Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Derleme MakaleAçık Erişim2023
    Türkiye’deki Amphidium (Amphidiaceae) Türleri Üzerine Notlar

    Batan, Nevzat; Erata, Hüseyin

    Bu çalışmada, Türkiye’den daha önce kaydı verilmiş olan Amphidium cinsine ait Amphidium lapponicum ve Amphidium mougeotii türleri herbaryum örnekleri üzerinden morfolojik olarak incelenmiştir ve resimlenmiştir. Türlerin Türkiye’deki güncel durumu, detaylı tanımı, türler için teşhis anahtarı, ekolojisi ve Türkiye dağılımı detaylı olarak verilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Bitki Örtülü Kanalların Akım Özelliklerinin Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği ile Belirlenmesinde Yakın Duvar Davranışının Etkisi

    Şibil, Rahim

    Bu çalışmada bitki örtülü kanalların akım özelliklerinin sayısal olarak tahmin edilmesinde önemli parametrelerden biri olan yakın duvar davranışı yaklaşımlarının sonuçlara etkisi incelenmiştir. Bu amaçla sayısal çalışmalar, Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği (HAD) metodu ile analiz yapabilen Ansys Fluent yazılımı kullanılarak üç boyutlu, türbülanslı, sıkıştırılamayan ve kararlı akım koşullarında bitki örtülü dikdörtgen kesitli bir kanal için gerçekleştirilmiştir. Türbülans modeli olarak gerçekleşebilir k-ε (realizable k-ε) türbülans modeli kullanılmıştır. Sayısal çalışmalarda yakın duvar davranışı için farklı yaklaşımlar kullanılarak (standart duvar fonksiyonları, ölçeklenebilir duvar fonksiyonları, denge dışı duvar fonksiyonları ve geliştirilmiş duvar davranışı) kanaldaki hız dağılımları tahmin edilmeye çalışılmış ve sayısal çalışmalardan elde edilen sonuçlar literatürde yapılmış deneysel bir çalışmayla karşılaştırılarak en başarılı metot ortaya konulmuştur. Yapılan karşılaştırma sonucunda “geliştirilmiş duvar fonksiyonu” yaklaşımıyla kurulan sayısal çalışma en başarılı tahmin sonucu veren yaklaşım olmuştur. Ayrıca HAD analizi sonucunda elde edilen kanaldaki hız dağılımları verilerek, bitki örtülü açık kanal akımında hidrolik özellikler incelenmiştir. Kanal içerisinde bitkisiz bölgede minimum hızlar sadece kanal tabanında oluşurken maksimum hız ise y=14.1 cm yükseklikte su yüzeyinde V=0.051 m/s olarak hesaplanmıştır. Bitkili bölgede ise hızların kanal tabanı ve yüzeydeki yaprak yüzeylerinde sürtünmeden dolayı sıfır olduğu görülmektedir. Maksimum hız tabandan y=7.8 cm yükseklikte V= 0.041 m/s olarak gözlemlenmiştir. Bu çalışma, açık kanal akışının bitki örtüsüyle etkileşimini anlamak ve açık kanal sistemlerinin hidrolik performansını geliştirmek için önemli bilgiler sağlamaktadır.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    An Investigation of the Effects of Some Parameters on the Shooting Performance of Air Rifle Shooters in Terms of Gender and Level of Competition

    Can, İbrahim; Bayrakdaroğlu, Serdar; Ertürk, Ceren

    The purpose of this study is to compare the effects of some parameters on the shooting performance of air rifle shootersin terms of gender and level of competition. To achieve this, 20 air rifle shooters who ranked in the Air Guns Turkey Cup and Air Guns Turkey Championships volunteered for the study. In this study, the height and body composition of the participants were measured, and then grip strength, back and leg strength, heart rate, flexibility, vital capacity, static balance, dynamic balance, and reaction time tests were performed. One (1) series, which included ten (10) shots was fired to determine the shooting success of the participants. There found a positive and high statistical significance between the scoresof the elite shooters in a series of shots and their expected vital capacity measurements (r=.656; p<0.05), between the scores of the junior shooters in a series of shots, their measured vital capacity (r=.820; p<0.01), their vital capacity percentage (r=.686; p<0.05), and their right-hand grip strength (r=.703; p<0.05). Furthermore, while a negative and high significance was acquired between the male participants’ scores in a series of shotsand the right foot dynamic balance (r= -790; p<0.05), there was a positive and high correlation between the scores of female participants in a series of shots and their expected vital capacity (r=.704; p<0.05). As a result, it was concluded that some performance parameters in terms of gender and level of competition affected the shooting performance of the participants.

    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Green biosynthesis, characterization of silver nanoparticles using a green alga Spirogyra sp. and their antioxidant and enzyme activities

    Başoğlu, Aysel; Akar, Zeynep

    A simple, environmentally friendly, inexpensive, and one-step alternative method was reported for the green biosynthesis of silver nanoparticles (AgNPs) operating the Spirogyra sp. extract as a reducing and stabilizing substance. Concentration of AgNO3 and reaction time were optimized to prepare AgNPs under controlled conditions. The synthesized silver nanoparticles were characterized by UV-Vis absorption spectroscopy, fourier transform infrared spectroscopy (FT-IR), transmission electron microscopy (TEM), energy dispersive X-ray analysis (EDX), and elemental mapping. The TEM analysis showed that the average particle size of AgNPs was 18.3 nm. Structural details of silver nanoparticles elucidated by Selected Area Electron Diffraction (SAED) based on TEM images. In addition, biological activity tests were applied to nanoparticles and algal extracts to determine antioxidant activity (3 different tests: DPPH (1,1-diphenyl-2-picrylhydrazil) radical scavenging activity, total phenolic content (TPC) and total flavonoid content (TFC)) and α-glucosidase enzyme inhibition. Antioxidant activity and α-glucosidase enzyme inhibition values of silver nanoparticles are higher than the values of Spirogyra sp. extracts.

    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Characterization, Antioxidant and Antimicrobial Activities of Iron Nanoparticles Synthesized Using Firethorn Fruit (Pyracantha coccinea Roemer) Extracts

    Düzgün, Azer Özad; Baltaci, Cemalettin; Akar, Bülent; Karakullukçu, Volkan; Karpuz, Omer

    The main focus of this study was to explore the biological activity of metal nanoparticles that were green-synthesized from firethorn fruits. Specifically, iron nanoparticles (Fe-NP) were synthesized from extracts obtained from fruits and seeds of the firethorn plant (Pyracantha coccinea) grown on Gumushane University’s campus for landscaping purposes. The antioxidant and antimicrobial properties of both extracts and synthesized iron nanoparticles were evaluated. To characterize the Fe-NPs, FT-IR spectroscopy, scanning electron microscopy (SEM), and X-Ray Diffraction (XRD) analyses were performed. The antioxidant activity of the fruit extracts and Fe-NPs was assessed using various antioxidant activity tests, including ABTS radical scavenging activity, DPPH radical scavenging activity, ferric reducing antioxidant power (FRAP), total phenolic content (TPC), total flavonoid content (TFC), and total antioxidant content (TAC). The results of all antioxidant activity tests indicated that the iron nanoparticles exhibited higher antioxidant activity than the fruit extracts. Moreover, the minimum inhibitory concentrations (MIC) of the fruit extracts and nanoparticles against Gram-negative bacteria (Yersinia pseudotuberculosis ATCC 911, Escherichia coli ATCC 25922, Proteus vulgaris ATCC 13315, and Pseudomonas aeruginosa ATCC 43288) and Gram-positive bacteria (Streptococcus pyogenes ATCC 19615, Staphylococcus aureus ATCC 25923, and Bacillus subtilis ATCC 6633) were determined the using the medium microdilution procedure. Similar to the antioxidant activity findings, the Fe-NPs demonstrated stronger antimicrobial activity compared to the fruit extracts.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Sous vide ve geleneksel pişirme yöntemlerinin kabak ve yeşil fasulyenin renk özellikleri ve antioksidan kapasitesine etkisinin karşılaştırılması

    İlyasoğlu, Huri; Yilmaz, Sena Nur

    Pişirme işleminin sebzelerin fiziksel ve kimyasal özelliklerinde değişimlere yol açtığı bilinmektedir. Yeşil fasulye ve kabak Türk mutfağında yaygın bir kullanım alanına sahiptir. Bu çalışmanın amacı Sous vide (SV) ile geleneksel pişirme (haşlama ve buharda) yöntemlerinin yeşil fasulye ve kabağın renk özellikleri ve antioksidan kapasitesine etkilerinin karşılaştırılmasıdır. Taze ve 3 farklı pişirme yöntemi uygulanmış sebze örneklerinin renk özellikleri (L*, a* ve b*), toplam fenolik madde miktarı (TFM), 2,2-difenil-1-pikrilhidrazil (DPPH) radikal temizleme aktivitesi ve demir (III) iyonu indirgeme antioksidan gücü belirlenmiştir. Pişirme işlemi sonrası sebzelerin parlaklık değerlerinde azalma ve kırmızılık-yeşillik değerlerinde artışlar gözlenmiştir. Sebzelerin TFM içeriğinin en iyi korunduğu pişirme yönteminin SV yöntemi olduğu belirlenmiştir. Pişirme yöntemlerinin antioksidan kapasiteye etkisinin sebze çeşidine göre farklılıklar gösterdiği de belirlenmiştir. Kabak örnekleri için haşlama yönteminde yeşil fasulye örnekleri için buharda pişirme yönteminde en yüksek antioksidan kapasite değeri elde edilmiştir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Biyogazla Birlikte Oluşan Diğer Ürünlerin Araştırılması

    Saribiyik, Oguz Yunus

    Gelişmekte olan ülkelerin enerji tüketimindeki yükselme atmosfere karbondioksit salınımını artırarak küresel ısınmaya sebep olmaktadır. Küresel ısınmaya bağlı olarak ortaya çıkan doğal afetler insanların yaşamlarını olumsuz yönde etkilediklerinden dolayı atmosfere karbondioksit salınımının kontrol altına alınıp sürdürülebilir hale getirilmesi gerekmektedir. Bu sebeple fosil kökenli yakıtlara alternatif kaynaklarının araştırılması zorunlu hale gelmektedir. Rüzgâr enerjisi, biyodizel vb. gibi alternatif biyoyakıtlar içerisindeki alternatif enerji üretim yöntemlerinden birisi de biyogaz üretimidir. Biyogaz üretiminde uygun organik atıklar kullanılarak %35-45 CO2, %55-65 CH4 oranlarda biyogaz karışımı üretilirken eser miktarda CO, H2S, NH3 gibi diğer ürünlerde ortaya çıkmaktadır. Yapılan bu çalışmada biyogaz üretiminde kullanılan sıvı fazda bulunan toplam karbon miktarı, fenolik içerik miktarları, Azot(N), Fosfor(P2O5), Potasyum(K2O), pH, Hümik asit, Fülvik asit ve iletkenlik gibi değerlerin değişimi biyogaz üretimi öncesi ve sonrasında test edilerek belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre N, P, K miktarlarında herhangi bir değişim ortaya çıkmazken pH değerinde yükselme, fenolik içerik, toplam karbon içeriği, iletkenlik, Hümik ve Fülvik asit içeriklerinde biyogaz üretim süreci sonrasında artış meydana geldiği gözlemlenmiştir.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2022
    Effects of spray and freeze-drying methods on aroma compounds, sensory characteristics, physicochemical composition, antioxidant and antimicrobial properties of instant sage (Salvia rosifolia Sm.) tea

    Baltaci, Cemalettin; Akşit, Zeynep; Şidim, Muhammed

    Sage is used as an aroma and spice in foods around the world. With its strong and even bitter taste, sage has been traditionally used as an effective solution to many health problems for centuries. It is a rich plant with many bioactive compounds. In this study, instant tea production was performed from the dried samples of the sage plant (Salvia rosifolia Sm.) using two drying methods; freeze-drying and spray-drying. The sensorial, physicochemical, antioxidant and antimicrobial properties of the products obtained by both methods were analyzed. Color values, solubility in water, moisture analysis (21.3% spray-dried; 4.0% freeze-dried), free radical scavenging activity (DPPH), Trolox Equivalent Antioxidant Capacity (TEAC), Ferric reducing/antioxidant power assay (FRAP), aroma analysis, protein analysis (5.5% spray-dried; 5.7% freeze-dried), ash, mineral, antimicrobial and sensory analyses were performed. Significant differences were found between two soluble tea obtained by the spray-drying and the freeze-drying methods. In general, the antioxidant capacities are higher in freze-dried samples. All of the 61 aroma components were detected in freeze dried samples while only 18 of them were detected in spray dried samples. In addition to their differencies; plenty of bioactive components, easy to use, ready to drink herbal tea have been produced with both techniques.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex8TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Assessing ursolic acid contents of some commonly consumed herbs grown in Turkey

    Koca, Ilkay; Zannou, Oscar; Ipekci, Burak; Odabaş, Halil İbrahim

    Ursolic acid is a triterpenoid compound in the plant kingdom and has important biological functions. In this study, ursolic acid contents of nine herbs including Anethum graveolens (dill), Camellia sinensis L. (green tea), Lepidium sativum L. (garden cress), Ocimum basilicum L. (sweet basil), Petroselinum crispum L. (parsley), Rosmarinus officinalis L. (rosemary), Salvia officinalis L. (sage), Thymus vulgaris L. (thyme) and Urtica dioica L. (nettle) were determined by High-Performance Liquid Chromatography (RP-HPLC-UV). Based on the results from the analysis of herbs, ursolic acid contents varied between 0.20% and 7.11%. The ursolic acid content was highest in rosemary and sage (7.11±0.20% and 6.63±0.27%, respectively), while the lowest content of ursolic acid was in nettle (0.20±0.10). It is expected from the results of this work to contribute to the knowledge on the nutritional value of commonly consumed herbs in Turkey and encourage their consumption as functional foods.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Gümüşhane yöresinde yetişen Ribes petraeum Wulfen (Frenk Üzümü) bitkisinden uçucu yağının elde edilmesi, kimyasal içerik ve biyolojik aktivitelerinin belirlenmesi

    Üçüncü, Osman; Ilter, Seyda Merve; Fidan, Muhammed Said; Baltaci, Cemalettin; Öz, Mehmet

    Bu makalede; R. petraeum bitkisinin yapraklarının uçucu yağı Clevenger tipi cihazda su buharı-distilasyonu metodu ile alınmıştır. Uçucu yağın kimyasal bileşimleri, GC-MS/FID cihazı ile analiz edilerek belirlenmiştir. Elde edilen uçucu yağın antioksidan aktivitelerinin belirlenmesi serbest radikal giderme (DPPH ve ABTS) aktivitesine ve demir (III) iyonu indirgeyici antioksidan gücü (FRAP) kapasitesi yöntemlerine göre yapılmıştır. Ayrıca bazı biyoaktif bileşen içerikleri toplam fenolik madde miktarları (TPC), toplam flavonoid madde miktarları (TFC), toplam antioksidan aktivite (TAC) çalışmalarıyla belirlenmiştir. Uçucu yağın antimikrobiyal aktiviteleri ise disk difüzyon yöntemi ile 23 farklı mikroorganizmaya karşı belirlenmiştir. Sonuç olarak; yüzde uçucu yağ verimi R. petraeum bitkisinin yapraklarında %0.47 olarak bulunmuştur. Bitki yapraklarının uçucu yağında % oran olarak en yüksek bileşik bulunan kimyasal sınıf aldehitler (%55.98) olarak tespit edilmiştir. Ayrıca, uçucu yağında bulunan ana bileşen (E)-2-hegzenal (%52.90) olarak saptanmıştır. Bitki kısımlarının toplanan örneklerine ait elde edilen antioksidan aktivite tayininde DPPH ve ABTS miktarları sırasıyla 18.73 mg AA/100 mL ve 21.31 mg AA/100 mL aralığında ve FRAP kapasitesi 6.50 mg FeSO4/100 mL tespit edilmiştir. Biyoaktif bileşen içeriklerinin TPC miktarı 66.37 mg GA/100 mL, TFC miktarı 1.51 mg QE/100 mL ve TAC miktarı 195.43 mg AA/100 mL olduğu bulunmuştur. Bitki kısmının toplanan örneklerine ait elde edilen antimikrobiyal aktiviteleri analizleri sonucuna göre mikroorganizmalara karşı herhangi bir antimikrobiyal aktivite göstermedikleri belirlenmiştir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex4TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Determination of physical, chemical and antioxidant properties of pomegranate sauces sold in Turkish markets

