Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2020
    The effect of job burnout for women accounting professionals on workfamily conflict: case of TR90 region

    Ertaş, Fatih Coşkun; Tosunoğlu, Büşra

    The aim of this study; to examine the effect of job burnout on work-family conflict for female professional accountants for this purpose, a model was created and tested using the structural equation model. Three hypotheses were created for the test of the model and a questionnaire was applied to the female accountants working in TR90 (Artvin, Giresun, Ordu, Gumushane, Trabzon and Rize). As a research scale, “Maslach Burnout Scale” that developed by Maslach and Jackson (1981) and “Work-Family Conflict Scale” that developed by Netemeyer vd. (1996) was used. According to the results of the analysis, it can be said that personal success, which is one of the sub-dimensions of job burnout, increases work-family conflict to a great extent. In addition, emotional exhaustion and depersonalization which are dimensions of job burnout increase the work-family conflict.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    Türk Kamu Yönetiminin Denetlenmesinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri

    Doğan, Kadir Caner

    Denetim kavramsal, teorik ve uygulama düzeyinde önceden planlanan amaç ve hedeflerin belli bir süreden sonra ne düzeyde gerçekleştirildiğinin ölçülmesine dönük bir faaliyet, süreç ya da uğraştır. Kamuyönetiminde denetim ise kamu kurum ve kuruluşlarının anayasa, yasa, yönetmelik gibi hukuksal metinlerden almış oldukları görevler ve sorumluluklar çerçevesinde, bu faaliyetlerini ne düzeyde yerinegetirdiklerinin çeşitli yöntemler ile gerçekleştirilmesini ifade etmektedir. Nitekim kamu yönetimi, siyasal bir organizasyondur. Türkiye’de kamu yönetimi çeşitli denetim türleri ile denetlenmektedir. Ancakgeçmişten günümüze Türk kamu denetim sisteminde önemli sorunlar ortaya çıkmıştır. Türkiye’de özellikle 2000’li yıllardan sonra yeni kamu yönetimi anlayışı eksenli reform ve uygulamalar ile gelenekselteftiş sisteminden performans ve risk denetimi odaklı bir yapıya geçilmektedir. Türk kamu yönetiminintemel sorunlarından kaynaklı denetim sorunları da uygulanmaya konulan çağdaş denetim teknikleri veyöntemleri ile aşılmaya çalışılmaktadır. Bu çalışmanın amacı da Türk kamu yönetimi denetim sistemindeki belli başlı sorunları belirlemek ve bunların çözümüne dair sistematik önerilerde bulunabilmektedir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    Kadın Tekstil İşçilerinin Ustabaşılarıyla Yaşadıkları Çatışmanın, İş TatminlerineEtkisinde Ustabaşılarının Politik Yetisinin Düzenleyici Rolü

    Demirbağ, Orkun; Top, Nuket

    Amaç – Sosyal/politik etki kuramını göz önünde bulundurarak, tekstil sektöründeki çalışan kadınların ustabaşlarıyla yaşadıkları çatışmanın kadın çalışanların iş tatminine etkisinde ustabaşının politik yetisinin düzenleyici rolünün ortaya koyulması amaçlanmaktadır.Yöntem – Araştırma kapsamında 478 çalışan kadın ve 125 ustabaşına ait veriler yüzyüze anketyöntemiyle elde edilmiştir. Araştırmada yer alan hipotezler toplanan verilerin hiyerarşik ve çift taraflıbir yapıya sahip olması nedeniyle Process ve HLM (Hiyerarşik Lineer Modelleme) uygulamaları ile test edilmiştir.Bulgular: Analiz sonucunda, Bursa ilinde faaliyet gösteren tekstil firmalarında görev alan kadınişçilerin ustabaşlarıyla yaşadıkları kişilerarası çatışmanın kadın işçilerin iş tatmini üzerinde negatifyönlü etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Öte yandan, ustabaşının kadın işçiler tarafından algılananpolitik yetisinin kadın işçilerin iş tatmini üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı ve pozitif bir etkisiolduğu tespit edilirken ustabaşlarının kendisi tarafından algılanan politik yetisinin kadın işçilerin iştatmini üzerinde doğrudan anlamlı bir etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Dahası, kadın emekçiler veustabaşının kendisi tarafından değerlendirilen ustabaşının politik yetisinin bu ilişkide düzenleyicirolü olduğu bulunmuştur.Tartışma – Örgütler içerisinde ast-üst arasında yaşanan kişilerarası çatışmalar sonucunda ortayaçıkan negatif yönlü iş tatmini üzerinde politik yeti faktörünün tamponlayıcı bir görev üstlendiğiortaya çıkmıştır. Bu nedenle iş yaşamında politik yeti faktörünün göz önünde bulundurulmasıgerekmektedir.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    Farklı Karayolu Tünellerinin Tünel Özellikleri ve Sürücü Davranışları Açısından İrdelenmesi

    Aydin, Metin Mutlu; Kalkan, Hüseyin; Çoruh, Emine

    Yüksek standartta hizmet verebilmek amacıyla yeni inşa edilen birçok tünel işletme ve tünel güvenliğiaçısından içerisinde birçok teknolojik altyapıyı barındırmaktadır. Özellikle son yıllarda inşa edilen tünellerden,düşük işletme maliyetine sahip olması, sürücüler için ekonomik olması, güvenli olması, kapsamlı kontrol veyönetim sistemlerine sahip olması vb. birçok beklentiye cevap vermesi istenildiğinden tünel işletme ve güvenlikbaşarımlarının üst seviyede olması beklenmektedir. Bu çalışma kapsamında, tünel sayısının oldukça fazla olduğuDoğu Karadeniz Bölgesinde bulunan Gümüşhane ve Trabzon illeri arasındaki farklı karakteristik özellikte veçoğunluğu yeni inşa edilen toplam 17 adet tünel, gidiş ve geliş yönü için ayrı ayrı güvenlik ve işletim özellikleriile tünellerdeki sürücü davranışları açısından detaylı olarak irdelenmiştir. Böylece tünellerde mevcut olangüvenlik ve işletim problemleri ile tünellerdeki mevcut sorunların sürücü davranışı üzerindeki etkilerinin ortayakonulması hedeflenmiş; kazaların önlenmesi hususunda belirlenen hususlara dikkat çekilmiştir. Elde edilensonuçlara göre, Türkiye’nin sadece tünellerin inşasında değil, güvenlik ve işletmesini sağlayan teknolojikaltyapıların kullanılması ve uygulanması hususunda önemli aşamalar kaydettiği görülmüştür. Yapılanincelemelerden yeni teknolojik sistemlerin yeni inşa edilen tünellerin işletimini kolaylaştırdığı ve güvenliğiniarttırdığı; buna rağmen bazı tünellerde halen güvenlik ve sürücü davranışları açısından farklı özellikteproblemler olduğu tespit edilmiştir. Çalışma kapsamında bu sorunlar detaylı olarak incelenerek sorunlarınçözümüne yönelik öneriler getirilmiştir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    Çift-Körleme Hakemlik Sürecinin Etkinliği Konusunda Turizm Akademisyenlerinin Düşünceleri

    Polat, Eray

    Hakemli dergilere gönderilen çalışmalar, çeşitli açılardan kontrol edilmesi amacıyla hakemlik süreci adı verilen denetime tabi tutulmaktadır. Çift-körleme hakemlik süreci (ÇK) de bu süreçlerden biri olarak, turizm disiplininde yer alan bilimsel dergilerce baskın bir şekilde tercih edilmektedir. Ancak son yıllarda ÇK, çeşitli açılardan eleştirilere konu olmaktadır. Bu bağlamda araştırmanın amacı, turizm akademisyenlerinin ÇK hakkındaki düşüncelerini tespit etmektir. Nitel araştırma yöntemlerinin benimsendiği araştırmada, 20. Ulusal Turizm Kongresinin bilim kurulunda yer alan akademisyenler, evreni oluşturmaktadır. Evrenin ulaşılabilir büyüklükte olması nedeniyle örneklem alınmamıştır. Veri toplama amacıyla katılımcılarla elektronik ortamda görüşülerek uygulanan yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler, betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Sonuçlara göre turizm akademisyenlerinin büyük kısmı (%69), ÇK’nın, hakem denetimi açısından yeterli olduğunu düşünmektedir. Ayrıca süreç, objektiflik ve kalite güvencesi sağlaması yönünden avantajlara; zaman ve hakemlerin özensiz/dikkatsiz inceleme yapabilmesi yönüyle dezavantajlara sahiptir. Sürecin, editör ve hakemlerin alacağı birtakım önlemlerle daha iyi hale gelebileceği akademisyenlerce öngörülmektedir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    The Effect Of Mobbing Taekwondo Referee on Decision Making Levels

    Bayrakdaroğlu, Yeşim; Eren, Kübra

    In this study, the decision making styles of the taekwondo referees exposed to mobbing and the levels of mobbing were examined based on some variables.The sample of the study consisted of 187 referees who worked in various provinces in Turkey and participated in the development seminars for referees andcoaches organized by Turkey Taekwondo Federation in 2019-2020. The seminar was conducted on 19-27 December 2019 in Antalya, in 3 groups (turkiyetaekwondofed.gov.tr) In addition to the personal information form prepared by the researcher, the “Scale for Indoor Mobbing directed to Sports Referees”, “Melbourne Decision Making Questionnaire I-II” were used in the study. The analysis of the data obtained in the research was examined by Statistical Package for the Social Sciences (SPSS). Frequency, percent, std.deviation, mean calculations, T-test and one-way variance analysis (ANOVA), Tukey test, and Pearson correlation analysis were used. Cronbach's Alpha coefficient was determined as 846 for decision-making scale and 883 for the mobbing scale.The study results revealedvarious levels of significance for variables were interpreted. In addition, it was determined that there were positive and significant relationships between the sub-dimension of decision making styles and mobbing (r=0.33, p<0.01) and mobbing from the sports circle (r=0.22, p, 0.01). Therefore, it can be said that mobbing perceived from the social circle did not have a significant effect on decision making styles of taekwondo referees. As a result, it can be said that the mobbing variable poses asignificant risk to taekwondo referees' sub-dimension of decision making styles and said risk should be taken into consideration.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    COVID-19 ile Mücadelede Sosyal Koruma Sistemleri ve İşgücü Piyasaları

    Beken, Hıkmet Gülçın

    Küresel çapta bir salgına dönüşen COVID-19 ile ulusal ve uluslararası düzeydeki iş birliği temelindeuygulanan politikalar üzerinden mücadele edilmeye çalışılmaktadır. Başta işgücü piyasaları olmak üzere,üretim, tüketim, ticaret ve küresel tedarik zincirleri gibi pek çok alan COVID-19’dan etkilenmektedir. Kamusağlığının korunması amacı ile başlayan politikalar COVID-19 kriziyle mücadele sürecinde çeşitlenmiş;ekonomik, sosyal ve politik düzleme de taşınmıştır. COVID-19 öncesinde dünya ekonomilerinin çoğu için bazıtemel ekonomik göstergeler (borç, istihdam düzeyi) kötü bir performans göstermekte olduğundan COVID-19ile mücadeleye yönelik politika ve stratejiler bu mevcut koşullardan etkilenmiştir. Bazı bölgelerde veekonomilerde enformel istihdamın payının yüksek olduğu görülmektedir. Son dönemlerde UluslararasıÇalışma Örgütü (ILO)’nün de desteğiyle, enformel ekonomiden formel ekonomiye geçiş sürecine ilişkin bazıdüzenlemeler, stratejiler ve kurallar ön plana çıkmaktadır. Bu tavsiyeler içerisinde en önemlisi, ülkelerin sosyalkoruma planlarına ilişkin olmaktadır. Mevcut ulusal düzenlemelerle, sosyal yardım ve desteklerin dışında kalanenformel ve ev-temelli çalışanların kapsanması; genişletilecek sosyal koruma sistemi kapsamı ile mümkünolacaktır. Bu kapsamın genişletilmesinin önemi gelir ve iş kayıplarının yaşandığı COVID-19 ile daha çokanlaşılmıştır. Bu noktada, devletlerin müdahalesi ve bu alanda gerekli düzenlemeleri yapması yönündevatandaşlarından gelen talebe ne ölçüde cevap verebildikleri de ayrıca politik ekonomi açısından bakıldığındayeni bir yapılanma sürecinin de işareti olmaktadır. Bu çalışma, enformellik ve sosyal koruma kavramlarıüzerinden COVID-19 ile mücadele politikalarına yer vermeye çalışacaktır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    The Analysis of the Relationship Between Defence Spending, Arms Import and External Debt in Turkey: ARDL Bound Testing Approach

    Şahingöz, Burak; Karakurt, Birol; Şentürk, Suat Hayri

    Debt and deficits are important for an economy, and deficit spending policy positively affects economic growth. However, if external debt increases too much, it may also lead to economic problems. In the literature that was given relatively little information to defence spending contributing substantially to government debt level in the studies focused on the determinants of debt. Turkey is a country allocating more funds to its defence spending and arms import in recent years. Therefore, to what extent its defence expenditures and arms import is effective in increased debt stock is a subject of debate. To conclude this issue, this study examines the relationship between defence spending, arms import, and external debts through ARDL bund test with annual data for the 1975- 2017 period. The findings show that there is a positive and statistically significant relationship between defence expenditures and arms import and foreign debt in the short and long term.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    Evaluation of Some Narrations Aboutthe One Who Abandons Prayer

    Gözün, Abdulvehhab

    The importance of performing compulsory prayers which is the second of the five pillars of Islam and the fact that the person will be subjected to some penalties if she/he abandons it are stated in various sources. However, in this context, it is very important to study the authenticity of the punishment related narrations that expressed among the public concerning the state of the one who abandons prayer. The punishments that are expressed to frighten people, even though, have an intention to guide them to pray must be based on the Qur'an or the Sahih Sunnah. Otherwise, this situation brings with it some big problems such as deciding on behalf of Allah (c.c.) or lying on behalf of the prophet (pbuh). In addition to this, expressing such punishments may have a negative effect on people, on the contrary to the expected positive effect and can cause them to even move away further from prayer. For that reason, this research aims to examine the source reliability of the narrations which indicating the amount of punishment expressed in certain numbers, such as the punishment for leaving one daily prayer is to burn in the hellfire for eighty years. Thus, it will be tried to determine the unfounded narrations in this regard that should not be respected. Also, another purpose of this research is identifying other narrations that are in the main hadith sources about the status of those who abandoned prayer at a time and conveying the authentic information on this subject to people. Finally, both matters are considered to be extremely important.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    Eyalet Ahkâm Defterleri Çerçevesinde Akçaabat’ın Sosyal ve Hukuki Durumu (1742-1800)

    Gök, İlhan

    Osmanlı taşrasında yaşayan yöneten ve yönetilen sınıfına mensup kişiler yaşadıkları bölgelerde zaman zaman bazı problemlerle karşılaşmışlardır. Yönetilen sınıfına mensup olan halk karşılaştıkları problemlerin çözülmesi için genelde yaşadıkları yerdeki kaza mahkemelerine başvururlardı. Kaza mahkemelerinde verilen karara razı olmayanlar üst mahkeme olan ve aynı derece temyiz görevine sahip Divan-ı Hümayun’a başvururlardı. Yöneten sınıfına mensup kişiler için ise durum bundan biraz daha farklıdır. Osmanlı Devleti kamu hizmetini yürüten timar sahiplerinin yaşadığı problemin çözülmesi için üst dereceli mahkemede yargılama yoluna gitmiştir. Divan’a gelen şikâyetler önceleri Mühimme defterine kaydedilirken 1649’da Şikâyet, 1742’den itibaren ise Eyalet Ahkâm defterlerine kaydedilmiştir. Bu çalışmada 1742-1800 tarihleri arasında Akçaabat kazasında meydana gelen şikâyet kayıtlarından yola çıkılarak Akçaabat kazasında yaşayanların sosyal ve hukuki durumuna değinilmiştir. Buna göre Akçaabat kazasında ve çevresinde kamu hizmetini yürüten yönetici sınıfına mensup kişiler reayaya göre daha fazla problemlerle karşılaşmışlardır. Bu problemler arasında timar ve vergiye yapılan müdahaleler vardır. Timara yapılan müdahaleler genelde timar sahiplerinin birbirine yaptığı müdahale olarak görülürken vergi konusunda ise halkın müdahalesi şeklinde görülmektedir. Vergi ve timara yapılan müdahalelerde yönetilen sınıfına mensup bazı gruplar birleşerek eşkıyalık faaliyetlerinde de bulunmuşlardır. Bu durum bölgenin güvenliğinin sağlanmasında birtakım sıkıntılara sebep olurken aynı zamanda timar sahiplerinin gelirlerinin tahsil edilmesinde önemli bir engel olmuştur.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    Criticism of Kant's Conception of Freedom in Adorno

    Tüzen, Muhammed Ahmet

    Adorno, who has critical thoughts on the positivist perspective that is the core of the philosophy of Enlightenment and the mental comprehension to which positivism depends, states that Kant's notion of freedom, which puts strictly adhesion to the law in the center, is an abstract, disconnected from experience, compelling/oppressive nature. Accordingly, Kant, who activates the mind against the blind power of nature, explains the free action as to act according to the pure mind. In Kant, which approaches moral laws as freedom laws, freedom is considered as the law that both is to use of the mind in an absolute manner and must be obeyed and treated accordingly. In this context, Adorno implies that Kant's moral philosophy is structured in such a way as not to allow it to act otherwise, although it does not have authoritarian thoughts. This study which is based on Adorno's thoughts aims to evaluate Kant's understanding of freedom in four parts within the above-mentioned framework: (i) Freedom as a balancing force against the causality of nature, (ii) freedom disconnected from experience and spiritualized, (iii) freedom to express action by centering the law, (iv) freedom intertwined with bourgeois work ethic.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    3D digital representation of cadastral data in Turkey-Apartments case

    Döner, Fatih; Şirin, Samet

    With the widespread use of three-dimensional (3D) geographic information technologies, studies for 3D digital representation of property units in cadasters have increased in recent years. In Turkey, a project named 3D City Models and Cadasters was initiated by the General Directorate of Land Registries and Cadasters in 2018. With this project, which is planned to last four years, it aims to create 3D models of individual units (apartments) in buildings and provide visual representations of these individual units with legal information. Transition from the current 2D representation towards a 3D digital cadaster requires not only replacing analog drawings with 3D models but also examining the workflow for forming the property units. In this study, the process of registration of property rights for individual units is examined and possibilities and challenges for successful completion of the 3D cadaster project are evaluated from a legal, an organizational, and a technical point of view. Government plays a lead role by adopting the digital transformation as a state policy. However, new regulations and organizational settings may have to be introduced. Modeling and visualization alternatives for 3D data should be studied further.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    Political Polarization and Size of Government; [Politik Kutuplaşma ve Devletin Ekonomik Boyutu]

    Keyifli, Nazlı; Akdede, Sacit Hadi

    In this study, it empirically examines the impact of economic and political determinants on the economic size of the government. Political polarization is taken as the variable of interest, along with other control variables. Statistical analysis was carried out using the Ordinary Least Squares and Second Stage Least Squares methods. The scope of the paper includes 61 countries, and the time interval is between 1990 and 2015. The results of the regression analysis show that the share of public consumption spending in national income in countries where political polarization is high is declining. In addition, the increase in levels of ethnic fracturalization, democracy and government fractionalization has an increasing effect on the share of public consumption spending in national income. The study provides descriptive linkages among findings.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    Educating children through their parents to prevent child sexual abuse in Turkey

    Apaydın Cırık, Vildan; Efe, Emine; Velipaşaoğlu, Sevtap

    Purpose: The aims of this study were to train parents to recognize and prevent child sexual abuse (CSA); evaluate the problems encountered by parents; and evaluate the overall effectiveness of the CSA training program. Design and Methods: The study used a pretest/posttest design. The study was conducted with a sample of 58 children (aged 3-6 years) and 64 parents. Findings: Children who received CSA prevention education from their parents demonstrated improved knowledge about private parts and about what they should do if they suspect sexual abuse. The parents stated that they encountered some problems (other family members objected to the child being given such training). Practise Implications: Children's risk of abuse may be reduced if their parents teach them about CSA correctly.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2019
    Mısır Milliyetçi Hareketi ve Türk Dış Politikası (1924-1925)

    Çelik, Recep

    Ortadoğu’da Mısır’ın ayrı bir yeri ve önemivardır. Yüzyıllarca Osmanlı’ya bağlı bir eyaletolarak yönetilen Mısır üzerinde bu önemine binaenİngilizler hâkimiyet kurmuş ve bu hâkimiyetini I.Dünya Savaşı sonrasında da bırakmamıştır. Mısır,İngilizlere karşı istiklalini elde etmek için büyükbir mücadele içerisine girmişti. Bu mücadeleninönde gelen siması ise Zağlul Paşa’ydı. AncakMısır, istiklal mücadelesinde kendi içindebölünmüş durumdaydı. Bu durum Mısır’ın gerçekbir istiklal elde etmesini engellemiştir. Anadolu’daemperyalistlere karşı verilen savaş birçok doğuhalklarında olduğu gibi Mısırlılar için de örnekteşkil etmiş, ilham kaynağı olmuştur.Anadolu’daki millî mücadelenin başarıyaulaşmasından son derece memnun olan Mısırlılar,kendi istiklal mücadeleleri için başta MustafaKemal Paşa olmak üzere millî mücadelenin ilerigelen önderlerinden silah ve cephane talebindebulunmuşlardı. Yine Mısır milliyetçileri çok farklıkanallar ve yöntemlerle Türkiye’yi Mısır davasınınyanında bulunmaya zorlamışlardır. Fakat döneminkonjonktürü gereği Türk dış politikası, Mısırlımilliyetçilere açıktan ve doğrudan desteği uygungörmemiş, dolaylı ve pasif yardım anlayışıbenimsenmiştir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • Derleme MakaleAçık Erişim2019
    İnsan haklarının sağlanmasında temel bir sorunsal olarak demokrasi

    Yeşilçayır, Celal

    İnsan hakları ile demokrasi arasında vazgeçilmez bir ilişkinin olduğunadair öteden beri yaygın bir kanaat söz konusudur. Öyle ki kamuoyunda insanhakları ve demokrasinin sıklıkla bir arada kullanılan iki kavram oldukları görül-mektedir. Diğer taraftan demokratik ülkelerin insan haklarına aykırı tutumlariçinde bulundukları dikkat çekmektedir. Buna göre insan haklarının belirlediğieşitlik anlayışı ile demokrasinin benimsediği eşitlik anlayışı arasında temel birfarklılık olduğu anlaşılmaktadır. Mezkûr farklılığın temellerinin felsefi bağ-lamda analiz edilmesi sorunun aydınlatılması bakımından önem arz etmektedir.Sorunun temellerinin aydınlatılması ile birlikte insan hakları ile demokrasiilişkisinde yaşanan sorunların giderilmesi adına bazı çözüm önerilerine ulaşmakmümkün olacaktır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • Derleme MakaleAçık Erişim2019
    Mareşal fevzi çakmak's polıtıcal actıvıtıes between 1946-1950

    Çiftçi, Ali

    Fevzi Çakmak (1876-1950) is mainly known with his Military personality and activities in Turkey. The fact that he is one of the few soldiers with the title of Marshal is enough to show his success in the Military profession. He was also noted as; the Minister of Defence in the First cabinet of the executive ministers of Turkey in 1921,the Chairman of the second cabinet of the executive ministers of Turkey, and the Chief of General Staff from 1924 and 1944 without interruption. However it is little known, Fevzi Pasha has an important role in the political life in the multi-party period as well. In 1944, Fevzi Çakmak, who did not intend to retire from the Chief of General Staff except for his request, found himself in the middle of Politics after loneliness he had lived for a short time.The study discusses Fevzi Çakmak's activities and role in the political life between1946-1950. The process of rapprochement with the Democratic Party (DP) and becoming an independent member of parliament and even the desire for him to lead the DP will be examined in the paper. Then, the activities of the Marshal that heinitiated with some circles of left-wing and abandoned in a short time in the context of human rights will be evaluated. In the meantime, the debates on how the leftist circles wanted himto launch a public movement in the country getting ridof the oppressiveness will be included. Later, the process of becoming the honorary chairman of the Nation Party (MP) formed by the people most of whom left the DP following the Marshal’s separation from the DP afte the July 12 Declaration as a result of his worsening Relations with the party will be mentioned. Fevzi Çakmak ,like the other ones who setup the MP, thought that the DP did not have enough strong opposition against the Republican People’s Party(CHP). In the last part of the paper, the political activities of Marshal Çakmak who spent the last two years of his life in the MP will be examined within the framework of character analysis and leadership features. The paper not only discusses the four-year wavy political life of Fevzi Çakmak who was seized by great ambitions and entered politics in 1946 as a result of self- confidence based on Military Reputation and the love given by the people, but it also examines the case of his being manipulated by some political currents and parties because of his personality which is unfamiliar witht he functioning of political life. How and with which motives Fevzi Çakmak, an obedient person to the legitimate and existing authority pushed himself into a strong opponent against the political staff that he had been to gether with for nearly 25 years will be examined. In that, during the election in 1946 and his presence in the Assembly, the Marshal had strong opposition against the CHP and İnönü, which did not arise from policy differences.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2019
    A Research for Determination of Administrative Problems in Inpatient Health Institution

    Bostan, Sedat; Aslan, Sevil

    Objective: The purpose of this study is determination of managerial problems encountered in inpatient health institutions with the views of the administrators which are work at various levels in public and private hospitals. Material and Methods: In this study, a 42-item likert-type questionnaire, which was formed by adapting from Yıldız's master's thesis study, was used. The data of the study were collected from the hospital administrators in İstanbul, Aksaray and Kahramanmaraş in 2016 by face-to-face survey method. The study was carried out in 350 hospitals in upper, middle and lower levels in 1 private hospital and 1 public hospital in each province. The validity of collected data were tested by Bartlett’s test and Cronbach’s alpha method was used for reliability of data. Results: As a result of factor analysis, the questions were collected under six factors. According to these results, the administrators were listed the managerial problems of the inpatient health institutions as follows; hospital settlement problems (3.13), management problems of human resources (2.82), general administrative problems (2.79) and communication problems (2.79). When the factors evaluated according to the demographic data, it was detected that significant differences in terms of age, gender and occupation. Conclusion: These results showed that female managers are more encountered with the problem of hospital settlement than other problems, while managers over age 50 and aged 20-29 are encountered with management problems of personnel incompleteness, general administrative, technological and communication problems. Moreover, it was found that administrative and nurse managers are more encountered with general administrative and technological problems than other problems, while administrative managers are encountered with problems of personnel incompleteness and management human resources. As a generalresult, it is thought that the hospitals which were not appropriately planned for health services causes administrative problems.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2019
    Gümüşhane ve çevresinde pontus rum faaliyetleri

    Çelik, Kemal

    Birinci Dünya Savaşı yıllarında, Rumların çoğu, Osmanlı Devleti’nin yanında yer almamış, bölgeyi işgale girişen Çarlık Rusya kuvvetiyle işbirliği yapan Pontus Rum çeteleri, bağımsızlık için silahlanmışlardır. 18 Nisan 1916’da Trabzon’a giren Ruslar, başlarında metropolit ve papazları olan Rum ve Ermeniler tarafından sevinçle karşılanmışlardır. Bu işgalle birlikte Pontusçu Rum çeteleri ve Ermenilerin Trabzon ve çevresindeki mezalimleri başlamıştır. Gümüşhane halkı bu dönemde katliama tabi tutulmuş, zulme uğramış, bölgenin Batısındaki şehirlere göç etmiş, ekonomik yönden güçsüz ve fakir hale düşmüştür. Mondros Mütarekesi’ni takiben, Rum Pontus çalışmaları canlandırılmıştır. İtilaf devletlerinin Doğu Karadeniz bölgesine gönderdikleri subayları ve Yunanlılar, yöre Rumlarını desteklemişlerdir. Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları Rusya’dan gelen silahlı Rum göçmenlerle dolmuştur. Genel Af ile hapisten tahliye edilen ve dağdan inen Pontus çetecileri, İngiliz subaylarının izniyle silahla dolaşmış, Müslüman halka karşı baskın, soygun, zulüm ve cinayetlerini arttırmışlardır. Cumhuriyetin ilanından günümüze kadarki yakın dönemde, Yunanistan ve Rumlar, Ermeni soykırım iddiası ile yakın dönemdeki Kürt Sorunu öne çıkarıp bağlantı kurarak, soykırımı tanıması ve tazminat ödemesini talep ettikleri Türkiye’nin, bu soykırımı tanımaması halinde AB’ye kabul edilmemesi yönünde, Avrupa Parlamentosu, İngiltere, Almanya, Moskova’da sergiler düzenlemiş ve Avrupa ülkelerinde propagandalar yapmışlardır. Doğu Karadeniz’de Rum nüfus sayısı çok abartılmıştır. Avrupa ve Amerika’daki sürekli Türkiye’yi suçlayan Pontusçu çalışmalar yanında; asıl önemlisi ve dikkati çeken nokta Doğu Karadeniz’deki çocuk ve genç nüfus başta olmak Türkiye’deki Türkleri kendilerinden şüpheye düşürecek ölçüde, aslında Rum oldukları yalanına inandırmak yönündeki Pontus Rum faaliyetleridir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2019
    Deniz hukukuna ilişkin temel egemenlik alanları bağlamında arktik’teki ihtilaflı alanlar ve hukuki durum

    Sancak, Kadir

    Dünyada sorunların ve ihtilafların bulunduğu birçok bölge vardır ve bunlardan biri de Arktik’tir. Coğrafişartlarının elverişsiz olması bölgeyi yakın dönemlere kadar küresel güçlerin hegemonik paylaşımlarından uzaktutmuştur. Ancak teknolojik gelişmelere ilave olarak iklim değişiklikleri gibi çevresel faktörler Arktik bölgesiniküresel mücadelenin gündemine dâhil etmiştir. Dünyada pay edilmeyen son coğrafyalardan olan Arktik, bugünözellikle kıyıdaş beş ülkenin egemenlik iddiaları ile konuşulmaktadır. Bugün için Kuzey Kutbu’nun hukukistatüsünü düzenleyen özel bir antlaşma ya da düzenleme bulunmamaktadır. Kıyıdaş ülkeler bölgedekianlaşmazlıkların çözümü için 1982 tarihli BMDHS’yi esas almaktadırlar. Bölgedeki en önemli sorun kıyıdaşülkelerin sahip oldukları kıta sahanlıklarının sınırlarının belirlenmesi sorunudur. Bu bağlamda ABD dışındakidört ülke sahip oldukları 200 deniz millik kıta sahanlığını 350 deniz miline kadar genişletme talebiyle BirleşmişMilletler Kıta Sahanlığı Sınırları Komisyonu’na başvurmuş ve başvurular henüz bir karara bağlanmamıştır. Buçalışmada meselenin daha iyi anlaşılabilmesi için öncelikli olarak deniz hukukuna ilişkin temel kavramlaraçıklanmıştır. Sonrasında ise meselenin esasını oluşturan bölgedeki ihtilaflı alanlar ve bunların hukuki durumuizah edilmeye çalışılmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar