Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Kulakaç, Nurşen(10)
- Çelik, Orkun(8)
- Ashyralyyev, Charyyar(7)
- Keyifli, Nazlı(7)
- Ashyralyev, A.(6)
- Kayikcioglu, Temel(6)
- Menevseoglu, Ahmed(6)
- Araz, Onur(5)
- Ashyralyyev, C.(5)
- Demirbağ, Orkun(5)
- Koç, Pinar(5)
- Turan, Ibrahim(5)
- Ünlü, Ramazan(5)
- Ürkek, Bayram(5)
- Akar, Zeynep(4)
- Akyol, Hikmet(4)
- Akyol, Mehmet(4)
- Aydınçakır, Emre(4)
- Bilgilioglu, Burhan Baha(4)
- Demir Doğan, Melike(4)
- Demir, Selim(4)
- Kankal, Murat(4)
- Kurnaz, Muammer(4)
- Melek, Mesut(4)
- Pala, Fahrettin(4)
- Sancar Özkök, Canan(4)
- Taş, Ahmet(4)
- Ulutaşdemir, Nilgün(4)
- Uzun, Sevda(4)
- Acet, Tuba(3)
- Akay, K.U.(3)
- Aydin Sayilan, Aylin(3)
- Aydın Sayılan, Aylin(3)
- Barut, Abdulkadir(3)
- Basoglu, Mustafa Engin(3)
- Cakalli, H.(3)
- Canak, I.(3)
- Cengiz, Ekrem(3)
- Cengiz, Emre(3)
- Cengiz, Sevil(3)
Yayınlar
- Doktora TeziAçık Erişim2021Gelen pazarlamanın ağızdan ağıza pazarlama, marka bilinirliği ve satın alma niyeti üzerindeki etkisi
Ahmet Kırmızıbiber
Geleneksel pazarlama teknikleri teknoloji ile birlikte giderek artan dijital pazarlama için yetersiz kalmıştır. Dijital pazarlama işletmelere yeni fırsatlar sunarken yeni tekniklerin uygulanmasını da gerekli kılmıştır. Bu tekniklerden bir tanesi de gitgide değeri artan Gelen Pazarlamadır. Bu çalışmanın amacı, gelen pazarlamanın tanımının yapılarak, önemini ve pazarlama çabaları üzerindeki etkilerini belirlemenin yanı sıra ağızdan ağıza pazarlama ile marka bilinirliğinin satın alma niyeti üzerindeki etkilerini belirlemektir. Casas'ın Gelen Pazarlama Modeli çalışmasının temelini oluşturmaktadır. Bu modele "Canlı iletişim" ve "Marka Bilinirliği" değişkenleri eklenerek gelen pazarlama modeli geliştirilerek farklı bir bakış açısı kazandırılmıştır. Araştırma kapsamında alışveriş kararı vermeden önce internet üzerinde bilgi arayışında bulunan tüketiciler dikkate alınmıştır. Araştırmanın örnek büyüklüğü, bu tüketicilere ulaşmak için anketin başında yer alan eleme sorusuna "Hayır" cevabı verenler ile hatalı doldurulan anketlerin elenmesi sonucu 499 olarak belirlenmiştir. Kullanılan ölçeklerin güvenilirliği Cronbach Alfa Katsayısı ile ölçülmüştür. Geçerlilikleri ise, Faktör Analizi yöntemi ile test edilmiştir. Güvenilirlik ve geçerlilik analizinden sonra kurulan hipotezler analiz edilmiştir. Doğrulayıcı Faktör Analizi ile uyum değerleri kontrolünün ardından Yapısal Eşitlik Modeli analiz için kullanılmıştır. Elde edilen analiz sonuçlarında; gelen pazarlama elemanlarının (görünürlük yönetimi, aktif dinleme, topluluk oluşturma ve canlı iletişim) ağızdan ağıza pazarlama, marka bilinirliği ve satın alma niyeti üzerinde olumlu yönde etkili olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca araştırma kapsamında araştırılan marka bilinirliği ile ağızdan ağıza pazarlamanın satın alma niyeti üzerinde olumlu etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Elektronik hizmet ortamının marka değerine etkisinde ağızdan ağıza iletişimin aracı ve düzenleyici etkileri
Mahmut Koçan
Uluslararası marka değerleme şirketi Brand Finance tarafından 2021 yılında yayınlanan en güçlü küresel markalar arasında Amazon, Tmall gibi elektronik ticaret perakende markaları yer almaktadır. Bu bağlamda çalışma elektronik ticaret sektöründe yer alan sadece online-pazaryeri ve işletmeden tüketiciye satış yapan web sitelerinin hizmet ortamları ve marka değerini incelemek açısından önemlidir. Bu çalışmanın temel amacı, elektronik ticaret yapmakta olan sadece online-pazaryeri ve işletmeden tüketiciye satış yapan web sitelerinin hizmet ortamlarının marka değerine etkisinde elektronik ağızdan ağıza iletişimin aracı ve düzenleyici rolünü saptamaktır. Ayrıca, elektronik hizmet ortamının elektronik ağızdan ağıza iletişim ve marka değerine, elektronik ağızdan ağıza iletişimin de marka değerine etkisini belirlemektir. Araştırmada son altı ay içinde internetten ürün satın alan tüketicilerden kullanılabilir 402 anket elde edilmiştir. Elektronik hizmet ortamı, marka değeri ve elektronik ağızdan ağıza iletişim ölçeklerinin güvenilirliği, geçerliliği ve araştırma hipotezlerinin test edilmesinde SPSS ve AMOS programları kullanılmıştır. Sonuç olarak elektronik hizmet ortamının marka değeri ve elektronik ağızdan ağıza iletişimi etkilediği, elektronik hizmet ortamının marka değeri üzerine pozitif yönde etkisinde elektronik ağızdan ağıza iletişimin kısmi aracılık rolünün bulunduğu tespit edilmiştir. Elektronik hizmet ortamının (eğlence değeri, kullanılabilirlik, bilginin uyguluğu, özelleştirme ve etkileşim) marka değeri üzerine etkisinde elektronik ağızdan ağıza iletişimin düzenleyici rolünün olduğu saptanmıştır. Bu sonuçlar çerçevesinde elektronik hizmet ortamının geliştirilmesiyle hem marka değerinin hem de elektronik ağızdan ağıza iletişimin olumlu yönde etkilenebileceği söylenebilir. Aynı zamanda, elektronik ticaret markaları tüketicinin önerileri ve isteklerini göz önüne alarak elektronik hizmet ortamlarını düzenleyebilir ve eksiklerini giderebilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Sosyal ve ekonomik destek alan bireylerin sosyal destek algı düzeylerinin incelenmesi: Trabzon ili örneği
Eray Aydın
Çalışmanın amacı, bireylerin; ailelerinden, arkadaşlarından ve makrososyal çevresinden algıladıkları sosyal destek düzeylerinin tespitiyle birlikte sosyal destek algı düzeyiyle sosyo-ekonomik faktörlerin ilişkisini ortaya koymaktır. Araştırma grubunu, Trabzon ilinde sosyal hizmet merkezlerinden sosyal ekonomik destek alan 200 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan sosyodemografik bilgiler anketi ve çok boyutlu algılanan sosyal destek ölçeği (Eker ve Arkar, 1995) uygulanmış, verilerin analizindeyse SPSS programı kullanılmıştır. Betimsel araştırma yöntemlerinden tarama (survey) yöntemi kullanılan çalışmanın normal dağılım göstermesinden dolayı parametrik testler uygulanmıştır. Bu doğrultuda ikiden fazla bağımsız grup ortalamaları arasındaki niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında tek yönlü (One way) Anova testi kullanılmıştır. Anova testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Tukey testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Katılımcıların, ailelerinden, arkadaşlarından ve makrososyal çevresinden algıladıkları sosyal destek düzeylerinin yaşlarına, eğitimlerine, medeni hallerine, çocuk sayılarına, aylık gelirlerine, hanelerindeki kişi sayılarına, sosyal güvencelerine, yaşadığı yere, birime başvuruyu kimin yaptığına ve başvuru nedenine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Ancak cinsiyet değişkenine göre erkeklerin algıladıkları sosyal desteğin daha yüksek olduğu, çalışma durumu değişkenine göre incelendiğinde diğer sektörlerde çalışanların kamu sektöründe çalışanlara göre algıladıkları sosyal desteğin daha yüksek olduğu, yaşadıkları yerde kendi akrabaları ile daha yakın olan bireylerin algıladıkları sosyal desteğin daha yüksek olduğu ve daha önce sosyal ekonomik destek birimine başvuruda bulunanların ailelerinden algıladıkları sosyal desteğin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Ekonomik Destek, Sosyal Ağ
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Türkiye'de organik bitkisel ve hayvansal üretimin mevcut durumu
Kübra Gül Zengin
Organik ürünlere olan talep her geçen gün artmaktadır. Bu talep dünyada organik tarım yapan ülkelerin ve çiftçilerin sayısında, organik tarım yapılan alanların miktarında ve organik tarımın pazar payında, artışların olmasına neden olmuştur. Nitekim 2017 yılı itibari organik tarım ürünlerinin pazar payı 97 milyar dolara ulaşmıştır (Willer and Lernoud, 2019). Ülkemizin bu pazardan gerekli payı alabilmesi ve pazara ürün sevkiyatında sürekliliğin sağlanabilmesi için organik olarak yetiştiriciliği yapılan ürünlerin üretim miktarlarının ve öncelikli olabilecek ürün gruplarının belirlenmesi çok önemlidir. Ülkemiz organik üretim bakımından geniş bir ürün portföyüne sahiptir. Bu ürünlerin üretim miktarları Tarım ve Orman Bakanlığı verilerinde iller bazında sunulmuştur. Bu çalışmada ise her bir ürün için iller bazındaki verilerden hareketle, ülkesel olarak her bir ürünün toplam üretim miktarları ve ülkemiz ve belirli illerimiz için öncelikli olan ürün grupları belirlenmeye çalışılacaktır. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın en son verileri kullanılarak yapılacak olan bu çalışmanın yaklaşık bir yıl içerisinde tamamlanması planlanmaktadır. Bu çalışmadan elde edilecek muhtemel sonuçlar: 1.Ülkemizin organik tarımsal üretim bakımından potansiyelinin ortaya konulmasına neden olacaktır. 2.Organik pazarda öncelikli ürün gruplarının belirlenmesine önemli katkılar sağlayacaktır. 3.Elde edilecek yeni veriler ışığında, ülkemizin organik tarım pazarından daha yüksek pay alabilmesi için bilimsel temelli bazı önerilerin ortaya çıkmasına neden olacaktır. 4.Organik tarım alanında faaliyet gösteren müteşebbislere pazar ve pazarlama stratejilerini belirlemede önemli katkılar sağlayacaktır. 5.Organik tarım alanında çalışacak akademisyenler için önemli kaynak olacaktır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Türkiye'nin İran'daki kamu diplomasisi faaliyetleri
İclal Fırat
Kesin bir tanıma ve somut ölçümlere dayanmayan güç kavramı, siyasal ilişkilerin ilk başladığı dönemlere kadar uzanmaktadır. Zamanla devletlerin ortaya çıkması ve devletlerarası ilişkilerin artması ile kavram önemini arttırmıştır. Yüzyıllar boyunca askeri ve ekonomik kapasite olarak algılanan güç kavramı, son dönemlerde cezbetme kabiliyeti ile kendisine yeni bir değer katarak varlığını devam ettirmektedir. Uluslararası ilişkiler literatürüne 1990 yılında Joseph Nye tarafından kazandırılan yumuşak güç kavramı, küreselleşme ile artan uluslararası iletişimle gücün kaynaklarına yeni bir boyut kazandırmıştır. Bu doğrultuda ise devletler, doğru ve kaynağı belli olan bilgiler ile kamuoyunu yönlendirme ve ikna etme düşüncesi ile kamu diplomasisi faaliyetleri yürütmeye başlamıştır. Hazırlanan tez ile son dönemlerde dünyada ve Türkiye'de değişen dış politika anlayışı doğrultusunda öne çıkan yumuşak güç kavramının kaynakları bağlamında Türkiye'nin İran'daki kamu diplomasisi faaliyetleri ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bu çalışma, Türkiye'de yapılan akademik çalışmalar arasında Türkiye'nin İran özelinde yapmış olduğu kamu diplomasisi faaliyetlerinin ilk kez çeşitli alanlarla birlikte değerlendirilmesi açısından önem arz etmektedir. Tez çalışmasında öncelikle güç, yumuşak güç ve kamu diplomasisi kavramları açıklanmıştır. Devamında Türkiye'nin dünyada uygulandığı kamu diplomasisi faaliyetleri ve bu doğrultuda faaliyet gösteren kurumları ele alınmıştır. Son olarak yumuşak güç kaynakları bağlamında Türkiye'nin İran'daki muhtemel etkisi yorumlanarak yürüttüğü faaliyetler ele alınmıştır. Çalışmanın cevap aradığı sorular şunlardır; Yumuşak güç kaynakları bağlamında Türkiye'nin İran üzerindeki muhtemel etkileri nelerdir? Türkiye İran'da hangi kamu diplomasisi faaliyetlerini uygulamaktadır? Uygulanan kamu diplomasisi faaliyetlerini sınırlandıran unsurlar nelerdir? Anahtar Kelimeler: Güç, İran, Kamu diplomasisi, Yumuşak güç
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencilerinin temel afet bilinci ve ilkyardım bilgi düzeylerinin karşılaştırılması: Ordu-Fatsa örneği
Melisa Nur Şen
Afetler, beklenmedik bir zamanda karşılaşabileceğimiz ve meydana geldiğinde can ve mal kayıplarına sebep olan olayların sonuçlarıdır. Afetlerin etkisinin azaltılması için afet öncesi hazırlık döneminde belirli çalışmalar yapılmalıdır. Bu çalışmada, daha önce herhangi bir araştırma yapılmamış olan Ordu'nun Fatsa ilçesinde lise düzeyinde öğrenim gören Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin afet ve ilk yardım bilgi düzeyini belirlemek amacıyla bir araştırma ve değerlendirme gerçekleştirilmiştir. Fatsa ilçesinde yapılmış olan bu çalışma ile Fatsa'da iki farklı liselerde eğitim gören öğrencilerin afetlere hazırlık düzeyi ve ilk yardım seviyelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yapılmış olan araştırmanın katılımcılarını Ordu'nun Fatsa İlçesinde öğrenim gören lise öğrencileri oluşturmaktadır. Anket çalışması toplam 48 sorudan oluşmakta olup, farklı okullarda öğrenim gören rastgele 350 öğrenciye uygulanmıştır. Veriler SPSS paket programı ile birlikle değerlendirilip yorumlanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, ilkyardım testinde doğru cevap verme oranı sınıf düzeyi büyüdükçe artmış ve son sınıflarda en yüksek seviyeye ulaşmıştır. Bunun sebebi, sağlık eğitimi veren liselerde müfredattaki ilk yardım dersinin son sınıfta verilmiş olmasıdır ve bu durum testlerde bilgi düzeyini net bir şekilde etkilemiştir. Sonuçların tümü incelendiğinde, verilen eğitimlerin sadece teoride kalmaması öğrencilerin sürece dahil edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Kur'an-ı Kerim'de sebat
Yasin Günaydın
Bu araştırmayla, erdemli bir davranış olan sebat kavramının mahiyeti ve Kur'an'da yer alan anlamları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda araştırmanın birinci bölümünde, insan için olmazsa olmaz bir erdem olan sebat kavramının lügat ve ıstılah manalarına değinilerek başlanmıştır. Sebat kelimesinin geçtiği ayetler tespit edilerek gelebileceği muhtemel anlamlar üzerinde durulmuştur. Sebat kelimesinin daha iyi anlaşılması için azim, sabır, metanet, devam, gayret, ısrar gibi sebatla eş anlamlı; gaflet, zayıflık, gevşeklik, acizlik gibi onunla zıt anlamlı kelimeler izah edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümüne, sebatla ilişkisi bulunduğu düşünülen tevhid, iman, sabır, kıssa, dua ve zikir gibi bazı kavaramlar incelenerek başlanmıştır. Âyetlerden hareketle sebatın önemi ve ardından sebatkâr insanların özellikleri hakkında bilgiler verilmiştir. Sebat etmeyi güçlendiren durumlar delilleriyle beraber ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın son bölümünde sebat etmenin dünyevi ve uhrevi kazanımlarına temas edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Rize yöresinde elde edilen kaya balının fizikokimyasal ve biyolojik özelliklerinin kestane ve çiçek balları ile karşılaştırılması
Hüsna Karamehmet
Çalışmamızın temelini; doğada serbest halde (bir kovana bağlı olmayan) bulunan arıların doğal ortamlarında, kayaların arasına koloni kurarak yaptıkları bir bal türü olan kaya balının kalite ve biyolojik özelliklerinin diğer bal türleri ile karşılaştırılması oluşturmaktadır. Bu çalışmada Rize ilinde 2018 yılında hasat edilen kaya balının fizikokimyasal ve biyolojik özellikleri, Doğu Karadeniz bölgesinden elde edilen2 adet çiçek ve 1 adet kestane balı ile karşılaştırılmıştır. Analiz edilen balların kalite özelliklerini belirlemek amacıyla; nem, sakaroz, glikoz, fruktoz, suda çözünmeyen madde, serbest asitlik, elektriksel iletkenlik, diastaz sayısı, HMF, prolinve mineral madde analizleri yapılmıştır. Çalışmada kullanılan balların antioksidan özelliklerinin belirlenmesi amacıyla toplam fenolik (polifenol) madde, toplam flavanoid madde, DPPH ve FRAP metotları kullanılmıştır. Antimikrobiyal aktiviteler agar difüzyon yöntemi ile 8 bakteri ve 3 adet maya-küf olmak üzere toplam 11 farklı mikroorganizmaya karşı belirlenmiştir. Bal örnekleri için uygulanan fiziksel ve kimyasal parametrelerin kantitatif özelliklerini tanımlamak ve ana varyasyonlara genel bir bakış elde etmek içinTemel Bileşenler Analizi (PCA) ve Hiyerarşik Küme Analizi (HCA) kullanılmıştır. Rize ilinden temin edilen Elevit Çiçek, Polevit Çiçek, Polevit Kaya ve Molleveyis Kestane ballarının nem değerleri sırasıyla %14,20; %16,80; %17,0 ve %21,80; sakaroz değerleri %0,81; %2,86; %3,80 ve %3,40; fruktoz değerleri %44,87; %42,47; %40,69 ve %38,25; glukoz değerleri %40,85; %37,03; %40,13 ve %29,91; fruktoz+glukoz değerleri %85,72; %79,50; %80,82 ve %68,16; fruktoz/glukoz değerleri ise %1,10; %1,15; %1,01 ve %1,28 olarak bulunmuştur. Suda çözünmeyen katı madde miktarları sırasıyla %0,06; %0,02; %0,02 ve %0,01; serbest asitlik miktarları 29,81 meq/kg; 17,19 meq/kg; 25,31 meq/kg ve 36,82 meq/kg; elektriksel iletkenlikleri 0,32 mS/cm; 0,77 mS/cm; 0,99 mS/cm ve 1,32 mS/cm;diastaz sayıları >50; 38,5; >50 ve 29,4; HMF miktarları 34,44 mg/kg; 17,69 mg/kg; 9,73 mg/kg ve 17,79 mg/kg;prolin değerleri ise 501,92 mg/kg; 380,38 mg/kg; 461,54 mg/kg ve 518,08 mg/kg olarak tespit edilmiştir. Çalışma sonunda elde edilen veriler değerlendirildiğinde kaya balının kalite ve biyolojik özellikler bakımından karşılaştırma yapılan ballara bariz bir üstünlüğünün olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca elde sonuçların TGK Bal Tebliği Standardında belirlenen değerlere uygun olduğu görülmüştür.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Hastanelerin afetlere hazırlık durumlarının belirlenmesi
Murat Semerci
Afetler dünya çapında görülen önemli konulardan biri haline gelmiş, yaşayan topluma ve çevreye büyük kayıplar verdirmiştir. İnsanlığın başlangıcından beri afetler insanları olumsuz etkilediğinden yanıt olarak bireyler ve toplumlar afetlerin olumsuz sonuçlarını ve afete maruziyetlerini azaltmak için birçok girişimde bulunmuşlardır. Günümüzde de afetlere hazırlıklı olabilmek, zarar verici etkilerine karşı mücadele edebilmek için hastaneler acil durum ve afet planları geliştirmişlerdir. Bu çalışmanın amacı ülkemizdeki hastanelerin afetlere hazırlık durumlarını Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) hazırlamış olduğu rehber kılavuz kullanarak belirlemektir. Bununla birlikte hastanelerin afetlere hazırlık durumlarının, hastanenin mülkiyeti, rolü, yatak kapasitesi vb. özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek çalışmanın bir diğer amacıdır. Sağlık Bakanlığı'na (SB) bağlı hastaneler çalışmanın evrenini oluşturmakta, örneklem olarak 210 hastane seçilmiştir. Çalışma sonucunda hastanelerin puan ortalamasını 156,83±21,43 olduğu, en yüksek puan ortalaması oranının komuta kontrol (12,93±1,37), en düşük puan ortalaması oranının insan kaynakları (22,48±4,80) alt boyutlarından alındığı belirlenmiştir. Hastanelerin özelliklerine göre değerlendirildiğinde sadece hemşire başına düşen günlük hasta sayısına göre afetlere hazırlık toplam puanlar arasında anlamlı bir farklılık olduğu ve hastanelerin diğer özelliklerine göre bazı alt boyutlar arasında anlamlı bir farklılık belirlenmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Türkiye'de coğrafi bilgi sistemi tabanlı yatırım teşvik politikalarının oluşturulması
Seda Sağlamyürek Taşdemir
Teşvikler, ekonomi politikalarının yürütülmesinde en önemli araçlardandır. Uzun yıllardır yaygın bir şekilde uygulanan yatırım teşvikleri, Türkiye'deki teşvik sisteminin omurgasını oluşturmaktadır. Bu yüzden yatırım teşviklerinin iyi yönetilmesi ve finansal açıdan geri kazanımlar sağlayacak şekilde dağılımının yapılması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı CAR yöntemine göre Türkiye teşvik haritasının yeniden belirlenmesidir. Çalışmanın amacı doğrultusunda Türkiye'nin yürürlükteki teşvik politikaları değerlendirilerek oluşturulan teşvik haritaları ile teşvik alan illerin yatırım durumları analiz edilmiştir. Çalışmanın analizi için Türkiye'deki illerin 2018 ve 2019 yıllılarındaki verileri kullanılmıştır. İllerin 2020 yılı verilerinin bir kısmına pandemi nedeni ile ulaşılamadığından karşılaştırmalarda 2019 yılı verileri baz yıl olarak kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda illerin enerji, tarım ve ihracat teşvik haritaları mevcut yatırım teşvik haritası ile karşılaştırılarak öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yatırım Teşvik Bölgeleri, Türkiye Yatırım Teşvik Haritası, Coğrafi Ağırlıklı Regresyon Analizi, Coğrafi Bilgi Sistemleri
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Otomotiv endüstrisi için en uygun açık inovasyon modelinin belirlenmesi: Bir çok kriterli karar verme yaklaşımı
Ayşe Demir
Bu çalışmada, otomotiv endüstrisi için en uygun açık inovasyon modelinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Açık inovasyon model seçimi probleminin çözümü için Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yaklaşımlarından yararlanılmıştır. Önerilen yaklaşıma göre, öncelikle ilgili literatürdeki çalışmalar doğrultusunda tespit edilen kriterlerin ağırlıkları AHP yöntemi ile belirlenmiş ve ardından VIKOR tekniği ile alternatiflerin sıralaması gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda, en fazla öneme sahip açık inovasyon model seçim kriterleri sırasıyla; yeni pazarlara erişim (0.134), maliyet azaltma (0.129) ve eğitim ve teşvik politikaları (0.119) olarak belirlenmiştir. Ayrıca, otomotiv endüstrisi için en uygun modelin karma açık inovasyon olduğu tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Sanal topluluklarda sigara bırakma mücadelesinin netnografik incelenmesi: kadinlarkulubu.com örneği
Gizem Mercimek
Sanal topluluklar bilgisayar aracılı iletişim etrafında şekillenen, bireylerin ilgi duydukları çeşitli konuları tartışabildikleri, paylaşabildikleri ve aynı zamanda sosyal destek alışverişlerinin sanal ortamda sağlandığı sosyal ağlardır. Günümüzde bu sanal topluluklar, her bireyin katılım göstererek kendilerini ifade edebilmelerinde oldukça önemlidir. Bu araştırma sanal bir topluluk olan kadinlarkulubu.com üzerinden kadın üyelerin sigara bırakmayan yönelik sosyal destek alışverişlerinin nasıl gerçekleştiğini netnografik yöntemle gözlemlemiştir. Araştırma öncelikle araştırmacı tarafından yaklaşık iki ay boyunca katılımsız bir şekilde gözlenmiş ve 01.12.2019-01.01.2020 tarihleri arasında da sanal topluluğa üye olunarak incelenmiştir. Araştırmanın verileri NVivo 10 programında araştırmacı tarafından kodlanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre topluluk üyeleri birbirlerinden sosyal desteği talep etmenin yanında sosyal destek de sağlamaktadırlar. Bu sosyal destek alışverişi iki boyutta incelenmiştir. İlki üyelerin birbirleri ile olan bilgi edinme ve bilgi sağlamaya yönelik olan bilgi içerikli mesajları oluştururken, ikinci olarak da üyelerin birbirlerinden edindiği ve sağladığı teşvik ve motivasyon içerikli mesajları oluşturmaktadır. Üyelerin bilgi içerikli mesajları; bilgi arayışları, sigara ile tanışma geçmişleri, sigara bırakma sürecindeki güncel durumları, sigara bırakma durumları, sigara bırakma hikayeleri tavsiye verme olarak sınıflandırılmıştır. Üyelerin topluluk içerisinde birbirlerinden edindikleri ve birbirlerine sağladıkları sosyal destek alışverişinin bir diğer boyutu da teşvik ve motivasyon boyutunu kapsamaktadır. Bu boyutta özellikle üyeler; doğrudan destek talepleri, cesaretlendirici mesajlar, rahatlatma mesajları, kontrol etmektir. Bir diğer teşvik ve meditasyon ise korkutma olarak gözlenmiştir. Son olarak diğer boyutlardan bağımsız olarak birbirlerine başarı dilekleri, başarının kutlanması ve teşekkür mesajları oluşturmaktadır. Araştırma üyelerin, topluluk içerisinde sosyal destek talebinde bulunma ve sosyal desteği sağlamada oldukça istekli oldukları gözlenmiştir. Bu bilgi, teşvik ve motivasyon desteğini içtenlikle birbirleriyle paylaşmaktadırlar. Topluluk içerisinde uzman bir kimsenin olmadığı ve sosyal desteğin yalnızca topluluk üyeleri tarafından gerçekleştiği belirlenmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Coğrafi bilgi sistemi tabanlı ekonomik ve finansal risk analizi: Avrupa ve Orta Asya örneği
Yusuf Kalkan
Çalışmanın amacı; ICRG rating kuruluşunun belirlediği ekonomik ve finansal riski oluşturan her bir faktörü farklı bir sınıflandırma tekniği kullanarak risk sınıflandırması yapmak ve bu sınıflandırmaya göre ülkerin tematik haritalarını oluşturarak karşılaştırmaktır. Diğer amaç ise ICRG rating kuruluşunun belirlediği ekonomik ve finansal risk faktörlerine göre ülkelerin, Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) analiz tekniklerinden biri olan coğrafi ağırlıklı regresyon yöntemini kullanarak dinamik ve görsel sonuçlar ortaya koyacak şekilde ekonomik ve finansal risk haritalarını oluşturmaktır. Bu amaç doğrultusunda International Country Risk Guide (ICRG) derecelendirme kuruluşunun ülke riski modeline göre ülke riski kategorilerinden ekonomik ve finansal riskin içinde yer alan 10 faktör kullanılmıştır. Ekonomik riski belirleyen faktörler; kişi başına düşen GSYİH, reel GSYİH artışı, enflasyon oranı, GSYİH'nın % olarak bütçe dengesi, GSYİH'nın % olarak cari hesap değişkenleri kullanılmıştır. Finansal riski belirleyen faktörlerde ise GSYİH'nın % olarak dış borç, mal ve hizmet ihracatının % olarak dış borç, mal ve hizmet ihracatının % olarak cari hesap, ithalat yapıldığı aylarda net uluslararası likidite, döviz kuru istikrarı değişkenleri kullanılmıştır. Çalışmada 2018 ve 2019 yıllarını kapsayacak şekilde Avrupa ve Orta Asya'daki 48 ülke belirlenmiştir. Çalışmada bu parametreler kullanılarak Avrupa ve Orta Asya'daki 48 ülkenin 2018 ve 2019 yılları için ekonomik ve finansal risk haritaları, coğrafi ağırlıklı regresyon (CAR) analizi ile oluşturulmuştur. CAR analizi için ArcGIS 10.8 programından yararlanılmıştır. Araştırma kapsamında yer alan değişkenler CAR analizi yapılmadan önce mekansal otokorelasyonun temel ölçümü olarak Moran's Indeks analizi yapılmış ve ekonomik ve finansal risk bağımlı değişkenlerinin p-değerleri 0,05 anlamlılık düzeyinden küçük olması nedeniyle istatiksel açıdan anlamlı ve pozitif otokorelasyona yani mekansal bağımlılığa sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca kurulan modellerin performansını gösteren düzeltilmiş R2 değerlerinin hem 2018 hem de 2019 yıllarında 0,999 olduğu ve bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkenleri %99,9 gibi yüksek bir oranda açıkladığı tespit edilmiştir. CAR analizi sonuçlarına göre incelenen ülkelerin risk düzeyi beş sınıfa (çok yüksek risk, yüksek risk, orta düzey risk, düşük risk ve çok düşük risk) ayrılmış ve CAR analizi sonucunda elde edilen ekonomik ve finansal risk puanalarının tahmini (predicted) değerlerine göre risk haritaları oluşturularak daha dinamik, anlamlı ve görsel sonuçlar ortaya konmuştur. Çalışmada elde edilen CAR analizi sonuçlarının ekonomi ve finans alanında CBS tabanlı uygulamaların kullanılabileceği görülmüş ve bu doğrultuda ülkelerin ekonomik ve finansal riskini belirlemede literatüre disiplinler arası yeni bir bakış açısı kazandırılmıştır.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Kentsel risklerin belirlenmesi kapsamında afetlerde güvenli şehir değerlendirme ölçütlerinin tespiti
Melikşah Turan
Afetler insanların ve toplulukların güvenlik ve refahlarının zarar görmesine neden olabilirler. Afetin etki derecesi yapılı çevremiz ve toplumdaki çeşitli faktörler ile doğrudan ilişkilidir. Afetlerin olumsuz etkilerinin önlenmesinde veya azaltılmasında, ayrıca risk altındaki toplulukların olumsuz etkilere tepkisini güçlendirmede temel olarak mevcut durumun iyi anlaşılması gerekmektedir. Afet riski, genellikle ölçülmesi zor olan farklı potansiyel zarar türlerini içerir. Literatür incelendiğinde kent planlaması ve kentsel riskler arasındaki ilişkiyi inceleyen akademik alanda henüz tanımlanmamış bir boşluk olduğu ve planlama, risk bileşeninden bağımsız olarak ele alındığı görülmektedir. Bu çalışma ile güvenli kent kavramının bileşenlerini ortaya koyarak tanımlamak ve gösterge değeri oluşturarak afet planlaması sürecinde bu kavramın yerinin ve öneminin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda çalışmada toplum direncini geliştirme faaliyetlerine rehberlik etmek için kentleri de dikkate alarak afetlerde güvenli bir ortamın belirlenmesinde temel alınacak göstergeler ile şehirlerin afetlere hazırlığı kapsamında (ŞAH) Afetlerde Güvenli Şehir Değerlendirme Puan Kartı geliştirilmiştir. Bu çalışmada 10 faktör, 33 alt faktör ve 100 gösterge değeri ile oluşturulmuş puan kartı değerlendirmesi sağlanmıştır. Puan kartı, toplam 100 puan olacak şekilde 10 farklı faktörün eşit puan dağılımından oluşturulmuştur. Her faktör kendi arasında eşit puanlama yapılarak şehirlerin afetlere hazırlığı kapsamında dirençlilik puanı elde edilmiş ve seviyelendirilmiştir. Her soruda, şehrin dirençlilik seviyesini ölçmek için nesnel kriterler oluşturulmuş olup ek olarak normalize edilmiş bir puan elde edilip pu puanlar seviyelendirilerek değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamında performans ölçüm sistemlerinin modern yöntemi olarak niteliksel ve niceliksel bir çözüm sunulmaya çalışılmıştır. Kentsel riskler dâhilinde afetlerde şehir güvenliği değerlendirme ölçütleri irdelenerek dirençlilik eylemleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın veri setinin oluşturulmasında paylaşılmış ikincil verilerden yararlanılmıştır. Puan kartı ile verileri paylaşılmış büyükşehir statüsündeki iki şehir değerlendirilerek öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Afet Yönetimi, Dirençlilik, Güvenli Şehir, Kentsel Risk, Puan Kart
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Mikrodalga plazma–atomik emisyon spektrometri (MP–AES) ile gıdalarda mineral element ve ağır metal analizleri için metot validasyonu ve ölçüm belirsizliği hesaplamaları
Özgür Şevki Özkan
Metot validasyonu, bir metodun veya ölçüm prosedürünün belirlenen amaçlara uygunluğunun objektif olarak test edilerek yazılı delillerle kanıtlanmasıdır. Ölçüm belirsizliği ise analiz sonucu ile beraber raporlanan ölçüm sonucuna atfedilebilecek olasılıkların dağılımını gösteren bir parametredir. Bu amaçla, Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü laboratuvarında bulunan Mikrodalga Plazma–Atomik Emisyon Spektrometre (MP–AES) cihazının metot validasyonu ve ölçüm belirsizliği hesaplamaları, tüm gıdaları temsilen seçilen 4 farklı gıda matriksinde (lahana, un, balık ve meyve suyu) mevcut 14 metalin (Na, K, Ca, Mg, Fe, Al, Cu, Zn, Ni, Co, Cr, Mn, Cd ve Pb) analizleri gerçekleştirilmiştir. Validasyon parametreleri olarak; tespit limiti (LOD), tayin limiti (LOQ), tekrarlanabilirlik, tekrarüretilebilirlik, doğruluk ve geri alma testleri uygulanmıştır. Yapılan çalışmalarda, çalışılan metaller için LOD değerleri 0.8 ila 12.6 µg/L, LOQ değerleri ise 2.6 ila 41.9 µg/L aralığında değişen değerler elde edilmiştir. Lahana, un, balık ve meyve suyu matrikslerine 0.050, 0.50 ve 2.0 mg/L olmak üzere 3 farklı seviyede eklemelerle çalışılan 14 metal için uygulanan geri alma çalışmaları sonucunda geri alma oranlarının %98.49 ile %104.19 aralığında değiştiği belirlenmiştir. Tekrarlanabilirlik çalışmaları sonucunda elde edilen birleştirilmiş standart sapmalar %RSDr(pool) ve %HRSDr lahana matriksi için sırasıyla %0.54–1.80 ve %2.20–3.62 aralığında; un matriksi için sırasıyla %0.35–1.89 ve %2.32–3.36 aralığında; balık matriksi için sırasıyla %0.22–1.79 ve %2.12–3.58 aralığında; meyve suyu matrisi için sırasıyla %0.49–1.76 ve %2.28–2.94 aralığında değişen değerler elde edilmiştir. Tekrarüretilebilirlik çalışmaları sonucunda elde edilen birleştirilmiş standart sapmalar %RSDR(pool) ve %HRSDR lahana matriksi için sırasıyla %1.05–8.31 ve %3.33–4.95 aralığında; un matriksi için sırasıyla %1.15–4.65 ve %3.47–4.91aralığında; balık matriksi için sırasıyla %0.52–7.32 ve %3.23–5.19 aralığında değişen değerler; meyve suyu matriksi için sırasıyla %0.57–9.50 ve %3.43–5.23 aralığında değişen değerler edilmiştir. Elde edilen bu sonuçlar çerçevesinde %RSDr(pool) ve %RSDR(pool) değerleri %HRSDr ve %HRSDR değerlerinden daha küçük olduğu için yapılan çalışmadan elde edilen sonuçların uygunluğu tespit edilmiş oldu. Lahana, un, balık ve meyve suyu matrikslerinde çalışılan metaller için yapılan validasyon çalışmalarında ölçüm belirsizliği (k=2, %95 güven aralığında genişletilmiş belirsizlik) lahana matrisi için ±0.9-1261 mg/kg aralığında; un matriksi için ±19–988 mg/kg aralığında; balık matriksi için ±26–1756 mg/kg aralığında ve meyve suyu matriksi için ±0.002–0.105 mg/L aralığında değişen değerler elde edilmiştir. Sonuç olarak; bu çalışmada MP–AES cihazında seçilen gıda matriksleri kullanılarak çalışılan metaller için metot validasyonu çalışmaları ve ölçüm belirsizliği hesaplamaları yapılmış olup kullanılan metot geçerli kılınmış ve cihazdan elde edilen verilerin doğru ve güvenilir bir şekilde yorumlanması sağlanmış oldu.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021İş sağlığı ve güvenliğinde kimyasal risk faktörleri: Çalışanların CO maruziyeti
Sibel Ersoy
Bu çalışma ile egzoz gazlarına sıklıkla maruz kalan Gümüşhane il merkezinde çalışan benzin dağıtıcıları, taksi-otobüs şoförleri ve otomotiv sanayi çalışanlarının kan karboksihemoglobin (COHb) seviyelerinin belirlenmesi, daha sağlıklı ve güvenli ortamda çalışmalarını sağlamak için uygun iş sağlığı ve güvenliği (İSG) tedbirlerinin alınması yönünde önerilerde bulunulması amaçlanmıştır. Bu çalışmada Gümüşhane il merkezinde görev yapan, çalışma şartları gereği CO'e maruz kalan 10 benzin dağıtıcısı, 20 taksi-otobüs şoförü ve 20 otomotiv sanayi çalışanı ile aynı ilde yaşayan ve CO'e maruz kalmayan 20 kişilik kontrol grubundan kan örnekleri alınmış ve kan örneklerindeki COHb düzeyleri Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Laboratuvarı'nda CO-Oximetri cihazı ile analiz edilmiştir. Bununla birlikte kan COHb seviyeleri sigara içme alışkanlıkları, mesleki deneyimleri, süt ve süt ürünleri tüketme sıklıkları vb. ile doğru orantılı olarak değiştiğinden kan COHb seviyeleri farklarının belirlenmesi için ise 11 soruluk yarı yapılandırılmış anket formu kullanılmıştır. Elde edilen sonuçların istatistiksel değerlendirilmesinde SPSS analizi programı kullanılmıştır. Örneklem grubunun tüm meslek gruplarına göre sigara içip içmeme durumlarının ne tür bir etkisinin olduğu konusunun çözümlenmesinde nonparametrik değerler olması nedeniyle "MWU Testi" ve "WH Testi" ile analiz edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Siyasal etik ve Aliya İzetbegoviç
Merve Bahadır
Siyasal etik, devletin ahlâki sorumluluğu ile ilgilenen temel bir kavramdır. Siyaset ve etik tartışmalarının kökeni Antik Yunan dönemine kadar gitmektedir. Etik kuramlar, siyasal etiğin düşünürler üzerinden farklı ele alındığını göstermektedir. Çalışmada siyasal etik kavramı, 1990-2000 yılları arasında Bosna-Hersek Cumhurbaşkanlığı yapmış Aliya İzetbegoviç üzerinden analiz edilmiştir. Çalışmada söylem ve içerik analizi ile yarı yapılandırmış mülakat yöntemleri kullanılmıştır. Bu doğrultuda demokratik devletin işlevsel olabilmesi için toplumlarda etik değerlerin gelişmesi gerekmektedir. Ayrıca siyasetçilerin de etik kodlara sahip olması şarttır. Aliya İzetbegoviç‟in siyasal yaşamı, bilimsel ve metodolojik yöntemlerle değerlendirilerek ortaya koyulmuştur. Aliya İzetbegoviç siyasette etiği önceleyen ve demokratik bir yönetimin olmazsa olmazı olarak siyasal etiği gören siyasal etik çerçevesinde siyaset yapılması gerektiğini savunan bir siyasetçidir. Aliya İzetbegoviç demokratik değerler için önemli etik kodlara (adalet, erdem, eşitlik, dürüstlük, hukukilik, sorumluluk) sahip bir siyasi liderdir. Tüm hayatı boyunca bu değerleri önemsemiştir. Görev süresi boyunca ve özellikle Bosna Savaşı döneminde, siyasal etik ve etik kodlardan ödün vermemiştir. Anahtar Kelimeler: Ahlâk, Aliya İzetbegoviç, Etik, Etik Kodlar, Siyasal Etik
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Influencer (nüfuz) pazarlamasında tüketici satın alma niyetini etkileyen faktörler: Sosyal medya kullanıcıları üzerine bir araştırma
Şerif Demirci
Bu çalışmanın amacı; genç nüfus arasında popüler olan Influencer (Nüfuz) pazarlamasında Sosyal Medya kullanıcılarını etkileyen satın alma faktörlerini belirleyip, tüketicilerin satın alma gerçekleştirirken nelere dikkat ettiğini ve hangi faktörlerden ne ölçüde etkilendiği ortaya koymaktır. Bu amaçtan yola çıkarak tüketicilerin sosyal medya platformlarında hangi Influencerları takip ettiği, takip edilen bu kişilerin önerileri sonucu satın alımın ne düzeyde gerçekleştiği, hangi Influencerların daha fazla takip edildiği gibi soruların cevaplarının bulunması hedeflenmiştir. Çalışmamızda Sosyal Medya mecralarında ''Influencer'' olarak karşımıza çıkan içerik üreticilerinin Sosyal Medya kullanıcıları üzerindeki satın alma niyetini etkilemesi üzerine bir araştırma yapılacaktır. Bu amaçla çalışma elektronik ortamda bulunan 500 sosyal medya kullanıcısına online anket şeklinde uygulanmıştır. Çalışmada elde edilen veriler regresyon analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz yapılırken SPSS 20.0 paket programından faydalanılmıştır. Yapılan anket sonucunda Influencerların en çok takip edildiği sosyal medya platformu Instagram olarak bulunmuşken Influencerların en fazla eğlence alanında paylaşılan içeriklerden dolayı takip edildiği sonucu ortaya çıkmıştır. Fakat bu veriye rağmen sosyal medya kullanıcıları tarafından en çok takip edilen Influencer, makyaj/bakım alanında takipçilerine içerik üreten Danla Bilic olarak bulunmuştur. Ayrıca sosyal medya kullanıcılarının Influencerların tavsiye ettiği ürünlerden etkilendiği ama bu etkilenme sonucu satın alıma gitmedikleri sonucu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Influencer, Pazarlama, Nüfuz, Tüketici, Sosyal Medya
- Doktora TeziAçık Erişim2021İstismarcı davranışlar ve ayrılma niyeti ilişkisinde güvencesizlik ve yabancılaşmanın aracı arkadaşlığın koşulsal etkisi
Vural Akar
Bu çalışmada istismarcı davranışlara maruz kalmanın, kurum içerisindeki arkadaşlık düzeylerine göre bireylerin güvencesizlik algılarını, yabancılaşmalarını ve ayrılma niyetlerini pozitif yönde etkilediği varsayılmaktadır. Bu kapsamda akademik personeller ve öğrenciler üzerinde uygulanan ve iki çalışma olarak gerçekleştirilen bu araştırmada, adalet teorisinden ve benzerliğin çekiciliği teorisinden hareketle bireylerin istismarcı davranışlara maruz kalmaları ile güvencesizlik algıları, yabancılaşmaları ve ayrılma niyetleri arasındaki ilişkide arkadaşlık değişkeninin koşulsal rolü araştırılmıştır. Çalışma 1 de iki farklı zamanda veri toplanarak gerçekleştirilen çalışmayla 241 akademik personele; çalışma 2 de ise senaryo analizi şeklinde 220 öğrenciye anket uygulanmıştır. Verilerin analizlerinde SPSS 21, PROCESS ve AMOS 20 paket programları kullanılmıştır. Çalışmada yer alan ölçeklerin güvenilirlik analizleri yapılarak geçerliliklerini ölçmek amacıyla açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri, değişkenler arasındaki ilişkileri görebilmek için korelasyon analizi, hipotezlerin testi için regresyon ve process analizleri ve modelin testini yapmak üzere yapısal eşitlik modeli yapılmıştır. Çalışma 1 ve çalışma 2 de ulaşılan sonuçlara göre adalet teorisi doğrultusunda bireylerin istismarcı davranışlara maruz kalmaları ile ayrılma niyetleri arasında pozitif ilişkinin olduğu, bu ilişkide güvencesizlik ve yabancılaşma değişkenlerinin aracı rollerinin bulunduğu ve benzerliğin çekiciliği teorisinden hareketle arkadaşlık değişkenin de koşulsal etkiye sahip olduğu bulgusuna erişilmiştir. Aynı zamanda istismarcı davranışlara maruz kalma ile yabancılaşma arasında pozitif ilişkinin olduğu, bu ilişkide güvencesizlik değişkeninin aracı rolünün bulunduğu ve arkadaşlık değişkenin de koşulsal etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Bunun yanı sıra istismarcı davranışlara maruz kalma ile güvencesizlik arasında pozitif ilişkinin olduğu, bu ilişkide arkadaşlık değişkenin de koşulsal etkiye sahip olduğu belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Kâdî Asker Şerîf Mehmed Molla Efendi'nin "Melhame-i Davûdiyye" sinin tahkiki
Fatma Nur Kozalak
İnsanların, tarih boyunca geleceğe yönelik haber almak için büyük çabalar gösterdikleri görülmektedir. Bu nedenle fal, kehanet ve astrolojiyi oluşturmuş ve zamanla geliştirmişlerdir. Bu türlerle benzerlik gösteren melhamenin de tarih boyunca izlerine rastlanmaktadır. Tarihsel sürece bakıldığında, melhamelerin izlerinin Keldânilere kadar uzandığı görülmektedir. Bu süreç içerisinde, başta Bâbil, Mısır, İran, Avrupa olmak üzere her medeniyette melhamelerin varlığını görebilmekteyiz. İslam tarihi içerisinde de yer alan melhameler, Güneş ve Ay tutulması, yıldırım, gök gürültüsü, depremler gibi bazı tabiat olaylarından hareketle geleceğe yönelik toplumsal haber veren eserler ve büyük kanlı savaşlar için kullanılmaktadır. Bu türde yazılmış birçok melhame örneği vardır ve bunlara bakıldığında farklı görünseler de içerik olarak aynı konular yer almaktadır. Melhamelerin, Yahudilikte, Hıristiyanlıkta ve İslam'da da yer aldığını görmekteyiz. Ancak İslam'da melhamelere yer verilmesine rağmen bu konuda dikkatli davranılmıştır. İslam âlimlerinin melhame konusuna dikkatli yaklaşmaları, konunun içeriğinin gaybi haberlere yer vermesinden dolayıdır. Ayrıca kanlı savaş olarak tanımlanan melhame, dinler tarihi konuları içerisinde yer alan, Armagedon/Melhame-i Kübra konusu açısından da önemli bir yere sahiptir. Yahudilik ve Hıristiyanlıkta Armagedon, İslam'da Melhame-i Kübra olan ''son savaş'' kıyametten önce gerçekleşeceğine inanılan en şiddetli ve en kanlı savaştır. Melhame konusunda yazılmış pek çok eserden biri de Kitâb-ı Melhame-i Davûdiyye adlı el yazma eserdir. Tabiat olaylarından yola çıkarak, geleceğe yönelik toplumsal, siyasi ve tarımsal olaylar hakkında bilgi veren bu eser, yirmi iki başlıktan oluşmaktadır. Eserin üslubu şart cümleleri (şöyle olursa, şöyle olur.) şeklinde kaleme alınmıştır.

















