Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Keratokonus hastalığında insan korneasının modellenmesi ve sonlu elemanlar yöntemi ile analizi

    Muhsin Ünal

    Keratocunus hastalığını, nedenleri tam olarak bilinmediğinden tıp ve mühendislik alanında çalışma yapan bilim insanlarının bu alana yönelmesine neden olmuştur. Biomühendislik alanında teknolojinin ilerlemesi ve görsel veri tabanının artması ile hastalığa sebep olan etkenlerin araştırılması için çözüm teknikleri geliştirilmiştir. Yapılan çalışmada kornea, gözün ön kısmında yer alan, ışığı odaklamak ve gözü dış etkenlerden korumak için özelleşmiş şeffaf ve kavisli bir dokudur. Keratokonus, korneanın deforme olduğu ve koni şeklinde öne çıktığı bir göz rahatsızlığıdır. Korneada meydana gelen bu değişiklik, ışığın görme alanında odaklanamamasına neden olmaktadır. Keratoconus hastalığı sebepleri tam bilinmemekle beraber göz ovuşturmanın hastalığın başlamasında ve ilerlemesinde etkili olduğu bilinmektedir. Ovuşturma ve darbe alma durumu göz önüne alınarak göz ve kornea üzerine uygulanan değişik yüklemelere karşı sonlu elemanlar yöntemi ile analiz yapmak mekanik davranışını tahmin etmeyi mümkün hale gelmektedir. Sonlu eleman modelleme(SEM) ve analiz durumu ile kornea göz yapısı kullanılan farklı hastaların keratokonik kornealarının boyutları ve mekanik özellikleri (elastise modülü, yoğunluk, akma dayanımı, poysın oranı vs.) ANSYS programına tanıtılacaktır. Static Structural analiz basamakları (Kontak nokta tanımlaması, Mesh, Malzeme ataması, Yük ataması ve Solution) yürütülerek analiz çözdürülecektir. Bu işlemler ve elde edilen analizler bütün hasta verileri için tekrar edilecektir. Sonlu elemanlar yöntemi ile korneanın biyomekanik davranışını araştırmada bir araç olarak kullanılabilir ve gelecekteki çalışmalarda kornea hastalıklarının tahmin edilmesine yardımcı olmaya olanak sağlamaktadır

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Yapıştırmalı, civatalı ve civatalı-yapıştırmalı tek bindirmeli metal/kompozit plakalarda dayanım analizi

    Ali Sadık

    Yapıştırma bağlantıların mekanik özelliklerinin belirlenmesi için yapılan çalışmalarda; plakalar arası uygulanan yapıştırıcı kalınlığının, plakaların bindirme uzunluğunun, plakaların kalınlığının ve seçilen yapıştırıcı türünün yapıştırma bağlantısının mekanik özelliklerine etkileri incelenmiştir. Literatür incelendiğinde farklı malzemeden yapılmış plakalar kullanılarak elde edilen bindirme bağlantılarının mekanik özelliklerinin incelenmesi de çok yaygın olmamak ile birlikte mevcuttur. Bu çalışma kapsamında kullanılan özellikle AZ91 plaka malzemesi ve Akrilik yapıştırıcı türü olan Acryton 1E1 yapıştırıcı ile yapılan tek bindirmeli yapıştırma bağlantısına herhangi bir çalışmada rastlanılmamıştır. Bu çalışmada; çekme yükleri altındaki tek bindirmeli yapıştırma ve civata-yapıştırma metal/kompozit bağlantılarının gerilme ve hasar analizi yapılmıştır. Malzeme olarak; akrilik yapıştırıcı (Acrytron 1E1) ve 100-25-3 mm ölçülerinde; AZ91/AZ91, AZ91-karbon fiber ve karbon fiber-karbon fiber plakalar kullanılarak yapıştırmalı, civatalı ve civata-yapıştırmalı olmak üzere üç farklı tek bindirmeli bağlantı modeli hazırlanmıştır. Çekme ve 4 nokta eğme testlerine tabi tutulan bağlantı modellerinde ortaya çıkan gerilmeler ve deformasyonlar incelenerek karşılaştırmalar yapılmıştır. Çekme testi sonucunda en yüksek maksimum çekme gerilmesi, AZ91-KF civata-yapıştırmalı numunelerde meydana geldiği belirlenmiştir. Dört nokta eğme testinde ise maksimum kesme kuvveti değeri KF-KF cıvatalı-yapıştırmalı numunelerde belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Küresel kamusal bir mal olarak suyun önemi ve Türkiye'de su kaynaklarının ekonomi politiği

