Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    8 haftalık pilates egzersizi yapan kadınların psikolojik sağlamlık durumları ve bedeni beğenme düzeylerinin incelenmesi

    Kübra Gür

    Bu araştırmanın hedefi, sekiz haftalık pilates egzersizi yapan kadınların beden beğenme ve psikolojik sağlamlık düzeyleri üzerindeki etkilerini belirlemek ve bulguları mevcut literatürle karşılaştırmaktır. Araştırma, deneysel bir desen kullanarak pilates müdahalelerinin etkilerini değerlendirmiştir. Kesitsel tarama yöntemiyle veriler, 2023 yılında belirli bir ilde yaşayan, rastgele seçilen 40 kadın katılımcı üzerinden anketler aracılığıyla toplanmıştır. Katılımcıların Vücut Kitle İndeksi (VKİ) dağılımında %5 zayıf, %35 normal kilolu, %45 kilolu ve %15 obez oranında yer almıştır. Bedeni Beğenme Ölçeği (BBÖ) ve Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (PSÖ) kullanılarak beden beğenme ve psikolojik sağlamlık düzeyleri, müdahale öncesi ve sonrası ölçülmüş ve veriler analiz edilmiştir. Ölçeklerin geçerlik ve güvenilirlik çalışmaları yüksek değerler göstermiştir. Veri analizi, SPSS 25.0 yazılımı kullanılarak yapılmış, normallik testleri, betimsel istatistikler, güvenirlik analizi, tekrarlı ölçümler için t testi, korelasyon ve regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Bulgular, pilates egzersizlerinin beden beğenme üzerinde belirgin bir olumlu etkisi olduğunu ortaya koymuştur. BBÖ puanlarındaki artış, egzersizlerin beden algısını iyileştirdiğini ve olumlu bir vücut imajı desteklediğini göstermektedir. Psikolojik sağlamlık açısından, PSÖ puanlarındaki artış egzersizin olumlu etkilerini işaret ederken, ortalama puanların orta düzeyde kalması Pilates'in psikolojik sağlamlık üzerindeki etkisinin sınırlı olabileceğini düşündürmektedir. VKİ puanlarındaki değişiklikler, egzersizlerin vücut kompozisyonunu etkilediğini ve kilo kaybı, kas kütlesi artışı ve yağ oranındaki değişiklikleri içermektedir. Yaş, medeni durum ve eğitim düzeyinin etkileri incelenmiş, 35-42 yaş grubundaki katılımcılarda belirgin değişiklikler gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, pilates egzersizlerinin hem fiziksel hem de psikolojik sağlık üzerinde olumlu etkiler yarattığı belirlenmiştir. Gelecek araştırmalarda, Pilates'in çeşitli bireylerde ve koşullarda etkileri daha kapsamlı olarak incelenmelidir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Geleneksel ve ticari olarak üretilen trabzon tereyağlarının yağ asidi, kolesterol, tokoferol ve aroma bileşenlerinin belirlenmesi

    Musa Beşer

    Bu çalışmada 24 adedi doğrudan üretici ve 5 adedi Trabzon'da faaliyet gösteren işletmelerden alınan toplam 29 adet tereyağı araştırma materyali olarak kullanılmıştır. Örneklerin kuru madde (KM), yağ, nem, tuz içerikleri, pH, asitlik, renk değerleri ile peroksit değeri (PD) ve tiyobarbütirik asit (TBA) değerleri belirlenmiştir. Ayrıca, Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nde süt yağı (en az %80), yağsız kuru madde (en fazla %2) ve su içeriği (en fazla %16) açısından kriterlere uyan toplam 10 adet örnekte yağ asidi, kolesterol, alfa- tokoferol, beta karoten ve aroma bileşenleri belirlenmiştir. Tereyağı örneklerinde pH 3,90-5.43; asitlik 0.11-0.60 %LA; KM %68.48-86.78; yağ % 65.50-86.02 ve tuz değerleri % 0.07-1.22 arasında değişim göstermiştir. Tereyağı örneklerini oksidasyon özellikleri açısından değerlendirildiğinde 3 örnekte PD tespit edilmezken diğer örneklerde 0.30-2.109 mek O2/Kg yağ olarak belirlenmiştir. TBA değerleri ise 0.110-0.367 mg malondialdehit (MAD)/Kg yağ arasında değiştiği tespit edilmiştir. Renk değerleri L*, 78.35-88.42, a*, -6.27-3.60 ve b* değerleri ise 18.70-42.70 arasında değişmiştir. Tereyağı örneklerinin kolesterol, -tokoferol, -karoten içerikleri 134,13-325 mg/100g, -tokoferol içerikleri 1,62-3,37 mg/100 g ve -karoten içerikleri 4.46-15.60 µg/g arasında değişim göstermiştir. Tereyağlarında bütirik asit (%2.03-3.13), kaproik (%1.69- 2.32) kaprilik asit (1.10- 1.61), kaprik asit (0.00-3.42), laurik asit (%0.00-4.68), miristik asit (%10.78- 14.08), palmitik asit (%26.11-44.25), stearik asit (%6.86-17.35), oleik asit (%19.55-29.80) ve linoleik asittir (1.63-3.04) hakim yağ asitleri olarak tespit edilmiştir. Aroma bileşenleri açısından değerlendirildiğinde 10'u asit, 8'i keton, 3'ü aldehit, 2'si alkol ve 11'i etil ve metil esterler, 10'u diğer maddeler olmak üzere toplam 44 adet aroma bileşeni belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Salkowski eğrisi ve frenet vektörleri tarafından üretilen regle yüzeyler

    Ebru Çakıl

    Bu tez çalışmasının Giriş Bölümünde, geometrinin kısa tarihçesinden, çalışmaya konu olan eğri ve yüzeylerin günlük hayattaki ve teknolojideki yerlerinden ve bu alanda yapılmış çalışmalardan bahsedilmiştir. Genel Bilgiler bölümünde, çalışmanın orijinal kısmında kullanılmış olan Öklid uzayında eğriler ve yüzeyler ile ilgili temel kavramlara yer verilmiştir. Materyal ve Metot bölümünde, çalışmanın ana karakteri olan Öklid uzayında Salkowski eğrisi ve bu eğriye ait bazı geometrik özellikler ifade edilmiştir. Bulgular bölümü çalışmanın orijinal kısmını oluşturmaktadır. Bu bölümde ise dayanak eğrisi Salkowski eğrisi ve doğrultman vektörü bu eğrinin Frenet vektörlerinin lineer bileşiminden oluşan regle yüzeyler tanımlanmış ve bu yüzeylerin parametrik denklemleri verilmiştir. Dahası bu yüzeylerin, normal vektörleri, striksiyon eğrileri, dağılma parametreleri, teğet ve asimptotik düzlem denklemleri hesaplanmış ve grafikleri çizilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Bigeometrik analizde laplace integral dönüşümü ve uygulamaları

    Sinem Kaymak

    Bu tez çalışmasında, klasik analizin integral dönüşüm metotlarından biri olan Laplace integral dönüşümünün temel tanım ve teoremlerinden yararlanılarak, Newtonyen olmayan analizlerden biri olan bigeometrik analizde Laplace integral dönüşümünden bahsedilmiştir. Öncelikli olarak Newtonyen olmayan analizlerin temelini oluşturan üstel aritmetik verilmiştir. Klasik analizde olduğu gibi bigeometrik analizde de limit, süreklilik, türev ve integral kavramlarının tanımları verilmiştir. Ardından, bigeometrik analizde bigeometrik Laplace integral dönüşümünün tanımı yapılmıştır. Sonra, bigeometrik Laplace integral dönüşümünün bazı temel kavramları ve teoremleri verilmiştir. Bunun için bigeometrik analizde yer alan bigeometrik türev, bigeometrik belirsiz integralin ve bigeometrik belirli integralin tanımları ve bunların özellikleri kullanılmıştır. Ayrıca, bigeometrik Laplace integral dönüşümünün özellikleri incelenmiş ve bigeometrik Laplace integral dönüşümü yardımıyla bazı bigeometrik lineer diferansiyel denklemlerin çözümleri araştırılmıştır. Yapılan bu çalışmalar örneklerle desteklenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    'Yakamoz' ekmeklik buğday çeşidinde farklı gelişme basamaklarında uygulanan ürenin kimi kalite özelliklerine etkileri

    Berra Başyiğit Köseoğlu

    Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü arazisinde 2020-2021 yetiştirme mevsiminde gerçekleştirilmiş olan denemenin laboratuvar çalışmaları, Gümüşhane Üniversitesi'nde sürdürülmüştür. Çalışmada, materyal olarak kullanılan 'Yakamoz' ekmeklik buğday çeşidinin farklı gelişme dönemlerinde üst gübre olarak kullanılan ürenin, aynı çeşitten elde edilen tam buğday unu ve beyaz undaki kuru madde, kül, protein, asitlik, yaş ve kuru glüten, glüten indeksi, sedimantasyon, beklemeli sedimantasyon ve düşme sayısı gibi kalite özelliklerine etkileri incelenmiştir. Bu amaçla,üre verilmeyen kontrol uygulamasına ilaveten, kardeşlenme, sapa kalkma, süt olum ve sarı olum evreleri üre uygulama dönemleri olarak seçilmiştir. Laboratuvar çalışmaları, tesadüf parsellerinde bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Çalışma sonunda, incelenen tüm özellikler, üre uygulama dönemleri bakımından istatistiksel olarak önemli farklılıklar göstermiş olup; bu değerler şu şekilde dağılım göstermiştir: Kuru madde: %90.20-90.77, kül: %1.037-1.213, protein: %14.01-15.15, asitlik: %0.037-0.056, yaş glüten: %41.49-43.67, kuru glüten: %14.75-15.46, glüten indeksi: %69.28-80.38, sedimantasyon: 20.0-21.0 mL, beklemeli sedimantasyon: 23.5-29.8 mL ve düşme sayısı: 753.8-881.7 s. Ayrıca, kuru madde, protein ve sedimantasyon hariç diğer kalite parametreleri, un tipine göre istatistiksel açıdan önemli değişimler göstermiştir. Buna göre, kül (%1.443), asitlik (%0.051) ve glüten indeksi (%82.53) bakımından tam buğday unu; yaş (%44.90) ve kuru (%15.96) glüten, beklemeli sedimantasyon (35.60 mL) ve düşme sayısı (836.4 s) bakımından beyaz un yüksek değerler göstermiştir. Sonuç olarak, üst gübre olarak üre uygulanırken; yüksek glüten indeksi, beklemeli sedimantasyon ve protein için sapa kalkma döneminin, yüksek kuru madde için ise sarı olum döneminin seçilmesi önerilmektedir. Bunun yanısıra, ileriki çalışmalarda daha çok genotip ve farklı azot kaynaklarının denemelerde temsil edilmesi, daha kapsayıcı olması bakımında yerinde olacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    İletişim becerisi ve işe bağlılık arasındaki ilişkinin incelenmesi: Gümüşhane ili sağlık çalışanları üzerine bir araştırma

    Gülkız Kayret

    Bu araştırmanın temel amacı sağlık çalışanlarının iletişim becerileri ile işe bağlılıkları arasındaki ilişkiyi incelemek ve ilgili örneklemle ulaşılan sonuçlar aracılığıyla literatüre katkı sağlamaktır. Bu doğrultuda araştırma örneklemi olarak Gümüşhane ili ve ilçelerinde faaliyet gösteren devlet hastaneleri uygulama alanı olarak belirlenmiştir. Araştırma, 426 sağlık çalışanının (doktor, hemşire/ebe, idari personel, üst idari kadro, teknisyen/tekniker ve diğer) katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinin uygulandığı araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi tercih edilmiş ve hazırlanan anketlerin çevrimiçi olarak doldurulması sağlanmıştır. Katılımcılara, içerisinde demografik bilgi formu, kişilerarası iletişim yetkinliği envanteri ve Utrecht işe bağlılık ölçeğinin yer aldığı anketler uygulanmıştır. Toplanan veriler; güvenilirlik, doğrulayıcı faktör ve korelasyon analizleri ile Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis H ve Post-Hoc Tukey testleri aracılığıyla analiz edilmiştir. Veri analizinde SPSS 23.0 ve Jamovi 2.3 paket programlarından yararlanılmıştır. Demografik değişkenler (yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, çalışma süresi ve pozisyon) ile iletişim becerisi ve işe bağlılık arasında farklılık bulunup bulunmadığı tespit etmek amacıyla gerçekleştirilen analizler sonucunda sağlık çalışanlarının iletişim becerileri ile demografik özellikleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olmadığı; işe bağlılık değişkeninde ise, cinsiyet hariç diğer demografik özellikler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunduğu görülmüştür. Araştırma neticesinde, sağlık çalışanlarının iletişim becerileri ile işe bağlılıkları ve alt boyutları arasında pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Ana amacı Gümüşhane ilindeki sağlık çalışanlarının iletişim becerileri ile işe bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi olan bu çalışmada iki değişken arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler tespit edilmiştir. Bu sonuçtan hareketle, sağlık çalışanlarının iletişim becerileri aracılığıyla işe bağlılıklarının da arttırılabilmesi için gerekli çalışma ortamlarının oluşturulması önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: İletişim becerisi, İşe bağlılık, Sağlık çalışanları

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Sağlık Meslek Lisesi on ikinci sınıf öğrencilerinin meslekiuygulamalarında algıladıkları riskler ile anksiyeteleri arasındaki ilişki (Amasya ili örneği)

    Fatma Çayır

    Bu çalışmasının amacı Amasya İli'nde bulunan Sağlık Meslek Liselerinde eğitim gören onikinci sınıf öğrencilerinin mesleki beceri eğitimlerinde yaşadıkları risklerin anksiyetelerine etkisini belirlemektir. Kesitsel ve ilişkisel tipte olan araştırmanın evrenini Şubat - Mart 2024 tarihleri arasında Amasya İli'ne ait 6 adet Meslek Lisesinde (Amasya Sabuncuoğlu Şerefeddin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Göynücek 70. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Gümüşhacıköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Merzifon Şehit Dursun Özsaraç Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Suluova Lokman Hekim Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Taşova Süleyman Bursalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi) öğrenim gören onikinci sınıf öğrencileri (n=252 kişi) oluşturmuştur. Evrenin tamamına ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan sosyodemografik özellikler, öğrencilerin çalışma ortamı kaynaklı risk ve tehlikeler, mesleki beceri eğitiminin öğrencideki etkileri ve çalışma koşullarını içeren sorular ile "Beck Anksiyete Ölçeği" sorularından oluşan anket ortalama 20 dakika süre içinde direkt gözlem altında gerçekleştirilmiştir. Verilerin istatistiksel analizinde Student t testi, Mann Whitney U testi ve pearson korelasyon analizi ile kullanılmıştır. Araştırma kapsamına alınan Sağlık Meslek Lisesi onikinci sınıf öğrencilerin anksiyetelerinin hafif düzeyde olduğu bulunmuştur. Kadın öğrencilerin anksiyete düzeyleri erkek öğrencilere göre daha yüksek bulunmuştur. Öğrencilerin mesleki eğitimin kendilerinde olumlu anlamda katkı sağladığı ancak ortamdan kaynaklanan şartlardan memnun olmadıkları ve memnun olmayanların anksiyete düzeyleri daha yüksek bulunmuştur. Kadın öğrencilere yönelik anksiyete ile mücadele eğitimleri verilmelidir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    3-boyutlu lorentz uzayında tımelıke asal normalli spacelıke salkowskı eğrisi üzerine

    Birkan Aksan

    Bu tez çalışmasının Giriş bölümünde, çalışmanın amacına, teknolojideki yerine, uygulama alanlarına ve bu alanda yapılmış diğer çalışmalara yer verilmiştir. Genel Bilgiler bölümünde, Bulgular bölümünde kullanılacak olan temel kavramlardan detaylıca bahsedilmiştir. Materyal ve Yöntem bölümünde, çalışmanın ana konusu olan, 3-boyutlu Lorentz uzayında timelike asal normalli spacelike Salkowski eğrisi hakkında bilgi verilmiştir. Bulgular bölümü ise çalışmanın orijinal kısmını oluşturmaktadır. Bu bölümde öncelikle Lorentz uzayındaki timelike asal normalli spacelike Salkowski eğrisinin yay uzunluğu ve Darboux vektörü hesaplanmıştır. Daha sonra bu eğrinin küresel gösterge eğrilerinin Frenet çatıları, eğrilikleri, Frenet türev formülleri, Darboux vektörleri, yay uzunlukları, , (hiperbolik birim küre) ve (Lorentzian birim küre) ye göre geodezik eğrilikleri hesaplanmıştır. Ayrıca bu küresel gösterge eğrilerinin bu küreler üzerindeki grafikleri çizilmiştir. Sonuç ve Öneriler bölümünde ise bu çalışmadan elde edilen sonuçlar ve yapılabilecek olan yeni çalışmalar hakkında öneriler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Frenet çatısı, Geodezik Eğrilik, Salkowski eğrisi, Küresel gösterge eğrileri.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Mustafa Hayrullah'ın Tabâbet-i Adliye-i Mecânîn adlı eserinin fıkhi açıdan değerlendirilmesi

    Cengizhan Şahin

    Bu çalışma Osmanlı son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarında yaşamış olan Mustafa Hayrullah'ın Tabâbet-i Adliye-i Mecânîn adlı eserinin fıkhi açıdan değerlendirilmesini hedeflemektedir. Çalışma bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Girişte tezin konusu, amacı, yöntemi ve sınırlarından bahsedilmiştir. Bu kapsamda genel olarak adli tıp ve adli psikiyatri hakkında kısa bilgiler verilmiştir. Birinci bölüm, tezin araştırma kısmını oluşturmaktadır. Bu bölümde Mustafa Hayrullah'ın hayatı, kişiliği ile kaleme almış olduğu eserler ve fikirleri incelenmiş, yazmış olduğu bazı eserlerle ilgili bilgilere yer verilmiştir. Daha sonra ise eserin fıkhi açıdan değerlendirmesi yapılmıştır. Söz konusu değerlendirmeler müellifin belirlemiş olduğu bölümler çerçevesinde yapılmıştır. Burada önce eserin ilgili bölümü hakkında genel bilgiler verilmiş, sonra konunun fıkıh eserlerinde ve özellikle çağdaş çalışmalarda nasıl ele alındığına temas edilmiştir. Son olarak Mustafa Hayrullah'ın görüşleri bu çerçeveden değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu bölümün sonunda ise sonuç başlığı altında genel bir değerlendirme yer almaktadır. Üçüncü bölüm eserin günümüz Türkçesi alfabesine aktarımından oluşmaktadır. Zira Tabâbet-i Adliye-i Mecânîn adlı eser Osmanlı Türkçesi ile yazılmıştır. Aktarım yapılırken serbest metod ile latinize edilmiştir. Metnin orijinali ile kolay karşılaştırma imkanı vermesi amacıyla sayfa numaraları metnin içerisinde verilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Farklı yöntemler kullanılarak karabuğday çayının üretimi, fizikokimyasal, duyusal ve antioksidan özelliklerinin incelenmesi

    Uğur Ülker

    Ülkemizde karabuğday tarımı yeni yeni yapılmaya başlamıştır. Karabuğday çayının üretimini yapmak, referans sağlamak ve tüketiciye bazı yararlı bilgiler vermek amacıyla farklı yöntemler kullanılarak, kavurma, basınçlı buhar işlemi kullanılarak üretimi yapılmıştır. Bu çalışmada, üretilen karabuğday çayının çeşitli fiziksel, kimyasal ve duyusal değişimlerinin tamamının karşılaştırılmalı olarak değerlendirilmesi yapılmıştır. Değerlendirdiğimiz parametreler ile hem üreticinin hem de tüketicinin faydalanabileceği bilgiler ortaya çıkmıştır. Ayrıca ülkemizde araştırılmamış bir konu olması sebebiyle literatüre fayda sağlaması amaçlanmıştır. İki farklı yöntemle ürettiğimiz karabuğday çayı örneklerine rutubet, su ekstraktı, kül, suda çözünen ve çözünmeyen kül, suda çözünen külde alkalilik, selüloz, toplam fenolik kapasite (TAK), toplam flavanoid kapasite (TFLK) ve toplam antioksidan kapasite (TAK), DPPH serbest radikal temizleme aktivitesi, FRAP toplam demir indirgeme antioksidan kapasite, ABTS radikal katyonu süpürücü etki ve fenolik bileşiklerin LC-MS/MS analizleri uygulanmıştır. KB11, KB12 ve KB13 örneklerinin nem %0.42 ile %5.84, su ekstraktı %5.91 ile %11.46, suda çözünmeyen kül %41.85 ile %52.65 ve ABTS değerleri diğer örneklere göre daha yüksek çıkarken toplam kül, ham selüloz, %10 HCl'de çözünmeyen kül, TFLK, TAK ve FRAP analiz sonuçları düşük çıkmıştır. En yüksek nem oranı ve su ekstraktı oranı KB13 örneğinde çıkmıştır. KB2, KB5, KB6, KB10 ve KB12 örneklerinde toplam kül, suda çözünmeyen kül, alkalilik, TFK, TFLK, TAK analiz sonuçları yüksek çıkmıştır. KB1, KB5, KB9 ve KB10 numaralı örneklerde alkalilik, DPPH, % DPPH inhibisyon, ABTS ve % ABTS analiz sonuçları diğer örneklere göre daha yüksektir. Karabuğday kabuğu çayı üretim prosesine uygulanan bazı faktörlerin analiz sonuçlarını etkileyebileceğini görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Uyumlu kesirli mertebeden Noyes Field modelinin incelenmesi

    Bedir Kaan Öner

    Khalil ve arkadaşları, 2014 yılında kesirli türev ve kesirli integralin yeni bir tanımını vermişlerdir. Bu yeni kesirli mertebeden türev ve integrale uyumlu adını vermişlerdir. Literatürde bu uyumlu tanımından sonra, uyumlu türev içeren birçok diferansiyel denklem analitik veya nümerik olarak çözülmüştür. Bu tezin özgün değeri; q-homotopi analiz dönüşüm metodu uyumlu kesirli mertebeden yapılması ve Sawi integral dönüşümü ile birleştirilmesidir. Ayrıca bir tane daha yeni bir metot literatüre katılacaktır. Bu metotlarla literatürde var olan uyumlu kısmi diferansiyel denklemlerin daha iyi sonuçlarının elde edilmesi beklenmektedir. q-homotopi Sawi analiz dönüşüm metodu, bu yeni olan uyumlu anlamında teorik olarak elde edilecek ve bu metotla kesirli mertebeden Noyes-Field modelinin nümerik çözümleri elde edilecektir. Ayrıca elde edilen nümerik çözümlerle, analitik çözümler kıyaslanıp hata analizle yapılacaktır. Bu nümerik çözümlerin MAPLE yazılım programında grafikleri çizdirilecektir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Bazı oransal gecikmeli uyumlu kesirli mertebeden kısmi diferansiyel denklemlerin yeni sayısal metotlarla çözümleri

    Halil Hüseyin Avcı

    Bu tez, beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, oransal gecikmeli diferansiyel denklemler hakkındaki genel bilgilerden söz edilmektedir. İkinci bölümde, temel tanımlar ve teoremler verilmiştir. Üçüncü bölümde üretilen yöntemler anlatılmaktadır. Dördüncü bölümde, oransal gecikmeli lineer olmayan uyumlu zaman kesirli genelleştirilmiş Burgers (UZKGB) denklemleri, uyumlu q-Mohand homotopi analiz dönüşüm metodu (Uq-MHADM), ve uyumlu kesirli Mohand ayrıştırma metodu (UKMAM) olarak isimlendirilen iki yeni metottan faydalanılarak yeni nümerik çözümler bulunmuştur. Önerilen metotların etkili ve güvenilir olduğunu göstermek üzere nümerik simülasyonlar yapılmaktadır. Mutlak hata hesapları yapılmaktadır. Sonuç bölümünde yeni üretilen her iki metodun da oransal gecikmeli lineer olmayan uyumlu kesirli kısmi diferansiyel denklemleri incelemek için etkin olduğu öngörülmektedir. Anahtar Kelimeler: Uyumlu q-Mohand homotopi analiz dönüşüm metodu, uyumlu kesirli Mohand ayrıştırma metodu

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Batman ilinin kent imajı üzerine bir çalışma

    Sümeyye Nur Yüknü

    Bir kentin markalaşması için en önemli unsurlardan bir tanesi imajdır. Günümüzde artık kurumlar gibi birçok şehrin de idarecileri tarafından kent imajı oluşturma ve oluşturulan imajın kalıcı olması yönünde çalışmalar yaptığı bilinmektedir. İmaj oluşturma sürecinde yapılan çalışmaların amacı kentle ilgili çağrışımlar aracılığıyla olumlu bir imaj oluşturmaktır. Kent imajı bireylerin kafasında izledikleri filmler, haberler, okudukları kitaplar, dergiler ve kent hakkında yayılan bilgiler ile kendi yaşadıkları deneyimler sonucu elde ettikleri deneme yanılma yoluyla oluşmakta ve bu bilgiler kentle ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir imaj yaratmaktadır. Bu bağlamda araştırmamız Batman ilinin, Batman Üniversitesi'nde okuyan öğrenciler tarafından nasıl algılandığını ortaya koymayı hedeflemektedir. Bu amaçla, ilk iki bölümde literatür araştırması yapılmış, son bölümde ise Batman ili ile ilgili teorik bilgiler verilerek daha sonra Batman Üniversitesi' nde eğitim gören öğrenciler baz alınarak 452 öğrenciye uygulanan anket sonuçları değerlendirilmiştir. Araştırmada nicel araştırma yönteminden faydalanılmıştır. Örneklem olarak da gelişigüzel örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 22.0.0 istatistiksel programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda verilen yanıtlar birbirine yakın gibi dursa da genel anlamda Batman ilinin öğrenciler arasında olumsuz bir imaj algısına sahip olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte araştırmada çıkan sonuca göre erkek öğrencilerin kız öğrencilere göre daha olumlu düşüncelere sahip olduğu da saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: İmaj, Destinasyon Çekicilik, Kent imajı.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Gümüşhane ili kapalı otoparkının elektrikli araç şarj istasyonuna dönüşümü

    Murat Han Çiçek

    Günümüz dünyasında, sera gazı salınımının azaltılması amacıyla teknolojik ilerlemelerle çevre dostu ve sürdürülebilir ürünlerin geliştirilmesi önemli bir konudur. Bu bağlamda, elektrikli araçlar, sıfır emisyon özellikleri ve yüksek verimlilikleri nedeniyle çevre dostu ve sürdürülebilir bir ulaşım çözümü olarak değerlendirilmektedir. Ancak, elektrikli araçların yaygınlaşmasının önündeki temel engellerden biri, yeterli ve etkin bir şarj altyapısının eksikliğidir. Bu nedenle, şarj istasyonu altyapısının kurulmasında erişilebilirlik birincil ve temel bir parametre olarak kabul edilmektedir. Otoparklar, bu erişilebilirliği sağlamak için ideal ve etkili kullanım alanları olarak değerlendirilmektedir. Otoparklardaki şarj istasyonları aracılığıyla, elektrikli araç sahipleri günlük faaliyetlerinin bir parçası olarak araçlarını şarj etme imkanına sahip olacaklardır. Bu tezde Gümüşhane 15 Temmuz katlı otoparkına ait bir yıllık araç giriş-çıkış verileri ışığında otoparka kaç adet ve hangi tip şarj ünitesi yerleştirilmesi gerektiği konusu kuyruk teoremi kullanılarak incelenmiştir. Otopark verileri analiz edilerek giriş yapan araç sayılarına göre farklı senaryolar oluşturulmuştur. Çalışmada, kurulması planlanan şarj istasyonlarının AC ve DC tipi şarj istasyonları olması durumlarına göre optimum şarj istasyonu sayıları kuyruk teoremi modeli ile hesaplanmıştır. Oluşturulan senaryolar için kurulum ve bekleme maliyetleri dikkate alınarak, optimum bekleme süresini sağlayacak şarj istasyonlarının sayısı ve tipi belirlenmiştir. Her senaryo için daha basit ve pratik fonksiyonlar elde etmek için eğri uydurma yöntemleri kullanılarak şarj istasyonu sayısı ile toplam maliyet arasındaki ilişki kurulmuştur. Elde edilen sonuçlar değerlendirilerek öneri ve tavsiyeler sunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Erzurum ilindeki akaryakıt istasyonları ve otoparkların elektrikli araç şarj istasyonlarına dönüşümünde güneş enerjisinden elektrik üretim potansiyellerinin araştırılması

    Abdullah Turan

    Elektrikli araç (EA) satışları son yıllarda EA'ların gelişen teknolojisi ve performansı, EA'ların ve bataryalarının düşen maliyetleri ve şarj altyapısının artan kullanılabilirliği gibi faktörlerin etkisiyle küresel düzeyde hızla artmaktadır. Yaygın bir kullanıma ve sayıya sahip olan akaryakıt istasyonlarını EA şarj istasyonlarına dönüştürmek, EA şarjına yönelik artan talebi karşılamanın ve elektrikli ulaşıma geçişi desteklemenin bir yolu olabilir. Akaryakıt istasyonlarının çatıları fotovoltaik (FV) sistemlerle elektrik enerjisi üretimi için uygun olabilecek alanlardır. FV sistemlerle donatılmış akaryakıt istasyonlarının elektrikli araç şarj istasyonlarına dönüşmesi durumunda EA'ların karbon ayak izini azaltmaya ve fosil yakıtlara olan ihtiyacı azaltarak enerji güvenliğini artırmaya yardımcı olabilir. Bu tezde ilk olarak Türkiye'de iller bazında elektrikli araç şarj istasyonu sayıları belirlenmiştir. Ardından Erzurum ilinin merkez ilçesindeki akaryakıt istasyonlarının ve çatı üstü fotovoltaik panel imkânı bulunan kapalı otoparkların güneş enerjisinden elektrik üretimi potansiyeli PVGIS ve Helioscope programları kullanılarak belirlenmiştir. Çeşitli senaryolar altında FV sistemlerin elektrikli araçların şarjına olan katkısı belirlenmiştir. Son olarak HOMERgrid programı ekonomik ve teknik analizler yapılmıştır. Erzurum ilinin merkez ilçesindeki akaryakıt istasyonlarının toplam çatı alanının 22446 m2, bu çatı alanından FV sistemlerle elde edilebilecek yıllık toplam enerji üretim miktarı 5955.3 MWh olarak hesaplanmıştır. Erzurum ilinin merkez ilçesindeki kapalı otoparkların toplam çatı alanının 3787 m2, bu çatı alanından FV sistemlerle elde edilebilecek yıllık toplam enerji üretim miktarının 1015.4 MWh olduğu tespit edilmiştir. Bu tez çalışmasında Türkiye'de ilk defa bir ildeki akaryakıt istasyonları ve otoparkların çatı alanları ve bu alanlardan FV sistemlerle elektrik enerjisi üretim potansiyeli hesaplanmıştır. Gerçekleştirilen analiz ve yöntemlerin literatüre katkı sağlaması ve gelecekteki çalışmalara referans olması beklenmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Geometrik (çarpımsal) sayısal analizde bağ (spline) ara değer bulma yöntemi

