Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Baltaci, Cemalettin(9)
- Akar, Zeynep(8)
- Acet, Tuba(7)
- Batan, Nevzat(7)
- Erata, Hüseyin(7)
- Akar, Bülent(6)
- Bayram, Bahri(5)
- Ozcan, Kadriye(5)
- Akpinar, Ozlem(4)
- Düzgün, Azer Özad(4)
- Güzel, Melıh(4)
- Akmeşe, Osman(3)
- Aksakal, Vecihi(3)
- Alataş, Mevlüt(3)
- Ezer, Tülay(3)
- Öz, Mehmet(3)
- Üçüncü, Osman(3)
- Şahin, Bülent(3)
- Akbulut, Omer(2)
- Aliyazicioglu, Rezzan(2)
- Aliyazıcıoğlu, Yüksel(2)
- Aygül, İmdat(2)
- Başoğlu, Aysel(2)
- Can, Zehra(2)
- Demir, Selim(2)
- Deniz, İlhan(2)
- Ilter, Seyda Merve(2)
- Karabulut, Besim(2)
- Kardil, Ugur(2)
- Kaya, Hacer(2)
- Külekçı, Murat(2)
- Kılınç, Kagan(2)
- Okan, Onur Tolga(2)
- Oz, Mehmet(2)
- Saribiyik, Oguz Yunus(2)
- Turan, İbrahim(2)
- Çelik, Hüseyin(2)
- Aksoy, Adem(1)
- Akşit, Zeynep(1)
- Alkan, Ozan(1)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2016Gladiolus italicus Miller Bitkisinin Uçucu Yağının Kimyasal Bileşimi ve Biyoaktif Özellikleri
İlter, Şeyda Merve; Baltaci, Cemalettin; Üçüncü, Osman
Gladiolus italicus Miller (Iridaceae) bitkisinin uçucu yağı GC-FID/MS teknikleriyle analiz edilmiştir. G. italicus uçucu yağında %88.75'lik kısmı oluşturan toplam 34 bileşiğin yapısı aydınlatılmıştır. Palmitik asit (%35.84) ve etil linoleat (%11.62) G. italicus'un uçucu yağının ana bileşenleridir. Bitkiden elde edilen uçucu yağın antimikrobiyal aktivitesi on iki adet gram negatif ve gram pozitif patojen bakteri ve beş mantara karşı araştırılmıştır Uçucu yağın orta derecede antibakteriyal aktivite gösterdiği belirlenirken, antifungal aktiviteye sahip olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca G. italicus'un toplam fenolik miktarı 437.3 GGA/L olarak belirlenmiştir
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2016Gümüşhane Florasında Yabani Olarak Yetişen Rezene (Foeniculum spp.)'lerin Bazı Özeliklerinin Belirlenmesi
Okcu, Melih
Tıbbi ve aromatik bitkiler tıbbi özellikleri, baharat olarak kullanılması, ihracat ürünü olması nedeniyle ekonomik açıdan oldukça önemlidir. Bu araştırma Gümüşhane ve çevresinde yayılış gösteren Foeniculum spp (Rezene) üzerinde karakterizasyon ve kültüre alma çalışmaları şeklinde yürütülmüştür. Çalışma materyali olarak Doğu Karadeniz Bölgesi'nde bulunan Gümüşhane ilinin merkez ve ilçelerinde doğal olarak bulunan rezenelere ait bitkiler, tohumlar ve bitki vejetatif üreme organları çalışmanın materyalini oluşturmuştur. Çalışmada doğadan toplama ve herbaryum oluşturma, morfolojik karakterizasyon, agronomik gözlemler (bitki boyu, sap kalınlığı, dal sayısı, şemsiye sayısı, şemsiyecik sayısı, bin tane ağırlığı) ve kimyasal analizler (uçucu yağ oranı, antioksidan kapasitesi, toplam fenolik içeriği) gibi metodolojiler takip edilmiş elde edilen veriler istatistik programında tanımlayıcı istatistikler ile değerlendirilmiştir. Yapılan çalışma neticesinde Köse dağı lokasyonundan toplanan rezenelerin sahip olduğu bitkisel ve kimyasal özellikler en yüksek çıkmıştır. Bitki boyu 61.88cm, sap kalınlığı 4.66mm, dal sayısı 6.25 adet, şemsiye sayısı 2.71 adet, şemsiyecik sayısı 12.41 adet, bin tane ağırlığı 5.98g, Uçucu yağ oranı %3.09 değerleri ile en yüksek rezenelerin bu lokasyondan elde edilmiştir. Bu çalışma sonucunda rezenelerin rahatlıkla kültürünün yapılabileceği ve agronomik pratiklere çok uygun bir bitki olduğu tespit edilmiştir
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2014Toprak ve akasya ağacı sürgünlerindeki ız / ağır metal dağılımı, Gümüşhane - Türkiye
Vural, Alaaddin
Bu çalışmada Gümüşhane şehir merkezinden geçen karayolu kenarındaki topraklarda ve bu topraklarda yetişmiş akasya (Robinia pseudoacacia L.) ağaçlarının 1-2 yıllık sürgünlerinde ağır metal/iz element birikimleri araştırılmıştır. Topraklardaki ağır metal içerikleri Zenginleşme Faktörü (EF) ve Jeobirikim indeksi (Igeo) parametreleri kullanılarak, bitkilerdeki ağır metal içerikleri ise Biyo Birikim Faktörü (BAF) ile incelenmiştir. Igeo verilerine göre toprağın Cr, Co, Cu, Rb, Sr bakımından kirlenmemiş, V, Ni, ve Zn bakımından kirlenmemiş-orta kirlilikte olduğu, As bakımından orta aşırıca-aşırı kirli, Pb bakımından ise orta-aşırı derecede kirlenmiş olduğu görülmüştür. EF parametrelerine göre ise Cr, Co, Sr ve Baca yok-az derecesinde zenginleştiği, Ni ve Cuca yok-orta derecede, Zn açısından az-aşırı, Asce aşırı-çok aşırı ve Pbca ise az-çok çok aşırı zenginleştiği gözlenmektedir. Akasya sürgünlerinin iz/ağır element içeriklerinin genel olarak akasya için normal değerler içinde olmakla birlikte, Cu, Fe, Mo, Ni, Sr ve Zn konsantrasyonlarının bazı örnek noktalarında normal değerlerin üst sınırlarının üstünde ve/veya bu değerleri aşmış olduğu tespit edilmiştir.
AtıfTR Dizin5
İncele - MakaleYalnız künye2014Scopus SJRQ3Karagöl- Sahara Milli Parkı ndaki (Şavşat-Artvin/Türkiye) Karagöl den yeni desmid kayıtları
Akar, Bülent; Şahin, Bülent
The benthic algal flora of Karagöl Lake (Şavşat, Artvin) was investigated between October 2008 and September 2010.Actinotaenium diplosporum var. americanum, Cosmarium pseudoexiguum, Gonatozygon kinahanii, Staurastrum boreale var.quadriradiatum, S. hantzschii and Staurodesmus dejectus var. apiculatus were recorded for the first time for the desmid floraof Turkey.
AtıfTR Dizin14
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2014Ruminant Beslemede NDF ve ADF'nin Önemi
Tekce, Emre; Gül, Mehmet
Hayvanbeslemedekullanılankabayemleryapısalolan (selüloz,lignin,hemiselüloz)veolmayankarbonhidratlardan (organik asitler, şekerler) oluşur. Monogastrik hayvanlar kaba yemlerdeki bu yapısal karbonhidratları sindiremezken, ruminatlarselülotikmikroorganizmalarsayesindebuyapısalkarbonhidratlarısindirebilmektedirler.Kabayemlerdebulunan yapısal karbonhidratlar NDF (selüloz, hemiselüloz ve lignin) ve ADF (selüloz, hemiselüloz) olarak iki gruba ayrılır. Yapısal karbonhidratların hayvan beslemede kullanımı, ruminatlarda yemden yaralanmanın artırılması ve rumen sağlığının korunması için önemlidir.Nitekim,NDF ve ADF rumintlarda tükürük salgısını teşvikederek rumen pHsının uygun sınırlar içindekalmasınısağlarveböylecemikrobiyalsindirimdegörevalanselülotikveamilolitikbakterilerileprotozoavemayalar içinuygunortamsağlamışolur.RuminatlarınfizyolojikdönemlerinegörerasyonilealmasıgerekenNDFveADFmiktarları, baştaasidozis,laminitis,rumenparaketozisigibidahabirçokçeşitlimetabolikhastalıklarınönlenmesiaçısındanönemlidir. Bu derlemede tüm bu nedenlerden dolayı oluşabilecekekonomikkayıpların önünegeçmekve hayvanların sağlıklı şekilde beslenmesinisağlamakiçinhayvanbeslemedeyapısalkarbonhidratlarınönemianlatılmayaçalışılmıştır
AtıfTR Dizin44
İncele - MakaleYalnız künye2013Antioksidan analiz yöntemleri ve Doğu Karadeniz Bölgesinde antioksidan kaynağı olarak kullanılabilecek odun dışı bazı bitkisel ürünler
Deniz, İlhan; Okan, Onur Tolga; Varlıbaş, Hülya; Oz, Mehmet
Doğu Karadeniz Bölgesi fiziksel ve farklı iklimsel özellikleri sebebiyle büyük bir genetik bitki çeşitliliğine sahiptir. Bu bitkiler, oksijen ve fotonların sebep olduğu oksidatif stresi önleyen potansiyel antioksidan kaynaklarıdır. Antioksidan bileşenlere ilgi son yıllarda artmıştır. Bunun sebebi, antioksidanlarca zengin gıdaların tüketme miktarı artırıldığında farklı dejeneretif hastalıklara yakalanma riskinin azaltılacağına inanılmasıdır. Bu çalışmada Doğu Karadeniz bölgesinde antioksidan kaynağı olarak kullanılabilecek ve ticareti yapılan 10 adet bitki seçilmiştir. Bu bitkilerin antioksidan aktiviteleri ile beraber potansiyel kullanım alanları incelenmiştir. Ayrıca antioksidan aktiviteye sebep olan bileşenler ile antioksidan tayin yöntemleri de tartışılmıştır.
AtıfTR Dizin18
İncele - MakaleYalnız künye2013In vitro Multiplication of Black Mulberry (Morus nigra L.)
Kalkışım, Ö.; Azeri, F. N.; Özdeş, D.; Turan, A.
In this study, which was aimed to determine the multiplication potentially of black mulberry (Morus nigra L.) by tissue culture, in order to standardize an effective protocol oriented to provide multiple shoots of nodal explant obtained from glutton branch of adult tree, the MS mediums, which were enriched with different concentrations and combinations of plant growing regulators, were tried. The MS mediums, at 5 different concentrations of BAP (6-benzylaminopurine; 1.0, 2.0, 3.0, 4.0, 5.0 mg/L) and also a combination of BAP, NAA (naphthalen acetic acid; 0.25 mg/L) and TDZ (Thidiazuron; 0.1 mg/L), were used. After 45 days of inoculation, the regeneration percentage of shoots, the numbers of shoots per explant (shoots/explant), average shoots length (cm), the number leaf per explant (leaf/explant) were determined. The MS medium, supported with BAP (2.0 mg/L), TDZ (0.1 mg/L) and NAA (0.25 mg/L), was the most effective with respect to trunk regeneration and all other parameters. The shoots obtained from in vitro were taken to rooting mediums. In rooting mediums the best rooting percentage and the number of roots per explant were obtained with a combination usage of BAP (1.0 mg/L) and NAA (0.5 mg/L) The data obtained from this study presents a protocol for the serial productions mulberry with tissue culture. On the other hand the results of this study will provide a basis for further studies
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2012Scopus SJRQ2Çoklu doğrusal regresyon ve yapay sinir ağı modellerinin laktasyon süt verimlerine uyum yeteneklerinin karşılaştırılması
Takma, Çiğdem; Aksakal, Vecihi; Atil, Hulya
Bu çalışmada Siyah Alaca ineklerin laktasyon süt verimleri üzerine laktasyon süresi (LS), buzağılama yılı (BY) ve servis periyodunun (SP) etkisi çoklu regresyon ve yapay sinir ağı (YSA) ile modellenmiş ve modellerin uyum yetenekleri karşılaştırılmıştır. Analizler 2006, 2007 ve 2008 tarihlerinde buzağılayan toplam 305 adet Siyah Alaca ineğin ilk beş laktasyonuna ait süt verimleri üzerinde uygulanmıştır. Yapay sinir ağları modelinde tekrarlanan denemeler sonucunda seçilen mimariye göre, gizli katman sayısı bir ve bu katmandaki gizli düğüm sayısı üç olarak alınmıştır. Ayrıca yakınsama kriteri 1.10-6, maksimum iterasyon sayısı 50 ve algoritmanın sonlanması her bir çalıştırma için 20 devir (epoch) alınmıştır. Yapay sinir ağları ile çoklu regresyon modelinin iyi uyumunun karşılaştırılmasında düzeltilmiş belirleme katsayısı (R2) , hata kareler ortalamasının karekökü (Root Mean Square Error-RMSE), ortalama mutlak sapma (Mean Absolute Deviation-MAD) ve ortalama mutlak yüzde hata (Mean Absolute Percentage Error-MAPE) performans kriterleri kullanılmıştır. Analizler sonucunda yapay sinir ağları modeli ile ilk beş laktasyona ait R2 değerleri 0.62-0.85 arasında, RMSE değerleri 480.9-1682.8 arasında, MAD değerleri 325.2-1381.7 ve MAPE değerleri 6.1-20.2 arasında değişim göstermiştir. Çoklu doğrusal regresyonda ise bu değerler sırası ile R2 için 0.30 ile 0.75 arasında, RMSE için 1964.8-3008.7 arasında, MAD değeri 1576.6-2458.3 arasında ve MAPE değeri 24.7-35.6 arasında bulunmuştur. Söz konusu kriterlere göre bu modeller karşılaştırıldığında, bu çalışmada kullanılan süt verimlerinin tahminlenmesinde yapay sinir ağı modelinin çoklu doğrusal regresyon modelinden daha iyi uyum sağladığı gözlenmiştir. Dolayısıyla, yapay sinir ağlarının regresyon analizine alternatif bir metod olabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfTR Dizin25
İncele - MakaleYalnız künye2012Determination of feeding efficiency of calves: A stochastic frontier analysis application
Külekçı, Murat; Bayram, Bahri
In this study was aimed to determine the feed efficiencyof calves. The data used in the researchowned by 45 calves including Brown Swiss and Holstein Friesian races were feed with milk andcommercial concentrate during weaning period. Stochastic Frontier Analysis (SFA) was used tomeasure the efficiency In SFA, Cobb- Douglas Production function was used. Live weight ga in ofcalves was the output of model. . Two inputs (commercial concentrated feed and milk intaking tothem during weaning period)and six inefficiency variables ((race of calve, gender of calve, borningweight, weaning weight, intaking period of milk and milk quantity intaking) were used in SFA . Itwas founded that the parameters of weaning weight and intaking period of milk were statisticallysignificant. However, The estimated parameters of efficiency showed that weaning weightpositively affected to the efficiency, while intaking period of milk negatively affected.
- MakaleYalnız künye2010Linear and log-linear model approach on determining the factors affecting live weight gain of holstein and brown swiss calves
Külekçı, Murat; Aksoy, Adem; Akbulut, Omer; Bayram, Bahri
The objective of this study is to determine the factors that affecting live weight gain of calves by two different models, namely linear and log-linear models. It was concluded that two different models used to determine factors affecting live weigh gain produced similar results. Although, in both cases, both race of calves and live weight gain on forth week were not found to be statistically the significant, all other parameters were found to be statistically significant. In the both models, it was found that growth performance of female calves were lower than that of male calves. 1 kg concentrated food consumed per calve caused 0.76 kg live weight gain in linear model. It was determined that there was no difference between races. Determination coefficients of models were quite high. On the other hand, determination coefficient of log-linear model was higher by %0.02.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2009Membrane thermal stability at different developmental stages of spring wheat Genotypes and Their diallel cross populations
Bahar, Bilge; Koç, Müjde; Barutçular, Celalettin; Yildirim, Mehmet
Yüksek sıcaklığa toleransta hücre zarlarının kararlılığı önemli bir fizyolojik seleksiyon kriteri olabilir. Yüksek sıcaklık membran kararlılığı, yüksek sıcaklığa maruz bırakılan yaprak dokusunun içerisinde bulunduğu sulu ortamdaki elektriksel iletkenliğin ölçümüyle belirlenmektedir. Bu araştırma, tarla koşullarında yetiştirilen 4 yazlık buğday anacı ve bunların altı F₂ diallel melez döllerinde, iki farklı yöntemle (MTS, yüksek sıcaklık membran kararlılığı ve RI, zarar indeksi) hesaplanan membran kararlılığının farklı gelisme dönemlerindeki değişimlerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Ölçümler, yaprak büyümesi (erken vejetatif dönem), sapa kalkma ve erken süt olum evrelerinde gerçekleştirilmiştir. MTS ve RI ölçümleri üç farklı büyüme evresinde benzer eğilim göstermiştir. Bununla birlikte, büyüme evreleri genotiplerin MTS ve RI değerlerini önemli düzeyde etkilemiştir. Genotiplerin membran kararlılığı parametreleri büyüme evresi ilerledikçe azalmıştır. Tüm ölçümlerde özel uyum yeteneğinin genel uyum yeteneğine üstünlük sağlaması, memran kararlılığı özelliklerinin yönetiminde eklemeli olmayan gen etkilerinin etkin olduğunu göstermektedir. Erken süt olum evresinde bayrak yaprak membran kararlılığı, tane verimiyle önemli düzeyde ilişkili bulunmuştur. Anaçlardan Genç 99 ve 84ÇZT04 düşük verim, Chil’s ve Seri 82 yüksek verim potansiyeli göstermişlerdir. F₂ döllerinde tane verimi, başak verimi ve tane ağırlığı anaçlardan yüksek bulunmuştur. Bu sonuçlar, membran kararlılığı ölçümleri yönünden genotiplerdeki mevcut çeşitliliğin sıcak stresli çevrelerde buğday ıslahında kullanılabileceğini göstermektedir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2008Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Çiftliğinde yetiştirilen siyah alaca sığırlarda akrabalı yetiştirme düzeyi ile bunun bazı üreme ve süt verim özellikleri üzerine etkileri
Bilgin, Ömer C.; Yanar, Mete; Tüzemen, Naci; Güler, Olcay; Aydin, Recep; Akbulut, Omer; Bayram, Bahri
Bu çalışmada, Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Çiftliğinde 1989-2002 yılları arasında yetiştirilen Siyah Alaca sığırlarda akrabalı yetiştirme katsayıları hesaplanmış ve yıllar itibarıyla akrabalı yetiştirme düzeyindeki değişimler incelenmiştir. Ayrıca akrabalı yetiştirme düzeyinin doğum ağırlığı ve ilkine buzağılama yaşı gibi üreme özellikleri ve süt verim özellikleri üzerine etkileri de araştırılmıştır. İncelenen dönemde, doğan Siyah Alaca sığırların ortalama akrabalı yetiştirme katsayısı % 1.35 ± 0.45 olarak saptanmıştır. Yıllara göre akrabalı yetiştirme düzeyi dalgalanmalar göstermiştir. 1995 hariç, 1989–1996 yılları arasında akrabalı yetiştirme söz konusu değildir. Son yıllarda ise, akrabalı yetiştirme katsayısında bir artış saptanmıştır. Akrabalı yetiştirme düzeyinin doğum ağırlığını önemli (P<0.01) seviyede etkilediği saptanmıştır. Akrabalı yetiştirme katsayısındaki her % 1’lik artışa karşılık, doğum ağırlığında 0.264 ± 0.006 kg’lık azalma olmuştur. Akrabalı yetiştirilen Siyah Alaca sığırların ilk laktasyon 305 gün süt (P<0.01), günlük süt (P<0.01) ve laktasyon yağ verimi (P<0.05), akrabalı yetiştirilmeyenlere göre önemli derecede düşük belirlenmiştir. Bununla birlikte, ilkine buzağılama yaşı, % süt yağı oranı ve laktasyon süresi gibi diğer özellikler akrabalı yetiştirmeden etkilenmemiştir.
AtıfTR Dizin3
İncele - Proje1984Türkiye' nin ekonomik değer taşıyan geofitleri üzerinde taksonomik ve ekolojik araştırmalar
Vural, M. Rıfat; Ekim, T. Ve Diğerleri; Koyuncu, Faik M.; Yildiz, B.; Erpek, A. Güner; Erik, S.
-