    Kübra Arslan

    Günümüz dünyasını tehdit eden en büyük problemlerden biri şüphesiz küresel ısınma ve beraberinde getirdiği sorunlardır. Bu sorunlar geniş çaplı olup, en bilinen ve önem arz edenlerinin başında ise temiz su kaynaklarının tehdit altında olması problemi gelmektedir. Canlıların yaşamsal faaliyetlerinin devamı için önemi tartışılmaz olan suyun küresel ısınma kaynaklı olarak tehdit altında olması durumu da bütün dünyayı ilgilendiren küresel ısınma probleminin aşılması gerekliliğini gözler önüne sermektedir. Su, bu noktada küresel kamusal bir mal özelliği göstermektedir ve suyun varlığını tehdit eden küresel ısınma ve iklim değişikliği problemlerinin çözümü de ancak ulusların ortak bir paydada buluşması ile mümkün olabilmektedir. Literatürdeki çalışmalar da göz önünde bulundurularak küresel kamusal bir mal özelliği gösteren suyun önemine ve var olan problemin ciddiyetine dikkat çekmek, nihayetinde dünyanın ve özelinde Türkiye'nin küresel ısınma ve iklim değişikliğinin sebebiyet verdiği su kıtlığı olgusundan ne derecede etkileneceği durumunun anlaşılmak istenmesi amacı ile konu araştırılmak istenmektedir. Araştırma literatür ışığında gerçekleştirilecek olunup, güncel verilerden de yararlanılacaktır. Yöntem olarak literatür taraması gerçekleştirilecek, literatürdeki çalışmalar ve güncel veriler ile küresel kamusal bir mal olarak suyun önemi ve küresel ısınma probleminin hangi boyutta su kaynaklarını tehdit ettiği anlaşılacaktır. Son olarak da Türkiye'de su kaynaklarının ekonomi politiği üzerine yapılacak olan araştırma ile de suyun ve su kaynaklarının öneminin daha net vurgulanması amaçlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: İklim değişikliği, Küresel kamusal mallar, Su.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Olay sonrası heyelanların haritalanmasında değişim saptama yaklaşımlarının performanslarının test edilmesi

    Enbiya Çiçek

    Heyelanlara yönelik duyarlılık, tehlike ve risk haritalarının oluşturulması için güvenilir heyelan envanter haritalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Karadeniz Bölgesi gibi şiddetli yağışların olduğu coğrafyalarda genellikle bir olay sonrası çok sayıda sığ heyelan meydana gelmektedir. Bu sığ heyelanlar iklim koşullarından dolayı zamanla bitki örütüsü yeşillenmekte ve heyelan olan bölgeler kapanmaktadır. Bundan dolayı bu bölgelerde doğru ve güvenilir heyelan envanterlerinin oluşturulması için hızlı çözümler sunan yöntemlere ihtiyaç duyulmaktadır. Son yıllarda gelişen uydu teknolojileri ve bu teknolojilerden elde edilen zamansal ve mekânsal olarak yüksek çözürlüklü görüntüler heyelanların haritalanmasında etkili çözümler sunmaktadır. Bu tez çalışmasında zamansal olarak bir gün, mekânsal olarak 3 m çözünürlükte görüntü sunan PlanetScope uydularının görüntüleri kullanılarak olay sonrası hızlı heyelan haritalamada değişim saptama yaklaşımlarınının başarısı test edilmektedir. Bu kapsamda Giresun ilinin Espiye ilçesine bağlı Eriçek köyü ve çevresinde 22 Ağustos 2020 tarihinde şiddetli yağışların tetiklediği heyelanların değişim saptama ile haritalanması gerçekleştirilmektedir. Değişim saptama işleminde Temel Bileşenler Analizi (PCA), Bağımsız Bileşenşer Analizi (ICA), Değişim Vektör Analizi(CVA) ve Normalize Edilmiş Fark Bitki İndeksi (NDVI) yöntemlerine göre değişim belirleme haritaları üretilmiştir. Üretilen haritalarda heyelan ve heyelan olmayan alanların belirlenmesi için literatürde kullanılan otomatik eşik belirleme yöntemleri Kittler, Otsu, Tsai ve Kapur yöntemleri ve manuel eşik belirleme yaklaşımı uygulanmıştır. Elde edilen heyelanların doğrulukları çalışma sahasında uzman tarafından görsel yorumlama ile üretilen heyelanlarla karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonucunda yağışların tetiklediği heyelanların haritalanmasında NDVI yaklaşımının ve Tsai eşik belirleme yönteminin daha doğru sonuç verdiği görülmüştür. Ayrıca çalışma kapsamında kullanılacak PlanetScope takım yıldızı uydu görüntülerinin hızlı heyelan haritalamada kullanılabilirliği ortaya konulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin işleyişi ve ABD'deki başkanlık sistemi ile karşılaştırılması

    Mustafa Şimşek

    Türkiye'de 24 Haziran 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimleriyle birlikte uygulamaya konulan cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, süregelen sistem krizlerini ve istikrarsız hükümetleri ortadan kaldırarak siyasal istikrarı sağlama, etkin ve hızlı karar alabilmeyi kolaylaştırma gerekçeleriyle hazırlanmıştır. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi bir tür başkanlık sistemi olmakla beraber ABD'deki başkanlık sistemi ile aralarında bazı farklılıklar söz konusudur. Yasama ve yürütme erkleri arasında benzer yanlar olduğu gibi özellikle yasama erkleri bakımından ABD'nin çift yapılı meclis sistemine karşılık Türkiye'de üniter devlet yapısı gereği tek meclis sisteminin bulunması önemli farklardan biri olarak dikkat çekmektedir. Başkanlık sistemlerinin karakteristik özelliğini belirleyen erkler arasındaki sert bir ayrıma dayanmasının iki temel unsuru vardır. Bunlardan birincisi her bir erkin doğarken birbirinden bağımsız olarak doğması, ikincisi ise her birinin kaynağının doğrudan halk olmasıdır. Türkiye'de tablo böyle olmakla birlikte seçimlerin eş zamanlı yapılması fiiliyatta keskinliği yumuşatmaktadır. ABD'de yürütme ve yasama erkinin farklı zamanlarda seçiliyor olma özelliği erkler arasındaki sert ayrımı oluşturması, denge ve denetleme mekanizmasını işler hale getirmesi bakımından Türkiye'deki cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile en önemli farkı oluşturmaktadır. Bir diğer farkı erkler arasındaki ilişkilerde görülmektedir. ABD'de kuvvetler arasında mahkumiyet derecesinde bir bağımlılık vardır. Türkiye'de ise erklerin hareket kabiliyeti daha yüksektir

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Teolojik açıdan beden mülkiyeti sorunu

    Sefa Şahin

    Günümüzde tıbbın ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte birçok yenilik ortaya çıkmış bu gelişmeler ile yenilikler birtakım soru ve sorunları da beraberinde getirmiştir. Söz konusu soru ve sorunlar din, etik, hukuk, ahlak gibi birçok farklı alana etki etmektedir. Ötenazi, intihar, kürtaj, genetik müdahaleler, organ nakli, estetik cerrahi, cinsiyet değiştirme gibi insan bedenine yönelik müdahale, teoloji, biyoetik ve ahlak bakımından tartışılmaktadır. Beden mülkiyeti Allah'a mı yoksa Allah'ın yarattığı ve cüz'i iradeyle donattığı insana mı aittir? İnsan bu beden üzerinde dilediği değişiklik ve müdahaleleri yapmakta özgür müdür? Bu değişiklik ve müdahaleler etik ve ahlaki midir? Bu soruların ortaya çıkmasında elbette tıbbın ve teknolojinin gelişmesinin yanında değişen dünya anlayışının etkisi de inkâr edilemez. Yaygınlaşan fikir akımlarının sosyal medya ve internet gibi yaygınlık alanlarının da genişlemesiyle daha büyük kitlelere daha hızlı bir şekilde yayılmaktadır. İnsanların yaptıkları işlerde din, kanun, etik, ahlak, toplum baskısı birtakım sınır çizici etmenler mevcuttur. Ancak insanlar çoğu zaman bu sınırları yaptıklarıyla zorlamaya hatta aşmaya çalışmaktadırlar. Bu sınır çizici etmenlerin birbiriyle karşı karşıya geldiği yahut din ve kültür farklılıklarından dolayı değişiklik gösterdiği durumlar bulunur. Biyoetik değerlerle dini değerler bazı durumlarda çatışabilmektedir. Çalışmamızda beden mülkiyeti sorununa teolojik açıdan yaklaşılarak insanın özgürlüğü ve biyoetik bağlamında değinilip mezkûr sorulara cevap verilmeye çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler: Kelam, Beden, Mülkiyet, Biyoetik, Özgürlük

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Türk bankacılık sektöründe likidite riskinin belirleyicileri: Zaman serisi uygulaması

    Muhammet Eren Elçeri

    Finansal sistemin işleyişinde oldukça önemli unsurlardan olan bankacılık sektörü, sahip olduğu finansal aracılık rolü ile ülke ekonomilerinin işleyişinde büyük öneme sahiptir. Bankacılık sektörü faaliyetlerini sürdürürken yapısı gereği birçok riske maruz kalmaktadır. Bu risklerden birisi de likidite riskidir. Basel III uzlaşısı, bankaların likidite yönetim süreçlerinde yeni standartlar oluşturmayı amaçlamıştır. Bu çalışmanın amacı, Türk bankacılık sektörünün sahip olduğu likidite riskinin bankacılık sektörüne özgü (içsel) ve makroekonomik sebeplerden kaynaklı (dışsal) faktörlerini tespit etmektir. Bu amaçla oluşturulan likidite riski modelinde, bağımlı değişken olarak Likit varlıklar / Toplam aktifler, bağımsız değişkenler olarak ise; Takipteki krediler / Toplam kullandırılan nakdi krediler, Nakdi olarak kullandırılan krediler / Toplam mevduat, Aktif kârlılık oranı, Merkez Bankası politika faizi, Tüketici fiyat endeksi ve Gayri safi yurt içi hasıla kullanılmıştır. Çalışmanın verileri 2011/Q1–2022/Q3 dönemini kapsamakta ve 47 çeyrek dönemlik bir veri setinden oluşmaktadır. Modelin tahmininde zaman serisi en küçük kareler tahmincisinden yararlanılmıştır. Analiz sonucunda, likidite riski ile tüm bağımsız değişkenler arasında istatistiki olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Bankacılık sektöründe likidite riskini Takipteki krediler / Toplam kullandırılan nakdi krediler ve Nakdi olarak kullandırılan krediler / Toplam mevduat değişkenlerinin artırdığı, Aktif kârlılık oranı, Merkez Bankası politika faizi, Tüketici fiyat endeksi ve Gayri safi yurt içi hasılanın ise azalttığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Basel III, Finansal sistem, Likidite riski, Türk bankacılık sektörü

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Z kuşağı öğretmenlerinin kişilik tiplerine göre mesleki değerleri

    Gönül Eroğlu

    Kişilik bireyi diğerlerinden farklı kılan özelliklerinin tamamıdır. Kişilik ile ilgili kuramlar bu farklılıkların hangi faktörlerden kaynaklandığı, kişiliğin ortaya çıkmasını ve gelişimini ne kadar etkilediğini incelemiştir. Kişilik özellikleri biyolojik, ailesel, kültürel, sosyal, coğrafi ve fiziki birçok faktörden etkilenerek ortaya çıkmaktadır. Kişilik kuramlarında bireylerin dünyaya geldiği ve yaşadığı dönemin kişiliğin belirlenmesinde belirleyici olabileceği ifade edilmektedir. Dönemin siyasal, sosyal, ekonomik yapısı, teknoloji kullanımı vb. gibi faktörler o dönemdeki bireylerin benzer kişilik özelliklerine sahip olmasına neden olmaktadır. Her kuşağın kişilik özelliğine göre iş yaşamından beklentileri ve mesleki değerleri farklılaşmaktadır. Bu çalışmada iş yaşamında yerini yeni almaya başlayan Z Kuşağının kişilik özellikleri ve mesleki değerleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Kişilik özelliklerini belirlemek için "Beş Faktör Kişilik Ölçeği", mesleki değerleri belirlemek için "İş Değerleri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma bundan sonraki kuşakların yetiştirilmesinde en büyük etkiye sahip meslek çalışanlarından biri olan öğretmenler üzerinde yapılmıştır. Gümüşhane ilinde bulunan 276 Z Kuşağı öğretmenine anket yapılmış, elde edilen verilere SPSS 22.0 ve AMOS 25 programları uygulanarak korelasyon ve doğrusal regresyon analizi, frekans analizi, doğrulayıcı faktör analizi, bağımsız örneklem t testi ve anova testi ile veriler çözümlenmiştir. Z kuşağı öğretmenlerinin kişilik özellikleri ile mesleki değerleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kişilik Tipleri, Mesleki Değerler, Öğretmenler, Z Kuşağı

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Otel işletmelerindeki mutfak şeflerinin Osmanlı saray mutfağı uygulamalarının gastronomi turizmi bağlamında değerlendirilmesi

    Mehmet Nazikgül

    Birçok farklı medeniyetle etkileşime girmiş ve köklü bir geçmişe sahip olan Osmanlı Devleti kendisine has mutfak kültürü, yiyecek içecek ürünleri ve pişirme yöntemleri ile dünya gastronomisine iz bırakmıştır. Osmanlı Devleti saraylarında servis edilen yiyecek ve içecekler günümüzde hala uygulanmakta ve gastronomi turistlerince talep görmektedir. Sayısı ve harcamaları giderek artan gastronomi turistlerinin Osmanlı saray mutfağına olan ilgisi de artmaktadır. Türkiye'de en fazla 5 yıldızlı tesise sahip olan Antalya ili; deniz, kum, güneş üçlüsünün yansıra birçok kültürel ve doğal çekiciliğe de sahiptir. Yabancı turist varışlarında zirvede ve turizm ekonomisi için büyük bir öneme sahip olan Antalya ilinde bulunan otel işletmeleri, Osmanlı saray mutfağının gastronomik unsurlarını misafirlerine servis etmekte ve Türkiye gastronomisinin tanıtılmasına elçilik etmektedir. Bu otel işletmelerindeki mutfak şeflerinin Osmanlı saray mutfağı kültürüne yönelik uygulamaları, servis usulleri, tarifleri öğrendikleri kaynaklar, misafirlerin beğeni düzeyleri ve şefler arasındaki uygulama farklılıkları çalışmanın esas konusunu oluşturmaktadır. Otel şefleri ile yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile gerçekleştirilen araştırmada elde edilen veriler, betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleri ile incelenmiştir. Mali kısıtlardan dolayı bazı otellerde yemeklerin asıl hâllerine uygun şekilde üretilmediği tespit edilmiştir. Ayrıca saray mutfağı yemeklerinin döneme ait kaplarda ve saray mutfağı yemeklerine ait olarak belirlenmiş bir alanda servis edilmesinin Osmanlı saray mutfağın tanınırlığına olumlu katkı sağlayacağı sonucuna varılmıştır. Şefler kuzu yemeklerini ve baklavayı turistlerin en ilgi duyduğu yiyecekler olarak ifade etmektedirler. Osmanlı saray yemeklerine en fazla ilgi duyan turistler ise, Rusya ve Ortadoğu'dan gelen misafirlerdir. Ayrıca turistler Osmanlı saray yemeklerine yağlı, baharatlı, acı gibi eleştiriler gerçekleştirseler de, şeflerin ifadelerine göre genel anlamda memnuniyet düzeyleri yüksektir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    İçmesuyu arıtma tesislerinde etkin proje yönetimi: Ordu Gölköy İçme Suyu Arıtma Tesisi örneği

    Mustafa Karagöz

    Geniş yerleşimler ve fazla nüfusların ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde kullanıcılara ulaştırılabilmesi için, her geçen gün daha fazla miktarda, kaliteli ve güvenilir içme suyunun, etkin ve verimli içme suyu arıtma tesislerinin arıtımından geçirilmesi gerekmektedir. Bu tez çalışmasında bu ihtiyacı karşılamaya yönelik olarak daha etkin ve verimli çalışabilecek içme suyu arıtma tesislerinin optimum proses seçimlerine dayalı proje yönetiminin nasıl yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. Çalışma kapsamında en son güncel mevzuat verileri incelenmekte, özgün değer açısından mevcut Gölköy ve Gürgentepe İlçeleri İçme Suyu Arıtma Tesisi özelinde; kapsam yönetimi, iletişim yönetimi, bütçe yönetimi, zaman yönetimi, tedarik yönetimi, insan kaynakları yönetimi, risk yönetimi, kalite yönetimi, paydaş yönetimi ve entegrasyon yönetimi olmak üzere yönetim açısından proje adımları ile bu adımlara bağlı olarak; kapasite kullanım oranı, iş sağlığı ve güvenliği açısından Fine Kinney Metodu ile risk değerlendirmesi, tesisin yıllara göre arıtma veriminin değerlendirilmesi, mevcut tesislerin inşaat-mekanik ve elektrik güncel maliyetinin hesaplanması, fayda-maliyet analizleri ile tesisin yapım ve işletme maliyetlerinin su bütçesiyle amortismanı, maliyet analizlerinin zamana dayalı yapım ve işletme giderlerinin değerlendirilmesi ve mevcut içme suyu arıtma tesislerinin yenilenmesi veya optimizasyonu açısından durum analizleri yapılarak etkin proje yönetimi irdelenmektedir. Ayrıca kamu kaynaklarının etkili ve verimli kullanılması adına; yeni yapılacak olan içme suyu arıtma tesislerinde en son yayımlanan mevzuat esas ve normlarına dayalı optimum proses seçimi yapılarak, uygulamalardaki farklılığın önüne geçilmesi ve verimli proje yönetiminin sağlanması amaçlanmaktadır. Mevcut içme suyu arıtma tesislerinde ise bu tür proje yönetimlerinin; bu tesislerin yenilenmesi veya optimizasyonu sırasında durum analizleri yapılarak sınırlı ekonomik kaynakların kamu yatırımlarında daha etkin ve verimli kullanılması açısından öngörü ve fayda sağlayacağı değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Fine Kinney metodu, İçmesuyu arıtma tesisi, Optimizasyon, Proje yönetimi, Proje yönetiminde iş programı

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Bilimin tarihsel gelişim sürecinde Paul K. Feyerabend'in bilim felsefesi

    Ekin Arısoy

    Bilim felsefesi söz konusu olduğunda üzerinde durulması gereken önemli düşünürlerden biri Paul Karl Feyerabend'dir. Özellikle 19. yüzyılın sonlarından itibaren ilerleme kaydeden bilim felsefesi, bilgiye ulaşma yöntemlerinin ve bilimsel geleneklerin tartışılması olanağını sağlamıştır. Bununla birlikte bilimsel bilginin elde edilmesinde herhangi bir yöntemin tek başına yeterli olup olamayacağı konusu tartışılmalı bir hal almaya başlamıştır. Böylelikle bilimin her türlü problemi tek başına çözebileceği ya da kendisiyle bağdaşmayan unsurları reddedebileceği anlayışına karşı itirazların arttığı görülmektedir. Bu bağlamda Feyerabend'in epistemolojik anarşizm düşüncesinin geleneksel bilim anlayışına karşı temel bir itiraz olduğu anlaşılmaktadır. Onun bilim tasarımı, bilimde kesin ve değişmez evrensel yasaların olamayacağı ve farklı bilgi edinme yollarının mümkün olabileceği anlayışına dayanmaktadır. Elinizdeki çalışma Feyerabend'in epistemolojik anarşizm ve bilim tasarımı düşüncesini tartışmayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede onun fikirlerinin modern bilimin tarihsel gelişim sürecindeki konumu incelenecektir. Ayrıca, Feyerabend gibi mevcut bilim tasarımlarına eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşan Popper, Kuhn ve Lakatos'un görüşleri de Feyerabend'in bilim felsefesiyle karşılaştırılarak, Feyerabend'in farklı ve özgün yönleri belirlenmeye çalışılacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Farklı unlar kullanılarak hazırlanan glutensiz Tokat çöreğinin üretimi ve bazı fizikokimyasal, renk, biyoaktif ve duyusal özellikleri ile optimizasyonun belirlenmesi

    Yasemin Ördekçi

    Tokat çöreği, asırlardır geleneksel olarak nohut mayasıyla üretilmektedir. Genellikle ramazan ayında ve düğünlerde çok fazla tüketilmektedir. Çöreğin tercih edilme sebebi: besin değerinin fazla olması,tokluk hissi vermesi ve erken bayatlamamasıdır. Bu sebeplerden dolayı glütensiz olarak üretilecek Tokat çöreği glüten intoleransı olan çölyak hastalarının ihtiyaç duyduklarının besin miktarının bir bölümünü karşılayacaktır. Bu çalışmada çölyak hastaları, glüten proteini içeren ürünler tükettiklerinde ince bağırsaklarda rahatsızlık ortaya çıkmasından dolayı hammadde olarak glüten içermeyen karabuğday ve patates unu kullanılmıştır. Yapılan çalışmada örneklerin toplam antioksidan miktarı 1102.68-1798.49 mg/100g arasında değişmektedir. Buğday ununun patates ve karabuğday ununa göre toplam antioksidan miktarı ve fenolik madde miktarının daha düşük olduğu tespit edilmiştir. En düşük karbonhidrat miktarı Y6 örneğinde bulunmuş olup karbonhidrat oranları %56.030- %43.627 arasında değişkenlik göstermektedir. Örneklerin analiz sonuçlarına bakıldığında demir miktarı en düşük 25.90 mg/100g en yüksek 44.10 mg/100g arasında değiştiği tespit edilmiştir. %100 buğday unu ile hazırlanan Y7 kontrol örneği incelendiğinde ise demir miktarının en düşük olduğu tespit edilmiştir.Tokat çöreği formülasyonu olarak yüzey yanıt yöntemi 1 adet öneride bulunmuştur Önerilen karışım %99.63 karabuğday unu, %0.36 patates unu formülasyonun kabul edilebileceği ve bundan sonraki glütensiz Tokat çöreği çalışmalarında bu formülasyonun geliştirilerek kullanılabileceği önerilebilir. Nohut mayalı Tokat çöreği çalışmasında, hammaddelerin yapısında glüten proteini olmadığından gıda intoleransı olan kişilerin tüketebilecekleri alternatif ürün grubuna girmesi amaçlanmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Konsol istinat duvarlarının sismik davranışı üzerinde duvar yüksekliğinin etkisi

    Elif Yıldız

    Doğa-insan etkileşimi ve hızlı nüfus artışı nedeniyle şehir kurulumları, inşaat sektörünün ve mühendislik çalışmalarının en büyük tetikleyicilerinden biridir. Yapılan her mühendislik yapısı, hizmet ömrü boyunca doğanın dengesinin korunması ve insanların gereksinimlerinin karşılanması amacına hizmet etmektedir. İstinat duvarları inşaat mühendisliği uygulamalarında farklı amaçlarla yaygın olarak kullanılan özel mühendislik yapılarıdır. İstinat duvarlarının sismik davranışının tasarım öncesinde değerlendirilmesi büyük bir önem taşımaktadır. Zira istinat duvarı ile arka dolgu ve temel zemini arasındaki etkileşim mekanizmasının bu yapıların sismik davranışını değiştirebileceği bilinmektedir. Bu çalışmanın başlıca amacı, zemin-yapı etkileşimini dikkate alarak konsol istinat duvarlarının dinamik davranışı üzerinde duvar yüksekliği değişiminin etkilerini incelemektir. Belirtilen bu amaç doğrultusunda, üç farklı konsol duvar yüksekliği, beş farklı temel zemini koşulu ve üç farklı deprem kaydı dikkate alınarak sonlu elemanlar yöntemine dayalı dinamik çözümlemeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, duvar dinamik davranışının yer hareketi frekans içeriği, duvar yüksekliği ve zemin-yapı etkileşimi gibi faktörlerden önemli düzeyde etkilenebileceğini göstermiştir. Dolayısıyla farklı tasarım amaçlarına yönelik olarak farklı yüklere ve zemin etkilerine maruz kalan istinat yapılarının dinamik davranışında önemli farklılıklar gözlenebileceği vurgulanabilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Bayramzade Abdullah Edib'in Din Yolunda adlı eserinde hükümlerin hikmeti

    Burak Balcı

    Din Yolunda adlı eser 1908 yılında Bulgaristan'ın Varna şehrinde Hristiyan olduğu anlaşılan bir müellif tarafından kaleme alınan ve Muhammed ile Mesih Arasında Hadsiz Farklar başlığıyla neşredilen, İslamiyet aleyhine önü sürülen birtakım eleştirilerin yer aldığı esere reddiye olarak Abdullah Edib tarafından kaleme alınmıştır. A. Edib eserinde öne sürülen eleştirilerin tutarsızlıktan ibaret olduğunu ortaya koyarak İslam dinini müdafaaya çalışmıştır. Bu çalışma da Din yolunda adlı eser esas alınarak hazırlanmıştır. Çalışma bir giriş ve iki bölümden oluşturulmuştur. Giriş bölümünde çalışmanın konusu, amacı ve genel özellikleri hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde A. Edib'in hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, Din Yolunda adlı eserin fıkıh tarihindeki yeri, eserde ortaya konulan ve fıkha konu olan cihad, nikah, yalanın haram olması ile hükümlerin zamana yayılması konuları tetkik edilmiş, A.Edib'in bu konularda ortaya koyduğu şer'i ahkamın hikmetleri ele alınmış, hükümlerin hikmetleri tetkik edilmiştir. Bununla birlikte bahsedilen konularda Rahmetullah Hindî'nin İzhâru'l-Hak adlı eserinde ortaya koyduğu görüşlere de kısaca yer verilmiş ve iki eser mukayese edilmiştir. İkinci ve son bölümde ise Osmanlıca matbu olan eserin latinizesine yer verilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Kültür mirası ve iletişim aracı olarak ıslık dili araştırması: Günyüzü Köyü örneği

    Mehmet Çak

    Geleneksel bir dil olan ıslık dilinin, dünyanın farklı coğrafyalarında ve Anadolu topraklarının değerli ve bakir yörelerinde sürekli kullanıla geldiği bilinmektedir. Islık dili 2017 yılında UNESCO tarafından somut olmayan kültürel miras lisetesine kazandırılmıştır. Dünya ölçeğinde bilinirliği artan bu dilin ülkemizde kullanıldığı yörelerin başında Giresun ve çevresi gelmektedir. Ancak Giresun'un yanı sıra şimdiye kadar literatürde ilk defa yer alacak olan ve Günyüzü Köyü örneğinde gerçekleştirilen özgün araştırmamız, iletişim bilimi yanında çok farklı komşu disiplinlerden de faydalanılarak incelenmiştir. Böylece literatürdeki bu yöndeki akademik boşluğa özgün konusu ve araştırma yöresiyle mutevazı katkılarda bulunmak başlıca hedefimiz olmuştur. Çalışmanın kapsamını oluşturan ıslık dilinin yöredeki yansımalarını somut bir şekilde değerlendirmek ve örneklendirebilmek için yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak, ayrıca konunun özetlenerek ve sınırlandırılarak bilimsel katkı ve niteliğinin daha net bir biçimde ortaya konulmasına çalışılmıştır. Bu teknik sayesinde araştırmacının tarafsızlığıyla birlikte, bölge insanının fikirlerinin zengin içerik ve farklılıklarıyla beraber bütünleşmiş bir akademik çalışma tasarlanmış ve sonuçlandırılmıştır. İletişim alanının dışında ıslık dilinin şekillenmesinde ana unsur konumunda olduğu düşünülen fiziki coğrafyanın kendine has özellikleri özlü; ancak ayrıntılarında ihmal edilmeden ele alınarak disiplinler arası kimlikte bir çalışma tasarlanmıştır. Böylelikle çalışmanın bölgenin ve Türkiyenin kültür yapısına katkısı düşünülerek, diğer taraftan da konunun özgünlüğü zenginleştirilmeye ve çeşitlendirmeye çalışılmıştır. Araştırmada elde edilen verilere göre ıslık dilinin geçmişe oranla kullanımında azalmaların olduğu tespit edilmiştir. Islık dilinin aslına uygun şekilde yaşatılması için yapılacaklar, çalışmanın sonuçları açısından elde edilen bilgilerin hayata geçirilmesi adına oldukça önemli olacaktır. Anahtar Kelimeler: Gelenek, Kültür, İletişim, Islık dili, Gümüşhane.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Telekomünikasyon şirketinde çalışan işçilerin mesleki risklerinin iş güvenliğine etkisi (Trabzon ili örneği)

    Mustafa Sezgin

    Bu çalışmanın amacı Telekomünikasyon işçilerinin mesleki risklerinin iş stresine etkisini belirlemektir. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan çalışmanın evrenini Ekim-Kasım 2022 tarihlerinde Trabzon ilinde faaliyet gösteleren Telekomünikasyon şirketinde görev yapan işçiler (n=132 kişi) oluşturmuştur. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeden tüm işçilere yapılması planlanmış ve hepsine ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacı ve danışman tarafından literatür incelenerek oluşturulan personellerin sosyodemografik özellikleri, çalışma ortam faktörleri, uygulamalarında karşılaştığı riskleri, iş güvenliği, iş sağlığını değerlendirmeye yönelik sorular ile İş Güvenliği Ölçeği sorularından oluşan anketin personelin dinlenme saatlerinde yaklaşık 20 dakika süre içinde direkt gözlem altında uygulanmasıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde frekans, ortalama, standart sapma, t testi, Varyans Analizi, Mann Whitney U testi, ANOVA, Kruskal Wallis ve korelasyon testleri kullanılmıştır. Araştırma kapsamına alınan işçilerin İş Güvenliği Ölçeği puan ortalaması 118.07±14.88 olarak bulunmuştur. Eğitim durumu lise ve altı olanlar, saha ortamında çalışanlar, haftalık 45 saat üzeri görev yapanlar, kişisel koruyucu donanım (KKD) kullananlar, iş kazası geçirmeyenler, birimi ile stres düşünmeyenler, mesleğinin geleceğini umutlu görenler, çalışma arkadaşları ile ilişkisi çok iyi olan telekomünikasyon işçilerin iş güvenliği yüksek bulunmuştur. Bu çalışmada araştırma kapsamına alınan işçilerin, araştırma yapılan telekomünikasyon şirketi iş güvenliğini sağladığı bulunmuştur. Şirket yöneticileri tarafından işçilerin verim düzeyini artırmaya yönelik motivasyon çalışmaları düzenlenmelidir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    LGBT bireylerin temel sorunları ve sosyal hizmet gereksinimleri

    Şeyma Nur Kınacı

    Bu tez LGBT bireylerin sosyal yaşamlarında maruz bırakıldıkları olumsuzlukların psikolojilerine etkilerini ve bu bağlamda sosyal hizmet uygulamalarına duyulan gereksinimi incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Sosyal sorun kapsamında toplumun genelini ilgilendiren eğitim, sağlık, çalışma hayatı, arkadaşlık ve aile ilişkileri gibi birçok konuda LGBT bireylerin yaşadıkları sorunlar kendi ifadeleriyle dile getirilmiştir. Araştırma kapsamında 18-50 yaş aralığında Türkiye sınırları içerisinde ikamet eden 25 LGBT birey ile derinlemesine mülakat görüşmeleri yapılmıştır. Yapılan görüşmeler deşifre edilerek yazılı metne dönüştürülmüş ve bu metinler tema analizi tekniğiyle incelenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular ve yapılan literatür incelemeleri LGBT bireylerin sosyal yaşamın her alanında toplum tarafından baskıya, dışlanmaya, aşağılanmaya, ötekileştirilmeye, değersizleştirilmeye mahkum bırakıldığını göstermiştir. Bununla beraber LGBT bireylerin yönelim ve kimliklerinden dolayı duygusal, fiziksel, cinsel şiddete uğradıklarını ve temel yaşam haklarından mahrum bırakılmaya kadar uzanan kısıtlamalar ile karşı karşıya kaldıklarını gözler önüne sermiştir. Araştırma sonucunda LGBT bireylerin karşılaştıkları zorluklar ve bu sorunların psikolojik sağlıklarına yaptığı olumsuz etkiler görülmüş ve bu grup için sosyal hizmet uygulamalarının ne denli önemli olduğu ortaya konulmuştur. Araştırma sonucunda bu gruba yönelik sosyal hizmet gereksiniminin giderilmesi için çözüm önerileri sunulmuştur. Bu çerçevede yapılan tez çalışmasının diğer çalışmalardan farklılaştığı düşünülmekte, bundan sonra yapılacak araştırmalara ışık tutacağı, kamusal ve özel alanda farkındalık yaratacağı bu farkındalık sayesinde uygulamaların düzenlenebileceği öngörülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Kemal Sayar'ın eserlerinde gelenek ve modernizm

    Hülya Özcan

    Kemal Sayar'ın edebi yönünü ortaya çıkarmak ve edebi eserlerinin gelenek ve modernizm ile ilişkisini belirlemek amacıyla kaleme alınan; betimsel nitelikte genel tarama modeli kullanılan bu tez çalışması toplamda altı bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde gelenek, modernizm kavramlarına kısaca değinilmiş Kemal Sayar'ın edebi kişiliği hakkında genel bir çerçeve çizilmiştir. İkinci bölümde araştırmanın problem durumu, araştırmanın amacı, önemi, varsayımlar, sınırlılıklar belirtilmiştir. Üçüncü bölümde kavramsal çerçeve ele alınmış; Kemal Sayar'ın hayatı, edebi kişiliği ve eserleri üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde ise araştırmanın modeli, evreni, verilerin toplanması ve analizi hakkında bilgi verilmiştir. Beşinci bölümde ise Kemal Sayar'ın edebi eserlerinde gelenek ve modernizme dair unsurlar yorumlanıp ortaya konulduktan sonra altıncı bolümde tespit edilen sonuçlar değerlendirilmiştir. Kemal Sayar ile ilgili yapılan ilk tez çalışması olması nedeniyle alanda bir boşluğu dolduran çalışmada Sayar'ın edebi eserleri ilk kez incelenerek nitelikleri belirlenmiştir. İncelenen eserlerde modernizm ve gelenek arasındaki çatışmanın insan ve toplum üzerine etkilerinin eleştirel bir yaklaşımla ele alındığı tespit edilmiştir

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Bingöl merkez ve genç ilçesi yeraltı su seviyesinin ve kalitesinin jeofiziksel ve jeokimyasal yöntemlerle belirlenmesi

    Nurettin Koşan

    Bu çalışmada, Bingöl Merkez ve Genç İlçesi Yeraltı Su Seviyesinin ve Kalitesinin Jeofiziksel ve Jeokimyasal Yöntemlerle Belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, Schlumberger elektrot dizilimine göre DES (Düşey Elektrik Sondaj) yöntemi ile incelenmiştir. Bingöl İli Merkez'de 6, Genç İlçesi'nde 21 nokta olmak üzere toplamda 27 noktada DES ölçümleri yapılmıştır. Arazide elde edilen düşey elektrik sondaj verilerinin yorumlanmasında IPI2WİN programında tabakaların özdirenç değerleri, derinlikleri ve kalınlıklarının belirlenmesi, alanın hidrojeolojik verileri belirlenmiştir. Sondaj kuyularının açılması sonrasında kuyuların su seviyeleri ve debileri tespit edilmiş, SURFER 10 programı kullanılarak yeraltı suyu akış yönü haritası, yeraltı suyu debi haritası ve yeraltı suyu derinliği haritaları oluşturulmuştur. Bu çalışmada sondaj kuyularından alınan su örneklerinin pH değerleri, Elektriksel iletken ve sertlik değerlerinin TS 266 (pH; 6-9) ve WHO (6.5-9.2) içme suyu standartlarına göre I. sınıf (çok iyi) kalitede olduğu belirlenmiştir. Bingöl il merkezinden ve Genç ilçesinden derlenen suların Oligoklorürlü sular, normal klorürlü sular, normal sülfatlı sular, hipokarbonatlı sular sınıfında yer aldığı tespit edilmiştir. Piper diyagramına göre inceleme alanındaki suların, bikarbonatlı ve magnezyumlu, düşük sülfat ve klor içeren, magnezyumlu ve kalsiyum bileşimde olduğu belirlenmiştir. Kloroalkalin indeksi I ve kloroalkalin indeksi II'nin negatif olarak hesaplandığı sularda bulunan Mg+2 ve Ca+2 katyonları ile kayaçlardaki Na+ ve K+ katyonlarının yer değiştirdiği, sularda karbonat ve silikat ayrışmasından etkili olduğu belirlenmiştir. Ağır metal analiz sonuçlarına göre, su numunelerinin Dünya Sağlık Örgütü ve TS266 standartlarına göre tüm örneklerde standartları sağladığı, elektriksel iletkenlik, sertlik, Na+, Cl¯ ve SO4-2 iyonları açısından suların; çok iyi kaliteli sular sınıfında yer aldığı belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Sezgisel Bulanık TOPSIS yöntemiyle finansal performans analizi: Bankacılık sektöründe bir uygulama

    Vahide Yalçın

    Finansal sistemin en önemli unsuru olan bankalar ülke ekonomileri için hayati öneme sahip kurumlardır. Bankaların göstereceği performans ülke ekonomilerinin göstereceği performansın belirleyicisi konumundadır. Bu nedenle bankacılık sektörünün performansını sürekli analiz etmesi ve bu analizler ışığında zayıf ve güçlü yönlerini belirleyerek bu doğrultuda performansında sürekli iyileştirmeler yapması gerekmektedir. Bu çalışmayla, Türkiye'de faaliyet gösteren yerli ve yabancı bankaların finansal performanslarının analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, bankaların finansal performansını analiz etmek için Sezgisel Bulanık TOPSIS yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada bankaların 2019-2022 yılları arasında 4 yıllık süredeki performansını belirlemek için bilançolardan elde dilen 14 finansal oran kriter olarak kullanılmıştır. Kriter ağırlıkları entropi yöntemiyle belirlenmiş olup her yıl için ayrı ayrı performans sıralaması yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda, yapılan değerlendirmede genel itibariyle en iyi performans gösteren banka ING Bank olurken, en kötü performans gösteren banka ise Halkbank olmuştur.