    Muhanmet Emin Gürbulak

    Bu tez çalışmasında ilk olarak Newtonyen olmayan analizlerden geometrik analizin temel tanım ve kavramları verilmiştir. Daha sonra bir geometrik fonksiyonun bir noktadaki geometrik türevleri klasik türevler ile ardışık olarak hesaplanmıştır. Ayrıca bir noktadaki geometrik türevlerin Faà di Bruno formülü yardımıyla klasik türevler ile hesabı verilmiştir. Tezin asıl konusu geometrik sayısal analiz için verilen geometrik bağ ara değer bulma yöntemidir. Sırasıyla sıfırıncı derece geometrik bağ ara değerleme, doğrusal geometrik bağ ara değerleme, kübik geometrik bağ ara değerleme tanıtılmıştır. Ayrıca doğal kübik geometrik bağ ara değerleme probleminin çözümümün varlığı, tekliği ile çözüm yöntemi incelenmiştir. Son olarak kübik geometrik bağ ara değerlemenin bir uygulaması verilmiştir. Bu uygulamada verilen problemin de çözümümün varlığı, tekliği ile çözüm yöntemi incelenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Uzaktan algılama teknikleri ile üretilen tematik haritalar yardımıyla zamansal değişimin belirlenmesinde Corine ve Lucas yöntemlerinden yararlanılması: Trabzon ve Paris örneği

    Suzan Sadık

    Bu çalışmasının amacı; uzaktan algılama teknikleri ile üretilen tematik haritaların zamansal değişim ve doğruluk değerlendirmesinin yapılabilmesi amacıyla, LUCAS ve CORINE veri tabanlarından faydalanılmasıdır. Çalışma alanı olarak Trabzon'un Ortahisar ilçesi ile Fransa'nın Paris şehri ve çevresi seçilmiştir. Uygulama aşamasında, Ortahisar için; 2007, 2014, 2018 ve 2022 tarihli LANDSAT görüntüleri, 2018 ve 2022 tarihli SENTINEL görüntüleri, Paris ve çevresi için; 2013, 2015 ve 2018 tarihli LANDSAT görüntüleri kullanılmıştır. Tüm uydu görüntülerine kontrolsüz ve kontrollü sınıflandırma işlemi, ardından doğruluk analizi işlemi uygulanarak kappa istatistik değeri ve genel doğruluk belirlenmiştir. Çalışma alanlarının AÖ/AK dağılımının tespiti için uydu görüntüleri LUCAS ve CORINE sınıflandırma sistemine göre sınıflandırılarak bilgi sınıfları elde edilmiştir. Ardından, bilgi sınıflarının yıllar içerisinde meydana gelen değişimini belirlemek amacıyla değişim analizi işlemi uygulanmıştır. Sonuçların tematik doğruluğunun belirlenebilmesi için, sınıflandırılmış görüntüler LUCAS veri tabanına ait öznitelik veriler ve CORINE veri tabanına ait raster veriler ile karşılaştırılmıştır. CORINE verileri ile karşılaştırma yapabilmek için, sınıflandırılmış görüntüler en küçük haritalama birimi 25 hektar'a genelleştirilmiştir. Paris ve çevresini kaplayan alan için LUCAS verileri ile kıyaslama yapabilmek amacıyla arazi çalışmaları sonucu üretilen mevcut noktasal veriler kullanılırken, Ortahisar için bu veriler mevcut olmadığından çalışma alanı içerisinde belirlenen noktaların AÖ/AK sınıfları yüksek mekansal çözünürlüklü PlanetScope görüntüsü kullanılarak tespit edilmiştir. Son aşamada GEE kullanılarak çalışma alanlarının her ikisi için NDBI ve NDVI indeksleri hesaplanmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Müellifi bilinmeyen bir Kıyafet-nâme (Metin-inceleme)

    Yılmaz Keleş

    İnsanların dış görünüşlerinden hareketle karakterleri hakkında yorum yapma geleneği çok eskilere dayanmaktadır. İnsanların fiziki görünümünden hareketle kişilik özellikleri hakkında bilgi edinme anlamına gelen kıyafet ilmi, firasetin bir kolu olarak meydana gelmiştir. Batı'da "fizyonomi", Doğu'da "ilm-i firaset" adıyla gelişim gösteren Kıyafet-nâme, Türk edebiyatına İslamiyetin kabulü ile girmiş, zamanla kıyafet ve firaset terimleri eşanlamlı olarak kullanılmaya başlamıştır. Kıyafet ve Firaset ilmi üzerine Türk edebiyatında yazılmış eserlere Vesiletü'l İrfan, Zübdetü'l İrfan ve Kıyafetnâme gibi adlar verilmiştir. Bu çalışmada da, bahsedilen türde yazılmış, istinsah ve ve müellif kaydı olmayan "Kıyâfet-nâme" adlı eser altı bölümde incelenmiştir. Birinci bölümde, araştırmalarımız sonucunda ilm-i Firâset'in tarihi süreçteki gelişimi hakkındaki bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde ise ilm-i Kıyâfetle ilgili bilgilere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, Türk edebiyatında nesir hakkında bilgilere yer verilmiştir. Dördüncü bölümde, çalışmamıza konu olan "Müellifi Bilinmeyen Kıyafet-nâme"nin nüsha tavsifi yapıldıktan sonra içerisinde bulunan hükümlere değinilmiştir. Beşinci bölümde metin hazırlanırken izlenilen yol ve transkripsiyon alfabesi verilmiştir. Altıncı bölümde, Kıyafet-nâme'nin transkripsiyonlu metni verilmiştir. Sonuç bölümünde ise firaset ve kıyafet ilimleriyle ilgili ulaştığımız bilgilerden hareketle varmış olduğumuz neticelere değinilmiştir. Bu bölümlerin dışında başta önsöz, kısaltmalar, kısaltmalar dizini; sonda ise incelememize konu olan kıyafetnâmede geçen kelimlerden oluşan sözlük, kıyafet-nâmenin orijinal metni ve özgeçmiş, bulunmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    İstikbal Gazetesine göre Lozan sürecinde Boğazlar sorunu

    Gökhan Akkuş

    Coğrafi bir kavram olan boğazlar, tarih boyunca sahip olan otoritenin jeostratejik ve jeopolitik konumunu güçlendiren bir vazife üstlenmiştir. Ayrıca insanoğlunun siyasi, sosyal, ekonomik ve ticari hayatına da doğrudan etki etmiştir. Türkler, Osmanlı Devleti döneminde Orhan Bey'in iktidar yıllarında Çanakkale Boğazı, Fatih Sultan Mehmet devrinde ise Marmara Boğazı üzerinde kesin bir hakimiyet kurmuştur. 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesine kadar geçen zaman diliminde boğazlar üzerinde egemenlik hakları tartışmasız Osmanlı Devleti'nin kontrolündeydi. Ancak bu tarihten itibaren yapılan sözleşmelerle, boğazların statüsü değişmiş ve uluslararası güçlerin de menfaatlerini gözetecek bir alanda yeniden yapılandırılmıştır. I. Dünya Savaşı patlak verdiğinde hiç kuşkusuz büyük güçlerin dikkatle takip ettiği mevkilerin başında boğazlar gelmiştir. Osmanlı Devleti savaşın ilk aylarında tarafsızlık politikası gereği boğazları her türlü geçişe hemen kapatmıştır. Daha sonra eklemlendiği bu savaşı kaybedince imzaladığı Mondros Ateşkes Antlaşması'nın hükümleri gereği boğazları İtilaf Devletleri'nin kontrolüne bırakmıştır. Mustafa Kemal öncülüğünde Millî Mücadele Hareketinin kazanılmasından sonra barış konferansı için Lozan'a giden Türk Heyeti'nin hâkim olmak istediği alanların başında boğazlar meselesi gelmiştir. Bu tez çalışmasında, 1918 yılında yayın hayatına Trabzon şehrinde başlamış olan İstikbal Gazetesinin Lozan Barış Konferansı boyunca boğazlar meselesini ele alış ve yorumlama tarzı, hitap ettiği kitleye vermek istediği mesaj bütün yönleriyle değerlendirilerek sunulmuştur. Süreç içinde öncelikle İstikbal gazetesinin Lozan Konferansı boyunca boğazları konu edinmiş nüshaları çevrilerek transkript edilmiş, akabinde ana kaynaklar, araştırma, inceleme eserler ile makalelerden faydalanarak bu çalışma ortaya konulmuştur. Çalışmamız yerel bir gazeteyi temsil ettiğinden tarih araştırmalarında yerel kaynakların kullanımına ilişkin farkındalık sağlayacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Bireylerin finansal refahını etkileyen faktörler: Gümüşhane ili örneği

    Nuri Merdan

    Son yıllarda dünyada ekonomik, sosyal ve teknolojik alanlarda yaşanan gelişmeler önceki yıllara göre bireyleri finansal sistemin içerisinde daha fazla bulunmaya mecbur bırakmıştır. Bu gelişmelerle birlikte finansal alanda; finansal refah, finansal okuryazarlık, finansal eğitim, finansal erişim gibi kavramların önemi gün geçtikçe artmaktadır. Ulusal ve uluslararası literatür incelendiğinde her geçen gün bu kavramların üzerinde daha fazla durulmakta ve ilgili çalışmalarda daha fazla yer edinmektedir. Çalışmada finansal refah, finansal okuryazarlık, finansal erişim kavramları açıklanarak, bireylerin verdikleri cevaplar doğrultusunda tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisinin bireylere ekonomik anlamda etkisinin olup olmadığı incelenmiş ve çözüm önerileri sunulmuştur. Çalışmanın ana konusu Gümüşhane merkez ilçesinde çalışmaya dâhil edilen 13 farklı mahallede yaşayan bireylerin finansal refah, finansal okuryazarlık, finansal erişim durumlarını incelemek, bu kavramların birbiriyle ilişkilerini kavramak ve Covid-19 pandemisinin bireylerin finansal refahında bir fark yaratıp yaratmadığını ortaya çıkarmaktır. Finansal refah, finansal okuryazarlık ve finansal erişim olmak üzere üç başlık altında anket soruları hazırlanmış ve uygulanmıştır. Elde edilen verilerin mekânsal dağılımları ve değişimin ne yönde olduğunu anlayabilmek için mekânsal analiz yapılarak haritalandırılmıştır. Yapılan mekânsal dağılımlar sayesinde mahalleler arasındaki farkın daha belirgin hale geldiği düşünülmektedir.