Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2023
    2023 Kahramanmaraş Depremlerinin Ardından Sağlık Bakanlığına Yöneltilen Tweetler: Türkiye'deki Deprem Felaketine Yönelik Bir İçerik Analizi

    Unal, Cihan; Sezer, Cemal

    Bu çalışma, Türkiye'de 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkez üstlü deprem felaketlerinin ardından ilk gün Sağlık Bakanlığının etiketlendiği tweetlerin analizini amaçlamaktadır. Maxqda programı kullanılarak Twitter'dan çekilen 8624 tweet içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Araştırmanın amacı, deprem sonrası ilk 24 saat içinde Sağlık Bakanlığı'nın ne için etiketlendiğini belirlemek ve bunu analiz etmektir. Bulgulara göre, ana konular yardım çağrıları, toplumsal duygusal tepkiler, haberleşme ve önerilerdir. Tweetlerin büyük bir kısmı adres bilgisi paylaşarak yardım talep etme şeklinde yazılı ve görsel tweetlerdi. Sonuç olarak, afet sonrasında sosyal medya üzerinden adres vererek yardım talep etmek ve önerilerde bulunmanın yaygın olduğu ve yetkililerin afet durumlarında kullanıcılarla bu konular kapsamında iletişim kurabileceği sonucuna varılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Sosyal Medya ve Elektronik Ağızdan Ağza Pazarlama Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Twitter Örneği

    Eda, Dişli Bayraktar

    Günümüzde işletmeler, müşteri değeri yaratmak ve mümkün olan en iyi deneyimi sağlamak için büyük çaba sarf etmektedirler. Bu durum, zaman içinde çeşitli biçimler almış ve teknolojik gelişmeler, müşterilerin markalarla doğrudan etkileşim kurmalarını kolaylaştırmıştır. Bu bağlamda, sosyal medya platformları, müşterilerin markalarla ve diğer tüketicilerle etkileşime geçebildiği önemli bir araç haline gelmiştir. Özellikle Twitter gibi kısa metin paylaşımı yapılan platformlar, haber ve mesajların hızlı bir şekilde yayılmasına ve geniş kitlelere ulaşmasına olanak tanımaktadır. Bu nedenle, sosyal medya üzerindeki konuşmalar, bireyler arasında hızla duyulmakta ve aktarılmaktadır. Araştırmada genel olarak Twitter’da markalarla ilgili konuşulan haberlerin tüketicilerin marka tercihlerine etkisi ile ağızdan ağza pazarlama arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Twitter kullanım ölçeği bilgilendirici, yararlanma ve etkileme olmak üzere üç boyutta ele alınmıştır. Araştırmanın evrenini Gümüşhane Üniversitesi’nde öğrenim gören ve Twitter kullanan öğrenciler oluşturmaktadır. Bu kapsamda Twitter kullanan öğrencilere yönelik hazırlanan anket formu hem yüz yüze hem de online olarak katılımcılara ulaştırılmıştır. Ankete toplamda 307 katılım sağlanmıştır. Tüm analizler % 95 güven aralığı ve 0.05 anlamlılık düzeyinde, SPSS 25.0 Windows paket programı ve AMOS Graphics 24.0 programlarında yapılmıştır. Araştırma sonucunda Twitter’ın etkileme ve yararlanma özelliklerinin eWOM üzerindeki etkilerinin istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak Twitter’ın bilgilendirici boyutu ile eğitim, cinsiyet, günlük Twitter kullanım süresi ve Twitter kullanma nedeni arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir.

  • MakaleAçık Erişim2023
    “Yarın Cumhuriyet’i İlan Edeceğiz!”: Atatürk Dönemi (1923-1938) Türk Romanında Gazetecilerin Gözünden Millî Mücadele ve Cumhuriyet

    Yazbahar, Zehra

    İlk çağlardan bu yana insanlar hem düzeni sağlamak hem de hayatta kalmak amacıyla iletişim olanaklarından yararlanırlar. Bu iletişim olanaklarının başında gelen ve birçok kişi tarafından yasama, yürütme, yargıdan sonra dördüncü güç olarak nitelendirilen basın, gücü hemen herkes tarafından kabul edilen kitle iletişim araçlarından biridir. Toplumu bilgilendirme, bilinçlendirme ve yönlendirme işlevlerinin olması, basının toplumda her daim geçerliliğini korumasını sağlar. Aynı zamanda düşünce ve duygu dünyası ile birlikte tutum ve davranışları da etkileyen bu kitle iletişim aracı, toplum üzerinde değiştirme gücüne de sahiptir. Millî Mücadele Dönemi’nde de basının bu gücünden yararlanılmıştır. Dolayısıyla mücadele döneminin konu edildiği birçok romanda basın hayatı ve basın çalışanları ile karşılaşırız. Bu çalışmada da 1923-1938 yıllarını kapsayan Atatürk Dönemi Türk Edebiyatı içinde değerlendirebileceğimiz ve basın hayatının ele alındığı Iztırap Çocuğu (Ethem İzzet Benice, 1927), Halas (Mehmet Rauf, 1929), Dünkülerin Romanı (Burhan Cahit Morkaya, 1934) ve Ankara (Yakup Kadri Karaosmanoğlu, 1934) romanlarında yer verilen Millî Mücadele ve Cumhuriyet, romanlardaki gazetecilerin bakış açısıyla yansıtılmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2023
    OTC (Over the Counter) Reklamlarındaki Sağlık Çekiciliği: Nitel Bir Çalışma

    Doğan, Neva

    Bu çalışmanın amacı ilaç, takviye edici gıda ve/veya diğer sağlık ürünleri gibi insan sağlığı için önem taşıyan maddelerin günümüzde sıklıkla reklamının yapılır olmasından yola çıkarak, özellikle takviye edici gıdaların reklamlar aracılığıyla birer tüketim nesnesi haline getirilmesini, bu reklamlardaki çekicilik unsurlarını göstererek ortaya koymaktır. Araştırmada Supradyn, Easy Fish Oil, Möllers, Dynavit, Osende, Pharmaton ve Redoxon markalarına ait basit rastlantısal yöntemle seçilmiş dijital reklamlardan, reklam filmlerinde, ünlü kullananlarının muhteva ettikleri, sağlık nosyonu çekicilik unsuru bakımından nitel analiz yöntemlerinden biri olan içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Buna ek olarak, reklamlarda kullanılan sloganların tükettirme stratejileri üzerinden ne anlama geldikleri de yine içerik analizine tabi tutularak çözümlenmeye çalışılmıştır. Reklamların içerik analizi neticesinde, çekicilik unsuru olarak sağlıklı ve fit bir görünüme sahip ünlü kullanımı ve sağlıklı yaşam vurgusu yapan sloganlarla, markaların, hedef kitlelerine bu ürünlerin kullanımı sonucunda daha sağlıklı bir beden ve yaşam şekli vaat ettikleri sonucuna varılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Cerrahi Yoğun Bakım Ünitelerinde Hemşirelerin İzolasyon Önlemlerine Uyumları ile İletişim Becerileri ve Bilinçli Farkındalık Düzeyleri Arasındaki İlişki

    Kulakaç, Nurşen

    Bu çalışma cerrahi yoğun bakım ünitelerinde hemşirelerin izolasyon önlemlerine uyumları ile iletişim becerileri ve bilinçli farkındalık düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı türdeki araştırma 1-30 Ocak 2023 tarihleri arasında Türkiye’deki cerrahi yoğun bakım ünitelerinde çalışan 237 hemşire ile tamamlanmıştır. Veriler Kişisel Bilgi Formu, İzolasyon Önlemlerine Uyum Ölçeği (İÖUÖ), Bilinçli Farkındalık Ölçeği (BFÖ) ve İletişim Becerileri Ölçeği-Yetişkin Formu (İBÖ-YF) ile toplanmıştır. Anket Google Forms web uygulaması ile düzenlenerek hemşirelerin akıllı telefonlarına WhatsApp mesajlaşma programı aracılığıyla gönderilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik, ortalama, standart sapma, Pearson Korelasyon analizi ve Lineer Regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması 37.87±6.55 (min. 19, max.50) olup %51.9’u kadındır. Hemşirelerin izolasyon önlemlerine uyumlarının iyi düzeyde olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin izolasyon önlemlerine uyumlarını önemli ölçüde etkileyen faktörlerin; bilinçli farkındalık durumları ve hastane enfeksiyonlarına maruziyet olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin izolasyon önlemlerine uyumlarını arttırmak için bilinçli farkındalık temelli uygulamaların desteklenmesi gerektiği düşünülmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Türk basınında çerçeveleme mücadelesi: amasra maden kazası haberlerinin çerçeveleme analizi

    Yetkiner, Beyler; Güran, Mehmet Salih; Özarslan, Hüseyin

    15 Ekim 2022 tarihinde, Bartın ilinin Amasra ilçesinde Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessese Müdürlüğü'ne bağlı kömür madeninde grizu patlaması oldu, sonrasında göçük ve yangın meydana geldi. Yaşanan maden kazasında yeraltında bulunan 110 madenciden 42’si hayatını kaybetti. Basında önce “kaza” “facia”, “patlama” kelimeleriyle kurulan haber öyküleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın arama kurtarma faaliyetlerini incelemek üzere gittiği Bartın’da “Kader planına inandığımız için bunun ne dünü bugünü ne de yarını olmayacaktır bunlar her zaman olacaktır. Bunu da bilmemiz lazım.” şeklindeki açıklamasından sonra yön değiştirdi. Medya ve siyaset sahnesinde kader ve şehitlik tartışması başladı ve yeni bir kutuplaşma yaşandı. Kutuplaşmanın bir tarafında siyasi aktörlerin sponsorluğunda “şehit”, “kader” gibi kültür ve din referanslı çerçeveler diğer tarafta ise “ihmal/tedbirsizlik, cinayet/katliam” gibi sorumluluk atıflarının hakim olduğu çerçevelerle inşa edilmiş haberler ortaya çıktı. Bu araştırma yaygın medyanın haber söylemini ve siyasi aktörlerin söylemlerini izleyerek çerçeveleme kuramının toplumsal-siyasi süreçlerin analizinde ne ölçüde pratik bir araç olduğunu anlamayı ve ayrıca Türk medyasında maden kazasıyla ilgili haberlerdeki çerçeveleme tercihlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çerçeveleme teorisi, siyasi aktörlerin ve medya aktörlerinin söylemlerinin, ortaya çıkış sürecinden başlayarak, birbirleriyle çatışmaları, izlerkitle çerçeveleriyle etkileşimleri, zaman içindeki dönüşümleri ve sosyal kültürel-politik arka planlarını da göz önünde bulundurularak analiz edilmesinde yararlı bir yöntem oluşturmaktadır. Bu bağlamda Birgün, Karar, Sabah, Sözcü, Yeni Akit, Yeni Şafak gazetelerinde Amasra Maden Kazasıyla ilgili yayımlanan toplam 276 haber çerçeve analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda Sabah, Yeni Şafak ve Yeni Akit gazetelerinin “şehit”, “kader”, “devlet görev başında” çerçeveleriyle; Sözcü, Karar, Birgün gazetelerinin ise “cinayet/katliam”, “ihmal/tedbirsizlik”, “kader söylemine tepki” çerçeveleriyle kaza haberlerini çerçevelediği bulunmuştur. Gazetelerin en çok tercih ettiği tür çerçevesi ise insani ilgi çerçevesi olmuştur.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • Derleme MakaleAçık Erişim2023
    Jerry fodor's theory of the language of thought as a communicational and mental process

    Doğan, Neva

    The concepts of thought, language and communication are concepts that are connected and interact with each other in ways that cannot be explained without reference to each other. Considering that communication begins with oneself, subject to a mental process, it is possible to say that it cannot be done separately from the act of thinking and independently of language. It is obvious that thinking, which we call human communication with oneself, affects how we use language, and the way we use language affects our perception of the world. Jerry Fodor, an American cognitive scientist and language philosopher, proposed the Language of Thought Theory, which states that before people communicate, they speak in a language that he calls computational/mathematical. Explaining this in terms of input and output to the processor, as in artificial intelligence, Fodor argues that the human mind works in the same way. The computational mental processes that Fodor defends are completely rejected by Searle on the grounds that they are completely unconscious. Since understanding Fodor and his arguments requires an understanding of his predecessor Chomsky, this study first explains Chomsky's hypotheses about language production. Then, by relating Fodor's discourses on language and thought to linguist Wittgenstein and philosopher of mind Searl, the relevance of the communicative process to consciousness, language and thought is discussed.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Kişilerarası iletişimde emoji kullanımı: whatsapp örneğinde bir inceleme

    Çalışır, Gülsüm; Taştan, Seval

    İnsanlığın varoluşuna kadar uzanan iletişim kavramı, insanların temel ihtiyaçları ile paralel bir gerekliliktir. Bu gereklilikle insanlar birbirleri ile sözlü veya sözsüz biçimde etkileşim içindedir. Bu etkileşim literatürde “kişilerarası iletişim” olarak adlandırılmaktadır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yeni iletişim ortamları olarak sosyal medya uygulamaları ortaya çıkmıştır. Geçmişte yüz yüze gerçekleşen kişilerarası iletişim, sosyal medya ortamlarına taşınmıştır. Yer ve zaman sınırlaması olmayan ve kolay erişim imkânı sunan uygulamalardan biri Whatsapp olarak görülmektedir. Whatsapp, sözsüz iletişimin bileşenleri olan yüz ve beden hareketleri, bedensel temas, mekân kullanımı ve araçları ile benzerlik gösteren emojiler ile kişilere etkili bir iletişim ortamı sunmaktadır. Çalışmada Whatsapp üzerinde bulunan emojilerin kullanımının kişilerin günlük hayatta kurdukları yüz yüze iletişimde yararlandıkları jest ve mimikler, bedensel temas gibi unsurlar ile tutarlı bir şekilde kullanıp kullanmadıklarını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Yöntem olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniğinin katılımcıların zihninde yer alan özel ve saklı bilgileri ortaya çıkarma gücünden yararlanılmıştır. Çalışmanın örneklemi, Whatsapp kullanan 18 yaşından büyük olan 25 kullanıcı ile sınırlandırılmıştır. Çalışmanın sonucunda elde edilen bilgilere göre Whatsapp uygulamasında gerçekleştirilen kişilerarası iletişimde kullanılan emojilerin etkili bir iletişime katkı sağladığı; kısaca emojilerin önemi ortaya çıkmıştır. Günlük hayatta kurulan kişilerarası iletişimde yararlanılan sözsüz iletişim unsurlarının Whatsapp üzerinde de emojiler ile desteklendiği bilgisine ulaşılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Using whatsapp in organizational communication: a research for call center employees

    Kızıloğlu, Şadiye Kotanlı

    The aim of this study is to reveal why and for what needs call center employees prefer WhatsApp, one of the messaging applications, and to examine what these preferences are in the context of organizational communication. In this study, the usage practices of the WhatsApp application within the framework of intra-organizational communication are questioned and the importance of WhatsApp, which is a communication channel, for call center employees is tried to be revealed. In the study, semi-structured interviews were conducted with 53 call center employees working in two different call centers in Erzurum. The obtained data were coded with Maxoda 2022 program and analyzed by descriptive analysis method. As a result of the analysis, 3 main themes emerged as the communicative value of WhatsApp, its value in terms of work-related processes, and its value in terms of socialization in the business environment. As a result of the study, findings have been obtained that WhatsApp is used as an important communication tool in meeting the needs such as instant and fast communication, organization and planning, information and communication, chat and entertainment, and data sharing. .In the study, these findings are discussed in the context of organizational communication, the purpose of WhatsApp among employees has been opened to discussion.

  • MakaleAçık Erişim2023
    An Integration of Self-Conscious Emotion into Public Service Announcement: The Effect of Framing Messages Based on Guilt and Shame-Inducing Strategies on the Intention of Behavior Change

    Temel, Ahmet

    PSAs (Public service announcements) about social issues have become important tools of persuasion that aimed to direct the public regarding attention to those problems that intended to bring attitude and behavior change. Prevailing studies indicated that message framing that links to a different type of emotional experiences has played different roles in changing the perception of individuals.Specifically, fear appeal-inducing techniques and their effectiveness were the main focus of scientific studies in the area. However, a new line of research indicated that, besides fear, other types of emotions might be important for effective message framing that can bring changes through some forms of persuasion. Following this new development, in this paper, it was proposed that the way the message is framed (either behavior-focused or self-focused) elicits different self-conscious emotions (i.e., guilt and shame) that will differently affect intention for behavior change. The core assumption of the proposed model is that messages framed based on guilt-inducing strategies may lead to intention for behavior change due to the absence of suppression, while messages framed on shame-inducing techniques suppress behavioral change due to the activation of suppression. In line with his, an alternative model was proposed which posits that the potential effectiveness of framing messages based on guilt and shame-inducing techniques varies with respect to a cultural orientation that persists in a given society. In the course of enhancing the proposed model, the paper attempts to draw some examples of message framing based on guilt and shame-inducing and concludes with limitation inherent in the current model.

  • MakaleYalnız künye2023
    Genişletilmiş Beklenti Doğrulama Modeli: Mobil Uygulama Kullanıcıları Üzerine Bir Araştırma

    Çelik, Kamil; Taş, Ahmet

    Akıllı telefon kullanıcılarının sayısının artmasıyla ilgili bir olgu olan teknoloji dünyasında mobil uygulamaların kullanımı giderek artmaktadır. Mobil uygulamaların ilk zamanlarında standart ihtiyaçların giderilmesi amaçlanmış ancak daha sonra hayatı kolaylaştırmaya ve pratikleştirmeye yönelik dönüşümler gerçekleştirilmiştir. Mobil uygulamalar aracılığıyla sosyal paylaşımlar yapılması, online bankacılık işlemlerinin gerçekleştirilmesi, oyun oynanması gibi mobil cihazın donanımında farklı amaçlar için kullanılması mümkün hale gelmiştir. Mobil uygulama pazarında bireylerin bir mobil uygulamayı kullanmaya devam etmesine veya kullanmayı bırakmasına sebep olan faktörleri ortaya çıkarmayı amaçlayan bu çalışma, iki teorik modeli ele alarak mobil uygulamaları kullanmaya devam etme niyetinin altında yatan faktörleri ortaya çıkarmaktadır. Bu modellerden ilki beklenti doğrulama modeli, ikincisi ise genişletilmiş birleşik teknoloji kabulü ve kullanımı teorisi olarak belirlenmiştir. Çalışmada demografik verilerin analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik modeli analiz R programıyla yapılmıştır. Çalışmanın korelasyon matrisini oluşturmak için SPSS 28 kullanılmıştır. Yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak teorik çerçeve önerisini test etmek için anket yoluyla toplam 560 katılımcı çalışmaya dahil edilmiştir. Elde edilen bulgulara analiz edildiğinde, mobil uygulamaları kullanmaya devam etme niyetinin en önemli itici güçlerinin beklentiyi karşılama, memnuniyet, alışkanlık, performans beklentisi ve çaba beklentisi olduğu sonucu elde edilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2023
    2007-2019 Yılları Arasında Meydana Gelen Otobüs Kaza ve Yangın Haberlerinin Nicel Analizi: Anadolu ve İhlas Haber Ajansı Örneği

    Şahinöz, Saime; Doğan, Ali; Nas, Merve; Güven, Talha

    Ülkemizdeki can ve mal kayıplarına bakıldığında kara yolu toplu taşıma araçlarından olan otobüslerin meydana getirdiği kaza ve yangınların bir afet boyutu kazandığı görülmektedir. Bu çalışmada ülkemizde meydana gelen otobüs kazası ve yangını olaylarının iki haber ajansı (Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı) bünyesinde yer alan ilgili kaza ve yangın haberlerinin incelenmiş ve içeriksel nicel analizi yapılmıştır. 2007-2019 yılları arasında ilgili haber sitelerinden alınan toplam 297 otobüs kazası ve yangını haberinin içerik çözümlemesi yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS-22 programı kullanılmış, sonuçlar %95’lik güven aralığında ve p<0,05 anlamlılık düzeyinde bulunmuştur. Kaza olaylarına müdahale eden kurumlardan sağlık/ambulans toplamda 158 kez tekrar ederek haber içeriklerinde %62,5’lik yüzdeyle en çok adı geçen kurum niteliğini taşırken, Anadolu Ajansında 188 tane fotoğraflı haber olup, bu ajansta yer alan haber metni sayısının %98,9’luk kısmı meydana getirmektedir. (p<0,05). İhlas Haber Ajansı’nda videolu haber olup, bu ajansta yer alan haber metni sayısının %40,4’lük dilimini kapsamaktadır(p<0,05). 279 haber metninde, içeriğinde öyküleme yer alan haber sayısı ele alınırsa Anadolu Ajansında 34 öykülemeli haber olup, bu ajansta yer alan haber metni sayısının %17,9’luk dilimi kapsadığı bulgulanmıştır(p<0,05). Risklerin bertarafında en önemli materyal olan eğitimdir. Otobüs yangını haberinin hiçbirinde eğitimsel bir içerik yer almamaktadır. Otobüs kaza ve yangın haberinde yer alan otobüs firmalarında en çok bahsi geçen “yolcu otobüsü” olduğu sonucuna varılmıştır. Meydana gelen yangın haberlerinin sebepleri bilinmemekle birlikte, kitlesel olay statüsü kazanan otobüs kazalarının önlenmesi hususunda atılacak adımların yine bu kitlesel olaya ilişkin belirlenmiş olay yeri yönetimi esasları ve politikaları ile alanında uzman kişilerce atılması gerektiği şeklinde ön görülmüştür.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Deneyimsel Pazarlamanın Kulaktan Kulağa Pazarlama ve Tekrar Satın Alma Niyeti Üzerindeki Etkileri: Çay Satış Mağazalarına Yönelik Bir Uygulama

    Yildiz, Emel; Şibil, Özlem

    Günümüzde oldukça kalabalık sayılabilecek işletmelerden biri de yiyecek ve içecek işletmeleridir. Pazarlama uzmanları, piyasada rekabette üstünlüğü elde etmek için çabalayan bu tür işletmelere, tüketicilerin duygusal yönlerine daha fazla dokunmaları gerektiğini ve bir ürüne yatırım yapılma ve/veya ürünün diğer müşterilere iletilmesi gerektiğini aktarmalıdır. Geçmiş çalışmalarda deneyimsel pazarlama konusu kapsamlı bir şekilde araştırılmış olsa da çay satış mağazalarında deneyimsel pazarlamanın alt boyutlarının kulaktan kulağa iletişim ve tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkileriyle ilgili literatürde bir boşluk olduğu görülmüştür. Bu sebeple bu araştırmada, çay satış mağazalarından ürün veya hizmet alan tüketicilerin mağaza yönelik deneyimlerini diğer tüketicilere kulaktan kulağa ileterek tüketicilerin tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkisi incelenmiştir. Rize ilinde daha önce çay satış mağazalarından ürün veya hizmet satın almış 415 tüketiciden veri toplanmıştır. Verilerin analizi için yapısal eşitlik modeli (YEM) ve SPSS24 paket programı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda duygusal, düşünsel, fiziksel ve sosyal deneyimin kulaktan kulağa pazarlama üzerinde pozitif ve anlamlı bir ektisinin bulunduğu fakat duyusal deneyimin kulaktan kulağa pazarlama üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca kulaktan kulağa pazarlamanın tekrar satın alma niyeti üzerinde pozitif ve anlamlı bir ektiye sahip olduğu saptanmıştır.

  • MakaleYalnız künye2023
    Siyasi partilerin z kuşağı üyelerine yönelik algıları ve siyasal iletişim stratejileri üzerine nitel bir araştırma

    Taşçıoğlu, Raci; Sarıhan, Zekeriya

    Bu çalışmada 2023 genel seçimlerinde seçmenlerin önemli bir kısmını oluşturan Z kuşağı üyelerine ilişkin politik aktörlerin algılarının/yaklaşımların ın ve bu kuşak üyelerini ikna edebilmek için bu aktörlerin kullanmış oldukları iletişim stratejilerinin belirlenmes i amaçlanmaktadır. Bu amaçla mevcut siyasi tabloda iktidar ve ana muhalefet partileri olan Adalet ve Kalkınma Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisinin yetkili organlarının katılımıy la derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Çalışmada yarı yapılan dırılmış görüşme tekniğiyle elde edilen veriler nitel içerik çözümlemesi tekniğiyle analiz edilmişt ir. Çalışmada siyasi partilerin genç kuşak üyelerini önemsedikleri, onlarla iletiş imi sağlamak, onlara bilgi vermek ve onları ikna edebilmek için çeşitli iletişim kanalların ı kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Yine siyasi partilerin Z kuşağı üyelerine yönelik etkin bir iletişim stratejisiyle yaklaştıkları görülmektedir. Ayrıca çalışmada genç kuşak üyelerinin sosyal ağlarda politik aktörlerle siyasal iletişime geçme, siyasal paylaşımlar yapma ve siyasal eylemlerde bulunma davranışları düzeylerinin bazı gençlerde düşük bazı gençlerde ise yüksek olduğu, ancak genel anlamda bu davranışların çok düşük düzeyde kaldığı sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2023
    Televizyon yayıncılığında metaverse uygulamaları: dünyadan ve türkiye’den ilk örnekler

    Ak, Sibel; Kızıloğlu, Şadiye Kotanlı

    Hızla gelişen teknolojiyle birlikte ekran ve yayın sektörü de yenilenmeye, gelişmeye ve değişmeye devam etmektedir. Bu yeniliklerden Metaverse ve Web 3.0 gibi teknolojiler geleneksel yayıncılığın dışında içerik dağıtımının yeni yollarını sunmaya başlamıştır. Aracıların ortadan kalkmasıyla içerik oluşturanların daha özgür ve esnek bir ortamda hedef kitlelerine ulaşması mümkün hale gelmiştir. Blockchain, Web 3.0 gibi teknolojilerle ve meta veri tabanının ortaya çıkmasıyla ekran ve yayın teknolojisi bu değişime uyumlanma çabası içinde farklı deneyimler yaşamaktadır. Bu çalışmanın amacı, yayıncılık konusunda son yıllarda yaşanan değişimleri Metaverse kapsamında ele almak, televizyon yayıncılığı konusunda ilk denemeleri incelemektir. Çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılarak, dünyada ve Türkiye’deki ilk Metaverse televizyon yayınları incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda Metaverse ile televizyon yayıncılığın ilk örneklerinin çoğunun 2022 yılında verildiği görülmüştür. Türkiye’deki örnekler ulusal kanalların bir televizyon programında ve sınırlı bir sürede Metaverse ile bağlantı gerçekleştirilerek yapıldığı tespit edilmiş, Metaverse ile ilgili ilk örneklerin dışında herhangi bir yayın bilgisine ulaşılamamıştır. Dünyadan örneklerde ise avatarlarla yapılan yarışma programı beklenen ilgiyi görmemiş, reyting oranları istenilen düzeye ulaşamamıştır. Sonuç olarak hem dünyada hem Türkiye’de Metaverse ile televizyon yayıncılığının henüz başlangıç aşamasında olduğu sonucuna ulaşılmıştır

  • MakaleYalnız künye2023
    Tüketiciden tüketiciye elektronik ticarette (C2C) çevrimiçi ikinci el ürün satın alma motivasyonlarının sürdürülebilir tüketim davranışı ve çevrimiçi tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkileri ve elektronik ağızdan ağıza pazarlamanın aracılık rolü

    Avcı, İbrahim; Yildiz, Salih

    Uzun bir geçmişe sahip olan ikinci el ticaret, son yıllarda daha popüler hale gelmiş ve tüketiciler tarafından daha çok satın alınmaya başlanmıştır. İlk başlarda fiziki olarak bit pazarları, spotçu çarşıları, açık arttırma dükkanları gibi fiziki mekanlardan satın alınan ikinci el ürünler, elektronik platformlarda da satın alınmaya başlanmıştır. Tüketiciden tüketiciye elektronik ticaret (C2C) şeklinde gerçekleşen ikinci el ürün alışverişin temelinde ekonomik, uygunluk ve fikirsel gibi birçok motivasyonlar yer almakta ve tüketiciler sürdürülebilir tüketim kapsamında da ikinci el ürünlere yönelmektedirler. Araştırmanın amacı çevrimiçi ikinci el ürün satın alma motivasyonlarının sürdürülebilir tüketim davranışı ve çevrimiçi tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkilerini belirlemek ve bu etkilerde E-Womm’un aracılık rolünü ortaya çıkarmaktır. Bu amaçla araştırmada örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi kullanılmış ve araştırma kapsamında Google Forms üzerinden hazırlanan çevrimiçi anket formu ile 551 çevrimiçi ikinci el müşterisinden veriler toplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre, yalnızca ekonomik ve ideolojik motivasyonlar sürdürülebilir tüketim ve E-Womm davranışı üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Tüm çevrimiçi ikinci el alışveriş motivasyonlarının, çevrimiçi yeniden satın alma niyeti üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu, E-Womm davranışının ise hem sürdürülebilir tüketim davranışı hem de çevrimiçi yeniden satın alma niyeti üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Ayrıca aracılık ilişkileri önemli sonuçlar vermiştir.

  • MakaleYalnız künye2023
    The effect of country image on behavioral intentions: parallel mediation effects of product and service quality

    Sevim, Nurdan; Hall, Elif Eroglu; Izmir, Onur

    Consumers use the country image as not only heuristics to predict the quality of the products but also as a symbol of the self by which they affiliate themselves with certain groups and differentiate from others. This study intents to understand the effects of COI on product and service quality perceptions and a set of behavioral intentions through a holistic perspective in the automobile industry. Moreover, as a complementary element, some insights into the conceptualization and the measurement of the country image are meant to be gained. The findings of this study verify the assertions in the current literature on the two-dimensional country image construct, which consists of cognition and affect. The cognition-oriented country image scales threaten the validity of studies conducted in this area because the results obtained with cognition-oriented scales are inadvertently attributed to the (general) country image construct consisting of both cognitive and affective elements. In line with the service dominant logic, it is identified that a holistic approach is required predicting the effects of the country image on quality perceptions. Even in such a pure product category as automobiles, strong associations were identified between country image and perceived service quality. Therefore, regardless of the content of the market offering, it is important that quality must be evaluated under two separate dimensions as (physical) product quality and service quality. With the help of this twodimensional conceptualization of country image and quality perceptions, country of origin element attached to the market offering can be transformed into actual behaviors.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Sosyobilimsel Konulara Yönelik Yürütülen Lisansüstü Tezlerin İncelenmesi: Sistematik Bir Analiz

    Başkan Takaoğlu, Zeynep

    Sosyobilimsel konular teknolojik gelişmeler neticesinde ortaya çıkar ve toplum tarafından ciddi tartışmaları da beraberinde getirir. Bu tartışmaların sınıf ortamlarına taşınması ise öğrencilerin araştırma ve sorgulamaya dayalı öğretimlerine katkı sunar. Buna bağlı olarak son yıllarda sosyobilimsel alanda yürütülen çalışmalarda artışlar yaşanmıştır. Ancak tez çalışmalarında sistematik bir değerlendirmenin olmaması bir eksiklik olarak değerlendirilebilir. Bu gerçekten hareketle mevcut çalışmanın amacı; sosyobilimsel konularda yürütülen lisansüstü tezlerdeki araştırma eğilimlerinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma metodolojisine göre tasarlanan çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada, 2008 ile 2021 yılları arasında yürütülen 95 lisansüstü tez örneklemi oluşturmuştur. Elde edilen veri araştırmacı tarafından oluşturulan veri toplama aracı formu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde ise alt problemlere bağlı olarak betimsel ya da içerik analizinden yararlanılmıştır. Çalışma sonucunda sosyobilimsel konuların 2018 yılında bir tepe noktasına ulaştığı, bazı üniversitelerde araştırmaların yoğunlaştığı ve genellikle fen bilgisi öğretmenliği bilim dalında yürütüldüğü görülmüştür. Yöntem açısından dengeli bir dağılımın olduğu, örneklem sayısının daha çok 11 ile 30 arasında tercih edildiği, genellikle ortaokul öğrencileri ve fen bilgisi öğretmenlerinin örneklemleri oluşturduğu ve veri analiz teknikleri ile veri toplama araçları arasında uyum olduğu belirlenmiştir. İçerik analizi sonucunda ise seçilen konularla sonuçlar ilişkili bulunmuştur. Duyuşsal özellikler, argümantasyon, alan bilgisi, öğretim yöntem ve teknikleri, muhakeme, başarı ve sosyobilimsel konuların etkilendiği faktörler kategorileri oluşmuştur. Bu doğrultuda gelecekte yürütülecek lisansüstü çalışmalarda bu araştırmadan elde edilen sonuçların yol gösterici olacağı düşünülmektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • Derleme MakaleAçık Erişim2023
    Yeni Medya'da Çerçeveleme Dinamikleri

    Güran, Mehmet Salih; Özarslan, Hüseyin

    İletişim çerçeveleri medya yoluyla iletişimde mesajın içeriğini oluşturan ögeleri yani konusunu, sorunsal niteliğini, atıfta bulunduğu toplumsal sorumluluk ilişkilerini, yargılamayı, çözüm önerisini içeren retorik sistemini oluşturmaktadır. Buna göre kültüre yerleşmiş çerçeveler iletişimde bağlam özeti ve etiketi olarak okur/izleyici ile medya çalışanı ve yöneticisi arasında kararlaştırılmış kodlardan oluşmaktadır. Medya çerçeveleri üzerinde sahip oldukları denetimle ana akım medya kurumları ve aktörleri kamusal iletişim üzerinde çok önemli gündem kurma ve kamuoyu hâkimiyeti kurmuştur. Ancak Internet çağının başlangıcından itibaren ortaya çıkan Yeni Medya; iletişimcileri ve kullanıcıları, yeni iletişim sistemini farklı temel dinamikler üzerine inşa etmeye çalışmaktadırlar. Diğer yandan yeni medyanın geleneksel medyayla kurduğu karma medya sistemi eski toplumsal iletişim yapılarının işlevlerini sürdürmelerine de yardımcı olmuştur. Kamusal iletişim ile kişiler arası iletişimin iç içe girdiği bu alanda medya çerçeveleri ile okur çerçeveleri tanımı, sosyal medyada çerçeve kurma süreçleri, yayılan çerçevelerin yaşam döngüsü, yeni medya ile ana akım haber medyası arasındaki çerçeveleme etkileşimleri vb. gibi tartışma konuları araştırılmaktadır. Literatür taramamızda yeni medyada çerçeveleme teorisinin kullanıldığı bu yeni boyutlar sistematik olarak incelenmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Yabancı Öğrencilerin Gastrodiplomasi Aracı Olarak Türk Mutfağı Haftasına İlişkin Deneyimleri

    Kaya, Fazil

    Günümüzde farklı toplumların birbirleriyle kaynaştırılması için çeşitli etkileşim kanalları kurulmaktadır. Bu girişimlerden biri olan gastrodiplomasi, toplumlar arasında yiyecek içecek kültürü alışverişine dayanmaktadır. Bu çalışma, yabancı öğrencilerin Türk mutfağı hakkındaki deneyimlerinin ve görüşlerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yabancı öğrencilerin deneyim ve görüşlerinin alınması için yarı yapılandırılmış anket formu aracılığıyla 2022 Ağustos ve Eylül ayları arasında 16 adet katılımcıdan veriler toplanmıştır. Çalışma kapsamında elde edilen veriler betimsel analizle yorumlanmıştır. Bu çerçevede katılımcıların deneyimleri; Türk mutfak imajı, Türk mutfak deneyimi ve gastrodiplomasi açısından Türk mutfağı şeklinde üç temel kategoride tanımlanmıştır. Araştırma sonucunda, katılımcıların kısmen Türk Mutfağı hakkında ön bir algıya sahip olduğu, ikamet edilen ülkede Türk mutfağını deneyimleme fırsatı yakalayamadığı, Türkiye’ye geldikten sonra Türk mutfağı hakkında hem olumlu hem de yeni deneyimler kazandığı tespit edilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim