Yazarlar
- Ahmet Özdemir(3)
- Ahmet Bayraktar(2)
- Bahadır Tercan(2)
- Bilal Gürsoy(2)
- Burcu Aksoy(2)
- Burcu Sayın Okatan(2)
- Cenk Çarkacı(2)
- Emrah Öztürk(2)
- Emre Tosun(2)
- Emre Turan(2)
- Erdal Demir(2)
- Ertan Aktürk(2)
- Fatma Bostan(2)
- Fevziye Bekar(2)
- Furkan Şahin(2)
- Galip Usta(2)
- Gulzıpa Akyüz(2)
- Gökhan Kaymak(2)
- Gökhan Çaybaşı(2)
- Gülşah Ayvazoğlu(2)
- Hasan Yücel(2)
- Havva Nur Kobya(2)
- Hikmet Akyol(2)
- Kadir Çavuş(2)
- Kaşif Furkan Öztürk(2)
- Kemal Torpuş(2)
- Kübra Akyüz(2)
- Lokman Odabaş(2)
- Mazhar Oyanık(2)
- Melikşah Turan(2)
- Meryem Akbulut(2)
- Muhammet Kılıç(2)
- Nurcan Şimşek(2)
- Nurdan Dizdar(2)
- Pınar Açıkgöz(2)
- Ramazan Aslan(2)
- Rıza Akbaş(2)
- Selim Yalçın(2)
- Sinan Kurt(2)
- Uğur Demirel(2)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Doğal afetlerin afetzedeler üzerine psikolojik etkileri: Trabzon ili örneği
Seda Bağbancı
Eski zamanlardan bu yana, doğal afetlerin afetzedelerde maddi kayıplara sebep olmasının yanında afetzedeleri ömür boyu etki altına alabilecek davranışsal tepkilerin oluşmasına sebep olabileceği bilinmektedir. Doğal afetlerin afetzedeler üzerinde yarattığı psikolojik etkiler hakkında literatürde çok sınırlı bilgi yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı, Trabzon il ve ilçelerinde yaşanan doğal afetlerin yarattığı psikolojik etkileri afeti yaşayan ve yaşamayan 63 kişilik iki grupta karşılaştırmalı olarak değerlendirmek idi. Çalışma yöntemi olarak afeti yaşayan ve yaşamayan kişilere anket uygulanarak elde edilen sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirildi. Çalışma sonucunda; afetzedelerin doğal afet sonrasında ilk duygu çeşidinin çoğunlukla korku ve panik olduğu, olayı hatırladıklarında üzüntü hissettikleri, ilk fizyolojik tepkilerinin nefes alışında ve kalp atışında artış olduğu ve davranış olarak olay sırasında ne yapacaklarını bilemedikleri gözlendi. Diğer yandan, afet hakkında ön bilgisinin az olduğunu belirten kişilerin daha fazla travmatik etkilendikleri ve kadınlarda erkeklere göre travmatik etkinin daha fazla olduğu gözlendi. Ancak afetzedeler tekrar yaşayabilecekleri afetlere karşı kendilerinin daha bilinçli olabileceklerini belirttiler. Bu doğrultuda, doğal afetlerin psikolojik açıdan yaratacağı olumsuz etkileri azaltmak için afet bilinci ve doğal afetler hakkında ön bilgi edinme duyarlılığının yerleşmesi bu olumsuz etkilerin azalmasında yardımcı olabilir ve bu konunun ileri çalışmalarla desteklenmesi yarar sağlayabilir. Anahtar kelime: Afet Bilinci, Afet Psikoloji, Afet Sonrası Davranışlar, Doğal Afet
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Ziya Bey Yazma Eser Kütüphanesi'nde bulunan Arap dili ve edebiyatı alanındaki yazma eserlerin tespiti ve tavsifi
Zeynep Şimşek
Tezimizde Doğu Anadolu'nun en kapsamlı kütüphanesi olan Sivas Ziya Bey Yazma Eser Kütüphanesi'ndeki Arap Dili ve Edebiyatı alanındaki yazma eserleri tespit edip, tanıtmaya çalıştık. Tezimiz üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm yazmaların özellikleri ve metodolojisinden meydana gelmiştir. İkinci bölümde kütüphanenin tarihi, tanıtımı ve kurucusu Ziya Bey hakkında genel bilgilere yer verilmiş, üçüncü bölümde ise Sivas Ziya Bey Yazma Eser Kütüphanesi'ndeki yazmalardan Arap Dili ve Edebiyatı ile ilgili olanlar hakkında tavsif çalışması yapılmıştır. Bu çalışma, daha önce tanıtımı yapılmamış yazma eserlerin, araştırmacıların istifadesine sunulması açısından önem arz etmektedir. Anahtar Sözcükler: Yazma Eserler, Sivas Ziya Bey Yazma Eser Kütüphanesi, Ziya Başara, Arapça, Arap Dili.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Ekonomik risklilik ile doğrudan yabancı sermaye yatırımları arasındaki ilişki: Türkiye örneği
Özlem Sakine Gül
Bu çalışmanın temel amacı, ekonomik risk ile doğrudan yabancı sermaye yatırımları arası ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu amaç bağlamında ekonometrik analizlerle incelenmeler yapılmıştır. Tanım olarak, yatırılabilir kaynakların kişi ve kuruluşlar tarafından bir başka ülkeye taşınması anlamına karşılık gelen yabancı sermaye içerisinde yer alan doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının diğer bir yabancı yatırım türü olan portföy yatırımlarından ayrılan kesin sınırları vardır. Geldiği ülkeye aynı zaman üretim, teknoloji, işletme bilgisini ve teknik sırları da getiren doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının bunların yanında dezavantajları da bulunmaktadır. Ülkede riskli bir durumla karşılaşılması halinde ülkeden ayrılması zor olan bu yatırımların zararlı atıkların yatırım yapılan ülkede kalması sonucu oluşan hayat kalitesindeki düşüşte bir başka zararıdır. Böylelikle doğrudan yabancı sermaye yatırımları geniş bir perspektifte kavramsal çerçevesi oluşturulmuştur. Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının girişini etkileyen enflasyon, reel döviz kuru ve cari açık kavramları ele alınmış ve bu değişkenlere ait veriler tablolaştırılmıştır. Ekonomik altyapının gücünü gösteren ekonomik risk kavramı diğer bir bölümde ele alınmıştır. Politik, ekonomik ve siyasi olmak üzere genel olarak üç gruba ayrılan ülke riski uluslararası arenada büyük önem arz etmektedir. Ekonomik riski etkileyen unsurlar ile aradaki ilişki açıklanmıştır. Ülkeler için bu denli önemli olan ülke riski ölçümü yapan kurumlara değinilmiş ve puanlamaları ile ilgili açıklamalar verilmiştir. Ülke riskini ölçen kurumların başında kredi derecelendirme kuruluşları ve ICRG-PRS gelmekte; ülke notları doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının yönünü belirlemektedir. Bu çalışmada, ülke risk bileşeni olan ekonomik risk ile doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile makro ekonomik değişkenler arasındaki ilişki Stata 11 paket programı aracılığıyla zaman serisi analizi ile test edilmiştir. Çalışmada doğrudan yabancı sermaye yatırımları, ülke riskinin bir alt bileşeni olan ekonomik risk değişkeni ile reel döviz kuru, enflasyon ve cari açık verileri kullanılmıştır. Bu değişkenler 2003:1 - 2014:4 arası çeyreklik veriler şeklinde ele alınmıştır. Yapılan model tahmin sonuçlarına göre; ekonomik risk, cari açık ve enflasyon, DYSY'yi pozitif yönde; reel döviz kuru ise negatif yönde etkilemektedir. Granger nedensellik testi sonuçlarına göre; ekonomik risk ile doğrudan yabancı sermaye yatırımı arasında çift yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Çalışmada aynı zamanda DYSY'den enflasyona ve enflasyondan cari açığa doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Afet bilinci ve kader ilişkisi: Gümüşhane örneği
Mazhar Oyanık
Afet; bir toplumu derinden sarsan, ciddi can ve mal kayıpları yaşatan doğal veya insan kaynaklı olaylardır. Ülkemizde meydana gelen çeşitli afetlerden dolayı içinde bulunduğumuz coğrafyada insanlar sürekli afet riski altındadır. Toplumun dini inancı gereği afetlerin meydana gelme sebebi bazıları tarafından kader olarak değerlendirilir. Ancak tüm yaşanan felaketler kader olsa bile dinimizin öğretisi sırtımızı kadere yaslamak değil tedbirli olmayı göstermektedir. Bu bağlamda bölgemizde gerçekleşen afetlerin çeşitliliği ve sıklığı sebebiyle afet öncesi, sırası ve sonrası yapılacak faaliyetleri bilmek ve daima afet bilincine sahip birey olmak toplumun geleceği için önemlidir. Bu araştırma, Gümüşhane'de yaşayan bireylerin afet konusunda bilgi ve bilinç düzeyleri ile kader inançları arasındaki ilişki düzeyleri ve afete ne kadar hazır oldukları üzerinedir. Çalışmamız Gümüşhane ilinde ikamet eden 385 kişi ile yüz yüze yapılan görüşmelerde afet bilinci ile kader inançları arasındaki ilişki kavranmaya çalışılarak, kader inancının afet bilinç düzeylerini ne derece etkilediği ve katılımcıların ne düzeyde afet bilincine sahip oldukları ölçülmeye çalışılmıştır. Afet bilinci ile kader ilişkisi, sorulan üç soruda tespit edilmiş olup genel anlamda bir ilişki tespit edilememiştir. Elde edilen bulgular SPSS 20 paket programında analiz edilerek yorumlanmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Afet, Afet Bilinci, Kader, Afet Bilinci ile Kader İlişkisi
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Esnaf ve sanatkârların finansal sorunları: Gümüşhane ilinde bir uygulama
Tuğba Kabadayı
Esnaf ve Sanatkârlar kesiminin kendine özgü yaşadığı sorunların bilimsel perspektiften incelenerek, uygulanabilir çözümler üretme ve ilgili otoritelerin konuya olan ilgisini arttırabilmek amacıyla bu çalışmada Gümüşhane Esnaf ve Sanatkârlar odasına ve Ticaret Sanayi odasına kayıtlı Esnaf ve Sanatkârların yaşadığı finansal sorunlar irdelenmektir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Esnaf ve Sanatkârlar kavramının doğuşu, Esnaf ve Sanatkâr kavramı, özellikleri, sınıflandırılması ve örgütlendirilmesi irdelenmiştir. İkinci bölümde, Esnaf ve Sanatkârların finansal sorunları üzerinde durulmuştur. Mevzuattan kaynaklanan, eğitimden kaynaklanan, vergiden kaynaklanan, sosyal güvenlikten kaynaklanan, istihdamdan kaynaklanan sorunlar incelenmiştir. Üçüncü bölümde Gümüşhane il merkezinde faaliyet gösteren Esnaf ve Sanatkâr üzerinde bir anket çalışması yapılmış, bu anket sonuçlarına ilişkin bulgular ve değerlendirmelere yer verilmiştir. Çalışma evrenini Gümüşhane il merkezinde yaşayanlar oluşturmaktadır. Örnekleme yöntemi kolayda örnekleme yöntemi ile seçilmiş ve uygulanmıştır. Araştırma için 300 adet anket formu çoğaltılmış yüz yüze görüşme tekniği ile doldurulmuştur. Elde edilen bulgulara göre Gümüşhane il merkezinde sermayesi kısıtlı olan esnaf, vergi oranlarının yüksekliğinden yakınmaktadır. Ödenecek primlere göre emekli aylıklarının yetersizliğinden yakınılmaktadır. Nitelikli eleman bulma sıkıntısı yaşandığı sonucuna ulaşılmış ve aynı bölgede çok sayıda aynı sektörde çalışan iş yeri bulunmasından yakınıldığı sonucuna ulaşılmıştır. İl merkezinde kurum ve kuruluşlarla olan iletişim zayıflığı söz konusudur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Afet ve kaza riskinin yüksek olduğu sanayi ve maden kuruluşlarında çalışanların iş sağlığı ve güvenliği ölçümü ve ilk yardım bilgi düzeylerinin belirlenmesi üzerine bir çalışma: Gümüşhane ili örneği
Ali Said Yer
Afet; bir toplumu tehdit altında bırakan, toplumun kendi imkânları ile müdahalesinin yetersiz kaldığı, ülke genelindeki kaynakların seferber edilmesini gerektiren, büyük ölçüde can ve mal kayıplarına sebebiyet veren beklenmedik ve istenmedik olaylardır. Afet veya kaza risklerinin yüksek olduğu ve binlerce insanın istihdam edildiği sanayi ve maden gibi kuruluşlarda çalışanların ilkyardım eğitimi alması iş sağlığı ve güvenliği açısından önem arz etmektedir. Bu çalışmada Gümüşhane ili sanayi ve maden kuruluşlarında çalışanların iş sağlığı ve güvenliği kapsamında güvenlik iklimi algıları ve ilk yardım bilgi düzeylerinin ölçülmesi ve bu ölçümlerin birbirleri ile olan ilişkilerinin saptanması amaçlanmıştır. 297 kişinin katılımı ile gerçekleştirilen araştırmada elde edilen verilerin analizinde One-Sample Kolmogorov-Smirnov test, Kruskal-Wallis, Mann-Whitney U testi, Pearson Korelasyon Analizi gibi yöntemlerin yanında frekans ve yüzde dağılımları, aritmetik ortalama, standart sapma gibi tanımlayıcı istatistiklerden de yararlanılmıştır. Sonuç olarak, çalışanların demografik bilgileri, iş sağlığı güvenliği ve ilk yardım eğitim düzeyleri, kaza geçirme durumları ile katılımcıların iş sağlığı güvenlik iklimi algıları, 7 alt boyutu (iletişim, kadercilik, güvenlik yönetimi, bireysel sorumluluk, güvenlik standartları ve hedefler, kişisel katılım, yönetim bağlılığı) ve ilk yardım bilgi düzeyleri arasında bir takım anlamlı farklılıklar olduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Afet Yönetimi, İş Sağlığı Ve Güvenliği, İş Kazaları, İlk Yardım
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Muâz b. Cebel'in Yemen'e gönderilmesiyle ilgili rivâyetlerin şekil yönünden tahlili
Sema Gül
Gerek hukukî gerekse edep ve ahlakla ilgili metinlerde Muâz. b. Cebel'in Ye-men'e gönderilişine sıkça atıfta bulunulmaktadır. Hadis kitaplarında da aynı konuyla ilgili farklı rivâyetler yer almaktadır. Muâz b. Cebel'in Yemen'e gönderilişini anlatan rivâyetler, birbirinden farklı zengin bir içeriğe sahiptir. Bunların bazılarında zekâtla ilgili hükümler yer alırken, bazı-larında ise çeşitli öğütler bulunmaktadır. Konuyla ilgili rivâyetler, içeriklerine göre sekiz grupta incelenmiştir. Onlardan her birinin temel özellikleri ve kaynakları hakkında bilgi verilmiş, metinler arasındaki temel farklılıklar belirtilmeye çalışılmıştır. Muâz'ın Yemen'e gönderilişini konu edinen rivâyetlerin çok çeşitli olması, onun Yemen'e birden fazla gönderilmiş olabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte ri-vâyetlerin farklılaşmasında râvî faktörünün etkisini de göz önünde tutmak gerekir. Bu tezde Muâz b. Cebel'in Yemen'e gönderilmesiyle ilişkilendirilen rivâyetlerin tahrici, metin tasnifi ve tahlili yapılmıştır. Anahtar Sözcükler: Muâz b. Cebel, Yemen, Hadis Tenkidi, İ'tibar, Analiz.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Karayolları 11. bölge müdürlüğü yol ağındaki heyelanlar ve bir uygulama
Muhammet Komut
Karayolları teşkilatı, ülkemizin büyüme stratejileri doğrultusunda yol ağını geliştirmektedir. Bu kapsamda hazırlanan projeler ve yapılan uygulamalar özellikle Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde birçok sorunu da beraberinde getirmektedir. Yüksek standartlı yolları bu bölgelerimizde hayata geçirmek, geoteknik koşulların çok iyi irdelenmesini gerekli kılmaktadır. Yol yapım aşamasında ya da daha sonra gerçekleşen heyelanlar ülke ekonomisine büyük yük getirmektedir. Ayrıca ulaşım ve trafik güvenliğini de ciddi anlamda tehdit etmektedirler. Bu tez çalışmasında Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü sorumluluk bölgesinde bulunan illerdeki karayolu güzergahlarında, mevcut veya potansiyel her türlü kayma hareketi (sayısı, hareket eden zemin cinsi, hareketin tipi, nedenleri, su durumu v.b.) araştırılmış; bölgede yer alan illere göre dağılımı, illerin topoğrafik ve jeolojik yapısına göre heyelan türlerinin farklılıkları tespit edilmiştir. Bu çalışma ile yeni yol projelerinde veya yapım aşamasındaki yollarda karşılaşılabilecek heyelanlar hakkında bilgiler vermek ve kayıpların azaltılmasına katkı sağlamak amaçlanmıştır. Çalışmanın sonunda bölgedeki bir heyelan sahası ile ilgili stabilite analizi yapılarak farklı çözüm önerileri getiren bir heyelan raporu sunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Afet müdahale kurumu olarak hastane ve ambulans hizmet kalitesi ile hasta memnuniyet ilişkisi bir uygulama
Sümeyya Kaya Budak
Sağlık sektörü değişen dünya ile birlikte devamlı olarak kendini yenilemektedir. Bu yenilenme ile birlikte hizmeti veren sağlık kuruluşlarının da kaliteyi artırması gerekmektedir. Sağlık hizmetlerinin doğrudan insan sağlığı ile ilgili olması ve istenmeyen hataların olumsuz sonuçlara yol açmaması için sağlık hizmet kalitesinin diğer hizmetlere oranla daha yüksek kalitede olmasını zorunlu kılmakta ve hasta memnuniyetini en üst düzeye çıkarmaktadır. Özellikle afet durumlarında sağlık hizmet kalitesinin daha da iyi olması kaçınılmaz bir sonuçtur. Bu araştırmanın temel amacı hizmet kalitesinin hasta memnuniyeti üzerine etkisini belirlemektir. Bu amaç çerçevesinde hizmet kalitesinin alt boyutları olan fiziksel varlıklar, güvenirlik, yanıt verme, güven ve empatinin hasta memnuniyetine etkisi araştırılacaktır. Bu temel amaç yanında; afet yönetimi açısından son derece önemli olan, bir afet lojistiği aracı olarak ambulans hizmet kalitesi faktörlerinin önem düzeyi ve ambulans hizmet kalitesi ile hizmet kalitesi ilişkisi tespit edilecek, ambulans hizmet kalitesinin hasta memnuniyetine etkisi ortaya konacaktır. Tez çalışması kapsamında gerçekleştirilen araştırma Gümüşhane Devlet Hastanesi'nde yatan hastalar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Anket yöntemiyle toplanan veriler SPSS programında uygulanmış ve değerlendirilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda hizmet kalitesinin hasta memnuniyeti üzerine etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte hizmet kalitesinin alt boyutları olan fiziksel varlıklar, güvenirlik, yanıt verme, güven ve empatinin hasta memnuniyetini olumlu etkilediği belirlenmiştir. Hizmet kalitesi ile ambulans hizmet kalitesi arasında ilişki olduğu ve ambulans hizmet kalitesinin hasta memnuniyetini etkilediği görülmüştür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Kürtün orman işletme şefliğinin zamansal değişiminin sosyo-ekonomik açıdan incelenmesi
Derya Narin
Doğal kaynakların zamansal değişimlerinin incelenmesi gelecek yıllardaki planlamalara destek sağlar. Karar verme mekanizmasında plan yapıcıların ormanlardaki değişimin nedenlerini bilmeleri önemlidir. Bu çalışmada Trabzon Orman Bölge Müdürlüğü, Torul Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı Kürtün Orman İşletme Şefliğinin 1987 ve 2006 yıllarına ait orman amenajman planlarından yararlanılarak; gelişim çağı, kapalılık ve arazi kullanım sınıflarının zamansal değişimleri incelenmiştir. Çalışma alanı içeresinde 2004 yılında faaliyete geçen Kürtün Barajı bulunmaktadır. Barajının ormanlar üzerindeki etkileri tespit edilmiştir. Barajın yörede yaşayan insanlar üzerindeki sosyo-ekonomik etkileri, orman amenajman planlarındaki değişimleriyle birlikte araştırılmıştır. Ayrıca sosyo ekonomik değişimin; nüfus, iklim, tarım, hayvancılık açısından da ilişkilendirilip ormanlara olan etkisi belirlenmiştir. Ormanlara olan talep ve beklentileri belirleyerek bunları karşılayabilecek öneriler verilmiştir. Kürtün Orman İşletme Şefliğinin toplam alanı 15525.9 hektardır. 1987 amenajman planları verilerine göre % 32.0'ı verimli orman, % 19.6'sı bozuk orman, % 33.2'si mera alanı, % 2.1'i iskan alanı ve %10.0'ı ziraat alanıdır. 2006 yılında şeflik sınırlarında bir değişiklik olmamıştır. Arazi kullanım sınıflarında ise 2006 yılına ait amenajman plan verilerine göre arazi kullanım sınıflarının dağılımına bakıldığında ise, % 32.2'si verimli orman, %16.7'si bozuk orman, % 36.3'ü ise orman toprağı, % 0.4 iskan alanı ve %13.5'i de ziraat alanı oluşmaktadır. Sonuç olarak; verimli orman alanlarında 33.9 hektar artış, bozuk orman alanlarında ise 447.5 ha azalma görülmektedir. Bu azalmanın nedenlerinden birisi Kürtün Barajından sonra 104.9 ha bozuk orman alanının su alanına dönüşmesidir. Mera kanunu ile meradan çıkartılan yerler büyük bir oranda orman toprağına ve ziraat alanına dönmüştür. Sosyo ve ekonomik açıdan olumlu gelişmeler yaşanmıştır. Kürtün Barajı içerisinde balık üretim çiftlikleri yanında baraj etrafında konaklama tesisleri ve yürüyüş yolları yapılmıştır. Balıkçılık da halkın geçim kaynaklarından biri haline gelmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015GSM operatörü tercihinde etkili olan nedenlerin önem düzeylerini belirlemeye yönelik bir analiz
Fatma Zanco
Haberleşme sektörünün en büyük alt sektörü olan telekomünikasyon sektöründe meydana gelen teknolojik gelişmeler yayılan bilginin miktarı ve hızının artmasını sağlamıştır. Bu yönüyle sosyal bir faydaya sahip olan telekomünikasyon sektörü ülke ekonomisinin en önemli alt yapı unsurlarından birini oluşturmaktadır. Bu sektörde yaşanan gelişmeler ülke ekonomisinin büyümesinde ve kalkınmasında en önemli bir rol üstlenmektedir. Telekomünikasyon sektöründe mobil işletmeleri en büyük paya sahiptir. Türk mobil piyasasında faaliyet gösteren mobil işletmeler AVEA, TURKCELL, VODAFONE olarak sıralanabilir. Bu çalışmanın amacı Bayburt Üniversitesi'nde öğrenim gören öğrencilerin GSM operatörü tercihine etki eden faktörleri belirlemektir. Bu amaçla hizmet kalitesi, fiyat, reklam, kapsama alanı, akraba ve yakın çevre faktörleri dikkate alınmış ve bu faktörlerin GSM operatörü tercihindeki etkileri araştırılmıştır. Çalışma sonucunda GSM operatörü tercihinde hizmet kalitesi, fiyat ve kapsama alanı değişkenlerinin anlamlı olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Telekomünikasyon sektörü, GSM operatör tercihi
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015KBRN için hazırlılık ve gönüllülük düzeyi belirleme çalışması: Gümüşhane ili örneği
Gülşah Ayvazoğlu
Çok eski zamanlardan günümüze kadar Kitle İmha Silahı olarak kullanılan KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer) ajanları; uzun süre devam eden savaşlarda; çok etkili rol oynaması ve silah teknolojisinin gelişmesi ile dünya ülkeleri ve terör örgütleri için son derece caydırıcı bir güç olmuştur. Canlılara, çevreye ve hatta gelecek nesillere zararları olabilecek bu ajanlar her birimiz için önemli risk unsurudur. Herhangi bir KBRN maruziyetine karşı olaya müdahale edecek sağlık ekipleri ve kurtarma operasyonunda yer alacak tüm organizasyonların bu ajanlara hazır olması beklenmektedir. Bu çalışmada; bir KBRN olayı için acil yardım, kurtarma ve müdahaleye hazır oluşluk aşamasında KBRN ile ilişkilendirilen Gümüşhane İli sağlık çalışanları ve üniversite öğrencilerinin algıladığı risk, kişisel koruyucu ekipman kullanımı, istek-gönüllülük ve bilgi düzeyleri araştırılmıştır. Sonuç olarak algı düzeyinin (3,71), istek-gönüllülükten (3,41) ve kişisel koruyucu ekipman kullanımından (3,36) azda olsa daha yüksek olduğu görüldü. Yüz üzerinden değerlendirilen bilgi düzeyi soruları %68,87 doğru cevaplanırken, katılımcıların nükleer ajanlarla ilgili sorularda %79,15, genel bilgilerle ilgili sorularda %76,40, biyolojik ajanlarla ilgili sorularda %70, radyolojik ajanlarla ilgili sorularda %62,80, kimyasal ajanlarla ilgili sorularda %55, 98 doğru cevap verdiği tespit edilmiştir. KBRN müdahale ekibinde yer alması beklenen kişilerin KBRN eğitimleri alması ve bu doğrultuda beklenen kişisel koruyucu ekipman kullanımı ve gönüllülüklerinin artması gerektiği kanaatine varılmıştır. Anahtar Kelimeler: KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer) ajanları, Kitle İmha Silahları, Müdahale
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Bazı tanenler ve borlu bileşikler ile emprenye edilen doğu kayını ( Fagus orientalis L.) odununun fiziksel ve mekanik özelliklerinin belirlenmesi
Hakan Adanur
Son yıllarda orman ürünleri sanayisinde önemli bir yer işgal eden ahşap malzemelerin korunmasında kullanılan kimyasal emprenye maddelerinin yerine alternatif doğal emprenye maddeleri aranmaktadır. Bu çalışmada, Ülkemizde hammadde olarak bol bulunan borlu bileşikler (boraks ve borik asit) ile doğal emprenye maddelerinden bazı tanenler (tara ve kebrako) beraber kullanılmıştır. Emprenye çözeltisi bir borlu bileşik ve bir tanen karıştırılarak hazırlanmıştır. Hazırlanan çözeltiler ile doğu kayını örneklerine 12 ayrı emprenye işlemi yapılmıştır. Emprenye işleminde borlu bileşiklerin % 1, % 3 ve % 5'lik, tanenlerin ise % 5 sulu çözeltileri kullanılmıştır. Böylece çevreye ve insan sağlığına zarar vermeyen, daha ekonomik, daha fazla koruyucu etkiye sahip yeni emprenye maddelerin kullanılmasının arttırılması amaçlanmıştır. Deney örneklerinin emprenyesi ASTM D 1413-76 esaslarına göre yapılmıştır. Her bir emprenye işleminde hazırlanan 10 adet örnek önce emprenye düzeneğinde 30 dakika ön vakum, daha sonra 30 dakika basınç altında emprenye işlemine tabi tutulmuştur. Emprenye sonrası örnekler bir hafta kondisyonlama için bekletildikten sonra bazı fiziksel ve mekanik özellikleri incelenmiştir. Emprenyeli örneklerin testleri yapılarak kontrol örnekleri ile kıyaslanmıştır. Tam kuru yoğunluk (TS 2472), retensiyon miktarı (ASTM D 1413-07), eğilme direnci (TS 2474), elastikiyet modülü (TS 2478), liflere paralel basınç direnci (TS 2595), liflere paralel yapışma direnci (TS EN 205) ve vida tutma direnci (TS EN 13446) standartlarına göre yapılmıştır. Sonuç olarak, yapılan testler sonucunda retensiyon, tam kuru yoğunluk, liflere paralel basınç ve vida tutma dirençleri kontrol örneklerinden daha yüksek çıkmıştır. Eğilme direnci, elastikiyet modülü ve liflere paralel yapışma dirençlerinde ise kontrol örneklerinden daha düşük çıktığı tespit edilmiştir. Emprenye sonrası deney örneklerinde borlu bileşiklerin konsantrasyonları arttıkça mekanik özelliklerde düşüş, fiziksel özelliklerde ise artış görülmektedir. Borlu bileşiklerden boraks ile emprenye edilen örneklerde değerler borik asit ile emprenye edilenlerden daha yüksek çıkmıştır. Bu sonuca göre boraks emprenye işleminde tavsiye edilebilir. Ayrıca ağaç malzemenin mekanik dirençlere maruz kalacağı yerlerde düşük konsantrasyonlu çözeltiler ile emprenye edilmesi, fiziksel etkilere maruz kalacağı yerlerde ise yüksek konsantrasyonlu çözeltiler ile emprenye edilmesi tavsiye edilebilir. Anahtar Kelimeler: Borlu bileşikler, Doğal emprenye maddesi, Doğu kayını, Emprenye
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Trabzon ili için geoid ondülasyonları belirleme amacıyla enterpolasyon yöntemlerinin uygulanması
Özge Karaaslan
Mühendislik uygulamalarında kullanılan ortometrik yüksekliklerin geleneksel ölçülerle bulunması oldukça zor ve zaman alıcı bir işlem olmasına karşın GNSS ölçüleri ile bulunan elipsoid yüksekliklerinden ortometrik yüksekliklere dönüşüm daha kolaydır. Fakat bu dönüşüm için de belirli doğruluğa sahip geoit ondülasyon değerlerinin bilinmesi gerekmektedir. Bu çalışmada Trabzon ilinde Tapu ve Kadastro IX. Bölge Müdürlüğü kadastro çalışmaları kapsamında doğu-batı yönünde 80 km, kuzey güney yönünde 30 km'lik bir alanda oluşturulan 600 adet C3 noktalarında ölçülen ortometrik ve elipsoidal yükseklik değerleri kullanılmıştır. Tüm noktaların ITRF96 (International Terrestrial Reference Frame-Uluslararası Yersem Referans Ağı) datumuna dayalı üç boyutlu kartezyen koordinatları, ve Gauss Krüger projeksiyon sisteminde tanımlanmış projeksiyon koordinatları bilinmektedir. Uygulamada noktalar dayanak ve test noktaları olarak ikiye ayrılmıştır. Dayanak noktaların seçiminde, x ve y ekseni yönlerindeki nokta dağılımlarına bakılmıştır. Çalışmada ağırlıklı ortalama, polinom yüzeyleri ve multiquadratik enterpolasyon yöntemleri kullanılmıştır. Seçilen dayanak noktalarında bilinen elipsoidal ve ortometrik yüksekliklerin farkından hesaplanan geoit ondülasyonlarını kullanarak farklı enterpolasyon yöntemleri ile test noktaları için hesaplanan ortometrik yüksekliklerin, bu noktalarda bilinen ortometrik yüksekliklerden farkları hesaplanarak enterpolasyon yöntemleri arasında kıyaslamalar yapılmıştır. Farklı sayıdaki dayanak-test nokta grupları için elde edilen sonuçlar üzerinden enterpolasyon yöntemlerinin uygulanması ile ilgili çeşitli kıyaslamalar yapılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Karlılık, büyüklük ve firma büyümesi ilişkisi üzerine bir inceleme
Muhammet Salih Karabulut
Bu çalışmada, Borsa İstanbul'da (BIST) sanayi sektöründe faaliyet gösteren 147 firmanın 2008-2013 dönemine ilişkin, karlılık, büyüme, büyüklük ve kaldıraç verileri değişken olarak kullanılmıştır. Bu değişkenler arasındaki ilişki, serilerin hem zaman boyutunu hem de kesit boyutunu birlikte dikkate alan panel veri analizi kullanılarak ilgili dönemdeki çeyrek verilerle analiz edilmektedir. Çalışmada karlılık ile firma büyümesi arasında pozitif yönlü bir ilişki tespit edilirken, firma büyüklüğü ve kaldıraç ile firma büyümesi arasında negatif bir yönlü ilişki tespit edilmiştir. Çalışmada ayrıca araştırma ve geliştirme harcamaları ile firma büyümesi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Bu çalışmanın sonuçları Türkiye'deki imalat firmaları için yönetimsel çıkarımlar içermektedir. Analiz sonuçları, küçük firmaların ölçek ekonomisine ulaşmakta ortaya çıkan zorluklar sebebiyle hızlı büyüdüklerini göstermektedir. Küçük firmalar büyümeye devam ederken ölçek ekonomisine ulaşan büyük firmalar ise bu noktadan sonra maliyetlerini minimuma indirdikleri için büyüyememektedirler. Ayrıca karlı firmaların büyüme olanaklarının daha fazla olduğu çalışma sonuçlarında belirtilmektedir. Sonuç olarak firmaların büyüyebilmeleri karlılıklarını arttırmalarına, ölçek ekonomisine ulaşabilmelerine ve optimal sermaye yapısına sahip olabilmelerine bağlıdır. Yönetici olarak firmanızı büyütmek için, karlılığınızı arttırmalı, ölçek ekonomisine ulaşmalı, optimal sermaye yapısını elde etmelisiniz. Anahtar Sözcükler: Karlılık, Kaldıraç, Büyüklük, Ar-Ge, Firma Büyümesi
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Erzincan-üzümlü yöresi volkanik kayaçlarının beton agregası olarak kullanılabilirliği
Yavuz Selim Aksüt
Volkanik agrega kaynağı Erzincan ilinin yaklaşık 30 km doğusunda, Üzümlü ilçesi sınırları içerisinde yaklaşık 40 km2'lik bir alanı kapsamaktadır. Bu çalışmada, Erzincan-Üzümlü yöresi, dört farklı bölgedeki taş ocaklarından elde edilen volkanik kayaçların mühendislik özellikleri incelenmiştir. Laboratuvar çalışmaları kapsamında ilk aşamada 5 adet kayaç örneğinde standartlara uygun (TS, BS, ASTM) olarak gevşek ve sıkıştırılmış birim kütle, özgül kütle, su emme oranı, Los Angeles aşınma direnci, donmaya karşı direnç, tek eksenli basınç deneyi ve ikinci aşamada agrega katkılı beton örneklerinde agrega tane dağılımı (granülimetri), beton karışımı, serbest çökme (slump), birim kütle, betonun basınç dayanımı, elastisite modülü, yarmada çekme dayanımı, aşınma direnci, kılcal su emme (kapilarite) gibi deneyler yapılmıştır. Belirli bir granülimetriye sahip betonda bağdaşık bir karışım ve göreceli en yüksek dayanımı sağlayacak taze beton bileşimi için su/çimento oranı değişken olarak temel alınmıştır. Farklı su/çimento oranlarında silindir beton numuneler üretilmiş olup su içerisinde 7 ve 28 gün kür edilerek bu numunelerin basınç dayanımı sonuçları fiziksel ve mekanik özellikleri ışığında değerlendirilmeye çalışılmıştır. Standartlardaki koşullara uygun olarak gerçekleştirilen agrega ve beton deneylerinden elde edilen sonuçlar, Üzümlü yöresinde çıkarılan volkanik kayaçlardan özellikle Yassı Tepe Doğu (YTD) örneğinin beton agregası olarak daha üstün özelliklerle uygulanabileceğini göstermiştir. Üretilen betonların, mekanik özelliklerinin C25/30 dayanım sınıfından başlamak üzere daha üst dayanım sınıflarına da erişebildiği görülmüş ve genel olarak betonarme yapıların öngörüldüğü, bina inşası başta olmak üzere hemen tüm alanlarda kullanılabilirliği anlaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Ayırt edici hizmetler ve hizmet kalitesinin işletme performansına etkisi: Havacılık sektöründe bir uygulama
Tahsin Altınkurt
Hava Taşımacılığında doğrudan ve dolaylı giderlerin yüksek olması iç hat ve dış yolcu taşımacılığında bilet fiyatlarının yüksek olmasına sebep olmaktadır. Tam Hizmet Sunan ve Düşük Maliyetli (Low Cost) havayolu işletmeleri ülke içerisinde bazı pazarlarda hizmet sunum süreçlerinde farklılaşmaya giderek bilet fiyatlarını aşağıya çekmektedir; fakat uçakların koltuk kapasitesi yolcu talebinden fazla olduğu için pazardan çekilmişlerdir. Bu sebepten dolayı daha dar gövdeli, daha az sayıda koltuk kapasitesiyle bölgesel hava lojistiği operasyonları başlamıştır. Taşımacılık sektörünün içinde bulunduğu yoğun rekabet ortamı, işletmeleri farklı arayışlar içerisine itmektedir. İşte yapılan bu çalışma; bölgeler arası küçük uçaklarla taşımacılık yapan işletmenin vermiş olduğu hizmetin yolcular tarafından nasıl algılandığının ortaya konarak bölgesel hava taşımacılığına olan tercihlerin nedenlerinin tespit edilmesi ve işletme performansının ölçülmesi açısından önem taşımaktadır. İnsanların havayolu ile seyahat etmelerinin baslıca nedenlerini hız, konfor ve güvenlik olduğu bilinmektedir. Ancak havayolu işletmeleri arasındaki rekabette, müşteri portföyünü genişletmek için geliştirilen performans göstergeleri incelendiğinde, artık verilen hizmetlerin önem arz ettiği ve bunların en önemlisinin de hizmet kalitesi ve ayırt edici hizmet sunumu olduğu dikkat çekmektedir. Bu çalışmanın amacı; havayolu işletmesinin ayırt edici hizmet sunumu ve hizmet kalitesi arasında ilişkinin ve bu iki değişkenin havayolu işletme performansı üzerine etkisinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda; küçük pazarlardaki müşterilere yönelip ayırt edici hizmetler sunarak, pazar payını büyütmeye çalışan bir havayolu işletmesinin yolcuları üzerinde yüz yüze anket çalışması yapılmıştır. Yolcuların hizmet kalitesi ve ayırt edici hizmet sunumu için vermiş olduğu cevaplar açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analiziyle boyutlara ayrılmış, her bir faktörün işletme performansı üzerine etkisi analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda; ayırt edici hizmet sunumu ile hizmet kalitesi arasında tüm boyutlar arasında doğru yönlü bir ilişki olduğu, ayırt edici hizmet sunumu ve hizmet kalitesinin havayolu işletme performansını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Güncel ticari ilişkilerde ine satışı
Oğuz Ünal
Klasik kaynaklarda ve daha önceki çalışmalarda îne satışı, genel anlamda incelenmiştir. Bu çalışmada diğer incelemelerden farklı olarak, îne satışının güncel ticarî ilişkilerde, bireysel ve kurumsal anlamda uygulama alanları incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı çok fazla cârî olan ve birçok kişi tarafından uygun görülmeyen bir alışveriş çeşidini ele alıp, uygulanış şekillerini ortaya koymaktır. Anahtar Sözcükler: Alışveriş, Îne, Teverruk, Hile,
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Çoruh nehri (Bayburt) dere yatağı çökellerinin jeokimyasal özellikleri ve ağır metal içeriğinin incelenmesi
Esen Demirkol Kılıç
Tez çalışmasının konusunu, Çoruh Nehri dere yatağı çökelleri oluşturmaktadır. Bu kapsamda çökellerin jeokimyasal özelliklerine dayanarak, nehire malzeme sağlayan kaynak alanları, kaynak alanındaki kimyasal ayrışma dereceleri, çökellerin ağır metal içeriği ve kökenleri hakkında bilgi elde edilmiştir. Çoruh Nehri boyunca yaklaşık 40 km'lik bir alanda çalışma yapılmış ve bu mesafe BM (Bayburt merkez–Gezköy arası, yerleşim yoğun), GK (Gezköy–Gezhanları arası, yerleşim seyrek), ZT (Gezhanları–Ziyaret sırtı mevki, kırsal kesim) kodlarıyla adlandırılıp üç kısım olarak değerlendirilmiştir. İncelenen örneklerin Al2O3 içeriği ile Na2O, K2O, TiO2, P2O5 ve CaO içeriği arasında pozitif korelasyon mevcuttur. SiO2, Al2O3, K2O, Na2O, TiO2, P2O5, MnO elementleri, genel olarak üst kıtasal kabuğa (ÜKK) göre tükenmiş, diğer ana elementler ise zenginleşmiştir. Çalışılan örneklerin Al2O3 içeriği ile Rb, Sr, Ba, Th, Hf, Y, Nb, Zr, V, Pb, U ve Cu elementleri arasında pozitif korelasyon vardır. Söz konusu örneklerin Rb, Sr, Ba, Th, U, Zr, Hf, Y, Nb ve Pb elementleri ÜKK'ya göre genel olarak tükenmiş, Co, Ni, Cu, Sc ve V genel olarak zenginleşmiş, Au ise yer yer tükenmiş, yer yer zenginleşmiştir. Örneklerin (Gd/Yb)N oranları >1, (La/Yb)N oranları 6.92 - 8.71 ve Eu/Eu* ise 0.75 – 0.89 arasında değişmektedir. Nadir toprak element (NTE) içeriği ÜKK'ya göre genel olarak tükenmiştir. Hafif nadir toprak element (LREE) ve ağır nadir toprak element (HREE) içeriği Al2O3, K2O, TiO2, P2O5, Zr, Th ve Y ile pozitif korelasyon göstermektedir. Analiz edilen örneklerin Zn, Sb ve Sc içeriğinde çok az zenginleşme, Cu'da düşük – orta zenginleşme, As'de ciddi zenginleşme ve Ni'de aşırı ciddi zenginleşme vardır. Dere yatağı çökellerinin Cu içeriği kısmen jeolojik, kısmen antropojenik, As tamamen antropojenik, Ni ise jeolojik kaynaklıdır. Jeokimyasal verilere dayanarak, dere yatağı çökellerinin ortaç-mafik/ultramafik kaynaklardan türediği bu kaynakların zayıf–orta derecede kimyasal ayrışmaya maruz kaldığı, zaman zaman yüksek tektonizma, yüksek erozyon ve yarı kurak – kurak iklim şartlarında hızlı sedimentasyonun olduğu ve buna bağlı olarak adı geçen çökellerin kimyasal olarak olgun olmadığı, ayrıca söz konusu çökellerin hem litojenik, hemde antropojenik nedenlerden dolayı kirlenmeye maruz kaldığı sonucuna varılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Cds spreadlarına etki eden makroekonomik değişkenlerin incelenmesi
Hikmet Akyol
Ülke riskinin önemli bir göstergesi olarak CDS'lerin son yıllarda ön plana çıkması, bu araçların birçok yatırımcı, para otoritesi ve saygın kuruluş tarafından ülkelerin kredibilitesinin saygın bir ölçütü olarak değerlendirilip, yakından takip edilmesini sağlamıştır. Bu durum akademik alanda da karşılığını bulmuş ve ülkelere ait CDS spreadlarının incelenmesi ve bu spreadlara etki eden makroekonomik değişkenlerin neler olduğunun belirlenmesi konusu önemli hale gelmiştir. Dolaysıyla son yıllarda dünyada ve Türkiye'de bu konuda birçok araştırmanın yapıldığı gözlemlenmektedir. Bu araştırmada Türkiye ile birlikte seçilen ülkelerin CDS spreadlarına etki eden makroekonomik değişkenlerin neler olduğu incelenmeye çalışılmış olup, seçilen makroekonomik değişkenlerin CDS spreadları üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Araştırmada analiz yöntemi olarak dinamik panel veri yöntemlerinden Genelleştirilmiş Momentler Metodu (GMM) tahminci yöntemi ile Kalıntısal Doğrusal Regresyon Modeli yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada gerçekleştirilen analizler sonucunda, seçilen değişkenler içerisinden, cari işlemler dengesindeki artışlar, reel faiz oranları, GSYH büyüme oranları, enflasyon oranları ve S&P Küresel Sermaye Endekslerindeki yıllık olarak gerçekleşen pozitif değişimlerin CDS spreadları üzerinde önemli düzeyde etkileri olduğu tespit edilmiştir.
