Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2022
    The Role of ‘Ăisha in the Transmission and Critique of Hadīth

    Khan, Alam

    This article deals with the role of ‘Ăisha in the science of hadīth. She was the younger wife of the Prophet and accompanied him for a long time. She has been distinguished with the sharp memory among Prophet’s companions, that preserved every tiny detail of his life and got a prominent position among the muksirūn al-hadīth. She played a pivotal role in the transmission of hadīth, hence, she was the primary source of referring to the Prophet’s companions and their successors. It is concluded from a thorough review of her narrations that her hadīths were contained those pieces of information which rarely found in the narrations of other transmitters. She was not a transmitter solely, but she was also a great mufassira, muhaddītha, and faqīha of her time. The companions were visiting her for the investigation and attestation of a hadīth, the exegesis of a Quranic verse, and the explanation of an Islamic provision. Moreover, she criticised with a scientific method, the narrations of fellow Prophet’s companions that they attributed to the Prophet. A detailed study of her critique showed that whenever she was informed by a narration and asked for attestation she was presenting it to the Holy Qurān, the authentic hadīth, the proven history, and qiyās al-‘Aqlī. If there was any conflict among the transmitted hadīth with these sources, she was showing her concern about it and questioning the understanding or the memory of the narrator, which are discussed with explanatory examples in this study.

  • MakaleYalnız künye2022
    Bakara Suresi 204-207. Ayetler Bağlamında Övülen (Faydalı) ve Yerilen (Zararlı) İnsan Tipleri

    Altuntaş, Abdurrahman

    Kur’an’da çeşitli insan tipleri zikredilmektedir. Bu zikredilen insan tipleri Kur’an tarafından gösterdikleri davranışlara göre yerilmekte veya övülmektedir. Kur’an’da yerilen tip, yeryüzünde fesat çıkaran, zulüm yapan, nesli ve ürünleri yok eden kimsedir. Bu tipin iç dünyası ile dış dünyası bir değildir. Dışardan kendisini iyi tanıtsa da aslında iç dünyası insanların kötülüğünü, zararını ister. Övülen tip ise bütün davranış ve hareketlerinde dürüst davranmaya gayret eder. Onun gayesi bireyin, toplumun ve insanlığın selametidir. Yaptığı hareketleri gösteriş için yapan bir kimse değildir. Onun temel amacı Allah rızasını kazanmaktır. Bu kimse ahiret hayatını düşünerek davranışlarının belli bir ölçü ve karakterde olmasına özen gösterir. Bu iki tip bütün tarih boyunca bütün toplumlarda var olagelmiş bundan sonra da her toplumda var olmaya devam edecektir. Kur’an bu kimselerin gerçek durumlarını ortaya koyarak olumlu tiplerin örnek alınmasını, olumsuz tiplerden de uzak olunmasını bizden istemektedir. Bu vurgu Kur’an’ın bütününe yayılmıştır. Kur’an’da sürekli olarak iyi ve kötü karakterler arasındaki mücadele resmedilmektedir. İyilerin dünya ve ahirette mutlu ve huzurlu olacakları, kötülerin ise hem dünyada hem de ahirette hüsrana uğrayacakları sürekli olarak vurgulanmaktadır.

  • Derleme MakaleYalnız künye2022
    Erken Çocukluk Döneminde Çocuğun Gelişiminin Desteklenmesinde Aile

    Arslan, Adem

    Yaşamın ilk yıllarında hızlı bir büyüme ve gelişme söz konusudur. Erken çocukluk döneminde çocukların alacakları eğitim, edinecekleri deneyimler yaşamın diğer yıllarını etkilemektedir. Bu çalışmada erken çocukluk döneminde çocuğun desteklenmesinde aile, alan yazın çerçevesinde incelenmiştir. Ebeveynlerin çocuk gelişimi ile ilgili bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi çocuğun gelişiminin desteklenmesinde büyük önem taşır. Erken çocukluk döneminde, çocukların sosyal olarak gelişmesine olanak sağlayacak uygun ortamlar oluşturulmalıdır. Ebeveyn tutumları çocuğun ahlak gelişimini etkilemektedir. Çocuğa cinsellikle ilgili edinmesi gereken ilk bilgileri vermek ebeveyn sorumluluğundadır. Fiziksel gelişimin bebeklikten başlayarak desteklenmesi çocukların sonraki dönemlerde sağlıklı beden yapısına sahip olması açısından gereklidir. Zihinsel gelişime katkı sağlayan legolar, hafıza kartları, parçalı oyuncaklar, bilgisayar oyunları, boyama kitapları kullanılabilir. Dil gelişimi için çeşitli kitaplarından, müzik aletlerinden, görüntülü ve sesli araçlardan yararlanılabilir.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    İnsan İradesi ve Sorumluluğu Bağlamında Neocebrizm’in İddiaları

    Sarıkaya, Berat; Bal, Samet Yahya

    İslam inancına göre vahyin insanlara ulaşması ve onları sorumlu tutmasının en mühim ve birinci nedeni insanın akleden bir varlık olmasıdır. İnsan, hayvanlardan farklı olarak akıl ve şuur sayesinde mahiyet olarak imtiyaz kazanmıştır. Aklın ve şuurun gereği olarak davranışlarını seçebilmiş ve fiillerinde ihtiyar sahibi olmuştur. Tüm kutsal kitaplar ve dinler insanın iradeli ve mükellef varlık oluşu üzerinde ittifak etmişlerdir. Zira sorumsuz ve iradesiz insan anlayışı Tanrı’yla olan bağın kesilmesine ve bireyin sorumlu kul statüsünden çıkmasına yol açmaktadır. Tarihte olduğu gibi bugün de insanın irade ve fiillerinde hür olması yönünü göz ardı eden gruplar ve ekoller olmuştur. Nitekim ilk dönemler için Cebriye ekolündeki insanın iradeli ve tercihlerinde hür olduğunu reddetme durumu tarihte kalmamış modern zamanda da farklı gerekçe ve başka versiyonlarla kendini göstermiştir. Günümüzde ise determinizm ve özellikle de genetik determinizm (genetik paradigma) anlayışı yeni bir Cebriye (Neocebrizm) sûretinde görünmekte ve bilime dayandığını iddia ederek insan iradesini reddetmektedir. Böylece insanı bir otomat varlık olarak görüp ilâhi vahyi ve insanın ona muhatap oluşunu kabul etmemektedir. Çalışmamızda dinin temel ilkeleriyle çelişen bu modern anlayış, İslam kelamı açısından incelenerek bilimsel gerçeklik değeri ve sosyolojik sonuçları tespit edilmeye çalışılacaktır.

  • MakaleYalnız künye2022
    The Effect of COVID-19 Pandemic Knowledge Levels of Students Studying in Health-Related Departments on Their Resilience and Mental Well-Being

    Özkan, Esra; Cilingir, Dilek; Kulakaç, Nurşen

    Objective: The aim of the study is to determine the effect of the COVID-19 pandemic knowledge level of students studying in health-related departments on their resilience and mental well-being state. Materials and Methods: The population of this descriptive-cross-sectional design study consisted of students studying in health-related departments of two universities in Turkey. The students were under quarantine, so the data were collected between 15-25 March 2020 using an online questionnaire form created by the researchers, the Brief Resilience Scale, and the Warwick-Edinburgh Mental Well-Being Scale. Percentage, mean, standard deviation, Mann Whitney U Test, Kruskal-Wallis Test, and Spearman correlation analysis were used to evaluate the data. Results: According to the results, the mean age of the students was 20.0±1.87, 71.9% were female, and 62.8% were studying in an associate degree program. The mean scores of the brief resilience scale and the mental well-being scale were 19.0±4.4 and 42.0±7.0, respectively. The students’ mean knowledge level of COVID-19 disease was 26.5±3.5. There was a moderate positive correlation between the brief resilience scale and mental well-being scale (p<0.05), and a positive correlation between the knowledge level score of COVID-19 disease and the mean scores of resilience and mental well-being (p<0.05). Conclusion: It is thought that there is a significant relationship between the resilience scale and mental well-being scale of students in the quarantine due to the COVID-19 pandemic.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Aygıt-İnsan, İnsansız-Yaşam: Teknolojinin Gölgesinde Bedenin, Duyuların ve Hafızanın Yeniden-Tasarımı

    Demir, Sertac Timur

    Bu çalışma tekno-sosyal çağın ilişkilerine olabildiğince gerçekçi perspektiften baktığı varsayılan bilim kurgu türü üzerinden eleştirel bir tartışma yapmayı hedeflemektedir. Bu tartışmanın odağında bedene, hafızaya ve duyulara iyiden iyiye nüfuz eden teknolojik aygıtlar ve onların insani nitelikler üzerindeki dramatik izdüşümleri vardır. Makalenin argümanına göre ayırt etmek, merhamet göstermek, reddetmek, hata yapmak, dalgın olmak, görmezden gelmek ve unutmak gibi insana özgü vasıfların yerini gündelik yaşamı otomasyon kültüründe işleten, sürekli uyanık ve dinamik tekno-sistemler almaktadır. İnsanı mekanik akışa eklemleyen bu kültürde şiddet de sterilize edilmek suretiyle belirsizleştirilmektedir. Aygıtlar insan bedenini çevreleyen dış dünyaya değil; bizatihi bedene entegre ve bilinç dışına dönük şekilde tasarımlanmaktadır. Özgürlük istencini de bulanıklaştıran bu coşkulu ve hızlı eğilim, uyumak dahil neredeyse tüm alışkanlıkları ve ayrıca duyuları —özellikle de gözü— yeniden formüle etmektedir. Bunun sonucunda bir zamanlar tefekkür ve tahayyülün merkezinde olan duyu(ş)lar teknik olarak araçsallaşmakta ve aygıtların hizmetinde pasif eklentiler halini almaktadır. Bu nitel çalışmada söz konusu yaklaşımlar, son yıllarda oldukça popüler olan Black Mirror dizisinin Senin Tüm Geçmişin ve Acımadan Öldürmek bölümleri ışığında sosyolojik film analizi yöntemiyle incelenmektedir. Bu yöntem filmleri sanat alanına temas eden teknik ve estetik unsurlarından ziyade toplumsal yaşamın yansıması, yorumu veya temsili olarak ele almaktadır. Bu makalede odaklanılan iki bölüm de bu açıdan modern kültürün göstergelerinden olan teknolojik inovasyonların özellikle insan bedeni, hafızası ve duyuları üzerindeki belirleyiciliğini tamamlayıcı tavırla izah etmesi bakımından dikkat çekicidir. Çalışmanın teorik çerçevesini ise modern tekno-kültürel değişimi sosyolojik yaklaşımın eleştirel penceresinden analiz eden Günther Anders, Jean Baudrillard, Zygmunt Bauman, Paul Virilio ve Byung-Chul Han gibi düşünürler oluşturmaktadır.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Karaağaç (Ulmus glabra) ve Dut (Morus alba) Talaşı ile Sulu Çözeltilerden Adsorpsiyon Yöntemiyle Rodamin 6G Giderimi

    Duran, Celal; Reis, Ceyhun; Ozdes, Duygu

    Bu çalışmada, canlı metabolizmasında toksik etki gösteren katyonik yapıda boyarmadde olan Rodamin 6G’nin (R6G) sulardan ve atık sulardan uzaklaştırılmasında doğal karaağaç (Ulmus glabra) (UGT) ve dut (Morus alba) (MAT) talaşlarının ucuz ve etkili adsorbanlar olarak kullanılabilirliği araştırılmıştır. R6G’nin gideriminde adsorban olarak literatürde ilk defa bu çalışmada kullanılan UGT ve MAT çeşitli yöntemlerle karakterize edilmiştir. Adsorpsiyon deneyleri kesikli sistemle yürütülmüş olup, R6G’nin adsorpsiyon verimi üzerine başlangıç sulu çözelti pH’ı, denge süresi ve başlangıç R6G konsantrasyonu gibi deneysel parametrelerin etkileri incelenmiştir. R6G’nin her iki adsorban üzerine adsorpsiyonu için optimum sulu çözelti pH’ının 7.0 ve denge süresinin 180 dakika olduğu görülmüştür. Adsorpsiyon mekanizmasının aydınlatılabilmesi için elde edilen deneysel verilere çeşitli kinetik (yalancı birinci ve ikinci mertebeden kinetik model ile parçacık içi difüzyon modeli) ve izoterm modelleri (Langmuir, Freundlich, Temkin ve Dubinin-Radushkevich) uygulanmıştır. Adsorpsiyon kinetiğinin, ikinci mertebeden kinetik modeli takip ettiği ve deneysel verilerin hem Langmuir hem de Freundlich izoterm modellerine iyi bir uyum gösterdiği tespit edilmiştir. UGT ve MAT’in maksimum adsorpsiyon kapasitesi Langmuir izoterm modeli kullanılarak sırasıyla 50.5 ve 31.8 mg g-1 olarak hesaplanmıştır. Yapılan çalışma sonucunda karaağaç ve dut talaşının boyarmadde gideriminde kullanılacak etkili ve düşük maliyetli alternatifler olabileceği görülmüştür.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleYalnız künye2022
    Sanatçının Yaratımından Açılan Farklı Sahneler: Aristoteles’ten Platon’a “Tragedya” Ekseninde Bir Geri Dönüş

    Öztürk, Ümit; Çıvgın, Ayşe Gül

    Bu çalışma, Aristoteles ve Platon özelinde, “poiēsis” fiilinin iki farklı tarzda kavramsallaştırmasından doğan yapıca uzlaşmaz iki “tragedya” anlayışını irdeleme amacı taşımaktadır. Bunun için, Peri Poiētikēs Tekhnēs ile Politeia metinleri yol gösterici olarak seçilmiştir. Tartışmamızı “mimēsis” bağlamına yerleştirerek, bir yandan “poiēsis” etkinliğine diğer yandan ise “poiēsis” etkinliğinin gerçekleştiricisi olan “poiētēs”e yönelip, bu kavramların bahsedilen iki filozofun “sanat” ve “felsefe” kavrayışlarındaki yerini açmayı deniyoruz. Bu denemeyi ise tragedya bağlamında karşımıza çıkan fâil, fiil, münfâil hâl ve seyirci mefhumları üzerinden derinleştirmeye çalışıyoruz. Böylece, sunduğumuz eleştirel değerlendirmelerden hareketle, aslında Aristoteles’in değil, fakat Platon’un “sanat”ın bir “tekhnē (ustalık)” ve “poiētikē (yaratıcılık)” olarak asıl anlamını yakalamış olabileceğine dair bir ipucu bırakıyoruz.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Detections and recommendations on restructuring of the internal audit during COVID-19

    Yesilelebi, Gl

    The purpose of this study is to present detections and recommendations\rregarding the necessity of restructuring internal audit as a result\rof the impact of COVID-19 on internal audit activities. In line with the\rpurpose of the study, the references related to the subject were examined\rand the impact of COVID-19 on internal audit activities were evaluated.\rIn the study, how the effectiveness of internal audit can be achieved with\rthe remote working model, the new risks that organizations face during\rthe pandemic process and their impact on their audit plans, the impact\rof internal audit activities on crisis management, business continuity and\rdisaster recovery plans, and how the internal audit will be shaped after\rthe pandemic process were discussed. Within the scope of the study, five\rimportant issues affecting the internal audit activities caused by the\rCOVID-19 pandemic were emphasized. These are business continuity\rmanagement and auditing (real-time review), providing insights into the\rchanging risk and opportunity environment, adopting an agile audit approach,\rpromoting a risk culture, and adapting to audit technologies or\rremote auditing. As a result of the study, it has been reached that the\rconcept of remote and agile auditing has gained importance during and\rafter the COVID-19 process. In addition, it has been seen that the digital\rtransformation of internal audit has become mandatory with the pandemic\rprocess, and this transformation is expected to be completed soon.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Root Architecture and Development of American Grape Rootstocks\rGrafted with Foxy Grapes (Vitis labrusca L.) Cultivars

    Çelik, Hüseyin; Karabulut, Besim; Kose, Bulent; Uray, Yahya; Türk, Fatma

    One of the important factors affecting rootstock performance in grafted grapevine production is root structure and its ability for\rdifferent soil. In the present study, foxy grape varieties registered for the first time in the Black Sea Region in Turkey by the\rselection, and several American grape rootstocks were bench grafted. In this study; it is aimed to examine the root architecture of\rfoxy grape grafted saplings for their root architecture and the development of rootstocks. In the experiment ‘Rizessi’, ‘Çeliksu’,\r‘Ülkemiz’ and ‘Rizellim’ foxy grape cultivars grafted on 140Ru, SO4 and 110R rootstocks. WinRhizo root analysis program (Regent\rInstrument Inc. Canada, ver.2013) was used to determine rootstocks' architecture and development of grafted vine saplings. Roots\rprepared for scanning were placed on the scanning part of the device and transferred to the computer context. Root length and\rmean root diameter are two of the essential features that reveal the root architecture of rootstocks. In the study, root length (cm),\rroot surface area (cm2), root diameter (mm), root volume (cm3), root tip number (piece), root branching number (piece), and root\rintersection number (piece) were determined. Total root length was determined between 330.05 - 595.40 cm ('Rizellim'/SO4 and\r'Çeliksu'/140Ru) and mean root diameter of 2.04 - 3.13 mm ('Çeliksu'/140Ru and 'Rizessi'/110R). Negative relationships were found\rbetween root length and mean root diameter. Among the rootstocks, the highest root surface area was 399.67 cm2, root volume\rwas 29.32 m3, the number of root tips was 1605.75, the number of root forks was 5421.89, and the number of root crossing was\r671.61 on 110R rootstock. In all combinations obtained as a result of the study, it was determined that the rootstocks showed\rgood root development and were in harmony with the new foxy grape cultivars.

  • MakaleYalnız künye2022
    Vergi psikolojisi ve vergi İSYANI:\r2021 kolombiya vergi isyanı örneği

    Şahin, Muhammet

    Vergi devletin en önemli gelir kaynağıdır. Vergi\rgelirlerinin yeterliliği kamu kesiminin finansmanı\rbakımından son derece önemli olup, bu doğrul-\rtuda gönüllü vergi uyumunun güçlendirilebilmesi\rgerekmektedir. Bununla birlikte mükellefler mali,\rekonomik, sosyal ve politik koşulların olumsuz\rolduğu durumlarda vergilere karşı direnç göste-\rrebilmektedirler. Adaletsiz bir vergi sistemi, ver-\rgileme yetkisinin kötüye kullanılması, mükellefler\rüzerindeki ağır vergi yükü, yetersiz kamu hizmet-\rleri, kötü bir ekonomik konjonktür, toplumsal ve\rsiyasal istikrarın bozulması benzeri durumlar bu\rolumsuzluklara örnek olarak gösterilebilir. Mü-\rkelleflerin vergiler karşısındaki olumsuz tutum ve\rdavranışlarının en uç hali vergi isyanıdır. Zira vergi\risyanı şiddetli çatışmaların yaşandığı, can ve mal\rkayıplarının meydana geldiği kitlesel ayaklanma-\rlara dönüşebilmektedir. Tarihsel süreç birçok ver gi isyanına tanıklık etmiştir. Bunlardan en güncel\rolanı 2021 yılında Güney Amerika ülkelerinden\rKolombiya’da meydana gelmiştir. Bu çalışmada\rKolombiya vergi isyanının altında yatan mali, eko-\rnomik, sosyal ve politik sebepler ele alınmaktadır.\rBöylece çalışmanın amacı bu güncel olaydan ha-\rreketle vergi isyanı literatürüne katkı sağlamaktır

  • MakaleYalnız künye2022
    Farklı İklim Değişikliği Senaryoları için Doğu Karadeniz Bölgesindeki Meteorolojik Kuraklıkların Eğilim Analizi

    Kankal, Murat; Nacar, Sinan; Okkan, Umut; Şan, Murat

    Kuraklık diğer doğal afetlerden farklı olarak gelişimi daha uzun zaman alan ve etkileri daha uzun süre devam eden bir afettir. Meydana gelmesi muhtemel bir kuraklığın önceden belirlenmesi, kuraklığın olumsuz etkilerinin daha etkili bir şekilde azaltılmasını mümkün kılmaktadır. Standartlaştırılmış Yağış İndeksi (SYİ) farklı iklim koşullarına sahip, farklı zaman dilimleri ve bölgeler arasındaki kuraklıkları tanımlamak için en sık kullanılan kuraklık indeksidir. Bu çalışmanın amacı almış olduğu yağış miktarı bakımından Türkiye’nin en önemli hidrolojik havzalarından biri olan Doğu Karadeniz Havzası’nın (DKH) geçmiş ve gelecek dönem kuraklık analizini SYİ parametresi ile gerçekleştirmek ve bu parametrenin eğilimini belirlemektir. Bu kapsamda DKH içinde ve çevresinde yer alan 12 meteoroloji istasyonundan ölçülmüş olan 1981-2010 dönemi aylık toplam yağış verileri kullanılarak SYİ değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca CMIP5 arşivinde yer alan GFDL-ESM-2M genel dolaşım modelinin iyimser (RCP4.5) ve kötümser (RCP8.5) senaryolar altındaki bölgesel ölçeğe indirgenmiş olan 2021-2050 dönemi çıktılarına da aynı işlemler uygulanmıştır. Meteorolojik kuraklığın eğilim analizleri için 1 ve 3 aylık SYİ değerleri üzerinde Yenilikçi Eğilim Analizi yöntemi kullanılarak üç farklı grupta ve %95 güven düzeyinde tekdüze olarak eğilim analizi gerçekleştirilmiştir. Gözlem değerlerinde ve RCP senaryolarında istasyonların yaklaşık %25’inde şiddetli yağışlarda ve şiddetli kuraklıklarda artış görülmüştür. Ancak SYİ değerlerinde geçmiş dönem periyodunda Akçaabat istasyonu (azalan eğilim) hariç tekdüze anlamlı artan eğilim görülürken gelecek dönem periyodunda her iki senaryo için azalan yönde eğilim görülmüştür.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Budget Deficit and Quality of Governance Nexus: A Bootstrap Panel Granger Causality Analysis for BRICS-T

    Keyifli, Nazlı; Dag, Mehmet

    This study aims to analyze empirically the nexus among budget deficits and governance quality\r(democratic quality and technical quality) in the context of special group of developing countries BRICS-T\rcountries Brazil, India, China, South Africa, Russia and Turkey) fort he period 1996-2020. In the study, Kónya's\r(2006) Bootstrap panel Granger causality analysis, which is the second generation panel causality test, was used\ras a method. Findings obtained by using Bootstrap panel Granger causality analysis;A one-way causality\rrelationship from budget deficit to democratic quality for Russia and Turkey; It reveals a one-way causality\rrelationship from democratic quality to budget deficit for Brazil. On the other hand, one-way causality from budget\rdeficit to technical quality for Brazil and South Africa; one-way causality relationship from technical quality to\rbudget deficit for Russia; for Turkey, on the other hand, a bidirectional causality relationship has been determined.\rIn China and India, however, no causal relationship was observed between the budget deficit and the quality of\rmanagement (democratic quality and technical quality).

  • MakaleYalnız künye2022
    COVID-19 Pandemisinin Hemşirelik Öğrencilerinin Yaşam Kalitesi ve Motivasyon Düzeylerine Etkisi: Nitel Bir Çalışma

    Uzun, Sevda; Kulakaç, Nurşen; Mumcu, Betül

    ÖZET Amaç: Bu çalışma, koronavirüs hastalığı-2019 [coronavirus disease-2019 (COVID-19)] pandemisinin, hemşirelik bölümünde öğrenim gören öğrencilerin yaşam kalitesi ve motivasyon düzeylerine olan\retkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Nitel\raraştırma yöntemi kullanılan çalışmanın evrenini, Türkiye’de bir sağlık bilimleri fakültesinde öğrenim gören hemşirelik bölümü öğrencileri\roluşturdu. Katılımcı sayısı, veri doygunluğuna göre belirlendi ve araştırma toplam 24 hemşirelik öğrencisi ile sonlandırıldı. Veriler, araştırmacı tarafından çalışmanın amacına uygun olarak geliştirilen yarı\ryapılandırılmış görüşme formu ile toplandı. Bulgular: Hemşirelik öğrencileri, COVID-19 hastalığını “tehlikeli” olarak ifade etmişlerdir.\rCOVID-19’un insanlığa en önemli olumlu etkisi “hijyene verilen önemin artması” olarak belirtilirken “ekonomik zayıflama” en önemli\rolumsuz etki olarak belirlendi. Korku ve belirsizlik, öğrencilerin motivasyon ve yaşam kalitesini etkileyen en önemli başlıklar olarak belirlendi. Sonuç: Öğrencilerin büyük çoğunluğunun COVID-19 pandemi\rsürecinde olumsuz düşüncelere sahip olduğu belirlendi. Bu süreçte öğrencilerin yaşam kalitelerini ve motivasyonlarını yükseltmek için kişisel ve mesleki anlamda gelişmeye çalışarak süreci olumlu yönde\rdeğerlendirdikleri saptandı. Sonuç olarak pandemi sürecinin bireyler\riçin travmatik olduğu düşünülmektedir. Öğrencilerin uyum sağlayabilmesi, bireylerin güvenilir kaynaklarla bilgilendirilmesi, izolasyonun en\raza indirilmesi, kaliteli bir eğitim sağlanması ve ihtiyaçların belirlenmesi ile mümkün olabilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • Derleme MakaleYalnız künye2022
    Accounting of options agreements wit- hin the framework of tfrs 9 hedge accoun- ting provisions

    Kaya, Uğur; Akdeniz, Fatih

    An option is basically defined as a contract\rthat gives the investor the right to buy or sell\rthe underlying asset in a certain term. The issue\rof how the fair value of these contracts and the\rchanges in value during the period will be deter-mined and how they should be reflected in the\rfinancial statements is important. The purpose\rof this study is to examine the principles of how\rto account and report option contracts within\rthe scope of hedge accounting specifiedin TFRS\r9 Financial Instruments Standard. As a matter of\rfact, the fair value of the option contract is evalu-\rated continuously during the maturity period, and\rthe final gain or loss becomes definite as of the\rmaturity date. In this respect, it is an important\rrequirement for users of financial instruments to\rtransfer gains or losses related to option contracts\rto financial statements in a way that does not im-\rpair their accuracy and reliability in the context of\rfairness criteria, as required by the approach of\raccounting standards. In the study, the issues re-\rlated to option contracts were evaluated in gene-\rral, and then, how the option contracts acquired\rfor hedging the fair value change risk and cash\rflow variability risk should be accounted within\rthe framework of the hedge accounting princip-\rles specified in the TFRS 9 Financial Instruments\rStandard, are explained through fictionalized\rsample applications.

  • MakaleYalnız künye2022
    Siberkondri ve E-Sağlık Okuryazarlığı Arasındaki İlişki

    Mansur, Fatma; Ciğerci, Kübra

    İnternet ile her bilgiye hızlıca ulaşabiliyor olmak sağlık bilgisi konularında çevrimiçi aramaları daha cazip kılmaktadır. Ulaşılan bilginin fazlaca olması doğruluğu hakkında kararsızlığa sebep olmakta ve bireyde kaygı düzeyini artırmaktadır. Doğru ve faydalı bilgiye ulaşabilme durumu çevrimiçi aramalarda e- sağlık okuryazarlığına dikkat çekmekte diğer taraftan da aşırıya kaçan sağlık bilgisi arama davranışı ve anksiyetenin bir çeşidi olan siberkondri hakkında merak uyandırmaktadır. Buradan yola çıkarak araştırmanın amacı, 18 yaş ve üzeri bireylerin siberkondri düzeyleri ile e-sağlık okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi ve değişkenlerin birbirine olan etkilerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada “Siberkondri Ciddiyet Ölçeği” ile “E-Sağlık Okuryazarlık Ölçeği” kullanılmış olup 763 kişiye ulaşılarak araştırma tamamlanmıştır. Araştırma sonucuna göre katılımcıların Siberkondri Ciddiyet Ölçeği puanları ve E-sağlık Okuryazarlığı Ölçek puanlarının pozitif yönlü bir ilişkiye sahip olduğu görülmüştür. E-sağlık Okuryazarlığı düzeyinin siberkondri düzeyini etkilediği, Siberkondri Ciddiyet Ölçeği alt boyutlarınında (zorlantı, aşırı kaygı, aşırılık, içini rahatlatma, doktora güvensizlik) katılımcıların E- sağlık Okuryazarlığı Ölçeğine verdikleri puanlar ile açıklanabildiği sonucuna varılmıştır. Sosyo- demografik özellikler ile ölçek puan sonuçlarına bakıldığında siberkondri düzeyini cinsiyet, yaş ve medeni durum, e-sağlık okuryazarlığı düzeyini ise yaş ve eğitim durumunun etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.

    AtıfTR Dizin22
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Hastane Afet ve Acil Durum Planı Eğitim, Hazırlık Düzeyi ve Çalışanların Bilgi Seviyelerinin Tespit Edilmesi: Antalya İli Örneği

    Cengiz, Sevil; Sarik, Mustafa Enes

    Günlük yaşamda en ufak aksamaların bile büyük sıkıntı yarattığı sağlık hizmetlerine, acil durumlarda ve afet dönemlerinde daha çok ihtiyaç duyulur. Hastaneler bu dönemlerde rutin işlerini aksatmadan devam ettirerek artan talebi ve ihtiyacı karşılamak zorunda kalmaktadırlar. Hastane afet ve acil durum planı (HAP), afet öncesini, afet anını ve sonrasını kapsamakla birlikte hastanelerin güvenli hale getirilmesini, ilk 72 saat hizmeti aksatmadan ve dışarıdan yardım gelmeyecek şekilde hazırlanmalarını hedefler. Bu çalışmanın amacı; Antalya ilindeki hastanelerin HAP eğitim ve hazırlık seviyelerinin tespit edilmesi ve çalışanların bu konudaki bilgi düzeylerinin belirlenmesidir. Araştırmanın çalışma evreni, Antalya il sınırları içindeki kamu, özel ve üniversite hastanelerinde çalışan (toplamda 49 hastane) ve HAP eğitimi almış personeldir. Araştırma örneklemini belirlemek için kullanılan yöntem tesadüfi olmayan örnekleme metotlarından biri olan kolayda örnekleme metodudur. Toplamda 222 deneğe anket bizzat araştırmacının kendisi tarafından uygulanmıştır. Ankette demografik değişkenlerle (10 soru) ve HAP’la (9 soru) ilgili genel sorular, HAP eğitim ve hazırlık durumu tespiti ile ilgili sorular (34 soru) ve HAP bilgi düzeyi ile ilgili sorular (25 soru) bulunmaktadır. Araştırma tanımlayıcı ve betimleyici nitelik arz etmekte olup, sonuçlar frekans ve yüzde tablolarıyla verilmiştir. Araştırma 01.11.2018 ve 01.03.2019 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda kapsam dahilindeki hastanelerin genel anlamda HAP eğitim ve hazırlık düzeylerinin kabul edilebilir düzeyde olduğu bulunmuştur. Ayrıca çalışanların HAP bilgi seviyeleri testi sonucunda elde edilen bulgular, çalışanların orta-yüksek düzeyde HAP bilgisine sahip olduğunu göstermiştir.

    AtıfTR Dizin8
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Determination of the Factors Affecting the COVID-19 Knowledge Levels and the Status of Being Diagnosed with COVID-19 in Healthcare Employees Struggling with Pandemic

    Sahin, Ceyda Uzun; Kulakaç, Nurşen

    The present study was conducted to determine of the factors affecting the COVID-19 knowledge levels and the status of being diagnosed with COVID-19 in healthcare employees struggling with the pandemic. This study, which was planned in cross-sectional and descriptive-correlational design. The healthcare employees working in hospitals in 6 city centers in the Black Sea Region, which has the highest number of COVID-19 cases in Turkey, were included in the study (n=385). It was determined in the present study that 33.85±9.11 (min.20, max.60), 57.9% of the participants were female, 43.4% were nurses, and 47% were infected with coronavirus. It was found that the factors that affected the coronavirus knowledge scores of health employees significantly were being diagnosed with COVID-19, presence of chronic diseases, receiving psychological support, female gender, and fighting COVID-19 in the front line. The risk factors for being infected with coronavirus disease were found to be the lack of personal protective equipment, unit worked at, and N95 mask replacement time (p<0.05). As a result of this study, ıt is recommended to provide evidence-based trainings to prevent transmission of future outbreaks and to support coping strengths since infection in healthcare employees is high.

  • MakaleYalnız künye2022
    Dizel motorlarda dimetil eter kullanımının nox emisyonlarına etkileri üzerine bir derleme çalışması

    Sezer, İsmet

    Bu çalışma, dizel motorlarda dimetil eter (DME)’in saf veya yakıt katkısı olarak kullanımı üzerine yapılmış çeşitli çalışmaların sonuçlarından yararlanılarak derlenmiştir. Dizel motorlarda zararlı egzoz emisyonlarını azaltmanın birkaç yöntemi vardır. Bunlardan ilki motor tasarımında ve yakıt enjeksiyon sisteminde modifikasyonlar yaparak yanmanın iyileştirilmesidir, ancak bu pahalı ve zaman alıcı bir yöntemdir. İkinci yöntem ise katalitik konvektör ve partikül fitresi gibi donanımlar kullanmaktır, ancak bu donanımlar motor performansını olumsuz yönde etkiler. Hem egzoz emisyonlarını azaltmak hem de motor performansını artırmak için uygulanan son yöntem çeşitli alternatif yakıtların veya yakıt katkılarının kullanılmasıdır. Dizel motorlardaki en önemli emisyonlar azot oksitler (NOx) ve partikül maddelerdir (PM). Çoğu araştırmacı emisyonları azaltmanın en iyi yolunun doğalgaz, biyogaz, biyodizel gibi alternatif yakıtların veya konvansiyonel veya alternatif yakıtlarla birlikte çeşitli yakıt katkılarının kullanılması olduğunu bildirmektedir. Bu nedenle, alternatif yakıtlar ve yakıt katkıları üzerine yapılan çalışmaların sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi pratik uygulamalar için oldukça önemlidir. Bu çalışma, dimetil eterin dizel motorlarda yakıt veya yakıt katkısı olarak kullanılmasının azot oksit (NOx) emisyonları üzerindeki etkilerinin incelenmesine odaklanmıştır.

  • MakaleYalnız künye2022
    Applicability of the Financial Health Scores Index

    Çam, Alper Veli; Benli, Emre

    Financial decision-making is defined as the act of performing financial activities in the most appropriate way in order to evaluate the investments of individuals or companies. Individuals have begun to need a certain level of financial education to maintain their daily lives. With these needs, concepts such as financial awareness, financial literacy and financial health have emerged. The concept of financial health is a current concept. The importance of the concept of financial health has become more evident in the Covid-19 process. In this process, the financial health levels of individuals whose incomes decreased began to decline. From this point of view, the aim of the study is; to reach information about their financial status by determining the financial health scores of individuals. In the study, Financial Health Index Model (FHIM) developed by the members of Gümüşhane University Accounting-Finance Department was used. Gümüşhane University employees were included in the scope of the study. The data used in the model were collected with the OECD/INFE Financial Literacy Scale. In the study, the data of a total of 283 employees were analyzed and adapted to the model. As a result of the study, the average financial health scores of individuals working at Gümüşhane University were determined as 64,1432. This score is in the high score range above the average score. The model used in the study can be used as an important index value, especially in determining the services that banks will offer to individual customers. In addition, the model of the study can be used to determine the level of financial education that individuals will receive. It is expected that FSEM will make an important contribution to the literature.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele