Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2022
    Chemical Content and Antimicrobial Activity of Cyclotrichium origanifolium (Labill.) Manden. & Scheng. Plant Essential Oil Obtained from Adana Region

    Öz, Mehmet

    The aims of this paper to evaluate the chemical composition and antimicrobial properties of the essential oil obtained from the aerial parts of Cyclotricium origanifolium (Labill.) Manden. & Scheng., which grows naturally in Türkiye. The essential oil of the aerial plant parts was acquired through the hydrodistillation method in a Clevenger type device, and it was examined with GC-MS/FID. As a result of the applied hydrodistillation process, the essential oil yield was obtained as 3.63%. The structure of 66 components that were detected in the essential oil was determined by comparing with the database and literature data in the appliance. As a result of the analysis, the structure of 64 compounds was determined, but the structure of 2 compounds could not be determined. cis-3-pinanone (isocamphopinone), β-pinene and eucalyptol compounds were determined the main components respectively at the rates of 33.43%, 25.27% and 23.91%. The highest chemical compound classes in the analyzed essential oil was determined as monoterpenes with 52.84% and as monoterpenoids with 44.11%. The groups with the highest number of compounds in the chemical classes in the essential oil were monoterpenoids with 27 compounds and monoterpenes with 16 compounds. The antimicrobial activity of the essential oil was investigated with the disc diffusion test method against 13 different microorganisms activated. According to the results of the antimicrobial activities analysis of essential oil obtained from plant samples; the highest antibacterial activity was recorded against Escherichia coli O157:H7 from gram-negative bacteria with inhibition zone ranging as (4.55±0.01 mm), Staphylococcus aureus and Listeria monocytogenes from gram-positive bacteria with inhibition zone ranging as (6.50±0.01 mm), (5.65±0.01 mm) respectively. In addition, it was determined that they did not show any antifungal activity against any of the yeast- molds tested.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • Derleme MakaleAçık Erişim2022Scopus SJRQ3
    Depremlerden Sonraki Yeniden Yapılanma Süreci Üzerine Küresel Bir Araştırma: Çelik Prefabrik Malzeme Kullanımının Gerekliliği

    Öztürk, Serkan; Etki Of, Nesibe

    Bu çalışma kapsamında, çelik prefabrik yapıların yapısal özellikleri, Türkiye ve dünyada kullanım oranları ve niçin kullanılması gerektiği konuları bilimsel kaynaklar ortaya konularak araştırılmıştır. Farklı çalışmalardan elde edilen sonuçlar derlenerek, afet yönetimi için oldukça önemli olan yeniden yapılanma sürecine dikkat çekilmiştir. Çelik yapılar, hafif ve esnek malzemeler oldukları için depreme karşı mukavemet gösterirler. Bu ve daha birçok özelliğinden dolayı yüz ölçümünün büyük bir bölümü deprem bölgesinde yer alan ülkemizde konutların çelik prefabrikasyon ile yapılması gerekmektedir, çünkü bu yapıların depremlerde yıkılmadığı veya hasar alarak ayakta kaldığı literatürdeki birçok araştırma sonucunda kanıtlanmış olup afet yönetiminde ileri seviyede bulunan ülkeler tarafından da kanıksanmıştır. Türkiye ise çelik üretiminde dünyada yedinci sırada bulunmakla birlikte, bu durum yapı sektörüne yansımamaktadır. Depremler yaşandıktan sonra yeniden yapılanma sürecine gelindiğinde, yıkılan veya ağır hasar alan binaların yerine çelik konstrüksiyon binaları inşa etmek gerekmektedir. Bu strateji, kriz yönetiminin son basamağı olan yeniden yapılandırmada sağlam temeller atmayı sağlayacak ve risk yönetiminin ilk basamağı olan zarar azaltma evresindeki çalışmaları destekleyici nitelikte olacaktır. Bu bağlamda, önemli bir kazanım olarak, tam anlamda bir bütünleşik afet yönetimi döngüsü oluşturulabilecektir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2022
    Gyroscopic Vibration Damper for Building: Theoretical and Experimental Research

    Ünker, Faruk; Cuvalci, Olkan

    In this study, a gyroscopic damper model consisting of a built-in column has been developed. The objective of this study is determining the required angular momentum with the optimum ratio of natural frequency for the gyroscopic vibration absorber under sinusoidal excitation. This damper model is investigated experimentally and theoretically for different angular momentums of the gyroscope and different frequency ratios of the structure and damper on a single-story structure. As a result of the study, the displacement of the structure at the 1st mode frequency for a given angular momentum of the gyroscope is fairly reduced. Besides, at a notable frequency ratio of the damper and the structure, the effect of the angular momentum is improved. Even if the disk mass of the gyroscope decreases, it is possible to obtain a certain angular momentum by increasing the disk speed. Thus, lighter and less bulky gyroscopic vibration dampers can be designed. The cooperation of the required angular momentum with the optimum ratio of natural frequencies should be considered to obtain a highest attenuation of the building vibration. In addition, the equations of motion obtained according to the 1st mode and the theoretical results overlapped.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Belediye Hizmetlerinden Memnuniyetin Ölçülmesine Yönelik Bir Araştırma: Gümüşhane Belediyesi Örneği

