Yazarlar
- Peker, Iskender(23)
- Araz, Onur(16)
- Erol, Ismail(15)
- Ar, Ilker Murat(12)
- Bayraktar, Alemdar(10)
- Seferoğlu, Mehmet Tevfik(10)
- Aydin, Metin Mutlu(9)
- Günaydin, Murat(9)
- Adanur, Süleyman(8)
- Altunişik, Ahmet Can(8)
- Basoglu, Mustafa Engin(8)
- Akyol, Mehmet(7)
- Yanarateş, Cağfer(7)
- Akpinar, Muhammet Vefa(6)
- Altan, Aytaç(6)
- Barut, Abdulkadir(6)
- Başoğlu, Mustafa Engin(6)
- Cakmak, Recep(6)
- Searcy, Cory(6)
- Çavdar, Özlem(6)
- Baki, Birdogan(5)
- Benli, Tolga(5)
- Gergin, Ramazan Eyüp(5)
- Kahya, Volkan(5)
- Kuzulugil, Kenan(5)
- Ozden, Talat(5)
- Pala, Fahrettin(5)
- Seferoğlu, Ayşegül Güneş(5)
- Sevim, Bariş(5)
- Yilmaz, Tekin(5)
- Adanur, S.(4)
- Adanur, Suleyman(4)
- Aksüt, Yavuz Selim(4)
- Altunisik, Ahmet Can(4)
- Aydin, Musa(4)
- Cakir, Mehmet Ali(4)
- Cavusoglu, Ibrahim(4)
- Coruh, Emine(4)
- Ercikdi, Bayram(4)
- Gunaydin, M.(4)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2024Sektörel kalkınma yardımlarının üretkenlik kapasitesi üzerindeki etkisi: düşük ve orta gelirli ülkeler üzerine ampirik bir çalışma (2002-2018)
Yıldız, Barış; Yildiz, Gizem
Son yıllarda pek çok uluslararası kuruluş ve araştırmacı tarafından az gelişmiş ve/veya gelişmekte olan ülkelerin üretkenlik kapasitelerinin nasıl arttırılacağı konusu tartışılmaktadır. Kalkınma yardımları, bu ülkelerin üretkenlik kapasitelerini önemli ölçüde etkileyen faktörlerden biridir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, sektörel kalkınma yardımlarının üretkenlik kapasitesi üzerinde bir etkisi olup olmadığını araştırmaktır. Çalışma 2002-2018 dönemini ve 84 ülkeyi kapsamaktadır. Panel veri yöntemi kullanılarak elde edilen bulgulara göre sosyal altyapı ve hizmet yardımları, üretkenlik kapasitesini istatistiksel olarak anlamlı ve negatif, üretim sektörleri yardımları ise anlamlı ve pozitif etkilemektedir. Ekonomik altyapı ve hizmet yardımları ve çeşitli sektör yardımlarına ilişkin ise istatistiksel olarak anlamlı bir bulgu elde edilememiştir. Modelde kontrol değişken olarak kullanılan kişi başı gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH), işgücüne katılım oranı ve ticari açıklık, üretkenlik kapasitesini istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif etkilemektedir.
- MakaleYalnız künye2024Yüksek voltajlı iletim hattı kamulaştırmalarında irtifak bedelinin hesaplanması için yeni bir yöntem önerisi
Uzun, Bayram; Marabaoğlu, Seda Nur
Taşınmazlar üzerinden geçen yüksek voltajlı iletim hatları (YVİH) için irtifak kamulaştırması yapılmaktadır. Bu uygulama, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun yetersiz olması sebebiyle Yargıtay kararlarıyla yürütülmektedir. Her bir uygulama için yeni bir karar çıkarılmaktadır. Bu kararlar içinden, karşılaşılan yeni bir durumun çözümüne yönelik uygun hükmü aramak iş gücü ve zaman kaybı oluşturmaktadır. Taşınmaz değerini olumsuz etkileyen YVİH faktörleri ve bu faktörlerin değeri etkileme dereceleri de açık ve kesin değildir. Bu belirsizlik, irtifak bedelinin eksik veya fazla hesaplanmasına sebep olmaktadır. Bu çalışmada; yerli ve yabancı gayrimenkul değerleme uzmanlarıyla yapılan görüşmeler, ulusal ve uluslararası anket çalışmaları (20 farklı ülkeden katılımcı), Yargıtay kararları ve bilirkişi raporlarının incelemesi ile hâkim ve avukatlarla yapılan değerlendirmeler sonucunda YVİH’nin taşınmaz değerini etkileyen faktörler belirlenmiştir. Bu faktörler Analitik Hiyerarşi Yöntemi kullanılarak ağırlıklandırılmıştır. Böylelikle, irtifak bedelini otomatik olarak hesaplayan bir YVİH etki-değer modeli geliştirilmiştir. Node.js, Electron, TypeScript, React, Ant Design ve Webpack kullanılarak bu otomasyon modelinin arayüz yazılımı yapılmıştır. Model, Türkiye’deki çeşitli illerden toplanan 60 bilirkişi raporuyla test edilmiştir. Bu raporların 10 tanesi çalışmada örnek olarak gösterilmiştir. Otomasyon modeline göre, bilirkişi raporlarındaki yanılma oranı en az %17.21 ve en fazla %84.56 olarak bulunmuştur. Bu model, irtifak bedeli hesaplanmasında bir standart sağlayarak bu bedelin eksik veya fazla tespit edilmesi sorununu önemli ölçüde ortadan kaldıracaktır. İrtifak bedelinin tespitinde, kullanıcıların adım adım takip edebileceği tanımlı bir iş akış şeması mevcut olmadığı için hukuki süreçte karışıklık ve zaman kaybı meydana gelmektedir. Bu eksikliği gidermek içim, hâkim ve avukatlarla değerlendirmeler yapılarak irtifak kamulaştırma uygulamalarındaki hukuki prosedürü hızlandıracak bir iş akış şeması oluşturulmuş ve çalışmada sunulmuştur.
- MakaleAçık Erişim2024Araçlar Arası (V2V) Haberleşmede Dağlık Anayollarda Yol Kaybı ve Gölgeleme Analizi
Tuğcu, Zeynep Hasırcı; Kuzulugil, Kenan
Araçlar arası (V2V) haberleşme, karayolu sürüş güvenliği ve kaza önleme açısından önemli bir teknoloji olarak görülmektedir. Ancak, araçlar arasına giren binalar, diğer araçlar ve ağaçlar gibi çevresel engeller V2V haberleşmeyi olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu çalışmada, virajlı dağlık anayol ortamlarında, verici ve alıcı araçlar arasındaki iletişimi engelleyen dağlık alanların etkisi incelenmiş ve 5.9 GHz’de V2V ölçümleri yapılmıştır. Ölçülen veriler, engel senaryolarında yaygın kullanılan log-normal ve çift eğimli yol kaybı modelleriyle modellenmiş ve verilere uyum performansları açısından karşılaştırılmıştır. Sonuçlar, dağ engeli bulunan senaryolarda çift eğimli yol kaybı modelinin daha iyi bir uyum sağladığını göstermektedir. Ayrıca, dağ engelinin neden olduğu gölgeleme ve zayıflatma etkileri incelenmiş, dağ engeli kaynaklı ortalama zayıflamanın 19.6 dB olduğu tespit edilmiş ve literatüre ilk kez bu çalışma ile kazandırılmıştır. Bu bulgular, sistem tasarımcıları ve araştırmacılarına çevresel faktörlerin V2V iletişim performansına etkisinin detaylandırılmasında ve sistemlerin buna göre optimize edilip tasarlanmasında katkı sağlayacaktır.
- MakaleAçık Erişim2024Assessment of türkiye's provınces wıth health ınfrastructure ındıcators usıng descrıptıve analysıs and health ındex
Şimşek, Ahmet Bahadır
Health systems assessment is critical to ensure the sustainability of health services. The interest of researchers in analysing health systems, which intensified during the pandemic, is motivated by the opportunity to identify weaknesses and propose changes. Health systems analyses provide valuable feedback for policy makers, especially in developing countries, which struggle with obstacles such as limited resources, financial constraints and deficiencies in health infrastructure. As a developing country, Türkiye has been striving to ensure equal access to health services through its health transformation programme. In the last decade, developments such as the increase in Syrian migrants and economic contraction have negatively affected this effort. This situation motivates the need to analyse the current situation in the Turkish health system and provide suggestions for improvement. The literature on the Turkish health system mostly focuses on broad health system indicators such as health service accessibility, efficiency, quality and user satisfaction. This study focuses on assessing the accessibility of health infrastructure resources. In the study, health infrastructure indicators related to the Turkish health system are evaluated on a province basis for the period from 2012 to 2021. The evaluation is based on the descriptive statistics of the dataset and the province-based health index. The findings show changing trends and gaps in access to health services with the increase in population in the period 2012-2021. Some variables (e.g. population per hospital and population per bed) show low variances, while others (e.g. population per intensive care bed) show large differences. These differences may indicate unequal development and investment in health infrastructure. For policy makers, they emphasise the need to develop policies to address these inequalities and to distribute resources equitably. Analysing the health index values shows inequalities in access to health resources in different provinces of Türkiye as a score. In particular, while some provinces such as Isparta and Bolu stand out with consistently high index scores, lower index scores in other provinces such as Şanlıurfa, Mardin, Ağrı and Şırnak indicate that inequalities in access to health services are faced. This index identifies changes and gaps in the distribution of health resources and shows policy makers priority areas for intervention.