    Baltaci, Cemalettin; Akar, Bülent; Kamış, Yunus Emre

    This study aimed to determine the physical, chemical and antioxidant properties of pomegranate sauces sold in the Turkish markets. A total of eighteen pomegranate sauces, seventeen of which were purchased from the market, and one produced in a rotary evaporator, were analyzed with respect to antioxidant activity, titratable acidity, brix, hydroxymethylfurfural (HMF), pH, color, and sugar. The antioxidant activities of the samples were analyzed by six different methods, including DPPH (2,2-diphenyl-1-picrylhydrazil) radical scavenging activity, ferric reducing antioxidant power (FRAP), ABTS●+ radical scavenging capacity, total antioxidant capacity assay (TAC), total phenolic content (TPC), and total flavonoid content (TFC) methods. The highest and lowest antioxidant activity values were as follows, respectively: 5.23 and 822.69 mg AA/kg for the DPPH method, 57.94 and 2380.94 mg FeSO4/kg for the FRAP method, 660.47 and 3690.83 mg AA/kg for the TAC method, 23.06 and 11680.71 mg QEE/kg for the TFC method, and 123.54 and 9566.95 mg GAE/kg for the TPC method. In addition, HMF contents of the most samples were below the permissible limit value (50 mg/kg), while some of them showed a heterogeneous distribution between 4.58 and 103.68 mg/kg. Such a heterogeneous distribution of the HMF contents may be due to the factors such as raw materials and additives used in production, applied heat treatments, production processes, and storage conditions. As a result, HMF content in pomegranate sauce can be reduced below the permissible limit if the production conditions comply with the standards.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex6TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Determination of LC-MS/MS phenolic profile, antioxidant and α-glucosidase enzyme inhibition activities of Linum mucronatum Bertol. subsp. armenum (Bordz.) P.H.Davis

    Akar, Zeynep; Kılıç, Fatma

    Plants include compounds having high antioxidant activity such as flavonoids, phenolics, and carotenoids. Antioxidant defense mechanisms play an important role in the prevention and treatment of oxidative stress diseases in humans. In the present study, the flower and leaf parts of Linum mucronatum subsp. armenum were extracted in five different solvents. The antioxidant activities of the extracts were determine using six antioxidant activity determination assays (Iron (III) reducing/antioxidant power (FRAP), DPPH radical scavenging activity, copper (II) reducing antioxidant activity (CUPRAC), ABTS radical scavenging capacity, total flavonoid content and total phenolic content). While, the methanol extract showed the highest activity for the flower part, ethanol extracts of leaf part showed the highest antioxidant activity in the DPPH, FRAP and CUPRAC tests. The highest activity values in both flower and leaf parts was measured in acetone extract with SC50=0.287 mg/mL and (SC50=0.163 mg/mL in ABTS test, respectively. Lowest activity values of solvent extracts were measured in hexane extracts in all tests. Phenolic compounds of the plant were identified using LC-MS/MS. These phenolics are kaempferol, vanillin, protecatechuic acid, caffeic acid, p-coumaric acid, p-OH benzoic acid, salicylic acid, quercetin and rutin. The leaf and flower parts have α-glucosidase enzyme inhibitor effect. It was determined that the leaf part of the plant (IC50=4.533 mg/mL) have higher enzyme inhibition than in the flower (IC50=6.096 mg/mL). As a result, it was determined that the plant showed the biological activity. The results will contribute to the studies on the biological activity of the other plant.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Chemical Content and Antimicrobial Activity of Cyclotrichium origanifolium (Labill.) Manden. & Scheng. Plant Essential Oil Obtained from Adana Region

    Öz, Mehmet

    The aims of this paper to evaluate the chemical composition and antimicrobial properties of the essential oil obtained from the aerial parts of Cyclotricium origanifolium (Labill.) Manden. & Scheng., which grows naturally in Türkiye. The essential oil of the aerial plant parts was acquired through the hydrodistillation method in a Clevenger type device, and it was examined with GC-MS/FID. As a result of the applied hydrodistillation process, the essential oil yield was obtained as 3.63%. The structure of 66 components that were detected in the essential oil was determined by comparing with the database and literature data in the appliance. As a result of the analysis, the structure of 64 compounds was determined, but the structure of 2 compounds could not be determined. cis-3-pinanone (isocamphopinone), β-pinene and eucalyptol compounds were determined the main components respectively at the rates of 33.43%, 25.27% and 23.91%. The highest chemical compound classes in the analyzed essential oil was determined as monoterpenes with 52.84% and as monoterpenoids with 44.11%. The groups with the highest number of compounds in the chemical classes in the essential oil were monoterpenoids with 27 compounds and monoterpenes with 16 compounds. The antimicrobial activity of the essential oil was investigated with the disc diffusion test method against 13 different microorganisms activated. According to the results of the antimicrobial activities analysis of essential oil obtained from plant samples; the highest antibacterial activity was recorded against Escherichia coli O157:H7 from gram-negative bacteria with inhibition zone ranging as (4.55±0.01 mm), Staphylococcus aureus and Listeria monocytogenes from gram-positive bacteria with inhibition zone ranging as (6.50±0.01 mm), (5.65±0.01 mm) respectively. In addition, it was determined that they did not show any antifungal activity against any of the yeast- molds tested.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex3TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Dereli İlçesinden (Giresun, Türkiye) Ek Briyofit Kayıtları

    Batan, Nevzat; Erata, Hüseyin

    Bu çalışmada, Tamdere, Eğribel, Bektaş ve Kulakkaya yaylaları ve çevresinin (Dereli ilçesi, Giresun) briyofit florası araştırılmıştır. Yapılan teşhisler sonucunda, 19 farklı lokaliteden toplam 208 briyofit taksonu tespit edilmiştir. Bunlardan 33 takson ciğerotlarına, 175 takson ise yapraklı karayosununa aittir. Bu taksonlar arasında, Jungermannia eucordifolia Schljakov Türkiye için ikinci kez kaydedilmiştir. Ek olarak, Buxbaumia viridis Moug. ex Lam. & DC.) Brid. ex Moug.& Nestl. ve Ceratodon conicus (Hampe) Lindb. A4 karesi için yenidir. Ayrıca, 10 takson Giresun ili için ve 20 takson Dereli ilçesi için yenidir. Her bir takson için habitat ve dağılım bilgileri verilmiştir.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Contributions to The Bryophyte Flora of Çaykara District (Trabzon, Türkiye)

    Batan, Nevzat; Erata, Hüseyin; Öztürk, Öznur

    In this study, the moss flora of the Çaykara district of Trabzon was investigated in detail. As a result of the identification of bryophyte specimens collected from 14 different localities in May and July 2018, and October 2019 in the study area, 175 bryophyte taxa belonging to 51 families and 96 genera were identified. Of these taxa, 28 are liverwort (13 families and 17 genera), and 147 are mosses (38 families and 79 genera). Within the determined taxa, Cephaloziella rubella (Nees) Warnst is new to the A4 grid square, Philonotis rigida Brid. and Schistidium dupretii (Thér.) W.A.Weber are new record for Trabzon province. In addition, 172 bryophyte taxa determined from the study area are new records for the Çaykara district.

    AtıfOpenAlex4TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Root Architecture and Development of American Grape Rootstocks\rGrafted with Foxy Grapes (Vitis labrusca L.) Cultivars

    Çelik, Hüseyin; Karabulut, Besim; Kose, Bulent; Uray, Yahya; Türk, Fatma

    One of the important factors affecting rootstock performance in grafted grapevine production is root structure and its ability for\rdifferent soil. In the present study, foxy grape varieties registered for the first time in the Black Sea Region in Turkey by the\rselection, and several American grape rootstocks were bench grafted. In this study; it is aimed to examine the root architecture of\rfoxy grape grafted saplings for their root architecture and the development of rootstocks. In the experiment ‘Rizessi’, ‘Çeliksu’,\r‘Ülkemiz’ and ‘Rizellim’ foxy grape cultivars grafted on 140Ru, SO4 and 110R rootstocks. WinRhizo root analysis program (Regent\rInstrument Inc. Canada, ver.2013) was used to determine rootstocks' architecture and development of grafted vine saplings. Roots\rprepared for scanning were placed on the scanning part of the device and transferred to the computer context. Root length and\rmean root diameter are two of the essential features that reveal the root architecture of rootstocks. In the study, root length (cm),\rroot surface area (cm2), root diameter (mm), root volume (cm3), root tip number (piece), root branching number (piece), and root\rintersection number (piece) were determined. Total root length was determined between 330.05 - 595.40 cm ('Rizellim'/SO4 and\r'Çeliksu'/140Ru) and mean root diameter of 2.04 - 3.13 mm ('Çeliksu'/140Ru and 'Rizessi'/110R). Negative relationships were found\rbetween root length and mean root diameter. Among the rootstocks, the highest root surface area was 399.67 cm2, root volume\rwas 29.32 m3, the number of root tips was 1605.75, the number of root forks was 5421.89, and the number of root crossing was\r671.61 on 110R rootstock. In all combinations obtained as a result of the study, it was determined that the rootstocks showed\rgood root development and were in harmony with the new foxy grape cultivars.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Stachys macrantha (K.Koch) Stearn’ın Biyolojik Aktivitesinin Belirlenmesi

    Ozcan, Kadriye; Acet, Tuba

    Stachys, Lamiaceae familyasının en geniş yayılış gösteren cinslerinden birisidir. Bu cinse ait türler biyolojik aktiviteleri ve etnomedikal kullanımları ile bilinmektedir. Bu çalışmada, Stachys macrantha’nın toprak üstü kısımlarının farklı çözücülerle (etanol, metanol ve etil asetat) elde edilen ekstraktlarının toplam fenolik ve flavonoid içeriği ile antioksidan (ABTS, DPPH) ve enzim inhibisyon (α-amilaz, α-glukozidaz, bütirilkolinesteraz ve asetilkolinesteraz) aktiviteleri spektrofotometrik yöntemlerle araştırılmıştır. Ayrıca, fenolik bileşen analizi HPLC ile analiz edilmiştir. Bulgulara göre, metanol ekstraktının diğer ekstraktlara kıyasla biyolojik aktivitelerinin dikkat çekici olduğu bulunmuştur. Ekstraktın, toplam fenolik (45.57 mg GAE/g ekstrakt) ve flavonoid (54.48 mg QE/g ekstrakt) içeriği, antioksidan özellikleri [ABTS (49.99 mg TE/g ekstrakt), DPPH (23.62 mg TE/g ekstrakt)] ile enzim inhibisyon aktiviteleri [α-amilaz (159.35 mmol ACE/g ekstrakt), α-glukozidaz (8.78 mmol ACE/g ekstrakt), bütirilkolinesteraz (5.85 mmol ACE/g ekstrakt) ve asetilkolinesteraz (1.25mmol ACE/g ekstrakt)] belirlenmiştir. Metanol ekstraktının majör fenolik bileşenlerinin kaemferol (539.65 µg/g ekstrakt) ve kuersetin (271.65 µg/g ekstrakt) olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, bitkinin tespit edilen aktiviteleri sayesinde ilaç, gıda ve kozmetik endüstrilerinde kullanılma potansiyeli olduğu söylenebilir. Bununla birlikte, söz konusu verilerin daha ileri çalışmalarla desteklenmesi ve aktif bileşenlerin saflaştırılarak etkilerinin in vivo ortamlarda belirlenmesi gerekmektedir.

    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Heracleum pastinacifolium’nın Antioksidan ve Antimikrobiyal Özellikleri İle Fenolik İçeriğinin Aydınlatılması

    Ozcan, Kadriye; Acet, Tuba

    Yaban otu olarak bilinen Heracleum türleri, geleneksel olarak gıda katkı maddesi, baharat ve tatlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra, etnobotanik özellikleri olduğu da bilinmektedir. Bu çalışmada, endemik Heracleum pastinacifolium’un farklı çözücülerle (etanol, metanol ve etil asetat) elde edilen özütlerinin toplam fenolik ve flavonoid içeriği ile antioksidan ve antimikrobiyal aktiviteleri spektrofotometrik yöntemlerle araştırılmıştır. Ayrıca, fenolik bileşen analizi HPLC ile analiz edilmiştir. Bulgulara göre, metanol özütünün diğer özütlere kıyasla antioksidan ve antimikrobiyal özelliklerinin dikkat çekici olduğu bulunmuştur. Metanol özütünün başlıca fenolik bilşenlerinin kaemferol (726.05 µg/g özüt) ve kuersetin (451.6 µg/g özüt) olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen veriler ışığında, bitkinin endüstriyel kullanım potansiyeli olduğu söylenebilir. Bununla birlikte, daha ileri çalışmalarla verilerin desteklenmesi ve aktif bileşenlerin saflaştırılarak canlılar üzerindeki etkilerinin belirlenmesi önem arz etmektedir. 

    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Fotobiyoreaktörde Işığın ve Beslemenin Alglerin Büyümeleri Üzerine Etkilerinin Araştırılması

    Aygün, Cemalettin; Saribiyik, Oguz Yunus; Sert, Batuhan; Uçmaz, Nergiz

    Dünya nüfusunun çoğalmasına bağlı olarak gıda ve enerji ihtiyaçları da artmaktadır. Enerji ve gıda tüketimi karbondioksit salınım miktarının yükselmesi ile yakından alakalıdır. Karbondioksit miktarının artması Sera gazı etkisi göstererek küresel ısınmaya sebep olmakta böylece doğal afetler yaşanmaktadır. Sera gazı etkisinin azaltılması için fosil kaynaklara alternatif enerji kaynakları bulunmalı ve atıkların sürdürülebilir şekilde kontrol edilerek geri dönüşüme kazandırılması gerekmektedir. Alternatif enerji kaynakları olarak biyogaz, biyodizel, güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynakları yoğun şekilde araştırılmaktadır. Algler, alternatif gıda ve enerji ihtiyacını karşılamak için araştırılan kaynaklar arasında yer almaktadır. Bu canlılar, genel olarak ökaryotik fotosentez yapabilen canlıların genel tanımlamasıdır ve bu sınıf içerisinde çok farklı alt türleri bulunmaktadır. Yapılan çalışmalarda, 1 kg kuru alg oluşumu sırasında 1.83 kg CO2 tükettiği, yağ protein kaynağı ve organik gübre olarak kullanılabildiği görülmüştür. CO2 tüketim miktarının yüksek olması, alternatif besin ve yenilenebilir enerji kaynağı gibi farklı amaçlar için kullanılma potansiyelinden dolayı Alglerin uygun yaşam alanlarının belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan bu çalışmada, hava karıştırmalı kolon tipi pilot fotobiyoreaktör imalatı yapılmıştır model alg üzerinde, ışığın ve beslenmenin büyüme üzerine etkileri araştırılmıştır. Model alg olarak ‘’Cladhopora glomerata’’ kullanılmıştır. Besleme için, inorganik tuzlar, %17’lik doğal kaynaklardan elde edilen amino asit çözeltisi ve 425 nm dalga boyuna sahip ışığın alglerdeki kütle artışı üzerine etkileri araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlar, alglerin 425 nm dalga boyundaki (mor ışık) kütle artışı gün ışığındaki ışığa göre kıyaslandığında daha fazla kütle artışı gözlemlenmiştir. Bunun dışında alglerin kütle artışı beslemelerine göre kıyaslandığında %17 lik doğal amino asit kaynağı ile besleme yapıldığında inorganik tuzlara göre kütlece artışının daha fazla olduğu gözlemlenmiştir.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Arum italicum Miller Bitkisinin Yenilebilir ve Yenmeyen Yumru Parçalarının LC–MS/MS ve RP–HPLC–UV Analizi ve Antioksidan Aktiviteleri

    Can, Zehra; Akar, Zeynep; Demir, Çağlar; Alkan, Ozan; Akar, Bülent

    Bu çalışmada, Arum italicum bitkisine ait yumrunun yenilebilir ve yenmeyen kısımlarından elde edilen metanolik ve sulu ekstraktların, fenolik içerikleri ve antioksidan aktiviteleri belirlenmiştir. Ek olarak, bitkinin bu kısımlarının antioksidan potansiyeli, fenolik kompoziyonu ile ilişkilendirilmiştir. Bitkinin antioksidan aktivitesini belirlemek için Toplam Fenolik Madde Miktarı, FRAP, CUPRAC ve radikal süpürme aktiviteyi belirleyen DPPH antioksidan aktivite testleri yapılmıştır. Bitki yumrusunun her iki kısmındaki fenolik profiller hazırlanan metanolik ekstraktlarında RP– HPLC–UV ve LC–MS/ MS cihazları kullanılarak belirlenmiştir. En yüksek toplam fenolik içerik, FRAP, CUPRAC ve % DPPH değerleri, yumrunun yenmeyen kısmının metanolik ekstraktında sırasıyla 164 µg GAE/mL, 878 TEAC(µM), 0.064 TEAC(µM) ve 19.41 olarak ölçülmüştür LC/MS-MS ölçümlerinde her iki yumru kısmının metanolik ekstraktlarında ferulik asit, ana fenolik bileşik olarak belirlendi. Bununla birlikte RP–HPLC–UV ölçümlerinde ise, bitki yumrusunun yenilebilir ve yenilmeyen kısımlarında sırasıyla luteolin ve rutin fenolikleri ana bileşikler olarak ölçülmüştür.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex6TR Dizin4
    TR Dizinİncele