Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Alt birimler

Araştırmacılar(87)

Birim yayınları

389 →
  • Doktora TeziAçık Erişim2026
    ÇELİK ÇERÇEVE YAPILARDA ALÜMİNYUM KÖPÜK DOLGULU KOLON VE SANDVİÇ DÖŞEME KULLANIMININ SİSMİK DAVRANIŞ ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI

    Özgül Demi̇rağ

    Bir yapının deprem etkileri altındaki davranışı; yapının kütle, rijitlik ve sönüm gibi dinamik özellikleri ile deprem hareketinin karakteristikleri arasındaki etkileşim sonucunda şekillenmektedir. Yapıların sünek davranışı, deprem sırasında açığa çıkan enerjiyi plastik şekil değiştirmeler yoluyla sönümleyebilme kapasitesiyle doğrudan ilişkilidir. Çelik yapıların sismik performansı ise yalnızca çelik malzemenin sünekliğine bağlı olmayıp, kolonlar, kirişler, birleşim bölgeleri ve kullanılan yapısal sistemlerin özelliklerinden önemli ölçüde etkilenmektedir. Bu çalışmada, çelik çerçeve sistemlerin sismik davranışının iyileştirilmesine yönelik olarak alüminyum köpük esaslı yenilikçi çözümler ele alınmıştır. Alüminyum köpükler, tez kapsamında hem sandviç kompozit döşemelerde çekirdek malzemesi olarak hem de kutu kesitli çelik kolonlarda dolgu malzemesi olarak kullanılmıştır. Sandviç kompozit döşemelerin ve alüminyum köpük dolgulu kolonların, yapının rijitliği, enerji sönümleme kapasitesi ve genel sismik davranışı üzerindeki etkileri sayısal analizler yardımıyla araştırılmıştır. Bu amaçla, literatürde yer alan deneysel çalışmaların sonlu eleman modelleri ABAQUS yazılımı kullanılarak oluşturulmuş ve doğrulanmıştır. Ardından, geleneksel kompozit döşemeli ve boş kesitli kolonlara sahip çelik çerçeveler ile alüminyum köpük esaslı sistemlerin karşılaştırmalı sayısal analizleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, alüminyum köpük kullanılan sistemlerin yapının yanal rijitliğini artırdığını, yatay yer değiştirme ve göreli kat ötelemelerini önemli ölçüde azalttığını göstermektedir. Yenilikçi sistemlerde, özellikle kolon-kiriş birleşim bölgelerinde iyileştirilmiş gerilme dağılımı ve artan enerji yutma kapasitesi gözlemlenmiştir. Genel olarak, alüminyum köpük dolgulu sandviç kompozit döşemeler ile alüminyum köpük dolgulu çelik kolonların birleştirilmesinin, çelik çerçeve yapıların depreme dayanıklı performansını iyileştirmek için etkili bir yaklaşım sağladığını göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Çelik çerçeve, Enerji yutma kapasitesi, Sandviç kompozit, Sismik davranış, Sonlu elemanlar

  • MakaleAçık Erişim2026
    Madencilikte Patlatma Verimliliğinin Tahmini: Boosting Tabanlı Makine Öğrenmesi Algoritmaları ile Kapsamlı Bir Değerlendirme

    Bayraktar, Cihan; Demir Şahin, Demet; Eker, Hasan

    Bu çalışma, yeraltı madencilik operasyonlarında patlatma verimliliğini gerçek saha verileri kullanarak tahmin etmeyi amaçlamaktadır. Beş güncel boosting algoritması (LightGBM, XGBoost, CatBoost, NGBoost ve HistGBM) karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiş, ayrıca basit ortalama, ağırlıklı ortalama ve en iyi üç model ile ağırlıklı ortalama gibi topluluk öğrenme stratejileri uygulanmıştır. 2019–2020 yılları arasında gerçekleştirilen 652 patlatma işleminden oluşan veri kümesi üzerinde standart ön işleme yöntemleri uygulanmıştır. Modellerin performansı R², RMSE ve MAE metrikleri ile ölçülmüştür. Bulgular, en iyi üç modelin (XGBoost, CatBoost ve NGBoost) ağırlıklı ortalamasının en yüksek başarıyı sağladığını göstermektedir (R² = 0.7383, RMSE = 8.18, MAE = 5.43). Bu sonuçlar, boosting algoritmalarının topluluk öğrenme yöntemleriyle birleştirilmesinin patlatma verimliliğini daha doğru ve güvenilir biçimde tahmin ettiğini ortaya koymaktadır. Önerilen çerçeve, madencilik operasyonlarında kaynak optimizasyonu, operasyonel güvenlik ve sürdürülebilirlik hedeflerini destekleyen veriye dayalı karar destek sistemlerine katkı sunmaktadır.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex2
    İncele
  • MakaleAçık Erişim2026
    Modeling and Performance Analysis of Continuously Variable Series Reactors (CVSR) for Congestion Management in Meshed Distribution Networks

    Ciftci, Okan; Tomsovic, Kevin; Ozkan, Gokhan

    Distribution systems, particularly in densely loaded urban areas, frequently experience transformer overloading during peak consumption hours. Rather than resorting to costly infrastructure reinforcement or complex Flexible AC Transmission Systems (FACTS), this paper proposes a cost-effective optimization and control approach utilizing a Continuously Variable Series Reactor (CVSR). Unlike FACTS devices that rely on expensive power electronics, the CVSR capitalizes on magnetic core saturation to regulate reactance, offering a robust solution at a fraction of the cost (~$10/kVAr). The CVSR regulates the reactance on the primary side of the transformer via magnetic core saturation to control power distribution among transformers. In this study, the steady-state framework of the CVSR is derived and integrated into power flow formulations. The proposed model is validated using a two-parallel transformer system and tested on the heavily meshed IEEE 342-Node Low Voltage Networked Test System (LVNTS). Simulation results demonstrate the CVSR effectively relieves transformer overloading by redistributing power flow, thereby enhancing system flexibility and allowing utilities to avoid or defer extensive grid upgrades.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex1
    İncele
  • MakaleAçık Erişim2026
    Removal of Pb(II) ions from aqueous solutions by Brevibacillus agri-loaded clay: Kinetic, isotherm, and artificial neural network modeling

    Belduz, Ali Osman; Inan, Kadriye; Duran, Celal; Ozdes, Duygu; Ozeken, Sengul Tugba; Nalçaoğlu, Aleyna; Şeker, Serdal

    In this study, a novel and efficient adsorbent was developed by immobilizing inactivated Brevibacillus agri biomass onto an abundant natural clay via a simple synthesis route for Pb(II) removal from aqueous media. The adsorption behavior of inactivated Brevibacillus agri-loaded clay (BLC) was evaluated using batch experiments by investigating the effects of initial solution pH (2.0–6.0), BLC dosage (0.5–4.0 g/L), contact time (1–180 min), initial Pb(II) concentration (10–420 mg/L), temperature (25–80°C), and the presence of foreign ions. The optimum conditions were determined to be an initial solution pH of 5.0 and a contact time of 120 min. Isotherm models were applied to elucidate the interactions between Pb(II) ions and BLC, while kinetic studies were conducted to evaluate the adsorption performance and underlying mechanisms. The maximum adsorption capacity of BLC was determined as 65.4 mg/g according to the Langmuir isotherm model. Thermodynamic parameters revealed that Pb(II) adsorption on BLC was exothermic, feasible, and spontaneous at 25ºC. Artificial neural network (ANN) studies provided highly accurate predictions by modeling and confirmed the reliability and applicability of the model for Pb(II) removal in industrial applications. This study presents an innovative and sustainable approach for heavy metal removal, offering an effective solution applicable to environmental remediation processes.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex1
    İncele
  • MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ4
    NdBCO/YBCO/MgO ince film çekirdek kullanılarak TSMG yöntemiyle üretilen eklenmiş halka tipi YBCO külçe süperiletkeni

    Çakır, Bakiye; Basoglu, Mehmet; Aydıner, Alev; Duman, Şeyda; Batur, Kübra Nur

    Bu çalışmada NdBCO/YBCO/MgO (300 nm NdBCO/ 20 nm YBCO/ MgO) ince film çekirdeği ile üstten aşılama-eritme-büyütme [Top-Seeded-Melt-Growth (TSMG)] yöntemi uygulanılarak 32 mm çapında Y123 + %25 Y211 (YBCO) örnekleri ile Y123 + %25 Y211 + %20 Ag2O (YBCO-Ag2O) ekleme örneği üretildi. Üretilen üç adet YBCO örneği, YBCO-Ag2O ekleme örnekleri ile c-ekseni yönünde üst üste istiflenerek eklendi. Eklenmiş örnek su jeti kullanılarak süperiletken halka haline getirildi. Manyetik özelliklerini gözlemlemek için örneğin farklı bölgelerinden alınan kesitlerin manyetizasyon ölçümleri yapılarak kritik akım yoğunluğu değerleri hesaplandı. Yapısal özelliklerini gözlemlemek için X-ışını analizi ve polarize optik mikroskop görüntüleri alındı. Büyütme işlemi için kullanılan NdBCO/YBCO/MgO ince film çekirdekleriyle başarılı tek kristal örnekler üretildi. Elde edilen halka tipi örnekte, ek bölgelerden kesit alınan örneklerin, ana örneklere kıyasla daha kararlı bir manyetizasyon davranışı sergilediği görüldü.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Dijital Yas Kültürü: Yeni Medyada Ölümün Dramaturjisi ve Estetize Edilmesi Üzerine Yapıbozumcu Bir Analiz

    Köse, Hüseyin; Piyadeoglu, Cigdem

    Yeni medya mecralarında ölüm olgusunun nasıl temsil edildiği ve bu temsil biçimlerinin verili ölüm algısını dönüştürerek farklı bağlamlarda onu nasıl yeniden ürettiği ve bu durumun yas ritüelleriyle ilişkisi kültürel çalışmalar alanı açısından önemli bir konudur. Yeni medya çağında ölüm olgusu, dijital içerik üretme teknolojileri aracılığıyla verili bağlamından koparılarak estetize edilebilen, yeniden kurgulanabilen, görselleştirilerek kamusal alanda teşhire açık hale getirilebilen bir niteliğe dönüşmektedir. Bu durum, ölüm olgusunun otantik/geleneksel anlamında da çok ciddi değişimler yaratmaktadır. Bu çalışmayla amaçlanan, yeni medya olanaklarının yaygınlaştırdığı görsel sunum teknikleriyle üretilen yas ritüellerinin ölüm olgusuna yönelik geleneksel algıyı nasıl değiştiğini incelemektir. Çalışma, ağırlıklı olarak nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde yapılandırılmış olmakla birlikte, içeriklerin hem sayısal özelliklerini hem de bağlamsal anlamlarını analiz etmede tematik veri analizi ve yapıbozumcu yöntem bir arada kullanılmıştır. Çalışma kapsamında, sosyal medya gönderilerinin görsel, metinsel ve anlamsal bileşenleri incelenmiş olup, amaçlı örneklem yöntemiyle toplam 150 gönderi seçilerek analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, dijital yas temsillerinin çok katmanlı ve çeşitli biçimlerde yapılandığı görülmüştür. Görsel ve metin türleri bakımından portre ve tipografi ile tipografik alıntılar öne çıkarken, metinlerde en sık karşılaşılan gösterge, slogan ve tarih ölçütleri olmuştur. Duygusal ton bağlamında "inançsal teslimiyet" temalı gönderilerin ortalama beğeni sayısının yüksekliği dikkat çekerken, "kutsal" ve "mistik" unsurların da beğeni üzerinde etkili olduğu saptanmıştır. Ana temalarda en yüksek oran kamusal yas performansına ait olup, bu temanın daha ziyade portre ile objektif/günlük görseller aracılığıyla belirginleştiği gözlenmiştir. Yapıbozumcu çözümlemeler ise ölümün simgesel, estetik ve dijital düzlemde yeniden anlamlandırıldığına işaret etmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Synthesis, Structural Characterization and Surface Modification of TBA-Br/Mt Organoclays at Different Cation Exchange Ratio

    Kıranşan, Murat

    In this study, the synthesis of TBA-Br/Mt organoclay at different cation exchange ratios was carried out using tetrabutyl ammonium bromide (TBA-Br) surfactant on Montmorillonite (Mt) clay. Due to the swelling properties of Mt layers with water, it’s possible to disperse or deaggregate clay aggregates into a single layer under appropriate preparation conditions. Silicate clay minerals consist of octahedral and tetrahedral layers. The most commonly used fillers in the synthesis of organoclays have a silicate layer structure. The cation exchange capacity (CEC) of montmorillonite clay is usually dependent on the Si/Al ratio. The structures of TBA-Br/Mt organoclays synthesized at different cation exchange capacities were characterized by X-ray diffraction (XRD), X-ray fluorescence (XRF), Fourier-transform infrared spectroscopy (FT-IR), N2 adsorption/desorption (BET), Scanning electron microscope (SEM), and Transmission electron microscope (TEM). It was observed that the BET surface area decreased as the CEC ratio increased from 0.5 to 2.0 due to the increase in the amount of tetrabutyl ammonium bromide (TBA-Br) in the synthesized TBA-Br/Mt organoclay. As can be understood from the TEM images, it was observed that the Mt layers partially expanded as the CEC ratio increased from 0.5 to 2.0.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Ekonomik Büyüme ve İş Kazaları Arasındaki İlişkinin Araştırılması: Türk Mobilya Sektörü Örneği

    Top, Yener

    Mobilya sektörü, iş sağlığı ve güvenliği açısından risk düzeyi yüksek imalat sanayi alt sektörlerinden biridir. Aynı zamanda son yıllarda ekonomik bir büyüme süreci yakalamış ve 2009-2024 yılları arasında ihracat performansını 3.2 kat artırmıştır. Bu çalışmada, Türk Mobilya Sektörü`nün 2009-2024 yılları ihracat değerleri, istihdam sayıları, işyeri sayıları ve iş kaza sayıları arasındaki ilişkiyi incelemek amaçlanmıştır. Bu sebep ile mobilya sektörü araştırma materyali olarak seçilmiştir. Çalışmada sektöre ilişkin veriler, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) gibi kurumların kamuya açık kaynaklarından elde edilmiştir. Verilerin sunumu ve analizinde grafikler, korelasyon ve regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. 2009-2024 yılları işletme-çalışan sayıları ve işletme-kaza sayıları arasında sırası ile güçlü ve orta düzeyde ilişki bulunmuştur. Kurulan regresyon modeline göre işletme sayılarındaki artış sektör kaza sayıları artışının %54`ünü açıklamaktadır. Söz konusu ilişkinin araştırılmasında başka yaklaşımlara gerek duyulduğu ulaşılan bir diğer sonuçtur.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2026
    An Analysis of Forest Crimes Committed between 1997-2025 at the Trabzon Forest Regional Directorate

    Güvendı, Engın; Kahyaoğlu, Nuray; Ertuğrul, Murat Han

    Forests have been one of the most valuable resources for human survival and meeting needs from the beginning of life to the present day. Even the smallest intervention in forests can affect all living things. Therefore, forest crimes are an important issue that needs to be addressed in terms of the sustainable management of natural and forest resources. In this study, forest crimes, crime types, and the distribution of these crimes within the Trabzon Regional Forestry Directorate (OBM) and its affiliated Forestry Management Directorates (OİM) between 1997 and 2025 were examined. According to the research findings, a total of 15,879 crimes were committed in Trabzon OBM during the relevant period, of which 9131 were cutting, 2664 were clearing, 1464 were occupation, 1214 were possession, 755 were transportation, 337 were consumption, 112 were grazing, 115 were arson, 2 were hunting, and 1 was mining. The results show that the most common types of crime in Trabzon Forestry Directorate and its affiliated Forest Management Units are logging, clearing, and illegal occupation, while grazing, arson, mining, and hunting crimes remain at low levels. In conclusion, the types of crimes committed in forest areas within the jurisdiction of the Trabzon Regional Directorate of Forestry and its affiliated Forest Management Directorates, as well as the causes of these crimes, have been comprehensively evaluated; based on the findings, various recommendations have been developed to reduce the frequency of these crimes.

    • SDG 15 · Karasal Yaşam
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    Orta Anadolu’da Manyetik Anomaliler, Volkanizma ve Depremsellik İlişkilerinin Jeofizik Analizi

    Öztürk, Serkan; Dolmaz, M.Nuri; Kayin, Sercan

    Orta Anadolu, aktif tektonik deformasyon ile volkanik faaliyetlerin birlikte gözlendiği önemli bir jeodinamik bölgedir. Bu çalışmada, Tuz Gölü Fay Zonu ve çevresindeki manyetik anomaliler, derin kabuksal yapılar ve depremsellik arasındaki ilişkiler bütüncül bir yaklaşımla araştırılmıştır. Bu amaçla NOAA tarafından geliştirilen EMAG2-v3 aeromanyetik veri setine Kutba İndirgeme (RTP), Analitik Sinyal (AS) ve Birinci Düşey Türev (FVD) filtreleri uygulanmış, manyetik kaynak derinlikleri hesaplanmıştır. Bölgenin güncel sismotektonik özelliklerini değerlendirmek amacıyla 1900–2026 yılları arasında meydana gelen lokal magnitüdü ML≥3.0 depremler kullanılarak Gutenberg–Richter büyüklük-frekans ilişkisi, b-değeri dağılımı ile deprem episantr ve odak derinliği analizleri gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar, yüksek manyetik gradyan zonlarının özellikle Tuz Gölü Fay Zonu ve volkanik merkezler boyunca yoğunlaştığını, manyetik kaynak derinliklerinin yaklaşık 1.3–9.7 km arasında değiştiğini ve deprem odaklarının büyük ölçüde 5–15 km derinlik aralığında kümelendiğini göstermektedir. Ayrıca yüksek manyetik gradyan zonları, düşük b-değeri alanları (1.0<) ve deprem kümeleri arasında genel bir mekânsal uyum belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, Orta Anadolu'daki aktif fay sistemleri, volkanik yapılar ve derin kabuksal süreksizliklerin birlikte değerlendirilmesinde manyetik yöntemlerin önemli bir tamamlayıcı araç olduğunu ve bölgenin tektonik ile magmatik evriminin anlaşılmasına katkı sağladığını ortaya koymaktadır.

Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-22T08:47:34.771842903Z
dc.date.available2026-10-22T08:47:34.771842903Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/10065
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleGümüşhane Meslek Yüksekokulutr
dc.titleGümüşhane Vocational Schoolen
dspace.entity.typeOrgUnit
organization.identifier.codegumushane-gumushane
organization.unitTypevocational
rdl.unit.alias\bgumushane meslek yuksekokulu\b
rdl.unit.alias\bgumushane vocational (high |training )?school\b
rdl.unit.alias\bvocational (high )?school of gumushane\b