- MakaleAçık Erişim2024CO2 Emisyonu, Hava Yolu Taşımacılığı, Yenilenebilir Enerji Tüketimi ve Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişki: Beşli Grup (G5) Örneği
Yıldız, Barış; Yildiz, Gizem
Çalışmanın amacı, CO2 emisyonu, hava yolu taşımacılığı, yenilenebilir enerji tüketimi ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. G5 (Brezilya, Çin, Hindistan, Meksika ve Güney Afrika) ülkelerini kapsayan bu çalışmada 1990-2018 dönemine ait panel veriler kullanılmıştır. Hava yolu taşımacılığı değişkeni, hava yolu yolcu taşımacılığı ve hava yolu yük taşımacılığı olmak üzere ayrı ayrı modellere dâhil edilmiştir. Ağırlıklandırılmış Ortalama Grup (AMG) tahmincisi kullanılarak modeller tahmin edilmiştir. Ampirik analiz sonucuna göre hava yolu yük taşımacılığı CO2 emisyonunu istatistiksel olarak anlamlı ve negatif etkilerken hava yolu yolcu taşımacılığına ilişkin istatistiksel olarak anlamlı bir bulgu elde edilememiştir. Bununla birlikte, her iki modelde ekonomik büyüme CO2 emisyonunu istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif, enerji tüketimi ise negatif etkilemektedir
- MakaleAçık Erişim2024Thermal Power Plant Performance Analysis by Estimating Boiler Efficiency via Indirect Method: A Case Study
Celen, Pinar; Erdem, Hasan Hüseyin
In this paper, a coal (lignite) fired thermal power plant having capacity of 160 MW is taken into consideration and the impact of condenser pressure, moisture content of lignite, excess air coefficient, the efficiency of turbine pressure and heater numbers on power plant thermal efficiency is investigated. It is aimed to determine the performance losses of each equipment by means of thermodynamics and economic analysis. In this scope, it is expected that the power plant operator will be able to evaluate the reduction potential of equipment performance losses and ensure more effective use of the power plants by correctly planning the maintenance and rehabilitation needs and time. In the calculations, the boiler efficiency was determined with EN 12952-15 standard (indirect method) since this method has higher accuracy in coal-fired boilers. It is seen that the condenser pressure and excess air coefficient increments have no significant impact on power plant efficiency compared to moisture content of lignite, excess air coefficient, efficiency of turbine pressure and heater numbers. The significant effect is observed for fuel moisture content which rises from 22% to 47% and the power plant efficiency falls from 40% to 28%. The variation of the power plant thermal efficiency in case of failure of heaters is investigated and the power plant efficiency has decreased from 40.17% to 36.09% when the pre-heaters are no longer in to be in use because of any reason. In addition, revenue losses are estimated for each main equipment efficiency reduction for better use of power plant capacities and electricity lowering production costs.
- MakaleAçık Erişim2024Dijitalleşmenin iş performansı üzerindeki belirleyiciliği: hava taşımacılığı sektörü örneği
Vural, Selvi
Bu araştırmanın amacı, dijitalleşmenin çalışanların iş performansı üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır. Küreselleşmenin bir getirisi olarak bugün iş dünyası sürekli bir değişim ve dönüşüm süreci içindedir. Bu durum, bilhassa son yıllarda hızlı ve yeni teknolojik gelişmelerle örgütlerin iş yapış biçimlerinde ve rekabet stratejilerinde köklü bir değişime-dönüşüme gitmeyi gerektirmektedir. Dijitalleşme, büyük ölçüde örgütsel dinamikler üzerinde birtakım değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Yaşanan bu dijital değişim- dönüşüm hem çalışma ortamını etkilemekte hem de farklı fırsatları ve risk unsurlarını içermektedir. Fırsatlardan yararlanmanın yanı sıra yeni teknolojik gelişmelere adapte olabilecek nitelikteki çalışanları elde tutabilmek, verimliliğini ve üretkenliğini arttırabilmek bilhassa risk unsurlarını bertaraf edebilmek açısından büyük önem arz etmektedir. Bu araştırma hava taşımacılığı sektöründe çalışan yer hizmetlerinden sorumlu 403 personelin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Mevcut araştırmanın gerek ülke ekonomisi gerekse de sektörel gelişim adına çalışan iş performansının büyük önem taşıdığı havacılık sektöründe bu kapsamda gerçekleştirilen az sayıdaki araştırmadan biri olması, yazına ve pratikte uygulayıcılara sağlayacağı katkı nedeniyle önem taşıdığına inanılmaktadır. Amaç dahilinde, araştırma açısından uygun yönetimin nicel olduğuna karar verilmiş ve ölçek formları aracılığıyla veriler elde edilmiştir. Çalışanların iş performansını ölçmek için Bal ve De Lange (2015)'ın "İş Performansı Ölçeği", dijitalleşme algısını ölçebilmek adına ise Venkatesh ve Bala (2008)’nın “Teknoloji Kabul Modeli (TAM)” kullanılmıştır. Çalışanların dijitalleşme algısının iş performansı üzerindeki etkisini ortaya koyan bir model tasarlanmış ve bu modele bağlı olarak geliştirilen hipotezlerin test edilmesi adına yapısal eşitlik modellemesi yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma sonucu elde edilen bulgular; dijitalleşme algısının iş performansı üzerinde anlamlı ve olumlu bir etkiye sahip olduğunu yani hava taşımacılığı sektöründe çalışan yer hizmetlerinden sorumlu personellerin dijitalleşme algısının onların iş performansları üzerinde önemli ölçüde belirleyici olduğunu göstermektedir.
- MakaleAçık Erişim2024Havacılık Sektöründe Marka Deneyimi Sadakatin Bir Öncülü Olabilir Mi?
Hüseyınlı, Tahıre; Vural, Selvi; Minaz, Zehra Sağlam
Bu araştırma, havacılık sektöründe marka deneyiminin marka sadakatinin bir öncülü olup olmadığını tespit etmek ve marka sadakatini sürdürülebilir kılmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Havacılık sektöründe marka deneyiminin marka sadakatinin bir öncülü olup olmadığını belirlemeye yönelik nitel araştırma yöntemiyle incelenen ilk çalışma olması nedeniyle önem arz etmektedir. Araştırma kapsamında, nitel araştırma yöntemi aracılığıyla veriler elde edilmiş ve Azerbaycan-Türkiye seferleri bulunan herhangi bir havayolu işletmesiyle seyahatini gerçekleştiren müşteriler ile görüşülmüştür. Özellikle Azerbaycan-Türkiye seyahati gerçekleştiren müşterilerin tercih edilmesinin nedeni iki hat arası seferleri bulunan havayolu işletmesi sayısının az olmasıdır. Bu bağlamda, gerçekleştirilen araştırma havacılık sektöründe marka deneyiminin marka sadakatinin bir öncülü olup olmadığını belirlemeye yönelik kapsamlı ve derinlemesine bilgi edinebilme olanağına sahiptir. Ayrıca, elde edilen bulguların hem gelecek araştırmalar açısından ufuk açıcı olabileceği hem de teoriye sağladığı katkı kadar pratikte de anlamlı bir karşılık bulacağı öngörülmektedir. Araştırma kapsamında, 22 katılımcı ile gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde müşterilerin marka deneyimindeki belirleyiciler; hizmet kalitesi, fiyatlandırma politikası, dakiklik, müşteri ilişkileri ve güven olmak üzere beş tema altında toplanmaktadır. Elde edilen bulgulara göre; havayolu işletmesi müşterileri için hizmet kalitesi, dakiklik ve güven marka sadakatinin önemli öncüllerindendir. Müşteri ilişkilerini önemseyen bir kesimin varlığı söz konusu olsa da onun da marka sadakatinin öncülü noktasında getireceği açıklama yetersizdir.
- MakaleAçık Erişim2024Analysis of Sector Based Energy Consumption Rates of OECD Countries with Louvain Clustering
Şimşek, Ahmet Bahadır
This study examines the shares of sectors (agriculture, services, industry, transportation and other sectors) in total energy consumption in OECD countries for the period 2011-2020 using Louvain cluster analysis. Energy consumption is an important development indicator and provides important information about the development of countries. In particular, the analysis of the shares of energy consumption of main sectors such as agriculture, services, industry and transport sectors can provide important information about a country's economic diversity, level of industrialization and economic focus. Cluster analysis can provide important insights by identifying countries with similar energy consumption patterns. Louvain cluster analysis was preferred in this study. Louvain clustering has the advantage of being fast and dealing with noise compared to K-means and Hierarchical clustering methods. The results of the study are evaluated from two perspectives. The first one is the inferences obtained from the descriptive statistics of the data set and the second one is the inferences obtained from the clustering analysis. The results of the cluster analysis emphasize the insights offered by the cluster changes in the temporal dimension and the formation of year-based clusters. In addition, the insights provided by the clustering results for Türkiye are evaluated.
- MakaleAçık Erişim2024Samsun’da Kara Yolu Trafik Kazalarının CBS Tabanlı Zamansal ve Mekânsal Analizi
Ozçelebı, Muhammed Akıf
Dünya genelinde kentlerdeki araç sayısının artışı, uluslar için önemli bir endişe kaynağı olmuştur. Bu durum, ekonomik kayıpların yanı sıra kara yolu trafik kazalarında (KTK) da yükselişe yol açmış ve trafik güvenliğini küresel düzeyde ciddi bir sorun haline getirmiştir. Bu çalışmada Samsun’da KTK’lerin zaman içerisinde neden ve nasıl gerçekleştiğinin tespit edilmesi, nispeten yüksek riskli konumların belirlenmesi ve yakın çevresindeki aktivite alanlarıyla ilişkilendirilmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Çekirdek yoğunluk, Ancelin Local Moran’ın I, benzerlik ve mekân-zaman küpü analizlerinden yararlanılmıştır. Buna göre 2018-2020 yılları arasında gerçekleşen 4.339 kara yolu trafik kazaları en az perşembe günü, kış mevsimi ve gece saatlerinde (00:00-06:00) meydana gelirken, en fazla kaza ise cumartesi günü, yaz ayları ve akşam vakitlerinde (16:00-21:00) gerçekleşmiştir. Çalışma kapsamında yapılan analizler Samsun’da KTK’lerin daha yüksek araba hızına ve hacmine sahip çok şeritli yollar üzerinde kümelendiğini ortaya çıkarmıştır. KTK’lar konut ve ticari arazi kullanım alanları ile kamu ve özel kurumların toplandığı şehir merkezleri ve yakın çevresindeki anayollar boyunca meydana gelmiştir. KTK’lerde sözü edilen şehir merkezlerinde ise Samsun’un en nüfuslu ilçesi olan İlkadım öne çıkmıştır. Samsun şehrinde mekân zaman küpü analizi neticesinde zaman içinde KTK’lerin kümelenme gösterdiği sıcak noktalar içerisinde en geniş alana yayılan model “azalan sıcak noktalar” olmuştur. Bu model İlkadım ilçesinin kentsel alanı ile Canik ilçesinin batısındaki İlkadım Bulvarı’nın çevresinde kümelenmiştir. Sonuç olarak tespit edilen bu sıcak noktalar güvenlik kurumlarının kaza sıklığını veya şiddetini azaltacak önlemler konusunda daha bilinçli kararlar almasına rehberlik edeceği düşünülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2024Assessment of Hazards and Risks in a Marble Quarry
Demir Şahin, Demet; Eker, Hasan
Potential hazards and risks in marble quarries in Türkiye occur as a result of various factors. These include violations of occupational safety standards, equipment failures, changes in geological structure, lack of worker training and environmental impacts. However; occupational accidents occurring in industrial environments such as marble quarries can be due to various reasons. These may include factors such as falls, equipment failures, rock falls, chemical exposures and fatigue. The L matrix risk assessment method is a management tool used in many areas of industry. This method enables prioritisation of risks by evaluating the probability and impact of the risk on a matrix. The L matrix risk assessment method determines the probability and impact of each of these factors and visualises them on a matrix. The probability and impact values are ranked from low to high and the risk level is calculated by multiplying these values. This method can be an effective tool for identifying, prioritising and managing hazards and risks in marble quarries. However, for a complete and comprehensive assessment, it is important that enterprises cooperate with experts and act in accordance with local regulations. This study analyzed the hazards and risks in a marble quarry in Türkiye with the L-type risk assessment method. The results obtained show that intolerable risks such as tipping over of heavy machinery, falling rocks and breaking off large pieces in marble quarry drilling and open pit mining areas can have fatal consequences. Other significant risks in the open pit area include elements such as machinery and equipment impact, falling parts and dust. In addition, hygiene issues were considered a significant risk in open pit and general operating areas. On the other hand, breakdowns and traffic accidents are classified in the tolerable and mild risk group. This evaluation forms an important basis for taking the necessary measures to increase occupational safety. In this context, hazards and risks in a marble quarry in Türkiye were identified and risk assessment was carried out using the L-type risk assessment method.
- MakaleAçık Erişim2024Sektörel İş Kazaları: Türkiye ve Avrupa Birliği Ülkeleri Üzerine Bir Değerlendirme (2015-2021)
Irmak, İbrahim
Sanayi devrimi sonrasında artan makineleşme ve teknolojik gelişmeler ile çalışanların maruz kaldıkları tehlikeler artmıştır. Sektörel çeşitliliğin ve çalışan sayısının artması, çalışma hayatını karmaşık bir düzeye getirmiştir. Bunun sonucunda çalışma hayatı olumsuz olarak etkilenmiş ve iş kazası sayılarında artışlar yaşanmıştır. Dünyada ve Türkiye’de iş kazaları çok ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. İş kazaları, bütün ülkelerin ortak sorunu olmasına rağmen, gerekli önlemlerin alınması ile iş kazaları azaltılabilir. Bu önlemlerin uygulanması için hem dünyada hem ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının yaygınlaştırılması için çalışmalar devam etmektedir. Bu çalışmanın amacı, 2015-2021 yılları arasında dünyada ve Türkiye’de meydana gelen iş kazası sayıları ve ölümlü iş kazası oranlarının değişimleri, Türkiye’de ve Avrupa Birliği’nde bazı sektörlerde meydana gelen iş kazaları sayısı ve ölümlü iş kazalarının istatistiksel açıdan değerlendirilmesidir. Çalışmada yer alan verilerin derlenmesinde, dünyada meydana gelen iş kazalarının ülkelere göre dağılımları için ILOSTAT verileri, Avrupa Birliği ülkelerinin sektörel bazda iş kazası sayısı ve ölümlü iş kazası sayısı verileri için EUROSTAT istatistik verileri ve Türkiye’de iş kazaları verileri için SGK istatistik verileri kullanılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2024İstanbul – İzmir Otoyolu’nun Tarım Alanlarına Etkisi: Manisa Kesimi Örneği
Arslan, Ferhat; Üzülmez, Mehmet
Ulaşım faaliyetleri bir ülkenin gelişmişlik derecesini belirleyen önemli göstergelerden birisidir. Ülke içindeki ticari faaliyetlerin devamı, ülkenin her noktasına olabilecek iletişim hareketliliği ve bireysel faaliyetler gibi birçok unsurun da odak noktasında yer alan ulaşım aynı zamanda ülkeler arasındaki ilişkileri de belirleyen başat aktörlerdendir. Kara yolu ile her noktaya ulaşım imkânının bulunması ve ulaşımda kullanılabilen araç çeşitliliğinin fazlalığı nedeniyle tüm dünya gibi Türkiye’de de kara yolu ulaşımının geliştirilmesine yönelik politikalar benimsenmiştir. Bu politikaların bir sonucu olan ve etki düzeyi ile hem ulusal hem de uluslararası bir niteliği bulunan İstanbul - İzmir Otoyolu 2009 yılında ihale edilmiş ve 2019 yılı itibariyle tamamen hizmete açılmıştır. Bu çalışma söz konusu otoyolun tarım alanları üzerindeki etkisini Manisa örneğinde incelemeyi amaçlamıştır. Manisa’nın ulusal ve uluslararası düzeyde bir tarım bölgesi olması örneklem seçiminde etkili olmuş ve bu kapsamda Google Earth, OpenStreetMap, Coordination of Information on the Environment (CORINE, 2018), Harita Genel Müdürlüğü ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden elde edilen veriler kullanılmıştır. Çalışma sonucunda otoyol projesi neticesinde Manisa genelindeki karmaşık ekim modelleri, kuru tarım alanı, zeytin alanı, sulu tarım alanı ve üzüm bağları kategorisinde toplam 842 ha’lık tarım alanının kaybedildiği sonucuna varılmıştır. Çalışma ile gıda üretim alanı olan tarım alanlarını koruyucu önlemler ile entegre ulaşım politikalarının temel alınmasının zorunluluğu vurgulanmıştır.
- MakaleAçık Erişim2024Investigation of the Usability of Eastern Black Sea Region Natural Stones as Aggregate in Concrete Production
Yilmaz, Tekin; Koç, Ercüment; Osman Yilmaz, Ali
Aggregate is found in a very high amount (65-80%) in concrete, which is one of the most substantial building materials of the construction sector. In this sense, this research was designed on the investigation of the usability of natural stones (andesite, basalt, mudstone and travertine) brought from different locations of the Eastern Black Sea Region as aggregates in concrete production. Within this scope, some physical and mechanical tests were implemented on the natural stone samples prepared at different sample shapes (cylindrical core, cube and crushed aggregate), and the findings obtained from tests were evaluated in terms of aggregate standards determined by TS 706 EN 12620+A1 (2009). The findings showed that basalt rock, which provides the most favorable physical and mechanical performance, is suitable for usage as concrete aggregate.
- MakaleYalnız künye2024Kapalı Otoparklara Yerleştirilen Elektrikli Araç Şarj İstasyonlarında Bekleme Süresini En Aza İndirecek Bir Tasarım Yaklaşımı
Cakmak, Recep; Çiçek, Murat Han
Elektrikli araçlar çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir ulaşım alternatifi olarak öne çıkmaktadır. Ancak elektrikli araçların daha fazla yaygınlaşması için karşılaşılan temel zorluklardan biri, yeterli ve erişilebilir bir şarj altyapısının eksikliğidir. Bu nedenle, şarj istasyonlarının erişilebilirliği, bu alandaki önemli bir parametre olarak kabul edilmektedir. Otoparklar, bu erişilebilirliği sağlamak için ideal ve etkili kullanım alanları sunmaktadır. Otoparklara yerleştirilen şarj istasyonları sayesinde, elektrikli araç sahipleri günlük yaşamlarının bir parçası olarak araçlarını rahatlıkla şarj edebileceklerdir. Bu durum, elektrikli araçları daha çekici hale getirirken, aynı zamanda çevre dostu bir ulaşım çözümü sunmaktadır. Bu çalışmada kapalı otoparklara yerleştirilen elektrikli araç şarj istasyonlarında bekleme süresini en aza indirecek bir tasarım yaklaşımı önerilmektedir. Bu amaçla, Gümüşhane il merkezinde bulunan bir kapalı otoparkın bir yıllık araç giriş-çıkış verileri kullanılarak, otoparka en az bekleme süresi sağlayacak ve en düşük maliyetli olacak şekilde kaç adet şarj ünitesinin yerleştirilmesi gerektiği, kuyruk teoremi ve Nelder-Mead simplex optimizasyon algoritması kullanılarak hesaplanmıştır. Otopark verileri incelenerek, farklı araç giriş sayılarına göre AC ve DC şarj istasyonu durumları için senaryolar oluşturulmuştur. Oluşturulan senaryolar için en iyi bekleme süresini sağlayacak şarj istasyonu sayıları ve tipleri belirlenmiştir. Bu sonuçlar dikkate alınarak öneriler ve tavsiyeler sunulmuştur
- MakaleAçık Erişim2024MEASURING THE ICT DEVELOPMENT LEVEL IN EUROPEAN AND CENTRAL ASIAN COUNTRIES USING THE INTEGRATED MPSI-RAPS METHOD
Sahin Macit, Nazife
This study was carried out to provide basic information for future policies and strategies by objectively considering the Information and Communication Technologies (ICT) development levels of 14 countries selected for Europe and Central Asia with the MPSI-RAPS integrated method, based on the 10 indicators included in the 2023 ICT development index report. The weight values of indicators considered as criteria were determined by the MPSI method; The RAPS method was used to determine and compare the development levels of countries according to criteria. As a result of the analysis, the most important criterion is fixed broadband internet basket price (% GNP/k.); It turns out that the most important criterion is the population (%) covered by at least 3G mobile network. While Austria ranked highest in ICT development level, Azerbaijan was determined as the country with the lowest level. Additionally, it was revealed as a result of the Spearman Rho Correlation test that there is a significant and strong positive relationship between the rankings obtained by the MPSI-RAPS integrated method analysis and the rankings in the ICT (Information Technologies) development index report. This finding showed that the MPSIRAPS integrated method can be used to evaluate the ICT development levels of countries.
- MakaleAçık Erişim2024Optimization of expropriation costs on the highway projects in Türkiye
Çelik, Kemal
Expropriation is widely used to introduce highway projects into the society. Expropriation is the registration process of real estate and equities owned by natural and legal persons on behalf of the administration for public interest, provided that property and easement right amount shall be paid in cash or in advance or by equal installments. In what situations and by which institutions expropriation is carried out are restricted by the law. In accordance with the Article 3 of the Expropriation Law Number 2942 amended by the Law Number 4650, the expropriation process shall not be started without an adequate allowance provided by the administration. The exercise of the right of property shall not be against public interest.” Project areas are required to be converted into public property after the development plans for the public projects are prepared. Areas regarded as private property but intersected by highway, railway or waterway routes can only be occupied after expropriation. Without expropriation, projects based on transportation in improvement areas can be opened to public with the application of the provisions of the Development Law Number 3194, while those in areas having no development plan can be opened to public with the application of the relevant provisions of the Agricultural Reform Law Number 3083 on Land Consolidation in Irrigated Areas and Law Number 5403 on Soil Conservation and Land Use. In this article, opening highways, railways, and waterways to public in Türkiye using the implementation of development plans is discussed. For the real estate coinciding with the route of public investments, if land and land lots are arranged in accordance with the Article 18 of the Development Law Number 3194, state withholding up to 45% may be imposed. The objective function in the state withholding can be stated as f= costmin= f(a,b). Land acquisition increases as the ratio of state withholding increases, resulting in the minimization of the expropriation costs. Public projects such as highway can be opened to public free of charge with development plan implementation in improvement areas and with land consolidation in rural areas having no development plan.
- MakaleAçık Erişim2024Effect of White-Portland cement containing micro and nano silica on the mechanical and freeze-thaw properties of self compacting mortars
Etli, Serkan; Yılmaz, Tekin; Hansu, Osman
This study concentrated to investigate the influences of white-Portland cement (W-PC) containing silica fume (SF: micro-silica (µSi) and nano-silica (nSi)) as replacement (2–4 wt%) on mechanical (strength and durability), physical and microstructural behaviors of self-compacting mortars (SCMs) fabricated at 0.48–0.63 w/b ratios. In keeping with these purposes, besides of carrying out the workability (mini-slump flow: M−SF and V-funnel: V-F) experiments of SCMs, the mechanical and microstructural tests implemented were: unconfined compressive strength (UCS), flexural strength (FS), freeze–thaw (F-T) and scanning electron microscope (SEM) analysis. The outcomes displayed that, in comparison with the control, replacing W-PC by SF (particularly nSi) enhanced the UCS and FS, resisted against F-T durability by lowering the strength losses in UCS and FS. The ameliorated microstructure resulting in a reduction in the number and/or a narrowing in the size of micro-cracks and pores contributed to generate a more compact and consolidated SCM structure for the improving of strength and durability due of pore-filling effect and superior pozzolanic characteristics of µSi and especially nSi, this in turn reduced the permeability of SCM, which has a significant effect on the strength and durability behaviors of the SCM.
- MakaleAçık Erişim2024A driver perspective-based investigation for lane line visibility of pavements on drivers’ lane utilization behaviors
Aydın, Metin Mutlu; Orhan, Eda
There have been significant advances in vehicle safety and road construction in all over the world and driver misbehaviours are still shown as one of the most important reasons of traffic accidents. When the current traffic accidents are examined, the negative effect of lane line quality and level of visibility related on the accidents comes to the forefront in underdeveloped and developing countries. In this study, the effect of lane line visibility level on drivers' lane utilization was investigated in detail. For this aim, a total of 17 different points in Türkiye were selected and the lateral positions of the vehicles on the road surface at these points were determined with the help of the screen scaling technique. In order to determine the level of lane line quality for an expert group and driver perspective, a face-to-face survey was conducted. From the analysis results, the lane line quality was determined low in urban and intercity roads, and the average maximum evaluation score was determined as 4.7 and the lowest score was determined as 1.42 where the best line quality was 5. This result showed that the level of lane line quality had significant differences at different points. Although, it was observed that the lateral position distributions in the examined points fit the normal distribution, the distribution of both the right/left wheels and their gravity center skewed to the right or left and deviated from the ideal conditions on road surfaces. It showed that the vehicles do not center the lanes exactly, but usually move close to the right or left edge of the lane. This situation also clearly revealed that the lane utilization disciplines of drivers are quite weak with the effect of the low lane line quality on road surfaces.
- Kitap BölümüYayıncıda açık erişim2024The investigation of the relationship between technology readiness and technological resistance: The case of Istanbul airport
Yalvaç, Güler; Atalik, Özlem
While new generation technologies are produced, the readiness of the society in which they are produced to the technology to be presented is an important factor that will enable enterprises to obtain maximum benefit from the technology product. It is possible to estimate the readiness of a society for technology according to the level of technology readiness. Resistance to technology refers to the level of adoption or non-adoption of technology by individuals. In this context, the aim of this study is to examine the relationship between technological resistance and technological readiness of passengers travelling to Istanbul Airport. For this purpose, a questionnaire study was conducted on 101 people from the Istanbul Airport departing passenger group. According to the research findings, it was concluded that there is a statistically significant, negative, and weak relationship between technology readiness and technological resistance.
