Yazarlar
- Abdulkadir Barut(1)
- Abdulmuttalip Pilatin(1)
- Adel Eldesoky Abdelhannan Shatlh(1)
- Ahmet Gülsoy(1)
- Ahmet Kırmızıbiber(1)
- Ahmet Özdemir(1)
- Akın Üslü(1)
- Alam Khan(1)
- Ali Doğan(1)
- Ali Köroğlu(1)
- Ali Köseoğlu(1)
- Ali Tehci(1)
- Arda Akdoğan(1)
- Ayşe Tazegül Bekci(1)
- Ayşegül Karadavut(1)
- Bahadır Tercan(1)
- Bereket Bülent Ayker(1)
- Bilal Gürsoy(1)
- Burcu Sayın Okatan(1)
- Burhan Budak(1)
- Cuma Zehiroğlu(1)
- Deniz Şimşek(1)
- Derya Cicerali(1)
- Dilber Coşkun(1)
- Dilek Kaya(1)
- Emine Yılmaz Atik(1)
- Emrah Balık(1)
- Emrah Gökkaya(1)
- Emre Tosun(1)
- Erdal Demir(1)
- Ezgi Atalay(1)
- Fahrettin Pala(1)
- Farıdeh Nıyazı(1)
- Fatma Akgül(1)
- Fatma Gökçe Menteşe(1)
- Fevziye Bekar(1)
- Furkan Şahin(1)
- Galip Usta(1)
- Gulzıpa Akyüz(1)
- Gökhan Çaybaşı(1)
Yayınlar
- Doktora TeziAçık Erişim2023Rol stresörleri ile tükenmişlik ilişkisinde çaba-ödül dengesizliği ve iş-yaşam dengesizliğinin paralel aracı ve aşırı bağlılığın düzenleyici rolü
Şerife Örs
Çalışanların olumsuz stres deneyimlerinin stres unsurlarına yönelik bilişsel değerlendirmeleri çerçevesinde ve dinamik bir süreç içerisinde ortaya çıkacağını öngören işlemsel stres yaklaşımını temel alan bu çalışmada, rol stresörlerinin tükenmişlik üzerindeki etkileri geliştirilen genişletilmiş bir stres modeli çerçevesinde değerlendirmektedir. Önerilen model ile örgütsel rol alanında çaba-ödül dengesizliği ve örgüt dışı rol alanında ise iş-yaşam dengesizliğinin rol stresörleri ile tükenmişlik arasındaki ilişkide oynadığı aracı roller ve bu ilişkilerde kişisel faktör olarak aşırı bağlılık başa çıkma mekanizmasının düzenleyici etkilerini ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında Türkiye genelinde öğretim elemanları, hekim ve hemşirelerden oluşan 705 katılımcıdan oluşan örneklem üzerinde çoklu regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Öncelikle, rol çatışması, rol belirsizliği ve rol aşırı yükü stresörleri ile duygusal tükenme, sinizm ve mesleki yeterlik tükenmişlik boyutları arasındaki ilişkilerde çaba-ödül dengesizliği ve iş-yaşam dengesizliğinin paralel aracı rollerine ilişkin hipotezler test edilmiştir. Ardından, çalışanların aşırı bağlılık düzeylerinin bu aracı etkiler üzerindeki düzenleyici etkisini incelemek amacıyla geliştirilen koşullu aracılık hipotezleri test edilmiştir. Araştırma sonuçları çaba-ödül dengesizliği ve iş-yaşam dengesizliğinin bir arada rol stresörlerin tükenmişlik boyutları üzerindeki etkisine aracılık ettiklerini göstermektedir. Duygusal tükenme ve sinizm boyutlarında her iki aracı değişkenin, mesleki yeterlik tükenmişlik boyutunda ise yalnızca iş-yaşam dengesizliğin aracılığına destek sağlanmıştır. Ayrıca, aşırı bağlılığın rol stresörlerinin çaba-ödül dengesizliği ve iş-yaşam dengesizliği aracılığı ile tükenmişlik boyutları üzerindeki etkisini büyük çoğunlukla düzenlemediği veya beklenen yönün tersine düzenleyerek mevcut etkiyi zayıflattığı tespit edilmiştir. Bu duruma aşırı bağlılığın çaba-ödül dengesizliği ve iş-yaşam dengesizliği ile tükenmişlik boyutları arasındaki ilişkide çoğunlukla beklenenin aksine kısmi tampon görevi görmesinin neden olduğu tespit edilmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2023Gümüşhane (KD Türkiye) yöresinde yüzeylenen erken kretase yaşlı kireçtaşlarının organik jeokimyasal özellikleri, çökelme ortam ve şartları
Uğur Volkan Arı
Bu çalışmada Gümüşhane yöresinde yüzeylenme veren Erken Kretase yaşlı platform karbonatlarının organik jeokimyasal özellikleri, çökelme ortam ve şartları araştırılmıştır. Çalışma kapsamında, birimin kalınlığının 90 ile 600 m arasında değiştiği ve 7 farklı litolojik özellikte olduğu, kireçtaşlarının içermiş olduğu fosillerin yaş aralığının Barriyasiyen–Apsiyen (Erken Kretase) zaman dilimini temsil ettiği belirlenmiştir. Çukutbaşı ÖSK ve SK5 nolu sondaj kuyusuna ait bitümlü kireçtaşı örneklerinin orta-uygun derecede kaynak kaya potansiyeli taşıdığı, diğer ÖSK'lara ve SK4 sondaj kuyusuna ait bitümlü ve mikritik kireçtaşlarının kaynak kaya potansiyeli bulunmadığı tespit edilmiştir. Keçikaya ve Çukutbaşı ÖSK'lara ait örneklerin orta derecede hidrokarbon türetme potansiyeline sahip ve Tip II/III kerojen, gaz/petrol türetecek organik madde içeriğine sahip olduğu, diğer ÖSK'lar ve Sondaj kuyularına ait örneklerin ise Tip III kerojen, gaz/petrol türetecek organik madde içeriğine sahip olduğu belirlenmiştir. Örneklerin ortalama %Ro, Tmax değerlerine göre, ısısal olarak olgunlaşmamış-olgun, MA(I)/MA(I+II), TA(I)/TA(I+II), C29ββ/(ββ+αα) steran, C2920S/(20S+20R) ve (4MDBT/1MDBT) oranlarına göre ise erken-orta olgun seviyeye ulaşmıştır. Örneklerin toplam kükürt (TS) değerleri, Sr/Ba, V/Ni, Pr/Ph, n-C17/n-C27 oranları, TAR değerleri, Pr/n-C17 ve Ph/n-C18, C19/C23 TT, C24Tet/(C24Tet+C23TT), C21/C23TT, C26/C25TT C3122R/C30H, C35/C34 homohopan, C3122R/C30H, C35/C34 homohopan oranları, C29ααα20R>C27ααα20R>C28ααα20R steran sıralaması, Log (1MP/9MP) ve C29/C27 sterol oranları gibi parametrelerden ve δ13C izotop değerlerinden yola çıkarak, incelenen kayaçların oksik-suboksik ve anoksik redoks koşullarının hüküm sürdüğü karasal-denizel geçiş zonunda, karasal organik maddenin daha baskın olmasıyla birlikte hem karasal hem de denizel kökenli organik madde girdisinin mümkün olduğu başarısız bir rift ortamında çökelmiş olduğu ve çökelim sırasında zaman zaman yükselen-alçalan deniz seviyesinin organik madde birikim miktarını etkilediği tespit edilmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2023Acil sağlık hizmetleri çalışanlarının COVID-19 dönemindeki afet risklerinin sağlık yönetimine etkisi (Bursa-Gümüşhane örneği)
Emre Tosun
Acil sağlık hizmetleri çalışanları (ASH) hem günlük olaylarda hem de afetlerde acil sağlık hizmetlerinin önemli bir bileşenidir. Günlük görevleri sırasında birçok tehlike ve risk unsuruyla karşı karşıya kalan çalışanların, son yıllarda COVID-19 pandemisi ve aynı süreçte sayıları her yıl artarak devam eden diğer afetlerle birlikte karşılaştıkları riskler de artmıştır. Bu durum ASH çalışanlarında iş güvenliği, psikolojik durum ve afet risk algısı düzeylerini her zamankinden daha da önemli hale getirmiştir. Bu araştırmanın amacı, ASH çalışanlarının COVID-19 dönemindeki iş güvenliği, afet risk algısı ve anksiyete durumları arasındaki ilişkiyi incelemek ve bunların sağlık yönetimine etkisini belirlemektir. Çalışmanın ikincil amacı ise iş güvenliği, afet risk algısı ve anksiyete durumları arasındaki ilişkinin, büyükşehir ve küçük şehir örneklemleri üzerinden karşılaştırmasını yapmaktır. Bu doğrultuda örneklemi, Bursa ve Gümüşhane illerindeki toplam 603 ASH çalışanı oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak anket ile birlikte Sağlık Çalışanı Güvenliği Ölçeği, Beck Anksiyete Ölçeği ve Afet Risk Algısı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma modelinin doğrulanması için etki analizi ve yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Araştırmada tanımlayıcı istatistikler, korelasyon, t testi, anova testi, etki analizi ve aracılık analizleri yapılmıştır. Bu araştırmada ASH çalışanlarının iş güvenliği skorları ile afet risk algıları ve anksiyete düzeyleri arasında negatif yönlü ve anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Ayrıca afet risk algısı ve anksiyete arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Aracılık analizi sonuçlarına göre sağlık çalışanı iş güvenliği ölçeğinin anksiyete üzerindeki etkisinde afet risk algısının kısmi aracılık rolü vardır. Sonuç olarak çalışma, acil sağlık hizmetlerinin kalitesini yükseltmek amacıyla ASH çalışanlarının güvenlik ve refah seviyesini artırmaya yönelik uygulamalar için önemli bilgiler sağlamaktadır.
- Doktora TeziAçık Erişim2023Zemin-yapı etkileşimi dikkate alınarak kutu menfezlerin deprem davranışının incelenmesi
Kaşif Furkan Öztürk
Literatürde zemin-yapı etkileşimi dikkate alınarak kısmen veya tamamen gömülü kutu menfez yapılarının deprem davranışının değerlendirilmesi üzerine oldukça sınırlı sayıda çalışma görülmektedir. Bu çalışmanın temel amacı literatürde dolgu ve temel zemini etkileşimlerini dikkate alabilen yaklaşımları kullanarak zemin-kutu menfez etkileşim sistemlerinin çözümü için sayısal ve analitik modeller önermek ve bu modellerin kullanılabilirliğini göstermektir. Ayrıca farklı deprem yer hareketleri ve zemin özellikleri dikkate alınarak gerçekleştirilecek parametrik analizler yardımıyla kutu menfezlerin dinamik tepkileri üzerinde zemin-yapı etkileşiminin, deprem frekans içeriğinin, menfez duvarı kalınlığının ve dolgu-menfez ara yüzey davranışının etkileri ile menfez kanat duvarının dinamik tepkileri üzerinde zemin-yapı etkileşiminin ve deprem frekans içeriğinin etkilerini araştırmak amaçlanmaktadır. Belirtilen amaçlar doğrultusunda gerçekleştirilen bu tez çalışması kapsamında zemin-menfez etkileşimini dikkate alabilen üç boyutlu sonlu eleman modelleri ve alt sistem yaklaşımına dayalı analitik modeller önerilmiştir. Önerilen modellerde etkileşim sisteminin mod frekansları farklı zemin koşulları için modal analiz tekniği kullanılarak elde edilmiş ve karşılaştırmalı olarak sunulmuştur. Sayısal modellerin etkinliği gösterildikten sonra bu modeller aracılığıyla farklı zemin koşulları ve deprem kayıtları dikkate alınarak zaman ortamında ayrıntılı dinamik çözümlemeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar önerilen sayısal ve analitik modellerin zemin-menfez etkileşim problemlerinin çözümünde kullanılabileceğini ve kutu menfez dinamik davranışının zemin-yapı etkileşimi, deprem frekans içeriği, ara yüzey varsayımı ve menfez duvarı kalınlık değişimi gibi etmenlerden önemli ölçüde etkilenebileceğini ortaya koymaktadır.
- Doktora TeziAçık Erişim2023Tuzluca barajı rezervuarının gedik parametrelerine dayalı taşkın simülasyonları ve mansap bölgesindeki etkileri
Çağrı Akgün
Bu tezde Türkiye'nin Iğdır İlinde inşa edilmesi planlanan Tuzluca Barajı'nın 2 boyutlu (2D) ve 3 boyutlu (3D) sayısal yıkılma simülasyonları FLOW3D yazılımı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Sığ Su Denklemleri (SWE) ve Reynolds-Ortalamalı Navier-Stokes (RANS) denklemlerinin kullanıldığı analizlerde türbülans modeli olarak RNG k-ε seçilmiştir. Farklı gedik geometrisi ve yıkılma süreleri üzerinden oluşturulan senaryolarda her iki çözüm yönteminde de mansap bölgesinde iki yerleşimde ciddi su derinlikleri tespit edilmiştir. 2D analizler için ilgili senaryo koşullarında Halimcan ve Sürmeli yerleşimlerinde sırasıyla 11.26 m ve 9.61 m maksimum su derinlikleri gözlemlenmiştir. 3D analizlerde ise Halimcan ve Sürmeli yerleşimleri için maksimum su derinlikleri 9.9 m ve 8.9 m olarak tespit edilmiştir. Söz konusu simülasyonlarda baraj aksında meydana gelen pik debiler ise 2D analizlerde 67323 m3/sn, 3D analizlerde 69446 m3/sn olarak gözlemlenmiştir. Çalışma kapsamında Tuzluca Barajı'nın farklı yıkılma senaryolarındaki ölüm oranları ile hız-derinlik çarpımları da araştırılmıştır. Baraj yıkılma süresi ve gedik geometrisinin taşkın yayılımı, taşkın şiddeti ve yerleşimlerdeki ölüm oranları üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu gözlemlenmiştir. Doğrulama analizi olarak, literatürde yer alan bir baraj yıkılması deneyi FLOW3D yazılımı kullanılarak sayısal olarak çözülmüş ve deney sonuçları ile sayısal model sonuçları arasında uyum gözlemlenmiştir. 3D sayısal model deneysel sonuçlarının daha doğru bir temsilini sağlasa da çalışmanın ana konusunu oluşturan Tuzluca Barajı'nın yıkılma analizinde simülasyonun çözüm süresi 2D modele kıyasla yaklaşık 20 kat daha uzun sürmüştür. Bu sebeple baraj yıkılması gibi geniş ölçekli çalışmalar için 2D analizlerin daha pratik olabileceği, daha küçük ölçekli çalışmalar veya daha fazla hassasiyet gerektiren durumlar için ise 3D modellemenin uygun olacağı belirlenmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2023Sağlık profesyonellerinin biyolojik afet (COVID-19) deneyimleri: Fenomenolojik bir araştırma
Nahsan Kaya
Salgın hastalıkların sayısı ve sıklığı artmaktadır. Biyolojik afetler, genel olarak salgın veya pandemi şeklinde ortaya çıkmaktadır. COVID-19 pandemisi, nüfus ve sosyo-ekonomik alanlardaki etkileriyle insanoğlunu derinden etkilemiş ve biyolojik bir afet halini almıştır. Sağlık profesyonelleri, COVID-19 biyolojik afetinin yönetiminde kritik bir rol oynamakta ve bu süreçte birçok zorlukla karşılaşmakta ve duygusal deneyim yaşamaktadır. Bu araştırma, fenomenolojik bir desen kullanılarak gerçekleştirilmiş olup, COVID-19 biyolojik afeti sırasında görev alan sağlık profesyonellerinin deneyimlerini ayrıntılı bir şekilde incelemeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda, sağlık profesyonellerinin biyolojik afet öncesi, sırası ve sonrası deneyimlerini derinlemesine anlamaya yönelik bir çaba içermektedir. Bu kapsamda COVID-19 biyolojik afetine müdahalede görev almış ve gönüllük esaslı 15 sağlık profesyoneli ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerin tamamı yüz-yüze ve çalışma ortamında gerçekleştirilmiştir. Katılımcılarla toplam 1100 dakika görüşme gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler MAXQDA 2020 nitel veri analiz programı ile analiz edilerek 3 adet ana tema, 7 adet analitik tema ve 23 adet tanımlayıcı tema belirlenmiştir. Araştırmamız, sağlık profesyonellerinin biyolojik afet öncesi, sırası ve sonrasındaki deneyimlerini ayrıntılı bir şekilde ortaya koymuştur. Bu deneyimler, afet yönetimi ve acil durum planlaması açısından önemli bilgiler sunmaktadır. Bulgularımız aynı zamanda bu profesyonellerin karşılaştıkları zorluklarla nasıl başa çıktığını ve gelecekteki biyolojik afetlere yönelik taleplerini de belirlemiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2023Afetlerde gönüllülük: Bir karma yöntem araştırması
Ömer Demirbilek
Bu araştırmada üniversite öğrencilerinin afetlerde gönüllülükten neden kaçındığını keşfetmek ve bu davranışı geçerli ve güvenilir biçimde değerlendirebilecek bir ölçek geliştirmek amaçlanmıştır. Araştırma keşfedici sıralı karma yöntemle yürütülmüştür. Çalışmanın nitel evresinde amaçlı örneklemle belirlenen 13 üniversite öğrencisiyle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Verilerin tematik analizi sonrasında 7 tema keşfedilmiş ve 81 maddelik ölçek madde havuzu oluşturulmuştur. Taslak ölçeğe alınan uzman değerlendirmeleri Lawshe tekniği ile değerlendirilmiş ve madde sayısı 81'den 64'e düşmüştür. Taslak ölçek önce pilot gruba uygulanarak tespit edilen hatalar düzenlenmiştir. Sonraki aşamada kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenen 731 kişilik örnekleme uygulanmıştır. Veriler SPSS 25.0 ve AMOS 24.0 paket programlarıyla analiz edilmiştir. Taslak ölçeğin Kaiser Meyer Olkin değeri >0.6 ve Barlett's test değerleri ilişkisi p<0.05 olduğundan ölçeğin faktör analizine uygun olduğu belirlenmiştir. Ölçeğin yapı geçerliliğini belirlemek için yapılan Açımlayıcı Faktör Analizleri sonrasında ölçekten binişik ve faktör yükü 0.33 altında olan 32 madde çıkarılmıştır. Ölçek yapısı Doğrulayıcı Faktör Analizi ile değerlendirimiş ve 6 faktör 31 maddeden oluşan nihai ölçeğe ulaşılmıştır. Boyutlar; Değer (11 madde), Bilgi (5 madde), Ekonomi (3 madde), Reklam ve Tanıtım (5 madde), Aile Bağları (4 madde), Korku (3 madde) olarak oluşmuştur. Ölçeğin toplam Cronbach Alpha değeri 0.92 ile oldukça yüksektir, alt boyutlar ise 0.75 ile 0.93 arasında değişmektedir. Geliştirilen ölçekten alınan puanın yükselmesi afetlerde gönüllülükten kaçınmanın artmasına işaret etmektedir. Geliştirilen ölçek afetlerde gönüllülük alanında çalışan kurumların, bireyleri gönüllülük sürecine dahil etmesinde katkı sağlayabilir. Gönüllülük bilinçlendirmesinin bütün eğitim seviyelerine dahil edilmesi gönüllülüğe katılımı olumlu etkileyebilir.
- Doktora TeziAçık Erişim2023Psikonsal töz olarak ruh ve bedenle ilişkisi
Samet Yahya Bal
Modern bilim ve genetikteki birtakım gelişmeler ruha atfedilen bazı özelliklere ortak oluşuyla dikkatleri üzerine çekmiştir. Bu durum genler ve davranışlar arasında insan psikolojisi ve ruhu açısından nasıl bir ilişkinin olduğu meselesini gündeme getirmiştir. Çalışma ruhun ıstılahi anlamdaki tanımlarından yola çıkarak, günümüz genetik bilimi ve belirli gen karakterleri ve özellikleri bağlamında ruhun bedenle (genlerle) olan ilişkisini incelenmiştir. Bu amaçla da çalışmada ruh-beden ilişkisi, ruha yüklenen manalar ve davranış karakterleri gibi insan fiillerinin genlerden ve ruhtan nasıl etkilendiği ve nasıl bir etkileşim içinde oldukları tespit edilmeye çalışılmıştır. Ruh kavramı birçok ilmi disiplin tarafından farklı yönleriyle ele alınıp tanımlanmıştır. Çalışma bu farklı yönleri değerlendirme çabası içerisinde olmakla beraber kelami olarak kuşatıcı bir ruh tanımını da hedeflemektedir. Bu kuşatıcı ruh tanımının kabulüyle birlikte birçok ilmi disiplinin şehadeti ve gözlemleriyle desteklenen hem kapsamlı hem de özel olan bir ruh anlayışı modeli de ortaya konulmuştur. Bu model ruhun bedenle etkileşim içinde bulunan bir varlık ve maddi bir gerçeklik olduğu iddiasını da içinde barındırmaktadır. Elbette bu sadece birçok ilmi disiplinden yararlanma çabası içinde ileri sürülen bir modeldir. Çalışmada "psikonsal tözsel ruhsal gerçeklik" şeklinde ifade edilen bu modelin etkileşimli ruh-beden ılımlı düalizm görüşüne daha yakın olduğu söylenebilir. Çalışma, ruhun mahiyetine dair kesin bir durum tespiti ve son nokta koymak iddiasında değildir. Nihai hedef insanın ruh, bilinç ve irade sahibi yaratıcısına ve topluma karşı sorumlu olan, genlerinin ya da çevresinin esiri, otomat bir varlık olmadığını birçok ilmi disiplinden yararlanarak vurgulanmaktır. Ayrıca ruhsal cevherin insanın bedeni ve davranışları üzerinde etkisi olan ilahi (metafizik) bir değere sahip olduğu da dile getirilmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2023Çarlık Rusyası'nda Güney Kafkasya İslam İdaresinin kuruluşu ve teşkilatlanması
Yıldırım Okatan
18. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren Rusya'da çıkan isyanlarda Müslüman din önderleri önemli rol oynamışlardır. Çarlık yönetimi tarafından bu durum devlet güvenliği açısından büyük bir tehdit olarak görülmekte ve acilen çözüme kavuşturulması gereken bir sorun halini almıştır. Çarlık tarafından kurulmasına imkân tanınacak bir din işleri idaresi ile hem Müslüman din görevlileri ve müesseselerin varlığı resmiyet kazanacak hem de dini önderlerin faaliyetleri denetim altına alınmış olacaktır. Bu çalışmada Güney Kafkasya'da yaşayan Müslümanlar üzerinde denetim ve kontrolü sağlayacak otoriteye bağlı bir dini idare oluşturulması amacıyla 5 Nisan 1872 tarihli nizamname ile Tiflis merkezli olarak Çarlık Rusya'sında kurulan Güney Kafkasya İslam İdaresi ele alınmıştır. Güney Kafkasya İslam İdaresi 1917 Devrimine kadar faaliyet göstermiştir. Söz konusu idarenin faaliyet yürütmüş olduğu 45 yıllık süre içerisinde, idari yapısı ve oluşumu, görevlilerin atanması görevden alınması ve tayinleri, görevlilerin yargılanması, idareye bağlı okulların sorumlulukları gibi konular detaylı bir şekilde incelenmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2023Elajik asidin Dosetaksel ve Mitoksantron kemoterapi ilaçları kombinasyonlarının ın vitro antikanser aktivitelerinin insan kanser hücre hatları üzerinde belirlenmesi, hücre hatları ve kombinasyonlarda antioksidan ve enzim aktivitelerinin incelenmesi
Cuma Zehiroğlu
Günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi olan kansere bağlı ölümler gitgide artmaktadır. Tedavide kullanılan kemoterapi ilaçlarının ise kanser hücrelerini yok ederken yan etkilerin ortaya çıkmasına neden olduklarıda bilinmektedir. Günümüzde kemoterapi ilaçlarının etkinliğini arttırmak ve yan etkilerini azaltmak amacıyla, bu ilaçların doğal maddelerle kombinasyonlarına yönelik çalışmalara ilgi artmıştır. Çalışmamızda fenolik bir asit olan Elajik asidin Dosetaksel ve Mitoksantron kemoterapi ilaçları ile kombinasyonları hazırlanarak MCF-7 meme kanseri ve A549 akciğer kanseri üzerindeki in vitro antikanser aktiviteleri incelenmiştir. Konsantrasyonların belirlenmesinde compusyn programı kullanılmıştır. Apoptoz testi uygulanarak hücre ölüm oranı belirlenmiştir. En etkin dozların uygulandığı hücre hatlarında antioksidan enzim aktiviteleri (KAT, SOD, GR ve GST) ve karbonik anhidraz enzim aktiviteleri belirlenmiştir. Ayrıca madde ve kombinasyonların antioksidan ve antiradikal özellikleri araştırılmış ve CAI, II ve IX enzimleri üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışma sonunda A549 kanser hücre hattına uygulanan Elajik asit + Mitoksantron (25:1 µM) ve MCF7 kanser hücre hattına uygulanan Elajik asit + Dosetaksel (50:200 µM) kombinasyon konsantrasyonlarının en etkin dozlar olduğu, antikanser çalışmalarında apotozu indükledikleri, sinerjik etkilerinin bulunduğu ve antioksidan enzim aktivite sonuçlarınında bunları destekler yönde olduğu görülmüştür. Hücre hattı dışındaki çalışmalarda ise kombinasyonların antioksidan aktiviteye sahip oldukları ve CA I, II ve IX enzimleri üzerindeki inhibisyon etkilerininin bulunduğu görülmüştür. Sonuç olarak elde edilen sonuçlar doğal maddelerin kemoterapi ilaçlarıyla beraber kullanımının uygunluğunu birçok yönüyle destekler nitelikte bulunmuştur.
- Doktora TeziAçık Erişim2023Farklı indikatör kombinasyonlarının etkinlik analizi: Borsa İstanbulda teknik analiz uygulaması
Erdal Demir
Sermaye piyasaları, yatırımcılara kazanç fırsatı sunan, halka açık şirketlere finansman kaynağı sağlayan, uluslararası ticarette risk unsurlarını azaltan ve birçok farklı ürünü yatırımcıların kullanımına sunan piyasalardır. Yatırımcılar kar sağlamak için yaptıkları hisse senedi alım satım aşamalarında karar verirken çeşitli analizlerden faydalanmak durumundadır. Yatırımcılara bu aşamalarda karar verirken yardımcı olan teknik analiz geçmiş verilerden faydalanarak gelecekteki olası fiyat hareketlerinin yönünü tahmin etmek için kullanılan bir analiz yöntemidir. Teknik analiz indikatörler aracılığıyla yatırımcılara al-sat kararlarında yol göstermesi bakımından önemli bir analiz türüdür. Teknolojik gelişmelerle birlikte finansal verileri çok hızlı bir şekilde işleyerek analiz eden programların ortaya çıkmasıyla teknik analizin uygulanması da artık saniyelerle ifade edilmektedir. Bu çalışmanın temel amacı hisse senedi alım satımlarında teknik analiz indikatörlerinde oluşan farklı kombinasyonlarda portföy etkinliğinin ölçülmesidir. Bu bağlamda seçilen indikatörlerin farklı kombinasyonları Matriks Prime programının Sistem Tester bölümü ile analiz edilerek ortaya çıkan sonuçlar karşılaştırılmıştır.
- Doktora TeziAçık Erişim2023Dijital bankacılık uygulamalarına ilişkin müşteri yorumlarının metin madenciliği yöntemleri ile incelenmesi
Burcu Sayın Okatan
Son dönemlerde dijital bankacılık finans sektörünün odak noktası haline gelmiştir. Bankaların sektörde yer alması ve gelişimi dijitalleşme konusundaki entegrasyonu ile pararlellik göstermektedir. Dijital yaşamın en önemli rahatlıklarından biri her an kolay ulaşım sağlanan sanal hizmetlerdir. Dijital bankacılık da bu anlamda en çok kullanılan çevrimiçi finans hizmetlerindendir. Buna paralel olarak bu tez çalışmasının amacı; banka müşterilerinin bankanın dijital bankacılığı ile alakalı yapmış oldukları yorumlardan oluşan veri tabanını kullanarak metin madenciliği yöntemleri ile analiz etmektir. Analiz sonuçlarından faydalanarak ülkemizde bulunan bankaların dijital bankacılıkta müşterilerin taleplerini ne oranda karşıladığını tespit etmek ve bu yönde öneriler geliştirmektir. Çalışmanın anakütlesini, Türkiye Bankalar Birliği verileri ışığında en çok kullanılan 3 adet devlet bankası 10 adet özel banka olmak üzere toplamda 13 adet bankaya ait dijital bankacılık verileri oluşturmaktadır. 2020 yılının Ocak Ayı ile 2022 yılının Ağustos Ayı arası tarih aralığı olarak belirlenmiştir. Toplamda 1.200.000-1.250.000 arasında ham veri ilgili sosyal medya platformlarından elde edilmiştir. Veriye uygulanan ön işlemler sonucunda toplam veri 580.000 civarında belirlenmiştir. İncelenen bankaların tek tek kelime yoğunlukları hakkında analizler uygulanmış, wordcloud veri görselleri oluşturulmuş ve duygu analizi sonuçları ile elde edilen bulgular her banka için ayrı ayrı yorumlanmıştır. Çalışmanın sonucunda, banka müşterileri tarafından en çok; kullanışlılık, kolaylık, hizmet ücretleri, özellikle mobil bankacılıkta uygulamanın rahat erişimli ve hızlı olmasından söz edilmiştir. Bu anlamda dijital bankacılık hizmetlerinde, özel bankalar ile kamu bankaları arasında, aşırı farklar olmasa da ayrımın genellikle kullanıma dayalı farklara dayalı olduğu tespit edilmiştir. Bulgular sonucunda bankalara dijital bankacılık sürecinde kaliteli hizmet sunumu ve müşteri memnuniyeti kapsamında farklı önerilerde bulunulmuştur.
- Doktora TeziAçık Erişim2023Dr. Muhammed İmâra'nın entelektüel projesinde Kur'an ve ilimleri
Adel Eldesoky Abdelhannan Shatlh
The research dealt with Muhammad Emara and his Quranic upbringing in his village and his religious formation beginning with his memorization of the Holy Qur'an, and his study of the Arabic language, so the impact of this appeared in his attempt to lift the injustice against the people of his village, taking the Holy Qur'an as a beacon, and he was influenced in the prime of his youth by some of what was widespread from Marxist thought, and tried to benefit from it to achieve social justice based on the governance of the Qur'an, so he prolificed his intellectual output written and audible, and the depth of his thought and the lack of understanding of many of his opponents - despite his effort to define terms Addressed in his books and edited - it has become the purpose of their arrows, and calculated each on the other, one of the two groups has thrown him to retire but Westernization, but infidelity despite his adherence to the heritage, and derived from it what suits the reality without throwing it with rigidity because it is heritage, it was again for the branches without assets, the change of the situation necessitates the change of fatwa, a reader of the transfer of reason, and on the contrary, others have accused him of radical fundamentalism, although he is a supporter of ijtihad, and did not leave the Western expatriate to his Western, he took from him what fit for reality and did not contradict with He retracted some of what he saw before when his mistake was found after the maturity of his scientific personality, and his life remained a defender of the Qur'an, refuting the suspicions raised around him, such as the issues of the abrogated, abrogated, arbitrator and similar, and the reasons for the revelation through the historicity of the Qur'an, and an employee of the concepts of jihad and ijtihad in addressing the issues of society, and he was granted many awards from some bodies, as many thinkers considered him One of the innovators and defenders of religion, as he did not see the Qur'an as an alternative to solving the problems of society as his opponents thought.
- Doktora TeziAçık Erişim2023Marka sulandırmasının marka değeri ve satın alma niyeti üzerindeki etkisinin incelenmesi: Üniversite öğrencileri üzerine bir uygulama
Ali Köroğlu
Bu çalışmanın amacı marka sulandırmasının marka değeri ve satın alma niyeti üzerindeki etkisinde ürün kategorisine aşinalığın düzenleyici rolünü incelemektir. Bu amaçla Türkiye'deki bir üniversitede öğrenim gören 960 öğrenciden anket aracılığıyla veriler toplanmıştır. Sulandırmaya maruz kalmayanların marka farkındalığı/çağrışımı, algılanan kalite, marka sadakatine yönelik algıları ve satın alma niyetinin sulandırmaya maruz kalanlara kıyasla daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Lekeleyerek sulandırmaya maruz kalanların marka farkındalığı/çağrışımı algıları ve satın alma niyeti ise bulanıklaştırarak sulandırmaya maruz kalanlara kıyasla daha düşüktür. Marka sulandırmasının marka farkındalığı/çağrışımı, algılanan kalite, marka sadakati ve satın alma niyeti üzerinde negatif bir etkisi bulunmaktadır. Marka farkındalığı/çağrışımı, algılanan kalite ve marka sadakatinin satın alma niyeti üzerinde pozitif bir etkisi bulunmaktadır. Marka farkındalığı/çağrışımı ve marka sadakatinin marka sulandırması ve satın alma niyeti arasındaki ilişkide aracılık rolü bulunurken, algılanan kalitenin aracılık rolü bulunmamaktadır. Ürün kategorisine aşinalığın marka sulandırması ile marka farkındalığı/çağrışımı, marka sadakati ve satın alma niyeti arasındaki ilişkide düzenleyici rolü bulunurken, marka sulandırması ve algılanan kalite arasındaki ilişkide düzenleyici rolü bulunmamaktadır. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların ürün kategorisi hakkındaki bilgi düzeyleri arttıkça marka sulandırmasının marka farkındalığı/çağrışımı üzerindeki etkisi azalmakta, marka sadakati ve satın alma niyeti üzerindeki etkisi ise artmaktadır.
- Doktora TeziAçık Erişim2023Gallik asidin dosetaksel ve mitoksantron kemoterapi ilaçları ile kombinasyonlarının insan akciğer kanser hücre hattı (A549) üzerinde ın vitro antikanser aktivitesinin belirlenmesi, hücre hattı ve kombinasyonlarda antioksidan ve enzim aktivitelerinin incelenmesi
Burhan Budak
Fenolik asitlerin antioksidan, antimutajenik ve antikanser gibi birçok olumlu etkisi bulunmaktadır. Kanser tedavisinde kullanılan kemoterapötik ajanların fayda-zarar ilişkisi tartışılmakta ve bu nedenle yeni etken maddelerin arayışları devam etmektedir. Çalışmamızda fenolik asit olan Gallik asidin Dosetaksel ve Mitoksantron gibi kemoterapötik ajanlarla kombinasyonları hazırlandı ve akciğer kanseri hücre hattı (A549) üzerinde in vitro antikanser aktivitesi incelenmiştir. En etkili konsantrasyonları belirlemek için CompuSyn programı kullanılmıştır. En etkin dozun uygulandığı hücre hattında antioksidan enzim aktiviteleri (CAT, SOD, GR ve GST) ve karbonik anhidraz enzim aktivitesi belirlenmiştir. Hücre dışında yapılan çalışmalarda madde ve kombinasyonların antioksidan ve antiradikal aktiviteleri ve CAI, II ve IX enzimleri üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Sonuç olarak Gallik asidin ve Mitoksantronun beraber kullanımında sinerjik etkinin gözlemlendiği, % 87.10 canlılık oranını 24 saat sonunda önemli derecede azaltarak (% 15.85) hücre apoptozunun sağlandığı ve antioksidan enzim aktivite sonuçlarının da destekleyici olduğu görülmüştür. Hücre dışında yapılan çalışmalarda ise kombinasyonların antioksidan ve antiradikal aktivitelerinin ve CAI, II ve IX enzimleri üzerinde inhibisyon etkilerinin bulunduğu görülmüştür. Sonuçlar değerlendirildiğinde Gallik asit ve Mitoksantron kombinasyonunun (25 µM + 0.5 µM) akciğer kanseri tedavisi için uygun olabileceği kanaatine varılmıştır. Dosetaksel ile hazırlanan kombinasyon çalışmalarında olumlu sonuçlar elde edilmesine rağmen sinerjik etki gözlemlenemediğinden tedaviye uygun olmadığı düşünülmektedir
- Doktora TeziAçık Erişim2023Şeyh Muhammed Yahyâ Efendi ve Mir'âtü'l-Mübtedî adlı eseri (İnceleme-metin)
Zehra Serter Gökçek
Tezin konusunu 19. yüzyıl Nakşibendî tarikatının Müceddidî kolu şeyhlerinden Seyyid Muhammed Yahya Efendi ve Mir'âtü'l-mübtedî isimli eseri oluşturmaktadır. Muhammed Yahya Efendi, 1822-1880 yılları arasında İstanbul'da yaşamıştır. Kendisi Otakçılar mevkiinde bulunan Mustafa Paşa Tekkesi'nde yaklaşık 32 sene şeyhlik görevini yürütmüştür. Muhammed Yahya Efendi'nin tam olarak nasıl bir eğitim aldığı bilinmemekle birlikte kaleme aldığı eserinden, Mustafa Paşa Tekkesi'nde tefsir, hadis ve fıkıh dersi vermesinden ve dönemin ilim muhitleriyle olan yakın ilişkisinden hareketle İslamî ilimler tahsil etmiş olduğu söylenebilir. Muhammed Yahya Efendi irşad faaliyetlerine ilaveten Mustafa Paşa Tekkesi'nde bir matbaa kurarak çok sayıda eserin basılmasına öncülük etmiştir. Bu yönü ile de Osmanlı ilim ve kültür hayatının gelişmesine katkı sağlamış bir kişidir. Muhammed Yahya Efendi, ihvanının kendisinden tarikat âdâbını anlatan bir eser yazmasını istemeleri üzerine Mir'âtü'l-mübtedî isimli eserini kaleme almıştır. Eserinin yazımını 16 Ocak 1876'da tamamlamıştır. Muhammed Yahya Efendi, Mir'âtü'l-mübtedî isimli eserinde âdâb konusunu sûrî âdâb ve mânevî âdâb olmak üzere iki kısma ayırarak anlatmıştır. Sûrî âdâba kısaca değindikten sonra eserinin geri kalan kısmında mânevî âdâba genişçe yer vermiştir. Eser, tarikata yeni giren kişilere seyr ü sülûklerinde yol gösterecek ve onların mânevî gelişimlerine katkı sağlayacak önemli bilgiler içermektedir. Muhammed Yahya Efendi, Mir'âtü'l-mübtedî isimli eserini klasik tasavvuf kaynaklarından elde ettiği bilgilerle ve kendi görüşleriyle yazmıştır.
- Doktora TeziAçık Erişim2022İşin anlamlılığı ve işe yabancılaşmanın proaktif davranış ile ilişkisi: İşte kendini geliştirmenin aracılık etkisi
Fevziye Bekar
Proaktif davranış konusu, işgörenlerin kuruma faydası olacak şekilde kendi hedefleri doğrultusunda inisiyatif alması ve başarılar elde etmesini ifade etmektedir. Bu araştırma kapsamında, işgörenlerin işlerine atfettikleri olumlu (işin anlamlılığı) ve olumsuz (işe yabancılaşma) iş tutumlarının proaktif davranış ile ilişkisi; bu ilişkide işte kendini geliştirmenin aracılık etkisi incelenmektedir. Duygusal olaylar teorisi ve tutum-davranış yaklaşımı temelinde ele alınan bu araştırma "proaktif davranış öncüllerinin belirlenmesinde negatif ve pozitif etmenler nelerdir?"; işgörenler, hem negatif hem de pozitif tutumlara aynı anda sahip olduklarında "negatif ve pozitif etmenlerin proaktif davranış ile ilişkisi nasıl olmaktadır" araştırma sorularına cevap aramaktadır. Bu çalışma kapsamında üç farklı araştırma yürütülmüştür. Birinci araştırma kartopu örneklem yöntemi ile 922 sağlık çalışanı üzerine yürütülmüştür. Araştırma sonucunda işin anlamlılığı ile proaktif davranış arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu; bu ilişkide işte kendini geliştirme (öğrenme ve canlılık) değişkeninin aracılık etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İşe yabancılaşmanın bu mekanizmayı negatif yönlü etkilediği bulgulanmıştır. Birinci araştırmada kesitsel ve tek kaynaktan veri toplandığı için ilave bir araştırmaya ihtiyaç duyulmuştur. İkinci araştırma, kolayda örneklem yöntemi ile seçilen mobilya sektöründe faaliyette bulunan 408 personel üzerinde yürütülmüştür Çalışanlar ve yöneticiler olmak üzere iki farklı kaynaktan veri toplanmıştır. İşin anlamlılığı ve işte kendini geliştirme (öğrenme ve canlılık) ile proaktif davranış arasında anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Üçüncü araştırma 209 akademisyen üzerinde yürütülmüştür. Nedensel ilişkileri tespit edebilmek için iki farklı zamanda boylamsal olarak veri toplanmıştır. Araştırma sonucunda, işin anlamlılığı ile proaktif davranış arasındaki ilişkide işte kendini geliştirmenin (canlılık) aracı bir role sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Duygusal olaylar teorisi, İşe yabancılaşma, İşin anlamlılığı, İşte kendini geliştirme, Proaktif davranış
- Doktora TeziAçık Erişim2022Afet sonrası iyileştirme çalışmaları kapsamında iskan politikalarının hak sahipleri açısından değerlendirilmesi
Seda Uzunali
Çalışma, iyileştirme aşaması kapsamında Evini Yapana Yardım, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ve Toplu Konut (İhaleli) iskân yöntemlerinden birini seçerek konutlarına yerleşmiş 18 yaş üstü 14 hak sahibi ile görüşme şeklinde gerçekleştirilmiş olup bireylerin afet sonrası iskân sürecindeki deneyimlerini fenomenoloji nitel araştırma deseni ile değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında demografik/genel bilgiler ve iskân deneyimine yönelik kapsamlı sorulardan oluşan görüşme formu oluşturulmuştur. Görüşmeler gönüllük esaslı ve yüz yüze olacak şekilde ses kaydı altına alınmıştır. Deşifre edilen veriler MAXQDA 2020 nitel veri analiz programı ile analiz edilerek 3 tema, 9 kategori ve 65 kod belirlenmiştir. Analizler neticesinde mevzuatta yapılandırmaya gidilmesinin, vatandaşın ihtiyacına göre hareket edilmesinin, halkın bilgilendirilip yönlendirilmesi gerektiğinin, kurumların iskân sürecinde ilgili olmalarının, hak sahibi bireylere farklı iskân seçenekleri sunulmasının, kira yardımı olmasının ve geçici barınmanın sağlanmasının gerektiği saptanmıştır. Ayrıca hak sahibi bireylerin bu süreçte yalnız kaldıkları, korku ve panik duygularını yaşadıkları, yer değişikliği sebebiyle çevreye adapte olamadıkları, geçim kaynaklarının köyde olması sebebi ile ekonomik zorluklar yaşadıkları, yeniden yerleşmenin uzun zaman aldığı, finansal düzenlemelerin yetersiz olduğu ve maddi durumun yöntem tercihinde etkili rol aldığı da tespit edilmiştir. Sonuç olarak hak sahibi bireylerin sürece aktif katılımının sağlanmasının, ihtiyaçları ve beklentileri göz önünde bulunduran politikaların düzenlenmesinin afet iskân politikalarının etkinliğine ve uygulanabilirliğine olumlu yönde katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2022Farklılık yönetimi algısı ile duygusal bağlılık arasındaki ilişkide sosyal sermayenin düzenleyici etkisi
Emine Yılmaz Atik
Bu tezde, çalışanların farklılık yönetimi algıları ile duygusal bağlılıkları arasındaki ilişkide sosyal sermayenin düzenleyici etkisi araştırılmaktadır. Bu çalışma, farklılık yönetimi algısı ve sosyal sermaye değişkenlerinin doğrudan etkilerinin yanı sıra bu değişkenler arasındaki etkileşimin, duygusal bağlılık üzerindeki düzenleyici etkisine odaklanmaktadır. Burada ele alınan ilişkiler, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi ve Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi'nde görev yapan 317 akademik personelden oluşan örneklem üzerinden analize tabi tutulmuştur. Çalışmada öncelikle sosyal kimlik teorisinden hareketle, farklılık yönetimi algısının duygusal bağlılık üzerinde pozitif yönlü bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. İkinci aşamada, Bourdieu'nun sosyal sermaye teorisinden yola çıkılarak, sosyal sermayenin boyutlarının duygusal bağlılık üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Yaşam değeri boyutunun, duygusal bağlılık üzerinde anlamlı ve negatif yönlü bir etkisi tespit edilirken, diğer boyutlar ile duygusal bağlılık arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişkiye rastlanılmamıştır. Çalışmada sosyal kimlik teorisi ve sosyal sermaye teorisinin birlikte ele alındığı üçüncü aşamada, bireysel farklılık yönetimi algısı ile duygusal bağlılık arasındaki ilişkide sosyo proaktivite, aile ve arkadaşlık ilişkileri, tolerans ve iş ilişkilerinin negatif yönde düzenleyici etkisi ortaya konulmuştur. Örgütsel farklılık yönetimi algısı ile duygusal bağlılık arasındaki ilişkide ise güven ve yaşam değerinin pozitif yönde düzenleyici etkisi belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Duygusal bağlılık, Farklılık yönetimi algısı, Sosyal sermaye
- Doktora TeziAçık Erişim2022Eosen yaşlı Kazıkbeli plütonu'nun (Kürtün-Gümüşhane) petrografisi,petrokimyası, U-Pb zirkon jeokronolojisi,tüm-kayaç Sr-Nd-Pb ve zirkon Lu-Hf izotop jeokimyası ve petrolojisi
Zikrullah Samet Güloğlu
Bu çalışmada, Doğu Pontidler'in kuzeyinde Kürtün (Gümüşhane) yöresinde yer alan Kazıkbeli Plütonu'nun petrografisi, mineral kimyası, zirkon U-Pb jeokronolojisi, tüm-kayaç ve Sr-Nd-Pb izotop jeokimyası ile zirkon Lu-Hf izotop jeokimyası verileri kullanılarak petrolojisi irdelenmiştir. Kazıkbeli Plütonu KD-GB uzanımlı olup, yaklaşık 46 km2 lik bir alanda yayılım gösterir. Plütonu oluşturan kayaçların bileşimleri gabroyik diyoritten granite kadar değişmekte olup, başlıca mineralleri plajiyoklas (An25-65), ortoklas (Or1-3), kuvars, amfibol (Mg#=0.63-0.73), biyotit (Mg#=0.52-0.58) ve Fe-Ti oksitler oluşturur. LA-ICP-MS U-Pb zirkon yaşlandırmasına göre plütonu oluşturan kayaçların kristalizasyon yaşları gabroyik diyoritler için 46.06 ± 0.24 My ve granodiyoritler için 45.55 ± 0.26 My olup, Lütesiyan (orta Eosen) dönemine karşılık gelmektedir. Kazıkbeli Plütonu I-tipi, yüksek K'lu kalk-alkali, genellikle metalümin az oranda da peralümin karakterlidir. Ana ve iz element değişimleri, kayaçların gelişiminde plajiyoklas, amfibol ve Fe-Ti oksit fraksiyonlaşmasının etkili olduğunu göstermektedir. Kayaçların εNd(i) değerleri 1.85-2.24, 87Sr/86Sr(i) değerleri ise 0.70458-0.70484 arasındadır. Kayaçların 206Pb/204Pb(i), 207Pb/204Pb(i) ve 208Pb/204Pb(i) içerikleri sırasıyla 18.50-18.57, 15.60-15.61 ve 38.56-38.59 arasındadır. Kayaçların εHf(i) değerleri 5.75-8.03 arasında değişmektedir. Tüm veriler, incelenen plütonik kayaçların ana magmasının litosferik mantodan türediğini, kabuksal kayaçların katkısının nispeten az olduğunu göstermektedir. İncelenen kayaçların kristallenmeleri esnasındaki katılaşma sıcaklıkları (706-828 °C), basınçları (0.6–0.9 kbar) ve oksijen fugasitesi (ƒO2) değerleri (-12.5 ile -13.8) birbirine oldukça yakındır. Tüm bu veriler Kazıkbeli Plütonunu oluşturan kayaçların nispeten sığ derinliklere yerleşmiş olduklarını ifade eder.
