Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2019
    Contribution of Tea Drinking Culture to Interpersonal Communication

    Çalışır, Gülsüm; Türkal, İhsan; Türten, Burak; Kütükoğlu, Elif; Özarslan, Caner

    Tea has been one of the most consumed beverages in our country as well as in the world. The indispensability of tea depends on being part of talks as well. When two people come together, they are occupied with ordering tea and shooting the breeze. Custom of drinking tea which is common in our culture has become the most valuable witness for the communication of the people each other as a result of the increase of cafes and cafeterias, especially teahouses. Tea is one of the significant beverages of our culture in the sense that it makes a contribution to communication and interpersonal communication. It is important that it is the first preferred beverage when we welcome our guests. It is an unquestionably fact that teahouses, cafes and cafeterias in which tea is consumed the most play a significant role in interpersonal communication and chats. From this point of view, it is researched that the extent of contribution of tea which is leading actor in all consumed places particularly in the places drunk the most to interpersonal communication. Therefore, it was conducted a survey with the participants the contribution of tea drinking culture to interpersonal communication is exemined. The sample of the study is composed of the provinces Gumushane and Erzurum. On this purpose, the datas about the role of the tea which plays in communication and interpersonal communication were collected through the survey carried out in the mentioned provinces.

  • MakaleAçık Erişim2019
    “Hazal” ve “Sultan Gelin” Filmleri Üzerinden Evliliğe İlişkin Geleneklerin Halk Bilimi Açısından Değerlendirilmesi

    Yıldırmış, Fatma

    Görsel bir sanat olan sinema aracılığıyla Türk toplumunun toplumsal yapısı ve gelenekleri birçok filme konu olmuştur. Sinema izleyicisi kendi kültürünün aynası olan filmleri zevkle benimsemiştir. Buradan yola çıkarak bu çalışmada, “Hazal” (1979) ve “Sultan Gelin” (1973) adlı iki filmin halk bilimi perspektifinden incelemesi yapılmıştır. Her iki film aynı başrol oyuncusuyla kırsal bölgelerde çekilmiştir. Filmlerde baştan sona evlenme geçiş dönemi ile ilgili geleneklerin işlendiği dikkat çekmektedir. Filmlerde yapılan evliliklerde “levirat” evlilik biçimi ile “başlık parası” geleneğinin katı bir şekilde uygulandığı görülmektedir. Bu bağlamda bu çalışmada Türk sinemasında işlenmiş halk kültürünü yansıtan evlilik geçiş dönemine ait bazı gelenekler değerlendirilmek ve uygulamalı halk bilimi açısından sinemanın kültürel aktarımdaki rolü vurgulanmak istenmiştir. Başlık parası geleneğinin etkisiyle levirat yoluyla evlilik etrafında gelişen evlenme âdetleri folklorik açıdan değerlendirilmiştir. Her iki filmde levirat ve kaçma yoluyla evlilik çeşidinin yanında evlilik isteğinin belirtilmesi, başlık, düğün, nikâh gözlemlenen ortak geleneklerdir. Yüzgörümlüğü sadece “Sultan Gelin” filminde, duvak geleneği ise sadece “Hazal” filminde karşımıza çıkmaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2019
    The Originality of Kant's Theory of Eternal Peace

    Yeşilçayır, Celal

    It is known that Kant, who made important breakthroughs with the works he wrote in the history of philosophy, has put forward important ideas about the establishment of lasting peace. It is understood that he has adopted a critical, analytical and synthesis understanding in his ideas in the context of achieving lasting peace. At the same time, it is noteworthy that his basic philosophy characteristic is largely reflected in his thoughts on peace. However, his theory of peace contains some originalities in comparison to the conceptions of peace that emerged before him. The aim of establishing continuous peace, trying to build positive peace instead of negative peace, refering to the argument of law instead of religion in the foundation of peace, and moving from national / continental peace to universal peace are the originality of his theory. On the other hand, Kant's ideas in the context of the theory of peace seem to be popular in later periods. The most important example of this is the international peace organizations that were tried to be established in the 20th century. The subsequent importance of his theory of peace is closely related to the originality of his ideas.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2019
    Keçecizâde İzzet Molla’nın Dîvân-ı Bahâr-ı Efkâr’ında Sosyal Olaylar

    Kul, Gül Nihal

    Keçecizâde İzzet Molla; XIX. yüzyılın başlarında yaşamış, döneme eserleriyle katkı sunmuş önemli bir şair ve devlet adamıdır. Osmanlı Devleti’nin hem edebî hem siyasi arenada en buhranlı döneminde yaşayan Keçecizâde İzzet Molla; dönemin sosyal yaşantısına kayıtsız kalamamış, özellikle en hacimli eseri olan Dîvân-ı Bahâr-ı Efkâr’da II. Mahmud’un saltanat yıllarına tekabül eden süre içerisinde başta İstanbul olmak üzere İmparatorluk sınırları içinde ve dışında dönemin siyasi, askerî ve kültürel faaliyetlerine, mimarî, mali ve idari yapısına ait tüm detayları beyit beyit eserlerinde işleyerek tarih bilimine katkıda bulunmuştur.Çalışmada şairin kaleme aldığı manzumelerden hareketle binlerce kişinin can verdiği Halep ve Antep depreminden Mısır Çarşısı yangınına, av ve gümüş yasağından Vesta takımyıldızının görülmesine, kıyafet reformundan kitlesel ölümlere sebep olan hastalıklara kadar toplumun çeşitli katmanlarını etkileyen başlıca toplumsal olaylar ve doğal afetler ele alınmış, dönemin toplum hayatına ilişkin unsurlar incelenmiştir. Bu bakımdan şairin eseri hem olayların ve mimari eserlerin tarihinden, içeriğinden bahsetmesi hem de günlük hayatın akışında var olan veya meydana gelen olay ve uygulamaları yansıtması bakımından oldukça önemlidir. Ayrıca bu çalışmada elde edilen veriler ile dönemin sosyal panoraması üzerinde durulmuştur ve 19.yüzyılın güncel meselelerine değinilerek disiplinler arası içerik değerlendirmesi yapılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Kurumsal Sürdürülebilirliğin Dünyanın En Çok Konuşulan Dillerinde Çevrimiçi Görsel Algısı

    Tuna, Özlem; Ural, Mustafa Nuri

    Birçok kullanıcı dostu özelliğe sahip olan internet, farklı kültürlerden insanların görsel verilere daha kolay erişmesini ve paylaşmasını sağlamaktadır. Bu çalışmada “kurumsal sürdürülebilirlik” kavramının dünyanın en çok konuşulan dillerinde nasıl algılandığını keşfetmeye yönelik bir girişimde bulunulmuştur. Bu amaçla, dünyanın en çok konuşulan 12 dili tespit edilmiştir: Çince, İngilizce, İspanyolca, Almanca, Fransızca, Türkçe, Urduca, Arapça, Bengalce, Portekizce, Rusça ve Japonca. Ardından, “kurumsal sürdürülebilirlik” terimi her birine çevrilmiştir. Daha sonra, her çeviri images.google.com.tr adresinde görsel aramada kullanılmıştır. Her dildeki ilk 50 sonuç analiz edilmiş ve temalar halinde sınıflandırılmıştır. Sonuçlar, algıların dile ve kültüre bağlı olarak değiştiğini göstermiştir. Algılar, bazı dillerde çevre yönetimi ve ekosistemin korunması ile ilgili görseller üzerinden çevresel yönü; diğerlerinde ise insan ve toplum görselleri üzerinden sosyal yönü vurgulamıştır.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Hüseyin Rauf (Orbay) Bey’in Hindistan Seyahati ve Faaliyetleri

    Çelik, Recep

    Hint Müslümanlarının Türklere olan muhabbeti Rauf Orbay’ın Hindistan seyahati ile zirveye çıkmıştı. Rauf Bey bu seyahatinde Türk-Hint dostluğuna vurgu yapmıştı. Kendisi Hindistan’da gittiği her yerde coşku ve sevinç gösterileriyle karşılanmıştı. Siyasi nedenlerle yurt dışında yaşamak zorunda kalan Rauf Bey’in siyaset dışında kalması dikkat çekicidir. Seyahatte gündemin en önemli hususu hilafet meselesiydi. Rauf Bey hilafetin Türkler için artık taşınamayacak kadar ağır bir yük olduğunu belirtmiş ve kaldırılmasının haklı nedenlerini ortaya koymuştu. Rauf Bey’in muarızları kendisini halifeci-sultancı bir şahsiyet olarak görürken Rauf Bey beyanatlarıyla bunun aksi bir portre çizmiştir. Hintliler Rauf Bey’i Mustafa Kemal Paşa’dan daha üstün görmüş ancak O bunu kabul etmemiştir. Aleyhte propagandalara rağmen Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarını düşürecek söylemlerden uzak durmuştur.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Şairlerin Bilinmeyen Gazelleri

    Tılfarlıoğlu, Musa

    Son zamanlarda yapılan çalışmalar, şiir mecmualarının klasik edebiyatımız açısından son derece önemli olduklarının kanıtı niteliğindedir. Aynı veya farklı dönemlerde yaşamış şairlere ait manzumeleri barındırma özelliğiyle birer seçki niteliğindeki şiir mecmuaları; Classical literature, Halk edebiyatı ve Tekke edebiyatı ürünlerini bir arada barındırmasıyla da ayrı bir önem arz etmektedir. Üzerinde çalışılan Süleymaniye Kütüphanesi Ali Nihat Tarlan Bölümü 59 numarada kayıtlı olan ve 214 varaktan oluşan XVI. yüzyıla ait şiir mecmuası oldukça geniş bir şair kadrosuna sahiptir. Mecmua bu şairlere ait çok sayıda eseri bünyesinde barındırmaktadır. Mecmua içerisinde yüz on beş şaire ait Türkçe olarak kaleme alınmış yedi yüz otuz sekiz manzum eser yer almaktadır. Mecmuada yer alan yüz on beş şairden bazılarının şiirleri basılı divanlarında bulunmamaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Prophets in the Divân of the Nailî

    Selman, Ahmet

    Divân literature is the biggest value that the Turks have been presenting to the world of literature since its existence in the history scene. Undoubtedly, religious elements are the main sources of this literature which has been continuing its existence for centuries. Although the currents followed and / or influenced by it have changed, there is no significant deviation in these sources. Especially in the XVIIth century Sebk-i Hindî, which influenced Divân literatüre, it is seen that the prophets are greatly utilized by subtle references. Şair Nailî is the biggest representative of the Sebk-i Hindî movement in Divân literature. In this study, it is tried to determine how much and how the poet benefited from prophets and their miracles and life stories and how these elements are effective in the personality of the poet by examining the religious figures in the divân of the Nailî.

  • Derleme MakaleYalnız künye2019
    Pazarlama Felsefelerinin Tarihsel Gelişimine Yönelik Bir İnceleme

    Hassan, Azize; Odemis, Murat

    Yakın dönemde önemi daha iyi anlaşılmaya başlayan pazarlama, felsefi ve teorik açıdan gelişimini sürdürmektedir. Bilim olup olmadığıtartışmalarıyla başlayan pazarlamanın felsefi ve teorik gelişimi, içinde bulunduğu dönemin rekabet şartlarından ve diğer koşullarındanetkilenerek günümüze kadar devam etmiştir. Bu çalışmada, pazarlama felsefelerinin tarihsel gelişimi yazarların görüşleri doğrultusundaincelenmiştir. Yapılan incelemelere dayanılarak; yazarların dönemsel olarak pazarlama felsefelerine ilişkin olarak farklı görüşler sunupsunmadıkları, pazarlamanın felsefi ve teorik açıdan ne derece gelişme kaydettiği ortaya konmaya çalışılmıştır. Çalışmanın sonuçlarınagöre, pazarlama literatüründe pazarlamanın felsefi ve teorik gelişimi açısından benzer görüşlerin yanında, çok farklı görüşlerin de ilerisürüldüğü belirlenmiştir. Ayrıca pazarlama felsefelerinin tarihsel açıdan, genel olarak müşteri odaklılık öncesi dönem ve müşteriodaklılık dönemi olmak üzere iki farklı döneme ayrıldığı söylenebilir.

  • MakaleYalnız künye2019
    Borsa İstanbul’da İşlem Gören Turizm Firmalarının Finansal Performanslarının Değerlendirmesi: AHS ve VIKOR Yöntemleri

    Ayaydin, Hasan; Pala, Fahrettin; Sarı, Şule

    Bu çalışmanın amacı Borsa İstanbul’da işlem gören turizm işletmelerinin performanslarını değerlendirmektir. Çalışmada AHS (AnalitikHiyerarşi Süreci) ve VIKOR yöntemleri kullanarak turizm işletmelerinin 2015 yılı için performans değerlemesi yapılmıştır. Bu yöntemlerkullanılarak firmalar finansal performanslarına göre sıralanmıştır. Çalışmada AHS yöntemine göre en önemli ana kriter olarak SatılanMalın Maliyeti/Net Satışlar oranı olurken en düşük ağırlığa sahip kriter ise Özsermaye Karlılığı olmuştur. Ayrıca VİKOR yöntemine göreen iyi performansa sahip turizm şirketi olarak Metemtur Otelcilik ve Turizm İşletmeleri Anonim Şirketi tespit edilmiştir. İkinci en iyi şirketolarak Merit Turizm ve Yatırım İşletmeleri Anonim Şirketi olurken en son sırada ise Kuştur Kuşadası Turistik Tesisler Anonim Şirketiyer almıştır.

  • MakaleYalnız künye2019
    The Impact Of The June War İn 1967 Upon Nizar Qubbani's Poetry

    الأحمد, محمد

    The Syrian poet, Nizar Qubbani, is regarded one of the most magnificent Arab poets of modern age. He became famous for his poems to have written about women. Although his fame is based on his poems about Women, we see that he is not far from the problems of his country. He also listened to the voice of his people with his poems, which he wrote by focusing on the problems of his turbulent period. He also showed his creativity by focusing on these issues. He has masterfully processed the tragedies that are not in-terrupted, the problems brought about by the modern times and the effects that these problems have on him, and showed the people how to overcome these tragedies, how to overcome these tragedies strictly, without neglec-ting the task, and avoiding unnecessary and insignificant works and discus-sions, presented and guided his people with his works. After the defeat of the Arabs in Israel in the war of June 1967, the acquisition of Sinai, Golan and the West Bank and the lands taken from the Arabs had a great impact on Nizar Kabbanî's poetry. Because these events left a painful feeling in the poet and this defeat made it one of the most important issues that the poet dealt with. The poet reflected the tension he lived in and the sense of defeat caused by the war in his poetry. The aim of this study is to introduce the poet in a short summary and to present the most important topics discussed in his poems related to the June 1967 War. These topics include: the results of the June War, the causes of the defeats of the Arabs, and ways to over-come them, and then examine the technical structure of the poem and emphasize the artistic tools the poet built. So: Poetry-Quran is to emphasize the emergence of nesting, symbolization, repetition, and then the emergen-ce of new word capacity in the poetic dictionary

  • MakaleAçık Erişim2019
    The traces of Turkish T-/K- equivalence in Persian language

    Kızılözen, Cihangir

    In Persian language there are several words beginning with t- which occur as words beginning with k- in Turkish language without difference in their senses. Moreover, there are several words in Persian language beginning with k- which occur as words beginning with t- in Turkic language without difference in their meanings. As known phonetic values of the t and k consonants are different. Up to now, the problem of initial t-/k- has not been dealt with in the relations of Turkish and Persian languages. In this review we wanted to explain this problem. In our investigation, examining modern and historical Turkic and Persian languages, discusses t-/k- correspondence as it is observed in the words such as kırık “broken”/ terek “fracture”, tāvel “swollen wound” / kabar “swollen wound”, kırış- “to wrinkle” / terenc- “to wrinkle”, kere “butter” / tere “butter”. This study tries to answer the question of the source of this equivalence. Therefore, this equivalence of the words displaying t- and k- in the new Persian and new Turkish dialects are reviewed in ancient and early Persian languages end early Turkish resources too. Also, we searched the root of this words in the Indo-European language family and Altaic language family.

  • MakaleYalnız künye2019
    Socioeconomic Determinants of First Birth Decisions: Tied Hazard Models

    İpek, Egemen

    In this study, it is aimed to determine the socioeconomic factors that affect the first birth decision of women using the tied hazard models. In this context, the effect of woman’s age, education level, disability status, household size and income on the first birth decision are determined applying semi-parametric Efron, Breslow and Exact approximations of tied hazard models on the Turkstat 2015 Household Budget Survey data because of the frequency of tied observations in the data set. In the analyzes, Efron approximation produced more consistent results. In addition, it is concluded that the most important factors in the first birth decision are disability status of the woman, age and her educational level.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Küçük Zihinlere Yerleştirilen Toplumsal Cinsiyet Rolleri

    Erbaş, Sefa

    Cinsiyete uygun davranış biçimlerinin çocukların yer aldığı reklamlarda nasıl sunulduğu bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda yiyecek içecek kategorisinde belirlenmiş 40 reklam, içerik analizi tekniği ile incelenmiştir. Bu kategorideki reklamlarda, kadının ürün üzerinde otorite konumunda gösterilmesi, besleyici özelliği, yiyecek-içecek konusunda bilgi sahibi olması ve şefkatli yapısı bu cinse özgü geleneksel rollerin sürdürüldüğünü göstermektedir. Çocukların cinsiyetlerine uygun davranış biçimleri, erkek ve kız çocukları için neredeyse eşit düzeyde enerjik olarak sunulmuştur. Ancak hiçbir reklamda erkek çocuğunun pasifliğine yer verilmezken, kız çocuğunun pasif olarak sunulduğu reklamlara rastlanılmıştır. Ayrıca, kadınlara özgü olarak kabul edilen dedikodu, kız çocuklarına da yaptırılarak, büyüklere benzetilmeye çalışılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler, ilköğretim ders kitaplarında toplumsal cinsiyet sunumuna yönelik yapılan araştırmalarla karşılaştırılmış ve her iki alana yönelik değerlendirmelerde bulunulmuştur. Böylelikle toplumsal cinsiyet üzerine çalışma yapan araştırmacıların, farklı alanlardaki verileri karşılaştırmasına imkân sağlanmıştır.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleYalnız künye2019
    Transformational Impact of the Developments In Information Technologies on Constitutional Functions

    Dülger, Duygu Şimşek

    Among all technological breakthroughs that the history has seen, the digital revolution is the one that has led to the largest social and cultural alternation and maintained a constantly accelerating self-renewal. Political power as a component of sovereignty also fails to ignore this holistic shift in human life and paradigm. It is expected and already observed that the contribution made by the digital revolution to political communication and political participation is soon to have an impact on the persons and institutions practicing the constitutional functions as well. At the same time, citizens, as they observe the new technological opportunities that may affect collective decision-making processes, assume that they can become more active participants and often believe that they can dominate public decisions. This paper aims to examine the structural and functional transformation of the legislative and executive bodies along with the developments in information technologies. At the same time, it will be explained how information technologies support citizens’ participation in processes of enjoying and controlling the political power. Besides applied examples from comparative law, references will also be made to the reviewed literature in Turkish and in English throughout the study.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Çözündürme ve Yaşlandırma İşleminin Al-7Si-4Zn-3Cu Alaşımının Sürtünme ve Aşınma Özelliklerine Etkisi

    Alemdağ, Yasin; Beder, Murat

    Bu çalışmada, çözündürme ve su verme işleminden sonra T6 ve T7 koşullarında yaşlandırma işlemine tabi tutulan Al-7Si-4Zn-3Cu alaşımının sürtünme ve aşınma özellikleri incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar söz konusu alaşımın dökülmüş durumu ile karşılaştırılmıştır. Bu işlemlerden sonra alaşımın sürtünme katsayısının artığı ancak aşınma kaybının azaldığı gözlenmiştir. Özellikle T6 ve T7 ısıl işlemleri uygulanmış alaşımın yüksek yük ve kayma hızlarında dökülmüş durumuna göre oldukça üstün aşınma direnci sergilediği görülmüştür. Diğer taraftan T6 ısıl işleminin T7 ısıl işlemine göre alaşımın aşınma direnci üzerinde daha etkili olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bu sonuçlar hem dökülmüş hem de ısıl işlem görmüş durumdaki alaşımın sertlik ve mukavemetleri ile bu alaşımda ortaya çıkan aşınma mekanizmalarına dayandırılarak açıklanmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Türk İşletme Gruplarında Ortak Yönetim Kurulu Üye Profili

    Tarhan, Okan; İlhan Nas, Tülay; Özden Çaka, Merve

    Bu çalışmada, kurumsal yönetişim bağlamındaTürk işletme gruplarında yaygın olarak görülen ortak yönetim kurulu üyeliklerinin mevcut ağ yapıları,incelenmeye çalışılmaktadır. Bu çerçevede, kasıtlı örneklemeyöntemi ile belirlenen 10 işletme grubunun ortak yönetim kurulu üyeliklerine dair ağ yapıları, 2011 ve 2014 yıllarına ait elde edilen ikincilverilerden yararlanılarak ortaya konulmuştur. Tüm ağlar dikkate alındığında, Türk işletme gruplarında ortak yönetim kurulu üyeliği bulunan en merkezi aktörlerin,genellikle ya aile üyeleri ya da uzun yıllar şirkette çalışması sonucu artık aile üyelerinden biri gibi görülen iç üyeleroldukları, otomotiv sektöründeise bu üyelerin sektörde geniş deneyimlere sahip olan şirket CEO’larından oluştuğu görülmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Vergi gelirlerinin ekonomik belirleyicileri üzerine ampirik biranaliz: yüksek gelirli oecd ülkeleri örneği

    Yıldız, Barış

    Çalışmanın amacı 19 yüksek gelirli OECD ülkesine ilişkin vergi gelirlerinin ekonomik belirleyicilerini analiz etmektir. Çalışma 1995-2017 dönemini kapsamaktadır. Ampirik analizde vergi gelirleri (% GSYH) bağımlı değişken olarak kullanılmıştır. Bağımsız değişken olarak kullanılan ekonomik belirleyiciler ise kişi başına Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH), ticari açıklık, enflasyon, kamu harcamaları ve tarımsal katma değer verileridir. Sabit etkiler Genelleştirilmiş Momentler Metodu (GMM) tahmincisi kullanılarak yapılan analiz sonucuna göre, kişi başına GSYH vergi gelirlerini istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif etkilemektedir. Kamu harcamaları ve tarımsal katma değer vergi gelirlerini istatistiksel olarak anlamlı ve fakat negatif etkilemektedir. Ticari açıklık ve enflasyonun ise vergi gelirleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunamamıştır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2019
    An analysis of sovereignwealth funds

    Beken, Hıkmet Gülçın; Baltaci, Nuri

    Although it is a new phenomenon for Turkish economy, the examples of Sovereign Wealth Funds can be found around the World since the 1950s. There are different objectives to set up a SWF, their effects can be seen both in home countries and host countries of global system. As a new agent in the field of political economy, they affect the change and transformation of power, state and market dynamics. In this study, the examples of existing Sovereign Wealth Funds and Turkey Wealth Fund Management Cooperation will be evaluated based on costs and benefits.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2019
    The Effects of Boron (Orthoboric Acid) Supplementation Into Diets of Hens During Late Laying Period on Performance and Some Serum Parameters

    Kaya, Hacer; Macit, Muhlis

    This study was carried out to determine the effects of boron (orthoboric acid) addition to the diets of hens in the late laying period on performance and some serum parameters. Two hundred eighty-eight Lohman commercial laying hens which are 62 weeks old were fed with 0, 50, 75, and 150 mg/kg of B for 12 weeks. The research was carried out in 18 replicates, and four laying hens were used for each replicate. During the research, 16-hour lighting was applied and feed and water were given as ad-libitum. Supplementation of different level of B did not alter the live weight change and average egg weight from performance characteristics, but egg production increased and also feed efficiency and daily feed intake reduced (P<0.01). Serum glucose, cholesterol, triglycerides, creatinine, total and direct bilirubin values were not affected by additional B. While addition of B into the diets of laying hens did not affect the outcomes of serum alkaline phosphatase (ALP), aspartate amino transaminase (AST) and gamma glutamyl transaminase (GGT) enzyme activities (P>0.05), but alanin amino transaminase (ALT) was affected by Boron (P<0.05). It is concluded that in order to have a positive effect on performance of laying hens in the late laying period, 50 mg/kg B supplementation is adequate and may be suggested.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam