Yazarlar
- Abdulkadir Barut(1)
- Abdulmuttalip Pilatin(1)
- Adel Eldesoky Abdelhannan Shatlh(1)
- Ahmet Gülsoy(1)
- Ahmet Kırmızıbiber(1)
- Ahmet Özdemir(1)
- Akın Üslü(1)
- Alam Khan(1)
- Ali Doğan(1)
- Ali Köroğlu(1)
- Ali Köseoğlu(1)
- Ali Tehci(1)
- Arda Akdoğan(1)
- Ayşe Tazegül Bekci(1)
- Ayşegül Karadavut(1)
- Bahadır Tercan(1)
- Bereket Bülent Ayker(1)
- Bilal Gürsoy(1)
- Burcu Sayın Okatan(1)
- Burhan Budak(1)
- Cuma Zehiroğlu(1)
- Deniz Şimşek(1)
- Derya Cicerali(1)
- Dilber Coşkun(1)
- Dilek Kaya(1)
- Emine Yılmaz Atik(1)
- Emrah Balık(1)
- Emrah Gökkaya(1)
- Emre Tosun(1)
- Erdal Demir(1)
- Ezgi Atalay(1)
- Fahrettin Pala(1)
- Farıdeh Nıyazı(1)
- Fatma Akgül(1)
- Fatma Gökçe Menteşe(1)
- Fevziye Bekar(1)
- Furkan Şahin(1)
- Galip Usta(1)
- Gulzıpa Akyüz(1)
- Gökhan Çaybaşı(1)
Yayınlar
- Doktora TeziAçık Erişim2022Afet risk algısının afetlerde hazırlık sürecindeki rolü
İbrahim Kıymış
Afet riski altında yaşayan insanların afetlere tepkilerini, davranışlarını ve risk kültürlerinin özelliklerini belirlemede ve değerlendirmede kullanılabilecek afet risk algısı ölçeğinin geliştirilmesi, afet risk yönetiminde önemli bir adımdır. Bu çalışmanın amacı, bir afet risk algısı ölçeği geliştirmek ve afete hazırlıklı olma üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Bu nedenle pilot uygulama ve ardından ana uygulama, sırasıyla 359 ve 786 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya dahil edilen tüm katılımcılar 18 yaş ve üstü, Giresun ve Elazığ illerinde ikamet eden ve yakın zamanda deprem, sel ve heyelan yaşamıştır. Araştırma verilerinin analizinde betimsel istatistikler, faktör analizi, bağımsız örneklemler t-testi, ANOVA ve yapısal eşitlik modelleme teknikleri kullanılmıştır. Maruziyet/Etki, Olasılık, Yönetilemezlik, Endişe/Korku, Savunmasızlık olmak üzere 5 boyutta kategorize edilen 25 maddeden oluşan güvenilir ve geçerli bir afet risk algısı ölçeği geliştirilmiştir. Katılımcıların afet risk algıları; eğitim düzeylerine, gelir düzeylerine, yaşadıkları illere ve afet eğitimlerine göre anlamlı düzeyde farklılık göstermiştir. Afet riski algısı ile afete hazırlıklı olma arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r=0.29; p<0.05). Yapısal eşitlik modeline göre, Maruziyet/Etki (β=0.40; t=5.48; p<0.05) ve Endişe/Korku (β=0.23; t=3.37; p<0.05) değişkenlerinin afete hazırlık üzerinde olumlu ve anlamlı etkileri olmuştur. Gelecekteki çalışmalar için afet risk algısı ölçeğinin farklı afet türlerine göre uygulanması, sonuçlarının değerlendirilmesi önerilmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2022Suriyeli mültecilerin travma sonrası stres bozukluğu, depresyon ve anksiyete belirtileri ile yaşam kalitesi arasındaki ilişki üzerine bir araştırma: Kayseri ili örneği
Emrah Gökkaya
Bu tez çalışması, savaş nedeniyle yerlerinden edilerek Türkiye'ye göç etmek zorunda kalmış Suriyeli mültecilerin, TSSB, depresyon ve anksiyete ruh sağlığı bozukluklarının ve yaşam kalitesinin belirleyicilerini ve ruhsal bozukluklar ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkileri ampirik olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, Kayseri ilinde yaşayan 613 Suriyeli mülteciden toplanan veriler analiz edilmiştir. Araştırmada veri yapısını değerlendirmek ve bazı tanımlayıcı analizler için frekans analizleri yapılmıştır. Araştırmada kullanılan veri toplama araçlarının güvenirlilikleri Cronbach Alfa Katsayısı yöntemi ile test edilmiştir. Veri toplama araçlarının geçerlilikleri ise, Açıklayıcı Faktör Analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizi yöntemleri ile test edilmiştir. Araştırmada kullanılan değişkenler arasındaki korelasyonel ilişkiler korelasyon, bağımsız örneklemler t-testi ve tek yönlü ANOVA analizleri ile incelenmiştir. Araştırma modelleri bağlamında oluşturulan hipotezler yol (path) ve moderatör etki analizleri ile test edilmiştir. Araştırma sonucunda Suriyeli mültecilerin ruhsal bozukluklarının ve yaşam kalitelerinin farklı sosyodemografik özellikleri ile ilişkili olduğu ve mültecilerin ruhsal bozukluklarının yaşam kaliteleri üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Türkiye'de bulundukları süre boyunca Suriyeli mültecilerin toplumsal uyumlarının arttırılması ve ruhsal bozuklukları ile yaşam kalitelerinin iyileştirilmesi için istihdam sayıları ile sosyal desteklerin arttırılması, kadınlara yönelik ruh sağlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Anksiyete, Depresyon, Travma sonrası stres bozukluğu, Yaşam kalitesi, Suriyeli mülteciler
- Doktora TeziAçık Erişim2021Kurum yöneticilerinin etik liderlik davranışları ile çalışanların kuruma ve yöneticilerine olan sadakatlerinin imrenme ve kıskançlık davranışları moderatörlüğünde akademik başarı çabaları üzerindeki olası etkilerinin incelenmesi
İbrahim Durmuş
