Yazarlar
- Ahmet Bayraktar(2)
- Ahmet Özdemir(2)
- Burcu Aksoy(2)
- Cenk Çarkacı(2)
- Emrah Öztürk(2)
- Ertan Aktürk(2)
- Fatma Bostan(2)
- Gökhan Kaymak(2)
- Hikmet Akyol(2)
- Kübra Akyüz(2)
- Lokman Odabaş(2)
- Muhammet Kılıç(2)
- Rıza Akbaş(2)
- Selim Yalçın(2)
- Sinan Kurt(2)
- Abakar Ali Issakha(1)
- Abdoul Wahidou Mahamane Seydou(1)
- Abdoulaye Coulıbaly(1)
- Abdulkadir Daştan(1)
- Abdulkadir Gök(1)
- Abdulkadir Meydan(1)
- Abdulkadir Murat Güner(1)
- Abdulkerim Özkök(1)
- Abdullah Alperen Okumuş(1)
- Abdullah Birinci(1)
- Abdullah Danişmaz(1)
- Abdullah Danışmaz(1)
- Abdullah Egi(1)
- Abdullah Kolotoğlu(1)
- Abdullah Küçükaslan(1)
- Abdullah Memiş(1)
- Abdullah Necati Doğan(1)
- Abdullah Souda(1)
- Abdullah Turan(1)
- Abdullah Yılmaz(1)
- Abdulsamet Keleş(1)
- Abdulsamet Varan(1)
- Abdurrahman Atalay(1)
- Abdurrahman Oruç(1)
- Abdurrahman Saka(1)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Hafif düzeyde zihinsel engelli bireylere uygulanan 8 haftalık postür egzersizlerinin statik ve dinamik denge üzerindeki etkileri
Ertuğrul Gazi Düzenli
Bu çalışma, hafif düzeyde zihinsel engelli bireylerde 8 haftalık postür egzersizlerinin statik ve dinamik denge üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Gümüşhane Özel Eğitim Meslek Okulu'ndan 16 öğrenci (8 çalışma, 8 kontrol grubu) ile yürütülmüştür. Çalışma grubuna, Amerikan Ortopedi Cerrahları Akademisi'nin omurga kondisyon programına dayalı egzersizler uygulanırken, kontrol grubuna herhangi bir müdahale yapılmamıştır. Statik denge ölçümleri Desmotec E. Board ile, dinamik denge ölçümleri ise Togu denge tahtası ile değerlendirilmiştir. Sonuçlar, postür egzersizlerinin dinamik dengeyi anlamlı derecede iyileştirdiğini (p=0.001), ancak statik denge parametrelerinden yalnızca statik dengesizlikte sınırda anlamlı bir azalma sağladığını göstermiştir (p=0.051). Ortalama güç (p=0.599) ve maksimum güç (p=0.958) gibi diğer parametrelerde istatistiksel olarak anlamlı bir değişiklik gözlenmemiştir. Korelasyon analizleri, dinamik denge ile statik dengesizlik arasında orta düzeyde pozitif bir ilişki olduğunu (ρ=0.532), ayrıca vücut kitle indeksinin (VKİ) artışının denge performansını olumsuz etkilediğini ortaya koymuştur. Çalışma grubunda, egzersizlerin denge ve güç parametreleri arasındaki senkronizasyonu artırdığı belirlenmiştir. Bu bulgular, postür egzersizlerinin özellikle dinamik dengeyi geliştirmede etkili olduğunu, ancak statik denge ve kuvvet parametrelerinde sınırlı etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Çalışma, zihinsel engelli bireylerde denge eğitiminin yaşam kalitesini artırabileceğini desteklemekle birlikte, daha geniş örneklemlerle ve uzun vadeli çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: Postür egzersizleri, statik denge, dinamik denge, zihinsel engelli bireyler, denge eğitimi.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Sporcularda statik germe ve dinamik germe egzersizlerinin sprint performansına etkisi
Serdar Elaman
Bu çalışmanın amacı, sporcuların sprint performansı üzerinde statik ve dinamik esneme egzersizlerinin etkilerini karşılaştırmak ve hangi tür esneme egzersizinin sprint performansına üzerinde daha etkili olduğunu belirlemektir. 2024 sezonunda Gümüşhane de Amatör spor yapan toplam 16 sporcu çalışmaya gönüllü olarak katıldı. Bu çalışmaya katılan 16 sporcu hakkında genel bilgi verildi. Egzersizlere başlamadan önce sporcular rastgele olarak 2 gruba ayrıldı. Bu gruplardan biri Statik Esneme grubuydu, diğeri Dinamik Esneme grubuydu. Çalışmalara başlamadan önce sporcuların boy (cm) ve kilo (kg) ölçümleri alındı ve ön test olarak 10m ve 20m sprint koşuları yapıldı. Eğitimler 6 hafta sürdü ve haftada 3 gün yapıldı. Çalışma programının sonunda, son test olarak 10m ve 20m sprint ölçümleri alındı ve ön test ve son test değişiklikleri için analizler yapıldı. Statik Esneme Grubunun 10m ve 20m Sprint ölçümlerinde anlamlı bir fark tespit edilmezken, Dinamik Esneme Grubunun 10m ve 20m Sprint ölçümlerinde anlamlı bir fark tespit edildi. Bu çalışmada, 6 hafta boyunca gerçekleştirilen ısınma protokollerinin sonucunda, dinamik esneme egzersizleri yapan sporcuların 10m ve 20m sprint test sonuçlarında statik esneme grubuna kıyasla daha etkili sonuçlar elde edildiği görülmüştür. Sonuç olarak, yarışmadan önce yapıldığında dinamik esneme egzersizlerinin statik esneme egzersizlerine göre daha olumlu sonuçlar verdiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dinamik, Egzersiz, Germe, Performans, Sprint, Statik
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Futbolcularda görsel tarama davranışı ile pozisyonel aksiyonlar arasındaki ilişki
Alptuğ Furkan Yılmaz
Bu tez çalışması, futbolcularda görsel tarama davranışları ile pozisyonel aksiyonlar arasındaki ilişkiyi inceleyerek, görsel taramanın futbolcu performansına olan etkilerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında Türkiye Süper Ligi ve Avrupa Kupalarında mücadele eden bir futbol takımının üç orta saha oyuncusu incelenmiştir. Elde edilen bulgular, görsel tarama davranışlarının pas isabeti, dripling başarısı ve derin pas aksiyonu gibi futbolun temel teknik unsurlarında olumlu etkiler sağladığını ortaya koymuştur. Araştırmanın sonuçları, özellikle orta saha oyuncularının, 360 derecelik bir görüş açısı ile çevresel farkındalıklarını artırarak hücumda daha etkili olduklarını göstermiştir. Bu oyuncular, görsel tarama sayesinde, rakip savunmayı analiz etme ve takım arkadaşlarına uygun pozisyonlarda pas aktarma konularında daha başarılı performans sergilemiştir. Araştırmanın sınırlılıkları, analizlerin yalnızca belirli bir oyuncu grubu ile gerçekleştirilmiş olması nedeniyle bulguların genelleştirilmesini kısıtlamaktadır. Ancak çalışma, görsel tarama davranışlarının futbol performansı üzerindeki önemini vurgulamakta ve bu alanda daha kapsamlı araştırmalar yapılması için bir temel sunmaktadır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek için hem Kolmogorov-Smirnov, Shapiro-Wilk hem de çarpıklık ve basıklık değerleri için normallik testi uygulanmıştır. Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk değerleri 0,05'den küçük olması ile çarpıklık ve basıklık değerlerinin ± 1,5 arasında değer alması dağılımın normal olduğu göz önünde bulundurulmuştur. Verilerin analizinde betimsel istatistik ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. Çalışmada verilerin analizinde Frekans dağılımı yapılmıştır. Verilerin karşılaştırılmasında t testi ve anova testi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 ölçüt alınmıştır. Sonuç olarak, görsel tarama davranışları, modern futbolun gerektirdiği hızlı karar alma ve stratejik uygulamalar açısından vazgeçilmez bir beceri olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle, görsel tarama becerilerinin geliştirilmesine yönelik antrenman programlarının, futbolcuların bireysel ve takım performanslarını artırmada kritik bir rol oynayacağı öngörülmektedir. Anahtar Kelimeler: Derin pas, Görsel tarama davranışı, Orta saha oyuncuları, Pas isabeti, Pozisyonel aksiyonlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Türk ve yabancı uyruklu üniversite öğrencilerinin serbest zaman doyumu ve mutluluk düzeylerinin karşılaştırılması
Turan Özdemir
Bu çalışmanın amacı, Türk ve yabancı uyruklu üniversite öğrencilerinin serbest zaman doyumu ve mutluluk düzeylerinin bazı sosyo-demografik özellikler açısından incelenmektedir. Araştırmanın Örneklem grubu Gümüşhane Üniversitesi'nde öğrenim gören tesadüfi rastgele örnekleme yöntemiyle seçilen 247 Türk ve 250 yabancı olmak üzere toplam 497 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak, katılımcıların demografik bilgilerini içeren Kişisel Bilgi Formu'nun yanı sıra, Serbest Zaman Doyum Ölçeği ve Oxford Mutluluk Ölçeği – Kısa Formu kullanılmıştır. Verilerin analizi istatistik paket programı ile normalite testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Tukey çoklu karşılaştırmaları, bağımsız örneklem t-testi, korelasyon ve regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Bulgular, serbest zaman doyumu ile mutluluk arasında orta düzeyde anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğunu, psikolojik, sosyal ve estetik doyum alt boyutlarının mutluluğun anlamlı yordayıcıları olduğunu göstermiştir( p<0,05). Demografik değişkenler bakımından ise, serbest zaman doyumu gruplar arası anlamlı farklılık sergilemezken, mutluluk puanları 22–25 yaş grubundaki ve yüksek gelir düzeyindeki öğrencilerden daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Ayrıca erkek öğrencilerin mutluluk ortalamaları, kadın öğrencilere göre daha yüksek çıkmıştı (p<0,05). Türk ve yabancı uyruklu öğrencilerin serbest zaman doyumu ve mutluluk düzeylerinde anlamlı fark tespit edilmezken (p>0,05), Müslüman olmayan öğrencilerin mutluluk düzeyleri, Müslüman öğrencilerden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç olarak, üniversite ortamında yapılandırılmış çeşitli serbest zaman aktivitelerine katılımın ve sürekliliğinin, öğrencilerin genel mutluluk düzeyini artırmada önemli bir rol oynadığını söyleyebiliriz.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Afet sonrası sıcak yemek üretiminde kullanılabilecek kamusal alanların değerlendirilmesi
Furkan Bozkurt
Afetler niteliği ve meydana geliş yeri öngörülemeyen, ortaya çıktıklarında ise maddi ve manevi açıdan ciddi kayıplara neden olan, olağan yaşamı kontrol edilmesi güç bir hale getiren olaylardır. Afetler sonrasında ortaya çıkan kaotik ortam, temel yaşam gereksinimlerinin karşılanmasını zorlaştırmakta ve bu durum, beslenme ihtiyacını diğer yaşamsal hizmetlerle birlikte öncelikli hale getirmektedir. Depremler, seller, yangınlar ve benzeri olaylar sonucunda gıda tedarik zinciri bozulabilmekte, temiz suya erişim kısıtlanabilmekte ve besin değeri yüksek, güvenli gıdaya ulaşım ciddi bir sorun haline gelebilmektedir. Bu süreçte, acil durum gıda dağıtımı, sıcak yemek üretimi ve güvenilir su temini gibi hizmetler kapsamlı bir planlama ve koordinasyon gerektirir. Olası afet durumlarında ihtiyaçların hızlı ve güvenli şekilde karşılanabilmesi için mevcut toplu beslenme alanları, okul ve yurt yemekhaneleri gibi altyapının etkin kullanımı tercih edilmektedir. Bu alanların kullanılabilirliğinin önceden belirlenmesi, beslenme ihtiyacının hızlı ve sürdürülebilir şekilde karşılanabilmesi açısından önem taşımaktadır. Literatür incelemeleri kapsamında birçok ilde sıcak yemek üretim alanlarında depolama, hijyen, iş gücü ve fiziki altyapı eksiklikleri gibi sorunların bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bu çalışma, Sivas ili Merkez ilçesinde ihtiyaç halinde kullanılabilecek sıcak yemek üretim alanlarının, uzman görüşleriyle belirlenen kriterler doğrultusunda kullanılabilirlik sıralamasını yapmak amacıyla tasarlanmıştır. ÇKKV yöntemlerinden BWM ve CRITIC ile kriter ağırlıkları hesaplanmış, ardından TOPSIS yöntemi ile alternatifler değerlendirilmiştir. Bulgular, uzman görüşlerine dayalı analizlerde kapasite odaklı, nesnel verilere dayalı analizlerde ise altyapı odaklı önceliklerin öne çıktığını göstermektedir. Böylece farklı ağırlıklandırma yaklaşımlarının aynı problemde farklı sonuçlara yol açabileceği ortaya konulmuştur. Bu proaktif yaklaşımın, afet sonrası süreçte hızlı ve etkili insani yardım operasyonlarına katkı sağlayacağı öngörülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Yedisu fayı kaynaklı depremden etkilenmesi muhtemel illerin sosyal dirençliliğinin değerlendirilmesi
Mesut Kaman
Bu çalışma, Yedisu Fayı kaynaklı olası bir depremden etkilenmesi muhtemel Batman, Bayburt, Bingöl, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane, Muş ve Tunceli illerinde toplumsal dirençlilik düzeylerini çok kriterli karar verme teknikleriyle karşılaştırmalı olarak değerlendirmektedir. Sosyo-demografik, ekonomik, katılım, güvenlik ve sağlık boyutlarını kapsayan göstergeler kullanılmış; göstergelerin nesnel önem ağırlıkları CRITIC yöntemiyle belirlenmiş ve illerin göreli dirençlilik sıralamaları TOPSIS yöntemiyle elde edilmiştir. Ayrıca ağırlık duyarlılığını değerlendirmek amacıyla CRITIC tabanlı ağırlıklar ile eşit ağırlık yaklaşımı karşılaştırılmıştır. Bulgular, aidiyet/yerel bağ göstergesinin en yüksek bilgi içeriğine sahip olduğunu; yoksunluk ve yaş yapısı gibi kırılganlık unsurlarının da dirençliliği belirleyici olduğunu ortaya koymaktadır. CRITIC tabanlı TOPSIS sonuçlarına göre Erzurum en yüksek dirençlilik derecesiyle ilk sırada, Batman ise son sırada yer almıştır. Eşit ağırlık senaryosunda Bayburt birinci, Erzurum ikinci sırada konumlanmıştır. Çalışma, yalnızca altyapısal kapasiteye değil, sosyal sermaye, aidiyet ve yoksulluk dinamiklerine dayalı çok boyutlu bir dirençlilik çerçevesi sunarak, düşük performanslı illerde hedefli sosyal koruma, afet eğitimi ve yerel kapasite güçlendirme programlarının önceliklendirilmesine yönelik karar süreçlerine katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Afet müdahalesindeki bayburt acil sağlık hizmetleri çalışanlarının deneyimleri: Kahramanmaraş depremleri örneği
Zehra Yaren
Bireyleri ve bağlı oldukları toplumları başta sağlık olmak üzere ekonomik ve sosyal anlamda derinden etkileyen afet, acil sağlık hizmetleri açısından oldukça öneme sahiptir. Afet anında ve sonrasında 112 personelleri AFAD, İtfaiye, Kızılay, TSK , Emniyet gibi birçok kurum ve kuruluşla birlikte koordineli bir şekilde ön saflarda yer almaktadır. Acil sağlık hizmetleri çalışanlarının büyük afetlerde karşılaştıkları sorunları ve eksiklikleri tespit ederek bu eksikliklerin giderilmesiyle, afetlerde daha etkili olabilmeleri için hangi eğitimlere ve ek donanımlara ihtiyaçları olduğunun belirlenmesi, çeşitli eğitim programları planlanması hedeflenmektedir. Bu araştırmayla Türkiye'nin acil sağlık sisteminin güçlendirilerek acil durum planlarının iyileştirilmesiyle gelecekte de yapılacak araştırmalara temel oluşturulmak istenmiştir. Her ne kadar afetlerde müdahale ile ilgili birçok çalışmaya rastlanmışsa da Türkiye genelinde, sahada aktif rol alan 112 ASHİ personelinin afet müdahalesindeki sorunlarına ele alan herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Sahada aktif rol alan 112 personelleriyle yapılacak olan mülakatlarla ve MAXQDA veri analizi yöntemiyle ulaşılan bulgular, afet müdahalesindeki eğitim ve altyapı sorunlarının çözümlenmesinde önemli rol oynayacaktır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Aslı Tohumcu'nun romanlarının tematik açıdan incelenmesi
Serpil Arıkan
Çağdaş Türk edebiyatı yazarlarından biri olan Aslı Tohumcu; romandan hikâyeye, derlemeden çocuk kitaplarına kadar farklı edebî türlerde eser ortaya koymuştur. Edebiyat sahasında daha çok romancı kimliği ile dikkat çeken yazarın romancı kimliğine odaklanarak hazırladığımız "Aslı Tohumcu'nun Romanlarının Tematik Açıdan İncelenmesi" adlı çalışma, Tohumcu'nun Yok Bana Sensiz Hayat (2006), Taş Uykusu (2011), Ölü Reşat (2014), Durmadan Leyla (2017), Kötü Kalp (2020) ve Aç Koynunu, Ben Geldim (2023) olmak üzere toplam altı romanı üzerinde durmaktadır. Tohumcu'nun romanlarında öne çıkan kadın ve toplumsal cinsiyet rolleri, ahlak anlayışı, şiddet, adalet, batıl inançlar, gelenek ve modernizm gibi temalar, eleştirel kuramlar ve edebî çözümleme yöntemleri ışığında değerlendirilmiştir. Romanlardaki karakterlerin iç dünyaları, dil ve anlatım teknikleriyle birlikte analiz edilerek yazarın edebî dünyasında kadın kimliği, toplum-birey ilişkisi ve toplumsal yapıya yönelik eleştiriler irdelenmiştir. Aynı zamanda öne çıkan temalar, bireysel ve toplumsal düzeyde yaşanan dönüşümlerin izini sürme açısından önemli ipuçları barındırmaktadır. Çalışmamızın amacı; romanları bilimsel metotlar kullanarak incelemek, böylelikle romanlarda yer verilen temalar, şahsiyetler ve mekânlardan sanat, edebiyat ve dil meselesine kadar çeşitli düşünceleri, aynı zamanda romanların beslendiği kaynakları ve biçim özelliklerini tetkik etmektir. "Giriş" ve "Sonuç" dışında toplam üç bölümden oluşan çalışmamızda izlediğimiz yol, yazarın bakış açısını merkeze alarak bahsi geçen konuların romanlarda nasıl işlendiğini ortaya çıkarmak olmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Sağlık yönetimi öğrencilerinin etik değerler ile öz disiplin algıları arasındaki ilişkilerinin incelenmesi: Gümüşhane Üniversitesi örneği
İsmail Gül
Sağlık yönetimi öğrencileri sağlık kurumlarının yönetimi ve planlamasında gerekli bilgi ve becerileri edinerek mesleki yeterlilik kazanmayı hedefleyen bir eğitim sürecinden geçerler. Bu süreç çalışma koşullarına uyum sağlama, disiplinli çalışma ve öz disiplin geliştirme gibi önemli becerilerin gözlendiği bir dönemdir. Öz disiplin öğrencilerin görevlerini etkili ve zamanında yapmalarını sağlar ve bu becerilerin mesleki yaşamlarına olumlu yansımasına katkıda bulunur. Etik değerler ise öğrencilerin doğru ile yanlış arasında seçim yapmalarını, toplumsal kurallara saygı göstermelerini ve bu değerlerin eğitim yaşamlarını nasıl etkilediğini anlamalarını sağlar. Bu çalışmanın amacı Gümüşhane Üniversitesi sağlık yönetimi öğrencilerinin etik değerler ile öz disiplin algıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmada sağlık yönetimi öğrencilerinin etik değerler ile öz disiplin algıları arasındaki karşılıklı ilişkiler nicel araştırma yöntemleri ile analiz edilecektir. Katılımcılar anketler yoluyla etik değerler ve öz disiplin algılarına ilişkin veri sağlayacak ve bu veriler istatistiksel yöntemler kullanılarak analiz edilecektir. Çalışmanın bulguları sağlık yönetimi öğrencilerinin etik değerler ile öz disiplin algıları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını ve bu iki kavramın birbirini nasıl etkilediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Ayrıca bu bulgular sağlık yönetimi eğitim programlarının iyileştirilmesine katkıda bulunmayı ve öğrencilerin etik değer ve öz disiplin düzeylerinin artırılmasına yönelik somut öneriler sunmayı amaçlamaktadır. Çalışmanın analizinde T-testi, ANOVA ve korelasyon analizi yöntemleri kullanılacaktır. Araştırma sonuçlarının öz disiplin ile etik değerler arasında anlamlı bir ilişki ortaya koyması beklenmektedir. Bu çalışma etik değerler ile öz disiplinin bağımsız faktörler olarak değerlendirilemeyeceğini, aksine birbirini tamamlayan ve güçlendiren iki kavram olarak ele alınabileceğini göstermektedi
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Rekreatif amaçlı fitness salonlarını kullanan bireylerin egzersiz bağımlılığı ve mutluluk düzeylerinin incelenmesi
Adem Sarı
Bu çalışma, rekreatif amaçlı fitness salonlarını düzenli olarak kullanan bireylerin egzersiz bağımlılığı ve mutluluk düzeylerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini, Gümüşhane'de düzenli fitness yapan 142 kadın, 56 erkek toplam 198 katılımcı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği (EBÖ), Mutluluk Ölçeği (MÖ) ve kişisel bilgi formu uygulanmıştır. Verilerin analizinde ilişkisiz örnemlem için t-testi, tek yönlü varyans analizi için ANOVA ve pearson korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırma bulguları, demografik faktörler arasında, cinsiyet, yaş ve haftalık fitness süresi gibi değişkenlerin egzersiz bağımlılığı ve mutluluk düzeyleri üzerinde anlamlı etkiler oluşturduğu tespit edilmiştir. Erkeklerin mutluluk düzeylerinin kadınlara göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir (p<0.01). MÖ puanlarında yaşa bağlı anlamlı farklılaşma görülmüştür (p>0.05). Haftalık fitness süresi arttıkça mutluluk düzeylerinin de yükseldiği, fakat aşırı egzersiz yapmanın bağımlılığı tetikleyebileceği gözlemlenmiştir. Düzenli egzersizin bireylerin mutluluk düzeylerini artırmaya yardımcı olduğunu, ancak egzersiz bağımlılığının belirli bir noktadan sonra bireylerin psikolojilerini olumsuz etkileyebileceğini göstermiştir. Sonuç olarak, rekreatif amaçlı fitness salonlarını kullanan bireylerin egzersiz bağımlılığı düzeylerinin belirli demografik faktörlere göre değişiklik gösterdiği, ancak genel olarak yüksek düzeyde bağımlılık eğilimi göstermedikleri saptanmıştır. Bu durum, düzenli egzersizin bireylerde bir alışkanlık haline geldiğini ancak bağımlılık seviyesine ulaşmadığını göstermektedir. Mutluluk düzeyleri incelendiğinde ise, düzenli egzersizin bireylerin stresle başa çıkma becerilerini artırdığı ve genel yaşam kalitesini olumlu yönde etkilediği gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Egzersiz bağımlılığı, Mutluluk düzeyi, Fitness, Spor psikolojisi
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Sosyal hizmet alanı literatüründe örgütsel davranış kavramlarına ilişkin bibliyometrik analiz
İlter Altunbaş
Bu çalışma, sosyal hizmet alanında örgütsel davranış kavramlarının nasıl ele alındığını bibliyometrik ve içerik analizi yaklaşımlarını bir arada kullanarak incelemektedir. Araştırma, sosyal hizmet bağlamında örgütsel davranışa odaklanan çalışmaların temel temalarını, kuramsal yönelimlerini ve zaman içindeki gelişimini ortaya koymaktadır. Bulgular, liderlik, motivasyon, tükenmişlik, iş doyumu ve örgütsel bağlılık gibi konuların sosyal hizmet literatüründe merkezi bir konum kazandığını ve mesleki uygulamanın örgütsel ve psikolojik boyutlarına artan bir ilgi olduğunu göstermektedir. Zamanla alanın, sosyal hizmeti yönetim ve davranış bilimleriyle daha fazla ilişkilendiren disiplinler arası bir yönelime girdiği görülmektedir. Bununla birlikte, çalışan iyi oluşu, örgütsel adalet ve dijital dönüşümün sosyal hizmet örgütleri üzerindeki etkileri gibi konularda kavramsal boşluklar mevcuttur. Genel olarak bu çalışma, sosyal hizmet literatüründe örgütsel davranış alanının nasıl geliştiğine dair bütüncül bir bakış sunmakta ve bu iki disiplin arasındaki kuramsal ve uygulamalı bağlantıyı güçlendirmeyi hedefleyen gelecekteki araştırmalar için yol gösterici bir çerçeve önermektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Eskiden işletilmiş maden galerilerinin jeofizik yöntemler ile tespit edilmesi (Gümüşhane, Karamustafa Köstürelik alanı)
Mehmet Avcıl
Önceden işletilmiş eski maden galerilerinin yeniden işletmeye açılmasında olası galeri ve boşluklu yapı unsurlarının tespit edilmesi çok önem arz etmektedir. Bu tez çalışmasında; Yıldız Bakır Madencilik tarafından işletilmesi planlanan Köstürelik Tepe Mevkii'ndeki yeraltı işletmesi için, daha önceden işletilmiş olan eski maden galerilerinin jeofizik yöntemlerle tespiti yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda jeofizik yöntemlerden; Manyetik, Elektrik Özdirenç Tomografi (EÖT) ve Düşey Elektrik Sondajı (DES) ölçümleri alınmıştır. Alınan elektrik ölçümler Res2dinv programı kullanılarak çalışma alanı 2 boyutlu olarak modellenmiştir. Manyetik yöntemlerden düşey gradyent ölçüm tekniği ile yükseklikleri farklılık gösteren iki sensör ile ölçüm noktalarının her birinde yer manyetik alanın toplam bileşeni ölçülmeye çalışılarak 70,9 nT/m ile -96,2nT/m aralığında değişen granyent ölçümleri alınmıştır. Bu ölçümlerde (-30nT/m ile -90nT/m aralığında) negatif değer veren bölgelerin boşluklu yapı unsurlarını karakterize ettiği ve boşluklu yapılarda derine açılmış çukurların, geniş ama sığ derinliklerde bulunanlara göre daha güçlü anomaliler ürettiği gözlemlenmiştir. EÖT ve DES ölçümleri alınarak alanının boşluklu yapı unsurlarının düşey ve yanal yöndeki süreklilik durumları ve yönelimleri belirlenmiştir. EÖT kesitlerinde yüksek özdirenç değerlerine sahip (5000-23000 Ohm.m aralığında değişen) alanların inceleme alandan alınan yakın sondaj verisiyle karşılaştırıldığında boşluklı yapı unsurlarını karakterize ettiği belirlenmiştir. Eskiden ilkel yöntemler ile açılan galerilerin tekrar jeofizik yöntemlerle tespit edilip, günümüz koşullarında yeniden işletilmesi planlanan bu işletme için ön bir galeri boşluk modeli geliştirilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Kadastro için bilgi sistemi tasarımı: Kerkük örneği
Haıder Zenalabdeen
İnsan ve toprak arasındaki karmaşık ilişki, tarih boyunca mülkiyet ve kullanım haklarının korunmasını zorunlu kılmıştır. Kadastro, arazi ve kaynakların yönetiminde kritik bir rol oynamakta ancak Kerkük'teki mevcut sistem, çeşitli sorunlar nedeniyle bu rolü yeterince yerine getirememektedir. Geleneksel tapu-kadastro yönetimi, kağıt ve kalem tabanlı işlemlerle yürütülmekte ve bu durum veri tutarsızlığı, güncellik sorunları ve hatalara yol açmaktadır. Mevcut sistemin eksiklikleri, mülkiyet haklarının ihlal edilmesine ve işlem güvenliğinin tehlikeye girmesine neden olmaktadır. Bu bağlamda, modern teknolojilerin entegrasyonu, dijital tapu ve kadastro sistemleri ile Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) gibi araçların kullanımı, bu sorunların çözümünde kritik öneme sahiptir. Bu çalışma, Irak'ın Kerkük bölgesindeki kadastro sisteminin mevcut durumunu analiz ederek bu sistemin modern bir bilgi sistemi tasarımı ile geliştirilmesine yönelik bir çerçeve sunmayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında seçilen bir pilot bölge için geleneksel yöntemlere göre hazırlanmış olan kağıt ortamdaki tapu-kadastro verileri dijital ortama aktarılarak bu verilerin CBS araçları ile sorgulanması ve gösterimi sağlanmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Elit erkek Muay Thai sporcularında anaerobik güç ve sürat parametrelerinin sikletlere göre karşılaştırılması
İlter Türkmen Demirci
Bu çalışmanın amacı elit erkek Muay Thai sporcularında anaerobik güç ve sürat parametrelerinin sikletlere göre farklılıklarını incelemektir. Araştırmaya gönüllü olarak 42 müsabık erkek Muay Thai sporcusu dahil edilmiştir. Araştırma kapsamında kesitsel karşılaştırmalı bir araştırma modeli benimsenmiştir. Sporcular vücut ağırlıklarına göre 60 kg (n=14), 70 kg (n=14) ve 80 kg (n=14) olarak üç farklı siklette sınıflandırılmıştır. Katılımcıların anaerobik güç düzeyleri Wingate Anaerobik Güç Testi (WAnT) ile, sürat performansları ise 10 metre ve 30 metre sprint testleri ile ölçülmüştür. Elde edilen veriler, SPSS 26.0 istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Tepe Güç (W) için, 60 kg ile 70 kg arasında (p=0.016) ve 70 kg ile 80 kg arasında (p=0.003) anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. 80 kg sporcularının en yüksek tepe güç değerlerine sahip olduğu görülmüştür. Ortalama Güç (W) için, 60 kg (p=0.003), 70 kg (p=0.021) ve 80 kg (p<0.001) ağırlık sınıfları arasında anlamlı farklar bulunmuştur. 80 kg sporcuları bu ölçümde en üstün performansı göstermiştir. Ortalama Güç (W/kg) için, 60 kg ile 70 kg (p=0.019) arasında ve 60 kg ile 80 kg (p=0.029) arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. 60 kg sporcularının, vücut ağırlıklarına kıyasla daha yüksek güç üretebildiği görülmüştür. Diğer parametreler açısından ise gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Sonuçlar, Muay Thai sporcularında siklet bazlı güç profillerinin belirgin farklılıklar gösterdiğini ve bu parametrelerin antrenman planlaması ile performans değerlendirmelerinde dikkate alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Muay Thai, Anaerobik güç, Sürat, Wingate
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Halkla ilişkilerden dijital halkla ilişkilere geçişte yapay zeka ve asistanları
Kağan Orhan
Bu tez çalışması, dijitalleşme sürecinde halkla ilişkiler alanında yapay zekâ ve dijital asistanların kullanımını ele almaktadır. Günümüzde dijital dönüşümün hız kazanmasıyla birlikte halkla ilişkiler uygulamaları da yeni iletişim teknolojilerinden etkilenmiş ve bu durum, alanda stratejik planlamayı destekleyen yenilikçi araçların kullanımını gündeme getirmiştir. Yapay zekâ temelli uygulamalar, kurum, ajans ve şirketlerde halkla ilişkiler faaliyetlerini daha verimli ve etkili kılmak amacıyla giderek daha fazla tercih edilmektedir. Özellikle insan-teknoloji etkileşiminin bir ürünü olan yapay zekâ asistanlarının iş süreçlerine entegrasyonu dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Bu bağlamda araştırmanın amacı, yapay zekâ ve dijital asistanların halkla ilişkiler pratiklerindeki kullanım alanlarını belirlemek ve bu teknolojilerin sektöre olan etkilerini incelemektir. Literatürde konuya ilişkin sınırlı sayıda çalışmanın bulunması, araştırmanın özgünlüğünü ve gerekliliğini ortaya koymaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Kat hizmetlerinde paternalist liderlik, örgüt kültürü, bağlamsal performans ilişkisi: Doğu Karadeniz'deki beş yıldızlı oteller örneği
Sevcan Küçükbekir
Çalışanların iş yerindeki performansı pek çok değişkene göre farklılık gösterebilmektedir. Bu değişkenler arasında yöneticinin uyguladığı liderlik tipi ve örgütün sahip olduğu kültür oldukça önemlidir. Özellikle Doğu toplumlarında yaygın bir liderlik tipi olan paternalist liderlik son yıllarda tartışılan bir konu haline gelmiştir. Genellikle baba figürü ile özdeşleştirilen paternalist liderliğin kadın liderler ve kadın çalışanların hakim olduğu farklı kültürlere sahip örgütlerde nasıl çıktıları olduğu da önemli bir konudur. Bu noktadan hareketle çalışmanın amacı otel kat hizmetleri depatmanında örgüt kültürü, paternalist liderlik ve bağlamsal performans arasındaki ilişkileri tespit etmektir. Çalışmada veri toplama aracı olarak anketten yararlanılmış olup Doğu Karadeniz illerinde yer alan beş yıldızlı otellerin kat hizmetleri çalışanlarından (n= 300) veri toplanmıştır. Verilere tanımlayıcı analizler, doğrulayıcı faktör analizi, korelasyon, regresyon ve aracı etki analizleri (Process Macro Model 4) uygulanmıştır. Tanımlayıcı bulgular çalışanların kendi bağlamsal performanslarını yüksek bulduklarını, yöneticilerine ilişkin paternalist liderlik algılarının ortalamanın üzerinde olduğunu, ayrıca destekleyici, yenilikçi ve bürokratik örgüt kültürlerinin ortalamalarının birbirine yakın olduğunu, bununla birlikte destekleyici örgüt kültürünün biraz daha öne çıktığını göstermektedir. Korelasyon analizleri bütün değişkenler arasında pozitif anlamlı ilişkiler olduğunu gösterirken; regresyon analizleri bağlamsal performans üzerinde genel olarak örgüt kültürünün, kültür tiplerinden yenilikçi ve destekleyici örgüt kültürlerinin ve paternalist liderliğin etkisinin pozitif yönlü ve anlamlı olduğu ortaya koymuştur. Aracı etki analizleri kapsamında ise paternalist liderliğin destekleyici ve yenilikçi örgüt kültürlerinin bağlamsal performans üzerindeki etkilerinde anlamlı aracı rolü olduğunu göstermiştir. Paternalist liderlik yenilikçi ve destekleyici örgüt kültürlerinin bağlamsal performans üzerindeki etkisini güçlendirmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Gümüşhane ilindeki korunan alanların turizme katkısının belirlenmesi
Haydar Tekin
Doğal alanlar içerisindeki parklar; Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) kriterlerine göre sınıflandırılmış ve ayrılmıştır. İçerisinde barındırdığı endemik ve nadir türlerin korunmasında özel önlemler alınması hedeflenmiştir. Ayrıca, yerel halkın ekonomik ve sosyal refahının artırılması, stratejik hedefler arasında önemli bir yer tutmaktadır. Korunan alanlar içerisinde yaşayan haklın katılımcı yaklaşımla sürdürülebilir turizm uygulamaları içerisinde yer almaları teşvik edilmektedir. Böylelikle doğal alanlar sosyo kültürel gelişmeye katkı sağlamış olacaktır. Tez çalışması, Gümüşhane ili içerisinde bulunan Tomara Şelalesi, Limni Gölü, Çağlayandibi Şelalesi ve Artabel Gölleri tabiat alanını içine alan bölgelerdir. Çalışma kapsamında; korunan alanlar içerisinde sürdürülebilir yönetim stratejileri oluşturmaya yardımcı olmak, biyolojik çeşitliliğin ve ekolojik bütünlüğün korunması hakkında karar vericilere yardımcı olmak hedeflenmiştir. Korunan alanların stratejik hedefleri çerçevesinde, ekolojik yapılarının korunması için somut veriler gerekmektedir. 2016-2019 yılları arasında Tomara Şelalesi ve Limni Gölü en çok ziyaret edilen alanlar olurken, 2019'da ziyaretçi sayıları zirveye ulaşmıştır. Bu dönemde Tomara Şelalesi 143.330, Limni Gölü 87.714, Çağlayandibi Şelalesi 10.910 ve Artabel Gölleri 2.680 ziyaretçiye ev sahipliği yapmıştır. Ancak 2020 yılında COVID-19 pandemisi nedeniyle tüm alanlarda ziyaretçi sayılarında belirgin bir düşüş yaşanmış, bu rakamlar sırasıyla 34.960, 34.960, 2.100 ve 100'e gerilemiştir. Ziyaretçi sayılarında yaşanan düşüş, 2021 yılı itibarıyla toparlanma sürecine girmiştir. Pandemi dönemindeki ziyaretçi ekonomik açıdan korunan alanlardaki turizm katkısını göz önüne sermiştir. Gümüşhane ilindeki koruan alanların ekoturizm faaliyetleri neticesinde etkilenme oranları tespit edilerek gelecek dönemlerde koruma hedeflerini planlayıcılara sunulacaktır. Alternatif çözüm önerileri ile korunan alanların ekonomiye katkıları ekosistem dengesi altında planlanacaktır. Anahtar Kelimeler: Ekoturzim, Koruma alanı, Tabiat parkı, Ziyaretçi sayısı
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Yaratıcı turizm: Ulusal ve uluslararası literatürün bibliyometrik analizi
Esra Yetkiner
Turizm, disiplinler arası bir alan olarak görülmekte ve bu anlamda alternatef turizm türleriyle iligili çalışmalara rastlamaktadır. Turizme yönelik yapılan çalışmalar, özellikle bireysel deneyimi ön plana çıkarırken, kişinin deneyimi ve aktif katılımı önemsenmektedir. Bu anlamıyla son yıllarda "yaratıcı turizm" kavramı ortaya çıkmış ve turizm literatüründe yavaş yavaş yer bulmuştur. Yaratıcı turizm bir mekânın özgün değerlerini, bölgede yaşayan insanlarla doğrudan deneyimleyerek öğrenme şeklidir. Bu tezde, dünya üzerinde giderek önem kazanan bir araştırma konusu olan yaratıcı turizm konusuna odaklanılmıştır. Bu açıdan yaratıcı turizm ile ilgili yapılan çalışmaların bir bilimsel haritasının çıkarılması hedeflenmektedir. Tezde, yaratıcı turizm ve uygulamaları ile Türkiye ve dünyadaki durumunun kavramsal olarak irdelenmesi ile dünyada konuyla ilgili yapılan çalışmaların genel bir görünümünü ortaya çıkarmayı amaçlanmıştır. Bu kapsamda, ulusal ve uluslararası turizm literatüründe yaratıcı turizm ile ilgili yapılan araştırmaların belli kıstaslar bağlamında incelenmiştir. Ulusal literatür için DergiPark ve Yüksek Öğretim Tez Merkezi (YÖK Tez), uluslararası literatür taraması için Web of Science (WOS) veri tabanı üzerinden tarama yapılmıştır. Bu kapsamda yer alan bilimsel çalışmalar; araştırma alanları, yıllara göre yayın sayıları, yayın türleri, yayın dilleri, veri tabanları, yayınlandığı dergi ve yayınlandığı ülke vb. ölçütlere göre incelenmiştir. RStudio veri analiz programı aracılığıyla yapılan bibliyometrik analiz sonucunda, yaratıcı turizm konusundaki araştırmaların odak noktalarının neler olduğunu tespit etmeyi ve dünyadaki genel durumu ortaya çıkarmayı ve öneriler sunmayı hedeflenmektedir. Sonuç olarak dünya genelinde yaratıcı turizmin son yıllarda turizm çalışmalarında öne çıktığı anlaşılmaktadır. Buna karşın Türkiye'de ise özellikle TR Dizin indeksinde yeterince makaleye rastlanmadığı görülmüştür. Bu konuyla ilgili çalışan birkaç akademisyen dışında indekste yayınların bulunmadığı tespit edilmiş ve yaratıcı turizmin çalışmaya elverişli bir alan olduğu tespit edilmiştir. Özellikle somut olmayan kültürel mirasın öne çıkmasıyla, çalışma alanının genişleyeceği gözlemlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Karayolu temel tabakalarında sıkışma kontrolü için LWD yönteminin kullanılabilirliğinin SPSS analiziyle araştırılması
Dıvıne Irıbagıza
Düşen Ağırlıklı Hafif Deflektometre (LWD), alt zemin, bağlanmamış ve granüler tabakaların ve dolgu malzemelerinin taşıma kapasitesini ölçmek için kullanılan taşınabilir bir cihazdır. Yol inşaatı ve bakım projelerinde, doğru ve güvenilir zemin sıkıştırma değerlendirmeleri kritik öneme sahiptir. Mevcut teknikler arasında LWD, taşınabilirlik, kolaylık ve kullanım kolaylığı nedeniyle öne çıkmakta ancak Nükleer Yoğunluk Ölçer (NDG) ve Kum Konisi (SC) yöntemleri gibi yerleşik yöntemlerle karşılaştırıldığında güvenilirliği devam eden bir araştırma konusu olmayı sürdürmektedir. Bu çalışma, LWD, NDG ve SC yöntemlerinin kapsamlı bir karşılaştırmalı analizini yaparak bu boşluğu giderme amacını taşımaktadır. Gümüşhane'deki bir yol inşaatı projesi boyunca her bir noktanın her üç yönteme de tabi tutulduğu 15 noktadan veri toplanmış, toplanan veriler, zemin sıkışma değerlendirmesinde LWD'nin tutarlılığını, doğruluğunu ve güvenilirliğini değerlendirmek için Sosyal Bilimler İstatistik Paketi (SPSS) kullanılarak işlenmiş ve regresyon, korelasyon, ANOVA, faktör analizi ve T-Test yöntemleriyle analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında, bu farklı tekniklerden elde edilen sonuçlar arasındaki tutarsızlıklar veya korelasyonlar araştırılmıştır. Bu araştırmanın bulguları yol inşaatındaki zemin sıkışması değerlendirme uygulamaları için önemli çıkarımlara sahiptir. LWD sertliği ve yoğunluğa bağlı parametreler arasında gözlemlenen zayıf korelasyonlar, LWD'ye bağımsız bir araç olarak güvenmek yerine tamamlayıcı kullanıma olan ihtiyacı vurgulamaktadır. LWD'den elde edilen sertlik verilerinin NDG veya SC'den alınan yoğunluk ve nem ölçümleriyle birleştirilmesi, sıkıştırma kalitesine ilişkin daha kapsamlı bir değerlendirme sağlayacaktır. Sonuç olarak bu araştırma, zemin sıkışma değerlendirme tekniklerinin anlaşılmasına katkıda bulunmakta ve inşaat mühendisliği ve altyapı geliştirme alanındaki karar vericiler için değerli bilgiler sağlamaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Mercurialis annua L.'den gümüş nanopartiküllerin biyosentezi, karakterizasyonu ve biyolojik aktivitelerinin belirlenmesi
Aısha Mohamud Salad
Bu çalışma, Mercurialis annua L. bitki ekstraktı kullanılarak çevre dostu bir yöntemle gümüş nanopartiküllerin (AgNP'ler) sentezini incelemekte ve elde edilen nanopartiküllerin karakteristik özellikleri ile biyolojik aktivitelerini değerlendirildi. Geleneksel nanoparçacık üretim yöntemleri genellikle zararlı kimyasalların kullanımını ve yüksek enerji tüketimini gerektirir; bu durum hem çevresel hem de sağlık açısından riskler taşır. Buna karşılık, bitki bazlı biyosentez yöntemleri sürdürülebilir ve doğa dostu bir alternatif sunar. Bu kapsamda, fenolik bileşiklerce zengin olan tıbbi bitki Mercurialis annua L.'nin sulu ekstraktları, indirgeme ve dengeleme ajanı olarak kullanılmıştır. Elde edilen AgNP'ler, optik özelliklerini, kristal yapılarını, morfolojilerini ve elementel bileşimlerini belirlemek amacıyla UV-Vis spektroskopisi, FTIR, XRD ve TEM-EDX analiz yöntemleriyle karakterize edilmiştir. Nanopartiküllerin biyolojik potansiyeli, antioksidan etkinlik testleri DPPH, FRAP, CUPRAC, toplam fenolik (TPC) ve toplam flavonoid (TFC) madde içerik tayinleri ile birlikte α-glukozidaz ve karbonik anhidraz enzimlerini hedef alan inhibitör testleri aracılığıyla değerlendirilmiştir. Ayrıca, bitki özütü ve nanopartikül çözeltisinde yer alan temel fenolik bileşenlerin tanımlanması amacıyla LC-MS/MS analizi uygulanmıştır. Elde edilen bulgular, Mercurialis annua ekstraktının kararlı AgNP'lerin sentezinde etkili olduğunu ve bu nanopartiküllerin dikkate değer düzeyde antioksidan aktivite ve enzim inhibitör özelliği sergilediğini ortaya koymuştur. Bu çalışma, yeşil nanoteknoloji alanına katkı sağlamakta olup, bitki kaynaklı malzemelerin fonksiyonel nanomalzeme üretiminde taşıdığı önemi vurgulamaktadır.
