olan volbrain ceres yöntemi kullanılmış ve beyincik yapılarının hacimleri elde edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS 22.0 programı kullanılmış ve anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. MH crus I, Crus II, lobus VIIB VIIIA, VIIIB ve IX'un gri madde hacimlerinde önemli bir artış var. Hastalık süresi ve atak sıklığına göre serebellum yapıları incelendiğinde serebellum, crusII, lobül VIIB ve lobül VIIIA'nın gri cevher hacimlerinde anlamlı artış saptandı. Bu bölgeler, saldırı frekansı ile pozitif bir korelasyon gösterdi. Sonuç olarak posterior serebellar yapılar, atakların sıklığı ve hastalığın süresi ile örtüşen bir aktivite göstermektedir. Beyincikte hacimsel veya fonksiyonel değişiklikler migren ağrısının patofizyolojisinde etkili olduğunu gösterir..

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Adölesan Muay Thai Sporcularında Aile Ortamı, Beslenme Öz-yeterlik ve Beslenme Tutumlarının Sağlık Algısına Etkisi

    Şahin, Oktay

    Bu çalışmanın amacı, adölesan Muay Thai sporcularında aile ortamı, beslenme öz-yeterlik ve beslenme tutumlarının sağlık algısına etkisinin incelenmesidir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinden faydalanıldı. Çalışmaya 101 erkek ve 63 kadın olmak üzere toplam 164 adölesan Muay Thai sporcusu katıldı. Katılımcılardan veri toplamak amacıyla Çocuk Beslenme Öz-yeterlik Ölçeği, Beslenme Tutum Ölçeği, Aile Ortamı Ölçeği ve Sağlık Algısı Formları kullanıldı. Araştırma verileri SPSS 21.0 (IBM) istatistik paket programında analiz edildi. Verilerdeki normallik dağılımlarını Kolmogorov-Smirnov testi ile değerlendirildi. İkiden fazla grupların analizinde ise One-way ANOVA (tek yönlü varyans analizi) testi uygulandı. Ölçekler arasındaki ilişkinin varlığını ve yönünü belirlemek için Pearson korelasyon analizi, ölçeklerin geçerlik-güvenirlikleri Cronbach’s Alpha iç tutarlılık katsayıları ile hesaplanmıştır. Çalışmaya katılan adölesan Muay Thai sporcularının cinsiyet ve sağlık inançlarına göre beslenme öz-yeterlik ve aile ortamı değerlerinin karşılaştırılmasında erkek katılımcıların sağlık inançlarının beslenme öz-yeterlik düzeylerini, aile ortamında birlik ve beraberliği ve beslenme tutumunu etkilediği görülürken, denetim alt boyutunu etkilemediği (p>0,05), kadın katılımcıların ise sağlık inancının aile ortamında birlik ve beraberliği etkilediği görülmüştür (p<0,05). Sonuç olarak, sağlık inançları ve aile birlik- beraberlik düzeyleri yükseldikçe beslenme tutumu ve beslenme öz-yeterlik düzeylerinin de yükseldiği söylenebilir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Ergenlik Dönemindeki Bireylerin Anaerobik Zirve Güç ve Kuvvet Düzeylerinin Farklı Değişkenler Bağlamında İncelenmesi

    Temür, Hacı Bayram; Türker, Üstün

    Bu çalışmayla, spor yapan ve yapmayan ergenlik döneminde olan bireylerin yatay ve dikey sıçrama, 20 m koşu zamanı ve el kavrama kuvveti ile birlikte, anaerobik zirve güç değerlerinin farklılık gösterip göstermediğinin belirlenebilmesinin yanı sıra anaerobik zirve güç değerlerinin söz konusu değişkenlerle ilişkisinin incelenmesi amaçlandı. Yaşları ortalaması 13,76 ± 1,45 yıl olan 70 gönüllü birey çalışmaya dâhil edildi. Bunların 39’unu sedanterler, 31’ini ise basketbol oynayanlar oluşturmaktadır. Çalışma grubunun spor yaşları ortalaması 2,56 ± 1,47 yıl olduğu görüldü. Tüm katılımcıların boy uzunlukları, vücut ağırlıkları, yatay ve dikey sıçrama mesafeleri, 20 m. koşu zamanları ile birlikte sağ ve sol el kavrama kuvvetleri belirlendi. Bunlarla birlikte, anaerobik zirve güç değerleri, Lewis formülü kullanılarak hesaplandı. Ölçümler sonunda elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarıldı. Bu verilerin istatistiksel analizlerinde, SPSS (26.0) paket programında ortalama puanlar, korelasyon, ve bağımsız örneklem t-Testi kullanıldı. Analizler sonucunda, basketbol eğitimi alanlar ile sedanter katılımcılar arasında, yaş, boy uzunluğu, vücut ağırlığı ve 20 m. koşu zamanı değişkenleri bakımından anlamlı farklığın olmadığı (p<0,05) belirlendi. Diğer taraftan dikey sıçrama, durarak uzun atlama, sağ ve sol el kavrama kuvvet değerlerinde ise spor yapanlar lehinde anlamlı farklılık olduğu (p<0,01) tespit edildi. Anaerobik zirve güç düzeyinin, çalışmaya dahil edilen 20 m. koşu zamanı dışındaki tüm değişkenlerle anlamlı ve pozitif yönlü ilişki gösterdiği saptandı. Sonuçta, basketbol antrenmanlarının kuvvet parametreleri üzerine olumlu etkisi olduğu söylenebilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Rekreasyonel Egzersize Güdülenmenin Yaşam Doyumu Üzerindeki Rolü: Yükseköğretim Öğrencileri Örneği

    Türker, Üstün

    Bu araştırmanın amacı, rekreasyonel egzersize güdülenmenin yaşam doyumuna etkisinin belirlenmesi, aralarındaki ilişkinin ortaya konulması ve üniversite öğrencilerinin bazı demografik özelliklerine göre karşılaştırılmasıdır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama tekniği kullanıldı. Çalışmaya lisans düzeyinde öğrenimlerine devam eden toplam 1408 gönüllü öğrenci dahil edildi. Araştırmada Rogers (2000) tarafından geliştirilen Rekreasyonel Egzersize Güdülenme Ölçeği ile Diener ve arkadaşları (1985) tarafından geliştirilen Yaşam Doyumu Ölçeği kullanıldı. Verilerin analizinde SPSS (26.0) paket programı kullanılmış olup, analizlerde Basit Regresyon, Korelasyon, Bağımsız Örneklem T-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) yöntemleri uygulandı. Rekreasyonel egzersize güdülenmenin yaşam doyumunun %34,1 oranında yordayıcısı olduğu ve motivasyonel faktörler içerisinde en etkileyici güdülenme faktörünün sağlıklı yaşam (%47,4) düşüncesi olduğu sonucuna ulaşıldı (p<,000). Araştırmanın amaçlarına yönelik belirlenen cinsiyet, yaş, öğrenimin sürdürüldüğü alan ve sınıf düzeyi değişkenleri açısından genel bir betimleme yapıldığında ise; erkek bireylerin rekreasyonel egzersize güdülenme ve yaşam doyumu toplam puanlarında, bununla birlikte sağlık, rekabet, vücut ve dış görünüm, sosyal ve eğlence ile beceri gelişimi faktörlerinde kadınlara kıyasla daha yüksek sonuçlara ulaştığı ve cinsiyetin rekreasyonel egzersize güdülenmede ve yaşam doyumunda belirleyici bir faktör olduğu tespit edildi (p<,05). Yaş ve sınıf düzeylerinin rekreasyonel egzersize güdülenme yaşam doyumunda belirleyici bir faktör olmadığı (p>,05) ancak ileri yaş ve sınıf düzeyinde olanların daha yüksek değerlere ulaştığı görüldü. Öğrencilerin eğitim yaşantılarını sürdürdükleri akademik birim değişkenine göre spor bilimleri öğrencilerinin hem rekreasyonel egzersize güdülenmede ve buna bağlı faktörlerin büyük çoğunluğunda hem de yaşam doyumunda diğer alanlardaki öğrencilere göre istatistiksel olarak anlamlı fark oluşturduğu sonucuna ulaşıldı.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Determination of Future Trends of Sugar in Turkey Through Time Series Analysis

    Merddan, Kurtuluş

    This study aims to reveal the current status of sugar market in Turkey and to provide future predictions for sugar markets. Exponential Correction Method, one of the time series analyses, was used in determining future predictions. Secondary data for time series analysis were obtained from the Turkish Statistical Institute (TURKSTAT), the websites or databases of the Turkish Sugar Factories Joint Stock Company (TŞFAŞ). Within this context, five-year future predictions regarding sugar markets were developed for beet cultivation area, amount of processed beet, number of sugar beet producers, production amount and yield values, sugar production and consumption, export and import amounts. According to the findings of the study, it is predicted that sugar beet cultivation areas, the amount of processed beet and sugar beet production will increase, the number of sugar beet producers and yield will decrease, and the production, consumption, import and export amount of sugar will increase in the next five years (2022-2027). Predictions regarding the supply-demand balance in sugar suggest that the balance will shift towards supply, and that this shift will stem from an increase in exports, not from an increase in production, and that foreign-source dependency for sugar will increase. Reduction of input costs, elimination of irregularities in prices through various factors, improvement of support to increase the competition of Turkseker with private companies, and minimization of the quota application in sugar beet should be ensured to reduce foreign-source dependency in sugar production.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2023
    Muhammad Imara and Philosophy of Reason

    Shatlh, Adel Eldesoky Abdelhannan

    Mohamed Imara, an Egyptian researcher and philosopher, explores the relationship between reason and revelation in his research, presenting a unique perspective that refutes the alleged contradiction between the two. Imara emphasizes that revelation itself calls for a believing reason. He highlights that the term "reason" and its various synonyms have been mentioned in the Quran, indicating the significance of reason in Islam. He believes that reason is a fundamental tool for understanding and interpreting religious texts. Furthermore, Imara sheds light on the role of believing reason in comprehending and applying texts across different eras. He believes that a believing mind can effectively employ texts in accordance with the present time, place, and circumstances while adhering to the core values and principles governing those texts. Moreover, Imara cites the opinions and writings of numerous scholars throughout history, such as Ibn Taymiyyah, Ibn Rushd, and Muhammad Abduh, to affirm the importance of rationality in Islam. These scholars have extensively examined the relationship between reason and revelation and emphasized the role of reason in Islamic thought. In summary, Mohamed Imara provides a detailed vision on his research regarding the relationship between reason and revelation. He highlights the central role of a believing intellect in the process of understanding and applying religious texts and the value of reason in Islamic thought. Using the perspectives of scholars from different eras, he confirms that the relationship between reason and revelation is harmonious and can be used in a way that is compatible with the fundamental principles of Islam.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Toplumsal Cinsiyetçi Roller ve Ataerkil Söylem: Ian McEwan’ın Yabancı Kucak (The Comfort of Strangers) Romanı

    Doğan, Çağlayan

    Ian McEwan İngiliz çağdaş yazınında birçok farklı konuda kaleme aldığı romanlarıyla öne çıkan bir yazardır. Eserlerinde toplumsal sorunlara, kadın erkek ilişkilerine, psikolojik olgulara, çevresel meselelere sıklıkla temas eden yazar, İngiliz Milletler Topluluğu ülkeleri için en prestijli ödüllerden olan Man Booker sahibidir. Yazarın eserleri birçok dile çevrilmiştir. Ayrıca feminizm ve kadın hareketleri ile ilgili karşıt görüşler ortaya koyan eserde sert bir ataerkillik vurgulanmaktadır. Yazar birçok eserinde benzer konuları kurgulayarak kadın ve erkeğin çağdaş toplumdaki pozisyonlarını irdeler ve sorgular. Yazarın böylelikle geçmişin toplumsal konularını ve sorunlarını bugünün bağlamında okurlarıyla buluşturduğu ve söz konusu olguları şiddet sarmalı içerisine soktuğu görülmektedir. Bu çalışmaya konu olan yazarın Yabancı Kucak isimli romanı genel olarak adı belli olmayan bir şehirde iki İngiliz turistin başından geçen ilginç olayları resmetmektedir. Colin ve Mary adındaki çift yemek yiyecek bir yer ararken karşılaştıkları bir adamla tanışmalarından sonra bir dizi esrarengiz ve olumsuz olay yaşar. Yabancı Kucak genel olarak toplumsal sorunlar, ataerkillik, kadın erkek ilişkileri, psikolojik sapkınlıklar ve şiddet temsilleri gibi temaları barındıran bir romandır. Bu bağlamda, McEvan’ın söz konusu eseri birçok farklı temayı içermesinin yanı sıra, bunların birbirleriyle olan iç içe geçmiş ilişkilerini de ortaya koymaktadır. Bu çalışmada yazarın Yabancı Kucak isimli romanı toplumsal cinsiyetçi roller ve ataerkilliğin temsili bakımından incelenecektir.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması