Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Çayeli (Rize) ilçesinde jeofizik verilerle bütünleşik heyelan duyarlılığı ve risk haritalarının oluşturulması

    Zehra Sürül

    Bu çalışmada, Çayeli ilçesinde heyelan duyarlılığının belirlenmesi amacıyla makine öğrenmesi tabanlı bütünleşik bir analiz gerçekleştirilmiştir. Çalışmada topoğrafik, hidrolojik, jeolojik, iklimsel ve sismik/jeoteknik faktörler birlikte değerlendirilmiş; AFAD, MTA, CORINE, OpenStreetMap ve sayısal yükseklik modeli verileri kullanılmıştır. Ayrıca Çayeli Belediyesi’nden temin edilen 55 adet jeolojik-jeoteknik rapor incelenmiş ve jeofizik veriler CBS ortamında modele dahil edilmiştir. Toplam 28 koşullayıcı faktör oluşturulmuş, VIF analizi sonucunda yüksek doğrusal bağlantıya sahip değişkenler çıkarılarak modelleme süreci 22 faktör üzerinden yürütülmüştür. Lojistik Regresyon, Rastgele Orman, XGBoost, LightGBM, SVM ve YSA dahil olmak üzere on farklı makine öğrenmesi algoritması karşılaştırılmıştır. Modeller 5 katlı çapraz doğrulama ve bağımsız test veri seti ile değerlendirilmiştir. Son aşamada SHAP analizi uygulanarak faktörlerin model tahminlerine etkisi yorumlanmıştır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda heyelan duyarlılık haritaları üretilmiş ve çalışma alanındaki mevcut heyelanlarla yüksek mekânsal uyum gösterdiği belirlenmiştir. Çalışma, makine öğrenmesi ve açıklanabilir yapay zekâ yöntemlerinin heyelan duyarlılık analizlerinde etkili sonuçlar sunduğunu ortaya koymuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Otomotiv sektöründe tedarik zinciri dayanıklılığını artırmak için endüstri 4.0 teknolojilerinin kullanılması

    Karl Malan

    Bu tez çalışması, mikroişlemci kıtlığı ve COVID-19 pandemisi gibi çağdaş krizler karşısında kritik bir öneme sahip olan otomotiv sektöründe, tedarik zinciri dayanıklılığını artırmak için Endüstri 4.0 teknolojilerinin kullanımına odaklanan çalışmaları analiz etmekte ve teknolojik çözümlerin lojistik kırılganlıkları nasıl hafiflettiğini ve proaktif risk yönetimini nasıl optimize ettiğini incelemektedir. Çalışmanın kapsamı, küresel bilimsel literatürün sistematik bir incelemesini ve Türkiye'deki endüstriyel ekosistem ile otomotiv üreticilerinin derinlemesine analizini içermektedir. Metodolojik olarak araştırma, Scopus veri tabanından 2011-2026 dönemine ait 161 akademik makaleden oluşan nihai bir veri seti üzerinde PRISMA çerçevesini kullanan bibliyometrik analiz ile sistematik literatür taramasını birleştiren karma bir yaklaşım benimsemektedir. Elde edilen bulgular; özellikle büyük veri analitiği ve yapay zekânın, reaktif yönetimden proaktif yönetime geçişi sağlayarak aksaklıkları önceden tahmin etmede öncü bir rol oynadığını göstermektedir. Çalışma ayrıca, bu araçların etkinliğinin işletmelerin organizasyonel olgunluk düzeyine ve üreticiler ile tedarikçiler arasındaki sistemik birlikte çalışabilirliğe sıkı sıkıya bağlı olduğunu ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, Endüstri 4.0 çağında otomotiv sektörünün dayanıklılığı, katı bir sağlamlık arayışından ziyade, iş birliğine dayalı bir dijital mimarinin sunduğu stratejik esneklikte yatmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    İtalya’da öğrenim gören kadın uluslararası öğrencilerin STEM alanlarına yönelik kariyer kararlarının kesişimsellik bağlamında incelenmesi

    Eylem Tuğba Aydin

    Bu araştırma, İtalya’da öğrenim gören kadın uluslararası öğrencilerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarına yönelik kariyer kararlarını, toplumsal cinsiyet normları ile uluslararası öğrenci statüsünün kesişimi bağlamında incelemektedir. Nitel ve fenomenolojik yaklaşımla yürütülen araştırmanın çalışma grubunu farklı ülke ve STEM disiplinlerinden 24 kadın uluslararası öğrenci oluşturmuştur. Veriler yarı yapılandırılmış görüşmelerle toplanmış ve kesişimsellik-bilinçli tematik analizle çözümlenmiştir. Bulgular, kariyer kararı sürecinin ilgi ve merakın yanı sıra toplumsal fayda üretme, yenilik ve araştırmaya katılma, ekonomik güvenlik ve uluslararası hareketlilik beklentileriyle biçimlendiğini göstermiştir. Katılımcılar erkek egemen akademik ve mesleki kültür, sınırlı kadın temsili, teknik yeterliği sürekli kanıtlama baskısı ve toplumsal cinsiyet temelli kalıp yargılarla karşılaştıklarını belirtmiştir. Uluslararası öğrenciler, farklı akademik olanaklar, kültürlerarası deneyim ve profesyonel ağları önemli kazanımlar olarak görürken; dil engeli, bürokrasi, oturum süreçleri, finansal güçlükler ve iş piyasasına erişim sorunlarını temel dezavantajlar olarak tanımlamıştır. Kesişimsellik analizi, kadınlık ve uluslararası öğrenciliğin görünürlük, aidiyet ve fırsatlara erişim üzerinde birlikte etkili olduğunu ortaya koymuştur. Sonuçlar; mentorluk, kariyer rehberliği, dil desteği, ücretli staj, adil değerlendirme ve kapsayıcı kurum politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Uzaktan çalışma ve sürdürülebilirlik İlişkisi: Küresel literatürün bibliyometrik analizi

    Abdoul Wahidou Mahamane Seydou

    Uzaktan çalışma, bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin etkisiyle giderek yaygınlaşan bir çalışma modeli hâline gelmiş, özellikle COVID-19 pandemisi sonrasında çalışma yaşamında önemli bir dönüşüm yaratmıştır. Pandemi sürecinde uzaktan ve hibrit çalışma uygulamalarının hızla yaygınlaşması, bu çalışma modelinin ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik üzerindeki etkilerine yönelik akademik ilgiyi de artırmış ve uzaktan çalışma ile sürdürülebilirlik ilişkisini inceleyen bilimsel yayınlar önemli bir ivme kazanmıştır. Buradan hareketle, bu tez çalışmasının amacı, uzaktan çalışma ve sürdürülebilirlik ilişkisini ele alan akademik literatürün gelişim eğilimlerini, entelektüel yapısını ve temel araştırma temalarını bibliyometrik analiz yöntemiyle incelemektir. Araştırma verileri Scopus veri tabanından elde edilmiş ve belirlenen kriterler doğrultusunda 258 yayın analiz kapsamına alınmıştır. Analizlerde R programlama dili, Bibliometrix paketi ve Biblioshiny arayüzü kullanılmıştır. Araştırma bulguları, uzaktan çalışma ve sürdürülebilirlik alanındaki yayınların özellikle COVID-19 sonrasında hızla arttığını ve alanın yıllık büyüme oranının %13,35 olduğunu göstermektedir. Sustainability dergisi en etkili yayın kaynağı olarak öne çıkarken, ABD, İtalya, Çin ve Avustralya alanın en üretken ülkeleri arasında yer almaktadır. Anahtar kelime analizleri, literatürün uzaktan çalışma, hibrit çalışma, sürdürülebilirlik, karbon ayak izi ve COVID-19 temaları etrafında yoğunlaştığını ortaya koymuştur. Özetle bu çalışma, uzaktan çalışmanın sürdürülebilir kalkınma ile ilişkili ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarının giderek daha fazla önem kazandığını göstermekte ve alanın gelecekteki araştırma yönelimlerine ilişkin önemli çıkarımlar sunmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Türkiye’de 40 yaş üzeri bireylerde finansal sömürü düzeyinin incelenmesi

    Samed Tonyalı

    Yaşlı nüfusun artması ve finansal işlemlerin giderek dijitalleşmesi, yetişkinlerin ekonomik güvenliğini tehdit eden finansal sömürünün belirlenmesini ve önlenmesini önemli hâle getirmektedir. Bu araştırmanın amacı, Türkiye’de yaşayan 40 yaş ve üzeri yetişkinlerin finansal sömürü düzeylerini belirlemek ve finansal sömürü ile finansal bilgi, finansal tutum ve finansal davranış arasındaki ilişkileri incelemektir. Nicel, kesitsel ve ilişkisel desende yürütülen araştırmanın örneklemini kolayda örnekleme yöntemiyle ulaşılan 409 katılımcı oluşturmuştur. Veriler anket yoluyla toplanmış; betimsel istatistikler, korelasyon ve çoklu doğrusal regresyon analizleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Katılımcıların finansal sömürü puan ortalamasının ölçek orta noktasına yakın olduğu belirlenmiştir. Finansal sömürü ile finansal davranış arasında pozitif ve orta düzeyde (r=0,410), finansal bilgi arasında ise pozitif ve düşük düzeyde (r=0,213) anlamlı ilişki bulunurken, finansal tutumla anlamlı bir ikili ilişki saptanmamıştır. Regresyon modeli finansal sömürüdeki değişimin %18,8’ini açıklamış; finansal davranış en güçlü pozitif yordayıcı (β=0,400), finansal tutum negatif yordayıcı (β=-0,104) olmuş, finansal bilginin bağımsız katkısı anlamlı bulunmamıştır. Sonuç olarak, finansal sömürünün önlenmesinde yalnızca bilgi aktarımına değil, güvenli finansal davranışları ve koruyucu tutumları geliştiren uygulamalı eğitimlere, yaş dostu bankacılık önlemlerine ve kurumsal destek mekanizmalarına öncelik verilmesi önerilmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Futbolcularda post-aktivasyon performans artışı (PAPE) ve farklı toparlanma stratejilerinin akut performans üzerine etkileri

    Kahraman Emirhan Koç

    Bu çalışmanın amacı, futbolcularda post-aktivasyon performans artışı (Post-Activation Performance Enhancement; PAPE) sonrasında uygulanan farklı toparlanma stratejilerinin akut performans üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırmaya düzenli olarak futbol antrenmanlarına katılan 18 erkek futbolcu gönüllü olarak katılmıştır. Çalışma, tek grup tekrarlı ölçümler deneysel deseninde gerçekleştirilmiş ve tüm katılımcılar farklı günlerde kontrol, PAPE + pasif dinlenme, PAPE + statik germe ve PAPE + dinamik germe olmak üzere dört farklı deneysel koşulu tamamlamıştır. Araştırmanın ilk aşamasında katılımcıların bir tekrar maksimum (1RM) kuvvet düzeyleri belirlenmiştir. Her deneysel oturumda standart ısınma sonrasında countermovement jump (CMJ), free jump (FJ), 10 m sprint, 30 m sprint ve Illinois çeviklik testlerinden oluşan ön test ölçümleri yapılmıştır. PAPE koşullarında katılımcılara %85 1RM yükünde barbell back squat egzersizi uygulanmış, ardından 5 dakikalık pasif dinlenme, statik germe veya dinamik germe protokolleri gerçekleştirilmiştir. Toparlanma süresinin ardından performans testleri tekrar uygulanmıştır. Elde edilen veriler tekrarlı ölçümler varyans analizi ile değerlendirilmiştir. Analiz sonuçları, toparlanma stratejilerinin 10 m sprint, 30 m sprint, CMJ, FJ ve çeviklik performansı üzerinde anlamlı etkiler oluşturduğunu göstermiştir (p<0,05). Dinamik germe protokolü özellikle 30 m sprint, CMJ, FJ ve çeviklik performansında en yüksek değerlerin elde edildiği uygulama olmuştur. Statik germe bazı performans değişkenlerinde pasif dinlenmeye göre daha olumlu sonuçlar ortaya koyarken, pasif dinlenme genel olarak daha düşük performans değerleri ile ilişkilendirilmiştir. Etki büyüklükleri incelendiğinde uygulamaların özellikle CMJ ve çeviklik performansı üzerinde büyük düzeyde etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, PAPE sonrasında uygulanan toparlanma stratejilerinin akut performans yanıtlarını etkilediği ve dinamik germe uygulamasının sprint, sıçrama ve çeviklik performansının geliştirilmesinde en etkili yöntem olduğu belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Amatör futbolcuların sosyal medya kullanımı ve boş zaman davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Emirhan Aksoy

    Bu araştırmanın amacı, amatör futbolcuların sosyal medya kullanım davranışları ile boş zaman davranışları arasındaki ilişkiyi incelemek ve sosyal medya kullanım davranışlarının çeşitli demografik, sportif ve bireysel değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Araştırmanın kuramsal çerçevesinde spor kavramı ve tarihsel gelişimi, sosyal medya kavramı, sosyal medya uygulamaları, spor ve sosyal medya ilişkisi ile serbest zaman ve boş zaman kavramları ele alınmıştır. Ayrıca dijitalleşme sürecinin sporcuların boş zaman davranışları üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, farklı lig seviyelerinde aktif olarak spor yaşamını sürdüren 233 erkek amatör futbolcu oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Sporcu Sosyal Medya Kullanım Davranışları Ölçeği ve Boş Zaman Yönetimi Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, Pearson korelasyon analizi, bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, sosyal medya kullanım davranışları ile boş zaman davranışları arasında düşük düzeyde, negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Yaş ve gelir düzeyinin sosyal medya kullanım davranışlarının bazı alt boyutları üzerinde anlamlı farklılıklara yol açtığı, buna karşın amatör futbol oynama süresi, lig seviyesi, oynanılan mevki, haftalık antrenman sayısı, boş zaman etkinlikleri ve aile desteği değişkenlerinin anlamlı farklılık oluşturmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca günlük sosyal medya kullanım süresi ve sosyal medya kullanım amacının sosyal medya kullanım davranışları üzerinde belirleyici olduğu belirlenmiştir. Bulgular, sosyal medya kullanım davranışlarının sportif özelliklerden çok bireysel özellikler ve kullanım alışkanlıklarıyla ilişkili olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak sosyal medya, amatör futbolcular açısından yalnızca bir iletişim ve etkileşim aracı değil, aynı zamanda boş zaman deneyimlerini şekillendiren önemli bir dijital yaşam alanıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Amatör futbolcuların zihinsel dayanıklılıkları ve psikolojik performansları arasındaki ilişki

    Tugay Güldalı

    Bu araştırmanın amacı, amatör futbolcuların zihinsel dayanıklılık düzeyleri ile psikolojik performans düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu değişkenlerin çeşitli demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemini, uygun örnekleme yöntemiyle belirlenen ve araştırmaya gönüllü olarak katılan toplam 418 amatör futbolcu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Sporda Zihinsel Dayanıklılık Envanteri (SZDE) ve Sporda Psikolojik Performans Değerlendirme Ölçeği (SPPDÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre amatör futbolcuların zihinsel dayanıklılık düzeylerinin genel olarak yüksek, bedensel ve bilişsel kaygı düzeylerinin ise düşük-orta seviyede olduğu belirlenmiştir. Yaş, oynanan pozisyon, spor yapma yılı ve haftalık antrenman sıklığı değişkenlerinin bazı zihinsel dayanıklılık ve psikolojik performans boyutlarında anlamlı farklılıklara neden olduğu tespit edilmiştir. Korelasyon analizi sonuçları, zihinsel dayanıklılık ile bedensel ve bilişsel kaygı arasında negatif yönlü; güdülenme ve kendine güven arasında ise pozitif yönlü anlamlı ilişkiler bulunduğunu göstermiştir. Regresyon analizi sonuçlarına göre zihinsel dayanıklılığın bedensel ve bilişsel kaygıyı anlamlı ve negatif yönde yordadığı; güdülenme ve kendine güven düzeylerini ise anlamlı ve pozitif yönde yordadığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, amatör futbolcularda zihinsel dayanıklılığın psikolojik performansın önemli belirleyicilerinden biri olduğu ortaya konulmuştur. Zihinsel dayanıklılık düzeyi yükseldikçe sporcuların kaygı düzeylerinin azaldığı, motivasyon ve özgüven düzeylerinin ise arttığı belirlenmiştir. Bu doğrultuda futbolcuların zihinsel dayanıklılıklarını geliştirmeye yönelik psikolojik beceri eğitimlerinin ve spor psikolojisi uygulamalarının performans gelişimine katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Küçükler kategorisindeki yüzücülerde farklı ısınma protokollerinin 50 metre serbest yüzme performansına akut etkisi

    Büşra Zorlu

    Bu araştırmanın amacı, küçükler kategorisindeki lisanslı yüzücülerde farklı ısınma protokollerinin 50 metre serbest stil yüzme performansı üzerindeki akut etkilerini incelemektir. Araştırmaya 2012–2014 doğumlu, düzenli olarak yüzme antrenmanlarına katılan ve en az 5 yıllık yüzme deneyimine sahip toplam 26 yüzücü (12 kız, 14 erkek) gönüllü olarak katılmıştır. Çalışma randomize crossover deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar plasebo, dinamik ısınma, yüzme temelli ısınma ve kombine ısınma olmak üzere dört farklı deneysel koşulun tamamına katılmıştır. Her protokol sonrasında 2 dakikalık pasif dinlenme uygulanmış ve ardından sporcular maksimum hızda 50 metre serbest yüzme performansı sergilemiştir. Araştırmada yüzme süresi, kulaç sayısı ve kalp atım hızı değişkenleri değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde Tekrarlı Ölçümlü Varyans Analizi (Repeated Measures ANOVA) ve Bonferroni post-hoc testleri kullanılmıştır. Bulgular, farklı ısınma protokollerinin 50 metre yüzme performansı üzerinde anlamlı etkiler oluşturduğunu göstermiştir. Özellikle kombine ısınma protokolü sonrasında elde edilen yüzme derecelerinin diğer protokollere kıyasla daha iyi olduğu belirlenmiştir. Ayrıca kombine ısınma uygulamasının kalp atım hızını anlamlı düzeyde artırdığı saptanmıştır. Kulaç sayısı bakımından da protokoller arasında anlamlı farklılıklar bulunmuş ve en yüksek değerler kombine ısınma sonrasında elde edilmiştir. Buna karşın plasebo, dinamik ve yüzme temelli ısınma protokolleri arasında performans açısından anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Sonuç olarak, kara ve su temelli uygulamaların birlikte kullanıldığı kombine ısınma protokolünün küçükler kategorisindeki yüzücülerde sprint performansını geliştirmede daha etkili bir yöntem olduğu söylenebilir. Elde edilen bulguların, yarışma öncesi hazırlık süreçlerinin planlanmasında antrenörler ve spor bilimciler için önemli bilgiler sağlayacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Beton dolgulu çift cidarlı oluklu çelik kolonların eksenel ve döngüsel yükleme altındakı davranışının sonlu elemanlar yöntemiyle incelenmesi

    Gulshan Shukurova

    Bu tez çalışmasında, beton dolgulu çift cidarlı oluklu çelik kompozit kolonların döngüsel yükler altındaki yapısal davranışı sonlu elemanlar yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Çalışmanın temel amacı, oluklu çelik cidar kullanımının kolonların taşıma kapasitesi, süneklik performansı ve enerji yutma kapasitesi üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Bu kapsamda, farklı kesit geometrilerine sahip üç konfigürasyon ele alınarak kompozit kolon numuneleri modellenmiştir. Bu konfigürasyonlar, iç çelik cidarı oluklu ve dış çelik cidarı düz olan kolonlar, dış çelik cidarı oluklu ve iç çelik cidarı düz olan kolonlar ve iç ve dış çelik cidarları düz olan referans kolonlardan oluşmaktadır. Ayrıca çelik cidar kalınlığının ve kolon narinliğinin yapısal davranış üzerindeki etkisi incelenmiştir. Tüm modellerde malzeme özellikleri sabit tutulmuştur. Analiz sonuçlarına göre oluklu kesit geometrisine sahip kolonların, düz cidarlı kolonlara kıyasla daha yüksek taşıma kapasitesi ve daha kararlı bir yük–deplasman davranışı sergilediği belirlenmiştir. Ayrıca, dış oluklu tasarımın beton çekirdeğe daha iyi bir sargılama sağladığını, yerel burkulmayı geciktirdiğini ve böylece referans kolona göre ortalama üç kat, içten oluklu kolonlara göre ise bir buçuk kat daha fazla enerji yutma kapasitesi sağladığını göstermiştir. Çelik cidar kalınlığının artırılması hem nihai kapasitede hem de enerji dağıtımında önemli iyileştirmeler sağlamıştır. Genel olarak, bu çalışma, özellikle oluklu dış yüzeye sahip çift cidarlı çelik kesitlerin geometrisinin faydalı olduğunu ve deprem riski yüksek bölgelerdeki yapılar için avantajlı olabileceğini ortaya koymaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    İnsana yakışır iş ile üretkenlik karşıtı iş davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesine yönelik bir araştırma

    Aysen Hasanova

    Bu araştırmanın temel amacı, insana yakışır iş (decent work) ile üretkenlik karşıtı iş davranışları ( ÜKİD) arasındaki ilişkinin incelenmesdir. Çalışma hayatının niteliği ile çalışanların üretken olmayan sapkın davranış eğilimleri arasındaki bağı ampirik olarak test etmeyi hedefleyen bu çalışma, okul çalışanları ( öğretmen ve idari görevliler) üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış veriler "İnsana Yakışır İş Ölçeği" ve "Üretkenlik Karşıtı İş Davranışları Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Yapılan güvenirlik analizlerinde ölçeklerin iç tutarlılık katsayıları hesaplanmış, her iki ölçeğin de yüksek düzeyde güvenilir olduğu belirlenmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkiyi tanımlamak amacıyla yapılan korelasyon analizi bulguları sonucunda, insana yakışır iş ile üretkenlik karşıtı iş davranışları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Bu bulgular sonucunda "İnsana yakışır iş ile üretkenlik karşıtı iş davranışları arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki vardır" şeklindeki temel hipotezi reddedilmiştir. Bu bulgu, özellikle örneklemde yer alan okul çalışanları arasında, iyi çalışma koşullarına ilişkin algıların verimsiz davranışlarda belirleyici bir rol oynamadığını göstermektedir. Çalışma sonuçları, yüksek mesleki deneyim (%33,8'i 26 yıl veya daha fazla deneyime sahip), eğitim düzeyi ve kurumsal kültür gibi diğer faktörlerin bu ilişkiyi etkilemiş olabileceğini düşündürmektedir. Sonuç olarak, okul ortamında insana yakışır iş, işin fiziksel ve ekeonomik koşullarından ziyade, kişisel etik değerler, örgüt kültürü ve mesleki disiplin gibi çeşitli değişkenlerden etkilenmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2026
    The mediating effect of self-efficacy on the relationship between digital literacy and artificial intelligence anxiety in nursing students

    Akay, G; Saruhan, U; Saruhan, Y; Koç, ES; Oğuzhan, H

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2026
    Thermostability and pH Differentiation in Geobacillus Hydrolases: A Comparative Perspective

    Akbiyik, E; Varol, A; Tekgul, ZB; Genc, B; Adiguzel, A

  • MakaleAçık Erişim2026
    Endüstriyel/Madensel Atıklardan Elde Edilen Geopolimer Bileşenler Üzerinde Taguchi Metodu Yardımıyla Farklı Üretim Parametrelerinin Etkisinin Belirlenmesi

    Çavdar, Özlem; Aksüt, Yavuz Selim; Temizer, Hülya

    Çimento üretimi kaynaklı CO2 sera gazının ve diğer kirleticilerin başta iklim değişikliği ve küresel ısınma olmak üzere, çevre ve insan sağlığını tehdit ettiği bilinmektedir. Bu çalışmada, geopolimer kompozit harçlar üzerinde farklı üretim parametrelerinin etkisi incelenmiştir. Ana bağlayıcılar olarak yüksek fırın cürufu ve uçucu kül içeren geopolimer yapılara ek olarak endüstriyel ve madensel katkı maddeleri ilave edilmiştir. Bağlayıcılar üzerinde kür sıcaklığı, kür süresi ve endüstriyel /madensel atıklar gibi birçok parametrenin etkisi araştırılmıştır. Bu kapsamda Taguchi metodu kullanılarak 3 farklı seviye ve 6 farklı parametre ile L27 (36) ortogonal matris oluşturulmuştur. Çalışmada, üç farklı molar oranı (8M,10M,12M) olmak üzere sodyum hidroksit çözeltisi ile sodyum silikat kullanılmıştır. 56 gün atmosferik kür uygulanan numunelere ANOVA analizleri de yapılmıştır. Taguchi ve ANOVA istatistiksel sonuçlarına göre, geopolimer numuneler üzerinde en etkili parametrenin kür sıcaklığı olduğu belirlenmiştir. ‘En büyük en iyidir’ kriteri sonuçlarına göre hazırlanan sinyal/gürültü (S/N) oranı verilerinden en etkin sıcaklığın 75⁰C olduğu anlaşılmaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Navigating Ethnic Issues on Clubhouse: Digital Experiences of Autochthon Turks in Iran

    Dinç, Artum

    This research investigates how issues related to ethnic politics in Iran are articulated by Turkish civil activists on the digital platform Clubhouse. It specifically examines: (1) The thematic categories under which these issues are raised; (2) The discursive dynamics shaping their discussion; (2) The organization and moderation of the chatrooms; and (4) The profiles of the participants. Employing a cultural sociology approach, the study analyzes how Clubhouse chat rooms –characterized by real-time verbal interaction– operate as emerging virtual public spaces for articulating ethnic grievances. It further explores whether these spaces facilitate the sharing of collective memory, the production of counter-hegemonic identity discourses, and the enactment of digital solidarity practices. The research ultimately aims to offer a descriptive analysis of the thematic content, discursive dynamics, organizational modalities, and participant profiles within this context of digital activism. A qualitative research method was employed in this study. Data were collected through participant observation by directly engaging in relevant Clubhouse chat rooms between 28 March and 1 May 2025. The data were subsequently categorized using conversation analysis. In accordance with the study’s objectives and research questions, the findings were organized and interpreted under four thematic headings: (1) Topics raised; (2) Discursive dynamics; (3) Organization and moderation of the chatrooms; and (4) Participant profiles. In the conclusion, the findings were evaluated through the conceptual lens of network power, networking power, networked power, and network-making power, as developed by Manuel Castells in his Network Theory of Power. The analysis also considered whether interactions on Clubhouse contribute to addressing issues stemming from ethnic politics in Iran. Furthermore, recommendations were proposed to enhance the effectiveness, inclusivity, sustainability, and solution-oriented nature of these virtual engagements. Overall, the study offers an original sociological framework for understanding the ethno-cultural activism of autochthon Turks in Iran within the virtual public space.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    Üniversite Öğrencilerinin Hayvan Hakları ve Sokak Hayvanlarına İlişkin Tutumlarının Sosyal Hizmet Perspektifinden İncelenmesi

    Hatipoglu, Ertugrul; Yücel, Ibrahım

    Bu çalışmada, üniversite öğrencilerinin hayvan haklarına yönelik tutumlarının çeşitli demografik değişkenler açısından incelenmesi ve sokak hayvanları sorununa ilişkin görüşlerinin sosyal hizmet perspektifinden ele alınması amaçlanmıştır. Araştırmada nicel yöntem ve genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Türkiye’nin 19 farklı ilindeki ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrenim düzeyindeki 493 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Katılımcıların belirlenmesinde basit rastgele örnekleme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın verileri Sosyodemografik Bilgi Formu ile Hayvan Haklarına İlişkin Tutum Ölçeği kullanılarak toplanmış ve elde edilen veriler SPSS aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırmada, cinsiyet ve düzenli olarak sokak hayvanlarını besleme ile hayvan haklarına yönelik tutum arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, üniversite öğrencilerinin hayvanların refahı konusunda yürütülen kamu hizmetlerini yetersiz bulduğu, hayvanların tamamen toplanıp barınaklara götürülmesi veya uyutularak öldürülmesi gibi alternatif yöntemleri onaylamadığı belirlenmiştir. Araştırma sonuçları, hayvan hakları ve refahına yönelik mevcut uygulamaların yetersizliğini ortaya koymuştur. Katılımcı bir anlayışla belirlenecek kapsamlı ve sürdürülebilir politikaların hayvanların refahına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2026
    Tüketim ve Haz İdeolojisinin Söylemsel İnşasında Karşıtlıkların Rolü: Magnum Metaverse Reklamının Göstergebilimsel Analizi

    Çalışır, Gülsüm; Aksoy, Fatih; Kılıç, Tuğçe Aydoğan

    Bu çalışma, dijitalleşme bağlamında Magnum’un “#NotAvailableInTheMetaverse” sloganlı reklam filmi örneği üzerinden metaverse karşıtlığı aracılığıyla tüketim, haz ve gerçeklik söylemlerinin nasıl anlamlandırıldığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Markaların iletişim stratejileri içinde önemli bir yere sahip olan reklamlar, yalnızca ürün tanıtımı değil; aynı zamanda kültürel ve ideolojik söylemler de içeren çok katmanlı anlatılar olarak değerlendirilmektedir. Çalışmanın örneklemini metaverse evrenine yönelik mesafeli bir temsil üreten Magnum’un “#NotAvailableInTheMetaverse” sloganını taşıyan reklam filmi oluşturmaktadır. Magnum’un metaverse’e karşı mesafeli bir yaklaşım sergilemesi, çalışmanın özgünlüğünü güçlendirmektedir. Sanal ve gerçek dünya arasındaki ideolojik karşıtlık, Roland Barthes’ın göstergebilimsel çözümleme yöntemiyle değerlendirilmiş, reklam filminin seçili sahneleri düz anlam (denotasyon), yan anlam (konotasyon) ve mit düzlemleri temelinde çözümlenmiştir. Analiz sonucunda metaverse evreninin soğuk, temassız ve simüle edilmiş bir gerçeklik olarak sunulduğu buna karşılık fiziksel dünyanın sıcak, duygusal ve otantik bir deneyim alanı olarak konumlandırıldığı görülmüştür. Haz eksenli marka kimliğini koruyan Magnum’un dijital dünyayı tamamen dışlamadığı fakat gerçek Magnum deneyiminin yalnızca fiziksel dünyada yaşanabileceğini vurguladığı tespit edilmiştir. Bu durum, markanın metaverse’e yönelik söylemsel konumlanışını ve fiziksel gerçekliği ayrıcalıklı kılan simgesel üstünlüğü gözler önüne sermektedir. Bu bağlamda metaverse evrenine yönelik kurulan karşıtlık, bağımsız bir teknoloji eleştirisinden ziyade, fiziksel deneyimi belirli bir tüketim nesnesi etrafında anlamlandıran ve tüketim ideolojisini yeniden üreten bir söylem stratejisi olarak değerlendirilmektedir. Sonuç olarak bu çalışma, reklamların yalnızca ekonomik değil aynı zamanda kültürel ve ideolojik temsiller sunduğunu; görsel kültürün mit üretme kapasitesi aracılığıyla bireyleri belirli yaşam biçimlerine yönlendirdiğini ortaya koymaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Teknolojik İlerlemecilik Bağlamında Kültür Emperyalizmi’nin Marvel Sineması Özelinde İncelenmesi

    Karaman, Esra Dudu; Aykaç, Malik

    Kitle iletişim araçları içerisinde global olarak nitelendirilebilecek olan sinemanın kültür emperyalizmi oluşturacak biçimde şekillendirilmesi, dünya üzerinde egemen olan ideoloji ve kültürün yayılmasına yol açabilmektedir. I. Dünya savaşı sonrasında sinemayı Hollywood adı altında endüstrileştiren Amerika, kendi kültürünü dünyaya yaymakta önemli bir yere sahiptir. Kurduğu sinema endüstrisinin yanı sıra film içerisinde kullanılan klasik anlatı, karakter yapısı vb. birçok parametre Amerika’yı yüce bir konuma yerleştirecek biçimde ele alınmakta dır. Ameri- ka’nın himayesinde bulunan küresel medya şirketleri; Amerika’nın düşünce, kültür ve değerlerini destekleyecek biçimde filmler içerisinde konumlandırılmaktadır. Bu durum Amerika dışındaki ülkelerin kültür ve değerlerini korumasını engellemesinin yanı s ıra Amerika kültürüne özendirdiği görüşünü de ön plan çıkarmaktadır. Çalışma-da, Hollywood Sineması’nın bünyesinde var olan Marvel Studios’un yapımcılığını yapmış olduğu doğa üstü filmle-rin, dünya genelinde egemen olan düşünceyi ve Amerika’nın kendi kültü rünü yaymasındaki rolü araştırmanın temel problemini oluşturmaktadır. Çalışmada Marvel filmlerinin göstergebilimsel analizi yapılarak, batı kültürü -nün filmler özelinde nasıl kodlanarak başka ülkelere sunulduğu analiz edilmiştir. Çalışmada Marvel sinematik evreninde yer alan karakterlerin; milli duyguları yüksek, iyi kalpli, üstün teknolojiye sahip ve küresel tehditler karşısında nihai kararları alabilen figürler olara k sunulmakta olduğu, bu temsiller Batı’nın, özellikle Amerika’nın ideolojik üstünlüğünü ve evrensel kurtarıcılık rolünü meşrulaştıran bir anlatı yapısına hizmet ettiği görülmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Türkiye’de Yayınlanan Elektrikli Otomobil Yeşil Reklamlarının İçerik Analizi: MECCAS Modeli Temelli Bir Yaklaşım

    Aksoy, Fatih

    Bu çalışma, Türkiye’deki elektrikli otomobil yeşil reklamlarını Meccas modeli çerçevesinde incelemektedir. Araştırma, markaların “yeşil” mesajlarını nasıl kurguladığını, iletilerin hangi stratejilere dayandığını ve “yeşillik” düzeylerinin ne olduğunu belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, 2021-2025 yılları arasında TOGG, MG, SsangYong, BYD, Peugeot, Hyundai, Mercedes, Kia, BMW ve Volvo markalarının YouTube kanalında yayınlanan yeşil reklamları içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bulgular, reklamlarda yeşil reklam stratejilerinin ağırlıklı olarak “çevresel iddia” ve “yürütme çerçevesi” unsurları üzerinden kurgulandığını göstermektedir. Tüketiciye sunulan faydalar çoğunlukla psikolojik ve duygusal boyutta şekillenmiş, fonksiyonel faydalar ikinci planda kalmıştır. Kaldıraç noktalarında duygusal, ahlaki ve zeitgeist (çağın/ zamanın ruhu) temelli yaklaşımlar öne çıkarken, itici güç olarak “gezegenin korunması” ve “gelecek nesiller” vurgulanmıştır. MECCAS modeline göre, TOGG, Volvo, BMW ve Hyundai “yeşil”; BYD, Mercedes, Peugeot, MG ve Kia “açık yeşil”; SsangYong ise “yeşil kahverengi” düzeyinde yer almıştır. Türkiye’deki elektrikli otomobil yeşil reklamlarının genellikle estetik düzeyde çevreci mesajlar sunduğu, teknik ve bilgi temelli çevreci unsurların ise sınırlı kaldığı belirlenmiştir. Reklamların bütüncül bir yeşil reklam stratejisinden ziyade imaj oluşturma odaklı olduğu tespit edilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Kârlılık ve Hisse Senedi Getiri İlişkisi: BİST’te Bir Uygulama

    Yalçın, Selçuk

    Finansal piyasaların gelişmesi ve yatırım araçlarının çeşitlenmesiyle birlikte, firmaların finansal performans göstergelerinin sermaye piyasaları üzerindeki etkileri hem teorik hem de ampirik açıdan önemli bir araştırma alanı hâline gelmiştir. Kârlılık oranları bu finansal göstergeler arasında kullanılan başlıca ölçütlerden biridir. Bu çalışma, başlıca kârlılık oranları olan Aktif Kârlılık (ROA), Özsermaye Kârlılığı (ROE), Net Kâr Marjı ve Hisse Başına Kâr (EPS) değişkenlerinin hisse senedi getirileri üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın veri seti Borsa İstanbul (BIST)’da yer alan en yüksek işlem hacmine ve piyasa değerine sahip ilk 50 firmanın oluşturduğu BIST 50 endeksinde yer alan ve verilerine ulaşılabilen firmalardan elde edilen seçilmiş değişkenler aracılığıyla oluşturulmuştur. Çalışma 2004-2024 dönemini kapsamaktadır. Çalışmada kantil regresyon yöntemi kullanılarak bu karlılık oranlarının farklı getiri düzeylerine sahip firmalar üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, aktif kârlılık değişkeni üst kantillerde (q70, q80, q90) hisse getirisi üzerinde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir etki göstermektedir. Bu durum, yüksek getiriye sahip firmalarda aktif kârlılığın yatırımcılar açısından belirleyici bir faktör olduğunu ortaya koymaktadır. Buna karşılık, özsermaye kârlılığı, net kâr marjı ve hisse başına kâr değişkenlerinin hiçbir kantilde anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Bu sonuçlar, yatırımcıların yüksek getirili firmalarda varlık etkinliğine daha fazla önem verdiğini göstermektedir. Çalışma, kârlılık göstergelerinin hisse performansına olan asimetrik etkilerine ışık tutarak portföy yönetimi ve yatırım stratejilerine yönelik önemli çıkarımlar sunmaktadır.