Akademisyenlerin akademik başarı çabalarını etkileyebilecek birçok faktör söz konusudur. Çalışmada, yöneticilerin etik liderlik davranışı, akademisyenlerin kurumlarına ve yöneticilerine olan sadakati ile çalışma arkadaşlarını kıskanma ve imrenme davranışları arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç çerçevesinde, 609 akademisyen üzerinde gerçekleştirilen araştırmada, bir model oluşturulmuş ve araştırma değişkenlerine ilişkin ölçek soruları geliştirilmiştir. Araştırmadaki ilişkiler incelendiğinde; yöneticilerin etik liderlik davranışlarının akademisyenlerin akademik başarı çabaları üzerinde olumlu bir toplam etkiye sahip olduğu görülmüştür. Yöneticilerin etik liderlik davranışlarının akademisyenlerin hem kurumlarına olan sadakatine hem de yöneticilerine olan sadakatine olumlu bir etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Akademisyenlerin kurumlarına olan sadakatlerinin akademik başarı çabaları üzerinde olumlu etkisinin olduğu görülmüştür. Akademisyenlerin kıskançlık davranışlarının akademik başarı çabaları üzerinde olumsuz, imrenme davranışlarının ise olumlu etkisi olduğu sonuçlarına erişilmiştir. Akademisyenlerin kurumlarına olan sadakatlerinin akademik başarı çabaları üzerindeki etkisinde imrenme davranışının moderatör etkiye sahip olduğu gözlemlenmiştir. Araştırmada yöneticilerin etik liderlik davranışlarının akademisyenlerin akademik başarı çabaları üzerindeki etkisinde akademisyenlerin kurumlarına olan sadakatlerinin aracı etkiye sahip olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Aile motivasyonu ve içsel motivasyon ile iş performansı ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide enerjinin aracı ve çalışma koşullarının düzenleyici etkileri: Sağlık çalışanları ve sporcular üzerine bir araştırma
Çiğdem İnce Ayaydın
Bu çalışmanın amacı Türkiye'de aile motivasyonu ve içsel motivasyon ile iş performansı ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide enerjinin aracı etkisini ve çalışma koşullarının düzenleyici etkilerini incelemektir. Bu yönüyle çalışmanın literatürdeki boşluğu doldurması beklenmektedir. Çalışma Trabzon ve Gümüşhane'de 261 sağlık çalışanı ve 255 spor çalışanı üzerinde anket yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmada açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi ve hipotezleri test etmek için regresyon analizi kullanılmıştır. Analiz sonuçları teori ve beklentilerle uyumlu bir şekilde, bir işyerindeki aynı çalışma koşullarına sahip iki çalışandan aile motivasyonu ya da içsel motivasyonu diğer çalışandan daha yüksek olan bir çalışanın, enerji üzerinden iş performansının daha yüksek ve işten ayrılma niyetinin daha düşük olacağını olacağını ima etmektedir. Bu çalışmanın sonuçları kötü çalışma koşullarında çalışanların enerjisinin artmasının iş performansını artırdığını ve işten ayrılma niyetini azalttığını göstermektedir. Araştırma modeli sonuçları sağlık çalışanlarında aile motivasyonu iş performansı ile olan ilişkisinde enerjinin aracı bir değişken olduğu bulgusuna işaret etmektedir. Spor çalışanlarında bu aracı ilişki saptanmamıştır. Çalışmada ayrıca hem aile motivasyonu hem de içsel motivasyon ile enerji arasında pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Çalışmada enerji ile iş performansı arasında pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu, enerji ile işten ayrılma niyeti arasında negatif yönlü bir ilişkinin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Spor çalışanlarında enerji ile işten ayrılma niyeti arasında bir ilişki saptanmamıştır. Bulgular yöneticilerin aile motivasyonunun, içsel motivasyonun, enerjinin sağlayacağı olumlu bireysel sonuçlarını göz önüne alarak, işyerinde çalışanın aile motivasyonunu, içsel motivasyonunu, enerjisini yükseltecek bir çalışma ortamı sağlanmasının gerekliliğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Aile Motivasyonu, İçsel Motivasyon, Enerji, İş Performansı, İşten Ayrılma Niyeti, Çalışma Koşulları
- Doktora TeziAçık Erişim2021Afetlerle baş etme kapasitesine yönelik ilk 72 saat odaklı kararlar
Zekiye Göktekin
Afet yönetiminin başarısı en küçük birimden en büyük birime kadar etkin bir hazırlık ile mümkündür. Bu süreçte her birimin ihtiyaç analizinin yapılması, zayıf yönlerinin güçlendirilmesi, afetlerle baş etme kapasitesinin artırılması şarttır. Bu doğrultuda doktora tezi olarak yürütülen bu çalışma, afet yönetim sürecinde kritik rolü olan üç paydaş grubunun ilk 72 saatteki sürecinin iyileştirilmesi ile ilgili kararları kapsamaktadır. Çalışmada; illerin afetlerde sağlık hizmeti sunum potansiyeli göreceli olarak değerlendirilmiş (Veri Zarflama Analizi), çok sayıda yerleşim yerine sahip bir bölgede optimum dron lokasyonu belirlemek için bir matematiksel model yaklaşımı ve afetlerin ilk 72 saatine bireysel hazırlıkta kişiye özel acil durum çanta içeriğinin belirlenmesine yönelik bir karar destek sistemi önerilmiştir. Bu çalışmaların; koordinatör birimin hızlı etki değerlendirmesi, mahsur kalınan noktalara ilaç, gıda vb. temininin sağlanması, mahsur kalanların hızlı ve güvenilir kurtarılması çalışmalarına; Sağlık Bakanlığı'nın illerin afetlerde sağlık hizmeti sunum potansiyelinin değerlendirilmesi ve her ilin kapasite geliştirmedeki öncelikli alanlarının belirlenmesi çalışmalarına; bireylerin acil durum çantası hazırlaması adımına fayda sağlamak suretiyle toplumların afete dirençlilik ve baş etme kapasitesinin güçlendirilmesi çabalarına katkı sunması beklenmektedir. Ayrıca bu yaklaşımların stratejik, operasyonel, taktik düzeydeki karar vericilere ve bilim insanlarına fikir vereceği düşünülmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Yerel olmayan sınır koşullu ters eliptik problemleri için yüksek mertebeden fark şemaları
Gulzıpa Akyüz
Bu tezde, çok noktalı yerel olmayan sınır koşullu ters eliptik problemi bir Hilbert uzayında araştırılmıştır. Burada ters eliptik problemin yaklaşık çözümü için üçüncü ve dördüncü mertebeden doğruluk fark şemaları kurulmuştur. Sunulan bu fark şemalarının çözümleri için kararlılık, hemen-hemen koersif kararlılık ve koersif kararlılık kestirimleri elde edilmiştir. Burada kararlılık eşitsizliklerini kanıtlamak için operatör yöntemi kullanılmıştır. Çok boyutlu kısmi eliptik diferansiyel denklem için ters yerel olmayan sınır değer problemlerinin yaklaşık çözümünün üçüncü ve dördüncü mertebeden doğruluk fark şemaları oluşturulmuştur. Ayrıca çok boyutlu kısmi eliptik diferansiyel denklem için yerel olmayan ters Dirichlet ve Neumann tipi sınır değer problemlerinin yaklaşık çözümünün yüksek mertebeden doğruluk fark şemaları kurulmuştur. Bu fark şemalarının çözümleri için kararlılık kestirimleri ele alınmıştır. Üçüncü ve dördüncü mertebeden doğruluk fark şemalarının sayısal çözümlerini bulmak için ise algoritma ile birlikte test edilen örneklerle MATLAB kodları verilmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Afete hazırlık davranışlarına etki eden inanç, değer ve tutum faktörlerinin incelenmesi: İzmir ili örneği
Vildan Oral
Afetler açısından riskli ülkelerden olan Türkiye'de yapılan mevzuat değişiklikleri, kurulan sistemler, yürütülen eğitim kampanyaları ile güvenlik açığını ortadan kaldırmak adına yapılan çalışmalar süreklilik arz etmesine rağmen toplumda kendi değer yargıları çerçevesinde oluşturulmuş bir afet hazırlığının eksikliği kendini göstermektedir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı afet hazırlık davranışlarına etki ettiği varsayılan değer, inanç ve tutum değişkenleri arasındaki ilişkiyi ortaya koyan yapısal bir model oluşturmak ve bu modeli test ederek afet yöneticileri ve paydaşlarına gerekli olan bilgiyi sağlamaktır. Çalışmaya İzmir ilinde ikamet eden 18 yaş ve üzeri bireylerden basit seçkisiz örnekleme metodu kullanılarak belirlenen 800 kişi dahil edilmiştir. Veri toplama aracı olarak; demografik özellikler (10 soru), "Afet Hazırlık İnançları" (3 alt faktör 10 soru) "Afet Hazırlık Değerleri" (8 soru), "Afet Hazırlık Tutumları" (2 alt faktör 11 soru) ve "Afet Hazırlık Davranışları" (20 soru) olmak üzere 5 bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Araştırma soruları 5'li Likert ölçeği ile değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında açımlayıcı faktör analizi ve güvenilirlik analizlerinde SPSS 21.0, ölçüm modelinin oluşturulması, yapısal eşitlik modelinin test edilmesi, uyum indekslerinin belirlenmesi ve doğrudan-dolaylı etkilerin tespit edilmesinde AMOS 24.0 programı kullanılmıştır. Çalışma sonuçları afet hazırlık inançlarının afet hazırlık değerleri, afet hazırlık tutumları ve afet hazırlık davranışlarını doğrudan pozitif yönde etkilediğini; afet hazırlık değerlerinin afet hazırlık davranışlarını doğrudan ve dolaylı olarak pozitif yönde etkilediğini; afet hazırlık tutumlarının (bilişsel, duyuşsal) afet hazırlık davranışlarını pozitif yönde doğrudan veya dolaylı yönde etkilemediğini göstermiştir. Araştırma sonuçlarına dayanarak afet hazırlık davranışlarında köklü değişiklikler yapılarak toplumda bir afet kültürünün oluşturulup yaygınlaştırılması önerilmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin afetlere yönelik hizmetlerinin değerlendirilmesi: Nitel bir çalışma
Ahmet Özdemir
Afet yönetimi, kamu kurum ve kuruluşlarının, yerel yönetimlerin, özel sektörün, STK'ların ve halkın işbirliği içerisinde önceden belirlenen yetki ve sorumlulukları yerine getirebilmesi ile başarıya ulaşabilmektedir. Dünyada afet yönetimi politikaları yerelleşme eğilimine girmiş durumdadır. Bu doğrultuda yerel yönetimlerin en önemli parçası olan büyükşehir belediyelerine çok sayıda sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumlulukları yerine getirebilmek için büyükşehir belediyelerinin mali, personel ve teknik açıdan değerlendirilmesi ve gerekli konularda desteklenmesi gerekmektedir. Ayrıca büyükşehir belediyelerine afet yönetimi ile ilgili daha fazla yetki ve sorumluluk verilerek rolleri net bir şekilde belirlenmelidir. Bu çalışmanın amacı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin afetlere yönelik hizmetlerinin Kocaeli ilinde görev yapan ve afet konusunda çalışan profesyoneller gözünden değerlendirmektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik yaklaşım benimsenmiştir. Ölçüt örneklem yöntemi kullanılarak Kocaeli ilinde görev yapan, afet konusunda çalışan ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile ilişkisi olan profesyoneller katılımcı olarak belirlenmiştir. Belirlenen on iki katılımcı ile yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilip ses kaydı alınmıştır. Elde edilen verilere MAXQDA 2020 nitel veri analiz programı kullanılarak içerik analizi uygulanmıştır. İçerik analizinden 33 kategori elde edilmiş olup, bu kategoriler 7 tema altında toplanmıştır. Sonuç olarak genel algı, risk yönetimi, kriz yönetimi, iletişim ve iş birliği, eğitim, halkın katılımı ve güveni, afet hizmetlerine yönelik kurumsal yapılanma temaları altında değerlendirmeler yapılmıştır. Değerlendirme neticesinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin afetlere yönelik hizmetlerinin kısmen başarılı olduğu fakat bu hizmetleri geliştirilmesi gerektiği görülmüştür.
- Doktora TeziAçık Erişim2021İnsani yardım lojistiği planlama süreci için bir model ve takip sistemi önerisi: Hatay ili örneği
Gülşah Ayvazoğlu
Bugün dünya çok sayıda insani krizle karşı karşıya kalmakta etkilenen nüfusu rahatlatmak, kayıpları ve insan acısını en aza indirmek için insani yardım kararları alınmaktadır. Türkiye tarihi ve kültürün getirdiği güçlü bir gelenekle dünyada en çok insani yardım yapan ülke konumuna gelmiştir. Hatay, Suriye Arap Cumhuriyeti'nde yaşanan iç karışıklığa bağlı kitlesel nüfus hareketliliği ve devam eden insani krizle mücadele çalışmalarının yoğun şekilde yürütüldüğü sınır ilimizdir. Dünyada ve ülkemizde, daha önce meydana gelen insani krizlerde insani yardım lojistiği faaliyetleri için çeşitli çözümler bulunmaya çalışılmış fakat çoğu zaman bu çözümler genel geçer esaslara dayandırıldığından bölgesel gereksinimlere yanıt vermekten uzak kalmıştır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, Kalite Fonksiyon Göçerimi (KFG) tekniği uygulanarak insani yardım lojistiğinde karşılaşılan sorunların neler olduğunu belirlemek ve bu sorunlara çözüm önerileri sunan bir model geliştirmektir. Çalışma genel itibariyle üç aşamadan oluşmuştur. Birinci aşamada ilgili literatürden ve insani yardım lojistiği hizmeti sunan kurum/kuruluş yetkililerinin görüşleri alınarak DELPHİ yöntemi ile sorunlar tespit edilmiştir. Ardından bu sorunların çözümlenme öncelikleri (ağırlıkları) Analitik Ağ Süreci (AAS) yöntemi ile belirlenmiştir. Son aşamada ise Kalite Fonksiyon Göçerimi (KFG) ilişki matrisleri sayesinde "İnsani yardımların takip edileceği sistem oluşturulması" en iyi çözüm önerisi olarak belirlenmiştir. Hatay İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından yürütülen "İnsani Yardım Kayıt Sistem Yazılım Alt Yapısı" isimli proje ile çözüm önerisi hayata geçirilmiştir. Bu tez çalışması ile insani yardım lojistiği planlama sürecine bir model geliştirmiş, devamında model uygulamaya alınmıştır. Böylece sistematik bir yaklaşımla (planla-uygula-kontrol et-önlem al, PUKÖ) planlaması yapılan model, uygulanmış ve kontrolleri sağlanarak gerekli önlemler alınmaya devam edilmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Türkiye'de meydana gelen deprem afetlerinde sunulan hizmetlerin değerlendirilmesi (1999-2020): Nitel bir araştırma
Galip Usta
Çalışma, Gölcük (1999), Van (2011) ve Elazığ (2020) depremlerinden birini yaşamış 18 yaş üstü ve çalışmaya gönüllü olarak katılmak isteyen 30 kişi ile görüşme şeklinde gerçekleştirilmiş olup kişilerin afet sonrası almış oldukları hizmetlerin nitel bir araştırma yöntemiyle değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında 3 adet görüşme bilgisini, 8 adet sosyo-demografik bilgiyi ve 21 adet seçilen konuyu tüm yönleriyle ölçebilecek sorudan oluşan yarı yapılandırılmış bir görüşme formu oluşturulmuştur. Görüşmeler ses kayıt cihazı ile kayıt altına alınmış, sonrasında transkripte edilerek MAXQDA 2020 nitel veri analiz programına aktarılmıştır. Daha sonra transkript belgeleri kodlanmıştır. Kodlamalardan kategorilere, kategorilerden ise temalara ulaşılmıştır. Depremler özelinde 21 adet tema oluşturulmuştur. Çalışma bulgularına göre birçok alanda önemli adımların atıldığı ve iyileştirmelerin yapıldığı görülmektedir. Özellikle sağlık, barınma, beslenme, arama-kurtarma gibi alanlarda ciddi ivme kazanıldığı tespit edilmiştir. Afet durumlarında kurumların daha hızlı organize olabildiği saptanmıştır. Katılımcılar, deprem afetinde sunulan hizmetler ile sonraki aşamalarda gerçekleştirilen iyileştirme çalışmalarında devlet desteğinin oldukça göze çarptığını ifade etmişlerdir. Psikososyal destek, KBRN, hayvanların korunması ve kontrolü noktasında sunulan hizmetlerin geliştirilmeye ihtiyaç duydukları tespit edilmiştir. Sonuç olarak; Gölcük (1999) depreminden itibaren afet yönetimi açısından önemli adımların atıldığı ve ciddi iyileştirmelerin yapıldığı söylenebilir. Vatandaşların duyarlılığının arttırılması ile birlikte kurumların yenileşmeye uyum sağlamalarının afet yönetimi politikalarının radikal şekilde uygulanabilirliğine olumlu katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Afet Yönetimi, Depremler, Afetlerde Sunulan Hizmetler, Afetlerde Nitel Araştırma, Afetlerde Planlama
- Doktora TeziAçık Erişim2021Engelli bireylerin afet deneyimleri: Fenomenolojik bir araştırma
Ramazan Aslan
Günlük yaşamda sıradan bir hayat sürebilmek için dahi birçok bariyeri aşması gereken engelli bireyler afet gibi normal yaşamı kesintiye uğratan olaylarda çok daha önemli sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Karşı karşıya kaldıkları veya kalabilecekleri bu zorlukların tespit edilmesi hazırlık sürecinde hayati önem taşımaktadır. Buna rağmen afetlerde engelli bireylerin deneyimlerini inceleyen araştırmalar oldukça kısıtlıdır. Bu kapsamda 30 Ekim 2020 İzmir depremini yaşayan engelli bireylerin deneyimlerinin aşkın-fenomenolojik model ile incelendiği bu araştırmada engelli bireylerin depremde deneyimledikleri yaşantıları ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında 30 Ekim 2020 İzmir depremini yaşamış olan çeşitli engellere sahip 27 katılımcı ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde elde edilen 982 dakikalık görüşme ses kaydı ve 50.321 kelimelik transkripsiyon Moustakas'ın fenomenolojik analiz tekniği ile Maxqda nitel analiz programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizler neticesinde oluşturulan fenomen özü ile engelli bireylerin afet deneyimini etkileyen bileşenler saptanmıştır. Engelli bireylerin afetlere hazırlık düzeylerinin çok düşük düzeyde olduğu, tahliye sürecinde önemli zorluklar ile karşılaştıkları, yoksulluğun afet deneyimlerini olumsuz etkilediği, aile ve toplum desteğine kritik düzeyde bağlı oldukları, afet sonrasında barındıkları alanlarda erişilebilirlik ile ilgili önemli zorluklar ile karşılaştıkları, psikolojik dirençlilik düzeylerinin deneyimlerini etkilediği, afet yönetim süreçlerine dahil olamadıkları, çeşitli sebepler ile sorunlarını ifade etme konusunda zorlandıkları tespit edilmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Ülkelerin afetlere karşı dirençliliğine etki eden faktörlerin coğrafi ağırlıklı regresyon ile belirlenmesi
Sefa Mızrak
Doğal ve teknolojik afetlerin insan, çevre, ekonomi ve sosyal hayat üzerindeki etkileri bilim ve teknolojik gelişmeler yardımıyla önlenebilir. Özellikle uluslararası yapılan bilimsel çalışmalar afetlerin yapısının, özelliklerinin ve etkilerinin daha iyi anlaşılmasını sağlar. Böylece ulusal ve uluslararası düzeyde afetlerin zararları azaltılarak afet sonrası daha dirençli bir toplum inşa edilebilir. Bu çalışmanın amacı ülkelerin afetlere karşı dirençliliğine etki eden faktörleri araştırmaktır. Çalışmada 181 ülkenin 2018 ve 2019 yılındaki verileri analiz edilerek afetlerden toplam etkilenen kişi oranı bağımlı değişken olarak ve ülkelerin gelişmişlik düzeyini gösteren faktörler bağımsız değişken olarak kullanılmıştır. Veriler genel ilişkileri ortaya çıkaran En Küçük Kareler Regresyon Analizi ve bölgesel ilişkileri gösteren Coğrafi Ağırlıklı Regresyon Analizi kullanılarak ArcGIS 10.7 programı yardımıyla analiz edilmiştir. Sonuç olarak, genel modelde 2018 yılında zorunlu eğitim süresi afetlerden toplam etkilenen kişi oranını pozitif ve anlamlı olarak yordayan tek değişkendir. Afetlerden etkilenen kişi oranını 2019 yılında yeni doğan ölüm oranı ve işsizlik pozitif ve anlamlı olarak yorduyorken, kent nüfus oranı negatif ve anlamlı olarak yordamıştır. Bütün bağımsız değişkenlerin afetlerden etkilenen toplam kişi oranı üzerindeki etkisi zamana ve bölgeye bağlı olarak değişmektedir. Bu çalışmanın sonucunun afet risk azaltma çalışmalarında sorumlu olan ulusal ve uluslararası kuruluşların daha etkili ve verimli afet planları yapmalarına katkı sağlaması beklenilmektedir. Ayrıca, çalışmanın yöntemi ve yaklaşımı afetlerle ilgili çalışan bilim insanlarına fikir verecektir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde çalışan personelin afetlere hazırlık algılarını belirlemeye yönelik ölçek geliştirme: Metodolojik bir çalışma
Bahadır Tercan
Bu çalışmada hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde çalışan personelin afetlere hazırlık algılarını geçerli ve güvenilir bir şekilde değerlendirebilecek Yapısal Eşitlik Modellemesi doğrultusunda bir ölçek geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmacı tarafından, afet ve acil durumlara hazırlıkla ilgili literatür doğrultusunda 71 maddeden oluşan bir madde havuzu oluşturulmuştur. Bu madde havuzu, ilgili uzman görüşüne sunulmuş ve yapılan değerlendirmeler sonrası 55 maddeden oluşan taslak ölçek formu oluşturulmuştur. Taslak ölçek formu Nisan 2021-Mayıs 2021 tarihleri arasında Erzincan ve Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde çalışan 312 personele uygulanmıştır. Veri analizi SPSS 23.0 ve AMOS 24.0 programı kullanılarak yapılmıştır. Katılımcıların ölçek ifadelerine verdikleri birinci ve ikinci cevaplar arasında kuvvetli ve pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur (r=0,768, p<0,001). Madde-toplam korelasyonu sonucunda madde sayısı 52'ye düşmüştür. Taslak ölçeğin yapı geçerliliğini belirlemek amacıyla Açıklayıcı ve Doğrulayıcı Faktör Analizleri yapılmıştır. Taslak ölçeğin Kaiser Meyer Olkin değeri >0,6 ve Bartlett's test değeri p<0,05 olduğundan açıklayıcı faktör analizinin yapılmasına uygun olduğu belirlenmiş ve analiz sonucunda beş faktörlü bir yapı elde edilmiştir. Faktörler "İstek", "Önem", "Öz-Yeterlilik", "Müdahale Becerisi" ve "Yarar" olarak isimlendirilmiştir. Bu beş faktörlü yapı, doğrulayıcı faktör analizi ile doğrulanmaya çalışılmış ve analiz sonucunda 28 maddeden oluşan 'Hastane Öncesi Acil Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Personelin Afetlere Hazırlık Algısı Ölçeği' elde edilmiştir. Ölçeğin Cronbach Alfa değeri 0,925 ile oldukça yüksektir ve alt boyutlar arasında ise bu değer 0,834 ile 0,926 arasında değişmektedir. Ölçekten elde edilen puanın artması daha iyi afetlere hazırlık algısının olduğunu göstermektedir. Ölçek, hastane öncesinde acil sağlık hizmetlerinde çalışan personelin afetlere hazırlık düzeylerini değerlendirebilen bir ölçek olarak kullanılabilir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Tüketiciden tüketiciye elektronik ticarette (C2C) çevrimiçi ikinci el ürün satın alma motivasyonlarının sürdürülebilir tüketim davranışı ve çevrimiçi tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkileri ve elektronik ağızdan ağıza pazarlamanın aracılık rolü
İbrahim Avcı
Uzun bir geçmişe sahip olan ikinci el ürünler, son yıllarda daha popüler hale gelmiş ve tüketiciler tarafından daha çok satın alınmaya başlanmıştır. İlk başlarda fiziki olarak bit pazarları, spotçu çarşıları, açık arttırma dükkanları gibi fiziki mekanlardan satın alınan ikinci el ürünlerin özellikle internet teknolojisi alanında yaşanan gelişmelerle beraber, elektronik platformlarda da satın alınmaya başlamıştır. Tüketiciden tüketiciye elektronik ticaret (C2C) şeklinde gerçekleşen ikinci el ürün alışverişin temelinde ekonomik, uygunluk ve fikirsel gibi birçok motivasyonlar yer almakta ve tüketiciler sürdürülebilir tüketim kapsamında da ikinci el ürünlere yönelmektedirler. Bu kapsamda araştırmanın amacı çevrimiçi ikinci el ürün satın alma motivasyonlarının sürdürülebilir tüketim davranışı ve çevrimiçi tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkilerini belirlemek ve bu etkilerde ağızdan ağıza pazarlama davranışının aracılık rolünü ortaya çıkarmaktır. Bu amaçla araştırmada örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi kullanılmış ve araştırma kapsamında Google Forms üzerinden hazırlanan çevrimiçi anket formu ile 551 çevrimiçi ikinci el müşterisinden veriler toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 21 ve AMOS 24 programları kullanılmış ve araştırma hipotezleri yapısal eşitlik modeli analizleri ile test edilmiştir. Araştırma sonucunda çevrimiçi ikinci el ürün satın alma motivasyonlarından sadece ekonomik ve fikirsel motivasyonların sürdürülebilir tüketim davranışı ve elektronik ağızdan ağıza pazarlama davranışı üzerinde pozitif etkisinin olduğu; çevrimiçi ikinci el ürün satın alma motivasyonlarının tamamının çevrimiçi tekrar satın alma niyeti üzerinde pozitif etkilerinin olduğu, elektronik ağızdan ağıza pazarlama davranışının ise hem sürdürülebilir tüketim davranışı hem de çevrimiçi tekrar satın alma niyeti üzerinde pozitif etkisinin olduğu belirlenmiştir. Araştırmadaki aracılık sonuçları incelendiğinde ise, elektronik ağızdan ağıza pazarlama davranışının çevrimiçi ikinci el ürün satın alma motivasyonlarından ekonomik ve fikirsel motivasyonların çevrimiçi tekrar satın alma niyeti ve sürdürülebilir tüketim davranışı üzerindeki etkilerde kısmi aracılık rollerine sahip olduğu belirlenmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Bankaların Kredi Kalitesi, Kredi Büyümesi ve Sosyal Sermaye İlişkisi: Türk bankacılık sektörü Örneği
Abdulmuttalip Pilatin
Bu çalışmanın amacı, gelişmekte olan Türkiye'de sosyal sermayenin bankaların kredi genişleme stratejisine ve kredi kalitesine herhangi bir etkisinin olup olmadığını ve bu etkinin hangi yönlü olduğunu ortaya koymaktır. Çalışmada 2007-2018 dönemini kapsayan 12 yıllık süre boyunca Türkiye'deki tüm kamu, özel ve yabancı sermayeli mevduat bankalarının il bazında kredi verileri alınarak analizler gerçekleştirimiştir. Çalışmada il bazında toplam kredi büyümesindeki, konut kredi büyümesindeki, ticaret ve endüstri kredisindeki büyümesindeki, inşaat kredisindeki büyümesindeki ve takipteki kredilerin büyümesindeki değişme ile takipteki kredilerin toplam kredilere oranı ve son olarak takipteki kredilerin toplam aktiflere oranı bağımlı değişken olarak kullanılmıştır. Bağımsız değişken olarak sosyal sermaye endeksi kullanılmıştır. Ayrıca alternatif sosyal sermaye değişkeni olarak il bazında organ bağış oranı kullanılmıştır. Sosyal sermaye endeksi oluşturulurken daha önceki çalışmalarda da kullanılan 2 ağ ve 2 norm göstergesinden elde edilen sosyal sermaye değeri kullanılmıştır. Panel veri uygulamalarında incelenen sabit ve tesadüfi etkiler modellerinde otokorelasyon, değişen varyans ve birimler arası korelasyon olup olmadığına göre uygun bir tahminci kullanmak önemlidir. Söz konusu durumlardan birinin, birkaçının veya hepsinin olması durumu, tahmin edilecek modellerle ilgili sapmalı sonuçların ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle gerekli testler yapıldıktan sonra modellerde değişen varyans, otokorelasyon ve birimler arası korelasyon sorunu olduğu tespit edildiği için dirençli tahminci ile katsayı tahmini yapılması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu koşullarda, her üç varsayımdan sapmaya karşı dirençli standart hataları elde etmek için Beck-Katz tahmincisi kullanılmıştır. Çünkü N>T olduğunda Beck-Katz tahmincisi kullanılabilir. Çalışma sonuçları T/N<1 olduğunda daha doğru sonuçlar veren Beck-Katz tahmincisine göre raporlanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, sosyal sermaye (SC1) ile toplam kredilerdeki büyüme, konut kredilerindeki büyüme, ticari ve endüstri kredilerindeki büyüme ve inşaat kredilerindeki büyüme oranı arasında, negatif ve anlamlı bir ilişki olduğu anlaşılmıştır. Yine sosyal sermaye değişkeni (SC1) ile bankaların kredi risk göstergesi olan takipteki kredilerdeki değişim oranı, takipteki kredilerin toplam kredilere oranı ve takipteki kredilerin toplam aktiflere oranı arasında negatif ve anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Türkiye'de yer alan illerde sosyal sermaye seviyesi yükseldikçe banka çalışanlarının ve yöneticilerinin yanı sıra müşterilerinin de fırsatçı davranışları azalmaktadır. Bu sebeple sosyal sermaye seviyesinin yüksek olan illerde bankaların kredi büyümesi daha yavaş ve kredi kalitesi daha düşük bir seviyede gerçekleşmektedir. Bu sonuçlar çalışmanın teorik arka planını oluşturan Temsilci Maliyetleri Kuramı ile Ahlaki Tehlike Kuramı'nı desteklemektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Gelen pazarlamanın ağızdan ağıza pazarlama, marka bilinirliği ve satın alma niyeti üzerindeki etkisi
Ahmet Kırmızıbiber
Geleneksel pazarlama teknikleri teknoloji ile birlikte giderek artan dijital pazarlama için yetersiz kalmıştır. Dijital pazarlama işletmelere yeni fırsatlar sunarken yeni tekniklerin uygulanmasını da gerekli kılmıştır. Bu tekniklerden bir tanesi de gitgide değeri artan Gelen Pazarlamadır. Bu çalışmanın amacı, gelen pazarlamanın tanımının yapılarak, önemini ve pazarlama çabaları üzerindeki etkilerini belirlemenin yanı sıra ağızdan ağıza pazarlama ile marka bilinirliğinin satın alma niyeti üzerindeki etkilerini belirlemektir. Casas'ın Gelen Pazarlama Modeli çalışmasının temelini oluşturmaktadır. Bu modele "Canlı iletişim" ve "Marka Bilinirliği" değişkenleri eklenerek gelen pazarlama modeli geliştirilerek farklı bir bakış açısı kazandırılmıştır. Araştırma kapsamında alışveriş kararı vermeden önce internet üzerinde bilgi arayışında bulunan tüketiciler dikkate alınmıştır. Araştırmanın örnek büyüklüğü, bu tüketicilere ulaşmak için anketin başında yer alan eleme sorusuna "Hayır" cevabı verenler ile hatalı doldurulan anketlerin elenmesi sonucu 499 olarak belirlenmiştir. Kullanılan ölçeklerin güvenilirliği Cronbach Alfa Katsayısı ile ölçülmüştür. Geçerlilikleri ise, Faktör Analizi yöntemi ile test edilmiştir. Güvenilirlik ve geçerlilik analizinden sonra kurulan hipotezler analiz edilmiştir. Doğrulayıcı Faktör Analizi ile uyum değerleri kontrolünün ardından Yapısal Eşitlik Modeli analiz için kullanılmıştır. Elde edilen analiz sonuçlarında; gelen pazarlama elemanlarının (görünürlük yönetimi, aktif dinleme, topluluk oluşturma ve canlı iletişim) ağızdan ağıza pazarlama, marka bilinirliği ve satın alma niyeti üzerinde olumlu yönde etkili olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca araştırma kapsamında araştırılan marka bilinirliği ile ağızdan ağıza pazarlamanın satın alma niyeti üzerinde olumlu etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Elektronik hizmet ortamının marka değerine etkisinde ağızdan ağıza iletişimin aracı ve düzenleyici etkileri
Mahmut Koçan
Uluslararası marka değerleme şirketi Brand Finance tarafından 2021 yılında yayınlanan en güçlü küresel markalar arasında Amazon, Tmall gibi elektronik ticaret perakende markaları yer almaktadır. Bu bağlamda çalışma elektronik ticaret sektöründe yer alan sadece online-pazaryeri ve işletmeden tüketiciye satış yapan web sitelerinin hizmet ortamları ve marka değerini incelemek açısından önemlidir. Bu çalışmanın temel amacı, elektronik ticaret yapmakta olan sadece online-pazaryeri ve işletmeden tüketiciye satış yapan web sitelerinin hizmet ortamlarının marka değerine etkisinde elektronik ağızdan ağıza iletişimin aracı ve düzenleyici rolünü saptamaktır. Ayrıca, elektronik hizmet ortamının elektronik ağızdan ağıza iletişim ve marka değerine, elektronik ağızdan ağıza iletişimin de marka değerine etkisini belirlemektir. Araştırmada son altı ay içinde internetten ürün satın alan tüketicilerden kullanılabilir 402 anket elde edilmiştir. Elektronik hizmet ortamı, marka değeri ve elektronik ağızdan ağıza iletişim ölçeklerinin güvenilirliği, geçerliliği ve araştırma hipotezlerinin test edilmesinde SPSS ve AMOS programları kullanılmıştır. Sonuç olarak elektronik hizmet ortamının marka değeri ve elektronik ağızdan ağıza iletişimi etkilediği, elektronik hizmet ortamının marka değeri üzerine pozitif yönde etkisinde elektronik ağızdan ağıza iletişimin kısmi aracılık rolünün bulunduğu tespit edilmiştir. Elektronik hizmet ortamının (eğlence değeri, kullanılabilirlik, bilginin uyguluğu, özelleştirme ve etkileşim) marka değeri üzerine etkisinde elektronik ağızdan ağıza iletişimin düzenleyici rolünün olduğu saptanmıştır. Bu sonuçlar çerçevesinde elektronik hizmet ortamının geliştirilmesiyle hem marka değerinin hem de elektronik ağızdan ağıza iletişimin olumlu yönde etkilenebileceği söylenebilir. Aynı zamanda, elektronik ticaret markaları tüketicinin önerileri ve isteklerini göz önüne alarak elektronik hizmet ortamlarını düzenleyebilir ve eksiklerini giderebilir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Hastanelerin afetlere hazırlık durumlarının belirlenmesi
Murat Semerci
Afetler dünya çapında görülen önemli konulardan biri haline gelmiş, yaşayan topluma ve çevreye büyük kayıplar verdirmiştir. İnsanlığın başlangıcından beri afetler insanları olumsuz etkilediğinden yanıt olarak bireyler ve toplumlar afetlerin olumsuz sonuçlarını ve afete maruziyetlerini azaltmak için birçok girişimde bulunmuşlardır. Günümüzde de afetlere hazırlıklı olabilmek, zarar verici etkilerine karşı mücadele edebilmek için hastaneler acil durum ve afet planları geliştirmişlerdir. Bu çalışmanın amacı ülkemizdeki hastanelerin afetlere hazırlık durumlarını Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) hazırlamış olduğu rehber kılavuz kullanarak belirlemektir. Bununla birlikte hastanelerin afetlere hazırlık durumlarının, hastanenin mülkiyeti, rolü, yatak kapasitesi vb. özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek çalışmanın bir diğer amacıdır. Sağlık Bakanlığı'na (SB) bağlı hastaneler çalışmanın evrenini oluşturmakta, örneklem olarak 210 hastane seçilmiştir. Çalışma sonucunda hastanelerin puan ortalamasını 156,83±21,43 olduğu, en yüksek puan ortalaması oranının komuta kontrol (12,93±1,37), en düşük puan ortalaması oranının insan kaynakları (22,48±4,80) alt boyutlarından alındığı belirlenmiştir. Hastanelerin özelliklerine göre değerlendirildiğinde sadece hemşire başına düşen günlük hasta sayısına göre afetlere hazırlık toplam puanlar arasında anlamlı bir farklılık olduğu ve hastanelerin diğer özelliklerine göre bazı alt boyutlar arasında anlamlı bir farklılık belirlenmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Türkiye'de coğrafi bilgi sistemi tabanlı yatırım teşvik politikalarının oluşturulması
Seda Sağlamyürek Taşdemir
Teşvikler, ekonomi politikalarının yürütülmesinde en önemli araçlardandır. Uzun yıllardır yaygın bir şekilde uygulanan yatırım teşvikleri, Türkiye'deki teşvik sisteminin omurgasını oluşturmaktadır. Bu yüzden yatırım teşviklerinin iyi yönetilmesi ve finansal açıdan geri kazanımlar sağlayacak şekilde dağılımının yapılması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı CAR yöntemine göre Türkiye teşvik haritasının yeniden belirlenmesidir. Çalışmanın amacı doğrultusunda Türkiye'nin yürürlükteki teşvik politikaları değerlendirilerek oluşturulan teşvik haritaları ile teşvik alan illerin yatırım durumları analiz edilmiştir. Çalışmanın analizi için Türkiye'deki illerin 2018 ve 2019 yıllılarındaki verileri kullanılmıştır. İllerin 2020 yılı verilerinin bir kısmına pandemi nedeni ile ulaşılamadığından karşılaştırmalarda 2019 yılı verileri baz yıl olarak kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda illerin enerji, tarım ve ihracat teşvik haritaları mevcut yatırım teşvik haritası ile karşılaştırılarak öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yatırım Teşvik Bölgeleri, Türkiye Yatırım Teşvik Haritası, Coğrafi Ağırlıklı Regresyon Analizi, Coğrafi Bilgi Sistemleri
- Doktora TeziAçık Erişim2021Coğrafi bilgi sistemi tabanlı ekonomik ve finansal risk analizi: Avrupa ve Orta Asya örneği
Yusuf Kalkan
Çalışmanın amacı; ICRG rating kuruluşunun belirlediği ekonomik ve finansal riski oluşturan her bir faktörü farklı bir sınıflandırma tekniği kullanarak risk sınıflandırması yapmak ve bu sınıflandırmaya göre ülkerin tematik haritalarını oluşturarak karşılaştırmaktır. Diğer amaç ise ICRG rating kuruluşunun belirlediği ekonomik ve finansal risk faktörlerine göre ülkelerin, Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) analiz tekniklerinden biri olan coğrafi ağırlıklı regresyon yöntemini kullanarak dinamik ve görsel sonuçlar ortaya koyacak şekilde ekonomik ve finansal risk haritalarını oluşturmaktır. Bu amaç doğrultusunda International Country Risk Guide (ICRG) derecelendirme kuruluşunun ülke riski modeline göre ülke riski kategorilerinden ekonomik ve finansal riskin içinde yer alan 10 faktör kullanılmıştır. Ekonomik riski belirleyen faktörler; kişi başına düşen GSYİH, reel GSYİH artışı, enflasyon oranı, GSYİH'nın % olarak bütçe dengesi, GSYİH'nın % olarak cari hesap değişkenleri kullanılmıştır. Finansal riski belirleyen faktörlerde ise GSYİH'nın % olarak dış borç, mal ve hizmet ihracatının % olarak dış borç, mal ve hizmet ihracatının % olarak cari hesap, ithalat yapıldığı aylarda net uluslararası likidite, döviz kuru istikrarı değişkenleri kullanılmıştır. Çalışmada 2018 ve 2019 yıllarını kapsayacak şekilde Avrupa ve Orta Asya'daki 48 ülke belirlenmiştir. Çalışmada bu parametreler kullanılarak Avrupa ve Orta Asya'daki 48 ülkenin 2018 ve 2019 yılları için ekonomik ve finansal risk haritaları, coğrafi ağırlıklı regresyon (CAR) analizi ile oluşturulmuştur. CAR analizi için ArcGIS 10.8 programından yararlanılmıştır. Araştırma kapsamında yer alan değişkenler CAR analizi yapılmadan önce mekansal otokorelasyonun temel ölçümü olarak Moran's Indeks analizi yapılmış ve ekonomik ve finansal risk bağımlı değişkenlerinin p-değerleri 0,05 anlamlılık düzeyinden küçük olması nedeniyle istatiksel açıdan anlamlı ve pozitif otokorelasyona yani mekansal bağımlılığa sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca kurulan modellerin performansını gösteren düzeltilmiş R2 değerlerinin hem 2018 hem de 2019 yıllarında 0,999 olduğu ve bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkenleri %99,9 gibi yüksek bir oranda açıkladığı tespit edilmiştir. CAR analizi sonuçlarına göre incelenen ülkelerin risk düzeyi beş sınıfa (çok yüksek risk, yüksek risk, orta düzey risk, düşük risk ve çok düşük risk) ayrılmış ve CAR analizi sonucunda elde edilen ekonomik ve finansal risk puanalarının tahmini (predicted) değerlerine göre risk haritaları oluşturularak daha dinamik, anlamlı ve görsel sonuçlar ortaya konmuştur. Çalışmada elde edilen CAR analizi sonuçlarının ekonomi ve finans alanında CBS tabanlı uygulamaların kullanılabileceği görülmüş ve bu doğrultuda ülkelerin ekonomik ve finansal riskini belirlemede literatüre disiplinler arası yeni bir bakış açısı kazandırılmıştır.
