Descartes’ın Bilinçsiz Makineleri: Hayvanlar

MakaleAçık Erişim

Özet

Hayvan refahına olan duyarlılığın sorgulanması ve hayvanların ahlaki statülerinin olup olmadığı meselesi 20. yüzyılda ilk olarak Batı düşünce geleneğinde tartışılmaya başlamış ve günden güne artan etkisiyle geniş kitlelere yayılmıştır. Peter Singer, Tom Regan, Gray Francione ve Richard Ryder gibi düşünürler bu hareketin önde gelen isimlerindendir. Ancak, 20. yüzyıldan önce batı düşüncesinde hayvan haklarına yönelik tartışmalar oldukça farklı bir boyutta ilerlemiştir. Örneğin 17. yüzyıl filozoflarından olan Descartes’ın felsefesinde hayvanlar zihin/ruh/bilinç sahibi olmayan birer makinedir. Bu anlamda hayvanların düşünme ve hissetme yetileri yoktur dolayısıyla acı ya da haz gibi hislere de sahip değillerdir. Hal böyleyken, makineden hiçbir farkı olmayan hayvanlara karşı ahlaki yükümlülüğümüz olduğunu düşünmek, duvar saatine karşı ahlaki yükümlülüğümüz olduğunu düşünmek kadar saçmadır. Bu yazı, spesifik olarak, 17. yüzyıl filozoflarından Descartes’ın hayvanların ahlaki statüsüne yönelik görüşlerini, bunların altında yatan sebepleri ve son olarak da hayvan hakları savunucularının Descartes’a yönelttiği itirazları ele alma ve değerlendirme amacı gütmektedir.

Anahtar Kelimeler

RDL Kalıcı Bağlantı (PID)
https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/19875Resmi atıflarda kullanılan kalıcı adres
DOI
https://doi.org/10.52642/susbed.1473436Yayıncı resmi DOI adresi
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.contributor.authorÜner, Aslı
dc.date.accessioned2026-10-22T10:52:38.336975353Z
dc.date.available2026-10-22T10:52:38.336975353Z
dc.date.issued2024
dc.description.abstractHayvan refahına olan duyarlılığın sorgulanması ve hayvanların ahlaki statülerinin olup olmadığı meselesi 20. yüzyılda ilk olarak Batı düşünce geleneğinde tartışılmaya başlamış ve günden güne artan etkisiyle geniş kitlelere yayılmıştır. Peter Singer, Tom Regan, Gray Francione ve Richard Ryder gibi düşünürler bu hareketin önde gelen isimlerindendir. Ancak, 20. yüzyıldan önce batı düşüncesinde hayvan haklarına yönelik tartışmalar oldukça farklı bir boyutta ilerlemiştir. Örneğin 17. yüzyıl filozoflarından olan Descartes’ın felsefesinde hayvanlar zihin/ruh/bilinç sahibi olmayan birer makinedir. Bu anlamda hayvanların düşünme ve hissetme yetileri yoktur dolayısıyla acı ya da haz gibi hislere de sahip değillerdir. Hal böyleyken, makineden hiçbir farkı olmayan hayvanlara karşı ahlaki yükümlülüğümüz olduğunu düşünmek, duvar saatine karşı ahlaki yükümlülüğümüz olduğunu düşünmek kadar saçmadır. Bu yazı, spesifik olarak, 17. yüzyıl filozoflarından Descartes’ın hayvanların ahlaki statüsüne yönelik görüşlerini, bunların altında yatan sebepleri ve son olarak da hayvan hakları savunucularının Descartes’a yönelttiği itirazları ele alma ve değerlendirme amacı gütmektedir.
dc.identifier.doi10.52642/susbed.1473436
dc.identifier.eissn2667-4750
dc.identifier.endpage80
dc.identifier.issn1302-1796
dc.identifier.issue55
dc.identifier.startpage70
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/19875
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofSelçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectEtik
dc.subjectFelsefe
dc.titleDescartes’ın Bilinçsiz Makineleri: Hayvanlar
dc.typeArticle
dspace.entity.typePublication
rdl.citation.openalex2
rdl.citation.trdizin2
rdl.oa.statusgold
rdl.oa.urlhttps://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3884686
rdl.source.indexTRDIZIN