Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2023
    Vizyoner Liderliğin Kariyer Tatmini ve Dile Getirme Davranışına Etkisinde Örgütsel Bağlılığın Aracı Rolü: Sağlık Çalışanları Üzerine Bir Araştırma

    Sökmen, Alev; Sökmen, Alptekin; Benk, Osman

    Ankara’da sağlık sektöründe gerçekleştirilen bu çalışmada temel olarak vizyoner liderlik, örgütsel bağlılık, kariyer tatmini ve dile getirme davranışı ilişkilerini saptamak amaçlanmıştır. Sashkin (1996) tarafından geliştirilen ve 25 ifadeden oluşan Vizyoner Liderlik Ölçeği; Meyer, Allen ve Smith (1993) tarafından geliştirilen Wasti (2000) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan, 18 ifadeden oluşan Örgütsel Bağlılık Ölçeği; Greenhaus vd. (1990) tarafından geliştirilen ve 5 ifadeden oluşan Kariyer Tatmini Ölçeği ve Van Dyne ve LePine (1998) tarafından geliştirilen ve toplam 6 ifadeden oluşan Dile Getirme Davranışı Ölçeği kullanılmıştır. Veriler bir vakıf üniversitesinin ana hastanesinde görev yapan 387 sağlık çalışanına yönelik olarak 2022 yılı Ekim-Kasım döneminde elden ve e-mail yoluyla dağıtılarak toplanmıştır. Çalışmada öncelikle geçerlilik ve güvenilirlik analizleri yapılmış, daha sonra elde edilen bulgulardan hareketle yapılan korelasyon analizi sonucunda vizyoner liderlik, örgütsel bağlılık, kariyer tatmini ve dile getirme davranışı arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Regresyon analizi bulgularına göre vizyoner liderlik ve örgütsel bağlılığın kariyer tatmini ve dile getirme davranışı üzerinde anlamlı etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan hiyerarşik regresyon sonucu elde edilen araştırma bulguları, incelenen hastane işletmesinde vizyoner liderliğin kariyer tatmini ve dile getirme davranışına etkisinde örgütsel bağlılığın kısmi aracılık rolünün bulunduğunu göstermektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Türkiye’de Atık Yönetimi: İllerin Performanslarının MAIRCA Yöntemi ile Değerlendirilmesi

    Seyhan, Nazlı

    Nüfus artışı, sanayileşme ve insanların tüketim alışkanlıklarındaki değişim, kaynaklarda kıtlığa sebep olmakla beraber, tüketim sonucunda meydana gelen atıklar da çevrenin daha çok kirlenmesine sebep olmaktadır. Atıklardaki artışın çevreyi tehdit edici boyutlara ulaşması, yalnızca o bölgede yaşayan insanları değil aynı zamanda meydana gelen iklim krizlerinden de görüldüğü üzere herkes için ciddi bir sorun haline gelmiştir. Bu sorun atığın “nasıl bertaraf edileceği” ve “geri dönüşümünün nasıl sağlanabileceği” sorularını da beraberinde getirmiştir. Ulusal ve uluslararası mecralarda konunun ciddiyetle ele alınması ülkeleri ve yerelde bölgeleri atık yönetiminde politikalar geliştirerek ve düzenlemeler yapmasına neden olmuştur. Atıklardan sorumlu olan yerel yönetimlerin, atıkların toplanmasından, bertaraf edilmesi ve geri dönüşüm süreçlerine kadar tüm süreci iyi bir şekilde yönetmesi mikro ölçekte atık yönetimi performansına yansıyacaktır. Bununla birlikte, bu performansların makro ölçekte ülke performansına yansıması mevcut durumu daha da önemli kılmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye’deki 81 il için atık yönetimi performansları, MAIRCA yöntemiyle değerlendirilmiştir. Kişi başı GSYİH, belediye toplam atık oranı, geri dönüştürülen atık miktarı, bertaraf edilen atık miktarı gibi atık yönetiminde önemli göstergelerden olan değişkenler çalışma kapsamında ele alınmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular ışığında illerin atık yönetimi performans değerleri belirlenmiş ve bu değerlere göre illerin performans sıralamaları yapılmıştır.

  • MakaleYalnız künye2023
    Effect of White Noise and Light Exposure on Some Enzymes in Rat Testicular Tissue

    Senturk, Esra; Senturk, Murat; Ustundag, Hilal; Aygül, İmdat

    By definition, white noise (WN) is a type of sound that consists of a combination of various frequencies. Noise is an important source of environmental stress for humans and other living things and has a strong stimulating effect on light, circadian rhythm, hormonal, and neuro-behavioral levels. When faced with stressful situations, organisms produce a substantial quantity of free radicals, leading to alterations in the oxidative system. The objective of this research is to examine how environmental stressors like WN and light impact the activities of enzymes involved in testicular carbonic anhydrase (CA), catalase (CAT), and glutathione peroxidase (GPx). A total of 18 male Sprague-Dawley rats were divided into three groups. The first was the control group (not exposed to stress, kept at 12/12 light-dark cycle and 24±2°C normal ambient temperature). The second group, known as the WN 60' group, experienced 60 minutes of white noise exposure per day for 14 consecutive days at 90 dB. The third group, referred to as the WN 60' + non daylight group, underwent 60 minutes of white noise exposure at 90 dB combined with 24 hours of continuous light exposure every other day. At the conclusion of the study, the testicular tissues were homogenized and centrifuged, followed by the spectrophotometric measurement of enzyme activities. As a result, when we compared the control group with both WN and WN + light exposure; A decrease was observed for CA enzyme in both applications, and an increase was observed in CAT and GPx enzymes in both applications. As a result, when we compared the control group with both BG and BG + light exposure; A decrease was observed for CA enzyme in both applications, and an increase was observed in CAT and GPx enzymes in both applications.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    OTC (Over the Counter) Reklamlarındaki Sağlık Çekiciliği: Nitel Bir Çalışma

    Doğan, Neva

    Bu çalışmanın amacı ilaç, takviye edici gıda ve/veya diğer sağlık ürünleri gibi insan sağlığı için önem taşıyan maddelerin günümüzde sıklıkla reklamının yapılır olmasından yola çıkarak, özellikle takviye edici gıdaların reklamlar aracılığıyla birer tüketim nesnesi haline getirilmesini, bu reklamlardaki çekicilik unsurlarını göstererek ortaya koymaktır. Araştırmada Supradyn, Easy Fish Oil, Möllers, Dynavit, Osende, Pharmaton ve Redoxon markalarına ait basit rastlantısal yöntemle seçilmiş dijital reklamlardan, reklam filmlerinde, ünlü kullananlarının muhteva ettikleri, sağlık nosyonu çekicilik unsuru bakımından nitel analiz yöntemlerinden biri olan içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Buna ek olarak, reklamlarda kullanılan sloganların tükettirme stratejileri üzerinden ne anlama geldikleri de yine içerik analizine tabi tutularak çözümlenmeye çalışılmıştır. Reklamların içerik analizi neticesinde, çekicilik unsuru olarak sağlıklı ve fit bir görünüme sahip ünlü kullanımı ve sağlıklı yaşam vurgusu yapan sloganlarla, markaların, hedef kitlelerine bu ürünlerin kullanımı sonucunda daha sağlıklı bir beden ve yaşam şekli vaat ettikleri sonucuna varılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    COVID-19 Pandemisi ve Öncesi Dönemde Hastaneye Yatışların Değerlendirilmesi

    Korku, Cahit

    Bu araştırmanın amacı, pandemi dönemi ile pandemi öncesi dönemdeki hastane yatışlarını karşılaştırmak ve hizmet kullanımındaki değişimi tespit etmektir. Araştırma, pandemi öncesi dönem (Mart 2019-Şubat 2020) ile pandemi döneminde (Mart 2020-Şubat 2021) bir eğitim ve araştırma hastanedeki tüm yatışları kapsamaktadır. Araştırma retrospektif ve tanımlayıcı bir araştırma olarak yürütülmüştür. İlgili dönemde araştırma kapsamına giren 60.726 hastaya ilişkin tüm veriler analiz edilmiştir. Pandemi döneminde pandemi öncesi döneme göre hasta yatışında %36,61’lık bir azalma meydana gelmiştir. Hastane yatış sayısının en fazla düştüğü ay Mayıs 2020 (%51,78) iken en az düştüğü ay Ağustos 2020 (%16,45) olmuştur. Hastaların yatış yaptıkları birimler bakımından enfeksiyon hastalıkları ve palyatif bakım hariç tüm alanlardaki yatışlarda düşüş meydana gelmiştir. Enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji biriminde hasta yatışları yaklaşık olarak %500 artarken, genel cerrahide %50, göğüs cerrahisinde %80, kardiyolojide %67 azalmıştır. Yatış sayılarındaki düşüşe karşın ölüm sayıları artmıştır. Hastane yatış süresinde önemli bir değişme olmazken hasta başına düşen fatura tutarı %72’nin üzerinde artmıştır. Pandemi döneminde hastane yatışlarındaki düşüş, sunulması gereken hizmetin aksamasına ve buna bağlı olarak olumsuz hasta sonuçlarına neden olabilir. Pandeminin rutin hastalar üzerindeki olumsuz etkisini azaltmak için karar vericiler tarafından hizmet açıklarına yönelik acil önlemler alınmalıdır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2023
    Dizel Motorlarda Dimetil Eter Kullanımının CO Emisyonuna Etkisi Üzerine Bir Derleme Çalışması

    Sezer, İsmet

    Bu çalışma, dizel motorlarda dimetil eter (DME)’in saf veya yakıt katkısı olarak kullanımı üzerine yapılmış çeşitli çalışmaların sonuçlarından yararlanılarak derlenmiştir. Dizel motorlarda zararlı egzoz emisyonlarını azaltmanın birkaç yöntemi vardır. Bunlardan ilki motor tasarımında ve yakıt enjeksiyon sisteminde modifikasyonlar yaparak yanmanın iyileştirilmesidir, ancak bu pahalı ve zaman alıcı bir yöntemdir. İkinci yöntem ise katalitik konvektör ve partikül fitresi gibi donanımlar kullanmaktır, ancak bu donanımlar motor performansını olumsuz yönde etkiler. Hem egzoz emisyonlarını azaltmak hem de motor performansını artırmak için uygulanan son yöntem çeşitli alternatif yakıtların veya yakıt katkılarının kullanılmasıdır. Dizel motorlardaki en önemli emisyonlar azot oksitler (NOx) ve partikül maddelerdir (PM). Çoğu araştırmacı emisyonları azaltmanın en iyi yolunun doğalgaz, biyogaz, biyodizel gibi alternatif yakıtların veya konvansiyonel veya alternatif yakıtlarla birlikte çeşitli yakıt katkılarının kullanılması olduğunu bildirmektedir. Bu nedenle, alternatif yakıtlar ve yakıt katkıları üzerine yapılan çalışmaların sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi pratik uygulamalar için oldukça önemlidir. Bu çalışma, dimetil eterin dizel motorlarda yakıt veya yakıt katkısı olarak kullanılmasının karbon monoksit (CO) emisyonları üzerindeki etkilerinin incelenmesine odaklanmıştır.

  • MakaleYalnız künye2023
    Genişletilmiş Beklenti Doğrulama Modeli: Mobil Uygulama Kullanıcıları Üzerine Bir Araştırma

    Çelik, Kamil; Taş, Ahmet

    Akıllı telefon kullanıcılarının sayısının artmasıyla ilgili bir olgu olan teknoloji dünyasında mobil uygulamaların kullanımı giderek artmaktadır. Mobil uygulamaların ilk zamanlarında standart ihtiyaçların giderilmesi amaçlanmış ancak daha sonra hayatı kolaylaştırmaya ve pratikleştirmeye yönelik dönüşümler gerçekleştirilmiştir. Mobil uygulamalar aracılığıyla sosyal paylaşımlar yapılması, online bankacılık işlemlerinin gerçekleştirilmesi, oyun oynanması gibi mobil cihazın donanımında farklı amaçlar için kullanılması mümkün hale gelmiştir. Mobil uygulama pazarında bireylerin bir mobil uygulamayı kullanmaya devam etmesine veya kullanmayı bırakmasına sebep olan faktörleri ortaya çıkarmayı amaçlayan bu çalışma, iki teorik modeli ele alarak mobil uygulamaları kullanmaya devam etme niyetinin altında yatan faktörleri ortaya çıkarmaktadır. Bu modellerden ilki beklenti doğrulama modeli, ikincisi ise genişletilmiş birleşik teknoloji kabulü ve kullanımı teorisi olarak belirlenmiştir. Çalışmada demografik verilerin analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik modeli analiz R programıyla yapılmıştır. Çalışmanın korelasyon matrisini oluşturmak için SPSS 28 kullanılmıştır. Yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak teorik çerçeve önerisini test etmek için anket yoluyla toplam 560 katılımcı çalışmaya dahil edilmiştir. Elde edilen bulgulara analiz edildiğinde, mobil uygulamaları kullanmaya devam etme niyetinin en önemli itici güçlerinin beklentiyi karşılama, memnuniyet, alışkanlık, performans beklentisi ve çaba beklentisi olduğu sonucu elde edilmiştir.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    COVID-19 pandemi sürecinde sağlık hizmeti performansının değerlendirilmesi

    Köse, Aslı

    11 Mart 2020'de Dünya Sağlık Örgütü, yeni koronavirüs hastalığını küresel bir salgın ilan etti. Dünya’da Covid19 salgını özellikle sağlık hizmetlerini etkilemiştir. Covid-19 salgını ile yaşanılan kriz sağlık hizmetlerinin arzını önemli hale getirmiştir. Bu dönemde sağlık hizmeti yöneticilerinin öncelikleri değişmek zorunda kalmıştır. Sağlık hizmetinin performansının değerlendirilmesi sağlık yöneticilerine kriz dönemlerine yönelik kararlarında tecrübe kazandıracaktır. Bu çalışmanın amacı pandemi döneminde sağlık hizmeti performansının istatistik bölge düzeyinde değerlendirilmesidir. 2020-2021 yıllarında çok boyutlu ölçekleme analizi ile istatistik bölgelerin konumlandırılması belirlenmiştir. Bu yıllarda veri zarflama analizi ile istatistik bölgelerin sağlık hizmeti performans etkinlikleri değerlendirilmiştir. Veriler sağlık istatistikleri haber bültenlerinden alınmıştır. Araştırmada kullanılan değişkenler yatak doluluk oranı, yatak devir hızı, ortalama kalış süresi, hastane yatak sayısı, hekim sayısı, hemşire-ebe sayısı ve kişi başı hekime müracaat oranıdır. Seçilen 7 değişken farklı ölçüm oranlarına sahip olduğundan standartlaştırılmış Z değerleri alınmıştır. Analizlerde SPSS for Windows 22 ve EMS paket programlar kullanılmıştır. 2020 yılında en uzak konumlandırılan bölge olmalarına rağmen İstanbul ve Kuzeydoğu Anadolu bölgeleri sağlık hizmeti performansı etkin olan bölgeler arasında yer almıştır. 2021 yılında en uzak konumlandırılan istatistik bölgeler değişmemiştir. Çok boyutlu ölçekleme analizine göre birbirine benzeyen Akdeniz bölgesi sağlık hizmeti performansı etkin, Ege bölgesinin ise etkin olmadığı belirlenmiştir. Bu araştırmanın pandemi döneminde sağlık kurumlarının istatistik bölgelerinin konumlandırılması ve sağlık hizmeti performans etkinliklerini değerlendirmesi yönü ile alan yazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Hans Reichenbach’s Scientific Philosophy: An Evaluation In Terms of Context of Discovery And Verification

    Özsoy, Seda

    The contexts of discovery and verification established two important stages of the scientific method. Putting forward a new hypothesis is associated with the context of discovery and the act of discovery has been included in the research field of psychology with its irrational characterization as it involves a creative intuition. The testing of the hypothesis fell within the scope of the verification context and was considered as the subject of epistemology or logic, as it was thought to indicate a completely rational process. This distinction, which is generally accepted to be made by Hans Reichenbach, who accused traditional philosophy of being speculative and tended to scientification philosophy, fulfilled an important task in determining scientificity and it has a remarkable position in the positivist scientific tradition. In this article, it will be tried to explain how Reichenbach grounded his scientific philosophy by examining what kind of distinction he makes between the contexts of discovery and verification. The aim of this article is to remind the views of the philosopher, especially in his works Experience and Prediction and The Rise of Scientific Philosophy, to analyze the content of the distinction between the contexts of discovery and verification in terms of the contributions of both those who discuss the issue in a similar way and those who approach the issue critically.

  • Derleme MakaleYalnız künye2023
    Adli Sistem İçerisinde Sosyal Çalışmacıların Bilirkişilik Uygulamaları

    Kesen, N.Feyzal; Bilgin, Özkan

    Adli çalışma, sosyal çalışma mesleğinin hukuk sistemi içerisinde uygulamalarını yürüttüğü bir alandır. Bu uygulamalar yargılamanın aşamasına göre değişiklik göstermektedir. Suç işleyen bireylerle rehabilite edici çalışmalar yapmanın yanı sıra; soruşturma ve kovuşturma aşamalarından oluşan yargı süreçlerinde bilirkişi rolü yerine getirilmektedir. Mesleki bilgileri ile sosyal hizmet alanındaki davalara ilişkin yargılamalarda yer alan sosyal çalışmacılar, hukuk sisteminde sosyal çalışmanın hukuki rolünü temsil etmektedir. Adli sosyal çalışmacılar bilirkişi rolü ile adli süreçlere dâhil olur ve alınan kararları etkiler. Bu rol, adli sosyal çalışmacıların bilirkişi rolünün önemini ortaya koymaktadır. Türkiye'de hukuk sisteminde bilirkişinin rolü ve statüsünde son dönemde bir değişiklik olmazken, bilirkişilik sisteminde yeni gelişmelerin olduğu görülmektedir. Yeni bilirkişilik sistemi ile adli sosyal çalışmacıların bilirkişilik sistemindeki rol ve görevlerini ortaya koyan çalışmalara ilişkin bir literatür boşluğu olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmada 2018 yılı itibari ile Türkiye'de uygulanmaya başlayan yeni bilirkişilik sistemi anlatılacak ve adli sosyal çalışmacıların bilirkişi olarak rolleri ve görevleri hakkında açıklamalar yapılacaktır.

  • MakaleYalnız künye2023
    Bütünleştirilmiş bahp-bedas yaklaşımıyla rfıd firmalarının değerlendirilmesi

    Gergin, Ramazan Eyüp

    Günümüz dünyasında artan teknolojik gelişimler nedeniyle Radyo Frekans Tanımlama (RFID) teknolojisi lojistik firmalarının vazgeçilmez unsuru haline gelmektedir. RFID hizmetleri firmaların yapılarına göre çeşitlilik gösterir. Bu nedenle en uygun RFID hizmet sunumu sağlayacak firmanın belirlenmesi önem kazanmaktadır. Bu çalışma RFID hizmetinden faydalanan bir lojistik firması için RFID hizmeti sunan en uygun firmayı belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda çalışma, bulanık analitik hiyerarşik süreç (BAHP) ve bulanık ortalama çözüme olan mesafeye dayalı değerlendirme (BEDAS) teknikleri uygulanarak en uygun RFID hizmet sağlayıcısının belirlenmesi için bütünleştirilmiş bir bulanık çok kriterli karar verme yaklaşımı sunmaktadır. Çalışmanın sonuçlarına göre RFID firmalarının değerlendirilmesinde en etkili kriter 0,1675 önem ağırlığı ile Teknolojik Yetenek olarak tespit edilmiştir. Ayrıca, Alternatif 2 firması çalışmadaki alternatif firmalar arasında RFID hizmeti sağlama açısından en uygun firma olarak belirlenmiştir.

  • MakaleYalnız künye2023
    Türkiye’de Tarımsal Büyümeye Etki Eden Ekonomik Faktörler (Bir Regresyon Analizi)

    Merddan, Kurtuluş

    Tarımsal üretim, ekonomik olarak karmaşık ve rekabetçidir. Tarımsal üretim hem nüfusun beslenme ihtiyacını karşılamakta hem de doğumda yaşam beklentisini artırmaktadır. Bu çerçevede emek gücünün üretim sürecine olan katkısı sürekli artmakta, yaşam süresi de göreceli olarak uzamaktadır. Tüm bunların yanında tarım sektörü; imalat sanayisine hammadde tedarikinde bulunmakta, iç talep yaratmakta ve sanayileşmenin finansmanında kullanılabilecek yurt içi tasarruf arzını artırmaktadır. Bahse konu olan bu unsurlardan hareketle tarım sektörünün ekonomik büyümeye doğrudan ya da dolaylı etkisinin olduğu düşünülmektedir. Son yıllarda Türkiye ekonomisi birçok iç ve dış gerilimle karşı karşıya kalmasına rağmen, ekonomideki büyüme devam etmiştir. Tarım sektöründe meydana gelen bu büyümeye etki eden ekonomik faktörlerin belirlenmesi çalışmanın ana temasını oluşturmaktadır. Bu kapsamda 2000-2022 yılları arası 23 yıllık zaman serisi verilerinden yola çıkılarak, regresyon analizi yapılmış ve tarımsal büyümeyi etkileyen ekonomik faktörler belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada; tarımsal destekler, kamu sektörü ve özel sektör tarafından gerçekleştirilen tarımsal sabit sermaye yatırımları, tarımın GSYİH içindeki payı, tarımsal istihdam ile tarımsal GSYİH arasındaki ilişki bir regresyon analizine tabi tutulmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular kapsamında tarımsal desteklemelerin, sabit sermaye yatırımlarının, tarımın GSYİH içindeki payının büyümeyi olumlu, tarımsal istihdam sayısının ise tarımsal büyümeyi olumsuz yönde etkilediği bulgusuna ulaşılmıştır.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Kıyafet Kuralları: Frances Burney'in Evelina; or the History of a young Lady's Entrance into the World (1778) adlı romanı Üzerinden On Sekizinci Yüzyıl Londra'sında Toplumsal Cinsiyet ve Modanın Perde Arkasını Aralamak

    Yalcin, Elif Guvendi

    Çoğunlukla bireysel tercihlerin bir göstergesi olarak görülen moda aslında sosyal standartlar, kültürel değişimler ve kimlik inşası hakkında derin görüş açıları sunmaktadır. Kıyafet, özellikle önemli kültürel değişimler sırasında karmaşık sosyal dinamikleri, normları ve kimlik değişimlerini yansıtan ve ifade eden bir araç konumundadır. 18. yüzyıl Britanya'sında moda endüstrisi, tüketiciliğin artmasıyla önemli bir dönüşüm yaşamıştır ve bu dönem, toplumdaki cinsiyet rolleri ile moda trendleri arasında önemli bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Genellikle kaprisli ve öngörülemez olarak tasvir edilen kadınlar, modanın geçici doğasını simgeleyen en tutkulu hayranları olarak ortaya çıkmıştır. Bu makale, Frances Burney'in Evelina; or the History of a Young Lady's Entrance into the World (1778) adlı ünlü eserini temel referans olarak kullanarak 18. yüzyıl Londra'sında moda ve toplumsal cinsiyet rolleri arasındaki karmaşık bağı incelemektir. Bu dönemde moda sadece dekoratif değil, aynı zamanda hakim sosyal normlar ve standartlarla da yakından ilişkilidir. Bu araştırma, Evelina'daki kıyafet seçimlerini inceleyerek, dönemin katı toplumsal cinsiyet kurallarını ortaya koymayı ve modanın toplumsal beklentilerin sürdürülmesindeki kritik rolünü göstermeyi amaçlamaktadır. Esasen bu çalışma, 18. yüzyıl Londra'sında yaygın olan katı toplumsal cinsiyet kurallarını ortaya çıkarmak için giysilerin fiziksel katmanlarının ötesine geçmektedir. Tipik olarak yüzeysel kabul edilen modanın, toplumsal standartları ve normları yansıtmada ve oluşturmada nasıl önemli bir faktör olduğunu ortaya koymaktadır.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • Proje2023
    Kesimhane Yan Ürünlerinden Ohmik Isıtma Destekli Ekstraksiyon Sistemi ile Jelatin Üretimi ve Geleneksel Yöntemle Karşılaştırılması

    Saricaoglu, Furkan Turker; Işık, Çiğdem; Dagdelen, Adnan Fatih; Odabaş, Halil İbrahim; Demirel, Fatma Tuba Kıraç

    Bu proje çalışmasında sığır derisi ve kanatlı sektörü kesimhane yan ürünlerinden olan tavuk derisi jelatin üretimi amacıyla kullanılmıştır. Geleneksel yöntemle jelatin üretiminde deri/su karışımı buhar ceketli kazanlarda ısıl işleme tabi tutulmakta ve buradaki bekletme süresi 5 saatten daha uzun sürebilmektedir. Proje kapsamında jelatin ekstraksiyon süresini kısaltmak ve jelatin verimini arttırmak amacıyla ohmik ısıtma destekli sistemden yararlanılmıştır. Bu amaçla deri örnekleri 5, 10, 15 ve 20 V/cm elektriksel gerilimde 1, 3 ve 5 saat süreyle ekstraksiyona tabi tutulmuştur. Ekstraksiyon sonucunda elde edilen jelatin-su karışımı dondurularak kurutulmuş ve jelatin tozları elde edilmiştir. Üretilen bu jelatinler çeşitli özellikler yönünden karakterize edilerek, geleneksel yöntemle üretilen ve ticari olarak satışa sunulan jelatinlerle kıyaslanmıştır. Ohmik sistem kullanımı deriden jelatin ekstraksiyon verimini önemli ölçüde arttırmıştır. Bununla birlikte jelatin ekstraksiyon süresini de önemli ölçüde kısaltmıştır. Ohmik sistem kullanımı, üretilen jelatinlerin kimyasal kompozisyonunu önemli etkilemezken, jel kuvveti değerlerinde önemli iyileştirmeler tespit edilmiştir. Jelatinlerin molekül ağırlığı dağılımları belirlenmiş ve ohmik sistem uygulama süresi arttıkça büyük molekül ağırlığındaki peptit bantlarının yoğunluğunda azalma gözlemlenmiştir. Hem sığır hem de tavuk derisinde en yaygın görülen amino asitler glisin, prolin, hidroksiprolin ve arginin olarak belirlenmiş ve ohmik sistem amino asit miktarlarını önemli ölçüde etkilemiştir. Renk ve bulanıklık yönünden sığır derisi jelatinleri ticari numuneler ile kıyaslanabilir nitelikte sonuçlar verirken, tavuk derisi jelatinlerinden üretilen jellerin bulanıklık değerleri çok yüksek bulunmuştur. Ohmik sistem yardımıyla üretilen jelatinlerden hazırlanmış jellerin mikro-yapısal özellikleri taramalı elektron mikroskobu ile belirlenmiş ve jel kuvveti yüksek olan numunelerde sıkı bir jel yapısı gözlemlenmiştir. Sığır ve tavuk derilerinden jelatin üretiminde ohmik sistem kullanımı jelatinlerin erime ve jelleşme sıcaklıkları ile reolojik özellikleri üzerine önemli etkiler göstermiştir. Termal yönden ise ohmik sistemle üretilen jelatinlerin daha kararlı oldukları sonucuna varılmıştır. Ayrıca, ohmik sistem kullanılarak üretilen jelatinlerin daha yüksek fonksiyonel özelliklere sahip olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, hayvansal kesimhane yan ürünlerinden jelatin üretiminde ohmik sistem gerek jelatin verimini arttırmak amacıyla, gerekse de ekstraksiyon süresini kısaltmak amacıyla etkin bir şekilde kullanılabileceği ortaya konmuştur. Ayrıca, bu yöntemle jelatinlerin birçok özelliği olumsuz olarak etkilenmeden, stabil bir üretim gerçekleştirilebileceği belirlenmiştir.

  • MakaleYalnız künye2023
    Mâtürîdî'de Büyük Günah Konusu ve İnsan Tasavvuru

    Aydın, Muhammet

    Din en genel biçimiyle Allah tarafından vaz edilen insanların dünyevi mutluluklarını ve maslahatlarını gözeten ilahi kurallar bütünü şeklinde tanımlanır. İnsanların mutluluğunu, huzurunu sağlamak adına bir takım emirler teklif etmesi ve bazı yasaklar koyması gayet tabiidir. Dinlerin bildirimleri yalnız emirler, yasaklar ve ahlaki ilkelerle sınırlı değildir. Dinler müntesiplerine bir de inanç sistemi sunarlar. Bu noktada dinin sunduğu emirler yasaklar bütünü ile inanç sistemi arasındaki ilişki önem kazanmaktadır. İslam düşüncesinin erken dönemlerinde de iman ve amel şeklinde dile getirilen bu ilişkinin niteliği farklı kanaatlerin oluşmasına yol açmıştır. Kimileri ameli imanın özüne dâhil ederken kimileri amel ve iman ayrılığını savunmuşlardır. Kimileri ise üçüncü bir yolun imkânından söz etmişlerdir. Biz bu tartışmaların tarihsel serüvenine temas etmeyip daha ziyade İslam düşüncesinin önemli kurucu isimlerinden biri olan Mâtürîdî üzerinden onun düşüncelerini insan tasavvuru açısından ve nihayetinde ulaştığı sonuçların toplumsal barışa katkıları bakımından önemini ve anlamını tespit etmeye çalışacağız. Çünkü teolojik sistemler inananların sadece itikâdi ihtiyaçlarına cevap vermekle yetinmezler. Aynı zamanda insanların anlam arayışlarına tatmin edici cevaplar vermeyi ve ürettiği bilgilerle toplumsal barışa, huzura ve istikrara katkı sağlamayı amaçlarlar. Dolayısıyla bu çalışmamızda Mâtürîdî’nin çözümlemelerinden hareketle sahip olduğu insan algısına ulaşılmaya çalışılacaktır. Zira insan algısı ve insana dair yaklaşımlar, merkezi kavramlardır ve dinlerin temel doktrinlerini ve paradigmalarını belirler. Ayrıca yazarın ulaştığı sonuçlardan hareketle bunun toplumsal barışa ne gibi katkıları olduğu ele alınacaktır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Emlak Vergisi Kapsamında Değerli Konutların Vergilendirilmesi: Portekiz, Güney Kore ve Türkiye Uygulamalarına Genel Bir Bakış

    Uğurlu, Hümeyra

    Mali güce göre vergilendirme anlayışının sonucu olarak, bir ülkede yaşayan vatandaşların hangilerinin vergi mükellefi olabileceği ve nasıl vergilendirilebileceği belirlenmeye çalışılmaktadır. Vergilemede adil olabilmek için ödeme gücüne sahip herkesin kamu hizmetlerinin finansmanına katılması önemlidir. Esas olarak; gelir, servet ve harcama, ödeme gücünün göstergeleri olarak kullanılmaktadır. Servetin vergilendirilmesi üzerindeki tartışmalar, Türkiye’de, Değerli Konut Vergisi (DKV) adında yeni bir vergi türünü gündeme getirmiştir. Değerli Konut Vergisi, 2019 yılında kabul edilmiş, 2020 yılında tahsil edilmesi planlanmış ancak 2021 yılında uygulamaya konulabilmiştir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de Değerli Konut Vergisini değerlendirerek, benzer uygulamalar olduğu düşünülen; Portekiz’de İlave Emlak Vergisi ve Güney Kore’de Kapsamlı Emlak Bulundurma Vergisi uygulamaları ile karşılaştırmaktır. Bu amaçla çalışmada öncelikle, Emlak Vergisi hakkında genel bilgilere yer verilecek, sonrasında İlave Emlak Vergisi ve Kapsamlı Emlak Bulundurma Vergisi değerlendirilmeye çalışılacaktır. Son olarak, Türkiye’de uygulanan DKV hakkında bilgilere yer verilerek ülkelerin karşılaştırılması yapılacaktır. Bu değerlendirmeler sonucunda; Türkiye’de uygulanan DKV’nin özellikle ödeme gücü ilkesi, eşitlik ve vergi adaletine özgü bir takım eksiklikleri barındırdığı söylenebilir.

  • MakaleYalnız künye2023
    Çek hukukunda sebepsiz zenginleşme

    Canözü, Salih

    Kambiyo senetlerinin sıkı şekil şartlarına tabi olması sebebiyle başvuru hakkının kısa ibraz süreleri içerisinde kaybedilmesi söz konusu olabilmektedir. Bu durumda, koşulları varsa tarafların temel ilişkiye dayanması veya hamilin kambiyo senetlerine özgü düzenlenmiş ve genel hükümlerden tamamen farklı şartlara sahip olan ve özellikle ispat yükü bakımından davacıya genel hükümlere göre önemli avantajlar içeren TTK m.732 hükmü çerçevesinde sebepsiz zenginleşme davası açması gerekir. TTK m.732 poliçeler için düzenlenmiş bir hüküm olup, TTK m.818/1-m atfı gereği çekler bakımından da uygulanama alanı bulmaktadır. Çeke dayalı başvuru hakkının ibraz veya karşılıksızdır işlemlerinin yapılmaması sebepleriyle düşmesi veya bu işlemler yapılmış olmasına rağmen çekin zamanaşımına uğraması halinde TTK m.732 hükmü çerçevesinde sebepsiz zenginleşme davası hamil tarafından açılabilmektedir. Çalışmamızda Yargıtay ve doktrindeki görüşler çerçevesinde çekte sebepsiz zenginleşme talebine ilişkin tartışmalı noktalar ele alınacaktır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Ön Çapraz Bağ Ameliyatı Olan Sporcuların Spora Dönüşlerindeki Duyguları, Performansta Kendine Güvenleri ve Risk Değerlendirmeleri

    Sever, Mehmet Onur; Ekizoğlu, Özlem

    Ön çapraz bağ yaralanması sonrası sporcuların, spora geri dönmeye hazır olup olmadığını ve psikolojik müdahaleye ihtiyaç duyup duymadığını tespit etmeye yardımcı olması amacıyla bu çalışma gerçekleştirilmiştir. Ön çapraz bağ yaralanması (ÖÇB) sonrası spora dönüş envanteri; duyguları, performansta kendine güveni ve risk değerlendirmelerini ölçen ve mevcut kanıtları özetleyen bir ölçüm aracıdır. Son 2 yıl içinde ön çapraz bağ yaralanması sonrası ameliyat olan, aktif futbol oynayan ve araştırmaya gönüllü katılım sağlayan toplam 153 futbol oyuncusu araştırma grubumuzu oluşturmaktadır. Araştırmanın konusu, katılım şartları ve ölçek bilgileri, e-posta yoluyla 61 farklı kulüp yönetimine ve antrenörlere iletilmiştir. Google Form’ dan oluşturulan ölçek linkinin ilgili sporcularla paylaşılması istenmiştir. Google form linki ilgili sporculara ulaştırılmış ve veriler toplanmıştır. Veriler, SPSS 21.0 paketine aktarılarak her soruya verilen cevapların, frekans analizleri alınmıştır. Sonuç olarak, ön çapraz bağ yaralanması sonrası sporcuların çoğunluğu spor yaparken bazen endişelendiğini, dizini düşünmek sinirlerini bozduğunu, yeniden yaralanma ve kazayla yaralanma korkularının olduğu görülmektedir. Sporcuların dizlerini yeniden yaralayabileceklerini düşünmelerine rağmen bu durumun kendilerini spordan alıkoymadığı sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Kadın Basketbolcularda Karakterin, Taktiksel Beceriye Etkisi

    Bostancı, Özgür; Yılmaz, Coşkun; Comba, Doğa

    Çalışmanın amacı farklı lig seviyelerindeki profesyonel kadın basketbolcularda, karakterin taktiksel beceri düzeylerine etkisinin incelenmesidir. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli ile tasarlanmıştır. Çalışmada 2021-2022 basketbol sezonunda aktif spor hayatına devam eden kadın basketbolcular katılmıştır. Çalışmaya katılan farklı lig seviyelerindeki Kadın basketbolcularda veriler, Google Form ve yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Katılımcılardan araştırmacı tarafından geliştirilen, demografik bilgi formu, Elferink-Gemser ve ark.(2004) tarafından geliştirilen ve Türkçeye uyarlaması Yarayan ve ark. (2019) tarafında yapılan sporda taktiksel beceriler envanteri ve Jang (2013) tarafından geliştirilen Türkçe’ ye uyarlaması Görgüt & Tuncel (2017) tarafından yapılan sporda karakter ölçekleri kullanılmıştır. Çalışmada lig düzeyinin taktiksel beceri düzeylerini etkilediği sonucuna varılmıştır (p<0,05). Türkiye kadın basketbol süper ligi sporcularının pozisyon alma, top hareket bilgisi, rakiplerini tanıma ve değişen durumlarda hareket alt boyutlarında diğer lig düzeylerinden daha yüksek puanlar aldıkları belirlenmiştir (p<0,05). Lig düzeyini sporda karakter alt boyutlarından merhamet, sportmenlik, adalet ve karakter toplam puanının etkisinin olmadığı (p<0,05), dürüstlük ve anti-sosyal alt boyutlarını ise etkilemediği (p>0,05) sonucuna ulaşılmıştır. Mevkiinin sporda karakter alt boyutları ve sporda taktiksel beceri düzeylerine etkisinin olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). Sonuç olarak kadın basketbolcularda lig düzeyi arttıkça taktiksel beceri düzeylerinin arttığı görülürken, karakter puanlarının ise etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Mevkiinin karakter alt boyutları ve taktiksel beceri düzeylerine etkisi görülmemiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Bir Kimliğin İnşası: Garbiyatçılık-Şarkiyatçılık İkilemi ve Etnosembolizm Bağlamında Birinci Türk Tarih Kongresi

    Bozkurt, Hasan; Çetinkaya, Satuk Buğra

    Bu çalışmanın amacı Erken Cumhuriyet dönemi kimlik politikaları üzerinde tarih anlatısının ve tarihçilerin etkisini açıklamaktır. Çalışmada, temsil edici bir örnek olarak Birinci Türk Tarih Kurultayı odağa alınmaktadır. Kimlik ve tarih ilişkisi kurultay bildirilerinin üslup ve içeriği analiz edilerek ortaya koyulmaktadır. Bildirilerin üslubu Hayden White’ın anlatı tarzlarını vurgulayan yöntemi çerçevesinde incelenmektedir. Bildirilerin içeriği ise garbiyatçılık-şarkiyatçılık ikilemi göz önünde tutularak değerlendirilmektedir. Ulus kurucu bir moment olarak Erken Cumhuriyetin tarihçilik pratiği ise etno-tarih yaklaşımından hareketle ele alınmaktadır. Kurultay katılımcılarının ulusu etnosembolist perspektiften yola çıkarak kavradıkları düşünülmektedir. Çalışmanın mihverinde yer alan temel soru ise Erken Cumhuriyet tarihçiliğinin kendi içinde çeşitlenmesinin farklı kimlik tahayyülleri ve tarih bilgisi arasındaki ilişkiye yol açacak derecede ayrı patikalar oluşturup oluşturmadığıdır. Sonuç bölümünde bu soruyu cevaplamaya yönelik bulgular ve yorumlar, çalışmanın kısıtları ile beraber yer almaktadır.