Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2025
    Air pollution and premature deaths: A panel analysis of PM2.5 effects in Europe

    Tümay, Muhammed

    This research investigates air pollution's health and economic implications, focusing on the effect of fine particulate matter (PM2.5) on premature death in the European Union (EU)-27 countries from 2007 to 2019. It employs a robust fixed-effect (FE) panel regression to analyze the data. The study considers various economic and demographic factors, including healthcare expenditure as a percentage of GDP, income distribution, healthy life expectancy at age 65, fertility rates, and total deaths. The analysis reveals that a 1% increase in PM2.5 causes a significant 1.9% rise in premature deaths. These findings urge policymakers to limit air pollution and its destructive impact on public health. The results highlight the need to integrate environmental health interventions into economic policies to protect and improve population well-being. It also adds to the existing economic literature on environmental degradation and its impact on health.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Kaş İlçesinin (Antalya) Nüfus Özellikleri

    Yurdigül, Kürşat

    Nüfus, doğum ve ölümler ile göçlere bağlı olarak değişimleri içeren bir olgudur. Nüfus, hareketli bir yapıya sahip olup bulunduğu yerin konumuna göre değişkenlik göstermektedir. Doğum-ölümlerin yanı sıra göçler nüfus değişkenliğinde önemli rol oynamaktadır. Aktif olarak göç alan ve göç veren bölgelerde nüfus hareketli bir yapıya sahip olmaktadır. Nüfusun değişkenlik göstermesindeki diğer faktörler beşeri ve ekonomik özelliklerdir. Nüfusun, değişime uğramasındaki diğer etkiler ise salgın hastalıklar, savaşlar, doğal afetler gibi olaylar da nüfus özellikleri üzerinde oldukça etkilidir. . Nüfusu etkileyen bir diğer unsur sosyo-ekonomik özelliklerdir. Sosyo-ekonomik özellikler nüfusun nitelik ve niceliğine doğrudan ya da dolaylı etki etmektedir. Bu yüzden nüfus hareketleri çeşitli faktörlere bağlı olarak yıldan yıla farklılık gösterebilir. Nüfus özellikleri zaman içerisinde değişikliğe uğrayan ilçelerden biri olan ve çalışma alanını oluşturan Kaş, Antalya’ya bağlı bir ilçe olup, Akdeniz Bölgesi’nin Antalya Bölümü’nde yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı Kaş ilçesinin geçmişten günümüze kadar olan nüfusundaki değişimleri ve hareketleri ile Kaş’ın nüfus özelliklerini ortaya koymaktır. Araştırma sahasını oluşturan Kaş, tarihi çok eskilere dayanan bir yerleşme olup geçmişten günümüze nüfus özellikleri değişime uğramıştır. Araştırmada Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) adrese dayalı nüfus kayıt sistemi (ADNKS) verilerine göre nüfus ve göç verilerinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Adrese dayalı nüfus kayıt sistemi (ADNKS) verilerine göre, Kaş ilçesinin nüfusu, 2022 yılında 62.866 kişidir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Üniversite Öğrencilerinin Afet Algı Düzeylerinin Değerlendirilmesi: Örnek Bir Uygulama Çalışması

    Doğan, Onur; Demırag, Ozgül

    Afetler, öngörülmesi zor ve çeşitli şekillerde ortaya çıkan, çoğu zaman tahribat gücü yüksek önemli doğal-doğal olmayan olaylardır. Deprem, taşkın, kuraklık, büyük endüstriyel kazalar, kıtlık, teknolojik kazalar, salgınlar vb. geçmişten günümüze insanoğlunun maruz kaldığı büyük afet türlerinden yalnızca birkaçıdır. Son yıllarda gerek Türkiye’de (Düzce-deprem, 1999; Giresun-Dereli-sel-taşkın, 2020; Kahramanmaraş-Pazarcık-deprem, 2023) gerekse dünyanın diğer birçok bölgesinde (Sumatra-tsunami, 2004; Ekvador-deprem, 2016; ABD-hortum-fırtına, 2023) çeşitli afet olayları yaşanmaktadır. Afetlerin etkisi çoğu zaman bir bölge ile sınırlı kalmayıp geniş bir alana yayılım gösterebilmektedir. Nitekim afet öncesinde alınabilecek çeşitli tedbirler sayesinde bu tahribatın etkisi bir noktada azaltılabilir. Örneğin bölgesel risklerin tespit edilmesi, erken uyarı sistemleri, kriz yönetimi, acil eylem planları, vb. bu tedbirler kapsamında değerlendirilebilir. Bir diğer önemli husus ise toplumun afet farkındalık düzeylerinin artırılmasıdır. Özellikle afet risk haritası çıkarılmış bölgelerde bu tür farkındalık artırma çalışmaları yapılarak toplumun afet karşısında göstereceği tepki daha kontrollü ve bilinçli hale getirilebilir. Bahsi geçen hususlar bu çalışmanın ana hedefini oluşturmaktadır. Bu çalışma, Gümüşhane Üniversitesi merkez kampüs öğrencilerinin afet farkındalık düzeylerinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmış bir çalışmadır. Çalışmada elde edilen veriler SPPS 25 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada afet risk algısını ölçmeye yönelik 5’li Likert kullanılmıştır. Çalışmada, frekans analizi testi, Kruskal Wallis testi ve Mann Whitney U testi yapılmıştır. Analiz sonucunda %5 anlam düzeyinde (p<0,05) analiz edilmiş olup tablolarda aritmetik ortalama, standart sapma ve birey sayısı yüzdesi şeklinde belirtilmiştir. Buna göre non-parametrik Mann Whitney-U testi sonucun-da, gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Öğrencilerin afet risk algısı alt boyutu puanlarının cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek üzere yapılan non-parametrik Mann Whitney-U testi sonucunda gruplar arasında afete maruz kalan grup lehine istatistiksel açıdan p<0,05 düzeyinde anlamlı bir farklılık saptanmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2024
    Evaluatıon of provınces ın türkiye wıth health ındıcators by densıty-based spatıal clusterıng analysıs

    Şimşek, Ahmet Bahadır

    This study aims to evaluate the health resource distribution of provinces in Turkey using DBSCAN cluster analysis method. The optimum values of DBSCAN parameters (epsilon and minPts) were tested by simulation and the clustering silhouette value was taken as the basis for selecting the appropriate parameter set. The results of the descriptive statistical analysis of the dataset show a high coefficient of variation, indicating inequalities in the distribution of health resources. By dividing provinces into two clusters, the study reveals the similarity of local dynamics in the inequality of resource distribution. The findings provide important insights for relevant stakeholders to address the disparities between provinces in Turkey. The fact that the study adopts a method other than the hierarchical and k-means clustering methods dominant in the literature and that the codes of the algorithm are shared in Python language broadens the horizons of the relevant researchers and increases the transparency and reproducibility of the study.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2024
    Investigating the validity of the gibrat law at the provincial level in Türkiye: parametric and semiparametric panel data models

    Zuhal, Mustafa; Kızılarslan, Şaban

    The growth of cities is closely linked to the overall economic growth of nations. Especially in urban planning, predicting and modelling the growth trajectory of cities is crucial for ensuring sustainable economic growth. The growth of cities brings with it many social and economic gains, but it also increases many economic and social demands. The growth of cities is analysed based on geographical foundations, the assumption of increasing returns, and the random growth approach. The growth of cities is usually discussed in terms of three different models. The random growth approach is called Gibrat's law, and this approach allows cities to be analysed empirically. Gibrat’s law is analysed comparatively with parametric analyses as well as nonparametric and semiparametric models. This study aims to examine the validity of Gibrat's law at the provincial level in Türkiye using parametric and semiparametric panel data models. The study utilizes annual data from 2007 to 2019 at the provincial level. The analysis reveals that parametric models provide weak evidence for the validity of Gibrat's law, while semiparametric models provide stronger evidence.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2024
    Assessment of türkiye's provınces wıth health ınfrastructure ındıcators usıng descrıptıve analysıs and health ındex

    Şimşek, Ahmet Bahadır

    Health systems assessment is critical to ensure the sustainability of health services. The interest of researchers in analysing health systems, which intensified during the pandemic, is motivated by the opportunity to identify weaknesses and propose changes. Health systems analyses provide valuable feedback for policy makers, especially in developing countries, which struggle with obstacles such as limited resources, financial constraints and deficiencies in health infrastructure. As a developing country, Türkiye has been striving to ensure equal access to health services through its health transformation programme. In the last decade, developments such as the increase in Syrian migrants and economic contraction have negatively affected this effort. This situation motivates the need to analyse the current situation in the Turkish health system and provide suggestions for improvement. The literature on the Turkish health system mostly focuses on broad health system indicators such as health service accessibility, efficiency, quality and user satisfaction. This study focuses on assessing the accessibility of health infrastructure resources. In the study, health infrastructure indicators related to the Turkish health system are evaluated on a province basis for the period from 2012 to 2021. The evaluation is based on the descriptive statistics of the dataset and the province-based health index. The findings show changing trends and gaps in access to health services with the increase in population in the period 2012-2021. Some variables (e.g. population per hospital and population per bed) show low variances, while others (e.g. population per intensive care bed) show large differences. These differences may indicate unequal development and investment in health infrastructure. For policy makers, they emphasise the need to develop policies to address these inequalities and to distribute resources equitably. Analysing the health index values shows inequalities in access to health resources in different provinces of Türkiye as a score. In particular, while some provinces such as Isparta and Bolu stand out with consistently high index scores, lower index scores in other provinces such as Şanlıurfa, Mardin, Ağrı and Şırnak indicate that inequalities in access to health services are faced. This index identifies changes and gaps in the distribution of health resources and shows policy makers priority areas for intervention.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2023
    Türkiye’de COVID-19 Aşı Kararlarını Etkileyen Faktörlerin İncelenmesi

    Çıçen, Yıldırım Beyazıt

    Bu çalışmada, Türkiye'de COVID-19 pandemisinde bireylerin aşı yaptırma kararını etkileyen faktörler araştırılmıştır. Pandemide toplumun aşıya karşı tutumu enfeksiyonun yayılmasında temel etkendir. Bu nedenle, hangi demografik faktörlerin aşı tercihinde etkili olduğunun bilinmesi önemlidir. Diğer yandan pandeminin ekonomik büyüme, işsizlik ve enflasyon gibi iktisadi göstergeler üzerinde olumsuz etkileri olmuştur. 2023 yılı itibariyle iktisadi alandaki olumsuz etkilerin tam anlamıyla düzelmemiş olduğu gözlenmektedir. Bu araştırma, anket yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Anket, pandeminin devam ettiği 2022 yılının Mayıs ayında yapılmıştır. Çevrimiçi platform ortamında sunulan anket çalışmasına 327 kişi katılım sağlamıştır. Anket sonuçlarına göre aşı olmayanlar, temel olarak aşının hızlı geliştirilmesi ve etkinliğinin şüpheli olması sebebiyle aşı olmamıştır. Aşı olmayan bireylere aşı olmaları karşılığında ücret teklif edildiğinde %95’i bu teklifi reddetmektedir. Aşı olanlar, başta kendi ve aile sağlığını korumak için aşı yaptırmıştır ve ağırlıklı olarak Biontech aşısını tercih etmiştir. Aşının ücretli olması durumunda katılımcıların %33’ü aşı olmamayı tercih etmektedir. Yapılan istatistiksel analize göre yaş gruplarında ve İBBS1 bölgesi ikametgahında anlamlı farklılık bulunmaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2023
    Giresun Şehrinde Okullara Erişimin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ile Analizi

    Deniz, Mehmet; Üzülmez, Mehmet; Gürçeşme, Mustafa

    Günümüz şehirleri gürültülü, kalabalık ve motorlu araçların çokluğuyla beraber insan sağlığı için tehlikeler oluşturmaktadır. Böyle şehirlerde mesafe olarak erişilmesi zor olan okullarda eğitim görebilmek bu durumu daha da tehlikeli hale sokmaktadır. Bu sebeple ülkemizde Mekânsal Planlar Yönetmeliği çerçevesinde okullara erişebilirliğin mesafeleri okul seviyelerine göre belirlenmiştir. Günümüzde teknolojinin gelişmiş olmasıyla birlikte Coğrafi Bilgi Sistemleri de gelişmiş ve söz konusu sistemlerde kullanılan programlarla erişebilirlik analizleri yapılarak en uygun mesafeler ortaya konmaktadır. Bu çalışmada da Giresun şehrinde binaların anaokulu, anasınıfı, ilkokul, ortaokul ve liselere olan mesafelerin yönetmeliğe göre uygunluğu analizlerle ortaya konmuştur. Çalışmada kullanılan okulların lokasyonları Millî Eğitim Bakanlığı’nın web sitelerinden, binaların konumları ise Giresun Belediyesi’nden temin edilmiştir. Analizlerin yapımında Coğrafi Bilgi Sistemleri programlarından biri olan ArcGIS adlı programının hizmet alanı (service area) modülünden faydalanılmıştır. Çalışmada Giresun şehrine ait 28 mahalledeki konutların okullara erişebilirliği analiz edilmiştir. Yapılan çalışmadaki sonuçlara göre şehirdeki binaların erişim uygunluğu ortalama olarak anaokullarına %21, anasınıflarına %37,4, ilkokullara %39,6, ortaokullara %70,2 ve liselere %93 şeklinde çıkmıştır. Okul seviyelerinin artmasıyla birlikte yürüme mesafelerinin de artması şehirdeki erişim uygunluğunu arttırmıştır. Ancak Giresun şehrinde okulların mekânda düzensiz dağılımı pek çok binanın erişebilir mesafeler dışında kaldığını göstermiştir. Şehirde okullara yönetmelik çerçevesinde uygun mesafe yönünden erişimi problem olan binaların olduğu bölgelerde yeni okulların yapımı buna çözüm olacaktır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleYalnız künye2022
    The economic growth effect of inflation and unemployment: a practice for nuts 2 regions of turkey

    Sancar Özkök, Canan; Polat, Melike Atay

    In this study, whether there is a relationship between unemployment, inflation, and economic growth was analyzed at a scale of both 26 NUTS 2 regions of Turkey, in general, using the panel data method for the period between 2007 and 2018. According to the Pooled Mean Group (PMG) estimator results of the study, a 1% increase in the unemployment rate leads to an increase of 0.218% in the economic growth rate in the long term for NUTS 2 regions in general. Furthermore, a 1% increase in inflation leads to a decrease rate of 0.217% in economic growth in the long term. When the PMG estimator results are evaluated in terms of NUTS 2 regions, it was concluded that there is a long-term relationship between the economic growth, unemployment, and inflation variables in NUTS 2 regions of Ağrı, Van, Tekirdağ, Balıkesir, İzmir, Kocaeli, Kayseri, Zonguldak, Kastamonu, Samsun, and Trabzon. On the other hand, an increase in the inflation rate in NUTS 2 regions of Malatya, Şanlıurfa, İstanbul, Konya, Antalya, Hatay, Kırıkkale, and Trabzon has a negative effect on economic growth. Moreover, the results that were obtained for NUTS 2 regions of Erzurum, Gaziantep, and Mardin conclude that increases in the inflation rate have a positive effect on economic growth in the long term. Finally, it was put forward that the increases in unemployment rates in NUTS 2 regions of Malatya, Şanlıurfa, İstanbul, Aydın, Bursa, Kocaeli, Antalya, Kırıkkale, and Trabzon decreases the economic growth, as also indicated by the results. The results of the study put forward the necessity of economic policy practices that take into consideration the development structure of NUTS 2 regions as well as the relationships among variables in fighting against unemployment and inflation and in achieving targeted growth rates.

  • Derleme MakaleAçık Erişim2022
    Kanser Hastalarında Görülen İnsomnia Tedavisinde Bilişsel Davranışçı Grup Terapilerin Etkililiğinin Değerlendirilmesi: Bir Meta-Analiz Çalışması

    Türkkan, Tuğba; Bülbül, Kenan; Odaci, Hatice

    İnsomnia (uykusuzluk), uyku bozuklukları içerisinde en yaygın görülen durumlardan birisi olup, bireylerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir sağlık sorunudur. İnsomnia, kanser hastalığının her döneminde görülmekle birlikte özellikle ileri evre hastalarda daha sık görülmektedir. Bu çalışmanın amacı kanser hastalarında görülen insomnia tedavisinde bilişsel davranışçı yaklaşıma dayalı grup terapilerinin etkinliğini değerlendirmek üzere mevcut literatürde yer alan kontrollü denemeleri sistematik olarak analiz etmektir. Bu kapsamda “bilişsel davranışçı grup terapisi” bağımsız değişken olarak; “insomnia” ise bağımlı değişken olarak belirlenmiştir. Alan yazın taraması “bilişsel davranışçı terapi”, “bilişsel davranışçı grup terapi”, “kanser”, “insomnia”, “uykusuzluk”, “kognitif müdahale”, ‘kognitif terapi”, “grup terapi”kelimeleri ve bu kelimelerin İngilizce karşılıkları kullanılarak yapılmıştır. Belirlenen ölçütlere dayalı olarak 12 adet deneysel araştırmanın meta-analize dâhil edilmesine karar verilmiştir. Çalışmaların etki büyüklüklerinin hesaplanmasında Comprehensive Meta Analysis istatistik programı kullanılmıştır. Yürütülen meta-analiz sonucunda etki büyüklükleri hesaplanan çalışmaların tamamının negatif etkiye sahip olduğu bulgulanmıştır. Ayrıca araştırma sonuçları Bilişsel Davranışçı grup terapilerinin kanser hastalarında görülen uykusuzluk probleminin tedavisinde geniş bir etki büyüklüğü (Hedge g=-1,405) bulunduğunu ortaya koymuştur. Bu araştırmaların sonuçları bilişsel-davranışçı yaklaşıma dayalı grup terapilerin kanser hastalarında görülen insomnia düzeylerinin azalmasına katkı sağladığını göstermektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2022
    Türkiye’de Sağlık Göstergelerine Göre İstatistik Bölgelerin Kümeleme Analizi İle Sınıflandırılması

    Köse, Aslı

    Bu çalışmanın amacı 2019 yılı sağlık hizmeti talep, üretim ve kapasite boyutlarındaki verilere göre istatistik bölgelerin hiyerarşik kümeleme analizi ile değerlendirilmesidir. 2019 sağlık istatistiği yıllığındaki bu boyutlardaki veriler farklı ölçüm oranlarına sahip olduğundan standartlaştırılmış Z değerleri alınmış ve analizler SPSS for Windows 15.0 programı ile yapılmıştır. Hiyerarşik kümeleme analizinde aglomeratif hiyerarşik kümeleme ile Ward’s yöntemi seçilmiştir. Araştırmada 12 istatistik bölgeye ait veriler 3 boyutta ayrı ayrı ve birlikte değerlendirilmiştir. Her bir değerlendirmeye ait aglomeratif tablo ve ağaç diyagramına göre küme grupları belirlenmiştir. Sağlık hizmeti talep, üretim ve kapasite boyutlarında ayrı ayrı ve birlikte değerlendirme aşamalarında istatistik bölgeler 3 kümede gruplanmıştır. İstatistik bölgelerin kümelenmesinde coğrafi yakınlık, sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi, nüfus yoğunluğu parametreleri belirleyici role sahiptir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2022
    The Effect Of Cigarette Warning Labels On Smoking Cessation Behavior: A Study On Gumushane University Students

    Yılmaz Uğur, Candan

    This study aims to measure the effect of warning labels on cigarette packages on smoking cessation behavior with the variables of attention, negative effect, social interaction, and stimulus thinking within the framework of the paternalistic approach. The study, which included 209 smokers studying at Gumushane University, was analyzed with the structural equation model. The results obtained from the study show that there is a positive and strong relationship between social interaction and stimulus thinking, alert and attention, negative influence and social interaction. In addition, it is seen that the variables of attention, stimulus thinking, negative effect and social interaction have an indirect and statistically significant effect on smoking cessation behavior.

  • MakaleAçık Erişim2021
    Yayla alanlarındaki yapılaşma değişiminin incelenmesi: Gümüşhane örneği

    Doner, Fatih

    Bu çalışmada yayla alanlarındaki yapılaşma değişimi Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Uzaktan Algılama (UA) verilerinin birlikte kullanımıyla incelenmektedir. Gümüşhane ilinde bulunan Ernek, Güvende, Kadırga ve Kazıkbeli isimli dört yayla alanında 2013 ile 2018 yılları arasındaki değişim incelenmiştir. İncelenen yayla alanlarında 2013 ile 2018 yılları arasında yapı sayısının %21.48, yol ağının %6.94 artığı belirlenmiştir. Bu artışın temel sebeplerinin yayla alanlarına yönelik turizm faaliyetleri ve İmar Barışı düzenlemesinin olduğu değerlendirilmektedir. Yayla alanlarının sürdürülebilir kullanımı için koruma-kullanma dengesini gözeten bir arazi kullanım politikasına ve daha etkin bir denetim mekanizmasına ihtiyaç vardır. CBS ve UA verileri yayla alanlarındaki değişimin izlenerek kontrol edilmesi çalışmalarına destek sağlamak için kullanılabilir.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleYalnız künye2021
    Gümüşhane Devlet Hastanesine Başvuran Göçmen Gruplarının Poliklinik Hizmetlerinin ve Maliyetlerinin Analizi

    Cengiz, Sevil; Kıymış, İbrahim

    Bu çalışmanın amacı, Gümüşhane Devlet Hastanesi (GDH)’ne 2014, 2015 ve 2016 yıllarında başvuran göçmen gruplarının demografik özelliklerini (göçmenlerin yaşı, cinsiyeti, tanısı, uyruğu, poliklinik hizmetleri) incelemek ve GDH’ne maliyetlerini (hem yıllara göre maliyet hem de toplam maliyet) tespit etmektir. Çalışmada “Betimsel İçerik Analizi” yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışmada kullanılan veriler GDH’den gerekli izinler alındıktan sonra dijital ortamda dosya şeklinde teslim alınmıştır. Verileri analiz etmek için SPSS 21 paket programı kullanılmıştır. Bu araştırmanın sonucu, sağlık sisteminde göçmen gruplarına yönelik yapılan harcamaların yönetilmesinde ve planlamasında idarecilere, yöneticilere ve karar vericilere fikir verecektir. 2014 yılında göçmen grupların GDH’ne başvuru sayıları 699 iken, 2015 ve 2016 yıllarında ise 977 ve 1445’tir. 2014, 2015 ve 2016 yıllarında göçmen gruplar GDH’ne 3.121 kez başvurmuşlardır. 3 yıl boyunca GDH’ne başvuru yapan göçmen grupların çoğunlukla Afganistan İslam Cumhuriyeti vatandaşları olduğu görülmektedir. 3 yıl boyunca yapılan başvuruların cinsiyet ve yaş durumları incelendiğinde, genel olarak 16-30 yaş grubundaki göçmenlerin ve kadınların başvuru yaptığı görülmektedir. Göçmen grupların GDH’ne en çok Kas-İskelet ve Bağ Dokusu Hastalıkları ve Solunum Sistemi Hastalıkları tanısı ile başvurduğu görülmektedir. Ayrıca 2014, 2015 ve 2016 yıllarında en fazla başvuru Acil Polikliniğine olmuştur. Göçmen grupların GDH’ne maliyetleri incelendiğinde; 2014 yılında 32.999,57 TL, 2015 yılında 43.059,04 TL ve 2016 yılında 64.958,37 TL olduğu görülmüştür. 2014, 2015 ve 2016 yıllarında göçmen grupların GDH’ne toplam 141.011,98 TL maliyeti olmuştur. Sonuç olarak her geçen yıl göçmen grupların hastaneye maliyetlerinin ve başvuru sayılarının arttığı tespit edilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2021
    Türkiye’de hanehalkı sigara tüketiminin belirleyicileri

    İpek, Egemen; Ergin, Miraç

    Bu çalışmada, Türkiye’de yerleşik hanehalklarının sigara tüketimini etkileyen sosyo-ekonomik ve demografik faktörlerin 2014 TÜİK Hanehalkı Bütçe Anketi (HBA) verileri üzerinden Çift Eşik ve Tobit yöntemleri yardımıyla belirlenmesi amaçlanmıştır. Sigara tüketimi üzerinde etkisi olduğu düşünülen hanehalkı reisine ait demografik değişkenlerden eğitim seviyesi, medeni durum, cinsiyet ve yaş ile hanehalkı büyüklüğü çalışmada kullanılan sosyodemografik değişkenler olarak belirlenmiştir. Ekonomik değişken olarak ise hanenin bir yıl içinde elde ettiği toplam kullanılabilir gelir seviyesi kullanılmıştır. Kurulan modele ait katsayı tahminleri, katılım ve tüketim kararlarının farklı olduğunu varsayan Çift Eşik tahmin yöntemi ile bu kararları tek bir karar olarak ele alan Tobit tahmin yöntemleri yardımıyla elde edilmiştir. Çalışmadan elde edilen en önemli sonuç sigara tüketim ile katılım kararının farklı olduğu ve bu kararların sigara tüketimi üzerinde farklı etkilere sahip olduğudur. Analiz sonucunda hanehalkına ait demografik ve ekonomik değişkenlerin sigara katılımı üzerindeki etkisi düşük kalırken sigara tüketimi üzerinde önemli etkilere sahip olduğu görülmüştür. Bu durum özellikle katılım ve tüketim kararının ayrı olarak dikkate alınması neticesinde sigara tüketiminin etkilerinin daha detaylı olarak ortaya konulmasını sağlamıştır. Tahmin edilen katsayılar sigara tüketimini azaltıcı yönde en yüksek marjinal etkiye sahip olan sosyoekonomik değişkenlerin olan hane büyüklüğü ve eğitim seviyesi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2021
    2008 global krizinde cinsiyet ve yaş gruplarına göre işşizlik histerisi: türkiye için fourier durağanlık analizi

    Çıçen, Yıldırım Beyazıt

    İktisadi krizler işsizlik oranları üzerinde yukarı yönlü kalıcı etkiler oluşturmaktadır. Literatürde Türkiye’nin işsizlik oranları üzerindeki birçok çalışma işsizlik histerisinin varlığını ortaya koymaktadır. Ancak bu çalışmalarda işsizliği oluşturan veya arttıran alt unsurlar incelenmemektedir. Bu çalışma 2008 global kriz döneminde ortaya çıkan işsizlik histerisinin detaylarını cinsiyet ve yaş grupları açısından analiz etmektedir. Çalışmamızda 2005-2014 yılları arasında aylık işsizlik oranları kullanılmıştır ve 15 yaş üzeri erkek ve kadın yaş grupları Fourier KPSS durağanlık tekniğiyle test edilmiştir. Bulgulara göre erkekler ve kadınlar işsizlikten farklı düzeyde etkilenmekte ve ayrıca bazı yaş grupları işsizlikten etkilenmezken, bazı yaş gruplarında kriz sonrası işsizlik oranlarında artışlar meydana gelmektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleYalnız künye2021
    Demiryolu Yatırımlarının Kişi Başına Düşen Gelir Üzerindeki Etkisinin Analizi: TürkiyeÜzerine Bir Araştırma

    Koç, Pinar

    Ulaşım sektöründeki gelişmelerin, sektörler arasındaki etkileşimi artırmak suretiyle uluslararası faktör hareketliliğine olanak sağlayarak hem ulusal düzeyde hem uluslararası düzeyde ülke ekonomisine katkı sağlaması beklenmektedir. Bu bağlamda, yapım maliyetlerinin diğer sektörlere oranla düşük olması, insan ve çevre sağlığı üzerinde pozitif dışsallıklar sağlaması nedeniyle demiryolu, hem ekonomik büyüme için hem de sürdürülebilir kalkınma için önemlidir. 2003-2019 dönemini kapsayan bu çalışmada, demiryolu yatırımlarının kişi başına düşen gelir düzeyi üzerindeki etkisi kısmi uyarlama modeli kullanılarak analiz edilmiştir. “Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, kısa dönemde demiryolu yatırımlarında meydana gelen % 1’lik artış, kişi başına düşen gelir düzeyini % 0,05 artırırken, uzun dönemde % 0, 29 artırmaktadır. Bu bağlamda, demir yolu yatırımlarında meydana gelen artışların ekonomik büyümeyi destekleyici bir rol oynadığı söylenebilir.

  • MakaleYalnız künye2021
    The determinants of internal migration in underdeveloped provinces of turkey: findings from the panel gravity model (2008-2013)

    Recepoğlu, Mürşit; Değer, Mustafa Kemal

    The objective of this study is to determine the determinants of internal migration, which is considered to be one of the most significant problems of Turkey, empirically with regards to underdeveloped provinces. Thus, panel data analysis based on gravity model, which is frequently used in studies concerning internal migration and international migration, is included in the study. The period of years between 2008 and 2013 is considered in the study based on data existence and analyses are carried out regarding the migrations carried out from underdeveloped provinces to developed, developing and underdeveloped provinces separately. In accordance with the results of panel gravity model used in the study, distance between the provinces, population, real GDP, ratio of graduates from high school or equivalents, amount of SO2 and number of convicts in penal institutions draw attention as the determinants of internal migration in underdeveloped provinces of Turkey. Study also presented significant effects of conterminous cities and cities that are center of attraction on internal migration. Therefore, empirical findings of the study present the necessity of implementation of policies aimed at reducing the regional imbalance in Turkey and of betterment of current policies in order to prevent internal migration.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Kadınların işgücüne katılım oranlarını belirleyen faktörlerin tespitine yönelik bölgesel bir araştırma

    Koç, Pinar; İzgi Şahpaz, Kadriye

    Bu çalışmanın amacı İBBS Düzey 2 kapsamında yer alan 26 bölgede kaba boşanma oranları, eğitim düzeyi, erkek işsizlik oranları ve kişi başına düşen gelirin kadınların işgücüne katılım oranları üzerindeki etkisini analiz etmektir. 2004- 2017 dönemini kapsayan çalışmada dinamik panel veri analizi kullanılmıştır. Analizden elde edilen sonuçlara göre kişi başına düşen GSYİH, eğitim düzeyi ve boşanma oranları ile kadınların işgücüne katılım oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif bir ilişki gözlenmiştir. Kişi başına düşen gelir düzeyindeki %1’lik artış, kadınların işgücüne katılım oranlarını %0.29 artırırken, üniversite mezunu kadın sayısındaki artış, kadınların işgücüne katılım oranlarını %0.44 artırmaktadır. Boşanma oranlarındaki %1’lik artışın ise kadınların işgücüne katılım oranlarını %0.40 arttırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca erkeklerin işsizlik oranları ile kadınların işgücüne katılım oranları arasında negatif ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Buna göre erkeklerin işsizlik oranlarındaki yüzde 1'lik artış, kadınların işgücüne katılım oranlarını yüzde 0,39 oranında azalmaktadır.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleYalnız künye2020
    Lasting Impact of the Crisis on Unemployment in Turkey: The Global Crisis Period

    Çiçen, Yıldırım Beyazıt

    In this paper, we have done hysterical analysis to determine whether the crisis in our country has permanent effects on unemployment. Here, first Harvey, Leybourne and Xiao (2008) linearity test is conducted for the unempoloyment series. Following this test, the Zivot-Andrews (1992) unit root test and the Bai-Perron (1998) multiple structural changes test were used as lineer methods. Also as nonlinear method Kapetanios, Shin and Snell (2003) and Kruse (2011) unit root tests were used. According to all test findings, the global crisis has a hysterical effect on unemployment rates and unemployment has not returned to its pre-crisis level.