Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2026
    Üniversite Öğrencilerinin Hayvan Hakları ve Sokak Hayvanlarına İlişkin Tutumlarının Sosyal Hizmet Perspektifinden İncelenmesi

    Hatipoglu, Ertugrul; Yücel, Ibrahım

    Bu çalışmada, üniversite öğrencilerinin hayvan haklarına yönelik tutumlarının çeşitli demografik değişkenler açısından incelenmesi ve sokak hayvanları sorununa ilişkin görüşlerinin sosyal hizmet perspektifinden ele alınması amaçlanmıştır. Araştırmada nicel yöntem ve genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Türkiye’nin 19 farklı ilindeki ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrenim düzeyindeki 493 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Katılımcıların belirlenmesinde basit rastgele örnekleme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın verileri Sosyodemografik Bilgi Formu ile Hayvan Haklarına İlişkin Tutum Ölçeği kullanılarak toplanmış ve elde edilen veriler SPSS aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırmada, cinsiyet ve düzenli olarak sokak hayvanlarını besleme ile hayvan haklarına yönelik tutum arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, üniversite öğrencilerinin hayvanların refahı konusunda yürütülen kamu hizmetlerini yetersiz bulduğu, hayvanların tamamen toplanıp barınaklara götürülmesi veya uyutularak öldürülmesi gibi alternatif yöntemleri onaylamadığı belirlenmiştir. Araştırma sonuçları, hayvan hakları ve refahına yönelik mevcut uygulamaların yetersizliğini ortaya koymuştur. Katılımcı bir anlayışla belirlenecek kapsamlı ve sürdürülebilir politikaların hayvanların refahına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleYalnız künye2026
    Yoksulluğun Tanımı ve Nedenleri Üzerine Soybilimsel Çözümleme

    (Alieva), Vildane Özkan; Dinç, Artum

    Bu çalışmada, yoksulluğun tanımı ve nedenleri farklı paradigmatik yaklaşımlar bağlamında incelenerek, bu yaklaşımların söylemsel temellerinin soybilimsel sorgulama yöntemi ve eleştirel söylem analizi tekniği uygulanarak açığa çıkarılması amaçlandı. Nitel araştırma modeli kullanılarak veriler yoksulluğun tanımı ve nedenlerini içeren temel kuramsal çalışmaların incelenmesiyle toplandı. Bulgular, toplanan veriler soybilimsel sorgulama ve eleştirel söylem analizi süreçlerinden geçirilerek elde edildi. Analiz süreci sonucunda, farklı evren açıklama modellerine içkin bilgi-iktidar ilişkileri çerçevesinde yoksulluğun tanımlanma ve nedenselleştirme biçimleri sınıflandırıldı. Bulgular, alt kültür eksenli davranışçı, piyasa rasyonalitesi eksenli işlevselci ve üretim ilişkileri eksenli çatışmacı yaklaşımların temsilcilerini, tanımlama ve nedenselleştirmelerini, temel kavramlarını ve varsayımlarını karşılaştırmalı olarak sunmaktadır. Ayrıca, her yaklaşımın güçlü ve zayıf yönleri, metodolojik sınırlılıkları ve söylemsel işlevleri eleştirel söylem analizine tabi tutularak yorumlandı. Özellikle işlevselci ve neoliberal söylemler çerçevesinde yoksulluğun depolitize edildiği, bireysel sorumluluk ve piyasa rasyonalitesinin vurgulandığı; çatışmacı yaklaşımlarda ise yapısal nedenlerin görünür kılınmasına rağmen mikro düzey farklılıkların göz ardı edildiği tespit edildi. Sonuç bölümünde çok boyutlu, tarihsel, dizgesel ve söylemsel bir olgu olarak yoksulluğun nesnel bir biçimde nedenselleştirilip tanımlanabilmesi için bütüncül, çok katmanlı ve eleştirel sorgulamayla analiz edilmesi gerektiğinin altı çizilerek akademik çalışmalarda yoksullar ve yoksulluğun görünümlerinden ziyade yoksullaştırma süreçlerine yönelmenin daha isabetli olacağı vurgulandı.

    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2026
    Avoidance of Volunteering in Disasters Scale: A Scale Development and Validity Study (Methodological Study)

    Öztürk, Serkan; Demirbilek, Ömer

    Objective: Volunteers are a critical resource in disaster preparedness and response. This study aims to develop a valid and re liable measurement tool that can assess the reasons behind university students’ reluctance to volunteer in disaster situation. Material and Methods: The study was conducted using an exploratory sequential mixed method design. As a result of the thematic analysis of the semi structured interviews, seven themes were identified, and 81 items were formed. The items whose content validity was evaluated with the Law she technique were reduced to 64 and tested in a pilot study and nec essary adjustments were made. The final scale was applied to a sample group of 731 people who met certain criteria. The data were analyzed using SPSS 25.0 and AMOS 24.0 programs. Results: The scale was found suitable for factor analysis according to Kaiser-Meyer-Olkin (>0.60) and Bartlett’s test (p<0.05) results. As a result of exploratory factor analysis, 32 items with low factor loadings (<0.33) and over lapping content were eliminated; confirmatory factor analysis con firmed the structure of the scale consisting of 6 factors and 31 items. The fit indices (χ²/df=3.069, Comparative Fit Index=0.933, Goodness of Fit Index=0.893, Incremental Fit Index=0.933, Tucker-Lewis Index=0.925, root mean square error of approximation=0.053) were found to be acceptable. The Cronbach alpha value of the scale was 0.92 in total and ranged between 0.75 and 0.93 for the sub-dimensions. Conclusion: The developed scale stands out as a valid and reliable tool for assessing university students’ reluctance towards disaster vol unteering.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2025
    An Examination of the Sustainability of Inclusive Behaviors Towards Disabled Employees in Ground Handling Businesses

    Vural, Selvi

    The aim of this research is to identify the behaviors that should be exhibited within the framework of inclusion and how these behaviors can be improved to more effectively integrate existing employees with disabilities into work teams within ground handling businesses. This study is significant as it is the first to address this subject within the context of sustaining inclusive behaviors in ground handling operations. Moreover, the research question could only be addressed through a qualitative approach. Data were collected using qualitative methods, specifically through interviews conducted with both managers and employees. A total of 41 participants were interviewed. The findings revealed that stereotypes play a decisive role in the demonstration or development of sustainable inclusive behaviors toward employees with disabilities in ground handling businesses within the air transportation sector. Attitudes were found to play a significant role in the expression of these behaviors and are shaped by stereotypes based on either compassion or competence. Furthermore, in terms of sustainability, low levels of competence-based stereotypes tend to give rise to negative attitudes, whereas compassion-based stereotypes are associated with more positive attitudes.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2025
    Kadınlarda Sosyal Etkinin Yeme Bozukluklarıyla İlişkisi: Beden Memnuniyetinin Aracılık Rolü

    Türkkan, Tuğba; Bülbül, Kenan; Zemzemoglu, Tuba Eda Arpa

    Amaç: Araştırmada yetişkin kadınlarda sosyal etki ve yeme bozuklukları arasındaki ilişkide beden memnuniyetinin aracı rolü incelenmiştir. Gereç ve Yöntemler: Araştırma, 2024 yılı içerisinde Mayıs-Ekim ayları arasında, yaş ortalaması 22,11 olan 317 yetişkin kadın ile gerçekleştirilmiştir. Kişisel bilgi formu, Sosyal Etki Ölçeği, Beden Memnuniyeti Ölçeği ve Yeme Tutum Testi (YTT-40) ile veri toplanmıştır. Araştırmanın değişkenleri arasındaki ilişkiler Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı yöntemi ile değerlendirilmiştir. Aracılık analizleri IBM SPSS Versiyon 24.0 programı ve PROCESS makro ile gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Araştırma bulguları beden memnuniyeti ile sosyal etki arasında negatif (r = -0,256, p < 0,001) bir korelasyon olduğunu göstermektedir. Beden memnuniyeti ile yeme bozukluğu arasında da negatif (r = -0,261, p < 0,001) bir korelasyon bulunmaktadır. Elde edilen sonuçlar, beden memnuniyetinin sosyal etki ile yeme bozukluğu arasındaki ilişkide anlamlı bir aracı rol üstlendiğini ortaya koymaktadır. Sonuç: Sonuçlar, kadınlarda sosyal etkinin beden memnuniyeti aracılığıyla yeme bozuklukları riskini artırdığını, ayrıca sosyal medya ve toplumsal normların kadınlar üzerindeki baskısını azaltmayı hedefleyen önleme programlarının önemini vurgulamaktadır. Sağlıklı beden algısını teşvik eden kampanyalar, medya içerik düzenlemeleri ve multidisipliner tedavi yaklaşımları, yeme bozukluklarının önlenmesi ve tedavisinde kritik rol oynayabilir. Bu bulgular, yeme bozukluklarının sosyal ve kültürel faktörlerle bağlantılı karmaşık bir sorun olduğunu göstermektedir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    Tahliye Tatbikatlarında Çoklu Müdahale ile Performans İyileştirmesi

    Sürdem, Sule Sınem; Doğanay, Fatma

    Eğitim yapılarında acil durumlar tahliyelerinin hızlı, güvenli ve etkili biçimde yürütülmesi, tahliye planlarının kullanıcılar tarafından anlaşılabilirliği yönlendirme sistemlerinin işlevselliği ve kullanıcı farkındalığına bağlıdır. Yalnızca kat krokilerinin bulunduğu yapılarda, yönlendirme hataları ve tahliye süresinin uzaması gibi aksaklıklar meydana gelmektedir. Bu çalışma, çok bileşenli müdahalelerin (tahliye planlarının hazırlanması ve görünür hale getirilmesi, alarm sistemlerinin aktif hale getirilmesi, Temel İş Sağlığı Güvenliği (İSG) Eğitimi verilmesi, QR kod destekli bilgilendirme ve tatbikat farkındalığı) acil durum tahliye performansı üzerindeki etkisini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada iki aşamalı uygulama süreci yürütülmüştür. İlk aşamada mevcut koşullarda habersiz tahliye tatbikatı gerçekleştirilmiş ve altyapı eksiklikleri belirlenmiştir. Ardından alarm ve yönlendirme sistemleri iyileştirilmiş, tahliye planları güncellenerek görünür hâle getirilmiş, personele Temel İSG Eğitimi verilmiş ve QR kod destekli dijital bilgilendirme materyalleri hazırlanmıştır. İkinci aşamada, bu müdahaleler sonrası tekrar habersiz tahliye tatbikatı yapılmış ve sonuçlar karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Çalışma bulguları, çoklu müdahale yaklaşımının tahliye performansını anlamlı ölçüde iyileştirdiğini göstermektedir. Alarm sistemlerinin etkinleştirilmesi, tahliye planlarının güncellenerek görünür hâle getirilmesi, Temel İSG Eğitimi ve QR kod destekli bilgilendirme gibi bileşenlerin birlikte uygulanması sonucunda; katılımcıların yönlendirme işaretlerini fark etme, doğru çıkış rotasını seçme ve toplanma alanına hızlı ve organize biçimde ulaşma davranışlarında belirgin gelişmeler görülmüştür. Ayrıca fiziksel ve sistem düzenlemeleri, dijital bilgilendirme materyali ve eğitim müdahaleleri birlikte değerlendirildiğinde, bu bileşenlerin bilişsel farkındalığı güçlendiren ve tahliye performansını artıran tamamlayıcı unsurlar olarak işlev gördüğü anlaşılmaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • Derleme MakaleAçık Erişim2024
    Violence Against Women: A Persistent and Rising Problem

    Türkkan, Tuğba; Odaci, Hatice

    Violence against women is a widespread global public health problem. It is also a serious violation of women's human rights. Violence has traumatic effects on the health and well-being of women and the children who witness it. Violence against women is associated with physical, mental, emotional, sexual health, reproductive health problems and death. Violence and gender norms, which are one of the risk factors causing the continuation of violence; also have significant effects on families and societies, and these negative effects cross social and economic boundaries. However, it is also clear that current prevention initiatives and policy responses are insufficient. Mental health professionals have an important role to play in identifying, preventing and responding appropriately to violence against women and may take primary, secondary and tertiary measures to reduce the risk of violence against women. While providing mental health services, İt is very important to be aware of interpersonal violence and to provide gender-sensitive services. When providing these services, the impact of violence against women on mental health and knowledge of potential treatments are considered as a prerequisite. Along with the knowledge about the dynamics of violence, it is considered extremely important to take measures against the risks that weaken women who are disadvantaged due to problems such as gender inequality. For this reason, in this review, the concept of violence against women and the types of violence are explained and in this context, the initiatives that can be made in the field of mental health are included. It is thought that this review will contribute to the awareness of professionals working in the field about the seriousness of the problem and how violence affects women's mental health. It is also hoped that the present study will provide insight into the complex relationship between violence and health outcomes to help improve health policies and prevention responses in the relevant field.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex10TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Kanser Ve Kanser Hastalarına Yönelik Stigma Tutumları Ve Etkileyen Etmenler

    Doğan, Melike Demir; Hal, Aleyna; Yücebıyık, Bengü

    Amaç: Bu çalışmanın amacı; üniversite öğrencilerinin kanser ve kanser hastalarına yönelik stigma tutumlarını ve bunları etkileyen etmenleri belirlemektir. Methot: Kesitsel tanımlayıcı nitelikteki bu çalışmanın örneklemini 354 öğrenci oluşturdu. Çalışmada veriler; Kişisel bilgi formu ve Kansere İlişkin Tutumları (Kanser Damgası) Ölçme Anketi- Toplum Versiyonu ile toplandı. Bulgular: Çalışmaya katılan öğrencilerin %65’i kadın olup büyük çoğunluğu (%97,5) bekardı. Öğrencilerin yaş ortalamasının 21,75±9,67 olduğu belirlendi. Cinsiyet ile ayrımcılık alt boyutu, kanser tanısını ortaya çıkarma/yayma alt boyutu ve ölçek toplam puan ortalaması arasında anlamlı fark olduğu belirlendi. Kronik hastalığı olmayanların olanlara göre iyileşmenin imkânsız olması alt boyutu toplam puan ortalamalarının daha yüksek olduğu saptandı. Yakın akrabalarında kanser hastası olanların olmayanlara göre iyileşmenin imkânsız olması alt boyutu toplam puan ortalamalarının daha yüksek olduğu saptandı. Annenin eğitim düzeyi arttıkça ‘iyileşmenin imkânsız olması’ yönündeki olumsuz tutumlarının da arttığı saptandı. Benzer şekilde babanın eğitim düzeyi arttıkça ‘iyileşmenin imkânsız olması’ yönündeki olumsuz tutumlarının da arttığı saptandı. Ayrıca babanın eğitim düzeyi arttıkça ‘kanser tanısını ortaya çıkarma, yayma’ yönündeki olumsuz tutumlarının azaldığı saptandı. Öğrenciler açısından bakılınca okunulan sınıf arttıkça ‘kanser tanısını ortaya çıkarma, yayma’ yönündeki olumsuz tutumlarının arttığı saptandı. Sonuç: Bu çalışma sonucunda; kanser stigması ile cinsiyet, kronik hastalık varlığı, okunulan sınıf, anne ve baba eğitim düzeyi, ekonomik durum, yaşanılan yer ve okunulan bölüm arasında ilişki olduğu saptanmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Kadınların Güçlendirilmesi ve Göç Etme Niyeti Üzerine Hanehalkı Düzeyinde Bir Araştırma: Afganistan Örneği

    Kocağ, Esra Karapınar

    Bu çalışma, göçün tarihinden günümüze kadar devam eden bir süreç olduğu ve uluslararası göstergelerin kadınların güçlendirilmesi veya güçlendirilmesi konusunda oldukça kötü bir tablo gösterdiği Afganistan örneğinde, hanehalklarının göç niyetleri ve kadınların güçlendirilmesi gibi iki önemli kaygı arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Bu ülkedeki kadınların büyük bir hassaslık arz ettiği ve güçlendirilmeleri gerektiği açıktır. Ancak, güçlenmelerinin hane halkının göç etme niyetiyle ilişkili olup olmadığı o kadar açık değildir. Bu nedenle bu çalışma, Afgan toplumunun farklı kesimlerinde hassas bir grup olarak kadınların güçlendirilmesinin hanelerin göç etme niyetini nasıl ve ne şekilde etkilediğini sorgulamaktadır. Bulgular, Women_leader, Women_support, Women_job ve Girls_edu olan kadın güçlendirme ölçütlerinin ayrı ayrı var olduklarında, hanehalklarının göç niyetlerini önemli ölçüde etkilemediğini göstermektedir. Bununla birlikte, bu ölçütlerin etkileşime girmelerine izin verildiğinde göç niyetlerini önemli ölçüde etkilediği görülmektedir. Yukarıda belirtilen dört ölçütün sunduğu siyasi, sosyal ve ekonomik yönden kadının güçlendirilmesinin olası nüfus hareketlerini açıklamak açısından önemli olduğu söylenebilir. Ayrıca, göç niyetlerini açıklamak için önemli bölgesel farklılıklar bulunmaktadır. Bu bulguların göç politikaları konusunda politika yapıcılar için faydalı olması beklenmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Örgütsel Güvenin İnovatif İş Davranışı ve Dile Getirme Davranışı ile İlişkisinde Kariyer Tatmininin Aracı Rolü

    Sökmen, Alev; Sökmen, Alptekin; Benk, Osman

    Örgütsel güven, inovatif iş davranışı, kariyer tatmini ve dile getirme davranışı arasındaki ilişkilerin incelenmesi, ayrıca kariyer tatmininin örgütsel güven ile inovatif iş davranışı ve örgütsel güven ile dile getirme davranışı arasında aracılık rolünün olup olmadığının tespiti, bu çalışmanın ana amacıdır. Araştırmaya 2023 Eylül-Ekim aylarında Ankara’da faaliyet gösteren bir hastane işletmesinden 298 personel katılmıştır. Araştırmada katılımcıların; örgütsel güvene ilişkin algılarını ölçmek için Schoorman, Mayer ve Davis (2007) tarafından geliştirilen 7 maddelik Örgütsel Güven Ölçeği; kariyer tatmini algısı için Greenhaus, Parasuraman ve Wormley (1990) tarafından geliştirilen beş maddelik Kariyer Tatmini Ölçeği; inovatif iş davranışı için, Janssen (2000) tarafından geliştirilen 9 maddelik İnovatif İş Davranışı Ölçeği ve dile getirme davranışı için ise Van Dyne ve LePine (1998) tarafından gelişirilen 6 maddelik Dile Getirme Davranışı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında çevrimiçi ve yüz yüze ilgili ölçeklerden hazırlanan ifadelerle anket çalışması yapılmıştır. Verilerin analizi için SPSS26 lisanslı programı ile sırasıyla korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Yapılan analizlere göre tüm değişkenler arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Ayrıca regresyon analizleri ile kariyer tatmininin örgütsel güven ile inovatif iş davranışı arasında kısmi aracılık etkisinin olduğu ve gene kariyer tatmininin örgütsel güven ile dile getirme davranışı arasında da kısmi aracı etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Başka bir ifade ile kariyer tatminindeki artış örgütsel güvenin inovatif iş davranışı üzerindeki etkisini etkilemektedir. Ayrıca kariyer tatminindeki artış örgütsel güvenin dile getirme davranışı üzerindeki etkisini kısmen azaltarak devam ettirmektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Yaşam doyumu ile çalışmaya tutkunluk arasındaki ilişkide psikolojik iyi oluşun aracılık rolü

    Benk, Osman; Kenek, Gökhan; Sımsek, Tugçe

    Bu çalışmanın amacı bireylerin sahip oldukları genel yaşam doyumlarının, psikolojik iyi olma durumlarına ve bir çalışan olarak işlerine olan tutkunluklarına etkisini ortaya koymaktır. Bununla birlikte psikolojik iyi oluşun, yaşam doyumu ile çalışmaya tutkunluk arasında öngörülen aracılık rolünün incelenmesi araştırmanın diğer bir amacıdır. Araştırma, Karadeniz Bölgesi’nde öğrenci barınma hizmetleri kapsamında öğrenci yurtlarında görev yapan çalışanlar örnekleminde 2022 yılı Haziran ile Temmuz ayları arasında gerçekleştirilmiştir. Veri toplamak için yüz yüze anket yönteminin kullanıldığı araştırmada 191 katılımcıdan geri dönüş sağlanmıştır. Elde edilen veriler SPSS26 paket programında korelasyon ve regresyon analizleri ile analiz edilmiştir. Toplanan veriler ve gerçekleştirilen analizler doğrultusunda elde edilen bulgulara göre tüm hipotezler kabul edilmiştir. Hipotezlerin kabulü ile birlikte; bireylerin yaşamlarına ilişkin sahip oldukları tatmin duygusunun onların psikolojik olarak kendilerini iyi hissetmelerinde ve iş hayatlarında da bunu sürdürerek, örgütsel etkinlik ve verimlilik için arzu edilen ve pozitif çalışan davranışlarından biri olarak kabul edilen çalışmaya tutkunluğun gelişmesinde önemli rol oynadığı ifade edilebilir. Sonuçlar yaşam doyumunun artması ile birlikte psikolojik iyi oluş ve çalışmaya tutkunluğun da artış göstereceğine işaret etmektedir. Aynı zamanda psikolojik iyi olma durumunun da çalışmaya tutkunluğun önemli bir belirleyicisi olduğu tespit edilmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Blokzincir ve Sosyal Yardım Kavramları Üzerine Bibliyometrik Analiz

    Peker, İskender; Çaybaşı, Gökhan

    Blokzincir ilk kripto para birimi olan Bitcoin (BTC) ile adını duyurmuştur. Blokzincirin vaadi olan dağıtık defter, eşler arasında şeffaflık ve güveni tesis ederek verilerin değiştirilmediğini garanti altına alır. Sosyal devlet olmanın bir gerekliliği olarak sunulan sosyal yardımlar, yoksul veya düşük gelirli kişilere devlet ya da sivil toplum kuruluşları (STK) eliyle yapılan yardımları ifade eder. Blokzincir ademi merkeziyetçi kayıt yapısı sayesinde veri üzerinde değişiklik yapılmadığını garanti eder. Bağışçıların, bağışta bulundukları kuruma karşı azalan güven duygusu, blokzincir gibi uçtan uça izlenebilir bir sistem ile tesis edilebilir. Bu çalışmanın amacı, 2016-2023 arası dönemdeki akademik yayınlar dahilinde sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında blokzincir teknolojisinin nasıl kullanıldığını ve bu konuda literatürdeki eksiklikleri belirlemek ve bu yolla araştırmacılara yol gösterici bilgiler sunarak, blokzincir teknolojisinin sosyal yardımların dağıtımında hangi yönleriyle ele alındığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında Scopus veri tabanından elde edilen 82 çalışma R-programlama dilinin Bibliometrix isimli analiz paketi ile incelenmiştir. Blokzincir ve sosyal yardım konularındaki çalışmalar çeşitli yönleriyle ele alınarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre literatüre en çok katkı sağlayan ülkelerin sırasıyla Çin, Hindistan ve Bileşik Krallık olduğu, 82 çalışmanın %30’luk bölümünün 2022 yılındaki 25 çalışmanın teşkil ettiği yardım ve Blokzincir çalışmalarına yönelik trendin arttığı, 49 çalışmanın konferans bildirisi düzeyinde kaldığı, 26 çalışmanın makale ve 5 kitap bölümü olarak araştırmacıların literatüre katkı sağladığı gözlemlenmiştir.

    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    İş Yerindeki Maneviyat Engellerinin Proaktif Kariyer Davranış Üzerindeki Etkisinde Canlılığın Aracı Olumsuz Dedikodunun Durumsal Aracı Rolü: Sağlık Çalışanları Örneklemi

    Bekar, Fevziye

    Bu araştırmanın amacı duygusal olaylar teorisi ve duygusal değişim modeli temelinde maneviyat engelleri, proaktif kariyer davranış, canlılık ve olumsuz dedikodu değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Araştırma sağlık çalışanları örneklemi üzerinde yürütülmüştür. Kolayda ve kartopu örneklem yöntemi ile 912 sağlık çalışanına ait verilerin analiz yapılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi için AMOS 23, açımlayıcı faktör analizi ve basit doğrusal regresyon analizleri için SPSS 22, aracılık etki (model 4) ve durumsal aracı etki (model 7) analizleri için PROCESS MACRO v3.4 kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda maneviyat engelleri ile proaktif kariyer davranışı arasında negatif ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bu ilişkide canlılık değişkeni düşük oranda aracılık etmekte olduğu ve maneviyat engelinin olumsuz etkisini azalttığı tespit edilmiştir. Olumsuz dedikodunun ise bu değişkenler arasında durumsal aracılık rolü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Entegre KFG Yöntemi ile İnsani Yardım Lojistiğinde Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri: Hatay Örneği

    Peker, İskender; Ayvazoglu, Gülsah

    Son yıllarda yaşanan olağanüstü durumlar ve insani krizler, insani yardım lojistiği alanında yapılan çalışmaların sayısını artırmıştır. Dünya genelinde ve ülkemizde meydana gelen afetlerde, insani yardım lojistiğinde yaşanılan sorunlar için çeşitli çözümler üretilmeye çalışılmışsa da bu çözümler genellikle bölgesel ihtiyaçlara uygun olmamıştır. Bu çalışmanın amacı, Hatay ilinde gerçekleştirilen insani yardım faaliyetlerinde karşılaşılan sorunları belirlemek ve bu sorunlara çözümler geliştirmektir. İnsani yardım lojistiği birçok aktörün yer aldığı karmaşık bir süreçtir. Bu karmaşıklık hem gereksinimlerin hem de karar kriterlerinin bir arada değerlendirilmesini gerektirmektedir. Bu çalışmada, insani yardım lojistiği planlama sürecinde karşılaşılan sorunlara esnek ancak etkili çözümler sunabilecek bir model önerilmektedir. Bu model, Kalite Fonksiyon Yayılımı (QFD) yöntemi kullanılarak nitel ve nicel verilerin birleştirilmesini içermektedir. Bu çalışmada, Hatay ili özelinde insani yardım lojistiğinde karşılaşılan sorunların neler olduğunu belirlemek ve bu sorunlara çözüm önerileri geliştirmek üzere Delphi ve Analitik Ağ Süreci (AAS) yöntemlerinin Kalite Fonksiyon Göçerimi (KFG) tekniğine entegre edildiği bir model geliştirilmiştir. Geliştirilen model doğrultusunda çalışma genel itibariyle üç aşamadan oluşmuştur. Birinci aşamada Delphi yöntemi kullanılarak ilgili literatür ve Hatay’da insani yardım hizmeti sunan kurum/kuruluş temsilcilerinin görüşleri dikkate alınarak insani yardım lojistiğindeki sorunlar tespit edilmiştir. Ardından bu sorunların öncelik değerleri (ağırlıkları) Analitik Ağ Süreci (AAS) yöntemi ile belirlenmiştir. Son aşamada ise Kalite Fonksiyon Göçerimi (KFG) ilişki matrisleri sayesinde çözüm önerileri geliştirilmiştir. İnsani yardım lojistiği konusunda 14 sorun Delphi tekniği ile belirlenmiştir. Elde edilen sonuçların AAS ile önceliklendirilmesi ile “Süreklilik-Sürdürebilirlik Eksikliğinden Kaynaklanan Problemler” en önemli sorun olarak karşımıza çıkmıştır. Ardından uzaman görüşleriyle belirlenen 13 çözüm önerisi arasından “İnsani yardımların takip edileceği sistem oluşturulması” ise insani yardım lojistiğindeki sorunların bertaraf edilmesindeki en etkili çözüm önerisi olarak belirlenmiştir. Gelecekte benzer araştırmaların farklı bölgelerde veya ülkelerde daha fazla uzmanın katılımı ile gerçekleştirilmesi faydalı olacaktır. Ayrıca, çalışmanın bulguları, farklı çok kriterli karar verme yöntemleri ile karşılaştırılarak daha geniş bir perspektif sağlanabilir. Bu bağlamda, insani yardım lojistiği alanında entegre metodolojilerin kullanılması, sorunların daha kapsamlı bir şekilde ele alınmasına olanak tanıyacaktır.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 17 · Amaçlar için Ortaklıklar
  • MakaleAçık Erişim2024
    Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalıklarının Psikososyal Boyutu ve Manevi Başa Çıkma Stratejileri: Hasta Deneyimleri Üzerine Fenomenolojik Bir Çalışma

    Uzun, Sevda; Toker, Sema; Ramazanoğlu, Seda

    Amaç: Bu çalışmanın amacı; kronik obstrüktif akci ğer hastalığı (KOAH) hastalarının yaşantılarını psikososyal boyutu ile ele alarak, manevi başa çıkma stratejilerini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntemler: Bu araş- tırmada, nitel araştırma deseni olan fenomenolojik araştırma tasarımı kulla- nılmıştır. Otuz üç KOAH hastası ile yürütülen nitel araştırmada görüşmeler, bireysel biçimde ve yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Çalışma verileri, Colaiz- zi’nin fenomenolojik analiz yöntemi ile analiz edilmi ştir. Bulgular: Veri- lerin analizinde 4 kategori (yaşanan zorluklar, hastalıkta semptom yönetimi ve baş etme, maneviyata yönelik dü şünceler ve sağlıklı yaşam biçimi için yapılanlar) 12 ana tema (bilgi, uygulama, semptomlar, destek kaynaklar ı, manevi ba şa ç ıkma yöntemleri, fiziksel ba şa ç ıkma yöntemleri, günlük yaşam ve baş etmede dinî unsurlar, yaşamın amacı, geleceğe dair beklenti- ler, öz kabullenme, fiziki uygulamalar ve psikolojik uygulamalar) saptan- mıştır. Sonuç: Bu çalışma sonucunda, KOAH hastalarında hastalık yükünün çok fazla olduğu ve bu durumun bireylerin ruh sağlığını olumsuz yönde et- kilediği belirlenmiştir. Bireyler KOAH’ın getirdiği bu yük nedeniyle fizik- sel, ruhsal ve sosyal sorunlar ya şamakta ve bu durum bireylerin ya şam kalitelerini olumsuz yönde etkilemektedir. Bireylerin KOAH’ın zorluğu ile baş etmede dinî unsurlardan yararland ığı özellikle yaşamın amacını dü- şünme, umudu destekleme, öz kabul gibi durumların bireylerin maneviyat- ları üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, KOAH hastalarının manevi ihtiyaçlarının değerlendirilerek giderilmeye çalışılmasının bireyle- rin iyilik hâlleri üzerine etkili olabileceği düşünülmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Evaluation of the darfur crisis in the context of climate migration

    Yılmaz, Vedat; Efşan, Nur Çelik

    Climate migration, also known as environmentally induced migration, is commonly witnessed in African countries that experience serious difficulties in meeting basic needs such as drought, water scarcity, and food security due to limited resources. Climate-related stress experienced in Africa in the 21st century will continue with both horizontal migration within the continentand migration across borders. The aim of the study is to reveal the impact of “climate change” in Sudan’s Darfur Region, which is known to be one of the first examples of climate-related migration in the literature, and the impact of foreign (or international, one of them is enough) intervention to the migration patterns that paved the way of humanitarian crises in the region. For this reason, The study reveals that how the climatic changes in Africa led to political instability, social violence and a security threat. In the study, it was concluded that the macro powers (states such as the USA, China and Russia) that triggered the humanitarian crisis in Darfur will continue their goals of sharing Sudan's resources. It is foreseen that these states will escalate the crisis by taking advantage of the administrative weaknesses of the Sudanese Government in order to achieve this. It has been revealed that democracy, human rights and the environment will continue to be low politics issues in Sudan, which cannot calm down its domestic politics, and it has become more challenging to ensure the long-term sustainability of social peace. It is argued that the rise of violence in the region will affect the living conditions in camps consisting of various ethnic groups and cause new socio-political problems. In the study, in which Turkish and English literature were reviewed, it has been aimed to provide insights and develop recommendations for further research. It is expected that this study will contribute to the Turkish literature in this regard.

    • SDG 13 · İklim Eylemi
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2023
    Investigating life satisfaction: the case of refugees in ethiopia

    Kocağ, Esra Karapınar

    As several vulnerable groups in societies such as elderly people, people with disabilities, and children, refugees also draw attention to address their wellbeing due to increasing number of people seeking refuge across the world. The wellbeing of them is considered by either international institutions or national authorities since they are likely to need assistance to have a decent life. In this respect, this study focuses on life satisfaction which refers to a broad scope of elements of quality of life in the context of refugees in Ethiopia since this country provides an important shelter to considerable number of refugees in Africa. Using microdata from the World Bank’s Ethiopia Skills Profile Survey (ESPS-2017), this study finds that basic human needs, safety concerns, and financial concerns play significant role on refugees’ life satisfaction in Ethiopia.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleAçık Erişim2023
    Nurse Entrepreneurship in the Emerging Healthcare Industry: A Systematic Review

    Bekar, Fevziye; Tekin, Perihan Senel

    Entrepreneurship is encouraged in every sector in the twenty-first century. In the field of health, nurse entrepreneurship emerges as an important issue in providing health services and improving public health. In this research, the development of entrepreneurial behavior in nursing in the world and a systematic examination of this development within the framework of academic knowledge are aimed. For this purpose, the types of entrepreneurship discussed in the last 10 years of research in the field of entrepreneurship in nursing and the methods, findings and results of these studies were examined. As a result of the search made in databases with high international recognition, 78.761 publications on nurse entrepreneurship were reached in the last ten years, and 30 articles were included in the final review. Classical, social, collective and intrapreneurship were discussed in these studies, which were examined in terms of entrepreneurship typology. As a result of the review, it was seen that the studies in the literature mostly focused on the opportunities and obstacles in front of entrepreneurial nurses. While collective entrepreneurship was included for the first time in the literature, it was found that eco-entrepreneurship and digital entrepreneurship have not yet been the subject of research on nurse entrepreneurship. However, it has been found that more research is needed on the relations between entrepreneurial nurses and non-governmental organizations, the incentives for increasing entrepreneurship and role modeling in entrepreneurship.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Türk basınında çerçeveleme mücadelesi: amasra maden kazası haberlerinin çerçeveleme analizi

    Yetkiner, Beyler; Güran, Mehmet Salih; Özarslan, Hüseyin

    15 Ekim 2022 tarihinde, Bartın ilinin Amasra ilçesinde Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessese Müdürlüğü'ne bağlı kömür madeninde grizu patlaması oldu, sonrasında göçük ve yangın meydana geldi. Yaşanan maden kazasında yeraltında bulunan 110 madenciden 42’si hayatını kaybetti. Basında önce “kaza” “facia”, “patlama” kelimeleriyle kurulan haber öyküleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın arama kurtarma faaliyetlerini incelemek üzere gittiği Bartın’da “Kader planına inandığımız için bunun ne dünü bugünü ne de yarını olmayacaktır bunlar her zaman olacaktır. Bunu da bilmemiz lazım.” şeklindeki açıklamasından sonra yön değiştirdi. Medya ve siyaset sahnesinde kader ve şehitlik tartışması başladı ve yeni bir kutuplaşma yaşandı. Kutuplaşmanın bir tarafında siyasi aktörlerin sponsorluğunda “şehit”, “kader” gibi kültür ve din referanslı çerçeveler diğer tarafta ise “ihmal/tedbirsizlik, cinayet/katliam” gibi sorumluluk atıflarının hakim olduğu çerçevelerle inşa edilmiş haberler ortaya çıktı. Bu araştırma yaygın medyanın haber söylemini ve siyasi aktörlerin söylemlerini izleyerek çerçeveleme kuramının toplumsal-siyasi süreçlerin analizinde ne ölçüde pratik bir araç olduğunu anlamayı ve ayrıca Türk medyasında maden kazasıyla ilgili haberlerdeki çerçeveleme tercihlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çerçeveleme teorisi, siyasi aktörlerin ve medya aktörlerinin söylemlerinin, ortaya çıkış sürecinden başlayarak, birbirleriyle çatışmaları, izlerkitle çerçeveleriyle etkileşimleri, zaman içindeki dönüşümleri ve sosyal kültürel-politik arka planlarını da göz önünde bulundurularak analiz edilmesinde yararlı bir yöntem oluşturmaktadır. Bu bağlamda Birgün, Karar, Sabah, Sözcü, Yeni Akit, Yeni Şafak gazetelerinde Amasra Maden Kazasıyla ilgili yayımlanan toplam 276 haber çerçeve analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda Sabah, Yeni Şafak ve Yeni Akit gazetelerinin “şehit”, “kader”, “devlet görev başında” çerçeveleriyle; Sözcü, Karar, Birgün gazetelerinin ise “cinayet/katliam”, “ihmal/tedbirsizlik”, “kader söylemine tepki” çerçeveleriyle kaza haberlerini çerçevelediği bulunmuştur. Gazetelerin en çok tercih ettiği tür çerçevesi ise insani ilgi çerçevesi olmuştur.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleAçık Erişim2023
    Cumhuriyetin 100. Yılında restoran işletmeleri: Gelişimsel süreç ve önemli olaylar

    Akyürek, Suat; Genç, Gökhan; Kızılcık, Onur

    Yiyecek içecek hizmetleri yaşam biçimi ve özdeğerlerden etkilendiğinden, bu hizmetler uygarlık tarihine paralel olarak gelişmiştir. Günümüzde paket turların da artışına bağlı olarak turizmin kitlelere yayılması ve insanların daha kaliteli hizmet sunan işletmeleri tercih etmesi, yiyecek içecek hizmetlerinin gelişimini hızlandırmıştır. Böylece restoranlar, turistik çekim unsuru haline gelmeye başlamıştır. Son yıllarda turizm ve gastronomi araştırmalarının çoğunlukla mevcut zaman üzerinden gerçekleştirildiği görülmektedir. Bu çalışmada, tarih araştırmalarının geleceğe ışık tutabileceği düşüncesinden hareketle, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan günümüze restoran işletmelerinin gelişim süreci incelenmiştir. Bu bağlamda ikincil veri kaynakları incelenerek yapılan bu derleme çalışmasında, 100 yıllık Cumhuriyet döneminde restorancılığın gelişimsel süreci, köklü restoran işletmeleri ve restorancılığı etkileyen önemli olaylar kronolojik olarak incelenmiştir. Böylece Türkiye’nin gelecek yüzyılında yiyecek içecek endüstrisinin gelişimine katkı sunacak tarihsel bir değerlendirme yapılması amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda, yapılan tarihsel değerlendirmelere bağlı birtakım öneriler geliştirilmiştir.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin5
    TR Dizinİncele