Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2026
    Green Economy Practices in Selected Cities of the European Union: The Cases of Amsterdam, Freiburg, Copenhagen and Ljubljana

    Seyhan, Burak

    This study comparatively analyzes green economy practices in four leading EU member states: Amsterdam, Copenhagen, Freiburg, and Ljubljana. Urban green transition strategies through multi-level governance, policy instruments, citizen participation, circular economy practices, and sustainable infrastructure development. A qualitative multiple case study design was adopted for the analysis based on secondary data from municipal strategy documents, EU policy frameworks, academic literature, and reports by international organizations. The cities were selected using purposive sampling based on the following criteria: (i) EU membership; (ii) long-term green economy strategies; (iii) international recognition such as European Green Capital; and (iv) academic and institutional data availability. Data analysis was carried out by means of qualitative content analysis using a category-based coding framework. NVivo 14 was used for coding and thematic structuring. Key analytical categories included policy domains (e.g., energy, mobility, waste, green infrastructure), governance models (e.g., participatory, public-private), policy instruments (e.g., incentives regulatory tools), and performance metrics (e.g., emissions reductions waste diversion rates). Results indicated that the city has developed a distinct mix of green policies determined by its institutional capacity local resources and social context. For example: Amsterdam emphasizes circular economy and smart mobility; Copenhagen integrated infrastructure in line with carbon neutrality targets; Freiburg governance model centered on civic engagement; Ljubljana success in waste management plus planning for green spaces. SWOT analyses revealed the strengths and weaknesses of each city in terms of their green economy policies. The study underlines the importance of multi-layered and participatory governance frameworks, temporally and contextually sensitive policy instruments, as well as data-driven monitoring systems to align local green economy initiatives with broader EU strategies such as the European Green Deal or Sustainable Development Goals. Results provide both conceptual and practical contributions toward an ever-growing literature about sustainable urban policy plus governance within a European context.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2026
    Afetlere Dirençli Kentler İçin Kardeş Afet Parkı Yaklaşımı: Yedisu Segmenti’nde Pilot İl Seçimi

    Peker, İskender; Tanyas, Mehmet; Şimşek, Nurcan

    Afetlere dirençli kentler, doğa kaynaklı afetlere karşı hazırlıklı, esnek ve hızlı toparlanabilen yerleşimler olarak tanımlanmaktadır. Özellikle 2000’li yıllardan itibaren uluslararası politika ve çalışmalarda, afet öncesi risk azaltımı ve afet sonrası iyileşme süreçlerinde kentsel dayanıklılığın güçlendirilmesi öncelikli hale gelmiştir. Bu bağlamda kamusal açık ve yeşil alanlar, deprem gibi yıkıcı afetlerde güvenli toplanma ve geçici barınma mekânları olarak kritik bir rol üstlenmektedir. Bu çalışmada, kardeş şehir modelinden esinlenerek geliştirilen Kardeş Afet Parkları yaklaşımı kapsamında, Yedisu sismik boşluğu çevresindeki iller için pilot il seçimi amaçlanmıştır. Literatürden belirlenen kriterler BWM yöntemiyle ağırlıklandırılmış, TOPSIS analizi sonucunda Erzincan en uygun pilot il olarak belirlenmiştir.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Şehir, Şehirlilik ve Türkiye: Taşralılıktan Şehirliliğe Dönüşüm Süreci

    Ak, Muammer

    Bu çalışma, şehir, şehirleşme ve şehirlilik kavramlarını sosyolojik ve tarihsel bir çerçevede ele alarak, özellikle Türkiye bağlamında bu süreçlerin birey ve toplum üzerindeki etkilerini incelemektedir. Şehirler tarih boyunca kültürel, ekonomik ve sosyal merkezler olarak önemli roller üstlenmiş; şehirleşme, kırsal alanlardan kentlere göçle birlikte mekânsal büyümeyi, şehirlileşme ise bireyin zihinsel ve kültürel dönüşümünü ifade etmiştir. Batı’da sanayi devrimi ve Aydınlanma düşüncesi, şehirleşme ve kentli birey kimliğinin oluşumunda belirleyici olurken; Türkiye’de bu süreç, daha çok iç göç, gecekondu ve plansız yapılaşma ile şekillenmiştir. Türkiye’de şehirli değerlerin gelişimi, burjuva sınıfının oluşamaması nedeniyle sınırlı kalmış, şehir kültürü büyük ölçüde esnaf kültürüyle temsil edilmiştir. Çalışmada, şehir ile köyün sosyolojik özellikleri karşılaştırılmış; şehirli olmanın yalnızca mekânsal bir konum değil, aynı zamanda rasyonel düşünce, hoşgörü, kültürel çeşitliliğe açıklık ve toplumsal bilinçle ilişkili olduğu vurgulanmıştır. Bu bağlamda, Türkiye'de taşralılıktan şehirliliğe geçiş süreci ayrıntılı biçimde analiz edilmiştir.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Kurumsal Kimliğin Kent Kimliğine Dönüşümü: Şehir Merkezlerinde Mağaza Tabela Tasarımlarının Aynılaşması

    Günay, Mehmet Akif

    Kentlerin hızla büyümesi, artan rekabet ve benzer ürün ve hizmetleri sunan mağazaların çoğalması, tüketicilerin zaman kısıtlarını artırmış ve hızlı iletişimi zorunlu hale getirmiştir. Bu doğrultuda, görsel kimliğiyle tüketicileri etkileyen ve seçim süreçlerini kolaylaştıran tabelalar önemli bir ihtiyaç haline gelmiştir. Son dönemlerde markalaşma sürecinde kent kimliği oluşturma çabası içerisine giren kent yöneticileri kentin en uğrak yerleri olan ana caddeler üzerindeki mağazaların tabelalarını bir farklılık oluşturmak adına yeniden tasarlamaktadır. Bu çalışmada, Gümüşhane’nin en dinamik caddelerinden biri olan Cumhuriyet Caddesi üzerindeki 66 mağaza tabelası incelenmiştir. Araştırma, mağaza tabelalarının kurumsal kimlik bağlamında içerdiği sorunları tespit etmeyi amaçlamaktadır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. İçerik analizi, sosyal bilimler alanında sıklıkla kullanılan ve nitel araştırmalarda başvurulan bir yöntemdir. Bu yöntem; verileri sistematik, tarafsız ve sayısal bir şekilde analiz ederek, bir durum içindeki değişkenleri ölçmeyi ve toplanan verileri açıklayabilecek kavramlar ile ilişkiler bulmayı amaçlamaktadır. Örneklem olarak seçilen Gümüşhane ilinde yer alan dükkân/mağaza tabelaları, görsel tasarım ilkelerinden yola çıkılarak altı temel kategori altında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda kolektif olarak tasarlanan tabelalardan dolayı mağazaların aynılaştığı, birçok mağazanın kurumsal logoya sahip olmadığı, kurumsal kimlik unsurları dikkate alınmadan tasarlandığı, mağaza tabelalarının estetik kaygıyla tasarlanmasına rağmen estetik olmadığı, Gümüşhane belediyesi kimliğiyle bir bütünlük oluşturmadığı ortaya çıkmıştır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Sürdürülebilirliğin sosyal medyadaki temsili: greenfluencer paylaşımları üzerinden bir değerlendirme

    Okur, Hatice Duran

    Bu çalışma ekonomik sistemin öne sürdüğü sürdürülebilirlik söylemlerindeki ve pratiklerindeki çelişkileri, Greenfluencer’ların Instagram’daki sürdürülebilir yaşamla ilgili paylaşımları üzerinden analiz etmeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma yöntemiyle yapılan bu çalışmada, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılarak 01.01.25-15.05.25 tarihleri arasında 10 yeşil etkileyicinin yaptığı paylaşımlardan veriler elde edilmiştir. Veriler nitel içerik analiziyle, “sürdürülebilirliğin çerçevesi”, “sürdürülebilirliğin inşası” ve “sürdürülebilirlik çelişkileri” olarak üç tema altında çözümlenmiştir. Greenfluencer’ların paylaşımlarında sürdürülebilirliği bireysel tüketimle ve bireysel sorumluluklarla ilgili pratiklerle çerçeveledikleri ve sürdürülebilir yaşam sunumunu bilgilendirici içeriklerle, tüketim alternatifleriyle, reklam ve işbirliğiyle, pratik çözüm önerileriyle, başarı tasvirleriyle inşa ettikleri görülmüştür. Ayrıca greenfluencer’ların sürdürülebilir yaşam sunumunu, bazı belirsizlik ve şeffaflık boşluklarıyla, sistem eleştirisinin sınırlılığıyla, orta-üst sınıf perspektifini yansıtan tüketim kültürü temsili ile çelişkili olarak devam ettirme çabaları olduğu bulgulanmıştır. Greenfluencer’ların ürettikleri içerikler önemli olmakla birlikte, ekolojik sorunların oluşmasında ve çözümünde bireysel sorumlulukların ve bireysel tüketimin ön plana çıkarılması, sistemsel sorunların göz ardı edilmesine neden olabilmektedir. Ayrıca tüketim kültürünün temsiline yönelik paylaşımlarla tüketim ideolojisinin yeniden üretilebileceği, sınıfsal ve kültürel ayrımların derinleşebileceği sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2024
    İklim Değişikliğine Dirençli Kentler: Dünya’da ve Türkiye’de İyi Yerel Yönetim Uygulama Örnekleri

    Kaba, Elif Dilara

    Nüfus artışı, kentleşme ve sanayileşme faaliyetleri başta sayılmak üzere çeşitli insan faaliyetlerinin atmosfere yaydığı gazlar, küresel iklim değişikliğine yol açmaktadır. Özellikle kentler, barındırdıkları yoğun nüfuslarına sundukları hizmetler ile sera gazı üretimini tetiklemekle birlikte iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerine daha fazla maruz kalmaktadırlar. Bu çift yönlü etki, iklim değişikliği kaynaklı olumsuzlukların azaltılması ve uyum faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi için kentsel politikalara duyulan ihtiyacı artırmaktadır. Kentsel politikalar ile kentlerde iklim değişikliğine karşı direnç oluşturmak, sürdürülebilir gelişimi destekleyecektir. Halka en yakın birimler olan yerel yönetimler, izleyecekleri kentsel politikalarla iklim değişikliğiyle mücadelede etkin rol alacaklardır. Çalışmanın amacı, iklim değişikliğine karşı dirençli kentler oluşturulmasında yerel düzeyde oluşturulan politikaların önemini ortaya koymak, iklim değişikliğine ilişkin mevcut yerel politikaların sorgulanmasını sağlamak ve politika önerilerinin geliştirilmesine katkıda bulunmaktır. Bu kapsamda, dünyada ve Türkiye'deki öncü kent örnekleri ışığında yerel yönetimlerin iklim değişikliğiyle mücadelede oluşturabileceği kentsel politikalar üzerinden önerilerde bulunulmuştur. İklim değişikliği ile dirençli kent kavramlarının birlikte ele alınması çalışmanın özgün değerini oluşturmaktadır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2024
    Samsun’da Kara Yolu Trafik Kazalarının CBS Tabanlı Zamansal ve Mekânsal Analizi

    Ozçelebı, Muhammed Akıf

    Dünya genelinde kentlerdeki araç sayısının artışı, uluslar için önemli bir endişe kaynağı olmuştur. Bu durum, ekonomik kayıpların yanı sıra kara yolu trafik kazalarında (KTK) da yükselişe yol açmış ve trafik güvenliğini küresel düzeyde ciddi bir sorun haline getirmiştir. Bu çalışmada Samsun’da KTK’lerin zaman içerisinde neden ve nasıl gerçekleştiğinin tespit edilmesi, nispeten yüksek riskli konumların belirlenmesi ve yakın çevresindeki aktivite alanlarıyla ilişkilendirilmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Çekirdek yoğunluk, Ancelin Local Moran’ın I, benzerlik ve mekân-zaman küpü analizlerinden yararlanılmıştır. Buna göre 2018-2020 yılları arasında gerçekleşen 4.339 kara yolu trafik kazaları en az perşembe günü, kış mevsimi ve gece saatlerinde (00:00-06:00) meydana gelirken, en fazla kaza ise cumartesi günü, yaz ayları ve akşam vakitlerinde (16:00-21:00) gerçekleşmiştir. Çalışma kapsamında yapılan analizler Samsun’da KTK’lerin daha yüksek araba hızına ve hacmine sahip çok şeritli yollar üzerinde kümelendiğini ortaya çıkarmıştır. KTK’lar konut ve ticari arazi kullanım alanları ile kamu ve özel kurumların toplandığı şehir merkezleri ve yakın çevresindeki anayollar boyunca meydana gelmiştir. KTK’lerde sözü edilen şehir merkezlerinde ise Samsun’un en nüfuslu ilçesi olan İlkadım öne çıkmıştır. Samsun şehrinde mekân zaman küpü analizi neticesinde zaman içinde KTK’lerin kümelenme gösterdiği sıcak noktalar içerisinde en geniş alana yayılan model “azalan sıcak noktalar” olmuştur. Bu model İlkadım ilçesinin kentsel alanı ile Canik ilçesinin batısındaki İlkadım Bulvarı’nın çevresinde kümelenmiştir. Sonuç olarak tespit edilen bu sıcak noktalar güvenlik kurumlarının kaza sıklığını veya şiddetini azaltacak önlemler konusunda daha bilinçli kararlar almasına rehberlik edeceği düşünülmektedir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2023
    Kentleşme ve Göçün Suç Üzerindeki Etkileri: Taşı Toprağı Altın Şehir Filmi Örneği

    Eskiyurt, Nurefşan; Cengiz, Emre

    Kent, kentleşme, kentlileşme ve göç kavramlarının tanımları yapılırken birçok değişkenin göz önüne alınması gerekmektedir. Çünkü bu kavramlara etki eden faktörler oldukça fazladır. Tanımlamalarda değişkenler göz önüne alındığında kentleşme ve göçün nedenleri de ortaya çıkmaktadır. Bu kavramlar, suç ile ilişkili olup, suça zemin hazırlayan ve suçun işlenmesini hızlandıran etkiler meydana getirebilmektedir. Çünkü kentte göç sonucu geride bırakılan yaşam alanının kuralları geçerli değildir. Kent, kendine özgü nitelikleriyle bireylere yalnızca yeni bir yaşam alanı sunmamaktadır. Kente göç etmek, kültürde de değişmeye neden olmaktadır. Bu değişimi hızlı ve sağlıksız geçiren birey, suça yönelebilecektir. Tabi ki kentleşme ve göç, tek başına suç işlemenin nedeni değildir. Bu çalışmada göçün kentteki suç olgusuna etkisi irdelenerek açıklanacaktır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2022
    Yeni Bir Şehir Kıyaslama Metodolojisi: Çok Boyutlu Yönetimsel İçgörü

    Şimşek, Ahmet Bahadır; Gurkan, M. Edib

    Kıyaslama, karar vericilerin kuruluşları hakkında güçlü ve zayıf yönleri, öncelikleri, geçmişi ve geleceği gibi farklı perspektiflerden kritik çıkarımlar yapmalarını sağlayan bir yönetim aracıdır. Şehirlerin kıyaslaması, yöneticilere politikaların değerlendirilmesi ve stratejik kararlar alınması açısından sağladığı faydalar nedeniyle bilim insanlarının ilgisini çekmektedir. Şehir kıyaslaması üzerine mevcut araştırmalar, kıyaslama faktörlerini belirlemeye ve kıyaslama skorlarını ölçmek için yöntemler geliştirmeye odaklanmıştır. Bir diğer ifadeyle, mevcut yöntemler, şehirleri karşılaştırmak için ağırlıklı faktörleri birleştirerek tek bir puan hesaplamayı amaçlamaktadır. Bununla birlikte, politika yapıcılar, politikalarına rehberlik etmek için basit bir puanlamaya sahip olmak yerine daha ayrıntılı bilgi talep etme eğilimindedir. Bu çalışmada önerilen kıyaslama yaklaşımı bu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Önerilen yaklaşım, kıyaslama için kabul edilen çok kriterli karar verme tekniğinin duyarlılık analizine dayanmaktadır ve karar vericiler her şehir için üç ana çıktı sunmaktadır: (i) karar verici yanlılığından uzak, uzlaşıya dayalı bir sıralama sunar, (ii) daha iyi sıralama elde etmek için minimum çaba gerektiren öncelikli alanları gösterir ve (iii) geçmişten bugüne uygulanan politikaların sonuçlarının göreceli etkilerini sergiler ve geçmişten bugüne uygulanan politikalar devam ettirilirse şehrin gelecekteki sıralamasını yansıtır. Metodolojinin uygulanışı bir vaka çalışması ile gösterilmektedir. Vaka çalışması, önerilen metodolojiyi uygulamanın karar vericiye önemli yönetimsel çıkarımlar sunması sebebiyle oldukça ümit verici olduğunu vurgulamaktadır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2022
    Gayrimenkul değerlemesinde geleneksel yöntemler

    Celik, Kemal

    Gayrimenkul değerlemesi, gayrimenkul veya ilişik hakların belirlenen zaman periyodunda muhtemel değerinin gerçeğe yakın olarak belirlenmesidir. Gayrimenkul piyasasının güvenli işleyebilmesi, gayrimenkullerin güncel ve gelecekteki rayiç değerlerinin bilinmesine bağlıdır. Gayrimenkullerin gerçek değerlerinin bilinmemesi, alım-satım işlemleri, emlak vergisi, kentsel dönüşüm uygulamaları vb. işlemlerde sorun oluşturmaktadır. Gayrimenkullerden güncel değere göre vergi alınmaması ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Günümüzde nominal değerleme, çoklu regresyon ve yapay sinir ağları, bulut CBS vb. farklı birçok kitlesel değerleme yöntemleri taşınmaz değerleme işlemlerinde kullanılmaktadır. Ülkemizde geleneksel tekil değerleme yöntemi olarak kullanılmakta olan maliyet yöntemi, gelir yöntemi ve emsal karşılaştırma yöntemleri bu çalışmada örnek değerleme çalışması eşliğinde tartışılmıştır. Yapılan bu örnek değerleme çalışmasında arazi, arsa tanımları üzerinde durularak, esasen konut alanı ve sanayi alanına isabet eden alanlarda karşılaştırma yöntemi kullanılarak değerleme yapılmıştır. Samsun İli, Atakum İlçesi, Büyükkolpınar Mahallesi ve Gümüşhane İli, Merkez, Bağlarbaşı Mahallesi sırasıyla konut ve sanayi alanı değerlemesi çalışması için pilot bölge seçilmiş ve buna uygun olarak parsel alanı, imar hakkı, satış tarihi, satış değeri verileri elde edilmiştir. Kentteki konut alanına isabet eden arsalar ile sanayi alanı tanımlı arsaların değerlerinin değerleme birimleri (alan/hacim) açısından farklı olduğu tartışılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2021
    Kentleşme, İşsizlik ve Ekonomik Büyüme Arasındaki Nedensellik İlişkileri: Türkiye’nin Düzey 2 Bölgeleri İçin Bir Uygulama

    Sancar Özkök, Canan; Polat, Melike Atay

    Amaç: Bu çalışmanın amacı, Türkiye’nin 26 adet düzey 2 bölgesinde kentleşme, işsizlik ve ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkilerini 2007-2018 dönemi için araştırmaktır. Tasarım/Yöntem: Türkiye’de bölgeler düzeyinde kentleşme, işsizlik ve enflasyonun ekonomik büyüme üzerindeki etkisini analiz etmek amacıyla hazırlanın bu çalışmada kesit ve zaman boyutunu birlikte dikkate alan Panel veri ve Fisher Panel nedensellik testileri kullanılarak analizler yapılmıştır. Bulgular: Çalışmanın Fisher nedensellik testi bulguları, Erzurum, Van, Şanlıurfa, İstanbul, İzmir, Kayseri, Samsun ve Trabzon alt bölgelerinde ekonomik büyümeden işsizliğe doğru tek yönlü; Gaziantep ve Konya alt bölgelerinde işsizlikten ekonomik büyümeye doğru tek yönlü nedensellik ilişkilerinin olduğunu göstermiştir. Mardin, Bursa ve Zonguldak alt bölgelerinde ekonomik büyümeden kentleşmeye doğru tek yönlü; İstanbul, Tekirdağ, Aydın, Kocaeli, Kırıkkale ve Kayseri alt bölgelerinde ise kentleşmeden ekonomik büyümeye doğru tek yönlü nedensellik ilişkileri gözlemlenmiştir. İstanbul, Hatay, Kayseri ve Zonguldak alt bölgelerinde işsizlikten kentleşmeye doğru tek yönlü; Erzurum, Kocaeli, Kırıkkale ve Trabzon bölgelerinde ise kentleşmeden işsizliğe doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Balıkesir ve Manisa alt bölgelerinde işsizlik ve kentleşme arasında nedensellik ilişkisi çift yönlüdür. Türkiye’nin 26 Düzey 2 bölgesinin genelinde ise kentleşme ve ekonomik büyüme çift yönlü bir etkileşim halindedir. Sınırlılıklar: Çalışmada alt bölge kapsamında farklı gelişmişlik düzeyine sahip illerin bulunması ve alt bölge düzeyinde sonuçların elde edilmesi araştırmanın sınırlılıklarını oluşturmaktadır. Özgünlük/Değer: Literatürde kentleşme, işsizlik ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi birlikte ele alan başka bir çalışma olmaması bu çalışmanın özgün değerini oluşturmaktadır.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2021
    Urbanization and income inequality nexus: bootstrap panel granger causality analysis

    Keyifli, Nazlı

    This study aims to analyze empirically the nexus among urbanization and income inequality in the context of 8 New Industrializing Country (Brazil, China, Indonesia, Philippines, Malaysia, Mexico, Thailand, Turkey) by using annual data set fort he period 2000-2018. The causality relationship between the variables was investigated using Kónya's (2006) Bootstrap panel Granger causality analysis. The results of the Bootstarp panel Granger causality reveal that there exists a one-way causality running from urbanization to income inequality for Brazil, Philippines, Indonesia and Malaysia; a one-way causality running from income inequality to urbanization for China; two-way causality relation Mexico and Turkey. In Thailand, no causality relationship has been found between urbanization and income inequality.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2021
    Determination of Land Use Change using Support Vector Machines: A Case Study of Arnavutkoy, Istanbul

    Çatal Reis, Hatice; Yılancı, Gulsena

    As a result of the development of cities and inclination towards urbanization, natural areas decreased while urban areas increased. In this respect, determination of impermeable surfaces is important for the problems covering; effects of urbanization on natural environment, global environmental variation, urban atmospheric process, human activities and the effects of urbanization on the environment. Remote sensing images are used to examine and classify land cover/uses. Traditional classification methods are mainly divided into supervised classification and unsupervised classification. The aim of this study is to classify land cover/use and to state temporal change using the Support Vector Machines (SVM) approach, which is a supervised classification method. Arnavutkoy district of Istanbul was chosen as the study area for land use and change detection analysis. Landsat 5/7/8 satellite images of Arnavutkoy district were obtained and SVM process was applied to obtain these images. Firstly, four classes were created for each image: urban areas, vegetation, bare soils and wetlands SVM was applied and accuracy analysis was performed to the images classes of which were created before. CAD software and GIS software were used for image processing. The classification accuracy for SVM was found to be 98.66%, 98.31%, 98.95%, 97.99%, 96.37%, 97.90% (from 1995 to 2019). In addition, ROC analysis was used for comparison of accuracy analysis. As a result of this study, land cover/use change of Arnavutkoy district in the last 20 years has been determined. The urban area of the district was 40.99 km2in 1995 and 93.76 km2in 2019. In addition, the impact of the Europe's largest airport on land cover / use has been examined. The results showed that the accuracy of using SVM to classify land use/cover is high. Therefore, it has been proposed that this algorithm is used as an optimal classifier for land use/cover maps.

  • MakaleYalnız künye2021
    Harris todaro modeli ve todaro paradoksunun TRB1 TRB2 TRC1 TRC2 ve TRC3 düzey 2 bölgeleri için test edilmesi

    Sancar Özkök, Canan; Akbas, Yusuf Ekrem; Can, Esra

    Kırsal yerleşim yerlerinden kentsel yerleşim yerlerine doğru işgücü göçü gelişmekte olan ülkelerde kentleşmenin önemli bir parçasıdır. Harris-Todaro (1970) tarafından geliştirilen işgücü göçü modelinde, artan kentsel ücret kentsel sektörde beklenen ücreti yükseltir ve bu durum kırdan kente göçü teşvik eder. Ancak, kentsel sektörde yaratılan istihdam olanaklarından daha fazla göç akımı olması durumunda işgücünün bir bölümünün işsiz kalması kaçınılmaz olur. İşgücü akımının devam etmesi durumunda ise kentsel işsizlik artarak, Todaro paradoksu denilen durum oluşur. Bu çalışmada Malatya, Van, Gaziantep Şanlıurfa ve Mardin Düzey 2 bölgelerinin iç göç, işsizlik ile kentleşme arasındaki nedensellik ilişkileri Harris-Todaro modeli ve Todaro paradoksu çerçevesinde araştırılmıştır. Bu amaçla, değişkenler arasındaki nedensellik ilişkileri 2008-2020 dönemi verileriyle panel nedensellik testi ile analiz edilmiştir. Malatya, Van, Gaziantep Şanlıurfa ve Mardin Düzey 2 bölgeleri için elde edilen analiz bulguları işsizlik oranlarından net göç oranına doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi olduğunu göstermiştir. Ayrıca, bu beş bölgenin genelinde net göç oranından kentleşme oranına doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Çalışmanın sonuçları, Malatya, Van, Gaziantep Şanlıurfa ve Mardin Düzey 2 bölgelerinde Harris-Todaro modelinin geçerli olmadığını ve Todaro paradoksunun geçerli olduğunu göstermiştir. Todaro paradoksunun geçerli olması, bu bölgelerin kentsel yerleşim birimlerinde istihdam fırsatlarında veya diğer yatırımlardaki hızlı artışların kent merkezlerine göçü teşvik ederek, bir süre sonra kentsel işsizliği arttırdığı anlamına gelmektedir. Malatya, Van, Gaziantep Şanlıurfa ve Mardin Düzey 2 bölgelerinin kırsal yerleşim birimlerinde istihdam olanaklarının artırılması hem bu bölgelerde işsizliğin azaltılması hem de kırsal gelirin artırılmasında etkili olabilir. Bu sayede kentsel yerleşim birimlerine doğru gerçekleşen göç akımlarının Türkiye’nin sosyo-ekonomik göstergeleri üzerindeki olumsuz sonuçları en aza indirilebilir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2021
    Analysis of The Problems of Students at Healthcare School of Health Services in a District Department of a University

    Erkuran, Hatun; Demirbag, Birsel Canan

    University years are a developmental process in which students transition from late adolescence to\radulthood. In this period of physical, psychological, social and sexual development, young people gradually\rassume their responsibilities. For the first time away from home, the university brings difficulties\rsuch as freedom, financial control, regulation of social relations and getting used to the new environment.\rThe aim of this study was to analyze the problems of students attending a vocational school of\rhealth services in a district of a university. The population of the study consisted of all (200) students\rattending the vocational school of health services in a district affiliated to a university in the 2018-2019\racademic year. The data were collected between 1-31 May 2019 with a questionnaire developed by the\rresearchers to determine the problem areas of the students. The data obtained were analyzed with descriptive\rand nonparametric statistical methods using SPSS 21.0 statistical program. The average age\rof the students who participated in the research was found to be 20.45, %83,9 of the problems were\rinadequate cultural facilities in the district, %82,6 were social problems due to the lack of places to visit\rin the district, %72,7 of them were inadequate internship, %63,6 were academic problems due to insufficient\rlaboratory conditions, %73,3 were economic problems due to lack of employment. The results of\rthe study revealed that students had social problems, academic problems and economic problems in the\rdistricts where social facilities were limited compared to the center.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2020
    Kentsel Gelişmenin Isı Adalarına Etkisinin Araştırılması, Trabzon İli Örneği

    Kazanci, Burak; Sarıyılmaz, Fulya Başak

    Trabzon, Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi’nde yer alan gelişmekte olan bir liman kentidir. Türkiye'nin en kalabalık 29. vilayeti olan Trabzon’da daha çok kıyı bölgelerde yerleşim mevcuttur. Bu çalışmada Trabzon ilinin kentsel gelişiminin çeşitli uzaktan algılama yöntemleri ve verileri kullanılarak incelenmesi amaçlanmıştır. İlin sınırları içindeki kentsel gelişimin özelliklerine bağlı olarak, seçilen bölgede optik uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak yapay yüzeylerdeki değişim araştırılmıştır. Bu amaçla 1989, 2000, 2006 ve 2018 tarihli LANDSAT görüntüleri kullanılmıştır. Görüntülere piksel tabanlı kontrollü sınıflandırma işlemi uygulanmış ve çalışma alanının arazi kullanımı ve arazi örtüsü sınıfları belirlenmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında termal uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak yapay yüzeylerin gelişimi araştırılmıştır. Bu amaçla bölgenin yüzey sıcaklık haritası oluşturulmuştur. Görüntülerin termal bantları kullanılarak, atmosfer üstü spektral ışıma ve daha sonra parlaklık sıcaklığı hesaplanmıştır. NDVI değerleri, bitki oranı ve yer emisyonu haritaları da kırmızı ve yakın kızılötesi bantlar kullanılarak hesaplanmıştır. Bu bilgilerin tümü arazi yüzey sıcaklığı haritalarının oluşturulmasında ve kentsel ısı adası etkisinin belirlenmesinde kullanılmıştır. Çalışma sonucunda farklı uzaktan algılama verileri ve yöntemleri kullanılarak Trabzon'da gerçekleşen kentsel gelişim ve değişim incelenmiştir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2020
    Kalkınma Ajanslarının Kentlerin Turizm Ürünü Olarak Markalaşmasındaki Önemi:İstanbul Kalkınma Ajansı Örneği

    Duzgun, Ertugrul

    Kentlerin ve turistik destinasyonların kalkınabilmeleri için projeler üretilmesi gerekmektedir. Kalkınma Ajansları da projelerin üstlenicilerinden birisidir. Çalışmada İstanbul Kalkınma Ajansı’nın (İSTKA) bulunduğu kentin; turizm potansiyelinin artırılmasına, sürdürülebilirliğine, markalaşma sürecine katkısı ve destinasyonların kalkınma ajansları için önemi irdelenmiştir. Ayrıca ajansların hedefleri ile ulaştıkları sonuçlar arasındaki uyum ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın amaçlarını gerçekleştirmek için İstanbul Kalkınma Ajansı örnek olay çalışması olarak seçilmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden olan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Cevaplar yarı yapılandırılmış anket formu ile toplanmıştır. Betimsel analize tabi tutulan araştırmada, İSTKA’nın kentlerin turizm potansiyelinin artırılmasında, sürdürülebilir ve marka bir bölge olmasında önemli katkılarının olduğu görülmüştür. Özellikle bölgedeki diğer kuruluşlarla iş birliği yaparak, şehrin markalaşmasına önemli yenilikler getirdiği ve konuyla ilgili birçok projeyi desteklediği belirlenmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Kapalı Otobüs Durağı Uygulamalarının Kullanıcı Beklentileri ve Memnuniyeti Doğrultusunda İncelenmesi: Gümüşhane ve Antalya Örneği

    Aydin, Metin Mutlu; Çoruh, Emine; Dağlı, Eren; Öztürk, Ömer Faruk; Yıldırım, Mehmet Sinan

    Son yıllarda otobüs ve minibüs duraklarının kalitesini arttırmak amacıyla tamamen kapalı, dijital ya da görselbilgilendirme vb. birçok özelliğe sahip kapalı durak tasarımları uygulanmaktadır. Fakat bu kapalı durakların özellikleri,benzer karakteristik özelliklere sahip kentlerde benzer ihtiyaç ve kullanıcı beklentilerine sahip olabilmektedir. Buyüzden ülke genelinde benzer karakteristik özelliklere sahip kentler için ortak bir kapalı durak tipi belirleyerek onuihtiyaç olan şehirlerde uygulamak, durakların kalitesi konusunda bir iyileşme sağlayabilecektir. Bu kapsamda bu türortak özelliklere sahip şehirler için tasarlanacak duraklarda kullanıcıların beklentilerinin önceden belirlenmesi,durakların işlevselliğine önemli katkı sağlayabilecektir. Bu amaçla çalışmada kapalı durak tasarımı için kullanıcılarınözellikle farklı hava koşullarına sahip büyük/küçük ölçekli şehirlerdeki mevcut kapalı duraklardan memnuniyeti ile buduraklarda olmasını istedikleri özellikler bir anket çalışması ile incelenerek ortak bir durak yapısı önerilmeyeçalışılmıştır. Analizler kapsamında hazırlanan anket soruları, yüz yüze yapılan anketlerden elde edilen sonuçlara görefaktör analizi ile alt gruplara ayrılmıştır. Sonrasında ise durak kullanıcıları ve bunların duraklardan memnuniyetleriarasındaki ilişki Sıralı Logit Regresyon (SLR) analizi ile incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre kapalı durakkullanıcılarının yaşadığı şehrin, meslek grubunun memur ve öğrenci olmasının, durakta bekleyen kişi sayısının vedurakta bekleme süresinin 10’dk ve daha fazla olmasının durak memnuniyeti üzerinde istatistiksel olarak anlamlıdeğişkenler olduğu belirlenmiştir. Yine sonuçlardan kapalı durak kullanıcıları, mevcut duraklardan memnun gibigörünse de bu tür duraklarda olmasını bekledikleri bazı farklı ve önemli özelliklerin olduğu görülmüştür.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2019
    Bicycle Transportation Planning For Gumushane Province

    Çoruh, Emine; Öztürk, Ömer Faruk

    The aim of this study is to design a 10.500 meter bicycle path for the use of a bicycle as a means of transportation in Gümüşhane city center. A bicycle route has been identified considering the characteristics of the city and its current transportation network. The design of bicycle paths and the cost of application projects were prepared throughout the selected route. Also, a face-to-face survey was conducted covering the city center and the university campus. It has been tried to learn the opinion about the cycling habit of public, benefits of cycling and the obstacles to cycling in the city within the scope of the survey. According to Chi-square and Phi-Cramer's V tests the results of the survey, significant relationships were found between the gender of participants and cycling, the education level of participants and cycling, and the definition of cycling. The cost of designed bicycle path construction is 2.740.900 Turkish Liras (TL) and was found about three times less than the cost of a single lane highway. As a result, it was found that cycling is healthy, safe, economical, environmentally friendly and easily reachable. These characteristics of cycling show that cycling for sustainable transport is one of the most important solutions to urban transportation problems.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleYalnız künye2018
    Creating Common Mind To Be A Brand City: Search For Building A Brand City Platform

    Aslan, Emre Ş

    Cities that want to produce surplus value, raise awareness for their dwellers, and make dwellers’ happy and prosperous give importance branding studies. Subject of branding process of the cities that are being discussed on scientific meaning, political ground and social area is seen quite attractive and impressive, but the biggest problem is how can be a brand. Brand city concept that is highly intangible instead of tangible; it is seen a fact that can be realized with building cities and solving problems of them. This study base on an opinion of creating common mind and building brand city. This research aims at building a brand city platform that is asked to cities dynamics about what they think about a brand city platform and we aim to create a vision for city branding studies. This study examines importance of the common mind and seeks to establish brand cities platform. The primary purpose of this reseach is to find out the common mind function