Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Çalışır, Gülsüm(14)
- Diker, Ersin(8)
- Özarslan, Hüseyin(8)
- Aksoy, Fatih(7)
- Güran, Mehmet Salih(7)
- Günay, Mehmet Akif(6)
- Taşdelen, Birgül(6)
- Yildiz, Salih(6)
- Güllüpunar, Hasan(5)
- Özcan, Ali(5)
- Aslan, Emre Ş(4)
- Demirel, Çağatay(4)
- Yildiz, Emel(4)
- Aslan, Emre Ş.(3)
- Avcı, İbrahim(3)
- Demir, Sertac Timur(3)
- Doğan, Neva(3)
- Erbaş, Sefa(3)
- Kurt, Mustafa Cankut(3)
- Kütükoğlu, Elif(3)
- Kılıç, Tuğçe Aydoğan(3)
- Okur, Hatice Duran(3)
- Sarıhan, Zekeriya(3)
- Sönmez, Gülen(3)
- Taşçıoğlu, Raci(3)
- Yilmaz, Dursun(3)
- Cengiz, Ekrem(2)
- Değer, Mezra(2)
- Değirmenci, Fatıh(2)
- Güz, Hanife(2)
- Hall, Elif Eroglu(2)
- Izmir, Onur(2)
- Kaan, Gez(2)
- Koroglu, Ali(2)
- Koçan, Mahmut(2)
- Kucur, Ayşe Bilginer(2)
- Köse, Hüseyin(2)
- Kızıloğlu, Şadiye Kotanlı(2)
- Nisan, Fatma Nisan(2)
- Okan, Serdar(2)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2021Social Media and Lynch Culture
Demir, Sertac Timur; Özcan, Ali
In this article, it is argued that social media, which enters daily life with the promises of freedom of expression, unhindered communication and unlimited sharing, but adapts nearly all relationships and experiences to itself in a short time, has evolved into a medium of mass hatred and uncanny. It is also claimed that the users are an inevitable part of the global network in the shadow of this sharp transformation, which appears as the rise of the lynching culture, whose causes are virtual and the consequences are real. Accordingly, contrary to the illusory abstraction in this medium, the digital traces that users leave behind are permanent and indelible. For this reason, people who were once the subject of collective lynching by taking refuge in the anonymity of the masses can be the target of the same masses at any time. In other words, in this cyber-space, when the texts are taken out of their context; when the conjuncture changes or when personal data is hacked in an unpredictable manner, the whole course of events that was once considered perfect and smooth can suddenly reverse. This ambiguous situation is the unaccounted reflection and widespread trend of the mass and social media, which produces its own notion of mass, beyond the pre-defined justifications. In social media, users are the hostage of each post they make and each website they visit. In this research, this problematic is analysed through the episode of Hated in the Nation of the popular science fiction series Black Mirror and in the context of virtual lynching, digital masses and mobile technologies. The framework of this interdisciplinary study, which is based on digital humanities approaches, is structured around the theories of thinkers such as Zygmunt Bauman, Jean Baudrillard and Byung Chul-Han who offer stimulating perspectives on the issue.
- MakaleAçık Erişim2021Türkiye’de kamu yönetiminin iletişim ve halkla ilişkiler anlayışına ilişkin bir araştırma
Aydeniz, Hediyetullah; Sönmez, Gülen
Bu çalışma, Türkiye’de kamu yönetiminin iletişim ve halkla ilişkiler anlayışını konu edinmekte ve bu anlayışın belirlenmesini hedeflemektedir. Devlet Planlama Teşkilatı’nın kuruluşu ve hazırlanan ilk beş yıllık kalkınma planı çerçevesinde ilk halkla ilişkiler projesi olarak kabul edilen nüfus planlamasına ilişkin çalışmalar dikkate alındığında halkla ilişkilerin Türkiye’de özel sektörden önce kamunun inisiyatifiyle hayata geçtiğini ortaya koymaktadır. Bu deneyimin tarihsel-sosyolojik analizi ve dokuman incelemesinden yararlanarak 2001-2019 dönemini kapsayan beşer yıllık kalkınma planları metinlerinden hareketle kamu yönetiminin iletişim ve halkla ilişkiler anlayışını ortaya koymak bu çalışmanın ana çerçevesini oluşturmaktadır. Modernleşme kuramının etkisiyle hem kurumsal olarak medya hem de iletişim planlanması noktasında halkla ilişkiler, kalkınma-gelişme hedefleri çerçevesinde Türkiye’de bir yönetim aygıtı olarak görülmüştür. Halkla ilişkiler anlayışı ve uygulamaları ile akademik düzeydeki bilgi birikimini de etkileyen bu tarihsel tecrübe iletişim olgusunun daha çok kurumsal ve kitle iletişim düzeyinde görülmesini ve çizgisel-lineer bir iletişim yönetim pratiğini ortaya çıkarmıştır. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin sağladığı imkanlar ve dijitalleşme ile Avrupa Birliği üyelik sürecinin de katkısıyla yirminci yüzyılın başlarından itibaren çizgisel-lineer iletişim anlayışı ve halkla ilişkiler uygulamasında bilgilendirme modelinden iki yönlü simetrik modele geçiş çabaları olsa da asimetrik bir iletişim anlayışı ve uygulaması görülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2021Kişilerarası iletişimin firmalara güven üzerinde etkisi: gümüşhane örneği
Çalışır, Gülsüm; Alban, Merve Yağmur
İletişim kavramı tüm canlılar için geçerli olan evrensel bir durumdur. Kişilerarası iletişim ise duygu, düşünce ve bilgi alışverişinin insanlar arasında gerçekleştirilmesidir. Bu iletişim türünde araç, insandır. İnsanlar karşılıklı iletişim kurarak birbirlerini anlamaktadır. İletişimi doğru ve etkili biçimde gerçekleştirmek hem kendimizi daha iyi anlatmayı hem de karşıdaki insanı daha iyi anlamayı sağlamaktadır. İnsanlar doğru ve etkili iletişimi kurabildikten sonra neredeyse her alanda başarılı olmaktadır. Toplumsal hayatın uzantısı olan iş hayatında da güven kavramı büyük öneme sahiptir. Toplumsal varlık hakkındaki birçok araştırma kişilerarası güveni, firmalara güven için de ön şart olarak görmektedir. Toplumsal varlık teorisi her çeşit yapıyı içinde barındırarak insanların yardımlaşmasını ve diğer insanlara güvenmesini öğretir. Söz konusu insanlar firmalara ihtiyaç duyarken, seçilecek olan firmaya öncelik olarak güvenmek ister. Güvenin ön şartı olarak kabul edilebilen doğru iletişim, o firmaya çeşitli olanaklar sağlayabilmektedir. Kişilerarası iletişimi kuvvetli olan bir firma, müşteriyi daha iyi anlayıp kendilerini daha kolay anlatabilecek; böylece insanların o firmaya karşı güvenleri artacaktır. Çalışmada firmaların müşterilerle gerçekleştirdikleri iletişimlerinde aralarında kurulan güven ilişkisinin ne yönde olduğu incelenmiştir. Çalışmanın amacı, firmaların kişilerarası iletişimde başarılı olduklarında bu durumun müşterilerin o firmaya olan güvenlerine nasıl yansıdığını tespit etmektir. Çalışma Gümüşhane’de yapıldığından çalışmanın evrenini Gümüşhane’de yaşayan 18 yaş üstü insanlar; örneklemini ise kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen firmaların müşterileri oluşturmuştur. Araştırmada yöntem olarak nitel araştırma yöntemlerinden biri olan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Yapılan çalışmada kişilerarası iletişimin firmalara güven üzerindeki etkisinin büyük olduğu belirlenmiştir. Kişilerarası iletişimin firmalara güven duygusunun oluşumu konusunda böyle bir çalışmaya daha önce ulaşılmamış olması bakımından çalışmaya özgün değer kattığı görülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2021Sanal kültürün yeni anlam inşacıları markalar: küresel markaların reklam analizi
Demirel, Çağatay; Değirmenci, Fatıh
Dijital devrimlerin toplumun bütün katmanlarında kendini hissettirdiği çağımızda sanal kültür, artık modern bir kültür olgusu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kültürün anlam üretme aracıları olan dijital ekranlar ve mobil iletişim araçları, bireylerin davranışlarında önemli tutum değişikliklerine yol açarken; diğer yandan da markaların anlam inşasında kilit rol oynamaktadır. Tüketim olgusunun cazibe merkezinde yer alan markalar, sanal kültürün kendilerine sunduğu yeni olanaklar sayesinde bireyleri tüketime yönlendirirken; diğer yandan da onlara sürekli olarak satın almaya yönelik yeni anlam kalıpları inşa etmektedir. Özellikle reklamlar aracılığıyla tüketicilere gönderilen mesajlar, onların yeni ihtiyaçlar hissetmelerine, yeni tatmin yöntemleri ve yeni hazlar aramalarına yol açmaktadır. Bu çalışmada 2019 yılında markaların YouTube’da en çok izlenen reklamları göstergebilimsel bir analizle incelenmiştir. Yapılan göstergebilimsel reklam analiziyle elde edilen gösterilenler görsel retorik tipolojisi ile detaylı olarak ele alınmış ve buna göre sanal kültürel yapı dâhilinde markaların anlam inşa edebilme, tüketicilerin dikkatini çekebilme, onların dilinde ve kalbinde yer alabilme gibi konularda oldukça etkili oldukları görülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Kişilerarası iletişimin firmalara güven üzerinde etkisi: Gümüşhane örneği
Merve Yağmur Alban
İletişim kavramı tüm canlılar için geçerli olan evrensel bir durumu işaret etmektedir. Kişilerarası iletişim ise duygu, düşünce ve bilgi alışverişinin insanlar arasında gerçekleştirilmesi durumuna karşılık gelmektedir. Bu iletişim türünde araç, "insan"dır. İnsanlar karşılıklı iletişim kurarak birbirlerini anlamaktadır. İletişimi doğru ve etkili bir biçimde gerçekleştirmek de hem kendimizi daha iyi anlatmayı hem de karşıdaki insanı daha iyi anlamayı sağlamaktadır. İnsanlar doğru ve etkili iletişimi kurabildikten sonra neredeyse her alanda başarılı olmaktadır. İnsan, toplumsal varlığını sürdürebilmesi için kişilerarası iletişime ihtiyaç duymaktadır. Sosyal varlık olarak insan, diğer insanlara güven verme durumunda olabilmektedir. Toplumsal hayatın bir uzantısı olan iş hayatında da güven kavramı büyük bir öneme sahiptir. Toplumsal varlık hakkındaki birçok araştırma kişilerarası güveni, firmalara güven için de ön şart olarak görmektedir. Toplumsal varlık teorisi her çeşit yapıyı içinde barındırarak, insanların yardımlaşmasını ve diğer insanlara güvenmesini öğretir. Zira insanlar farklı geçmişlere sahip olup, bir araya toplanmışlardır. Söz konusu insanlar firmalara ihtiyaç duyarken, seçilecek olan firmaya öncelik olarak güvenmek ister. Güvenin ön şartı olarak kabul edilebilen doğru iletişim o firmaya çeşitli olanaklar sağlayabilmektedir. Örneğin; kişilerarası iletişimi kuvvetli olan bir firma, müşteriyi daha iyi anlayıp kendilerini daha kolay anlatabilecektir. Yanlış anlaşılmaların sebep olduğu stres ortamı, kişilerarası iletişim doğru gerçekleştiği takdirde oluşmayacak, problem çözme yetenekleri kuvvetlenecektir. Her şeyden şikâyet eden zor insanlar ile başa çıkmak kolay bir hale gelebilecek ve bu sayede dost çevresi genişleyecektir. Anlamlı ve hoş sohbetler yaparak insanların olumlu tutumlar oluşturmasını sağlayabilecek olan firmalar hem takdir edecek hem takdir edilecektir. Sonuç olarak insanların o firmaya karşı güvenleri doğru orantıda artacaktır. Bu çalışmada firmaların müşterilerle gerçekleştirdikleri iletişimlerinde aralarında kurulan güven ilişkisinin ne yönde olduğu incelenmiştir. Çalışmanın amacını ise, firmaların kişilerarası iletişimde başarılı olduklarında bu durumun müşterilerin o firmaya olan güvenlerine nasıl yansıdığını tespit etmek oluşturmaktadır. Bu çalışmada firma çalışanlarının müşterilerle olan iletişimlerden doğan güven kavramı ele alınıp incelenmiştir. Literatürde kişilerarası iletişimin insanlar üzerinde yarattığı etki üzerine yapılan çalışmalar yer almakta, iletişimin güven üzerine etkisi literatürde yeterli derecede bulunmaktadır. Fakat firma güveni açısından kişilerarası iletişim konusuna literatürde ulaşılmamıştır. Çalışma Gümüşhane'de yapıldığından çalışmanın evrenini Gümüşhane'de yaşayan 18 yaş üstü insanlar oluşturmakta; örneklemini ise kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen önde gelen firmaların müşterileri oluşturmuştur. Araştırma yöntemi olarak nitel araştırma yöntemlerinden biri olan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak görüşmeler, 15 kadın 15 erkek katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Firma çalışanlarının kendileri ile kurdukları iletişim ile kişilerin kendilerini değerli ve önemli hissettikleri görülmektedir. Görüşmeye katılan katılımcılara göre kendisi ile bağ kurulan, iletişime geçilen ve bu sayede kendisinin değerli olduğunu hissettiren firmaları güvenerek tercih ettikleri anlaşılmaktadır. Aynı zamanda firmalara gitmeden önce firmaların güvenilir olduğu inancına da yine kişilerarası iletişimin bir parçası olan ağızdan ağza iletişim yolu ile firma hakkında olumlu duyumlar almanın da etkisi olduğu belirlenmiştir. Yapılan bu çalışma ile kişilerarası iletişimin firmalara güven duygusunun oluşumu konusunda literatüre katkı sağlanmış olacaktır. Ayrıca daha önce bu konuda çalışma yapılmamış olmasından dolayı çalışmanın özgün olacağı ve literatüre de güncel bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2020Kamu Kurumlarının Kriz Yönetimi Becerileri: Samsun Büyükşehir Belediyesi Çalışanlarına Yönelik Bir Araştırma
Diker, Ersin; Özarslan, Caner
Bu çalışmada, çalışanların tutumları göz önünde bulundurularak Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin sahip olduğu kriz yönetim becerilerinin mevcut durumunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Yapılan literatür taraması sonucunda Samsun Büyükşehir Belediyesi örnekleminde kriz yönetimi becerilerinin mevcut durumunu ortaya koyan herhangi bir çalışma bulunamamıştır. Bu yönü ile çalışmanın literatüre katkı sağlaması ve kurumların kriz yönetiminde uygulayacağı faaliyetlere yeni bir yaklaşım sunması beklenmektedir. Araştırmanın örneklemi belirlenirken basit tesadüfi örnekleme yöntemi tercih edilmiş ve 406 katılımcı ile araştırma gerçekleştirilmiştir. Sosyal bilimler alanında kabul gören nicel araştırma yöntemlerinden yüz yüze anket tekniği çalışmanın yöntemi için uygun görülmüş olup, doğrulayıcı faktör analizi, bağımsız iki örneklem t testi, Anova, korelasyon ve regresyon analizleri ile veriler incelenmiştir. Samsun Büyükşehir Belediyesinde görev alan 406 çalışan ise çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda kurum çalışanlarına geçerliği ve güvenirliği kanıtlanmış anket uygulaması 2018 yılının Kasım ayı içerisinde yapılmıştır. Anket uygulamasından elde edilen veriler analiz edilerek bulgular değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda kurumun çalışanlara karşı daha samimi olması, sürekli karşılıklı iletişimi sağlaması, kriz ve kriz yönetimi ile ilgili uygun eğitimler düzenlemesi gibi faaliyetlerde yetersiz olduğu anlaşılmıştır. Diğer taraftan kurumun kriz yönetim becerilerine ilişkin algı puanlarının katılımcıların cinsiyetine göre anlamlı farklılık sadece kriz dönemi ve kriz sonrası yönetim becerileri alt boyutlarında meydana gelmiştir. Çalışmanın bir diğer sonucuna göre, çalışanların eğitim seviyeleri yükseldikçe kurumdaki kriz durumuna ve kriz yönetim becerilerine olan ilgi ve farkındalığın artabileceği söylenebilir. Çalışmanın genel sonucuna bakıldığında kurumun mevcut kriz yönetim becerilerinin “orta düzeyde” bulunduğu ortaya çıkmıştır.
- MakaleAçık Erişim2020Sağlık Çalışanlarının İletişim Becerileri ve Göçmenlerle Yaşadıkları İletişim Zorlukları
Duran, Seçil; Albayrak, Sevil
Amaç: Araştırma, sağlık çalışanlarının iletişim becerilerinin ve göçmen- lerle yaşadıkları iletişim zorluklarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Kesitsel tipte olan bu araştırma, Yozgat Şehir Hastanesi ve Yoz- gat il merkezindeki 8 aile sağlığı merkezindeki toplam 562 sağlık çalışanından, araştırma yapıldığı tarihlerde aktif çalışan ve gönüllü olan 450 sağlık çalışanı ile yürütülmüştür. Veriler, 2018 yılında yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Veriler, 14 sorudan oluşan “Anket Formu” ve 45 sorudan oluşan “İletişim Bece- rileri Envanteri (İBE)” kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde sayılar, yüz- delikler, ortalama ve standart sapmaların yanı sıra Kruskal-Wallis analizi ve Mann-Whitney U testi kullanılmış, istatistiksel olarak anlamlı bulunan çoklu gruplarda ileri analiz olarak Mann-Whitney U testi yapılmıştır. İstatistiksel an- lamlılık değeri p<0,05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Araştırma kapsamına alı- nan sağlık çalışanlarının İBE puan ortalamaları 157,02±13,23’tür. Sağlık çalışanlarının 26-33 yaşında ve bekâr olanların İBE toplam puan ortalamalarının diğer gruplara göre yüksek çıktığı ve bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir. Çalışma yılı ve cinsiyet ile İBE toplam ve alt boyutlarının puan ortalaması arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı çıkmasa da kadınlar ve 10 yıl ve daha altında çalışanlar lehine İBE toplam puan ortalamasının daha yüksek olduğu görülmüştür. Sağlık çalışanlarının %68,9’u göçmenlere çevirmen olma- dan hizmet verdiğini belirtmiştir. Ancak çevirmenlerin sağlık bilgisi sorgulan- mamıştır. Sağlık çalışanlarının %53,6’sı göçmenlerin verilen hizmete karşı tutumlarının olumsuz olduğunu ve %46,0’ı bu durumun verilen hizmeti zorlaş- tırdığını belirtmiştir. Hizmet sunumunu etkilemediğini belirten sağlık çalışanla- rının hizmet sunumunu zorlaştırdığını ifade edenlere göre Zihinsel, Davranışsal İletişim Becerileri ve İBE toplam puan ortalamaları yüksek bulunmuştur. Sonuç: Sağlık çalışanlarının iletişim becerileri puan ortalamaları orta düzeyde bulun- muştur. Sağlık çalışanlarının iletişim becerilerinin hizmet içi eğitimlerle gelişti- rilmesi ve en çok karşılaşılan göçmen grubu 18-59 yaş grubu olduğu için bu yaş gruplarında en çok görülen sağlık problemlerini bilmeleri ve bu sorunların bir- çoğunun sebebi çevirmen eksikliği olduğundan, hastaların şikâyetlerini anlayan ve durumu sağlık çalışanına iletebilen sağlık bilgisine sahip çevirmenlerin sayı- larının artırılması ve sağlık çalışanlarının hizmetlerine karşı göçmenlerin olum- suz tutumlarının değiştirilmesi için araştırmalar önerilebilir.
- MakaleYalnız künye2020Online Hate Speech Against Syrian Refugees on Twitter: #suriansdonotwant
Taşdelen, Birgül
Social networks are increasingly effective platforms that allow more information to be carried and disseminated easily and efficiently. However, these ideas shared on a mobile basis can sometimes be hateful and harmful, and some even reach the hate speech dimension. In online media environments where hate speech is produced, media portraits of people from other cultures and the stereotyped images produced by these portraits often show that outsiders are dangerous and can shape the perception of society. Therefore, this study examines the online reflections of hate speech against immigrants on Twitter. Within the scope of the study, 1545 tweets related to the hashtag opened on Twitter as we do not want #surians, were analyzed by content analysis, then 3 videos and 3 tweets among the analyzed tweets were evaluated by discourse analysis method of Teun Van Dijk.Accordingly, it is the aim of the article to determine how hate speech for refugees is carried out online. Accordingly, it is the aim of the article to determine how hate speech for refugees is carried out online. According to the results obtained from the research, in online discourses, refugees are seen as invasive, greedy and immoral, and in online emotional reactions, humiliation rather than pity are encountered. It has been concluded that positive changes such as mutual understanding and the right to live together are generally shallow through internet and social media, and social networks are not favorable environments for such discussions, which are also vital for functional democracies.
- MakaleYalnız künye2020Spotlight Filmi Bağlamında Soruşturmacı Gazetecilik ve Kamu Yararı İlkesi
Kütükoğlu, Elif
Gazetecilik denilince akla ilk gelen dallardan biri araştırmacı gazeteciliktir. Meraklı, pes etmeyen, sürekli okuyan ve kuşku duyangazetecilerin yaptığı bu meslek, günümüzde değerini yitirmesine rağmen güzel örneklere sahiptir. Ülkemizde ve dünyada pek çokörneği olan soruşturmacı gazetecilik sinemaya da konu olur. Bunun en güzel örneği, altı dalda oscara aday olarak 88. AkademiÖdülleri'nden En İyi Film ve En İyi Özgün Senaryo ödüllerini alan Spotlight'tır. Belki de Spotlight'ı başarılı kılan, gerçek bir hikâyedenyola çıkarak yazılması ve çekilmesidir. Senaryo, araştırmacı gazeteciliği kutsayan düzeyde yazılır, oyuncular rolüne çalışır,yönetmense karakterlere ışık tutar. Filmin ilk anlarından itibaren izleyici, araştırmacı gazeteciliği kendi deneyimleyerek öğrenir.Bu çalışma, temel prensip olarak kamu yararı ilkesinin odak noktasına konduğu araştırmacı gazeteciliği Spotlight filmi üzerindeninceler. Filmin anlatı yapısı ve oyuncular bağlamında değerlendirilen çalışmada alımlama yöntemi kullanılır. Film GümüşhaneÜniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümü öğrencisi olan 10 kız, 10 erkek olmak üzere toplam 20 kişiye izletilir. Daha sonra filmbağlamında araştırmacı gazetecilik ve kamu yararı ilkesi çerçevesinde sorular yöneltilir. Araştırmacı gazetecilik ile ilgili fikirleriniSpotlight filmi üzerinden açıklayan katılımcılar, çalışma için önemli veriler sunar. Araştırmanın sonunda, araştırmacı gazetecilik vekamu yararı kavramını literatürde olduğu gibi anlamlandırdıkları, okudukları bölüme film sayesinde farklı gözle bakmaya çalıştıklarıtespit edilir.
- MakaleAçık Erişim2020Enformasyondan Bilgi’ye: Üniversite Öğrencileri Haberleri Sosyal Medyadan mı Öğrenir?
Taşdelen, Birgül
Çevrimiçi ortamların etkili bir iletişim aracı olarak yükselişi, habere ulaşma, tüketme ve paylaşma şeklini kökten değiştirdi. Haber platformu olarak sosyal medyanın yükselişi, bilgiye erişim ve katılım deneyimlerimizi de zenginleştirmiştir. Bu çalışma, genç kullanıcıların sosyal medyada haber tüketim sürecini Eveland’in Bilişsel Arabuluculuk modeli ile incelemektedir. Sosyal medyada habere rastlantısal maruz kalınması, paylaşılan haber içeriğine katılım, bilişsel ayrıntılandırma ve güncel olaylar bilgisi arasındaki ilişkileri ortaya çıkarmayı amaçlayan bu araştırma, 402 kişiyle veri toplama aracı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, genç kullanıcıların çoğu, çevrimiçi erişim gerektiren dijital ortamlarla bağlantılarının bir parçası olarak sosyal medyada rastladıkları haberlere dikkat etmektedir. Ayrıca sonuçlar, pasif olarak habere maruz kalan genç kullanıcıları da dahil etme becerisine sahip sosyal medyanın, haber ve bilgi kullanımı arasındaki ilişkiye aracılık ettiğini ortaya koymaktadır.
- MakaleYalnız künye2020Bir görsel kültür öğesi olan zeugma’nın destinasyon markalamada başat temsil haline dönüştürülmesinin analizi
Günay, Mehmet Akif
İletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmeler kitlelerin farklı olan yerleri sanal olarak deneyimleme bilincini inşa ederken, ulaşım ve ekonomik imkânlar ise farklı destinasyonları yaşayarak deneyimleme imkânını kolaylaştırmıştır. Bu durum kent yöneticilerinde, destinasyonların birçok ziyaretçi tarafından ziyaret edilmesi kaygısını doğurmuş ve destinasyonlar arasında bir rekabetin de oluşmasını sağlamıştır. Destinasyonlara rekabet edebilme kabiliyetini kazandıran ve onları diğerlerinden farklılaştıran önemli bir unsur kültürel çekiciliklerdir. Kültürel çekicilikler içerisinde ise görsel kültür en sık kullanılan çekicilik unsurudur. Görsel kültürün hızlı bir şekilde kültürel yaşamın bütün zerreciklerine nüfuz etmesi ve modern toplumun büyük arzular ile görsel olanı talep etmesi, görmek istemesi ve onunla aynı kareye girmek istemesi görsel kültürün hayatın her alanında çekici bir güç olarak kullanılmasını gerekli kılmıştır. Görsel kültürün bu gücü destinasyon markalamada başarılı bir şekilde kullanılmıştır. Bu çalışmada Gaziantep kent markalama sürecinde Zeugma’nın nasıl kent markalamanın önemli bir unsuru haline getirildiği, diğer bir deyişle nasıl başat temsil haline getirildiği analiz edilerek anlaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmada veriler derinlemesine görüşme tekniğiyle toplanmıştır. Araştırma sonucunda Zeugma’nın başat temsil haline getirilmesinde birinci derecede medyanın, paydaşların ve Zeugma’nın sunum konseptinin etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, paydaş katılımının kent markalama sürecindeki etkisini ve önemini ifade eden “bütünleşik paydaş katılımlı marka kent yapılanması” şeklinde kavram geliştirilmiştir.
- MakaleYalnız künye2020Dizi sektöründe tüketim duyguları, memnuniyet, kulaktan kulağa iletişim ve sadakat arasındaki ilişkinin incelenmesi
Yildiz, Salih; Koçan, Mahmut
Son yıllarda hem yurt içinde hem de yurt dışında Türk dizilerine talebin artması ülkemizin dizi sektöründe altın çağını yaşamasına yol açmıştır. Diziler aynı zamanda tüketicilerin duygularını olumlu ya da olumsuz şekilde etkilemektedir. Tüketicilerin izledikleri dizilerden memnuniyet seviyesinin yüksek olması dizi tüketimini artırabilirken, seviyenin düşmesi dizi tüketimini azaltabilmektedir. Tüketicilerin memnuniyeti dizilere bağlılığı oluşturabilir ve tüketicilerin dizilerle ilgili bilgileri arkadaşları ve yakın çevresiyle paylaşma motivasyonunu da arttırabilir. Bu noktadan hareketle çalışmanın amacı; dizi sektöründe tüketim duyguları (zevk ve uyarılma), memnuniyet, kulaktan kulağa iletişim (KKİ) ve sadakat arasında ilişkinin olup olmadığını belirlemektir. Araştırmanın evrenini Rize ilinin Merkez ilçesindeki tüketiciler oluşturmaktadır. Araştırmada tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme kullanılmış ve 402 tüketiciye yüz yüze anket uygulanmıştır. Araştırma hipotezleri Yapısal Eşitlik Modellemesiyle (YEM) test edilmiştir. Araştırma bulgularına göre; uyarılma, memnuniyet, KKİ ve sadakat arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu ortaya çıkmıştır. Tüketicilerin uyarılma duygusu, dizilerden memnun olma seviyelerini artırmaktadır. Benzer şekilde, memnuniyet seviyesi artan tüketicilerin diziler hakkında bilgileri paylaşma motivasyonu ve diziye sadakatlerinde artış olduğu tespit edilmiştir. Yerli ve yabancı dizilerde memnuniyetin KKİ ve sadakat ile olumlu yönde ilişkili olması araştırmanın literatüre katkısı olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca dizi sektöründeki uygulayıcılar, dizi yapımından önce tüketicilerin duygularını, paylaşım motivasyonunu ve bağlılığını göz önünde bulundurmalıdırlar. Böylelikle dizilerin daha kaliteli ve hayat seyirlerinin daha uzun dönemli olması sağlanabilir.
- MakaleYalnız künye2020Sosyal medyayı etkin kullanan markaların diyalojik iletişim açısından değerlendirilmesi
Doğan, Ayhan; Aksoy, Fatih
Günümüzde gelişen iletişim teknolojileri ile birlikte çeşitli kanallarla iletişim kurmak mümkün hale gelmiştir. Bu gelişmeler, şirket-tüketici-, kamu-devlet, birey-birey, birey-devlet vb. birey, kamu, kurum ve kuruluşlar arasındaki ilişkilerde kişilerarası iletişim tarzında iletişimin sağlanmasına imkân vermiştir. Bu şekilde iletişim ortamı sağlayan bir iletişim kanalı da sosyal medya olmaktadır. Sosyal medya ile birlikte ikili ilişkilerde, iletişim çift yönlü olmaktadır, karşılıklı etkileşim söz konusudur ve aktif bir rol oynanmaktadır. Sosyal medyada iletişim kurmanın yanı sıra ilişkilerde kurulmaktadır. Günümüzdeki küresel pazarda artık hedef kitlelerle sadece iletişim kurmak yeterli olmamaktadır. Hedef kitleler ile artık bir ilişki oluşturulması gerekmektedir. Çünkü hedef kitleler markalardan kendi düşüncelerini sormasını istemektedir. Bu çalışmada sosyal medyayı etkin kullanan beş markanın Twitter, Instagram ve Facebook hesaplarının diyalojik iletişim ilkelerinin ne kadarını kapsadığı tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. 01-15 Temmuz 2019 tarihleri arasında markaların sosyal medya paylaşımları nicel içerik analiz yöntemi ile incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre markalar, diyalojik döngü ve yeniden ziyareti sağlama ilkelerini başarılı şekilde kullanamamıştır. Markalar, bilginin işe yararlılığı ve ziyaretçilerin korunması ilkelerini, diğer ilkelere göre daha başarılı uygulamıştır. Sonuç olarak markaların bazı diyalojik iletişim ilkelerini başarılı şekilde uygularken bazılarını ise etkin şekilde kullanmadığı görülmüştür. Dolayısıyla markaların diyalojik iletişim açısından sosyal medya araçlarını yeterince değerlendiremediklerini söylemek mümkündür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Siyasal iletişim sürecinde propaganda ve siyasal reklam: 7 haziran 2015 genel seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi'nin gazete reklamlarının analizi
Dudu Yurt
Bu çalışma siyasal iletişim bağlamında seçim sürecinin siyasal reklam ve propaganda olgusunu ele almıştır. 7 Haziran 2015 Genel Seçimlerinde ulusal gazetelerde yer alan siyasal reklamlar analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında reklamlar incelenerek kamuoyuna verilmek istenilen mesajlar irdelenmiş ve siyasal reklamların önceki genel seçimlerde kullanılan reklamlar ile arasındaki anlamsal farklılık belirlenerek, Ak Parti'nin 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde aldığı oy oranı ile ilişkilendirilmiştir. Çalışmanın birinci kısmında literatür taraması yapılarak siyasal iletişim, propaganda ve siyasal reklam bağlamında teorik çerçeve oluşturulmuştur. İkinci kısımda ise Ak Parti'nin 7 Haziran 2015 genel seçim sürecinde ulusal basında yer alan siyasal reklamları içerik analiz yöntemiyle incelenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler incelendiğinde siyasal reklam çalışmalarının seçimlerin kaderini ve sonuçlarını doğrudan etkilediği görülmektedir. Çalışma kapsamında örneklem olarak incelenen Ak Parti tarafından hazırlanan reklamlar incelendiğinde yer aldıkları gazetelerle iktidar ilişkilerine bakıldığında objektiflik ve tarafsızlık ilkesinin göz ardı edildiği sonucuna ulaşılabilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Futbolda sosyal medya iletişimi ve marka değeri: Trabzonspor ve taraftarları üzerine bir araştırma
Okan Demir
Bulunduğumuz yüzyılda futbol kitleleri peşinden sürükleyen, farklı kültürlere sahip insanları bir araya getiren bir olgu olarak ortaya çıkmıştır. Futbolun bu birleştirici özelliği ekonomiden siyasete kadar farklı alanlarda söz sahibi insanların ilgisini çekmiştir. Futbol gün geçtikçe büyüyen ve finansal olarak ciddi bir pazar haline gelmiştir. Bu pazarda yer alan ve kendini konumlandırmak isteyen futbol klüpleri gelirlerini artırmak, kurumsallığını sürdürmek adına marka değerlerini korumak zorundadır. Bunun için sürekli gündemde kalmak ve değişim ve gelişim süreçlerine uyum sağlamak diğer sektörlerde olduğu gibi futbol klüpleri için de ön plana çıkmıştır. Teknolojik gelişme ile paralel olarak-özellikl 21.yy'da- kitle iletişim araçlarında çok büyük değişimler meydana gelmiştir. Bu gelişmeler insanların iletişim ve erişim olarak kolayca ulaşabileceği ve kullanabileceği platformların oluşmasına yol açmıştır. Sosyal medya günümüzde bu platformların başında gelmektedir. Sosyal medya sayesinde çok kısa sürede çok sayıda insan ile iletişime geçmek ve onlardan geri bildirim almak ucuz ve kolay bir hale dönüşmüştür. Bu çalışmada Türkiye Süper Liginde mücadele eden köklü takımlarımızdan olan Trabzonspor'un yoğun rekabet ortamında marka değerini korumak için sosyal medya iletişimi sayesinde oluşturduğu etkileşim ile bu renklere gönül veren taraftarların ortaya koyduğu etkileşimin klübün marka değeri ve bileşenleri üzerinde etkisi araştırılacaktır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Kişilerarası iletişim bağlamında yeni iletişim teknolojilerinin rolü: Lise düzeyi öğrencileri örneğinde anlık mesajlaşma programları üzerine bir uygulama
Tuğba Tekmen
Günümüz teknolojisinin yaşamın tüm alanlarında yer alan etkisi kişilerarası iletişim biçimlerini de etkilemiş ve değiştirmiştir. Bu gelişmelerle beraber yeni iletişim ortamları ortaya çıkmış ve gündelik yaşamın vazgeçilmez araçları haline gelmiştir. Teknolojinin değiştirmiş olduğu toplumlar ve hayat biçimleri iletişimin şekillerini yeniden güncelleyerek biçimlemiş ve insanlar arası sosyo-kültürel ilişkileri değiştirerek farklılaştırmıştır. Bu farklılaşma ve değişimin önemli göstergelerin arasında yer alan anlık mesajlaşma servisleri kişilerarası iletişim araçları arasında en öndeki yerini aldığı inkâr edilemez bir gerçektir. Teknoloji ile beraber kişilerarası iletişimde kullanılan konvansiyonel araçlar kişi ya da gruplar arası iletişim süreçlerini değiştirmiştir. Yerine de zaman ve mekân mecburiyeti olmayan anlık iletişim araçlarına bırakmaya başlamıştır. Cep telefonlarının daima çevrimiçi olma özelliği ve karşılıklı yüz yüze iletişimin güçlükleri olmadan meydana getirilen iletişim şekilleri, insanların çok kolay ve ivedi iletişimi seçmelerini ve sık sık kullanmalarını sağladığı görülmüştür. Bu teknolojik araçların kullanımı ile beraber, gelişen ve değişen iletişim tarzı kadar insanlar arası kültür, sosyalleşme ve sosyalliğin yaşanma şekli de değişmeye başladığı açıkça görülmüştür. Bu tezin amacı, dünyada ve ülkemizdeki teknolojik gelişmeler sayesinde hızla popülerleşmiş olan anlık mesajlaşma programları üzerinden, lise öğrencilerinin kişilerarası iletişimlerine etkilerini ve ilişkilerini incelemektir. Bu kapsamda anlık mesajlaşma uygulamalarının kişilerarası iletişim üzerinde yapmış olduğu etkilerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak anlık mesajlaşma uygulamalarının kişilerarası iletişimi yönelik algıları nasıl etkilediğini belirleyebilmek için anket yöntemi kullanılmıştır. Anketin oluşturulmasında Pea ve arkadaşları (2012: 327) tarafından geliştirilmiş olan Kişilerarası İletişim Ölçeği kullanılmıştır. Bu araştırmanın evrenini lise öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma örneklemi olarak seçilen Giresun ilindeki Bulancak Anadolu Lisesi ile Bulancak Bahçelievler Anadolu Lisesi'nde öğrenim gören 450 öğrenci ile yüz yüze görüşme yapılarak anket formu uygulanmış ve elde edilen veriler SPSS 24.0 programında analiz edilmiştir. Analizler sonucunda teknolojinin kişilerarası iletişime etkisi açısından 16 yaş grubunun kritik bir yaş olduğu, bu yaştan önceki lise yıllarında teknolojinin iletişime henüz tam etki etmediği, anlık mesajlaşma uygulamalarının çoğunlukla şahsi cep telefonları aracılığıyla kullanıldığı, bununla birlikte günlük 2 saatlik kullanımın kişilerarası iletişime yönelik algının değişmesi açısından kritik bir değer oluşturduğu tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Kişilerarası iletişim sürecinde samimiyet olgusu: Cep telefonu ile arama ve mesajlaşma bağlamında bir araştırma
Aleyna Makbule Ünal
Günümüzde bilgi ve iletişim teknolojisinin etki ettiği birçok alanın içerisinde kişilerarası iletişim de yer almaktadır. Bu teknolojilerde yaşanan gelişim ve değişimler beraberinde yeni iletişim ortamları da yaratmaktadır. Dolayısıyla kişilerarası iletişimin boyutu da değişime uğramaktadır. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin kolayca hayatımızda değişim yarattığı bu dönemde, bir teknoloji aracı olan cep telefonlarının kişilerarası iletişim kurma yolu olarak yaygın şekilde kullanıldığı görülmektedir. Toplum içerisinde çeşitli nedenlerden ötürü telefondan arama veya mesajlaşma yoluyla iletişim kurulması, zamanla bir alışkanlık haline gelmiştir. Son dönemlerde telefon üzerinden haberleşmek, çoğu insanın düşüncesine göre yeterli görülmektedir. Fakat yüz yüze iletişimin sunduğu fırsatlar göz önünde bulundurulduğunda, telefondan iletişim kurmanın dolduramayacağı boşluklar bulunmaktadır. Bireyler arasında samimi bir ilişki kurulmadığı müddetçe iletişimin olumlu yönde seyir edemeyeceği düşünülmektedir. Bu bağlamda kişilerarası iletişimdeki samimiyet olgusunun, cep telefonu ile arama ve mesajlaşma bağlamında incelenmesi değerli bir konu haline gelmektedir. Bireyler için bir seçim yolu olan telefondan arama ve mesajlaşmanın samimiyet olgusu üzerinden incelenmesi bu çalışmanın amacına karşılık gelmektedir. Bu konuda gerçekleştirilecek ilk çalışma olması ve literatüre katkı sağlaması çalışmanın önemini vurgulaması açısından değerlidir. Çalışmanın yöntem kısmında ise nicel yöntemle elde edilen bilgileri desteklemesi ve zenginleştirmesi adına çalışmanın ikinci yöntemi olarak nitel yöntem kullanılmıştır. Elde edilen bilgileri hem desteklemek hem de çalışmanın geçerlik ve güvenilirlik kat sayılarını daha da artırmak amacıyla karma yöntem çalışmada tercih edilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen bulgulara göre telefondan arama ve mesajla yoluyla kişilerarası iletişimdeki samimiyet olgusuna yönelik iki farklı bakış açısı olduğu tespit edilmiştir. Bir grup insan çevresindeki insanlarla olan ilişkilerinin önemli olduğunu düşünürken, diğer grup insan ilişkilerine bu kadar büyük bir anlam atfetmemektedir. İletişim ve ilişkilerini farklı biçimde anlamlandıran ve inşa eden bu grupların telefondan arama ve mesajlaşmanın insan ilişkilerine katkısını farklı biçimde değerlendirmektedir. Diğer insanlarla ilişkilerini önemli bulan insanlar telefondan arama ve mesajlaşmanın samimiyete çok fazla katkısı bulunmadığı görüşündedirler. Ayrıca ilişki ve iletişimin yüz yüze görüşme üzerinden daha önemli ve değerli olduğu fikrini savunmaktadırlar. Diğer insanlarla ilişkilerine çok fazla anlam yüklemeyen insanlar ise telefondan arama ve mesajlaşmanın ilişkileri için yeterli hatta bu şekilde görüşmenin pratik ve yararlı olduğunu düşünmektedir.
- MakaleAçık Erişim2019İnstagram fenomenlerinin görsel ve sözel paylaşımlarının marka tutumu, marka değiştirme ve elektronik kulaktan kulağa pazarlama üzerine etkisi
Avcı, İbrahim; Yildiz, Emel
Bu araştırmada, İnstagram fenomenlerinin herhangi bir marka ile ilgili olarak yaptıkları paylaşımlardaki görselve sözel içeriklerin, marka değiştirme, marka tutumu ve elektronik kulaktan kulağa pazarlama niyeti üzerindekietkisini belirlemek amaçlanmaktadır. Araştırma örneklemi Y Jenerasyonu olarak bilinen 18-38 yaş aralığındayer alan İnstagram kullanıcıları olarak belirlenmiştir. Araştırma kapsamında oluşturulan anket formu,15.11.2018 ile 22.11.2018 tarih aralığında online olarak 520 katılımcıya uygulanmıştır. Ancak bazı katılımcılarınİnstagram kullanmaması ve bazı anketlerin eksik ve hatalı doldurulması nedeniyle 484 anket analize dahil edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 21 ve Yapısal Eşitlik Modeli (AMOS 24) ile analiz edilmiş ve İnstagram fenomenlerinin görsel içerikli paylaşımlarının marka tutumu, marka değiştirme ve elektronik kulaktan kulağa pazarlamaüzerinde olumlu etkisinin olduğu belirlenmiştir. Sözel içerikli paylaşımların ise marka tutumu ve elektronikkulaktan kulağa pazarlama üzerinde olumlu etkisi tespit edilirken, marka değiştirme üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
- MakaleYalnız künye2019Balkanların islamlaşmasındaki hoca ahmed yesevi etkisine kamu diplomasisi perspektifinden bakmak
Sancak, Kadir
Kamu diplomasisi kavramının literatürde kullanılmaya başlanmasının henüz yarım yüzyıllık bir geçmişi bulunmakla birlikte bu kavramla ifade edilen faaliyetlerin çok daha eski tarihlerden itibaren uygulandığı bilinmektedir. Kamu diplomasisindeki temel amaç başka toplumları etkilemektir. Bu amaç, kendinizin ve sahip olduğunuz değerlerin her türlü meşru kanalla karşı tarafa tanıtılması şeklinde gerçekleştirilmektedir. Bu bağlamda geçmişe bakıldığında, Hoca Ahmed Yesevi’nin faaliyetleri ile kamu diplomasisi uygulamaları arasında bir bağ kurmanın mümkün olduğu görülmektedir. Türk İslam Dünyası’nda oldukça önemli bir şahsiyet olan Hoca Ahmed Yesevi, on binlerce mürit/derviş yetiştirerek onları Türkistan merkezli olarak doğu-batı, kuzey-güney hattında irşat misyonuyla görevlendirmiştir. Ağırlıklı olarak batıya yönelen bu dervişlerin gittikleri yerlerden biri de Balkan toprakları olmuştur. Henüz Balkan coğrafyasının İslam’la şereflenmediği bu dönemde söz konusu dervişler Hoca Ahmed Yesevi öğretisini buralara taşıyarak, bölgenin Türk İslam kültürü ile tanışmasına vesile olmuşlardır. Dervişler bu topraklarda kendilerine tekkeler kurmuş ve yaptıkları köprüler, inşa ettikleri değirmenler ve bunun gibi faaliyetlerle doğrudan halkla iç içe olmuş ve onlara hizmet etmişlerdir. Başta Sarı Saltık olmak üzere bu gelenekten yetişen dervişler örnek davranışları ile burada yaşayan halka model olmuş ve bu topraklarda İslamiyet’in yayılmasında temel bir rol oynamışlardır. Bu çalışmada Yesevi geleneğinden gelen dervişlerin Balkanların İslamlaşması bağlamındaki faaliyetleri kamu diplomasisi kavramı perspektifinden ele alınacaktır. Esasında modern bir kavram olan ancak uygulama örneklerine çok eski zamanlardan beri rastlanan kamu diplomasisi uygulamaları ile dervişlerin faaliyetleri arasındaki benzerliklere ve farklılıklara işaret edilecektir.
- MakaleYalnız künye2019A research on the approach of university students in the context of inspection, security and privacy
Alkan, Feryat; Özcan, Ali
Surveillance has functioned throughout history to provide control in almost all communities. Surveillance is as old as the history of mankind, and in this direction it has kept pace with the changes and transformations that society has undergone. Surveillance, which has become widespread with the renewal of surveillance tools, has brought with it the question of security and privacy. The problem of security and privacy of surveillance affects not only new technological tools but also all social activities with the widespread use of information technology in recent years. Is security provided with surveillance technology in this study? Does this surveillance cause privacy violations? Thus, the surveillance awareness was tried to be measured in 3 parts and 44 questions. Atatürk University, Bayburt University, Bitlis Eren University, Gümüşhane University and Karadeniz Technical University were applied to a total of 407 people. Because of inconsistent or incorrect coding, 21 questionnaires were not included in the analysis and 386 questionnaires were analyzed. Attitudes of students to surveillance awareness, surveillance security and privacy have been tried to be understood. According to the survey, most of the students are not aware of the surveillance done. We see that people are able to compromise privacy when it comes to security, and they are willing to be exposed to security concerns. So we can say that your security comes before privacy.