    Çakır, Canan

    Yerel yönetimler, halka en yakın yönetim birimleridir. Yerel yönetimler halkın yerel nitelikteki ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla birtakım hizmetler sunmaktadır. Günümüzde yerelleşme politikalarının ön plana çıkması ile birlikte kamu hizmetleri sunumunda belediyelerin önemi daha da artmıştır. Bu çalışmanın amacı, Gümüşhane Belediyesi’nin sunduğu hizmetlerden, Gümüşhane’de yaşayan vatandaşların memnuniyet ve sadakat düzeylerini ölçmektir. Çalışmada veri toplama aracı olarak, nicel veri toplama yöntemlerinden anket formu uygulaması kullanılmıştır. Bu kapsamda web tabanlı anket ve kolayda örnekleme yöntemi ile Gümüşhane merkez ilçede 329 adet veri toplanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde yapısal eşitlik modeli türlerinden biri olan varyans tabanlı kısmi en küçük kareler yöntemi (PLS-SEM) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, afet hizmetleri, sosyal hizmetler, ticaret ve ekonomik hizmetler, ulaşım hizmetleri ve belediye çalışanlarının değerlendirilmesi ile ilgili memnuniyet arasında olumlu ve anlamlı ilişki bulunmamaktadır. Bununla birlikte, imar ve şehir hizmetleri, kültür ve turizm hizmetleri, çevre, temizlik sağlık hizmetleri, belediye değerlendirme, genel değerlendirme ile ilgili memnuniyet arasında olumlu ve anlamlı ilişki bulunmuştur. Çalışmanın sonucunda, bu çalışmanın literatüre ve uygulamaya katkısından bahsedilmiştir.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2022
    Örgütsel İletişim Doyumu ile İşe Angaje Olma Arasındaki İlişkide Örgüte Güvenin Aracılık Rolü

    Cakiroglu, Demet; Sımsek, Tugçe

    Bu çalışma, örgütsel iletişim doyumu ile işe angaje olma arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Özellikle, örgütsel iletişim doyumu ile işe angaje olma arasındaki ilişkide örgüte güvenin aracı rolünü tespit etmektedir. Sosyal değişim teorisini temel alan araştırma, örgütsel iletişim doyumunun çalışanların örgütlerine olan güveni güçlendireceğini ve buna bağlı olarak da çalışanların işe angaje olmalarını arttıracağını ileri sürmektedir. Araştırma örneklemi, Ankara’da bulunan bir kamu kurumunda bilişim alanında görev alan çalışanlardan oluşmaktadır. Araştırmanın hipotezleri Pearson korelasyon analiz yöntemi ve hiyerarşik regresyon analiz yöntemi kullanılarak test edilmiştir. Elde edilen bulgular neticesinde aracılık hipotezinin desteklendiği görülmektedir. Bu doğrultuda, örgütsel iletişim doyumunun işe angaje olma üzerinde pozitif yönlü anlamlı etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bulgular, örgütsel iletişim doyumu ile işe angaje olma arasındaki ilişkide örgüte güvenin kısmi aracılık etkisi olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda algılanan örgütsel güveni, örgütsel iletişim doyumunu işe angaje olmaya bağlayan aracı bir mekanizma olarak ele alan araştırma modeli alan literatürüne özgün bir katkı sunmaya çalışmıştır. Bu çalışmanın bulguları, çalışanların işe angaje olmalarının artmasında örgüte güvenin oluşmasını sağlayan kaynakların önemli olduğunu göstermektedir. Çalışma, sosyal değişim teorisinin öngörüsüyle tutarlı bir biçimde, çalışanların işe angaje olmasını etkileyebilecek örgütsel iletişim doyumunu, verimli iş ve insan kaynakları yönetimi için önemli bir faktör olarak görmekte ve alan araştırmacılarının dikkatine sunmaktadır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2022
    Dereli İlçesinden (Giresun, Türkiye) Ek Briyofit Kayıtları

    Batan, Nevzat; Erata, Hüseyin

    Bu çalışmada, Tamdere, Eğribel, Bektaş ve Kulakkaya yaylaları ve çevresinin (Dereli ilçesi, Giresun) briyofit florası araştırılmıştır. Yapılan teşhisler sonucunda, 19 farklı lokaliteden toplam 208 briyofit taksonu tespit edilmiştir. Bunlardan 33 takson ciğerotlarına, 175 takson ise yapraklı karayosununa aittir. Bu taksonlar arasında, Jungermannia eucordifolia Schljakov Türkiye için ikinci kez kaydedilmiştir. Ek olarak, Buxbaumia viridis Moug. ex Lam. & DC.) Brid. ex Moug.& Nestl. ve Ceratodon conicus (Hampe) Lindb. A4 karesi için yenidir. Ayrıca, 10 takson Giresun ili için ve 20 takson Dereli ilçesi için yenidir. Her bir takson için habitat ve dağılım bilgileri verilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Contributions to The Bryophyte Flora of Çaykara District (Trabzon, Türkiye)

    Batan, Nevzat; Erata, Hüseyin; Öztürk, Öznur

    In this study, the moss flora of the Çaykara district of Trabzon was investigated in detail. As a result of the identification of bryophyte specimens collected from 14 different localities in May and July 2018, and October 2019 in the study area, 175 bryophyte taxa belonging to 51 families and 96 genera were identified. Of these taxa, 28 are liverwort (13 families and 17 genera), and 147 are mosses (38 families and 79 genera). Within the determined taxa, Cephaloziella rubella (Nees) Warnst is new to the A4 grid square, Philonotis rigida Brid. and Schistidium dupretii (Thér.) W.A.Weber are new record for Trabzon province. In addition, 172 bryophyte taxa determined from the study area are new records for the Çaykara district.

  • MakaleYalnız künye2022
    İş Sağlığı ve Güvenliği Dersinin Staj Yapan Öğrencilerin Güvenlik İklimi Algılarına Etkisi (Doğu Karadeniz Bölgesi Örneği)

    Ulutaşdemir, Nilgün; Tuna, Hasan

    Meslek yüksekokullarında eğitim alan öğrenciler derslerde teorik bilgilerle mesleki anlamda kendilerini geliştirmek için staj yapmaktadır. Staj yapan öğrencilerin çalıştıkları zaman sürecinde karşılaşmış oldukları tehlikeler değişiklik gösterebilir. Bu süreç içerisinde stajyerlerin güvenlik iklimine ilişkin algı düzeylerinin yüksek olması istenmeyen durumların oluşma ihtimalini azaltabilir. Kesitsel ve ilişki aracıyı tipte planlanan çalışmada Doğu Karadeniz Bölgesinde staj yapan öğrencilerin demografik özellikleri ve okul hayatında aldığı iş sağlığı ve güvenliği derslerinin güvenlik iklimi algılarına etkisinin olup olmadığını tespit etmek amaçlanmıştır. Giresun, Bayburt, Trabzon ve Gümüşhane illerinde basit örnekleme yöntemiyle belirlenen 320 öğrenci araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Choudhry ve arkadaşları (2009) tarafından geliştirilen Türen ve arkadaşları (2014) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “güvenlik iklimi ölçeği” veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. İş sağlığı ve güvenliği dersini alan öğrencilerin güvenlik iklimi algılarının, dersi almayanlardan anlamlı şekilde yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca cinsiyet, eğitim alanı ve okuduğu üniversitenin bulunduğu il gibi demografik özelliklerle güvenlik iklimi algıları arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir.

  • MakaleYalnız künye2022
    Fine-Kinney Metodu İle Risk Analizi: Trabzon Liman Örneği

    Kaya, Elif Çelenk; Bayram, Hakan

    Dünyada ve ülkemizde karayolu, havayolu, demiryolu, deniz yolu gibi çeşitli taşıma yöntemleri kullanılmaktadır. Diğer taşıma yöntemlerine göre uluslararası ticaretin %80-90'ı deniz taşımacılığı ile yapılmaktadır. Denizyolu taşımacılığı ile ağır yükler, tehlikeli kimyasallar, yüksek hacimli yükler daha ucuz ve güvenli bir şekilde taşınmaktadır. Dünyada deniz taşımacılığının fazla kullanılması limanların önemini artırmaktadır. Ülkemizde limanlarımız tehlikeli işyerleri olarak sınıflandırılmaktadır. Yüklenen ve taşınan tehlikeli kimyasallar, farklı makine ve araçların bulunması, liman operasyonlarından kaynaklanan çeşitli riskler içermektedir. Tehlike ve riskleri ortadan kaldırılması için sağlık ve güvenlik önlemleri alınmalıdır. Limanlarda teknik personel eksikliği, limanlarda çeşitli risklerin ve tehlikelerin bulunması, makinelerin, araçların, özel ekipmanların bulunması ve çeşitlilik göstermesi, yabancı personellerin bulunması, liman sahasının genişliği gibi faktörler limanlarda önleyici ve düzenleyici çalışmaların yapılmasını zorlaştırmaktadır Bu çalışmada Trabzon Limanı kapsamında tehlike kaynakları ve riskler belirlenmiş ve risk değerlendirme yöntemi olan Fine-Kinney yöntemi kullanılarak risk analizi çalışması hazırlanmıştır. Trabzon limanını kapsayan risk analizinde 13 tane “Tolerans Gösterilemez Risk”, 19 tane “Esaslı Risk”, 40 tane “Önemli Risk” olmak üzere toplam 72 tane risk tespit edilmiştir.

  • MakaleYalnız künye2022
    III. Murad’ın Devlet Adamlarından Kara Üveys Paşa’nın Hayatı ve Muhallefatı (1591)

    Gök, İlhan

    Kara ve defterdar gibi unvanlarla anılan Üveys Çelebi, Aydın'ın köklü ve tanınmış ailelerinden gelen Kadı Muhiddin Mehmed'in oğludur. Üveys Çelebi kadılık yapan babasının yolundan giderek Tire kadısı oldu. Bir av sırasında Saruhan Sancakbeyi olan Şehzade Murad'la tanışmasından sonra sancak defterdarlığına getirildi. Şehzade'nin 1574'te III. Murad (1574-1595) unvanıyla tahta çıkması ile İstanbul'a giden Üveys Çelebi o sıra sadrazam olan Sokullu Mehmed Paşa (ö. 1579) ile girdiği iktidar mücadelesini kazandı. Sultan üzerindeki etkisi giderek artınca başdefterdarlık görevine getirildi. Bir müddet sonra da Budin Beylerbeyliğine tayin edildi. Bu görevden sonra sırasıyla Halep ve Şam beylerbeyliğine getirilen Üveys Paşa, Mısır Valisi İbrahim Paşa ile İstanbul'a geldi ve başdefterdarlık görevine tekrar tayin edildi. Kısa bir süre sonra da Mısır valiliği görevine getirildi. 1591 tarihinde çıkan ayaklanmadan etkilenip üzüntüden vefat etti ve malları müsadere edildi. Dönemin kronikleri ve arşiv kayıtlarından Üveys Paşa'nın kariyerindeki yükselişi, III. Murad üzerindeki nüfuzu ve kazandığı şöhreti açıkça görülmektedir. Bu çalışma Paşa'nın sahip olduğu şöhretinin yanında birçok değerli eşyasının kaydedildiği muhallefat kayıtlarına odaklanmıştır. Makalede entelektüel bir kişiliğe sahip olduğunu gösteren kitapları, sahip olduğu mal varlıkları detaylı bir şekilde incelenmiş ve literatüre kazandırılması hedeflenmiştir. Çalışmada müsadere ve muhallefat kavramları ele alındıktan sonra Paşa'nın hayatı, tespit edilen mal varlıkları incelenip elde edilen verilerin değerlendirilmesi şeklinde bir yöntem izlenmiştir.

  • Proje2022
    Elektrikli Araç Şarj İstasyonunun Şebeke Ile Entegrasyonu Için Adaptif Eşik Değer Yaklaşımlı Dalgacık Dönüşümü-Tabanlı Gerçek Zamanlı Güç Kalitesi Tespit Yönteminin Geliştirilmesi

    Cakmak, Recep; Bayrak, Associate Professor Gökay; Yilmaz, Alper; Öner, Samet

    Bu projede, dağıtık generatörler tarafından beslenen elektrikli araç şarj istasyonlarında güç kalitesi olaylarını (GKO) tespit etmek ve sınıflandırmak için örnek indirgenmemiş dalgacık dönüşümü (ÖİDD) ve bulanık karar verici (BKV) kullanan hibrit bir yöntem sunulmaktadır. Önerilen adaptif ÖİDD-BKV, gürültü içeren sinyallerde eşik değer-tabanlı sinyal analiz yöntemlerinin performans eksikliği giderilmiştir. Ayrıca, önerilen yöntem şebeke sinyali gibi gürültü içeren sinyallerde gürültü bastırımı için uygulanan filtreleme işlemine olan ihtiyacı ortadan kaldırmıştır. Bu adaptif yaklaşım ile eşik değer yöntemlerinde sınır koşullarında tespit hataları önlenirken aynı zamanda gerilim sinyalinin detay katsayılarında sadece tepe değerleri kullanılarak maliyet ve hesaplama yükü en aza indirilmiştir. Gürültüsüz koşullarda önerilen yöntem için ortalama test doğruluğu %96,13'tür. Ayrıca ÖİDD-BKV, sinyal gürültü oranı (SGO) değeri 20-40 dB olan yüksek seviyeli gürültü koşullarda ortalama %94,96 sınıflandırma doğruluğuna sahiptir. ÖİDD-BKV yönteminin etkinliği bir deney düzeneği kullanılarak test edilmiştir. Deneysel veriler için ortalama test doğruluğu ise %96,66'dır.

