Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Uzun, Sevda(22)
- Kulakaç, Nurşen(13)
- Tonkaz, Duygu Erkal(9)
- Tonkaz, Mehmet(9)
- Baltaci, Cemalettin(8)
- Vural, Selvi(8)
- Yılmaz, Coşkun(7)
- Bayrakdaroglu, Serdar(6)
- Günen, Mehmet Akif(6)
- Karimullah, Suud Sarim(6)
- Türkkan, Tuğba(6)
- Şimşek, Ahmet Bahadır(6)
- Akyürek, Suat(5)
- Anaç, Halil(5)
- Avcı, İbrahim(5)
- Beder, Murat(5)
- Doğan, Melike Demir(5)
- Emirza, Elif Güzide(5)
- Gönan, Yavuz(5)
- Merddan, Kurtuluş(5)
- Tonkaz, Gokhan(5)
- Zaman, Tolga(5)
- Akar, Zeynep(4)
- Akdemir, Enes(4)
- Akçay, Serhatcan Berk(4)
- Altan, Aytaç(4)
- Anıl, Berna(4)
- Aydin, Aydanur(4)
- Bingol, Ozkan(4)
- Bozkurt, Ferhat(4)
- Ceylan, Halil Ibrahim(4)
- Dogan, Ramazan Ozgur(4)
- Doğan, Hasan(4)
- Gedikli, Eyup(4)
- Günay, Hamdi Furkan(4)
- Kaygusuz, Abdullah(4)
- Kayhan, Recep Fatih(4)
- Kenek, Gökhan(4)
- Kurt, Kemal(4)
- Köse, Aslı(4)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2024Afetlerde Kimliklendirme ve Kahramanmaraş Depremlerinde Kullanılan Yöntemler
Cengiz, Sevil; Kurt, Pınar
Afetlerde, ölümlerin fazla ve imkânların sınırlı olması, naaşlarda oluşan bozulmalar kim-liklendirmeyi güçleştirir. Afet kurbanlarının kimliklendirilmesinde parmak izi, DNA analizi ve dental analiz kullanılır. Bu yöntemlerin güvenirliği, yöntemin maliyeti ve uygulanabil-irliği de önemlidir. Yöntemlere ait yeterli, güvenli alt yapının ve veri tabanının bulunması gerekir. Bireylerin ölüm öncesi kayıtlarının tutulması yöntemlerin uygulanmasını etkin kılar. Maliyet ve uygulanabilirlik açısından parmak izi analizleri ve dental analizler daha avantajlı yöntemlerdir. DNA analizi ise güvenirliği yüksek ve kesin sonuca götürmesinin yanında yüksek maliyetli ve uygulanması daha zordur. Türkiye de parmak izi kayıtları yeterli düzeyde tutulmakla birlikte dental kayıtlar ve DNA kayıtları ile ilgili sorunlar mevcuttur. Yaşanan Kahramanmaraş depremlerinde kimliklendirme öncelikli olarak görsel teşhis ve parmak izi ile yapıldı, yapılamadığı durumlarda ise DNA analizleri ile yapıldı, yakını olmayanlarda DNA örnekleri alınarak defin işlemleri gerçekleştirildi. Ülkemizde sıkılıkla afetlerin yaşanıyor olması da öncelikle multidisipliner çalışmalar ile ölüm öncesi tüm halkın kayıtlarının tutulması ile afet durumunda etkin kimliklendirme çalışmalarının yapılmasını sağlar
AtıfOpenAlex4TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2024The Efficient Robust Conformable Methods for Solving the Conformable Fractional Cahn-Allen Equation
Anaç, Halil; Avit, Özkan
This study focuses on the novel conformable methods employed to obtain new numerical solutions for the Cahn-Allen equation with conformable fractional derivatives. One of the two distinct methods put forth is the Cq-HATM, a hybrid technique that integrates the q-homotopy analysis transform method with the Laplace transform, utilizing the definition of conformable derivative. The CHPETM is a hybrid technique that combines the homotopy perturbation method with the Elzaki transform (ET). New numerical solutions of the conformal fractional differential Cahn-Allen equation were obtained using CHPETM and Cq-HATM. The computer simulations have been conducted in order to provide validation for the efficacy and reliability of the proposed methods. Upon performing a comparative analysis between the exact solutions and the solutions obtained through the novel methods, it becomes evident that both of these approaches exhibit simplicity, efficacy, and proficiency in addressing nonlinear conformable time-fractional coupled systems.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim202428S rRNA gen bölgesi kullanılarak iki Phalangium (Opiliones: Phalangiidae) türünün filogenetik ilişkilerinin belirlenmesi
Erdek, Melek; Kurt, Pınar; Kurt, Kemal
Phalangium nalanae Kurt, Erdek & Kurt 2023 ve Phalangium taylani Kurt, Erdek & Kurt 2023 türleri morfolojik verilere dayanarak daha önceden, Türkiye (Hakkâri)’den tanımlanmış ve türlere ait moleküler veriler sunulmamıştır. Bu çalışmada; Phalangium cinsine ait bu türlerin 28S rRNA gen bölgesi dizilenmiş, maksimum olabilirlik (ML) analizi ve Bayesian çıkarım (BI) analizi yapılarak bu türlerin filogenetik ilişkileri ortaya konulmuştur.
- MakaleAçık Erişim2024Evaluation of the expenses of products and services in all production in terms of trademark marketing in Türkiye and EU countries
Eda, Dişli Bayraktar
In this research, it is aimed to evaluate the expenses of products and services in all production in terms of trademark marketing in Türkiye and EU countries. Trademark applications (TAR), Services value added (SVA), Goods and services expense (GSE), Industry value added (IVA), and Consumer price index (CPI) parameters from the World Bank Country Report from 2007 to 2020 were analyzed in the research. SVA (4.47±3.05) and GSE (10.30±1.09) means of Türkiye were higher than SVA (0.95±2.30) and GSE (8.47±0.76) means of the EU with statistically significant difference (p<0.05). IVA mean differences between Türkiye (4.64±7.20) and the EU (0.19±4.26) was statistically insignificant (p>0.05). TAR was positively and highly correlated with CPI (r=0.951; p<0.01). CPI model showed that effect of CPI on TAR was statistically significant (B: 684.74; p<0.05). However, interaction model showed that GSE increases effect of CPI on both single variable level (B=1024.01; p<0.01) and interaction level (B=355.97; p<0.01). Although the added value of services and the cost of services and goods are higher in Türkiye compared to EU countries, brand production value is related to the consumer price index.
- MakaleAçık Erişim2024Arı örnekliğinde kur’an’da isbât-ı vâcib
Bal, Samet Yahya
Doğada çok sık karşılaştığımız, dikkatimizi çeken ve hayatımızın bir parçası gibi olan canlılar şüphesiz hayvanlardır. Bunlar arasında yaşamı ve biyolojik süreçleri ibretlerle dolu olan canlıların başında ise bal arısı gelmektedir. Bu araştırmada bal arısının varlığı, özellikleri, doğa ve insanla ilişkisi bilhassa yaratıcının varlığı ve birliği bağlamında ele alınmıştır. Amacımız bal arısındaki birçok farklı sistemi ve yeteneği inceleyerek bu olguların ancak aşkın bir bilinç sahibi olan yüce yaratıcı tarafından gerçekleştirilebileceğini ortaya koymaktır. Bal arısı ve benzeri canlılardaki üstün bilinç gerektiren davranışların yaratıcı ile ilişkisi açısından ele alınması önemlidir. Bu bağlamda çalışmanın epistemik çerçevesi oluşturulurken başta Kur’an metnine, bazı hadislere, bilimsel çalışmalara, klasik ve modern isbât-ı vâcib eserlerine müracaat edilmiş, zikredilen metinler doküman analizi yöntemiyle sistematik bir şekilde taranmıştır. Elde edilen veriler temel ilke ve esaslar çerçevesinde değerlendirilmiştir. Çalışma isbât-ı vâcib bağlamında özel bir konuyu detaylı olarak ele alması, modern verilerden yararlanması ve biyosferdeki canlı sistemlerin yaratıcının varlığına olan lüzumu bağlamında kelam alanına katkısı bakımından önemlidir. Kelam bilginleri ve İslam filozofları kendi dönemindeki inkârcı akımlarla mücadele içinde olmuşlardır. Modern bilimlerin doğuşundan itibaren materyalist-ateist düşünce, dine karşı olma konumunu belirlerken çoğu zaman doğal fenomenler, tabiat bilimleri ve bilimsel ilerlemelerden beslenme iddiasından yola çıkmıştır. O hâlde ateistik akımlar çoğunlukla tezlerini evrendeki doğal fenomenlerden esinlenerek temellendiriyorsa, çağın kelam bilginlerinin de varlığı ve doğal fenomenleri iyice inceledikten sonra farklı bakış açıları geliştirmeleri, yaratıcıya işaret eden ve tesadüfe havalesi mümkün olmayan çarpıcı deliller sunmaları kaçınılmaz bir ihtiyaçtır. Çalışma bu ihtiyacı karşılama açısından geniş literatür taraması, klasik-modern isbât-ı vâcib delillerinden ve modern bilimsel verilerden yararlanması açısından kıymetlidir. İsbât-ı vâcib bağlamında, bal arısının bilhassa modern zamanda gündeme gelen fiziksel olay ve doğal fenomenlerdeki hassas ayar ve canlılardaki tasarım argümanı üzerinden ve ayrıca ekolojik, teleolojik, kozmolojik ve nizam delili bağlamında Tanrı’nın varlığına delil oluş keyfiyeti, Kur’an’ın ilgili ayetlerinden ve modern verilerden yararlanarak sunulmaya gayret edilmiştir. Neticede bal arısındaki yüksek bilinç gerektiren tüm biyolojik sistemlerin ve olağanüstü görüngülerin tümü ancak bir yüce yaratıcının varlığıyla açıklanabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Traumatic Stress and Coping Experiences of Health Professionals Working in Earthquake Zones: A Phenomenological Study
Uzun, Sevda; Emirza, Elif Güzide; Şenses, Medine
Objective: This study aimed to examine the traumatic stress and coping strategies of healthcare professionals who provided services during the earthquakes in Kahramanmaraş on February 6, employing a phenomenological approach. Method: The study, which utilized the phenomenological method, involved conducting semi-structured in-depth interviews face-to-face with 20 healthcare professionals who provided services during the February 6 Kahramanmaraş earthquakes. Researchers used the snowball sampling technique to recruit participants and continued interviews until no new information emerged. Researchers recorded and transcribed all interviews for analysis. They applied thematic analysis to the data, ensuring the study aligned with the COREQ checklist for reporting. Results: The data analysis revealed three main themes (thoughts and feelings about healthcare provision, the effects of the earthquake, and traumatic stress and coping experiences) along with eight sub-themes: thoughts, feelings, mental, physical, social, traumatic stress, effects, and coping. Conclusion: Healthcare professionals who provided services during the February 6 Kahramanmaraş earthquakes experienced significant psychosocial effects from the traumatic stress they faced. They encountered substantial difficulties in managing these stressors. The study advocates for implementing necessary measures and support systems to help healthcare professionals effectively cope with stress in disaster situations.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2024Milliyetçi Siyasette Dönüşümler: Milliyetçi Hareket Partisi’nin Türk Siyasal Hayatındaki Konumu
Bozkurt, Hasan
21. yüzyılda dünyada milliyetçiliğin hem sosyal anlamda hem de aktüel siyasette konumu ve etkisi güçlenmeye devam ederken, Türk siyasetinde milliyetçiliğin belirleyiciliğinin kökleri ve temel dinamikleri irdelenmeye muhtaçtır. Bu yapılırken de hem siyasal hayattaki tarihsel süreç bakımından hem de teorik çerçevede Türkiye’de milliyetçilik anlayışlarının analizi ve mukayesesi yapılmalıdır. Milliyetçiliğin parti siyasetlerinde ve toplumsal yaşamın politik izdüşümündeki etkisini ve belirleyiciliğini anlamlandırmak için siyasette milliyetçi dilin yönü ve etkisi irdelenmelidir. Modern-seküler milliyetçilik ile geleneksel milliyetçilik arasındaki ayrım burada ön plana çıkmaktadır. İlaveten özellikle 21. Yüzyılın ilk çeyreğinin sonlarına doğru iyiden iyiye kendini gösteren, göçmen karşıtlığını merkeze alan daha dışlayıcı ve saldırgan milliyetçilikler de irdelenmeli ve mukayese edilmelidir. Bunun dışında yalnızca bugüne ya da geçmişe yönelik de değil, cumhuriyetin ikinci yüzyılında milliyetçiliğin nasıl şekilleneceğine dair de öngörü ve analizler önemlidir. Nihayetinde çalışma, postmodern dönemin temel dinamiklerini de göz önünde bulundurarak mevcut siyasal konjonktürden hareketle Türk siyasal hayatında milliyetçiliğin rolüne dair bir tartışma yürütmektedir. Bu kapsamın dışına çıkmadan milliyetçi siyasetin temel dinamikleri ve özellikle dönüşümleri ele alınmaktadır. Bu yapılırken siyasi partilerin kurumsal yayınları merkeze alınarak söylem analizi yapılmaya çalışılmaktadır. Çalışmada literatür taraması, söylem analizi, tarihsel inceleme ve karşılaştırmalı analiz yöntemlerinden yararlanılmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2024Comparative Macroscopic and Morphometric Analysis of Mandible in Different Mouse (Balb-c; Cd-1; C57bl/6) and Rat Strains (Wistar Albino; Sprague Dawley; Wag/Rij)
Onuk, Burcu; Ağaç, Duygu Küçük
Since the morphology of the mandible varies among animal species, it is the subject of many studies. The aim of this study was to investigate the macroanatomical and morphometric aspects of the mandible in three different rat (Sp-ague Dawley, Wistar Albino, Wag/Rij) and mouse strains (Balb-c, C57bl/6, CD-1). In this study, which was conducted using a total of 96 mandibles, 8 females and 8 males from each strain, measurements were taken from 6 parameters.Similarities and differences between strains and sexes were revealed by statistical analyses. The mandibles were examined under a stereomicroscope. For Balb-c, the termination of proc. angularis at the level of proc. condylaris and the shallow tuberculum masseterica were identified as distinctive anatomical structures; for Wag/Rij, the termination of proc. angularis at the level of proc. condylaris, the prominent tuberculum masseterica, and the localization of the molar teeth were macroscopically revealed as distinctive features. Specific measurement parameters were proc. coronoideus height for Balb-c; mandible length and lower M3 crown length for CD-1, while specific measurement point was no available for C57bl/6. In rats, proc. coronoideus height was the specific measurement point for Wag/ Rij; lower M3 crown length was decisive for Sprague Dawley. The mandible length parameter was specific for all rat strains. It was concluded that strain determination could be made by looking at these distinctive parameters.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Hizmeti Veren Sigorta Şirketlerinin Performanslarının Değerlendirilmesi
Ağırbaş, İsmail; Coşkun, Gülizar
Bu çalışmanın amacı Tamamlayıcı Sağlık Sigortası hizmeti veren sigorta şirketlerine ait veriler ile bir arada yorumlanabilen bir sonuç ortaya çıkararak Tamamlayıcı Sağlık Sigortası hizmeti veren sigorta şirketlerinin performanslarının ölçülmesi ve ardından Tamamlayıcı Sağlık Sigortası hizmeti satın almak isteyen bireylere karar verme konusunda öneri sunmaktır. Bu doğrultuda Türkiye Sigorta Birliği internet adresinde Tamamlayıcı Sağlık Sigortası hizmeti veren sigorta şirketleri belirlenmiş ardından bu şirketlerin belirli kriterleri kullanılarak çok kriterli karar verme yöntemlerinden gri ilişkisel analiz yöntemi ile performans analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda en yüksek performansa sahip sigorta şirketi Allianz Sigorta A.Ş. olmuştur. Sektördeki tüm sigorta şirketlerinden daha düşük performansa sahip olanları kendilerine rekabet avantajı sağlayacak pazarlama ve satış stratejilerini geliştirerek sigortalı sayısını ve toplam prim üretimini arttırabilir. Bu doğrultuda Tamamlayıcı Sağlık Sigortası teminat paketi genişletilerek daha geniş bir kesime hitap edeceği düşünülmektedir. Bununla birlikte sağlık sigorta şirketlerinin Tamamlayıcı Sağlık Sigortası teminat paketlerinin kapsamını genişletilerek talebi arttırabileceği önerilebilir. Ayrıca sağlık sigorta şirketlerinin yaptıkları risk değerlendirmesi sonucunda hesaplanan prim düzeylerinin Tamamlayıcı Sağlık Sigortasını teşvik edici seviyeye indirilmesi önerilebilir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024İş Yerindeki Maneviyat Engellerinin Proaktif Kariyer Davranış Üzerindeki Etkisinde Canlılığın Aracı Olumsuz Dedikodunun Durumsal Aracı Rolü: Sağlık Çalışanları Örneklemi
Bekar, Fevziye
Bu araştırmanın amacı duygusal olaylar teorisi ve duygusal değişim modeli temelinde maneviyat engelleri, proaktif kariyer davranış, canlılık ve olumsuz dedikodu değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Araştırma sağlık çalışanları örneklemi üzerinde yürütülmüştür. Kolayda ve kartopu örneklem yöntemi ile 912 sağlık çalışanına ait verilerin analiz yapılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi için AMOS 23, açımlayıcı faktör analizi ve basit doğrusal regresyon analizleri için SPSS 22, aracılık etki (model 4) ve durumsal aracı etki (model 7) analizleri için PROCESS MACRO v3.4 kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda maneviyat engelleri ile proaktif kariyer davranışı arasında negatif ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bu ilişkide canlılık değişkeni düşük oranda aracılık etmekte olduğu ve maneviyat engelinin olumsuz etkisini azalttığı tespit edilmiştir. Olumsuz dedikodunun ise bu değişkenler arasında durumsal aracılık rolü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - Derleme MakaleAçık Erişim2024Doğum Sonu Erken Dönemde Baba-Preterm Yenidoğan Bağlanmasının Önemi: Geleneksel Derleme
Efe, Emine; Gül, Uğur
Bu derlemenin ilk amacı, literatürde yer alan bağlanma kavramının tanımını hem ebeveyn tarafından hem bebek tarafından açıklığa kavuşturmaktır. Bir diğer amacı ise zamanından erken doğan bebeğe sahip babaların baba-preterm yenidoğan bağlanmasının önemini vurgulamaktır. Zamanından erken doğan pretermlerin hayatta kalabilmeleri için en iyi seçenek Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde yatmak olarak görülmektedir. Bu süreçte yoğun bakım kuralları nedeniyle babalar ikinci planda kalabilmekte ve bebeklerini oldukça sınırlı bir zaman diliminde görmektedirler. Bu nedenle babalar bebekleri ile yeterli zaman geçiremedikleri için yeterli etkileşime giremez ve baba-preterm yenidoğan bağlanması olumsuz etkilenebilir. Bu derlemede, baba-preterm yenidoğan bağlanmasını olumsuz etkileyen bazı önemli durumlar ele alınmakta ve güncel literatür doğrultusunda derlenmektedir. Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde görev yapan hemşirelerin/sağlık profesyonellerinin baba-preterm yenidoğan bağlanmasının klinik özelliklerini bilmesi ve bağlanma temelli hemşirelik uygulamalarında bulunması baba-preterm yenidoğan bağlanmasını güçlendirebilir. Preterm doğum nedeniyle Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde yatışa bağlı preterm preterm-anne-baba üçlüsünün doğum sonu erken dönemde bağlanmasının geliştirilmesi için güncel literatür doğrultusunda bağlanma temelli hemşirelik yaklaşımının önemi vurgulanmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2024Sektörel İş Kazaları: Türkiye ve Avrupa Birliği Ülkeleri Üzerine Bir Değerlendirme (2015-2021)
Irmak, İbrahim
Sanayi devrimi sonrasında artan makineleşme ve teknolojik gelişmeler ile çalışanların maruz kaldıkları tehlikeler artmıştır. Sektörel çeşitliliğin ve çalışan sayısının artması, çalışma hayatını karmaşık bir düzeye getirmiştir. Bunun sonucunda çalışma hayatı olumsuz olarak etkilenmiş ve iş kazası sayılarında artışlar yaşanmıştır. Dünyada ve Türkiye’de iş kazaları çok ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. İş kazaları, bütün ülkelerin ortak sorunu olmasına rağmen, gerekli önlemlerin alınması ile iş kazaları azaltılabilir. Bu önlemlerin uygulanması için hem dünyada hem ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının yaygınlaştırılması için çalışmalar devam etmektedir. Bu çalışmanın amacı, 2015-2021 yılları arasında dünyada ve Türkiye’de meydana gelen iş kazası sayıları ve ölümlü iş kazası oranlarının değişimleri, Türkiye’de ve Avrupa Birliği’nde bazı sektörlerde meydana gelen iş kazaları sayısı ve ölümlü iş kazalarının istatistiksel açıdan değerlendirilmesidir. Çalışmada yer alan verilerin derlenmesinde, dünyada meydana gelen iş kazalarının ülkelere göre dağılımları için ILOSTAT verileri, Avrupa Birliği ülkelerinin sektörel bazda iş kazası sayısı ve ölümlü iş kazası sayısı verileri için EUROSTAT istatistik verileri ve Türkiye’de iş kazaları verileri için SGK istatistik verileri kullanılmıştır.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2024Türkçe üzüntü eylemi dertlen- ‘in sözcük profili: derlem çıkışlı bir inceleme
Demir, Süleyman; Özyıldırım, Işıl
Bu çalışma olumsuz bir duygu olarak tanımlanan üzüntü anlamını ifade eden bir Türkçe eylemin sözcük profilini analiz etmeyi amaçlayan derlem çıkışlı bir yaklaşım kullanmaktadır. Çalışma Türkçe Ulusal Derlemi’nden (TUD) elde edilen veriyi Genişletilmiş Sözcük Birimleri (Stubbs, 2005) modeli çerçevesinde ele almaktadır. Derlemden elde edilen sorgu dizinlerine dayanarak dertlen- fiilinin olası anlamsal değerini üzüntü duygusunun bilişsel özellikleri bağlamında kavrayabilmek için eylemin söz dizimsel özellikleri, eşdizimlilik eğilimleri, bağlam bağımlı anlamsal ve edimsel nitelikleri tespit edilmiştir. Buna göre, Dertlen- eyleminin başkalarının sıkıntılarından kaynaklanan bir üzüntüyü ifade ettiği bulunmuş ve bu bulgu empati-özgecilik hipotezi (Batson, 1991) bağlamında tartışılmıştır. Bu yönüyle, fiil “diğerkamlık” davranışıyla bilinen Türk kültürü hakkında ipuçları sunmaktadır. Çalışma ayrıca söz konusu eylemin gelecekle ilgili üzüntü durumlarına kıyasla geçmiş/şimdiki zaman bağıntılı olumsuzluklarla daha sık kullanıldığını göstermektedir. Derlem çıkışlı yaklaşımların geçerliliğini ortaya koyacak şekilde, elde edilen veri bu üzüntü eyleminin kendine has özellikleri olduğunu ve bu şematik yapının da dertlen- eyleminin anlamsal ve edimsel yükünü de şekillendiren bir sözcük çevresi oluşturduğunu göstermiştir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2024Devlet ar-ge destekleri ve yenilikçilik ilişkisi: kurumsal kalitenin moderatör etkisi
Şahin, Fatih
Bu çalışmanın amacı, devlet Ar-Ge desteklerinin yenilikçi çıktılar üzerine etkilerini ve bu süreçte kurumsal kalitenin rolünü ortaya koymaktır. Ülke düzeyinde ikincil verilerden hareketle 38 OECD ülkesinin 2011-2020 yılları arasındaki 10 yıllık verilerinden elde edilen 380 örneklemle kurgulanan çalışmada panel regresyon analizi kullanılmıştır. Analiz bulguları devlet Ar-Ge desteklerinin yenilikçi çıktıları kısıtlayarak ikamet etkilerinin ortaya çıktığını göstermektedir. Bu olumsuz etkilerin politik istikrar, düzenleyici kalite ve yolsuzlukla mücadeleden oluşan kurumsal kalitenin zayıf olduğu durumlarda daha da güçlendiği görülmektedir. Kurumsal kalitenin yüksek düzeylerinde ise bu olumsuz etkiler ortadan kalkmakta, hatta düzenleyici kalitenin yüksek düzeylerinde tamamlayıcılık etkileri ortaya çıkarak devlet Ar-Ge destekleri yenilikçiliği olumlu yönde etkilemektedir.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2024Descartes’ın Bilinçsiz Makineleri: Hayvanlar
Üner, Aslı
Hayvan refahına olan duyarlılığın sorgulanması ve hayvanların ahlaki statülerinin olup olmadığı meselesi 20. yüzyılda ilk olarak Batı düşünce geleneğinde tartışılmaya başlamış ve günden güne artan etkisiyle geniş kitlelere yayılmıştır. Peter Singer, Tom Regan, Gray Francione ve Richard Ryder gibi düşünürler bu hareketin önde gelen isimlerindendir. Ancak, 20. yüzyıldan önce batı düşüncesinde hayvan haklarına yönelik tartışmalar oldukça farklı bir boyutta ilerlemiştir. Örneğin 17. yüzyıl filozoflarından olan Descartes’ın felsefesinde hayvanlar zihin/ruh/bilinç sahibi olmayan birer makinedir. Bu anlamda hayvanların düşünme ve hissetme yetileri yoktur dolayısıyla acı ya da haz gibi hislere de sahip değillerdir. Hal böyleyken, makineden hiçbir farkı olmayan hayvanlara karşı ahlaki yükümlülüğümüz olduğunu düşünmek, duvar saatine karşı ahlaki yükümlülüğümüz olduğunu düşünmek kadar saçmadır. Bu yazı, spesifik olarak, 17. yüzyıl filozoflarından Descartes’ın hayvanların ahlaki statüsüne yönelik görüşlerini, bunların altında yatan sebepleri ve son olarak da hayvan hakları savunucularının Descartes’a yönelttiği itirazları ele alma ve değerlendirme amacı gütmektedir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2024Entegre KFG Yöntemi ile İnsani Yardım Lojistiğinde Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri: Hatay Örneği
Peker, İskender; Ayvazoglu, Gülsah
Son yıllarda yaşanan olağanüstü durumlar ve insani krizler, insani yardım lojistiği alanında yapılan çalışmaların sayısını artırmıştır. Dünya genelinde ve ülkemizde meydana gelen afetlerde, insani yardım lojistiğinde yaşanılan sorunlar için çeşitli çözümler üretilmeye çalışılmışsa da bu çözümler genellikle bölgesel ihtiyaçlara uygun olmamıştır. Bu çalışmanın amacı, Hatay ilinde gerçekleştirilen insani yardım faaliyetlerinde karşılaşılan sorunları belirlemek ve bu sorunlara çözümler geliştirmektir. İnsani yardım lojistiği birçok aktörün yer aldığı karmaşık bir süreçtir. Bu karmaşıklık hem gereksinimlerin hem de karar kriterlerinin bir arada değerlendirilmesini gerektirmektedir. Bu çalışmada, insani yardım lojistiği planlama sürecinde karşılaşılan sorunlara esnek ancak etkili çözümler sunabilecek bir model önerilmektedir. Bu model, Kalite Fonksiyon Yayılımı (QFD) yöntemi kullanılarak nitel ve nicel verilerin birleştirilmesini içermektedir. Bu çalışmada, Hatay ili özelinde insani yardım lojistiğinde karşılaşılan sorunların neler olduğunu belirlemek ve bu sorunlara çözüm önerileri geliştirmek üzere Delphi ve Analitik Ağ Süreci (AAS) yöntemlerinin Kalite Fonksiyon Göçerimi (KFG) tekniğine entegre edildiği bir model geliştirilmiştir. Geliştirilen model doğrultusunda çalışma genel itibariyle üç aşamadan oluşmuştur. Birinci aşamada Delphi yöntemi kullanılarak ilgili literatür ve Hatay’da insani yardım hizmeti sunan kurum/kuruluş temsilcilerinin görüşleri dikkate alınarak insani yardım lojistiğindeki sorunlar tespit edilmiştir. Ardından bu sorunların öncelik değerleri (ağırlıkları) Analitik Ağ Süreci (AAS) yöntemi ile belirlenmiştir. Son aşamada ise Kalite Fonksiyon Göçerimi (KFG) ilişki matrisleri sayesinde çözüm önerileri geliştirilmiştir. İnsani yardım lojistiği konusunda 14 sorun Delphi tekniği ile belirlenmiştir. Elde edilen sonuçların AAS ile önceliklendirilmesi ile “Süreklilik-Sürdürebilirlik Eksikliğinden Kaynaklanan Problemler” en önemli sorun olarak karşımıza çıkmıştır. Ardından uzaman görüşleriyle belirlenen 13 çözüm önerisi arasından “İnsani yardımların takip edileceği sistem oluşturulması” ise insani yardım lojistiğindeki sorunların bertaraf edilmesindeki en etkili çözüm önerisi olarak belirlenmiştir. Gelecekte benzer araştırmaların farklı bölgelerde veya ülkelerde daha fazla uzmanın katılımı ile gerçekleştirilmesi faydalı olacaktır. Ayrıca, çalışmanın bulguları, farklı çok kriterli karar verme yöntemleri ile karşılaştırılarak daha geniş bir perspektif sağlanabilir. Bu bağlamda, insani yardım lojistiği alanında entegre metodolojilerin kullanılması, sorunların daha kapsamlı bir şekilde ele alınmasına olanak tanıyacaktır.
- MakaleAçık Erişim2024Disiplinleşme ve Kamu Yönetimiyle İlişkilenme Süreci Bağlamında İşletme Yönetimi
Dülgar, İmren Pınar
İşletme yönetimi, kamu yönetiminde egemen yaklaşımlara kuramsal kaynaklık eden bir disiplindir. İşletmecilik kuramlarının kamu yönetimine aktarımı ve bu alanda doğurduğu etki, 1980’li yıllar sonrası ekonomi politikalarıyla ilişkili olarak birçok çalışmaya konu edilmiştir. Bu makale ise etki yerine kaynağın kendisini ele almak üzere tarihsel bakışı başlangıca yöneltmektedir. Kaynağın ele alınmasıyla disiplinlerin inceleme nesnesi (somut olan) farklılığına rağmen somuttan üretilen kuramsal bilgi (soyut olan) ortaklaşmasının nedeninin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Makalede, işletme yönetiminin bir disiplin olarak gelişiminin tarihsel bağlamı çözümlenerek inceleme nesnesi/varlık sebebi kavranmaktadır. Özel sektör dünyasına ait sistemli bir bilgi bütünü olarak disiplin, ilk ifadesini büyük örgütlerin şirket formunda yaygınlaştığı ve anonim şirketlerin yönetim işlevindeki ayrımı güçlendirdiği 19. yüzyıl Amerika’sında kazanmıştır. İşletme yönetiminin kamu yönetimine kaynaklık etmesini sağlayan ilk yaklaşım ise fabrikadan geliştirilen ve disiplinin kurucu yaklaşımı olan Bilimsel Yönetim’dir. Bu yaklaşımla işletme yönetimi henüz kuruluş aşamasında kamu yönetimiyle ilişkilenmiş ve fabrika yönetiminden tüm örgütlere doğru görüş alanını genişletmiştir. Yönetim bilgisinin evrensel/özel-kamu ayrımı olmaksızın her örgütte uygulanabilir olduğu savıyla nesne farkını gözetmeyen yaklaşımlar, piyasa örgütlerinden üretilen bilginin kamu yönetiminde geçerliliği kabulüne yol açmıştır.
- MakaleYalnız künye2024Examination of The Relationship Between Consumers' Digital Footprint Awareness and Their Decision-Making Styles in Digital Marketing With The Structural Equality Model
Taş, Ahmet; Bulbul, Halil Ibrahim
The integration of digital technology with the internet has brought up various subjects and concepts. Individuals using the Internet create their digital footprints with their activities in the digital environment. With the help of digital footprint, political views, personality traits, potential beliefs, etc. can be predicted. This study was prepared to determine the level of impact of individuals' digital footprint awareness on their decision-making style when purchasing products online. The data were collected through an online survey and analyzed using SPSS and AMOS programs. The sample of the study included 607 individuals from different groups, and after eliminating outliers at the structural equation model stage, data from 461 participants were analyzed. As a result of the analysis, it was seen that participants were aware that their activities on the internet environment could affect them, they made decisions as they wished, some sub-dimensions had differences between genders, and generally there was no difference in demographic characteristics in terms of digital footprint awareness. Additionally, an analysis of demographic variables showed that there was a relationship between conscious awareness and digital footprint, and some sub-dimensions of consumer decision-making style and digital footprint.
- MakaleAçık Erişim2024Evaluation of Health System Performance in the Member States of the European Union and the Organization of Economic Development and Cooperation
Köse, Aslı
The aim of this research is to evaluate the health system performance of the European Union (EU) and OECD member countries using the Organization of Economic Cooperation and Development (OECD) performance measurement approach. The data are taken from the OECD and Eurostat databases. According to the efficiency scores obtained through Data Envelopment Analysis, the relationship between the variables in the health system performance model was evaluated with Tobit Regression analysis. Furthermore efficiency ordering of health systems determined in help of super efficiency model. EMS and EViews programs were used to analyze the data. In 2011-2019, the health systems of OECD and EU member countries Greece, Ireland, Norway, Poland, Slovenia, Spain, Sweden, and Estonia were determined to be effective at the performance level according to Data Envelopment Analysis. It has been determined that the Czech Republic, Denmark, Germany, and Austria health systems are not effective at the performance level in three scale types. According to Tobit Regression analysis, it was determined that only life expectancy at birth was effective on health system performance among the variables in the OECD health system performance measurement approach.
AtıfOpenAlex2TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2024Nano Partiküllü Hegzagonal Bor Nitrür’ün Ağaç Malzemenin Mekanik Özelliklerine Etkileri
Yaşar, Mehmet; Yasar, Sekip Sadiye; Irkilata, Mehmet; Sen, Selim
Bu çalışma nano boyutlu Hegzagonal Bor Nitrür (h-BN) emdirmenin sarıçam (Pinus sylvetsris L.), Anadolu kestanesi (Castanea sativa M.) ve Doğu ladini (Picea orientalis) odunlarının elastikiyet modülü (ISO 13061–4) ve eğilme direnci (ISO 13061-3) üzerindeki etkilerini araştırmayı amaçlanmıştır. %1,5 konsantrasyonda nano boyutlu h-BN ile emprenye edilen sarıçam en yüksek tutma değerleri göstermiştir. h-BN ile emprenye, tüm ağaç türlerinde %1,5 ile %5 arasında değişen yoğunluk değerinde artış olmuştur. Emprenye işlemi, tüm ağaç türleri için eğilme direnci değerlerinde bir düşüşe neden olmuştur. Kontrol örnekleri ile karşılaştırıldığında, h-BN uygulaması sonrası eğilme direnci değerleri sarıçamda %25, ladinde %18.5 ve kestanede %9 azalmıştır. En düşük eğilme direnci değeri Ladin + h-BN’de (58,1 N/mm2), en yüksek Kestane kontrol örneklerinde (89,6 N/mm2) elde edilmiştir. Retensiyon değeri daha düşük olan kestane ağacı, elastikiyet açısından değişken değerler göstermiştir. Emprenye işlemi, elastikiyet modül değerlerinde sarıçamda %18, ladinde %1 oranında azalmaya neden olurken, kestanede artışa neden olmuştur. En düşük elastikiyet modülü değeri Sarıçam+h-BN’de (8530 MPa), en yüksek Sarıçam kontrol örneklerinde (10444 MPa) bulunmuştur.

















