Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Aksoy, Metin(2)
- Saka, Fatih(2)
- Vural, Alaaddin(2)
- Akpinar, Adem(1)
- Akyol, Mehmet(1)
- Alemdag, Selcuk(1)
- Aşık, Yusuf(1)
- Bahadir, Muhammet(1)
- Bozali, Nuri(1)
- Bulut, Volkan Numan(1)
- Demir, Vahdettin(1)
- Efşan, Nur Çelik(1)
- Eren, Mehmet(1)
- Gundogdu, Ali(1)
- Gücer, Mehmet Ali(1)
- Günen, Mehmet Akif(1)
- Işık, Fatih(1)
- Kankal, Murat(1)
- Karabidak, Salih Mustafa(1)
- Kaya, Ali(1)
- Kaya, Hacer(1)
- Kaya, Selim(1)
- Kaygusuz, Abdullah(1)
- Kaygusuz, Kamil(1)
- Mazlum, Halit(1)
- Mete, Emrullah(1)
- Nacar, Sinan(1)
- Okkan, Umut(1)
- Satılmış, Uğur(1)
- Semiz, Ümmühan(1)
- Sen, Ahmet Dundar(1)
- Sivrikaya, Fatih(1)
- Soylak, Mustafa(1)
- Tona, Aziz Ugur(1)
- Ugur, Omer(1)
- Yüksek, Ömer(1)
- Zeybek, Halil İbrahim(1)
- Çakir, Günay(1)
- Çavuş, Dilek(1)
- Çağlak, Savaş(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Yiğitler (tekman/erzurum) yöresindeki jeotermal ve soğuk su kaynaklarının hidrokimyasal özellikleri
Kaygusuz, Abdullah; Vural, Alaaddin; Kaygusuz, Kamil; Sen, Ahmet Dundar; Çavuş, Dilek
Bu çalışma, Erzurum-Tekman Yiğitler köyü civarındaki jeotermal, soğuk ve yüzey sularının hidrokimyasal özelliklerini, kökenini ve kullanım olanaklarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. İnceleme alanında jeotermal sistemin ana hazne kayacını peridotit ve gabro türü kayaçlardan oluşan Şahvelet Ofiyolitleri ile Kösehasan Formasyonu içindeki kireçtaşları, örtü kayacını ise masif yapıdaki Bingöldağı volkanitleri oluşturmaktadır. İncelenen jeotermal suların sıcaklık değerleri 43-49 °C, pH değerleri 7.03-8.33 ve EC değerleri 950-1550 µS/cm arasında değişmektedir. Analizler sonucunda, jeotermal, yeraltı ve yüzey sularının Ca-Mg-HCO₃ fasiyesinde olduğu belirlenmiştir. Piper, Schoeller ve Gibbs diyagramları ile yapılan sınıflandırmalar, aynı kaynaktan beslenen tek bir hidrokimyasal sistemin varlığına işaret etmektedir. (Ca+Mg)-(HCO₃+SO₄) diyagramı, Ca/Mg, HCO₃/SiO₂ ve Ca+Mg/HCO₃ oranları, CAI-I ve CAI-II indeksleri, kaya-su etkileşimine bağlı olarak su kimyasının genelde karbonat daha az oranda da silikat ayrışma süreçlerinden etkilendiğine işaret etmektedir. Hazne kaya sıcaklıkları silis jeotermometreleri ile 52-93°C, entalpi-silis karışım modeli ile 127-141°C hesaplanmıştır. Bu durum, akışkanın sığ seviyelerde %28-46 oranında soğuk yeraltı suları ile karıştığını göstermektedir. İçme suyu standartları açısından; soğuk kaynak suları uygun, yüzey suları ise sulama için elverişli bulunmuştur. Jeotermal sular; yüksek Ca, Fe, Mn, As ve NH4 derişimleri nedeniyle içme amaçlı kullanılamazken, kimyasal değerleri bakımından kaplıca kullanım potansiyeline sahiptir.
