Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2022
    Hastane Afet ve Acil Durum Planı Eğitim, Hazırlık Düzeyi ve Çalışanların Bilgi Seviyelerinin Tespit Edilmesi: Antalya İli Örneği

    Cengiz, Sevil; Sarik, Mustafa Enes

    Günlük yaşamda en ufak aksamaların bile büyük sıkıntı yarattığı sağlık hizmetlerine, acil durumlarda ve afet dönemlerinde daha çok ihtiyaç duyulur. Hastaneler bu dönemlerde rutin işlerini aksatmadan devam ettirerek artan talebi ve ihtiyacı karşılamak zorunda kalmaktadırlar. Hastane afet ve acil durum planı (HAP), afet öncesini, afet anını ve sonrasını kapsamakla birlikte hastanelerin güvenli hale getirilmesini, ilk 72 saat hizmeti aksatmadan ve dışarıdan yardım gelmeyecek şekilde hazırlanmalarını hedefler. Bu çalışmanın amacı; Antalya ilindeki hastanelerin HAP eğitim ve hazırlık seviyelerinin tespit edilmesi ve çalışanların bu konudaki bilgi düzeylerinin belirlenmesidir. Araştırmanın çalışma evreni, Antalya il sınırları içindeki kamu, özel ve üniversite hastanelerinde çalışan (toplamda 49 hastane) ve HAP eğitimi almış personeldir. Araştırma örneklemini belirlemek için kullanılan yöntem tesadüfi olmayan örnekleme metotlarından biri olan kolayda örnekleme metodudur. Toplamda 222 deneğe anket bizzat araştırmacının kendisi tarafından uygulanmıştır. Ankette demografik değişkenlerle (10 soru) ve HAP’la (9 soru) ilgili genel sorular, HAP eğitim ve hazırlık durumu tespiti ile ilgili sorular (34 soru) ve HAP bilgi düzeyi ile ilgili sorular (25 soru) bulunmaktadır. Araştırma tanımlayıcı ve betimleyici nitelik arz etmekte olup, sonuçlar frekans ve yüzde tablolarıyla verilmiştir. Araştırma 01.11.2018 ve 01.03.2019 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda kapsam dahilindeki hastanelerin genel anlamda HAP eğitim ve hazırlık düzeylerinin kabul edilebilir düzeyde olduğu bulunmuştur. Ayrıca çalışanların HAP bilgi seviyeleri testi sonucunda elde edilen bulgular, çalışanların orta-yüksek düzeyde HAP bilgisine sahip olduğunu göstermiştir.

    AtıfTR Dizin8
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Determination of the Factors Affecting the COVID-19 Knowledge Levels and the Status of Being Diagnosed with COVID-19 in Healthcare Employees Struggling with Pandemic

    Sahin, Ceyda Uzun; Kulakaç, Nurşen

    The present study was conducted to determine of the factors affecting the COVID-19 knowledge levels and the status of being diagnosed with COVID-19 in healthcare employees struggling with the pandemic. This study, which was planned in cross-sectional and descriptive-correlational design. The healthcare employees working in hospitals in 6 city centers in the Black Sea Region, which has the highest number of COVID-19 cases in Turkey, were included in the study (n=385). It was determined in the present study that 33.85±9.11 (min.20, max.60), 57.9% of the participants were female, 43.4% were nurses, and 47% were infected with coronavirus. It was found that the factors that affected the coronavirus knowledge scores of health employees significantly were being diagnosed with COVID-19, presence of chronic diseases, receiving psychological support, female gender, and fighting COVID-19 in the front line. The risk factors for being infected with coronavirus disease were found to be the lack of personal protective equipment, unit worked at, and N95 mask replacement time (p<0.05). As a result of this study, ıt is recommended to provide evidence-based trainings to prevent transmission of future outbreaks and to support coping strengths since infection in healthcare employees is high.

  • MakaleYalnız künye2022
    Dizel motorlarda dimetil eter kullanımının nox emisyonlarına etkileri üzerine bir derleme çalışması

    Sezer, İsmet

    Bu çalışma, dizel motorlarda dimetil eter (DME)’in saf veya yakıt katkısı olarak kullanımı üzerine yapılmış çeşitli çalışmaların sonuçlarından yararlanılarak derlenmiştir. Dizel motorlarda zararlı egzoz emisyonlarını azaltmanın birkaç yöntemi vardır. Bunlardan ilki motor tasarımında ve yakıt enjeksiyon sisteminde modifikasyonlar yaparak yanmanın iyileştirilmesidir, ancak bu pahalı ve zaman alıcı bir yöntemdir. İkinci yöntem ise katalitik konvektör ve partikül fitresi gibi donanımlar kullanmaktır, ancak bu donanımlar motor performansını olumsuz yönde etkiler. Hem egzoz emisyonlarını azaltmak hem de motor performansını artırmak için uygulanan son yöntem çeşitli alternatif yakıtların veya yakıt katkılarının kullanılmasıdır. Dizel motorlardaki en önemli emisyonlar azot oksitler (NOx) ve partikül maddelerdir (PM). Çoğu araştırmacı emisyonları azaltmanın en iyi yolunun doğalgaz, biyogaz, biyodizel gibi alternatif yakıtların veya konvansiyonel veya alternatif yakıtlarla birlikte çeşitli yakıt katkılarının kullanılması olduğunu bildirmektedir. Bu nedenle, alternatif yakıtlar ve yakıt katkıları üzerine yapılan çalışmaların sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi pratik uygulamalar için oldukça önemlidir. Bu çalışma, dimetil eterin dizel motorlarda yakıt veya yakıt katkısı olarak kullanılmasının azot oksit (NOx) emisyonları üzerindeki etkilerinin incelenmesine odaklanmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Examination of Primary School Students' Perspectives on Values in Terms of Root Values

    Elma, Mahmut; Arslan, Adem

    Within the scope of the correction made to he primary school curriculum through the update programs intiated in 2018 by the Ministry of National Education, where “core values” were especially emphasized. These root values included in the program are expressed as “justice, honesty, friendship, helpfulness, patience, respect, self-control, love, responsibility, patriotism”. In this study, primary school students’ perspectives on values are discussed in terms of “root values”. As a result of this study, which was prepared by using the phenomenological research design, one of the qualitative research methods; students describe the word value as cooperation, honesty and getting along. According to the participants, the most important value that people should have is benevolence, whereas their parents and teachers most want the students to acquire the value of responsibility. In addition, they stated that the students needed the value of patience the most, and they wanted to see the value of honesty in their friends. The participants emphasized that the most important value that the school instill in students is “being educated” and that people will be valuable thanks to patience and self-control. However, values of honesty, love and cooperation are expected to be found in their families the most. While teaching values to primary school students, these findings should definitely be taken into account.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex11TR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Applicability of the Financial Health Scores Index

    Çam, Alper Veli; Benli, Emre

    Financial decision-making is defined as the act of performing financial activities in the most appropriate way in order to evaluate the investments of individuals or companies. Individuals have begun to need a certain level of financial education to maintain their daily lives. With these needs, concepts such as financial awareness, financial literacy and financial health have emerged. The concept of financial health is a current concept. The importance of the concept of financial health has become more evident in the Covid-19 process. In this process, the financial health levels of individuals whose incomes decreased began to decline. From this point of view, the aim of the study is; to reach information about their financial status by determining the financial health scores of individuals. In the study, Financial Health Index Model (FHIM) developed by the members of Gümüşhane University Accounting-Finance Department was used. Gümüşhane University employees were included in the scope of the study. The data used in the model were collected with the OECD/INFE Financial Literacy Scale. In the study, the data of a total of 283 employees were analyzed and adapted to the model. As a result of the study, the average financial health scores of individuals working at Gümüşhane University were determined as 64,1432. This score is in the high score range above the average score. The model used in the study can be used as an important index value, especially in determining the services that banks will offer to individual customers. In addition, the model of the study can be used to determine the level of financial education that individuals will receive. It is expected that FSEM will make an important contribution to the literature.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Psychosocial Dimension of Healthcare Professionals Vaccine Resistance: A Qualitative Study the Case of Turkey

    Ulutaşdemir, Nilgün; Uzun, Sevda; Kulakaç, Nurşen

    The purpose of the present study was to examine the reasons for the vaccine resistance of healthcare employees, which may affect public health adversely during the COVID-19 pandemic, and to contribute to the solutions which can be developed. The phenomenological research design, which is a qualitative research design, was used in the study. This qualitative study was conducted with 35 healthcare professionals. Interviews were conducted with the WhatsApp. The data were analyzed by using Colaizzi’s Phenomenological Analysis Method. Two categories, five main themes, and eighteen sub-themes were created in the analysis of the data. There was the theme of psychological effects, physical effects, and social effects in the impact of COVID-19 on the healthcare employee category. There were the themes of lack of trust and risk in the category of reasons for not vaccinating healthcare employees. It was found in the present study that healthcare employees were adversely affected psychologically, physically, and socially during the COVID-19 pandemic. A total of 26 healthcare Employees declared that they did not trust the vaccine and did not have it because of the risks, and 9 healthcare employees declared that they had the vaccine because they trusted it. Although the healthcare professionals working in the Southeastern Anatolia and Eastern Anatolia Regions had vaccine rejection in Turkey, healthcare professionals working in the Aegean Region and the Mediterranean Region were those who had the least vaccine rejection.

  • MakaleYalnız künye2022
    Gençlere Yönelik Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği (GYEB): Bir Ölçek Uyarlama Çalışması

    Yildiz, Yasin; Tezcan, Efecan; Çevik, Ali; Ozmaden, Murat; Dokuzoğlu, Gökhan

    Bu araştırmada, Lichtenstein ve ark. (2018) tarafından geliştirilen Gençlere Yönelik Egzersiz Bağımlılığı Ölçeğinin İngilizceden Türkçe ‘ye uyarlaması yapılmıştır. Ölçek geliştirme sürecinde araştırma grubunu 253 aktif sporcu oluşturmuştur. Ölçeğin dil geçerliliğinin sağlanmasında, ölçek öncelikle ölçeğin orijinal diline ve Türkçe ’ye hâkim en az iki dil ve çeviri uzmanı tarafından Türkçeye çevrilmiştir. İkinci aşamada ölçekler arası karşılaştırma yapılmış olup en uygun çeviri ve ortak noktalar göz önüne alınmıştır. Üçüncü aşamada ise oluşan form ile ölçme aracının orijinal formu karşılaştırılmıştır. Yabancı dil alanında deneyim sahibi olan iki uzman görüşü alınmıştır. Son olarak dördüncü aşamada ise ölçeğin özgün Türkçe formu bir spor psikolojisi, psikolojik rehberlik alanında uzman öğretim elemanları tarafından değerlendirilmiş ve ölçeğin dil geçerliliğinin sağlandığına karar verilmiştir. Kapsam geçerliğinin sağlanmasında uzman görüşleri, yapı geçerliğinde ise hem açıklayıcı hem de doğrulayıcı faktör analizi aracılığıyla sağlanmıştır. Yapılan geçerlik çalışmaları neticesinde ölçeğin tek faktörlü toplam 5 maddeden oluştuğu ve açıklanan varyansın %61,048’ini açıkladığı tespit edilmiştir. Ölçeğin güvenirlik çalışmaları ölçeğin tamamı ve alt faktörleri için hesaplanan iç tutarlık katsayıları ile belirlenmiştir. Ölçeğe ait Cronbach alfa (α) değeri 0,71 olarak bulunmuştur. Bu sonuç ölçme aracının güvenilir olduğunu göstermektedir. Daha sonra ölçeğin zaman geçerliliğinin sağlanması amacıyla tekrar test yöntemi uygulanmış ve zaman geçerliliğinin sağlandığı görülmüştür (r= ,702 p<0.001). Elde edilen bulgular neticesinde; Gençlere Yönelik Egzersiz Bağımlılığı Ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir şekilde ölçen bir ölçüm aracı olduğu tespit edilmiştir.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    İlköğretim Öğrencilerinde Çocuk Oyunları Ve Eğitsel Oyunların Bazı Fiziksel Ve Fizyolojik Parametreler Üzerine Etkilerinin Karşılaştırılması

    Sever, Mehmet Onur; Barkan, Kübra Zehra

    Bu çalışmanın amacı; ilköğretim öğrencilerinde çocuk oyunları ve eğitsel oyunların bazı fiziksel ve fizyolojik parametreler üzerine etkilerinin karşılaştırılmasının incelenmesidir. Denekler, Fevzipaşa İlköğretim Okulu öğrencilerinden rastgele 39 gönüllü sedanter öğrenciden oluşturulmuştur. Deney grubundaki öğrencilerin 11’i kız, 9'u erkek, kontrol grubundaki öğrencilerin 11'i kız, 8'i erkeklerden oluşmaktadır. Deney grubu ortalama boy uzunluğu 130,75±4,84 cm, kontrol grubu ortalama boy uzunluğu 127,84±4,54 cm’dir. Toplanan verilerin analizinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarındaki katılımcıların ölçüm sonuçlarının grup içi karşılaştırılmasında Paired Samples T Test kullanılırken, ön test-son test ölçüm sonuçlarının gruplar arası karşılaştırılmasında Independent Samples T Test kullanılmıştır. Öğrencilerin vücut ağırlıkları gurup içi karşılaştırmalarında anlamlı düzeyde artarken (p<0,05), guruplar arası karşılaştırmada ise istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık olmadığı (p>0,05) tespit edilmiştir. Deney grubu guruplar arası karşılaştırmada anlamlı farklılıklara ulaşılamazken (p>0,05), kontrol gurubunun VYY istatistiki olarak anlamlı (p<0,05) artış olduğu tespit edilmiştir. Deney gurubun dikey sıçrama (güç) değerlerinde anlamlı farklılıklar (p<0,05) tespit edilirken kontrol gurubu guruplar arası karşılaştırmada istatistiki olarak anlamlı farklılıklar (p>0,05) tespit edilememiştir. Deney ve kontrol guruplarının otur – eriş esneklik ölçümlerinde anlamlı düzeyde değişim olmadığı (p>0,05) görülmektedir. Sonuç olarak, çalışma süresince oynatılan eğitsel oyunların ilköğretim 2. Sınıf 7-8 yaş grubu çocukların fiziksel gelişim parametrelerinde pozitif yönde etkili olabileceği ve beden eğitimi ders saatlerinde eğitsel oyunların süresinin arttırılmasının öğrencilerin fiziksel ve fizyolojik parametreleri açısından önemli olduğu sonucuna varılmıştır.

  • MakaleYalnız künye2022
    COVID-19 Pandemisinin Sağlık Hizmetlerinin Sürdürülebilirliğine Etkisinin İncelenmesi

    Akbulut, Meryem; Kaya, Afşin Ahmet; Kıymış, İbrahim

    Küreselleşmenin hayatımızı kolaylaştıran olumlu etkilerinin yanı sıra olumsuz etkileri de farklı bağlamlarda etkisini göstermiştir. Küreselleşmenin olumsuz etkilerinin son örneği, tüm dünyayı ve tüm toplumları derinden etkileyen COVID-19 pandemisi olmuştur. COVID-19 pandemisi özellikle sağlık hizmetlerini olumsuz etkilemiştir. Bu çerçevede bu çalışmanın amacı, COVID-19 pandemi sürecinin sağlık hizmetlerinin sunumuna olan etkisini değerlendirmektir. Bu araştırmanın örneklemi seçilirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Sağlık hizmetleri sektöründe faaliyet gösteren kurum yöneticileri ile operasyonel müdahaleler, lojistik ve kaynak yönetimi, kurumlar arası koordinasyon, iş sağlığı ve güvenliği, planlama ve finansal yönetim gibi konularda açık uçlu sorulardan oluşan yarı yapılandırılmış bir form kullanılarak görüşülmüştür. Bazı yöneticiler, özellikle küçük ölçekli hastanelerin afet ve acil durumlara hazırlıklı olmadığını belirterek, planlamanın ve hazırlıklı olmanın önemine vurgu yapmıştır. Bu bilgiler ışığında, her hastanenin Hastane Afet ve Acil Durum Planlarına gereken özeni göstermeleri ve tüm personeli sürece dahil ederek gerekli hazırlıkları yapmaları şarttır. Planlama ve hazırlıklı olmanın temeli hem teorik hem de pratik olarak ele alınması gereken tatbikatlardır. Hastanelerin en olası riskleri içeren afet ve acil durum senaryoları oluşturmaları ve bu yönde tatbikatlar yapmaları gerekmektedir. Senaryonun gerçek olması durumunda beklenmedik durumlarla karşılaşmamak için gerçekçi senaryolar oluşturulmalı ve bu senaryolar tüm yönleriyle ele alınmalıdır. Tatbikatlar her yıl aynı senaryoya dayanmamalıdır. Ayrıca her yıl müdahale seviyesi artırılmalı ve mevcut kapasiteler yeniden değerlendirilmelidir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Spor Yükseköğretim Kurumu Öğrencilerinde Uzaktan Eğitime Yönelik Tutum ile İş Bulma Kaygısının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi

    Şenel, Ebru; Karakuş, Kaan

    Bu araştırmanın amacı, spor yükseköğretim kurumu öğrencilerinde uzaktan eğitime yönelik tutum ile iş bulma kaygısının bazı değişkenlere göre incelenmesidir. Çalışmada, betimsel nitelikte ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubu, Gümüşhane Üniversite Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nda 2021-2022 eğitim öğretim yılında öğrenim gören 138 kadın 176 erkek olmak üzere 314 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aşamasında ‘‘Salgın Döneminde Uygulanan Uzaktan Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği’’, ‘‘Spor Bilimleri Öğrencilerinin İş Bulma Kaygısı Ölçeği’’ ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Analiz aşamasında; verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilerek, ikili karşılaştırmalarda Bağımsız Örneklem T-Testi; üç ve daha fazla grup kıyaslamalarında ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) testi uygulanmıştır. Üniversite öğrencilerinin uzaktan eğitime tutumları ile iş bulma kaygıları arasındaki ilişki ise Pearson’s korelasyon katsayısı ile belirlenmiştir. Analiz sonucunda, uzaktan eğitime yönelik tutum ölçeğinde katılımcıların; cinsiyet, yaş ve anne eğitim durumu değişkenine göre anlamlı fark tespit edilmemiştir. Baba eğitim durumuna göre uzaktan eğitimde öğretim üyelerine yönelik tutum alt boyut puanları arasında anlamlı farklılık saptanmıştır. Spor bilimleri öğrencilerinin iş bulma kaygısı ölçeğinde; yaş, bölüm, baba eğitim durumu ve anne eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı fark tespit edilmez iken, cinsiyet değişkeni göre anlamlı fark saptanmıştır. Korelasyon analizi sonucunda; iş bulma kaygısı ile uzaktan eğitime yönelik tutumları arasında anlamlı ilişki tespit edilmemiştir. Bulgular neticesinde spor bölümlerinde eğitim alan öğrencilerin, kariyer geliştirme seminer ve programlarına katılmalarının faydalı olabileceği düşünülmektedir.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Covid-19 Korkusu ile Akış (Flow) Yaşantı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

    Bayrakdaroğlu, Yeşim; Şenel, Ebru; Demir, Gokalp

    Bu araştırma, üniversite öğrencilerinde Covid-19 korkusu ile rekreasyonel akış (flow) yaşantı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, betimsel nitelikte yer alan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubu, Gümüşhane Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nda eğitim gören 337 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aşamasında; ‘‘Flow Yaşantı Ölçeği’’, ‘‘Covid-19 Korkusu Ölçeği’’ ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Analiz aşamasında, verilerin normal dağılım kriterlerine uygun olduğu tespit edilerek, ikili karşılaştırmalarda Independent Samples T-Test uygulanırken; üç ve daha fazla grup kıyaslamalarında One Way ANOVA testi uygulanmıştır. Üniversite öğrencilerinde Flow Yaşantı Ölçeği ile Covid-19 Korkusu Ölçeği arasındaki ilişki Pearson Korelasyon analizi ile belirlenmiştir. Analiz sonucunda bölüm ve aktif spor durumu değişkenine göre flow yaşantı ölçeği ve Covid-19 korkusu ölçeği puanları arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Haftalık katıldıkları etkinlik gün sayısı değişkenine göre Covid-19 korkusu ölçeği ve flow yaşantı ölçek puanları arasında anlamlı farklılık belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucunda, öğrencilerin Covid-19 korku düzeyleri ile flow yaşantısı akış düzeyleri arasında anlamlı ilişki bulunmadığı, Covid-19 korku düzeyleri ile flow yaşantısı kaygı düzeyleri arasında pozitif ve düşük düzeyde anlamlı ilişki olduğu, flow yaşantısı akış düzeyleri ile flow yaşantısı kaygı düzeyleri arasında pozitif ve orta düzeyde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bu hususta üniversite öğrencilerinin farklı tür ve alanlardaki rekreasyonel etkinliklere yönelmeleri ve mental destek almalarının faydalı olabileceği öngörülmektedir.

  • MakaleYalnız künye2022
    The Acute Effect of High-Intensity Functional Exercises on Circadian Rhythm and Anaerobic Performance Parameters

    Bayrakdaroğlu, Serdar; Bayer, Ramazan; Eken, Özgür

    Kickboxing is a sport that involves high intensity and short intervals. High intensity functional training can contribute to training kickboxers specific to the competition. The purpose of this study is to examine the acute effect of high-intensity functional exercises on circadian rhythm and anaerobic performance parameters. The study consisted of 15 volunteer male kickboxers (age, 20.67± 1.23 years; height, 173.60± 3.18 cm; 69, 20±2.67 kg; BMI 23.03±.49) between the ages of 18-25. The research protocol consisted of multimodal HIFT exercises performed at different times of the day. After HIFT protocol; T-line agility, vertical jump, average and peak power data were obtained from the volunteers at different times of day (09.00 am; 01.00 pm; 05.00 pm). There was find statistically significant difference between vertical jump [F(1,145)= 129.54 p=.000, partial eta square:,902], peak power values [F(1,275)= 122.89 p=.000, partial eta square:,898], average power values [F(1,139)= 124.23 p=.000, partial eta square:,899], T- line agility times [F(1,925)= 39,227 p=.000, partial eta square:,737] after HIFT in the morning, afternoon and evening protocols (p< 0.05). The best scores were obtained in the evening (05.00 pm) values for all parameters. It was determined that HIFT had better effect on vertical jump, average power, peak power and T-line agility in the evening than morning and afternoon hours.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    The Optimal Manpower Planning of Hotel Personnel: Application of Pure Integer Programming

    Ergülen, Ahmet; Bolayır, Banu

    Working with the right number of personnel in public or private institutions and creating an efficient and effective work plan are important for the workplace. When considered in terms of businesses, manpower planning adds material and moral values to the business in the competitive market if it is prepared following the wishes and abilities of the personnel along with customer satisfaction. With the integer programming method, manpower planning can be established by optimizing the manpower, and missing or excess personnel can be determined. If there is more personnel in the business, the cost is reduced by detecting them. In this study; the February 2021 data of the personnel in Gumushane Ramada Hotel, which is operating in the center of Gumushane, was taken, and a pure integer programming model was established for manpower planning in accordance with this data. The aim of the study is to make optimal the manpower planning of the personnel in the hotel. In the application part of the study, a pure integer programming model was established as per the units where shift personnel at the hotel should be located, the working conditions determined by the hotel, and the salaries of the personnel. The solution of the pure integer programming model was made with the LINDO 6.1 package program, and the optimal solution was obtained. As a result of the solution, optimal manpower numbers in the hotel shifts were found, and it was detected that the number of personnel in the hotel was excessive. Cost minimization opportunity has been provided by determining the optimal number of hotel personnel.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Yabancı Sermayenin Türk Tarımındaki Yeri: 1980 Sonrası Doğrudan Sermaye Hareketliliğinin Dönüşüm Süreci ve Yabancı Sermayenin Tarım Sektörü açısından Gelecek Eğilimlerinin Belirlenmesi

    Çomaklı, Şafak Ertan; Merddan, Kurtuluş

    Türkiye’de Cumhuriyet’in kuruluşundan 1980 yılına kadar olan dönem boyunca tarıma dayalı bir ekonomi benimsenmiş, nüfusun çoğunluğu tarım sektöründe istihdam edilmiş ve tarım korumacı politikalarla desteklenmiştir. 1980 sonrası alınan kararlarla birlikte serbest piyasa ekonomisine geçiş süreci başlamış ve tarımı desteklemeye yönelik politikalar da azaltılmıştır. 1980 sonrası uygulanan iktisat politikaları; üretimin, işgücünün, sermayenin ve sosyal politikaların yeniden yapılanmasını, dış ticaret ve mâli piyasaların ulusal ve uluslararası akımlarda serbestleştirilmesini hedeflemiştir. Ortaya konulan bu politikaların sektörel bazda farklı yansımaları olmuştur. Bu çalışmada; 1980 sonrası Türk tarımın sektörel yapısı, Türkiye ekonomisindeki yeri ve 1980 sonrası yabancı sermayenin sektörel dağılımı ele alınmıştır. Bu kapsamda geçmişte uygulanan tarım politikaları kısaca ele alınıp, 2000 sonrası yapısal düzenlemeler, yabancı sermaye hareketlerinin dönüşüm süreci ve yabancı sermayenin gelecek eğilimleri değerlendirilmeye çalışılmıştır. Çalışma, yerli ve yabancı alan yazınından ve çeşitli kurumlardan elde edilen verilerden faydalanılarak hazırlanmıştır. Bu çalışma ile, bu alanda yapılanları bir araya getirerek mevcut eksiklikleri dile getirmek hem de gelecekte benzer konularda çalışma yapmayı düşünenlere yol gösterici olmak hedeflenmektedir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2022
    Havalı Tüfek Sporcularının Bazı Fizyolojik ve Motorik Özelliklerinin Atış Performansları Üzerine Etkisi

    Can, İbrahim; Bayrakdaroğlu, Serdar; Ertürk, Ceren

    Bu araştırmanın amacı, havalı tüfek sporcularının bazı fizyolojik ve motorik özelliklerinin atış performansı üzerine etkilerinin araştırılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda, çalışmaya Havalı Silahlar Türkiye Kupası ve Havalı Silahlar Türkiye Şampiyonasına katılan ve derece yapan toplam 20 havalı tüfek atış sporcusu (yaş: 15,75 ± 2,20 yıl, boy: 165 ± ,06 cm, vücut ağırlığı: 49,99 ± 12,43 kg) gönüllü olarak katıldı. Bu çalışmada, katılımcıların boy uzunluğu ve vücut kompozisyonları ölçüldü ve daha sonra el kavrama kuvveti, sırt- bacak kuvveti, kalp atım hızı, esneklik, vital kapasite, reaksiyon zamanı, statik ve dinamik denge testleri yaptırıldı. Katılımcıların atış başarısını belirlemek için on (10) atıştan meydana gelen bir (1) seri atış yaptırıldı. Verilerin değerlendirilmesinde; değişkenlerin normal dağılıma uygun olup olmadığını belirlenmesi için Kolmogorov-Smirnov normallik testi yapıldı. Katılımcıların bir seri atış puanları ve ölçümler arasındaki ilişkinin incelenmesi için pearson korelasyon analizi uygulandı. Ölçüm sonuçlarının bir seri atış başarısına etkisinin incelenmesinde ise basit doğrusal regresyon analizi kullanıldı. Analiz sonuçlarına göre; katılımcıların bir seri atış puanı ile beklenen ve ölçülen vital kapasite, esneklik, sağ ve sol el kavrama kuvveti ile sırt ve bacak kuvveti değerleri arasında pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir korelasyon elde edildi (p&lt;0,05). Buna karşılık, diğer parametreler ile katılımcıların bir seri atış puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığı elde edildi (p&gt;0,05). Sonuç olarak, bazı performans parametrelerinin atış performansını etkilediği sonucuna ulaşıldı.  

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleAçık Erişim2022
    Üç Boyutlu Sanal Ortamlarda Tarih Öğretimi: Sistematik Derleme Çalışması

    Aydın, Şenay; Keleş, Esra; Bayraktar Fırıncı, Sümeyye

    Bu çalışmanın amacı, 3B sanal ortamlarda tarih öğretimi ile ilgili yapılan araştırmalara ilişkin mevcut durumu ve 3B sanal ortamların tarih öğretimine katkısını ortaya koymaktır. Araştırmada sistematik derleme yöntemi kullanılmıştır. 2000-2020 yılları arasında 3B sanal ortamlarda tarih öğretimi ile ilgili yapılmış araştırmalar, çeşitli veri tabanlarında, “3B sanal dünyalar”, “3B sanal ortamlar”, “tarih eğitimi / sınıfı / tarih öğretimi”, “3B sanal tarih eğitimi” ve “tarihi yeniden canlandırma” Türkçe ve İngilizce anahtar kelimeleri ile taratılmış ve içerikleri kontrol edilerek dahil edilme ve hariç tutulma işlemleri eşliğinde seçilmiştir. Sonuçta araştırmanın konusuna ve amacına uygun olabilecek 6 tam metin bildiri, 7 makale ve 1 tez çalışması tespit edilmiştir. Çalışmaların çoğunluğunda mekân tasarımlarının yanında dönem kıyafetleri ile tasarlanmış karakterlerin, tarihsel bir olayı yeniden canlandırması ele alınmıştır. 3B sanal ortamlarda tarih öğretimi esnasında, ortamla alakalı memnuniyet, öğrenci başarısı gibi değişkenlerin incelendiği ve olumlu sonuçlar alındığı görülmüştür. Bunun yanı sıra, bir ekip ile yürütülen öğretim uygulamalarının çok iyi planlanması gerektiği belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, 3B sanal ortamlarda tarih öğretimine ilişkin gelecek araştırmalara yönelik öneriler sunulmuştur.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    High-Risky Sectors in Terms of Work Accidents in Turkey

    Ceylan, Hüseyin; Kaplan, Ahmet; Bekar, Murat

    Work accidents are serious issues that disrupt harmonious environment in workplace. They cause not only death, injury or disability of employees, but also serious financial loss for businesses and countries. Work accidents are highly preventable incidents, when necessary, precautions are taken. Like the whole world, in Turkey also there are risky sectors where work accidents are intensified. The identification of risky sectors in Turkey, is the first step of being able to fight against work accidents in this sector. Therefore, in this study the riskiest sectors in Turkey were investigated basing on the official accident data from the last ten years. Thus, first of all, the sectoral distribution of work accidents, death and permanent incapacity cases that occurred in Turkey in 2010-2019 was examined. Sectors were evaluated in terms of six different parameters: the number of work accidents, the number of deaths because of work accidents, the number of permanent incapacities because of work accidents, general accident incidence rate, fatal accident incidence rate, and permanent incapacity accident incidence rate. The top ten sectors with intensity have been determined for each parameter. Then, all these data were combined and the ten most risky sectors in Turkey in terms of work accidents were defined. In the last 10 years, the sector of "41-Building Construction" has been found to be the riskiest sector in Turkey, where the most work accidents have occurred, the most employees die and the most employees are permanently disabled. On the other hand, the "05- Mining of Coal and Lignite" sector, in which the general accident incidence rate, fatal accident incidence rate, and permanent incapacity accident incidence rate values are the highest, was the second most risky sector.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex8TR Dizin8
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Bağımsız Denetimde Kalite: Nitel Bir Araştırma

    Yesilelebi, Gl; Altunel, Mehtap

    Bu araştırmanın amacı, bağımsız denetim kalitesinin arttırılması hususunda hangi iyileştirmelerin yapılabileceğinin belirlenmeye çalışılmasıdır. Araştırma kapsamında, uygulayıcı (bağımsız denetçi) bakış açısı ele alınarak, denetim kalitesinin arttırılmasına yönelik somut ve uygulanabilir öneriler sunulmaya çalışılması, araştırmanın özgün değerini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, bağımsız denetim kuruluşlarında fiilen çalışan denetçi görüşlerinden faydalanılarak, bağımsız denetim kalitesinin nasıl arttırılabileceğine ilişkin nitel bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen verilerin görselleştirilmesi Word Art programı aracılığı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, bağımsız denetçi görüşleri doğrultusunda bağımsız denetim kalitesini etkileyen unsurlar sırasıyla “denetim ücreti”, “Bağımsız Denetim Standartları”, “müşteri işletmenin tutumu”, “nitelikli bağımsız denetçi”, “denetçi rotasyonu”, “etik ve bağımsızlık”, “denetim süresi”, “Kalite Kontrol Standardı 1” ve “müşteri işletmedeki nitelikli personel” olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca, denetim kalitesinin arttırılması ve uygulamanın anlaşılabilirliği için Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından mesleki uygulama yönerge ve kılavuzlarının yayınlanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Destinasyon Kıyaslaması Kapsamında Trabzon ve Gümüşhane İllerinin Karşılaştırılması ve Gümüşhane Turizminin Gelişimi İçin Öneriler

    Zeybek, Halil İbrahim; Er Baranaydın, Özlem

    Destinasyon, turizmin en önemli unsurlarından biridir. Destinasyonun ürettiği ve sunduğu mal ve hizmetlerin kalitesi, fiyatı, çeşitliliği gibi unsurlarının üst seviyede olması o destinasyonun diğer destinasyonlar karşısındaki rekabet gücünü ve konumunu göstermektedir. Destinasyona gelen ziyaretçilerin ziyaret sebeplerinin başında o bölgenin karşılaştırmalı üstünlüğü bulunmaktadır. Destinasyon üstünlüğü destinasyonun doğal kaynakları, kültürel kaynakları, altyapı ve üst yapı gibi unsurlardan oluşmaktadır. Destinasyonların gelişimiyse turizm paydaşları arasındaki koordinasyona bağlıdır. Bir destinasyon arz kaynaklarını nitelikli bir düzeyde turiste sunarak turist memnuniyetini arttırabilmekte ve böylece turist sayısı da artmaktadır. Bu çalışma kıyaslama yöntemine başvurarak destinasyon yönetimi için bir bilgi sistemi oluşturmayı amaçlamaktadır. Destinasyon kıyaslaması somut bilgiler sunmakta olup, bu nedenle kentlerin planlanmasında da net bilgiler sunabilmektedir. Bu doğrultuda oluşturulan çalışmada Gümüşhane ve Trabzon illerinin kıyaslaması yapılmıştır. İkincil veri kaynakları ile elde edilen veriler sistemli hale getirilerek tablolaştırılmış ve destinasyonu oluşturan unsurlar altı başlık halinde sınıflandırılmıştır. Sınıflandırılan veriler yorumlanarak iki destinasyon hakkında yargıya varılmaya çalışılmıştır. Gümüşhane’nin turizm gelişimi için tüm paydaşların katılımıyla oluşturulacak bir organizasyon ile birlikte tanıtım çalışmalarına ağırlık verilmelidir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Fıkıh Tarihi Açısından Haydar Rıfat’ın Mâlûmât-ı Kânûniye Adlı Eseri

    Yilmaz, Fetullah; Atmaca, Ertuğrul

    Bu makalede, Osmanlı’nın son ve Cumhuriyet’in ilk döneminde yaşamış olan Haydar Rıfat’ın Yeni ve Mükemmel Mâlûmât-ı Kânûniye adlı eseri fıkıh tarihi açısından değerlendirilmektedir. Bu amaçla önce yazarın hayatı hakkında bir takım bilgiler verilmektedir. Haydar Rıfat, yazar kimliğine ek olarak, aynı zamanda bir hukukçu olup İstanbul barosunun ilk avukatlarındandır. O, üstlenmiş olduğu davalarla tanınan bir hukukçu olmakla beraber, yazmış olduğu eserler ve başka dillerden yaptığı çevirileriyle de ön plana çıkmıştır. Hukuk alanı dâhil olmak üzere pek çok alanda eser yazmış ve tercümeler yapmıştır. Yazdığı eserlerden birisi de Mâlûmât-ı Kânûniye’dir. Eser hukukun altı bölümünü içermektedir: 1. Medeni hukuk, 2. Mahkeme teşkilatı ve yargılama usulü, 3. Ceza hukuku, 4. İdare hukuku, 5. Kara ve deniz ticareti hukuku, 6. Devletler hukuku. Bunlardan fıkhın etkili olduğu bölüm sadece birincisi, yani medenî hukuk alanıdır. Bu eser oluşturulurken bazı fıkıh kitapları, dönemin kanunları ve hukuk eserlerinden yararlanılmıştır. Bu haliyle yazıldığı devirde fıkhın durumunu ve hukuki manzarayı ortaya koymaktadır.