Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2020
    Karadere Çayı Taşkını (Araklı -Trabzon)

    Işık, Fatih; Zeybek, Halil İbrahim; Çağlak, Savaş; Bahadir, Muhammet

    Taşkınlar ülkemizde son yıllarda değişen iklim şartları ile birlikte daha sık yaşanan doğal afetlerdir. Taşkınlara bağlı olarak birçok can ve mal kaybı yaşanmaktadır. Bu çalışmada taşkınların çok yaşandığı Doğu Karadeniz Bölümü’nde yer alan Trabzon’a bağlı Araklı ilçesinde 18 Haziran 2019 tarihinde meydana gelen taşkının coğrafi nedenleri incelenmiştir. Oluşan taşkın, Araklı ilçesine bağlı Çamlıktepe ve Yüceyurt mahallelerinde 10 kişinin yaşamını yitirmesine, çok sayıda meskenin de yıkılmasına sebep olmuştur. Taşkının yaşandığı Karadere Çayı havzasında yaşanması muhtemel taşkınların risk analizi yapılarak taşkına duyarlı alanlar belirlenmiştir. Çalışmada sahaya yönelik afet raporları, sayısal yükseklik, meteorolojik, akım ve jeolojik verilerden yararlanılmıştır. Çalışmada yöntem olarak Çok Kriterli Karar Verme yönteminin bir metodu olan Analitik Hiyerarşi Süreci kullanılmıştır. Taşkın duyarlılık analizi için mevcut yöntemlere farklı parametreler eklenerek oluşturulan üç ayrı teknik ile haritalar üretilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, Karadere Çayı’nın bazı kıyı kesimleri, Haliloğlu ve Gülbekli derelerinin birleştiği yer ve Araklı şehir merkezi taşkına en duyarlı alanlar olarak tespit edilmiştir. Haliloğlu ve Gülbekli derelerinin birleştiği saha 18 Haziran 2019’da yaşanan taşkının ana merkezini oluşturmaktadır. Ayrıca sahada taşkınla birlikte yaşanan heyelan olayları da taşkının etki derecesini artırmış, çamur akıntısı oluşumuna neden olmuştur. Analiz sonuçları ve yaşananlar göstermektedir ki sahada bundan sonrada taşkın olasılığı yüksektir. Bu nedenle çalışmanın, yöneticiler ve karar vericiler tarafından muhtemel olumsuz sonuçların engellenmesi adına dikkate alınması beklenmektedir.

    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleYalnız künye2019
    Evaluation of the Environmental Innovation Performances of Logistics Companies By The Fuzzy MCDM Approach

    Baki, Birdoğan; Ar, Ilker Murat; Peker, İskender

    Purpose: Environmental innovation is innovative activities which is aimed at reducing or eliminating the environmental impacts of a product from its production to recycling. In this context, it can be stated that the environmental innovation approach is important for logistics firms. It is aimed to evaluate the environmental innovation performance of logistics firms in this study. Methodology: A two-stage Multi Criteria Decision Making approach is used for this purpose. In the first stage, environmental innovation factors obtained from the literature are weighted by Fuzzy AHP. In the second stage, logistics firms are ranked according to the environmental innovation performances by Fuzzy VIKOR. Findings: The results of the analysis revealed that the two most important factors in evaluating the environmental innovation performance of logistics firms are green design and green energy respectively. Practical Implications: Successful green design practices can reduce the prevention costs for environmental impacts of logistics firms. In particular, innovations on the use of renewable energy and reducing the emissions will improve the potential environmental impacts of logistics firms in a positive way. Originality: This study provides an important contribution to the literature because it is the first study evaluating Turkish logistics firms in terms of environmental innovation performance in Turkey.

  • MakaleYalnız künye2019
    Hemşirelik Öğrencilerine Verilen Tıbbi Atık Yönetimi Eğitiminin Değerlendirilmesi

    Çolak, Ayşe; Kent, Nurçin Küçük; Uzun, Sevda; Semerci, Murat; Sahinoz, Turgut

    Bu çalışma Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünde öğrenim gören Hemşirelik Bölümü öğrencilerine verilen tıbbi atık yönetimi eğitiminin etkinliğinin değerlendirilmesi amacı ile yapılmıştır. Araştırma kapsamına 309 öğrenci alınmıştır. Öğrencilere tek gruplu ön test son test uygulaması yapıldı. Öğrencilerin tıbbi atıklar ile ilgili bilgi düzeylerini ölçmek ve eğitim sonrası eğitimin etkinliğini belirleyebilmek için sınıflara eğitimden 1-3 gün önce 20 soruluk tıbbi atıklar ile ilgili ön test uygulandı. Öğrencilere öğretim üyeleri ve öğretim elemanları tarafından hastane atıklarının tanımlanması ve sınıflandırılması, tıbbi atıklar ve tehlikeli atıklar kavramı, yönetimi, önemi, hastane atıklarının ayrıştırılması, bertarafı, geri dönüşümü, tıbbi atıkların ve tehlikeli atıkların çalışan ve halk sağlığı açısından oluşabileceği potansiyel riskleri, hemşirelerin hastane atık yönetimi konusunda dikkat etmesi gereken unsurlar ve uygulama sırasında almaları gereken tedbirler hakkında 3 saatlik eğitim verildi. Eğitim sonunda öğrencilere son test uygulandı. Öğrenciler 100 puan üzerinden değerlendirildi. Sonuçta verilen tıbbi atıklar ve yönetimi eğitimi sonucunda ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir farkın olduğu (p<0,001), eğitimle birlikte öğrencilerin aldığı puanların önemli derecede arttığı bulunmuştur (58,8±11,1-77,5±10,9). Ayrıca bu çalışmada sınıf ile ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir fark olduğu en düşük ön test ve son test puanlarına 1. sınıf öğrencilerinin sahip olduğu bulunmuştur.

  • MakaleYalnız künye2017
    Belli aşılma olasılığına sahip debilerinin bölgeselleştirilmesi ve Doğu Karadeniz Havzası örneği

    Saka, Fatih; Yüksek, Ömer

    Su mühendisliği çalışmalarının pek çoğunda, çalışma yerinde bulunan su miktarının veya belli bir değerdekidebinin bulunma olasılığının tespiti gerekmektedir. Ancak eldeki debi ölçümleri sınırlı ve sadece akımgözlem istasyonlarının (AGİ) bulunduğu yerlerdedir. Her bir AGİ'deki debi süreklilik eğrileri (DSE) eldeedilebilmekte, ancak veri ölçümü bulunmayan veya yetersiz olan yerlere ait debi değerlerinin tahminigerekmektedir. Bu amaçla, belirli aşılma olasılığına sahip olan debi değerlerinin bölgeselleştirme çalışmaları uygulanabilmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'de, Doğu Karadeniz Havzası'ndaki 39 adet AGİ'ye ait debideğerleri, meteoroloji istasyonlarının, sıcaklık ve yağış değerleri temin edilmiştir. Drenaj alanlarının sınırlarıbelirlenmiştir. Thiessen Metodu kullanılarak AGİ'lere ait yıllık toplam yağış ve sıcaklık değerleri eldeedilmiştir. 10 yıllık günlük ortalama debiler kullanılarak, yıllık DSE'nin %20, %30, %50 ve %90 aşılma oranlarına sahip olan debi değerlerinin havza özellikleriyle ilişkileri belirlenmiştir. Topoğrafik özellikler olarak drenaj alanı, drenaj yoğunluğu ve akarsu kollarının ortalama eğimi; iklim özellikleri olarak ise, ortalama yıllık toplam yağış yüksekliği ile yıllık ortalama sıcaklık değerleri kullanılmıştır. Sonuç olarak, bazı havza özellikleri ile veri ölçümü bulunmayan alanlarda %20, %30, %50 ve %90 aşılma oranlarına sahip olan debilerin tahmini yapılmış ve sonuçlar irdelenmiştir

  • MakaleYalnız künye2016
    Barajların Kontrolü ve Denetiminin Önemi

    Aşık, Yusuf

    Barajlar, daha çok tarımsal faaliyetler, sel kontrolü, elektrik enerjisi üretimi ve diğer amaçlarla yapılırılar. Barajlar boyutları bakımından mühendislik yapıları içinde en büyük olan yapılardandır. Ayrıca önem derecesi bakımından da en önemli mühendislik yapılarındadır. Barajlar bir ülkenin ekonomik, sanayi, tarımsal, sosyal ve kültürel bakımdan kalkınmasında büyük faydaları olan yapılardır. Ancak barajlar aynı zamanda birer potansiyel tehlikedir. Çünkü bir barajın rezervuarında milyonlarca metre küp su birikmektedir. Potansiyel tehlikelere karşı barajlarda sürekli olarak gözemler yapılmalıdır. Herhangi bir tehlike karşısında da gerekli tedbirleri almak gerekir. Bu yazıda barajların güvenliği için yapılması gereken denetim ve gözlemler hakkında bilgiler verilmiştir

  • MakaleYalnız künye2015
    Kirlilik cennetlerinin oluşumunda çevre vergilerinin rolü

    Yilmaz, Candan; Yıldız, Barış

    Çevre vergileri çevresel ya da mali amaçlarla birçok ülkede uygulanmaktadır. Bu vergiler kirlilik yoğun endüstrilerin maliyetlerinin artmasına ve uluslararası piyasalarda rekabet gücünü yitirmesine neden olmaktadır. Bu nedenle bu endüstriler, üretimlerini çevresel önlemlerin daha düşük olduğu ve çevrenin göz ardı edildiği ülkelere kaydırmaya çalışmaktadır. Bu durumu fırsata çevirip kaynak elde etmek isteyen ülkeler, bu kaynağı elde etmekte ancak çevre, ülkeye gelen yatırımlarla orantılı biçimde zarar görmektedir. Çalışmada çevreyi göz ardı eden ülkeler ile çevre vergileri uygulayan ülkelerdeki karbon salınımının ve buna bağlı olarak çevre kirliliğinin yıllar itibari ile değişimi öznel olarak incelenmiştir. Yapılan incelemelerde çevre politikalarını göz ardı eden ülkelerdeki karbon salınımının yüksek değerlere ulaştığı görülmüştür

  • MakaleYalnız künye2014
    Türkiye'de hidroelektrik enerjinin gelişiminde özel sektör katkısının irdelenmesi: doğu karadeniz havzası örneği

    Satılmış, Uğur; Akpinar, Adem

    Bu çalışmada, Türkiyenin kuzey doğusunda DSİ 22. Bölge Müdürlüğü bünyesinde özel sektör ve resmi kurumlar tarafından gerçekleştirilmiş ve gerçekleştirilecek hidroelektrik santral projelerinin şimdiki durumu incelenerek bu projelerin gelecek yıllarda hidroelektrik üretime muhtemel katkıları araştırılmıştır. Ayrıca, bölgedeki santrallerin, Türkiyedeki ulusal ekonomiye katkıları ve Türkiyenin toplam hidroelektrik ve küçük hidroelektrik potansiyellerin değerlendirilme oranları tespit edilmiştir. Çalışılan alanla ilgili yapılmış olan potansiyel belirleme çalışmalarından elde edilen potansiyellerle ilgili bir kıyaslama yapılarak DSİ 22. Bölge Müdürlüğünün faaliyetlerinin potansiyeli ne kadar karşıladığı belirlenmiştir (Akdoğar, 2006; Eroğlu, 2011). Önceki yıllarda Doğu Karadeniz Havzası için yapılan bir çalışmada, bu çalışmanın kapsadığı bazı illerde çalışmanın yapıldığı yılda geliştirilmiş ve geliştirilmekte olan hidroelektrik santrallerin durumu ile şu anki durum kıyaslanarak geçen 4 yıl süredeki gelişmeler irdelenmiştir (Aslan, 2009). Buradan yola çıkılarak 4628 Sayılı Elektrik Piyasası Kanununun ve dolayısıyla özel sektörün ilgi alanındaki hidroelektrik enerji gelişimine katkısı araştırılmıştır.

  • MakaleYalnız künye2012
    Coğrafi bilgi sistemleri tabanlı heyelan duyarlılık haritalarının hazırlanmasına bir örnek: Çayeli (Rize, KD Türkiye)

    Dağ, Serhat; Bulut, Fikri

    Ülkemizin en fazla yağış alan ve engebeli bölgelerinden biri olan Karadeniz Bölgesi’nde ve özellikle de Doğu Karadeniz Bölümü’nde meydana gelen doğal afetlerin başında heyelanlar gelmektedir. Bölge açısından heyelanların oluşturduğu hasar, uzun vadede dikkate alındığında, depremden daha fazladır. Bu çalışmada, Çayeli yöresinde 2002 yılı temmuz ayındaki sağanak yağış sonucunda meydana gelen heyelanlar araştırılmış ve inceleme alanının heyelan duyarlılık haritası hazırlanmıştır. İlk olarak heyelan envanter haritası oluşturulmuş ve toplam 149 adet heyelan haritalanmıştır. Arazi incelemeleri sonucunda litoloji-ayrışma, yamaç eğimi, yamaç eğim yönü, arazi örtüsü, yükseklik, akarsuya yakınlık faktörleri, heyelana neden olan parametreler olarak değerlendirilmiştir. İnceleme alanına ait topoğrafik ve tematik haritalar kullanılarak Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) tabanında parametre haritaları üretilmiştir. Haritalar mevcut heyelanlarla ilişkilendirilerek frekans oranı değerleri belirlenmiştir. Bu değerlendirmelere göre, tamamen ayrışmış dasit ve piroklastitleri ile tamamen ayrışmış andezit-bazalt ve piroklastitlerinin heyelan oluşumunda etkili olduğu düşünülmektedir. Yine eğim sınıflarından 0º - 20º arası, yamaç eğim yönü sınıflarından kuzey-kuzeydoğuya bakan yamaçlar, topoğrafik yükseklik sınıflarından 0 - 200 m arasındaki yükseklik sınıfları elde edilen değerlere göre önemli görülmüştür. Benzer şekilde tarımsal alan ve yerleşim alanlarından oluşan arazi sınıfları ile 0 - 100 m arasındaki akarsuya yakınlık sınıfları da ikili karşılaştırmalarda önemli olarak değerlendirilen parametre sınıflarıdır. Daha sonra ağırlık değerleri hesaplanmış ve bu değerler dikkate alınarak heyelan duyarlılık haritası üretilmiştir. Son olarak üretilen haritanın performansını analiz etmek için mevcut heyelanlarla duyarlılık haritası karşılaştırılmış ve mevcut heyelanların % 81’inin duyarlı, yüksek ve çok yüksek duyarlı alanlarda bulunduğu belirlenmiştir.