Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Kadastro paftalarının yenilenmesi üzerine bir inceleme: Erzurum Bölge Müdürlüğü örneği

    Sinan Yıldırım

    Türkiye'de Cumhuriyetin ilanıyla birlikte 1920'li yıllarda başlayan kadastro çalışmaları bugüne kadar çeşitli ölçme teknikleriyle değişik standartlarda ve farklı yasal dayanaklarla yürütülmüştür. Bunun sonucunda, kadastrodaki en önemli problemlerden biri mevcut altlıkların günümüz kadastrosundan beklentileri karşılayacak nitelikten uzak olmasıdır. Oysa 2005 tarihli 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun birinci maddesinde kadastronun amacı mekânsal bilgi sisteminin altyapısını oluşturmak olarak tarif edilmiştir. Bu problemi çözmek ve kadastro paftalarını yenilemek amacıyla Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (TKGM) 2009 yılında Tapu ve Kadastro Modernizasyon Projesi'ni (TKMP) başlatmıştır. Proje kapsamında 2014 yılının sonuna kadar 10 milyon parselin yenilenmesinin tamamlanması hedeflenmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'de kadastro paftalarının yenilenmesi kapsamındaki çalışmalar örnek bir uygulama alanı üzerinde yasal ve teknik boyutuyla ele alınarak mekânsal bilgi sisteminin altyapısını oluşturmaya yönelik olarak ikinci kadastroya olan ihtiyacın değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Erzurum Tapu ve Kadastro VIII. Bölge Müdürlüğü'nün yürüttüğü kadastro yenileme çalışmaları incelenmiştir. Yenileme çalışmalarının teknik boyutu değerlendirildiğinde özellikle özel sektörün imkânlarıyla yenileme çalışmaların hızlı bir şekilde tamamlandığı kadastro teşkilatının kontrol ve denetimlere ağırlık verdiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte kadastrodaki yenileme çalışmalarının bazı eksikliklerinin de bulunduğu anlaşılmaktadır. Bunlardan en önemlisi yenileme çalışmalarının mevcut kadastro verilerinin zenginleştirilmesi ve güncellenmesi noktasında yetersiz kalmasıdır. Yenileme mevzuatının mülkiyete yönelik hak tesislerine ve cins değişikliği işlemlerine müsaade etmiyor olması diğer bir eksiktir. Bütün bunlar yenilenen kadastro verilerinin arazinin fiili durumunu göstermesini de engellemektedir. 3402/22.a Uygulaması kadastro haritalarının yenilenmesinin yanında tapu kütüğünde bulunan parsellerle kadastro paftasındaki parsellerin birebir eşlenmesini sağlaması açısından oldukça yararlı bir çalışmadır. Anahtar Kelimeler: Kadastro, Kadastro Haritalarının Yenilenmesi,3402/22.a Uygulaması

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Mescitli (Gümüşhane) ve çevresindeki eosen yaşlı volkanik kayaçlarin petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özeliklerinin incelenmesi

    Kübra Şahin

    Mescitli (Gümüşhane) ve çevresinde yer alan Eosen yaşlı volkanik kayaçların petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özelliklerinin incelenmesini amaçlayan bu çalışma ile inceleme alanındaki kayaçların gelişimleri ortaya konularak, kökenleri belirlenmeye çalışılmıştır. Doğu Pontidlerin Güney Zonu'nda yer alan inceleme alanının tabanında Liyas yaşlı Hamurkesen Formasyonu bulunur. Bu birim Dogger-Malm-Alt Kretase yaşlı Berdiga Formasyonu tarafından uyumsuz olarak üstlenir. Üst Kretase yaşlı Kermutdere Formasyonu bu birim üzerine uyumsuz olarak gelir. Tüm bu birimler Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu tarafından uyumsuz olarak üstlenir. İnceleme alanının en genç birimini Kuvaterner yaşlı alüvyonlar oluşturur. İncelenen Eosen yaşlı volkanik kayaçlar bazaltik andezit, andezit, traki andezit, dasit ve riyolit bileşiminde olup, başlıca plajiyoklas, kuvars, hornblend, ojit ve biyotit minerallerinden oluşurlar. Eosen yaşlı Mescitli volkanitleri kalk-alkali karakterli olup, düşük-orta K içeriğine sahiptirler. Volkanitler büyük iyon yarıçaplı litofil elementler ve hafif nadir toprak elementlerce zenginleşmiş, yüksek çekim alanlı elementler bakımından da tüketilmişlerdir. Kondrite normalize edilmiş nadir toprak element dağılımları, düşük-orta derecede zenginleşmeyle konkav şekilli olup (LaN/LuN=1-19), volkanitleri oluşturan kayaçların benzer kaynaktan itibaren oluştuklarını gösterirler. Volkanitlerin gelişiminde başlıca fraksiyonel kristallenme, daha az oranda da özümleme ± magma karışımı rol oynamıştır. Tüm bu veriler, volkanitlerin köken magmasının muhtemelen daha önce yitimle ilişkili olaylardan türeyen sıvıların metazomatizması yoluyla zenginleşmiş, yarı kıtasal (subcontinental) litosferik manto kaynağından türemiş olabileceğini gösterir. Anahtar Kelimeler: Doğu Pontidler, Eosen, Jeokimya, Mescitli Volkanitleri, Petrografi, Petroloji, Torul.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Gümüşhane ilinin köse ilçesinde halkın afet konusundaki bilgi ve bilinç düzeylerinin tespiti araştırması

    Cem Meral

    Gümüşhane ilinin Köse ilçesinde yapılan araştırmamız halkımızın afetler konusundaki temel bilgi ve bilinç düzeylerinin tespit edilmesini amaçlamaktadır. Çalışma 2013 yıl Haziran ve Temmuz aylarında Gümüşhane ilinin Köse ilçesinde yapılmıştır. Çalışmanın evrenini Gümüşhane ilinin Köse ilçesinde yaşayanlar oluşturmaktadır. Örnekleme yöntemi rastgele tabakalama yöntemi ile 1/10 oranında seçilmiştir ve araştırmaya katılmayı kabul edenlere uygulanmıştır. Araştırmada, daha önce yapılan araştırmalar taranmış ve anket tekniği kullanılarak elde edilen veriler SPSS 15 Programında değerlendirilmiştir. İstatistik analizi için Ki-Kare testi kullanılmıştır. Anketimiz 20 sorudan oluşmuştur. İlk üç soruyu yaş, eğitim ve cinsiyet soruları oluşturmaktadır. Diğer 17 sorusu ise katılımcıların afetler konusundaki bilgi ve bilinç durumlarını tespit etmeye yönelik sorulardır. Araştırma için 254 adet anket formu yüz yüze görüşme tekniği ile doldurulmuştur. Araştırmamızın sonunda halkımızın afetler konusunda yeterli bilgi ve bilinç düzeyine sahip olmadığı, eğitim seviyesine bağlı olarak afetlerle ilgili konularda bilgi sahibi olma durumunun arttığı, kadın katılımcıların erkeklere oranla afetler konusunda bilgi ve bilinç düzeylerinin daha düşük olduğu tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Ülkemizde afet yönetimi, Gümüşhane örneği ile Gümüşhanede yaşayan üniversite gençlerinin afetle ilgili bilgi düzeyleri

    Ali Yıldız

    Gümüşhane özelinde değerlendirdiğimizde, afetlerle ilgili önemli sorunlardan biri de gençlerin bilgi, ilgi ve bilinç eksikliğidir. Gençlerimizin %81'i afet eğitimi almadığını, %78,4'ü kendini afetler konusunda yeterli görmediğini belirtmektedir. Ayrıca gençlerimizin %72,4'ü yaşadığı konutun dayanıklılığını bilmemekte, %47,5'i afet sigortası olmadığını belirtmekte, %51,5'i ise afet sonrası konutunda hasar oluşursa hangi kurumla irtibata geçeceğini bilmemektedir. 2009 yılında faaliyete geçen Başbakanlık AFAD'ın en hızlı şekilde kendi personelini eğitmesi, özellikle risk yönetimi konusuna eğilmesi bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve belediyelerle ortak paydada çalışmalarını yürütmesi gerekmektedir. Halkın bilgi eksikliğini giderici, bilinç düzeyini arttırıcı çalışmalar yapılmalıdır. Bu konu sadece AFAD'a bırakılmamalı, bütün kurumların özellikle Milli Eğitim Bakanlığının afet eğitimi konusunda yeni nesilleri yetiştirmesi ülkemiz geleceği açısından çok önem taşımaktadır

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Kentsel alanlarda gayri̇menkul değerleme i̇çi̇n bölgesel kapi̇tali̇zasyon oraninin beli̇rlenmesi̇: Amasya/Merzi̇fon örneği̇

    İlknur Kaynar

    Gayrimenkul değerlemesinde en büyük sorun gayrimenkul değerine etki eden faktörlerin kesin bir modelin oluşturulamamasıdır. Bu nedenle gayrimenkul değerlemesine yönelik değişik birçok yöntem geliştirilmiştir. Bu yöntemlerin birbirine göre avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı ülkemizde kullanılan gayrimenkul değerleme yöntemlerinin tanıtılması ve değerlendirilmesidir. Seçilen örnek bir çalışma alanı için bölgesel gayrimenkullere ait bilgilerden kapitalizasyon oranlarının bulunması hedeflenmiştir. Amasya İli Merzifon İlçesindeki taşınmazlar mahallelerin yapısal özelliklerine göre gruplara ayrılarak her bir grup için kapitalizasyon oranı belirlenmiştir. Elde edilen kapitalizasyon oranları bölgelerin getiri oranlarını ve gelirlerinden hareketle ortalama değerlerini gösteren sabitlerdir. Anahtar Kelimeler: Değerleme Yöntemleri, Gayrimenkul Değerleme, Kapitalizasyon Oranı.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Uzaktan algılama ve cbs ile yayla alanlarındaki değişimin izlenmesi: Gümüşhane örneği

    Mustafa Ceylan

    Uzaktan Algılama ve CBS teknolojileri ile uzun zaman aralıklarına ait zamansal ve mekansal değişim bilgilerini elde etmek mümkün olmaktadır. Günümüzde, uydu görüntüleri ve hava fotoğrafları bu değişimlerin takibinde ve değişimler sonucu ortaya çıkan problemlere ilişkin çözüm üretilmesinde önemli bir kaynaktır.Bu çalışmada farklı zamanlara ait hava fotoğrafları ve uydu görüntülerinin değerlendirilmesi ile Gümüşhane ilinde bulunan, 4 yayla ve 2 köydeki zamansal ve mekansal değişim belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma alanını kapsayan 1982 yılına ait siyah – beyaz hava fotoğrafları ve 2011 yılına ait yüksek çözünürlüklü WORLDVIEW-2 uydu görüntüsü elde edilmiş olup; arazi örtüsü, yol ve bina detaylarını tanımlamada ve sınıflandırmada, Gümüşhane iline ait CORINE arazi örtüsü sınıflandırma sistemine göre üretilmiş 2006 yılına ait arazi örtüsü veri katmanı ve 1 / 25 000 ölçekli standart topografik haritalardan faydalanılmıştır. Görsel değerlendirme teknikleri kullanılarak gerçekleştirilen çalışmada CBS ile oluşturulan veritabanına uygun veriler girilmek suretiyle değişim analizleri yapılmış ve sonuçlar irdelenmiştir. Sınıflara ilişkin oransal artış ve azalmalarda; Gümüşhane yöresinin sahip olduğu engebeli arazi yapısı, yörede yaşayan insanların birtakım ekonomik kısıtlılıklardan dolayı dışarıya göç etmesi, yayla alanlarını rekreasyon amaçlı kullanmak isteyen insanların bulunduğu birtakım yapılaşma faaliyetleri gibi unsurların etkili olduğu sonucuna varılmıştır.Bu çalışma ile Gümüşhane'deki yayla ve köylere ilişkin yapılacak planlama ve çalışmalara ışık tutacak önemli bilgiler elde etmek ve yapılacak bu planlama ve çalışmalara altlık oluşturmak amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Arazi Kullanımı, Coğrafi Bilgi Sistemleri, Gümüşhane, Uzaktan Algılama, Yayla.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Gümrük kaçakçılığıyla mücadelede karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri; Türkiye gümrükleri üzerine bir araştırma

    İlhan Çopur

    Gümrük Kaçakçılığı, ekonomisini kayıt altına alarak büyütmek isteyen tüm ülkelerin karşı karşıya kaldığı; yoğun ve kararlı bir şekilde mücadele etmeleri gerektiği, büyük bir sorundur. Tüm dünya ülkelerinin ekonomilerine olduğu gibi, Türkiye ekonomisine de ciddi zararlar veren kaçakçılık, toplumsal adaleti zedelemekte, toplumsal huzuru bozmakta ve vatandaşın devlete olan güvenini sarsmaktadır. Kaçakçılık devlete vergisini veren, hukuka ve kanunlara saygılı, erdem ve ahlak sahibi insanların haklarının gasp edildiği bir suç türüdür. Bu çalışmada, gümrük kaçakçılığı merkezinde gümrüklerde yaşanan kaçakçılık olayları, bu olayların neden ve sonuçlarıyla birlikte, Türkiye gümrüklerinde kaçakçılık suçuyla mücadelede yaşanılan sorunları ve çözüm önerilerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu kapsamda, Emniyet ve Gümrük teşkilatlarının kaçakçılıkla mücadelede gösterdikleri çabalar neticesinde ele geçirdikleri kaçak eşyaları belirten istatistikî kaynaklardan da yararlanılarak hazırlanan tezin birinci bölümünde gümrük, kaçakçılık mevzuatı ve kaçakçılık kanununda belirtilen kaçakçılık fiilleri ve bu fiillere uygulanacak yaptırımların anlatılmış, ikinci bölümde gümrüklerde yaşanan kaçakçılık türlerine ve bu kaçakçılık faaliyetlerinde ele geçirilen eşyaların değer bazında istatistikî bilgilerine ver verilmiş, üçüncü ve son bölümde ise gümrüklerde yaşanan idari, yapısal, altyapı ve sosyal sorunlar başta olmak üzere karşılaşılan sorunlara değinilmiştir. Anahtar Sözcükler: Gümrük, Kaçakçılık, Suç, Toplumsal Adalet, Mücadele

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Aşırı güven ve borç düzeyi ilişkisi: BİST inşaat sektöründe ampirik bir inceleme

    Selçuk Yalçın

    Geleneksel finans teorileri insanların rasyonel davrandıklarını ileri sürmekte ve insanların bu rasyonelliğe göre hareket ettiğini belirtmektedir. Fakat daha sonra yapılan pek çok araştırma piyasalarda geleneksel finans teorilerinin açıklayamadığı bir çok anomali tespit etmiştir. Bu anomalileri açıklamak için yapılan yeni çalışmalar sonucunda, geleneksel finans teorilerinin aksine insan davranışlarının rasyonel olmadığını ileri süren yeni finans teorileri ortaya konmuştur. Bu yeni teoriler sayesinde finansta "Davranışsal Finans" adı altında yeni bir alan ortaya çıkmıştır. Davranışsal finans insanların karar verme süreçlerinde rasyonel davranmadığını çeşitli psikolojik etkiler altında kalarak karar verdiğini ileri sürmektedir. Bu çalışmada davranışsal finansın önemli yaklaşımlarından biri olan aşırı güven ile borç düzeyi arasındaki ilişki araştırılmıştır. Borsa İstanbul (BİST)'da 2002-2012 yılları arasında işlem gören şirketlerin verileri incelenerek yapılan çalışmada aşırı güven ile borç düzeyi arasında istatistiksel olarak negatif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Akademisyenlerin iş stresi ile iş motivasyonu ilişkisinin incelenmesi

    Zeynep Aslan

    Modern çağda, örgütler insan odaklı çalışmanın önemi konusunda büyük bir gelişim göstermişlerdir. Çalışanların iş memnuniyeti iş performanslarına bu ise örgütün performansına yansımaktadır. Çalışanların başarıya ulaşmak için ihtiyaç duydukları motivasyonu sağlamak örgüt için büyük önem arz eder. Bu motivasyon, çalışanın mutluluğu, işine olan ilgisinin artmasını, ekip çalışması gibi birçok alanda personelin olmazsa olmaz ihtiyaçlarındandır. Motivasyonun ihtiyacı olan çalışanlar, aynı zamanda bu motivasyonu kaybetmemek adına çaba sarf etmektedirler. Çağın getirdiği fiziki, psikolojik, sosyal ve ekonomik etkenler bireyleri etkisi altına almış bulunmaktadır. Tüm bu faktörler kişiye olumlu veya olumsuz anlamda etkileyebilir. Bu etkilerin sonucu kaçınılmaz olan stres kavramı ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, ülkemizde eğitim ve bilim adına en güçlü kurumlardan biri olan üniversitelerde çalışan akademisyenlerin iş motivasyonları incelenmiştir. Artık tüm bireylerin özel veya iş yaşamında karşılaştıkları stresin, akademisyenler üzerinde yapılan çalışmayla, iş motivasyonuna etkisi gözlemlenmiştir. Çalışmada 9 üniversitede çalışan 240 akademisyen üzerinde anket uygulanarak iş stresi ile iş motivasyonu ilişkisi araştırılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Toplam kalite yönetiminin işletme performansına etkisi: Lojistik sektöründe bir uygulama

    Emine Yılmaz

    ÖZET YÜKSEK LİSANS TEZİ TOPLAM KALİTE YÖNETİMİNİN İŞLETME PERFORMANSINA ETKİSİ: LOJİSTİK SEKTÖRÜNDE BİR UYGULAMA Emine YILMAZ 2014-XV+ 89 sayfa Günümüzde işletmeler küresel rekabetin, bu rekabet sonucu ortaya çıkan yeni yaklaşımların, iş piyasasında oluşturulan yeni rekabet stratejilerinin ve performans artırıcı tekniklerin uygulanabilirliği konusundaki problemlerle karşı karşıyadır. Bu ortamda ayakta kalabilmenin tek yolu ise işletme verimliliği ve karını artıracak uygulamalara her zamankinden daha fazla önem vermek ve bu yönde radikal kararlar almaktır. İşletme performansının artırılması karlılık ve verimliliğin belirleyicisi olduğundan, bu yönde atılacak adımlara büyük önem verilmelidir. Toplam Kalite Yönetimi, müşteri ve işgören memnuniyetini sağlamak amacıyla her faaliyetin sürekli iyileştirme çerçevesinde, bilgi ve sistem yaklaşımı kullanılarak tüm süreç ve aşamalarda kalite odaklı çalışılmasıdır. Belirlenen hedefler sonucu ortaya çıkan çıktıların ölçülmesi ise işletmenin her geçen gün daha da artan rekabet ortamında ayakta kalabilmesi için oldukça önemlidir. Bu anlamda işletmelerde TKY adına yürütülen faaliyetlerin işletme performansına olan etkisinin belirlenmesi bir işletmenin sahip olduğu kaynakların değerlendirilmesinin ötesinde geleceğe yönelik oluşturulacak amaç ve hedeflerinin belirlenmesi açısından da büyük önem taşımaktadır. Bu tez çalışmasının temel amacı, TKY uygulamalarının işletme performansına olan etkisini ortaya koymaktır. Tez çalışması kapsamında gerçekleştirilen araştırma, Trabzon ve Gümüşhane ilinde faaliyet göstermekte olan lojistik işletmelerindeki çalışanlar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Anket sonucunda toplanan veriler SPSS programı ile değerlendirilmiştir. Gerçekleştirilen araştırma sonucunda TKY uygulamalarının işletme performansı üzerinde olumlu etkilerinin olduğu görülmüştür. Yapılan değerlendirmeler sonucu, TKY ile İşletme Performansını arasında ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Kalite, Toplam Kalite, Toplam Kalite Yönetimi, Performans, İşletme Performansı,

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    İş etiğinin iş tatminine etkisi: Gümüşhane kamu kurumları çalışanları örneği

    Emre Seyrek

    Gelişen ve küreselleşen dünyada rekabet koşulları gün geçtikçe değişmekte ve zorlaşmaktadır. Bu koşullar içinde örgütler rakipleri karşısında daha başarılı bir yönetim ve iş yaşamı sürdürmeleri için çalışanlarının ve yöneticilerinin iş tatmini seviyesini arttırma yoluna gitmelidirler. İş tatmini seviyesini dikkate alan örgütler buna bağlı olarak iş yerinde iş tatminini arttırma yollarına gitmelerinin yanında iş etiğine de büyük önem vermeleri gerekir. İş yerinde etik kurallarının belirlenmesi ve bunlara etiksel ilkelere uygun şekilde davranılması örgütte iş tatmini seviyesini arttıracaktır. İş etiği anlayışı içinde yaşamını sürdüren örgütler, örgüt içinde güvenilir bir ortam oluşturacaktır. Şeffaf bir yönetim anlayışı, adaleti gözeten yöneticiler ve örgütte çalışanların sosyal ortamı ve ilişkileri etik anlayışı içinde olması örgütü daha başarılı hale getirecektir. İş tatmini arttırmanın yolları arayan ve etik ilkeleri göz önünde bulunduran örgütler küreselleşen rekabet çevresinde güvenle yollarına devam edecek rakipleri karşısında başarılı bir yol izleyeceklerdir. Bu çalışmamızda örgütlerdeki iş tatmini ve iş etiği ilişkisini inceleyeceğiz. Gümüşhane ilinde 12 kamu kurumuna 223 anket yapılmış ve iş yerindeki etik yaşamının ve yöneticilerin etiksel hareketlerinin çalışanların iş tatminine etkisi araştırılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Mu'allakalarda nevasih fiiller ve kullanım şekilleri

    Muhammet Berat Can

    "Mu'allakalarda Nevâsih Fiillerin Kullanımı" isimli tezimiz bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde "Mu'allakalar ve Şairleri" tanıtılmıştır. İkinci bölümde "Nevâsih fiiller" yapısal ve anlamsal özellikleri açısından incelenmiştir. Üçüncü bölümde "Mu'allakalarda nevâsih fiillerin geçtiği beyitler" tespit edilmiş ve detaylı irabları yapılmıştır. Sonuç bölümünde ise ulaştığımız sonuca ve önemli görülen bazı noktalara değinilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Etnik yapıdaki değişimin muhasebe düşüncesi üzerindeki etkisi: Hamidiye Ticaret Mektebi örneği

    Seda Sağlamyürek

    Amaç: Bu çalışmanın amacı, Osmanlı Devleti'nden Cumhuriyet Rejimine geçiş sürecinde etnik yapıdaki değişimin, muhasebe düşüncesi üzerindeki rolünü belirlemektir. Metodoloji/Yaklaşım: Etnik değişimin muhasebe düşüncesi üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla Osmanlının ticari faaliyetlerindeki etnik işbölümü incelenerek ticaretin ayrılmaz bir parçası olan muhasebe uygulamaları değerlendirilmiştir. Ayrıca Osmanlıdaki etnik grupların muhasebe eğitimine verdiği önem ele alınarak bu olgunun Hamidiye Ticaret Mektebi öğrencilerine yansımaları analiz edilmiştir. Bulgular: Osmanlı Devleti'nde etnik/dini grup olarak değerlendirilen gayrimüslim ve müslüman kesimden gayrimüslimlerin ekonomik faaliyetlerin her dalında yoğunlaştığı gibi bu alanda, eğitimleşmeye de önem verdiği tespit edilmiştir. Öte yandan etnik kimliklerin uzantısı niteliğinde olan ulus devletlerinin, uluslararası ticaretin yaygınlaşması ile ortak muhasebe sistemine geçmesinin ekonomik bağımsızlıkları üzerinde avantaj ve dezavantajlara sebep olduğu sonucuna varılmıştır. Çoğu zaman bu ekonomik bağımsızlığın öneminin, ulus devletlerin etnik kimliklerinin önüne geçtiği de elde edilen bulgular arasında yer almaktadır. Orjinallik/Değer: Bu araştırma vasıtasıyla etnik gruplaşmaların ticaret ve muhasebe üzerindeki etkileri betimlenmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Etnisite, Osmanlı iktisadi hayat, ticaret ve muhasebe eğitimi, Hamidiye Ticaret Mektebi, muhasebenin küreselleşmesi.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Heyelan hız alanlarının anlık tusaga-aktif ölçüleriyle belirlenmesi

    Neşat Başoğlu

    Heyelanların sebep olduğu maddi ve manevi kayıplara bakıldığında, heyelanların izlenmesi ve araştırmalar yapılması gereken önemli bir doğa olayı olduğu ortaya çıkar. Kayıpları en aza indirmek ve bu doğa olayıyla mücadele edilebilmek için heyelanların periyodik olarak izlenmesi gerekmektedir. Deformasyon ölçümleri bu hareketlerin hızına bağlı olarak belirli periyot aralıklarında yapılmalıdır. Gerçekleştirilen ölçümler neticesinde deformasyon analizleri yapılabilmekte objelerin değişimleri belirlenebilmekte ve objeler üzerinde karar verilebilmektedir. Bu çalışmada, Trabzon ili Çağlayan beldesi Kutlugün (Hacımehmet) bölgesindeki heyelanı kapsayacak şekilde araziye tesis edilen 35 ayrı noktada TUSAGA-Aktif (Türkiye Ulusal Sabit GNSS İstasyonları Aktif Ağı) ile 3 periyot (Ağu.2012–Kas.2012–Şub.2013) da gerçekleştirilen GPS ölçülerinden yararlanılarak; meydana gelen deformasyonların hem statik hem de kinematik deformasyon analizleri yapılmış ve elde edilen veriler irdelenmiştir. Bu veriler, statik ve kinematik deformasyon modellerinde kullanılmıştır. Kinematik tek nokta modeliyle noktaların hareketleri, hareketlerin hızları ve ivmeleri belirlenmiştir. Modelin çözümünde Kalman-Filtreleme tekniği kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda noktalara ait yatay ve düşey konum değişimleri ve hareket parametreleri hesaplanmıştır. Heyelanın güncel durumu, mekanizması ve ileriye yönelik önlemler alınması hakkında yorumlar yapılmıştır. Noktaların, kayma yönleri, kayma miktarları ve hızları belirlenmiş, bu gelişmelere bağlı olarak da, heyelanın davranışları analiz edilmiştir. TUSAGA-Aktif sisteminin, deformasyon izlemede kullanılabilirliğinin ve istenilen hassasiyete ulaşılıp ulaşılamayacağı soruları yanıtlanmaya çalışılmıştır. TUSAGA-Aktif sisteminin küçük çaplı, lokal heyelanlarda; zaman ve maliyet açısından kullanılabilirliği vurgulanmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Polimerle iyileştirilmiş harçların farklı kür koşulları ve yüksek sıcaklık etkisi altında mekanik davranışlarının incelenmesi

    Yusuf Kaya

    Polimer teknolojisindeki gelişmelerle ucuzlayan ve yaygınlaşan polimerler, günümüzde çeşitli yapısal uygulamalarda da oldukça sık kullanım alanı bulmaya başlamıştır. Polimer katkılar, betonun fiziksel ve mekanik özelliklerini iyileştirmektedirler. Ayrıca polimer katkılar harçların donma-çözülme direnci, asit direnci, sülfat direnci gibi dayanıklılık özelliklerini de attırarak daha uzun ömürlü bir beton elde edilmesini sağlamaktadır. Bununla birlikte yüksek ısı etkisinde ergiyerek betona kavlanma gibi zararlı etkilere karşı katkı sağlaması beklenir. Öte yandan, polimer malzemenin polimerleşebilmesi için kuru ortama, betonun ise hidratasyonu için suya ihtiyaç duyması bu kompozitler için önemli bir sorunu teşkil etmektedir. Bu bağlamda oluşan bu çalışma iki ana kısımdan oluşur. Birinci kısmında farklı koşullarda kür edilen polimerle iyileştirilmiş harçların mekanik ve fiziksel özellikleri incelenerek en uygun kür şartı belirlenmiştir. Bunun için 3 farklı polimer (MAD (Modifiyeli Akrilik Dispersiyon), PÜ (Poliüretan), SBR (Stiren Butadiyen Kauçuk)) çimento harçlarına 5 farklı oranda (%0, %5, %10, %15, %20) katılarak numuneler hazırlanmıştır. Daha sonra hazırlanan numuneler, 3 farklı kür (1. Kür: Günde iki kez dışarıda sulama, 2. Kür: 16 saat suda 8 saat dışarıda, 3. Kür: 1 gün suda bir gün dışarıda) koşulunda 28 gün boyunca kür edildikten sonra mekanik özelliklerinin değişimi gözlemlenmiştir. İkinci kısmında ise birinci kısımda belirlenen kür koşulu ile kür edilen numunelerin yüksek ısı dirençleri gözlemlenmiştir. Yüksek ısı deneyleri kapsamında mevcut 3 farklı polimer (MAD, PÜ, SBR) malzeme çimento hamurlarına 5 farklı katkı oranında (%0, %5, %10, %15, %20) katılarak numuneler hazırlanmıştır. Daha sonra bu numuneler 28 gün boyunca birinci kısımda belirlenen kür koşulu ile kür edildikten sonra 4 farklı sıcaklığa (21 °C, 100 °C, 200 °C ve 250 °C) tabi tutulmuştur. Belirtilen sıcaklıklara bir saat maruz kalan numunelerin mekanik özelliklerinin değişimi gözlemlenmiştir. Ayrıca polimerle iyileştirilmiş harçların fiziksel özelliklerinin değişimini incelemek için petrografik özellikleri, su emme, su işleme derinliği ve birim kütleleri de belirlenmiştir. Çalışmadan elde edilen en önemli bulgular özetlenecek olunursa; öncelikle fiziksel özellikler dikkate alındığında, polimer katkıların numunelerin su emme oranını ve su işleme derinliğini önemli ölçüde düşürdüğü tespit edilmiştir. Çalışmanın birinci kısmından elde edilen sonuçlar doğrultusunda polimer katkılı taze harç numunelerinin su ile teması arttıkça mekanik özelliklerinin düştüğü gözlemlenmiştir. Bu sonuç doğrultusunda en uygun kür koşulu su ile temasın en az olduğu 1. Kür Koşulu olarak belirlenmiştir. Genel olarak polimerle iyileştirilme harcın basınç dayanımını azaltırken eğilme dayanımı ve yüksek sıcaklık direncini olumlu yönde etkilemiştir. Sonuç olarak, kullanılan polimer türlerinden SBR ve MAD harçların özellikleri üzerinde olumlu bir etki gösterirken, PÜ ise tüm şartlar altında olumsuz sonuçlar göstermiştir. En yüksek sıcaklık (250 °C) için en iyi performansı SBR polimeri göstermiştir. 250 °C sıcaklığa maruz kalması sonucunda katkısız numunelerle kıyaslandığında %15 SBR katkılı harçların, eğilme dayanımı %42, sehimi %15, basınç dayanımı %21 daha yüksek çıkarak oldukça olumlu sonuçlar vermiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Polimerle iyileştirilmiş harçların en uygun kür koşullarının belirlenmesi ve donma-çözülme etkisi altında mekanik davranışlarının incelenmesi

    Sedat Sevin

    Son yıllarda polimer teknolojisinde meydana gelen gelişmeler ile polimerlerin çimento harçlarında katkı malzemesi olarak kullanımı yaygın hale gelmiştir. Polimer katkılar, betonun fiziksel ve mekanik özelliklerini iyileştirmektedirler. Ayrıca polimer katkılar harçların donma-çözülme direnci, asit direnci, sülfat direnci gibi dayanıklılık özelliklerini de attırarak daha uzun ömürlü bir beton elde edilmesini sağlamaktadır. Ancak polimer malzemenin polimerleşebilmesi için kuru ortama, betonun ise hidratasyonu için suya ihtiyaç duyması bu kompozitler için önemli bir sorunu teşkil etmektedir. Bu bağlamda; çalışma temel olarak iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısmında farklı koşullarda kür edilen polimerle iyileştirilmiş harçların mekanik ve fiziksel özellikleri incelenerek en uygun kür ortamı belirlenmiştir. Bunun için 3 farklı polimer (SBR (Stiren Butadien Rubber), PSBR (Polycarboxylate-Stiren Butadien Rubber), SAC (Stiren Acrylik Co-Polymer)) çimento harçlarına 5 farklı oranda (%0, %5, %10, %15, %20) katılarak numuneler hazırlanmıştır. Daha sonra hazırlanan numuneler, 3 farklı kür (1. Kür: dışarıda sulama, 2. Kür: 16 saat suda 8 saat dışarıda, 3. Kür: 1 gün suda bir gün dışarıda) koşulunda 28 gün boyunca kür edildikten sonra mekanik özelliklerinin değişimi gözlemlenmiştir. İkinci kısmında ise birinci kısımda belirlenen kür koşulu ile kür edilen numunelerin donma-çözülmeye karşı dirençleri gözlemlenmiştir. Buna yönelik olarak donma-çözülme deneyleri, mevcut 3 farklı polimer malzeme, çimento hamurlarına 5 farklı oranda (%0, %5, %10, %15, %20) katılarak gerçekleştirilmiştir. Daha sonra bu numuneler 28 gün boyunca birinci kısımda belirlenen kür koşulu ile kür edildikten sonra 3 farklı donma-çözülme döngüsüne (0, 100, 200) tabi tutulmuştur. Donma-çözülme döngülerinin sonunda numunelerin mekanik özelliklerinin değişimi gözlemlenmiştir. Ayrıca polimerle iyileştirilmiş harçların fiziksel özelliklerinin değişimini gözlemlemek için petrografik özellikleri, su emme, su işleme derinliği ve birim kütleleri de incelenmiştir Çalışmadan elde edilen en önemli bulgular özetlenecek olunursa; öncelikle fiziksel özellikler dikkate alındığında, yapılan su emme ve su işleme derinliği deneylerinde, polimer katkıların numunelerin su emme oranını önemli oranda düşürdüğü ve su işleme derinliğini de yüksek oranda azalttığı tespit edilmiştir. Kür özelliklerinin incelendiği birinci aşamada elde edilen sonuçlar doğrultusunda polimerle iyileştirilmiş harçların taze halde su ile teması arttıkça mekanik özelliklerinin düştüğü belirlenmiştir. Bu sonuç doğrultusunda en uygun kür koşulu su ile temasın en az olduğu 1. Kür Koşulu olarak belirlenmiştir. Genel olarak, kullanılan polimer türlerinden SBR ve PSBR, harçların özellikleri üzerinde olumlu bir etki gösterirken, SAC ise tüm şartlar altında olumsuz sonuçlar göstermiştir. Polimerle iyileştirmenin harçların basınç dayanımını bir miktar düşürdüğü, ancak özellikle eğilme ve donma-çözülme direncine olumlu katkılar sağladığı görülmüştür. 200 donma-çözülme döngüsü sonunda %15 SBR ve %20 PSBR katkılı numunelerin eğilme dayanımları katkısız numunelere göre %45-50 oranında daha yüksek çıkarak oldukça olumlu sonuçlar elde edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Statik tusaga-aktif ölçüleri yardımı ile heyelanların izlenmesi - Gümüşhane İmam Hatip Lisesi heyelan örneği.

    Erdem Kazancı

    Günümüzde hassas konum belirleme uygulamaları gerçek zamanlı olarak yapılmaktadır. Bu uygulamalar; mühendislik amaçlı ölçmeler, jeodezik çalışmalar, kadastral amaçlı çalışmalar, meteorolojik ölçmeler, yer kabuğu hareketleri ve deformasyondur. Ülkemizde hassas konum belirleme TUSAGA – Aktif sistemi ve TUTGA noktaları dikkate alınarak yapılır. Böylece GNSS ölçümleri ile deformasyon belirleme işlemi yapılır. Bu çalışmada uygulama alanı Gümüşhane İmam Hatip Lisesi ve çevresi olarak seçilmiştir. Eski bir heyelan bölgesi olan bu alan, çevredeki patlatmalar, kazılarla ve meteorolojik olarak ani değişimler tarafından tetiklenmiştir. Periyodik olarak toplanan veriler yardımı ile seçilen uygulama alanındaki deformasyon belirlenmeye çalışılmıştır. Gümüşhane İmam Hatip Lisesi çevresinde deformasyonun belirlenmesi için, heyelanı temsil edebilecek 3 adet nokta araziye aplike edilmiştir. Bu noktalarda GNSS alıcıları ile 2012 Nisan ve 2014 Ocak aylarında olmak üzere 2 periyot ölçü gerçekleştirilmiştir. Ölçüler statik yönteme göre dengelenmiş ve deformasyon analizleri yapılmıştır. Analiz sonuçlarının uyumlulukları irdelenmiş ve aplike edilen noktalarda deformasyon gözlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Kılıçkaya (Bayburt) granitoyidi'nin petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özeliklerinin incelenmesi

    Mürşid Öztürk

    Bu çalışmada, Bayburt yöresinde yer alan Kılıçkaya Granitoyidi'nin mineralojik-petrografik bileşimi, mineral kimyası ve tüm kayaç jeokimyası ortaya konularak, kayaçların oluşum mekanizmaları ve kökenleri belirlenmeye çalışılmıştır. Doğu Pontid Kuzey Zonu'nda yer alan inceleme alanının tabanında Eosen yaşlı andezit ve piroklastları bulunmaktadır. Bu birim Eosen yaşlı Kılıçkaya Granitoyidi tarafından kesilmiş olup, Kuvaterner yaşlı alüvyonlar ile uyumsuz olarak örtülürler. Granitoyidi oluşturan kayaçlar orta-iri taneli olup, plajiyoklas, ortoklas, kuvars, hornblend, biyotit, apatit, zirkon ve opak mineralleri içerirler. Kılıçkaya Granitoyidi elips şekilli olup, yaklaşık 18 km2'lik bir alanda yüzeylenmiştir. Diyorit, granodiyorit ve tonalit bileşimli kayaçlardan oluşmuş olup, yan kayaç ksenolitleri ve diyorit bileşiminde mafik magmatik anklavlar (MMA) içerirler. Granitoyidi oluşturan kayaçlarda magma karışımını gösteren dengesizlik dokuları gözlenmiştir. Kılıçkaya Granitoyidi'ni oluşturan kayaçlar genel olarak I-tipi, yüksek-K'lu kalk-alkalen karakterli olup, yüksek SiO2 içeriklerine (58-67, wt%) sahiptirler. Örnekler metalümin karakterli olup, büyük iyon yarıçaplı litofil elementlerce zenginleşmişlerdir. Kondirite gore normalleştirilmiş nadir toprak element dağılımları yukarıya doğru konkav şekilli (LaN/YbN= 17.14–8.72) olup, çok hafif negatif Eu anomalisi (EuN/Eu*=0.64–0.91) gösterirler.Ana ve izelement değişimleri, granitoyidin gelişiminde plajiyoklas, hornblend ve Fe-Ti oksit fraksiyonlaşmasının etkili olduğunu göstermektedir. Tüm bu özellikler, düşük (Al2O3)/(MgO+FeOT), K2O/Na2O, ASI, (Na2O+K2O)/(FeOT+MgO+TiO2), (Al2O3)/(FeOT+MgO+TiO2) ve yüksek (CaO+FeOT+MgO+TiO2), (Na2O+K2O)/(FeOT+MgO+TiO2), (Al2O3+FeOT+MgO+TiO2) içerikleri, Kılıçkaya Granitoyidi'ne ait kayaçların oluşumunda, amfibolitik alt kıtasal kabuk kaynak kayaçlarının kısmı ergimesine ilaveten, litosferik manto katkısının da önemli bir rol oynadığına işaret eder.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Yöneticilerin dönüşümcü liderlik davranışı ile çalışanların empati davranışlarının çalışanların yöneticilerine olan sadakatleri üzerindeki etkilerini incelemeye yönelik bir araştırma

    Yeliz Akçay

    ÖZET YÜKSEK LİSANS TEZİ YÖNETİCİLERİN DÖNÜŞÜMCÜ LİDERLİK DAVRANIŞLARI İLE ÇALIŞANLARIN EMPATİ DAVRANIŞLARININ ÇALIŞANLARIN YÖNETİCİLERİNE OLAN SADAKATLERİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİ İNCELEMEYE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA Yeliz AKÇAY 2014, XIII + 106 sayfa Bu araştırmanın amacı yöneticilerin, çalışanlar tarafından algılanan dönüşümcü liderlik davranışı ile çalışanların yöneticilerine yönelik empatilerinin yöneticilerine yönelik sadakatleri üzerindeki etkisinin olup olmadığının belirlenmesidir. Araştırmada kullanılan veriler, Trabzon ili sınırları içerisinde faaliyet sürdüren Hekimoğlu Döküm Sanayi İşletmesi'ndeki 205 adet çalışandan elde edilmiştir. Araştırmanın modelini test etmek amacıyla yapısal eşitlik modeli (YEM) kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, çalışanların yöneticileriyle empati kurmaları, yöneticilerin dönüşümcü liderlik davranışları, çalışanların yöneticilerine olan sadakatlerini doğrudan olumlu yönde etkilemektedir. Anahtar Sözcükler: Liderlik, Dönüşümcü Liderlik, Sadakat, Çalışanların Yöneticilerine Olan Sadakati, Empati.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Arazi kullanımlarındaki değişimin sosyo-ekonomik koşullarla değerlendirilmesi: Şebinkarahisar örneği

    Mustafa Aybar

    Bu çalışmada, Şebinkarahisar Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı Şebinkarahisar Orman İşletme Şefliğinin 1987 ve 2013 yıllarına ait orman amenajman planlarından yararlanılarak ormanların arazi kullanım sınıfları, gelişim çağları ve kapalılık sınıfları bazında zamansal ve konumsal olarak meydana gelen değişimler incelenmiştir. Bu değişimlerin incelenebilmesi için amenajman planlarındaki sayısallaşmış meşcere haritalarını kullanarak türettiğimiz arazi kullanım sınıfları, çağ sınıfları ve kapalılık sınıfları haritalarından yararlanılmıştır. Diğer taraftan yerleşim yerlerinin etrafına atılan zonlarla bu alanların etrafındaki arazi kullanım sınıflarının zamanla değişimi incelenmiş ve nüfusun son yıllardaki hızlı azalışı ile ilişkilendirilmiştir. Şebinkarahisar Orman İşletme Şefliğinin toplam alanı 84044,3 hektardır. 1987 Amenajman Planı verilerine göre şeflik alanının % 10.9'u bozuk orman, % 5.68'i verimli orman, % 16.2'si mera alanı, % 9.38'i orman toprağı, % 1.27'si iskan alanı, % 2'si heyelan alanı, % 4.25'i taşlık alan, % 50.3'lük kısmı ziraat alanı ve geriye kalan % 0.002'si sulak alandır. 2013 yılı Amenajman Planın verilerine göre arazi kullanım sınıflarının dağılımına bakıldığında ise 84044.3 hektarlık alanın % 10.7'si bozuk orman, % 10.9'sı verimli orman, % 0.04'ü özel orman, % 1.13'ü iskan alanı, % 51.7'si orman toprağı, % 0.1'i sulak alan, % 1.06'sı taşlık alan, % 0.02'si tesis alanı ve geriye kalan % 24.4'lük alan ziraat alanlarını oluşturmaktadır. Aynı şeflik sınırındaki Amenajman Plan verilerine bakılacak olursa; 2013 yılında verimli ormanlarda % 91.2 gibi büyük bir oranda artış meydana gelmiştir. Ormanlık alanlar 1987 yılında 4775.2 ha iken 2013 yılında 9131.1 ha olarak neredeyse iki katına çıkmıştır. Bu devasa artışın nedenleri, son yıllarda yapılan başarılı ağaçlandırma ve gençleştirme çalışmalarının yanı sıra halkın ormanlar üzerinde sosyal baskının azalmasıdır. Genel olarak yörenin nüfus verilerine bakılacak olursa 1990 yılında 22158 iken 2013 yılında 9811'e gerilemiştir. İskân alanlarının etrafına belirli aralıklarla atılan zonlar ile nüfusun azalmasının ormanlar üzerindeki etkisini araştırılmıştır. Sonuç olarak, çalışma alanında, konumsal veri tabanı sayesinde Şebinkarahisar Orman İşletme Şefliği orman kaynakları ve diğer arazi kullanımlarının zamansal değişimleri 1987-2013 yılları arasında belirlenmiş düzenli ormancılık faaliyetleri ve sosyal baskıya bağlı olarak orman kaynaklarının yapısı ve alan kullanım sınıflarının zaman içerisinde önemli derecede değiştiği görülmüştür.