Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Kaygusuz, Abdullah(35)
- Sipahi, Ferkan(35)
- Karsli, Orhan(34)
- Dokuz, Abdurrahman(30)
- Duran, Celal(30)
- Kandemir, Raif(29)
- Ozdes, Duygu(28)
- Maden, Nafiz(27)
- Uzun, Sevda(27)
- Merdan, Mehmet(26)
- Vural, Alaaddin(26)
- Öztürk, Serkan(25)
- Araz, Onur(24)
- Kulakaç, Nurşen(24)
- Ashyralyyev, Charyyar(23)
- Yildiz, Salih(23)
- Yilmaz, Ozgur(23)
- Doğan, Kadir Caner(21)
- Arslan, Mehmet(20)
- Aydin, Faruk(20)
- Doğru, Bülent(20)
- Bayraktar, Alemdar(19)
- Kankal, Murat(19)
- Ayaydin, Hasan(18)
- Baltaci, Cemalettin(18)
- Yolcu, Halil(18)
- Cakir, Tufan(17)
- Cengiz, Ekrem(17)
- Demir, Selim(17)
- Gücer, Mehmet Ali(17)
- Akaryali, Enver(16)
- Artan, Seyfettin(16)
- Hayaloğlu, Pınar(16)
- Kaya, Afşin Ahmet(16)
- Tosunoğlu, Büşra(16)
- Uysal, Ibrahim(16)
- Kurt, Kemal(15)
- Ozturk, Samet(15)
- Reis, Hatice Catal(15)
- Aksakal, Vecihi(14)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2023Çalışma Koşulları ve Örgütsel Faktörler Bağlamında İşten Ayrılma Niyetinin ve Davranışının Betimlenmesi: Bir Market Zinciri Çalışanları Örneği
Benk, Osman
Bu fenomenoloji çalışmasının amacı, Türkiye’nin 81 ilinde faaliyet gösteren bir market zincirindeki satış elemanlarının araştırmanın merkezi fenomeni olan işten ayrılma niyeti ve davranışı deneyimlerini çalışma koşulları bağlamında keşfetmektir. Satış personelinin duygu ve düşünceleri, iletmek istedikleri susturulmuş sesleri yorumlayıcı bir çatı olarak sosyal adalet yönüyle ele alınmıştır. Soyutlamada tümevarım yöntemi kullanılmıştır. Kriter temelli örneklem kullanılarak işten ayrılma niyetine sahip satış elemanlarına kartopu örneklem stratejisiyle ulaşılmıştır. Her bir katılımcıdan alınan verilerden sonra tekrar tekrar kontrol yapılmış, gelen cevaplar üzerinden doyuma ulaştığı düşünülen 36.katılımcıya kadar yarı yapılandırılmış mülakatlara devam edilmiştir. Geçerlilik için araştırmanın tüm aşamalarında araştırmacının 2 farklı meslektaşıyla akran incelemesi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, üye kontrolü yapılarak tüm katılımcıların görüşleri alınmıştır. Böylelikle, bu araştırmada akranların ve katılımcıların önerileri dikkate alınarak uygulanmıştır. Güvenilirlik için geçerlilik aşamasındaki akran incelemesinde yer alan aynı 2 akademisyen ile kodlar ve temalar üzerinde görüş birliğine varılmıştır. Araştırmaya 3 akademisyenin katılmasıyla iç güvenilirliği de artırılmıştır. Ayrıca, işten ayrılma niyeti ve davranışı ile ilişkili örgütsel faktörler ve çalışma koşulları hakkında pek çok kaynaktan ve görüşten yararlanılması da güvenilirlik için destekleyicidir. Araştırmaya işten ayrılma niyetini deneyimleyen 19 kadın ve 17 erkek katılmıştır. 2021 Kasım ayından başlayan ilk mülakatlardan 6 ay-1 yıl zaman zarfı sonrasına kadar 36 katılımcı kötü çalışma koşullarından ve örgütsel faktörlerden dolayı işten ayrılma davranışı sergilemişlerdir. Literatürde perakendecilik sektörü özelinde satış elemanlarının işten ayrılma niyeti ve bu niyete bağlı olarak gerçekleşen işten ayrılma davranışını ortaya koyan nitel bir araştırma olmaması yönüyle ilgili araştırmanın literatürde bir boşluğu doldurarak katkı sunacağı düşünülmektedir
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2023Pay Senedi Fiyatının Belirleyicilerinin Tespit Edilmesi: Bist-100 ve Bist- 30 Borsa Endeksi’nde Karşılaştırmalı Bir Uygulama
Karaaslan, İbrahim; Özgür, Yağmur
Borsalar bir ekonomiye likidite sağlama, sermayenin tabana yayılması, ekonomide yapısal değişikliklerin kolaylaştırılması ve ekonomiye kaynak yaratılması gibi birçok temel işleve sahiptir. Bu yüzden borsa fiyatlarına etki eden makroekonomik faktörlerin tespit edilmesi önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, pay senedi fiyatının belirleyicilerinin tespit edilerek Borsa İstanbul-100 ve Borsa İstanbul-30 Endeksi fiyatına etki eden faktörlerin karşılaştırılmasıdır. Çalışmanın modeline ilişkin veriler 2011/Q1-2022/Q3 aralığını içermekte ve 47 çeyreklik veriden oluşmaktadır. Çalışmada pay senedi fiyatlarını temsilen açıklanan değişken olarak BİST-100 ve BİST-30 endeksi fiyatı, açıklayıcı değişkenler olarak ise; Dolar/TL kuru, 3 aya kadar vadeli mevduata ödenen faiz, altın ons fiyatı ve Avrupa Brent petrol fiyatı kullanılmıştır. Johansen eş-bütünleşme testi ile değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişkinin varlığı tespit edilmiş, FMOLS ile model tahmininin gerçekleştirildiği çalışmada, Faiz, Dolar, Altın ve Brent değişkenlerinin hem BİST-100 hem de BİST-30 endeksi fiyatlarını istatistiki olarak anlamlı şekilde etkilediği, bu etkinin her iki borsa endeksi için anlamlı derecede farklılaşmadığı tespit edilmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2023Finansal Okuryazarlığın Finansal Sömürü Üzerine Etkisi
Soydaş, Şafak Sönmez
Bu çalışma, bireylerin finansal okuryazarlık düzeylerinin finansal sömürüye maruz kalıp kalmadıklarını ve finansal sömürünün alt boyutları ile finansal okuryazarlık arasındaki ilişkiyi tespit etmek için gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında 130 kişiye anket çalışması uygulanmıştır. Finansal sömürü anket soruları için anket cevapları ilk olarak faktör analizine tabi tutulmuştur. Faktör analizi sonucunda faktörler 3 boyuta ayrılmış olup güvenilirlik düzeylerinin belirlenen sınırların üzerinde olduğu gözlemlenmektedir. Faktörler finansal endişe, finansal kırılganlık ve finansal bağımlılık olarak belirlenmiştir. Finansal okuryazarlık ve finansal sömürü arasındaki ilişki için korelasyon analizi, finansal okuryazarlığın finansal sömürü üzerindeki etkisini ölçmek için regresyon analizi yapılmıştır. Finansal sömürünün alt boyutları ile finansal okuryazarlık arasında ki ilişki ve etki düzeyleri için ayrı ayrı korelasyon ve regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında bireylerin finansal okuryazarlık düzeylerinin finansal sömürü düzeylerini negatif yönlü etkilediği görülmüştür. Finansal okuryazarlık düzeyi arttıkça bireylerin finansal sömürüye maruz kalmaları azalmaktadır. Ayrıca bireylerin finansal okuryazarlık düzeyleri finansal endişe ve finansal kırılganlık düzeylerini negatif yönlü anlamlı, finansal bağımlılık düzeyini ise pozitif yönlü anlamsız etkilediği görülmüştür. Yani bireylerin finansal okuryazarlık düzeyleri arttıkça finansal endişe ve finansal kırılganlık düzeyleri azalmakta, finansal bağımlılık düzeyinde ise herhangi bir etki olmadığı gözlemlenmiştir.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2023COVİD-19 Sonrası Sınıf Öğretmenlerinin Beden Eğitimi ve Oyun Dersine Yönelik Tutumları ve Problemler Algıları
Tezcan, Efecan; Somoğlu, Mustafa Barış; Taşkın, Serdar
Araştırma, pandemi sonrası katılımcıların “beden eğitimi ve oyun” dersine yönelik tutum ve problem algılarının değişip değişmediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda 2022-2023 eğitim-öğretim yılı içinde Gümüşhane merkez ve ilçelerinde aktif çalışan sınıf öğretmenleri ile çalışma yürütülmüştür Araştırma grubu kolay örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olup, çalışmaya 240 (%57,1 kadın, %42,9 erkek) sınıf öğretmeni katılım sağlamıştır. Kişisel bilgiler ve ölçeklere katılımcıların verdiği cevapların analizinde betimsel istatistik yöntemler (aritmetik ortalama, standart sapma), normal dağılım ölçütleri (basıklık/çarpıklık değerleri), t-testi, ANAVO ve korelasyon testleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi ve oyun dersine yönelik tutumlarının yüksek olduğu ve karşılaşılan problemlerin ise ortalamanın altında olduğu görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin “beden eğitimi ve oyun dersine yönelik tutumları ve problem algıları” bazı değişkenler açısından farklılık göstermektedir. Ayrıca sınıf öğretmenlerinin %81,7’sinin beden eğitimi ve oyun dersinin branş öğretmenleri tarafından işlenmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Korelasyon analizi sonucu ise sınıf öğretmenlerinin beden eğitim dersine yönelik tutumları arttıkça problem algılarının düştüğünü ortaya koymuştur. Sonuç olarak; literatürde yapılan diğer çalışmalarla karşılaştırıldığında pandemi sonrası sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi ve oyun dersine yönelik tutumlarının arttığı ve problem algılarının azaldığı söylenebilir. Çalışma, COVİD-19 pandemi sonrası sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutum ve karşılaştıkları problemleri belirlemek açısından önemli bir boşluğu ortaya koymuştur.
- MakaleYalnız künye2023Place of Educational Methods in Accounting Education: Ondokuz Mayıs University Sample
Tosunoğlu, Büşra; Yilmaz, Sultan
The objective of this study is to analyze whether educational methods such as expression, discussion, question-answer, collaborative education, research, and case study of students studying accounting education differentiating or not in accordance with demographical features. In this context, eighteen hypotheses were constituted, and a survey was conducted on 372 students who are receiving education at Ondokuz Mayıs University Faculty of Economics and Administrative Sciences. Frequency, t-test and one-way analysis of variance (ANOVA) were used in the analysis of the data obtained. In accordance with the findings of the research, it may be claimed that there are significant differences in collaborative education method with reference to the sex variable of students, question-answer method with reference to the age variable, and discussion, collaborative education and research methods with reference to department variable out of educational methods.
- MakaleYalnız künye2023Altman Z ve Springate S Skor Modelleri ile Finansal Başarısızlık Tahmini: Çimento Sektörü Üzerine Borsa İstanbul’da Bir Araştırma
Akdeniz, Fatih; Güven, Birol
Finansal başarısızlık kavramı son dönemlerde yaşanan ekonomik krizlerin etkisiyle daha da önemli hale gelmiştir. Nitekim son dönemdeki ekonomik konjoktür başta kritik sektörleri olmak üzere birçok kesimi ve işletmeyi önemli ölçüde etkilemektedir. Bu doğrultuda kısa vadeli yükümlülükleri yerine getirememe, alacaklıları ile borç yapılandırması amacıyla konkordato ilan etme, nakit akışında bozulma, faaliyete ara verme ve aktif unsurları kaybetme vb. ortaya çıkan sorunlar işletmeleri finansal başarısızlığa, devamında iflasa sürüklemektedir. Bu çalışmada Borsa İstanbul Taş ve Toprağa Dayalı Sektör bünyesindeki 11 çimento işletmesinin 2017-2021 yılları arasındaki verileri ışığında finansal açıdan başarısızlık riskleri tahmin edilmiştir. Söz konusu risk tahminlerinde literatürde sıklıkla tercih edilen Altman Z Skor ve Springate S Skor modelleri kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan iki modelden elde edilen sonuçlarına göre sektördeki finansal başarısızlık riskinin nispeten az olduğu gözlemlenmiştir. İşletmeler açısından yapılacak değerlendirmede Z skor değerlerine göre 5, S skor değerlerine göre 4 işletmenin finansal başarısızlık riskine maruz kaldığı söylenebilir.
AtıfTR Dizin12
İncele - MakaleYalnız künye202319. Yüzyıl Nakşî-Müceddidî Şeyhlerinden Seyyid Muhammed Yahya Efendi, Mir’âtü’l-mübtedî Adlı Eseri ve Tekke Âdâbına İlişkin Görüşleri
Şimşek, Selami; Gökçek, Zehra Serter
Sûfîler, ‘‘terbiye, zerafet ve nezaket‘‘ gibi anlamlara gelen edep terimi üzerinde ilk dönemlerden itibaren durmuşlardır. Ancak edebin manasından daha çok amaç ve faydasına odaklanmışlardır. Edebi, zâhirî ve bâtınî olmak üzere iki kısma ayırmışlardır. Tüm davranışlarını belirli kurallar etrafında şekillendirmeye gayret etmişlerdir. Daha sonraki dönemlerde bu kurallar, tarikat âdâb ve erkânı olarak adlandırılmıştır. Sûfîler, tasavvuf terbiyesinin ve âdâba riayet etmenin önemine işaret ederek bu hususlara uymanın kişiyi Hakk’a ulaştıracağına inanmışlardır. Bu sebeple tasavvuf meclislerine katılanların ve bir şeyhe intisap edenlerin uyması gereken âdâb ve erkân esaslarını anlatan bazı eserler kaleme almışlardır. Müridlere yol gösteren bu eserler Âdâbü’l-mürîdîn, Edebü’l-mürîd, Âdâbü’l-mutasavvıfe ve Tarîkatnâme gibi isimlerle adlandırılmıştır. Bu çalışmada tarikat âdâb ve erkânıyla alakalı bir eser yazan 19. yüzyıl Nakşî-Müceddidî Şeyhlerinden Seyyid Muhammed Yahya Efendi ve Mir’âtü’l-mübtedî isimli eseri ele alınacaktır. Şeyh Seyyid Muhammed Yahya Efendi’nin hayatı ve eseri hakkında bilgi verildikten sonra edep ve tekke âdâbı hakkındaki görüşleri üzerinde durulacaktır.
- MakaleYalnız künye2023Nebilerle İlişkileri Bağlamında Meleklerden Bahseden Ayetlerin Kurân Yolu ve Kurân Mesajı Tefsirlerinden Mukayesesi
Kayhan, Mustafa
Yirmi birinci yüzyıldan evvel dünyamızda çok büyük ve farklı değişimler yaşanmıştır. Zira evvelki asırlarda görülmeyen bireysel ve toplumsal meseleler, çevresel sorunlar ve etik problemler de bu asırda uç vermiştir. Kurân Mesajı’nın yazarı Muhammed Esed’in ve Kurân Yolu’nun müelliflerinin, bu asrın sorunlarına tanık oldukları ve onların çözümü için fikir ürettikleri düşünülmüştür. Bu iki eser hem insanlık için iyi gelişmelerin hem de değişik alanlardaki bozulmaların yaşandığı yirminci yüzyılda yazılmıştır. Bu yüzyıla tanıklıklarının izleri, eserlerinde yer almıştır. Bu açıdan ulema, ontolojik bir varlık olarak melekleri, tasnifte ikinci sıraya yerleştirmiştir. Bu dönemde üzerinde çokça söz söylenen konulardan biri de Kurân’ın da fazlaca yer verdiği melekler olmuştur. Mesela meleklerin, insanın içine yerleştirilmiş güçler olduğu belirtilmiştir. Çünkü melekler, bir iman nesnesi olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle meleklerin, elçilerle ilgili vazifelerini anlatan ayetlerin açıklama, yorum ve tefsirlerinde iki tarz-ı tefsirin açıklamaları, mana vermeleri ve yorumlamaları karşılaştırılmıştır. Böylece iki tefsirde ilgili ayetlere yapılan açıklamalardaki farklılık veya benzerlikler, görece tespit edilmiştir. Diğer taraftan Kurân Mesajı’nda meleklerle ilgili değişik açıklamalar da dikkatlere sunulmuştur. Kurân Mesajı’nın bu yönüyle bir başka tefsirle kıyaslanarak araştırılmadığı anlaşılmıştır. Böylece açıklamaların mahiyetleri ve farklılıkları ortaya çıkarılmış ve bazı gerekçelerle doğru olana işaret edilmiştir. Bu araştırmada tümevarım, tümdengelim, analiz, sentez ve mukayese metot ve tekniklerinden yararlanılmıştır. Ayrıca yer yer betimleyici ve tasvir edici yöntemlerden de faydalanılmıştır.
- MakaleYalnız künye2023منهج محمد عمارة في دراسة المصطلحات
Shatlh, Adel Eldesoky Abdelhannan
المصطلحات هي ما اصطلح عليه جماعة من الناس للتعامل فيما بينهم، وألفاظها قوالب المعاني لنقل التصورات التي تنقدح في الذهن البشري، ويتداخل العديد من العوامل في تحديد مدلولاتها، ومنها الزمان والمكان والحضارة واللغة والدين والعرف والتاريخ والعلوم المختلفة، فمدارك المعرفة البشرية تنتظم وفق مسالك أربعة تتمثَّل في العقل والنقل والتجربة والوجدان، ولذا تختلف مضامين الألفاظ ودلالاتها من أمة إلى أخرى ومن زمان إلى آخر، بل حتى من حقل علمي إلى غيره. وتعد المصطلحات مفتاح أي علم من العلوم؛ إذ بها يظهر مراد المتكلم حينما يستخدم مصطلحًا متعارفًا عليه ومحدد البدايات والنهايات، وإلا صار الحوار حوار طرشان لا معنى له ولا جدوى منه. اهتم العلماء على مر العصور بتحرير المصطلحات وأصدروا عدة مؤلفات. وينشأ الخلاف نتيجة ضبابية معاني الألفاظ المستخدمة في الحوار، خصوصًا المصطلحات المبهمة التي قد تحمل أكثر من معنى وربما يكون بعضها متعارضا، فالألفاظ وسائل المعاني ومتى استقرت المعاني واتُّفِقَ بشأنها فلا مشاحة في الاصطلاح؛ فالعبرة بالمقاصد والمعاني لا بالألفاظ والمباني. ولما رأى محمد عمارة في العصر الحديث أهمية تحرير المصطلحات اجتهد وأخرج للمكتبة الإسلامية عددا من المؤلفات المنفصلة في المصطلحات الشائعة وضمَّن عددا آخر من مؤلفاته تعريفات ببعض المصطلحات الأخرى. ودافعه لذلك هو ما رآه من أن تلك المصطلحات قد ظُلمت في الاستخدام بين المذاهب الفكرية المتعددة قديمًا وحديثًا. إذ أنه مع تنامي ظاهرة الجدل والصدام الثقافي وقضايا الاستشراق والغزو الفكري بين المعسكرين الغربي والإسلامي، تأتي أهمية تحرير المصطلحات التي تمثل في جوهرها قضايا شائكة وأسئلة محيرة للمجتمعين العربي والغربي على السواء، وقد تعدَّدت تلك الإشكاليات من قضايا سياسية إلى اجتماعية وعقدية، فسلك محمد عمارة في عرضه منهجًا ثقافيًّا مقارنًا لتقريب وجهات النظر وتصحيح المفاهيم الخاطئة حول المصطلحات.
- MakaleYalnız künye2023Fârâbî, Nasîruddin et-Tûsî ve Kınalızâde Ali’de Nevâbit Kavramı
Kerimoğlu, Özkan
İslam düşünce tarihinde siyaset, terim olarak ilk önce devlet yönetme sanatı, devlet işlerinin yönetimi, bürokrasi ve idareyle ilgili genel işler anlamında kullanılmıştır. Şehir ve devlet yönetimi söz konusu olunca siyaset terimi akla gelmektedir. Bu terimin siyaset felsefesi şeklinde İslâm kültürüne kazandırılmasında Fârâbî’nin büyük etkisi olmuştur. Bu yüzden haklı olarak İslâm siyaset felsefe geleneği Fârâbî okunmadan anlaşılmaz kanaati oluşmuştur. Çalışmamızda filozofun tesis etmek istediği “erdemli toplum” “erdemli şehir” “erdemli dünya” anlayışı çerçevesinde, gül bahçesinde kendiliğinden oluşan ve istenmeyen otlara benzettiği ve erdemli toplumda birlik ve beraberliğin, mutluluğun elde edilmesinde en büyük engellerden biri olarak gördüğü nevâbit kavramı ele alınacaktır. Fârâbî’nin bu tipolojiyi nasıl tanımladığı ve bu zümrenin ıslahı için öne sürdüğü çözüm önerileri irdelenmeye çalışılacaktır. Ayrıca çalışmamızda, nevâbit kavramına eserlerinde yer veren, konu ve metod açısından Fârâbî’nin halefi diyebileceğimiz iki düşünürün daha düşüncelerine ayrı başlıklar altında yer verilecektir. Bu iki düşünür Nasîruddin Tûsî ve Kınalızâde Ali Efendi'dir. Erdemli şehrin problemi olmak bakımından nevâbit taifesini Fârâbî ile benzer bir yaklaşım ile ele alan Nasîruddin Tûsî’nin görüşlerine Ahlak-ı Naısırı adlı eseri ve Kınalızâde Ali Efendi’nin görüşlerine ise Ahlâk-ı Âlâi adlı eseri temel alınarak yer verilecektir. Böylece erdemli toplum içindeki muhalif grup olan nevâbit analiz edilmiş olacaktır.
AtıfTR Dizin2
İncele - DerlemeYalnız künye2023Tarihi Ḥabîbü’s-Siyer Fî Aḥbâri Efrâdi’l-Beşer
Gülmez, Abdurrahman
Eserin müellifi olan Hândmîr, 15. yüzyılda yaşamış olup Timur Devleti ile Safevî Devleti’nin önemli tarihçilerinden biridir. Müellifin dönemde yaşanılan olaylara şahit olması ve bu şahitliği Tarihi Ḥabîbü’s-siyer fî Aḥbâri Efrâdi’l-beşer adlı eserine aktarması, eseri son derece önemli kılmaktadır. Hândmîr’in Tarihi Ḥabîbü’s-siyer fî Aḥbâri Efrâdi’l-beşer adlı eseri, ilk defa 1138/1725-26 yılında Damad İbrâhim Paşa’nın desteğiyle oluşturulan tercüme heyeti tarafından Farsçadan Osmanlıcaya çevrilerek Türkçeye kazandırılmıştır. Eserin günümüz Türkçesine çevrilmesi hem Timur Devleti tarihi ve Safevî Devleti tarihi hem de İslâm tarihi araştırmaları için büyük bir kazanım olacaktır. Eserin her üç ciltinin sonunda dönemin vezirleri, devlet adamları, seyyidler, nakibler, ulemâ, fuzalâ ve şairlerin isimleri hakkında geniş bir malumat verildiğinden eser, Farsça tarih yazıcılığı araştırmaları açısından da önemli bir boşluğu doldurmuştur. Eser, üç cilttir. Birinci cilt, dört bölüm olup bu ciltte yaratılıştan İslâmiyet’in doğuşu ve ilk halifeye kadar olan dönem hakkında bilgi verilmektedir. İkinci cilt dört bölümden oluşmaktadır. Bu ciltte Emevî tarihinden başlayıp Celâleddin Hârizmşah’a kadar olan İslâm devletleri tarihi anlatılmaktadır. Üçüncü cilt ise beş bölüm içermektedir. Bu ciltte ise Türkistan Hanlıkları, Moğol Devleti ve Moğol Devleti sonrası İran’da kurulan çeşitli devletler, Timur Devleti ve Safevîler Devleti’nin ilk dönem tarihleri anlatılmaktadır. Çalışmamızda Hândmîr’in Tarihi Ḥabîbü’s-siyer fî Aḥbâri Efrâdi’l-beşer adlı eserinin 15. yüzyıl ve İslâm tarihi için önemi vurgulanmaya çalışılacaktır.
- MakaleYalnız künye2023Esnek Çalışma Konulu Lisansüstü Tezlerin Maxquda ile Bibliyometrik Analizi
Benk, Osman; Kenek, Gökhan; Sımsek, Tugçe
Lisansüstü tezler; konuların çalışılma sıklığı, çalışılan ana bilim dalı ve üniversitelerin belirlenmesi adına doküman incelemesi kapsamındaki kaynaklardandır. Araştırmanın amacı esnek çalışma konulu lisansüstü tezlerin yazıldığı; üniversitelerin, çalışılan anabilim dalı, anahtar kelimeler, konuların ilişkilendirildiği durum tespitini sağlamaktır. Araştırmada tez adı olarak esnek çalışma kelime grubunu içeren lisansüstü tezlere bibliyometrik analiz ve içerik analizi uygulanmıştır. Tezlerin en fazla Gazi Üniversitesi bünyesinde yazıldığı görülmüştür. Tezlerin yoğunluklu olarak % 48,14 ile Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı’na ait olduğu görülmektedir. Anahtar kelimelerin frekans analizi sonucunda esnek ve çalışma kelimeleri ilk sırada yerlerini almaktadır. Lisansüstü tezlerin anahtar kelimelerinin incelenmesi için 2 ana tema (örgütsel davranış konuları, ana konu) belirlenmiştir. Araştırma sonuçları içerik analizi başlığı altında detaylı bir şekilde verilmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2023Antik Çağın Erdem Anlayışının ve Temel Erdemlerinin Kur’ân’i Karşılığı
Kerimoğlu, Özkan
Sokrates tarafından “bilmek ve bilgisine göre davranmak” diye tanımlanan erdemin felsefe tarihinde önemli bir yeri vardır. Hemen her insanın temel amacı mutlu olmak, mutluluğu elde etmektir. Genel kabul gören anlayış gereği akıl, şehvet ve gazap yeteneğinin itidal ölçüsü üzere olması insanın mutluluğa ulaşmasında etkili olan hususlar arasındadır. Bu çalışmamızda, Sokrates, Platon, Aristoteles, Demokritos, Epiküros gibi Antikçağın önde gelen düşünürlerinin felsefi sistemlerinde yer verdikleri erdem ve temel erdemler hakkındaki düşüncelerini incelemeye çalıştık. Antikçağ’ da “çeşitli üstünlük veya faziletler” için kullanılan erdem kavramı sonraları ise “insanı mutluluğa götüren şey” olarak tanımlanmıştır. Antikçağ düşünürlerinin erdem olarak cesaret, mutluluk, adâlet, ölçülü olmak ve hikmet gibi kavramlara yer vermesi dikkat çekmektedir. Çalışmamızın amaçları arasında bu erdemlerin Kur’ân-ı Kerîm’de nasıl ele alındığını analiz etmek de vardır. Adâlet, ölçülü olmak ve cesaret gibi hem bireyin hem de toplumun yaşamını, refah düzeyini ve niteliğini doğrudan etkileyen bu temel unsurların filozoflarda ve Kur’ân-ı Kerîm’de önemli bir yer tuttuğu anlaşılmaktadır. Aslında bu anlaşılabilir bir durumdur. Çünkü insanlık tarihi bu bağlamda incelendiğinde gerek kutsal metinlerin gerekse filozofların, toplumun yüzleştiği problemlerle ilgilendiği ve çözüm odaklı bir rehberliği üstlendiği görülmektedir. Birlik beraberlik içerisinde mutlu bir yaşamın oluşabilmesi için, erdemlerin aktif bir şekilde davranışlara yansıması önem arz etmektedir. Çünkü Aristoteles’in tanımlamasıyla “Mutluluk, ruhun erdeme uygun herhangi bir davranışıdır”. Çalışmamız “Antikçağda Erdem Anlayışı” ve “Kur’ân-ı Kerîm’de Erdemlerin Ele Alınışı” şeklinde iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ilkçağ filozoflarının temel erdemlerle ilgili görüşlerine, ikinci bölümde ise Kur’ân ayetlerinde erdemlerin nasıl ifade edildiğine yer verilmiştir. Adâlet, cesaret, iffet bu erdemlerden bazılarıdır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2023Siyasi partilerin z kuşağı üyelerine yönelik algıları ve siyasal iletişim stratejileri üzerine nitel bir araştırma
Taşçıoğlu, Raci; Sarıhan, Zekeriya
Bu çalışmada 2023 genel seçimlerinde seçmenlerin önemli bir kısmını oluşturan Z kuşağı üyelerine ilişkin politik aktörlerin algılarının/yaklaşımların ın ve bu kuşak üyelerini ikna edebilmek için bu aktörlerin kullanmış oldukları iletişim stratejilerinin belirlenmes i amaçlanmaktadır. Bu amaçla mevcut siyasi tabloda iktidar ve ana muhalefet partileri olan Adalet ve Kalkınma Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisinin yetkili organlarının katılımıy la derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Çalışmada yarı yapılan dırılmış görüşme tekniğiyle elde edilen veriler nitel içerik çözümlemesi tekniğiyle analiz edilmişt ir. Çalışmada siyasi partilerin genç kuşak üyelerini önemsedikleri, onlarla iletiş imi sağlamak, onlara bilgi vermek ve onları ikna edebilmek için çeşitli iletişim kanalların ı kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Yine siyasi partilerin Z kuşağı üyelerine yönelik etkin bir iletişim stratejisiyle yaklaştıkları görülmektedir. Ayrıca çalışmada genç kuşak üyelerinin sosyal ağlarda politik aktörlerle siyasal iletişime geçme, siyasal paylaşımlar yapma ve siyasal eylemlerde bulunma davranışları düzeylerinin bazı gençlerde düşük bazı gençlerde ise yüksek olduğu, ancak genel anlamda bu davranışların çok düşük düzeyde kaldığı sonucuna ulaşılmıştır.
- MakaleYalnız künye2023Reclaiming Agency through Fashion: Postcolonial Identities and Colonial Legacies in V.S. Naipaul's A Bend in the River*
Yalcin, Elif Guvendi
Fashion plays a critical role in human cultures, acting as a canvas for expressing cultural identity, social status, and individual creativity. Its multifaceted nature allows for varied interpretations, much like a complex language. Theorists are increasingly acknowledging this, recognizing how clothing communicates non-verbally, subtly conveying social messages and influencing interactions. This aspect is particularly evident in literature, where characters' clothing choices are deeply connected with their development and contribute significantly to the narrative's emotional richness. Fashion, therefore, extends beyond its aesthetic function, emerging as a dynamic tool for expressing post-colonial identities and challenging the lingering influence of colonialism. In cultures marked by colonial and imperial histories, fashion becomes an emblem of identity, offering a means to reclaim and redefine cultural narratives. It is through fashion choices that individuals express their cultural identity, challenge norms imposed by others, and resist the erasure of their heritage. It becomes a tool for empowerment and self-representation, allowing marginal communities to reclaim agency over their own narratives. While colonialism may have ended, the legacy of colonialism has left lasting impacts on economies, social structures, and cultural perceptions. The Western nations continue actively participating in imperial activities to protect their wealth and power by exploiting other countries economically. The internalization of colonial values has deeply influenced the perception of fashion among people from once colonized countries. The cultural values of these countries are often deemed "uncivilized" in contrast to the "superior," "civilized," and "rational" standards of the colonizers. As a result, Western fashion trends, representative of the colonizers' ideals, permeate the local markets and overshadow indigenous styles. Fashion is used as a means of signifying power, class, and status, and European modes of dress are seen as a symbol of sophistication and modernity. Drawing upon the broader theoretical framework of postcolonialism, this paper critically analyses V.S. Naipaul's work A Bend in the River (1979) to demonstrate how fashion choices create identities to continue colonial legacies.
- MakaleYalnız künye2023The New Conformable Methods to Solve Conformable Time- Fractional Generalized Burgers Equation with Proportional Delay
Anaç, Halil; Avcı, Halil Hüseyin
In this article, two novel methods called conformable q-Mohand homotopy analysis transform method (Cq-MHATM) and conformable Mohand Adomian decomposition method (CMADM) are utilized to examine the novel numerical solutions for nonlinear conformable time-fractional generalized Burgers equation with proportional delay. The first of the two new methods suggested, Cq- MHATM, is a hybrid method that combines q-homotopy analysis transform method and Mohand transform in the sense of comformable derivative. The other method, CMADM is also a hybrid method that combines Adomian decomposition method and Mohand transform in the sense of comformable derivative. The computer simulations were worked out to prove that the suggested methods work and are trusted.
- MakaleYalnız künye2023İlişkisel Pazarlama, Bilişsel Çelişki, Müşteri Memnuniyeti ve Yeniden Satın Alma Davranışı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Çevrimiçi Satın Alma Davranışı Üzerine Bir Araştırma
Bayraktar, Eda Dişli
Özellikle teknolojinin hızlı gelişimi ve internet kullanım oranının artması çevrimiçi alışveriş sitelerini de çeşitlendirmiştir. Böylece tüketiciler internet alışveriş sitesi tercihlerinde alternatifleri değerlendirmeye başlamışlardır. Bu durum onlarda bilişsel olarak çelişki yaratabilmektedir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, ilişkisel pazarlamada bağ stratejilerinin bilişsel çelişki davranışına etkisi ile bilişsel çelişki yaşayan müşterilerin memnuniyet ve yeniden satın alma davranışına etkisini incelemektir. Bu amaçla hazırlanan anket formu gerek yüz yüze gerekse de çevrimiçi anket yöntemiyle katılımcılara ulaştırılmıştır. Ankete toplamda 401 geri dönüş sağlanmıştır. Modeldeki değişkenler arasında ilişki bulunup bulunmadığı yapısal eşitlik modeli yardımıyla LISREL 8.7 programından yararlanarak tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, sosyal bağların, yapısal bağların ve finansal bağların bilişsel çelişki üzerinde negatif yönlü anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Diğer bir deyişle katılımcıların sosyal, yapısal ve finansal bağlar düzeylerinde meydana getirdikleri bir birimlik artış bilişsel çelişki düzeyleri üzerinde negatif yönde bir etki yapacağı belirlenmiştir. Ayrıca araştırmada çelişkinin müşteri memnuniyeti ve tekrar satın alma davranışına da olumsuz ve anlamlı bir etkisi bulunduğu saptanmıştır. olmalıdır. Özette, araştırmanın amacı, yöntem ve bulguları, veri toplama araçlarından bahsedilmelidir. 12, punto, Calibri, iki yana yaslı. Özetler, en az 150, en fazla 250 kelime olmalıdır.
- MakaleYalnız künye2023Tüketiciden tüketiciye elektronik ticarette (C2C) çevrimiçi ikinci el ürün satın alma motivasyonlarının sürdürülebilir tüketim davranışı ve çevrimiçi tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkileri ve elektronik ağızdan ağıza pazarlamanın aracılık rolü
Avcı, İbrahim; Yildiz, Salih
Uzun bir geçmişe sahip olan ikinci el ticaret, son yıllarda daha popüler hale gelmiş ve tüketiciler tarafından daha çok satın alınmaya başlanmıştır. İlk başlarda fiziki olarak bit pazarları, spotçu çarşıları, açık arttırma dükkanları gibi fiziki mekanlardan satın alınan ikinci el ürünler, elektronik platformlarda da satın alınmaya başlanmıştır. Tüketiciden tüketiciye elektronik ticaret (C2C) şeklinde gerçekleşen ikinci el ürün alışverişin temelinde ekonomik, uygunluk ve fikirsel gibi birçok motivasyonlar yer almakta ve tüketiciler sürdürülebilir tüketim kapsamında da ikinci el ürünlere yönelmektedirler. Araştırmanın amacı çevrimiçi ikinci el ürün satın alma motivasyonlarının sürdürülebilir tüketim davranışı ve çevrimiçi tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkilerini belirlemek ve bu etkilerde E-Womm’un aracılık rolünü ortaya çıkarmaktır. Bu amaçla araştırmada örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi kullanılmış ve araştırma kapsamında Google Forms üzerinden hazırlanan çevrimiçi anket formu ile 551 çevrimiçi ikinci el müşterisinden veriler toplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre, yalnızca ekonomik ve ideolojik motivasyonlar sürdürülebilir tüketim ve E-Womm davranışı üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Tüm çevrimiçi ikinci el alışveriş motivasyonlarının, çevrimiçi yeniden satın alma niyeti üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu, E-Womm davranışının ise hem sürdürülebilir tüketim davranışı hem de çevrimiçi yeniden satın alma niyeti üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Ayrıca aracılık ilişkileri önemli sonuçlar vermiştir.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2023The effect of country image on behavioral intentions: parallel mediation effects of product and service quality
Sevim, Nurdan; Hall, Elif Eroglu; Izmir, Onur
Consumers use the country image as not only heuristics to predict the quality of the products but also as a symbol of the self by which they affiliate themselves with certain groups and differentiate from others. This study intents to understand the effects of COI on product and service quality perceptions and a set of behavioral intentions through a holistic perspective in the automobile industry. Moreover, as a complementary element, some insights into the conceptualization and the measurement of the country image are meant to be gained. The findings of this study verify the assertions in the current literature on the two-dimensional country image construct, which consists of cognition and affect. The cognition-oriented country image scales threaten the validity of studies conducted in this area because the results obtained with cognition-oriented scales are inadvertently attributed to the (general) country image construct consisting of both cognitive and affective elements. In line with the service dominant logic, it is identified that a holistic approach is required predicting the effects of the country image on quality perceptions. Even in such a pure product category as automobiles, strong associations were identified between country image and perceived service quality. Therefore, regardless of the content of the market offering, it is important that quality must be evaluated under two separate dimensions as (physical) product quality and service quality. With the help of this twodimensional conceptualization of country image and quality perceptions, country of origin element attached to the market offering can be transformed into actual behaviors.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2023Assessment of Hazards in Confined Areas Studies Using a Multi-Criteria Decision-Making Method: An Example Application
Doğan, Onur
Confined spaces are places with only one entrance and exit, not designed for long-term work (reaction tanks, manholes, sewers, tunnels, silos, cellars, pipelines, warehouses, etc.). Confined spaces can contain many risks such as gas, dust, noise, vibration, swallowing, crushing, dent, chemical and biological. In some cases, these risks can occur in an integrated manner and cause serious material or moral losses. In this respect, it is vitally important for occupational safety and employee health to comprehensively analyze risks before indoor work. In this study, the risks in confined spaces were evaluated with the Multi-Criteria Decision Making (MCDM) method. The main criteria and sub-criteria used in the study were prepared by considering the opinions and suggestions of experts in the field (with indoor working experience) and literature research (Aykaş, 2018; Güzel, 2013; Uysal, 2020). In the analysis, employee-related hazards, chemical and biological hazards, ergonomic hazards and physical hazards and a total of twelve sub-criteria affecting these criteria were formed. In the analysis of the study, Analytical Hierarchy Process (AHP) method, one of the Multi-Criteria Decision Making (MCDM) methods, was preferred. The AHP method is an advantageous method compared to other MCDM methods in terms of making the best choice, making easy and fast decisions, and combining objective and subjective decisions. Microsoft Excel was used to solve the analysis and as a result of the analysis made among the main criteria, the consistency index was found to be 0.1 > 0.0780. According to this result, the criterion with the highest weight was 0.3372 (chemical (oxidizing, corrosive, allergic, mutagen, etc.) and biological (bacteria, virus, infectious diseases, etc.) risks.) This was followed by 0.2683 ergonomic risks, 0.2208 employee-related risks, and 0.1737 physical hazards, respectively. In the study, a different method was applied rather than standard risk assessment methods and checklists. With the AHP method, the risks are ranked from the highest to the lowest. Thus, both the identification and prioritization of risks were made.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele

















