Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2026
    Endüstriyel/Madensel Atıklardan Elde Edilen Geopolimer Bileşenler Üzerinde Taguchi Metodu Yardımıyla Farklı Üretim Parametrelerinin Etkisinin Belirlenmesi

    Çavdar, Özlem; Aksüt, Yavuz Selim; Temizer, Hülya

    Çimento üretimi kaynaklı CO2 sera gazının ve diğer kirleticilerin başta iklim değişikliği ve küresel ısınma olmak üzere, çevre ve insan sağlığını tehdit ettiği bilinmektedir. Bu çalışmada, geopolimer kompozit harçlar üzerinde farklı üretim parametrelerinin etkisi incelenmiştir. Ana bağlayıcılar olarak yüksek fırın cürufu ve uçucu kül içeren geopolimer yapılara ek olarak endüstriyel ve madensel katkı maddeleri ilave edilmiştir. Bağlayıcılar üzerinde kür sıcaklığı, kür süresi ve endüstriyel /madensel atıklar gibi birçok parametrenin etkisi araştırılmıştır. Bu kapsamda Taguchi metodu kullanılarak 3 farklı seviye ve 6 farklı parametre ile L27 (36) ortogonal matris oluşturulmuştur. Çalışmada, üç farklı molar oranı (8M,10M,12M) olmak üzere sodyum hidroksit çözeltisi ile sodyum silikat kullanılmıştır. 56 gün atmosferik kür uygulanan numunelere ANOVA analizleri de yapılmıştır. Taguchi ve ANOVA istatistiksel sonuçlarına göre, geopolimer numuneler üzerinde en etkili parametrenin kür sıcaklığı olduğu belirlenmiştir. ‘En büyük en iyidir’ kriteri sonuçlarına göre hazırlanan sinyal/gürültü (S/N) oranı verilerinden en etkin sıcaklığın 75⁰C olduğu anlaşılmaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Removal of Pb(II) ions from aqueous solutions by Brevibacillus agri-loaded clay: Kinetic, isotherm, and artificial neural network modeling

    Belduz, Ali Osman; Inan, Kadriye; Duran, Celal; Ozdes, Duygu; Ozeken, Sengul Tugba; Nalçaoğlu, Aleyna; Şeker, Serdal

    In this study, a novel and efficient adsorbent was developed by immobilizing inactivated Brevibacillus agri biomass onto an abundant natural clay via a simple synthesis route for Pb(II) removal from aqueous media. The adsorption behavior of inactivated Brevibacillus agri-loaded clay (BLC) was evaluated using batch experiments by investigating the effects of initial solution pH (2.0–6.0), BLC dosage (0.5–4.0 g/L), contact time (1–180 min), initial Pb(II) concentration (10–420 mg/L), temperature (25–80°C), and the presence of foreign ions. The optimum conditions were determined to be an initial solution pH of 5.0 and a contact time of 120 min. Isotherm models were applied to elucidate the interactions between Pb(II) ions and BLC, while kinetic studies were conducted to evaluate the adsorption performance and underlying mechanisms. The maximum adsorption capacity of BLC was determined as 65.4 mg/g according to the Langmuir isotherm model. Thermodynamic parameters revealed that Pb(II) adsorption on BLC was exothermic, feasible, and spontaneous at 25ºC. Artificial neural network (ANN) studies provided highly accurate predictions by modeling and confirmed the reliability and applicability of the model for Pb(II) removal in industrial applications. This study presents an innovative and sustainable approach for heavy metal removal, offering an effective solution applicable to environmental remediation processes.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2025
    Mermer Fabrikasındaki Tehlike, Risklerin Değerlendirilmesi ve Kontrolü

    Demir Şahin, Demet; Eker, Hasan

    Türkiye'deki mermer fabrikaları, iş sağlığı ve güvenliği açısından farklı riskler bulundurmaktadır. Bu tesislerde çalışanlar önemli tehlikelere maruz kalmaktadır. Özellikle mermer bloklarının taşınması, kesilmesi ve işlenmesi süreçlerinde düşme, kayma, ezilme gibi kazalar sıkça yaşanabilir. Ayrıca, ağır makinelerin kullanımı da potansiyel risk oluşturmaktadır. Bu risklerin haricinde kimyasalların kullanımı, depolanması, karıştırılması ve çevreye atılması ile çalışanların sağlığı üzerinde olumsuz etkiler meydana getirmektedir. Bu kimyasalların doğru şekilde yönetilmemesi solunum problemleri, deri irritasyonları gibi sağlık sorunlarına neden olabilir. Ayrıca, ergonomik riskler de dikkate alınması gereken bir başka faktördür. Ağır kaldırma, tekrarlayan hareketler ve uzun süreli duruşlar gibi işler çalışanların kas-iskelet sistemi sağlığını etkileyebilir. Bu tehlikelerin etkilerini azaltmak için Türkiye'deki mermer fabrikaları iş sağlığı ve güvenliği önlemleri konusunda sürekli iyileştirmeler yapmaktadır. İşçi eğitimleri, kişisel koruyucu ekipmanların kullanımı, işçi sağlığı ve güvenliği politikalarının uygulanması gibi önlemler iş kazalarının ve sağlık sorunlarının minimize edilmesine yardımcı olabilir. Bu çalışmada Fine Kinney yöntemi mermer fabrikasındaki tehlike ve risklerin belirlenmesi için kullanılmıştır. Yöntemin kullanımı ile oluşan riskler farklı kategoride değerlendirmiştir. Değerlendirme sonrasında toplamda 150 risk belirlenmiştir. Bunlardan 22'si olası, 53'ü önemli, 53'ü yüksek ve 22'si çok yüksek risk olarak sınıflandırılmıştır. Yüksek risk taşıyan konular için acil tedbirler ve kısa vadeli eylem planları oluşturulmalıdır. Tüm riskleri kabul edilebilir seviyeye getirmek için işletmeye sahada belirlenmiş riskler hakkında bilgi verilmiştir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2025
    Türkiye’de Yeşil Liman Olabilecek Limanların ANP-BOCR Yöntemi ile Değerlendirilmesi

    Kisa, Ayse Cansu Gok; Peker, İskender; Gergin, Ramazan Eyüp; Keske, Büşra

    Yeşil limanlar, kentsel ekonominin gelişmesine ve sürdürülebilir çevresel stratejilerin uygulanmasına imkân sağlayan önemli unsurlardandır. Bu araştırmada, Türkiye’de faaliyet gerçekleştiren limanların yeşil liman sertifikasına sahip olma potansiyellerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda sektör raporlarında yer alan veriler çerçevesinde bölgesel anlamda konteyner elleçleme miktarı (TEU) en fazla olup yeşil liman sertifikasyonu olmayan limanlar çalışmanın alternatiflerini oluşturmuştur. Çalışmanın kriterleri ise kapsamlı bir literatür araştırması ve uzmanların görüş önerileri çerçevesinde belirlenmiştir. Problemin çözümünde ise bir Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) tekniği olan Analitik Ağ Süreci (ANP)- Fayda, Fırsat, Maliyet, Risk (BOCR) yaklaşımından faydalanılmıştır. Buna göre yeşil liman sertifikasyonu sahipliğinde en fazla etkiye sahip olan kriter hava kirliliğini azaltmak (0,049) olmuş iken, en az etkiye sahip kriterler ise soğuk ütüleme ve gemi hızı düşürme teknolojisi kullanılması (0,015) ile liman ücretlerinde ceza fiyatlandırması yapılmaması (0,015) olarak tespit edilmiştir. Mersin International Port (0,055) ise yeşil liman sertifikasına sahip olma potansiyeli en yüksek alternatif olarak belirlenmiştir.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2024
    Hesaplamalı akışkanlar dinamiği ile açık kanal akımında bitki örtüsünün akım özelliklerine etkisinin analizi

    Şibil, Rahim

    Bu çalışmada bitki örtüsünün, dikdörtgen bir açık kanal üzerindeki akım özelliklerine olan etkisi, Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği analizi kullanılarak incelenmiştir. Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği (HAD) için ANSYS Fluent yazılımı kullanılmıştır. Akımın üç boyutlu, sıkışmayan, türbülanslı ve kararlı olduğu kabul edilmiştir. Sayısal çalışma literatürde yapılan deneysel bir çalışma ile doğrulanmıştır. Sayısal çalışmanın deney sonuçlarını başarılı bir şekilde tahmin ettiği gözlemlenmiştir. Sayısal çalışma ve ölçüm sonuçları arasındaki bağıl hata %10’un altında bulunmuştur. Yapılan sayısal çalışmalar sonucunda, bitki örtüsünün kanalın akım ve türbülans özelliklerini önemli ölçüde değiştirdiği gözlemlenmiştir. Bitki örtüsü olan bölgelerde, su yüzeyinde hızların çok düşük olduğu, yaprak örtüsünün altında kökler arasında ise hızların yüksek olduğu ve maksimum hızın 0,1177 m/s ile bu bölgede gerçekleştiği tespit edilmiştir. Ayrıca türbülans viskozitesinin serbest alanlarda fazla olduğu gözlemlenirken türbülans enerji kırılımının katı-sıvı temas bölgelerinde fazla olduğu görülmüştür. Bu çalışma, açık kanal akışının bitki örtüsüyle etkileşimini anlamak ve açık kanal sistemlerinin hidrolik açıdan performansını geliştirmek için önemli bilgiler sağlamaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Biogenic Iron Oxide Nanoparticles Based on Algal Biofilm Formed in the Wastewater Treatment Plant and Their Dye Removal Performance

    Baltaci, Cemalettin; Akar, Bülent; Karpuz, Omer; Demirel, İlyas Taner; Gülbahar, Esma

    In the field of environmental pollution removal, bioremediation plays a crucial role in removing or converting toxic substances from the environment. Bacteria, yeasts, molds, algae, and plants are widely used in bioremediation events. Recently, green-synthesized nanoparticles have also been employed in bioremediation applications. In this study, iron oxide nanoparticles (FeONPs) were synthesized from algal biofilms that are naturally formed in the settling ponds of the Gümüşhane Municipality Wastewater Treatment Plant. These biological nanoparticles were utilized to investigate their adsorption efficiency for water-polluting dyes such as methylene blue (MB), malachite green (MG), and phenol red (PR). The synthesized FeONPs were characterized using Fourier transform infrared spectroscopy (FTIR) scanning electron microscopy (SEM), energy-dispersive X-ray spectrometry (EDX), and X-ray diffraction (XRD). To test their efficacy, MB, MG, and PR dye solutions were treated with 5.0, 10.0, and 20 g/L FeONP concentrations. The remaining dye concentrations were quantified with a UV-VIS spectrophotometer after filtration. The results showed that FeONPs obtained from algal biofilms effectively removed MB, MG, and PR, with the highest efficiency observed for PR.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Geri dönüşüm işletmelerinin inşaat ve yıkım atıkları açısından performanslarının bütünleştirilmiş SWARA-EDAS yöntemiyle değerlendirilmesi: Türkiye örneği

    Gergin, Ramazan Eyüp

    Günümüzde, inşaat ve yıkım atıklarının artan miktarı nedeniyle ülke ekonomileri birçok zorlukla karşı karşıya gelmektedir. Döngüsel ekonomilerde inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüşüm faaliyetlerinin daha önemli rol oynaması beklenmektedir. Buna paralel olarak inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüşümü ülkelerin rekabet gücünü doğrudan etkilemektedir. Bu çalışma inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüşüm faaliyetlerini gerçekleştiren işletmelerin performanslarını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. İşletmelerin performanslarını değerlendirmek için kullanılan kriterler detaylı bir literatür taraması yapılarak belirlenmiştir. Çalışmanın alternatiflerini ise inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüşüm faaliyetlerini gerçekleştiren işletmeler oluşturmaktadır. Belirlenen kriterlerin ağırlıklandırılmasında Step-Wise Weight Assesment Ratio Analysis (SWARA) kullanılmıştır. Kriter ağırlıklarının belirlenmesinin ardından inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüşüm faaliyetlerini gerçekleştiren işletmelerin performansı Evaluation Based on Distance from Average Solution (EDAS) ile değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına dayalı olarak, inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüşümünde en önemli kriter Sürdürülebilirlik olarak belirlenmiştir. Ayrıca çalışma çevresel etkiler ile inşaat ve yıkım atıklarının taşınması kriterlerinin sırasıyla diğer önemli kriterler olduğunu göstermektedir. EDAS yönteminin sonucu ise Alternatif 5 işletmesinin inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüştürülmesi açısından en iyi performansa sahip olduğunu göstermektedir.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Vulnerability-Preventing Structures in Disaster Management: Polyurea Coating on Building Structural Elements

    Kaya, Afşin Ahmet; Akduman, Öznur; Aksüt, Yavuz Selim

    Numerous disasters occur due to the inability to manage risks arising from natural, technological, and human-induced hazards. As a result of these disasters, the magnification of incurred damages underscores the significance of the concept of risk management, an integral step in disaster management. Consequently, efforts to mitigate the adverse effects of earthquakes and other disasters are progressively increasing. However, endeavors aimed at reducing the damages inflicted by earthquakes and other disasters on structures, particularly earthquakes, are not yet at an adequate level. Presently, the importance of alternative solution models to counteract the forces exerted on structures during disasters like earthquakes is on the rise.In this study, unreinforced concrete blocks were coated with flexible polyurea, a state-of-the-art cladding material extensively used in various fields, at different thicknesses. Three-point bending tests were performed on the coated specimens. The data obtained from these tests were analyzed and evaluated. It was concluded that specimens coated with polyurea exhibited higher strengths compared to uncoated specimens. This study introduces the utilization of polyurea flexible composite material in structural elements as an alternative method within the spectrum of precautions taken to enhance the safety of structures against various disasters, primarily earthquakes.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2023
    İş Güvenliği Uzmanlarının Bakış Açısıyla Acil Durum Toplanma Alan Özelliklerinin AHP Yöntemi ile Değerlendirilmesi

    Doğan, Onur

    İş güvenliği uzmanları, işyerlerinde muhtemel tehlikeli durumları tespit eden ve bu tehlikelerin riske dönüşmesini önlemek için koruyucu ve önleyici uygulamaları hayata geçiren kişilerdir. Aynı zamanda acil durum toplanma alanlarının belirlenmesinde önemli rol oynamaktadırlar. İşyerleri dinamik bir yapıya sahip olduğundan yerleşim birimlerine nazaran çok sık acil durum gerektiren olaylar yaşanabilmektedir. İş güvenliği uzmanları işletme ekosistemini etkileyebilecek her türlü olumsuz etkiyle (depremi, sabotaj, kaza, yangın vb.) mücadele konusunda uzman ve yetkinlik düzeyi yüksek kişilerdir. Bu nedenle yerleşim birimlerinin olduğu yerlerde acil durum toplanma alanlarının belirlenmesinde iş güvenliği uzmanlarının bilgi ve tecrübelerinden faydalanılmasının önemli olacağı düşünülmektedir. Bu çalışma iş güvenliği uzmanlarının bakış açısıyla acil ve afet durumlarında toplanma alanlarının değerlendirilmesine yönelik yapılmış bir çalışmadır. Çalışmada Çok Kriterli Karar Verme Yöntemlerinden (ÇKKV) Analitik Hiyerarşi Proses (AHP) yöntemi kullanılmıştır. AHP, objektif ve subjektif görüşleri sürece dahil eden bir yöntemdir. Bu yöntemin diğer ÇKKV yöntemlerinden üstün kılan yanı kalitatif ve kantitatif unsurları sürece dahil edilmesine imkân sağlamasıdır. Çalışmada kriter ve bu kriterlere bağlı alt kriterler, literatür araştırması ve alanında uzman kişilerin görüşleri dikkate alınarak hazırlanmış ve iş güvenliği uzmanlarına yüz yüze uygulanmıştır. Çalışmanın çözümünde Microsoft Excel kullanılmış ve yapılan her bir analiz sonucu tutarlı çıkmıştır. Buna göre kriterler arasında yapılan karşılaştırma sonucunda en yüksek ağırlığa sahip kriter, 0.4294 toplanma alan güvenliği olurken bunu sırası ile 0.3602 toplanma alanına erişim, 0.2104 toplanma alan özelliği takip etmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2022
    Biyogazla Birlikte Oluşan Diğer Ürünlerin Araştırılması

    Saribiyik, Oguz Yunus

    Gelişmekte olan ülkelerin enerji tüketimindeki yükselme atmosfere karbondioksit salınımını artırarak küresel ısınmaya sebep olmaktadır. Küresel ısınmaya bağlı olarak ortaya çıkan doğal afetler insanların yaşamlarını olumsuz yönde etkilediklerinden dolayı atmosfere karbondioksit salınımının kontrol altına alınıp sürdürülebilir hale getirilmesi gerekmektedir. Bu sebeple fosil kökenli yakıtlara alternatif kaynaklarının araştırılması zorunlu hale gelmektedir. Rüzgâr enerjisi, biyodizel vb. gibi alternatif biyoyakıtlar içerisindeki alternatif enerji üretim yöntemlerinden birisi de biyogaz üretimidir. Biyogaz üretiminde uygun organik atıklar kullanılarak %35-45 CO2, %55-65 CH4 oranlarda biyogaz karışımı üretilirken eser miktarda CO, H2S, NH3 gibi diğer ürünlerde ortaya çıkmaktadır. Yapılan bu çalışmada biyogaz üretiminde kullanılan sıvı fazda bulunan toplam karbon miktarı, fenolik içerik miktarları, Azot(N), Fosfor(P2O5), Potasyum(K2O), pH, Hümik asit, Fülvik asit ve iletkenlik gibi değerlerin değişimi biyogaz üretimi öncesi ve sonrasında test edilerek belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre N, P, K miktarlarında herhangi bir değişim ortaya çıkmazken pH değerinde yükselme, fenolik içerik, toplam karbon içeriği, iletkenlik, Hümik ve Fülvik asit içeriklerinde biyogaz üretim süreci sonrasında artış meydana geldiği gözlemlenmiştir.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2022
    Photovoltaic Mobile Charging System Design (Solar Pole) - in Gümüşhanevi Campus of Gümüşhane University

    Basoglu, Mustafa Engin; Ertuğrul, Murat Han; Çayır, Muzaffer; Şen, Nurgül

    The decrease in fossil-based resources, the pollution of the environment and the threat of sustainability constantly increase the interest in renewable energy sources. Solar energy is one of the leading renewable energy sources due to its large capacity. Today, solar energy appears in many applications. In this study, a photovoltaic-based solar pole design has been realized and a prototype that can be applied almost anywhere in open-air conditions has been produced. The prototype produced was tested and installed at Gümüşhane University's Gümüşhanevi Campus. The prototype mobile phones produced have a fast charging feature with 5V-2A. In future studies, it is planned to provide the solar tracking feature to the photovoltaic (PV) panel in the system, and it is aimed to bring such systems to the campus in general.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleYalnız künye2022
    Yolsuzluklar, ekonomik büyüme ve çevre vergileri ilişkisinin gözden geçirilmesi: oecd ülkeleri örneği

    Akyol, Hikmet; Karakus, Kübra

    Bu araştırma OECD ülkelerinde yolsuzlukların ve çevresel vergilerin ekonomik kalkınma ile olan ilişkisini ele almıştır. Araştırmada 34 OECD ülkesinin 1995-2019 arasındaki dönemi panel veri analizi yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Değişkenler arasındaki uzun dönem ilişkisi Pedroni eşbütünleşme testi kullanılarak tahmin edilmiştir. Eşbütünleşme test sonuçlarına göre değişkenler uzun dönem ko-entegredir. Uzun dönem esneklikleri ise PDOLS tahmincisi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuçlar, çevresel vergilerin araştırma ülkelerinde ekonomik büyümeyi teşvik ettiğini göstermiştir. Bunun yanında, yolsuzlukların ekonomik büyüme ve çevresel vergiler ile arasında güçlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Buna göre, yolsuzlukların büyüme ve çevresel vergiler üzerinde negatif yönlü ve anlamlı bir etkisi vardır. Bu bakımdan yolsuzluklarla mücadele politikalarının uygulanması çevresel vergi gelirlerini arttırılması ve sürdürülebilir ekonomik kalkınmanın sağlanması açısından son derece önemlidir. Yolsuzluklar, çevresel vergiler ve ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkisi panel Granger nedensellik testleri kullanılarak incelenmiştir. Test sonuçlarına göre, çevresel vergilerden ekonomik büyümeye doğru tek yönlü, ekonomik büyüme ile yolsuzluk oranları arasında karşılıklı nedensellik ilişkisi vardır.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Atık Sulardan Cd(II) İyonlarının Adsorpsiyonu için Doğal Adsorban Olarak Kızılçam (Pinus Brutia Ten.) Talaşının Performansının Değerlendirilmesi

    Duran, Celal; Ozdes, Duygu; Torun, Erdem

    Bazı ağır metallerin çok düşük derişimlerde bile vücuda alınımı, kan bileşiminin bozulmasına, merkezi sinir sistemi fonksiyonlarında azalmaya ve akciğer, böbrek ve karaciğer gibi organlarda hasarlara neden olabilir. Bu nedenle ağır metal iyonlarının, alıcı ortama verilmeden önce sulardan ve atık sulardan uzaklaştırılması gerekmektedir. Bu çalışmada, Cd(II) iyonlarının sulardan ve atık sulardan adsorpsiyon tekniğiyle gideriminde etkili ve ucuz bir adsorban olarak kızılçam (Pinus Brutia Ten.) talaşının kullanılabilirliği değerlendirilmiştir. Adsorpsiyon deneylerinde kullanılan kızılçam talaşı fiziksel veya kimyasal herhangi bir ön işleme tabi tutulmadan doğal olarak kullanılmıştır. Kızılçam talaşı, çeşitli yöntemlerle karakterize edildikten sonra adsorpsiyon verimi üzerine başlangıç sulu çözelti pH’ı, denge süresi, adsorban miktarı ve başlangıç Cd(II) derişimi gibi deneysel faktörlerin etkileri incelenmiş ve ayrıca endüstriyel atık sularda Cd(II) iyonlarıyla birlikte bulunabilecek bazı tuzların etkileri araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlardan optimum pH 6.0 ve denge süresi 240 dk olarak belirlenmiştir. Mekanizma hakkında fikir edinmek için elde edilen verilere izoterm modelleri (Langmuir ve Freundlich) uygulanmıştır. Kızılçam talaşının maksimum adsorpsiyon kapasitesi Langmuir izoterm modeli kullanılarak 11.88 mg g-1 olarak hesaplanmıştır. Sonuç olarak kızılçam talaşının atık sulardan Cd(II) iyonlarının uzaklaştırılmasında etkili bir adsorban olarak kullanılabileceği ortaya konulmuştur.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleYalnız künye2021
    The Investigation of the Waste Effect on Biogas Production

    Uçar, İrfan Ruhi; Özer, Zekeriya; Saribiyik, Oguz Yunus

    The amount of the energy consumption rate are directly related to the such a parameters the welfare level and industrial revoluation. Additionally to those reason, the energy utilization intensively rises depending on the increasing world population and higher welfare level standarts. Carbon based fuels are not renewable and environmentally unfriendly therefore many of the research group and university have been working on renewable and sustainable energy sources such as hydrogen, solar, wind, geothermal, wave, biodiesel and biogas. Biogas production has been preferred beacuse of those reasons, easy construction and transportation, sustainability and also fermantated biomass is very effective fertiliser for agriculture in farms. The type of the reactor, the fermantation conditions, the feeding of the bacteria has increased the biogas production from different waste sources. In this study, 50 liter lab scale pilot reactor was designed and the fermantation conditions, and the effect of the different wastes such as vegetable waste, organic industrial waste and etc. were investigated on the biogas production yield. The results showed that fermentation condition and feeding play an important role for biogas production that tea dreg decrease the biogas while mulberry dreg and other vegetable sources increase the biogas production.

  • MakaleYalnız künye2021
    The Analysis of The Effect of GDP Per Capita and Household Size on Energy Consumption: A Regional Approach

    Koç, Pinar

    The aim of this study is to analyze the effect of GDP per capita and household size on electricity consumption in\rthe 81 sub regions of NUTS level 3 for the period 2008-2018. The Panel quantile regression model was used in\rthe study. According to the results of the study, house hold size affects electricity demand negatively while GDP\rper capita affects electricity consumption positively. An increase 1 % in per capita income rises electricity demand\rby 0.14 % while increase one unit in house hold size decreases electricity demand by 0.32 % in the provinces\rwhere electricity consumption is lower than average electricity consumption. An increase 1 % in GDP per capita\rrises electricity demand by 0.06 % unit while increase one unit in house hold size decreases electricity demand by\r0.34 % in the provinces where electricity consumption is higher than average electricity consumption.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2020
    Kentsel Gelişmenin Isı Adalarına Etkisinin Araştırılması, Trabzon İli Örneği

    Kazanci, Burak; Sarıyılmaz, Fulya Başak

    Trabzon, Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi’nde yer alan gelişmekte olan bir liman kentidir. Türkiye'nin en kalabalık 29. vilayeti olan Trabzon’da daha çok kıyı bölgelerde yerleşim mevcuttur. Bu çalışmada Trabzon ilinin kentsel gelişiminin çeşitli uzaktan algılama yöntemleri ve verileri kullanılarak incelenmesi amaçlanmıştır. İlin sınırları içindeki kentsel gelişimin özelliklerine bağlı olarak, seçilen bölgede optik uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak yapay yüzeylerdeki değişim araştırılmıştır. Bu amaçla 1989, 2000, 2006 ve 2018 tarihli LANDSAT görüntüleri kullanılmıştır. Görüntülere piksel tabanlı kontrollü sınıflandırma işlemi uygulanmış ve çalışma alanının arazi kullanımı ve arazi örtüsü sınıfları belirlenmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında termal uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak yapay yüzeylerin gelişimi araştırılmıştır. Bu amaçla bölgenin yüzey sıcaklık haritası oluşturulmuştur. Görüntülerin termal bantları kullanılarak, atmosfer üstü spektral ışıma ve daha sonra parlaklık sıcaklığı hesaplanmıştır. NDVI değerleri, bitki oranı ve yer emisyonu haritaları da kırmızı ve yakın kızılötesi bantlar kullanılarak hesaplanmıştır. Bu bilgilerin tümü arazi yüzey sıcaklığı haritalarının oluşturulmasında ve kentsel ısı adası etkisinin belirlenmesinde kullanılmıştır. Çalışma sonucunda farklı uzaktan algılama verileri ve yöntemleri kullanılarak Trabzon'da gerçekleşen kentsel gelişim ve değişim incelenmiştir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2020
    Investigation of Recycling Possibilities of Stacked Waste Office Paper for at Least Five Years

    Karahan, Selim

    In this study, investigates recycling possibilities of office paper in archive form (stored for at least 5 years). These papers are mostly made by burning. This is to destroy tons of paper raw materials. These papers may be presented with a simple pulping or recycling with small fractionation. This will contribute greatly to the country's economy. The study will also look at the physical and optical properties of these papers. These papers are likely to lose fiber resistance and brightness due to the physical conditions (humidity, temperature) and the mushrooms and insects. In addition, loss of the shine and resistance of the fibers will come to the fore when the ink is removed from these papers. How much of these losses are in the study will be investigated. This will be done in conjunction with a number of applications to compensate for losses. With these operations, tons of waste paper raw materials will be obtained and new waste white office paper will be produced with the desired quality.

    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2020
    Lazer Baskılı Ofis Kâğıtları Üzerinde Yapılan Mürekkep Giderme İşleminin Süzüntü Suyu Üzerine Etkileri

    Karahan, Selim; Karademir, Arif

    Çalışmada, önce lazer baskı uygulanmış beyaz A4 ofis kâğıtları üzerinde hamurlaştırma işlemleri uygulanmıştır. Dahasonra ise hamurlaştırılan ofis kâğıtları üzerinde belirlenmiş oranlarda karışımlar hazırlanmıştır. Bu hamurlaştırma vekarışım hazırlama sürecinde ise farklı yüzde oranlarda kimyasal ve enzimden faydalanılmıştır. Kimyasal madde olarakoleik asit, sodyum hidroksit, sodyum silikat, kalsiyum klorür ve hidrojen peroksit kullanılmış ve enzim olarak iseselülaz, ksilanaz, amilaz ve β-gluktonaz kullanılmıştır. Çalışmada daha sonra ultrases etkisine bakılmıştır. En sonundaise hamur süspansiyonu yüzdürme yöntemi ile mürekkeplerinden uzaklaştırılması yapılmıştır. Tüm bu işlemler sonundaise atık su analizleri yapılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Evaluation of Engineering Properties of Rock Masses in Waste Dam Site: The Example of Gumushane

    Kanık, Mustafa; Alemdag, Selcuk

    In this study, excavatability, bearing capacity and permeability characteristics of rock masses along the Gümüştaş Waste Storage Dam II site were evaluated. For the excavations to be carried out to increase the volume of the waste storage area, the excavation classes of the rock masses were determined as “Hammer” for andesitic breccia and “Hammer&Blasting” for andesite. The bearing capacity of andesite (bedrock) has been determined with the help of empirical equations and, allowable bearing capacity and ultimate bearing capacity were calculated as 10.44MPa and 31.07MPa, respectively. The permeability has been assessed by the Lugeon Tests conducted in the geotechnical drill holes located in the andesite and andesitic breccia rock masses and with the aid of the seepage analysis based on the finite element method the bedrock mass has been defined as low permeable. Low permeable rock masses would possibly cause the chemical wastes to be collected in the waste dam reservoir area to pollute the groundwater. To prevent the seepage, impermeable natural clay material of 35-40cm thickness should be laid and compressed along the dam axis and reservoir area. This suggestion was modeled with the aid of the finite element method, for the case that the reservoir area was completely filled with wastewater and, the permeability value was determined as 5x10-11m/s as a result of the seepage analysis. In addition, seepage values in the discharge section at a depth of 10m from the foundation vary between 1.69x10-17m3 /s and 3.44x10-16m3 /s. These values are quite low but, are indicators of a possible seepage. To eliminate this possible seepage, the geotextile materials (geosynthetic clay membrane, Geomembrane, and drainage geocomposite) should be laid over the compressed natural clay layer, and thus mixing of the chemical wastewater, which collected after flotation, into the groundwater will be prevented.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2020
    İçme suyu arıtma tesisi atık çamuru üzerinemetilen mavisi adsorpsiyonu ve yapay sinir ağlarıile modellenmesi

    Öztürk, Nurcan; Senturk, Hasan Basri; Gundogdu, Ali; Duran, Celal

    Bu çalışmada içme suyu arıtma tesislerinde arıtım aşamaları sonucu oluşan İçme Suyu Arıtma Tesisi Atık Çamurunun (İSATAÇ), atık sularda organik kökenli bir kirletici (boyar madde) olan Metilen Mavisinin uzaklaştırılmasında adsorban olarak kullanılabilirliği araştırılmıştır. Adsorpsiyon çalışmalarında kullanılan İSATAÇ fiziksel ya da kimyasal ön işleme tabi tutulmamıştır. Öncelikle İSATAÇ’ın nem, yoğunluk, uçucu madde, sabit karbon, kül tayini yanı sıra elementel, SEM, FT-IR, XRD, XRF ve TGA/DTA analiz gibi çeşitli analitik işlemlerle karakterize edilmiştir. Sonrasında adsorpsiyon deneyleri kesikli sistemle gerçekleştirilmiş ve İSATAÇ’ın sulu çözeltiden bu kirletici türü uzaklaştırma potansiyeli denge, kinetik ve termodinamik parametreler açısından incelenmiştir. Metilen mavisinin uzaklaştırılmasında Langmuir izoterm modelinden elde edilen maksimum adsorplama kapasitesi 62,50 mg g-1 olarak tespit edilmiştir. Bazı deneysel parametrelerin İSATAÇ üzerinde Metilen Mavisi adsorpsiyonuna etkileri göz önüne alınarak Yapay Sinir Ağı (YSA) modeli geliştirilmiş ve İSATAÇ’ın atık sulardan organik kirleticilerin uzaklaştırılmasında kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim