Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Kaygusuz, Abdullah(35)
- Sipahi, Ferkan(35)
- Karsli, Orhan(34)
- Dokuz, Abdurrahman(30)
- Duran, Celal(30)
- Kandemir, Raif(29)
- Ozdes, Duygu(28)
- Maden, Nafiz(27)
- Uzun, Sevda(27)
- Merdan, Mehmet(26)
- Vural, Alaaddin(26)
- Öztürk, Serkan(25)
- Araz, Onur(24)
- Kulakaç, Nurşen(24)
- Ashyralyyev, Charyyar(23)
- Yildiz, Salih(23)
- Yilmaz, Ozgur(23)
- Doğan, Kadir Caner(21)
- Arslan, Mehmet(20)
- Aydin, Faruk(20)
- Doğru, Bülent(20)
- Bayraktar, Alemdar(19)
- Kankal, Murat(19)
- Ayaydin, Hasan(18)
- Baltaci, Cemalettin(18)
- Yolcu, Halil(18)
- Cakir, Tufan(17)
- Cengiz, Ekrem(17)
- Demir, Selim(17)
- Gücer, Mehmet Ali(17)
- Akaryali, Enver(16)
- Artan, Seyfettin(16)
- Hayaloğlu, Pınar(16)
- Kaya, Afşin Ahmet(16)
- Tosunoğlu, Büşra(16)
- Uysal, Ibrahim(16)
- Kurt, Kemal(15)
- Ozturk, Samet(15)
- Reis, Hatice Catal(15)
- Aksakal, Vecihi(14)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2022Psychosocial Dimension of Healthcare Professionals Vaccine Resistance: A Qualitative Study the Case of Turkey
Ulutaşdemir, Nilgün; Uzun, Sevda; Kulakaç, Nurşen
The purpose of the present study was to examine the reasons for the vaccine resistance of healthcare employees, which may affect public health adversely during the COVID-19 pandemic, and to contribute to the solutions which can be developed. The phenomenological research design, which is a qualitative research design, was used in the study. This qualitative study was conducted with 35 healthcare professionals. Interviews were conducted with the WhatsApp. The data were analyzed by using Colaizzi’s Phenomenological Analysis Method. Two categories, five main themes, and eighteen sub-themes were created in the analysis of the data. There was the theme of psychological effects, physical effects, and social effects in the impact of COVID-19 on the healthcare employee category. There were the themes of lack of trust and risk in the category of reasons for not vaccinating healthcare employees. It was found in the present study that healthcare employees were adversely affected psychologically, physically, and socially during the COVID-19 pandemic. A total of 26 healthcare Employees declared that they did not trust the vaccine and did not have it because of the risks, and 9 healthcare employees declared that they had the vaccine because they trusted it. Although the healthcare professionals working in the Southeastern Anatolia and Eastern Anatolia Regions had vaccine rejection in Turkey, healthcare professionals working in the Aegean Region and the Mediterranean Region were those who had the least vaccine rejection.
- MakaleYalnız künye2022Gençlere Yönelik Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği (GYEB): Bir Ölçek Uyarlama Çalışması
Yildiz, Yasin; Tezcan, Efecan; Çevik, Ali; Ozmaden, Murat; Dokuzoğlu, Gökhan
Bu araştırmada, Lichtenstein ve ark. (2018) tarafından geliştirilen Gençlere Yönelik Egzersiz Bağımlılığı Ölçeğinin İngilizceden Türkçe ‘ye uyarlaması yapılmıştır. Ölçek geliştirme sürecinde araştırma grubunu 253 aktif sporcu oluşturmuştur. Ölçeğin dil geçerliliğinin sağlanmasında, ölçek öncelikle ölçeğin orijinal diline ve Türkçe ’ye hâkim en az iki dil ve çeviri uzmanı tarafından Türkçeye çevrilmiştir. İkinci aşamada ölçekler arası karşılaştırma yapılmış olup en uygun çeviri ve ortak noktalar göz önüne alınmıştır. Üçüncü aşamada ise oluşan form ile ölçme aracının orijinal formu karşılaştırılmıştır. Yabancı dil alanında deneyim sahibi olan iki uzman görüşü alınmıştır. Son olarak dördüncü aşamada ise ölçeğin özgün Türkçe formu bir spor psikolojisi, psikolojik rehberlik alanında uzman öğretim elemanları tarafından değerlendirilmiş ve ölçeğin dil geçerliliğinin sağlandığına karar verilmiştir. Kapsam geçerliğinin sağlanmasında uzman görüşleri, yapı geçerliğinde ise hem açıklayıcı hem de doğrulayıcı faktör analizi aracılığıyla sağlanmıştır. Yapılan geçerlik çalışmaları neticesinde ölçeğin tek faktörlü toplam 5 maddeden oluştuğu ve açıklanan varyansın %61,048’ini açıkladığı tespit edilmiştir. Ölçeğin güvenirlik çalışmaları ölçeğin tamamı ve alt faktörleri için hesaplanan iç tutarlık katsayıları ile belirlenmiştir. Ölçeğe ait Cronbach alfa (α) değeri 0,71 olarak bulunmuştur. Bu sonuç ölçme aracının güvenilir olduğunu göstermektedir. Daha sonra ölçeğin zaman geçerliliğinin sağlanması amacıyla tekrar test yöntemi uygulanmış ve zaman geçerliliğinin sağlandığı görülmüştür (r= ,702 p<0.001). Elde edilen bulgular neticesinde; Gençlere Yönelik Egzersiz Bağımlılığı Ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir şekilde ölçen bir ölçüm aracı olduğu tespit edilmiştir.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2022İlköğretim Öğrencilerinde Çocuk Oyunları Ve Eğitsel Oyunların Bazı Fiziksel Ve Fizyolojik Parametreler Üzerine Etkilerinin Karşılaştırılması
Sever, Mehmet Onur; Barkan, Kübra Zehra
Bu çalışmanın amacı; ilköğretim öğrencilerinde çocuk oyunları ve eğitsel oyunların bazı fiziksel ve fizyolojik parametreler üzerine etkilerinin karşılaştırılmasının incelenmesidir. Denekler, Fevzipaşa İlköğretim Okulu öğrencilerinden rastgele 39 gönüllü sedanter öğrenciden oluşturulmuştur. Deney grubundaki öğrencilerin 11’i kız, 9'u erkek, kontrol grubundaki öğrencilerin 11'i kız, 8'i erkeklerden oluşmaktadır. Deney grubu ortalama boy uzunluğu 130,75±4,84 cm, kontrol grubu ortalama boy uzunluğu 127,84±4,54 cm’dir. Toplanan verilerin analizinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarındaki katılımcıların ölçüm sonuçlarının grup içi karşılaştırılmasında Paired Samples T Test kullanılırken, ön test-son test ölçüm sonuçlarının gruplar arası karşılaştırılmasında Independent Samples T Test kullanılmıştır. Öğrencilerin vücut ağırlıkları gurup içi karşılaştırmalarında anlamlı düzeyde artarken (p<0,05), guruplar arası karşılaştırmada ise istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık olmadığı (p>0,05) tespit edilmiştir. Deney grubu guruplar arası karşılaştırmada anlamlı farklılıklara ulaşılamazken (p>0,05), kontrol gurubunun VYY istatistiki olarak anlamlı (p<0,05) artış olduğu tespit edilmiştir. Deney gurubun dikey sıçrama (güç) değerlerinde anlamlı farklılıklar (p<0,05) tespit edilirken kontrol gurubu guruplar arası karşılaştırmada istatistiki olarak anlamlı farklılıklar (p>0,05) tespit edilememiştir. Deney ve kontrol guruplarının otur – eriş esneklik ölçümlerinde anlamlı düzeyde değişim olmadığı (p>0,05) görülmektedir. Sonuç olarak, çalışma süresince oynatılan eğitsel oyunların ilköğretim 2. Sınıf 7-8 yaş grubu çocukların fiziksel gelişim parametrelerinde pozitif yönde etkili olabileceği ve beden eğitimi ders saatlerinde eğitsel oyunların süresinin arttırılmasının öğrencilerin fiziksel ve fizyolojik parametreleri açısından önemli olduğu sonucuna varılmıştır.
- MakaleYalnız künye2022COVID-19 Pandemisinin Sağlık Hizmetlerinin Sürdürülebilirliğine Etkisinin İncelenmesi
Akbulut, Meryem; Kaya, Afşin Ahmet; Kıymış, İbrahim
Küreselleşmenin hayatımızı kolaylaştıran olumlu etkilerinin yanı sıra olumsuz etkileri de farklı bağlamlarda etkisini göstermiştir. Küreselleşmenin olumsuz etkilerinin son örneği, tüm dünyayı ve tüm toplumları derinden etkileyen COVID-19 pandemisi olmuştur. COVID-19 pandemisi özellikle sağlık hizmetlerini olumsuz etkilemiştir. Bu çerçevede bu çalışmanın amacı, COVID-19 pandemi sürecinin sağlık hizmetlerinin sunumuna olan etkisini değerlendirmektir. Bu araştırmanın örneklemi seçilirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Sağlık hizmetleri sektöründe faaliyet gösteren kurum yöneticileri ile operasyonel müdahaleler, lojistik ve kaynak yönetimi, kurumlar arası koordinasyon, iş sağlığı ve güvenliği, planlama ve finansal yönetim gibi konularda açık uçlu sorulardan oluşan yarı yapılandırılmış bir form kullanılarak görüşülmüştür. Bazı yöneticiler, özellikle küçük ölçekli hastanelerin afet ve acil durumlara hazırlıklı olmadığını belirterek, planlamanın ve hazırlıklı olmanın önemine vurgu yapmıştır. Bu bilgiler ışığında, her hastanenin Hastane Afet ve Acil Durum Planlarına gereken özeni göstermeleri ve tüm personeli sürece dahil ederek gerekli hazırlıkları yapmaları şarttır. Planlama ve hazırlıklı olmanın temeli hem teorik hem de pratik olarak ele alınması gereken tatbikatlardır. Hastanelerin en olası riskleri içeren afet ve acil durum senaryoları oluşturmaları ve bu yönde tatbikatlar yapmaları gerekmektedir. Senaryonun gerçek olması durumunda beklenmedik durumlarla karşılaşmamak için gerçekçi senaryolar oluşturulmalı ve bu senaryolar tüm yönleriyle ele alınmalıdır. Tatbikatlar her yıl aynı senaryoya dayanmamalıdır. Ayrıca her yıl müdahale seviyesi artırılmalı ve mevcut kapasiteler yeniden değerlendirilmelidir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2022Spor Yükseköğretim Kurumu Öğrencilerinde Uzaktan Eğitime Yönelik Tutum ile İş Bulma Kaygısının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi
Şenel, Ebru; Karakuş, Kaan
Bu araştırmanın amacı, spor yükseköğretim kurumu öğrencilerinde uzaktan eğitime yönelik tutum ile iş bulma kaygısının bazı değişkenlere göre incelenmesidir. Çalışmada, betimsel nitelikte ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubu, Gümüşhane Üniversite Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nda 2021-2022 eğitim öğretim yılında öğrenim gören 138 kadın 176 erkek olmak üzere 314 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aşamasında ‘‘Salgın Döneminde Uygulanan Uzaktan Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği’’, ‘‘Spor Bilimleri Öğrencilerinin İş Bulma Kaygısı Ölçeği’’ ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Analiz aşamasında; verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilerek, ikili karşılaştırmalarda Bağımsız Örneklem T-Testi; üç ve daha fazla grup kıyaslamalarında ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) testi uygulanmıştır. Üniversite öğrencilerinin uzaktan eğitime tutumları ile iş bulma kaygıları arasındaki ilişki ise Pearson’s korelasyon katsayısı ile belirlenmiştir. Analiz sonucunda, uzaktan eğitime yönelik tutum ölçeğinde katılımcıların; cinsiyet, yaş ve anne eğitim durumu değişkenine göre anlamlı fark tespit edilmemiştir. Baba eğitim durumuna göre uzaktan eğitimde öğretim üyelerine yönelik tutum alt boyut puanları arasında anlamlı farklılık saptanmıştır. Spor bilimleri öğrencilerinin iş bulma kaygısı ölçeğinde; yaş, bölüm, baba eğitim durumu ve anne eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı fark tespit edilmez iken, cinsiyet değişkeni göre anlamlı fark saptanmıştır. Korelasyon analizi sonucunda; iş bulma kaygısı ile uzaktan eğitime yönelik tutumları arasında anlamlı ilişki tespit edilmemiştir. Bulgular neticesinde spor bölümlerinde eğitim alan öğrencilerin, kariyer geliştirme seminer ve programlarına katılmalarının faydalı olabileceği düşünülmektedir.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2022Covid-19 Korkusu ile Akış (Flow) Yaşantı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Bayrakdaroğlu, Yeşim; Şenel, Ebru; Demir, Gokalp
Bu araştırma, üniversite öğrencilerinde Covid-19 korkusu ile rekreasyonel akış (flow) yaşantı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, betimsel nitelikte yer alan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubu, Gümüşhane Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nda eğitim gören 337 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aşamasında; ‘‘Flow Yaşantı Ölçeği’’, ‘‘Covid-19 Korkusu Ölçeği’’ ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Analiz aşamasında, verilerin normal dağılım kriterlerine uygun olduğu tespit edilerek, ikili karşılaştırmalarda Independent Samples T-Test uygulanırken; üç ve daha fazla grup kıyaslamalarında One Way ANOVA testi uygulanmıştır. Üniversite öğrencilerinde Flow Yaşantı Ölçeği ile Covid-19 Korkusu Ölçeği arasındaki ilişki Pearson Korelasyon analizi ile belirlenmiştir. Analiz sonucunda bölüm ve aktif spor durumu değişkenine göre flow yaşantı ölçeği ve Covid-19 korkusu ölçeği puanları arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Haftalık katıldıkları etkinlik gün sayısı değişkenine göre Covid-19 korkusu ölçeği ve flow yaşantı ölçek puanları arasında anlamlı farklılık belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucunda, öğrencilerin Covid-19 korku düzeyleri ile flow yaşantısı akış düzeyleri arasında anlamlı ilişki bulunmadığı, Covid-19 korku düzeyleri ile flow yaşantısı kaygı düzeyleri arasında pozitif ve düşük düzeyde anlamlı ilişki olduğu, flow yaşantısı akış düzeyleri ile flow yaşantısı kaygı düzeyleri arasında pozitif ve orta düzeyde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bu hususta üniversite öğrencilerinin farklı tür ve alanlardaki rekreasyonel etkinliklere yönelmeleri ve mental destek almalarının faydalı olabileceği öngörülmektedir.
- MakaleYalnız künye2022The Acute Effect of High-Intensity Functional Exercises on Circadian Rhythm and Anaerobic Performance Parameters
Bayrakdaroğlu, Serdar; Bayer, Ramazan; Eken, Özgür
Kickboxing is a sport that involves high intensity and short intervals. High intensity functional training can contribute to training kickboxers specific to the competition. The purpose of this study is to examine the acute effect of high-intensity functional exercises on circadian rhythm and anaerobic performance parameters. The study consisted of 15 volunteer male kickboxers (age, 20.67± 1.23 years; height, 173.60± 3.18 cm; 69, 20±2.67 kg; BMI 23.03±.49) between the ages of 18-25. The research protocol consisted of multimodal HIFT exercises performed at different times of the day. After HIFT protocol; T-line agility, vertical jump, average and peak power data were obtained from the volunteers at different times of day (09.00 am; 01.00 pm; 05.00 pm). There was find statistically significant difference between vertical jump [F(1,145)= 129.54 p=.000, partial eta square:,902], peak power values [F(1,275)= 122.89 p=.000, partial eta square:,898], average power values [F(1,139)= 124.23 p=.000, partial eta square:,899], T- line agility times [F(1,925)= 39,227 p=.000, partial eta square:,737] after HIFT in the morning, afternoon and evening protocols (p< 0.05). The best scores were obtained in the evening (05.00 pm) values for all parameters. It was determined that HIFT had better effect on vertical jump, average power, peak power and T-line agility in the evening than morning and afternoon hours.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2022The Optimal Manpower Planning of Hotel Personnel: Application of Pure Integer Programming
Ergülen, Ahmet; Bolayır, Banu
Working with the right number of personnel in public or private institutions and creating an efficient and effective work plan are important for the workplace. When considered in terms of businesses, manpower planning adds material and moral values to the business in the competitive market if it is prepared following the wishes and abilities of the personnel along with customer satisfaction. With the integer programming method, manpower planning can be established by optimizing the manpower, and missing or excess personnel can be determined. If there is more personnel in the business, the cost is reduced by detecting them. In this study; the February 2021 data of the personnel in Gumushane Ramada Hotel, which is operating in the center of Gumushane, was taken, and a pure integer programming model was established for manpower planning in accordance with this data. The aim of the study is to make optimal the manpower planning of the personnel in the hotel. In the application part of the study, a pure integer programming model was established as per the units where shift personnel at the hotel should be located, the working conditions determined by the hotel, and the salaries of the personnel. The solution of the pure integer programming model was made with the LINDO 6.1 package program, and the optimal solution was obtained. As a result of the solution, optimal manpower numbers in the hotel shifts were found, and it was detected that the number of personnel in the hotel was excessive. Cost minimization opportunity has been provided by determining the optimal number of hotel personnel.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2022Yabancı Sermayenin Türk Tarımındaki Yeri: 1980 Sonrası Doğrudan Sermaye Hareketliliğinin Dönüşüm Süreci ve Yabancı Sermayenin Tarım Sektörü açısından Gelecek Eğilimlerinin Belirlenmesi
Çomaklı, Şafak Ertan; Merddan, Kurtuluş
Türkiye’de Cumhuriyet’in kuruluşundan 1980 yılına kadar olan dönem boyunca tarıma dayalı bir ekonomi benimsenmiş, nüfusun çoğunluğu tarım sektöründe istihdam edilmiş ve tarım korumacı politikalarla desteklenmiştir. 1980 sonrası alınan kararlarla birlikte serbest piyasa ekonomisine geçiş süreci başlamış ve tarımı desteklemeye yönelik politikalar da azaltılmıştır. 1980 sonrası uygulanan iktisat politikaları; üretimin, işgücünün, sermayenin ve sosyal politikaların yeniden yapılanmasını, dış ticaret ve mâli piyasaların ulusal ve uluslararası akımlarda serbestleştirilmesini hedeflemiştir. Ortaya konulan bu politikaların sektörel bazda farklı yansımaları olmuştur. Bu çalışmada; 1980 sonrası Türk tarımın sektörel yapısı, Türkiye ekonomisindeki yeri ve 1980 sonrası yabancı sermayenin sektörel dağılımı ele alınmıştır. Bu kapsamda geçmişte uygulanan tarım politikaları kısaca ele alınıp, 2000 sonrası yapısal düzenlemeler, yabancı sermaye hareketlerinin dönüşüm süreci ve yabancı sermayenin gelecek eğilimleri değerlendirilmeye çalışılmıştır. Çalışma, yerli ve yabancı alan yazınından ve çeşitli kurumlardan elde edilen verilerden faydalanılarak hazırlanmıştır. Bu çalışma ile, bu alanda yapılanları bir araya getirerek mevcut eksiklikleri dile getirmek hem de gelecekte benzer konularda çalışma yapmayı düşünenlere yol gösterici olmak hedeflenmektedir.
- MakaleYalnız künye2022Bağımsız Denetimde Kalite: Nitel Bir Araştırma
Yesilelebi, Gl; Altunel, Mehtap
Bu araştırmanın amacı, bağımsız denetim kalitesinin arttırılması hususunda hangi iyileştirmelerin yapılabileceğinin belirlenmeye çalışılmasıdır. Araştırma kapsamında, uygulayıcı (bağımsız denetçi) bakış açısı ele alınarak, denetim kalitesinin arttırılmasına yönelik somut ve uygulanabilir öneriler sunulmaya çalışılması, araştırmanın özgün değerini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, bağımsız denetim kuruluşlarında fiilen çalışan denetçi görüşlerinden faydalanılarak, bağımsız denetim kalitesinin nasıl arttırılabileceğine ilişkin nitel bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen verilerin görselleştirilmesi Word Art programı aracılığı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, bağımsız denetçi görüşleri doğrultusunda bağımsız denetim kalitesini etkileyen unsurlar sırasıyla “denetim ücreti”, “Bağımsız Denetim Standartları”, “müşteri işletmenin tutumu”, “nitelikli bağımsız denetçi”, “denetçi rotasyonu”, “etik ve bağımsızlık”, “denetim süresi”, “Kalite Kontrol Standardı 1” ve “müşteri işletmedeki nitelikli personel” olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca, denetim kalitesinin arttırılması ve uygulamanın anlaşılabilirliği için Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından mesleki uygulama yönerge ve kılavuzlarının yayınlanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2022Destinasyon Kıyaslaması Kapsamında Trabzon ve Gümüşhane İllerinin Karşılaştırılması ve Gümüşhane Turizminin Gelişimi İçin Öneriler
Zeybek, Halil İbrahim; Er Baranaydın, Özlem
Destinasyon, turizmin en önemli unsurlarından biridir. Destinasyonun ürettiği ve sunduğu mal ve hizmetlerin kalitesi, fiyatı, çeşitliliği gibi unsurlarının üst seviyede olması o destinasyonun diğer destinasyonlar karşısındaki rekabet gücünü ve konumunu göstermektedir. Destinasyona gelen ziyaretçilerin ziyaret sebeplerinin başında o bölgenin karşılaştırmalı üstünlüğü bulunmaktadır. Destinasyon üstünlüğü destinasyonun doğal kaynakları, kültürel kaynakları, altyapı ve üst yapı gibi unsurlardan oluşmaktadır. Destinasyonların gelişimiyse turizm paydaşları arasındaki koordinasyona bağlıdır. Bir destinasyon arz kaynaklarını nitelikli bir düzeyde turiste sunarak turist memnuniyetini arttırabilmekte ve böylece turist sayısı da artmaktadır. Bu çalışma kıyaslama yöntemine başvurarak destinasyon yönetimi için bir bilgi sistemi oluşturmayı amaçlamaktadır. Destinasyon kıyaslaması somut bilgiler sunmakta olup, bu nedenle kentlerin planlanmasında da net bilgiler sunabilmektedir. Bu doğrultuda oluşturulan çalışmada Gümüşhane ve Trabzon illerinin kıyaslaması yapılmıştır. İkincil veri kaynakları ile elde edilen veriler sistemli hale getirilerek tablolaştırılmış ve destinasyonu oluşturan unsurlar altı başlık halinde sınıflandırılmıştır. Sınıflandırılan veriler yorumlanarak iki destinasyon hakkında yargıya varılmaya çalışılmıştır. Gümüşhane’nin turizm gelişimi için tüm paydaşların katılımıyla oluşturulacak bir organizasyon ile birlikte tanıtım çalışmalarına ağırlık verilmelidir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2022Fıkıh Tarihi Açısından Haydar Rıfat’ın Mâlûmât-ı Kânûniye Adlı Eseri
Yilmaz, Fetullah; Atmaca, Ertuğrul
Bu makalede, Osmanlı’nın son ve Cumhuriyet’in ilk döneminde yaşamış olan Haydar Rıfat’ın Yeni ve Mükemmel Mâlûmât-ı Kânûniye adlı eseri fıkıh tarihi açısından değerlendirilmektedir. Bu amaçla önce yazarın hayatı hakkında bir takım bilgiler verilmektedir. Haydar Rıfat, yazar kimliğine ek olarak, aynı zamanda bir hukukçu olup İstanbul barosunun ilk avukatlarındandır. O, üstlenmiş olduğu davalarla tanınan bir hukukçu olmakla beraber, yazmış olduğu eserler ve başka dillerden yaptığı çevirileriyle de ön plana çıkmıştır. Hukuk alanı dâhil olmak üzere pek çok alanda eser yazmış ve tercümeler yapmıştır. Yazdığı eserlerden birisi de Mâlûmât-ı Kânûniye’dir. Eser hukukun altı bölümünü içermektedir: 1. Medeni hukuk, 2. Mahkeme teşkilatı ve yargılama usulü, 3. Ceza hukuku, 4. İdare hukuku, 5. Kara ve deniz ticareti hukuku, 6. Devletler hukuku. Bunlardan fıkhın etkili olduğu bölüm sadece birincisi, yani medenî hukuk alanıdır. Bu eser oluşturulurken bazı fıkıh kitapları, dönemin kanunları ve hukuk eserlerinden yararlanılmıştır. Bu haliyle yazıldığı devirde fıkhın durumunu ve hukuki manzarayı ortaya koymaktadır.
- MakaleYalnız künye2022Çerkeşîzâde Mehmet Tevfîk Efendi’nin İman Anlayışı
Aynur; Sarıkaya, Berat
Çerkeşîzâde Mehmet Tevfîk Efendi, Osmanlı Devleti’nin son döneminde yaşamış, ilim ve tasavvuf ehli bir ailede yetişmiş, çeşitli bölgelerde birçok hocadan kelam, mantık, fıkıh, sarf, nahiv, edebiyat ve felsefe dersleri almış önemli bir âlimdir. Ayrıca o, yaşadığı dönemde kadılık, müderrislik, müsteşarlık, nazırlık görevlerinde bulunarak devlete hizmet etmiştir. Çerkeşîzâde’nin, yaşadığı dönemde İslami ilimlere özellikle kelam ilmine dair eserler yazması, dikkate değer bir husustur. Nitekim o dönemde yaşanan eğitim sistemindeki bozukluklar ve Batı’da ortaya çıkan akımlar İslam dünyasını olumsuz etkilemiştir. Dolayısıyla bu dönemde yazılan eserlerde, İslami ilimlerin yeniden topluma yön verebilecek, dönemin problemlerine ve ihtiyaçlarına cevap verebilecek duruma getirilmesi üzerinde durulmuştur. Bu dönemde, Çerkeşîzâde’nin itikadi meseleler üzerinde durması, döneminin şartlarına göre inanca dair meseleleri yorumlama yönünde bir adım kabul edilmelidir. Makalemizde Çerkeşîzâde’nin, kelam ilmine dair yazdığı Miftâhu’l-Akâid, Meziyyet-i İslâmiyye ve el-İtkân fî Tahkîki’l-İmân adlı akaid risalelerinden hareketle iman anlayışı üzerinde durulacaktır. Bu çerçevede imanın kelime anlamı, imanın mahiyeti, icmâlî ve tafsili iman, iman-amel ilişkisi, imanda artma eksilme, imanda istisna ve mukallidin imanı konularına yer verilecektir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2022İş Tatmini ile Çalışan Performansı Arasındaki İlişkide İş Yaşamında Yalnızlığın Aracı Rolü: Market Zincirleri Çalışanları Üzerine Bir Uygulama
Sımsek, Tugçe
Çalışanların örgütler için her geçen gün artan öneminin farkındalığına sahip olan örgütler çalışanlarından daha yüksek performans sağlayabilmek adına çözüm önerilerine odaklanmaktadırlar. Özellikle işinden tatmin olan çalışanların daha iyi performans gösterdikleri alan yazınında desteklenmektedir. Çalışma kapsamında “işinden tatmin olan çalışanın iyi performans göstermesi iş yaşamında yaşamış olduğu yalnızlığa ne kadar bağlıdır ?” sorusuna cevap aranmaktadır. Araştırma Eskişehir ilinde faaliyet gösteren market zincirleri çalışanları üzerine yapılmıştır. Değerlendirmeye alınan katılımcı sayısı 225’dir. Verilerin analizi SPSS Statistics 25 programı ile yapılmıştır. Ölçeklerin güvenilirlik ve geçerlilik analizleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda hipotez testleri neticesinde; iş tatmininin çalışan performansı (β= ,434, p<0,05) üzerinde pozitif yönlü ve iş tatmininin iş yaşamında yalnızlık (β= -,589, p<0,05) üzerinde negatif yönlü anlamlı etkisi vardır. İş yaşamında yalnızlığın çalışan performansı üzerinde (β= -,517, p<0,05) negatif yönlü anlamlı etkisi vardır. İş tatmini ile çalışan performansı arasındaki ilişkide iş yaşamında yalnızlığın kısmi aracılık rolü (β= ,197, p<0,05) tespit edilmiştir. Değişkenler arası ilişkilerde en yüksek değer ise iş yaşamında yalnızlığın duygusal yoksunluk boyutu ile iş tatmini [r(225)= -,616] arasında olduğu görülmektedir. Duygusal yoksunluk ile iş tatmini arasında negatif yönlü orta düzeyde ilişkinin varlığı tespit edilmiştir.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2022RESPIRATORY FUNCTION AND DRUG COMPLIANCE POSTOPERATIVE MONITORING WITH A MOBILE APPLICATION AFTER CORONARY ARTERY BYPASS GRAFT SURGERY: A RANDOMIZED CONTROLLED TRIAL
Aydin, Aydanur; Çilingir, Dilek; Sever, Binnaz; Aykan, Banu; Simsek, Kubra; Taspinar, Buket; Kiraç, Asena
Introduction: Patients do not feel competent in managing their post-heart surgery processes. They need access to the right information to manage their symptoms. A mobile app is the right tool for this process, with its accessibility and reminder features at any time. We investigated the effects of 4-week mobile app training on respiratory functions and maintenance of drug compliance in patients after heart surgery. Material and methods: This paper reported the findings of an experimental study, which recruited a total of 120 participants of whom all underwent heart surgery. The following outcomes were measured: TriFlo results, the Morisky Questionnaire - self-reported measure of adherence, and results of the Symptom Interpretation Questionnaire. Results: All groups showed a significant difference in Symptom Interpretation Scale subscales after using the mobile app. When the results of the research are evaluated, it can be said that there is a need for nurses to produce new-generation technological equipment to meet the needs of new products to be used in the field of health. Conclusions: Individuals can solve their post-operative symptom management problems with a mobile app. The use of a mobile app positively contributes to the management of the 2 most common symptoms after heart surgery. Mobile apps are used in many disease processes in the world. The results of these studies contribute to the limited information presenting results regarding drug compliance and lung capacity in patients with a bypass between mobile apps.
AtıfWoS3İncele
- MakaleYalnız künye2022Scopus SJRQ1A Parametric Study on Earthquake-Damaged Square Hollow Section T-Joints under Fire Conditions
Ozyurt, E.
This study numerically investigated the elevated temperature resistance of earthquake-damaged square hollow section (SHS) T-joints subjected to brace axial compressive load. The residual stresses and deformations due to the earthquake were obtained from a pushover analysis. The extensive numerical simulations were analyzed using nonlinear finite-element software to examine the effects of the beta ratio, gamma ratio, damage level ((D) over cap), and initial applied load (n(f)) on the fire resistance of SHS T-joints after verification of the numerical simulations based on the available test results in the literature. The results indicated that the fire resistance of SHS T-joints with axial compressive load in the brace member decreased significantly due to the residual stresses and deformations from the earthquake. This situation worsened in all numerical models as the damage level increased. The reduction rate of the critical temperature at various damage rates was independent of the initially applied load ratio, but the loading rate directly affected the fire resistance of the joint regardless of the earthquake. As the beta ratio decreased, the yielded area at the brace-to-chord intersection region increased. Thus, the critical temperature of the joints at a constant damage level was inversely proportional to the beta ratio. Joints with a large gamma ratio had larger residual stresses and deformations than those of corresponding joints with a small. ratio. Therefore, the fire resistance of the joints after the earthquake decreased as the chord-wall thickness decreased. The critical temperature of the joints with either a large beta or gamma ratio was limited by the deformation limit at high damage levels. The fire resistance of the SHS T-joints after the earthquake decreased due to residual stresses and deformations. That effect increased even more in joints with high beta and. ratios. (C) 2022 American Society of Civil Engineers.
AtıfWoS8OpenAlex8İncele
- MakaleYalnız künye2022Comparing the Approach of Ibn Hajar al-Asqalani and Badr ad-Din al-Ayni in the Interpretation of Mukhtalaf al-Hadith: An Applied Study Through Fath al-Bari and Umda al-Qari
Khan, Alam
This article deals with a brief study of the history of the emergence of mukhtalifu'l-hadith science and its literature, as it is one of the most important types of hadith science that fuqaha`a and muhadithun need it in the deducing of the primary and secondary provisions and the explaining of the Prophetic hadiths. It includes a detailed comparative study between the approach of Hafiz bn. Hajar al-Asqalani al-Shafi`i (d. 852/1449), and Badru'd-Din al-`Ayni al-Hanafi (d. 855/1451) in the interpretation of mukhtalifu'l-hadith through Fathu'l-Bari and `Umdatu'l-Qari. it was clarified that each of them was exposed to the study of seemingly contradictory texts in the folds of the explanation of the hadiths of al-Bukhari and expanded on it and excelled in it. In addition, a glance has been shed in this article on the differences of muhadithun and fuqaha`a among the Hanafis scholars in arranging the ways of pairing in the interpretation of mukhtalifu'l-hadith in general, and Ibn Hajar al-Asqalani and Badru'd-Din al-`Ayni in particular. It has been proven from the application of examples from Fathu'l-Bari and `Umdatu'l-Qari that Ibn Hajar does not expand on abrogation if it is possible to combine it, unlike Badru'd-Din al-`Ayni.
- MakaleYalnız künye2022The Problem of Mental Causation in John Searle's Theory of Consciousness
Kaya, Asli Uner
Some philosophers of mind claim that non-reductionist physicalist theories of the mind cannot explain the causal interaction between consciousness and the physical world. The problem is about explaining how consciousness, which cannot be reduced to physical processes, interacts with the physical world without violating the laws of physics. John Searle claims to have solved the problem of mental causation in his theory of mind, which he calls Biological Naturalism, exhibiting a non-reductionist attitude. In this study, I aim to evaluate Searle's solution to the problem of mental causation. For this purpose, I will first touch on mental causation and how it is understood. Then, I will outline the problem and address the specific criticisms against non-reductionist physicalists. Finally, considering these criticisms, I will show under what conditions Searle's solution to the problem of mental causation can be accepted as correct.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2022EFFECT OF REPLACEMENT OF WHEAT FLOUR WITH BLACK LENTIL FLOUR ON BREAD QUALITY
Çelik, Meryem; Ilyasoglu, Huri
The aim of this study was to investigate the effect of black lentil flour (BLF) on the quality of wheat bread. The control bread with wheat flour and BLF-supplemented breads (2, 6 and 10 %, respectively) were prepared and analyzed in terms of proximate composition, physicochemical and sensorial properties, total phenolic content (TPC), and antioxidant activity. The BLF-supplemented breads provided significantly higher protein compared to the control bread (p < 0.05). Moreover, it improved significantly TPC and antioxidant capacity (p < 0.05). However, the addition of BLF reduced significantly the specific volume of the bread, L* and b* values of both crumb and crust (p < 0.05). The BLF had no influence overall acceptability. Our findings revealed that the BLF may a have potential use to enhance the quality of wheat bread.
AtıfWoS1İncele
- MakaleYalnız künye2022THE RELATIONSHIP WITH POSITIVE THINKING SKILLS AND SPORTSMANSHIP ORIENTATIONS IN FOOTBALL PLAYERS
Abis, Selmani
The goal of the study is determining the relationship with football players' positive thinking skills and sportsmanship orientations. The study consisted of a total of 690 football players in 30 teams competing in the 1st, 2nd and 3rd groups of the 4th region of the regional amateur league organized by the Turkish Football Federation in 2021-2022, and the sample consisted of 149 athletes voluntarily participating in this universe. Personal information, positive thinking and sportsmanship orientation scales were used collecting data. Statistical analysis was performed on a computer environment. Pearson moment product correlation analysis (r) was applied. As a result, it was determined that the positive thinking skills and sportsmanship orientations of the regional amateur footballers were at a level that could be considered high. A positively moderate correlation was seen between positive thinking skills and sportsmanship orientations sub-dimensions and total scores. Athletes competing in this league, which is the last stage of the transition from amateur to professional, are considered to be semi-professional and it is thought that their ability to resist various pressures such as psychological and physiological in challenging competitions is due to their sportive experience and abilities.
AtıfWoS1İncele

















