Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Kulakaç, Nurşen(10)
- Çelik, Orkun(8)
- Ashyralyyev, Charyyar(7)
- Keyifli, Nazlı(7)
- Ashyralyev, A.(6)
- Kayikcioglu, Temel(6)
- Menevseoglu, Ahmed(6)
- Araz, Onur(5)
- Ashyralyyev, C.(5)
- Demirbağ, Orkun(5)
- Koç, Pinar(5)
- Turan, Ibrahim(5)
- Ünlü, Ramazan(5)
- Ürkek, Bayram(5)
- Akar, Zeynep(4)
- Akyol, Hikmet(4)
- Akyol, Mehmet(4)
- Aydınçakır, Emre(4)
- Bilgilioglu, Burhan Baha(4)
- Demir Doğan, Melike(4)
- Demir, Selim(4)
- Kankal, Murat(4)
- Kurnaz, Muammer(4)
- Melek, Mesut(4)
- Pala, Fahrettin(4)
- Sancar Özkök, Canan(4)
- Taş, Ahmet(4)
- Ulutaşdemir, Nilgün(4)
- Uzun, Sevda(4)
- Acet, Tuba(3)
- Akay, K.U.(3)
- Aydin Sayilan, Aylin(3)
- Aydın Sayılan, Aylin(3)
- Barut, Abdulkadir(3)
- Basoglu, Mustafa Engin(3)
- Cakalli, H.(3)
- Canak, I.(3)
- Cengiz, Ekrem(3)
- Cengiz, Emre(3)
- Cengiz, Sevil(3)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2021Eosen yaşlı Kışlaköy volkanitlerinin petrografisi, mineral kimyası ve kristallenme koşulları, Erzurum, KD Türkiye
Aydınçakır, Emre; Yazar, Emel Abdioglu; Yücel, Cem; Güngör, Hande; Bilici, Özgür
Bu çalışmada Eosen yaşlı Kışlaköy (Narman/Erzurum) volkanik kayaçlarının minerolojik, petrografik ve mineral kimyası analizleri incelenmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda magmaların kristallenme esnasında etkili olan sıcaklık, basınç gibi fizikokimyasal özellikleri ile fizikokimyasal verileri jeolojik verilerle birleştirerek bu kayaçları oluşturan magmaların kabuktaki gelişimleri irdelenmiştir. Çalışma alanındaki başlıca birimler Eosen yaşlı Kışlaköy Volkaniti, Oligo-Miyosen yaşlı Oltu Formasyonu, Oligo-Miyosen yaşlı Alabalık Formasyonu ve Alüvyonlardan oluşmaktadır. Kışlaköy volkanik kayaçları volkanik fasiyes özelliklerine göre piroklastitler, dayklar ve lavlar olmak üzere üç başlıkta incelenmiş, genellikle bazalt bileşiminde ve başlıca plajiyoklaz (An₄₉₋₈₅), klinopiroksen (Wo₄₀₋₄₆ En₄₁₋₅₀ Fs₅₋₁₈), olivin (Fo₆₈₋₇₅) ve Fe-Ti oksit minerallerden oluşmaktadır. Bu kayaçlar genel olarak hyalo-mikrolitik porfirik, glomeroporfirik, glomerofirik, mikrolitik porfirik, poikilitik, intersertal doku sergilemektedirler. İncelenen volkanitler; plajiyoklaz fenokirstallerinde halkalı zonlanma, elek dokusu ve kemirilme; klinopiroksenlerdeki yenme, kemirilme ve kalıntı merkezler gibi dengesizlik dokuları gözlenmiştir. Termobarometre hesaplamalara göre volkaniklerin kristallenme sıcaklığı 489-1247 0C arasında, basınç 0.5-4.7 kbar arasında değişmekte olup, bütün bu verilere bakılarak incelenen volkanik kayaçların orta-sığ kıtasal kabuk (~4-12 km) içerisinde yerleştiği söylenebilir.
- MakaleYalnız künye2021İlahiyat Fakültesi Öğrencilerinin Gelecek Zaman Algısı ile Akademik Erteleme Davranışı Arasındaki İlişki: Gümüşhane Üniversitesi Örneği
Aktaş, Hamza
Son dönemlerde ilahiyat fakültesi öğrencilerinin, eğitim sürecinde gelecekle ilgili planlarını tasarlarken mevcut akademik etkinlik ve başarılarını göz önüne almadıkları için karar sürecinde olumsuz yönde etkilendikleri düşünülmektedir. Bundan dolayı araştırmanın amacı, İlahiyat Fakültesi öğrencilerinin gelecek zaman algısı ile akademik erteleme davranışı arasındaki bağı istatistiksel anlamda ortaya çıkarmaktır. Alan araştırması olan bu çalışmanın örneklemi, Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileridir (n=319). Araştırmada “Gelecek Zaman Algısı Ölçeği”, “Akademik Erteleme Davranışı Ölçeği”, ve “Kişisel Bilgi Formu” kullanılmıştır. Buna bağlı olarak araştırmada t–testi, tek yönlü varyans (ANOVA) analizi, ve Bonferroni testleri uygulanmış, hesaplama olarak pearson korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS 16.0 programı ile değerlendirilmiştir. Araştırmada öğrencilerin Gelecek Zaman Algısı ile Akademik Erteleme Davranışı düzeyleri; cinsiyet, öğretim türü, anne-baba tutum, not ortalaması ve bir yılda kaç kitap okuma gibi değişkenler açısından ele alınmıştır. Sonuç olarak Gelecek Zaman Algısı ile Akademik Erteleme Davranışı arasında 0,345 oranında pozitif yönde anlamlı ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca cinsiyet, anne-baba tutum, not ortalaması değişkenleri ile akademik erteleme davranışı; kitap okuma sayıları değişkeni ile gelecek zaman algısı arasında anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir. Öğretim türü değişkenine göre her iki düzey açısından anlamlı bir farklılaşma bulunmamıştır.
- MakaleYalnız künye2021A Critical Study of Juynboll Approach to al-Mutawātir
Khan, Alam
This study focuses on the subject of al-mutawātir in G. H. A. Juynboll’s works. He questioned the authenticity of the al-mutawātir term as well as the applied examples of al-mutawātir al-lafzī and al-manawī. It is revealed from a keen follow-up of Juynboll’s claims that his conclusion based on the argumentum e silentio, which is proved feeble because we could not access all written sources of the early ages. Besides, it is concluded that Juynboll did not distinguish among the methodology of muhaddithūn and fuqahā’a in the use of the term al-mutawātir. Furthermore, it is proved from the analysis of Juynboll claims about al-mutawātir al-lafzī and al-manawī that Juynboll neglected the historical facts and the early sources of hadīth like al-‘Jāmi of Ibn Wahab and Mamar b. Rāshid. Likewise, it is concluded from a detailed study of Juynboll’s claims that he did not follow one method in the study of isnāds. Consequently, he called some isnāds Iraqis and Syrians that having one narrator from the mentioned regions.
- MakaleYalnız künye2021Sınıf Öğretmenlerinin Matematik Okuryazarlığı Öz-Yeterlikleri ve Finansal Okuryazarlık Tutum ve Davranış Düzeyleri Arasındaki İlişki
Akçay, Ahmet Oğuz; Semercioğlu, Muhammed Serhat
Bu çalışma ile sınıf öğretmenlerinin “matematik okuryazarlığı öz-yeterlik” (MOÖ) algılarını ve “finansal okuryazarlık tutum ve davranışları” arasındaki ilişkiyi araştırmak amaçlanmıştır. Ayrıca bu değişkenlerin farklı demografik değişkenlere (cinsiyete, sınıf seviyesi, mesleki kıdem yılı ve eğitim düzeyleri) göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Bu kapsamda ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığına bağlı devlet ve özel okullarda çalışmakta olan 334 sınıf öğretmeni bu çalışmaya katılmıştır. “Matematik Okuryazarlığı Öz-yeterlik Ölçeği” ve “Finansal Okuryazarlık Tutum ve Davranış Ölçeği” veri toplama aracı olarak bu çalışmada kullanılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda sınıf öğretmenlerinin “matematik okuryazarlığı öz-yeterlik” puanlarının ortalama puanın üzerinde olduğu, finansal okuryazarlık tutum ve davranış düzeyleri düşük düzeyde bulunmuştur. Ayrıca matematik okuryazarlığı öz-yeterliliğin finansal okuryazarlık tutum ve davranışı anlamlı bir şekilde açıkladığı bulunmuştur. Bununla birlikte katılımcıların matematik okuryazarlığı öz-yeterlik düzeyleri ve finansal okuryazarlık tutum ve davranışları farklı değişkenlere göre anlamlı farklılaşıp farklılaşmadığı parametrik fark testleri aracılığıyla incelenmiştir. Sonuçlar detaylı olarak sunulmuştur.
- MakaleYalnız künye2021Afete Hazırlık Davranışlarına Etki Eden Faktörlerinin İncelenmesi: Bir Yapısal Eşitlik Modellemesi
Cengiz, Ekrem; Oral, Ildan
Afetler açısından riskli ülkelerden olan Türkiye’de yapılan mevzuat değişiklikleri, kurulan sistemler, yürütülen eğitim kampanyaları ile güvenlik açığını ortadan kaldırmak adına yapılan çalışmalar süreklilik arz etmesine rağmen toplumda kendi değer yargıları çerçevesinde oluşturulmuş bir afet hazırlığının eksikliği kendini göstermektedir. Bu bağlamda araştırmanın amacı afet hazırlık davranışlarına etki ettiği varsayılan değer, inanç ve tutum değişkenleri arasındaki ilişkiyi ortaya koyan yapısal bir model oluşturmaktır. Çalışmaya İzmir ilinde ikamet eden 18 yaş ve üzeri bireylerden basit seçkisiz örnekleme metodu kullanılarak belirlenen 800 kişi dahil edilmiştir. Veri toplama aracı olarak; 64 soru 5 bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Araştırma soruları 5’li Likert ölçeği ile değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında açımlayıcı faktör analizi ve güvenilirlik analizlerinde SPSS 21.0, ölçüm modelinin oluşturulması, yapısal eşitlik modelinin test edilmesi, uyum indekslerinin belirlenmesi ve doğrudan-dolaylı etkilerin tespit edilmesinde AMOS 24.0 programı kullanılmıştır. Çalışma sonuçları afet hazırlık inançlarının afet hazırlık değerleri, afet hazırlık tutumları ve afet hazırlık davranışlarını doğrudan pozitif yönde etkilediğini; afet hazırlık değerlerinin afet hazırlık davranışlarını doğrudan ve dolaylı olarak pozitif yönde etkilediğini; afet hazırlık tutumlarının afet hazırlık davranışlarını pozitif yönde doğrudan veya dolaylı yönde etkilemediğini göstermiştir. Araştırma sonuçlarına dayanarak afet hazırlık davranışlarında köklü değişiklikler yapılarak toplumda bir afet kültürünün oluşturulup yaygınlaştırılması önerilmektedir.
- MakaleYalnız künye2021İletişim Teknolojisinin Ulaşması Muhtemel Bazı Seviyelerine İşaret Eden Bir Hadis ve Analizi
Gözün, Abdulvehhab
Tarih boyunca Allah’ın (c.c.) insanlara gönderdiği peygamberlerin her birinin zamanın ruhuna uygun, yaratıcının dilediği birtakım mucizeleri olmuştur. Son elçi olan Hz. Peygamber’e (s.a.v.) de bu şekilde birçok mucize verilmiştir. Ancak bunların içerisinde en büyüğü şüphesiz Kur’ân olmuştur. Buna yakın olan mucize ise sünnettir. Zira ümmî olan bir peygamberin Kur’ân gibi bir kitabı insanlara tebliğ etmesi ancak bir mucize ve vahiy olmakla açıklanabileceği gibi onun tebyîni ve gerektiği yerde mütemmimi olan sünnetin varlığı da sadece mezkûr yolla izah edilebilir. Kur’ân gibi geçmişte olmuş yahut gelecekte olacak bazı olayları ve durumları ifade eden hadis rivâyetlerinin bulunması da bu hakikati gösteren delillerdendir. Bu tür rivâyetlerden biri de araştırmanın konusu olan ve iletişim teknolojosinin günümüzde ulaştığı yahut yakın gelecekte ulaşması muhtemel bazı seviyelerine işaret ettiği düşünülen hadistir. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) risâletine delalet eden, geleceğe dönük mucizevî haberlerden biri olmasından yola çıkılarak bu rivâyetin ele alınıp incelenmesi kanaatimizce önem arzetmektedir. Bu vesileyle araştırmada ilgili rivayetin sened tenkidinin ve metin tahlilinin yapılması amaçlanmaktadır. Sonuçta bu rivayetin sıhhat durumu ve işaret ettiği düşünülen iletişim teknolojileri ortaya konularak Hz. Peybamber’in (s.a.v.) nübüvvetinin delillerinden sayılabilecek bir delil ortaya konulmaya çalışılacaktır.
- MakaleYalnız künye2021Mâtürîdî'nin Düşüncesinde Nübüvvetin Aklî Temellendirilmesi
Aydın, Muhammet
İslam inancına göre dinin/vahyin insanla buluşması peygamberler aracılığıyla gerçekleşmiştir. İlahi irade peygamber göndermekle insana lütufta bulunduğunu beyan etmiştir. Mâtürîdî’nin özellikle Kitâbu’t-Tevhîd adlı eserine baktığımızda, kendi dönemindeki çağdaş akımlarla yüzleştiği ve hesaplaştığı söylenebilir. Konuları ele alırken hem çağdaş inançların müntesipleriyle tartışmaları hem de temellendirmelerinde akli referansları dikkati çekmektedir. Bu şüphesiz dönemsel bir ihtiyacı dile getirmektedir. Özellikle Maveraünnehir havzasının düşünce zenginliği bakımından elverişli bir bölge olması bizlere dönemin sosyal, kültürel ve entelektüel atmosferi hakkında ipuçları vermektedir. Bu makalemizde Mâtürîdî’nin nübüvvete dair rasyonel temellendirmelerini ele almayı amaçladık. Zira dini akideyi savunan bir disiplin olarak Kelâm’ın temel işlevlerinden biri müntesiplerinin akidelerini şüphelerden korumak ve inançta huzura ulaştırmaktır. Mâtürîdî nübüvvet konusuna olgusal ve sosyolojik açılardan da yaklaşmaktadır. Nitekim ona göre insanlar başkalarından yardım alma ve ihtiyaçlarını giderme konularında kendi akıllarını yeterli görmemektedir. Konuya ahlaki açıdan da yaklaşan müellif nimet sahibine teşekkür etmeyi akli bir zorunluluk addetmektedir. Çünkü nimet ve lütuf sahibini tanıyıp teşekkürde bulunmanın yerinde bir davranış olduğu, O’nu inkâr edip nimetine karşı nankörlük göstermenin de çirkin bir fiil niteliği taşıdığı aklen bilinen bir husustur. Mâtürîdî nübüvvetin gerekliliği konusuna Allah’ın hakîm oluşu üzerinden de değinmektedir.
- MakaleAçık Erişim2021Behistun (Bisütun) Kitabesinin İslami Bakış Açısıyla Yorumlanması
Gülmez, Abdurrahman
Bu çalışma 2500 yıl önce Ahameniş İmparatoru olan şah Daryuş’un (M.Ö 522-486) emriyle yazılan Behistun kitabesinde geçen dinî değerlerin neredeyse tamamının İslamiyet’te olan önemli konularla birebir örtüştüğünü ve aynı amaçla yazıldığını ortaya koymak için kaleme alınmıştır. Eserde yalan, zulüm, kitabenin korunması için dua ve bedduanın yer alması, bazı kavimleri kâfir ilan etmesi, yapılan her işi Ahura Mazda’ya bağlaması Şah Daryuş’un dindar olduğunu ve hayatını da Ahura Mazda’nın kurallarına göre idame ettirdiğini ve bu kurallarında İslami değerlerle örtüştüğünü göstermektedir. Kitabede önce tahlil edilen konuların geçtiği bendler verilmiş sonra Kuran-ı Kerim, İncil, Tevrat ve Avesta’da aynı konuların geçtiği ayetler verilmiştir. Bu makale İslami bir değer olan vakıfların devam edebilmesi amacıyla vakfiyelerde yer alan dua ve beddua etme âdetinin bu kitabe için de geçerli olduğu görülmektedir. Dolayısıyla kitabedeki konuları İslami değerler dikkate alınarak tahlil edilmesi kitabeye farklı bir bakış açısı kazandıracağı düşünülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2021Nematik Sıvı Kristal (E)-4-((4-Etoksibenzilidenamino)Benzonitril’in Spektroskopik ve Doğrusal Olmayan Optik Özelliklerinin Araştırılması
Hakki Yildirim, M.; Yildirim, Arzu Ozek; Ejder, Esengül
Nematojenik bir bileşik olan (E)-4-((4-etoksibenzilidenamino)benzonitril, deneysel 1H/13C NMR ve FT-IR spektroskopik yöntemlerle karakterize edildi. Tek kristal X-ışını kırınımından elde edilen moleküler yapı, NMR spektrumundan elde edilen kimyasal kaymalar ve FT-IR spektrumundan elde edilen titreşim bantları hakkında daha fazla bilgi edinmek için, hesaplamalı DFT/B3LYP yöntemi 6–311++G(d,p) baz seti ile birlikte kullanıldı. Nematik sıvı kristaller, benzersiz fiziksel ve optik özellikleri nedeniyle doğrusal olmayan optikte önemli bir yer tutmaktadır. Başlıktaki bileşiğin doğrusal olmayan optik (NLO) özellikleri, benzen, kloroform, etanol, metanol, DMSO ve su gibi farklı çözücü ortamlarda PCM modeli ile araştırıldı. Dahası, bileşik için sınır moleküler orbitalleri (FMO), moleküler elektrostatik potansiyel haritası (MEP) ve potansiyel enerji yüzeyi taraması aynı yöntem kullanılarak elde edildi.
- MakaleYalnız künye2021Çevresel vergi politikaları sürdürülebilir kalkınmayı desteklemede ne kadar etkilidir: OECD ülkeleri örneği
Akyol, Hikmet; Karakus, Kübra
Bu araştırma OECD ülkelerindeki çevresel vergi politikaların sürdürülebilir kalkınma üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çevresel vergiler, çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. Ancak, bunlar içerisinde en önemlisi firmaların ve tüketicilerin çevreye vermiş olduğu zararı azaltmaktır. Bu bakımdan, araştırmada ikinci olarak çevresel politikaların sürdürülebilir kalkınmayı destekleme konusunda ne ölçüde etkin olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaç doğrultusunda 1995-2019 arasındaki dönem panel veri analizi tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçları çevresel vergiler ile sürdürülebilir kalkınma arasında uzun dönemde pozitif yönlü bir ilişki olduğunu göstermiştir. Buna göre, artan çevre vergileri uzun dönemde OECD ülkelerinin sürdürülebilir kalkınmalarını olumlu etkilemiştir. Bunun yanında, OECD ülkelerinde çevresel vergilerin son derece etkin olduğu belgelenmiştir. Bu bakımdan, OECD ülkelerinde çevresel vergilerin arttırılmasını destekleyecek politikaların uygulanması aynı zamanda bu ülkelerin sürdürülebilir kalkınmasını teşvik edecektir. Araştırmada çevresel vergiler ve sürdürülebilir kalkınma ilişkisi incelenirken, seçili kontrol değişkenleri kullanılmıştır. Yatırım oranlarının uzun dönemde sürdürülebilir kalkınma üzerindeki etkisinin negatif yönlü ve anlamlı olduğu görülmüştür. Sabit sermaye yatırımlarının ve dolaysıyla yatırım oranlarının artması aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir boyutu olan ekonomik kalkınmayı olumlu etkilemektedir. Bununla birlikte, artan yatırım oranları, endüstriyel faaliyetlerdeki yoğunlaşmanın ciddi bir göstergesidir. Özellikle, İkinci Dünya Savaşı sonrasında endüstriyel faaliyetlerde görülen ciddi yükseliş, çevresel bozulmayı tetiklemiştir. Bunun yanında, yöntem kısmında bahsedildiği üzere sürdürülebilir kalkınma endeksi kalkınmanın sadece ekonomik ve beşerî boyutunu değil çevresel yönünü de ölçmektedir. Bu bakımdan, araştırma bulguları artan yatırım oranlarının çevre üzerindeki olumsuz etkisinin yükseldiğini göstermiştir. Bir başka açıklayıcı değişken olan kamu harcamalarının ise uzun dönemde sürdürülebilir kalkınma üzerindeki etkisi pozitif yönlü ve anlamlı bulunmuştur. Araştırma ülkelerinde ekonomik kalkınma içerisinde kamu harcamalarının rolü ve boyutu çok önemlidir. Dolaysıyla, artan kamu harcamaları, bu ülkelerde sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmiştir.
- MakaleYalnız künye2021Gümüşhane Devlet Hastanesine Başvuran Göçmen Gruplarının Poliklinik Hizmetlerinin ve Maliyetlerinin Analizi
Cengiz, Sevil; Kıymış, İbrahim
Bu çalışmanın amacı, Gümüşhane Devlet Hastanesi (GDH)’ne 2014, 2015 ve 2016 yıllarında başvuran göçmen gruplarının demografik özelliklerini (göçmenlerin yaşı, cinsiyeti, tanısı, uyruğu, poliklinik hizmetleri) incelemek ve GDH’ne maliyetlerini (hem yıllara göre maliyet hem de toplam maliyet) tespit etmektir. Çalışmada “Betimsel İçerik Analizi” yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışmada kullanılan veriler GDH’den gerekli izinler alındıktan sonra dijital ortamda dosya şeklinde teslim alınmıştır. Verileri analiz etmek için SPSS 21 paket programı kullanılmıştır. Bu araştırmanın sonucu, sağlık sisteminde göçmen gruplarına yönelik yapılan harcamaların yönetilmesinde ve planlamasında idarecilere, yöneticilere ve karar vericilere fikir verecektir. 2014 yılında göçmen grupların GDH’ne başvuru sayıları 699 iken, 2015 ve 2016 yıllarında ise 977 ve 1445’tir. 2014, 2015 ve 2016 yıllarında göçmen gruplar GDH’ne 3.121 kez başvurmuşlardır. 3 yıl boyunca GDH’ne başvuru yapan göçmen grupların çoğunlukla Afganistan İslam Cumhuriyeti vatandaşları olduğu görülmektedir. 3 yıl boyunca yapılan başvuruların cinsiyet ve yaş durumları incelendiğinde, genel olarak 16-30 yaş grubundaki göçmenlerin ve kadınların başvuru yaptığı görülmektedir. Göçmen grupların GDH’ne en çok Kas-İskelet ve Bağ Dokusu Hastalıkları ve Solunum Sistemi Hastalıkları tanısı ile başvurduğu görülmektedir. Ayrıca 2014, 2015 ve 2016 yıllarında en fazla başvuru Acil Polikliniğine olmuştur. Göçmen grupların GDH’ne maliyetleri incelendiğinde; 2014 yılında 32.999,57 TL, 2015 yılında 43.059,04 TL ve 2016 yılında 64.958,37 TL olduğu görülmüştür. 2014, 2015 ve 2016 yıllarında göçmen grupların GDH’ne toplam 141.011,98 TL maliyeti olmuştur. Sonuç olarak her geçen yıl göçmen grupların hastaneye maliyetlerinin ve başvuru sayılarının arttığı tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2021Hexarotor Longitudinal Flight Control with Deep Neural Network, PID Algorithm and Morphing
Oktay, Tugrul; Kose, Oguz
Unmanned Aerial Vehicles (UAV) have become an integral part of life, from military operations to entertainment. With this popularity, the interest of researchers on these UAVs has gradually increased. The use of UAVs in many areas and the researches carried out by researchers have revealed the limitations of these devices. At the beginning of these restrictions is the passage through the narrow space. In this study, longitudinal flight control of a hexarotor UAV is discussed with morphing. The limitation of this study is that it is difficult to estimate the moment of inertia and proportional integral derivative (PID) coefficient values according to the arm length, since there is a change in the hexarotor arm lengths with the morphing and the rigid body model changes accordingly. In this study, it is aimed to obtain these parameters with the Deep Neural Network(Artificial Neural Network(ANN) with two or more hidden layers) to overcome this problem. 15 drawings of hexarotor morphing states were drawn in Solidworks program. A training set was created by obtaining the PID coefficients for the longitudinal flight of these drawings from the Matlab/Simulink program. The training set was taught to the Deep Neural Network and moments of inertia and PID coefficients were obtained according to the arbitrarily estimated arm extension or shortening rates. In addition, the hexarotor dynamic model was derived according to the Newton-Euler approach and modeled using the state space model. The longitudinal flight of the hexarotor is simulated with the state space model. The moment of inertia and PID coefficients were estimated by Deep Neural Network according to the values determined by the program randomly together with the initial state. Simulations were made with these parameters and the results were given in graphics.
- MakaleAçık Erişim2021⁶⁰Co Radyoaktif Nokta Kaynaği ile Uçucu Külün Gama Radyasyon Koruma Özellikleri
Külekçi, Gökhan
Gelişmekte olan beton teknolojisi sayesinde hafif beton ve uçucu kül betonla ilgili birçok alanda kullanılabilmektedir. Dünyanın güncel sorunlarından olan radyasyondan, korunmak için birçok araştırmacı uçucu külü kullanmış fakat çok az sayıda araştırmacı hafif beton üzerinde çalışmıştır. Radyasyonun etkilerinden korunmak için araştırmacılar ağır beton ve ağır agregalar kullanılarak gama ışını soğurma miktarlarını incelenmiştir. Bu çalışmada c sınıfı uçucu kül, çimento yerine %30-50-100 dozajlarında kullanılarak 3 farklı hafif beton hazırlanmıştır. 50*50*50 mm boyutlarında hazırlanan kompozit bloklar üzerinde yoğunluk ve basınç dayanımı deneyleri yapılmış, doğrusal zayıflama katsayısı (cm-1), kütle zayıflama katsayısı (MAC) ve onuncu katman değeri (TVL) (cm) gibi radyasyon etkileşim parametreleri ölçülmüştür. Radyasyon etkileşim parametreleri HP Ge gama dedektörü kullanılarak elde edilmiştir. Radyasyon ölçümleri için 1173 keV (⁶⁰Co) ve 1332 keV (⁶⁰Co) olarak 2 farklı foton enerjisi kullanılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda uçucu kül içeriği arttıkça basınç dayanımının azaldığı, hazırlanan kompozitlerinden %100 uçucu kül içeren örneklerin basınç dayanımının en az olduğu, uçucu kül miktarı düştükçe yoğunluğun arttığı belirlenmiştir. Hazırlanan kompozitlerde enerji seviyeleri arttıkça doğrusal zayıflama katsayısı arttığı görülmüştür. Bu çalışma sayesinde birçok alanda kullanılan uçucu küllerin radyasyon kalkanı olarak kullanılabileceği ortaya konmuştur. Ayrıca bu çalışma ile radyasyon kalkanı üretiminde, ağır agrega kullanılmaması ve hafif beton üretilmesi nedeni ile kalkan üretim maliyeti önemli derecede düşecektir
- MakaleAçık Erişim2021Fotobiyoreaktörde Işığın ve Beslemenin Alglerin Büyümeleri Üzerine Etkilerinin Araştırılması
Aygün, Cemalettin; Saribiyik, Oguz Yunus; Sert, Batuhan; Uçmaz, Nergiz
Dünya nüfusunun çoğalmasına bağlı olarak gıda ve enerji ihtiyaçları da artmaktadır. Enerji ve gıda tüketimi karbondioksit salınım miktarının yükselmesi ile yakından alakalıdır. Karbondioksit miktarının artması Sera gazı etkisi göstererek küresel ısınmaya sebep olmakta böylece doğal afetler yaşanmaktadır. Sera gazı etkisinin azaltılması için fosil kaynaklara alternatif enerji kaynakları bulunmalı ve atıkların sürdürülebilir şekilde kontrol edilerek geri dönüşüme kazandırılması gerekmektedir. Alternatif enerji kaynakları olarak biyogaz, biyodizel, güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynakları yoğun şekilde araştırılmaktadır. Algler, alternatif gıda ve enerji ihtiyacını karşılamak için araştırılan kaynaklar arasında yer almaktadır. Bu canlılar, genel olarak ökaryotik fotosentez yapabilen canlıların genel tanımlamasıdır ve bu sınıf içerisinde çok farklı alt türleri bulunmaktadır. Yapılan çalışmalarda, 1 kg kuru alg oluşumu sırasında 1.83 kg CO2 tükettiği, yağ protein kaynağı ve organik gübre olarak kullanılabildiği görülmüştür. CO2 tüketim miktarının yüksek olması, alternatif besin ve yenilenebilir enerji kaynağı gibi farklı amaçlar için kullanılma potansiyelinden dolayı Alglerin uygun yaşam alanlarının belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan bu çalışmada, hava karıştırmalı kolon tipi pilot fotobiyoreaktör imalatı yapılmıştır model alg üzerinde, ışığın ve beslenmenin büyüme üzerine etkileri araştırılmıştır. Model alg olarak ‘’Cladhopora glomerata’’ kullanılmıştır. Besleme için, inorganik tuzlar, %17’lik doğal kaynaklardan elde edilen amino asit çözeltisi ve 425 nm dalga boyuna sahip ışığın alglerdeki kütle artışı üzerine etkileri araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlar, alglerin 425 nm dalga boyundaki (mor ışık) kütle artışı gün ışığındaki ışığa göre kıyaslandığında daha fazla kütle artışı gözlemlenmiştir. Bunun dışında alglerin kütle artışı beslemelerine göre kıyaslandığında %17 lik doğal amino asit kaynağı ile besleme yapıldığında inorganik tuzlara göre kütlece artışının daha fazla olduğu gözlemlenmiştir.
- DerlemeYalnız künye2021Eric HOFFER, Değişim Sancısı
Aydın, Muhammet
- MakaleYalnız künye2021Afetlerde Eğitim Kurumları Güvenliği Kapsamında Öğretmen Yöneticilerin Rol ve Sorumlulukları ile İlgili Çıkarımlar
Turan, Melikşah
Eğitim altyapısının ve yararlanıcılarının afetlerden zarar görmesi ve hizmet devamlılığının sağlanamaması dikkate alındığında dirençli eğitim altyapısı için etkin afet yönetim şemasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu bağlamda okul yöneticilerinin afetlere yönelik hazırlık çalışmalarına, rol ve sorumluluklarına bakış açılarının değerlendirmek amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında ölçüt örnekleme metodu ile belirlenmiş Gümüşhane ilinin merkezinde bulunan 10 farklı okulda okul yöneticisi olarak görev yapmakta olan 26 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılarak yüz yüze görüşme gerçekleştirilmiştir. Veriler 2019-2020 eğitim-öğretim güz-bahar döneminde toplanmıştır. Yapılan analizler sonucunda afet ve acil durumlarda rollerinin bulunmadığını belirten katılımcılar olması gereken rolleri belirttiklerinde ise çok geniş bir yaklaşım ortaya çıkarmışlardır. Katılımcı görüşlerinden planlamanın güncel olduğu ve paydaş ortaklıklarının yapıldığı görülmektedir. Afet yönetimi alanında eğitimini tamamlamış uzmanların teşkilat yapısına dâhil edilerek profesyonel birimler oluşturulması, tehlikelerin belirlenmesi, risk ve kriz planlarının hazırlanması, birimler için afet yönetiminin tüm evrelerinin mevzuat ile desteklenmesi ve afet ve acil durumlar için rollerin netleştirilmelidir. Eğitim altyapı direnci tüm boyutları ortaya konulup derinlemesine irdelenerek ele alınmalıdır.
- MakaleYalnız künye2021Petrol Fiyatları ve Türk Bankacılık Sektörü Getirileri Arasındaki İlişkinin Tespiti: PMG-ARDL Tekniği
Akyol, Hikmet
Bu araştırmada Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların hisse senedi getirileri ve petrol fiyatları arasındaki ilişki ampirik olarak incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda 2006-2019 arasındaki dönem PMG-ARDL yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada, aynı zamanda seçili makroekonomik ve piyasa değişkenleri, kontrol değişkeni olarak tahmin edilen modele dahil edilmiştir. Böylece, petrol fiyatları ve hisse senedi getirileri arasındaki ilişkide bu değişkenlerin etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Sonuçlar, petrol fiyatlarının bankaların hisse senedi getirileri üzerinde pozitif yönlü ve güçlü bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Buna göre, artan talep ve bunun üretim düzeyi üzerindeki olumlu etkisi hem petrole olan talebi hem de bankaların getiri düzeylerini pozitif yönlü etkilemiştir. Bu bulgu, petrol fiyatları, Türk Finans Sistemi ve ekonomik aktivite arasındaki güçlü etkileşimi göstermesi bakımından son derece önemlidir.
- MakaleAçık Erişim2021Türkiye’de Düzey 1 Bölgelerinde Ar-Ge Faaliyetlerine Göre İnovasyon Performanslarının İncelenmesi: Malmquıst Endeksi Uygulaması
Seyhan, Nazlı; Zuhal, Mustafa
İnovasyon, ülkelerin sürdürülebilir büyümesinin sağlanmasında önemli rol oynamaktadır. Evrimci yaklaşım çerçevesinde geliştirilen inovasyon sistemleri, ulusal ve bölgesel inovasyon sistemleri olarak değerlendirilmektedir. Ulusal ve bölgesel inovasyon sistemlerinin performans ve etkinlik analizlerinin yapılması büyük önem taşımaktadır. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde teknolojik öğrenme ve yakalama süreçlerinin başarıya ulaşmasında inovasyon performanslarının ölçümü özel önem taşımaktadır. Bu çalışmada Türkiye’de Düzey-1 bölgelerinin inovasyon performanslarının ölçülmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye’de 12 istatistiki bölgenin 2013-2019 dönemi için inovasyon performansları Malmquist Endeksi yöntemiyle ölçülmektedir. Bölgelerde inovasyon girdileri olarak Ar-Ge harcamaları, Ar-Ge personeli, çıktı değişkenleri olarak da patent başvuruları ve bölgelerin yüksek teknolojili ürün ihracatı ele alınmaktadır. Analiz sonunda elde edilen bulgulara göre, 2013-2019 döneminde yıllık ortalama faktör verimliliğinin 1’in üzerinde olduğu ve 2019 yılında genel bir performans düşüklüğünün olduğu görülmektedir. Bu dönemde yıllık ortalama faktör verimliliği açısından Ege bölgesinin öne çıkmaktadır.
- MakaleYalnız künye2021Hizmet Verme Yatkınlığının İşten Ayrılma Niyeti Üzerindeki Etkisinde İş Tatmininin Aracılık Rolü*
Polat, Eray; Şahin, Bayram; Misir, İbrahim
Turizm endüstrisinde özellikle de konaklama işletmelerinde işgören devir oranlarının yüksekliği bilinen bir sorundur. Bu konu ile ilgili olarak, yazındaki çalışmalarda daha çok ekonomik özendiriciler üzerinde durulduğu, psikolojik temelli konuların yeterince irdelenmediği görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, konaklama işletmeleri çalışanlarının hizmet verme yatkınlığı (HVY) düzeyinin işten ayrılma niyetine (İAN) etkisini ve iki değişken arasındaki ilişkide iş tatmininin (İŞT) aracılık rolünü incelemektir. Nicel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı araştırmada, İstanbul’daki konaklama işletmelerinde çalışan işgörenler ile yüz yüze görüşülmüş ve veriler anket tekniği aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma sonucunda, işgörenlerin HVY düzeyinin İAN üzerindeki doğrudan etkisinin anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca İŞT’nin bu ilişkide tam aracı olduğu da tespit edilmiştir. Ek olarak, araştırmada tespit edilen diğer bulgulara göre HVY düzeyinin İŞT’yi anlamlı ve pozitif şekilde etkilediği; İŞT’nin İAN’yi anlamlı ve negatif şekilde etkilediği söylenebilmektedir. Bulgular ışığında konaklama işletmesi yöneticilerine çeşitli öneriler sunulmuştur.
- MakaleAçık Erişim2021Surgical nurses’ knowledge levels about hemodynamic monitoring
Özkan, Esra; Sahin, Ceyda Uzun; Cilingir, Dilek; Kulakaç, Nurşen
Aim: This study was carried out to determine surgical nurses’ knowledge levels about hemodynamic monitoring. Material and Method: The research was carried out in a descriptive design to determine the knowledge levels of surgical nurses related to hemodynamic monitoring. Nurses working in the surgical clinics of three hospitals in the Eastern Black Sea Region. 156 surgery nurses took part in the study. The data were collected through a questionnaire developed by the researchers. Percentage, mean, standard deviation, median, Kolmogorov-Smirnov test, t-test in independent groups, and variance analysis in multiple groups were used to evaluate the data in the research. Results: The mean score of the nurses’ knowledge about hemodynamic monitoring was 65.3±7.9. There was a significant difference between nurses’ receiving education on monitoring, gender, marital status, education level and the mean scores of their knowledge about hemodynamic monitoring (p<0.05). Conclusion: The study revealed that nurses had a lack of knowledge about hemodynamic monitoring, which was reflected in nursing care and practices. It is recommended that surgical nurses are provided detailed and regular training on hemodynamic monitoring methods and follow-up including nursing care.

