- Derleme MakaleAçık Erişim2025Hayvansal Gıda Üretiminde Su Ayak İzinin Değerlendirilmesi
Kaya, Hacer; Mazlum, Halit
Su, insan sağlığının, çevresel sürdürülebilirliğin, endüstriyel üretimin ve gıda güvenliğinin en temel unsurudur. Yerkürede kullanılabilir tatlı su kaynakları toplam su kütlesinin sadece % 2,5’ini oluşturmaktadır. Dünya nüfusundaki hızlı artış, küresel ısınma, endüstriyel üretimdeki ilerlemeler ve bilinçsiz kullanım etkileriyle sınırlı olan tatlı su kaynakları azalmaktadır. Bu anlamda su kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlayan “su ayak izi” kavramı ön plana çıkmaktadır. Su ayak izi, genel anlamıyla bir ürünün üretiminden tüketimine kadarki tüm aşamalarda gerekli olan tatlı su miktarını ifade eder. Literatürdeki ilgili çalışmalarda, Dünya genelindeki tarımsal üretim içerisinde hayvansal ürünlerin üretimi su ayak izinin çok önemli bir kısmını (yaklaşık üçte birini) oluşturduğu bildirilmektedir. Bu çalışmalarda, et üretiminin su ayak izinin süt ve yumurta üretiminden fazla olduğu, et üretimi içerisinde de sığır etinin en yüksek paya sahip olduğu bildirilmiştir. Türkiye’de su ayak izinin sektörel dağılımında tarımsal faaliyetlerin % 89 ile ilk sırada yer alması hayvansal gıda üretiminde su yönetiminin doğru yapılmasının ülkemiz açısından önemini ortaya koymaktadır. Gelecekte, küresel nüfus artışıyla birlikte hayvansal gıda üretiminin artışı ve üretim sistemlerinin gelişmesi muhtemeldir. Bu durumun mevcut tatlı su kaynakları üzerinde ek bir baskı oluşturacağı öngörülmektedir. Bu nedenle hayvansal gıda üretiminin tüm aşamalarında gerekli olan su miktarının ürün bazında bilinmesi suyun doğru yönetimi ve verimli kullanımı açısından oldukça önemlidir. Ayrıca düşük su ayak izine sahip yemlerin kullanılması, meraya dayalı hayvancılığın teşvik edilmesi, gıda israfının önlenmesi ve üretim zincirindeki tüm paydaşların bilinçlendirilmesi hayvansal üretimde su ayak izini azaltan ilave önlemler olarak sıralanabilir. Bu çalışmada su kullanımının yüksek olduğu hayvansal gıda üretiminde su ayak izinin önemi küresel ölçekte ve Türkiye özelinde değerlendirilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Uydu Görüntüleri Yardımıyla Burdur Gölü'nün Su Seviyesi Değişiminin Farklı Su İndeksleriyle Analizi ve Gelecek Yıllardaki Değişiminin Tahmini
Demir, Vahdettin; Tona, Aziz Ugur; Öztaş, Ayşe; Eren, Mehmet
Çalışmanın amacı, Burdur Gölü'nün su yüzey alanı üzerindeki mekânsal değişimleri analiz etmek ve Burdur Gölü Havzası'ndaki uzun yıllık iklim kayıtlarındaki eğilimleri inceleyerek göl yüzey alanının gelecekteki durumu hakkında tahminler yapmaktır. Bu doğrultuda, çalışma alanı için Landsat 4-5 ve Landsat 8 uydu görüntüleri kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. Bu görüntülerin sınıflandırılması, Modifiye Normalleştirilmiş Fark Su İndeksi (mNDWI), Normalleştirilmiş Fark Su İndeksi (NDWI) ve Su İndeksi 2015 (WI2015) su indisleri kullanılarak yapılmıştır ve 1985-2021 yılları arasında her yıl için göl yüzey alanı verileri toplanmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre, Burdur Gölü'nün su alanı 1985 yılı ile 2021 yılı arasında büyük oranda (81.7-92.3 km²) azalmıştır. Yapılan doğrusal regresyon analizlerine dayanarak, gölün 2070-2080 arasında kuruyacağı tahmin edilmektedir. WI2015 yöntemi, OMH (7.0554) ve GOMH (4.1711) gibi düşük hata değerleri ile 0.9923'lük yüksek korelasyon katsayısı ile en başarılı yöntem olarak değerlendirilebilir.
- MakaleAçık Erişim2024Orman Ekosisteminin Su Üretim Değerinin Galyan Su Üretim Havzasında Değerlendirilmesi (Atasu Barajı)
Çakir, Günay; Sivrikaya, Fatih; Bozali, Nuri
Orman ekosistem hizmetleri; tedarik, düzenleyici, destekleyici ve kültürel hizmetleri bünyesinde barındırmaktadır. İnsanlar ve canlıların ekosistemden doğrudan veya dolaylı olarak elde ettiği faydalar çok çeşitlidir. Ekosistemin sunduğu düzenleyici hizmetler sürdürülebilir kalkınma ve insan yaşamı açısından önem arz etmektedir. Aynı zamanda ekosistem hizmetleri insan refahı ile yakından ilişkilidir. Yaşamın en temel taşlarından birisi de su kaynaklarıdır. Dünya yüzeyinde kullanılabilir suyun çok az olması ve su kaynaklarının insanlara sunduğu hizmetlerin artması bu önemi daha da artırmıştır. Su döngüsünün faydalı bir biçimde kullanılması için evapotranspirasyon süreçlerinin de belirlenmesine ihtiyaç duyulmuştur. Faydalı suyun depolanmasında barajlar inşa edilmektedir. Baraj havzaları içerisinde mevcut arazi örtüsünün korunması ya da geliştirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, bazı ülkelerdeki içme suyu havzalarındaki ormancılık çalışmaları ile ekosistem hizmetleri arasındaki ilişkiler ele alınarak Trabzon ilinin içme suyu ihtiyacının yaklaşık %70’ini sağlayan Galyan (Atasu Baraj) havzasındaki orman ekosisteminin sürekliliği açısından değerlendirmelerde bulunulmuştur. Orman ekosistemi ile su üretiminin karşılıklı etkileşimlerine değinilmiştir.
- MakaleYalnız künye2024Assesment in the context of climate migration: hurricane katrina
Ugur, Omer; Aksoy, Metin; Efşan, Nur Çelik
Environmental problems, which have increased since the 1960s due to the impact of the Industrial Revolution, invite anthropogenic global warming. Dehydration, drought, deforestation, rising ocean and sea water levels due to the melting of glaciers, increased evaporation due to warming, and severe hurricanes resulting from the temperature- pressure difference resulting from the circulation of evaporated water masses in the atmosphere are among the disasters caused by global warming. While the devastations experienced after disasters resulting from global warming reach a level that a single country cannot combat, it creates a need for international cooperation. Thousand of people are displaced in the crisis environment that occurs after disasters, and this displacement brings environmental security threats. In the devastation caused by Hurricane Katrina in the USA in 2005, which is the subject of the study, the impact area of the disaster was wide as a result of the Bush Government and FEMA’s failure to make pre-disaster preparations at an optimal level and the dams and breakwaters built during the preliminary preparation process for the possible disaster failed. It has been revealed through information obtained from the US press that the disaster was described as man-made. Qualitative research techniques were used in the study and a literature review was conducted.
- MakaleAçık Erişim2023Bitki Örtülü Kanalların Akım Özelliklerinin Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği ile Belirlenmesinde Yakın Duvar Davranışının Etkisi
Şibil, Rahim
Bu çalışmada bitki örtülü kanalların akım özelliklerinin sayısal olarak tahmin edilmesinde önemli parametrelerden biri olan yakın duvar davranışı yaklaşımlarının sonuçlara etkisi incelenmiştir. Bu amaçla sayısal çalışmalar, Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği (HAD) metodu ile analiz yapabilen Ansys Fluent yazılımı kullanılarak üç boyutlu, türbülanslı, sıkıştırılamayan ve kararlı akım koşullarında bitki örtülü dikdörtgen kesitli bir kanal için gerçekleştirilmiştir. Türbülans modeli olarak gerçekleşebilir k-ε (realizable k-ε) türbülans modeli kullanılmıştır. Sayısal çalışmalarda yakın duvar davranışı için farklı yaklaşımlar kullanılarak (standart duvar fonksiyonları, ölçeklenebilir duvar fonksiyonları, denge dışı duvar fonksiyonları ve geliştirilmiş duvar davranışı) kanaldaki hız dağılımları tahmin edilmeye çalışılmış ve sayısal çalışmalardan elde edilen sonuçlar literatürde yapılmış deneysel bir çalışmayla karşılaştırılarak en başarılı metot ortaya konulmuştur. Yapılan karşılaştırma sonucunda “geliştirilmiş duvar fonksiyonu” yaklaşımıyla kurulan sayısal çalışma en başarılı tahmin sonucu veren yaklaşım olmuştur. Ayrıca HAD analizi sonucunda elde edilen kanaldaki hız dağılımları verilerek, bitki örtülü açık kanal akımında hidrolik özellikler incelenmiştir. Kanal içerisinde bitkisiz bölgede minimum hızlar sadece kanal tabanında oluşurken maksimum hız ise y=14.1 cm yükseklikte su yüzeyinde V=0.051 m/s olarak hesaplanmıştır. Bitkili bölgede ise hızların kanal tabanı ve yüzeydeki yaprak yüzeylerinde sürtünmeden dolayı sıfır olduğu görülmektedir. Maksimum hız tabandan y=7.8 cm yükseklikte V= 0.041 m/s olarak gözlemlenmiştir. Bu çalışma, açık kanal akışının bitki örtüsüyle etkileşimini anlamak ve açık kanal sistemlerinin hidrolik performansını geliştirmek için önemli bilgiler sağlamaktadır.
- MakaleAçık Erişim2022Geochemical investigation of the potability of surface water in Çit River and related creeks in Avliyana Basin (Gümüşhane, NE Türkiye)
Saka, Fatih; Soylak, Mustafa; Bulut, Volkan Numan; Vural, Alaaddin; Gundogdu, Ali
In the study, physico-chemical parameters of Çit Stream and related creeks in Avliyana Basin (Gümüşhane, NE Turkey) were determined. In terms of physical parameters, it is seen that the Büyük Çit Stream has drinking water quality. According to piper diagram, all of the samples except one have fallen into region of class of CaCO3 and MgCO3 waters. The different one is the mixed water class. It has been determined that the metal content that may pose a risk to water is below the permissible limits. It has been seen that there may be only one point of risk for lead. As a result, physico-chemical aspect of water quality of Çit River and related creeks in Avliyana Basin has been seen to be suitable for drinking water standards.
- MakaleAçık Erişim2022Sentinel-2 görüntüleri kullanılarak su yüzey alanlarının belirlenmesinde sınıflandırıcıların performanslarının incelenmesi
Günen, Mehmet Akif
Nehirler, akarsular, göller ve göletler gibi su yapılarının haritalanması, su kaynaklarının gözlenmesi, zaman içerisinde değişiminin belirlenmesi ve yönetilmesi açısından oldukça önemlidir. Su yüzey alanlarının tespit edilmesi birçok faktörden etkilenen karmaşık bir süreçtir. Su ve su olmayan alanların belirlenmesi problemi için çeşitli çok kanallı bantlı uydu görüntüleri ve sınıflandırma tabanlı yaklaşımlar kullanılmaktadır. Bu çalışmada, sınıflandırma algoritmalarının etkinliğinin araştırılmasında indeks tabanlı yöntemlerden daha başarı sonuç üreten parametrik olmayan (Destek Vektör Makinalar, k-En Yakın Komşuluk ve Karar Ağaçları), olasılıksal (Saklı Markov Model) ve derin öğrenme (Oto- Kodlayıcı) tabanlı danışmalı sınıflandırma yöntemleri kullanılmıştır. Çok bantlı ve yüksek mekansal çözünürlüklü uydu görüntüleri yüksek maliyetli olduğundan sınıflandırma için Sentinel-2 uydu görüntüsüne ait sadece kırmızı, yeşil ve mavi bantlar kullanılarak Arıklar ve Denizli Göletlerine ait su yüzey alanları belirlenmiştir. Deneysel sonuçlar doğruluk, özgüllük, kesinlik, duyarlılık, f-skor gibi karışıklık matrisinden elde edilen metrikler ve görüntü kalite belirlemede kullanılan ortalama karesel hata, yapısal benzerlik indeksi, pik sinyal-gürültü oranı ve Kohen’in Kappa metriği gibi istatistiksel araçları kullanılarak karşılaştırılmıştır. Elde edilen nicel ve nitel deneysel sonuçlarda derin öğrenme tabanlı oto-kodlayıcı istatistiksel olarak en başarılı yöntem olurken, zamansal karşılaştırma açısından karar ağaçları yönteminin daha hızlı çalıştığı belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2022Çevresel inovasyon, ekonomik büyüme ve doğrudan yabancı yatırımların yenilenebilir enerji tüketimi üzerine etkisi
Akyol, Mehmet; Mete, Emrullah
Enerji sanayi devriminden bu yana ülkelerin ekonomik büyümeyi sağlayabilmek için en önemli girdi olmuştur. Ancak enerjinin tükenebilir olması ve çevreye zarar veren kaynaklardan üretilmesi yenilenebilir enerji kaynaklarını ve tüketimini ön plana çıkarmıştır. Bu çalışmanın amacı çevresel inovasyon, ekonomik büyüme ve doğrudan yabancı yatırımların yenilenebilir enerji tüketimi üzerinde etkilerini araştırmaktır. Yükselen piyasa ekonomilerinden 10 ülkenin 2000-2018 dönemine ait verilerinin kullanıldığı çalışmada Gengenbach Urbain ve Westerlund (2008) panel eşbütünleşme analizi ve Emirmahmutoğlu ve Köse (2011) panel nedensellik analizinden yararlanılmıştır. Eşbütünleşme analizi sonuçlarına göre çevresel inovasyon ve ekonomik büyüme yenilenebilir enerji tüketimini negatif yönlü, doğrudan yabancı yatırımlar ise pozitif yönlü etkilemektedir. Nedensellik analizi sonuçlarına göre yenilenebilir enerji tüketiminin ekonomik büyümenin nedeni olduğu, doğrudan yabancı yatırımların yenilenebilir enerji tüketiminin nedeni olduğu ve çevresel inovasyonun yenilenebilir enerji tüketiminin nedeni olduğu tespit edilmiştir.
- MakaleYalnız künye2022Farklı İklim Değişikliği Senaryoları için Doğu Karadeniz Bölgesindeki Meteorolojik Kuraklıkların Eğilim Analizi
Kankal, Murat; Nacar, Sinan; Okkan, Umut; Şan, Murat
Kuraklık diğer doğal afetlerden farklı olarak gelişimi daha uzun zaman alan ve etkileri daha uzun süre devam eden bir afettir. Meydana gelmesi muhtemel bir kuraklığın önceden belirlenmesi, kuraklığın olumsuz etkilerinin daha etkili bir şekilde azaltılmasını mümkün kılmaktadır. Standartlaştırılmış Yağış İndeksi (SYİ) farklı iklim koşullarına sahip, farklı zaman dilimleri ve bölgeler arasındaki kuraklıkları tanımlamak için en sık kullanılan kuraklık indeksidir. Bu çalışmanın amacı almış olduğu yağış miktarı bakımından Türkiye’nin en önemli hidrolojik havzalarından biri olan Doğu Karadeniz Havzası’nın (DKH) geçmiş ve gelecek dönem kuraklık analizini SYİ parametresi ile gerçekleştirmek ve bu parametrenin eğilimini belirlemektir. Bu kapsamda DKH içinde ve çevresinde yer alan 12 meteoroloji istasyonundan ölçülmüş olan 1981-2010 dönemi aylık toplam yağış verileri kullanılarak SYİ değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca CMIP5 arşivinde yer alan GFDL-ESM-2M genel dolaşım modelinin iyimser (RCP4.5) ve kötümser (RCP8.5) senaryolar altındaki bölgesel ölçeğe indirgenmiş olan 2021-2050 dönemi çıktılarına da aynı işlemler uygulanmıştır. Meteorolojik kuraklığın eğilim analizleri için 1 ve 3 aylık SYİ değerleri üzerinde Yenilikçi Eğilim Analizi yöntemi kullanılarak üç farklı grupta ve %95 güven düzeyinde tekdüze olarak eğilim analizi gerçekleştirilmiştir. Gözlem değerlerinde ve RCP senaryolarında istasyonların yaklaşık %25’inde şiddetli yağışlarda ve şiddetli kuraklıklarda artış görülmüştür. Ancak SYİ değerlerinde geçmiş dönem periyodunda Akçaabat istasyonu (azalan eğilim) hariç tekdüze anlamlı artan eğilim görülürken gelecek dönem periyodunda her iki senaryo için azalan yönde eğilim görülmüştür.
- MakaleAçık Erişim2021Investigation of Hydrogeochemical Characteristics and Quality of the Water Resources in Şiran (Gümüşhane) District Center, Turkey
Alemdag, Selcuk; Semiz, Ümmühan; Gücer, Mehmet Ali
The study area is located of Şiran District Center in the southwest of Gümüşhane (NE Turkey). In this study, hydrogeochemical characteristics of water resources in district center were examined and metal element contents were determined. In the study area, the basement rocks are represented by Eocene Kelkit formation, which is composed of sandstone, claystone, marl, shale and tuff, and this unit is covered unconformably by the Quaternary aged alluvium. These units form granular porous unconfined aquifers according to the hydrogeological features. The pH, specific conductance (SC) and hardness (Fr°) values of the water resources in the study area varied between 5.41-7.48, 106.9-141.3 µS/cm and 4.72-6.78 (n= 18), respectively. According to the classification of Intra-Continental Water Resources, these data show that the samples are mostly class-I and II, rarely class-III water quality characteristics. The water resources in the study area are generally classified as Ca-Mg-HCO3 type carbonated (Ca+Mg>Na+K), and generally their weak acids are more than strong acids (HCO3>SO4+Cl). In the study area, (Ca+Mg)/(SO4+HCO3) ratios indicated the effect of silicate weathering in the waters, and the Cl/(Cl+HCO3) and (Na+K)/(Na+K+Ca) ratios show that the chemistry of waters is controlled by the chemical weathering of rock-forming minerals, hence, reflect the water-rock interaction. Except for a few, the concentration of dissolved potentially toxic elements in the water samples were distributed within acceptable limits. Consequently, the hydrogeochemical results showed that the water resources in the study area were in the category of good class waters in terms of drinking water
- MakaleAçık Erişim2020Karadere Çayı Taşkını (Araklı -Trabzon)
Işık, Fatih; Zeybek, Halil İbrahim; Çağlak, Savaş; Bahadir, Muhammet
Taşkınlar ülkemizde son yıllarda değişen iklim şartları ile birlikte daha sık yaşanan doğal afetlerdir. Taşkınlara bağlı olarak birçok can ve mal kaybı yaşanmaktadır. Bu çalışmada taşkınların çok yaşandığı Doğu Karadeniz Bölümü’nde yer alan Trabzon’a bağlı Araklı ilçesinde 18 Haziran 2019 tarihinde meydana gelen taşkının coğrafi nedenleri incelenmiştir. Oluşan taşkın, Araklı ilçesine bağlı Çamlıktepe ve Yüceyurt mahallelerinde 10 kişinin yaşamını yitirmesine, çok sayıda meskenin de yıkılmasına sebep olmuştur. Taşkının yaşandığı Karadere Çayı havzasında yaşanması muhtemel taşkınların risk analizi yapılarak taşkına duyarlı alanlar belirlenmiştir. Çalışmada sahaya yönelik afet raporları, sayısal yükseklik, meteorolojik, akım ve jeolojik verilerden yararlanılmıştır. Çalışmada yöntem olarak Çok Kriterli Karar Verme yönteminin bir metodu olan Analitik Hiyerarşi Süreci kullanılmıştır. Taşkın duyarlılık analizi için mevcut yöntemlere farklı parametreler eklenerek oluşturulan üç ayrı teknik ile haritalar üretilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, Karadere Çayı’nın bazı kıyı kesimleri, Haliloğlu ve Gülbekli derelerinin birleştiği yer ve Araklı şehir merkezi taşkına en duyarlı alanlar olarak tespit edilmiştir. Haliloğlu ve Gülbekli derelerinin birleştiği saha 18 Haziran 2019’da yaşanan taşkının ana merkezini oluşturmaktadır. Ayrıca sahada taşkınla birlikte yaşanan heyelan olayları da taşkının etki derecesini artırmış, çamur akıntısı oluşumuna neden olmuştur. Analiz sonuçları ve yaşananlar göstermektedir ki sahada bundan sonrada taşkın olasılığı yüksektir. Bu nedenle çalışmanın, yöneticiler ve karar vericiler tarafından muhtemel olumsuz sonuçların engellenmesi adına dikkate alınması beklenmektedir.
- MakaleYalnız künye2017Belli aşılma olasılığına sahip debilerinin bölgeselleştirilmesi ve Doğu Karadeniz Havzası örneği
Saka, Fatih; Yüksek, Ömer
Su mühendisliği çalışmalarının pek çoğunda, çalışma yerinde bulunan su miktarının veya belli bir değerdekidebinin bulunma olasılığının tespiti gerekmektedir. Ancak eldeki debi ölçümleri sınırlı ve sadece akımgözlem istasyonlarının (AGİ) bulunduğu yerlerdedir. Her bir AGİ'deki debi süreklilik eğrileri (DSE) eldeedilebilmekte, ancak veri ölçümü bulunmayan veya yetersiz olan yerlere ait debi değerlerinin tahminigerekmektedir. Bu amaçla, belirli aşılma olasılığına sahip olan debi değerlerinin bölgeselleştirme çalışmaları uygulanabilmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'de, Doğu Karadeniz Havzası'ndaki 39 adet AGİ'ye ait debideğerleri, meteoroloji istasyonlarının, sıcaklık ve yağış değerleri temin edilmiştir. Drenaj alanlarının sınırlarıbelirlenmiştir. Thiessen Metodu kullanılarak AGİ'lere ait yıllık toplam yağış ve sıcaklık değerleri eldeedilmiştir. 10 yıllık günlük ortalama debiler kullanılarak, yıllık DSE'nin %20, %30, %50 ve %90 aşılma oranlarına sahip olan debi değerlerinin havza özellikleriyle ilişkileri belirlenmiştir. Topoğrafik özellikler olarak drenaj alanı, drenaj yoğunluğu ve akarsu kollarının ortalama eğimi; iklim özellikleri olarak ise, ortalama yıllık toplam yağış yüksekliği ile yıllık ortalama sıcaklık değerleri kullanılmıştır. Sonuç olarak, bazı havza özellikleri ile veri ölçümü bulunmayan alanlarda %20, %30, %50 ve %90 aşılma oranlarına sahip olan debilerin tahmini yapılmış ve sonuçlar irdelenmiştir
- MakaleYalnız künye2016Barajların Kontrolü ve Denetiminin Önemi
Aşık, Yusuf
Barajlar, daha çok tarımsal faaliyetler, sel kontrolü, elektrik enerjisi üretimi ve diğer amaçlarla yapılırılar. Barajlar boyutları bakımından mühendislik yapıları içinde en büyük olan yapılardandır. Ayrıca önem derecesi bakımından da en önemli mühendislik yapılarındadır. Barajlar bir ülkenin ekonomik, sanayi, tarımsal, sosyal ve kültürel bakımdan kalkınmasında büyük faydaları olan yapılardır. Ancak barajlar aynı zamanda birer potansiyel tehlikedir. Çünkü bir barajın rezervuarında milyonlarca metre küp su birikmektedir. Potansiyel tehlikelere karşı barajlarda sürekli olarak gözemler yapılmalıdır. Herhangi bir tehlike karşısında da gerekli tedbirleri almak gerekir. Bu yazıda barajların güvenliği için yapılması gereken denetim ve gözlemler hakkında bilgiler verilmiştir
- MakaleYalnız künye2016Gümüşhane Merkez ve Merkeze Bağlı Bahçecik Köyü Su Kaynaklarının Radyoaktivitesinin Tayini
Kaya, Selim; Karabidak, Salih Mustafa; Kaya, Ali
Bu araştırmada, Gümüşhane ili Bahçecik köyü yayla bölgesi, Gümüşhane merkez ve merkeze bağlı Bahçecik köyü şebeke sularının radyoaktivitesinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma, içme suyu olarak kullanılan kaynak suların insan sağlığına zararlı miktarda radyoaktivite taşıyıp taşımadığının belirlenmesi ve Bahçecik köyü yayla bölgesine yapılacak içme suyu barajından Gümüşhane ili içme suyunun karşılanmasının planlanması bakımından önemlidir. Çalışmada, bölgedeki kaynak sularından alınan numunelerin toplam Alfa-Beta analizleri Türkiye Atom Enerjisi Kurumu İstanbul Küçükçekmece'deki araştırma merkezine gönderilerek orada yapılmıştır. Gama analizleri ise Üniversitemiz laboratuvarlarında yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar toplam Alfa Bahçecik yayla bölgesinde en düşük ve en yüksek; <10 mBq/L ve <20 mBq/L toplam Beta da 13 ±1 mBq/L ve 50±10 mBq/L belirlenmiştir. Bahçecik köyünde çeşmede toplam Alfa 40±10 mBq/L ve şebeke suyunda <10 mBq/L toplam Beta çeşmede 70±10 mBq/L ve şebeke suyunda 50±10 mBq/L olarak belirlenmiştir. Gümüşhane merkez şebeke suyunda ise iki noktadan alınan numuneler için toplam Alfa değerleri sırasıyla 30±10 mBq/L ve 40±10 mBq/L ve toplam Beta değerleri 112±10 mBq/L ve 118±10 mBq/L olarak belirlenmiştir. Analiz sonuçlarında belirlene toplam Alfa-Beta değerlerinin üç bölgede de insan sağlığına zarar verecek değerler olan toplam Alfa'da 0.5 Bq/L, toplam Beta'da 1 Bq/L'nin altında olduğu görülmektedir. Gama analizinden elde edilen sonuçlara göre, 226Ra için 4.6 mBq/L ile 5.5 mBq/L, 232Th için 2.1 mBq/L ile 3.6 mBq/L; 40K içinde 91.25 mBq/L ile 117.9 mBq/L aralığında olduğu belirlenmiştir. Bu değerler için hesaplanan yıllık etkin doz eşdeğerleri, Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) içme suları için belirlediği yıllık etkin doz eşdeğerinin üst sınırı olan 0.100 mSv/y'in çok altındadır. Gümüşhane ili şebeke suyu, Bahçecik köyü şebeke suyu ve Bahçecik köyü yayla bölgesindeki doğal su kaynaklarının insan sağlığına zarar verecek derecede radyoaktivite taşımadığı tespit edilmiştir
- MakaleYalnız künye2014Türkiye'de hidroelektrik enerjinin gelişiminde özel sektör katkısının irdelenmesi: doğu karadeniz havzası örneği
Satılmış, Uğur; Akpinar, Adem
Bu çalışmada, Türkiyenin kuzey doğusunda DSİ 22. Bölge Müdürlüğü bünyesinde özel sektör ve resmi kurumlar tarafından gerçekleştirilmiş ve gerçekleştirilecek hidroelektrik santral projelerinin şimdiki durumu incelenerek bu projelerin gelecek yıllarda hidroelektrik üretime muhtemel katkıları araştırılmıştır. Ayrıca, bölgedeki santrallerin, Türkiyedeki ulusal ekonomiye katkıları ve Türkiyenin toplam hidroelektrik ve küçük hidroelektrik potansiyellerin değerlendirilme oranları tespit edilmiştir. Çalışılan alanla ilgili yapılmış olan potansiyel belirleme çalışmalarından elde edilen potansiyellerle ilgili bir kıyaslama yapılarak DSİ 22. Bölge Müdürlüğünün faaliyetlerinin potansiyeli ne kadar karşıladığı belirlenmiştir (Akdoğar, 2006; Eroğlu, 2011). Önceki yıllarda Doğu Karadeniz Havzası için yapılan bir çalışmada, bu çalışmanın kapsadığı bazı illerde çalışmanın yapıldığı yılda geliştirilmiş ve geliştirilmekte olan hidroelektrik santrallerin durumu ile şu anki durum kıyaslanarak geçen 4 yıl süredeki gelişmeler irdelenmiştir (Aslan, 2009). Buradan yola çıkılarak 4628 Sayılı Elektrik Piyasası Kanununun ve dolayısıyla özel sektörün ilgi alanındaki hidroelektrik enerji gelişimine katkısı araştırılmıştır.
- MakaleYalnız künye2014The water conflict in the euphrat and the tigris river
Aksoy, Metin
As the essential water resources of Middle East the rivers, namely Euphrat and Tigris, meaning a reason for peace and conflict in the same time for the riparian countries: Turkey, Iraq, and Syria. This study examines whether the lack of water resource is also a source of problems among the countries or is the tangible fact which is derived upon the other political reasons. The importance of water and the motives of “change” in the perception of water over time are also questioned. The absence of the formal water convention signed by the countries does not mean that there is no standard exist on how to regulate the water regime. Practically, the suggestions of the International Law Commission (ILC) are taken into consideration. In the study, also the importance of conflicts addressed which occur independently of the water issues