  • Proje2022
    Buğday Rüşeyminden Ultrason Destekli Üçlü Faz Ayırma Yöntemi ile Yağ, Protein ve Polisakkaritlerin Eşzamanlı Olarak Ekstraksiyonu

    Saricaoglu, Furkan Turker; Koca, Ilkay; Tekgüler, Belkis; Odabaş, Halil İbrahim

    Bu çalışmada, bir değirmencilik endüstrisi yan ürünü olan buğday rüşeyminden yağ, protein ve polisakkaritlerin eşzamanlı olarak ekstraksiyonu için ultrason destekli üçlü faz ayırma (UDÜFA) yöntemi kullanılmıştır. Yağ, protein ve polisakkarit verimleri üzerine amonyum sülfat konsantrasyonu, t-bütanol oranı, pH, ekstraksiyon süresi, genlik ve vurgu aralığı değişkenlerinin etkileri tek faktör analizleri ile belirlenmiştir. Tek-faktör analizlerine dayanarak, maksimum seviyede yağ, protein ve polisakkarit ekstraksiyonu için yanıt yüzey yöntemi kullanılarak UDÜFA süreci optimize edilmiştir. Optimum ekstraksiyon koşulları %30 amonyum sülfat konsantrasyonu, 1 t-bütanol oranı, 4.49 pH, 15 dakika ekstraksiyon süresi, 35 °C ekstraksiyon sıcaklığı, % 65.04 genlik ve % 51.11 vurgu aralığı olarak belirlenmiştir. Belirlenen optimum koşullarda tahminlenen yağ, protein ve polisakkarit verimi sırasıyla %8.78, %17.98 ve %1.58 olarak belirlenmiştir. Elde edilen modelin doğrulanması çalışmasında tahminlenen ve deneysel verim değerleri arasında yüksek uyum bulunmuştur. UDÜFA yöntemi, üçlü faz ayırma (ÜFA) ve geleneksel yağ, protein ve polisakkarit ekstraksiyon yöntemleri karşılaştırılmıştır. UDÜFA yönteminin kullanımı ile ÜFA ve geleneksel yöntemlere göre daha yüksek yağ, protein ve polisakkarit verimi elde edilmiştir. UDÜFA, ÜFA ve geleneksel yöntemlerle elde edilen yağ, protein ve polisakkaritlerin fizikokimyasal, yapısal, fonksiyonel ve biyoaktif özellikleri karşılaştırılmıştır. Genel olarak UDÜFA, ÜFA ve geleneksel hekzan ekstraksiyonu ile elde edilen yağların fizikokimyasal özellikleri benzerdir. Yağların biyoaktif özellikleri UA-TPP ve TPP yönteminde geleneksel hekzan ekstraksiyonu yöntemine göre daha iyidir. UDÜFA ve ÜFA yöntemleri ile elde edilen proteinlerin fonksiyonel özellikleri, geleneksel alkali ortamda çözündürme/izoelektrik noktada çöktürme yöntemi ile elde edilen proteinden daha iyidir. UDÜFA ve ÜFA yöntemleri ile elde edilen polisakkaritlerin biyoaktif özellikleri (antioksidan aktivite, glukoz absorbsiyonu kapasitesi ve safra asidi bağlama kapasitesi) geleneksel sıcak su ekstraksiyonuna göre daha iyidir. Sonuçlar UDÜFA ve ÜFA yöntemlerinin buğday rüşeyminden yağ, protein ve polisakkaritlerin tek aşamalı ekstraksiyonu için etkili yöntemler olduğunu ortaya koymaktadır.

  • MakaleYalnız künye2022
    The Role of ‘Ăisha in the Transmission and Critique of Hadīth

    Khan, Alam

    This article deals with the role of ‘Ăisha in the science of hadīth. She was the younger wife of the Prophet and accompanied him for a long time. She has been distinguished with the sharp memory among Prophet’s companions, that preserved every tiny detail of his life and got a prominent position among the muksirūn al-hadīth. She played a pivotal role in the transmission of hadīth, hence, she was the primary source of referring to the Prophet’s companions and their successors. It is concluded from a thorough review of her narrations that her hadīths were contained those pieces of information which rarely found in the narrations of other transmitters. She was not a transmitter solely, but she was also a great mufassira, muhaddītha, and faqīha of her time. The companions were visiting her for the investigation and attestation of a hadīth, the exegesis of a Quranic verse, and the explanation of an Islamic provision. Moreover, she criticised with a scientific method, the narrations of fellow Prophet’s companions that they attributed to the Prophet. A detailed study of her critique showed that whenever she was informed by a narration and asked for attestation she was presenting it to the Holy Qurān, the authentic hadīth, the proven history, and qiyās al-‘Aqlī. If there was any conflict among the transmitted hadīth with these sources, she was showing her concern about it and questioning the understanding or the memory of the narrator, which are discussed with explanatory examples in this study.

  • MakaleYalnız künye2022
    Bakara Suresi 204-207. Ayetler Bağlamında Övülen (Faydalı) ve Yerilen (Zararlı) İnsan Tipleri

    Altuntaş, Abdurrahman

    Kur’an’da çeşitli insan tipleri zikredilmektedir. Bu zikredilen insan tipleri Kur’an tarafından gösterdikleri davranışlara göre yerilmekte veya övülmektedir. Kur’an’da yerilen tip, yeryüzünde fesat çıkaran, zulüm yapan, nesli ve ürünleri yok eden kimsedir. Bu tipin iç dünyası ile dış dünyası bir değildir. Dışardan kendisini iyi tanıtsa da aslında iç dünyası insanların kötülüğünü, zararını ister. Övülen tip ise bütün davranış ve hareketlerinde dürüst davranmaya gayret eder. Onun gayesi bireyin, toplumun ve insanlığın selametidir. Yaptığı hareketleri gösteriş için yapan bir kimse değildir. Onun temel amacı Allah rızasını kazanmaktır. Bu kimse ahiret hayatını düşünerek davranışlarının belli bir ölçü ve karakterde olmasına özen gösterir. Bu iki tip bütün tarih boyunca bütün toplumlarda var olagelmiş bundan sonra da her toplumda var olmaya devam edecektir. Kur’an bu kimselerin gerçek durumlarını ortaya koyarak olumlu tiplerin örnek alınmasını, olumsuz tiplerden de uzak olunmasını bizden istemektedir. Bu vurgu Kur’an’ın bütününe yayılmıştır. Kur’an’da sürekli olarak iyi ve kötü karakterler arasındaki mücadele resmedilmektedir. İyilerin dünya ve ahirette mutlu ve huzurlu olacakları, kötülerin ise hem dünyada hem de ahirette hüsrana uğrayacakları sürekli olarak vurgulanmaktadır.

  • BildiriAçık Erişim2022
    Debriyaj Diski Dış Ana Sac Batma Prosesinin Etkilerinin İncelenmesi

    Yildiz, Omer; Es, Caner; Akbulut, Serdar; Kaymaz, Ibrahim Can; Kurt, Ulaşcan

    Araçlarda ve bazı makinelerde motor ve şanzıman arasında tork ve hareketi aktarma organı olarak debriyaj sistemleri kullanılır. Debriyaj sistemleri debriyaj diski, debriyaj baskısı ve debriyaj rulmanı olarak 3 ana bileşen ve 2 yardımcı bileşenden oluşmaktadır. Çalışmamızda debriyaj ana bileşenlerinden olan debriyaj diskinin alt parçalarından “dış ana sac” parçası konu alınmıştır. Debriyaj diski hareket aktarımı sırasında dönme momenti ve baskı kuvvetine maruz kalır. Dönmez Debriyaj A.Ş bünyesinde, üretilen dış ana sac üretiminde delme-kesme, doğrultma, tornalama operasyonları uygulanmaktadır. Bu çalışmada dış ana sac tasarımında yüzeye 0,05-0,04 derinlikte batma uygulanmıştır. Çalışmamızda dış ana sac yüzeyindeki batmaların, perçin delikleri çevresinde ve ana sac yüzeyindeki gerilmelere etkisi incelenmiştir. Batmalı ve Batmasız olarak iki farklı ana sac tasarımı ANSYS ticari yazılımı static structural modulünde gerçek çalışma şartları tanımlanıp simule edilmiştir. Her iki tasarım üzerinden eşdeğer gerilmeler, asal gerilmeler, toplam deformasyon ve gerilme vektörleri sonuçları elde edilmiştir. Sonuçlara göre batma operasyonu, dış ana sac yüzeyi ve perçin çevresindeki gerilmeleri parçayüzeyine dağıtıp sönümlediği görülmüştür.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2022
    Doğal alkali malzemelerin çimentolu macun dolgunun dayanım-duraylılık ve mikroyapı performansına etkisi

    Yilmaz, Tekin; Ercikdi, Bayram

    Bu çalışmada, çimentolu macun dolgu (ÇMD) içerisinde doğal alkali malzemelerin (DAL-M) sülfürlü maden atığına (S-MA) ikame (%5-15) olarak kullanılabilirliği araştırılmıştır. Kontrol numuneleri %8,5 bağlayıcı oranında hazırlanırken, DAL-M ikameli numuneler %7,5-8,5 bağlayıcı oranında S-MA yerine kalsitik ve dolomitik kireçtaşı kullanılarak üretilmiştir. Numuneler üzerinde 7-360 gün aralığında basınç dayanımı ve 28-180 günde mikroyapı testleri uygulanmıştır. Dayanım-duraylılık bulguları, DAL-M ikamesinin ÇMD’nin dayanımını arttırdığını ve uzun dönemde meydana gelen dayanım kayıplarını azalttığını göstermiştir. Ayrıca, 28-360 gün boyunca istenen asgari basınç dayanımı (≥1,0 MPa) %5 DAL-M ikameli ÇMD numuneleri (%7,5) haricinde sağlanmıştır. Mikroyapı sonuçları değerlendirildiğinde, kür süresinin artmasıyla tüm numunelerin toplam poroziteleri (ntop) azalmış ve Kontrol numuneleri ile karşılaştırıldığında, S-MA yerine yapılan %15 DAL-M ikamesi numunelerin ntop değerlerini düşürmüştür. ÇMD’nin dayanım-duraylılık ve mikroyapı performansı ve DAL-M’lerin oluşturduğu olası çevresel problemler göz önüne alındığında, sonuçlar, bu malzemelerin ÇMD karışımlarında kullanımının faydalı olabileceğini ortaya koymuştur.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Atık Sulardan Cd(II) İyonlarının Adsorpsiyonu için Doğal Adsorban Olarak Kızılçam (Pinus Brutia Ten.) Talaşının Performansının Değerlendirilmesi

    Duran, Celal; Ozdes, Duygu; Torun, Erdem

    Bazı ağır metallerin çok düşük derişimlerde bile vücuda alınımı, kan bileşiminin bozulmasına, merkezi sinir sistemi fonksiyonlarında azalmaya ve akciğer, böbrek ve karaciğer gibi organlarda hasarlara neden olabilir. Bu nedenle ağır metal iyonlarının, alıcı ortama verilmeden önce sulardan ve atık sulardan uzaklaştırılması gerekmektedir. Bu çalışmada, Cd(II) iyonlarının sulardan ve atık sulardan adsorpsiyon tekniğiyle gideriminde etkili ve ucuz bir adsorban olarak kızılçam (Pinus Brutia Ten.) talaşının kullanılabilirliği değerlendirilmiştir. Adsorpsiyon deneylerinde kullanılan kızılçam talaşı fiziksel veya kimyasal herhangi bir ön işleme tabi tutulmadan doğal olarak kullanılmıştır. Kızılçam talaşı, çeşitli yöntemlerle karakterize edildikten sonra adsorpsiyon verimi üzerine başlangıç sulu çözelti pH’ı, denge süresi, adsorban miktarı ve başlangıç Cd(II) derişimi gibi deneysel faktörlerin etkileri incelenmiş ve ayrıca endüstriyel atık sularda Cd(II) iyonlarıyla birlikte bulunabilecek bazı tuzların etkileri araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlardan optimum pH 6.0 ve denge süresi 240 dk olarak belirlenmiştir. Mekanizma hakkında fikir edinmek için elde edilen verilere izoterm modelleri (Langmuir ve Freundlich) uygulanmıştır. Kızılçam talaşının maksimum adsorpsiyon kapasitesi Langmuir izoterm modeli kullanılarak 11.88 mg g-1 olarak hesaplanmıştır. Sonuç olarak kızılçam talaşının atık sulardan Cd(II) iyonlarının uzaklaştırılmasında etkili bir adsorban olarak kullanılabileceği ortaya konulmuştur.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2022
    A Challenge for Systemic Transformation towards Circular Healthcare Economy: Single-Use or Not?

    Demır, Hüseyın; Karaer, Merve

    The study aims to discuss the challenge of systemic transformation of healthcare economy in the context of disinfection and sterilization (DAS) process. The database of the Web of Science (WoS) has been used to obtain data. In R environment, a variety of analyzes have been conducted through the biblioshiny. Following the descriptive findings, trend words, trend word weights and related visuals have been obtained. Multiple correspondence analysis was used to evaluate the development course of trending words by year, and the ggplot2 package has been used to visualization. An attempt has been made to draw attention to the difficulty of the systemic transformation of the healthcare economy by supporting the circular approach concepts featured in the publications with knowledge and experience from the field. The number of publications and citations in the field has shown an increasing trend. Prominent studies have been conducted in the areas of infection control, dialysis, anesthesia, and analgesia. Trend words have shown that life cycle assessment, reuse, sterilization, reprocessing, etc. concepts have a high level of centricity and concentration. Similarly, multiple correspondence analysis findings have shown that a heavy reliance has been placed on DAS processes in recent studies. The results clearly show that the systemic transformation from a linear healthcare economy to a circular one will create challenges for hospital administrations. It is therefore assessed that a hybrid approach to the continued use of disposable products instead of a purely circular approach will be beneficial to the sustainability of healthcare.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2022
    Afet ve Kriz Yönetiminde Sosyal Medyanın Kullanımı Üzerine Bir Araştırma: Twitter Örneği

    Çanakçi, Merve; Şaşmazlar, Ceren

    Bu çalışma kapsamında, sosyal medyanın afet ve kriz yönetimindeki doğru ve güvenilir olarak kullanımı üzerine kapsamlı bir literatür taraması yapılmış ve elde edilen verilerin incelenip değerlendirilmesiyle, Twitter’ın afet ve kriz yönetiminde nasıl kullanılabileceği konusunda yapılan ve eksik kalan uygulamalar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın amacına göre, özellikle Türkiye’de ve dünyanın farklı bölgelerinde meydana gelen afetlerde sosyal medyanın kullanımı araştırılmıştır. Bir afet sonrasında sosyal medyanın mevcut kullanımları, eksikleri ve nasıl kullanılması gerektiği ortaya konulmuş, afetlerde yaşanan iletişim eksikliği, koordinasyon ve yönetim zafiyetini azaltma amaçlı tespitler yapılmıştır. Araştırmalar göstermektedir ki, sosyal medyanın gereksiz kullanımının önüne geçilememiş, verilen bilgilerin yanlışlığı düzeltilememiş, Twitter’da yapılan paylaşımlara yetişilememiş ve kategorize edilememiştir. Kurum ve kuruluşlarda bu konularla ilgilenecek bir birim dahi oluşturulmamıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre; bu düzenlemelerin yapılması ile halk, sosyal medya (özellikle Twitter) ağındaki güncel ve doğru bilgilerle bilgilendirilecek, bireylerin afete karşı bilinç ve duyarlılık kazanmaları sağlanacak, müdahale ve yardımlar kolaylaşacaktır. Bu alanla ilgili kurulan birimlerde de uzman kişiler yer almış olacaktır. Sonuçta, gerekli bilgilendirilmeleri, güncellemeleri, yapılması gerekenleri paylaşan tek bir birimin oluşturulması ile üst düzey güvenirlilikte sağlanmış olacaktır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2022
    İş Sağlığı ve Güvenliği ve İş Verimliliği Etkileşimi: Açık Ocak Maden İşletmesi

    Sukuroglu, Ebru Emine; Sukuroglu, Suleyman; Günaydın, Mustafa; Bayrak, Ayşe

    Bu çalışmada, açık ocak maden faaliyeti yürüten bir maden firması çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği ve iş verimliliği arasındaki ilişkiyi incelemiştir. Maden firmasına ait saha içerisinde önceden yaşanan kazalar ve alınan önlemler incelenmiştir. Demografik özellikler, iş sağlığı ve güvenliği ve verimlilik durumları ile ilgili anket formları düzenlenmiştir. İlgili formlar 56 kişiye uygulanmış ve tamamı değerlendirmeye alınmıştır. İşyerlerinde çalışan güvenliğini tehdit eden risklerin olması çalışanların verimliliğini önemli ölçüde olumsuz etkilediğini bulduk. Sağlık ve güvenlik önlemlerinin alınması ise çalışanların özgüvenlerini arttırdığı gibi işe karşı olan aidiyet duygularını da olumlu etkilemiştir. Çalışmamızda eğitim durumları ortaöğretim ve altında olanların iş kazası yaşaması (%10,7) daha fazla iken eğitim seviyesi yüksek olanların daha az (%1,7) olduğu bulunmuştur. Mesleki deneyim durumları incelendiğinde ise 5-10 yıl çalışanlar daha fazla iş kazasına (%5,3) maruz kalmıştır. Bu durum gereksiz özgüven, çalışırken gerekli ve dikkati göstermemelerinden kaynaklandığını söyleyebiliriz. İşyerlerinin iş güvenliği konusunda yapmış oldukları proaktif uygulamalar çalışanların verimliliğini arttırmıştır. Aynı şekilde yaşanan bir iş kazasından sonra alınan reaktif önlemler çalışanların daha dikkatli olmasına neden olmuştur. Çalışmamız işe bağlılığın daha yüksek yaş, daha düşük eğitim ve çevresel risk (düşük ve yüksek) ile önemli ölçüde ilişkili olduğunu göstermektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme