Yazarlar

  • Doktora TeziAçık Erişim2024
    Yöneticilerin yüksek performans beklentileri ile çalışanların işe bağlılıkları ilişkisinde öz yeterliliğin aracı ve iş güvencesizliğinin düzenleyici rolü

    Selma Tiryaki

    Bu araştırmada yöneticilerin yüksek performans beklentilerinin çalışanların öz yeterlilikleri ve işe bağlılıkları üzerinde pozitif yönde etkili olduğu varsayılmaktadır. Bu kapsamda, yüksek performans beklentileri ile çalışanların işe bağlılıkları arasındaki ilişkide öz yeterliliğin aracılık etkisi ve bu aracılık ilişkisinde iş güvencesizliğinin düzenleyici rolü araştırılmıştır. Araştırma, Trabzon genelinde özel sektörde görev yapan 395 öğretmen ve 275 satış elemanlarından oluşan iki farklı örneklem üzerinden anket yöntemi ile veri toplanarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, veri analizi için SPSS 25, SPSS PROCESS Makro-4 uzantısı ve Amos paket programları kullanılmıştır. Çalışmada yer alan ölçeklerin güvenilirlik analizleri, demografik bulgular, faktör analizleri, korelasyon analizleri ve hipotezler arasındaki ilişkileri ölçmek amacıyla hipotez testleri yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre, yöneticilerin yüksek performans beklentileri çalışanların işe bağlılıklarını artırmaktadır. Bunun yanı sıra, öz yeterliliğin, yöneticilerin yüksek performans beklentileri ve çalışanların işe bağlılıkları arasındaki ilişkide aracılık rölü ve yöneticilerin yüksek performans beklentileri ile çalışanların işe bağlılıkları arasındaki öz yeterliliğin aracılık ilişkisinde iş güvencesizliğinin düzenleyici etkisi tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Trabzon'da satılan çökelek peynirlerinin mineral madde ve ağır metal içerikleri, fiziko-kimyasal ve mikrobiyolojik özelliklerinin belirlenmesi

    Nagihan Kalaycı

    Bu çalışamda Trabzon ilinde geleneksel yöntemlerle üretilen ve pazarlarda veya marketlerde satılan çökelek peynirlerinden 30 adet örnek toplanmıştır. Toplanan örneklerin mineral madde ve ağır metal içerikleri ile bazı fiziko-kimyasal ve mikrobiyolojik özellikleri belirlenmiştir. Örneklerin en yüksek kuru madde, kül, tuz, yağ, protein, suda çözünür azot, olgunlaşama indeksi, asitlik ve pH değerleri sırasıyla %45.88, %8.46, %6.67, %13.50, %27.45, %1.18, %5.57, %1.342 ve 6.49 olarak bulunmuştur. Örneklerden 6 tanesinin kuru madde içeriği Türk Gıda Kodeksi ile uygun değil iken tuz içeri bakımından sadece 1 çökelek örneğinin uygun olmadığı tespit edilmiştir. Çalışmada örneklerin ortalama makro element içerikleri Ca 156.56 mg/kg, Na 941.11 mg/kg, Mg 72.60 mg/kg, K 139.81 mg/kg, P 2137.15 mg/kg olarak belirlenmiştir. İz elemenler olan Al, Ni, Cu ve Zn'nin ortalama miktarları sırası ile 12.91 mg/kg, 0.31 mg/kg, 0.28 mg/kg ve 3,18 mg/kg olarak bulunmuştur. Ağır metaller olarak Pb ve As düzeyleri incelenmiştir. Pb 6 örnekte, As 4 örnekte belirlenmiştir. Kurşun içeren örneklerin biri dışında diğerlerinin içerdiği miktarlar Türk Gıda Kodeksi ile uyumlu değildi. Çökelek örneklerinin total aerobik mezofilk bakteri (TAMB), koliform bakteri ve maya-küf sayılarının sırasıyla 6.74-8.99 log kob/g, <2-5.92 log kob/g ve <2-8.57 log kob/g aralığında değiştiği belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Kur'ân kıssalarının ahkâm âyetleri bağlamında incelenmesi (Talat Koçyiğit örneği)

    Havva Nur Demir

    Kur'ân bütün insanlığa rehberlik etmek ve onları hidayete götürmek üzere kutsal bir kitap olarak Allah tarafından gönderilmiştir. İlk muhataplar bu kutsal kitabı okumuş, yetenekleri ve yetkinlikleri doğrultusunda onu anlamaya çalışmıştır. Ulema ise onun anlaşılması adına üstün gayretler sergilemiş ve bu anlamda çok değerli tefsirler telif etmiştir. İşte çabalardan birini de Ankara İlahiyat Fakültesi'nde yıllarca hadis dersleri okutmuş ve hadis konusunda eserler yazmış olan Talat Koçyiğit gerçekleştirmiştir. Talat Koçyiğit, ilkin İsmail Cerrahoğlu ile bu çalışmaya başlamıştır. Ancak birinci ciltten sonra Cerrahoğlu'nun ayrılmasıyla Koçyiğit bu çalışmaya tek başına sürdürmüştür. Kur'ân kıssalarındaki ibadet, muamelât ve ukûbat konuları açılarından bu tefsirin değerlendirilmesi araştırmanın konusu olmuştur. Bu çalışma, giriş ve iki bölümden oluşturulmuştur. Birinci bölümde Koçyiğit'in hayatı, eserleri ve hadisçi gözüyle tefsir yazımı incelenmiştir. İkinci bölümde ise Koçyiğit'in Kur'ân kıssalarında yer alan ahkâm âyetlerine yaptığı açıklamalar, ibadet, muâmelât ve ukûbat bağlamında araştırılmıştır. Bu düzlemde incelenen âyetler, mekkî ya da medenî oluşlarına göre gruplandırılmış ve âyetler nüzul sırasına göre değerlendirilmiştir. Böylece ilgili âyetler tek tek ele alınmış, Koçyiğit'in tefsiri ve açıklamaları baz alınarak bazı tefsirlerle karşılaştırmalı bir şekilde incelenmiştir. Elde edilen verilerin yazıldığı sonuç kısmıyla araştırma tamamlanmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Terimsel ve olgusal açıdan Kur'an'da temizlik

    Eren Yıldız

    Kur'an, insanları karanlıktan aydınlığa çıkarmak için Allah tarafından gönderilmiştir. Kur'an'daki birçok konu ve terim üzerine çok çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu açıdan üzerinde çalışma yapılması gereken konulardan biri de temizlik konusudur. Kur'an temizlik konusunu İslam'ın bidayetinden başlayarak peyderpey açıklamıştır. Bunun böyle olması temizliğin önemini ortaya koymuştur. Temizlik, insanoğluyla ve çevresiyle ortaya çıkmıştır. Kur'an'da temizlik manasında kullanılan temel terim "tahâret" sözcüğüdür. Bunun Kur'an'daki kullanımları, maddi, manevi, hükmi temizlik türlerini içerecek şekildedir. Maddî temizlik ile, kişinin beden, elbise, mekân, hava ve su gibi şeylerin her türlü maddî necasetten temizlenmesi kastedilmiştir. Manevî temizlik ile inancın, kalbin tezkiyesi, niyetin ve ahlakın her türlü günah kirlerinden arındırılması vurgulanmıştır. Hükmî temizlik ile ise, belirli ibadetlerin yerine getirilebilmesi için insana emredilen namaz abdesti, boy abdesti, ifade edilmiştir. Ayrıca bunların yerine geçen teyemmüm de bunlara ilave edilmiştir. Çalışmanın ilk kısmında temizlik manasına gelen terimler tahlil edilmiş âyetlerden verilen örneklerle ne tür temizliğe delalet ettikleri belirlenmiştir. İkinci bölümde temizliğin unsurlarının yanında temizlik türleri, onun kişi ve nesne üzerindeki etkileri tetkik edilmiştir. Bu bağlamda Kur'an maddi ve manevi olarak insanın tertemiz bir hayat sürmesini talep etmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Ayet ve Hadisler Işığında Tevessül ve Vesile

    Sümeyye Meral

    Bu araştırma, İslam'da tevessül ve vesile kavramlarının Kur'ân-ı Kerîm ve hadisler ışığında nasıl anlaşıldığını ve tarihsel süreçte nasıl yorumlandığını incelemektedir. Çalışma, bu kavramların tevhid ilkesiyle olan ilişkisini ve meşru-gayri meşru uygulamalarını ele almayı amaçlamaktadır. Tevessül ve vesile terimleri, kelam ve tasavvuf alanlarında farklı yorumlara sebep olmuştur. Araştırmada, Kur'ân-ı Kerîm ayetleri ve hadisler ana kaynak olarak kullanılmış, ayrıca İbn Teymiyye'nin "Kâide-i Celîle fi't-Tevessül ve'l-Vesîle" adlı eseri gibi klasik eserler incelenmiştir. Kur'ân'da vesile kavramı Mâide 35 ve İsrâ 57. ayetlerde geçmektedir. Hz. Muhammed (s.a.v.) ve sahabe dönemlerinde büyük tartışmalar yaşanmazken, tebei tabiin döneminde farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Meşru tevessüller arasında Allah'ın Esmâ-i hüsnâ ve sıfatlarıyla, salih amellerle ve yaşayan salih bir kulun duasıyla tevessül yer alırken, gayri meşru tevessüller arasında ölülerden medet ummak ve eşyalarla tevessül etmek bulunmaktadır. Araştırma, tevhid ilkesi ışığında tevessül ve vesile kavramlarının dikkatli bir şekilde ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Sonuç olarak, insanların Allah'a yakınlaşmak için aracılara ihtiyaç duymadığı ve şefaatin sadece peygamberler ve salih kimseler aracılığıyla mümkün olduğu belirtilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Gümüşhane ili katı atık tesisindeki süreçlerin gözlem metodu ve L tipi matris risk analizi yöntemi kullanılarak iş sağlığı ve güvenliği açısından incelenmesi

    Aslıhan Güvendi

    Bu tez çalışmasında Gümüşhane ilinde bulunan Katı Atık tesisi üzerinde risk analizi yöntemlerinden gözlem metodu olan Elmeri yöntemi ve L tipi matris 5x5 karar matrisi risk analizi yöntemi kullanılarak risk değerlendirmesi amaçlamaktadır. Katı atık tesislerinin doğru bir şekilde işletilmesi, yönetilmesi, çevresel etkileri azaltmak, sağlık ve güvenlik risklerini minimize etmek büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle bu çalışma tesisin süreçlerini değerlendirerek olası riskleri belirlemek ve uygun önlemlerin alınmasını sağlamak amacıyla gerçekleştirilmektedir. Tez kapsamında Gümüşhane İlindeki katı atık tesisinin işleyiş süreçleri ayrıntılı bir şekilde incelenecektir. Tesiste yer alan katı atık işleyiş süreçleri; atık toplama, taşıma, ayrıştırma, geri dönüşüm ve bertaraf gibi adımları içermektedir. Her bir süreç Elmeri yöntemi ve L tipi matris 5x5 karar matrisi risk analizi yönteminin karşılaştırılası yapılarak belirlenmesi ve değerlendirilmesi için analiz edilmiştir. Tez kapsamında risk analizi için kullanılan L tipi matris genellikle 5x5 boyutlarında bir matristir ve karar verme sürecini yönlendirmek için kullanılır. Bu matris, belirli bir kararın veya projenin risk seviyesini değerlendirmek için kullanılır. Elmeri yöntemi ise tehlike değerlendirmesi, maruziyet değerlendirmesi ve risk değerlendirmesi olmak üzere üç ana bileşenden oluşur. Bu yöntem, katı atık tesisinin potansiyel tehlikelerini tanımlamak, çalışanların ve çevrenin bu tehlikelere maruz kalma düzeyini değerlendirmek ve ortaya çıkan riskleri belirlemek için kullanılır. Bu tezde, Elmeri yöntemi ve L tipi matris 5x5 karar matrisi risk analizi kullanılarak Gümüşhane ilindeki katı tesisinin süreçlerindeki potansiyel riskler belirlenecek ve öncelikle dirilecektir. Ayrıca her bir riskin seviyesini değerlendirmek için uygun kontrol önlemleri önerilecek. Bu önlemler tesisin işleyişinde iyileştirmeler yapılmasını ve risklerin en aza indirilmesini sağlayacaktır. Bu iki yöntemin karşılaştırılma aşamasında işletmeden destek alınarak uygulanacaktır. Sonuç olarak, Gümüşhane ilindeki katı atık tesisinin işleyiş süreçleri iki farklı risk analiz yöntemi kullanarak risk değerlendirmesini iş sağlığı ve güvenliği açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmanın sonuçları tesisin yöneticileri ve ilgili paydaşlar için değerli bir kaynak olabilir ve katı atık yönetiminde daha etkili önlemlerin alınmasına yardımcı olabilir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2024
    Sağlık bilişim sistemlerinin yeşil bilişim kapsamında değerlendirilmesi

    Fatma Gökçe Menteşe

    Günümüzde teknolojinin en çok kullanıldığı alanlardan biri olan bilişim sistemleri, bilgisayar donanım ve yazılımlarından oluşan, bilginin saklanması, elde edilmesi, analiz edilmesi ve gerekli gruplara ulaştırılması için kullanılan, bilgiye ulaşmayı ve iletişimi kolaylaştıran sistemlerdir. Fakat son yıllarda meydana gelen doğal afetler nedeniyle, küresel ısınmaya sebep olan unsurlar arasında kabul edilen teknolojik gelişmeler önlem alınması zorunlu hale gelmiştir. Yeşil bilişim; teknoloji kullanımındaki artışla birlikte ortaya çıkan çevresel, ekonomik ve sosyal olumsuzlukları yok etmek ya da en aza indirmek amacıyla ortaya çıkan, bilişim sistemlerinin kullanımının kontrol edilebilir bir duruma getirilmesini sağlayan kavramdır. Bireylerin yeşil bilişim farkındalıklarının oluşturulması bilişim sistemlerinin olumsuzluklarının azaltılmasında önemli bir unsurdur. Bu bağlamda tez çalışmasının amacı sağlık çalışanlarının yeşil bilişim farkındalık durumunu belirlemek, sağlık bilişim sistemlerini yeşil bilişim kapsamında değerlendirmek ve farkındalık oluşturmaktır. Bu çalışma kapsamında öncelikle Sağlık Bilişim Sistemlerinin Yeşil Bilişim Kapsamında Değerlendirilmesi ölçeğinin uyarlama çalışmaları tamamlanmış, ardından ölçeğin DFA ve AFA analizleri ile çalışmalarda kullanılabilmesi için geçerlik ve güvenirlik analizleri tamamlanmıştır. Geçerli ve güvenilir olduğu belirlenen ölçeğin uygulanması için araştırma verileri "Sağlık Bilişim Sisemlerinin Yeşil Bilişim Kapsamnda Değerlendirme" ölçeği ile Trabzon ilinde bulunan 1008 sağlık çalışanına online olarak uygulanmıştır. Çalışmanın modeli yapısal eşitlik modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucuna göre sağlık bilişim sistemlerinin çevreye faydaları, çevreye karşı sorumluluk faktörleri sağlık bilişim sistemlerine tutumu etkilemekte iken çevrenin gerçek durumunun farkındalığının tutumu etkilemediği tespit edilmiştir. Sağlık bilişim sistemlerine karşı tutumun, sağlık bilişim sistemleri kullanım düzeyi üzerinde önemli bir etkisi bulunduğu sonucuna varılmıştır. Literatür için, çalışmada kullanılan ölçeğin ilk defa kullanılmasının gelecek çalışmalara ışık tutacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Kur'an-ı Kerim'de helâl-haram kavramları

    Mustafa Durmuş

    Kur'an-ı Kerim'in helâl ve haram konusundaki yaklaşımını incelediğimizde onun, bu kavramların insan hayatında önemli bir yeri olduğunu açıkça görürüz. Bu konuda inananların, bireysel-toplumsal, itikâdi-ameli, kavlî-fiili ve ahlâkî, kısaca hayatın hemen her alanında uymaları gereken birtakım kurallar olduğu aşikardır. Bu kurallar bütününde helâl ve haram kavramları her zaman ön plandadır ve belirleyici rol sahibidirler. Kurân bu konuda yelpazeyi geniş tutmuş, bireysel ibadetlerden toplumsal ibadetlere, aile içi ilişkilerden toplumsal ilişkilere, dinler arası ilişkilerden ülkeler arası hukuka ana hatlarıyla değinirken onayladıkları inananlar için kapsayıcı kavram olarak helâl kavramıyla ifade edilirken yasaklanan ilişkiler ise haram kavramıyla ifade edilmektedir. Kurân verilerine baktığımızda, helâl sahası geniş tutulmuş haramlar ise sınırlı sayıda olduğunu görmekteyiz. Ayrıca haramların bir kısmı, kendisi helal olan bir şeyin başka bir sebebe bağlı olarak geçici veya ebedi haram durumuna dönüştüğünü görmekteyiz. Yine az da olsa tersi bir durumun belli şartlar oluştuğunda meydana geldiğini görmekteyiz. Kur'an helâl ve haram koyma yetkisinin Allah'ta olduğunu beyan ederek böyle hassas bir konuda hatâya meyilli insanoğlunun bu konuda dikkatli olması gerektiğini vurgulamaktadır. Son olarak, Kur'an bütünlüğünü ve ilgili ayetlerin bağlamını göz önünde bulundurarak, helâl haram dengesinin son tahlilde insanların yararına olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Helâl, Haram, Günah, Sevap, Temiz, Pis, Emir, Nehiy

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Mühimme-i Asakir Defteri Nr:14 (1221-1222/1806-1807) metin ve inceleme

    Rıdvan Palancı

    Tezin konusu, Osmanlı Arşivinde bulunan mühimme-i asakir defterleri serisinin 14. numaralı defterinin Latin harflerine çevrilerek incelenmesini içermektedir. Mühimme-i asakir defterlerinin içeriği genellikle askeri teşkilat, atanmalar, askeri sahadaki reformlar ve askeriye ile ilgili diğer önemli konuları kapsar. 28 Aralık 1806 (17 Şevval 1221) tarihinden itibaren tutulan 14. numaralı mühimme-i asakir defterinde kaydedilen hükümler ve meseleler incelendiğinde, Osmanlı askeri teşkilatı hakkında 19. yüzyılın başlarına ait önemli bilgiler yer almaktadır. Bu defter, Osmanlı Devleti'nin askeri düzenini, ordunun yapılanmasını ve dönemin askeri politikalarını anlamak için önemli bir kaynaktır. İçeriğinde askeri birimlerin dağılımı, komutanların atanması, askeri eğitim, askeri malzeme tedariki ve savaş stratejileri gibi konuların yanı sıra, dönemin siyasi ve toplumsal dinamiklerini de yansıtan bilgiler bulunmaktadır. Özellikle 19. yüzyılın başları, Osmanlı Devleti için önemli bir dönemdir. Bu dönemde Avrupa'da yaşanan siyasi ve askeri değişimler, Osmanlı askeri teşkilatını da etkilemiştir. 14 numaralı defter bu bağlamda, Osmanlı Devleti'nin bu dönemdeki askeri gücünü, askeri liderlerin yeteneklerini ve dönemin askeri stratejilerini anlamak için değerli bir araçtır. Bu noktada askerî mühimme defterleriyle ilgili mevcut literatüre katkıda bulunmak amacıyla, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı, Bab-ı Asafî Divan-ı Hümayun Askerî Mühimme Defteri fonunda bulunan 1806-1807 yılına ait 14 numaralı defter seçilerek transkripsiyon ve tahlil çalışması yapılmıştır. Çalışmada betimleme yöntemi kullanılmıştır

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Kamil Kepeci 249 Numaralı Ruûs Defteri (996/1587-1588) (s. 65-127) (Tahlil ve Metin)

    Orhan Aksu

    Osmanlı Devleti'nde görevlendirmeler ve atamalar, Divan-ı Hümayun'da alınan kararlar doğrultusunda yapılırdı. Vezirler, beylerbeyleri ve tımar sahipleri dışındaki orta ve alt düzey devlet memurlarının tayin beratları, azil ve ibka tevcihleri Ruus defterlerine işlenirdi. Günümüzde Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Arşivi'nde yer alan Ruus Defterleri, XVI. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti'nin merkezi ve taşra teşkilatı hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Bu tez çalışmasında, Kamil Kepeci 249 Numaralı Ruus Defteri (996/1587-1588) incelenmiştir. Çalışma kapsamında, söz konusu defterin diplomatik özellikleri ve dili ayrıntılı bir şekilde ele alınmış, defterin transkripsiyonu gerçekleştirilmiştir. Daha sonra, kimlerin hangi görevlere atandığına ilişkin elde edilen veriler tablo halinde sunulmuştur. İncelenen defterde timar, zeamet, çavuşluk, müteferrika gibi görevlilerin tevcih, azil ve ibka bilgileri yer almaktadır. Ayrıca, görevlilerin çalıştıkları kurumlar, tevcihlerin sebepleri, aldıkları ücretler veya hangi koşullarla atandıkları ve görev yaptıkları kaza, nahiye, karye ve mahalleler hakkında da bilgiler mevcuttur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Mobilya imalatı yapan mikro ölçekli işletmelerin odun tozu patlama riski yönünden araştırılması

    Lokman Odabaş

    Hammaddenin işlenmesi sırasında uygulanan yöntemin bir sonucu olarak yan ürünler oluşur. Bu yan ürünlerden biri tozdur. Bir risk faktörü olan toz, mobilya imalatı sektöründe yaygın bir sorundur. Ayrıca, sektörde yer alan işletmelerin büyük çoğunluğu mikro ölçekli işletme kapsamına giren işletmelerden oluşmaktadır. Bu işletmeler, ekonomik ve sosyal yönlerden ülke ekonomisi için önemlidirler, ancak bu işletmeler iş sağlığı ve güvenliği açılarından bazı olumsuzluklara sahiptirler. Bu olumsuzluklardan biri, oluşan odun tozunu yönetme imkânlarının yetersizliğidir. İş atmosferine karışan odun tozu, çalışan sağlığına olduğu kadar işyeri güvenliği için de bir risktir. Toz, iş ortamındaki diğer faktörlerle birleştiğinde "toz patlamalarına" sebep olabilir. Toz patlamaları genellikle üretim yapılan alanlarda, işlem sürecinde, depolama aşamasında veya malzemelerin transferi sırasında meydana gelir. Ülkemizde, toz patlama riski farkındalık düzeyinin yüksek olmadığı söylenebilir. Bu nedenle bu çalışmada, Trabzon ilinde faaliyet gösteren ve mobilya imalatı yapan mikro ölçekli işletmelerde toz patlama risklerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Yöntem olarak, L Tipi (5x5) matris diyagram yöntemi kullanılmıştır. Materyal olarak mobilya sektöründe faaliyet gösteren üç mobilya atölyesi seçilmiş ve ziyaret edilerek; odun tozu oluşumu ile toz patlamasına yol açabilecek faktörler açısından incelenmiştir. Toplamda 64 risk unsuru belirlenmiştir. Bunların 30`u "yüksek risk," 28`i "orta risk" ve 6`si"düşük risk" olarak değerlendirilmiştir. Tespit edilen bu risklere bağlı olarak öneriler yapılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Üniversite öğrencilerinin podcast dinleme alışkanlıkları ve motivasyonları: Gümüşhane Üniversitesi örneği

    Sena Nur Günal

    Günümüzde yaşanan teknolojik gelişmeler ile birlikte, insanlar yoğun hayat temposunda kişisel gelişimlerine de katkı sağlamaya çalışmaktadırlar. Kullanıcıların podcastlere yönelme nedenleri arasında en dikkat çekici özelliği; dijital mecraların farklı bir kültüre evrimleşmesi ve daha çeşitli içerik imkânı sunmalarıdır. Podcast öncesi dönemde blog yazarları okunmak, youtube yayıncıları ve radyo yayıncıları dinlenmek için çok fazla çaba sarf ederken, artık kullanıcıların yeni alışkanlığı olan sesli blog ve podcastler sayesinde her iki tarafın da keyif alarak çalışmalarını sürdürmeleri mümkün hale getirilmektedir. Bu çalışma, üniversite öğrencilerinin Podcast dinleme alışkanlıklarını ve motivasyonlarını belirlemek amacı ile hazırlanmaktadır. Bu kapsamda üniversite öğrencilerinin neden Podcast dinlediklerini, en çok tercih ettikleri Podcast kategorilerini, podcast dinlerken hangi platformları tercih ettiklerini, podcastlerin sosyal ve bireysel hayatlarına etkilerini, podcast dinleyen üniversite öğrencileri için avantaj ve dezavantajlarının neler olduğu gibi sorulara cevap aranmaktadır. Çalışmada, veri toplama yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmaktadır. Araştırma kapsamında 13 kadın, 13 erkek olmak üzere toplam 26 katılımcı ile yüz yüze görüşme yapılmıştır. Çalışma çerçevesinde tüm podcast dinleyicilerine ulaşmanın mümkün olmaması ve belirlenen evreninin uygun ölçüde olması nedeniyle örneklem tercihi Gümüşhane Üniversitesi' nde öğrenim gören ön lisans, lisans ve yüksek lisans öğrencilerini kapsayacak ölçüde belirlenmiş ve örnekleme yöntemlerinden amaçlı örneklem kullanılmıştır. Yapılan görüşmelerden elde edilen veriler sonucunda, üniversite öğrencilerinin podcast dinleme alışkanlıklarının genel çerçevede benzerlik gösterdiği belirlenmektedir. Podcast dinleme motivasyonları incelendiğinde ise yaş, cinsiyet, kişisel ve bilişsel ihtiyaçların etkili faktörler olduğu, katılımcıların çoğunlukla kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak ve psikolojik yönden etkililiğinin olduğunu düşündükleri yayınları takip ettikleri saptanmaktadır. Çalışmada ele alınan konu ve elde edilen veriler literatürde bulunan benzer çalışmalarla uyum sağlamaktadır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2024
    İçsel pazarlama uygulamalarının kişi örgüt uyumuna etkisinde çalışanların adalet algısının aracı, iç girişimcilik özelliğinin düzenleyici rolü: Telekomünikasyon sektöründe bir uygulama

    Yusuf Yazıcı

    Enformasyon teknolojilerinin temel oluşturduğu günümüz sosyal ve iş hayatının iletişim uygulamaları, ticari anlamda hatırı sayılır düzeyde finansal büyüklüğe sahip bir pazar oluşturmaktadır. Sektörde, hizmet verilebilirlik kapsamında yapılan rekabet düzenlemeleri ise servis sağlayıcı işletmelerin sürekli bir pazarlama çabası yürütmesini gerekli kılmaktadır. Pazarlamanın doğası gereği her servis sağlayıcı rekabet içerisindedir. Çalışanlara yönelik müşteri odaklı yaklaşım sergileyen bir pazarlama programı işletmeye rekabet avantaj sağlayabilir. Bu kapsamda araştırma, telekomünikasyon sektöründe uygulanan içsel pazarlama uygulamalarının kişi örgüt uyumuna etkisi ve bu etkide çalışanların adalet algısının aracı, iç girişimcilik özelliklerinin düzenleyici rolü araştırılmıştır. Araştırma telekomünikasyon sektöründe hizmet veren bir işletmenin müşterileri ilişkileri çalışanları üzerinde uygulanmıştır. Araştırma 658 çalışanın katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Analizler SmartPLS istatistik programı ile yürütülmüştür. Sonuçlara göre içsel pazarlamanın boyutları olan eğitim ve gelişim, ücret ve ödüllendirme, güçlendirme, iç iletişimin kişi örgüt uyumuna pozitif ve anlamlı etkisi olduğu, esnek çalışmanın anlamlı etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Ücret ve ödüllendirme, güçlendirme ve esnek çalışmanın kişi örgüt uyumuna etkisinde dağıtım adaletinin aracılık etkisinin olduğu, eğitim ve gelişim, iç iletişimin kişi örgüt uyumuna etkisinde dağıtım adaletinin aracılık etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. İç iletişimin kişi örgüt uyumuna etkisinde iç girişimciliğin pozitif ve anlamlı düzenleyici rolü olduğu, esnek çalışmanın kişi örgüt uyumuna etkisinde iç girişimciliğin negatif ve anlamlı bir etkisi olduğu, Eğitim ve gelişim, ücret ve ödüllendirme, güçlendirmenin kişi örgüt uyumuna etkisinde iç girişimciliğin düzenleyici bir rolünün olmadığı tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi kuramına göre kendini gerçekleştirme ve Instagram ilişkisi

    Nur Sinem Gültekin

    5 Ekim 2010 tarihinde iOS için ücretsiz bir fotoğraf düzenleme ve paylaşım uygulaması olarak Kevin Systrom ve Mike Krieger tarafından kurulan Instagram'ın Türkiye'de 50 milyonu aşkın kullanıcısı bulunmaktadır. Bu çalışma, Abraham Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi kuramını temel alarak bireylerin kendini gerçekleştirme ihtiyacının Instagram kullanımıyla olan ilişkisini incelemektedir. Maslow'a göre, bireylerin temel ihtiyaçları hiyerarşik bir sıraya göre düzenlenmiştir. En üstte yer alan kendini gerçekleştirme ihtiyacı, bireyin potansiyelini en üst düzeye çıkarma ve kişisel hedeflerini gerçekleştirme arzusunu içerir. Araştırma, Instagram'ın popüler kültürde ve akademik literatürde giderek artan bir öneme sahip olduğu günümüzde, bu sosyal medya platformunun bireylerin kendini gerçekleştirme süreçlerini nasıl etkileyebileceğini anlamaya yöneliktir. Araştırmanın literatür bilgisini oluşturan birinci bölümde; Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisindeki her basamak detaylıca aktarılmıştır. İkinci bölümde ise sosyal medya kavramı, tarihçesi ve özellikleri anlatılmış olup daha özele inildiğinde; Instagram platformu hakkında genel bilgiler, platformun özellikleri, gelişimi ve Instagram ve kendini gerçekleştirme ilişkisi detaylandırılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde ise kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak yapılan anketle 471 kişiye ulaşılmıştır. Anketlerden elde edilen veriler, SPSS programı aracılığıyla analiz edilerek yorumlanmıştır. Kendini gerçekleştirme düzeyi belirlenirken bir ölçek kullanılmıştır. Ölçeğin güvenilir ve geçerli olduğu, yapılan güvenilirlik ve geçerlilik testleri sonucunda belirlenmiştir. Araştırma kapsamında Instagram'ın, kendini gerçekleştirme sürecine doğrudan bir etkisi olmadığı saptanmıştır. Fakat günlük Instagram kullanım süresine göre ve bireylerin eğitim durumlarına göre kendini gerçekleştirme düzeyleri farklılık göstermiştir. Günlük Instagram kullanım süresi daha uzun olan ve eğitim seviyesi daha yüksek bireylerde, kendini gerçekleştirme seviyesinde Instagram'ın etkili bir rol oynadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Instagram, İhtiyaçlar hiyerarşisi, Kendini gerçekleştirme, Sosyal medya

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Markaların duyulara seslenmesi: Örnek çalışma olarak hijyenik ped ürünleri bazında doku duyusunun tüketiciler nezdinde incelenmesi

    Vesile Demir

    Markaların küreselleşmesiyle birlikte rekabet ortamı gün geçtikçe artmaktadır. Bu sebeple markalar tüketicilerin gözünde bir adım öne geçebilmek adına birçok çalışma ve girişimde bulunmuşlardır. Ancak markaların duyu organlarına sesleniş bakımından ilk etapta görme ve duyma gibi duyulara seslenmesi rekabet ortamından sıyrılabilmeleri açısından yetersiz kalmaktadır. Tam da bu bağlamda markaların koku, tat, doku gibi duyulara seslenmesi tüketici açısından bir farkındalık yaratacağı öngörülmüştür. Başarılı bir markanın da 5 duyuya hitap etmesi gerekliliği unutulmaması gereken bir kıstas olmuştur. Nitekim bu araştırmada da hijyenik ped grubunda yer alan markaların 'ultra yumuşak', 'pamuksu yumuşaklık' gibi kavramları ön plana çıkarması tüketiciler açısından ''doku'' algısına ne derecede farkındalık yarattığı baz alınarak incelenecektir. Öte yandan doku algısının satın alma davranışlarına etki eden bir durum olup olmadığını anlamak açısından da yöntem olarak nitel yöntem tercih edilmiştir. Nitel yöntemlerden derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak 12 kişilik kadın katılımcılarla veriler elde edilmiştir. Derinlemesine görüşme tekniğinde elde edilen veriler ışığında satın alma, algısal belirleyicilik ve marka sadakatine ilişkin birincil duyu 'doku' bu duyuyu takiben ise 'koku' duyusunun ön planda olduğu sonucuna varılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Jandarma teşkilatının kurumsal imajına yönelik bir araştırma: Gümüşhane ili örneği

    Adem Beşli

    İnsanlar ancak toplumsal düzenin sağlanmış olduğu ortamlarda refah ve mutlu bir hayat sürmektedir. Toplumsal düzenin sağlanması da o toplumun emniyet ve asayişin sağlanması ile mümkündür. Ülkemizde insanların huzur ve güvenliğini sağlamakla görevli kurumlardan biri olan Jandarma teşkilatının genel olarak toplumda bir saygınlığının olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada, toplumda genel olarak bilinen bu saygınlığın; yani olumlu imajın bilimsel olarak ortaya konulmasını amaçlamaktadır. Bu araştırmanın literatür bilgisini oluşturacak birinci bölümünde; kurumsal imaj üzerinde durularak imajın tanımlarına yer verilmiş, imajın oluşumu ele alınmış ve kurumsal imajın ilişkili olduğu kavramlar ile ilgili açıklamalar aktarılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde; Jandarma kavramının tanımı, Jandarmanın görevleri, teşkilat yapısı, Jandarma personelinin yapısı ve Jandarmanın kurum olarak imajı ile ilgili açıklamalar yapılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde ise Gümüşhane ilinde Jandarma kurumundan hizmet almış vatandaşlarla yapılan anketlerden elde edilen tespitler SPSS programı aracılığıyla analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırmanın evrenini Gümüşhane ilinde yaşayan sivil vatandaşlar, örneklemini ise Gümüşhane ilinde Jandarma kurumundan hizmet almış 18-55+ yaş aralığında yer alan sivil vatandaşlar oluşturmaktadır. Bu çalışmada kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen katılımcılardan alınan cevaplar değerlendirmeye alınmıştır. Çalışmanın uygulama bölümüne gönüllü olarak katılım sağlayan 300 sivil vatandaş bulunmaktadır. Araştırma sonucunda binlerce personeli ve köklü bir geçmişi olan Jandarma kurumunun kurumsal imajının, hizmet verdiği vatandaşlar nezdinde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Gümüşhane, Güvenlik, Jandarma teşkilatı, Kurumsal imaj

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Rosa canina L. ekstraktının ratlarda cisplatin kaynaklı akut hepatotoksisite üzerine etkisinin incelenmesi

    İnci Aydoğdu

    Kanser yaygın bir hastalık olup tedavisinde kullanılan kemoterapötik ajan olan sisplatin, antineoplastik bir ilaçtır. Başlıca yan etkileri hepatotoksisite, nefrotoksisite, ototoksisite ve kardiyotoksisite olarak bilinmektedir. Antioksidan ve oksidan dengenin bozulması, oksidatif stres yan etkilerin görülmesinin başlıca sebebidir. Çalışmanın amacı, sisplatin kaynaklı hepatotoksisite üzerinde polifenolik ve antioksidanca zengin içeriğe sahip kuşburnu (Rosa canina L.) bitkisine ait yalancı meyve ekstraktının oksidatif stresi ve inflamasyonu önleyici bir etkisinin olup olmadığını araştırmaktır. Çalışmada hayvan deneylerinde 5 grup 7'şer rat (3 aylık dişi Wistar) olarak deney grupları oluşturuldu. Gruplar kontrol, sisplatin, yüksek doz (400 mg/kg) kuşburnu, sisplatin+yüksek doz kuşburnu (400 mg/kg) ve sisplatin+düşük doz kuşburnu (200 mg/kg) grubu olarak belirlendi. 11 gün boyunca gavaj ile kontrol grubuna serum fizyolojik, kuşburnu içeren gruplara kuşburnu ekstraktı verildi. Sisplatin içeren gruplara 5. gün intraperitoneal olarak tek doz sisplatin (7,5 mg/kg) verildi. 12. Gün tüm gruplar sakrifiye edildi. Serumda AST, ALT, Oksidatif Stres İndeksi değeri hesaplandı. Karaciğer dokusu cerrahi olarak çıkarıldı ve MDA SOD, Katalaz, IL-6, ve TNF-α analizleri yapıldı, Oksidatif Stres İndeks değeri hesaplandı. Histopatolojik olarak KC dokuları cerrahi operasyonun ardından %10 formalde bekletildi, mikrotom ile ince kesitler alınarak PAS, H&E ve Masson Trikom olarak 3 ayrı boyama yöntemi ile boyandı ve ışık mikroskobisinde değerlendirildi. Doku ve serum OSİ ALT, TNF-α ve IL-6 değerleri Sisplatin grubunda diğer gruplara oranla anlamlı biçimde yüksek olduğu tespit edilirken (p<0.05) histopatoloji bu verileri desteklemiştir. Özellikle sisplatin + yüksek doz kuşburnu gruplarında değerlerin normale yaklaştığı görülmüştür. Bu sonuçlarda kuşburnunun sisplatin kaynaklı karaciğer hasarına karşı koruyucu rol oynayabileceği düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Ratlarda cisplatinin tetiklediği akut nefrotoksisite hasarı üzerine Rosa canina L. (Kuşburnu) ekstraktının etkisinin incelenmesi

    Sema Duygu Çiftçi

    Sisplatin, antineoplastik bir kanser ilacıdır. Nefrotoksisite, hepatotoksisite ve ototoksisite başlıca yan etkileridir. Yan etkilerin görülme sebebi oksidan ve antioksidan dengenin bozulmasıdır. Yaptığımız çalışmada zengin polifenolik içeriğe ve antioksidan, antiinflamatuar özelliğe sahip kuşburnu (Rosa canina L.) meyvesinden elde edilen etanolik ekstraktın sisplatin kaynaklı nefrotoksisite üzerine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Her bir deney grubunda 7'şer rat ile 5 deney grubu (kontrol, sisplatin, yüksek doz (400 mg/kg) kuşburnu, Cis+yüksek doz (400 mg/kg) kuşburnu ve Cis+düşük doz kuşburnu (200 mg/kg) grubu) oluşturuldu. 11 günlük besleme sürecinde kontrol grubuna SF, sisplatin grubuna deneyin 5. günü i.p tek doz Sisplatin (7,5 mg/kg), kuşburnu grubuna deney süresince kuşburnu ekstraktı, tedavi gruplarında ise sisplatin (5. Gün tek doz) ve kuşburnu ekstraktı oral yolla verildi. 12. gün gruplar sakrifiye edildi. Kanda BUN, CREA, TAS, TOS ve böbrek doku homojenizatlarında MDA, SOD, CAT, IL6, TNF-α, TAS ve TOS parametreleri ölçüldü. Gruplar arasında TOS doku, TAS serum dışında anlamlı farklılıklar gözlendi. BUN, doku TAS, serum TOS, MDA, SOD, TNF-α, IL-6 değerlerinin sisplatin grubu ile özellikle yüksek doz kuşburnu grubu arasında anlamlı derecede (p<0.05) farklılık gösterdiği tespit edildi. Sisplatinin böbrekte hasarı ve kuşburnunun önleyici etkisi histopatolojik analizlerle olarak teyit edildi. Özellikle yüksek doz kuşburnu uygulanan grupta düşük doz kuşburnu grubuna göre histoptolojk olarak belirgin iyileşme ve koruma tespit edildi. Sonuç olarak kuşburnu ekstraktının sisplatinin oluşturduğu nefrototoksisite ve oksidatif strese karşı koruyucu etkisi olduğu kanaatine varıldı.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Sosyal hizmet bölümü öğrencilerinin müracaatçı olarak engelli bireylerle çalışma ve engelli bireylere yönelik tutumlarının incelenmesi: Gümüşhane Üniversitesi örneği

    Habibe Telli

    Engellilik, insanlığın başlangıcından günümüze kadar gelen bireyin yaşam aktivitelerini kısıtlayıcı bir durumdur. Engelliliği sadece bir sağlık sorunu olarak değerlendirmek yanlış olacaktır. Engellilik engelli birey ve ailesini eğitim, sağlık, sosyal ve ekonomik alanlardan etkileyen karmaşık bir olgudur. Özellikle engelli bireyler toplumsal hayata katılım ve hizmetlere erişim noktasında sorunlar yaşamaktadır. Söz konusu sorunları oluşturan temel nedenlerin başında tutumlar gelmektedir. Engellilere yönelik olumsuz tutum ve algılar hem engelli bireyin hem de ailesinin sosyal izolasyonuna neden olmaktadır. Engellilere yönelik tutumların olumlu yönde geliştirilmesi engelli bireylerin sosyal katılımı bakımından hayati önem taşımaktadır. Bu sebeple en temelde engellilerle çalışmalar yürütecek meslek elemanlarının engelli bireylere yönelik tutularının incelenmesi ve olumlu yönde geliştirilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan söz konusu tez, engelli müracaatçı gruplarıyla doğrudan çalışmalar yürütecek sosyal çalışmacı adaylarının tutumlarının incelenmesini amaçlamaktadır. Bu bağlamda çalışmada Gümüşhane Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü 4.sınıfta öğrenim gören öğrencilerin müracaatçı olarak engelli bireylerle çalışma ve engelli bireylere yönelik tutumları incelenmiştir. Sosyal hizmet bölümü öğrencilerinin engelli bireylere yönelik tutumlarının belirlenmesinde demografik sorular ve Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan "Toplum Özürlülüğü Nasıl Anlıyor" araştırması kapsamında geliştirilmiş "Özürlülere Yönelik Tutumlar Ölçeği" kullanılmıştır. Tutumlar; eğitim, kişilerarası ilişkiler, çalışma yaşamı, aile yaşamı, kişisel özellikler, yetkinlik ve bağımsız yaşam alt ölçeklerine göre değerlendirilmiştir. Anket sorunlarından elde edilen veriler bağlamında öğrencilerin engellilere yönelik tutumlarıyla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Engellilik, Gümüşhane Üniversitesi, Sosyal hizmet, Tutum.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Rat overlerinde iskemi reperfüzyon hasarına karşı aronıa melanocarpa ekstraktının koruyucu etkisi

    Yadullah Özel

    Bu çalışmada; Aronya ekstraktının ratlarda ovaryum iskemi reperfüzyon hasarı üzerine olan etkisi araştırıldı. Araştırma; Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Deneysel Araştırma Merkezinde yapıldı. Bu amaçla Wistar albino ırkı dişi rat (n=40) kullanıldı ve hayvanlar rastgele 5 gruba ayrıldı. Gruplar; kontrol, iskemi-reperfüzyon, Ary1, Ary2 ve Ary3 grubu olarak belirlendi. Tedavi grubundaki ratlara ekstrakt gavaj yoluyla iskemiden bir hafta önce günlük olarak verilmeye başlandı. Her deney grubu için 60 dakika iskemi ve 24 saat reperfüzyon uygulandı. Deney sonunda ratlardan anestezi altında ovaryum dokusu alındı. Alınan doku ve serum örneklerinde biyokimyasal analizler yapıldı. Ayrıca ovaryum dokusu histopatolojik olarak değerlendirildi. Bunlara ilaveten immünohistokimyasal olarak Interlökin-1 beta, Interlökin-6 ve Tümör nekrozis faktör alfa düzeyleri belirlendi. Çalışmanın sonucunda ratlarda Aronya eksraktı uygulaması ile bazı antioksidanların seviyelerinde azalma olmuştur. Buna karşın proinflamatuar sitokinlerin aktivitesi azalmış, daha az hiperemi, kanama ve nekroz görülmüştür. Sonuç olarak Aronya eksraktının ovaryumlarda iskemi reperfüzyon hasarına karşı koruyucu amaçla kullanılabilecek bir madde olduğu kanısına varılabilir.