Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2019
    Kamu Hastaneleri Birliği Yapılanmasının Değiştirilmesinde Hasta Görüşlerinin Etkisi Var mı?

    Ağaç, Gökhan; Bostan, Sedat

    Bu çalışma, Kamu Hastaneleri Birliği (KHB) yönetim tarzı ve uygulamalarının sağlık hizmetisunum paydaşları tarafından nasıl değerlendirildiği ve hastane çıktılarına nasıl yansıdığını araştıranbir projenin parçasıdır. Çalışmanın yayına hazırlanma sürecinde sağlık politika yapıcıları, mevcutKHB sistemini 694 sayılı kanun hükmünde kararname ile Ağustos 2017 tarihinde önemli ölçüdedeğiştirmiş ve KHB yapılanmasını tamamen ortadan kaldırmıştır. Yeni yapısal değişiklikle çalışmanınamacı, KHB hakkında hasta görüşlerini saptayarak, hastalar açısından sistem değişikliğinigerektiren bir durumun olup olmadığının anlaşılması olarak geliştirilmiştir. Nicel araştırma olanbu çalışmada, verilerin toplanmasında dörtlü likert anket tekniği kullanılmıştır. Çalışmaya katılanhastalardan 210'undan geçerli geri dönüşüm sağlanmıştır. İstatistikî hesaplamalar için IBM SPSSStatistics 21 paket programı kullanılmıştır. Ölçeğin güvenirlik analizi için Cronbach’s alfa katsayısınabakılmış ve bu değerin 0,87 olduğu görülmüştür. Ölçeğin yapı geçerliliğini sağlamak için faktöranalizi yapılmış ve yapısal geçerliliği saptanmıştır. Araştırma neticesinde, KHB yapılanmasınınhastanelerdeki uygulamalarının, hastalara olumlu yansıdığı ve kamuoyu görüşlerinin olumlu olduğusöylenebilmektedir. Uygulamalardan hastaların kazançlı çıktığı, hastanın öneminin arttığı vebekleme sürelerinin azaldığı ifade edilmiştir. Buna karşın, hastaların çok kısa sürede muayene edildiğikonusu hasta bakım kalitesine yönelik soruna işaret etmesi açısından önemlidir. Genel olarakbu sonuçlar, KHB sisteminin temel yaklaşımı olan özerk ve profesyonel tedavi hizmetleri yönetimianlayışının, hasta görüşleri açısından değiştirilmesini gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığınaişaret etmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2019
    Paramedik Öğrencilerinin Biyoterörizm İle Biyolojik Ajanlara İlişkin Bilgi ve Görüşlerinin İncelenmesi

    Tuncay, Birgül; Sevgi Doğan, Esin; Hintistan, Sevilay; Demirağ, Hatice; Cin, Aynur

    Amaç: Bu araştırmanın amacı, paramedik öğrencilerinin biyoterörizm ve biyolojik ajanlar konusundaki bilgi vegörüşlerini incelemektir.Gereç ve Yöntemler: Tanımlayıcı olarak yapılan bu araştırma Mayıs-Haziran 2018 tarihleri arasında gerçekleştirildi.Araştırmanın evrenini, Gümüşhane Üniversitesi Kelkit Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil YardımProgramı öğrencileri (n=200) oluşturdu. Çalışma anketini doldurmayı kabul eden 164 öğrenci ile çalışma yürütüldü.Veriler, araştırmacılar tarafından oluşturulan “katılımcıların tanıtıcı bilgileri” ve “katılımcıların biyoterörizm vebiyolojik ajanlara ilişkin bilgi ve görüşleri” anket formu ile toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcıistatistikler (ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum, yüzdelik dağılımlar) ve Pearson Chi-square testikullanıldı.Bulgular: Araştırmaya katılan paramedik adayların %51.8’inin kadın, yaş ortalamasının 19.99 ± 1.12 (Min:18-Maks:24), %56.1’inin birinci sınıf öğrencisi, %50.6’sının sağlık meslek lisesi mezunu, %47’sinin şehirde yaşadığı,%48.2’sinin gelirinin giderine denk olduğu belirlendi. Öğrencilerin, yaklaşık yarısının (%55.5) biyoterörizme ilişkineğitim almak istedikleri, büyük bir çoğunluğunun (%69.5) biyoterörizme karşı paramediklerin rol ve sorumluluklarıbildikleri tespit edildi. Ayrıca, öğrencilerin sadece %37.8’inin biyolojik ajanların saptanmasının güç olduğunu veduyularla anlaşılamayacağını bildikleri belirlendi.Sonuç: Öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun (%69.5) biyoterörizme karşı paramediklerin rol ve sorumluluklarıbilmelerine karşı, biyoterörizm ile biyolojik ajanlara ilişkin bilgi düzeyleri istenen düzeyde değildi. Elde edilen bulgulardoğrultusunda, paramedik adaylarına eğitim-öğretim süreçlerinde belli periyotlarda biyoterörizm ve biyolojik ajanlarailişkin eğitim ve tatbikat planlaması yapıldı.

  • MakaleYalnız künye2018
    Effect of Pomegranate on Blood Pressure: A Meta-Analysis Study

    Doğan, Melike Demir

    Pomegranate, a fruit peculiar to The Middle East, has been used in traditional medicine for centuries. According to in vivo and in vitro studies; pomegranate and its juice have effects such as increased insulin sensitivity, α-glucosidase inhibition, reducing cholesterol, and therapeutic hypoglycemic effect. In the light of this information, this study was conducted to determine the effect of pomegranate on blood pressure reduction. Randomized controlled clinical trials were reviewed on Pubmed, ISI Web of Sciences and Google Scholar databases. 8 randomised controlled trials were included in meta-analysis. Results of blood pressure obtained at the end of pomegranate studies were evaluated. When the standardised mean difference value of pomegranate and placebo groups was calculated to evaluate the effect of pomegranate on reducing the diastolic blood pressure, this value was found to be -0.255 (95% CI: 56.31-87.96). When the standardised mean difference value of pomegranate and placebo groups was calculated to evaluate the effect of pomegranate on reducing the systolic blood pressure, this value was found to be -0,160 (95% CI: 16,10-80,65). As a result of this meta-analysis, it was observed that pomegranate could reduce diastolic and systolic blood pressure.

  • MakaleYalnız künye2018
    A Comparative Study on Health Literacy Levels of University Senior Students

    Sahinoz, Turgut; Şahinöz, Saime; Kıvanç, Aydın

    Health literacy; is to protect and improve the health of the people and to improve their health; interpreting and understanding health information and services. The aim of this study is to determine the level of health literacy of senior university students. The research is a descriptive study. The study's universe consisted of 393 students in the 4th grade of the health related departments of the Faculty of Health Sciences of Gümüşhane University. Sampling method has not been used. Turkey Health Literacy Scale-32 and Turkey Health Literacy Scenario Scale were applied to 344 students who accepted to participate in the survey in classes under observation by researchers. The obtained data were analyzed with the SPSS 16.0 statistical package program on the computer. Chi-square test, Student's t test and variance analysis were used for statistical analysis. The student’s Turkey Health Literacy Scale-32 average was determined as 66.19 ± 16.05 in the research group. Of the students in the study group, 28.5% have inadequate, 29.3% have problem-limited, 38.4% have adequate, and 3.8% have a perfect level of health literacy. When the Turkey Health Literacy Scale-32 index evaluation and Turkey Health Literacy Scenario Scale evaluation of the students in the study group was compared according to their department statistically significant difference was found (p≤0.05). Nursing and Nutrition and Dietetics students were found to have a higher level of health literacy than the others and when their curriculum was examined, it has been found out that they had taken "health literacy course" and that this course did not exist in the curriculum of Health Management and Occupational Health and Safety departments. In order to increase the level of health literacy of the community heal

  • MakaleYalnız künye2018
    Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğrencileri ve Öğretim Elemanlarının Fonksiyonel Besin Farkındalığı

    Kartal, Fatma Tayhan; Aygül, İmdat; Yıldırım, Şeyma; Sayıbakan, Ayşe Şura; Çakar, Güllü; Akbulut, Havanur

    Fonksiyonel besinlerin sağlığa yararlı etkileri nedeniyle gıda endüstrisi bu alanda kendini geliştirmekte ancak fonksiyonel besinlerin tüketici algılarına yönelik yapılan araştırmalar sınırlı kalmaktadır. Bu çalışmada Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde yer alan öğretim elemanları ve öğrencilerin fonksiyonel besinlere yönelik farkındalıklarının saptanması amaçlanmıştır. Çalışmaya katılmayı kabul eden öğrencilere ve öğretim elemanlarına aydınlatılmış onam formu imzalatılmış ve katılımcıların genel özellikleri, fonksiyonel besin hakkındaki bilgi düzeyleri, fonksiyonel besinleri kullanma ve genel beslenme alışkanlıklarını içeren bir anket formu yüz yüze görüşme tekniğiyle araştırmacılar tarafından uygulanmıştır. Katılımcıların boy uzunluğu ve vücut ağırlığı ölçümleri araştırmacılar tarafından yöntemine uygun olarak alınmıştır. Genel olarak katılımcıların %91’inin sıklıkla sağlıklı yaşlanma, zayıflama, kalp damar hastalıklarından korunma gibi çeşitli nedenlerle fonksiyonel besinleri tükettikleri bulunmuştur. Yaygın olarak tüketilen fonksiyonel besinler arasında domates, probiyotikli süt ve yoğurt, kahve, omega-3 ilaveli ürünler, tam tahıllı ekmek ve zeytinyağı vardır. Katılımcıların fonksiyonel besinler hakkında bilgi sahibi olma durumları kişilerin yaş gruplarına, eğitim düzeylerine ve öğrencilerin bölümlerine göre farklılık göstermektedir (p<0,05). Ayrıca katılımcıların büyük çoğunluğu fonksiyonel besinler hakkında bilgiye diyetisyen (%58), diğer sağlık çalışanları (%19) ve okul-üniversite (%13) aracılığıyla ulaştığında güvenebileceğini bildirmiştir. Bu sonuçlar fonksiyonel besinler hakkında daha fazla bilgiye ihtiyaç olduğunu ve fonksiyonel besinlerin sağlığı geliştirici yönlerinin diyetisyen ve diğer sağlık çalışanları tarafından aktarılması gerektiğini göstermektedir.

  • Derleme MakaleYalnız künye2018
    Türkiye’deki Suriyeli Misafirler ve İlişkilendirilen Bulaşıcı Hastalıklar

    Turan, Melikşah; Sezen, İrem; Kaya, Afşin Ahmet

    Türkiye son 7 yılda Suriye’den gelen yoğun bir göç dalgasına maruz kalmakta, insani amaçla sınırlarını açarak barınma, sağlık, güvenlik, beslenme, eğitim, sosyal alanlarda hizmet sağlamaktadır. Sınır dışı edilme korkusuyla yasa dışı yollarla ülkeye girerek varlıklarını bildirmeyen bireylerin, sağlık durumlarının belirsizliği ve hayat standartlarının düşük olması büyük tehlike oluşturmaktadır. Sağlık problemleri göçün oluşturduğu olumsuz yaşam koşulları ile birlikte yoğun bir tehdit oluşturmaktadır. Çalışmamızda Türkiye’deki Suriyeli misafirler ve ilişkilendirilen bulaşıcı hastalıklar ile ilgili bilgi vermek ve önerilerde bulunmak amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında Suriyeli misafirler ve bulaşıcı hastalıklara yönelik raporlar ve yayınlar incelenmiştir. Rapor ve yayın sonuçları çalışmamız çerçevesinde derlenerek öneriler oluşturulmuştur. 2012-2017 yılları arasında yapılan raporlamalara göre çocuk felci (polio), kızamık, tüberküloz, şark çıbanı (leishmania) gibi hastalıkların ortaya çıkma sıklığı düzensiz olarak değişmiştir. Çalışma sonucunda giriş noktalarında ve yaşam alanlarında sağlık ve diğer hizmetlerin cevap verebilirliğini artırmak için ‘Göç öncesinde; Kendi ülkesindeki bulaşıcı hastalıklar, Göç sırasında; Kendi ülkesi, Geçilen ülkelerdeki bulaşıcı hastalıklar, Göç Sonrasında; Kendi ülkesi, Geçilen ülkelerdeki, konuk ülkedeki bulaşıcı hastalıklar’ stratejik ve eylem planlarının hazırlanmasının sağlanması, tarama, aşılama, eğitim (hijyen-bulaş), vektörlerle mücadele ve erken müdahale enfeksiyonlarla mücadele paketinde yer alması, bulaşıcı hastalık açısından risk oluşturabilecek kesimin belirlenerek takip ve tedavi altına alınması, sınıra yakın bölgelerde bağışıklama ile ilgili kampanyaların oluşturulması önerilmektedir.

  • MakaleYalnız künye2017
    Plague, Cholera and Epidemics: Public Health and Public Health Institutions in Trabzon (1804-1895)

    Yilmaz, Ozgur

    Owing to its geopolitical position, Trabzon was one of the most important trade centres of the empire in the 19th century. Therefore, epidemic diseases in this century could easily spread because of connection both by sea with other port cities and by land with Eastern Anatolia and Persia. Previously, the main source of these outbreaks was plague; but in the middle of the century plaque replaced by cholera epidemics, which made significant destruction in the city. Another source of epidemics was the mass migrations towards the city. Due to this situation of the city, Trabzon became one of the places where the quarantine system was first installed. As the most important health institution in the city for a long time, Trabzon Quarantine Station performed important duties during these epidemic periods. However, because quarantine was inadequate especially during the mass migration periods after the Crimean War, other quarantines were established and other health precautions were taken. In the context of epidemic diseases affecting public health in Trabzon, this study aims to give information about preventive health measures and other measures taken in the city.

  • MakaleAçık Erişim2017
    Health with Sociological Prescriptions

    Bingol, Orhan

    Existence and continuity of social structure is dependent on unrivaled conditions. Necessity of continuance of society as healthily is the most important of these conditions. In this regard health resembles compulsory life insurance for society. Therefore health-oriented studies have continued thereby specializing, gaining autonomy and increasing until today. Medicine constitutes important part of the health studies. Medicine as a necessary science, a professional occupation and interfering power about diseases and health maintains its importance. So opinion that diseases and health must be completely looked from medicine front is inferred. This opinion consolidates medical monopoly in healthcare field. Physicians and medicine have nearly all drugs of diseases and health. The opinion which is right but deficit gets health into medical world. In fact health is not only medical subject. Especially in recent years, changing structure of diseases and health and renewal approach toward them confirm existing changes. For example list of diseases have been rapidly updated, some diseases has been added and some others has been canceled to the list. Similarly thoughts originating from health always develop and go into more depth. Margin of inequality becomes clearer in health. Main causes of this situation can be connected with advances in science or rapid technological progress. However the essential connection occurs between renewed social development, life standard and transformation of medical paradigm. Cultural face of health which has already existed since before now becomes more apparent with modern social life. At the same time, medicine loosens inclination of retention of health by it and it makes further room for sociological side of the health. Sociology also exists in health from now on. This article views relevant chance in health. This change is concerned with medicine, society, sociology, and sociology of health. Therefore judgment of 'the address of diseases and health is not only medicine, but also sociology' reflects main argument of this article.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • Derleme MakaleYalnız künye2017
    The Easiest Way to Promote Health: School Health

    Sahinoz, Turgut; Şahinöz, Saime; Kıvanç, Aydın

    The most important source of a country is human resources, not underground resources. If it is believed that the first and most important years of human life passes through the schools; it is understood that the most favorable period for protecting and promoting health is the school period. The purpose of this article is; In today's world where human health is getting worse every day, to draw attention to school health and to give a new perspective to school health by interpreting current data. Families and schools that give individuals a healthy lifestyle also provide an important opportunity to create a healthy society. Protecting the physical, mental and social health of individuals from the school age is the foundation of a happy and healthy society. Healthy school is an organization that is interested in the health of students, teachers, non-teacher staff, and anyone who interacts with the school. School health; is an integrated service that is comprehensive and cannot be carried out only by projects. For this reason, we believe that school health services must be carried out with the support from the primary health care institutions through the school health units to be established in the school and by trained school health officers employed at school are the most important steps that can be taken in the field of school health.

  • Derleme MakaleYalnız künye2017
    Micronutrient malnutrition in nutritional support? or enrichment?

    Aykut, Memnune Kabakuş

    Today, health problems related to nutrition have a great deal. Regulation of individual nutrition programs, nutrient enrichment, vitamin-mineral supplements and health improvement and disease control to prevent nutritional problems are important public health strategies. In order to select the most suitable method, it's necessary to identify the present health problem as well as knowing the addressed population. Serious health problems may arise in deficiencies of vitamin-mineral, known as micronutrients. In such cases, nutritional support comes to the fore if there is an individual deficiency; however, the use of food-fortification policy may be a correct step if there is a deficiency, and dependent disease-conditions, in the population at large. But it is important to know the upper intake levels well to avoid any toxicity

  • MakaleYalnız künye2016
    Work—Related Tension, Using the Methods of Overcoming the Stress and the Affecting Factors in Emergency Staff

    Yiğitbaş, Çağla; Ozan, A. Tevfik; Deveci, S. Erhan; Oğuzöncül, Ferdane; Pirinçci, Edibe; Rahman, Süheyla; Demirbağ, B.canan; Bulut, Aliye; Arın, Ulaş Evren; Açık, Yasemin

    The purpose of the study is to determine work-related tension, using the methods of over- coming the stress and the affecting factors in emergency staff MMaatteerriiaall aanndd MMeetthhooddss:: The universe of the study in descriptive type is consisted of health team members in institutions rendering emergency health service belong to public sector in Turkey. Turkey was divided into 4 clusters (east, west, south and north) by taking the geographical settlement areas into consideration and a province was selected from each cluster in random. The number of peo- ple within the scope of the research is 769 and 560 people was reached (response rate is 72.82%). Approval of ethi- cal committee and written permissions were acquired from the related institutions before the research. There are questions including the demographic characteristics of the participants and their opinions on the job in first section of the form in which data were gathered, and “Work-Related Tension Scale -WRTS” in the second section, and “Overcoming the Stress Scale -OSS” in the third section. The data were recorded in statistical program. The aver- ages were given with standard deviations and p<0.05 was accepted as meaningful. Frequency analysis was carried out in the evaluation of the data and, Mann Whitney U test, Kruskall Wallis test and Spearman Correlation Analy- sis were implemented. RReessuullttss:: Average of age of the participants was 29.71±7.92 years. WRTS point average was 49.80±5.92 and was found high in young people, having low education level, in emergency medical technicians (EMT), the ones working on contract, having negative point of view against the occupation (p<0.05). OSS point av- erage of the participants was 56.56±11.23. CCoonncclluussiioonn:: It was detected that WRTS point average in the participants was over scale point average and OSS point average was under scale point average. In health personnel rendering emergency service; service and training studies that will increase the level of using overcoming the stress methods, decrease the work-related tension and improve affecting factors should be given priority

  • MakaleYalnız künye2015
    Sağlık Sorunları Sebebiyle İşgücü Kaybının Örgüt Performansına Etkisi Üzerine Bir Çalışma

    Küçük, Orhan; Küçük, Nurten; Özbek, Adem

    Özet: Sağlık sorunlarının neden olduğu işe devamsızlık ve buna bağlı olarak yaşanan işgücü kayıpları işletmeler tarafından izlenmesi ve önlem alınması gereken bir sorundur. Bu çalışma sağlık sorunları ile işgücü kaybı arasında ilişkiyi incelemek, bu konuda iki ayrı il açısından bir farklılık olup olmadığını ortaya koymak ve işgücü kaybının örgüt performan- sını ne ölçüde etkilediğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç çerçevesinde, araştırma örneklemi olarak seçilen Ağrı ve Gümüşhane il merkezlerinde tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen kamu kurumu orta ve üst düzey yöneticilerinden oluşan 117 katılımcıdan anket yöntemi ile veriler toplanmıştır. Çalışmada tanımlayıcı istatiksel analizlerle illerin verileri karşılaştırılmış, Ki-kare bağımsızlık testleri ile regresyon ve korelasyon analizleri yapılarak sonuçlar tablolaştırılmıştır. Yapılan analizler sonucunda; işgörenlerin yaşadığı sağlık prob- lemleri ile işgücü kaybı arasında ilişki olduğu, sağlık sorunlarının diğer çalışanları olumsuz etkilediği ve örgüt atmosferini bozduğu ifadeleri yöneticiler tarafından büyük kabul gördüğü, işgücü kaybının örgüt performansını etkilediği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İşgücü kaybı, işe devamsızlık, sağlık sorunları, verimsizlik, örgüt

  • MakaleYalnız künye2014
    Smoking habits and the related sociodemographiccharacteristics in University Students

    Özcebe, Lütfiye Hilal; Doğan Güçiz, Bahar; Haznedaroğlu, Dilek; Bertan, Münevver; Önal, Ebru İnal

    OBJECTIVES: Smoking is an important public health issue in Turkey. This study set out to investigate the smoking prevalence among frst andfourth grade university students as well as the associated socio-demographic variables.MATERIAL AND METHODS: A survey was carried out by the International Children s Centre (ICC) in the faculties of Science and Literature,Education and Medicine of nine Turkish Universities to determine the knowledge and life styles of the 1st and 4th grade university studentsin adolescence (2009). A total of 5.221 students were evaluated. Data were analysed using SPPS 16.0-9907290 statistical package program.RESULTS: The frst grade students with illiterate mothers (23.0%), those who were living alone at home (37.7%) and those who consideredreceiving inadequate pocket money (24.9%) had a higher level of smoking prevalence (p&lt;0.05). The fourth grade students with illiteratemothers (34.9%), those who were living with their friends (34.0%), those who perceived their economic situation bad (37.7%) and thosewho considered receiving inadequate pocket money (36.3%) had a higher level of smoking prevalence (p&lt;0.05).CONCLUSION: A relationship between smoking habits of university students and some socio-demographic characteristics was found.We believe that more priority should be given to health promotion interventions among university students, especially among those of lowsocioeconomic status. On the other hand, in order to monitor the effcacy of smoking-related interventions among young people, there is aneed for early detection of young individuals who are at risk and urgent interventions should be carried out.

  • MakaleYalnız künye2014
    Üniversite Öğrencilerinin Nargile İçme Davranışları ve İlişkili Sosyodemografik Özellikleri

    Haznedaroğlu, Dilek; Bertan, Münevver; Güçiz Doğan, Bahar; Ozcebe, Hilal; Önal, Ebru İnal

    AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, üniversitelerin birinci ve dördüncü sınıflarında okuyan öğrencilerde nargile içme yaygınlığını belirlemek, nargile içme ile ilişkili sosyodemografik faktörleri incelemek ve koruyucu önlemlere yönelik uygulanacak programlara katkı sağlamaktır. YÖNTEM: Uluslararası Çocuk Merkezi'nin yürütmüş olduğu Üniversite Birinci ve Dördüncü Sınıf Öğrencilerinin Adolesan Dönem Bilgi ve Yaşam Tarzlarının Belirlenmesi Araştırması-2009 ülkemizdeki dokuz üniversitedeki Fen-Edebiyat, Eğitim ve Tıp Fakültelerinin birinci ve dördüncü sınıf öğrencilerini kapsamaktadır. Toplam 5.221 öğrenci üzerinden değerlendirme yapılmıştır. Veriler, SPSS 16.0 istatistik paket programı ile değerlendirilmiştir. BULGULAR: Birinci sınıfta okuyan öğrencilerin %18,9'u, dördüncü sınıfta okuyan öğrencilerin ise %24,5'i nargile içtiğini belirtmiştir (p<0.001). Birinci sınıf öğrencileri arasında; erkek olanlar (%27,4), anne öğrenim durumu lise (%28,0) ve baba öğrenim durumu yüksekokul mezunu olanlar (%24,9), fen edebiyat fakültesinde okuyanlar (%21,0), yalnız evde yaşayanlar (%39,3) ve ekonomik durumunu iyi olarak ifade edenler (%21,8) anlamlı olarak daha fazla nargile içmektedir (p<0.05). Dördüncü sınıf öğrencilerinde erkek (%33,1), anne-baba öğrenim durumu yüksekokul mezunu olan (%35,9-%28,5), fenedebiyat fakültesinde okuyan (%28,6), evde arkadaşlarıyla yaşayan öğrenciler (%29,8) anlamlı olarak daha fazla nargile içmektedir (p<0.05) SONUÇ: Nargile içimi gençler arasında sigara içimi gibi oldukça yaygın bir davranış haline gelmektedir. Nargile içimi özellikle sosyoekonomik statüleri yüksek olan gençlerde daha fazladır