Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2022
    Türkiye’de Sağlık Göstergelerine Göre İstatistik Bölgelerin Kümeleme Analizi İle Sınıflandırılması

    Köse, Aslı

    Bu çalışmanın amacı 2019 yılı sağlık hizmeti talep, üretim ve kapasite boyutlarındaki verilere göre istatistik bölgelerin hiyerarşik kümeleme analizi ile değerlendirilmesidir. 2019 sağlık istatistiği yıllığındaki bu boyutlardaki veriler farklı ölçüm oranlarına sahip olduğundan standartlaştırılmış Z değerleri alınmış ve analizler SPSS for Windows 15.0 programı ile yapılmıştır. Hiyerarşik kümeleme analizinde aglomeratif hiyerarşik kümeleme ile Ward’s yöntemi seçilmiştir. Araştırmada 12 istatistik bölgeye ait veriler 3 boyutta ayrı ayrı ve birlikte değerlendirilmiştir. Her bir değerlendirmeye ait aglomeratif tablo ve ağaç diyagramına göre küme grupları belirlenmiştir. Sağlık hizmeti talep, üretim ve kapasite boyutlarında ayrı ayrı ve birlikte değerlendirme aşamalarında istatistik bölgeler 3 kümede gruplanmıştır. İstatistik bölgelerin kümelenmesinde coğrafi yakınlık, sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi, nüfus yoğunluğu parametreleri belirleyici role sahiptir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex8TR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    COVID-19 Sürecinde Bağımsız Denetim Raporlarında Yer Alan Görüş Dayanakları ve Kilit Denetim Konularının İncelenmesi

    Yesilelebi, Gl

    Bu araştırmanın amacı, COVID-19 sürecinde bağımsız denetim raporlarında yer alan görüş dayanakları ve kilit denetim konularının incelenmesidir. Araştırma kapsamında, Bankacılık sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin bağımsız denetim raporları ele alınmış ve raporlar içerik analizi ile incelenmiştir. Araştırma sonucunda, denetçi görüşlerinin dayanağını en çok “serbest karşılıklar”ın; kilit denetim konusunda ise en çok “TFRS 9 ‘Finansal Araçlar Standardı’ kapsamında finansal varlıklara ilişkin sınıflama, ölçüm ve değer düşüklüğü”nün oluşturduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, COVID-19 sürecine yönelik yürütülen bu araştırmada, görüşün dayanakları kısmında COVID-19 ile ilgili herhangi bir ifadeye yer verilmediği, kilit denetim konularında konunun nasıl ele alındığı kısmında COVID-19 ile ilgili ifadelerin yer aldığı belirlenmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Sentinel-2 görüntüleri kullanılarak su yüzey alanlarının belirlenmesinde sınıflandırıcıların performanslarının incelenmesi

    Günen, Mehmet Akif

    Nehirler, akarsular, göller ve göletler gibi su yapılarının haritalanması, su kaynaklarının gözlenmesi, zaman içerisinde değişiminin belirlenmesi ve yönetilmesi açısından oldukça önemlidir. Su yüzey alanlarının tespit edilmesi birçok faktörden etkilenen karmaşık bir süreçtir. Su ve su olmayan alanların belirlenmesi problemi için çeşitli çok kanallı bantlı uydu görüntüleri ve sınıflandırma tabanlı yaklaşımlar kullanılmaktadır. Bu çalışmada, sınıflandırma algoritmalarının etkinliğinin araştırılmasında indeks tabanlı yöntemlerden daha başarı sonuç üreten parametrik olmayan (Destek Vektör Makinalar, k-En Yakın Komşuluk ve Karar Ağaçları), olasılıksal (Saklı Markov Model) ve derin öğrenme (Oto- Kodlayıcı) tabanlı danışmalı sınıflandırma yöntemleri kullanılmıştır. Çok bantlı ve yüksek mekansal çözünürlüklü uydu görüntüleri yüksek maliyetli olduğundan sınıflandırma için Sentinel-2 uydu görüntüsüne ait sadece kırmızı, yeşil ve mavi bantlar kullanılarak Arıklar ve Denizli Göletlerine ait su yüzey alanları belirlenmiştir. Deneysel sonuçlar doğruluk, özgüllük, kesinlik, duyarlılık, f-skor gibi karışıklık matrisinden elde edilen metrikler ve görüntü kalite belirlemede kullanılan ortalama karesel hata, yapısal benzerlik indeksi, pik sinyal-gürültü oranı ve Kohen’in Kappa metriği gibi istatistiksel araçları kullanılarak karşılaştırılmıştır. Elde edilen nicel ve nitel deneysel sonuçlarda derin öğrenme tabanlı oto-kodlayıcı istatistiksel olarak en başarılı yöntem olurken, zamansal karşılaştırma açısından karar ağaçları yönteminin daha hızlı çalıştığı belirlenmiştir.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Gayrimenkul değerlemesinde geleneksel yöntemler

    Celik, Kemal

    Gayrimenkul değerlemesi, gayrimenkul veya ilişik hakların belirlenen zaman periyodunda muhtemel değerinin gerçeğe yakın olarak belirlenmesidir. Gayrimenkul piyasasının güvenli işleyebilmesi, gayrimenkullerin güncel ve gelecekteki rayiç değerlerinin bilinmesine bağlıdır. Gayrimenkullerin gerçek değerlerinin bilinmemesi, alım-satım işlemleri, emlak vergisi, kentsel dönüşüm uygulamaları vb. işlemlerde sorun oluşturmaktadır. Gayrimenkullerden güncel değere göre vergi alınmaması ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Günümüzde nominal değerleme, çoklu regresyon ve yapay sinir ağları, bulut CBS vb. farklı birçok kitlesel değerleme yöntemleri taşınmaz değerleme işlemlerinde kullanılmaktadır. Ülkemizde geleneksel tekil değerleme yöntemi olarak kullanılmakta olan maliyet yöntemi, gelir yöntemi ve emsal karşılaştırma yöntemleri bu çalışmada örnek değerleme çalışması eşliğinde tartışılmıştır. Yapılan bu örnek değerleme çalışmasında arazi, arsa tanımları üzerinde durularak, esasen konut alanı ve sanayi alanına isabet eden alanlarda karşılaştırma yöntemi kullanılarak değerleme yapılmıştır. Samsun İli, Atakum İlçesi, Büyükkolpınar Mahallesi ve Gümüşhane İli, Merkez, Bağlarbaşı Mahallesi sırasıyla konut ve sanayi alanı değerlemesi çalışması için pilot bölge seçilmiş ve buna uygun olarak parsel alanı, imar hakkı, satış tarihi, satış değeri verileri elde edilmiştir. Kentteki konut alanına isabet eden arsalar ile sanayi alanı tanımlı arsaların değerlerinin değerleme birimleri (alan/hacim) açısından farklı olduğu tartışılmıştır.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Assessing ursolic acid contents of some commonly consumed herbs grown in Turkey

    Koca, Ilkay; Zannou, Oscar; Ipekci, Burak; Odabaş, Halil İbrahim

    Ursolic acid is a triterpenoid compound in the plant kingdom and has important biological functions. In this study, ursolic acid contents of nine herbs including Anethum graveolens (dill), Camellia sinensis L. (green tea), Lepidium sativum L. (garden cress), Ocimum basilicum L. (sweet basil), Petroselinum crispum L. (parsley), Rosmarinus officinalis L. (rosemary), Salvia officinalis L. (sage), Thymus vulgaris L. (thyme) and Urtica dioica L. (nettle) were determined by High-Performance Liquid Chromatography (RP-HPLC-UV). Based on the results from the analysis of herbs, ursolic acid contents varied between 0.20% and 7.11%. The ursolic acid content was highest in rosemary and sage (7.11±0.20% and 6.63±0.27%, respectively), while the lowest content of ursolic acid was in nettle (0.20±0.10). It is expected from the results of this work to contribute to the knowledge on the nutritional value of commonly consumed herbs in Turkey and encourage their consumption as functional foods.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Denetimde dijital dönüşüm: bilimetrik bir inceleme

    Yesilelebi, Gl

    COVID-19 pandemisinin de etkisiyle teknolojik gelişmelerin hızlandığı ve hayatın hemen her alanında ciddi değişimlere yol açtığı bir dönemde denetim mesleği de kaçınılmaz olarak bu değişimden etkilenmektedir. Özellikle son yıllarda hız kazanan dijital dönüşüm, denetimin kapsamını, metodolojisini ve denetçilerin rolünü büyük ölçüde yeniden şekillendirmektedir. Bu çalışmanın amacı, denetimde dijital dönüşüm üzerine yapılan akademik makaleleri analiz ederek, gelişmenin yönünü ve temel dinamiklerini ortaya koymaktır. Çalışmada bilimetrik ve içerik analizi yaklaşımları birlikte kullanılarak Scopus veri tabanından elde edilen veriler değerlendirilmiş ve VOSviewer programı aracılığıyla görselleştirilmiştir. Bilimetrik analiz yöntemiyle hem yayın hem de atıf açısından kıyaslamalar yapılmış; içerik analizi sonucunda ise teknolojik yenilik, bilgi teknolojisi, denetim, veri analitiği, sürekli denetim, raporlama ve yönetişim olmak üzere yedi araştırma alanının ön plana çıktığı tespit edilmiştir. Ayrıca son birkaç yılda teknolojik yeniliklerin hız kazanmasından dolayı, akademisyenlerin de denetimde dijital dönüşümü merkezi bir konuolarak görmekte olduğu sonucuna ulaşılmıştır

    AtıfOpenAlex7TR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Çevresel sürdürülebilirlik çerçevesinde ekolojik ayak izi ve ekonomik büyüme ilişkisi: türkiye üzerine ampirik bir analiz

    Yıldız, Barış; Yildiz, Gizem

    Ekonomik büyüme hedefi, ülkelerin en önem verdiği konuların başında gelmektedir.Bu amaç, çeşitli olumlu veya olumsuz çevresel etkiler yaratabilmektedir. Dolayısı ile ülkeler için çevresel sürdürülebilirliğin sağlanabildiği ekonomik büyüme modelleri önemlidir. Kırılgan bir coğrafyada bulunan Türkiye de yüksek bir ekonomik büyüme düzeyini her dönem kendine hedef koyan ve bu hedef doğrultusunda çaba gösteren bir ülkedir. Bu çabalar, Türkiye’nin daha yüksek bir ekonomik büyüme performansını çeşitli çevresel tahribatlara neden olarak mı yoksa çevresel kaliteye duyarlı olarak mı gerçekleştirdiği tartışmaları ile birlikte yürütülmektedir. Bu bağlamda, çalışmamızın amacı Türkiye’de çevresel sürdürülebilirlik ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Ampirik analiz, 1970-2018 dönemine ilişkin zaman serisi verilerini kapsamaktadır. Modellerde çevresel sürdürülebilirliğin bir göstergesi olarak ekolojik ayak izi verisi kullanılmıştır. Kontrol değişkenler olarak ise kentleşme ile doğrudan yabancı yatırım verileri kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre seriler arasında uzun dönemde eşbütünleşik ilişki olduğu kabul edilmiştir. Uzun dönem katsayı tahminlerine göre ekonomik büyüme ve kentleşme ekolojik ayakizini istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif etkilemektedir. Doğrudan yabancı yatırımlara ilişkin ise istatistiksel olarak anlamlı bir bulgu elde edilememiştir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 15 · Karasal Yaşam
    AtıfOpenAlex9TR Dizin8
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Sumerlerin yıkılışında toprakların tuzlaşması sorunsalı

    Aktürk, Mehmet Yunus

    Sumerler, M.Ö. 5. binde Mezopotamya topraklarına gelerek M.Ö. 4. bine doğru bu bölgenin güneyine inmişlerdir. Kendi bildikleri ya da geliştirdikleri teknikler ile Basra Körfezi’ne yakın bataklıkları kurutarak tarımsal üretime uygun hâle getirmişlerdir. Bu sayede kendilerinden sonra kurulacak olan devletlere de bir takım kültürel aktarımlarda bulunmuşlardır. Son yıllarda yapılan bazı çalışmalarda, Tufan neticesinde toprağın tuzlaştığı, bunun tarımsal verimi düşürdüğü ve bu verimsizliğin Sumerlerin yıkılışında önemli bir rol oynadığı ifade edilmiştir. Bu çalışmada tuzlaşma teknik olarak açıklanarak, Sumerlerin tarih sahnesinden çekilmesinde etkili olan faktörler üzerinde durulacaktır. Bu faktörler arasında tuzlaşmanın, Sumerlerin yıkılışındaki rolünün hangi ölçüde olduğu tespit edilmeye çalışılacaktır. Toprağın tuzlanmasının Sumerler üzerindeki ekonomik, sosyal ve politik etkilerini daha iyi tespit edebilmek için, ağırlıklı olarak kendilerinden sonra bölgede hâkimiyeti sağlayan Akkadların durumundan bahsedilecektir

  • MakaleAçık Erişim2022
    Gümüşhane yöresinde yetişen Ribes petraeum Wulfen (Frenk Üzümü) bitkisinden uçucu yağının elde edilmesi, kimyasal içerik ve biyolojik aktivitelerinin belirlenmesi

    Üçüncü, Osman; Ilter, Seyda Merve; Fidan, Muhammed Said; Baltaci, Cemalettin; Öz, Mehmet

    Bu makalede; R. petraeum bitkisinin yapraklarının uçucu yağı Clevenger tipi cihazda su buharı-distilasyonu metodu ile alınmıştır. Uçucu yağın kimyasal bileşimleri, GC-MS/FID cihazı ile analiz edilerek belirlenmiştir. Elde edilen uçucu yağın antioksidan aktivitelerinin belirlenmesi serbest radikal giderme (DPPH ve ABTS) aktivitesine ve demir (III) iyonu indirgeyici antioksidan gücü (FRAP) kapasitesi yöntemlerine göre yapılmıştır. Ayrıca bazı biyoaktif bileşen içerikleri toplam fenolik madde miktarları (TPC), toplam flavonoid madde miktarları (TFC), toplam antioksidan aktivite (TAC) çalışmalarıyla belirlenmiştir. Uçucu yağın antimikrobiyal aktiviteleri ise disk difüzyon yöntemi ile 23 farklı mikroorganizmaya karşı belirlenmiştir. Sonuç olarak; yüzde uçucu yağ verimi R. petraeum bitkisinin yapraklarında %0.47 olarak bulunmuştur. Bitki yapraklarının uçucu yağında % oran olarak en yüksek bileşik bulunan kimyasal sınıf aldehitler (%55.98) olarak tespit edilmiştir. Ayrıca, uçucu yağında bulunan ana bileşen (E)-2-hegzenal (%52.90) olarak saptanmıştır. Bitki kısımlarının toplanan örneklerine ait elde edilen antioksidan aktivite tayininde DPPH ve ABTS miktarları sırasıyla 18.73 mg AA/100 mL ve 21.31 mg AA/100 mL aralığında ve FRAP kapasitesi 6.50 mg FeSO4/100 mL tespit edilmiştir. Biyoaktif bileşen içeriklerinin TPC miktarı 66.37 mg GA/100 mL, TFC miktarı 1.51 mg QE/100 mL ve TAC miktarı 195.43 mg AA/100 mL olduğu bulunmuştur. Bitki kısmının toplanan örneklerine ait elde edilen antimikrobiyal aktiviteleri analizleri sonucuna göre mikroorganizmalara karşı herhangi bir antimikrobiyal aktivite göstermedikleri belirlenmiştir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex4TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Keşfü’z-Zunūn’da Kur’ān İlimlerinden Bazılarına Dair Te’lifler ve Müellifler

    Kayhan, Mustafa

    Kur’ān ilimleri ya da ulūmu’l-Kur’ān, tefsire katkı veren çalışma alanlarından sayılmıştır. İlgili ilimler, Kur’ān’ın açıklanmasında ve tefsirin daha nesnel ve objektif olmasında önemli etkiler hāsıl etmiştir. Bu bağlamda Kātib Çelebī (ö. 1067/1637), yazdığı ansiklopedik eserde ulūmu’l-Kur’ān konularına, o mevzuda yazan müelliflere ve onların yazdığı eserlere temas etmiştir. Bu açıdan Keşfü’z-zunūn bir bilimler ansiklopedisi değerini elde etmiştir. Adı geçen ansiklopedide ulūmu’l-Kur’ān’a dair oldukça fazla bilgiler verilmiştir. Çalışmayla Çelebī’nin eserinin her tarafına dağılmış durumda olan Kur’ān ilimleriyle ilgili konulara ve konuda yazanlara ve onların kitaplarına dair bilgiler bir araya getirilmiştir. Çelebī’nin ilimler ansiklopedisi eseri, Kur’ān ilimlerinde yazan müellifler ve yazdıkları te’lifler açısından incelenmiş ve hiçbir bilginin gözden kaçırılmamasına özen gösterilmiştir. Elde edilen verilerin Osmanlı döneminde Kur’ān ilimlerindeki çalışmaların ortaya çıkarılmasını ve değerlendirilmesini mümkün kılmıştır. Böylece ilgili konuda araştırma yapacak olanlara yeni ufuklar açılacağı düşünülmüştür. Çalışmada Osmanlı kültür tarihini araştıranlar için önemli bilgiler derlenmiştir. Makalede analiz, sentez, tümevarım ve tümdengelim gibi değişik metotlardan yararlanılmıştır.*

  • MakaleYalnız künye2022
    Fâtiha’nin Başka Bir Biçimde Olan Metni

    Jeffery, Arthur; Aytekin, Ayşe

    -

  • MakaleAçık Erişim2022
    E-devlet uygulamalarının yolsuzluk üzerindeki etkisinin veri zarflama analizi yöntemiyle incelenmesi: oecd ülkeleri örneği

    Keyifli, Nazlı; Bolayır, Banu

    Bilgi ve iletişim teknolojileri hızlı gelişimine bağlı olarak devletler sunmuş oldukları hizmetlerin verimliliğini ve etkinliğini arttırmayı hedeflemesi, vergi gelirlerinin arttırılması, yolsuzluğun azaltılması, vatandaş memnuniyetinin sağlanması ve kamu hizmetlerin kontrolü gibi pek çok alanda iyi bir denetim mekanizmasına gereksinim duymuşlardır. Bu çerçevede e-devlet uygulamaları, devletlerin politika hedeflerine ulaşmada önemli imkanlar sağlamıştır. Bu noktadan hareketle, e-devlet kullanımında performansın yüksek olabilmesi, düşük seviyede girdi değişkenleri kullanılmasına bilhassa yolsuzluğun düşük olmasına ve yüksek seviyede çıktı değişkenlerinin elde edilmesine bağlıdır. Bu çalışma kapsamında 2018 yılı için OECD ülkelerinin seçilmiş e-devlet göstergeleri üzerinden yolsuzluk düzeyinin e-devlet uygulama performansları üzerindeki etkisi girdi yönelimli veri zarflama analizi ile araştırılmıştır. Analizdeki modeller LINDO paket programında çözdürülmüştür. Veri zarflama analizi uygulaması sonucunda, etkin olan ülkeler; ABD, Danimarka, Estonya, İspanya, İtalya, Kore, Meksika, Norveç, Slovakya, Şili, Türkiye ve Yeni Zelanda, etkin olmayan ülkeler; Almanya, Avustralya, Avusturya, Belçika, Birleşik Krallık, Çek Cumhuriyeti, Hollanda, İrlanda, İsrail, İsveç, Kanada, Macaristan, Polonya, Portekiz, Slovenya ve Yunanistan’dır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex4TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    The Impact of the Ukraine-Russia Conflict on the Aviation Sector: February-May 2022

    Açıkel, Bırsen; Akbarli, Araz; Öndeş, Ezgi Begüm; Gezer, Dilek

    Aviation; it is a global sector that affects many areas such as education, trade, tourism, and is also affected by many situations such as epidemics, economic fluctuations, political disagreements and military intervention. For this reason, the disagreement between Ukraine and Russia also quietly affects the aviation industry. Although disagreements seem to continue between the two countries, issues such as the closure of airspaces, changes in flight costs as a result of changing routes, the situation of aircraft and component manufacturers, tourism and aviation security concern aviation globally. In this study, which was conducted to reveal the impact of the Ukraine-Russia conflict on the aviation sector, case study research, one of the qualitative research methods, was used. In a four-month period, sources such as newspaper news, internet news sites, websites of authorities were scanned, and it was tried to reveal how the conflict was reflected in the aviation industry. This method was chosen considering that it is suitable for this study in terms of revealing what happened in the past, how people were affected, how the processes took place, and what the results were. Between February 24 and March 2, when the disagreements between the two countries began, all flights to Ukraine were stopped, while air traffic in neighbouring countries decreased. International passenger traffic of Russian airlines decreased by at least four times in March 2022 compared to March 2021, and by sixteen times compared to March 2019. The Ukraine-Russia conflict also negatively affected the flight times of passenger flights between East and West. As a result of the study, the great impact of the four-month period, which is thought to be short, on the aviation sector has been tried to be revealed.

    AtıfOpenAlex21TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Photovoltaic Mobile Charging System Design (Solar Pole) - in Gümüşhanevi Campus of Gümüşhane University

    Basoglu, Mustafa Engin; Ertuğrul, Murat Han; Çayır, Muzaffer; Şen, Nurgül

    The decrease in fossil-based resources, the pollution of the environment and the threat of sustainability constantly increase the interest in renewable energy sources. Solar energy is one of the leading renewable energy sources due to its large capacity. Today, solar energy appears in many applications. In this study, a photovoltaic-based solar pole design has been realized and a prototype that can be applied almost anywhere in open-air conditions has been produced. The prototype produced was tested and installed at Gümüşhane University's Gümüşhanevi Campus. The prototype mobile phones produced have a fast charging feature with 5V-2A. In future studies, it is planned to provide the solar tracking feature to the photovoltaic (PV) panel in the system, and it is aimed to bring such systems to the campus in general.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2022
    Covid-19 Pandemisi Süresince Uzaktan Çalışma Alanları Kullanımının İncelenmesi: Katılım Bankası Çalışanları Üzerinde Bir Araştırma

    Çam, Alper Veli; Daştan, Abdulkadir

    Covid-19 sürecinde özellikle bankalar, alternatif çalışma alanlarını aktif olarak kullanmaya başlamıştır. Bu çalışmada, Covid-19 sürecinde uzaktan çalışma alanlarının katılım bankaları çalışanları üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Türkiye genelindeki Katılım Bankalarında ofis veya şubede çalışan 411 örneklemden elde edilen veriler kullanılmıştır. Modelde oluşturulan toplam 19 hipotez test edilmiştir ve Teknoloji Kabul Modeli kullanılmıştır. Bu modelin test edilebilmesi için Yapısal Eşitlik Modelinden yararlanılmıştır. Çalışma sonucunda, çalışanların uzaktan çalışma sistemine uyumlulukları, zaman, algılanan davranışsal kontrolü ve algılanan kullanım kolaylıkları faktörlerinin, algılanan faydayı olumlu etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca çalışanların uzaktan çalışma sistemi için kolaylaştırıcı koşullar, endişe, güven ve öz yeterlilik faktörlerinin, algılanan faydayı olumsuz etkilediği tespit edilmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    The relationship between perception of safety climate and intention to leave: a research in the mining industry

    Gökçe, Ahmet; Sarı, Selçuk

    In this research, it is aimed to determine the relationship between safety climate, which is a reflection of the importance given to health, safety and ergonomics in the organization, and intention to leave the job, which creates a positive perception on the qualified workforce to stay in the organization, as well as the protection of human resources. In addition, revealing relationships between demographic factors, perception of safety climate and intention to leave was another aim of the research. In this research, which was carried out with the participation of 257 people working in the mining sector in Gümüşhane, the survey method, which is one of the quantitative research methods, was used as a data collection tool. According to research findings, a negative relationship was found between perception of safety climate and intention to leave. In addition, demographic factors of the participants; no statistically significant difference was observed between variables such as marital status, education level and unit of work, safety climate and intention to leave.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Sağlık Çalışanlarında Örgütsel Güven Düzeyi ve İlişkili Faktörler

    Kulakaç, Nurşen; Aydin, Aykut; Sayilan, Samet

    Amaç: Bu çalışma, sağlık çalışanlarının örgütsel güven düzeyleri ve ilişkili faktörleri belirlemek amacıyla tasarlandı. Yöntem: Kesitsel tipteki araştırmanın örneklemini Mayıs-Temmuz 2021 tarihlerinde Türkiye’nin batısında bulunan bir eğitim ve araştırma hastanesinde görev yapan sağlık çalışanları oluşturdu. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ve Örgütsel Güven Ölçeği kullanıldı. Verilerin analizinde, sayı ve yüzdelik hesapları, aritmetik ortalama, Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis ve Spearman korelasyon analizi kullanıldı. Bulgular: Sağlık çalışanlarının Örgütsel Güven Ölçeği puan ortalamasının 3.19±0.70 olduğu ve en fazla yöneticilerine güvendikleri görüldü. Yaş ve çalışma yılı arttıkça, kuruma duyulan güvenin ve çalışma yılı arttıkça, çalışma arkadaşlarına duyulan güvenin arttığı görüldü. Cerrahi birimde çalışan, evli olan, haftada 45 saatten az görev yapan sağlık çalışanlarının ve hekimlerin Örgütsel Güven Ölçeği puan ortalamasının anlamlı olarak yüksek olduğu bulundu. Sonuç: Araştırma sonucunda sağlık çalışanlarının örgütsel güven düzeyinin orta seviyede olduğu ve bazı sosyodemografik özelliklerden etkilendiği belirlendi. Örgütsel güveni oluşturmak ve arttırmak adına girişimlerde bulunulması ve kurum kültürüne dönüşecek bir örgütsel güven ortamının oluşturulması hedeflenmelidir.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Oecd ülkelerinin sağlık göstergeleri açısından kümeleme analizi yöntemine göre değerlendirilmesi

    Köse, Aslı

    Bu araştırmanın amacı 2019 yılı sağlık göstergelerine göre OECD ülkelerinin küme analizi ile değerlendirilmesidir. Veriler OECD tarafından yayınlanan Bir Bakışta Sağlık araştırma raporundan alınmıştır. Araştırmada kullanılan sağlık insan gücü ile ilgili göstergeler 1000 kişiye düşen hemşire ve hekim sayısı, sağlık statüsü ile ilgili göstergeler doğumda beklenen yaşam süresi, 100.000 kişi başına düşen ölüm oranıdır. Sağlık sektörü kaynakları ile göstergeler sağlık harcaması ve satın alma paritesine göre kişi başı sağlık harcamasıdır. Bu boyutlardaki veriler farklı ölçüm oranlarına sahip olduğundan standartlaştırılmış Z değerleri alınmış ve analizler SPSS for Windows 15.0 programı ile yapılmıştır. Seçilen sağlık göstergelerine göre iki model kurulmuştur. Birinci modelde hemşire sayısı, doktor sayısı, doğumda beklenen yaşam süresi, 100.000 kişi başına düşen ölüm oranı, sağlık harcaması değişkenleri yer almıştır. İkinci modelde ise bu değişkenlere satın alma paritesine göre kişi başı sağlık harcaması değişkeni eklenmiştir. Bu modellere k-ortalamalar kümeleme yöntemi uygulanmıştır. Ülkelerin nasıl kümelendiği ve farklılıkların belirlenmesi amaçlanmıştır. Her iki modele göre ülkeler iki kümede gruplanmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex4TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Vecdi Akyüz’ün Kur’an’da Siyasi Kavramlar İsimli Eseri ve Manzuriddin Ahmed’in Islamic Political System in the Modern Age: Theory and Practice İsimli Eseri’nin Kavramsal Açıdan Kıyası

    Aytekin, Ayşe

    Çeşitli içeriklere sahip metinleri veya dînî mesajları anlama ve yorumlamada -yeni yöntemlere sahip bir inceleme tarzıyla oluşturulan- odak kavramların veya anahtar kelimelerin, bu kelimelerin ilintili olduğu alanların ve bu alanların özelliklerinin tespit edilmesi önemli bir husustur. Kutsal metnin dönemi ve çağdaş insanın dönemi arasındaki anlama ve anlamlandırma farkı ancak bu şekilde telafi edilebilir. Bu minvalde, insanlara aktarılmak istenen ilâhî mesajların çeşitli kavram kalıpları içerisinde sunulduğu kutsal metinlerin anlamlandırılma sürecinde odak kavramların çözümlenmesi ve anlaşılması diğer metinlere göre çok daha lüzumludur. Nitekim, Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan, temel sözlük anlamlarının yanı sıra yan anlamları haiz odak kavramların mana boyutlarını ve Kurânî siyakta kazandığı yeni anlam alanlarını doğru şekilde incelemek ve bu terimlerin fehvâ serüvenlerini başarılı bir şekilde keşfetmek, hem mesajın anlaşılması ve uygulanması bakımından hem de Tefsir ilmine sağladığı katkı bakımından oldukça kıymetlidir. Dolayısıyla, Tefsir Tarihi sürecinde Kur’ân’ın anlaşılması adına geliştirilen klasik yöntemler ve zengin tarihî ve ilmî tecrübeyle birlikte kavram örgüsü ile donatılmış ilâhî mesajların yorumlanmasında alan ve kavram çözümlemesi bir zorunluluktur. Tefsir faaliyetlerinin tarih içerisinde ilk dönemlerden itibaren günümüze kadar kesintisiz bir şekilde devam ediyor olması onun gerekliliğinin bir göstergesi ve yansımasıdır. Tefsir faaliyeti yolculuğu içerisinde zamanlar, mekanlar, dönemler, koşullar, gereksinimler ve yorumlar değişmiş olsa da bu faaliyetteki söz, fikir, çaba, malzeme ve ürünler çağdaş insanların yorumu ve ihtiyacı açısından son derece zarurîdir. Söz konusu ürünlere -Tefsir faaliyetlerinin, yöntemlerinin ve çeşitlerinin özelleşmesini takip eden dönemde- siyaset, kültür, ekonomi gibi hayatın içerisindeki temel alanların söz ve yorum kapsamında ne derece etki ettiği, hangi merhalelerde faydalı olduğu, hangi merhalelerde zarara neden olduğu gibi hususların tespiti Tefsir çalışması sürecinde sağlıklı bir analiz açısından değerlidir. Zira, hayatın temel özellikleri, unsurları, etkileri ve gereklilikleri temel kılavuz olan kutsal sözde da yer almaları hasebiyle ilâhî maksada erişebilmek için titizlikle incelenmelidir. Titizlikle incelenmesi gereken alanlardan olan siyaset, hayatın en önemli ve aktif alanlarından, toplumların ise en etkili kurumlarından biridir. Nitekim siyaset, diğer toplumların varoluş ve iktidar dönemlerinde olduğu gibi İslâm toplumu içerisinde de aynı ihtimama sahiptir. Sosyal hayatta diğer kurumlarla ve alanlarla ilişkili olduğu gibi ilâhî sözde de çeşitli meselelerde kendisine yer bulmaktadır. Kur’ân’ın hem vahiy dönemi şartlarındaki hem de vahiy sonrası dönemdeki yorum faaliyetlerinde ağırlıkla işlenen konu da siyasettir. Çalışmamızda, bu denli önemli bir meselenin ilâhî emre ve kurallara uyarak mutlu ve huzurlu bir hayat sürdürmek için araştırılması gerektiği kanaatimizle birlikte Kur’ân-ı Kerîm’de hangi kavram ve bağlamlarda yer aldığını ve bu kavramları inceleyen birbiriyle bağlantılı iki eserde nasıl değerlendirildiğini analiz etmeyi amaçlamaktayız. Bu minvalde, siyasetle ilgili kavramları Kur’ân perspektifi ve düzleminde araştıran iki eser çalışmamıza konu olmaktadır. Bu eserler Vecdi Akyüz’ün Kur’an’da Siyasi Kavramlar isimli eseri ve Manzuriddin Ahmed’in Islamic Political System in the Modern Age: Theory and Practice isimli eseridir. Eserlerin müellifleri farklı zaman, kültür ve coğrafyalarda doğmuş, yaşamış, yetişmiş, farklı alanlarda ihtisas yapmış olsalar da Kur’ân’da yer alan siyasi içeriğe sahip kavramları incelemeleri ve yorumlamaları bakımından ortak paydada buluşmaktadırlar. Makalemizde söz konusu siyasi içerikli terimleri ilâhî söz ekseninde ve farklı uzmanlıklara sahip bu iki müellifin yorumları bağlamında incelemeyi hedeflemekteyiz.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Marka Deneyimi, Marka Tatmini, Marka Farkındalığı ve Marka Sadakati İlişkisi: Ilgaz Dağı Milli Parkı Ziyaretçileri Üzerine Bir Araştırma

    Sökmen, Alev; Kenek, Gökhan; Eren, Aslı

    Bu çalışmada marka deneyiminin, marka sadakati, marka tatmini ve marka farkındalığı üzerindeki etkilerinin tespit edilmesi ve ayrıca marka deneyimi ile marka sadakati arasında marka tatmini ve marka farkındalığının aracılık rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik 24 Şubat – 3 Mart 2022 tarihleri arasında Ilgaz Dağı Milli Parkı’nı ziyaret eden 250 turistin katılımı ile bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Yüz yüze anket yöntemi ile toplanan veriler SPSS 26 programı kullanılarak değerlendirilmiş ve analize tabi tutulmuştur. Elde edilen sonuçlar, marka deneyiminin; marka tatmini, marka sadakati ve marka farkındalığı üzerinde anlamlı etkisi olduğunu göstermektedir. Bunun yanında, marka tatmini ve marka farkındalığı, marka deneyimi ile marka sadakati arasında kısmi aracılık rolüne sahiptir. Ulaşılan bir diğer sonuç ise marka tatmini ile marka farkındalığı arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin bulunduğudur.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele