Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Uzun, Sevda(64)
- Merdan, Mehmet(47)
- Baltaci, Cemalettin(35)
- Kulakaç, Nurşen(28)
- Duran, Celal(27)
- Ozdes, Duygu(24)
- Turan, Ibrahim(24)
- Demir, Selim(23)
- Türkkan, Tuğba(22)
- Bayrakdaroglu, Serdar(21)
- Topal, Fevzi(21)
- Öztürk, Serkan(21)
- Ürkek, Bayram(21)
- Gücer, Mehmet Ali(20)
- Akar, Zeynep(19)
- Kaygusuz, Abdullah(19)
- Topal, Meryem(19)
- Anaç, Halil(18)
- Aydin, Aydanur(18)
- Batan, Nevzat(18)
- Erata, Hüseyin(18)
- Tuncer, Metin(18)
- Akyürek, Suat(17)
- Baltacı, Cemalettin(17)
- Karimullah, Suud Sarim(17)
- Acet, Tuba(16)
- Akar, Bülent(16)
- Ashyralyyev, Charyyar(16)
- Düzgün, Azer Özad(16)
- Hintistan, Sevilay(16)
- Yılmaz, Coşkun(16)
- Aliyazicioglu, Yuksel(15)
- Kaya, Hacer(15)
- Kurnaz, Muammer(15)
- Kurt, Kemal(15)
- Ozden, Talat(15)
- Yilmaz, Coskun(15)
- Yuksel, Ferhat(15)
- Yücel, Cem(15)
- Öz, Mehmet(15)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2015Scopus SJRQ2Preparation and characterization of electroless Ni-B/nano-SiO2, Al2O3, TiO2 and CuO composite coatings
Ekmekci, Dursun; Bülbül, Ferhat
Ni-B/SiO2, Al2O3, TiO2 and CuO composite coatings were successfully obtained by the electroless plating technique. Dispersible SiO2, Al2O3, TiO2 and CuO nanoparticles were co-deposited with electroless Ni-B coating onto AISI-304 steel substrates. Deposits were characterized for its structural properties by X-ray diffraction (XRD). XRD results showed a broad peak of Ni-B and low intensity composite nanoparticle peaks. The surface and cross-section morphology of samples were analysed using a scanning electron microscope (SEM). Surface analysis showed that the incorporation in Ni-B matrix of nano-SiO2, Al2O3, TiO2 and CuO particles increases the nodularity of composite coatings. The deposits are composed of a columnar structure grown along the vertical direction of the substrate surface. The results also show that electroless nanocomposite coatings tend to have greater microhardness compared with the coating without nanoparticles. The increase in the microhardness of the nanocomposite coatings reported in this study is attributed to an effect of dispersion strengthening of ceramic particles in the Ni-B matrix.
AtıfScopus51WoS46OpenAlex59İncele
- MakaleAçık Erişim2015Scopus SJRQ2Simultaneous separation and preconcentration of Cd(II), Co(II), and Ni(II) ions in environmental samples by carrier element-free coprecipitation method prior to their flame atomic absorption spectrometric determination
Duran, Celal; Ozdes, Duygu; Akcay, Hakki Turker; Serencam, Huseyin; Tufekci, Mehmet
ABSTRACT: In the present study, Cd(II), Co(II), and Ni(II) ions were separated and preconcentrated via carrier element-free coprecipitation (CEFC) method by using an organic coprecipitating agent, 1,2-bis-(2-tosyl ethoxy) benzene (BTEB), prior to their flame atomic absorption spectrometric (FAAS) detections. The experimental conditions were optimized in terms of pH of the aqueous solution, BTEB amount, standing time, centrifugation rate and time, and sample volume. Under the optimum experimental conditions, the detection limits for Cd(II), Co(II), and Ni(II) ions were found to be 0.13, 0.67, and 0.46 μg L−1, respectively, and the relative standard deviations for the analyte ions were found to be lower than 4.0%. The accuracy of the method was tested by analyzing certified reference material and spike tests. The method was applied to determine the levels of Cd(II), Co(II), and Ni(II) ions in sea and stream water, macaroni, red lentil, and cracked wheat samples.
AtıfScopus17WoS16OpenAlex16İncele
- MakaleAçık Erişim2015Scopus SJRQ2Distribution of β-Lactamase Genes Among Carbapenem-Resistant Klebsiella pneumoniae Strains Isolated From Patients in Turkey
Iraz, Meryem; Düzgün, Azer Ozad; Sandalli, Cemal; Doymaz, Mehmet Ziya; Akkoyunlu, Yasemin; Saral, Aysegul; Peleg, Anton Y.; Özgümüs, Osman Birol; Beris, Fatih Saban; Karaoglu, Hakan
Background: The emergence of carbapenem-resistant Klebsiella pneumoniae poses a serious problem to antibiotic management. We investigated the beta-lactamases in a group of carbapenem-resistant K. pneumoniae clinical isolates from Turkey. Methods: Thirty-seven strains of K. pneumoniae isolated from various clinical specimens were analyzed by antimicrobial susceptibility testing, PCR for the detection of p-lactamase genes, DNA sequencing, and repetitive extragenic palindronic (REP)- FOR analysis. Results: All 37 isolates were resistant to ampicillin, ampicillin/sulbactam, piperacillin, piperacillin/tazobactam, ceftazidime, cefoperazone/sulbactam, cefepime, imipenem, and meropenem. The lowest resistance rates were observed for colistin (2.7%), tigecycline (11%), and amikacin (19%). According to FOR and sequencing results, 98% (36/37) of strains carried at least one carbapenemase gene, with 32 (86%) carrying OXA-48 and 7 (19%) carrying NDM-1. No other carbapenemase genes were identified. All strains carried a CTX-M-2-like beta-lactamase, and some carried SHV- (97%), TEM- (9%), and CTX-M-1-like (62%) beta-lactamases. Sequence analysis of bla(TEM) genes identified a bla(TEM-166) with an amino acid change at position 53 (Arg53Gly) from bla(TEM-1b), the first report of a mutation in this region. REP-FOR analysis revealed that there were seven different clonal groups, and temporo-spatial links were identified within these groups. Conclusions: Combinations of beta-lactamases were found in all strains, with the most common being OXA-48, SHV, TEM, and CTX-M-type (76% of strains). We have reported, for the first time, a high prevalence of the NDM-1 (19%) carbapenemase in carbapenem-resistant K. pneumoniae from Turkey. These enzymes often co-exist with other beta-lactamases, such as TEM, SHV, and CTX-M beta-lactamases.
AtıfScopus55WoS46OpenAlex56İncele
- MakaleAçık Erişim2015Scopus SJRQ1Antioxidant components of Viburnum opulus L. determined by on-line HPLC-UV-ABTS radical scavenging and LC-UV-ESI-MS methods
Karaçelik, Ayca Aktas; Küçük, Murat; Iskefiyeli, Zeynep; Aydemir, Sezgin; De Smet, Seppe; Miserez, Bram; Sandra, Patrick
Antioxidant activity of the juice and seed and skin extracts prepared with methanol, acetonitrile, and water of Viburnum opulus L. grown in Eastern Black Sea Region were studied with an on-line HPLC-ABTS method and off-line antioxidant methods, among which a linear positive correlation was observed. The fruit extracts were analysed with the HPLC-UV method optimised with 14 standard phenolics. Identification of the phenolic components in the juice was made using an HPLC-UV-ESI-MS method. Nineteen phenolic compounds in juice were identified by comparing the retention times and mass spectra with those of the standards and the phenolics reported in the literature. The major peaks in the juice belonged to coumaroyl-quinic acid, chlorogenic acid, procyanidin B2, and procyanidin trimer. Quite different antioxidant composition profiles were obtained from the extracts with the solvents of different polarities. The antioxidant activities of the seed extracts were higher than those of the skin extracts in general. (C) 2014 Elsevier Ltd. All rights reserved.
AtıfScopus117WoS101OpenAlex129İncele
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014Bağlarbaşı-Tekke (Gümüşhane) arasındaki kesilmiş kaya şevlerinin duraylılığının incelenmesi
Ceren Özkirişçi Oktay
Bu çalışmada, Bağlarbaşı-Tekke (Gümüşhane) arasında yüzeyleme veren Geç Karbonifer Yaşlı Gümüşhane Granitoyidi'nde 7 farklı kesilmiş şevde RMR ve GSI kaya kütle sınıflamaları yapılmış olup, kesilmiş karayolu şevlerinin duraylılığı sayısal (sonlu elemanlar metodu) ve kinematik analiz yöntemleri kullanılarak incelenmiştir. RMR sınıflamasına göre, her bir kaya şevine ait temel RMR puanları değerlendirildiğinde kaya kütle sınıflaması bütün şevler için 'Orta Kaya' özelliğinde olduğu belirlenmiştir. GSI sınıflamasına göre ise, her bir şev'e ait kaya kütle özellikleri 'Bloklu-Örselenmiş' özelliktedir. İncelenen her bir şev için, kaya kütle deformasyon modülü RMR ve GSI görgül sınıflamalarından faydalanılarak ampirik eşitliklerden belirlenmiş ve bu değerler 3.04-5.63 GPa arasında değişmektedir. Kesilmiş şevlerdeki süreksizliklerde alınan yönelim ölçüleri değerlendirildiğinde Şev 2 ve Şev 5'de üç, diğer şevlerde ise dört süreksizlik seti belirlenmiştir. İncelenen her bir şev'in sayısal ve kinematik analiz yöntemleri ile duraylılıkları değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler sonucunda 3, 4, 5, 6 ve 7 nolu şevlerin duraysız olduğu belirlenmiştir. Şevlerin eğim yönleri değiştirilmeden sayısal analiz yöntemine göre kritik şev açıları değerlendirilmiş ve güvenlik katsayıları 1.5'in üzerinde olacak şekilde belirlenmiştir. Buna göre şevlerin eğim açıları sırasıyla; 48°, 40°, 55°, 44° ve 65° ye düşürülmesi ile hem süreksizliklere bağlı duraysızlık, hem de dairesel yenilme probleminin ortadan kalkacağı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gümüşhane Granitoyidi, GSI, Kinematik Analiz, RMR, Sayısal Analiz, Şev Duraylılığı
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014Ünlüpınar (Kelkit-Gümüşhane) Eylence yayla Pb-Zn-Cu±Au cevherleşmesinin jeolojik, mineralojik ve kökensel incelenmesi
Kübra Akbulut
İnceleme alanı Gümüşhane ilinin güneyinde yer alan Kelkit İlçesi Ünlüpınar (Pekün) Beldesine bağlı Eylence Yayla ve Emirinkomu Köyü yakın çevresini kapsamaktadır. Bu çalışmada bölgenin 1/25000 ölçekli jeolojik harita ve cevherleşmenin içinde yer aldığı sahaların 1/10000 ölçekli detay maden jeoloji haritası yapılmıştır. Çalışma alanında Kurtoğlu Metamorfikleri, Şenköy Formasyonu ve Köse Granitoyidi yer almaktadır. Liyas yaşlı volkanik kayaçların sınıflandırılmasında, hareketsiz elementler kullanılarak oluşturulan Nb/Y-Zr/TiO2 diyagramı ile Şenköy Formasyonu'ndan alınan örneklerin andezit-bazalt ve andezit sınırında toplandığı görülmüştür. Liyas volkanik kayaçları plajiyoklas, klinopiroksen ve Fe-Ti oksit minerallerini içermektedir. Yapılan mineral kimyası analizleri sonucunda plajiyoklasların bitovnit(An73-78), labrador (An51-64) ve andezin (An32-42) bileşiminde, klinoproksenlerin ojit ve klinoenstatit (Wo33.418-39.358 En 38.565-61.792 Fs18.220-27.230) bileşiminde, Fe-Ti oksitlerin ise titano-magnetitbileşiminde olduğu belirlenmiştir. Detay inceleme yapılan alan ve yakın çevresindeki birim Erken-Orta Jura yaşlı Şenköy Formasyonu'na ait bazalt, bazaltik andezit ve piroklastları oluşturmaktadır. Eylence Yayla mevkiinde yer alan Zn-Pb-Cu ± Au cevherleşmesi tamamen Şenköy Formasyonu'na ait bazaltik andezitler içinde K20D doğrultularındaki kırık hatlarına yerleşmiştir. İnceleme alanında cevherleşmenin parajenezini belirlemek amacıyla çalışma sahasından sistematik örneklerden parlak kesitler yapılarak, cevher mikroskobisi altında incelenmiştir. Cevherleşmenin parajenezi oluşum sırasına göre pirit, kalkopirit, sfalerit, galen, altın, kuvars ve kalsit olarak tespit edilmiştir. Arazide yapılan gözlemler sonucunda alterasyon türleri olarak hematitleşme, limonitleşme ve kükürtleşme tespit edilmiştir. Sıvı kapanım analiz sonuçlarına göre cevherleşmenin oluşum sıcaklığının 80-280 C arasında değiştiği, kükürt izotop termometresine göre ise cevherleşmenin oluşum sıcaklığının ortalama 264 C olduğu belirlenmiştir. Kükürt, Karbon ve Oksijen izotop analiz sonuçlarına göre cevherleşmenin magmatik kaynaklı olduğu belirlenmiştir. Yapılan çalışmalardan elde edilen veriler değerlendiridiğinde Liyas yaşlı volkanitler içerisinde bulunan cevherleşmenin; epitermal-mezotermal geçişinde damar tip bir cevherleşme olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Altın, Duraylı izotop, Kelkit, Kurşun-Çinko, Sıvı kapanım
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014Kermut (Tekke-Gümüşhane) yöresi hidrotermal alterasyonların modellemesi
Hasan Basri Demir
Kermut (Gümüşhane, KD Türkiye) alterasyon sahası, Doğu Pontid Tektonik Birliği'nin Güney Zon'u içinde yer almaktadır. Kermut sahasında yaşlıdan gence doğru Dogger-Malm Alt Kretase yaşlı Berdiga Formasyonu, Üst Kretase yaşlı Kermutdere Formasyonu ve Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu bulunmaktadır. Berdiga Formasyonu, tabanda kumlu kireçtaşı, üstte kristalize kireçtaşlarından oluşan yer yer masif yer yer tabakalı bir istiften oluşmaktadır. Kermutdere Formasyonu'nu oluşturan birimler ise alttan üste doğru sırasıyla sarı renkli kumlu kireçtaşı, kırmızı kireçtaşı ve tüfit ara katmanlı kumtaşı, marn, kiltaşı ardışımlı türbiditik istif şeklindedir. Alibaba Formasyonu andezit, bazalt ve bunların piroklastlarından oluşmaktadır. Bazalt ve andezitler çoğunlukla yastık lav şeklinde olup yuvarlak ve akma şeklinde bulunmaktadır. Eosen yaşlı volkanitlerin SiO2'ye karşı Na2O+K2O ve Nb/Y'ye karşı Zr/TiO2 x 0.0001 kimyasal adlandırma diyagramlarda andezit ve andezit/bazalt alanlarına düştüğü, kalk-alkali karakterde olduğu ve orta-yüksek-K alanlarında yer aldıkları belirlenmiştir. Volkanik kayaçların plajiyoklas, klinopiroksen, hornblend ve magnetit mineral fazlarından oluştuğu belirlenmiştir. Örneklerin, MORB'a göre normalleştirilmiş olan iz element değişim diyagramında büyük iyon yarıçaplı litofil element (BİYLE; Sr, K, Rb ve Ba), Th ve Ce konsantrasyonları bakımından zenginleşme gözlenirken, yüksek çekim alanlı elementler (YÇAE; Zr, Ti ve Y), Nb ve Ta bakımından fakirleşme izlenmektedir. İncelenen volkanitlerin kondrite normalize edilmiş nadir toprak element (NTE) dağılımları genel olarak birbirine benzerlik göstermektedir. Bu durum, Kermut yöresi volkanitlerini oluşturan kayaçların aynı veya benzer manto kaynağından türediklerini işaret etmektedir. Çalışma konusu oluşturan alterasyonlar Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu içinde yer alan andezitlere bağlı olarak gelişmiştir. Yörede gözlenen alterasyonlar genel olarak KD-GB doğrultulu ve yaklaşık D-B doğrultulu kırıkların çevresinde gözlenmektedir. Kırık zonlarının bulunduğu alanda cevherleşmeye ev sahipliği yapan andezitlerde gözlenen alterasyon türleri genel olarak limonitleşme, hematitleşme, killeşme ve silisleşme şeklindedir. MINSQ yöntemine göre örnekleme yapılan profilde alterasyon mineralojisi olarak, potasik alterasyon zonunda kuvars, K'lu feldspat, serizit ± kaolen ±, propilitik zonunda ise baskın alterasyon minerali albite ilaveten epidot, Fe'li klorit, Mg'lu klorit tespit edilmiştir. İzokon yöntemine bağlı olarak hesaplanan eğim değerlerine göre; propilitik zonda kütle kaybı (m=1.16), potasik zonda kütle kazancı (m=0.60) belirlenmiştir. Tüm hat için yapılan nispi (%) ve net (g/100g) kütle değişim hesaplamalarına göre; ana elementlerden K ve Si miktarlarında, cevher yapıcı elementlerden Cu, Pb, Au, As ve Ag miktarlarında artış gözlenirken, Na, Ca, Fe, Mg elementlerinde ise nispi azalma belirlenmiştir. Kırık hattına dik bir hat boyunca örneklemesi yapılan kayaçların genel olarak kütlelerinde % 12.28'lik kaybın meydana geldiği hesaplanmıştır. Yapılan kütle değişim hesaplamalarından elde edilen tüm veriler değerlendirildiğinde; sıvıların taşıdığı cevher oluşturan elementlerin aralarındaki korelasyonların yüksek olması ve benzer zonlarda zenginleşmiş olmaları bölgedeki cevherleşmenin aynı fazda oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Alterasyon, Kermut, Kütle kaybı, Kütle kazancı, MINSQ
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014Gümüşhane il merkezi içme sularının fiziksel ve jeokimyasal özelliklerinin incelenmesi
Sultan Uslu
Bu çalışmada Gümüşhane İl merkezindeki yerüstü sularının fiziksel jeokimyasal özeliklerinin belirlenmesi ve yan kayaç türü ile ilişkisinin incelemesi amaçlanmıştır. İnceleme alanından alınan su örneklerinin pH değerleri 6.3-8.2 ve iletkenliği 240-900 µS arasında değişmekte olduğu belirlenmiş olup, ayrıca bu değerler Türkiye ve WHO içme suyu standartlarına uygun olduğu da anlaşılmıştır. Çalışma alanındaki su örneklerinin sertliği 18.1-115.1 ºFr arasında olup oldukça sert-sert-çok sert su olarak sınıflandırılmıştır. Ayrıca su örnekleri Kıta İçi Su Kaynakları Kalite Kriterleri'ne göre değerlendirildiğinde, bazı parametreler bakımından (pH, Na, SO42-, Fe, Mn, Al, Co, Ni, Cu ve Cr miktarlarına göre) I. sınıf (yüksek kaliteli), bazı parametrelere (Cl- ve iletkenlik miktarlarına) göre I. ve II. sınıf (az kirlenmiş) sular sınıfında yer almaktadır. Pb konsantrasyonlarına göre bir kaç örnek hariç (SK-5, SD-1, OD-1 VE OD-19 nolu su örnekleri) I. ve II. sınıf sular, Zn içeriklerine göre bir kaç örnek (OD-10, OD-11, Ç-3, Ç-5, OD-9, OD-3-1 ve SK6-1 nolu su örnekleri) hariç I. ve II. sınıf sular, Cd miktarlarına göre bazı su örnekleri (Ç-6, OD-12, OD-8, Ç-8, OD-4-1, OD-3-1, Ç-1, OD-9, Ç-5, Ç-3, OD-11 ve OD-10 nolu su örnekleri) hariç I. ve II. sınıf sular olarak sınıflandırılmıştır. İnceleme alanındaki sular genel olarak karbonatlı ve sülfatlı (Ca+Mg>Na+K) sular sınıfında olup, genellikle zayıf asit kökleri güçlü asit köklerinden (HCO3-+CO32- > Cl-+SO42-) daha fazladır. İnceleme alanındaki suların pH'sı ile sularda değişik konsantrasyonlarda bulunan metaller arasında pek bir ilişki olmadığına kanaat getirilmiştir. Suların çıktığı yerlerde su-kayaç etkileşimi ile Fe, Ni, Cd, Pb, Zn ve Cu gibi elementlerin sularda zenginleştiği, maden atıklarının veya endüstriyel atıkların sulara karışması ile bu elementlerin sularda artış gösterdiği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak bazı su örneklerinin içme ve kullanma suyu açısından iyi sular sınıfında olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Fiziksel ve Kimyasal Parametreler, Gümüşhane, İçme Suyu, Su Kalitesi
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014Gümüşhane yöresi magmatik kayaçların beton agregası olarak kullanılabilirliğinin araştırılması
Mustafa Ülkan Özdemir
Bu çalışmada Türkiye'nin jeolojik zenginliği ile bilinen Gümüşhane yöresinde çokça bulunan granit, diyorit, andezit ve referans olarak kireçtaşı türü kayaçların beton agregası olarak kullanılması araştırılmıştır. Agregalar üzerinde fiziksel, kimyasal, petrografik analizleri ve agregaların arazideki konumları-haritalama çalışmaları yapılmıştır. Toplam dört farklı agrega türünden ve üç dayanım sınıfından oluşturulan 12 tür beton üzerinde fiziksel ve mekanik testler yapıldı. Bunlardan en önemlisi basınç dayanımı; tahribatlı tek eksenli, tahribatsız yüzey sertliği, ultrasonik yöntem ve bileşik yöntem olarak dört farklı yöntemle 3., 7. ve 28. günlerde belirlenmiştir. Genel olarak betonların tümünde hedeflenen dayanımlara ulaşılmıştır. 28 gün sonunda kireçtaşı betonlara göre sırasıyla diyorit, granit ve andezit betonlar daha yüksek dayanım göstermişlerdir. Kireçtaşı agregalara göre; diyorit betonlar %4-14, granit betonlar %6.6-21 ve andezit betonlarda %33.3-48 aralıklarında daha yüksek dayanım göstermişlerdir. Bunun dışında kapiler su emme, birim hacim ağırlık, porozite ve çökme deneyleri yapılmıştır. En çok kapiler su emme değerleri kireçtaşı betonlarda, en az ise andezit ve granit betonlarda görülmüştür. En düşük su emme oranı % 2.80 oranla yüksek dayanımlı kireçtaşı betonda, en yüksek ise % 8.41 oranla yüksek dayanımlı diyorit betonda görülmüştür. En yüksek birim hacim ağırlığın diyorit betonlarda, en düşük kuru birim hacim ağırlığının ise kireçtaşı betonlarda olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak Gümüşhane yöresinin andezit, granit ve diyorit türü kayaçların beton üretimi için uygun olduğu saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Agrega, Andezit, Basınç, Diyorit, Granit, Kapilarite, Kireçtaşı
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014Kula ve çevresindeki jeosit alanında yüzeyleyen Kula bazaltlarının zamansal ve alansal değişimlerinin landsat uydu görüntüleri tespiti
Enver Fatih Korkmaz
Dünyamız sürekli bir değişim/gelişim içindedir. Bu değişimin ana sebebi yer kürenin dinamik yapısı ve canlı faaliyetleridir. İnsanoğlu, yaşadığı dünyadan azami şekilde faydalanabilmesi ve güven içinde bu küre üzerinde yaşayabilmesi için bu değişimleri takip etmek hatta zaman zaman da yönlendirmek zorundadır. Bu çalışmanın amacı, Kula ve yakın çevresinde bulunan jeosit alanında yüzeyleyen Kula bazaltlarının zamansal ve alansal değişimlerinin belirlenmesidir. Bu amaçla çalışma alanının; 1987, 2006 yıllarına ait LANDSAT uydu görüntüleri temin edilmiştir. Sahada yüzeyleyen bazaltların yayılımlarının belirlenmesi amacıyla bu görüntülerde PCA ve band oranlaması gibi değişik görüntü işleme teknikleri kullanılmıştır. Bu görüntüler üzerinde ise bazaltların yıllar içindeki alansal değişimlerinin belirlenmesi amacıyla kontrollü ve kontrolsüz sınıflandırmalar yapılmıştır. Kontrollü sınıflandırma sonuçlarından elde edilen verilere göre, jeosit alanında yayılım gösteren bazaltların, yerleşim ve tarım arazisi alanlarına dönüştürülmesi nedeniyle 1987 yılı 2006 yılı arasında 705,23 ha azaldığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Değişim Tespiti, Jeosit, Kula Bazalt Lavları, Uzaktan Algılama.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014Kadastro paftalarının yenilenmesi üzerine bir inceleme: Erzurum Bölge Müdürlüğü örneği
Sinan Yıldırım
Türkiye'de Cumhuriyetin ilanıyla birlikte 1920'li yıllarda başlayan kadastro çalışmaları bugüne kadar çeşitli ölçme teknikleriyle değişik standartlarda ve farklı yasal dayanaklarla yürütülmüştür. Bunun sonucunda, kadastrodaki en önemli problemlerden biri mevcut altlıkların günümüz kadastrosundan beklentileri karşılayacak nitelikten uzak olmasıdır. Oysa 2005 tarihli 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun birinci maddesinde kadastronun amacı mekânsal bilgi sisteminin altyapısını oluşturmak olarak tarif edilmiştir. Bu problemi çözmek ve kadastro paftalarını yenilemek amacıyla Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (TKGM) 2009 yılında Tapu ve Kadastro Modernizasyon Projesi'ni (TKMP) başlatmıştır. Proje kapsamında 2014 yılının sonuna kadar 10 milyon parselin yenilenmesinin tamamlanması hedeflenmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'de kadastro paftalarının yenilenmesi kapsamındaki çalışmalar örnek bir uygulama alanı üzerinde yasal ve teknik boyutuyla ele alınarak mekânsal bilgi sisteminin altyapısını oluşturmaya yönelik olarak ikinci kadastroya olan ihtiyacın değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Erzurum Tapu ve Kadastro VIII. Bölge Müdürlüğü'nün yürüttüğü kadastro yenileme çalışmaları incelenmiştir. Yenileme çalışmalarının teknik boyutu değerlendirildiğinde özellikle özel sektörün imkânlarıyla yenileme çalışmaların hızlı bir şekilde tamamlandığı kadastro teşkilatının kontrol ve denetimlere ağırlık verdiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte kadastrodaki yenileme çalışmalarının bazı eksikliklerinin de bulunduğu anlaşılmaktadır. Bunlardan en önemlisi yenileme çalışmalarının mevcut kadastro verilerinin zenginleştirilmesi ve güncellenmesi noktasında yetersiz kalmasıdır. Yenileme mevzuatının mülkiyete yönelik hak tesislerine ve cins değişikliği işlemlerine müsaade etmiyor olması diğer bir eksiktir. Bütün bunlar yenilenen kadastro verilerinin arazinin fiili durumunu göstermesini de engellemektedir. 3402/22.a Uygulaması kadastro haritalarının yenilenmesinin yanında tapu kütüğünde bulunan parsellerle kadastro paftasındaki parsellerin birebir eşlenmesini sağlaması açısından oldukça yararlı bir çalışmadır. Anahtar Kelimeler: Kadastro, Kadastro Haritalarının Yenilenmesi,3402/22.a Uygulaması
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014Mescitli (Gümüşhane) ve çevresindeki eosen yaşlı volkanik kayaçlarin petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özeliklerinin incelenmesi
Kübra Şahin
Mescitli (Gümüşhane) ve çevresinde yer alan Eosen yaşlı volkanik kayaçların petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özelliklerinin incelenmesini amaçlayan bu çalışma ile inceleme alanındaki kayaçların gelişimleri ortaya konularak, kökenleri belirlenmeye çalışılmıştır. Doğu Pontidlerin Güney Zonu'nda yer alan inceleme alanının tabanında Liyas yaşlı Hamurkesen Formasyonu bulunur. Bu birim Dogger-Malm-Alt Kretase yaşlı Berdiga Formasyonu tarafından uyumsuz olarak üstlenir. Üst Kretase yaşlı Kermutdere Formasyonu bu birim üzerine uyumsuz olarak gelir. Tüm bu birimler Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu tarafından uyumsuz olarak üstlenir. İnceleme alanının en genç birimini Kuvaterner yaşlı alüvyonlar oluşturur. İncelenen Eosen yaşlı volkanik kayaçlar bazaltik andezit, andezit, traki andezit, dasit ve riyolit bileşiminde olup, başlıca plajiyoklas, kuvars, hornblend, ojit ve biyotit minerallerinden oluşurlar. Eosen yaşlı Mescitli volkanitleri kalk-alkali karakterli olup, düşük-orta K içeriğine sahiptirler. Volkanitler büyük iyon yarıçaplı litofil elementler ve hafif nadir toprak elementlerce zenginleşmiş, yüksek çekim alanlı elementler bakımından da tüketilmişlerdir. Kondrite normalize edilmiş nadir toprak element dağılımları, düşük-orta derecede zenginleşmeyle konkav şekilli olup (LaN/LuN=1-19), volkanitleri oluşturan kayaçların benzer kaynaktan itibaren oluştuklarını gösterirler. Volkanitlerin gelişiminde başlıca fraksiyonel kristallenme, daha az oranda da özümleme ± magma karışımı rol oynamıştır. Tüm bu veriler, volkanitlerin köken magmasının muhtemelen daha önce yitimle ilişkili olaylardan türeyen sıvıların metazomatizması yoluyla zenginleşmiş, yarı kıtasal (subcontinental) litosferik manto kaynağından türemiş olabileceğini gösterir. Anahtar Kelimeler: Doğu Pontidler, Eosen, Jeokimya, Mescitli Volkanitleri, Petrografi, Petroloji, Torul.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014Gümüşhane ilinin köse ilçesinde halkın afet konusundaki bilgi ve bilinç düzeylerinin tespiti araştırması
Cem Meral
Gümüşhane ilinin Köse ilçesinde yapılan araştırmamız halkımızın afetler konusundaki temel bilgi ve bilinç düzeylerinin tespit edilmesini amaçlamaktadır. Çalışma 2013 yıl Haziran ve Temmuz aylarında Gümüşhane ilinin Köse ilçesinde yapılmıştır. Çalışmanın evrenini Gümüşhane ilinin Köse ilçesinde yaşayanlar oluşturmaktadır. Örnekleme yöntemi rastgele tabakalama yöntemi ile 1/10 oranında seçilmiştir ve araştırmaya katılmayı kabul edenlere uygulanmıştır. Araştırmada, daha önce yapılan araştırmalar taranmış ve anket tekniği kullanılarak elde edilen veriler SPSS 15 Programında değerlendirilmiştir. İstatistik analizi için Ki-Kare testi kullanılmıştır. Anketimiz 20 sorudan oluşmuştur. İlk üç soruyu yaş, eğitim ve cinsiyet soruları oluşturmaktadır. Diğer 17 sorusu ise katılımcıların afetler konusundaki bilgi ve bilinç durumlarını tespit etmeye yönelik sorulardır. Araştırma için 254 adet anket formu yüz yüze görüşme tekniği ile doldurulmuştur. Araştırmamızın sonunda halkımızın afetler konusunda yeterli bilgi ve bilinç düzeyine sahip olmadığı, eğitim seviyesine bağlı olarak afetlerle ilgili konularda bilgi sahibi olma durumunun arttığı, kadın katılımcıların erkeklere oranla afetler konusunda bilgi ve bilinç düzeylerinin daha düşük olduğu tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014Ülkemizde afet yönetimi, Gümüşhane örneği ile Gümüşhanede yaşayan üniversite gençlerinin afetle ilgili bilgi düzeyleri
Ali Yıldız
Gümüşhane özelinde değerlendirdiğimizde, afetlerle ilgili önemli sorunlardan biri de gençlerin bilgi, ilgi ve bilinç eksikliğidir. Gençlerimizin %81'i afet eğitimi almadığını, %78,4'ü kendini afetler konusunda yeterli görmediğini belirtmektedir. Ayrıca gençlerimizin %72,4'ü yaşadığı konutun dayanıklılığını bilmemekte, %47,5'i afet sigortası olmadığını belirtmekte, %51,5'i ise afet sonrası konutunda hasar oluşursa hangi kurumla irtibata geçeceğini bilmemektedir. 2009 yılında faaliyete geçen Başbakanlık AFAD'ın en hızlı şekilde kendi personelini eğitmesi, özellikle risk yönetimi konusuna eğilmesi bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve belediyelerle ortak paydada çalışmalarını yürütmesi gerekmektedir. Halkın bilgi eksikliğini giderici, bilinç düzeyini arttırıcı çalışmalar yapılmalıdır. Bu konu sadece AFAD'a bırakılmamalı, bütün kurumların özellikle Milli Eğitim Bakanlığının afet eğitimi konusunda yeni nesilleri yetiştirmesi ülkemiz geleceği açısından çok önem taşımaktadır
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014Kentsel alanlarda gayri̇menkul değerleme i̇çi̇n bölgesel kapi̇tali̇zasyon oraninin beli̇rlenmesi̇: Amasya/Merzi̇fon örneği̇
İlknur Kaynar
Gayrimenkul değerlemesinde en büyük sorun gayrimenkul değerine etki eden faktörlerin kesin bir modelin oluşturulamamasıdır. Bu nedenle gayrimenkul değerlemesine yönelik değişik birçok yöntem geliştirilmiştir. Bu yöntemlerin birbirine göre avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı ülkemizde kullanılan gayrimenkul değerleme yöntemlerinin tanıtılması ve değerlendirilmesidir. Seçilen örnek bir çalışma alanı için bölgesel gayrimenkullere ait bilgilerden kapitalizasyon oranlarının bulunması hedeflenmiştir. Amasya İli Merzifon İlçesindeki taşınmazlar mahallelerin yapısal özelliklerine göre gruplara ayrılarak her bir grup için kapitalizasyon oranı belirlenmiştir. Elde edilen kapitalizasyon oranları bölgelerin getiri oranlarını ve gelirlerinden hareketle ortalama değerlerini gösteren sabitlerdir. Anahtar Kelimeler: Değerleme Yöntemleri, Gayrimenkul Değerleme, Kapitalizasyon Oranı.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014Uzaktan algılama ve cbs ile yayla alanlarındaki değişimin izlenmesi: Gümüşhane örneği
Mustafa Ceylan
Uzaktan Algılama ve CBS teknolojileri ile uzun zaman aralıklarına ait zamansal ve mekansal değişim bilgilerini elde etmek mümkün olmaktadır. Günümüzde, uydu görüntüleri ve hava fotoğrafları bu değişimlerin takibinde ve değişimler sonucu ortaya çıkan problemlere ilişkin çözüm üretilmesinde önemli bir kaynaktır.Bu çalışmada farklı zamanlara ait hava fotoğrafları ve uydu görüntülerinin değerlendirilmesi ile Gümüşhane ilinde bulunan, 4 yayla ve 2 köydeki zamansal ve mekansal değişim belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma alanını kapsayan 1982 yılına ait siyah – beyaz hava fotoğrafları ve 2011 yılına ait yüksek çözünürlüklü WORLDVIEW-2 uydu görüntüsü elde edilmiş olup; arazi örtüsü, yol ve bina detaylarını tanımlamada ve sınıflandırmada, Gümüşhane iline ait CORINE arazi örtüsü sınıflandırma sistemine göre üretilmiş 2006 yılına ait arazi örtüsü veri katmanı ve 1 / 25 000 ölçekli standart topografik haritalardan faydalanılmıştır. Görsel değerlendirme teknikleri kullanılarak gerçekleştirilen çalışmada CBS ile oluşturulan veritabanına uygun veriler girilmek suretiyle değişim analizleri yapılmış ve sonuçlar irdelenmiştir. Sınıflara ilişkin oransal artış ve azalmalarda; Gümüşhane yöresinin sahip olduğu engebeli arazi yapısı, yörede yaşayan insanların birtakım ekonomik kısıtlılıklardan dolayı dışarıya göç etmesi, yayla alanlarını rekreasyon amaçlı kullanmak isteyen insanların bulunduğu birtakım yapılaşma faaliyetleri gibi unsurların etkili olduğu sonucuna varılmıştır.Bu çalışma ile Gümüşhane'deki yayla ve köylere ilişkin yapılacak planlama ve çalışmalara ışık tutacak önemli bilgiler elde etmek ve yapılacak bu planlama ve çalışmalara altlık oluşturmak amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Arazi Kullanımı, Coğrafi Bilgi Sistemleri, Gümüşhane, Uzaktan Algılama, Yayla.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014Gümrük kaçakçılığıyla mücadelede karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri; Türkiye gümrükleri üzerine bir araştırma
İlhan Çopur
Gümrük Kaçakçılığı, ekonomisini kayıt altına alarak büyütmek isteyen tüm ülkelerin karşı karşıya kaldığı; yoğun ve kararlı bir şekilde mücadele etmeleri gerektiği, büyük bir sorundur. Tüm dünya ülkelerinin ekonomilerine olduğu gibi, Türkiye ekonomisine de ciddi zararlar veren kaçakçılık, toplumsal adaleti zedelemekte, toplumsal huzuru bozmakta ve vatandaşın devlete olan güvenini sarsmaktadır. Kaçakçılık devlete vergisini veren, hukuka ve kanunlara saygılı, erdem ve ahlak sahibi insanların haklarının gasp edildiği bir suç türüdür. Bu çalışmada, gümrük kaçakçılığı merkezinde gümrüklerde yaşanan kaçakçılık olayları, bu olayların neden ve sonuçlarıyla birlikte, Türkiye gümrüklerinde kaçakçılık suçuyla mücadelede yaşanılan sorunları ve çözüm önerilerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu kapsamda, Emniyet ve Gümrük teşkilatlarının kaçakçılıkla mücadelede gösterdikleri çabalar neticesinde ele geçirdikleri kaçak eşyaları belirten istatistikî kaynaklardan da yararlanılarak hazırlanan tezin birinci bölümünde gümrük, kaçakçılık mevzuatı ve kaçakçılık kanununda belirtilen kaçakçılık fiilleri ve bu fiillere uygulanacak yaptırımların anlatılmış, ikinci bölümde gümrüklerde yaşanan kaçakçılık türlerine ve bu kaçakçılık faaliyetlerinde ele geçirilen eşyaların değer bazında istatistikî bilgilerine ver verilmiş, üçüncü ve son bölümde ise gümrüklerde yaşanan idari, yapısal, altyapı ve sosyal sorunlar başta olmak üzere karşılaşılan sorunlara değinilmiştir. Anahtar Sözcükler: Gümrük, Kaçakçılık, Suç, Toplumsal Adalet, Mücadele
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014Aşırı güven ve borç düzeyi ilişkisi: BİST inşaat sektöründe ampirik bir inceleme
Selçuk Yalçın
Geleneksel finans teorileri insanların rasyonel davrandıklarını ileri sürmekte ve insanların bu rasyonelliğe göre hareket ettiğini belirtmektedir. Fakat daha sonra yapılan pek çok araştırma piyasalarda geleneksel finans teorilerinin açıklayamadığı bir çok anomali tespit etmiştir. Bu anomalileri açıklamak için yapılan yeni çalışmalar sonucunda, geleneksel finans teorilerinin aksine insan davranışlarının rasyonel olmadığını ileri süren yeni finans teorileri ortaya konmuştur. Bu yeni teoriler sayesinde finansta "Davranışsal Finans" adı altında yeni bir alan ortaya çıkmıştır. Davranışsal finans insanların karar verme süreçlerinde rasyonel davranmadığını çeşitli psikolojik etkiler altında kalarak karar verdiğini ileri sürmektedir. Bu çalışmada davranışsal finansın önemli yaklaşımlarından biri olan aşırı güven ile borç düzeyi arasındaki ilişki araştırılmıştır. Borsa İstanbul (BİST)'da 2002-2012 yılları arasında işlem gören şirketlerin verileri incelenerek yapılan çalışmada aşırı güven ile borç düzeyi arasında istatistiksel olarak negatif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014Akademisyenlerin iş stresi ile iş motivasyonu ilişkisinin incelenmesi
Zeynep Aslan
Modern çağda, örgütler insan odaklı çalışmanın önemi konusunda büyük bir gelişim göstermişlerdir. Çalışanların iş memnuniyeti iş performanslarına bu ise örgütün performansına yansımaktadır. Çalışanların başarıya ulaşmak için ihtiyaç duydukları motivasyonu sağlamak örgüt için büyük önem arz eder. Bu motivasyon, çalışanın mutluluğu, işine olan ilgisinin artmasını, ekip çalışması gibi birçok alanda personelin olmazsa olmaz ihtiyaçlarındandır. Motivasyonun ihtiyacı olan çalışanlar, aynı zamanda bu motivasyonu kaybetmemek adına çaba sarf etmektedirler. Çağın getirdiği fiziki, psikolojik, sosyal ve ekonomik etkenler bireyleri etkisi altına almış bulunmaktadır. Tüm bu faktörler kişiye olumlu veya olumsuz anlamda etkileyebilir. Bu etkilerin sonucu kaçınılmaz olan stres kavramı ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, ülkemizde eğitim ve bilim adına en güçlü kurumlardan biri olan üniversitelerde çalışan akademisyenlerin iş motivasyonları incelenmiştir. Artık tüm bireylerin özel veya iş yaşamında karşılaştıkları stresin, akademisyenler üzerinde yapılan çalışmayla, iş motivasyonuna etkisi gözlemlenmiştir. Çalışmada 9 üniversitede çalışan 240 akademisyen üzerinde anket uygulanarak iş stresi ile iş motivasyonu ilişkisi araştırılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014Toplam kalite yönetiminin işletme performansına etkisi: Lojistik sektöründe bir uygulama
Emine Yılmaz
ÖZET YÜKSEK LİSANS TEZİ TOPLAM KALİTE YÖNETİMİNİN İŞLETME PERFORMANSINA ETKİSİ: LOJİSTİK SEKTÖRÜNDE BİR UYGULAMA Emine YILMAZ 2014-XV+ 89 sayfa Günümüzde işletmeler küresel rekabetin, bu rekabet sonucu ortaya çıkan yeni yaklaşımların, iş piyasasında oluşturulan yeni rekabet stratejilerinin ve performans artırıcı tekniklerin uygulanabilirliği konusundaki problemlerle karşı karşıyadır. Bu ortamda ayakta kalabilmenin tek yolu ise işletme verimliliği ve karını artıracak uygulamalara her zamankinden daha fazla önem vermek ve bu yönde radikal kararlar almaktır. İşletme performansının artırılması karlılık ve verimliliğin belirleyicisi olduğundan, bu yönde atılacak adımlara büyük önem verilmelidir. Toplam Kalite Yönetimi, müşteri ve işgören memnuniyetini sağlamak amacıyla her faaliyetin sürekli iyileştirme çerçevesinde, bilgi ve sistem yaklaşımı kullanılarak tüm süreç ve aşamalarda kalite odaklı çalışılmasıdır. Belirlenen hedefler sonucu ortaya çıkan çıktıların ölçülmesi ise işletmenin her geçen gün daha da artan rekabet ortamında ayakta kalabilmesi için oldukça önemlidir. Bu anlamda işletmelerde TKY adına yürütülen faaliyetlerin işletme performansına olan etkisinin belirlenmesi bir işletmenin sahip olduğu kaynakların değerlendirilmesinin ötesinde geleceğe yönelik oluşturulacak amaç ve hedeflerinin belirlenmesi açısından da büyük önem taşımaktadır. Bu tez çalışmasının temel amacı, TKY uygulamalarının işletme performansına olan etkisini ortaya koymaktır. Tez çalışması kapsamında gerçekleştirilen araştırma, Trabzon ve Gümüşhane ilinde faaliyet göstermekte olan lojistik işletmelerindeki çalışanlar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Anket sonucunda toplanan veriler SPSS programı ile değerlendirilmiştir. Gerçekleştirilen araştırma sonucunda TKY uygulamalarının işletme performansı üzerinde olumlu etkilerinin olduğu görülmüştür. Yapılan değerlendirmeler sonucu, TKY ile İşletme Performansını arasında ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Kalite, Toplam Kalite, Toplam Kalite Yönetimi, Performans, İşletme Performansı,

















