Yazarlar
- Ahmet Özdemir(3)
- Ahmet Bayraktar(2)
- Bahadır Tercan(2)
- Bilal Gürsoy(2)
- Burcu Aksoy(2)
- Burcu Sayın Okatan(2)
- Cenk Çarkacı(2)
- Emrah Öztürk(2)
- Emre Tosun(2)
- Emre Turan(2)
- Erdal Demir(2)
- Ertan Aktürk(2)
- Fatma Bostan(2)
- Fevziye Bekar(2)
- Furkan Şahin(2)
- Galip Usta(2)
- Gulzıpa Akyüz(2)
- Gökhan Kaymak(2)
- Gökhan Çaybaşı(2)
- Gülşah Ayvazoğlu(2)
- Hasan Yücel(2)
- Havva Nur Kobya(2)
- Hikmet Akyol(2)
- Kadir Çavuş(2)
- Kaşif Furkan Öztürk(2)
- Kemal Torpuş(2)
- Kübra Akyüz(2)
- Lokman Odabaş(2)
- Mazhar Oyanık(2)
- Melikşah Turan(2)
- Meryem Akbulut(2)
- Muhammet Kılıç(2)
- Nurcan Şimşek(2)
- Nurdan Dizdar(2)
- Pınar Açıkgöz(2)
- Ramazan Aslan(2)
- Rıza Akbaş(2)
- Selim Yalçın(2)
- Sinan Kurt(2)
- Uğur Demirel(2)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Türkiye'deki genç işsizlerin benlik saygısı ve sosyal destek algısının incelenmesi: Trabzon ili örneği
Büşra Özlü
Hayatın önemli bir parçası olan gençlik döneminde işsizlik problemiyle karşı karşıya kalmak gençleri psikolojik olarak da etkilemektedir. Bu çalışmada genç işsizlerin benlik saygısı ve sosyal destek algısı arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmaya Trabzon ilinde yaşayan 18-24 yaş (x̄=21,94 ± 2.08) aralığında 275 kişi katılmıştır. Bu araştırmada benlik saygısını ölçmek için Rosenberg (1965) tarafından geliştirilen "Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği" ve sosyal destek algısını ölçmek için Zimet ve arkadaşları (1988) tarafından geliştirilen "Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği" kullanılmıştır. Kişisel bilgilerin elde edilmesi için hazırlamış olduğumuz kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde t- testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Kruskal Wallis H Testi, Mann- Whitney U Testi, Pearson Korelasyon Analizi ve betimsel istatistiksel yöntemler uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda sosyal destek algısı ile benlik saygısı arasında pozitif düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Katılımcıların sosyal destek algısı ile cinsiyet ve işsizlik süresi değişkenleri arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Katılımcıların benlik saygısı ve sosyal destek algısı ile yaş değişkeni pozitif yönlü anlamlı bir ilişkiye sahiptir. Katılımcıların sosyal destek algısı yaş, medeni durum, işsizlik süresi ve eğitim durumu değişkeni açısından anlamlı bir şekilde farklılaşmaktadır. Katılımcıların benlik saygısı puanları ile işsizlik süresi değişkeni açısından anlamlı derecede farklıdır. Anahtar Kelimeler: Genç İşsizler, Benlik Saygısı, Sosyal Destek Algısı
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021İranlı kadınların gözünden Türk kadınlarının siyasi ve sosyal konumunun değerlendirilmesi
Büşra Nur Demir
Çalışmada, hem Türk kadınlarının geçmişten bugüne kazanılmış hakları saptanmakta hem de kadınların bu haklardan ne oranda faydalanabildiğine değinilmektedir. Yapılan bu çalışma ile Türkiye'de yaşayan İranlı kadınların, Türk kadınlarının siyasi ve sosyal konumlarını nasıl değerlendirdiğini ortaya çıkarmak amaçlanmaktadır. Bu çalışmanın bir diğer amacı ise toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının Türk kadınlarındaki yansımasını tespit edebilmektir. Çalışmada, Türkiye'de en az 2 yıldır ikamet eden, Türkiye ve İran gündemini takip eden, en az lise mezunu 20 İranlı kadın katılımcı ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşme tekniğinden elde edilen veriler kullanılmıştır. Çalışmada, Türk kadınlarının sosyal ve siyasal haklarının İran'a göre daha fazla olduğu (özellikle medeni kanun konusunda), bu hakların kullanımında yaşanan sorunların benzer olduğu (ataerkil kültür yapısı) sonucu ortaya çıkmıştır. Bu çalışmadan çıkan bir diğer sonuç ise İranlı kadınların gözünde, Türkiye'de toplumsal cinsiyet eşitliğinin olmadığıdır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Doğal koruyucular ile modifiye edilmiş bazı ahşap türlerinin üst yüzey özelliklerinin belirlenmesi
Alaattin Uzun
Doğal ortamında ağacı koruyan tanen, ülkemiz de yaygın olarak yetiştirilen ceviz ağacının meyve ve yapraklarında bol miktarda bulunmaktadır. Bu çalışmada odun korumada kullanılan ceviz taneninin, odunun üst yüzey özelliklerine etkisinin, tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmalar sonucunda elde edilen verilerle ceviz taneninin ekonomik değerinin ve yaygın kullanım alanlarının artırılması hedeflenmiştir. Bu amaçla sarıçam (Pinus sylvetsris L.) ve ceviz (Juglans regia L.) ağacı deney parçalarına fırça ile ceviz taneni nüfuz ettirilmiş ve yüzeyinde su bazlı vernik ve poliüretan vernik ile koruyucu katman oluşturulmuş ve bu katmanın yüzey sertliği ve yüzey parlaklığı değerleri ölçülmüştür. Ölçümler yapılmadan evvel deney parçaları TS 2470., (1976) standartlarına göre birinci sınıf keresteler içinden rastgele seçilip, TS 2479., (1976) ve TS 6956 EN ISO 4287 (2004) standartlarına göre yüzey sertliği ve yüzey parlaklığı ölçümleri yapılmıştır. Bu ölçme işlemleri tanen öncesi ve sonrası ölçümler ile vernik öncesi ve sonrası ölçümleri kapsamaktadır. Tanenin ahşap yüzeyine tatbik edilmesi, fırça ile üç kat (liflere paralel – liflere dik ve yine liflere paralel olacak şekilde) sürülerek ve tanenin kuruması için katlar arasında ikişer saat beklenerek uygulama yapılmıştır. Bu uygulamalar sonunda elde edilen deney sonuçlarına göre en yüksek yüzey sertlik değerleri sırasıyla ceviz+kontrol+poliüretan vernikli (100,4 N/mm2), ceviz+tanen+poliüretan vernikli (98,4 N/mm2) ve sarıçam+kontrol+poliüretan vernikli (93,2 N/mm2) olmuştur. En düşük yüzey sertlik değerleri ise sırasıyla sarıçam+kontrol+su bazlı vernikli (36,2 N/mm2), sarıçam+tanen+su bazlı vernikli (38,4 N/mm2) ve ceviz+tanen+su bazlı vernikli (42,6 N/mm2) örneklerinde elde edilmiştir. Vernik uygulaması yapılan örneklerde, liflere dik en yüksek parlaklık değeri; sarıçam+kontrol+poliüretan vernikli (91,34 L), en düşük ceviz+kontrol+su bazlı vernikli (52,84 L) örneklerde rastlanmıştır. Vernikli örneklerde liflere paralel en yüksek parlaklık değeri; sarıçam+kontrol+poliüretan vernikli (100,98 L), en düşük ceviz+tanen+poliüretan vernikli (73,27 L) örneklerde görülmüştür. Yüzey sertliği ve yüzey parlaklığı değerlerinde tanen uygulaması yapılmayan kontrol parçalarında ölçüm değerleri oldukça yüksek çıkmıştır. Yüzey sertliği ve yüzey parlaklığı değerleri açısından vernik çeşidi seçiminin daha etkin olduğu görülmüştür. Deneyde kullanılan ağaç türüne göre; poliüretan vernikli sarıçamın yüzey parlaklığı değerinin cevize göre daha yüksek çıktığı görülürken, yüzey sertliği bakımından ise ceviz odununun yüzey sertlik değeri daha yüksek çıkmış olup, kontrol örneklerine göre sarıçamdaki yüzdesel (%) değişimin daha fazla olduğu tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Avrupa Birliği'nin yumuşak güç kullanımı ve Ortadoğu ülkeleri üzerinde uyguladığı yumuşak güç: Suriye örneği
Miraç Yıldırım
Arap Baharı, sonrasında meydana gelen Suriye iç savaşı ve Suriye'deki DAEŞ terör örgütünün artık Suriye ile sınırlı kalmaması ve AB ülkelerine de sıçraması, göçlerin çok fazla artmasıyla birlikte Avrupa Birliği'nin Suriye'ye karşı uyguladığı politikalar değişmiştir. Bu bağlamda Avrupa Birliğinin, Ortadoğu ülkelerine uyguladığı politikalar, DAEŞ için olan tutumu, Avrupa Birliği'nin (AB'nin dört büyük ülkesi olan Almanya, Birleşik Krallık, Fransa ve İtalya'nın) Suriye'deki yumuşak güç faaliyetleri ve bu uygulanan politikalarda yumuşak güç uyguladığı alanlar anlatılmıştır. Bu yüksek lisans tez çalışması ile AB'nin dört büyük ülkesi olan Almanya, Birleşik Krallık, Fransa ve İtalya'nın yumuşak güç faaliyetleri üzerinde durulmanın yanı sıra, AB'nin yumuşak gücünün Avrupa Birliği'ne üye olan devletlerin Ortadoğu politikası ele alınarak Ortadoğu'da ortaya çıkan sorunlara AB ülkelerinin nasıl bir davranış içerisinde olduğu bu gibi durumlarda yumuşak güç kullanımı ve bu güç kullanımının Ortadoğu üzerindeki etkisi ele alınarak AB'nin Ortadoğu politikaları derinlemesine inceleyip analiz etmek amacıyla hazırlanmıştır. Ayrıca uygulanan bu politikaların tam olarak anlaşılmasını sağlayarak bu politikaların Ortadoğu üzerinde bıraktığı etkilerine dikkat çekmek istenmiştir. Çalışmanın cevap aradığı sorular şunlardır; AB Ortadoğu'ya yumuşak güç uyguluyor mu? Uyguluyorsa AB'nin Ortadoğu'ya yönelik uyguladığı yumuşak güç politikaları nelerdir? Uygulanan bu yumuşak güç süreklilik arz ediyor mu ?
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Deprem sonrası hasarlı yolların yapay zekâ ile tespit edilerek en kısa yol güzergâhlarının anlık optimizasyonu
Nurcan Şimşek
Doğa kaynaklı afetlerden biri olan depremlerden sonra hasarlı yolların belirlenmesi ve hasar görmemiş uygun yolların bulunması, kurtarma işlemlerinin yürütülmesinde, insanların etkilenen bölgeden en kısa sürede tahliyesinde ya da insani yardım malzemelerinin bölgeye sevk edilmesinde hayati önem taşımaktadır. Günümüzde kullanılan geleneksel insan gözlemi ve uydu görüntüleri ile yapılan yol hasarı değerlendirmeleri zaman alıcı ve maliyetli olmalarının yanı sıra sadece yollarda bulunan hasarları inceleyerek afet bölgelerine ulaşabilmek için trafik geçişi hakkında herhangi bir bilgi içermemektedirler. Bu çalışmada; depremlerden sonra meydana gelen yol hasarlarının otomatik belirlenip afet bölgelerine yakın başka bir güzergâhın belirlenmesi için evrişimli sinir ağı ve klasik en kısa yol algoritmasının birbirine entegrasyonu ile hızlı ve verimli bir hibrit taşıma sistemi oluşturulmuştur. CNN algoritması hasarlı ve hasarsız olmak üzere toplamda 552 yol görüntülerinden oluşan veri setinde eğitilerek VGG-16 mimarisi ile gerçekleştirilen test sonrasında %97 oranında doğruluk elde etmeyi başarmıştır. CNN algoritmasının açık yol ve kapalı yol olarak yapmış olduğu tahminler ile klasik en kısa yol algoritması üzerinden hasar gören yollar, kullanılan ceza terimi ile çıkartılıp tüm kullanılabilir güzergâhlar arasından en kısa mesafeli olan güzergâh belirlenmiştir. Bu iki algoritmanın birbirine entegrasyonu ile hızlı ve verimli bir hibrit taşıma sistemi oluşturularak başarılı sonuçlar elde edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Endüstriyel mutfak ekipmanları üretiminde çalışanların iş güvenliğine ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi
Büşra Nur İçlek
İş sağlığı ve güvenliği, işçilerin çalışma sırasında sağlığına zarar verebilecek çeşitli nedenlerle ortaya çıkan tehlike ve risklerin meydana gelmesini önlemeye yönelik planlı çalışmalardır. Teknolojinin gelişmesi ve yaygınlaşması ile beraber üretim faaliyetlerinde artış olması; çalışanların daha çok iş kazaları geçirmeleri, can kaybının artması ve üretimin azalması şeklinde birçok olumsuzluklara neden olmuştur. Bu nedenle endüstriyel kazaları ve meslek hastalıklarını minimum seviyeye indirebilmek için işyerlerinde tehlikeli durum ve tehlikeli hareketler en aza indirilmelidir. Her sektörde olduğu gibi endüstriyel mutfak ekipmanlarının üretiminin yapıldığı işletmelerde de çalışanlar tehlike ve risklerle karşı karşıya kalmaktadır. Bu nedenle iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi, çalışanlar için güvenlik kültürünün benimsenmesiyle başlar. Güvenlik kültürünün gelişmiş olduğu şirketlerde çalışan kişiler, iş sağlığı ve güvenliği konusunda daha yüksek düzeyde farkındalığa sahiptir. Bu araştırmanın amacı, Samsun ilinde bulunan endüstriyel mutfak ekipmanları üretimi yapan işletmede çalışanların iş güvenliğine yönelik görüşlerini belirlemek ve elde edilen sonuçların değerlendirilmesiyle daha güvenli bir çalışma ortamı için önerilerde bulunmaktır. Bu tez çalışmasında veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır. Çalışanlara tek boyut altında 32 maddeden oluşan "İş Güvenliği Ölçeği" uygulanmıştır. Bu ölçek, Willamson ve ark. (1997) tarafından geliştirilmiş ve Atay (2006) tarafından Türkçeye uyarlanmıştır. Bu çalışma, araştırmanın yapıldığı dönemde işletmede görev yapan 69 çalışan üzerinden alınan verilerle gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizlerini gerçekleştirmek amacıyla SPSS 22.0 istatistik paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde ANOVA ve Bağımsız Örneklem T Testi kullanılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Piperidin türevi bileşiklerin asetilkolinesteraz, bütirilkolinesteraz enzimleri üzerindeki inhibisyon etkilerinin ve antibakteriyel aktivitelerinin incelenmesi
Levent Çoşkun
Alzheimer son zamanlarda çok yaygın olarak görülen bir demans hastalığıdır ve kesin tedavisi yoktur. Beyindeki nörotransmitterlerin azalmasına neden olan bu hastalıkta en fazla azalma gösteren nörotransmitter asetilkolindir. Hastalığın tedavisi ya da engellenebilmesi için asetilkolinin yıkımı azaltılmalıdır bu ise ancak asetilkolini yıkan astilkolinesterazın (AChE) inhibisyonu ile mümkündür. Bilimsel araştırmalarla henüz bütirilkolinesterazın (BChE) farmakolojik rolü kesin olarak belirlenmiş olmasada, enzimin dejeneratif değişiklikler ile beyindeki asetilkolin hidrolizi sırasında dengeleyici bir role sahip olabileceği bildirilmiştir. Tedavi amacıyla günümüzde Takrin ve Rivastigmin gibi kolinesteraz inhibitörleri kullanılmakta olup bilinen birçok yan etkileri bulunmaktadır. Piperidin yapısında bulunan ve Alzheimer tedavisinde ilaç olarak kullanılan donepezil ise diğer ilaçlara göre daha seçicidir, yan etkileri daha az görülmektedir ve merkezi sinir sistemindeki asetilkolinesterazlara yüksek oranda özgül olması ilacın önemli bir üstünlüğüdür. Donepezil gibi birçok piperidin türevi farmakolojik olarak aktif bileşiklerin ve önemli ilaçların temel yapısını oluşturmaktadır. Çalışmamızda piperidin türevi olan (1-metil-4-hidroksi-4-fenilpiperidin-3- il)(fenil)metanon, (1-etil-4-hidroksi-4-fenilpiperidin-3-il)(fenil)metanon bileşiklerinin AChE ve BChE enzimleri üzerindeki inhibisyon etkileri in vitro olarak incelenerek, IC50 ve ki değerleri hesaplanmış ve inhibisyon türleri belirlenmiştir. Aynı zamanda bileşiklerin 7 farklı suş üzerindeki antibakteriyel aktiviteside belirlenmiştir. Pozitif kontrol olarak Ampisilin/Sulbaktam ve basitrasin kullanılmıştır. (1-metil-4-hidroksi-4-fenil piperidin-3-il)(fenil)metanon bileşiği için IC50 değerleri (AChE: 4.584 M; BChE: 51.448M) ve ki değerleri (AChE: 0.00344±0.00071; BChE: 0.05406±0.01009) olarak; (1-etil-4-hidroksi-4-fenil piperidin-3-il)(fenil)metanon bileşiği için IC50 değerleri (AChE: 4,312 M; BChE: 47.968 M) ve ki değerleri (AChE: 0.003047±0.00060; BChE: 0.04404±0.05109) olarak hesaplanmıştır. Maddelerin inhibisyon türleri yarışmasız olarak belirlenmiştir. Piperidin türevi iki bileşiğinde AChE enzimi üzerindeki inhibisyon etkilerinin çok daha yüksek olduğu, BChE enzimini ise daha düşük düzeyde inhibe ettikleri belirlenmiştir. BChE; AChE eksikliğinde ve yokluğunda kolinerjik iletimde koregülatör olarak görev yaptığından dolayı bu tip ikili inhibitörlerin, AChE seçici ajanlardan daha uzun süreli etkinlik sağlayabileceği ve dolayısıyla Alzheimer hastalığı açısından önemli olduğu düşünülmektedir. Aynı zamanda bu bileşiklerin çalışılan suşların çoğu üzerinde antibiyotiklerden daha yüksek zon çapı oluşturmaları ve güçlü antibakteriyel aktiviteye sahip olmaları dolayısıylada elde edilen tüm sonuçların farmakoloji alanında etken maddelerin tespitinde ve yapılacak yeni çalışmalar için yol gösterici olabileceği düşünülmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Aile motivasyonu ve içsel motivasyon ile iş performansı ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide enerjinin aracı ve çalışma koşullarının düzenleyici etkileri: Sağlık çalışanları ve sporcular üzerine bir araştırma
Çiğdem İnce Ayaydın
Bu çalışmanın amacı Türkiye'de aile motivasyonu ve içsel motivasyon ile iş performansı ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide enerjinin aracı etkisini ve çalışma koşullarının düzenleyici etkilerini incelemektir. Bu yönüyle çalışmanın literatürdeki boşluğu doldurması beklenmektedir. Çalışma Trabzon ve Gümüşhane'de 261 sağlık çalışanı ve 255 spor çalışanı üzerinde anket yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmada açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi ve hipotezleri test etmek için regresyon analizi kullanılmıştır. Analiz sonuçları teori ve beklentilerle uyumlu bir şekilde, bir işyerindeki aynı çalışma koşullarına sahip iki çalışandan aile motivasyonu ya da içsel motivasyonu diğer çalışandan daha yüksek olan bir çalışanın, enerji üzerinden iş performansının daha yüksek ve işten ayrılma niyetinin daha düşük olacağını olacağını ima etmektedir. Bu çalışmanın sonuçları kötü çalışma koşullarında çalışanların enerjisinin artmasının iş performansını artırdığını ve işten ayrılma niyetini azalttığını göstermektedir. Araştırma modeli sonuçları sağlık çalışanlarında aile motivasyonu iş performansı ile olan ilişkisinde enerjinin aracı bir değişken olduğu bulgusuna işaret etmektedir. Spor çalışanlarında bu aracı ilişki saptanmamıştır. Çalışmada ayrıca hem aile motivasyonu hem de içsel motivasyon ile enerji arasında pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Çalışmada enerji ile iş performansı arasında pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu, enerji ile işten ayrılma niyeti arasında negatif yönlü bir ilişkinin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Spor çalışanlarında enerji ile işten ayrılma niyeti arasında bir ilişki saptanmamıştır. Bulgular yöneticilerin aile motivasyonunun, içsel motivasyonun, enerjinin sağlayacağı olumlu bireysel sonuçlarını göz önüne alarak, işyerinde çalışanın aile motivasyonunu, içsel motivasyonunu, enerjisini yükseltecek bir çalışma ortamı sağlanmasının gerekliliğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Aile Motivasyonu, İçsel Motivasyon, Enerji, İş Performansı, İşten Ayrılma Niyeti, Çalışma Koşulları
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Yalıtım sıvalarına uçucu kül katkısının fiziksel ve mekanik özelliklere etkisinin incelenmesi
Cenk Çarkacı
Son yıllarda, atık malzemelerin gün geçtikçe arttığı dünyamızda meydana gelen çevresel kirliliğin önemli bir sorun teşkil ettiği görülmektedir. Bu nedenle çalışmalar geri kazanılabilir atıkların, hammadde yerine kullanılabilirliği üzerine yoğunlaşmıştır. Özellikle enüstriyel atık malzeme ve yan ürünlerinin değerlendirilmesi, kaynakların kullanımını azaltarak doğanın tahrip olmasını önlemekte, hem de bu atıkların depolanması sonucu çevrede oluşacak problemlerini en aza indirgemektedir. Dünya'da üretilen tüm fosil yakıt atıklarının %90'a yakın bir bölümü kömür yanma atıklarından oluşur. Bunun sonucu termik santrallerde açığa çıkan milyonlarca ton uçucu küllerin sadece %20'lik bir kısmı değerlendirilmektedir. Buda çevre açısından büyük bir sorun oluşturmaktadır. Son yıllarda endüstriyel bir atık olan uçucu kül, özellikle inşaat sektöründe, beton üretiminde kullanılmakta, böylece hem çimento üretim maliyetlerini düşürmekte hemde çevre kirliliğinin önlenmesine katkı sağlanmaktadır. Bu çalışmada endüstriyel bir atık olan uçucu kül'ün son yıllarda inşaat sektöründe sıkça kullanılmaya başlayan yalıtım sıvalarına ikame edilmesiyle özellikle yalıtım sıvasının ısı yalıtım ve mekanik özelliklerindeki değişimleri incelenmiştir. Bu kapsamda piyasadan alınan örnek bir yalıtım sıvasına %10, %20, %30 ve %40 olacak şekilde uçucu kül ikame edilerek elde edilen numuneler üzerinde ısı iletkenlik katsayısı, eğilme dayanımı, basınç dayanımı, yoğunluk ve su emme değişimleri incelenmiştir. Sonuç olarak yalıtım sıvasına, %30 uçucu kül ikamesinin ısı iletim katsayısında en iyi oranda iyileşme sağladığı, %40 uçucu kül ikamesinin eğilme, basınç dayanımı ve yoğunluk gibi parametreleri olumlu yönde artırdığı, en düşük su emme miktarının %40 uçucu kül katkılı numunelerde olduğu tespit edilmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Afetlerle baş etme kapasitesine yönelik ilk 72 saat odaklı kararlar
Zekiye Göktekin
Afet yönetiminin başarısı en küçük birimden en büyük birime kadar etkin bir hazırlık ile mümkündür. Bu süreçte her birimin ihtiyaç analizinin yapılması, zayıf yönlerinin güçlendirilmesi, afetlerle baş etme kapasitesinin artırılması şarttır. Bu doğrultuda doktora tezi olarak yürütülen bu çalışma, afet yönetim sürecinde kritik rolü olan üç paydaş grubunun ilk 72 saatteki sürecinin iyileştirilmesi ile ilgili kararları kapsamaktadır. Çalışmada; illerin afetlerde sağlık hizmeti sunum potansiyeli göreceli olarak değerlendirilmiş (Veri Zarflama Analizi), çok sayıda yerleşim yerine sahip bir bölgede optimum dron lokasyonu belirlemek için bir matematiksel model yaklaşımı ve afetlerin ilk 72 saatine bireysel hazırlıkta kişiye özel acil durum çanta içeriğinin belirlenmesine yönelik bir karar destek sistemi önerilmiştir. Bu çalışmaların; koordinatör birimin hızlı etki değerlendirmesi, mahsur kalınan noktalara ilaç, gıda vb. temininin sağlanması, mahsur kalanların hızlı ve güvenilir kurtarılması çalışmalarına; Sağlık Bakanlığı'nın illerin afetlerde sağlık hizmeti sunum potansiyelinin değerlendirilmesi ve her ilin kapasite geliştirmedeki öncelikli alanlarının belirlenmesi çalışmalarına; bireylerin acil durum çantası hazırlaması adımına fayda sağlamak suretiyle toplumların afete dirençlilik ve baş etme kapasitesinin güçlendirilmesi çabalarına katkı sunması beklenmektedir. Ayrıca bu yaklaşımların stratejik, operasyonel, taktik düzeydeki karar vericilere ve bilim insanlarına fikir vereceği düşünülmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Yerel olmayan sınır koşullu ters eliptik problemleri için yüksek mertebeden fark şemaları
Gulzıpa Akyüz
Bu tezde, çok noktalı yerel olmayan sınır koşullu ters eliptik problemi bir Hilbert uzayında araştırılmıştır. Burada ters eliptik problemin yaklaşık çözümü için üçüncü ve dördüncü mertebeden doğruluk fark şemaları kurulmuştur. Sunulan bu fark şemalarının çözümleri için kararlılık, hemen-hemen koersif kararlılık ve koersif kararlılık kestirimleri elde edilmiştir. Burada kararlılık eşitsizliklerini kanıtlamak için operatör yöntemi kullanılmıştır. Çok boyutlu kısmi eliptik diferansiyel denklem için ters yerel olmayan sınır değer problemlerinin yaklaşık çözümünün üçüncü ve dördüncü mertebeden doğruluk fark şemaları oluşturulmuştur. Ayrıca çok boyutlu kısmi eliptik diferansiyel denklem için yerel olmayan ters Dirichlet ve Neumann tipi sınır değer problemlerinin yaklaşık çözümünün yüksek mertebeden doğruluk fark şemaları kurulmuştur. Bu fark şemalarının çözümleri için kararlılık kestirimleri ele alınmıştır. Üçüncü ve dördüncü mertebeden doğruluk fark şemalarının sayısal çözümlerini bulmak için ise algoritma ile birlikte test edilen örneklerle MATLAB kodları verilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021İkinci tip sınır değer ve integral koşulları ile lokal olmayan ters parabolik problem için fark şemaları
Ahmet Gönenç
Bu işte, ters parabolik diferansiyel denklemler için ikinci tip sınır değer ve integral koşulları ile lokal olmayan problem ele alınmıştır. Lokal olmayan problemin yaklaşık çözümünü bulmak için birinci ve ikinci mertebeden sonlu fark şemaları kurulmuştur. İntegral koşullu Neumann tipi sınır değer problemi için birinci ve ikinci mertebeden sonlu fark şemalarının kararlığı gösterilmiştir. Ayrıca, Neumann şartları ile verilen çok boyutlu ters parabolik kısmi diferansiyel denklem için birinci ve ikinci mertebeden doğrulukla fark şemalar ele alınmıştır. Test örneklerde Neumann şartlı integral tipindeki lokal olmayan ters parabolik sınır değer probleminin sayısal çözümünü bulmak için MATLAB kodları verilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Sosyal hizmet bölümü öğrencilerinin kişilik özellikleri ile kariyer planlaması arasındaki ilişki: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi örneği
Hatice Kübra Sarı
Ülkelerin sosyo-ekonomik ilerlemesi insan kaynağının doğru kullanımına bağlıdır. Bireylerin kişilik özelliklerinin farkında olarak kariyer planlaması yapmasına toplum olarak gereksinim duyulmaktadır. Bu çalışmada sosyal hizmet bölümü öğrencilerinin kişilik özellikleri ile kariyer planlaması arasındaki ilişkisinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmanın teorik kısmında detaylı bir literatür taraması yapılmıştır. Veri toplama kısmında demografik sorular, beş faktör kişilik ölçeği (nevrotiklik, dışa dönüklük, açıklık, uyumluluk, vicdanlılık) ve kariyer geleceği ölçeği (kariyer uyumluluğu, kariyer iyimserliği, iş piyasalarına ilişkin algılanan bilgi) kullanılarak oluşturulan anket formu Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü'nde öğrenim gören 250 öğrenciye 2020-2021 Bahar döneminde uygulanmıştır. Verilerin analizinde bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü ANOVA testi, Levene testi, Tukey HSD testi ve Pearson Korelasyon analizi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlarda kariyer uyumluluğu alt boyutu ile nevrotiklik alt boyutu arasındaki ilişki bulunamamıştır. Ancak kariyer iyimserliği ve iş piyasalarına ilişkin algılanan bilgi alt boyutları ile nevrotiklik alt boyutu arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür. Kariyer planlaması ölçeği ile kişilik özelliklerinin alt boyutları olan dışa dönüklük, uyumluluk, açıklık ve vicdanlılık boyutları arasında ise pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Cessâs'ın Ahkâmü'l-Kur'ân adlı eserinin dilbilimsel tefsir açısından incelenmesi
Ubeytullah Altuntaş
Alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed'in (s.a.v.), Kur'ân'ı tefsir ve tebyîn etme görevini ömrünün sonuna kadar hakkıyla yerine getirdiği bilinmektedir. Son peygamberin vefatının ardından yaşanan fetihlerle birlikte ortaya çıkan toplum yapısı sonucunda dildeki bozulmaya paralel olarak dil çalışmalarının arttığı ve Kur'ân tefsirinde dilbilimsel tefsir akımının ortaya çıktığı görülmektedir. Aynı zamanda değişen toplum yapısına uygun yeni İslâmî hükümlerin oluşturulma ihtiyacı hasıl olmuştur. Buna bağlı olarak Kur'ân'ın ahkâm âyetlerinin incelendiği Ahkâmü'l-Kur'ân tefsirlerine yönelik çalışmalarda artış yaşandığı kayıtlarda yer almaktadır. Âlimlerin tefsir kitaplarını genellikle ustalık dönemlerinde yazdığı ve bu tefsirlerde tüm ilmî birikimlerini ortaya koyduğu görülmektedir. Bu bağlamda, hicrî 4. yüzyılda yaşayan Ebû Bekir el-Cessâs'ın yazdığı son eser olan Ahkâmü'l-Kur'ân tefsirinde yaptığı dilbilimsel izahlar dikkat çekmektedir. Onun dilbilimsel tefsirde hatırı sayılır bir birikime sahip olduğu, yaptığı dilbilimsel açıklamalardan anlaşılmaktadır. Bu araştırmada Cessâs'ın tefsirinde yaptığı dilbilimsel açıklamalar incelenmekte ve ahkâm eserinin dilbilimsel tefsir açısından önemi tespit edilmeye çalışılmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Bakır(II), nikel(II), kobalt(II) ve çinko(II) furan-2- karboksilatların nikotinamid komplekslerinin sentezi ve karakterizasyonu
Merve Nar
Yapılan tez kapsamında, Bakır (II), Nikel (II), Kobalt (II) ve Çinko (II) Furan-2-karboksilatların, Nikotinamit (NA) ile dört yeni kompleksi sentezlenmiştir. Bu bileşikler; Tetraakuabis (piridin-3-karboksamid-κN) Bakır (II) furan-2-karboksilat (I), Tetraakuabis (piridin-3-karboksamid-κN) Nikel (II) furan-2-karboksilat (II), Tetraakuabis (piridin-3-karboksamid-κN) Kobalt (II) furan-2-karboksilat (III), Tetraakuabis (piridin-3-karboksamid-κN) Çinko (II) furan-2-karboksilat (IV) olarak sentezlenmiştir. Sentezlenen bileşiklerin yapıları spektroskopik yöntemler ile aydınlatıldı. B grubu geçiş metal komplekslerinin yapı tayinleri için tek kristal X-Işını kristalografisi, Infrared (IR) Spektroskopisi, elemental analiz, kütle spektroskopisi ve UV-VIS spektrofotometresi gibi yöntemler kullanıldı. Elde edilen sonuçlara göre koordinasyon bileşiğini oluşturan merkezinde metal atomu bulunan yapıdaki diğer atomların bağlanma şekilleri, bağ açıları ve bileşiğin yapısı karakterize edildi. Sentezlenen metal komplekslerinin yapısında bulunan nikotinamit ligantından dolayı enzim ve biyoaktivite bakımından alandaki çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021İnşaat sektöründe maliyet hesabı, eksiklikler ve çözüm önerileri
Yasin Emre Çomaklı
Teknolojik gelişmelerin günden güne değişerek geliştiği bir dünya üzerinde yaşamaktayız. İnsanoğlunun bilgi birikimi ise her alanda artmaktadır. Bu birikim ise başta inşaat sektörü olmak üzere tüm sektörlerin gelişmesinde kendini göstermektedir. İnşaat sektörü hemen hemen her sektör ile bağlantılı olması ve ekonomik imkanların sınırlı olması nedeniyle oldukça profesyonel bir yaklaşım gerektiren sektörlerden biri haline gelmiştir. İnşaat yapımına karar verilmesinden başlanarak inşaatın bitirilip faaliyete girdiği ana kadar maliyet hesaplaması yapılmaktadır. Her aşaması ayrı ayrı hesaplanarak ona göre yol izlenilmektedir. Bu çalışma ile inşaat sektörünün tanımı, günümüze kadar ilerleyişi, inşaat sektörünün birbirleriyle ve diğer sektörlerle olan ilişkisi ve inşaat projelerindeki maliyetler ele alınmaktadır. Bu tez çalışmasının temel amacı, inşaat maliyet hesaplarının ayrıntılı bir şekilde ortaya konarak, maliyet hesabı sırasında ortaya çıkan hata ve yanlışlıkların temel sebeplerini irdelemektir. Bu amaç ile; yapılan bu yüksek lisans çalışmasında ilk olarak inşaat sektörünün finans ile bir bütün halinde olduğunun gözler önüne serilmesi için maliyet, gider ve harcama, maliyet yönetimi, maliyet tahmini, takibi ve analizi gibi kavramlar hakkında bilgiler verilmiştir. Verilen bu bilgiler örnek tablo ve şekillerle desteklenmektedir. Bu çalışma ile gözler önüne serilen bu bağlantılar dahilinde stokta bulunan malzeme miktarı, yapılan işin ne kadarının hakedilerek karşılığında alınacak miktarın, stoktaki malzemelerin kontrolü, yapılan işin ne kadara malolduğu ve ne kadarına daha ihtiyaç duyulduğu gibi konular izah edilmektedir. Bu izah ile inşaat sektörünün proje detaylandırılmasında ve hesapların takibi konusunda hangi kalemlerin ne derecede önemli olduğu konusunda daha bilgilendirici olacaktır. İnşaat projelerine ait maliyet üzerine örnek uygulamada, yaklaşık maliyet hesaplama, metraj belirleme işlemlerinin nasıl yapıldığı verilmiştir. Ayrıca, metrajın tablo haline nasıl getirildiği konusunda örnek maliyet hesabına yer verilerek izlenilecek yol hakkında ayrıntılı bilgi sunulmuştur. İnşaat sektöründe yapılan işlemlere ait dökümanlar tablo haline getirilerek, ayrı başlık altında kendi kalemlerine ait bölümler ile ayrı ayrı işlenerek detaylandırılmaktadır. Bu sayısal veriler inşaat projelerinin durumunu görmemizi sağlamaktadır. Çalışmanın sonucunda Kamu İhale Kanunundan ve bu kanuna göre hakediş dosyası içeriğinden, uygulamalarında karşılaşılan sorunlar ve bu sorunların çözüm önerilerine yer verilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Bütünleşik çok kriterli karar verme yaklaşımıyla TR90 Bölgesine yönelik Silah Organize Sanayi Bölgesi yer seçimi
Fatma Nur Tip
Çalışmanın temel amacı, bütünleşik çok kriterli karar verme yaklaşımıyla TR90 Bölgesine yönelik silah organize sanayi bölgesi yer seçimi kararı verilmesidir. Bu amaçla ilgili literatür detaylı olarak incelenmiş ve yer seçiminde kullanılan öncü kriterler belirlenmiştir. Uzman görüşü ve savunma sanayisinde öncü firmalara sahip olması ile alternatifler TR90 Bölgesi'ndeki (Trabzon, Artvin, Giresun, Gümüşhane, Ordu ve Rize) iller olarak seçilmiştir. Kriter ağırlıklarının hesaplanmasında FUCOM, alternatiflerin sıralamasında ise VIKOR yöntemi tercih edilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, en yüksek öneme sahip ana kriter maliyet, en düşük öneme sahip ana kriter ise sosyo-ekonomik faktörler olarak tespit edilmiştir. Alt kriterler arasından ise en yüksek öneme sahip arazi maliyetleri iken en düşük öneme sahip alt kriter afet lojistiğine etkiler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. VIKOR ile sıralanan alternatifler arasından en uygun ilin Trabzon olduğu tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Yeşil liman olabilme potansiyelleri açısından limanların ANP-BOCR Yöntemi ile değerlendirilmesi
Büşra Keske
Çalışmanın amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren limanların yeşil liman olabilme potansiyellerinin değerlendirilmesidir. Bu bağlamda öncelikle kapsamlı bir literatür araştırması gerçekleştirilmiş ardından alınan uzman görüşleri doğrultusunda yeşil liman performansını etkileyen kriterler belirlenmiştir. Çalışmanın alternatiflerini 2020 yılı sektör raporu verilerine göre bölgesel bazda konteyner (TEU) elleçlemesi en yüksek liman başkanlıkları kapsamında yeşil liman sertifikasına sahip olmayan limanlar oluşturmuştur. Önerilen model ile bir Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yaklaşımı olan ANP-BOCR yönteminden yararlanılarak kriterlerin ağırlıkları tespit edilmiş ardından alternatiflerin sıralaması gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, en yüksek ağırlığa sahip olan kriter, hava kirliliğini azaltmak (0,049), en düşük ağırlığa sahip kriterler ise liman ücretlerinde ceza fiyatlandırması yapılmaması (0,015) ile soğuk ütüleme ve gemi hızı düşürme teknolojisi kullanılması (0,015) olarak tespit edilirken Mersin International Port (0,055) en yüksek ağırlığa sahip alternatif olarak belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Piyasada satılan nar soslarının fiziksel, kimyasal ve antioksidan özelliklerinin belirlenmesi
Yunus Emre Kamış
Bu çalışmada piyasada satılan 17 farklı nar sosu ve laboratuvar ortamında rotary evaporatörde uygun koşullarda üretilen nar sosu ile beraber toplamda18 farklı nar sosunun fiziksel, kimyasal ve antioksidan özellikleri incelenmiştir. Yapılan çalışmada nar sosları numunelerinde briks, % asitlik (sitrik asit cinsinden), pH, hidroksimetil furfural (HMF), renk analizi, antioksidan analizleri, ve şeker analizleri gerçekleştirilmiştir. bunların yanı sıra nar sosu örneklerinin metanolik ekstraktlarının antioksidan aktivite değerleri DPPH (2,2-difenil-1-pikrilhidrazil) radikal süpürme aktivitesi, demir iyonu indirgeyici antioksidan güç (FRAP), toplam antioksidan kapasitesi tayini (TAC), toplam flavonoid tayini (TFC), toplam fenolik madde tayini (TPC), demir iyonu indirgeyici antioksidan güç (ABTS●+) metodu ile belirlenmiştir. DPPH metoduna dayalı olarak nar sosu örneklerinde en düşük ve en yüksek antioksidan aktivite değerler sırasıyla 5.23±2.62-2822.69±3.01 mg AA/kg olarak tespit edilmiştir. FRAP metodu ile incelenen nar soslarının en düşük ve en yüksek değerleri sırasıyla 57.94±9.35-2380.94±46.69 mg FeSO4/kg olarak ölçülmüştür. TAC metodunun uygulanması ile en düşük değer 660.47±11.06 mg AA/kg olarak, en yüksek değer ise 3690.83±41.00 mg AA/kg olarak belirlenmiştir. TFC analizleri sonucunda en düşük değer 23.06±5.36 mg QEE/kg, en yüksek değer ise 11680.71±1042.63 mg QEE/kg olarak tespit edilmiştir. TPC metodunda ise bu değerler sırasıyla 123.54±10.83-9566.95±108.09 mg GAE/kg olarak ölçülmüştür. ABTS metodunda ise ile en düşük değer 16.95±4.19 mg AA/kg olarak bulunurken, en yüksek değer ise 719.42±0.00 mg AA/kg olarak bulunmuştur. Nar sosu örneklerinden N8, N9, N10, N11, N14, N16 ve N18'in antioksidan aktivite değerleri yüksek olarak ölçülmüşken, diğer numunelerde ise bu değerler daha düşük ölçülmüştür. Suda çözünür kuru madde analizinde (briks) en düşük briks derecesi %70.00±0.00 olarak bulunurken, en yüksek briks derecesi ise %76.70±0.00 olmuştur. Nar sosu örneklerinde yapılan pH analizi sonucu bulunan en düşük ve en yüksek değerler sırasıyla 1.66±0.02-2.88±0.03 olmuştur. %titrasyon asitliği (sitrik asit cinsinden) analizi sonucu en düşük ve en yüksek değerler sırasıyla %2.65±0.11-7.58±0.16 olarak tespit edilmiştir. İncelenen nar soslarının HMF analizi sonucu minimum ve maksimum değerleri sırasıyla 4.58±0.18-103.68±1.53mg/kg olarak tespit edilmiştir. Çalışmada kullanılan nar soslarında, HMF değerleri genellikle normal değerlerde bulunmuş olsa da, bazı numunelerin HMF miktarlarının yüksek çıktığı görülmüştür. Ticari nar soslarının üretiminde kullanılan hammadde, üretim prosesleri, ilave katkı maddeleri, uygulanan ısıl işlemler ve depolama koşulları dikkatli ve özenli bir şekilde yapıldığı takdirde, nar soslarında HMF değerlerinin zararsız düzeyde olabileceği yapılan bu çalışmada görülmüştür. Nar ve nar ürünlerinin olumlu etkileri sebebiyle tüketimi arttırılmalıdır. Fakat nar ürünlerinin özellikle nar soslarının üretimini dikkatli bir şekilde yapılması ve nar soslarının antioksidan ve HMF içeriklerinin uygun değerlerde olmasına dikkat edilmesi önem arz etmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Geleneksel yöntemle üretilen nar (Punica granatum L.) ekşilerinin fizikokimyasal analizlerinin ilgili mevzuata uygunluğu ve antioksidan özelliklerinin incelenmesi
Miraç Oğuz
Meyveler hücre oksidasyonunu gerçekleşmesini önleyen, içerisinde renk pigmentleri içeren ve doğal antioksidanlarca zengin gıda maddeleridir. Fenolik madde içeriği fazla olan nar meyvesi (Punica granatum) de yüksek antioksidan aktiviteye sahip bir gıda ürünüdür ve güçlü bir antioksidan kaynağı olarak bilinirler. Son zamanlarda artış gösteren kalp, damar, diyabet ve kanser hastalıkları genellikle fazla ya da eksik beslenme ile ilgilidir. Özellikle yaş ilerledikçe vücutta antioksidan madde üretimi aksadığı için, antioksidan aktivitesi yüksek olan gıda ürünleri tüketerek vücut direncinin güçlendirilmesi gerekmektedir. Nar meyvesinin antioksidan aktivitesi yanı sıra birçok biyolojik aktivite özelliği gösterdiği bilinmektedir. Ayrıca Nar meyvesi günlük alım miktarı bakımından çoğunlukla tüketilen bir gıda ürünü olup, nar ekşisi formunda da yemeklerde ve salatalarda aroma olarak sıklıkla kullanılmaktadır. Bu çalışmada ise ülkemizde geleneksel olarak üretilmiş ticari, ev yapımı ve labovatuar ortamında rotary evaporatörde ürettiğimiz nar ekşisi olan toplam 16 tane nar ekşisi örneğinin fizikokimyasal özelliklerinin ilgili mevzuata uygunluğunun ve antioksidan özelliklerinin etkisi incelenmiştir. Çalışmamızda nar ekşilerinin metanolik ekstraklarının antioksidan kapasiteleri, DPPH radikal süpürme aktivitesi, demir iyonu indirgeyici antioksidan güç (FRAP), toplam antioksidan kapasitesi tayini (TAC), toplam flavonoid tayini (TFC), toplam fenolik madde tayini (TPC), ABTS●+ radikal süpürücü etki tayini metodu ile belirlenmiştir. Araştırmada kullanılan nar ekşisi örneklerinde DPPH metodu ile aktivite değerleri en düşük 10.35 mg/kg, en yüksek 23071.66 mg/kg olarak tespit edilmiştir. FRAP metodu analiz edilen örneklerde minimum değer 513.91 mg FESO4/kg, maksimum değer 5896.32 mg FESO4/kg olarak tespit edilmiştir. Toplam fenolik madde miktarının örneklerdeki en düşük ve en yüksek değerleri ise sırasıyla 1328.01 mg GAE (Gallik asit eşdeğeri)/kg, 8029.95 mg GAE (Gallik asit eşdeğeri)/kg olarak ölçülmüştür. Toplam Flavonoid içeriğin ise en düşük ve en yüksek değerleri 367.76 mg QEE (kateşin cinsinden)/kg, m 25230.20 mg QEE(kateşin cinsinden)/kg olarak tespit edilmiştir. Toplam antioksidan kapasitesinin en düşük değeri 1266.40 mg/kg, en yüksek değeri ise 7070.30 mg /kg olarak belirlenmiştir. İncelenen nar ekşisi örneklerinin çoğu güçlü antioksidan kapasiteye sahip iken, N10 ve N15 numaralı nar ekşisi örnekleri antioksidan bakımından oldukça düşük düzeyde tespit edilmiştir. Bu örneklerin pH değer aralıkları ise 1.99-3.10 arasında tespit edilmiş olup, TSE 12720 nar ekşisi standartına göre N7, N8, N10 ve N15 numaralı nar ekşisi örneklerinin pH değerleri uygun tespit edilmemiştir. Nar ekşisi örneklerinin % titrasyon asitlik değerleri %2.87-8.88 aralığından tespit edilmiştir. İncelenen örneklerin % briks değerleri %59.10-75.90 aralığında tespit edilmiş olup, TSE 12720 nar ekşisi standartına göre bu değer en az % 68 olmalıdır. Standarta göre N12, N13 ve N14 numaralı nar ekşisi örnekleri standarta belirtilen % briks değerinin altında tespit edilmiştir. HMF değerleri incelediğimiz nar ekşisi örneklerinde en yüksek 13.25 mg/kg olarak tespit edilirken, en yüksek değeri ise 8344.32 mg/kg olarak tespit edilmiştir. TSE 12720 nar ekşisi standartına göre HMF içeriği en fazla 50 mg/kg olmalıdır. Çalışmada kullanılan örnekler arasında sadece N8, N16 ve labovatuar ortamında üretilen nar ekşisi örnekleri bu standarta uymaktadır. Diğer örnekler belirtilen sınırın üzerinde tespit edilmiştir. Sonuç olarak analizi gerçekleştirilen nar ekşisi örneklerinin yüksek fenolik içeriğe sahip olduğu ve buna bağlı olarak ta yüksek düzeyde antioksidan aktivite gösterdiği belirlenmiştir.
