Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2020
    The Relationship Between Psychological Violence Against Women and Parental Attitudes: The Case of Gümüşhane Province

    Çakıcı, Ahmet Burhan; Büyükbodur, Ayşin Çetinkaya

    Objectives: In this study, it was aimed to investigate the relationship between psychological violence against women and parental attitudes. Materials and Methods: The research is a cross-sectional study in relational screening model type among general screening models. The study group of the research consists of 159 women between the ages of 22-45 who are volunteers to participate in the study and living in the central district of Gümüşhane province with their spouse/partners and who have children between the ages of 2-6 years. The characteristics of the participants were determined by the Socio-demographic information form. Parental attitudes were measured with the Parental Attitude scale (PAS), the psychological violence perceived by their spouse/partners with the short form of psychological torment inventory (PMWI). SPSS 21.0 package program was used in the analysis of the data. Spearman correlation analysis was used to determine the relationship between PAS and PMWI, and difference tests were used to determine whether the sub-dimensions of the scales differed according to socio-demographic characteristics. Results: PMWI sub-dimension, emotional verbal violence, and permissive attitude (r=-0.360 p<0.01), overprotective attitude (r=-0.467 p<0.01) and democratic attitude (r=-0.580 p<0.01) negative, moderate, authoritarian parent attitude (r=0.753 p<0.01) positive correlation was found. Of the PMWI sub-dimensions, responsibility had negatively moderate relationship with authoritative attitude (r=-0.527 p<0.01) and democratic attitude (r=-0.609 p<0.01), and a positive moderately significant relationship with authoritarian parental attitude (r=0.565 p<0.01) was detected. PMWI sub-dimension/blame threat had a moderate negative relationship with protective attitude (r=-0.594 p<0.01) and democratic attitude (r=-0.408 p<0.01), and a positive low level significant relationship with authoritarian parental attitude (r=0.294 p<0.01). Conclusion: A statistically significant relationship was found between psychological violence perceived by women and parental attitudes. PMWI and PAS subscales were found to differ significantly according to the level of education and number of children (p<0.05).

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2020
    Oryantalistlerin ghāmıdī’nin teorileri üzerindeki etkisi

    Khan, Alam

    Cavit Ahmet Ğâmidî, Farāhī-Islāhī Fikrî Medresesi’nde önde gelen alimlerdendir. Onun İslam’a karşın alışılmadık yaklaşımı nedeniyle, eserleri Pakistan-Hindistan Altkıtası’nın çağdaş eğitimcileri arasında takdir görmüştür. Onun çalışması yüzeysel bir şekilde incelendiğinde, kendi teorilerini Klasik İslami kaynaklardan istifade ederek sunduğu ancak Modern Avrupa İlmi Çalışmaları’ndan faydalanmadığı görülmektedir. Bununla birlikte, onun çalışması derin ve karşılaştırmalı bir şekilde incelendiğinde, Kur’an-ı Kerim’deki kıraat farklılıkları, temel dini kaynaklar, Peygamber hadisinin ayrımı, önemli hadis ravilerinin tenkiti gibi hususlarda Oryantalistlerin metodolojisiyle çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu çalışma, Ğâmidî’nin teorileri, teorilerinin kökenleri, bu teorilerin kim tarafından tanıtıldığı ve bunların Ğâmidî tarafından nasıl geliştirildiği gibi konulara dair bazı örnekleri içermektedir.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Siber zorbalık: üniversite öğrencileri üzerine bir araştırma

    Dursun, Salih; Gökçe, Ahmet; Aytaç, Sevinç Serpil

    Günümüzde bilgi iletişim teknolojilerinin yaygın kullanımı beraberinde birtakım yeni ve farklı sorunları da getirmektedir. Bu sorunlardan biri de sanal ortamlarda hakaret, aşağılanma, sosyal ortamlardan dışlanma, tehdit, teşhir ya da rahatsız edici davranışlar olarak ifade edilen siber zorbalıktır. Siber zorbalık davranışları mağdurlar üzerine önemli etkileri olan bir sorundur. Bu çalışmanın amacı da, siber zorbalığın yaygınlığı, siber zorbalığın uygulandığı araçlar, mağdurların siber zorbalığa karşı gösterdiği tepkiler ve siber zorbalığın mağdurlar üzerine etkilerini ortaya koymaktır. Çalışmanın örneklemini bir üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde eğitim gören 610 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma, tanımlayıcı bir araştırma olup, verilerinin toplanmasında anket tekniği kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre katılımcıların %41,8’i son altı ay içinde en az bir kez siber zorbalığa maruz kalmıştır. Siber zorbalığın uygulandığı araçlarda ise, ilk üç sırada sırasıyla, e-posta, sosyal paylaşım siteleri ve mesajlar gelmektedir. Ayrıca siber zorbalığın mağdurlar üzerine etkileri incelendiğinde kızgınlık, kaygı, üzgün hissetme, uyku ve konsantrasyon problemleri gibi sorunlara yol açtığı görülmektedir. Elde edilen bu sonuçlar siber zorbalığın önüne geçilmesi için bazı önlemler alınması gerektiğini göstermektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2019
    Balkanların islamlaşmasındaki hoca ahmed yesevi etkisine kamu diplomasisi perspektifinden bakmak

    Sancak, Kadir

    Kamu diplomasisi kavramının literatürde kullanılmaya başlanmasının henüz yarım yüzyıllık bir geçmişi bulunmakla birlikte bu kavramla ifade edilen faaliyetlerin çok daha eski tarihlerden itibaren uygulandığı bilinmektedir. Kamu diplomasisindeki temel amaç başka toplumları etkilemektir. Bu amaç, kendinizin ve sahip olduğunuz değerlerin her türlü meşru kanalla karşı tarafa tanıtılması şeklinde gerçekleştirilmektedir. Bu bağlamda geçmişe bakıldığında, Hoca Ahmed Yesevi’nin faaliyetleri ile kamu diplomasisi uygulamaları arasında bir bağ kurmanın mümkün olduğu görülmektedir. Türk İslam Dünyası’nda oldukça önemli bir şahsiyet olan Hoca Ahmed Yesevi, on binlerce mürit/derviş yetiştirerek onları Türkistan merkezli olarak doğu-batı, kuzey-güney hattında irşat misyonuyla görevlendirmiştir. Ağırlıklı olarak batıya yönelen bu dervişlerin gittikleri yerlerden biri de Balkan toprakları olmuştur. Henüz Balkan coğrafyasının İslam’la şereflenmediği bu dönemde söz konusu dervişler Hoca Ahmed Yesevi öğretisini buralara taşıyarak, bölgenin Türk İslam kültürü ile tanışmasına vesile olmuşlardır. Dervişler bu topraklarda kendilerine tekkeler kurmuş ve yaptıkları köprüler, inşa ettikleri değirmenler ve bunun gibi faaliyetlerle doğrudan halkla iç içe olmuş ve onlara hizmet etmişlerdir. Başta Sarı Saltık olmak üzere bu gelenekten yetişen dervişler örnek davranışları ile burada yaşayan halka model olmuş ve bu topraklarda İslamiyet’in yayılmasında temel bir rol oynamışlardır. Bu çalışmada Yesevi geleneğinden gelen dervişlerin Balkanların İslamlaşması bağlamındaki faaliyetleri kamu diplomasisi kavramı perspektifinden ele alınacaktır. Esasında modern bir kavram olan ancak uygulama örneklerine çok eski zamanlardan beri rastlanan kamu diplomasisi uygulamaları ile dervişlerin faaliyetleri arasındaki benzerliklere ve farklılıklara işaret edilecektir.

  • MakaleAçık Erişim2018
    Kültürel kimlik ve toplumsal hafıza mekânları olarak ziyaret yerleri

    Ak, Muammer

    Türk halk dindarlığının en önemli özelliklerinden biri, belirlimekânları ziyaret etme olgusudur. Bu olgu, Anadolu’da yatır, türbe,ocak, evliya, dede, baba vb. isimlerle anılan ve halk tarafından kutsalmekânlar olarak görülen yerlere gitme davranışını içermektedir. Ziyaretinancının arka planında İslam öncesi Türk inanç ve kültürünün izlerinigörmek mümkündür. Ayrıca bu inanç ve uygulamaların Türk tasavvufkültürüyle birleştirilerek farklı bir boyut ve anlam kazandığıgörülmektedir. Toplumlar, varlıklarının korunması ve devamlılığı içinbireysel ve onun beslendiği kolektif kimliği önemli bir araç olarakgörmüşlerdir. Bu bağlamda ziyaret mekânları, kültürel belleğin diritutulduğu yerler olarak değerlendirilebilir. Burada tasavvuf ekollerininetkili olduğu görülmektedir. Çünkü, tasavvuf, sadece dini alanla sınırlıolmamış, felsefe, fikir, mimari, edebiyat, sanat, müzik, şehirlerinkurulması, iskân vb. sosyal hayatla ilgili yönlendirme yapan bir düşünceve yaşam tarzı oluşturmuştur. Ayrıca, tekke ve tarikatlar, topluma yenibir görüş, ümit ve paradigma sunmuş, bir bilinç inşa ederek geçmiş,bugün ve gelecek arasındaki köprünün kurulmasında önemli görevüstlenmiştir. Yine, türbe ve tekkelerin insanlara nüfuz etme, etkileme,zihniyet oluşturma ve kültürel kodları yaşatma ve bir kimlik inşa etmeyönünde bir hayli geniş etkilerinin olduğunu ifade etmeliyiz.Ziyaret fenomeni ile ilgili günümüze değin yapılan çalışmaların sözkonusu inancın daha çok dini boyutuna odaklandığı, konunun sosyal,kültürel ve kimlik inşa etme boyutlarıyla çok fazla ele alınmadığıgörülmektedir. Bu makale, ziyaret inancının kültürel kimliğinoluşmasında ve toplumsal hafızayı canlı tutma yönündeki rolü üzerindedurmaktadır. Makalede ziyaret olgusu, fenomenolojik bakış açısı iledeğerlendirilmektedir. Konunun daha iyi anlaşılması için önce kültürelkimlik, toplumsal hafıza ve ziyaret inancı gibi kavramlar açıklanmıştır.Daha sonra ise, ziyaret yerlerinin kimlik inşasında ve toplumsal hafızanıncanlı tutulmasındaki rolü üzerinde durulmuştur.

  • MakaleAçık Erişim2018
    Identity and Politics of University Youth: Gümüşhane University Sample

    Ak, Muammer

    In this study, the identity and political perceptions of the students studying at university are measured. 54.2% of the participants were female and 45.8% were male. Within this research from the University of Gumushane students studying in different sections and classes using a simple coincidence sampling method was applied to 233 students in the survey. The fieldwork of the research was carried out in December 2017. The research was designed in accordance with the screening model. The aim of this study is to determine the identity and political perceptions of university students. In this context, how is the identity and political perceptions of university students?, What are the levels of political participation?, What identities do they see fit politically, religiously, ideologically and on a modern-traditional level?, How do they define citizenship? are looking for answers to such questions. Some of the results of the survey are as follows: A very high proportion of participants (88.5%) regard themselves as somewhat modern and somewhat traditional on the modern-tradition level. They care about the participants and they preceded the three social belonging / religious identity as Muslims, citizens of the Republic of Turkey as well as political and ethnic Turks as / is observed that political affiliations. Another consequence of the survey is that the political participation of the participants is more like voting in the elections. In addition, the level of participation of NGOs in civil society organizations is very low. According to the participants, to be citizens of the Republic of Turkey, it is sufficient legal status; but for a person to become Turkey's president must be a Muslim. According to the survey, Turkey's most important outstanding issue between the top three issues respectively; terror, injustice and education.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2018
    A General Evaluation on Socio-Cultural Structure of Central Asian Turkish Society

    Çiçek, Arif

    Turks have ruled over different geographies throughout history. This dominance has been gained by means of institutes they formed with their own culture. Societies form some institutes by means of cultural potential they have. The culture of Turkish society is a rich enough to form such institutes in every period. Turks have both continued their existence and provided unity and have been a model for other societies by means of those institutes. In this study, general structure of socio-cultural structure of Central Asıan Turkish societies will be discussed.

  • Derleme MakaleAçık Erişim2018
    A Qualitative Study on Investigation of Intangible Cultural Heritage Values of Gümüşhane Province within the Framework of Sustainable Tourism

    Ödemiş, Murat; Çalık, İsmail

    The concept of sustainable tourism has a strategic significance in preserving local cultures and passing them on to future generations. Those intangible cultural heritage elements that embody the unique qualities of the local culture and comprise the living memory form a subject that needs to be discussed within the context of sustainable tourism. From this perspective, the aim of this study is to examine elements of the intangible cultural heritage of Gümüşhane, which still maintain its original characteristics and qualities within the context of sustainable tourism. 16 stakeholder participants comprise the studied sample. From the purposeful sampling methods in this study participants were determined according to the snowball sampling method. Semi-structured interview questions were addressed to the participants and the results were analyzed by means of descriptive analysis. It is determined that there are many intangible cultural heritages begin to be forgotten in Gumushane, tourism may be a strategic tool in the preservation of the intangible cultural heritage of Gumushane and the handicrafts are the most important among the intangible cultural heritage elements that can be evaluated within the scope of tourism.

  • MakaleYalnız künye2017
    Body, violence and sexualisation in the modern visual culture

    Demir, Sertaç Timur

    In this paper that consists essentially of contemporary academic disciplines such as media, visual culture and sociology, it is dealt with modern tendencies of sexualisation in the context of body and violence both as a common question in everyday life, and as a characteristic of the contemporary society we all live in. The issue can also be seen as one of the most representative or reflective indications of modern culture. In here, it is claimed that not only economy, politics, education, ideology, equality, legislation and religion, but also the earlysexualisation of the present-day society are associated with gender-based violence, consumerism and communication. This association carry undoubtedly considerable and complicated notion in terms of making analysis through reductive interpretations and approaches. Therefore, in this literature survey-based theoretical article, this perspective is embodied and categorised as psychological/mental, conceptual/ontological, sexual/physical, cultural, occupational and educational contexts. These subtopics that constitute the frame of the study are both cause and effect of the spiral of violence and consumerism that is fictionalised around the modernday culture.

  • MakaleYalnız künye2017
    A Study on Representation Places in the Present-Day Culture

    Demir, Sertaç Timur

    This paper focuses on some representation places as a sort of effort to understand and interpret the culture we live in. In fact, analysing any culture form requires concentrating on places where that culture reveals itself. Each place and each detail that penetrates into that place involve basic signs of social reality; that is why, all these should be seen not only as architectural or geographical expressions but also as multidimensional data and even as strong arguments of sociological enquiry, which stimulates interdisciplinary analysis. In this study, places are categorised and debated as places of production, places of consumption and places of time in order to portray the modern culture that represents both the age and life-style. In this sense, factories, offices, skyscrapers, sites, shopping malls, hospitals, airports, squares, museums and cemeteries are dealt with through the works of Bachelard, Baudrillard, Bauman, Botton, Lefebvre and Harvey

  • MakaleYalnız künye2016
    Doğu türkistan bağımsızlık davasının lideri mehmet emin buğra hareketinin dinsel dinamikleri

    Kurban, Nurahmet Kurban Nur Ahmet

    Doğu Türkistan'dan göç edip Türkiye'ye yerleşen ve hem ülkesi hem de yerleştiği yeni vatanı için önemli görevler üstlenen Emin Buğra (19011965)'nın medrese hayatı ile özgürlük mücadelesi dönemindeki dindarlığı, tartışmasız olarak bütün İslamcı çevrelerce takdir edilmiştir. Onun yeri, şimdiye kadar hiç doldurulamamıştır. Hayatı boyunca Doğu Türkistan'ın bağımsızlık mücadelesi için hiçbir ülkenin iç siyasetinde yer almamıştır. Bulunduğu yerlerde parti tutmamıştır. Yerel hiçbir örgüte üye olmamıştır. Her yerde Doğu Türkistan halkının bir vekili gibi davranmıştır. Dini taassuptan geri durmuştur. Aydın bir din adamı olmuştur. Hakkında yapılan çalışmalar ise oldukça sınırlıdır. Özellikle onun dini hayatını konu edinen bir çalışma neredeyse hiç yoktur. Oysa o her şeyden evvel bir din adamıdır. Ondan sonra başarılı bir diplomattır. Türkiye'de bulunduğu süre içerisinde birçok uluslararası konferanslarda halkını temsil etmiştir. Türkiye'de Türk akraba toplulukları ve dünya islam birliği teşkilatı ile sürekli temas halinde olmuştur. Bu genel kabule karşın, onun siyasi hayattaki tutumları, sosyal yaşantısındaki davranışları ve kimi fikirleri dinî açıdan açıklanmaya muhtaçtır. İşte bütün bu hususların ortaya çıkarılması için böyle bir çalışmaya gerek duyulmuştur. Bu çalışmada, öncelikle Buğra'nın yetişme döneminde etkili olan dinî unsurların izleri sürülecektir. İkinci adımda siyasi mücadelesindeki milliyetçilik vurgusu, dinî açıdan değerlendirilecektir. Üçüncü adımda ise, onun İslamcılık anlayışı ve Türk-İslam düşünce sistemindeki konumu ortaya konulacaktır. Çalışmanın sonunda da Kur'anî ve sosyolojik açıdan "Buğra Hareketi"nin dinî yönü temellendirilecektir

  • MakaleYalnız künye2015
    Nazım Hikmet Ran'ın Farsçaya Çevrilen Eserleri

    Işık, Yeşim

    Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinin önde gelen isimlerinden Nazım Hikmet, 1940lı yıllardan sonra dünyadaki siyasi gelişmelere paralel olarak İranda da dikkat çeken Türk şair ve yazarlardan biridir. İran Komünist Partisinin kurulduğu dönem sonrasında, Şah Muhammed Rıza Pehlevinin küçük ve orta sınıf esnafı sistem dışı bırakma girişimleri, karşıt görüşleri harekete geçirmiştir. İrandaki bu toplumsal ve siyasi gelişim Türkiyede Komünist söylemin tek savunucusu olan Nazım Hikmete olan ilgiyi anlaşılır kılmaktadır. Zira şairin eserlerinin 1967 yılından itibaren mensur eserleriyle başlayan çeviri faaliyetleri şiirleriyle devam etmiştir. Günümüzde de eserleriyle ilgili çalışmalar yapılan Nazım Hikmet hâlâ İranda kabul gören bir şahsiyettir. Nazım Hikmetin İranda ne zamandan beri ilgi uyandırdığı, eserlerine olan ilginin düzeyinin bilinmesi, bu alanda çalışan araştırmacılara kaynaklık edecektir. Siyasi, içtimai ve edebî alanda aynı gelişmelerin büyük ölçüde paralel yaşandığı İran ve Türkiye, tarihî platformda incelenmeye değer iki ülkedir. Bu bağlamda, İranda dikkat çeken Nazım Hikmetle ilgili çalışmalar önemlidir. Zira şairin 1967 yılında Samin Bağçeban tarafından Farsçaya çevrilen Ferhat ve Şirin adlı tiyatro eserinin ilgi görmesi onun manzum ve mensur eserlerinin çevirisine ortam hazırlamıştır. Ona olan ilgi bazen de şiirlerinin farklı mütercimler tarafından birkaç kez çevrilmesine sebep olmuştur. İranda akademik araştırmalara konu olan Nazım Hikmet, İran modern şairlerinin dikkatini de çekmiştir. İran modern şairi Ahmed-i Şamlu yabancı şairlerin şiirlerinden yaptığı çevirileri içeren Büyük Dünya Şairlerinden Seçmeler adlı şiir kitabında Nazım Hikmetin şiirlerine de yer vermiştir.

  • MakaleYalnız künye2015
    Unutulmaya yüz tutan folklorik değerlerin kişilerarası iletişime katkısı: gümüşhane örneği

    Çalışır, Gülsüm

    İletişim, insanların birbirini anlamasında kullandıkları en etkili yollardan birisidir. Böylelikle iletişim, kişileri birbirine yaklaştırır ve aralarında bir bağ kurulmasına yardımcı olur. Kişilerarasında kurulan iletişimde bağları güçlendiren ve iletişimin devamını sağlayan birtakım unsurlar bulunmaktadır. Bu unsurlardan birisi de geçmişten günümüze miras bırakılan ve en özel hazinelerimizden olan folklorik değerlerimizdir. Bir annenin ağlayan çocuğunu uyutmak için mırıldandığı ninnilerden, her biri ayrı bir mesaj yüklü olan türkülere, içinde sevinçleri, üzüntüleri, nükteli sözleri barındıran manilere kadar pek çok folklorik değer, etkili bir kişilerarası iletişimin gerçekleştirilmesi için bir araç olarak kullanılmıştır. Ancak geçmişte insanları bir araya getirme, kaynaştırma, aynı dili konuşma, bir duygu etrafında toplanma gibi kültürel mirasa sahip olan folklorik değerlerimiz, modern yaşam şartlarının insanı tutsak ettiği günümüzde zamana yenik düşerek ne yazık ki unutulmaya yüz tutmuştur. Bu bağlamda kişileri birbirine kaynaştıran folklorik değerlerde ne tür mesajlar verildiği, neler anlatıldığı ve hepsinden önemlisi de kişilerarası iletişime sağladığı katkıları araştırmak amacıyla böyle bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışmada Gümüşhane merkezinde, ilçelerinde ve köylerinde yaşayan 65 yaşının üzerinde olan on iki kişi ile yüz yüze görüşmeler yapılarak, geçmişte folklorik değerlerin kişilerarası iletişimde ne şekilde kullanıldığı araştırılmıştır. Görüşmeler sırasında söz konusu folklorik değerlerin geçmişte insanlar arasında bir bağ kurmak, onları bilgilendirmek, eğitmek ve eğlendirmek amacıyla kullanıldığı bilgisine ulaşılmıştır. Görüşmeye katılanların, kişilerarası iletişimde bir araç olarak türkü ve maniyi daha çok kullandığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra görüşmede, folklorik değerlerin duygu ve düşünce aktarımını kolaylaştırarak kaynaştırmada etkili olduğu; fakat modern hayatla birlikte bu değerlerin unutulmaya başladığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada ayrıca katılımcıların kişilerarası iletişimde kullandıkları yöresel folklorik değerlerin örneklerine de yer verilmiştir.

  • MakaleYalnız künye2014
    Tüketim toplumunun mantığı: Mark Ravenhill’ in Some Explicit polaroids adlı oyunu

    Doğan, Çağlayan

    Within the scope of postmodernist tenets this study aims to scrutinize Mark Ravenhill&amp;#8217;s Some Explicit Polaroids which is considered as one of the most significant plays of In-yer-face theatre that began to gain influence in Britain at the beginning of the Nineties. Some Explicit Polaroids is a political criticism on the confrontation of the two generations and reflects postmodernist tenets, which inhold nihilistic values. In this study, it is aimed to bring forward that Some Explicit Polaroids reproduces the current social milieu in a postmodernist view. In addition to this, the evaluations written on postmodern drama and the criticism on postmodernism are dealt with according to their resonances in the play. The conclusion reveals the evaluations of this study.

  • MakaleYalnız künye2014
    Presentation of the violence against woman in the newspapers which have different journal policies

    Dudu, Esra; Yildirim, Besim

    This study that deals with the news representation of the violence against woman in the newspapers is a media surveillance research. The research deals with how three chosen serious and popular press samples (Cumhuriyet, Zaman and Sabah) that are broadcasted in the country reflect violence events against woman with content analysis method applied to the news between 01 January and 22 May 2013. This study aims to fulfill a comprehensive analysis by revealing which aspect of the violence against woman factor was put forward. In the scope of this study, 312 news related to violence againstwoman were analyzed from totally 402 newspapers each of which includes 134 issues.The most important finding of this study is that newspapers having different journal policies do not reveal crucial differences in reporting news about the violence against woman and banalize the violence against woman by representing the news in individually and personally judicial events, not by their social dimensions.

  • MakaleYalnız künye2014
    Üniversite Öğrencilerinin Nargile İçme Davranışları ve İlişkili Sosyodemografik Özellikleri

    Haznedaroğlu, Dilek; Bertan, Münevver; Güçiz Doğan, Bahar; Ozcebe, Hilal; Önal, Ebru İnal

    AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, üniversitelerin birinci ve dördüncü sınıflarında okuyan öğrencilerde nargile içme yaygınlığını belirlemek, nargile içme ile ilişkili sosyodemografik faktörleri incelemek ve koruyucu önlemlere yönelik uygulanacak programlara katkı sağlamaktır. YÖNTEM: Uluslararası Çocuk Merkezi'nin yürütmüş olduğu Üniversite Birinci ve Dördüncü Sınıf Öğrencilerinin Adolesan Dönem Bilgi ve Yaşam Tarzlarının Belirlenmesi Araştırması-2009 ülkemizdeki dokuz üniversitedeki Fen-Edebiyat, Eğitim ve Tıp Fakültelerinin birinci ve dördüncü sınıf öğrencilerini kapsamaktadır. Toplam 5.221 öğrenci üzerinden değerlendirme yapılmıştır. Veriler, SPSS 16.0 istatistik paket programı ile değerlendirilmiştir. BULGULAR: Birinci sınıfta okuyan öğrencilerin %18,9'u, dördüncü sınıfta okuyan öğrencilerin ise %24,5'i nargile içtiğini belirtmiştir (p<0.001). Birinci sınıf öğrencileri arasında; erkek olanlar (%27,4), anne öğrenim durumu lise (%28,0) ve baba öğrenim durumu yüksekokul mezunu olanlar (%24,9), fen edebiyat fakültesinde okuyanlar (%21,0), yalnız evde yaşayanlar (%39,3) ve ekonomik durumunu iyi olarak ifade edenler (%21,8) anlamlı olarak daha fazla nargile içmektedir (p<0.05). Dördüncü sınıf öğrencilerinde erkek (%33,1), anne-baba öğrenim durumu yüksekokul mezunu olan (%35,9-%28,5), fenedebiyat fakültesinde okuyan (%28,6), evde arkadaşlarıyla yaşayan öğrenciler (%29,8) anlamlı olarak daha fazla nargile içmektedir (p<0.05) SONUÇ: Nargile içimi gençler arasında sigara içimi gibi oldukça yaygın bir davranış haline gelmektedir. Nargile içimi özellikle sosyoekonomik statüleri yüksek olan gençlerde daha fazladır

  • MakaleYalnız künye2012
    Between submission and rebellion: fate belief in the mournings

    Özbolat, Abdullah; Kartopu, Saffet

    This study examines fate belief in mournings. People mourning to express pain and suffering of the relatives in the face of death and and reflect troubles, pains and his feelings through mournings. In Muslim society fatalism is used acceptance, submission, patience and sense of consent, briefly as “what can't be cured must be endured”. But this situation is detected reflect rebellion, insurrection and damn to fate. This study that aimed to examine fate belief in mournings, it has been suggested different aspects of fatalism, it has not been with onedimension of fate perception, mournings emphasize rebellion instead of submission, espousing and compliance in mournings. In particular, in the mournings that emphasized the sense of rebellion attributed to bad fate untimely death. It is based on basic approaches of the theory of the attribution. It is based on basic approaches of the theory of the attribution. In the theory of the attribution as a basis ascribed to the a center can not control outside of ourselves in explaining processes that we can not cope with or when ascribing to meaning in the events around us. This approach helps to relaxation psychologically and concluding intellectual interrogation. Therefore, in accordance with the theory of attribution of mournings functions the direction of relieving the pain. In the mournings stemmed from the death is narrated and the goodnesses of the dead are reflected as well. It is by the nature of Islamic belief and consideration. It formed the boundaries of this study featured mournings that narrated in Turkey Turkish in the context of fate belief. After it has been addressed to the mournings as a concept in the oral culture, representing of fate belief in mournings will be mentioned descriptions “fate”, in the second section will exemplify reflections of fate belief between rebellion and submission

  • MakaleYalnız künye2010
    The relationships of horizontal and vertical individualism & collectivism and money ethic: A comparative study of Turkish and Kyrgyz university students

    Özbek, Mehmet Ferhat

    This study compared people&amp;#8217;s of the money ethic and horizontal and vertical individualism &amp; collectivism across Turkish university students studying in Turkey, Turkish university students studying in Kyrgyzstan and Kyrgyz university students. This study also investigates the relationships between horizontal and vertical individualism &amp; collectivism and money ethic. Results showed that high on factor success tended to have high vertical individualism. Results also show that, low on factor budget tended to have high expenditure. Kyrgyz students considered money as evil and symbol of success. Besides, Turkish university students studying in Turkey were more horizontally collectivistic than the Turkish university students studying in Kyrgyzstan and Kyrgyz university students.