Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

  • MakaleAçık Erişim2026
    İletişim Araştırmalarında Netnografi Yönteminin Uygulama Boyutları

    Sönmez, Gülen

    Bu çalışma, iletişim araştırmalarında netnografi yönteminin nasıl uygulandığını bütüncül bir bakışla incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, yöntemin yalnızca yaygınlığını değil, uygulama pratiklerinde ortaya çıkan metodolojik tercihleri ve raporlama biçimlerini görünür kılmayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda Web of Science veri tabanında “netnography”, “communication” ve “media” anahtar kelimeleri kullanılarak belirlenen yayınlar üzerinden iki aşamalı bir analiz yürütülmüştür. İlk aşamada gerçekleştirilen bibliyometrik inceleme, yöntemin yıllara göre artan görünürlüğünü, yayın yapılan dergi ve disiplin çeşitliliğini ve sosyal medya merkezli bir kümelenmeyi ortaya koymaktadır. İkinci aşamada ise seçilen çalışmaların yöntem bölümleri tematik olarak değerlendirilmiş; veri toplama stratejileri, analiz araçları, araştırmacı konumlanışı ve etik raporlama pratikleri karşılaştırmalı biçimde incelenmiştir. Bulgular, netnografinin iletişim alanında giderek daha fazla benimsenmesine karşın, uygulama ve raporlama biçimlerinde ortaklaşmış standartların henüz belirginleşmediğini göstermektedir. Araştırmaların önemli bir bölümü sosyal medya temelli dijital izlere dayanmakta; etik şeffaflık ve yöntemsel gerekçelendirme düzeyleri ise çalışmadan çalışmaya farklılık göstermektedir. Bu durum, yöntemin nicel olarak genişlerken metodolojik olarak hâlen gelişim sürecinde olduğunu düşündürmektedir. Çalışma, bibliyometrik eğilimler ile uygulama pratiklerini birlikte ele alarak iletişim alanında netnografi kullanımına ilişkin karşılaştırmalı bir değerlendirme zemini sunmakta ve gelecekteki araştırmalar için daha şeffaf ve tutarlı uygulamalara yönelik bir çerçeve önermektedir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    How Does Birth-Related Content in Mass Media Affect Pregnant Women?

    Sari, Esra; Sönmez, Gülen

    Aim: This study was conducted to identify how content on childbirth in mass media affects pregnant women. In the study, an answer is sought to how the birth content in the mass media affects pregnant women. Method: The research data were collected through in-depth interviews using an identifying information form and a semi-structured interview guide. In this phenomenological study, conducted between May and July 2022, 15 pregnant women were interviewed. First, a preliminary interview was made with the pregnant women who came to the clinic, and they were informed about the subject. Afterward, in-depth interviews were conducted with the pregnant women who accepted the interview. A descriptive reporting method was preferred in the study. The data obtained were subjected to a thematic analysis and the main themes were revealed. The emerging themes were turned into tables and sub-themes and categories were determined. Results: The data obtained consisted of seven sub-themes, which were the birth plan, information sources on birth, being affected by the information obtained, encountering content related to birth, thoughts about birth scenes or visuals encountered, the effects of contents on attitude and behaviour and the desired content to encounter. Conclusion: As a result, it was found that the information obtained from mass media affected pregnant women from various aspects in all themes. Additionally, it was determined that the effects varied depending on the content or information that pregnant women were exposed to.

  • MakaleAçık Erişim2021
    Türkiye’de kamu yönetiminin iletişim ve halkla ilişkiler anlayışına ilişkin bir araştırma

    Aydeniz, Hediyetullah; Sönmez, Gülen

    Bu çalışma, Türkiye’de kamu yönetiminin iletişim ve halkla ilişkiler anlayışını konu edinmekte ve bu anlayışın belirlenmesini hedeflemektedir. Devlet Planlama Teşkilatı’nın kuruluşu ve hazırlanan ilk beş yıllık kalkınma planı çerçevesinde ilk halkla ilişkiler projesi olarak kabul edilen nüfus planlamasına ilişkin çalışmalar dikkate alındığında halkla ilişkilerin Türkiye’de özel sektörden önce kamunun inisiyatifiyle hayata geçtiğini ortaya koymaktadır. Bu deneyimin tarihsel-sosyolojik analizi ve dokuman incelemesinden yararlanarak 2001-2019 dönemini kapsayan beşer yıllık kalkınma planları metinlerinden hareketle kamu yönetiminin iletişim ve halkla ilişkiler anlayışını ortaya koymak bu çalışmanın ana çerçevesini oluşturmaktadır. Modernleşme kuramının etkisiyle hem kurumsal olarak medya hem de iletişim planlanması noktasında halkla ilişkiler, kalkınma-gelişme hedefleri çerçevesinde Türkiye’de bir yönetim aygıtı olarak görülmüştür. Halkla ilişkiler anlayışı ve uygulamaları ile akademik düzeydeki bilgi birikimini de etkileyen bu tarihsel tecrübe iletişim olgusunun daha çok kurumsal ve kitle iletişim düzeyinde görülmesini ve çizgisel-lineer bir iletişim yönetim pratiğini ortaya çıkarmıştır. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin sağladığı imkanlar ve dijitalleşme ile Avrupa Birliği üyelik sürecinin de katkısıyla yirminci yüzyılın başlarından itibaren çizgisel-lineer iletişim anlayışı ve halkla ilişkiler uygulamasında bilgilendirme modelinden iki yönlü simetrik modele geçiş çabaları olsa da asimetrik bir iletişim anlayışı ve uygulaması görülmektedir.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar